Hava Durumu

#Ar-Ge

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Ar-Ge haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ar-Ge haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Heiko Selzam 1 Ağustos İtibarıyla Yeni Görevine Başladı Haber

Heiko Selzam 1 Ağustos İtibarıyla Yeni Görevine Başladı

Türkiye ağır ticari araç sanayisinin öncü şirketlerinden Mercedes-Benz Türk'te üst düzey görev değişimi gerçekleşti. Daimler Truck bünyesinde farklı ülkelerde üst düzey liderlik görevlerinde bulunan ve son olarak Daimler Truck Birleşik Krallık Ülke Başkanı olarak görev yapan Heiko Selzam, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO'su olarak görevine başladı. Uluslararası kariyeri boyunca farklı coğrafyalarda üstlendiği liderlik görevleriyle Heiko Selzam, ticari araç sektöründe stratejik yönetim, büyüme ve müşteri odaklı dönüşüm alanlarında aktif rol üstlenmiştir. Farklı pazarlarda hayata geçirilen stratejik girişimlere liderlik eden Selzam, müşteri odaklı iş modellerinin geliştirilmesi ve ticari araç portföyünün etkin yönetilmesine liderlik etmiştir. Üstlendiği liderlik görevleri boyunca Selzam, global müşteri yönetimi ve çok ülkeli organizasyonların stratejik gelişiminde önemli rol üstlenmiş; iş birliğini güçlendiren, operasyonel etkinliği artıran ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen organizasyonel dönüşümlere liderlik etmiştir. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO'su Heiko Selzam, yeni görevine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Mercedes-Benz Türk, yalnızca Türkiye ağır ticari araç sektörünün öncü şirketlerinden biri değil; aynı zamanda Daimler Truck ve Daimler Buses organizasyonları içerisinde üretim, ihracat, Ar-Ge ve mühendislik alanlarındaki yetkinlikleriyle stratejik öneme sahip bir merkez konumunda bulunuyor. Köklü geçmişi, güçlü değerleri ve sağlam kurumsal kültürüyle öne çıkan böylesine büyük bir aileye katılacak olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Mercedes-Benz Türk’ün başarısının temelinde, nitelikli insan kaynağı, müşterilerimizin güveni ve iş ortaklarımızla kurduğumuz uzun soluklu, güçlü iş birlikleri yer alıyor. Bu temelden aldığımız güçle sürdürülebilir büyüme odağımızı daha da ileri taşıyarak, bayi ağımızla birlikte 9.000’i aşkın çalışma arkadaşımızla hem Türkiye’de ağır ticari araç pazarındaki lider konumumuzu pekiştirmeyi hem de global organizasyonumuz içindeki stratejik rolümüzü daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de daima ileri diyerek Mercedes-Benz Türk’ün başarı yolculuğuna birlikte yön vermeye devam edeceğiz." Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu’nda Yeni Yapılanma Mercedes-Benz Türk, 1 Ağustos 2026 itibarıyla gelecekteki büyüme hedeflerini ve stratejik önceliklerini destekleyecek organizasyonel dönüşüm kapsamında İcra Kurulu yapısını güçlendirdi. Bu doğrultuda, Gamze Gökçen Pilevne Kurumsal Strateji, Hukuk, Uygunluk ve Dış İlişkilerden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi, Betül Çorbacıoğlu ise İnsan Kaynaklarından Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak görevlerine başladı. Yeni yapılanmasıyla birlikte Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu, şirketin sürdürülebilir büyüme ve dönüşüm hedeflerine yön verecek altı üyeden oluşan yapısıyla faaliyetlerini sürdürecek. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan ve 2011 yılında Mercedes-Benz Türk'e katılan Gamze Gökçen Pilevne, 2016 yılından bu yana sürdürdüğü Genel Sekreter & Hukuk ve Uygunluk Direktörlüğü görevinden sonra 1 Ağustos 2026 itibarıyla Kurumsal Strateji, Hukuk, Uygunluk ve Dış İlişkilerden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapacak. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Betül Çorbacıoğlu ise 2000 yılında katıldığı Mercedes-Benz Türk'te kurumsal planlama, raporlama ve mali kontrol alanlarında çeşitli görevler üstlendikten ve 2016 yılından bu yana yürüttüğü İnsan Kaynakları Direktörlüğü görevinden sonra 1 Ağustos 2026 itibarıyla İnsan Kaynaklarından Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak görev alacak.

