Hava Durumu

İrem Bayram: 3.Köprü Otobüsçü İçin Daha Az Maliyetli Bir Şekle Büründürülmeli

Haber Giriş Tarihi: 23.01.2017 00:00
Haber Güncellenme Tarihi: 23.01.2017 00:00
Kaynak: Haber Merkezi
https://www.haberulasim.com/
İrem Bayram: 3.Köprü Otobüsçü İçin Daha Az Maliyetli Bir Şekle Büründürülmeli

Haber Ulaşım: İrem Hanım evvela, bizleri kırmayıp söyleşi teklifimizi kabul ettiğiniz için size teşekkür ediyoruz. 3. Köprü, artan vergiler, dövizdeki dalgalanmalar ve ülke içi diğer olaylar derken hem ülkemiz hem de sektörümüz adına zorlu bir 2016’yı geride bıraktık. Best Van ailesi için 2016 nasıl geçti, 2017 beklentileri nasıl gerçekleşti?

Öncelikle Temmuz’da gerçekleşen hain darbe girişimi, bizim moralsiz bir yıl geçirmemize neden oldu. Önümüzü görmekte daha da zorlandık. Buna rağmen, yaz sezonunu biz dolu bir kapasite ile geçirdik. Bu anlamda, bizim sektörümüz çok şanslı bir sektör, zira nakitle çalışan bir sektörüz.  Diğer sektörlerin çokça içine düştüğü ‘tahsilât sıkıntısı’ çok şükür ki bize uğramadı. Dolayısı ile göreceli bir karlılık ile faaliyetlerimizi sürdürebilmek imkânı bulmuş olduk.

2016 yurt dışı operasyonumuz adına da bazı sorunları beraberinde getirdi. Musul’da yaşanan sıkıntılar, IŞİD’in bölgedeki faaliyetleri kapıların kapanması ve vize sorunlarını beraberinde getirdi. Elbet de ki bizim için sıkıntılı durumlardı hepsi. Fakat yurtiçi operasyonlarımızda %140 yolcu artışı ile seneyi tamamladığımızı ifade edebilirim.

2017’den ilk beklentimiz de bu doğrultuda, dışarıdan getirdiğimiz yolcumuzu artırabilmek oluyor bizim için. Yurt içinde 2017 yılında planlamış bir kapasite artırımı icraatımız olmayacağı için de 2016’ya göre %20-30 arası bir artış ile özellikle kalitemizi artırarak bu yılı geçirmeyi hedefliyoruz.

Değinmek istediğim bir husus da, ülkemizde yaşanan olayların turistlerin planlarına olan etkisi. Bölgemizde yadsınamayacak bir ‘Türkiye sevgisi’ mevcut. Yaşanan sıkıntılar, turistlerin planlarına bir ‘erteleme’ sebebi olarak etki ediyor, asla caydırmıyor. İnsanlar programlarını ertelemekte ancak iptal yoluna gitmemekte. İnanıyorum ki, turizm ve taşımacılık sektörü olarak tekrar güzel günler göreceğiz. Tekrar yazları İstanbul başta olmak üzere ülkemiz turistle dolup taşacak.



Haber Ulaşım: Siz Türkiye şartlarında ‘uzun mesafe’ olarak tanımladığımız mesafelere yolcu taşıyan bir şirketsiniz. 3.Köprü’nün getirdiği ‘ekonomik-zamansal yük’ ne cihette oldu? Yolcularınız bu konuda nasıl bir tepki verdi?
 

Sondan başlayacak olursak, yolcularımız ilk günlerde ziyadesiyle telaşlandılar. Basında iyice 3.Köprü yer alana kadar, “Bizi nereye götürüyorsunuz?”, “Vaktimizi boşa harcatıyorsunuz” şeklinde sanki kendi tasarrufumuz olmuş gibi tepkiler aldık. Güzergâhı firmalar değiştirmiş, zorunluluk yokmuş gibi bir anlayış hâkimdi. Fakat mecburiyet olduğunu gördükten sonra, yolcularımız da bizimle birlikte “Keşke bu zorunluluk olmasa, vaktimiz yollarda kaybolmasa” şeklinde bir ağızdan tepkilerini dile getirir oldular.

