Hava Durumu

#Antalya

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Antalya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Antalya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Turizm Taşımacılığında Konfor ve Verimlilik: Diana Travel, Allison Şanzımanlı Temsa MD9 Midibüleri Tercih Ediyor Haber

Turizm Taşımacılığında Konfor ve Verimlilik: Diana Travel, Allison Şanzımanlı Temsa MD9 Midibüleri Tercih Ediyor

1977 yılında kurulan Diana Travel, Türkiye’ye gelen yabancı turistlerin transferi, konaklama ve destinasyon yönetimi alanlarında uzun yıllardır faaliyet gösteriyor. Side, Alanya, Kuşadası, Marmaris, Bodrum ve Fethiye’de şubeleri bulunan Diana Travel, 2021 yılından bu yana Allison T350R tam otomatik şanzıman donanımlı TEMSA MD9 araçları operasyonlarında kullanıyor. Diana Travel, 80 araçlık filosu ile Türkiye’nin farklı turizm bölgelerinde hizmet veriyor. Antalya başta olmak üzere şubelerinin bulunduğu destinasyonlarda havalimanı transferleri ve turistik tur operasyonları yürütülüyor. Turizm sektöründe charter uçuşların azalması ve daha küçük yolcu gruplarının artmasıyla birlikte transfer operasyonlarında esnek çözümlere ihtiyaç duyulması Diana’nın TEMSA MD9 araçları tercih etmesinde önemli rol oynuyor. Yolcu kapasitesi ve geniş bagaj hacmi sayesinde bu araçlar, turizm taşımacılığında avantaj sağlarken, tam otomatik şanzıman donanımı da sürücü ve yolcu konforunu artırarak daha güvenilir operasyonlara katkı sağlıyor. Diana Travel, 2021 yılında Allison tam otomatik şanzımanlı ilk iki TEMSA MD9 aracını filosuna dahil etti. Araçlardan elde edilen memnuniyet doğrultusunda 2024 yılında 7 adet daha araç alımı gerçekleştirildi. 2021 yılında teslim alınan araçlar, bugün ortalama 350 bin kilometre kullanım seviyesine ulaşmış durumda. Transfer operasyonlarında ideal çözüm Diana Travel filosunda bulunan Allison tam otomatik şanzımanlı 9 adet TEMSA MD9 araç, özellikle 16 ile 35 yolcu kapasiteli yolcu taşımacılığında görev alıyor. 39 +1 yolcu kapasiteli 9,5 metre uzunluğundaki Temsa MD9 midibüsler 320 bg ve 1100 Nm/Tork üretebilen 6,7 Litre FPT Euro 6 motora ve 6 ileri vitesli, dahili retarderli Allison T350R tam otomatik şanzıman donanımına sahip. Tüm Allison tam otomatik şanzımanlarda olduğu gibi T350R modeli de Allison’ın Kesintisiz Güç Teknolojisi™ sayesinde daha sarsıntısız ve üstün bir ivmelenme sunarken tam güçle vites değiştirilmesine olanak tanıyor. Allison’ın Kesintisiz Güç Teknolojisi™, FuelSense 2.0® yakıt tasarrufu teknolojisi ve dahili retarder gibi özellikleri, araçların performansını artırırken, toplam işletme maliyetlerinin düşürülmesine de katkı sağlıyor. Diana Travel: “Turizm taşımacılığında konfor ve güvenlik en kritik unsur” Diana Travel Satın Alma ve Operasyon Müdürü Zeynel Küçük, turizm taşımacılığında yolcu deneyiminin belirleyici rol oynadığını vurgulayarak şu değerlendirmede bulundu; “Turizm taşımacılığında yolcu konforu ve güvenliği en kritik konuların başında geliyor. Allison tam otomatik şanzımanlı TEMSA MD9 araçlarımız sayesinde sürücülerimiz vites değiştirmekle uğraşmadan yola daha rahat odaklanabiliyor. Bu da hem sürüş güvenliğini artırıyor hem de yolcular için daha konforlu bir ulaşım deneyimi sunuyor” Özellikle bagajlı turist grupları için bu segmentteki araçların sunduğu kapasite ve konforun avantajına değinen Zeynel Küçük; “Misafirlerimiz tatillerine yüksek beklentiyle geliyor ve tatil deneyimleri aslında transferle başlıyor. Bu nedenle araç seçiminde yolcularımızın konforunu arttıracak her detayı dikkatle değerlendiriyoruz. Tam otomatik şanzıman sistemi sayesinde vites geçişleri sarsıntısız gerçekleşiyor ve daha konforlu ulaşıma katkı sağlanıyor. Ayrıca yoğun sezonda araçların arıza riskinin minimum seviyede olması operasyonlarımız açısından büyük önem taşıyor. Bu noktada da Allison şanzımanların avantajından faydalanıyoruz” şeklinde ekledi. Turizm sezonu yılın büyük bölümüne yayılıyor Turizm operasyonları yıl boyunca devam etse de Nisan–Ekim dönemi sektörün en yoğun sezonunu oluşturuyor. 7 ay süren bu dönemde filonun tamamı aktif şekilde görev yapıyor. Bu nedenle araçların kesintisiz ve sorunsuz şekilde çalışması operasyonların sürdürülebilirliği açısından büyük önem taşıyor. Allison şanzımanlar, manuel ve otomatikleştirilmiş manuel şanzımanlarda (AMT'ler) bulunan aşınmaya yatkın baskı-balata kavrama sistemi yerine kullanılan hidrolik tork konvertörü sayesinde bakım-onarım giderlerinin azaltılmasına katkı sağlıyor. Böylece yüksek maliyetli ve zaman alan debriyaj tamir ve değişimleri ortadan kalkıyor. Allison şanzımanlar, sadece periyodik yağ ve filtre değişimi ile çok daha verimli bir çalışma ömrü sunuyor. Ayrıca şanzımanın dahili retarderi, aracın fren sisteminde daha az aşınma ile yavaşlamasına yardımcı oluyor. Retarder, tam ihtiyaç duyulduğu anda aracı yavaşlatarak fren balatası ve disk ömrünün uzamasına katkı sağlıyor. Yoğun trafikte tam otomatik şanzıman avantajı Turistik bölgelerde sezon dönemlerinde trafik yoğunluğunun ciddi şekilde arttığını belirten Küçük, özellikle dur-kalkın yoğun olduğu trafikte tam otomatik şanzımanların önemli avantaj sağladığını vurguladı; “Yaz sezonunda turistik bölgelerde yoğun trafik ve sık dur-kalklı sürüş koşulları oluşuyor. Bu şartlarda tam otomatik şanzımanlar sürücülerimizin işini kolaylaştırıyor ve aynı zamanda sürücülerimiz daha az yoruluyor. Bunun yanı sıra tam otomatik şanzımanlar, sürüş farklılıkları nedeniyle oluşabilecek arızaları azaltarak filomuzun verimliliği de artıyor.” “Tam otomatik şanzıman, turizm taşımacılığında fark yaratıyor” Allison Transmission Türkiye, Orta Doğu ve Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) Satış Direktörü Berk Gönenç ise turizm taşımacılığında tam otomatik şanzımanların sunduğu avantajlara dikkat çekerek şunları söyledi; “Diğer bütün toplu taşıma operasyonlarında olduğu gibi turizm taşımacılığında da yolcu konforu ve sürüş güvenliği en üst seviyede olmalı. Allison tam otomatik şanzımanlar, sarsıntısız vites geçişleri, yüksek dayanıklılık ve sürücüye sağladığı kullanım kolaylığı sayesinde bu segmentte önemli avantajlar sunuyor. Diana Travel gibi turizm sektörünün güçlü oyuncularının Allison teknolojisini tercih etmesi, tam otomatik şanzımanların operasyonel verimlilik ve yolcu memnuniyeti açısından sunduğu değeri açıkça ortaya koyuyor.”

