İYİ ki Mart 2020’de evlere kapatıldık, iyi ki şehirlerarası seyahatler durdu. Kim bilir; böyle olmasa büyük felaketler yaşayabilirdik. Kimsenin buna itirazı yok; çünkü söz konusu olan bizim, yani toplumun sağlığı... Diğer taraftan sağlığa iyi gelen bu karantina, ekonomiye ve üretken şirketlere ise büyük darbe vurdu. Haziran başındaki kısmi normalleşme takvimi de çok yerindeydi; pek çok şirket ve sektör, daha dibe vurmadan üretim çarklarını hızlıca çalıştırdı ve toparlandı. Karantina sürecinde kontak kapatan şehirlerarası otobüsçüler ve turizm taşımacıları ise, o gün bu gündür toparlanamadı. Çünkü onlar yüzde 50 normalleşebildi; çünkü ‘güvenli değiller’ diye onlara yüzde 50’lik koltuk sınırı getirildi. Bu sınır, ayrıca otobüs yolcusunu ürküttü ve ‘seyahati gelenler’i diğer modlara servis etti. Hem de ne zaman; otobüsçünün harman zamanı, yani sezonda! Bırakın pandemiyi, normal senelerde bile iyi bir sezon geçirememişse, vay haline otobüsçünün! Varın durumun vehametini siz hesaplayın. Zaman içerisinde kentiçi ulaşım, lokanta, restorant, AVM; aklınıza ne gelirse hepsinde ‘kısıt’ kalktı, bizimkisi ise ne hikmetse yerinde duruyor. İnşallah kalıcı olmaz!
BERBER, sadece bir maske ile iznini aldı. Milyonlara ekmek kapısı olan otobüsçü ise, “Klima, havalandırma, anti viral; dünyanın en gelişmiş teknolojilerini otobüslerimize takalım bu sınır kalksın” dedi, olmadı! 2021’e girdik, umarız 1-2 ay sonra bunların hiçbirisini konuşmuyor oluruz. Ama şurası net ki bu sınır devam ederse, sektör buna takılıp yere yığılır ve bir daha ayağa kalkar mı, o bilinmez... Bunlar çokça yazıldı, her platformda dile getirildi ve defalarca ilgili bakanlıklara iletildi. Bu, otobüsçünün yani taşımacının derdi. Bir o kadar dertli olan ise, yurt çapındaki otogar lokantacısı ve çalışanları. Nasıl bir tezatlık var biliyor musunuz; yolcu, otogarda bir lokantada oturup yemek yiyemiyor; yasak! Ama aynı yolcu, otobüse binip birkaç saat sonra vardığı dinlenme tesisinde ise başkalarıyla yan yana oturup yemek yiyebiliyor. Sanki otogarlarda, otobüslerde virüs var, gerisi ‘temiz hava sahası! Binlerce otogar lokantacısı ve on binlerce çalışan, iflas ve işsizlik tehlikesiyle karşı karşıya. Bunlar da, hem de çok acilen normalleşmek istiyor. Bu fedakâr sektör, böyle bir yeniyıl hediyesini fazlasıyla hak ediyor...
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Yasaklar Hep Bana Mı Usta?
İYİ ki Mart 2020’de evlere kapatıldık, iyi ki şehirlerarası seyahatler durdu. Kim bilir; böyle olmasa büyük felaketler yaşayabilirdik. Kimsenin buna itirazı yok; çünkü söz konusu olan bizim, yani toplumun sağlığı... Diğer taraftan sağlığa iyi gelen bu karantina, ekonomiye ve üretken şirketlere ise büyük darbe vurdu. Haziran başındaki kısmi normalleşme takvimi de çok yerindeydi; pek çok şirket ve sektör, daha dibe vurmadan üretim çarklarını hızlıca çalıştırdı ve toparlandı. Karantina sürecinde kontak kapatan şehirlerarası otobüsçüler ve turizm taşımacıları ise, o gün bu gündür toparlanamadı. Çünkü onlar yüzde 50 normalleşebildi; çünkü ‘güvenli değiller’ diye onlara yüzde 50’lik koltuk sınırı getirildi. Bu sınır, ayrıca otobüs yolcusunu ürküttü ve ‘seyahati gelenler’i diğer modlara servis etti. Hem de ne zaman; otobüsçünün harman zamanı, yani sezonda! Bırakın pandemiyi, normal senelerde bile iyi bir sezon geçirememişse, vay haline otobüsçünün! Varın durumun vehametini siz hesaplayın. Zaman içerisinde kentiçi ulaşım, lokanta, restorant, AVM; aklınıza ne gelirse hepsinde ‘kısıt’ kalktı, bizimkisi ise ne hikmetse yerinde duruyor. İnşallah kalıcı olmaz!
BERBER, sadece bir maske ile iznini aldı. Milyonlara ekmek kapısı olan otobüsçü ise, “Klima, havalandırma, anti viral; dünyanın en gelişmiş teknolojilerini otobüslerimize takalım bu sınır kalksın” dedi, olmadı! 2021’e girdik, umarız 1-2 ay sonra bunların hiçbirisini konuşmuyor oluruz. Ama şurası net ki bu sınır devam ederse, sektör buna takılıp yere yığılır ve bir daha ayağa kalkar mı, o bilinmez... Bunlar çokça yazıldı, her platformda dile getirildi ve defalarca ilgili bakanlıklara iletildi. Bu, otobüsçünün yani taşımacının derdi. Bir o kadar dertli olan ise, yurt çapındaki otogar lokantacısı ve çalışanları. Nasıl bir tezatlık var biliyor musunuz; yolcu, otogarda bir lokantada oturup yemek yiyemiyor; yasak! Ama aynı yolcu, otobüse binip birkaç saat sonra vardığı dinlenme tesisinde ise başkalarıyla yan yana oturup yemek yiyebiliyor. Sanki otogarlarda, otobüslerde virüs var, gerisi ‘temiz hava sahası! Binlerce otogar lokantacısı ve on binlerce çalışan, iflas ve işsizlik tehlikesiyle karşı karşıya. Bunlar da, hem de çok acilen normalleşmek istiyor. Bu fedakâr sektör, böyle bir yeniyıl hediyesini fazlasıyla hak ediyor...

En Çok Okunan Haberler