Mali yönden vaziyete bakacak olursak da akaryakıtın böyle pahalı olduğu bir ülkede, güzergâhlarımızın birden böyle uzaması ilk etapta bize yük oldu. Ardından ise otobüslerin fazladan –saat bazında- çalışmış olmaları ile getirdiği ek yükler durumu iyice zorlaştırdı. Özellikle kısa mesafede yolcu taşıyan şirketlerin oransal olarak bu düzenlemeden daha ağır yara aldığını söyleyebilirim.

Fakat, bir bütün olarak da düşündüğümüz zaman, artık bu düzenlemenin kalıcı olacağı, tekrar 2.Köprü’ye bir dönüş olmayacağı aşikar. Bizim bu noktada devletimizden beklentimiz ise şudur, ‘3.Köprü otobüsçü için daha az maliyetli bir şekle büründürülmeli’. Bu maliyet ayarlaması ise bağlantı yolları, yapılacak otogarların planlanması ve otogarlara metro ağları ile ulaşımın kolaylaştırılması ile gerçekleşebilecektir. Tabii en az bunlar kadar önemli bir nokta da bu düzenlemelerin/yatırımların ‘bir an önce’ gerçekleştirilmesidir.

Haber Ulaşım: Bazı firmalar, 3.Köprü düzenlemesinden sonra, İstanbul’daki hareket merkezlerinde düzenlemeye gittiler. Artık güzergâhtan ötürü Harem Otogarı başta olmak üzere, Dudullu’dan da kopuşlar gözlemleniyor. Sizin bu noktada bir tasarrufunuz olacak mı?

Bizim uzun mesafede taşımacılık yapmamız, İstanbul kalkışlı seferlerimizin sıklık düzeyi bizim böyle bir değişikliğe gitmemizi engelliyor.  Şirket içinde, yolcumuzu servislerle Anadolu Yakası’na taşımayı tartıştık. Fakat bizim yolcumuzun bagaj gerçeği, bu yöntemin kullanışlı olmasını ve sürdürülebilirliğini ortadan kaldırdı. Ancak, İstanbul’dan sık seferleri olan ve özellikle kısa mesafelere çalışan firmaların Avrupa Yakası’nı pas geçmeleri, yeni güzergâha uygun harekât merkezleri açmalarını yolcu açısından çok faydalı yatırımlar olarak değerlendiriyorum.

Haber Ulaşım: 2+1 hizmetini Best Van Turizm, ilk olarak yurt dışı operasyonunda yolcularına sunmaya başladı. Ardından yaptığınız Tourismo yatırımı ile yurt içinde de 2+1 araçlarla hizmet vermeye başladınız. Yolculardan geri dönüşler nasıl oldu? Kapasite düşürmek sizi nasıl etkiledi?

Bizim şirket olarak ilk günden bu yana yegâne hedefimiz, yolcumuza en konforlu hizmeti sunabilmekti. Çünkü Türkiye’nin en uzun rotalarında hizmet veren firmalardan birisiyiz. Belki yolcu kısa mesafede seyahat ettiği aracın konforunu fazla önemsemiyor ancak, bizim rotalarımızın 24 saatlere ulaştığı gerçeği ile olayı okuduğumuz vakit, yolcumuz seyahat sonunda belki iki gün daha dinlenme ihtiyacı duyuyor idi.

