Hava Durumu

#Araç Satışı

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Araç Satışı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Araç Satışı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

2026’da Ertelenen Talep 2027’de Karşımıza Çıkacak Haber

2026’da Ertelenen Talep 2027’de Karşımıza Çıkacak

OTOMOTİVE GEÇİŞİM BİR GAZETE İLANIYLA BAŞLADI 1971 yılında İstanbul’da doğdum. Doğma büyüme İstanbulluyum, aslen Erzincan Kemaliyeliyim. İstanbul Üniversitesi İngilizce İşletme Bölümü mezunuyum. İş hayatına 1995 yılında Ülker’de bilgisayar satışı yaparak başladım. Satışçılıkla ilk ciddi temasım da burada oldu. 1995-1997 yılları arasında Ülker’de çalıştım. Ardından bir gazetede Temsa’nın bölge satış sorumlusu aradığını gördüm. O dönemde otomotiv sektörüne geçmek istiyordum; otobüslere karşı da özel bir ilgim vardı. Yolda yeni bir otobüs gördüğümde mutlaka incelerdim. Temsa’daki görüşmelere giderken yaşadığım bir anıyı hâlâ gülümseyerek hatırlıyorum. İstanbul Seyahat’in bulunduğu bölgede aracımı bırakmıştım; aşağıdan Temsa’yı görüyordum ama otogar konusunda o kadar acemiydim ki otomobille oraya nasıl gideceğimi bilemedim. Sonunda arabayı İstanbul Seyahat’te bırakıp merdivenlerden yürüyerek Temsa’ya gittim. 1997-2003 yılları arasında Temsa’da görev yaptım. 2003 yılında ise kariyerime Otokar’da devam ettim. Bölge yöneticisi olarak başladığım Otokar’daki yolculuğum; şeflik, müdürlük ve son olarak satış direktörlüğü görevleriyle devam etti. 2022 yılının Aralık ayında da emekli oldum. İLK SATTIĞIM OTOBÜSÜ HÂLÂ UNUTMADIM İlk sattığım araç hala aklımdadır. 1997 yılında, 1998 model olarak bir Prenses sattım. Balıkesir’de Hüseyin ağabey vardı; ilk aracımı ona sattım. O yıllarda model değişimleri bugünkü gibi yılbaşında gerçekleşmiyordu. Yeni model yılı, ağustos ayıyla birlikte İzmir Fuarı döneminde başlardı. Bu nedenle 1997’de 1998 model araç satışı o dönemin normal uygulamalarından biriydi. Temsa’daki yolculuğum 2003 yılına kadar devam etti. EMEKLİLİK SADECE 15 GÜN SÜRDÜ İş hayatından kopmak kolay değil. Emekli olduktan yaklaşık 15 gün sonra MKC Otomotiv ve Enke Otomotiv’de Genel Müdür olarak yeniden göreve başladım. Ben gelmeden önce de her iki şirketin başarılı bir geçmişi vardı. MKC Otomotiv, Otokar tarafında; Enke Otomotiv ise Isuzu tarafında güçlü bayilik süreçlerine sahipti. Benim amacım var olan başarıyı devam ettirmek ve yıllar içinde edindiğim saha, satış ve yönetim tecrübesiyle bu yapıya katkı sağlamaktı. Bunu yalnızca ticari başarı olarak görmüyorum. Çalışma arkadaşlarıma tecrübelerimi aktarmaya da önem veriyorum. Burada gerçekten bir aile ortamımız var. Amir-çalışan ilişkisinden ziyade, aynı hedefe doğru birlikte hareket eden bir ekip anlayışıyla çalışıyoruz. SATIŞTA BAŞARININ SIRRI MÜŞTERİYE YAKIN OLMAK Bence satışta başarının sırrı çok basit: Müşteriye yakın olmak. Müşterinin ihtiyacını anlayabilmek ve kendinizi onun yerine koyabilmek gerekiyor. Bizim açımızdan bir araç satışı ticari bir işlem olabilir; fakat müşteri için o araç çok daha büyük bir yatırım. O parayı nasıl kazandığını, hangi şartlarda çalıştığını ve hangi zorluklarla yatırım yaptığını anlamanız gerekiyor. Kendinizi müşterinin yerine koyduğunuzda ona daha doğru çözümler sunabiliyorsunuz. Satışçılığın özünde de bu var: Müşteriye tek bir seçenek dayatmak yerine alternatif