Hava Durumu

#Ar-Ge

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı,  MAN Türkiye’nin Ankara Tesisini Ziyaret Edip eCoach ile Test Sürüşü Yaptı Haber

Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı, MAN Türkiye’nin Ankara Tesisini Ziyaret Edip eCoach ile Test Sürüşü Yaptı

MAN Truck & Bus’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olan MAN Türkiye A.Ş., uluslararası düzeyde önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Bärbel Bas ve beraberindeki heyet, MAN’ın Ankara’daki entegre üretim tesislerini ve Ürün Geliştirme Merkezi’ni (PDC) ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı bilgi aldı. Bakanlık temsilcileri, büyükelçilik yetkilileri ile MAN Truck & Bus SE’nin Almanya ile Türkiye’den üst düzey yöneticilerinin katıldığı programda; üretim faaliyetleri, Ar-Ge çalışmaları, çalışanların gelişimine yönelik uygulamalar ve çalışma ortamını destekleyen projeler dahil olmak üzere MAN’ın Ankara’daki faaliyetleri hakkında kapsamlı bilgi verildi. İnsan odaklı üretim ve yetkinlik gelişimi ele alındı Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, MAN Türkiye A.Ş.’nin başarısında önemli bir pay sahibi olan "insan kaynağı" alanındaki çalışmaları ele alındı. Heyete; çalışan güvenliği, mesleki eğitim programları, yetkinlik geliştirme çalışmaları ve kariyer gelişimi başlıklarındaki uygulamalar aktarıldı. Üretim hatlarını yerinde inceleyen Bärbel Bas ve heyet üyeleri, fabrika çalışanları ve yönetim temsilcileriyle bir araya gelerek kurum kültürü, eğitim olanakları ve sanayi iş birlikleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. Ziyaretin önemli başlıklarından bir diğeri ise Avrupa’daki yeşil dönüşüm konusu oldu. Almanya’daki dönüşüm süreci ve elektromobilitenin yaygınlaşması için gerekli koşulların değerlendirildiği toplantıda; Avrupa ticari araç sektörünün rekabet gücünü koruyabilmesi adına kıta genelinde öngörülebilir ve sürdürülebilir politikaların desteklenmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Yeni nesil elektrikli otobüs "eCoach" ile test sürüşü Programın sonunda heyet, Ürün Geliştirme Merkezi’ni (PDC) ziyaret etti. Katılımcılara MAN’ın inovasyon yetkinlikleri ile geleceğin mobilite çözümleri tanıtıldı. Ziyaretin en dikkat çekici anlarından biri, test pistinde gerçekleştirilen tamamen elektrikli yeni eCoach’un sürüş deneyimi oldu. MAN’ın geleceğin toplu taşıma standartlarını belirlemek üzere geliştirdiği tamamen elektrikli yeni eCoach otobüs modeliyle bir test sürüşü gerçekleştirildi. Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Bärbel Bas, test sürüşü sırasında direksiyon başına geçerek yeni nesil eCoach’un sürüş dinamiklerini ve teknolojisini bizzat deneyimledi. MAN Truck & Bus SE adına ziyarette İnsan Kaynaklarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hubert Altschäffl, Otobüs İş Birimi Başkanı Barbaros Oktay, Kurumsal İletişim Direktörü Manuel Hiermeyer ve Kamu İlişkileri Direktörü Christoph Schuler ile MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ve CFO’su Thomas Hakuba hazır bulundu. Ziyaret; uluslararası iş birliğinin, insan kaynağına ve inovasyona yapılan yatırımların yanı sıra sürdürülebilir sanayi anlayışının geleceğe yönelik önemini bir kez daha ortaya koydu.