Mercedes-Benz Türk Gençleri Geleceğe Hazırlıyor Haber

Mercedes-Benz Türk Gençleri Geleceğe Hazırlıyor

Eğitim alanında sürdürülebilir ve geniş kapsamlı sosyal fayda projeleri hayata geçiren Mercedes-Benz Türk, staj programlarıyla öğrencilere destek olmaya ve sektör için nitelikli işgücünün yetişmesine katkı sağlamaya devam ediyor. Bu kapsamda, Mercedes-Benz Türk’ün uzun dönem staj programı PEP (Professional Experience Program), farklı ihtiyaçlara sahip öğrenciler için kapsayıcı ve erişilebilir kariyer deneyimi sunan uzun dönem staj programı PEP IN (Inclusive) ve zorunlu yaz staj programı Summer Stars başladı. Mercedes-Benz Türk’ten genç profesyonellere çeyrek asırdır süren destek: PEP programı Bu yıl 25. kez başlatılan PEP (Professional Experience Program), üniversite son sınıf ve yüksek lisans öğrencilerine ilgi duydukları ve yeteneklerini geliştirebilecekleri alanlarda 12 ay boyunca yarı zamanlı çalışma imkânı sağlıyor. Öğrenciler; üretim, satış-pazarlama, Ar-Ge, satış sonrası hizmetler, bilgi teknolojileri, finans, muhasebe, insan kaynakları, satın alma ve kurumsal iletişim gibi farklı departmanlarda görev alabiliyor. Programa, en az bir yabancı dile hâkim ve üniversitelerin son sınıfında öğrenim gören öğrenciler, Mercedes-Benz Türk’ün titizlikle yürüttüğü seçim süreçlerinden geçerek kabul ediliyor. PEP katılımcıları yıl boyunca iş yetkinliklerini geliştirmenin yanı sıra, eğitim, mentörlük oturumları, yetenek kampı, kariyer sohbetleri, fabrika turları ve proje sunumları gibi gelişim odaklı etkinliklere de katılıyor. 1 Temmuz’da başlayan program, Haziran 2027’de sona erecek. PEP Inclusive ile engelli öğrencilere staj imkânı Mercedes-Benz Türk; çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılığı kurum kültürünün ayrılmaz bir parçası olarak ele alıyor ve herkes için eşit fırsatlar yaratmayı öncelikleri arasında konumlandırıyor. Bu yaklaşım doğrultusunda bu yıl ilk kez hayata geçirilen PEP INclusive programı ile engelli öğrencilere 12 aylık staj imkânı sunuluyor. PEP INclusive programı kapsamında öğrenciler; üretim, satış-pazarlama, Ar-Ge, satın alma, bilgi teknolojileri ve hukuk departmanlarında gerçek projeler üzerinde çalışıyor. Program, eğitim, mentörlük, kariyer sohbetleri, fabrika turları ve proje sunumlarıyla destekleniyor. Program kapsamında, kapsayıcı istihdam yaklaşımını daha da güçlendirmek, sürdürülebilir ve nitelikli bir yetenek havuzu oluşturmak ve gelecekteki çalışanlarla erken bağ kurmak hedefleniyor. Farklı bakış açılarının kurumları güçlendirdiği bilinciyle Mercedes-Benz Türk, PEP INclusive programıyla iş hayatına aktif katılımını desteklemeyi ve erişilebilir çalışma ortamları oluşturarak kapsayıcı iş yeri anlayışını yaygınlaştırmayı hedefliyor. Summer Stars: Zorunlu staj döneminde 6 haftalık deneyim Zorunlu Yaz Dönemi Staj Programı Summer Stars ise, öğrencilerin profesyonel iş hayatıyla tanışmalarına olanak sağlıyor. 24 Haziran’da başlayan birinci dönem 6 hafta sürüyor. Öğrenciler, Ar-Ge, üretim, bilgi teknolojileri, satış, satış sonrası hizmetler, finans, muhasebe, insan kaynakları ve kurumsal iletişim gibi departmanlarda staj yapabiliyor. Program sonunda öğrenciler teorik bilgilerini pratikte uygulama, alanlarında daha derinlemesine bilgi edinme ve iletişim ile sunum becerilerini geliştirme fırsatı yakalayacakları proje sunumlarını gerçekleştiriyor. Bu sene birinci dönem 5 Ağustos’ta tamamlanacak. İkinci dönem ise 10 Ağustos’ta başlayıp 18 Eylül’de sona erecek.

Anadolu Isuzu Fransa’daki Başarısını Güçlendiriyor Haber

Anadolu Isuzu Fransa’daki Başarısını Güçlendiriyor

Ticari araç sektöründe 40 yılı aşkın deneyime sahip olan Anadolu Isuzu, araçlarını kendi Ar-Ge merkezinde tasarlayıp geliştirerek akıllı fabrika teknolojileriyle donatılmış modern üretim tesislerinde üretiyor. Esnek ve ihtiyaca özel üretim kabiliyeti sayesinde şirket, uluslararası pazarlarda ülke, belediye ve operatörlerin özel ihtiyaçlarına uygun özelleştirilmiş ulaşım çözümleri sunuyor. Bugün Anadolu Isuzu, 36 distribütörü ile 44 ülkede faaliyet göstererek küresel ayak izini genişletiyor ve Türkiye’nin önde gelen ticari araç ihracatçılarından biri olarak konumunu güçlendiriyor. Fransa Pazarında Güçlü Konum Fransa, Anadolu Isuzu’nun en başarılı uluslararası pazarlarından biri olarak öne çıkıyor. Fast Concept Car (FCC) ile uzun yıllara dayanan iş birliği sayesinde, Anadolu Isuzu Fransa pazarında elektrikli (EV) ve sıkıştırılmış doğal gazlı (CNG) modelleri de dahil olmak üzere 2000’in üzerinde bir araç parkına ulaşmış durumda. Birçok şehirde toplu taşıma ve yolcu mobilitesi ihtiyaçlarına hizmet eden Anadolu Isuzu araçları, Fransa yollarında tanıdık bir görünüm kazanarak markanın pazardaki bilinirliğini ve itibarını yansıtıyor. Bu büyüyen araç parkı, operasyonel başarının ötesinde, Anadolu Isuzu’nun araçlarına, mühendislik yetkinliğine ve müşteri odaklı yaklaşımına duyulan güvenin de somut bir göstergesi niteliği taşıyor. Bugün Anadolu Isuzu, Fransa genelindeki güçlü ve etkin varlığıyla modern, sürdürülebilir mobilite çözümlerinin geliştirilmesine katkı sağlamayı sürdürüyor. 130 Araçlık Yeni Teslimatlar Büyümeyi Hızlandırıyor Anadolu Isuzu, bu güçlü ivmeyi iş ortağı Fransa distribütörü Fast Concept Car (FCC) ile birlikte imzalanan 130 araçlık yeni sözleşme kapsamındaki teslimatlarla sürdürüyor. Citiport CNG ve Kendo CNG modellerinden oluşan filo, Fransa'nın daha temiz ve sürdürülebilir ulaşım sistemlerine geçiş sürecine katkı sağlıyor. Bu teslimatlar, Anadolu Isuzu ve FCC’nin değişen müşteri beklentilerine, satın alma kriterlerine ve çevre dostu mobilite çözümlerine yönelik artan talebe etkin şekilde yanıt verme kabiliyetini ortaya koyuyor. Anadolu Isuzu’nun üretim ve mühendislik uzmanlığını, FCC’nin güçlü yerel pazar deneyimi, müşteri desteği ve operasyonel yetkinliğiyle birleştiren iş birliği, Fransa genelinde güvenilir ve sürdürülebilir mobilite çözümleri sunmaya devam ediyor. Paris’teki 130 araçlık filo gibi büyük ölçekli projelerde ise kesintisiz operasyonun sağlanması ve uzun vadeli müşteri memnuniyeti açısından satış sonrası hizmetler ile yedek parça bulunabilirliği kritik önem taşıyor.