Otokar'dan Sena Tur'a Dev Otobüs Teslimatı Haber

Otokar'dan Sena Tur'a Dev Otobüs Teslimatı

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, turizm ve servis taşımacılığının ilk tercihi olmayı sürdürüyor. Geniş ürün gamıyla Türkiye'nin yanı sıra dünyanın dört bir yanında her gün on binlerce yolcuya güvenle seyahat imkanı sunan Otokar, Sena Tur ile dev bir teslimat törenine imza attı. Sena Tur’un Antalya Yerleşkesi'nde düzenlenen törenle, şirketin talepleri doğrultusunda özel donanımlarla geliştirilen 201 adet Otomatik Vitesli Sultan Comfort ile 40 adetlik Sultan Giga şirketin filosuna dahil oldu. Teslimatı Yıldırım Grup Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yıldırım ve Yıldırım Grup Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Yıldırım gerçekleştirdi. Törene Sena Tur Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünver, Genel Müdürü Hakan Seçilmiş, Otokar Ticari Araçlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman, her iki şirketin yöneticileri, çalışanları ile iş ortakları da katıldı. OTOMATİK VİTESLİ YENİ NESİL SULTAN COMFORT İLK KEZ SENA TUR’UN HİZMETİNDE Gerçekleşen teslimatın Otokar için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Ticari Araçlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman, "Sena Tur ile uzun yıllara dayanan ve güven üzerine inşa ettiğimiz kıymetli iş birliğini, Türkiye'nin en büyük filo teslimatlarından biriyle taçlandırmak bizim için büyük bir gurur kaynağı. Otokar olarak kullanıcılarımızın beklentilerini Ar-Ge gücümüzle buluşturarak taşımacılık sektörüne değer katmaya devam ediyoruz. Yeni araçlarımızın Sena Tur’a ve Antalya turizmine hayırlı olmasını diliyoruz. Bugün Sena Tur ile gerçekleştirdiğimiz ve tamamı şirketin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen 241 adetlik dev teslimat, önemli bir yeniliğin de ilk adımı. Mayıs ayı itibarıyla Sultan Comfort araçlarımız artık 9 ileri otomatik vitesli seçeneğiyle satışa sunuluyor. Yeni nesil Sultan Comfort, otomatik vitesiyle sürücü konforunu ve yakıt verimliliğini üst seviyeye çıkaran yenilikçi bir çözüm olarak filolarda yerini alacak" dedi. "HİZMET KALİTEMİZİ BİR ÜST SEVİYEYE TAŞIYORUZ" Şirketin Antalya yerleşkesinde geniş bir katılımla gerçekleşen törende konuşan Sena Tur Genel Müdürü Hakan Seçilmiş gerçekleşen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şöyle konuştu: "Sena Tur olarak vizyonumuz; misafirlerimize en konforlu ve en güvenli seyahat deneyimini sunmak. Otokar ile gerçekleştirdiğimiz 241 adetlik yatırım, söz konusu vizyonumuzun en somut göstergesi. Firmamıza özel olarak geliştirilen dijital izleme sistemleri, yapay zekâ destekli güvenlik çözümleri ve otomatik vites avantajı; operasyonel verimliliğimizi artırırken hizmet kalitemizi de bir üst seviyeye çıkaracak. Bu yatırım aynı zamanda Türkiye turizm taşımacılığı tarihinde tek seferde gerçekleştirilen en büyük filo yatırımı olma özelliğini taşımaktadır. Bu tarihi adımı ülkemize ve sektörümüze kazandırmaktan büyük gurur duyuyoruz. Uzun yıllardır güvenilir bir çözüm ortağı olan Otokar ekibine teşekkür ediyoruz. Yeni araçlarımızın sektörümüze hayırlı olmasını diliyoruz." YENİ NESİL SULTAN COMFORT: ARTIK OTOMATİK VİTESLİ Otokar'ın hem yurt içinde hem de dünyanın dört bir yanında turizm ve servis taşımacılığının en çok tercih edilen modeli Sultan'ın yeni Comfort versiyonu; esnek şasi yapısı, güçlü 145 BG Cummins motoru ve 27+1 koltuk kapasitesiyle öne çıkıyor. Lüks koltukları ve özel donanımlarıyla sektörde standartları yeniden belirleyen araç, çevreci motoruyla her türlü yol koşulunda üstün performans sunarken kullanıcısının bütçesini de koruyor. Konfor ve ekonomiyi dengede tutan Sultan Comfort, Mayıs 2026 itibarıyla 9 ileri otomatik şanzımanla yeni bir döneme adım atıyor. Yakıt verimliliğini artıran otomatik vites özelliğiyle Sultan Comfort, gelişen taşımacılık ihtiyaçlarına zamanında ve güçlü bir yanıt veriyor. SENA TURİZM'E ÖZEL "AKILLI" DONANIM PAKETİ Yeni nesil Sultan Comfort, Sena Tur’un talepleri doğrultusunda dijitalleşme ve güvenlik odaklı ileri teknoloji çözümleriyle donatıldı. Araçlarda yer alan yapay zekâ destekli sürücü kamera sistemi; yorgunluk, telefonla konuşma ve emniyet kemeri ihlali gibi riskli durumları anlık olarak tespit edip ikaz veriyor. 2 TB depolama kapasitesine sahip 6 kameralı izleme sistemi ve bulut tabanlı Mobile Center yazılımı sayesinde, tüm araç verilerine ve canlı görüntülere uzaktan erişim sağlanabiliyor. Temassız QR giriş sistemi, GPS tabanlı konum takibi, filo yönetim yazılımı entegrasyonu ve otomatik bakım yönetimi ise operasyonel verimliliği önemli ölçüde artırıyor.

