Hava Durumu

#Batarya

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Batarya haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Batarya haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MAN Truck & Bus’tan  Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım Haber

MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım

MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor. Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor. MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor. MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor. Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir” MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi: “Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.” “Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim” Baumann sözlerini şöyle sürdürdü: “Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.” Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor. Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor. Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor. Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor. Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor. Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.

MAN’ın Elektrikli Otobüsü Lion’s Coach E,  Erzurum Ve İsveç’te Kar Ve Buza Meydan Okudu Haber

MAN’ın Elektrikli Otobüsü Lion’s Coach E, Erzurum Ve İsveç’te Kar Ve Buza Meydan Okudu

MAN Truck & Bus, mühendislik geleneğini sürdürerek araçlarını her yıl olduğu gibi bu yıl da en zorlu koşullarda test etti. Geleneksel kış test programı kapsamında; tamamen elektrikli dört Lion’s Coach E modelinin de dahil olduğu toplam dokuz araç, Erzurum ve İsveç’teki aşırı soğuk, kar, buz ve zorlu arazi koşullarında binlerce kilometrelik testlerde etkileyici bir performans ortaya koydu; dayanıklılıklarını kanıtladı. Barbaros Oktay: “Lion's Coach E, beklentilerimizi tam olarak karşıladı” Araçların aşırı iklim koşullarındaki başarılı performansından memnun olduklarını ifade eden MAN Truck & Bus Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay, “Geçen sonbaharda Busworld Europe'da dünya prömiyerini yaptığımız tamamen elektrikli yeni otobüsümüzden büyük beklentiler var. Gerçekleştirdiğimiz bu yoğun testler sayesinde bu beklentileri tam olarak karşılamayı hedefliyoruz. Ancak bu dondurucu soğuklarda bile Lion's Coach E, beklentilerimizi tam olarak karşıladı. Tüm bileşenler ve sistemler, soğuğa rağmen güvenilir bir şekilde çalıştı” dedi. Buz ve karda binlerce kilometrelik test Lion's Coach E, sert kış koşullarıyla bilinen Erzurum ve İsveç'in kuzeyinde, Kuzey Kutup Dairesi yakınlarında test edildi. Toplam dört elektrikli otobüs, karlı ve buzlu yollar ile eksi 30 dereceye kadar düşen sıcaklıklardaki en zorlu koşullarda binlerce kilometrelik test sürüşleri gerçekleştirdi. Mühendisler, özellikle aşırı düşük sıcaklıklarda yüksek voltajlı batarya sisteminin davranışı, ön koşullandırma ve şarj performansı dahil enerji yönetimi, elektrik motorlu güç aktarma sistemi ve iç mekân termal yönetimi üzerine yoğunlaştı. Soğuk hava koşulları, elektrikli otobüsler için özel bir zorluk oluşturuyor. Çünkü bu otobüslerin yalnızca menzil performansını koruması yetmiyor, aynı zamanda yolcu bölümünün verimli ve güvenilir bir şekilde ısıtılmasını da sağlaması gerekiyor. eCoach zorlu kullanım koşullarında kendini kanıtladı MAN testlerinde, tüm bileşenlerle birlikte aracın tüm sistemler arası etkileşimi de en zorlu koşullarda test edildi. Test sırasında araçlar yerleştirilen yüzlerce sensör, yolculuklar esnasında sıcaklık, basınç değerleri, enerji akışları ve sistem durumlarıyla ilgili verileri sürekli olarak kaydetti. Bu sayede mühendisler hem kapsamlı veri topladı hem de optimizasyonları doğrudan doğrulama imkânı elde etti. Başarıyla tamamlanan kış testleri, Lion's Coach E'nin seri üretimine giden yolda önemli bir kilometre taşı oldu. Bu testler, aracın ister güney isterse kuzey iklimlerinde olsun, yıl boyunca uluslararası seyahatler için uygun olduğunu ortaya koydu. 