
Nur topu gibi mazotta ÖTV zammımız hayırlı olsun. Bu mazot zammı, birçok ürünün fiyatını etkileyen nakliye bedellerine de illa ki yansıyacaktır. Öte taraftan zammın enflasyona olumsuz etkileri kaçınılmaz olacaktır.
Bu işin genel kısmı... Bizim otobüsçülük işine gelince; biliyorsunuz bakanlık bizlere ‘koltuk kapasiten yüzde 50 olacak’ diyor. Tamam; ama taşıma fiyatlarımız Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı tarafından yüzde 100 kapasiteye göre belirlenmemiş midir? Ben bu bedelin bir kuruş üstüne çıkamıyorum. Madem yüzde 50 sınır getiriyorsunuz, o zaman taşıma fiyatlarını yükselten bir tarife de belirleyin. Yüksek kesilen her bilet başına dünya cezası var. Yahu göz göre göre gidin zarar edin! Öte taraftan bir de şu anda duyuyoruz; birçok otobüs şirketi bu izin verilen kapasitenin dışına çıkıp fazla yolcu alıyormuş. Denetim yok, ilk gün birkaç otogarda yapıldı, sonra bitti. Peki kanuna, nizama, genelgelere uygun çalışan; kanundan, cezadan korkan şirketlerin günahı ne? Bir kural konuyorsa bunun denetlenmesi gerekmiyor mu?
Hangi yönden bakarsanız bakın, saçmalıklar zinciri. Biz diyoruz ki; bu mesleği kârlı olmasa da inadına yapalım, birçok çalışana ekmek kapısı, birçok yan sektöre ve çalışanlarına ekmek kapısı olalım. Yahu yaptıkça, kanuna, nizama da uygun yaptıkça gün be gün zarar ediyor, sermayeyi küçültüyoruz. Parasını, sermayesini faize koyanlar her gün üstüne koyuyor, döviz alan oturduğu yerde kazanıyor. Biz işyerleri açmışız, insan çalıştırıyoruz, otobüs üreticilerine katkı sağlıyoruz, yakıt satıcılarına kazanç sağlıyoruz, lastikçisi, parçacısı, bakımcısı, yoldaki tesisçisi lokantacısı, belediyelere ve devlete katma değer üretiyoruz. Yani ülke ekonomisine katkılarımız saymakla bitmiyor. Hal böyle iken faize parasını koyan kazanırken, döviz alanlar kazanırken, işine yatırım yapan otobüsçü kazancı bırak sermayesinden yemeye devam ediyor.
Sırf motorine verdiğimiz vergiler, belediyelerin otogarlarına verdiğimiz kiralar, giriş çıkış bedelleri, otoban-köprü paraları, toplam cirolarımızın neredeyse tamamına gelmiş.
Her ticarethane ne olursa olsun kâr etmek için açılır. Sermayeden koya koya nereye kadar! Büyük zararla insanlar bu insanlar işlerine devam etsin mi, sorusu önem kazanmaya başladı.
PEKİ NEDEN DEVAM ETSİN?
Kıymetli firma sahibi arkadaşlarım, kıymetli otobüsçü arkadaşlarım, meslektaşlarım, bu işte büyük yatırımları olan arkadaşlarım; bir işyerine ‘yarı kapasite çalışacaksın’ de, ‘fiyatını artıramazsın’ de, öte taraftan ne vergilerinde, ne yakıtında, ne otoban ve köprüsünde, ne SGK’sında bir destek verme, dön bir de bu zor dönemde, bu adamın yakıtının vergisine zam yap! Üstelik alternatifi olan uçağa yakıtı vergisiz verirken, koltuk kapasitesi sınırı da koymazken.
‘Yapmayın, bırakın’ diyorlar; biz de inadına devam diyoruz. Bence söz dinlenmeli, araçları parka çekmek ve uygun koşullar oluşana kadar durmak, devam etmemek lazım. Oluşmazsa da bırakmak lazım. Kimse ‘helal olsun adamlara, her şeylerini kaybedene kadar vazgeçmediler, bırakmadılar bu işi’ demeyecek ki!
Ya da göz göre batma madalyası mı var; ondan mı takacaklar? Sahipsiz sektörün, sahipsiz yatırımcıları... Allah hepimize yardım etsin, sabır versin.