Otokoç Şubeleri, Başarı ve Kıdem Ödülleri’ne Damgasını Vurdu Haber

Otokoç Şubeleri, Başarı ve Kıdem Ödülleri’ne Damgasını Vurdu

Türkiye otomotiv perakendeciliğinin lideri Otokoç, Tofaş tarafından düzenlenen ödül töreninde satış ve satış sonrası kategorilerinde zirveye yerleşirken, yarım asrı deviren şubeleriyle de "kıdem" gururunu yaşadı. Ödül programı kapsamında Otokoç İstanbul Zincirlikuyu "Fiat Toplam Satış Birincisi" olurken, Otokoç İzmir "Servis Net Ciro Birincisi", Otokoç İstanbul İstinye "Jeep Toplam Satış Birincisi" ve Otokoç Bursa "D Grubu Perakende Satış Birincisi" ödüllerine layık görüldü. Sürdürülebilir Başarı ve Operasyonel Mükemmeliyet Şubelerin elde ettiği dereceler, tesadüfi olmayan birer istikrar tablosu çizdi. Otokoç İstanbul Zincirlikuyu Şubesi; bünyesindeki 7 markanın yarattığı sinerji ve paralelinde sağladığı yüksek müşteri memnuniyeti ile "Fiat Toplam Satış Birinciliği" ünvanını 20 yılı aşkın bir süredir koruyarak büyük bir başarıya imza attı. Aynı şekilde, 2022 yılındaki Satış Sonrası Performans Yönetimi Birinciliği veardından 2024 yılındaki Servis Net Ciro Birinciliği’ni kazanan Otokoç İzmir,2025 yılında da zirveyi bırakmadı. Bu istikrarlı liderlik, operasyonel mükemmeliyet kültürünün ve sektörde referans noktası olma vizyonunun bir yansıması olarak değerlendirildi. Son dört yılda üçüncü kez birincilik elde ederek disiplinli iş yapış modelini kanıtlayan Otokoç Bursa ise 2022 ve 2024 yıllarındaki grup birinciliklerini 2025 yılında "D Grubu Perakende Satış Birinciliği" ile taçlandırdı. Yarım Asırlık İstikrar Performans ödüllerinin yanı sıra şirketin köklü geçmişini simgeleyen kıdem ödülleri de törenin odak noktası oldu. İzmir, İstanbul Zincirlikuyu, Eskişehir, Adana ve Antalya şubeleri 55. Yıl Kıdem Ödülü alarak yarım asrı aşkın istikrarlarını taçlandırırken, Ankara Yenimahalle şubesi 35. Yıl Kıdem Ödülü’nün sahibi oldu. Otokoç Otomotiv Şirket Lideri İnan Ekici, elde edilen bu başarılara dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Otokoç Otomotiv olarak, 100 yıla yaklaşan tecrübemizle Türkiye’nin dört bir yanında iz bırakmaya devam ediyoruz. Köklü temellere dayanan şirketimizi geleceğe taşımak için beraber değer üretmeye devam ediyoruz. Hem 55 ve 35 yıllık kıdem ödülleri hem de Tofaş başarı ödülleri; emeğin, azmin ve güçlü bir ekip ruhunun eseridir. Aldığımız her ödül, müşterilerimize sunduğumuz üstün hizmet kalitesinin ve Otokoç Otomotiv’in ulaştığı güçlü konumun birer yapı taşıdır. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor, başarılarımızın artarak devam etmesini diliyorum.”