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu Haber

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (TÜSTED), Bursa’da gerçekleştirilen genel kurulu ile sektördeki temsil gücünü perçinledi. TÜSTED Genel Kurulu’na İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak ’da katıldı. Sektör paydaşlarının yoğun katılım gösterdiği kurulda, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, sektörün yaşadığı zorlu süreçlerden ancak "ortak irade" ile çıkılabileceğinin altını çizdi. "Rekabetten Önce İş Birliği Gerekiyor" Başkan Murat Arslan, yaptığı konuşmada özellikle NVR (Tip Onayı) sürecinde yaşanan üretim duruşlarına ve maliyet artışlarına dikkat çekerek şunları söyledi: "Onlarca yıllık emekle büyütülmüş firmalar, ilk kez gelecek kaygısını bu kadar güçlü hissetti. O günlerin bize öğrettiği en önemli gerçek şuydu: Rekabetten önce iş birliği gerekiyor. Tek başına mücadele dönemi geride kaldı. TÜSTED, bu ihtiyacın bir sonucu olarak doğdu." Sektörün Türkiye ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Arslan, bakanlıklar ve ilgili kamu otoriteleriyle kurulan yapıcı diyaloğun meyvelerini vermeye başladığını ifade etti. "Dünya Standartlarında Bir Hikâye Yazıyorsunuz" Genel Kurulda konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, sektörün yazdığı başarı hikayesini takdirle karşıladıklarını belirterek iş birliği çağrısında bulundu. Konuşmasında TÜSTED üyelerinin Türkiye ekonomisine sunduğu katma değere vurgu yapan İbrahim Burkay şunları ifade etti: "Birçok şirketinizi ziyaret ettim ve gördüm ki; siz gerçekten üst yapıda bir hikâye yazıyorsunuz. Bu hikâye tüm dünya tarafından takdir ediliyor. Türkiye’yi bu alanda ön tarafa çıkartarak büyük bir başarıya imza atıyorsunuz." Dünyadaki ekonomik zorluklara değinen Burkay, "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır" diyerek, sektörün aynı çatı altında toplanmasının sorunların çözümünde anahtar rol oynayacağını belirtti. Başkan Burkay, sektör temsilcilerine BTSO bünyesindeki teknolojik imkanları kullanma çağrısı yaptı: AR-GE ve İnovasyon: Firmaların özellikle kompozit malzemeler ve ileri teknoloji alanındaki AR-GE çalışmaları için BTSO merkezlerini birer üs olarak kullanmaları tavsiye edildi. Baran Çelik: "Türkiye’nin Şampiyon Sektörünün Temsilcilerisiniz" Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Koordinatör Başkanı Baran Çelik, otomotiv sektörünün Türkiye ihracatındaki sarsılmaz liderliğine dikkat çekerek TÜSTED üyelerine seslendi: "Türkiye’nin son 20 yılının 18’inde şampiyon olmuş, ihracatın lider sektörünün temsilcilerisiniz. Otomotiv endüstrisi, 273 milyar dolarlık toplam ülke ihracatının yaklaşık 35,5 milyar dolarını tek başına gerçekleştiriyor. Bu başarının içinde minibüs ve ticari araç üst yapı grubunun 4 milyar dolara yaklaşan payı hayati önem taşıyor. Birçok bağımsız sektörden daha fazla ihracat yapan bu dev yapının Bursa merkezli bir dernekle güç birliği yapması gurur verici." "Açık İletişim Kurum Kültürümüzdür" TSE Bursa Bölge Koordinatörü Burak Turna, ulaşım sistemleri ve lojistik sektörü temsilcilerinin bir araya geldiği organizasyonda katılımcılara hitap etti. Konuşmasında kurumsal şeffaflık ve iş birliği mesajları veren Turna, Bursa’daki bu buluşmanın sektörün geleceği açısından kıymetli olduğunu belirtti. TSE’nin hizmet anlayışında diyaloğun önemine dikkat çeken Burak Turna, "Kurum olarak en büyük önceliğimiz, paydaşlarımızla olabildiğince açık ve net bir iletişim kurmak. Bugün burada, Bursa’da böylesine geniş katılımlı bir organizasyonda yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Belediye Başkanımızın da katılımıyla güçlenen bu birliktelik, ortak hedeflerimize ulaşmada büyük önem taşıyor," dedi. Sektörel Sorumluluk ve İş Birliği Vurgusu İletişim kanallarını her zaman açık tutacaklarını ifade eden Turna, konuşmasına şöyle devam etti: "Bugünden itibaren sektör temsilcilerimizle olan bağlarımızı en güçlü ve nitelikli şekilde korumaya devam edeceğiz. Sektörün sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz ve her türlü görüş alışverişine açık olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Bu büyük ailenin bir araya gelmesi, ortak başarımız için itici bir güç olacaktır." "Ekonomiye Katkı Sağlamaya Hazırız" Süreçlerin yürütülmesinde tüm meslek gruplarının ve paydaşların desteğinin kritik olduğunu hatırlatan Turna, "Elimizden gelen tüm desteği sizlere sunmaya gayret ediyoruz. Temel amacımız, yürütülen tüm çalışmaların ülke ekonomisine katma değer sağlamasıdır. Bu vesileyle organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyor, başarılarımızın devamını diliyorum," diyerek sözlerini noktaladı. Aziz Baş: “Üst yapı noktasında yaşadığımız sorunların TÜSTED Yönetimiyle Çözüleceğine İnanıyoruz” İstanbul Taşımacılar Birliği Derneği Başkanı Aziz Baş ve yönetim kurulu üyeleri, TÜSTED Genel Kurulu’na katılım sağladı. Seçimlerin ardından konuşma yapan Aziz Baş, yeni yönetime başarı dileklerini iletti. TÜSTED Başkanlığı’na seçilen Murat Arslan ve yönetim kurulunu tebrik eden Baş, sektörün önemli sorunlarının çözümü konusunda yeni yönetime güvendiklerini ifade etti. Aziz Baş, özellikle kamera ve panik butonu zorunluluğu konusunda Bakanlık nezdinde yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Hafif ticari araç segmentinde üst yapıya yönelik zorunlulukların sektörü zorladığını ifade eden Baş, özellikle okul taşıtı revizyonlarında son dönemde ciddi sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Aziz Baş, “Birçok kez Bakanlık nezdinde sorunların çözümüne yönelik görüşmelerde bulunduk. Ama sizlerin bu yükü omuzlarımızdan alacağınıza ve Sayın Başkan Murat Arslan liderliğinde çözüme kavuşacağına inanıyoruz. Tüm yönetim kurulumuz adına davetiniz için teşekkür ediyoruz. Yolunuz açık olsun” ifadelerini kullandı. TÜSTED’in Yeni Yönetim Kadrosu Şekillendi Genel kurulun ardından derneğin yeni yönetim ve denetim kurulları da resmiyet kazandı. Sektörün tecrübeli isimlerinden oluşan yeni liste şu şekilde: Yönetim Kurulu (Asil): Murat Arslan, Savaş Keskin, Bahtiyar Yenizağra, Bayram Taşocak, Yusuf Can Aydın, Serhat Akpınarlı, İlker Yıldırım. Yönetim Kurulu (Yedek): Eşref Kurtuluş, Rasim Gür, Gürcan Gültekin, İlhami Bozkuş, Sacit Köken, Mehmet Meydan, Mustafa İmir, Osman Çelik. Denetim Kurulu (Asil): Mesut Erduman, Mustafa Bayrak, Ali Acar. Denetim Kurulu (Yedek): Uğur Sönmezyuva, Meryem Canbaz, Kenan Mutlu. Hedef: Daha Görünür Bir Sektör 70 üye firmaya ulaşan TÜSTED, önümüzdeki dönemde mevzuat süreçlerinde daha aktif rol almayı, teknik çalışma grupları kurmayı ve sektörün ihracat kapasitesini uluslararası arenada daha görünür kılmayı hedefliyor. TÜSTED Genel Kurul’da seçimlerin ardından İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Can Aydın ve Yüksel Dizayn Yönetim Kurulu Üyesi Talat Aydın ile biraraya geldi.

TAİD, 8. Ağır Vasıta Ve Treyler Zirvesi’nde Taşımacılığın Geleceğini Masaya Yatırdı Haber

TAİD, 8. Ağır Vasıta Ve Treyler Zirvesi’nde Taşımacılığın Geleceğini Masaya Yatırdı

