
Treyler sektöründeki teknolojik dönüşümün ve değişen yasal gerekliliklerin ele alındığı eğitimde; R156 SUMS, Knorr-Bremse OCT ve ECE R73 Yan Koruma Donanımları gibi güncel regülasyonlar detaylı şekilde anlatılırken, ilgili sistemler araç üzerinde uygulamalı olarak tanıtıldı.
“Türkiye’de İlkleri Gerçekleştiriyoruz” Etkinliğe ev sahipliği yapan Nevpa Holding Başkanı Mesut Sayar, dünyanın önde gelen fren ve kontrol sistemleri üreticilerinden Knorr-Bremse ile yürüttükleri uzun soluklu iş birliğine dikkat çekerek şunları söyledi:
“Knorr-Bremse ile iş birliğimizde 14. yılımıza girdik. Bu süreç boyunca karşılıklı güvene dayanan güçlü bir iş ortaklığı geliştirdik ve birlikte önemli başarılara imza attık. Ülkemizde üretim ve ihracatın gelişimine paralel olarak, müşterilerimize daha yüksek katma değer sunmak ve sektörün büyümesine katkı sağlamak için çalışmalarımızı kararlılıkla sürdürüyoruz.”
“Geçtiğimiz yıl hafif ticari araç üstyapı dönüşüm projemizi hayata geçirdik. Bu yıl itibarıyla Stellantis Grubu araçların üstyapı dönüşümlerini tamamen kendi tesislerimizde gerçekleştiriyoruz. Şasiden yakıt deposuna, elektrik tesisatından geri görüş kamerasına ve plastik komponentlere kadar tüm montaj süreçlerini tek çatı altında yönetiyoruz. Türkiye’de bu alanda öncü uygulamalardan birini hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Önümüzdeki dönemde bu yetkinliklerimizi ticari araç ve treyler sektöründe daha da yaygınlaştırmayı hedefliyoruz.” “Yanal Koruma ve Paçalık Sistemleri Bir Aksesuar Değil, Hayati Bir Gerekliliktir” Primogenito Genel Müdürü Nihat Bey ise ağır ticari araçlar ve treylerler için plastik komponent üretimine Ocak 2025 itibarıyla başladıklarını belirterek şu değerlendirmelerde bulundu:
“Primogenito olarak ürettiğimiz yanal koruma ve paçalık sistemlerini treylerler için basit birer aksesuar olarak değil, tip onay uyumu ve trafik güvenliğinin en kritik bileşenleri olarak görüyoruz. ECE R73 yanal koruma donanımlarımızı, uluslararası mevzuatların zorunlu kıldığı konum ve dayanım kriterlerini eksiksiz karşılayacak şekilde üretiyoruz. Temel amacımız, trafikteki en savunmasız kullanıcılar olan yayaların, bisikletlilerin ve motosiklet sürücülerinin araç altına girme riskini en aza indirmektir.” Yağışlı hava koşullarında sürüş güvenliğini olumsuz etkileyen su sıçraması problemine de değinen Nihat Bey, şöyle konuştu: “Yeni nesil paçalık (spray suppression) sistemlerimizi, güncel EU 2021/535 Annex VIII mevzuatına tam uyumlu olarak tasarladık. Su ve hava ayırıcı özelliklere sahip bu sistemler sayesinde treylerlerden kaynaklanan su sıçramasını ve su sisi oluşumunu önemli ölçüde azaltıyoruz. Böylece arkadan gelen sürücülerin görüş mesafesini artırarak trafik güvenliğine doğrudan katkı sağlıyoruz.”
Uzunoğlu sözlerini şöyle tamamladı:
“Yeni regülasyonlar doğrultusunda tüm ürün yazılımı ve konfigürasyon değişiklikleri SUMS (Yazılım Güncelleme Yönetim Sistemi) üzerinden izlenebilir hale getirildi. Atölyeler, Jaltest diyagnostik cihazları aracılığıyla araçlara bağlandıklarında mevcut yazılım güncellemelerini görüntüleyebilecek ve onaylı güncellemeleri doğrudan şasi numarası (VIN) üzerinden araçlara yükleyebilecekler. Böylece yazılım yönetimi, güvenlik ve izlenebilirlik açısından sektör için yeni bir dönem başlamış olacak.”