Bu noktada, biz şirket olarak ‘daha rahat yolculuk’ için hangi yatırımlar gerekiyorsa başından beri bunları keyifle yaptık. Şu anda, yolcumuzun daha rahat seyahatini nasıl sağlayabiliriz? İlk başta daha rahat koltuklar, koltuk arkası tv üniteleri, internet yayını, yaptığımız ikramlar ve mola verdiğimiz tesislerin fiziki koşulları olarak değerlendirip bunları hep ‘en iyiye’ sabitlemek istedik. 2+1 hizmetimizi de sunarken, tekli koltuklarımızı zamanına göre 5 ila 10 TL arasında pahalıya satarak hem diğer firmaların rekabet gücünü köreltmemeyi hem de verdiğimiz hizmetin karşılığını almayı hedefledik.

Geçtiğimiz süreçte Best Van Tur, yaklaşık %40’lık bir büyüme kaydetti. Bu oranda elbet de ki, hizmet kalitemizdeki artış, insanların yolculuk yapma sayılarının artışı da etkili oldu fakat şirket olarak biz bu %40’ın içinde –en az- %15’lik bir payın, verdiğimiz 2+1 hizmetin neticesi olduğunu değerlendirdik.

Haber Ulaşım: Euro6 normlu araçlar piyasaya girene kadar yakıtları ile ilgili birçok spekülasyon yapıldı. Yaptığınız Tourismo yatırımını temel alarak, Euro6’nın yakıt bazında başarısını bizimle paylaşır mısınız?

Yaptığımız yatırımlar, Tourismo yatırımına kadar, hep dingilli diye tabir ettiğimiz üç akslı Travego’lardı. Bizim bu araçlarda ölçtüğümüz yakıt %33 idi. Dingilsiz, iki akslı, Travego’ların da %30 yakıtı olduğu sektörde söylenirdi. Bizim filomuza aldığımız Tourismo’larda ölçtüğümüz yakıt ise %24. Bu konuda Euro6 normu işletmeci için ziyadesiyle faydalı oldu, ekonomik oldu diyebilirim. Tabii ki bu değerlendirmeyi, günümüzdeki akaryakıt fiyatlarını baz alarak yaparsak ‘ekonomik’ sözü biraz komik kaçacaktır.

Haber Ulaşım:  2016 yılında dibe vuran bir sektör görüntüsü var. Sizce sektörü bugünkü darboğaza sokan etmenler nelerdir?

Son dönemde özellikle dikkatimi çeken husus, sektöre herkesin hiçbir kısıtlamayla bağlı olmadan girebiliyor ve aynı rahatlıkta belge alabiliyor oluşudur. Biz şu an, sektörün ihtiyacı olan kapasiteyi zaten sağlamış vaziyetteyiz. Ancak bahsettiğim ‘firmalar’, sektörün para kazanacağı dönemde ortaya çıkarak fiyatları alt-üst edip ardından da tekrar kabuklarına çekilmekteler. Bu bizim tahammül sınırlarımızı aşmıştır, buna sektörün dayanacak gücü kalmamıştır. Ben bunları ‘elmadan çıkan kurtlara’ benzetiyorum. Bunların yasal olarak, firma kurabilmesi, sefer yapabilmesi; bizim tüm yatırımlarımıza, planlamalarımıza, istihdam kapasitemize balta vurmaktadır.

Benim bu noktada en beğendiğim uygulama –örneğin- ticari taksi plaka sistemdir. Yani ülkeye hizmet verecek kapasite mevcut firmalar tarafından sağlanırken, bu suni rekabet, tüm yıl ülkeye yatırım yapan, vergi veren bizleri daha da zor duruma sokmaktadır. Benim bu noktada Ulaştırma Bakanlığı’ndan tek arzum, bizi daha sıkı, daha iyi denetlemeleridir. Tüm vakitlerini buna ayırmalılar. Biz bu işi yapmayı bilmiyorsak, öğrenmiş olalım. Bir standart oluşturmak gerekiyorsa, bu ihdas edilsin. Bu işi yapmak isteyen yatırımcılar da mevcut firmalara yatırımcı olarak katılarak hizmet versinler.

İkinci olarak da elbet de sektörün sırtındaki bir diğer kambur: akaryakıta ödediğimiz Özel Tüketim Vergisi.