TAİD ve TREDER iş birliğiyle düzenlenen 8. Ağır Vasıta ve Treyler Zirvesi, ağır ticari araç, treyler, lojistik ve yan sanayi ekosisteminin önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. “Dijitalleşme ve Otonom Teknolojiler Işığında Treylerin Yeni Yolculuğu” temasıyla gerçekleştirilen zirvede; sektörün dönüşüm süreci, bağlantılı araç teknolojileri, sürdürülebilirlik hedefleri ve geleceğin lojistik modelleri kapsamlı şekilde ele alındı. TAİD (Ağır Ticari Araçlar Derneği) Başkanı Burak Hoşgören zirvenin açılış konuşmasında, ağır ticari araçların veri üreten, öğrenen ve lojistik süreçlerin tamamına değer katan bağlantılı sistemlere dönüşerek sektörün geleceğini şekillendirdiğini vurguladı; “Artık taşımacılık dünyasında yalnızca araçlardan, motorlardan, treylerlerden ya da filolardan bahsetmiyoruz. Birbirine bağlı, veri üreten, öğrenen ve karar süreçlerini etkileyen büyük bir teknolojik ekosistemden söz ediyoruz. Araçlarımız, sadece birer taşıma aracı değil; dijitalleşen, bağlantılı ve akıllı bir ekosistemin aktif üyeleri haline geliyor.” Burak Hoşgören, ağır ticari araç sektöründeki dönüşümün merkezinde otonom sürüş teknolojileri ile bağlantılı araç sistemlerinin yer aldığını belirtti. Ağır ticari araç dünyasında elde edilen her verimlilik artışının yalnızca araç performansını değil, tüm lojistik zincirinin hızını, güvenliğini ve maliyet yapısını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Hoşgören; “Uzun yıllar otonomiyi geleceğin konusu olarak değerlendirdik. Ancak bugün çok net görüyoruz ki otonomi artık uzak bir gelecek senaryosu değil; bugünün ve yakın geleceğin en kritik ihtiyaçlarından biri. Bununla birlikte, bağlantılı araç teknolojileri ve büyük veri yönetimi sayesinde sektörümüzde adeta yeni bir dönem başladı. Bugün filolarımızdaki araçlardan elde ettiğimiz veriler sayesinde, arızaları gerçekleşmeden öngörebiliyor, uzaktan müdahale edebiliyor ve operasyonel kesintileri minimuma indirebiliyoruz. Önümüzdeki dönemde otonom araç mevzuatları, akıllı yol altyapıları, veri güvenliği, bağlantılı araç standartları ve yeni nesil lojistik modelleri sektörümüzün ortak gündeminde yer alacak. Rekabetin kuralları değişiyor. Geleceği; teknolojiyi doğru okuyan, veriyi doğru kullanan, birlikte hareket edebilen ve dönüşüme bugünden hazır olanlar şekillendirecek. Bu nedenle sektörün tüm paydaşlarının hem insan hem de teknoloji yatırımlarına odaklanması büyük önem taşıyor” açıklamasında bulundu. Bu yıl sekizincisi düzenlenen zirvede TAİD tarafından gerçekleştirilen “Değişen Taşımacılık Ekosistemi ve Ortak Gelecek” başlıklı panelde ise sektörün elektrifikasyon, bağlantılı araç teknolojileri, otonom sürüş, sürdürülebilirlik ve yeni regülasyonların sektöre etkileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Artan maliyetler, altyapı eksiklikleri ve uyumlanması gereken yeni regülasyonlar sektörün öncelikli gündem maddeleri olarak öne çıktı. TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Taş moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; TAİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İffet Türken, TAİD Yönetim Kurulu Üyeleri Semih Pala ve Kıvanç Kızılkaya ile Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer konuşmacı olarak yer aldı. Panelde sektörün dönüşüm sürecindeki temel başlıklar ile taşımacılık ekosisteminin ortak geleceği ve sürdürülebilirlik hedefleri değerlendirildi. "Lojistiğin ve ihracatın omurgası karayolu taşımacılığı" Panelin açılışında Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine de dikkat çeken Kerem Taş, otomotiv ihracatının 2025 yılında %12 artışla 41,5 milyar dolar seviyesine ulaştığını hatırlattı. Taş, “Lojistik pazarı küresel ölçekte 11,5 trilyon doları aşarak toplam ticaret hacminin üçte birini oluşturur hale geldi. Türkiye’de ise 100 milyar doların üzerine çıkan bu pazarın %58’lik kısmı, ihracatımızda da olduğu gibi karayolları ile gerçekleştiriliyor. Sektör küresel ticaretin omurgası konumunda ancak yüksek karbon emisyonu ve enerji tüketimi gibi sürdürülebilirlik zorluklarıyla da karşı karşıya” ifadelerini kullandı. “Dönüşümün merkezinde bağlantılı araçlar yer alıyor” Ağır ticari araçlardaki teknolojik dönüşümü değerlendiren TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Kızılkaya, ağır ticari araç sektöründe aynı anda elektrifikasyon, otonom sürüş ve bağlantılı araç teknolojilerinin geliştirildiğine dikkat çekti. Kızılkaya, “Bu üç teknolojiyi aynı anda hayata geçirmek kolay değil, bir önceliklendirme gerektiriyor. Şu an Avrupa ve Türkiye dahil tüm dünyada üreticiler önceliği 'bağlantılı araçlara vermiş durumda” diye belirtti. Kızılkaya, araçların birbiriyle haberleştiği ve verilerin anlık işlendiği yeni dönemin hız kazandığını söyledi. Otonom sürüş uygulamalarının ise maden ve liman gibi kontrollü alanlarda test edilmeye devam ettiğini aktardı. "Artık sadece mekanik değil, yaşayan araçlar üretiyoruz" Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer ise değişen ekosistemin tasarım ve mühendislik süreçlerinde yarattığı devrime değindi. Araçların artık sadece mekanik bir ürün olmaktan çıktığını belirten Biçer, veri, yazılım ve enerji yönetiminin araç tasarımının merkezine yerleştiğini ifade etti; “Enerjiyi, veriyi ve yazılımı birlikte konumlandırdığımız sistemler geliştiriyoruz. İçten yanmalı motorlara göre dizayn edilen şaselerde artık bataryaları nereye konumlandıracağımızı, ölçek ekonomisinden sapmadan modüler sistemleri nasıl kuracağımızı planlıyoruz. Araçlar teslim edildiğinde işimiz bitmiyor; veri üreten, uzaktan teşhis ve öngörücü bakım ile güncellenen 'yaşayan ürünler' tasarlıyoruz. Öte yandan artık müşteri taleplerinden ziyade regülasyonlar tasarımı şekillendiriyor.” Avrupa’nın sıfır emisyon hedefinde altyapı vurgusu TAİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İffet Türken ise Avrupa’nın sıfır emisyon hedeflerine ulaşabilmesi için altyapı ve teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Şarj altyapısındaki eksiklikler, ülkeler arası uyumsuz regülasyonlar ve araç boyut-kütle standartlarına ilişkin belirsizliklerin sektörün önündeki temel engeller olduğunu ifade eden Türken, dönüşümün ancak ortak altyapı, teşvik ve regülasyon politikalarıyla mümkün olacağını söyledi; “Avrupa, teknoloji ve mühendislik anlamında hazır. Sıfır emisyon araçları kullananlar yakıt tasarrufundan ve operasyonel verimlilikten memnun. Ancak Avrupa'da ülkeler arası bu dönüşümü sağlayacak altyapı, teşvik ve uyumluluk eksik. Şarj istasyonları yetersiz, teşvikler belirsiz. Kütle ve boyutlar konusundaki direktifler, örneğin Almanya gibi altyapısı 40 tonun üzerine izin vermeyen ülkelerin itirazları nedeniyle hala sonuçlanamadı. Treyler tarafında hafiflik ve aerodinamik tasarımlarla ciddi bir dönüşüm var ancak araçları ülkeler arası geçiremediğinizde ve ortak bir tabanınız olmadığında sorun yaşıyorsunuz. Bu dönüşüm; altyapı, teşvik ve regülasyonların koordinasyonuyla mümkün olacaktır.” “Türk sanayisinin ikinci başarı hikâyesi lojistik koridorlarıyla yazılacak" TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Semih Pala ise Türk ağır vasıta ve treyler sektörünün yıllardır sanayi tutkusu ve devlet destekleriyle büyüdüğünü belirtti. Semih Pala,"Türkiye kalkınacaksa bunun yolu belliydi: Türk çeliğini alıp bir çekiciye, bir treylere dönüştürme sanatı.Bu mükemmel çelik, aynı zamanda çelikten bir irade gerektiriyordu. 60'ların, 70'lerin, 80'lerin ustalarından aldığımız bu sanayi tutkusu, işimizin en büyük motivasyon kaynağı oldu." şeklinde dile getirdi. Üretimdeki bu tutkunun, ihracat pazarlarında devletin sunduğu imkanlarla desteklendiğinin altını çizen Pala, büyükelçiliklerin ve ticari ataşelerin sektörün yurt dışı açılımlarında kritik bir rol oynadığını belirtti: "Yeni pazarlar araştırırken ticari ataşelerimiz ve büyükelçiliklerimiz en büyük destekçimiz oldu. Bununla birlikte Eximbank'ın sunduğu programlar, bu yeni pazarlardaki başarımızı hızlandırdı. O köklü sanayi tutkusu ile devletin bu programlı desteği birleştiğinde, Türk çeliğini katma değerli bir yatırım malı haline getirip tüm dünyaya sunabildik. Bu başarı öykümüzün birinci perdesiydi; lojistik koridorlarıyla şekillenecek ikinci perde ise henüz yeni başlıyor." “Yeni dönemde insan kaynağı dönüşecek” Kıvanç Kızılkaya, otonom teknolojilerle birlikte sektördeki insan kaynağının yaşayacağı dönüşüme dikkat çekti. Otonom teknolojilerin sürücüsüz bir taşımacılık anlamına gelmediğini belirten Kızılkaya; "Nakliye sektörü sürücüsüz kalmayacak, sürücü profili değişecek. Sadece aracı kullanan sürücüler yerine; tüm ekosistemi, elektrifikasyon süreçlerini ve veriyi uçtan uca yönetebilen, yeni nesil teknolojilere adapte olmuş bir insan kaynağı ortaya çıkacak. Nakliye sektörünü bu yeni jenerasyon için daha cazip hale getirmeliyiz." ifadelerini kullandı. "Mekanik dönem bitti, çevik Ar-Ge ve yazılım dönemi başladı" Sektördeki baş döndürücü teknolojik hızın Ar-Ge departmanlarını da kabuk değiştirmeye zorladığını vurgulayan Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer, geleneksel metotların artık yetersiz kaldığını belirtti. Avrupalı ve Uzak Doğulu rakiplerle rekabet edebilmek için "hızlı yanılıp, hızlı öğrenen" (fail fast, learn fast) çevik Ar-Ge yapılarına ihtiyaç duyulduğuna değinen Biçer, şunları kaydetti: "Artık sadece şasiyi veya üstyapıyı tasarlayan ayrı gruplar yerine; yazılımı, veriyi ve siber güvenliği birlikte düşünen ortak çalışma gruplarına ihtiyacımız var. Araçlar sahada sürekli veri üretiyor. Bu nedenle Ar-Ge kadrolarımızda yazılım mühendislerinin ve veri bilimcilerinin sayısı artmak zorunda. İnovasyonu yakalamak için Ar-Ge’yi kapalı ortamlardan çıkarıp sahaya indirmeli ve üniversite-sanayi iş birlikleriyle ekosistemi genişletmeliyiz." Başarı öyküsünün ikinci perdesi: demiryolları ve lojistik koridorlar Türk sanayicisinin tutkusu ve devletin stratejik destekleriyle otomotiv ile treyler sektöründe büyük bir başarı hikayesi yazıldığını hatırlatan TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Semih Pala, bu başarının "ikinci perdesinin" lojistik altyapıdaki devrimle yazılacağını belirtti. Türkiye'deki Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) sayısının 400'e ulaştığına dikkat çeken Pala, "Artık OSB'lerin demiryollarıyla limanlara bağlanması devletimizin resmi programına girmiş durumda. Tren yolu bağlantıları arttıkça lojistik küçülmeyecek, tam aksine zenginleşecek. Hicaz Demiryolu, Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi projeler, Türkiye'nin kombine taşımacılık kapasitesini en üst seviyeye çıkaracak. Geçmişteki tutkumuzu koruyarak bu koridor mantığını iyi yönettiğimizde hem yerel üretimi hem de lojistik hacmimizi çarpan etkisiyle büyüteceğiz" şeklinde konuştu. “Sınırda karbon düzenlemeleri sektörü yeniden şekillendirecek” Avrupa Birliği standartlarının ve sürdürülebilirlik regülasyonlarının sektöre etkilerini değerlendiren TAİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İffet Türken, Türkiye'nin bu küresel dönüşümün dışında kalamayacağının altını çizdi. Yakın gelecekte uygulanacak "Sınırda Karbon Vergisi"ne dikkat çeken Türken, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: "Dijitalleşme, otonom teknolojiler ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak sadece teknolojik bir mesele değildir. Emisyonların düşürülmesi, verimlilik ve güvenlik adına 'çekici' ve 'treylerin' uyumlu bir şekilde, bir bütün olarak hareket etmesi gerekiyor. Bu dönüşüm kendiliğinden gerçekleşmeyecek; ortak vizyon, koordinasyon ve geniş paydaş katılımıyla Türkiye, bu ekosistemin merkezinde yer alacaktır."