üretebilmek. Vade seçenekleri, takas imkânları ve finansman alternatifleriyle müşterinin ihtiyacına uygun çözümü bulmaya çalışıyoruz. TAKASSIZ SATIŞ NEREDEYSE YOK İkinci el tarafında gerçekten ciddi bir operasyon yürütüyoruz. Bünyemizde yaklaşık 800 araçlık bir ikinci el portföyü bulunuyor. Bunun önemli bir bölümü sıfır araç satışları sırasında aldığımız takaslardan oluşuyor. Bizim için “takassız satış” neredeyse yok. Müşteri ne getiriyorsa değerlendirmeye çalışıyoruz. Bazen bir sıfır araç karşılığında üç aracı birden takasa aldığımız dahi oluyor. Buradaki temel yaklaşım, müşterinin elindeki aracı satışın önünde engel hâline getirmemek ve mümkün olduğunca çözüm üretmek. İKİNCİ ELDE ARACI OLDUĞU GİBİ SATMIYORUZ Takasla aldığımız araçları olduğu gibi yeni müşteriye sunmuyoruz. Boya, koltuk ve mekanik aksam başta olmak üzere ihtiyaç duyulan tüm işlemleri kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Gerekli bakımları ve yenilemeleri tamamladıktan sonra aracı daha düzgün, güven veren ve kullanıma hazır bir seviyeye getiriyoruz. Bunun da müşteri memnuniyetini ciddi ölçüde artırdığını görüyoruz. İkinci el aslında sürekli devam eden bir döngü. Bir araç satılıyor, karşılığında başka bir takas geliyor. O araç yeni bir müşteriye gidiyor, onun da başka bir takası oluşuyor. Bu zincir düşük kilometreli araçlardan daha yaşlı araçlara kadar devam ediyor. İkinci el operasyonu bu nedenle yalnızca stok yönetimi değil, sürekli hareket eden bir ticaret ve müşteri ilişkisi sistemi. 2026’YA İYİ BAŞLADIK, SONRA PAZAR TEMKİNLİLEŞTİ 2026 yılına iyi başladık. Özellikle ilk çeyrek oldukça hareketliydi. Sattığımız sıfır araçların önemli bir bölümü de ilk çeyrekte aldığımız bağlantılardan geldi ancak daha sonra bölgedeki gelişmeler, petrol fiyatlarındaki yükseliş, beklenen faiz indirimlerinin gerçekleşmemesi ve finansman maliyetlerinin yüksek kalması müşterilerin daha temkinli davranmasına neden oldu. Turizmin de beklentilerin altında kalması yatırımların ertelenmesinde etkili oldu. Biz buradan doğrudan Antalya’ya araç satmıyor olabiliriz; fakat müşterimiz o aracı Antalya’da çalıştırıyor. Antalya’daki iş iyi gitmiyorsa o müşteri yeni araç yatırımını erteliyor. Dolayısıyla ticari araç pazarı, aracın çalıştığı sektörlerin ve bölgelerin performansından da doğrudan etkileniyor. Bugün daha çok yenileme pazarına hizmet ediyoruz. MİDİBÜS PAZARI BÜYÜMÜYOR, PANELVAN TİPİ ARAÇLAR ÖNE ÇIKIYOR Midibüs pazarının büyüdüğü görüşüne çok katılmıyorum; hatta bir miktar küçülüyor. Buna karşılık panelvan tipi araçların pazarı genişliyor. Sprinter ve Crafter gibi 19-20 kişilik araçlar hem personel taşımacılığında hem transfer hem de turizm tarafında giderek daha fazla tercih ediliyor. Bu dönüşümü takasa gelen araçlarımızda da açık biçimde görüyoruz. Bir midibüs sattığımızda karşılığında çoğu zaman panelvan tipi araçlar takasa geliyor. Bu da pazarın hangi yöne hareket ettiğini sahada gösteren önemli işaretlerden biri. Bu eğilimin önümüzdeki dönemde de devam edeceğini düşünüyorum. 