Üçüncü bir yük ise, artık bizi iyice bezdiren otogarlar meselesi. Ciddi manada kötü planlanan otogarlar, hantal yapılar ve bunların bitmeyen sorunları, bu hantal yapıları örnek alarak inşa edilen diğer otogarların bu sorunları ülke geneline yayması sektörümüzün önünde bir başka engel olarak durmakta.

Yurt dışında, gümrük kapılarında Ulaştırma Bakanlığı görevlilerinin bulunmamasını çok sıkıntılı buluyorum keza.  Zaten Doğu gümrüklerinde genellikle tecrübesiz personeller çalışmakta. Bu insanlara saygımız sonsuz, elbet de ki onların da çalışması, tecrübe edinmeleri gerekmekte. Ancak, mevzuata hakim olmayışları, inisiyatif almak konusundaki çekinceleri bizi bazen zor duruma sokmaktadır. Özellikle de yeni getirilen düzenlemelerin hemen ardında bölgede personellere meramımızı anlatma hususunda ciddi sıkıntı yaşadığımızı belirtebilirim.

Bu saydıklarım haricinde ise, karamsar olmak yerine pozitif olmayı seçiyorum. Şöyle ki, bizim sektörümüzde, sadece bizim firmamız adına değil, genel manada yolcu her zaman var. Ancak karlılık git gide düşmekte. Bunun da birinci etmeni az evvel belirttiğim hususlardır. İkinci bir etmeni de bizim sektörel olarak, kendi mensuplarımızdan kaynaklanmakta. Fiyat üzerinden ciddi ve sert bir rekabet sürdürülmekte.

Haber Ulaşım: Tam da değindiğiniz noktada, sektörün oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarının, çözüm üretmede yeterliliğe sahip olduğunu düşünüyor musunuz? 

Ben şu gündemde, eğer ki sivil toplum örgütlerimiz çözüm üretiyor, çözüm odaklı çalışıyor dersem bu benim sektörün gerçeklerinden tamamen kopmuş olduğumu gösterir, köy görünmektedir, kılavuz gerekmemektedir.

Günümüzde, sivil toplum örgütlerimizce ‘çözüme kavuşturulan’ bir sorunumuz, ‘kazanılan’ bir hakkımız bulunmamaktadır. Tek bir meseleyi müstesna tutacağım: Sayın İmran Okumuş’un başında olduğu sivil toplum kuruluşunun çabalarıyla yurt dışı araçlarına uygulanan %25 doluluk şartının kaldırılması. Bu olay haricinde benim takip ettiğim kadarıyla, sivil toplum örgütlerimizin münferit yahut kaidesel bir kazanımı mevcut değildir.

Ankara’da bulunup orada birtakım bürokratik makamları ziyaret etmek, orada ‘bulunmak’, benim nazarımda başarı anlamına gelmemektedir. Başarılı olmak, sorun çözmekle kazanılacak bir sıfattır. Çok şükür ki sektörümüz, bahse konu kuruluşların çözmeleri için bol miktarda soruna da sahiptir.

Burada şunun da altını defaatle çizmek gereği duyuyorum; buradaki hata/kusur sivil toplum örgütlerimize ait değildir. Biz maalesef ki sektör olarak, çözüm üretebilecek bir sivil toplum örgütü oluşturamayarak kusurlu davranıyoruz. Hata tüm sektöre aittir.

Haber Ulaşım: Otobüsçü bugün, kimsesiz mi kaldı?

Tamamen sektörel olarak bizden kaynaklı. Halen daha tabloya objektif bir gözle bakamıyoruz. Halen daha ufak rekabet hesaplarının peşindeyiz. Aslında bu arada atı alan Üsküdar’ı geçti. Biz kendi içimizde didişirken, havayolu şirketleri yolcu taşımacılığında Türkiye’nin tekeli haline geldiler. Tekelcilik her durumda kötüdür. Şahsen, havayolunun bir ülkenin ‘medeniyet’ seviyesini belirleyen unsurlardan biri olduğuna inanmaktayım. Ancak, Türkiye gibi coğrafi koşulları olan bir ülkenin de taşımacılığını tamamen havayolunun tekeline bırakmanın, bizim karayolu taşımacıları olarak yaptığımız istihdamı, yatırımları büyük oranda zedelediği kanaatindeyim.

