KORSAN VAR, DENETİM YOK !

Haber Giriş Tarihi: 03.12.2024 06:59
Haber Güncellenme Tarihi: 03.12.2024 06:59
https://www.haberulasim.com/

KORSAN TAŞIMA FAALİYETLERİ ENDİŞE VERİCİ DÜZEYDEOtobüs sektörü uzun süredir ciddi bir hırsızlık sorunuyla karşı karşıya. Bu sorunun çözümü için federasyonların acilen firma sahipleri ve bakanlık yetkililerini bir araya getirerek kapsamlı bir toplantı düzenlemesi gerekmektedir. Yolcu hırsızlığına zemin hazırlayan bu sistemin temelini D2 ve D4 belgeli araçlar oluşturmaktadır. Özellikle Beylikdüzü'nden Çanakkale'ye kadar uzanan hat boyunca yasa dışı taşımacılık faaliyetleri endişe verici boyutlara ulaşmıştır. Bakanlık yetkililerine defalarca başvuruda bulunmamıza rağmen bu sorunun çözümüne yönelik somut bir ilerleme sağlanamamıştır.

Yakın zamanda Ulaştırma Bakanlığı bir düzenlemeyle 19+1 araçların D1 belgesine kaydedilmesine olanak tanımıştı. Biz de bu düzenlemeden faydalanarak elimizdeki uygun araçları D1 belgesine dâhil ettik ancak belge işlemleri sırasında yaşadığımız sorunlar süreci oldukça zorlaştırdı. Ulaştırma Bölge Müdürlüğü'ne belgemizle ilgili gerekli bir işlem için gittiğimizde 19+1 aracımızı belgeden çıkarmadan işlem yapılamayacağı söylendi. Bu talebe uyarak aracı belgeden çıkardık ancak sonrasında sistem hatası nedeniyle bir süre işlem gerçekleştiremedik. Daha sonra tekrar başvurduğumuzda 19+1 aracımızın D1 belgesine yeniden kaydedilemeyeceği belirtildi. Bu durum, açıkça mağduriyetimize yol açmış ve devam eden bir sorun haline gelmiştir.

KORSAN TAŞIMACILAR TARAFINDAN TEHDİT EDİLİYORUZ !D2 belgesi, turizm amaçlı taşımacılık faaliyetleri için düzenlenirken D4 belgesi 100 kilometre sınırları içinde yapılan taşımaları kapsayan bir yetki belgesidir ancak bu belgeler ne yazık ki amaçlarına uygun şekilde kullanılmamakta. Bu durum, D1 belgeli firmalara ciddi zararlar vermektedir. İllegal taşıma faaliyetlerinde bulunan kişilere ceza kesildiği ifade edilse de belgelerinin iptal edilmediği, araçlarının trafikten men edilmediği ve hiçbir yaptırım uygulanmaksızın faaliyetlerine devam ettikleri görülmektedir. 

Ulaştırma Bakanlığı'nın yıllardır süregelen bu kaçak taşımacılığa neden göz yumduğu ve gerekli yaptırımları neden uygulamadığı sektörün en büyük sorularından biridir. Özellikle Beylikdüzü ilçesinde korsan taşımacılık yapan kişiler, taşımacılık faaliyetlerinde yüksek mevki sahibi kişilerin yatırımlarının bulunduğunu öne sürerek şikâyettebulunanları açıkça tehdit etmektedir. Bu tehditler, sektördeki yasa dışı faaliyetlerin ne denli köklü ve cesurca sürdürüldüğünü gözler önüne sermektedir.

Bugüne kadar resmi olarak yapılan tüm şikâyetlere rağmen korsan taşımacılık faaliyetlerinin devam etmesi bu iddiaların doğruluğunu işaret etmektedir. Eğer bu kişiler hem yasal olmayan bir şekilde çalışmaya devam edebiliyor hem de alenen tehditlerde bulunabiliyorsa ortada çok ciddi bir yönetim ve denetim zafiyeti olduğu açıktır. Bu sorunun çözümü, sektörün federasyonlarının acilen harekete geçmesive bakanlık nezdinde etkili adımlar atılmasıyla mümkündür.