Kâmil Koç’un Operasyon Gücü, Ufkunuzu Genişletiyor Haber

Kâmil Koç’un Operasyon Gücü, Ufkunuzu Genişletiyor

BİRİKİMİMİ, YATIRIMA ÇEVİRMEK İÇİN DOĞRU BİR ADIM ATTIM Karadeniz Ereğli doğumluyum. Uzun yıllar Ereğli’de yaşadım. Üniversite eğitimimle birlikte İstanbul’a geçtim. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Yaklaşık 25 yıldır doktorum. Mesleğim benim için sadece bir iş değil; disiplin, emek ve sorumluluk demek. Şirket tarafına gelirsek; Otobüsçülük bende bir heves değil, aslında bir aidiyet oldu çünkü ailemde bu iş var. Babam otobüsçüydü, kardeşlerim otobüsçüydü. Ben de bu bilgi birikimini değerlendirerek bu alana yatırım yapmak istedim. Yatırım dediğiniz şey sadece parayla ilgili değil; takip etmek, doğru planlamak, riski yönetmek, devamlılığı sağlamak… Ben de bu bakışla bu sektöre girdim. Kardeşlerim yanımda, benimle birlikteler; her zaman destek oluyorlar. Yani ben sahada yalnız değilim ama kararlarımı, hedefimi ve çizgimi her zaman net tutarım. KÂMİL KOÇ İLE KİMYAMIZ TUTTU VE GÜÇLÜ BİR BİRLİKTELİK KURDUK Otobüsçülükte geçmişimiz var. Daha önce de bireysel otobüs yatırımcılığı yaptık. Bize saha tecrübesi kazandıran, işi içeriden öğreten süreçlerdi. Sonrasında şartlar ve hedefler aynı noktada buluşunca Kâmil Koç’la güçlü bir birliktelik kurduk. Bugün geldiğimiz noktada Zonguldak ve Düzce’de işletmeci olarak sorumluluk alıyoruz. Bu da benim için önemli çünkü bir kadın olarak “işletmecilik” tarafını üstlenmek, sadece yatırım yapmak değil; sistemi kurmak, düzeni oturtmak, kaliteyi korumak demek. Kâmil Koç’la yol arkadaşlığımızın başlaması aslında bir süreç sonucu gerçekleşti diyebilirim. Birkaç kez görüşmenin ardından durumu 7-8 ay enine boyuna düşündük. Bu süreçte kafamızda olgunlaşan fikirlerle yeniden görüşmelere başladık ve 2 ay içinde değerlendirmelerimizi tamamlayıp, önce 1–2 aracı sisteme yazdık, çalışmaya başladık. Sonra baktık ki kimyamız tutuyor. Kâmil Koç zaten Türkiye’nin en büyük firması; bunu anlatmaya gerek bile yok. Hem sektörün içindeki bir paydaş olarak gördüklerimiz hem de geçmişte kısa süreli de olsa Kamil Koç ile yaptığımız birliktelik neticesinde daha güçlü şekilde yeniden başlamanın doğru olacağına inandık. İlk etapta 10 araçla başladık; Ereğli–Zonguldak projesi olarak yola çıktık. PLANSIZ DEĞİL, SAĞLAM ADIMLARLA İLERLİYORUZ Bu birliktelik çok hızlı büyüdü çünkü iki tarafta da enerji vardı. Biz Kâmil Koç’tan memnunuz, Kâmil Koç da bizden memnun. Bu kadar net. Daha sonra Kamil Koç yetkilileriyle birlikte Düzce projesini de yürüttük ve Düzce bölgesini de aldık. Şu an Düzce yazıhanesi, Ereğli yazıhanesi aktif. Bu ay sonunda açacağımız yeni yazıhanelerle de operasyonumuzu daha da büyüteceğiz. Araç sayımızı 16’ya çıkardık, 4 araç daha geliyor. 20 araçla Zonguldak hattından çıkan sıraların tamamını yapacak güce geliyoruz. Ben bu büyümeyi “gümbür gümbür” diye tarif ederim; çünkü plansız değil, sağlam adımlarla ilerliyoruz. 100 YILI DEVİRMİŞ KAÇ TANE FİRMA VAR Kİ! Kâmil Koç benim için ne ifade ediyor diye sorarsanız… Kâmil Koç 100. yılında gerçekten bir çınar. Cumhuriyetten sonra 100 yılı devirmiş ya da 100 yılı görmüş firma sayısı iki elin parmaklarını geçmez diye düşünüyorum. Kâmil Koç, rahmetli Kâmil Koç’tan bu yana Türkiye’de iz bırakmış, adını altın harflerle yazdırmış bir marka. Bayrak el değiştirdi ama hala ilk günkü gibi çok güçlü bir şekilde taşınıyor. FlixBus gibi küresel bir güçle birlikte bu bayrağın zirvede kalmaya devam edeceğine inanıyorum. Ben Kâmil Koç’a “bir yuva” gibi bakıyorum. Ailemi, çocuklarımı emanet edebileceğim; bir yerden bir yere giderken kendimi emanet edebileceğim bir yapı. Aynı zamanda değişik şehirlerin lezzetini, tadını görerek izlediğimiz bir yol arkadaşımız… Bu cümleyi özellikle seviyorum çünkü biz bu işte sadece araç çalıştırmıyoruz; insanları, hayatları, hikâyeleri taşıyoruz. OPERASYONUN HER NOKTASINA “KADIN ELİ” DEĞMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM Yazıhane tarafında da ben olaya biraz “kadın gözüyle” bakıyorum. Bizim yazıhanelerimizde önceliğimiz temizlik ve güler yüz. Bunlar her yerde söylenir ama ben bunu “politikamız” olarak görüyorum; esnetilemez, suistimal edilemez. Ayrıca bu bakış açısı doğrultusunda kadın çalışan istihdam etmeye de özellikle özen gösteriyoruz. Bilet satış görevlilerinde, yazıhane tarafında kısacası işimizin her noktasında kadın eli olsun istiyorum. Bu bölgede farklı bir tarz yaratmak hedefimiz. Bunun dışında araç sayımızla ve güzergâhlarımızla da sahada fark yaratıyoruz. Kadın çalışan ağırlığı konusunda da net bir hedefim var. Bu açıdan da Kamil Koç’un hedefleri ile ciddi bir uyum yakalıyoruz. Çünkü Kamil Koç sektörde kadın istihdamını desteklemek başta olmak üzere yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile yolcu deneyimine bakış açısı ile hemen hemen her noktada kadınları desteklemeyi görev edinmiş bir şirket. Özellikle erkek egemen olan kara yolu yolcu taşımacılığı sektöründe bu konuda da liderliği göğüsleyen bir şirket ile birlikte çalışmak benim için çok önemli. Biz de Kamil Koç’tan aldığımız ilhamla kadın hostes istihdamımızı arttırdık. Şu an dört hostesimiz kadın. Bir kadın otobüs şoförümüz var, ikincisi de yolda geliyor. Ben minimum beş kadın şoför olmasını istiyorum. Hostes kadromuzun da en az yüzde 50’sinin kadın olmasını hedefliyorum çünkü kadın eli bazı yerlerde hizmetin tonunu değiştiriyor; daha düzenli, daha nazik, daha özenli bir yaklaşım geliyor. ÖDEMELERDE “BİR KURUŞ” BİLE SAPMIYOR Ödeme tarafında şunu çok net söyleyebilirim: Kâmil Koç’ta ödeme problemi diye bir şey asla söz konusu değildir. Zaten Kâmil Koç bu konuda çok farklı bir firma. Kuruş sapmayan, 0.01’i bile hakkaniyetle hesap eden bir sistem var. Taahhüt edilen günlerde ödemelerimiz düzenli şekilde gelir. Biz de zaten bu düzen sayesinde kaliteli hizmet verebiliyoruz. Sonuçta para kazanmalıyız ki kaliteyi sürdürebilelim. Kalite bir gün olur, iki gün olur; asıl mesele bunu sürekli hale getirmek. Kâmil Koç’un sistemi bunu mümkün kılıyor. GÜNDE 20’Yİ AŞKIN SEFER DÜZENLİYORUZ Sefer tarafında da oldukça hareketliyiz. Zonguldak’tan Antalya var, karşılıklı gidip geliyor. Zonguldak–Marmaris, Zonguldak–Fethiye var. Zonguldak’tan yedi tane İstanbul seferimiz var. Zonguldak–Bodrum, Zonguldak–Kayseri, Zonguldak–Hatay var. Ereğli’den Ankara seferlerimiz var. Günde ortalama 23, bazen 24 sefer çıkışı yapıyoruz. Bu yoğunluk, doğru yönetilmezse zorlar; doğru yönetilirse büyütür. Biz de doğru yönetmeye çalışıyoruz. BÖLGE MÜDÜRLERİMİZLE KESİNTİSİZ İRTİBAT HALİNDEYİZ Yönetim kademesiyle iletişime gelince… Kâmil Koç’un en güzel taraflarından biri bu. Samimiyet ve ilgi gerçekten yüksek. İstanbul Bölge Müdürümüzle günde üç kere konuştuğumuz olur. Ankara’yla haftada bir mutlaka görüşürüz. 15 günde bir farklı vesilelerle bir araya geliriz. Biz aramasak onlar arar. Bazen o kadar arıyorlar ki “Acaba eksik bir şey mi yaptık?” diye kendimizi kontrol ediyoruz ama mesele eksik aramak değil; işi nasıl geliştirebiliriz diye sürekli istişare etmek. Ankara, Antalya, İzmir, İstanbul… Dört bölgeyle çalışıyoruz ve dördünden de güçlü bir enerji alıyoruz. Saatlerimiz, sefer sayılarımız bu yönlendirmelerle artıyor, güncelleniyor. Bu elektriği başka hiçbir yerde yok. Bence bu, Kâmil Koç’un ülkenin her noktasına ulaşan yapısıyla doğru orantılı. “BU SEKTÖRDEN KAÇIN” DİYENLER İNSANLARI YANLIŞ YÖNLENDİRİYOR Ben “Bu sektörden kaçın” denmesine çok karşıyım. İnsanlar bence yanlış yönlendiriliyor. Bu sektör yaz-kış dengesi olan bir sektör. Bir doktor olarak bunu çok net görüyorum. Mesleğimde de devamlılık önemlidir: hastaya ilgi gösterirsen seni daha sık tercih ederler böylece daha çok hastanın şifa bulmasına vesile olabilirsin. Burada da yolcuya ilgi gösterirsen seni tercih ederler böylece daha çok insanın yol arkadaşı olabilirsin. Devamlılık buradan gelir. Bir bölgede iki sefer açıp bir araçla gidip gelerek yolcuyu mutlu edemezsiniz. Yolcu geldiğinde maksimum iki saatte bir gideceği şehre araç bulmalı. Kâmil Koç’ta bu sistemi görebiliyorsunuz. Bir de Kâmil Koç’ta ufkunuz geniş. Şu an gitmediğimiz bölgeler var ama araç sayımız arttıkça Kâmil Koç’la yeni yollara açılabilirsiniz. Bugün Çorum’a da gitmek isterseniz gidebilirsiniz, Mardin’e de. Bunu birçok firmada yapamazsınız. Yerel firmalarla çalıştığınızda ufkunuz daha sınırlı olur. Kâmil Koç’un en büyük avantajı; her yola, her bölgeye, her çeşit yolcuya ulaşabileceğiniz bir sistem sunması. KÂMİL KOÇ OLARAK TERCİH EDİLEN BİR FİRMAYIZ Şoförlerimiz, hostlarımız, hosteslerimiz, bilet satış görevlilerimiz … Eğer yolcuya kaliteli hizmet sunarsak, yolcu mutlu olursa bizi tercih eder. Biz Kâmil Koç olarak her zaman yolcunun ilk tercihiyiz. Bu devamlılığı korumak da bizim elimizde. Sadece “bagaj taşımak” gibi düşünmemek lazım. Bu sektör lastikçisinden akaryakıtçısına, ikramcısından şoförüne kadar büyük bir ekosistem. Maliyetler arttı, doğru ama kaliteli hizmet verdiğiniz sürece bu sektör bitmez. Sektörün lideri olan Kâmil Koç ve Kâmil Koç gibi düşünen firmalar her zaman var olmaya devam eder.