Örneğin, bizim istihdam ettiğimiz kesim ne havayolunda ne de diğer taşıma sistemlerinde istihdam edilmeyen bir kesim. Bu sektör ayakta durmaz ise yapabilecekleri başka bir iş yok. Eğitim düzeyi olarak başka sektörlerde tedavül yeteneği olan personeller değiller. Bu insanların eğitimi/geçinmesi bu sektörün ayakta kalmasına bağlı.

Bu bağlamda da bu sektörün ‘ayakta tutulması gerekliliği’ ön plana çıkıyor, sahip çıkılması gerektiği ortaya çıkıyor.

Haber Ulaşım: Siyah İnci ve Altın Yıldız araçlarınıza yurt dışından büyük bir talep olduğu gözlemleniyor. Yurt içi operasyonundaki özel aracınız ise Gümüş Ay oldu. Takipçilerimizin merakını karşılamak adına, 2017’de Best Van Tur’un ‘değerli araçlar’ ailesine yeni bir fert katılacak mı?

Mevcut planlamamız içerisinde 2017’de bir araç yatırımı olmadığını üzülerek değerli takipçilerinizle paylaşıyorum.  Zira filomuz henüz çok genç ve biz kısa vadede kapasite artırmayı düşünmüyoruz. Ancak, buradan ilan edelim ki 2018 yılında yapacağımız yatırımlarda, ‘değerli araçlar’ ailemize muhakkak ki bir yeni üye daha katacağız.

Haber Ulaşım: Yurt dışı operasyonlarınızda karşılaştığınız gümrük-vize-güvenlik ve siyasi tabanlı sorunlarınızdan bahseder misiniz?

Best Van Tur’un bilindiği üzere yurt dışındaki odak noktası Kuzey Irak’tır. İran ve Gürcistan da bulunsa bile bizim ağırlığımız hep Kuzey Irak’tadır. Maalesef, son zamanlarda Kuzey Irak’ta yaşanan IŞİD terörü, Musul operasyonları sonrasında oradan yapılacak bir toplu göçü önlemek için vize almak daha zor bir prosedüre bağlandı. Şöyle ki, daha önceden internet üzerinden kolayca alınabilen vize için artık insanlar konsolosluğu ziyaret etmek durumunda kalıyorlar ve sair sıkıntılarla karşılaşıyorlar. Elbet bu direkt olarak bizim doluluk oranlarımıza yansıdı. Geçen yılın aynı dönemine göre %40’lık bir düşüş içerisindeyiz.

Bizim beklentimiz bu noktada Musul ve Kuzey Irak tekrar istikrara kavuşmadan vize uygulamasının tamamen eski düzene geçmesi şeklinde değil elbet de. Biz, bölgenin tekrar istikrara kavuşmak sureti ile Kuzey Irak insanının ülkemize seyahat ederek buradaki yatırımlarına, katkılarına devam etmelerini diliyoruz.

Kuzey Irak operasyonlarında –çok şükür- herhangi bir güvenlik açığıyla karşılaşmadık, inşallah bundan sonra da karşılaşmayız. Silopi-Cizre’de olayların yaşandığı dönemde de Emniyet Teşkilatı’mız en üst düzeyde kontrollerine devam etmekteydi. Kuzey Irak’ta da ciddi şekilde güvenlik tedbirleri alınıyor ve uygulanıyor, bu noktada da kendimizi de güvende hissediyoruz, yolcularımız için de endişelenmiyoruz.