2027’DE ERTELENEN TALEBİN ETKİLERİNİ GÖRECEĞİZ 2026 yılında gerçekleşmeyen talebin bir bölümünün 2027’ye sarkacağını düşünüyorum. Her yıl belli bir pazar ve yatırım ihtiyacı var. O yıl gerçekleşmeyen yatırım bir sonraki yıla öteleniyor; o yıl da gerçekleşmezse sonraki döneme taşınıyor. Bir anlamda kar topu gibi biriken bir talep oluşuyor. Bence 2026’da ötelenen yatırımların önemli bir bölümü 2027’de yeniden karşımıza çıkacak. Eğer kamu yatırımları da artarsa pazarın daha iyi bir seviyeye gelebileceğini düşünüyorum ancak bunun olmazsa olmazlarından biri finansman maliyetlerinin aşağı gelmesi. FİNANSMAN MALİYETİ SATIŞIN ÖNÜNDEKİ EN ÖNEMLİ KONULARDAN BİRİ Bizim müşterimiz çoğunlukla finansman ihtiyacıyla yola çıkıyor. Bu nedenle buraya geldiğimde yapmak istediğim ilk çalışmalardan biri, özellikle ikinci el araçlarda müşterinin finansmana erişimini kolaylaştırmaktı. İkinci el araçlarımız için kredi kampanyaları düzenlemeye başladık. Anlaşmalı olduğumuz bankalarla müşterilerimize daha avantajlı finansman seçenekleri sunmaya çalışıyoruz. Şu anda Kuveyt Türk ve DenizBank ile bu çalışmaları yürütüyoruz. Bugün finansman maliyeti satışın önündeki en önemli konulardan biri. Müşteriye uygun finansman alternatifi sunduğunuzda satın alma kararını da kolaylaştırabiliyorsunuz. Bu nedenle araç, takas ve finansmanı birbirinden ayrı değil, aynı çözüm paketinin parçaları olarak görüyoruz. BİREYSEL TAŞIMACILIK UZUN VADEDE AZALABİLİR Büyük filolar yatırımlarını büyüterek devam ediyor. Asıl üzerinde düşünülmesi gereken kesim bireysel taşımacılar. Bunların önemli bir bölümü bizim ikinci el müşterimiz. Yıllardır bu işi yapan, bazen babasından kalan araçla mesleği sürdüren insanlar var. Hayatlarını bu işten kazanıyorlar. Bu müşteriler araçlarını mümkün olduğunca uzun süre kullanmaya çalışıyor. Eğer borçlanarak kendilerini yenileyebiliyorlarsa yeniliyorlar; bazen de daha eski bir araca geçerek faaliyetlerini sürdürüyorlar. Ancak uzun vadede bireysel taşımacılığın azalacağını düşünüyorum. Şehir içi taşımacılıkta bireysel otobüsçülük nasıl azaldıysa, bizim sektörde de benzer bir dönüşüm yaşanabilir çünkü işi yapmak giderek zorlaşıyor; araçlar pahalı, yatırımlar büyüyor ve bireysel yatırımcının bu yükü taşıma gücü azalıyor. SIFIR İLE İKİNCİ EL ARASINDAKİ MAKAS ARAÇ YENİLEMEYİ ZORLAŞTIRIYOR Eskiden ikinci el araçların değer kaybı daha öngörülebilirdi. Bir yaşındaki araç belirli bir oranda değer kaybeder, sonraki yıllarda bu düşüş belli bir düzen içinde devam ederdi. Bugün ise sıfır araç fiyatları ile ikinci el araç fiyatları arasındaki makas ciddi biçimde açılmış durumda. Eskiden iki-üç yaşındaki bir aracı verip üzerine belirli bir fark koyarak sıfır araca geçmek mümkünken, bugün müşterinin karşılaması gereken fark çok daha yüksek. Bu durum araç yenilemeyi zorlaştırıyor. Dolayısıyla sektörün önündeki önemli başlıklardan biri; sıfır araç fiyatları, ikinci el değerleri ve finansman maliyetleri arasındaki dengenin yeniden kurulması. İŞİN TEMELİNDE İNSAN VAR, Yıllardır otomotiv ve satış sektörünün içinde olan biri olarak başarının temelinde insan olduğuna inanıyorum. Müşteriyi anlamak, onun yerine kendinizi koyabilmek ve ihtiyacına uygun çözümü sunmak gerekiyor. Ürün elbette önemli; fakat güven, insan ilişkileri ve müşteriye yakın olmak en az ürün kadar belirleyici. Doğru çözüm sunduğunuz ve satış sonrasında da müşterinin yanında olduğunuzda uzun yıllara yayılan bir iş ilişkisi oluşuyor. Biz de bugün MKC Otomotiv ve Enke Otomotiv’de bu anlayışla çalışıyor; yalnızca araç satmayı değil, takastan finansmana kadar çözüm üreten ve uzun vadeli güven sağlayan bir yapı olmayı hedefliyoruz.