Antalya’da Şehir İçi Yolcu Servisleri 1 Mart İtibarıyla Kaldırıldı Haber

Antalya’da Şehir İçi Yolcu Servisleri 1 Mart İtibarıyla Kaldırıldı

SERVİS GİDERLERİ ANA MALİYET KALEMLERİNDEN BİRİ Şehir içi yolcu servisleri; yakıt, personel, araç amortismanı, bakım ve sigorta giderleriyle birlikte firmalar için önemli bir operasyon maliyeti oluşturuyor. Özellikle yüksek enflasyon ortamında artan akaryakıt fiyatları, servis araçlarının günlük operasyon maliyetlerini ciddi seviyelere taşıdı. Aylık bazda bakıldığında toplamda 750.000 - 1.000.000 TL arasında bir maliyeti olduğu ve bu maliyetin her ay düzenli bir şekilde arttığı firma yetkilileri tarafından dile getirildi. Sektör temsilcileri, şehir içi servis uygulamasının bilet fiyatlarına doğrudan yansıtılamayan bir maliyet kalemi olduğunu vurgularken bu yükün sürdürülebilirliğinin zorlaştığını ifade ediyor. Antalya özelinde bakıldığında; geniş şehir coğrafyası, turistik bölgelerin merkeze uzaklığı ve dağınık yerleşim yapısı servis maliyetlerini daha da artıran unsurlar arasında gösteriliyor. SEZON ÖNCESİ “KONTROLLÜ TASARRUF” DÖNEMİ Yaz sezonu öncesinde talep artışı beklense de firmalar belirsiz ekonomik koşullar nedeniyle temkinli hareket etmeyi tercih ediyor. 1 Mart itibarıyla şehir içi servislerin kaldırılması kararı; operasyonel maliyetleri düşürme, sezon öncesi finansal dengeyi koruma amacıyla alınmış bir önlem olarak değerlendiriliyor. YOLCUYA YANSIMASI NE OLACAK? Servis hizmetinin kaldırılmasıyla birlikte yolcuların terminal ulaşımını kendi imkanlarıyla sağlaması gerekecek. Bu durum kısa vadede yolcu tarafında ek bir ulaşım maliyeti doğurabilecek ancak sektör temsilcileri, servis maliyetlerinin bilet fiyatlarına yansıtılmaması adına bu adımın zorunlu hale geldiğini belirtiyor. Aksi durumda bilet fiyatlarında daha yüksek oranlı artışların kaçınılmaz olabileceği ifade ediliyor. SEKTÖRDE YENİ BİR DÖNEMİN İŞARETİ Mİ? Antalya’daki uygulamanın, diğer büyük şehirlerde de benzer kararların habercisi olabileceği konuşuluyor. Artan maliyet baskısı, şehirlerarası taşımacılıkta “ek hizmetlerin yeniden yapılandırılması” sürecini hızlandırabilir.

Türkiye’nin Araç Arıza Haritası Belli Oldu Haber

Türkiye’nin Araç Arıza Haritası Belli Oldu

Arıza vakalarının yüzde 25’i üç büyük ilde Verilere göre, Türkiye genelinde araç arızasından kaynaklı toplam 150 binin üzerinde yol yardım hizmeti verildi. Arıza vakalarının en yoğun olduğu şehir İstanbul oldu. İstanbul’da gerçekleşen 36 bin 663 arıza vakası, tek başına toplam vakaların yaklaşık dörtte birini oluşturdu. İstanbul’u sırasıyla Ankara (16.545), İzmir (10.576), Antalya (7.361) ve Bursa (6.016) izledi. Bu tablo, araç sayısının ve günlük kullanım yoğunluğunun yüksek olduğu büyükşehirlerde arıza riskinin de paralel biçimde arttığını ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Tur Assist CEO’su Timur Selçuk Turan, şehir bazlı yoğunluğun yalnızca araç sayısıyla açıklanmayacağını vurgulayarak şunları söyledi: “Büyükşehirlerde araçlar hem daha uzun süre trafikte kalıyor hem de dur-kalk yoğunluğu nedeniyle mekanik ve elektriksel aksamlar daha hızlı yıpranıyor. Özellikle İstanbul gibi metropollerde bu durum, arıza istatistiklerine doğrudan yansıyor.” En büyük pay motor ve elektrik arızalarında Arıza türlerine bakıldığında, motor arızaları açık ara ilk sırada yer aldı. Toplam vakaların yüzde 42,9’u motor kaynaklı sorunlardan oluştu. Bu oran, motor bakımının ihmal edilmesinin ya da araçların yaş ortalamasının yükselmesinin ciddi bir risk faktörü olmaya devam ettiğini gösteriyor. Motor arızalarını yüzde 29,7 ile elektrik sistemi arızaları izledi. Modern araçlarda artan elektronik donanım, konfor ve güvenliği artırırken; elektrik ve sensör kaynaklı problemlerin de daha sık görülmesine neden oluyor. Diğer dikkat çeken arıza türleri ise şu şekilde sıralandı: • Akü arızaları: %9,5 • Yürüyen aksam ve süspansiyon: %6,5 • Aktarma/şanzıman: %4,1 • Fren sistemi: %1,4 Bu dağılım, özellikle akü ve elektrik sistemlerinin mevsim geçişlerinde ve yoğun kullanımda sürücüler için kritik bir zayıf halka olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Akü ve elektrik sorunları mevsimsel riskler taşıyor Diğer yandan Turan, akü ve elektrik arızalarına özel bir parantez açarak “Akü ve elektrik sistemleri, özellikle ani sıcaklık değişimlerinden çok hızlı etkileniyor. Sürücüler çoğu zaman araç çalışana kadar bir sorun olmadığını düşünüyor ancak zayıflayan aküler, yolda kalmanın en yaygın nedenlerinden biri. Basit bir kontrolle önlenebilecek arızalar, ciddi zaman ve maliyet kaybına yol açabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye araç parkının yaşlanması arızaları tetikliyor Uzmanlara göre, Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yüksek olması, motor ve yürüyen aksam arızalarının bu kadar ön planda olmasının temel nedenlerinden biri. Periyodik bakım aralıklarının uzatılması, düşük kaliteli yedek parça kullanımı ve yetkisiz servis müdahaleleri de arıza oranlarını artıran faktörler arasında yer alıyor. Tur Assist verileri, düzenli bakım yaptırılan araçlarda arıza kaynaklı yol yardım ihtiyacının belirgin şekilde düştüğünü gösteriyor. Bu durum hem bireysel sürücüler hem de filo yöneticileri için önleyici bakımın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yol yardım hizmetleri güvenli sürüşün ayrılmaz parçası Artan araç sayısı ve karmaşıklaşan otomotiv teknolojileriyle birlikte, yol yardım hizmetleri artık yalnızca “acil durum” değil, güvenli ve kesintisiz mobilitenin ayrılmaz bir parçası olarak konumlanıyor. 30 yıldır yol yardım ve asistans hizmeti verdiklerini aktaran Turan, önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri şu sözlerle özetledi: “Veri odaklı analizler sayesinde, hangi bölgede hangi arızaların öne çıktığını net biçimde görebiliyoruz. Bu da hem sürücülere önleyici bakım konusunda rehberlik etmemizi hem de yol yardım operasyonlarımızı daha hızlı ve etkin şekilde planlamamızı sağlıyor.” Bakımsızlığın maliyeti arızada katlanarak artıyor Açıklanan veriler, sürücüler için net bir mesaj içeriyor: düzenli bakım, doğru servis tercihi ve basit kontroller; yolda kalma riskini ciddi ölçüde azaltıyor. Türkiye’nin araç arıza haritası hem bireysel kullanıcılar hem de sektör paydaşları için güçlü bir yol gösterici niteliği taşıyor.