Michelin, Almanya’daki Tire Technology Expo 2026’da Dört Büyük Ödül Kazandı Haber

Michelin, Almanya’daki Tire Technology Expo 2026’da Dört Büyük Ödül Kazandı

Michelin Grubu İcra Komitesi Ar-Ge Başkan Yardımcısı, Philippe Jacquin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Tire Technology Expo’da dört ödül kazanmak, ekiplerimizin kolektif gücünün ve inovasyonlarımızın bilimsel, teknolojik ve çevresel derinliğinin güçlü bir göstergesi. Ay’dan yola uzanan bu yolculukta, polimer kompozitler konusundaki derin bilgi birikimimiz sayesinde sınırları zorlamaya, yeni deneyimler yaratmaya, araştırmaları gerçek hayata taşımaya ve yeni nesil malzemelerin gelişimini hızlandırmaya devam ediyoruz. Bu ödüller yalnızca teknik ilerlemelerimizi değil, Michelin’de her gün hayatı iyileştirmek ve bugün ve gelecek nesiller için mobiliteyi ileri taşımak için çalışan tüm ekiplerimizin kararlılığını da onurlandırıyor.” MİLAW – Yılın Konsepti: Michelin’in teknolojik ufkunu Ay yüzeyine taşıyor Michelin’in Ay yüzeyi için geliştirdiği havasız lastiği (Michelin Lunar Airless Wheel - MiLAW), çığır açan teknolojisiyle “Yılın Konsepti” ödülüne layık görüldü. Gelecekteki Artemis Ay görevlerinde kullanılacak keşif araçları için geliştirilen bu havasız çözüm, Michelin’in 20 yılı aşkın süredir yürüttüğü hava basınçsız yapılar, yüksek teknolojili polimerler ve üç boyutlu baskı gibi gelişmiş üretim süreçlerine dayanan araştırmaların sonucudur. MiLAW; radyasyon, son derece aşındırıcı arazi koşulları ve -240°C ile +100°C arasında değişen sıcaklıklar gibi ekstrem koşullara dayanmak zorunda. Aynı zamanda Ay yüzeyinde güvenli çekiş ve uzun ömürlü performans sunması gerekiyor. Bu özellikler, Michelin’in ileri seviye test yöntemlerini ve dijital simülasyon yetkinliklerini önemli ölçüde ilerletmesi sayesinde geliştirildi. Bu inovasyon yalnızca uzayla sınırlı değil. MiLAW sayesinde elde edilen bilgi birikimi, dayanıklılık ve uzun ömürlü performansın kritik olduğu Dünya’daki zorlu kullanım alanlarına yönelik olarak Michelin’in gelecekteki çözümlerine de doğrudan katkı sağlıyor. MICHELIN Primacy 5 Energy - Yılın Lastiği: Üç farklı kategoride A derecesine sahip, uzun ömürlü yaz lastiği MICHELIN Primacy 5 Energy, Tire Technology Expo’da “Yılın Lastiği” ödülünün sahibi oldu. Lansmanından önce yaklaşık 20 büyük küresel otomotiv markası tarafından tercih edilen bu yaz lastiği, hâlihazırda geliştirme aşamasında olan 50’den fazla yeni modelde kullanılmak üzere seçildi. Islak zeminde yol tutuş, enerji verimliliği ve gürültü seviyesi kategorilerinde AB etiketlemesinde A derecesine sahip olan MICHELIN Primacy 5 Energy, aynı zamanda kendi kategorisinde en uzun ömürlü lastik konumunda bulunuyor(1). Artan güvenlik beklentileri, elektrikli araçlara uyumluluk, düşük emisyon hedefleri, enerji verimliliği ve sürdürülebilir malzeme kullanımı gibi kriterlerin ön plana çıktığı bir dönemde, MICHELIN Primacy 5 Energy bu ihtiyaçların tamamına güçlü bir yanıt veriyor. BioButterfly - Yılın Çevresel Başarısı (Endüstriyel Katkı): Biyobazlı bütadien ve elastomer üretimi Michelin, IFP Energies Nouvelles ve Axens liderliğinde, Fransa Çevre ve Enerji Yönetim Ajansı’nın (French Agency for the Environment and Energy Management - ADEME) desteğiyle yürütülen BioButterfly programı, “Yılın Çevresel Başarısı - Endüstriyel Katkı” ödülünü kazandı. 12 yılı aşkın araştırma süreci ve 80 milyon avroyu aşan yatırımın ardından, Michelin’in Bassens tesisinde 2023 yılında devreye alınan endüstriyel pilot tesis, biyobazlı etanolden biyobazlı bütadien üretimini başarıyla tamamladı. Bu süreçle üretilen ilk elastomerler, lastiklerde kullanım için gerekli tüm teknik gereklilikleri karşılarken, fosil bazlı bütadiene kıyasla karbon ayak izini önemli ölçüde düşürüyor. BioButterfly, biyobazlı elastomer endüstrisinin gelişimi ve lastik değer zincirinin tamamında karbon etkisinin azaltılması açısından kritik bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor. Pascal Prost, Tire Tech 2026 Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nün sahibi oldu Michelin'de 35 yıl boyunca özveriyle hizmet veren ve halihazırda Lastik Teknolojilerinde Kıdemli Uzman görevini yürüten Pascal Prost, Tire Tech 2026 Yaşam Boyu Başarı Ödülü'ne layık görüldü. Kariyeri boyunca, özellikle lastik performans gereksinimlerinin sıklıkla çelişkili olduğu durumlarda bile tüm teknik zorlukların üstesinden büyük bir başarıyla gelen Prost, Michelin Grubu’nda çok sayıda ekiple birlikte çalışmasının yanı sıra üniversiteler ve araç üreticileriyle de yakın iş birlikleri yürüttü. İki tekerlekli ve binek araç lastikleri alanındaki teknik kariyeri (özellikle düşük yuvarlanma direncine sahip lastikler ve eko-tasarım çalışmaları) Michelin’in inovasyon yaklaşımını ve sürdürülebilir mobilite hedeflerini net şekilde yansıtıyor. Bu ödül, yalnızca bireysel bir kariyer başarısını değil, Michelin Grubu’nun tamamında ortaya konan kolektif mükemmeliyeti de temsil ediyor. Araştırmadan ürün inovasyonuna, çevresel etki azaltımından olağanüstü kariyerlerin takdirine uzanan bu dört ödül, Michelin’in derin uzmanlığı ve çok yönlülüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu başarı aynı zamanda güçlü bir mesaj da veriyor: Michelin, Dünya’da ve ötesinde, daha güvenli, daha yüksek performanslı ve daha sürdürülebilir bir mobilite için inovasyona hız kesmeden devam ediyor.