2026 otobüs kış testine toplam dokuz araç katıldı. Dört Lion's Coach E aracının yanı sıra, elektrikli veya hibrit tahrikli geleneksel otobüsler ile şehir içi ve şehirlerarası modeller de test edildi. MAN Truck & Bus'ın Otobüs Mühendisliği Başkanı Roland Scharl, testlerle ilgili şunları kaydetti: “Çift haneli sıfırın altındaki sıcaklıklar ile kar ve buzun birleşimi, araçları genel sistemde test etmek için ideal koşulları oluşturuyor. Lion's Coach E'nin başarılı performansı, yolcu taşımacılığında elektrikli mobilitenin aşırı koşullarda bile güvenilir ve ekonomik olarak uygulanabilir olduğunu gösteriyor.” MAN'ın tamamen elektrikli ilk otobüsü Lion's Coach 14 E, MAN’ın ilk batarya elektrikli otobüsü olarak sürdürülebilir mobiliteye geçişte önemli bir adımı temsil ediyor. Otobüste, seri üretimde kendini kanıtlamış eTruck tahrik teknolojisinin yanı sıra yenilikçi NMC batarya paketleri kullanılıyor. Bu bataryalar MAN’ın Nürnberg fabrikasında büyük seriler halinde üretiliyor. Lion's Coach E’nin kullanılabilir enerji kapasitesi 320 ila 480 kWh arasında değişiyor. Araç, uygun koşullarda, 650 kilometreye kadar menzil sunabiliyor. Bu da birçok tipik seyahat rotasının ara şarj gerektirmeden tamamlanmasını mümkün kılıyor. Aerodinamik açıdan optimize edilen tasarım, düşük sürtünme katsayısı sayesinde verimliliğe de katkı sağlıyor. Ayrıca eCoach, dizel versiyona kıyasla aynı bagaj hacmini korurken 63 yolcuya kadar kapasite sunuyor. Geçen sonbaharda dünya prömiyerini yapan Lion's Coach E, şu anda kapsamlı test ve deneme süreçlerinden geçerken, Ankara'daki üretim hazırlıkları da tüm hızıyla devam ediyor. İlk araçların, bu yılın sonundan önce belirlenen müşterilere teslim edilmesi planlanıyor.

Yeni Tamamen Elektrikli Mercedes-Benz VLE Yeni Bir Çağda Mekânı Baştan Tanımlıyor Haber

Yeni Tamamen Elektrikli Mercedes-Benz VLE Yeni Bir Çağda Mekânı Baştan Tanımlıyor

Mercedes-Benz, yeni tamamen elektrikli VLE ile yeni bir çağın kapılarını açıyor. Yeni geliştirilen modüler, esnek ve ölçeklenebilir Van Mimarisi üzerine inşa edilen ilk araç olarak, sonuç tamamen baştan tanımlanmış bir Grand Limousine. Diğer özelliklerinin yanı sıra, olağanüstü akıllı Mercedes-Benz İşletim Sistemi’nin (MB.OS) avantajlarından da yararlanıyor. VLE, iki dünyanın en iyilerini bir araya getiriyor; bir limuzinin sürüş konforu ve yol tutuşu ile bir MPV'nin ferahlığı, çok yönlülüğü ve esnekliği. Verimliliği, yeni 800 volt teknolojisi ve yüksek performanslı şarj özelliği sayesinde VLE, her yolculuk için ideal bir seçim. Tasarımı, Mercedes-Benz'in kendine özgü “Welcome home.” hissini yeni bir seviyeye taşıyan olağanüstü mekân deneyimi kadar etkileyici. VLE, globalde sekiz, Türkiye’de ise 6 koltuk kapasitesi ile geniş alanın konforunu ve çok yönlülüğünü yeniden tanımlıyor. Seviye kontrolü özelliğine sahip yeni AIRMATIC, her yolculuğu olağanüstü sakin bir deneyime dönüştürüyor. Ayrıca, arka aks yönlendirme VLE'yi olağanüstü çevik ve atik hale getirerek dar yollarda ve çok katlı otoparklarda kolayca manevra yapmasını sağlıyor. Tamamen yeni elektrikli VLE’nin, Mercedes-Benz’in 140 yıllık başarılı otomotiv tarihinde bir sonraki önemli dönüm noktası oluşturduğunu söyleyen Mercedes-Benz Group AG CEO’su Ola Källenius “Öncü ruhumuzla şekillendirilen bu model, alan ve konfor kavramlarını yeniden tanımlıyor ve oyunun kurallarını değiştiren çok yönlülük ve yenilikçilik seviyesi ekliyor. Ayrıca, sunduğu 700 km'den fazla menzil ile de sınıfının lideri.” diyerek VLE’nin çok çeşitli