Petlas, Türkiye'nin En Değerli Markaları Arasında İlk 80'de Haber

Petlas, Türkiye'nin En Değerli Markaları Arasında İlk 80'de

50 yıllık köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı, Ar-Ge yatırımları ve müşteri odaklı yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren Petlas, yalnızca üretim performansıyla değil; tüketici nezdindeki güvenilirliği, kurumsal itibarı ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla da dikkat çekiyor. Brand Finance araştırmasında elde edilen yükseliş, markanın son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımların ve uzun vadeli marka stratejisinin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. “Marka gücümüzü her yıl daha da ileri taşıyoruz” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız şunları söyledi: "Brand Finance tarafından hazırlanan bu prestijli araştırmada yükselişimizi sürdürmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Yarım asırlık deneyimimizi ileri teknoloji, güçlü üretim kapasitesi ve müşteri odaklı yaklaşımımızla birleştirerek sektörümüzde değer üretmeye devam ediyoruz. Elde ettiğimiz bu başarı, Petlas'ın yalnızca ürünleriyle değil; güvenilirliği, kalitesi ve güçlü marka kimliğiyle de tüketicilerin tercih ettiği bir marka olduğunun önemli bir göstergesidir." Petlas'ın bugün Türkiye'nin yanı sıra dünyanın birçok farklı pazarında milyonlarca kullanıcıyla buluştuğunu belirten Yalnız, sözlerine şöyle devam etti: "Marka değeri, tüketicilerle kurulan güçlü bağın ve sürdürülebilir başarının önemli bir sonucudur. Son yıllarda hayata geçirdiğimiz iletişim çalışmaları, dijital dönüşüm yatırımları, sponsorluk projeleri ve müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik uygulamalarımızla markamızı her alanda güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza, bayilerimize ve bize güvenen müşterilerimize teşekkür ediyorum." Gücünü Türkiye'den alıyor, dünyaya taşıyor Bugün 100'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Petlas, yüksek katma değerli ürünleri, sürdürülebilir üretim anlayışı ve inovasyon odaklı yaklaşımıyla küresel pazarlardaki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Brand Finance araştırmasında elde edilen yükseliş, Petlas'ın uluslararası pazarlardaki büyümesini destekleyen marka gücünün ve rekabetçiliğinin önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Teknoloji, kalite, müşteri deneyimi ve marka yatırımlarına kararlılıkla devam eden Petlas, önümüzdeki dönemde de hem Türkiye'de hem de küresel pazarlarda marka değerini daha da yukarı taşımayı hedefliyor.

Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı,  MAN Türkiye’nin Ankara Tesisini Ziyaret Edip eCoach ile Test Sürüşü Yaptı Haber

Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı, MAN Türkiye’nin Ankara Tesisini Ziyaret Edip eCoach ile Test Sürüşü Yaptı

MAN Truck & Bus’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olan MAN Türkiye A.Ş., uluslararası düzeyde önemli bir ziyarete ev sahipliği yaptı. Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Bärbel Bas ve beraberindeki heyet, MAN’ın Ankara’daki entegre üretim tesislerini ve Ürün Geliştirme Merkezi’ni (PDC) ziyaret ederek yürütülen çalışmalar hakkında kapsamlı bilgi aldı. Bakanlık temsilcileri, büyükelçilik yetkilileri ile MAN Truck & Bus SE’nin Almanya ile Türkiye’den üst düzey yöneticilerinin katıldığı programda; üretim faaliyetleri, Ar-Ge çalışmaları, çalışanların gelişimine yönelik uygulamalar ve çalışma ortamını destekleyen projeler dahil olmak üzere MAN’ın Ankara’daki faaliyetleri hakkında kapsamlı bilgi verildi. İnsan odaklı üretim ve yetkinlik gelişimi ele alındı Ziyaret kapsamında gerçekleştirilen görüşmelerde, MAN Türkiye A.Ş.’nin başarısında önemli bir pay sahibi olan "insan kaynağı" alanındaki çalışmaları ele alındı. Heyete; çalışan güvenliği, mesleki eğitim programları, yetkinlik geliştirme çalışmaları ve kariyer gelişimi başlıklarındaki uygulamalar aktarıldı. Üretim hatlarını yerinde inceleyen Bärbel Bas ve heyet üyeleri, fabrika çalışanları ve yönetim temsilcileriyle bir araya gelerek kurum kültürü, eğitim olanakları ve sanayi iş birlikleri hakkında görüş alışverişinde bulundu. Ziyaretin önemli başlıklarından bir diğeri ise Avrupa’daki yeşil dönüşüm konusu oldu. Almanya’daki dönüşüm süreci ve elektromobilitenin yaygınlaşması için gerekli koşulların değerlendirildiği toplantıda; Avrupa ticari araç sektörünün rekabet gücünü koruyabilmesi adına kıta genelinde öngörülebilir ve sürdürülebilir politikaların desteklenmesi gerektiği konusunda görüş birliğine varıldı. Yeni nesil elektrikli otobüs "eCoach" ile test sürüşü Programın sonunda heyet, Ürün Geliştirme Merkezi’ni (PDC) ziyaret etti. Katılımcılara MAN’ın inovasyon yetkinlikleri ile geleceğin mobilite çözümleri tanıtıldı. Ziyaretin en dikkat çekici anlarından biri, test pistinde gerçekleştirilen tamamen elektrikli yeni eCoach’un sürüş deneyimi oldu. MAN’ın geleceğin toplu taşıma standartlarını belirlemek üzere geliştirdiği tamamen elektrikli yeni eCoach otobüs modeliyle bir test sürüşü gerçekleştirildi. Almanya Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanı Bärbel Bas, test sürüşü sırasında direksiyon başına geçerek yeni nesil eCoach’un sürüş dinamiklerini ve teknolojisini bizzat deneyimledi. MAN Truck & Bus SE adına ziyarette İnsan Kaynaklarından Sorumlu Yönetim Kurulu Üyesi Hubert Altschäffl, Otobüs İş Birimi Başkanı Barbaros Oktay, Kurumsal İletişim Direktörü Manuel Hiermeyer ve Kamu İlişkileri Direktörü Christoph Schuler ile MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ve CFO’su Thomas Hakuba hazır bulundu. Ziyaret; uluslararası iş birliğinin, insan kaynağına ve inovasyona yapılan yatırımların yanı sıra sürdürülebilir sanayi anlayışının geleceğe yönelik önemini bir kez daha ortaya koydu.