BU FAALİYETLERİN TARTIŞILACAK BİR TARAFI YOKKorsan taşımacılığın nasıl işlediğine yakından bakalım. D2 belgesi, yalnızca grup taşımacılığı yani turizm taşımacılığı için düzenlenmiş bir belgedir ancak bu belgeye sahip araçlar, U-ETDS sistemine ya hiç veri girmeyerek ya da göstermelik grup bilgileri ekleyerek resmi bir görüntü çizmeye çalışmaktadır. Eğer gerçekten turizm amacıyla taşımacılık yapıyorlarsa bu araçlarda seyahat eden yolculara neden elden bilet kesilmektedir? Turizm taşımacılığı iddia ediliyorsa neden bu yolcular aynı noktaya gidip birlikte geri dönmemektedir? Dahası, bu araçlar dolmuş gibi yol üzerinde yolcu indirip bindirmektedir ki bu, korsan taşımacılığın en bariz örneklerinden biridir. Bu faaliyetlerin eğilip bükülecek veya tartışılacak bir yanı yoktur; açıkça D2 belgeli korsan taşımacılık yapılmaktadır.

D4 BELGELİ ARAÇLAR DA KORSAN FURYASINA KATILDI…Diğer taraftan D4 belgeli araçlar türedi şimdilerde! D4 belgesi, 100 kilometre sınırları içerisinde ve komşu illere kadar olan taşımacılık faaliyetleri için verilmektedir. Örneğin, Beylikdüzü'nden hareket eden bir D4 belgeli aracın Tekirdağ’a kadar gitmesi kanunlara uygundur ancak Çanakkale’ye kadar taşımacılık yapması yasal olarak mümkün değildir. Peki, nasıl oluyor da bu araçlar Çanakkale’ye kadar gidebiliyor? Yolda bu araçları denetleyen kolluk kuvvetleri yok mu? Elbette denetimler mevcut; hem de birçok noktada. Ancak bu araçlar hiçbir işleme tabi tutulmadan her gün onlarca kez seferdüzenleyebilmektedir. Bu durum denetim mekanizmasındaki açıkları ve yeterli yaptırımların uygulanmadığını net bir şekilde göstermektedir. Ayrıca tarifeli yurt içi ve yurt dışı sefer yapan D1 ve B1 belgeli araçların bilet kesebilmesi için bakanlık tarafından verilen F1 veya F2 belgelerinin alınması zorunludur. Bu belgeler yalnızca D1 ve B1 belgeli araçlara bilet kesme yetkisi tanır ancak birçok il belediyesi, kendi inisiyatifleriyle F1 ve F2 belgeli acentelere D4 belgeli araçlara bilet kesme yetkisi tanımaktadır.

 Bu kanunen yasaktır ve korsan taşımacılığın başka bir boyutudur. Belediyeler hangi yetkiye dayanarak bu yasa dışı düzenlemeleri hayata geçirmektedir? Federasyonlarımızın hukuk birimlerinin bu konuda acilen harekete geçmesi ve yasal yollara başvurması şarttır. D4 belgeli araçların korsan taşımacılığı nasıl kılıfına uydurduğuna gelince; bu araçlar iller arasındaki mesafeleri 99 kilometrelik bölümler halinde hesaplamaktadır. 99 kilometre sınırında bir ofis açmakta veya bir durak noktası göstermektedirler. Resmi olarak sadece bu noktaya kadar yolculuk yaptırdıklarını beyan ederken gerçekte yolcuları Çanakkale gibi uzak şehirlere taşımaktadırlar. İlk 99 kilometre için yolcuları indirmiş gibi gösterip başka bir araçla yolculuğa devam ettiklerini iddia ederek bu sistemi devam ettirmektedirler. Böylece sistematik bir şekilde yasa dışı kazanç sağlıyorlar.

BU BELGELERLE 232 KİLOMETRELİK YOLDA NASIL TAŞIMACILIK YAPABİLİYORLAR !Beylikdüzü ile Çorlu arasındaki mesafenin ortalama 106 kilometre olmasına rağmen korsan taşımacılar hiçbir engelle karşılaşmadan bu hatta sefer düzenlemektedir. Dahası, Beylikdüzü ile Gelibolu arasındaki 232 kilometrelik mesafeye rağmen bu yasa dışı faaliyetlere yönelik herhangi bir denetim yapılmamaktadır. Peki, yasal bir dayanak olmaksızın şehirlerarası tarifeli sefer düzenleyen bu araçlara kimler göz yummakta ve bu faaliyetlere neden izin verilmektedir? Korsan taşımacılıkla uğraşan bu kişiler, yasal prosedürlerin hiçbirini yerine getirmemektedir.