müşteri ihtiyaçlarını karşılamak ve her yaşam tarzına uyum sağlamak için tasarlanan yeni Van Mimarisi üzerine inşa edilen ilk model olduğunu belirtti. Hayat kadar sürpriz dolu: VLE gerçekten biçimden biçime giriyor Yeni Grand Limousine, çok çeşitli ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına kolayca uyum sağlıyor. Tasarım, kaplama, işlevsellik ve sürüş konforu, bireysel gereksinimlere göre özelleştirilebiliyor. VLE, geniş ürün yelpazesine, çeşitli varyantlara ve farklı ihtiyaçlara göre özelleştirilmiş bireysel konfigürasyonlara sahip. Güvenilir çok yönlü araç: 2,5 tona kadar çekme kapasitesine sahip VLE, karavanları, tekneleri veya at römorklarını kolayca çekebiliyor. 300 kW’ın üzerindeki güce sahip elektrikli sürüş ünitesi ve 4MATIC dört tekerlekten çekiş sistemi, optimum güç ve maksimum çekiş gücü sağlıyor. Türkiye’de öncelikli olarak 203 kW motor gücüne sahip 4x2 varyant satışa sunulacak. Özel Transfer aracı: Modern zarafet ve sürükleyici mekân deneyimini bir araya getiren VLE, premium beklentileri karşılıyor. Mekanik olarak ayarlanabilir koltuklarla karşılıklı oturma dahil olmak üzere birçok konfigürasyon mümkün. İki standart elektrikli kayar kapı, her iki taraftan da rahat giriş ve çıkış sağlıyor. Mercedes-Benz Group AG Hafif Ticari Araçlar Başkanı Thomas Klein, tamamen yeni VLE’nin Mercedes-Benz için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini belirterek “Tamamen yeni VLE, müşterilerimizin bildiği ve sevdiği tüm özellikleri bir üst seviyeye taşıyor. MPV benzeri çok yönlülüğü, limuzin seviyesinde sürüş konforu ve etkileyici bir mekânsal deneyimle bir araya getirerek, sekiz koltuğa kadar kapasitesiyle benzeri olmayan bir araç ortaya koyuyor. Elektrikli VLE, birçok farklı kullanım ihtiyaçlarına hitap ettiği için dünya genelinde büyük beğeni toplayacak.” dedi. Ayırt edici tasarımın yeni dönemi Çarpıcı bir ifade: üstün aerodinamikle buluşan yenilikçi estetik İlk bakışta VLE’nin yeni bir dönemi müjdelediği açıkça görülüyor. Yeni Van Mimarisi, form ile işlevi zamansız bir şekilde bir araya getiren tamamen yeni bir tasarıma olanak tanıyor. Bunun sonucu olarak 0,25’lik cd değeriyle olağanüstü aerodinamik performans elde ediliyor. Ön çıkıntı VLE’ye güçlü bir duruş kazandırırken, gergin şekilde uzanan tavan çizgisi yumuşakça yuvarlatılmış arka bölüme akıcı biçimde bağlanıyor. Cesur görünüm: ikonik ızgara ve ön ve arkada çarpıcı ışık imzası Kaputtaki iki belirgin güç kubbesi, cesur görünümü pekiştiriyor. Ön kısım, yeniden yorumlanmış, markayı tanımlayan ızgarayla karakterize ediliyor. Donanım serisine bağlı olarak, aydınlatmalı bir çerçeve, farları birbirine bağlayan kesintisiz bir ışık şeridi, DIGITAL LIGHT ile yıldız şekilli gündüz farları ve kaputta dik duran bir yıldız veya entegre bir merkezi yıldız bulunuyor. Arka kısımda öne çıkan özellik ise aerodinamik spoyler dudağına entegre edilmiş yay tasarımlı arka lambalar. Işık şeridi, arka kısmı ters U şeklinde çerçeveliyor ve tüm ışık fonksiyonlarını entegre ederek, anında göze çarpan, benzersiz bir ışık imzası yaratıyor. Olağanüstü iç mekân: Sky View panoramik tavan, ortam aydınlatması ve benzersiz bir kapsama etkisi VLE'nin dışı kadar etkileyici olan olağanüstü iç mekân deneyimi, Mercedes-Benz'in tanıdık “Welcome home.” hissini yeni bir seviyeye taşıyor. Bu Grand Limousine, etkileyici boyutlarda bir Sky View panoramik tavana sahip. Tek parça sabit cam tavan, B direğinden arkaya kadar kesintisiz bir şekilde uzanıyor ve benzeri görülmemiş bir ferahlık ve özgürlük hissi ile güvenlik ve huzur veriyor. Ayrı olarak açılabilen arka cam dahil tüm arka camlarda olduğu gibi, bu tavanda da elektrikli güneşlik bulunuyor. Çevreleyen ortam aydınlatması, cam tavanı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Ortam