Kâmil Koç 2025 Yılı Verilerini Açıkladı: 10 Milyondan Fazla Yolculuk Hikâyesine Ortak Oldu Haber

Kâmil Koç 2025 Yılı Verilerini Açıkladı: 10 Milyondan Fazla Yolculuk Hikâyesine Ortak Oldu

Türkiye’nin köklü seyahat markası Kâmil Koç, 2025 yılına ilişkin verileri açıkladı. 1926 yılında Türkiye’nin ilk seyahat firması olarak çıktığı yolda 100. yılına giren Kâmil Koç; yüksek hizmet kalitesiyle 2025 yılında da eşsiz yolculukların tercih edilen markası oldu. Kamil Koç’un yaptığı seferler dünyanın çevresini 100 kere turladı 1 Ocak–31 Aralık 2025 dönemini kapsayan verilere göre Kâmil Koç’un, yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanına sefer yapanotobüslerinin kat ettiği toplam mesafe, Türkiye’deki kara yolu ağını 57 kez kaplayabilecek, dünyanın çevresini neredeyse 100 kez turlayabilecek ve yaklaşık 10 kez Ay’a ulaşabilecek büyüklüğe karşılık geldi. Aynı otobüsler yan yana dizildiğinde ise Türkiye’nin yüz ölçümünü yaklaşık 12 kez, Avrupa kıtasını bir kez ve Marmara Denizi’ni tam 868 kez kaplayacak bir operasyonel gücü temsil etti. Yılın favori rotası bir kez daha Bursa-İstanbul hattı oldu Kâmil Koç bu yıl da milyonlarca farklı yolculuk hikayesininyazılmasını sağladı. Ancak yılın favori hattı yine değişmedi. İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren Kâmil Koç’un en çok tercih edilen hattı yine Bursa–İstanbul oldu. Bunu Ankara–İstanbul ve Ankara–Kayseri güzergâhları izledi. Bu hatlar, yılın tamamına yayılan düzenli talebin yanı sıra yoğun seyahat dönemlerinde de en yüksek yolcu hareketliliğinin yaşandığı güzergâhlar olarak öne çıktı. Bayram ve sömestr tatillerinde yoğun talep yaşandı Kâmil Koç, uygun bilet fiyatlarıyla bayram ve tatil dönemlerinde de yolcuların tercihi oldu. Firmayı kullanan yolcuların bu dönemdeki güzergâh tercihleri bir önceki yılla benzerlik gösterdi. Ramazan Bayramı süresince Ankara–İstanbul, Bursa–İstanbul ve Ankara–Kayseri hatlarında en fazla yoğunluk yaşanırken; Kurban Bayramı’nda da Bursa–İstanbul (Avrupa), Ankara–İstanbul (Avrupa) ve Ankara–Kayseri güzergâhları yolcuların en çok kullandığı hatlar oldu. Öğrenci hareketliliğinin üst seviyeye çıktığı sömestr tatilinde ise Bursa–İstanbul (Avrupa), Ankara–İstanbul (Avrupa) ve İstanbul Avrupa–İzmir en çok yoğun ilgi gören hatlar arasında yer aldı. Seyahat ağı yeni iş birlikleriyle daha da genişledi 2025 yılı, Kâmil Koç için yalnızca yolcu sayılarıyla değil, operasyonel büyüme ve iş birlikleriyle de öne çıkan bir yıl oldu. Kâmil Koç, bu dönemde global iş ortağı Flix’in de desteğiyle seyahat ağına yeni duraklar eklemeye devam etti. Kahta Petrol iş birliği ile Adıyaman’da, Can Diyarbakır iş birliği ile Diyarbakır’da ve Mersin Seyahat iş birliği ile Mersin’de operasyonlargüçlendirilirken, Kâmil Koç tarihinde ilk kez Iğdır seferlerini başlatarak hizmet ağını en uç noktalara taşıdı. “Nesilden nesile, ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’” Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, şirketin yıl genelindeki performansına ve gelecek dönem hedeflerine ilişkin şunları söyledi: “Türkiye’nin ilk seyahat firması olarak, tam bir asır önce başladığımız yolculuğun 100. yılına yaklaşmanın gururunu yaşıyoruz Geride bıraktığımız yıllar boyunca milyonlarca anıyı ve insanı birbirine bağladık, sektörümüzde sayısız ilke ve yeniliğe imza attık. Bugün geldiğimiz noktada, bu köklü mirası geleceğe taşımanın sorumluluğu ve heyecanı içindeyiz. 2025 yılı, Kâmil Koç için hem operasyonel hem de marka gücü açısından son derece verimli geçti. Müşteri memnuniyetini daha ileri bir seviyeye taşıdığımız bu dönemde, başarımızı The ONE Awards gibi prestijli bir ödülle taçlandırdık. Karayolu Taşımacılığı kategorisinde halk jürisi tarafından üst üste dördüncü kez ‘Yılın İtibarlısı’ seçilmek, yolcularımızın bize duyduğu güvenin en güçlü göstergesi oldu. Türkiye karayolu yolcu taşımacılığının lider markası olarak seyahat ağımızı ülkemizin dört bir yanında ve Avrupa’da yeni duraklarla genişletmeye devam ettik. Bu kapsamda, serhat şehirleri Kars ve Iğdır’a karşılıklı seferlerimizi başlatırken, yine yıl içinde küresel iş ortağımız Flix’in desteğiyle Bulgaristan’ın önemli turizm ve liman kenti Varna’ya direkt otobüs seferlerimizi hayata geçirdik. Avrupa’ya bağlanan hatlarımızı 2026’da daha da artırarak, Kâmil Koç markasını uluslararası arenada daha güçlü bir konuma taşımayı amaçlıyoruz. Büyüttüğümüz seyahat ağımızda, aynı zamanda yolcularımıza zamandan tasarruf sağlamak adına Lüleburgaz–İstanbul arasında ekspres seferlerimizin startını verdik. Ekspres hatlarımıza yeni dönemde İzmir–İstanbul, Sakarya–Bursa ve Eskişehir–İstanbul hatlarını da eklemeyi planlıyoruz. 2025 yılında, ayrıca filomuzu çevreci, modern ve yeni nesil otobüslerle güçlendirdik. Yolcularımıza daha yüksek konfor sunmak amacıyla filomuza 20 adet Mercedes-Benz Türk Tourismo otobüs kattık. Gerçekleştirdiğimiz tüm bu yatırımlar sayesinde 2025 yılında ‘yol arkadaşlığı’ vizyonumuzu bir adım öteye taşıyarak milyonlarca yolculuk hikayesine ortak olduk. Şimdi ise rotamızı, bu köklü mirası taçlandıracağımız 100. gurur yılımıza çeviriyoruz. 2026’da asırlık tecrübemizi Flix’in uluslararası vizyonu ve geniş ekosistemiyle birleştirerek; sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da sektöre değer katan projeler üretmeyi hedefliyoruz. Modern araç filomuz, liyakat sahibi uzman kadromuz ve kullanıcı dostu dijital altyapımızla her yolcumuzun seyahatini konforlu, kaliteli ve ayrıcalıklı bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Kâmil Koç olarak, 2026 yılında ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’ mottosuyla; nesilden nesile aktarılan sarsılmaz güven duygusunu Türkiye’nin her yerine ve Avrupa’nın kalbinde yeni yolculuk hikâyeleriyle yaşatmayı sürdüreceğiz.”