Takas Desteği Olmadan Sıfır Araç Satışı İstenilen Düzeye Ulaşamaz Haber

Takas Desteği Olmadan Sıfır Araç Satışı İstenilen Düzeye Ulaşamaz

ÇOCUKLUĞUMDA ÖĞRENDİĞİM HER ŞEY BUGÜNKÜ İŞ ANLAYIŞIMIN TEMELLERİNİ OLUŞTURDU 1995 yılında İzmir'in Ödemiş ilçesinde doğdum. Evliyim, iki çocuk babasıyım. Okul hayatımın tamamı Ödemiş'te geçti; lise mezunuyum. Üniversiteye gitmedim, çünkü sektöre olan tutkum her şeyin önüne geçti. Bu işi seçmedim aslında; bu iş beni seçti diyebilirim. Zira ailemiz dört kuşaktır bu sektörün içinde. Dedemin babası sektöre ilk adımı atan kişi. Oradan dedeme, dedemden babama, babamdan bana aktarılan bu miras, şimdi beş buçuk yaşındaki oğluma da taşınmaya devam ediyor. 2001 yılında, Ödemiş'in eski otogarında para toplayarak başladım bu sektöre. Okula gitmeden önce arabanın içinde koşuşturur, ayakkabılarımı çıkarıp çorapla koltuktan koltuğa atlayarak yolculardan para toplardım. On altı, on yedi yaşıma kadar hatlarda muavinlik yaptım. O yıllarda öğrendiğim her şey, bugünkü iş anlayışımın temelini oluşturuyor. Dedem dolmuşçu ve taşımacıydı. Babam Halil Karakaş ise 1997 yılında vergi levhasını açarak galericiliğe başladı. O günden bu yana levhamız hiç kapanmadı. 2017 yılına kadar şahıs şirketi olarak faaliyet gösterdik; o yıl Karakaşoğlu Otomotiv Limited Şirketi'ni kurarak kurumsal bir yapıya geçtik. 2024 yılında ise Isuzu bayiliğini alarak bir kez daha önemli bir adım attık. SATIŞ YAPMADIĞIMIZ İL YA DA İLÇE KALMADI! 2024 yılına gelindiğinde Karakaşoğlu Otomotiv, ikinci el araç satışında Türkiye'nin 81 ilinin tamamında tanınan bir firma hâline gelmişti. Satış yapmadığımız bir il ya da ilçe kalmadı. Bu büyüme tesadüf değil; babamın yıllar içinde biriktirdiği çevre, dürüst ticaret anlayışı ve hiçbir zaman müşteriyi geri çevirmemek ilkesiyle mümkün oldu. Takas konusunda hiçbir zaman kapı kapatmadık. Buraya araç almaya gelen boş çıkmadı. Müşteriye 'Hayır' demek bizim sözlüğümüzde yer almıyor. Bu güven, zamanla Türkiye genelinde bilinirliğimizi artırdı ve 2023 yılında Isuzu fabrika yöneticileri bizi buldu. "Böyle bir iş birliğini düşünür müsünüz?" diye teklif geldi. ISUZU’NUN KUŞAĞINDAN RENGİNE KADAR HER DETAYINI EZBERE BİLİRİM Isuzu benim için yalnızca bir marka değil; bir çocukluk hikâyesidir. Beş yaşındayken Isuzu'nun her modelini, koltuk rengini, kuşağını ezbere bilirdim. Bilmediğim olduğunda babamdan azar işitirdim. Bu marka adeta evin bir parçasıydı. Dolayısıyla teklif geldiğinde kararımız çok zor olmadı. 2024 yılında resmi bayilik faaliyetlerimize başladık. İzmir'de daralmaya başlayan Isuzu pazarını canlandırmak için agresif bir takas politikası izledik. Yeri geldi, iki sıfır araç verdim, sekiz araç takas aldım; yalnızca Isuzu'yu piyasaya yeniden sokmak ve markayı canlandırmak için. Çanakkale'de de kapsamlı çalışmalar yürüttük ve somut sonuçlar aldık. 