aydınlatması, kokpitten üçüncü koltuk sırasına kadar VLE'nin tamamında merkezi bir rol oynuyor. Genel iç tasarımın bir parçası olarak, çok sayıda kişiselleştirme seçeneği içeren şık, mobilya esintili iç tasarımla birlikte, bu da benzersiz bir sarma etkisi yaratıyor. Eşsiz konfor ve çok yönlülük: her zevke ve ihtiyaca göre Arkaya kolay erişim: elektrikli açılır camlara sahip iki sürgülü kapı ve ayrı açılabilen arka cam Konfor deneyimi araca biner binmez başlıyor. VLE, her iki yanında opsiyonel HANDS-FREE ACCESS özellikli elektrikli sürgülü kapılara sahip. Böylece yolcular aracı dolaşmak zorunda kalmadan ve sürücünün çevresini dönmesine gerek kalmadan hızlı ve güvenli şekilde inip binebiliyor. Bu özellik özellikle dar sokaklarda büyük avantaj sağlıyor. Sürgülü kapılar tamamen aşağı inebilen camlara ve akıllı durdurma mekanizmasına sahip. Sensörler bir engel algıladığında, kapılar yaralanmaları önlemek için kapanmayı anında durduruyor. Kapılar kadar pratik bir diğer detay ise kendi bagaj erişimine sahip, ayrı açılabilen arka cam. Bu çözüm, büyük bagaj kapağını açmak için yeterli alan olmayan dar park yerleri için ideal. Ek olarak elektrikli EASY-PACK bagaj kapağı da Türkiye’de standart olarak sunulacak. Herkes için alan: her zamankinden daha fazla çok yönlülük VLE, çok yönlülük ve konforun vücut bulmuş hâli. Oturma konsepti, her zevke ve ihtiyaca uyum sağlayacak benzersiz bir esneklik sunuyor. Koltuk düzeni farklı kombinasyonla yapılandırılabiliyor. Arka bölüm için yeni geliştirilen üç farklı bağımsız koltuk tipi bulunuyor: Comfort Seat (manuel), Premium Comfort Seat (elektrikli) ve ek yastık, kablosuz şarj, masaj fonksiyonlu bel desteği ve baldır desteği (elektrikli) içeren Grand Comfort Seat. Katlanabilir masalar arka yolcuların konforunu daha da artırıyor. Tek koltukların yanı sıra, iki adet üç kişilik konforlu oturma sırası da (manuel veya elektrikli) bulunuyor. Türkiye’de ise 5+1 bağımsız koltuk konfigürasyonuyla satışa sunulacak. Kusursuz iklim konforu: araca bindikten kısa süre sonra ideal sıcaklık 35 derece ya da -10 derece olsun, VLE dünyanın her yerinde yıl boyunca konforlu bir iç ortam sağlıyor. Üç klima kontrol sistemi sayesinde Grand Limousine’in arka bölümü dâhil olmak üzere yalnızca birkaç dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşılıyor. Esnek oturma düzeni: manuel Roll & Go veya uzaktan kumandalı “seat ballet” Yeni Roll & Go konsepti, manuel olarak çalıştırılan koltukların taşınmasını ve çıkarılmasını son derece kolay hâle getiriyor. Koltuklar ve sıralar minimum güçle ileri geri hareket ettirilebiliyor, katlanabiliyor ve istenilen konuma kilitlenebiliyor. Ayrıca her konumdayken sökülebiliyorlar. Böylece ihtiyaca göre hızlıca geniş bir yükleme alanı oluşturulabiliyor. Çıkarıldıklarında, entegre dört tekerlekleri sayesinde kolayca taşınabiliyor. Bu segmentte benzersiz bir diğer özellik ise koltukların uzaktan yapılandırılabilmesi. MB.OS sayesinde, elektrikli ayarlanabilen tüm arka koltuklar ve oturma sırası; multimedya ekranı, yan paneldeki koltuk kumandaları veya Mercedes-Benz uygulaması üzerinden adeta bir bale koreografisi yapar gibi hareket ettirilebiliyor. “Remote Variable Rear Space” adı verilen bu özellik, alanın akıllı kullanımını yeniden tanımlıyor. Dört ön tanımlı yapılandırma bulunuyor: Baggage modu, maksimum bagaj hacmi için tüm koltukları olabildiğince öne alıyor. Alışveriş veya spor ekipmanları için ideal. “Executive”, ilk arka sırada maksimum diz mesafesi sağlamak için koltukları mümkün olan en arkaya çekiyor. VIP transferler için mükemmel. “People & Baggage”, hem geniş bagaj alanı hem de iki arka sırada konforlu diz mesafesi sunan dengeli bir ayar. E-Serisi yolcularının alışık olduğu konforu sağlıyor. “Standard”, tüm koltukları