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu Haber

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (TÜSTED), Bursa’da gerçekleştirilen genel kurulu ile sektördeki temsil gücünü perçinledi. TÜSTED Genel Kurulu’na İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak ’da katıldı. Sektör paydaşlarının yoğun katılım gösterdiği kurulda, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, sektörün yaşadığı zorlu süreçlerden ancak "ortak irade" ile çıkılabileceğinin altını çizdi. "Rekabetten Önce İş Birliği Gerekiyor" Başkan Murat Arslan, yaptığı konuşmada özellikle NVR (Tip Onayı) sürecinde yaşanan üretim duruşlarına ve maliyet artışlarına dikkat çekerek şunları söyledi: "Onlarca yıllık emekle büyütülmüş firmalar, ilk kez gelecek kaygısını bu kadar güçlü hissetti. O günlerin bize öğrettiği en önemli gerçek şuydu: Rekabetten önce iş birliği gerekiyor. Tek başına mücadele dönemi geride kaldı. TÜSTED, bu ihtiyacın bir sonucu olarak doğdu." Sektörün Türkiye ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Arslan, bakanlıklar ve ilgili kamu otoriteleriyle kurulan yapıcı diyaloğun meyvelerini vermeye başladığını ifade etti. "Dünya Standartlarında Bir Hikâye Yazıyorsunuz" Genel Kurulda konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, sektörün yazdığı başarı hikayesini takdirle karşıladıklarını belirterek iş birliği çağrısında bulundu. Konuşmasında TÜSTED üyelerinin Türkiye ekonomisine sunduğu katma değere vurgu yapan İbrahim Burkay şunları ifade etti: "Birçok şirketinizi ziyaret ettim ve gördüm ki; siz gerçekten üst yapıda bir hikâye yazıyorsunuz. Bu hikâye tüm dünya tarafından takdir ediliyor. Türkiye’yi bu alanda ön tarafa çıkartarak büyük bir başarıya imza atıyorsunuz." Dünyadaki ekonomik zorluklara değinen Burkay, "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır" diyerek, sektörün aynı çatı altında toplanmasının sorunların çözümünde anahtar rol oynayacağını belirtti. Başkan Burkay, sektör temsilcilerine BTSO bünyesindeki teknolojik imkanları kullanma çağrısı yaptı: AR-GE ve İnovasyon: Firmaların özellikle kompozit malzemeler ve ileri teknoloji alanındaki AR-GE çalışmaları için BTSO merkezlerini birer üs olarak kullanmaları tavsiye edildi. Baran Çelik: "Türkiye’nin Şampiyon Sektörünün Temsilcilerisiniz" Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Koordinatör Başkanı Baran Çelik, otomotiv sektörünün Türkiye ihracatındaki sarsılmaz liderliğine dikkat çekerek TÜSTED üyelerine seslendi: "Türkiye’nin son 20 yılının 18’inde şampiyon olmuş, ihracatın lider sektörünün temsilcilerisiniz. Otomotiv endüstrisi, 273 milyar dolarlık toplam ülke ihracatının yaklaşık 35,5 milyar dolarını tek başına gerçekleştiriyor. Bu başarının içinde minibüs ve ticari araç üst yapı grubunun 4 milyar dolara yaklaşan payı hayati önem taşıyor. Birçok bağımsız sektörden daha fazla ihracat yapan bu dev yapının Bursa merkezli bir dernekle güç birliği yapması gurur verici." "Açık İletişim Kurum Kültürümüzdür" TSE Bursa Bölge Koordinatörü Burak Turna, ulaşım sistemleri ve lojistik sektörü temsilcilerinin bir araya geldiği organizasyonda katılımcılara hitap etti. Konuşmasında kurumsal şeffaflık ve iş birliği mesajları veren Turna, Bursa’daki bu buluşmanın sektörün geleceği açısından kıymetli olduğunu belirtti. TSE’nin hizmet anlayışında diyaloğun önemine dikkat çeken Burak Turna, "Kurum olarak en büyük önceliğimiz, paydaşlarımızla olabildiğince açık ve net bir iletişim kurmak. Bugün burada, Bursa’da böylesine geniş katılımlı bir organizasyonda yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Belediye Başkanımızın da katılımıyla güçlenen bu birliktelik, ortak hedeflerimize ulaşmada büyük önem taşıyor," dedi. Sektörel Sorumluluk ve İş Birliği Vurgusu İletişim kanallarını her zaman açık tutacaklarını ifade eden Turna, konuşmasına şöyle devam etti: "Bugünden itibaren sektör temsilcilerimizle olan bağlarımızı en güçlü ve nitelikli şekilde korumaya devam edeceğiz. Sektörün sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz ve her türlü görüş alışverişine açık olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Bu büyük ailenin bir araya gelmesi, ortak başarımız için itici bir güç olacaktır." "Ekonomiye Katkı Sağlamaya Hazırız" Süreçlerin yürütülmesinde tüm meslek gruplarının ve paydaşların desteğinin kritik olduğunu hatırlatan Turna, "Elimizden gelen tüm desteği sizlere sunmaya gayret ediyoruz. Temel amacımız, yürütülen tüm çalışmaların ülke ekonomisine katma değer sağlamasıdır. Bu vesileyle organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyor, başarılarımızın devamını diliyorum," diyerek sözlerini noktaladı. Aziz Baş: “Üst yapı noktasında yaşadığımız sorunların TÜSTED Yönetimiyle Çözüleceğine İnanıyoruz” İstanbul Taşımacılar Birliği Derneği Başkanı Aziz Baş ve yönetim kurulu üyeleri, TÜSTED Genel Kurulu’na katılım sağladı. Seçimlerin ardından konuşma yapan Aziz Baş, yeni yönetime başarı dileklerini iletti. TÜSTED Başkanlığı’na seçilen Murat Arslan ve yönetim kurulunu tebrik eden Baş, sektörün önemli sorunlarının çözümü konusunda yeni yönetime güvendiklerini ifade etti. Aziz Baş, özellikle kamera ve panik butonu zorunluluğu konusunda Bakanlık nezdinde yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Hafif ticari araç segmentinde üst yapıya yönelik zorunlulukların sektörü zorladığını ifade eden Baş, özellikle okul taşıtı revizyonlarında son dönemde ciddi sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Aziz Baş, “Birçok kez Bakanlık nezdinde sorunların çözümüne yönelik görüşmelerde bulunduk. Ama sizlerin bu yükü omuzlarımızdan alacağınıza ve Sayın Başkan Murat Arslan liderliğinde çözüme kavuşacağına inanıyoruz. Tüm yönetim kurulumuz adına davetiniz için teşekkür ediyoruz. Yolunuz açık olsun” ifadelerini kullandı. TÜSTED’in Yeni Yönetim Kadrosu Şekillendi Genel kurulun ardından derneğin yeni yönetim ve denetim kurulları da resmiyet kazandı. Sektörün tecrübeli isimlerinden oluşan yeni liste şu şekilde: Yönetim Kurulu (Asil): Murat Arslan, Savaş Keskin, Bahtiyar Yenizağra, Bayram Taşocak, Yusuf Can Aydın, Serhat Akpınarlı, İlker Yıldırım. Yönetim Kurulu (Yedek): Eşref Kurtuluş, Rasim Gür, Gürcan Gültekin, İlhami Bozkuş, Sacit Köken, Mehmet Meydan, Mustafa İmir, Osman Çelik. Denetim Kurulu (Asil): Mesut Erduman, Mustafa Bayrak, Ali Acar. Denetim Kurulu (Yedek): Uğur Sönmezyuva, Meryem Canbaz, Kenan Mutlu. Hedef: Daha Görünür Bir Sektör 70 üye firmaya ulaşan TÜSTED, önümüzdeki dönemde mevzuat süreçlerinde daha aktif rol almayı, teknik çalışma grupları kurmayı ve sektörün ihracat kapasitesini uluslararası arenada daha görünür kılmayı hedefliyor. TÜSTED Genel Kurul’da seçimlerin ardından İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Can Aydın ve Yüksel Dizayn Yönetim Kurulu Üyesi Talat Aydın ile biraraya geldi.

