İbrahim Arttırdı: Kaptanlık Konusunda Devlet Sorumluluk Üstlenmeli
Yazının Giriş Tarihi: 05.11.2021 08:39
Yazının Güncellenme Tarihi: 05.11.2021 08:44
Yük taşımacılığı gibi şehirlerarası otobüs taşımacılığı da bir ‘nakliye’dir. Ve nakliye, ekonomiyi belirleyen en önemli etkenlerden birisi ve belki de en önemlisidir. Siz tarım yaparsınız, mal üretirsiniz ve ya hizmet; bunu şehirlerarasına ve ülkeler arasına taşıyamazsanız o, orada ölü kalır. Bu yüzden teknolojik gelişmeler kadar, nakliyeye de önem vermeniz gerekir. Peki ya vermezseniz! Bunun en çarpıcı örneğini İngiltere’de gördük. Ülkede benzin sıkıntısı en üst seviyede, insanlar marketlerde rafları boşaltıyor... Savaş mı var, doğal affet mi! Hiç birisi... Ülkede nakliyeyi gerçekleştirecek araç kaptanı sıkıntısı var. Bu sıkıntının altında yatan nedenler aslında ortada... Bildiğiniz üzere Brexit sürecini tamamlayan İngiltere, 1 Aralık 2020 itibariyle Avrupa Birliği’nden ayrılmıştı. Bu ayrılık sonucu schengen vizesi kalkmış, diğer Avrupalı vatandaşlarının ülkede serbest dolaşıp çalışması sona ermişti. İngiltere’nin nakliye şoförü ihtiyacı ağırlık olarak yabancılardan karşılandığı için, AB’den bu ayrılış ciddi bir boşluk doğurdu. Şimdilerde görüyoruz ki, nakliye kaptanı sıkıntısı sadece İngiltere ile sınırlı değil; henüz had safhaya ulaşmasa da Almanya ve birçok ülkede mevcut. Yarın öbür gün İngitere’de ortaya çıkan bu kriz, pek çok Avrupa ülkesini tehdit edecek. Gelelim ülkemize... Yük taşımacılığında şoför bulma meselesi var ama; henüz sektörü tehdit eder noktada değil. Asıl sıkıntı, otobüs kaptanlığı kısmında var. Devir değişiyor; çekirdekten yetişme kaptan bulma mekanizması maalesef sona erdi. Muavinlik bitiyor; host ve araç içi hizmet personeli, bu işi mecburiyetten yapıyor ve bir iş bulduğunda da kaçıp gidiyor. Evet kaptan yetiştiren yüksek okullarımız var; ancak hem bunların sayısı sınırlı hem de buradan mezun olanlar şehirlerarası otobüs kaptanı olmak istemiyor. İlk nedeni elbette mesleğin zor ve zahmetli oluşu. Ancak bu zorluk oranında iyi bir gelir olsa, belki de teraziye vurup otobüs kaptanı olurlar. Ancak bu da yok. Otobüs firmaları durmadan kan kaybediyor. Ettikçe de, hizmet kalitesinden taviz veriyor. En ucuzundan kaptan arayışı var. Böyle olunca mesleğin itibarı ve cazibesi yerlerde sürünmüş oluyor. Kazaların asıl sebeplerini de burada aramak lazım. Ama! Bu durumda sadece otobüs firmalarını sorumlu ve suçlu ilan etmek de büyük haksızlık. Avrupa’da da görüldüğü üzere kaptanlık, artık bir devlet meselesi olmak durumunda. Hükümetlerin asla olmaması gereken, ama gittikçe de yok olmaya başlayan bu mesleği koruma altına alması gerekiyor. Bu iş, sadece taşımacılara bırakılabilecek bir mesele olmaktan çıkmıştır. Evet firmalar da taşın altına elini koyacak; ama hükümetler de maddi ve korumacı destekler sunacak.
Yorum Ekle
Yorumlar (0)
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
İbrahim Arttırdı
İbrahim Arttırdı: Kaptanlık Konusunda Devlet Sorumluluk Üstlenmeli
Yük taşımacılığı gibi şehirlerarası otobüs taşımacılığı da bir ‘nakliye’dir. Ve nakliye, ekonomiyi belirleyen en önemli etkenlerden birisi ve belki de en önemlisidir. Siz tarım yaparsınız, mal üretirsiniz ve ya hizmet; bunu şehirlerarasına ve ülkeler arasına taşıyamazsanız o, orada ölü kalır. Bu yüzden teknolojik gelişmeler kadar, nakliyeye de önem vermeniz gerekir. Peki ya vermezseniz! Bunun en çarpıcı örneğini İngiltere’de gördük. Ülkede benzin sıkıntısı en üst seviyede, insanlar marketlerde rafları boşaltıyor... Savaş mı var, doğal affet mi! Hiç birisi... Ülkede nakliyeyi gerçekleştirecek araç kaptanı sıkıntısı var. Bu sıkıntının altında yatan nedenler aslında ortada... Bildiğiniz üzere Brexit sürecini tamamlayan İngiltere, 1 Aralık 2020 itibariyle Avrupa Birliği’nden ayrılmıştı. Bu ayrılık sonucu schengen vizesi kalkmış, diğer Avrupalı vatandaşlarının ülkede serbest dolaşıp çalışması sona ermişti. İngiltere’nin nakliye şoförü ihtiyacı ağırlık olarak yabancılardan karşılandığı için, AB’den bu ayrılış ciddi bir boşluk doğurdu. Şimdilerde görüyoruz ki, nakliye kaptanı sıkıntısı sadece İngiltere ile sınırlı değil; henüz had safhaya ulaşmasa da Almanya ve birçok ülkede mevcut. Yarın öbür gün İngitere’de ortaya çıkan bu kriz, pek çok Avrupa ülkesini tehdit edecek. Gelelim ülkemize... Yük taşımacılığında şoför bulma meselesi var ama; henüz sektörü tehdit eder noktada değil. Asıl sıkıntı, otobüs kaptanlığı kısmında var. Devir değişiyor; çekirdekten yetişme kaptan bulma mekanizması maalesef sona erdi. Muavinlik bitiyor; host ve araç içi hizmet personeli, bu işi mecburiyetten yapıyor ve bir iş bulduğunda da kaçıp gidiyor. Evet kaptan yetiştiren yüksek okullarımız var; ancak hem bunların sayısı sınırlı hem de buradan mezun olanlar şehirlerarası otobüs kaptanı olmak istemiyor. İlk nedeni elbette mesleğin zor ve zahmetli oluşu. Ancak bu zorluk oranında iyi bir gelir olsa, belki de teraziye vurup otobüs kaptanı olurlar. Ancak bu da yok. Otobüs firmaları durmadan kan kaybediyor. Ettikçe de, hizmet kalitesinden taviz veriyor. En ucuzundan kaptan arayışı var. Böyle olunca mesleğin itibarı ve cazibesi yerlerde sürünmüş oluyor. Kazaların asıl sebeplerini de burada aramak lazım. Ama! Bu durumda sadece otobüs firmalarını sorumlu ve suçlu ilan etmek de büyük haksızlık. Avrupa’da da görüldüğü üzere kaptanlık, artık bir devlet meselesi olmak durumunda. Hükümetlerin asla olmaması gereken, ama gittikçe de yok olmaya başlayan bu mesleği koruma altına alması gerekiyor. Bu iş, sadece taşımacılara bırakılabilecek bir mesele olmaktan çıkmıştır. Evet firmalar da taşın altına elini koyacak; ama hükümetler de maddi ve korumacı destekler sunacak.