standart konumuna geri getiriyor. Seçilen donanıma bağlı olarak, tüm manuel olarak kontrol edilen koltuklar çıkarıldığında 4.078 litreye kadar alan elde edilir. Bu da valiz veya spor ekipmanları için fazlasıyla yeterli. Sayısız kişiselleştirme seçeneği: geniş donanım paketleri ve orta konsol alternatifleri Geniş paket yelpazesi ve opsiyon sayesinde müşteriler VLE’nin iç ve dış tasarımını yaşam tarzlarına göre şekillendirebiliyor. Dört tasarım konsepti (Standart, AMG Tasarım Konsepti, AMG Tasarım Konsepti Plus, EXCLUSIVE), dört opsiyon paketi (Advanced, Advanced Plus, Premium, Premium Plus) ve çok sayıda bireysel seçenek sunuluyor. Ayrıca üç farklı orta konsol alternatifi bulunuyor. Gösterge panelinin altındaki kompakt standart konsol, bir veya opsiyonel olarak iki kablosuz şarj pedi ve entegre bardaklık sunuyor. Arkaya rahat geçiş sağlıyor. Bu da özellikle ailelerin çok sevdiği bir özellik. Daha uzun bir orta konsol da bulunuyor. İki kablosuz şarj pedi, klasik kelebek kapakların altında saklama alanı ve büyük çantalar için uygun alt açık raf içeriyor. Üçüncü varyant ise daha seçkin taleplere sesleniyor: sıcaklık kontrollü iki saklama gözü (soğutmalı veya ısıtmalı), UV dezenfeksiyon, AIR-BALANCE koku sistemi, iki kablosuz şarj alanı, ortam aydınlatması ve zarif kaplama detayları. 2,5 tona kadar çekme kapasitesi: her macera için güçlü destek VLE, frenli olarak 2,5 tona kadar römork çekebiliyor; bu da karavanlar, tekneler veya at römorkları için ideal. Ek olarak uygun taşıma aparatıyla, elektrikli bisiklet taşınmasına imkân tanıyor. ESP® römork dengeleme sistemi ve Trailer Manoeuvring Assist, römorklu Grand Limousine’in kullanımını daha kolay ve güvenli hâle getiriyor. Üstün sürüş: gerçek bir premium limuzinin çevikliği ve uzun yol konforu Yolda zahmetsiz: dikkat çekici derecede düşük tüketim ve etkileyici menzil Seriye ilk olarak katılan VLE 300 elektrikli modelini VLE 400 4MATIC elektrikli takip edecek. WLTP’ye göre 700 kilometrenin üzerindeki etkileyici menziliyle VLE 300 elektrikli (203 kW), uzun mesafeli yolculukların üstesinden rahatlıkla geliyor. Daha sonra, 300 kW’ın üzerindeki güce sahip VLE 400 4MATIC elektrikli en üst performans versiyonu olarak konumlanacak ve 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 6,5 saniyede ulaşacak. Her iki model de 115 kWh kullanılabilir enerji kapasitesine sahip yeni NMC batarya teknolojisine sahip. Önümüzdeki yıl ise globalde 80 kWh kullanılabilir enerji sunan lityum-demir-fosfat katotlu (LFP) bataryalara sahip iki model daha seriye eklenecek. Mercedes-Benz VLE elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 20.4-18.6 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A[1] Mercedes-Benz VLE 400 4MATIC elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 21.1 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A4 800 volt teknolojisi: 355 kilometrelik menzil için kısa bir kahve molası yeterli 800 volt teknolojisi, yeni batarya nesliyle birlikte verimliliği ve performansı en üst düzeye çıkarırken şarj sürelerini önemli ölçüde kısaltıyor. Sadece 15 dakikada, 355 kilometreye kadar menzil (WLTP) için şarj edilebiliyor. Stuttgart'tan Roma'ya yaklaşık 1.100 kilometrelik uzun mesafeli bir yolculukta VLE’ye sadece iki kez 15 dakikalık kısa şarj molası yeterli oluyor. 