Mercedes-Benz Otobüsleri Zorlu Kış Testini Tamamladı Haber

Mercedes-Benz Otobüsleri Zorlu Kış Testini Tamamladı

Mercedes-Benz Türk, Türkiye’de yürütülen kapsamlı uzun yol testleriyle dünyadaki tüm Mercedes-Benz ve Setra markalı otobüslerin yol testi onayı veren “Tek Merkez” olma unvanı ile global ağdaki gücünü daha da pekiştiriyor. Gerçek yol, gerçek iklim ve gerçek kullanım senaryolarında yapılan yol testlerinde elde edilen verilerle, seri üretim öncesinde araçların dayanım ve fonksiyon performansının en üst seviyeye taşınması hedefleniyor. Gerçek Kullanım Senaryoları Otobüs test bölümü AR-GE ekipleri tarafından planlanan test rotaları, eksi 30 dereceden artı 45 dereceye uzanan sıcaklık aralığında ve deniz seviyesinden 2.400 metre irtifaya kadar değişen yüksekliklerde gerçekleştiriliyor. Kış testleri Erzurum bölgesinde gerçekleştirilirken, yaz testleri ise Adana–Mersin ve İzmir bölgesinde yürütülüyor. Böylece araçların dünya genelinde karşılaşabileceği tüm iklim ve kullanım şartları Türkiye’de simüle edilebiliyor. 300.000 km yol testi Geçtiğimiz yıl Daimler Buses tarafından Busworld fuarında tanıtılan eIntouro Türkiye’deki zorlu kış testlerinden başarıyla geçti. 45 bin kilometre yol testini geride bırakan araçta farklı yol tiplerinin birleştiği etap kombinasyonlarında gerçekleştirilen sürüşlerde aracın tüm sistem ve komponentleri test edildi. Mercedes-Benz Türk otobüs AR-GE test birimi 2026 yılında gerçekleştirdiği kış testlerinde 11 farklı araç ile 300 bin kilometre yol testi gerçekleştirdi. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Türkiye, sahip olduğu mühendislik yetkinliği, güçlü AR-GE altyapısı ve eşsiz coğrafi çeşitliliğiyle AR-GE üssü konumunu güçlendiriyor. Gerçekleştirdiğimiz kapsamlı test süreçleri, sadece Türkiye için değil, dünya genelindeki Daimler Truck ve Daimler Buses mühendislik faaliyetleri için de büyük önem taşıyor. Gerçek yol koşullarında yürüttüğümüz kapsamlı testler sayesinde otobüslerimizi dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimizin ihtiyaçlarına en yüksek kalite ve güvenlik standartlarında hazırlıyoruz.” dedi.

Otokar'dan Sena Tur'a Dev Otobüs Teslimatı Haber

Otokar'dan Sena Tur'a Dev Otobüs Teslimatı

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar, turizm ve servis taşımacılığının ilk tercihi olmayı sürdürüyor. Geniş ürün gamıyla Türkiye'nin yanı sıra dünyanın dört bir yanında her gün on binlerce yolcuya güvenle seyahat imkanı sunan Otokar, Sena Tur ile dev bir teslimat törenine imza attı. Sena Tur’un Antalya Yerleşkesi'nde düzenlenen törenle, şirketin talepleri doğrultusunda özel donanımlarla geliştirilen 201 adet Otomatik Vitesli Sultan Comfort ile 40 adetlik Sultan Giga şirketin filosuna dahil oldu. Teslimatı Yıldırım Grup Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Osman Yıldırım ve Yıldırım Grup Otomotiv Yönetim Kurulu Üyesi Oğuz Yıldırım gerçekleştirdi. Törene Sena Tur Yönetim Kurulu Başkanı Sabri Ünver, Genel Müdürü Hakan Seçilmiş, Otokar Ticari Araçlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman, her iki şirketin yöneticileri, çalışanları ile iş ortakları da katıldı. OTOMATİK VİTESLİ YENİ NESİL SULTAN COMFORT İLK KEZ SENA TUR’UN HİZMETİNDE Gerçekleşen teslimatın Otokar için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Ticari Araçlardan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Kerem Erman, "Sena Tur ile uzun yıllara dayanan ve güven üzerine inşa ettiğimiz kıymetli iş birliğini, Türkiye'nin en büyük filo teslimatlarından biriyle taçlandırmak bizim için büyük bir gurur kaynağı. Otokar olarak kullanıcılarımızın beklentilerini Ar-Ge gücümüzle buluşturarak taşımacılık sektörüne değer katmaya devam ediyoruz. Yeni araçlarımızın Sena Tur’a ve Antalya turizmine hayırlı olmasını diliyoruz. Bugün Sena Tur ile gerçekleştirdiğimiz ve tamamı şirketin ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen 241 adetlik dev teslimat, önemli bir yeniliğin de ilk adımı. Mayıs ayı itibarıyla Sultan Comfort araçlarımız artık 9 ileri otomatik vitesli seçeneğiyle satışa sunuluyor. Yeni nesil Sultan Comfort, otomatik vitesiyle sürücü konforunu ve yakıt verimliliğini üst seviyeye çıkaran yenilikçi bir çözüm olarak filolarda yerini alacak" dedi. "HİZMET KALİTEMİZİ BİR ÜST SEVİYEYE TAŞIYORUZ" Şirketin Antalya yerleşkesinde geniş bir katılımla gerçekleşen törende konuşan Sena Tur Genel Müdürü Hakan Seçilmiş gerçekleşen iş birliğinden duyduğu memnuniyeti dile getirerek şöyle konuştu: "Sena Tur olarak vizyonumuz; misafirlerimize en konforlu ve en güvenli seyahat deneyimini sunmak. Otokar ile gerçekleştirdiğimiz 241 adetlik yatırım, söz konusu vizyonumuzun en somut göstergesi. Firmamıza özel olarak geliştirilen dijital izleme sistemleri, yapay zekâ destekli güvenlik çözümleri ve otomatik vites avantajı; operasyonel verimliliğimizi artırırken hizmet kalitemizi de bir üst seviyeye çıkaracak. Bu yatırım aynı zamanda Türkiye turizm taşımacılığı tarihinde tek seferde gerçekleştirilen en büyük filo yatırımı olma özelliğini taşımaktadır. Bu tarihi adımı ülkemize ve sektörümüze kazandırmaktan büyük gurur duyuyoruz. Uzun yıllardır güvenilir bir çözüm ortağı olan Otokar ekibine teşekkür ediyoruz. Yeni araçlarımızın sektörümüze hayırlı olmasını diliyoruz." YENİ NESİL SULTAN COMFORT: ARTIK OTOMATİK VİTESLİ Otokar'ın hem yurt içinde hem de dünyanın dört bir yanında turizm ve servis taşımacılığının en çok tercih edilen modeli Sultan'ın yeni Comfort versiyonu; esnek şasi yapısı, güçlü 145 BG Cummins motoru ve 27+1 koltuk kapasitesiyle öne çıkıyor. Lüks koltukları ve özel donanımlarıyla sektörde standartları yeniden belirleyen araç, çevreci motoruyla her türlü yol koşulunda üstün performans sunarken kullanıcısının bütçesini de koruyor. Konfor ve ekonomiyi dengede tutan Sultan Comfort, Mayıs 2026 itibarıyla 9 ileri otomatik şanzımanla yeni bir döneme adım atıyor. Yakıt verimliliğini artıran otomatik vites özelliğiyle Sultan Comfort, gelişen taşımacılık ihtiyaçlarına zamanında ve güçlü bir yanıt veriyor. SENA TURİZM'E ÖZEL "AKILLI" DONANIM PAKETİ Yeni nesil Sultan Comfort, Sena Tur’un talepleri doğrultusunda dijitalleşme ve güvenlik odaklı ileri teknoloji çözümleriyle donatıldı. Araçlarda yer alan yapay zekâ destekli sürücü kamera sistemi; yorgunluk, telefonla konuşma ve emniyet kemeri ihlali gibi riskli durumları anlık olarak tespit edip ikaz veriyor. 2 TB depolama kapasitesine sahip 6 kameralı izleme sistemi ve bulut tabanlı Mobile Center yazılımı sayesinde, tüm araç verilerine ve canlı görüntülere uzaktan erişim sağlanabiliyor. Temassız QR giriş sistemi, GPS tabanlı konum takibi, filo yönetim yazılımı entegrasyonu ve otomatik bakım yönetimi ise operasyonel verimliliği önemli ölçüde artırıyor.