Yolcu sayısındaki azalma hiçbir zaman bizim oradaki operasyonumuzu durduracak seviyelere tırmanmadı. Azalma olsa da altı seneyi aşkın bir süredir götürdüğümüz hizmet bize kemik bir yolcu ihdas etmiş oldu. Sadece Irak halkını değil, o bölgede çalışan Türk işçilerinin de ulaşımını biz temin ediyoruz. Daha önce Kuzey Irak’taki üniversite öğrencilerinin özellikle Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi’nde yüksek lisans yapmaları için gerçekleştirdiğimiz bir projenin de hala katkısını gördüğümüzü söyleyebilirim. Çünkü Van başta olmak üzere Malatya ve Mersin’e giden bu öğrencileri bağımsız olarak düşünmüyoruz. İki yıllık bir süreçte aileleri ve yakınları da sıkça seyahat ederek hem bize katkı sağlıyorlar hem de ülkemize dışarıdan para aktarımı konusunda ekonomimize katkı sağlıyorlar.

Haber Ulaşım: Biraz da İrem Bayram isminin Best Van Turizm’e katkısından bahsedelim istiyoruz. İlk başta Kuzey Irak operasyonunu yönettiniz ve güzel sonuçlarını toplamaya başladınız, hala daha da topluyorsunuz. Ardından ise yurt içi operasyonlarınızı ‘düzenlemek’ adına bir süre Van’da bulundunuz. Bize bu süreçten bahseder misiniz?

Kuzey Irak benim gözbebeğim. Profesyonel olarak şirkette işgal ettiğim ilk pozisyon Kuzey Irak hattımızdı. Şu an da benim için Kuzey Irak operasyonu ayrı bir yere sahiptir.

Geçtiğimiz yıl yaptığımız yatırımdan sonra –planladığımız şekilde- yaz sezonunda uzunca bir süre Van’da bulundum. Bazı hedeflerimiz vardı, yolcu memnuniyetini artırmak, hizmet standardını sağlamak gibi hedeflerimiz mevcuttu ve bunların üzerine çalışmalar gerçekleştirdik. Teknoloji, çok çabuk satın alınabilen, sürekli değişen ve gelişen bir alan. Teknoloji üzerine yapılan tek yatırımla ‘bu iş hallolmuştur’ şeklinde bir yargıya varmanın hizmet sektörü açısından sorunlu olduğunu düşünüyorum. Buna bin’ayen hizmet sektörünün sürekli değişen dinamikleri, gündemi takip etmesi gerektiğine inanıyorum.

Bu mülahazalar ile de yaz başında bir hedef koyduk: Yolcumuz, Best Van’ın hangi aracında hangi koltuğunda seyahat ederse etsin ‘aynı’ hizmeti alabilsin. Bir standardizasyon amacımız vardı. Bu standardizasyon ise sektörde genel kabul gördüğü gibi ‘aynı renk araç, aynı renk yazı’ ile olmuyor maalesef. Bizim, ‘yolcu tecrübesini’ standardize etmemiz gerekiyordu. Amacımıza ulaşmak için de ikramlarda standardı yakalamak, yolcuların firmamızla iletişim kurmasında bir standart yakalamak için çabaladık. Yolcularımızdan eleştiri toplamaya gayret ettik.

İşin mutfağında olmayı da çok seven birisi olarak, böyle yoğun ancak keyifli bir çalışmayı tamamlamak adına Van’da bulundum, otogardaydım. İleride de uzun süreli Van’da bulunacağım zamanlar da olacak. 2017’de de böyle bir projemiz var. Böylece hizmet kalitemizi sürekli takip edip, daha iyisine ulaşmak için sürekli bir iç denetim mekanizması işletmiş olacağız.

Röportaj: Birkan Kılıç - Doğukan Aydın
Yorum Ekle
Gönderilen yorumların küfür, hakaret ve suç unsuru içermemesi gerektiğini okurlarımıza önemle hatırlatırız!
Yorumlar (0)
logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.