300 kW güçle hızlı DC şarj da mümkün; opsiyonel DC dönüştürücü sayesinde 400 voltluk hızlı şarj istasyonlarında da şarj edilebiliyor. Ayrıca VLE, çift yönlü şarj için de donanıma sahip. Elektrikli güç üniteleri: yüzde 93 verimlilikle akıllı güç Elektrikli güç ünitesi, önde kalıcı mıknatıslı senkron motor (PSM) içeriyor. Uzun mesafelerde bataryadan tekerleğe enerji verimliliği yüzde 93. Dört tekerlekten çekişli modellerde ayrıca arkada güçlü bir elektrik motoru bulunuyor. Bu motor, sürüş durumuna veya seçilen programa bağlı olarak yalnızca ek güç ya da çekiş gerektiğinde devreye giriyor. Bu görev, Mercedes-Benz’in bu segmentte ilk kez kullandığı Disconnect Unit (DCU) tarafından yönetiliyor. Özellikle verimli enerji kullanımı için her iki güç ünitesi de silikon karbür invertörlü yüksek performanslı güç elektroniğiyle donatılmış. Akustik ve titreşim konforu: olağanüstü pürüzsüz ve sessiz VLE, bir Grand Limousine olarak, üst düzey akustik konfor sunuyor. Ayrıca son derece rijit bir gövde yapısına sahip. Bunun yanı sıra önden arkaya kapsamlı ses yalıtımı uygulanırken süspansiyon ile gövde arasına titreşimleri ayıran elastomer bağlantılar yerleştirilmiş ve çekiş sistemi de gövdeden izole edilmiş. Akıllı sönümleme ve seviye kontrolüne sahip AIRMATIC: süzülmekten bile daha yumuşak Akıllı süspansiyon kontrolüne sahip yeni AIRMATIC, yolculukları son derece sakin bir deneyime dönüştürüyor. Yeni havalı süspansiyon, araç yüksekliği yönetiminde de daha akıllı. İlk kez Google Maps verilerini kullanarak aracı mümkün olduğunca uzun süre en alçak konumda tutuyor; böylece aerodinamik sürtünme ve buna bağlı enerji tüketimi azaltılıyor. AIRMATIC havalı süspansiyon sayesinde araç yüksekliği, yoldaki yükseltilerden kolay geçme veya kolay giriş-çıkış için 40 milimetre artırılıp azaltılabiliyor. Arka aks yönlendirme: daha fazla çeviklik ve şaşırtıcı derecede küçük dönüş çapı Arka aks yönlendirme sistemi ve ön akstaki daha direkt yönlendirme oranı sayesinde VLE hem son derece çevik hem de oldukça dengeli. Arka aksın yönlendirme açısı yedi derece. Bu sayede kaldırımdan kaldırıma dönüş çapı 10,9 metreye düşüyor. Böylece VLE, yeni Mercedes-Benz CLA ile karşılaştırılabilir bir dönüş çapına sahip. Ayrıca daha direkt yönlendirme oranı sayesinde sürücünün tam dönüş yapmak için daha az direksiyon çevirmesi yeterli. Olağanüstü akıllı: üst düzey dijital deneyim MB.OS ile desteklenen VLE: olağanüstü akıllı Mercedes-Benz’in kendi bünyesinde geliştirdiği, yapay zekâ destekli MB.OS, Mercedes-Benz deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyor. Sürüş destek sistemlerinden bilgi-eğlenceye, sürüş performansından park fonksiyonlarına kadar tüm alanlara güç veriyor. Tüm sistemleri tek bir akıllı ekosistemde birleştirerek MB.DRIVE, park destek sistemleri ve MBUX için adeta beyin görevini üstleniyor. Mercedes-Benz Intelligent Cloud ile bağlantılı olan sistem, birçok araç fonksiyonu için kablosuz uzaktan güncellemeleri mümkün kılıyor; böylece VLE her zaman güncel ve geleceğe hazır kalıyor. MB.DRIVE: gelişmiş sürüş ve park destek sistemleri VLE, Mesafe Yardımcısı DISTRONIC, Şerit Değiştirme Asistanı, Çarpışma Önleyici Manevra Desteği ve geri görüş kamerası gibi kapsamlı güvenlik ve destek sistemleriyle standart olarak sunuluyor. Her araçta, ileri seviye sürüş destekleri için 10 kamera, beş radar sensörü ve 12 ultrasonik sensörden oluşan kapsamlı bir sensör paketi bulunuyor[2]. Tüm bu sistemler, gelecekteki fonksiyonlar ve düzenli kablosuz güncellemeler için yeterli güç rezervine sahip, su soğutmalı yüksek performanslı bir bilgisayara bağlı. Donanım paketine bağlı olarak MB.DRIVE; yönlendirme, frenleme, hızlanma ve park etme süreçlerinde sürücüye destek oluyor. Öncü opsiyonel yardım fonksiyonları arasında MB.DRIVE ASSIST PLUS ve MB.DRIVE ASSIST PRO da yer alıyor. Bu Grand Limousine, en güncel güvenlik teknolojileriyle sıfırdan geliştirildi. Sürücü destek sistemleri çok çeşitli kazaların önlenmesine yardımcı olabiliyor. PRE-SAFE® sayesinde Mercedes-Benz araçları, bir kaza gerçekleşmeden önce tehlikelere tepki verebiliyor. Olası bir kaza durumunda ise çarpışma bölgeleri, son derece sağlam yolcu hücresi ve emniyet sistemleri, kazadan kaynaklanacak sonuçları mümkün