Mercedes-Benz Türk 2025’te 1,6 Milyar Avroluk İhracat Gerçekleştirdi Haber

Mercedes-Benz Türk 2025’te 1,6 Milyar Avroluk İhracat Gerçekleştirdi

Türkiye’de 58 yılı geride bırakan Mercedes-Benz Türk, üretim, ihracat ve mühendislik faaliyetleriyle ağır ticari araçsektöründeki lider konumunu sürdürmeye devam ediyor. Daimler Buses ağı içindeki en büyük entegre otobüs üretim tesislerinden biri olan Hoşdere Otobüs Fabrikası ve Daimler Truck AG’nin önemli üretim merkezlerinden Aksaray Kamyon Fabrikası ile faaliyet gösteren şirket, Türkiye ekonomisine sağladığı katkıyı her geçen yıl artırıyor. Mercedes-Benz Türk, Türkiye’den ihraç edilen her 10 kamyondan 7’sine ve her 5 otobüsten 2’sine imza atarken; üretimden ihracata, AR-GE’den satış sonrası hizmetlere uzanan geniş faaliyet alanıyla global Daimler Truck ve Daimler Buses ağında stratejik bir rol üstleniyor. Şirket, AR-GE, bilgi teknolojileri ve satın alma başta olmak üzere 29 farklı iş alanında global ağa hizmet ihracatıgerçekleştiriyor. Bu kapsamda beyaz yaka çalışanlarının yaklaşık yüzde 46’sı global hizmet kapsamlarında görev alıyor. Kuruluşundan bu yana Türkiye’de bugünkü değerle 4,5 milyar Avro yatırım gerçekleştiren Mercedes-Benz Türk, 2025 yılında da yatırımlarını sürdürdü. Şirket, bayi ağı yeniden yapılanmasıkapsamında Türkiye’nin yedi bölgesinde bayi ve yetkili servisleriyle birlikte 4 milyar TL’yi aşkın yatırım gerçekleştirdi. Süer Sülün: “Mercedes-Benz Türk global ağda stratejik bir rol üstleniyor” Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, şirketin 2025 yılı performansını değerlendirirken şunlarısöyledi: “Mercedes-Benz Türk bugün yalnızca güçlü üretim hacmiyle öne çıkan bir sanayi kuruluşu değil; aynı zamanda Daimler Truck ve Daimler Buses için önemli bir mühendislik ve hizmet merkezi konumunda. 2025 yılında otobüs ihracatından yaklaşık 759 milyon Avro, kamyon ihracatından 676 milyon Avro, AR-GE ve diğer alanlardaki hizmet ihracatından ise 113 milyon Avro’nun üzerinde gelir elde ettik. Böylece toplamda 1,6 milyar Avro ihracat geliri ile yılı tamamladık. Global ağdaki sorumluluk alanlarımızın genişlemesi, Türkiye’nin uluslararası değer zincirindeki rolünüde güçlendirmeye devam ediyor.” Türkiye ağır ticari araç pazarında güçlü performans 2025 yılında daralan kamyon pazarına rağmen satışperformansını koruyan Mercedes-Benz Türk, söz konusu yılda da en çok kamyon ve çekici satışına imza atan marka oldu. Şirket, şehirler arası ve şehir içi otobüs segmentlerinde de güçlüperformans sergiledi. Mercedes-Benz Türk bu sonuçlarla şehirler arası otobüs pazarındaki liderliğini sürdürdü. “Tek Noktada Tam Hizmet” yaklaşımıyla ikinci el faaliyetlerini TruckStore ve BusStore markaları altında yürüten şirket, 2025 yılında da ikinci el operasyonlarıyla müşterilerinin operasyonel verimliliğine katkı sağlamaya devam etti. Bayi ve servis ağında yatırım hamlesi 27 bayi ve 45 servis lokasyonuyla Türkiye’nin yedi bölgesinde hizmet veren Mercedes-Benz Türk, bayi ve yetkili servis ağındaki yeniden yapılanma sürecini sürdürüyor. Bu kapsamda 2025 yılında Dilovası, Nakkaş, Şanlıurfa, Kayseri ve Konya’daki tesislerin açılışları gerçekleştirildi. Şirket, müşteri deneyimini güçlendirmeyi hedefleyen bu dönüşüm sürecini 2026 yılında tamamlamayı planlıyor. Üretimde önemli kilometre taşları 2025 yılında 30. kuruluş yılını kutlayan Hoşdere Otobüs Fabrikası, 4.460 adetlik üretimle tarihinin en yüksek üretim seviyesine ulaştı. Fabrika aynı yıl 3.855 otobüs ihraç ederek, ihracata başladığı günden bu yana 76 bini aşkın otobüsü dünya pazarlarına gönderdi. Üretilen otobüslerin yüzde 86’sı ihraç edilirken, Hoşdere Fabrikası Daimler Buses’ın dünyadaki en büyük entegre üretim tesislerinden biri olmayı sürdürüyor. Mercedes-Benz Türk, Daimler Buses ve Otokar arasında imzalanan anlaşma kapsamında Mercedes-Benz Conecto şehir içi otobüsleri 2026 yılından itibaren Sakarya’da üretilecek. Bu iş birliği Türkiye’deki üretim ekosistemine katkı sağlamayıhedefliyor. 2025 yılında Aksaray Kamyon Fabrikası 18.943 adet üretim gerçekleştirdi. Aynı yıl 7.107 kamyon ihracatı gerçekleştiren fabrika, ihracata başladığı günden bu yana toplam 130 bin kamyon ihracatına ulaştı. Satış sonrası hizmetlerde güçlü altyapı Mercedes-Benz Türk, satış sonrası hizmetler alanında da yatırımlarını sürdürüyor. Şirket bünyesinde bulunan 34.500 metrekarelik yedek parça dağıtım merkezi, Türkiye otomotiv sektörünün en büyük lojistik merkezlerinden biri olarak hizmet veriyor. Şirket ayrıca Omniplus On ve Fleetboard gibi dijital çözümlerle müşterilerinin operasyonel süreçlerini desteklemeye devam ediyor. Sosyal fayda çalışmaları devam ediyor Mercedes-Benz Türk, “Türkiye’nin #DaimaYanında, birlikte #Daimaİleri” mottosuyla eğitim, kültür-sanat, spor ve çevre alanlarında sosyal fayda projelerini sürdürüyor. 2025 yılında Çukurova Üniversitesi iş birliğiyle 2.500 metrekarelik yeni bir hizmet binası ve 24 odalı konuk evi inşa edilmesi için hazırlıklara başlandı. Bunun yanında deprem bölgesine odaklanan Sanatçı Destek Programı kapsamında desteklenen sanatçıların eserleri ilk kez bir sergiyle sanatseverlerle buluştu.