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik Haber

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik

MERDİVENLERİ TEK TEK ÇIKARAK BU NOKTAYA GELDİM 1982 yılında Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde doğdum. Çocukluğumdan itibaren karayolu taşımacılık sektörünün içindeyim. Bu iş bizim için sadece bir meslek değil; baba mesleği, dede mesleği. Eskiden kendi firmamız vardı. İlkokulu bitirdiğim dönemlerden itibaren yaz tatillerinde otogarda bilet keserek işe başladım. Sonra yazıhanede çalıştım, muavinlik yaptım. Bugün işletmeciliğini yaptığım işi gerçekten en dipten, en tabandan başlayarak öğrendim. Merdivenleri tek tek çıkarak bu noktaya geldim. Şu anda Kütahya’da Kâmil Koç işletmeciliğini yürütüyorum. KÜTAHYA’DA UZUN YILLARDIR HİZMET VERİYORUZ İlk şirket ismimiz Tavşanlı Tur’du. Sonra büyüyerek Kütahya Lider adını aldık. Uzun yıllar boyunca Kütahya Lider markasıyla İstanbul, Ankara, Antalya gibi şehirlere seferler düzenledik. Ancak zamanla sektörde yaşanan sıkıntılar, maliyetler ve rekabet bizi küçülmeye zorladı. O süreçte yerel firma olarak elimizden geleni yaptık fakat bazı noktalarda büyük bir markanın gücüne ihtiyaç olduğunu fark ettik. KÂMİL KOÇ’A KATILAN İLK İLÇE İŞLETMECİSİYİZ Kâmil Koç ile aslında bağlantımız yıllardır vardı. Tavşanlı’dan Bursa’ya çok sık sefer yaptığımız için Bursa Bölge Müdürü Aydın Tokatlı ile tanışma fırsatımız oldu. Kendisiyle zaman zaman istişare ederdik. O dönem bize özgüven kazandıran, cesaret veren de odur. Kendi öz malımız olan otobüsleri ve yazıhaneleri Kâmil Koç markasıyla buluşturmaya karar verdik. Kütahya Astur’dan ayrıldık ve Kâmil Koç çatısı altında Hisarcık, Emet, Tavşanlı ve Kütahya’daki tüm yazıhanelerde hizmet vermeye başladık. 2017 yılında Kâmil Koç’a ilk katılan ilçe işletmecisi biz olduk. İlçe yazıhaneleri bize aitti, şehir merkezindeki işletmeciliği ise Kâmil Koç yürütüyordu. Pandemi döneminde Kütahya yazıhanesinin işletmesi de bize devredildi. O günden bu yana tek çatı altında ilerliyoruz. KÂMİL KOÇ’UN KURUMSAL ALTYAPISINI KULLANMAK BİZİM İŞLERİMİZİ KOLAYLAŞTIRIYOR Kurumsal bir yapının altyapısını kullanmak çok büyük konfor. Yerel firma ile çalışırken yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri servis ağının zayıflığıydı. İstanbul’a giden yolcu, “Oğlum şu semte servisiniz yokmuş, kızım gelmek zorunda kaldı” diye şikâyet ederdi. Kurumsal yapı sayesinde bu sorunlar tamamen ortadan kalktı. Ayrıca İnternet sitesi düzgün çalışıyor, yolcu online işlemlerini sorunsuz yapıyor. Çağrı merkezi güçlü, yolcu sorununu direkt çözüyor. Servis ağı çok geniş, özellikle İstanbul’da en dip noktalara bile ulaşabiliyor. Sefer sayıları arttı, artık istediğimiz saatleri ekleyebiliyoruz. Yerel firmanın asla yapamayacağı şeyleri bugün Kâmil Koç çatısında rahatlıkla yapabiliyoruz. HAYALLERİMİZİ KÂMİL KOÇ İLE GERÇEKLEŞTİRDİK Çocukken hep düşünürdüm: “Bizim ilçeden neden sadece Ankara ve İstanbul’a araba kalkıyor? Hiç mi başka şehre direkt sefer olmayacak?” Kâmil Koç’la bu hayali gerçekleştirdik. Bugün Tavşanlı’dan çıkan bir otobüs Van’a kadar gidiyor. 24–25 saatlik direkt sefer yaptık. Bartın’a, Amasra’ya, Rize’ye, Trabzon’a, Samsun’a direkt araç gönderiyoruz. Hatta Tavşanlı’dan Sivas’a bile çalıştık. Van seferi başladığında Van’daki işletmeci bize, “Sizin ilçeden Van’a ne yolcusu çıkar?” diye sormuştu. Sonradan öğrendik ki Tavşanlı’da tamamen Vanlıların yaşadığı bir mahalle varmış. Bu yolcu potansiyelinin farkına ancak çalışınca vardık. Amasra’ya ilk seferleri düzenlediğimizde oranın turistik potansiyelini bizzat gördük. İnsanlar tatil için gerçekten gidiyormuş; yıllardır fark etmemişiz. BURADA ÇALIŞMAK “DENEYİP GÖREBİLME CESARETİ” SAĞLIYOR Kâmil Koç ile çalışmamızın en büyük avantajı: “Deneyip görebilme cesareti.” Ulusal marka olunca “Bu sefer tutar mı, tutmaz mı?” kaygısı olmuyor. Projeyi aklında kuruyorsun, birkaç gün içinde hayata geçirebiliyorsun. Bartın’a ilk seferi yaptığımızda yıllardır o hatta çalışıyormuşuz gibi tuttu. Teknoloji çağında her şey dijital artık. Yolcu telefonundan bilet alıyor, çağrı merkezi her sorunu çözüyor, lastik, akü, ikram gibi giderlerde toplu alım avantajı var. Örneğin, piyasada 1000 TL olan bir lastiği biz Kâmil Koç’un alım gücü sayesinde 850 TL’ye alıyoruz. Aynı marka, aynı ürün. Bu bile tek başına büyük avantaj. İkram maliyetleri bireysel alımda iki katına çıkar ama biz firmadan çok uygun fiyata alıyoruz. Bu yüzden yolcuya gönül rahatlığıyla daha fazla ikram verebiliyoruz. ÖDEMELERİMİZ, AYIN 16’SINA BİLE KALMAZ Paramız hiçbir ay 16’sına kalmaz. Ödemeler her ayın 15’inde, öğleden sonra tıkır tıkır hesabımıza yatar. Bu düzen sayesinde biz de tedarikçilerimize rahatlıkla söz verebiliyoruz. Diğer işletmeci arkadaşlarımız “1 hafta paramızı alamıyoruz, kartla mazot çekiyoruz” gibi sorunlar yaşarken biz bunlarla hiç uğraşmıyoruz. GÜNÜN HER SAATİ İLETİŞİM KURABİLİYORUZ Yönetimle iletişimimiz inanılmaz güçlü. Host biriminden teknik ekibe, çağrı merkezinden bölge müdürüne kadar herkesle istediğimiz saatte iletişim kurabiliyoruz. En üst yönetici Çağatay Kepek’i bile gece 23.00’te arasak telefonumuzu açar. Bölge müdürleriyle günde üç kez konuştuğumuz olur. Güney Marmara Bölge Müdürlüğü bizim için çok kritik. Yeni projelerde 10–15 kez görüşüp saat saat seferleri birlikte planlıyoruz. İş gerçekten birlikte yönetiliyor. BÖLGEMİZDEKİ YOLCU SİRKÜLASYONU ÇOK YÜKSEK Yazın günlük 120–130, kışın ise 90–100 araç geçiyor buradan. Direkt olarak Kütahya’dan İstanbul, Ankara, Eskişehir, Rize, Trabzon, Samsun, İzmir, Bartın, Amasra gibi birçok ile sefer yapıyoruz. Kütahya bir öğrenci ve asker şehri olduğu için 9 ay boyunca yoğun bir yolcu sirkülasyonu var. Plakalarımızın 43 olması güzel bir avantaj. 43 plakalı araçla, Kütahyalı personelle seyahat ediyor. Özellikle küçük ilçelerde bu çok önemli. İnsanlar çocuğunu, annesini tanıdığı güvendiği birine emanet etmek istiyor. Kamil Koç logosu ile tanıdık işletmeci bir araya geldiğinde güven de tam anlamıyla sağlanmış oluyor. OPERASYON YÖNETİMİ NOKTASINDA HIZLI AKSİYON ALABİLİYORUZ. Buradaki en önemli avantajlardan biri de operasyonun çok iyi yönetilmesi. En alt seviyeden en üst seviyeye kadar herkes işin hızlı ve doğru yürümesinin önemini biliyor. Saat planlaması, yolcu profili, aktarma noktaları, hepsi istişareyle belirleniyor. Bugün gece 03.00’te Kütahya’dan İzmir’e ekspres sefer yapıyoruz ve inanılmaz talep görüyor. Çünkü yolcu şunu diyor: “Niye 2 saat daha fazla yolda kalayım? Gecenin ikisinde binip daha erken varırım.” Yolcu artık bilinçli, beklentisi yüksek. Biz de hem hizmet kalitemiz hem kurumsal altyapı hem de doğru planlamayla bu beklentiye tam karşılık veriyoruz.