olan en düşük seviyede tutmaya yardımcı oluyor. Bunlara; arkadaki dış koltuklar dahil olmak üzere ayarlanabilir baş destekleri, emniyet kemerleri ve kuvvet sınırlayıcılarıyla birlikte toplamda 11’e kadar hava yastığı da dahil. MBUX Superscreen: sürücü için net bilgiler, ön yolcu için kişisel eğlence VLE’nin kokpiti üst düzey bir dijital deneyim sunuyor. Opsiyonel, görsel olarak havada süzülüyormuş izlenimi veren MBUX Superscreen, iç mekânın tüm genişliği boyunca uzanıyor. Geniş cam yüzeyin arkasında 26 cm (10,25 inç) sürücü ekranı, 35,6 cm (14 inç) merkezi ekran ve opsiyonel olarak ön yolcu için ek 35,6 cm (14 inç) ekran yer alıyor. Sürücü net ve odaklı bilgilere erişirken, ön yolcu video izleme, oyun oynama veya uygulamalar gibi kişiselleştirilmiş eğlence deneyiminin keyfini çıkarabiliyor. Ön yolcu ekranı tercih edilmediğinde bu alan yıldız desenli bir tasarımla görsel olarak zenginleştiriliyor. MBUX Superscreen, en yeni yüksek performanslı mikroişlemcilerle çalışıyor ve Unity Game Engine üzerinden gerçek zamanlı grafikler sunuyor. Bir diğer donanım ise artırılmış navigasyon özellikli head-up display. Sürücü, aracın yaklaşık dört metre önünde süzülüyormuş gibi görünen 58,7 cm (23,1 inç) sanal görüntü sayesinde en önemli sürüş bilgilerini doğrudan görüş hattında takip edebiliyor. MBUX Rear Space Experience: arka bölüm sinema, oyun merkezi ya da ofise dönüşüyor VLE, yolcularını opsiyonel MBUX Rear Space Experience ile etkiliyor. Sürücü ve ön yolcu üzerindeki tavan döşemesine gizlenmiş, açılır kapanır 79 cm (31,3 inç) panoramik ekran, bölünmüş ekran fonksiyonuna sahip. Örneğin sadece “Hey Mercedes, sinema deneyimini başlat” demek yeterli. Ekran yerinden süzülerek çıkarken cam perdeleri de aynı anda kapanıyor. Böylece ekran, aracın içini film ve oyun merkezi, konser salonu, mobil ofis ya da huzurlu bir dinlenme alanına dönüşebilen kişisel bir ortama çeviriyor. 8K çözünürlüğe sahip panoramik ekran, videoları ve oyunları olağanüstü netlikte sunuyor. Opsiyonel Burmester® 3D Surround Ses Sistemi ise 22 hoparlör ve Dolby Atmos teknolojisiyle müziği etkileyici bir üç boyutlu ses deneyimine dönüştürüyor. Entegre 8 megapiksellik kamera, örneğin “Meetings” uygulamasıyla yapılan görüntülü toplantılara yeni bir kişisel boyut kazandırıyor. Sürekli genişleyen Mercedes-Benz bilgi-eğlence portföyü 40’tan fazla uygulama[3] sunuyor. Bunlar arasında müzik, görüntülü konferans, Disney+ ve Sony Pictures Entertainment’tan RIDEVU gibi video platformları ile Boosteroid bulut oyun sağlayıcısı üzerinden sunulan AAA seviye oyunlar da yer alıyor. En son MBUX: yapay zekâ ile son derece sezgisel ve kişisel VLE, MB.OS destekli dördüncü nesil MBUX ile sunuluyor. Sistem; ChatGPT, Microsoft Bing ve Google Gemini yapay zekâlarını bir araya getirerek çoklu AI ajanlarını tek platformda buluşturuyor. Bu teknoloji sayesinde yeni MBUX Sanal Asistanı, araç ile içindeki herkes arasındaki ilişkiyi baştan tanımlıyor. Kullanıcılar; üretken yapay zekâ, çok adımlı diyaloglar ve kısa süreli hafıza sayesinde daha sezgisel ve kişisel bir dijital yol arkadaşı deneyimliyor. MBUX Sanal Asistan, MBUX Sıfır Katman üzerinde dinamik renkler ve animasyonlarla yaşayan bir avatar olarak karşımıza çıkıyor. Google Maps tabanlı akıllı navigasyon VLE’de navigasyon deneyimi Google Maps üzerine kurulu. Google ve Mercedes-Benz iş birliği kapsamında geliştirilen bu çözüm, Google Cloud’un araç içi konuşma hizmetleri için yeni Automotive AI Agent’ının Google Maps ile ilk entegrasyonlarından biri olma özelliğini taşıyor. Electric Intelligence özellikli Mercedes-Benz Navigasyon, şarj durakları dahil olmak üzere birçok faktöre dayanarak en hızlı ve en konforlu rotayı planlıyor. MBUX Surround Navigation ile görsel iletişim de yeni bir boyuta