TAİD, 8. Ağır Vasıta Ve Treyler Zirvesi’nde Taşımacılığın Geleceğini Masaya Yatırdı Haber

TAİD, 8. Ağır Vasıta Ve Treyler Zirvesi’nde Taşımacılığın Geleceğini Masaya Yatırdı

TAİD ve TREDER iş birliğiyle düzenlenen 8. Ağır Vasıta ve Treyler Zirvesi, ağır ticari araç, treyler, lojistik ve yan sanayi ekosisteminin önde gelen temsilcilerini bir araya getirdi. “Dijitalleşme ve Otonom Teknolojiler Işığında Treylerin Yeni Yolculuğu” temasıyla gerçekleştirilen zirvede; sektörün dönüşüm süreci, bağlantılı araç teknolojileri, sürdürülebilirlik hedefleri ve geleceğin lojistik modelleri kapsamlı şekilde ele alındı. TAİD (Ağır Ticari Araçlar Derneği) Başkanı Burak Hoşgören zirvenin açılış konuşmasında, ağır ticari araçların veri üreten, öğrenen ve lojistik süreçlerin tamamına değer katan bağlantılı sistemlere dönüşerek sektörün geleceğini şekillendirdiğini vurguladı; “Artık taşımacılık dünyasında yalnızca araçlardan, motorlardan, treylerlerden ya da filolardan bahsetmiyoruz. Birbirine bağlı, veri üreten, öğrenen ve karar süreçlerini etkileyen büyük bir teknolojik ekosistemden söz ediyoruz. Araçlarımız, sadece birer taşıma aracı değil; dijitalleşen, bağlantılı ve akıllı bir ekosistemin aktif üyeleri haline geliyor.” Burak Hoşgören, ağır ticari araç sektöründeki dönüşümün merkezinde otonom sürüş teknolojileri ile bağlantılı araç sistemlerinin yer aldığını belirtti. Ağır ticari araç dünyasında elde edilen her verimlilik artışının yalnızca araç performansını değil, tüm lojistik zincirinin hızını, güvenliğini ve maliyet yapısını doğrudan etkilediğine dikkat çeken Hoşgören; “Uzun yıllar otonomiyi geleceğin konusu olarak değerlendirdik. Ancak bugün çok net görüyoruz ki otonomi artık uzak bir gelecek senaryosu değil; bugünün ve yakın geleceğin en kritik ihtiyaçlarından biri. Bununla birlikte, bağlantılı araç teknolojileri ve büyük veri yönetimi sayesinde sektörümüzde adeta yeni bir dönem başladı. Bugün filolarımızdaki araçlardan elde ettiğimiz veriler sayesinde, arızaları gerçekleşmeden öngörebiliyor, uzaktan müdahale edebiliyor ve operasyonel kesintileri minimuma indirebiliyoruz. Önümüzdeki dönemde otonom araç mevzuatları, akıllı yol altyapıları, veri güvenliği, bağlantılı araç standartları ve yeni nesil lojistik modelleri sektörümüzün ortak gündeminde yer alacak. Rekabetin kuralları değişiyor. Geleceği; teknolojiyi doğru okuyan, veriyi doğru kullanan, birlikte hareket edebilen ve dönüşüme bugünden hazır olanlar şekillendirecek. Bu nedenle sektörün tüm paydaşlarının hem insan hem de teknoloji yatırımlarına odaklanması büyük önem taşıyor” açıklamasında bulundu. Bu yıl sekizincisi düzenlenen zirvede TAİD tarafından gerçekleştirilen “Değişen Taşımacılık Ekosistemi ve Ortak Gelecek” başlıklı panelde ise sektörün elektrifikasyon, bağlantılı araç teknolojileri, otonom sürüş, sürdürülebilirlik ve yeni regülasyonların sektöre etkileri kapsamlı şekilde değerlendirildi. Artan maliyetler, altyapı eksiklikleri ve uyumlanması gereken yeni regülasyonlar sektörün öncelikli gündem maddeleri olarak öne çıktı. TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Taş moderatörlüğünde gerçekleşen panelde; TAİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İffet Türken, TAİD Yönetim Kurulu Üyeleri Semih Pala ve Kıvanç Kızılkaya ile Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer konuşmacı olarak yer aldı. Panelde sektörün dönüşüm sürecindeki temel başlıklar ile taşımacılık ekosisteminin ortak geleceği ve sürdürülebilirlik hedefleri değerlendirildi. "Lojistiğin ve ihracatın omurgası karayolu taşımacılığı" Panelin açılışında Türkiye İhracatçılar Meclisi (TİM) verilerine de dikkat çeken Kerem Taş, otomotiv ihracatının 2025 yılında %12 artışla 41,5 milyar dolar seviyesine ulaştığını hatırlattı. Taş, “Lojistik pazarı küresel ölçekte 11,5 trilyon doları aşarak toplam ticaret hacminin üçte birini oluşturur hale