Mehmet Öksüz: Bedelini kim ödeyecek!

Haber Giriş Tarihi: 24.05.2022 09:23
Haber Güncellenme Tarihi: 24.05.2022 09:23
https://www.haberulasim.com/

Turizm ülkelerin en büyük gelir kaynaklarıdır. Her ülke kendi içerisinde bu kazançları elde etmek için çeşitli düzenlemeler, yasalar ve genelgeler yayınlar, turizm için gereken ne lazımsa ivedilikle yapıp bu gelirlerini her yıl artırır. Ülkemizde de bir Turizm Bakanlığı var ve bu bakanlık çalışmalar yaparak turizm gelirlerini büyütmek istiyor ancak bu gelir artırmaya yönelik yapılan çalışmalarda maalesef turizm taşımacıları göz ardı edilmeye devam ediliyor. Bizler turizm taşımacıları olarak her ne kadar göz ardı edilsek de aslında gelir bazında en büyük katma değeri yaratan yine bizleriz ama bakanlıklar ve belediyeler arasında sıkışıp kalmış bir halde iş yapmaya çalışıyoruz. D2 belgesine kaydettiğimiz bazı araçlar yurt dışından ithal olarak geliyor. Turizm için kullandığımız bu araçlar dünya standartlarında üretilip ülkemize gönderiliyor. Mesela bu araçlar 8 koltuklu olarak imal edilerek, taşıyacağı yük ona göre belirleniyor, güvenlik teknolojileri ona göre monte ediliyor. Kısacası bunu üreten fabrikalar 8 kişilik olan aracın her detayını buna göre düzenleyip araca monte ediyor. Ülkemize gelen 8 kişilik araçları Dünya’da neredeyse tüm ülkeler turizmde kullanabilirken bizim ülkemizde en az 9 koltuk mecburi kılınıyor. Peki Ulaştırma Bakanlığı 9 koltuk istiyor da 9 koltuklu araç var mı? Tabi ki yok. O zaman nasıl D2 belgesine bu 8 koltukla üretilmiş araçları kaydediyoruz biz. Resmen ölüme davetiye çıkararak araçlara koltuk ekliyoruz. Yani tüm dünyada araçlardan eksiltme yapılırken bizler çoğaltma yaparak kendimizi kandırıyoruz. Araç 8 kişiye göre yapılmış ama biz 9 kişiye çıkartarak aracın güvenlik donanımlarını bozarak aşırı yük yüklüyor ve fren başta olmak üzere çok riskli bir iş yapmış oluyoruz. Peki olur da bir kaza olursa bu durumda bunun sorumlusu kim?

8 kişilik araçlara koltuk eklenmesine izin veren Sanayi Bakanlığı mı? Trafiğe çıkmasına izin veren İçişleri Bakanlığı mı yoksa belge veren Ulaştırma Bakanlığı mı?

Turizm gibi ciddi getirisi olan bir sektörde böylesi riskleri kim göze alabilir soruyorum buradan!

Bir an önce tüm bakanlıklar bu yanlıştan dönmeli ve bu araçları orijinaline döndürmelidir. 8 koltuklu araçların D2 belgesinde kullanımına izin verilmesini acilen talep ediyoruz.

Değinmek istediğim diğer bir konu ise bakanlık ve belediyelerin ayrı ayrı uygulamalarından kaynaklanan iş kayıplarımızın son bulmasıdır. Ulaştırma Bakanlığı D2 belgeli araçlar Tüvtürk’ten geçtiği sürece çalışabilir diyor ama İstanbul Büyükşehir Belediyesi bunu kabul etmeyip 12 yaş sınırı getiriyor. Bu araçlar zaten uzun yol gitmiyor. Çok az kilometre yapan araçlarımız hala yeni bir halde duruyor. Bakımlarını da sürekli yaptırıyoruz. Ama gelgelelim yepyeni araçların çalışma şartlarına. Belediye ısrarla 12 yaşından büyük araçlara belge vermemekte direniyor. Peki o zaman devletin bakanlığı sınır getirmezken belediye neden bize yaş sınırı getiriyor. Bıraksın Ulaştırma bakanlığı bize belge vermeyi, biz gider belediyelerle masaya oturur, anlaşırız. Çünkü turizm taşımacılığı yapmamızı sağlayan bakanlık değil büyükşehir belediyesidir. Bakanlığın verdiği belgelerin büyükşehirde hiçbir geçerliliği yok. Tek yetkili büyükşehir belediyesi. Çünkü bakanlık izin veriyor, belediye ise 12 yaş yaş sınırı var diyor. Sonuçta İstanbul’da turizm taşımacılığı yapmak için bakanlığın değil belediyenin belgeleri geçerli olduğu için 12 yaş sınırına takılıyoruz. Koskoca bakanlık belgeleri İstanbul turizm taşımalığında işe yaramıyor. Buradan bakanlık yetkililerine de sesleniyorum. Ya verdiğiniz belgelerin ardında durun yada bizi belediyelerin insafına bırakın. Biz gider belediyelerle görüşüp sorunumuzu çözmeye çalışırız.

Tüm taşıma modlarına tahditli plaka verildi. Peki neden turizm taşımacısına tahdit verilmiyor? Turizm taşımacılarının hakları neden güvence altına alınmıyor? Neden ülkenin en büyük katma değerini yaratan bir sektör görmezden geliniyor? Turizm taşımacılığı sadece bizde değil tüm dünyada yapılıyor. Neden dünyada olan standartlar bizde uygulanmıyor! 2500 cc üzeri binek araç D2 belgesine kaydedilebilirken 8 kişilik araç kaydedilemiyor. Bu kararları masa başında alanlar hangi kriterleri baz alıyor sormak istiyorum. Resmen bir kişinin iki dudağı arasında büyük bir sektörün iflası gerçekleşiyor. Bu kadar kolay olmamalı turizm taşımacılarının iş yapamaz hale gelmesi. Bu kadar kolay olmamalı insan hayatıyla 1 koltuk eklenerek oynanması. Bu yanlışlardan acilen dönülmelidir.