taşınıyor: sürücü ekranında çevrenin 3D gösterimi, rota yönlendirmesi ve sürüş destek sistemlerinden gelen bilgiler gerçek zamanlı olarak bir araya geliyor. Böylece sürücüler, VLE’nin “gördüğünü” görerek daha yüksek durumsal farkındalık kazanıyor. VLE’nin neden Grand Limousine’i baştan tanımladığını açıklayan 10 neden Yeni modüler ve esnek Van Mimarisi, büyüleyici yenilikçi estetik: Yeni VLE, alçak, aerodinamik silueti ve ikonik estetiği ile tamamen yeni bir tasarımı bünyesinde barındırıyor. Bu, sahip olduğu sadece 0,25'lik bir sürtünme katsayısı ile olağanüstü aerodinamik özellikler sağlıyor. Son derece esnek oturma düzeni, manuel Roll & Go veya uzaktan “seat ballet”: Manuel olarak ayarlanabilen koltuklar, entegre dört tekerleğe sahip ve kolayca ileri geri hareket ettirilebiliyor, istenilen konumda kilitlenebiliyor ya da kolayca sökülerek bagaja itilerek taşınabiliyor. Elektrikli ayarlanabilen koltuklar ise uygulama ve multimedya ekranı üzerinden rahatlıkla hareket ettirilebiliyor (Remote Variable Rear Space). Yeni geliştirilen koltuklar, stilinizi ve konfor seviyenizi seçin: Yeni mekanik ve elektrikli tekil koltuklar ve sıralar birçok farklı şekilde yapılandırılabiliyor. En önemli özellik, ek yastık, kablosuz şarj, bel desteği, masaj fonksiyonu ve baldır desteği ile elektrikli Grand Comfort Koltuk. Eşsiz MBUX Rear Space Experience, her yolculuğu sürükleyici bir maceraya dönüştürüyor: Arka 1. sıra koltukların üzerindeki tavan döşemesinde gizlenmiş, 8K çözünürlüklü, bölünmüş ekran işlevine ve sekiz megapiksel kameraya sahip, 79 santimetre (31,3 inç) boyutunda panoramik bir ekran bulunuyor. 8K çözünürlük ve entegre sekiz megapiksel kamera ile iç mekân, eğlence veya video konferans dahil verimli çalışma için büyüleyici bir deneyim dünyasına dönüşüyor. Üstün sürüş, gerçek bir premium limuzin gibi çevik ve konforlu: 40 mm seviye kontrolüne sahip AIRMATIC havalı süspansiyonu, her yolculuğu olağanüstü sakin bir deneyim haline getiriyor. VLE, yedi derecelik arka aks yönlendirmesi ile olağanüstü çevik ve sadece 10,9 metrelik olağanüstü küçük bir kaldırımdan kaldırıma dönüş çapına sahip. 700 kilometreden fazla WLTP[4] menzili, menzil endişesi olmadan uzun mesafeli konfor sağlıyor: Uzun yolculuklarda VLE, 800 voltluk teknoloji ve 115 kWh kullanılabilir enerji içeriğine sahip yeni bataryası sayesinde sadece 15 dakika içinde 355 kilometreye kadar (WLTP)[5] menzil için şarj edilebiliyor. Mercedes-Benz VLE elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 20.4-18.6 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A[6] Olağanüstü iç mekân deneyimi, Sky View panoramik tavan: , Etkileyici cam tavan, benzersiz bir rahatlık ve özgürlük hissi ile huzur veriyor. Ortam aydınlatması, tavanı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Elektrikli güneşlik, aşırı güneş ışığından koruyor. Birinci sınıf dijital zekâ. VLE, sürüş deneyiminizi daha kişisel ve akıllı hale getiriyor: VLE, AI destekli Mercedes-Benz İşletim Sistemi (MB.OS) sayesinde, sezgisel ve kişisel kontrol sunan en yeni MBUX'ı sunuyor. Ayrıca, çoklu ajanlı üretken AI kullanan ve hafızasıyla karmaşık konuşmaları anlayan, bilgili bir arkadaş gibi yanıt veren MBUX Sanal Asistan’dan da yararlanıyor. Kablosuz güncellemeler VLE'yi güncel tutuyor ve müşterinin servise gitmesine gerek kalmadan yeni özellikler ekliyor. Dijital kokpit – MBUX Superscreen: Geniş bir cam yüzeyin arkasında üç ekran bulunuyor; 26 santimetre (10,25 inç) sürücü ekranı, 35,6 santimetre (14 inç) merkezi ekran ve 35,6 santimetre (14 inç) ön yolcu ekranı. Sürücü net ve odaklı bilgilerden yararlanırken, ön yolcu video, oyun veya uygulamalar gibi kişiselleştirilmiş bir eğlence deneyiminin keyfini çıkarabiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.