
Karayolu yolcu taşımacılığında sürücülerin çalışma koşullarının yeniden ele alınmasının sektör ve yolcu güvenliği açısından önemli olduğunu ifade eden Serdest Kızılkaya, mevcut mevzuatın uygulamada bazı sorunlara neden olduğunu belirtti.
Haber Ulaşım özel konuşan Kızılkaya, sürücülerin yalnızca direksiyon başında görev yapmadıklarını vurgulayarak şunları söyledi: "Mevcut uygulamada bir şoför 4,5 saat araç kullandıktan sonra 45 dakika mola veriyor ve ardından yeniden 4,5 saat direksiyon başına geçebiliyor. Ancak sürücülerimizin görevi yalnızca araç kullanmakla sınırlı değil. Otogarlarda yolcu indirip bindirme işlemleri, bagaj operasyonları, yolcu bilgilendirmeleri ve seferle ilgili birçok operasyonel süreç de sürücüler tarafından yürütülüyor. Bu nedenle sürücülerimizin toplam çalışma ve uyanıklık süresi bazı seferlerde 13-14 saate kadar çıkabiliyor."
Mevcut Sistem Yorgunluğu Artırıyor Özellikle iki şoförlü seferlerde mevcut dinlenme sisteminin sahada çeşitli zorluklar oluşturduğunu belirten Kızılkaya, sürücülerin dinlenme sürelerinin kâğıt üzerinde yeterli görünmesine rağmen fiili çalışma koşullarında farklı bir tablo ortaya çıktığını ifade etti.
"İki şoförlü seferlerde bir sürücünün yasal olarak 12 saat dinlenmiş kabul edilebilmesi için diğer sürücünün uzun süre görev yapması gerekiyor. Bu durum sürücülerin fiziksel ve zihinsel yorgunluğunu artırıyor. Oysa trafik güvenliğinin temel unsurlarından biri dinlenmiş ve dikkat seviyesi yüksek sürücülerdir. Bu nedenle mevcut sistemin trafik güvenliği perspektifiyle yeniden değerlendirilmesi gerektiğine inanıyoruz." dedi.
Dönüşümlü Çalışma Modeli Önerisi Sektördeki uygulamaların ve sürücülerin çalışma gerçeklerinin dikkate alınması gerektiğini ifade eden Kızılkaya, iki şoförlü otobüslerde dönüşümlü çalışma modelinin değerlendirilmesi çağrısında bulundu.
"12 saatlik dinlenme zorunluluğu yerine, iki sürücünün sefer boyunca belirli periyotlarla dönüşümlü görev yapması daha etkin bir çözüm olabilir. Örneğin bir sürücü 5 saat araç kullanırken diğer sürücü dinlenebilir, ardından görev değişimi yapılabilir. Böylece sürücülerin uzun süre uyanık kalmasının önüne geçilir ve yorgunluğa bağlı riskler önemli ölçüde azaltılabilir." ifadelerini kullandı.
Önceliğimiz Yolcu ve Trafik Güvenliği Yapılacak düzenlemelerin yalnızca sürücüler açısından değil, yolcuların güvenliği bakımından da önemli sonuçlar doğuracağını belirten Kızılkaya, ilgili kurumların konuyu sektör temsilcileriyle birlikte değerlendirmesinin faydalı olacağını söyledi ve "Amacımız çalışma sürelerini artırmak değil, sürücülerin daha verimli ve daha güvenli koşullarda görev yapmasını sağlamak. Yorgunluk kaynaklı trafik kazalarının azaltılması, yolcu güvenliğinin artırılması ve sektörün daha sürdürülebilir bir yapıya kavuşması için mevcut uygulamaların gözden geçirilmesinin faydalı olacağına inanıyoruz" dedi.
Kızılkaya, şehirlerarası yolcu taşımacılığında güvenliği merkeze alan, sahadaki operasyonel gerçeklerle uyumlu ve sürdürülebilir bir çalışma sisteminin oluşturulmasının sektörün geleceği açısından büyük önem taşıdığını sözlerine ekledi.