Brisa 2025’te Verimlilik Odağını Korudu,  Yüksek Katma Değerli Segmentte Büyümesini Sürdürdü Haber

Brisa 2025’te Verimlilik Odağını Korudu, Yüksek Katma Değerli Segmentte Büyümesini Sürdürdü

Brisa, 1 Ocak 2025- 31 Aralık 2025 dönemine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin cirosu 41,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Verimlilik artışının yanı sıra uygulanan disiplinli maliyet ve gider yönetimi etkisiyle 2025 yılında 5,4 milyar TL seviyesinde FAVÖK elde edilirken, FAVÖK marjı ise %13,2 seviyesinde gerçekleşti. Yılın ikinci yarısında hayata geçirilen operasyonel ve finansal iyileştirme adımları sayesinde, regülasyon değişikliklerinin yarattığı olumsuz etkiye rağmen ikinci yarı net kârla tamamlandı. Ancak ilk yarıdaki zararın etkisiyle, yıl geneli sonuçları bu performansa paralel bir seviyede gerçekleşti. Özellikle son çeyrekte görülen güçlü nakit yaratımı ve gelecek odaklı, kontrollü sabit kıymet yatırım harcamalarının etkisiyle 5,6 milyar TL seviyesinde serbest nakit akış yaratıldı. Uygulanan çevik finansman aksiyonlarının da etkisiyle borçluluk seviyesi azaltılarak, 2025 yılı 0,8x seviyesinde Net Borç/FAVÖK oranıyla kapatıldı. Brisa CEO’su Vecih Yılmaz, 2025 yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “2025 yılı, lastik sektöründe pazar ve müşteri beklentilerinin dönüştüğü, küresel ve yerel ekonomik koşulların talep üzerinde dalgalanmalar yarattığı bir yıl oldu. Bu süreçte stratejik odağımızı koruyarak teknoloji yatırımlarımıza ve yüksek katma değerli ürün segmentine odaklandık. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarımızla hem operasyonel verimliliğimizi destekledik hem de uzun vadeli rekabetçiliğimizi güçlendirdik. Brisa’nın güçlü temelleri ve stratejik öncelikleri doğrultusunda finansal disiplin ve operasyonel verimlilik yaklaşımımızı sürdürüyoruz. 2026 yılında daha dengeli talep koşullarında attığımız stratejik adımların katkısını daha net görmeyi bekliyoruz.” Premium segment odağıyla büyüme 2025 yılı boyunca Ar-Ge yatırımlarını sürdüren Brisa, 68 yeni ürünü pazara sundu. Yüksek jantlı ve elektrikli-hibrit araçlara uyumlu ürünlerle premium segmentte pazar payı artışı sağladı. Aksaray fabrikasında devreye alınan yeni üretim teknolojileri ve kalite sertifikasyonlarıyla iki üretim tesisi de küresel OEM standartlarıyla uyumlu hale gelerek yüksek katma değerli üretim altyapısı desteklendi. Brisa, uluslararası pazarlarda Lassa markasıyla büyümesini sürdürürken Türkiye lastik sektöründeki ihracat liderliği konumunu korudu. Ayrıca uzun vadeli büyüme hedefleri doğrultusunda perakende yatırımlarıyla küresel varlığını güçlendirdi. Hizmet ağında genişleme Brisa, entegre mobilite çözümlerinde büyümeyi sürdürdü. Arvento markasıyla aktif cihaz sayısı 840 binin üzerine çıkarken, 242 bin araçlık filo parkına dijital takip ve lastik yönetimi hizmeti sunuldu. Türkiye genelinde 157 noktaya ulaşan hızlı bakım servis ağı ile müşterilere sunulan hizmet kapsamı genişletildi. Önümüzdeki dönemde de stratejik hedefler doğrultusunda müşteri deneyimine odaklanan çözümlerin yaygınlaştırılması, özellikle filo müşterilerinin toplam satın alma ve operasyon maliyetlerini optimize etmeye odaklanan veri temelli çözümler üzerinden iş birliklerinin artırılması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.