U-ETDS sistemine kayıtlı olmadıkları gibi yolculara bilet kesmemekte, vergi ödememekte ve trafik çıkış işlemlerini yapmamaktadırlar. Ayrıca bu araçlar alkol denetimine tabi tutulmazken yolcularının koltuk sigortaları ve terminal çıkış belgeleri de bulunmamaktadır. Bu durum yalnızca bir trafik güvenliği sorunu değil aynı zamanda devasa bir vergi kaybına yol açmaktadır. Tüm bu yasa dışı uygulamalara rağmen bu taşımacılar denetimden nasıl kurtulmakta ve faaliyetlerini sürdürmektedir? Bu soruların yanıtı, sistemdeki ciddi açıkların ve denetim eksikliklerinin altını çizmektedir. Korsan taşımacılık, hem kamu düzenini hem de sektörün adil rekabet ortamını tehdit eden acil müdahale gerektiren bir problemdir.

BİLET SEZONDA 800₺, SEZON BİTİNCE 400₺Sektörümüz mevcut sorunların yanında bir de haksız rekabetin en uç boyutlarına ulaşan durumlarla mücadele etmek zorunda kalıyor. Otobüs fiyatlarının 20 milyon TL’ye dayandığı bu dönemde firmalar hâlâ yolcu kapma yarışından vazgeçmiyor. İşin ironik tarafı firmaların sahipleri ve yöneticileri sürekli haksız rekabetten şikâyet ederken konu ciddiye bindiğinde aynı firmaların bizzat bu rekabete aykırı davranışları sergilemesi.

Haksız rekabetin boyutu, artık yolcu hırsızlığına dönüşmüş durumda. Özellikle sezonda ve yoğun dönemlerde bilet fiyatlarını 800 TL’ye çıkaran firmalar sezon sona erdiğinde bir anda fiyatlarını 400 TL seviyesine indiriyor. Bu durum yalnızca sektördeki dengeyi bozmakla kalmıyor, aynı zamanda sektöre olan güveni de ciddi şekilde sarsıyor. Bu tür uygulamalar haksız rekabetin ötesinde açıkça bir yolcu hırsızlığıdır.

BİRİM MALİYETLER HESAPLANIP BİLET TARİFESİ OLUŞTURULSUN ARTIK!Çalıştırdığımız araçların masraflarını alt alta sıraladığınızdaortaya net bir birim maliyet tablosu çıkar. Mazot, lastik, bakım, kredi ödemeleri ve personel giderleri gibi temel harcamalar, ufak sapmalar dışında tüm firmalar için benzerdir. Örneğin, bir aracın kilometre maliyeti bir bölgede 1000₺ isebaşka bir bölgede bu maliyetin 1600₺ ya da 2000₺ olması mümkün değildir. Aradaki farklar genellikle çok küçük düzeydedir. Bu noktada Ulaştırma Bakanlığı’nın acilen araç birim maliyetlerini hesaplayarak gerçekçi bir bilet fiyatlandırma standardı oluşturması gerekmektedir.

Bakanlık bu adımı atmadığı her gün sektördeki haksız rekabet ve yolcu hırsızlığına adeta ortak olmakta ve sektörün altına dinamit koyarak firmaların birbirini tüketmesine seyirci kalmaktadır. Örneğin, damalı taksiler ve minibüs hatları için resmi ücret tarifesi belirlenmekte ve bu tarifeye herkes uymak zorunda bırakılmaktadır. Peki, neden şehirlerarası taşımacılık için kilometre başına birim fiyat belirlenip bu düzenleme uygulanmamaktadır? Amaç sektörü kendi içinde kaosa sürüklemek midir? Yakın bir zamanda Büyükçekmece Cep Otogarı’nın açılmasıyla birlikte buradan hareket edecek araçların korsan taşımacılık yapan D2 ve D4 belgeli araçlar olacağı aşikârdır. Ulaştırma Bakanlığı’nın bu duruma bir an önce müdahale ederek bu araçların çalışma izinlerini iptal etmesi şarttır. Yıllık milyonlarca, hatta milyarlarca liranın vergisiz ve kayıt dışı ekonomiye kaymasına asla izin verilmemelidir. Bu, yalnızca sektörü değil, ülke ekonomisini de ciddi şekilde tehdit eden bir durumdur.