geldi. Türkiye’de ise 100 milyar doların üzerine çıkan bu pazarın %58’lik kısmı, ihracatımızda da olduğu gibi karayolları ile gerçekleştiriliyor. Sektör küresel ticaretin omurgası konumunda ancak yüksek karbon emisyonu ve enerji tüketimi gibi sürdürülebilirlik zorluklarıyla da karşı karşıya” ifadelerini kullandı. “Dönüşümün merkezinde bağlantılı araçlar yer alıyor” Ağır ticari araçlardaki teknolojik dönüşümü değerlendiren TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kıvanç Kızılkaya, ağır ticari araç sektöründe aynı anda elektrifikasyon, otonom sürüş ve bağlantılı araç teknolojilerinin geliştirildiğine dikkat çekti. Kızılkaya, “Bu üç teknolojiyi aynı anda hayata geçirmek kolay değil, bir önceliklendirme gerektiriyor. Şu an Avrupa ve Türkiye dahil tüm dünyada üreticiler önceliği 'bağlantılı araçlara vermiş durumda” diye belirtti. Kızılkaya, araçların birbiriyle haberleştiği ve verilerin anlık işlendiği yeni dönemin hız kazandığını söyledi. Otonom sürüş uygulamalarının ise maden ve liman gibi kontrollü alanlarda test edilmeye devam ettiğini aktardı. "Artık sadece mekanik değil, yaşayan araçlar üretiyoruz" Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer ise değişen ekosistemin tasarım ve mühendislik süreçlerinde yarattığı devrime değindi. Araçların artık sadece mekanik bir ürün olmaktan çıktığını belirten Biçer, veri, yazılım ve enerji yönetiminin araç tasarımının merkezine yerleştiğini ifade etti; “Enerjiyi, veriyi ve yazılımı birlikte konumlandırdığımız sistemler geliştiriyoruz. İçten yanmalı motorlara göre dizayn edilen şaselerde artık bataryaları nereye konumlandıracağımızı, ölçek ekonomisinden sapmadan modüler sistemleri nasıl kuracağımızı planlıyoruz. Araçlar teslim edildiğinde işimiz bitmiyor; veri üreten, uzaktan teşhis ve öngörücü bakım ile güncellenen 'yaşayan ürünler' tasarlıyoruz. Öte yandan artık müşteri taleplerinden ziyade regülasyonlar tasarımı şekillendiriyor.” Avrupa’nın sıfır emisyon hedefinde altyapı vurgusu TAİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İffet Türken ise Avrupa’nın sıfır emisyon hedeflerine ulaşabilmesi için altyapı ve teşvik mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini belirtti. Şarj altyapısındaki eksiklikler, ülkeler arası uyumsuz regülasyonlar ve araç boyut-kütle standartlarına ilişkin belirsizliklerin sektörün önündeki temel engeller olduğunu ifade eden Türken, dönüşümün ancak ortak altyapı, teşvik ve regülasyon politikalarıyla mümkün olacağını söyledi; “Avrupa, teknoloji ve mühendislik anlamında hazır. Sıfır emisyon araçları kullananlar yakıt tasarrufundan ve operasyonel verimlilikten memnun. Ancak Avrupa'da ülkeler arası bu dönüşümü sağlayacak altyapı, teşvik ve uyumluluk eksik. Şarj istasyonları yetersiz, teşvikler belirsiz. Kütle ve boyutlar konusundaki direktifler, örneğin Almanya gibi altyapısı 40 tonun üzerine izin vermeyen ülkelerin itirazları nedeniyle hala sonuçlanamadı. Treyler tarafında hafiflik ve aerodinamik tasarımlarla ciddi bir dönüşüm var ancak araçları ülkeler arası geçiremediğinizde ve ortak bir tabanınız olmadığında sorun yaşıyorsunuz. Bu dönüşüm; altyapı, teşvik ve regülasyonların koordinasyonuyla mümkün olacaktır.” “Türk sanayisinin ikinci başarı hikâyesi lojistik koridorlarıyla yazılacak" TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Semih Pala ise Türk ağır vasıta ve treyler sektörünün yıllardır sanayi tutkusu ve devlet destekleriyle büyüdüğünü belirtti. Semih Pala,"Türkiye kalkınacaksa bunun yolu belliydi: Türk çeliğini alıp bir çekiciye, bir treylere dönüştürme sanatı.Bu mükemmel çelik, aynı zamanda çelikten bir irade gerektiriyordu. 