Gölsu Maden, Zorlu Şantiye Operasyonlarında Renault Trucks K Serisini Kullanıyor Haber

Gölsu Maden, Zorlu Şantiye Operasyonlarında Renault Trucks K Serisini Kullanıyor

2006 yılında kurulan ve Türkiye’nin çeşitli bölgelerinde kamu su yapıları projeleri yürüten Gölsu Maden, şantiye operasyonlarında yüksek performans ve dayanıklılığıyla öne çıkan 4 adet Renault Trucks K 520 8x4 kamyon ile filosunu güçlendirdi. Gölsu Maden, ilk Renault Trucks araçları olan bu kamyonlar ile devam eden projelerindeki zorlu arazi koşullarında verimli ve güvenli taşımacılık hedeflerine güçlü bir katkı sunmayı amaçlıyor. Yeni araçlar, Renault Trucks’ın Adana yetkili bayisi İkikardeş Otomotiv tesislerinde Gölsu Maden Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Kalo’ya İkikardeş Otomotiv Genel Müdür Yardımcısı Yusuf İkikardeş ve Satış Danışmanı Adem Dardağankökü tarafından teslim edildi. İlk Renault Trucks deneyimi, demo sürecinde başladı Ağırlıklı olarak DSİ projeleri kapsamında baraj, gölet gibi su yapıları inşa eden Gölsu Maden, sektördeki kullanıcıların deneyimlerinden faydalanarak Renault Trucks K serisini sahada test etti. Şirket, demo süreci boyunca araçların performansından duyduğu memnuniyet doğrultusunda alım kararı verdi. Gölsu Maden Yönetim Kurulu Başkanı Özkan Kalo, yeni araç yatırımları ile ilgili; “Su yapıları inşaat projelerindeki zorlu şantiye koşullarında yüksek performans, sağlamlık, dayanıklılık ve sürüş konforu bizim için öncelikli. Kısa mesafelerde de olsa zorlu arazilerde ağır yük taşıyan araçlarımızın güvenilir olması gerekiyor. Renault Trucks K serisi, bu beklentileri karşılayarak operasyonlarımızda fark yaratacak” açıklamasında bulunarak ekledi; “Şu anda Yozgat, Kahramanmaraş, Hatay, Antalya ve Bolu’da devam eden projelerimiz bulunuyor. Yeni araçlarımızın Yozgat ve Kahramanmaraş’taki şantiyelerde görev alacak. Operasyonların büyük kısmı, devletin tahsis ettiği ocaklardan ortalama 5-10 kilometrelik kısa ama yüksek tonajlı ve zorlu arazili güzergâhlarda gerçekleşiyor. Bu nedenle dayanıklılık, çekiş gücü ve sağlamlık, araç seçiminde bizler için belirleyici oldu.” "Renault Trucks K Serisi, şantiye uygulamalarında kendini kanıtladı” İkikardeş Otomotiv Genel Müdür Yardımcısı Yusuf İkikardeş ise; “Renault Trucks K 520 kamyonlar, ağır hizmet ve şantiye taşımacılığı için geliştirilen yüksek tork değerine sahip motoru, dayanıklı şasi yapısı ve gelişmiş manevra kabiliyeti ile maden, hafriyat ve inşaat sahalarında güvenle tercih ediliyor. Türkiye’nin dört bir yanında Renault Trucks K serisi kamyonların maden ve şantiye uygulamalarındaki başarısı sektör tarafından da takdir görüyor. Yüksek tonajlı taşımalarda şasinin sağlamlığı, rampalarda zorlanmadan çıkış performansı ve genel dayanıklılığı Gölsu Maden gibi firmalar için hayati önem taşıyor. Renault Trucks K serisi, bu anlamda sınıfında fark yaratan bir model” diye belirtti. Ayrıca Gölsu Maden, Renault Trucks’ın Adana yetkili bayisi İkikardeş Otomotiv üzerinden satış sonrası hizmet desteğini de alacak. Bu destek, operasyonların sürekliliğini sağlama açısından önemli bir avantaj sunacak. Renault Trucks K Serisi: Zor koşullara sağlam çözümler Renault Trucks K 520, özellikle ağır yük taşımacılığı ve şantiye koşulları için tasarlanmış sağlam yapısıyla öne çıkıyor. Gölsu Maden’in bu yatırımı da Renault Trucks’ın kamu projeleri ve ağır inşaat uygulamaları alanında güçlü bir çözüm ortağı olarak konumunu daha da pekiştiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.