2025 yılında İzmir bayisi olarak Türkiye'nin 41 iline satış gerçekleştirdik. Bu rakam, başlangıç için son derece güçlü bir ivme göstergesi aslında. ANKARA'DAKİ YENİ ŞUBEMİZ İLE İSTİKRARLI BİR ŞEKİLDE BÜYÜMEYE DEVAM EDİYORUZ Türkiye genelindeki ikinci el satış hacmimiz ve Isuzu bayiliğindeki büyümemiz, Ankara'ya açılmayı kaçınılmaz kıldı. Ankara büyük bir pazar; Türkiye'nin merkezi olması her anlamda stratejik bir konum sunuyor ancak bayiliklerde şunu net gördük: takas desteği olmadan sıfır araç satışı asla istenen seviyeye ulaşmıyor. Sıfır satışı büyük ölçüde ikinci el ve takas gücüne bağlı. Fabrika bize yeniden seslendi: "Ankara'ya takas desteği olan, piyasada aktif bir yapı gerekiyor." Babam Halil Karakaş ile bir hafta boyunca değerlendirdik. Sonunda hem bizim için hem de Isuzu için doğru adım olduğuna karar verdik. Yer mülkiyetini satın alarak yatırımımızı gerçekleştirdik. Ankara Pursaklar Saray Mahallesi'nde, ana yol üzerinde, havaalanına yakın, ulaşımı kolay ve geniş otoparka sahip mevcut yerimizi bulduk. Şu an 800 metrekarelik plazamıza ek olarak yanına aldığımız 2.000 metrekarelik alanla ilerideki büyüme hedeflerimiz için güçlü bir zemin oluşturduk. KARAKAŞOĞLU OTOMOTİV OLARAK TAŞIMACILIK SEKTÖRÜNÜN HER ALANINDA FAALİYET GÖSTERİYORUZ Karakaşoğlu Otomotiv yalnızca otomobil alım satımıyla sınırlı değil; taşımacılık ve turizm alanında da köklü bir geçmişe sahip. 2011 yılına kadar Türkiye'nin çeşitli bölgelerinde araçlarımızı kiraya vererek turizm sektöründe aktif rol oynadık. 2011'de Ulaştırma Bakanlığı'ndan D2 yetki belgemizi aldık; bu belgeyle düğün, dernek, özel gün ve gezilerde araç tedarik etmeye başladık. 2017'de D2 belgemizi B2'ye çevirerek yurt dışı turlara adım attık. 2019'da ise Kültür ve Turizm Bakanlığı'na bağlı TÜRSAB belgemizi alarak turizm seyahat acenteciliğine başladık. Bugün acentemiz kültür turları, okul gezileri ve bölgesel turlar düzenlemeye devam ediyor. Aynı zamanda meslektaş acentelere araç kiralama hizmeti veriyoruz. D1 ve D4 yetki belgelerimizle Ödemiş-Salihli arasında daha önce mevcut olmayan yolcu hatlarını kurduk. Bu hatlarda çalışan araçlarımız için kendimize katı bir şartname belirledik: en fazla iki yaşında araç. 2026 yılında filomuzun en eski aracı 2025 model. Taşımacılık kolunda şu an 51'e yakın aracımız faaliyet gösteriyor. BİZİM SİSTEMİMİZ “ÖZMAL” ÜZERİNE KURULUDUR Karakaşoğlu Otomotiv'de her şey özmal üzerine kuruludur. Araçlar bizim, belgeler bizim, yakıt bizim. Ödemiş Bozdağ'da kurduğumuz Opet-Sunpet istasyonuyla yakıt ihtiyacımızı büyük ölçüde kendi kaynaklarımızdan karşılıyoruz. Bunun yanı sıra sigorta şirketimiz aracılığıyla araçlarımızın trafik sigortası ve kaskolarını da bünyemizde yönetiyoruz. Bu bütünleşik yapı bize hem maliyet avantajı hem de operasyonel bağımsızlık sağlıyor. Bu avantajı müşterilerimize yansıtıyoruz: rakiplerimizle kıyaslandığında çok daha uygun fiyatlarla turlar düzenliyor, insanları her köşeye taşımayı başarıyoruz. Ödemiş merkezde 7.500 metrekarelik showroomumuzda 80 ila 120 araç arasında değişen sürekli bir stok tutuyoruz; 80'in altına düşmüyoruz. Aktif 54 personelimizle hem İzmir'e hem de Ankara'ya hizmet vermeye devam ediyoruz. Kaptanlarımız ve ekibimiz yıllardır bizimle. Sürekli değişen bir kadromuz yok; bu istikrar, hizmet kalitemizin en güçlü güvencesi. Dört kuşaktan bu yana taşınan bir değerler zinciri var Karakaşoğlu'nda. Büyüme hedeflerimiz güçlü ama temeli asla sarsmadan, dürüstlükten ve kaliteden ödün vermeden büyümeye devam edeceğiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.