60'ların, 70'lerin, 80'lerin ustalarından aldığımız bu sanayi tutkusu, işimizin en büyük motivasyon kaynağı oldu." şeklinde dile getirdi. Üretimdeki bu tutkunun, ihracat pazarlarında devletin sunduğu imkanlarla desteklendiğinin altını çizen Pala, büyükelçiliklerin ve ticari ataşelerin sektörün yurt dışı açılımlarında kritik bir rol oynadığını belirtti: "Yeni pazarlar araştırırken ticari ataşelerimiz ve büyükelçiliklerimiz en büyük destekçimiz oldu. Bununla birlikte Eximbank'ın sunduğu programlar, bu yeni pazarlardaki başarımızı hızlandırdı. O köklü sanayi tutkusu ile devletin bu programlı desteği birleştiğinde, Türk çeliğini katma değerli bir yatırım malı haline getirip tüm dünyaya sunabildik. Bu başarı öykümüzün birinci perdesiydi; lojistik koridorlarıyla şekillenecek ikinci perde ise henüz yeni başlıyor." “Yeni dönemde insan kaynağı dönüşecek” Kıvanç Kızılkaya, otonom teknolojilerle birlikte sektördeki insan kaynağının yaşayacağı dönüşüme dikkat çekti. Otonom teknolojilerin sürücüsüz bir taşımacılık anlamına gelmediğini belirten Kızılkaya; "Nakliye sektörü sürücüsüz kalmayacak, sürücü profili değişecek. Sadece aracı kullanan sürücüler yerine; tüm ekosistemi, elektrifikasyon süreçlerini ve veriyi uçtan uca yönetebilen, yeni nesil teknolojilere adapte olmuş bir insan kaynağı ortaya çıkacak. Nakliye sektörünü bu yeni jenerasyon için daha cazip hale getirmeliyiz." ifadelerini kullandı. "Mekanik dönem bitti, çevik Ar-Ge ve yazılım dönemi başladı" Sektördeki baş döndürücü teknolojik hızın Ar-Ge departmanlarını da kabuk değiştirmeye zorladığını vurgulayan Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer, geleneksel metotların artık yetersiz kaldığını belirtti. Avrupalı ve Uzak Doğulu rakiplerle rekabet edebilmek için "hızlı yanılıp, hızlı öğrenen" (fail fast, learn fast) çevik Ar-Ge yapılarına ihtiyaç duyulduğuna değinen Biçer, şunları kaydetti: "Artık sadece şasiyi veya üstyapıyı tasarlayan ayrı gruplar yerine; yazılımı, veriyi ve siber güvenliği birlikte düşünen ortak çalışma gruplarına ihtiyacımız var. Araçlar sahada sürekli veri üretiyor. Bu nedenle Ar-Ge kadrolarımızda yazılım mühendislerinin ve veri bilimcilerinin sayısı artmak zorunda. İnovasyonu yakalamak için Ar-Ge’yi kapalı ortamlardan çıkarıp sahaya indirmeli ve üniversite-sanayi iş birlikleriyle ekosistemi genişletmeliyiz." Başarı öyküsünün ikinci perdesi: demiryolları ve lojistik koridorlar Türk sanayicisinin tutkusu ve devletin stratejik destekleriyle otomotiv ile treyler sektöründe büyük bir başarı hikayesi yazıldığını hatırlatan TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Semih Pala, bu başarının "ikinci perdesinin" lojistik altyapıdaki devrimle yazılacağını belirtti. Türkiye'deki Organize Sanayi Bölgelerinin (OSB) sayısının 400'e ulaştığına dikkat çeken Pala, "Artık OSB'lerin demiryollarıyla limanlara bağlanması devletimizin resmi programına girmiş durumda. Tren yolu bağlantıları arttıkça lojistik küçülmeyecek, tam aksine zenginleşecek. Hicaz Demiryolu, Kalkınma Yolu ve Orta Koridor gibi projeler, Türkiye'nin kombine taşımacılık kapasitesini en üst seviyeye çıkaracak. Geçmişteki tutkumuzu koruyarak bu koridor mantığını iyi yönettiğimizde hem yerel üretimi hem de lojistik hacmimizi çarpan etkisiyle büyüteceğiz" şeklinde konuştu. “Sınırda karbon düzenlemeleri sektörü yeniden şekillendirecek” Avrupa Birliği standartlarının ve sürdürülebilirlik regülasyonlarının sektöre etkilerini değerlendiren TAİD Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı İffet Türken, Türkiye'nin bu küresel dönüşümün dışında kalamayacağının altını çizdi. Yakın gelecekte uygulanacak "Sınırda Karbon Vergisi"ne dikkat çeken Türken, konuşmasını şu sözlerle noktaladı: "Dijitalleşme, otonom teknolojiler ve sürdürülebilirlik hedeflerine ulaşmak sadece teknolojik bir mesele değildir. Emisyonların düşürülmesi, verimlilik ve güvenlik adına 'çekici' ve 'treylerin' uyumlu bir şekilde, bir bütün olarak hareket etmesi gerekiyor. Bu dönüşüm kendiliğinden gerçekleşmeyecek; ortak vizyon, koordinasyon ve geniş paydaş katılımıyla Türkiye, bu ekosistemin merkezinde yer alacaktır."

Michelin, Almanya’daki Tire Technology Expo 2026’da Dört Büyük Ödül Kazandı Haber

Michelin, Almanya’daki Tire Technology Expo 2026’da Dört Büyük Ödül Kazandı

Michelin Grubu İcra Komitesi Ar-Ge Başkan Yardımcısı, Philippe Jacquin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Tire Technology Expo’da dört ödül kazanmak, ekiplerimizin kolektif gücünün ve inovasyonlarımızın bilimsel, teknolojik ve çevresel derinliğinin güçlü bir göstergesi. Ay’dan yola uzanan bu yolculukta, polimer kompozitler konusundaki derin bilgi birikimimiz sayesinde sınırları zorlamaya, yeni deneyimler yaratmaya, araştırmaları gerçek hayata taşımaya ve yeni nesil malzemelerin gelişimini hızlandırmaya devam ediyoruz. Bu ödüller yalnızca teknik ilerlemelerimizi değil, Michelin’de her gün hayatı iyileştirmek ve bugün ve gelecek nesiller için mobiliteyi ileri taşımak için çalışan tüm ekiplerimizin kararlılığını da onurlandırıyor.” MİLAW – Yılın Konsepti: Michelin’in teknolojik ufkunu Ay yüzeyine taşıyor Michelin’in Ay yüzeyi için geliştirdiği havasız lastiği (Michelin Lunar Airless Wheel - MiLAW), çığır açan teknolojisiyle “Yılın Konsepti” ödülüne layık görüldü. Gelecekteki Artemis Ay görevlerinde kullanılacak keşif araçları için geliştirilen bu havasız çözüm, Michelin’in 20 yılı aşkın süredir yürüttüğü hava basınçsız yapılar, yüksek teknolojili polimerler ve üç boyutlu baskı gibi gelişmiş üretim süreçlerine dayanan araştırmaların sonucudur. MiLAW; radyasyon, son derece aşındırıcı arazi koşulları ve -240°C ile +100°C arasında değişen sıcaklıklar gibi ekstrem koşullara dayanmak zorunda. Aynı zamanda Ay yüzeyinde güvenli çekiş ve uzun ömürlü performans sunması gerekiyor. Bu özellikler, Michelin’in ileri seviye test yöntemlerini ve dijital simülasyon yetkinliklerini önemli ölçüde ilerletmesi sayesinde geliştirildi. Bu inovasyon yalnızca uzayla sınırlı değil. MiLAW sayesinde elde edilen bilgi birikimi, dayanıklılık ve uzun ömürlü performansın kritik olduğu Dünya’daki zorlu kullanım alanlarına yönelik olarak Michelin’in gelecekteki çözümlerine de doğrudan katkı sağlıyor. MICHELIN Primacy 5 Energy - Yılın Lastiği: Üç farklı kategoride A derecesine sahip, uzun ömürlü yaz lastiği MICHELIN Primacy 5 Energy, Tire Technology Expo’da “Yılın Lastiği” ödülünün sahibi oldu. Lansmanından önce yaklaşık 20 büyük küresel otomotiv markası tarafından tercih edilen bu yaz lastiği, hâlihazırda geliştirme aşamasında olan 50’den fazla yeni modelde kullanılmak üzere seçildi. Islak zeminde yol tutuş, enerji verimliliği ve gürültü seviyesi kategorilerinde AB etiketlemesinde A derecesine sahip olan MICHELIN Primacy 5 Energy, aynı zamanda kendi kategorisinde en uzun ömürlü lastik konumunda bulunuyor(1). Artan güvenlik beklentileri, elektrikli araçlara uyumluluk, düşük emisyon hedefleri, enerji verimliliği ve sürdürülebilir malzeme kullanımı gibi kriterlerin ön plana çıktığı bir dönemde, MICHELIN Primacy 5 Energy bu ihtiyaçların tamamına güçlü bir yanıt veriyor. BioButterfly - Yılın Çevresel Başarısı (Endüstriyel Katkı): Biyobazlı bütadien ve elastomer üretimi Michelin, IFP Energies Nouvelles ve Axens liderliğinde, Fransa Çevre ve Enerji Yönetim Ajansı’nın (French Agency for the Environment and Energy Management - ADEME) desteğiyle yürütülen BioButterfly programı, “Yılın Çevresel Başarısı - Endüstriyel Katkı” ödülünü kazandı. 12 yılı aşkın araştırma süreci ve 80 milyon avroyu aşan yatırımın ardından, Michelin’in Bassens tesisinde 2023 yılında devreye alınan endüstriyel pilot tesis, biyobazlı etanolden biyobazlı bütadien üretimini başarıyla tamamladı. Bu süreçle üretilen ilk elastomerler, lastiklerde kullanım için gerekli tüm teknik gereklilikleri karşılarken, fosil bazlı bütadiene kıyasla karbon ayak izini önemli ölçüde düşürüyor. BioButterfly, biyobazlı elastomer endüstrisinin gelişimi ve lastik değer zincirinin tamamında karbon etkisinin azaltılması açısından kritik bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor. Pascal Prost, Tire Tech 2026 Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nün sahibi oldu Michelin'de 35 yıl boyunca özveriyle hizmet veren ve halihazırda Lastik Teknolojilerinde Kıdemli Uzman görevini yürüten Pascal Prost, Tire Tech 2026 Yaşam Boyu Başarı Ödülü'ne layık görüldü. Kariyeri boyunca, özellikle lastik performans gereksinimlerinin sıklıkla çelişkili olduğu durumlarda bile tüm teknik zorlukların üstesinden büyük bir başarıyla gelen Prost, Michelin Grubu’nda çok sayıda ekiple birlikte çalışmasının yanı sıra üniversiteler ve araç üreticileriyle de yakın iş birlikleri yürüttü. İki tekerlekli ve binek araç lastikleri alanındaki teknik kariyeri (özellikle düşük yuvarlanma direncine sahip lastikler ve eko-tasarım çalışmaları) Michelin’in inovasyon yaklaşımını ve sürdürülebilir mobilite hedeflerini net şekilde yansıtıyor. Bu ödül, yalnızca bireysel bir kariyer başarısını değil, Michelin Grubu’nun tamamında ortaya konan kolektif mükemmeliyeti de temsil ediyor. Araştırmadan ürün inovasyonuna, çevresel etki azaltımından olağanüstü kariyerlerin takdirine uzanan bu dört ödül, Michelin’in derin uzmanlığı ve çok yönlülüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu başarı aynı zamanda güçlü bir mesaj da veriyor: Michelin, Dünya’da ve ötesinde, daha güvenli, daha yüksek performanslı ve daha sürdürülebilir bir mobilite için inovasyona hız kesmeden devam ediyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.