Hava Durumu

#Bilet

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Bilet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bilet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kâmil Koç, 100. Yılında Kamu Çalışanlarına ve Meslek Gruplarına Özel "Teşekkür" Kampanyalarını Başlatıyor Haber

Kâmil Koç, 100. Yılında Kamu Çalışanlarına ve Meslek Gruplarına Özel "Teşekkür" Kampanyalarını Başlatıyor

Türkiye karayolu taşımacılığının lider ve öncü markası Kâmil Koç, 100. kuruluş yılına ulaşmanın gururunu toplumsal faydayı önceleyen projelerle taçlandırıyor. “100 Yıldır Yol Arkadaşınız” mottosuyla asırlık mirasını global iş ortağı Flix’in vizyonuyla birleştiren marka, bu anlamlı yılı geniş kapsamlı bir “Vefa ve Teşekkür” hareketine dönüştürüyor. Yolumuzu Aydınlatan Öğretmenlere %20 İndirim Kâmil Koç, çalışanlara yönelik yıl boyu sürecek olan özel indirim projelerinin ilk adımını ise geleceğimizi inşa eden öğretmenler için attı. “Yolumuzu Aydınlatan Öğretmenlerimize Bir Teşekkür de Bizden” sloganıyla hayata geçirilen kampanya ile öğretmenlere özel, 20 Mayıs tarihine kadar dijital kanallar üzerinden yapılacak bilet alımlarında %20’ye varan indirim sunuyor. Öğretmenler, Kâmil Koç Mobil Uygulaması ve www.flixbus.com.tr üzerinden bilet satın alırken OGRT9Z kodunu kullanarak kampanyadan faydalanabiliyor. Türkiye genelinde tüm hatlarda geçerli olan uygulama, öğretmenlere daha kaliteli, konforlu ve erişilebilir bir seyahat deneyimi sunmayı amaçlıyor. "Teşekkür zinciri" devam edecek Öğretmenlerle başlayan bu özel proje, 100. yıl iletişim stratejisinin ilk adımını oluşturuyor. Söz konusu yaklaşım yalnızca bir kampanya serisi değil; Kâmil Koç’un bir asırlık yol arkadaşlığı kültürünü farklı toplumsal gruplara teşekkür ederek güçlendirme vizyonunun da önemli bir yansıması olarak öne çıkıyor. Kâmil Koç, 100. yıl coşkusunu toplumun tüm kesimlerine yayma hedefi doğrultusunda önümüzdeki dönemde askerler ve polisler, sağlık çalışanları ve kamu personeli gibi farklı gruplara özel indirim uygulamalarını hayata geçirmeyi planlıyor. “100 yıllık yolculuğumuzda en değerli güç, yol arkadaşlarımızdır” Kâmil Koç Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Jan Özlem Sarıgül Işık, 100. yıl vizyonunu yeni kampanyalarla taçlandırmaya devam ettiklerini belirterek şunları söyledi: “1926 yılında Cumhuriyetimizin ilk adımlarıyla başlayan yolculuğumuzda bugün 100 yıllık köklü bir çınara dönüşmenin gururunu yaşıyoruz. Bu asırlık hikâye, halkımızın bize duyduğu güvenle yazıldı. Biz de 100. yılımızda bu güveni yalnızca sözle değil, somut adımlarla karşılamak istiyoruz. Bu kapsamda, tüm yolcularımıza sunduğumuz avantajların yanı sıra kamu çalışanlarımıza ve meslek gruplarına özel vefa kampanyaları kurguluyoruz. İlk adımı da öğretmenlerimizle attık. Güçlü Türkiye yolunda büyük bir özveriyle çalışan öğretmenlerimiz yalnızca çocuklarımızı yetiştirmiyorlar, onlar aynı zamanda geleceğimizi şekillendiriyorlar. Öğretmen kampanyamızın peşi sıra yıl boyunca farklı gruplara yönelik yeni kampanyalarla bu yaklaşımı sürdüreceğiz. Amacımız, 100. yılımızı yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda bir ‘teşekkür yılı’ olarak yol arkadaşlarımızla birlikte yaşamak. Şimdiye kadar olduğu bundan sonra da onların en güvenilir yol arkadaşı olmaya devam edeceğiz.”

Online Satışlar ile “Coğrafi Sınırlar” Ortadan Kalktı Haber

Online Satışlar ile “Coğrafi Sınırlar” Ortadan Kalktı

MUHASEBECİLİKTEN GENEL MÜDÜRLÜĞE UZANAN YOLCULUK Afyon'un Sultandağ ilçesinde doğdum. Yirmi yıldır karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün içindeyim. Bu alana girişim tam anlamıyla bir tesadüfün armağanı. Paşa Dayı olarak tanıdığımız değerli büyüğümüzle yollarımız kesişti ve Lüks Aksel'e muhasebeci olarak adım attım. Yıllar içinde her kademede çalıştım, her sürecin içinde bulundum ve o birikimin sonunda genel müdürlük koltuğuna oturdum. Bugün itibarıyla filomuzda 25 otobüs bulunuyor; bunların 12'si bize ait, 13'ü kiralık. Akşehir ve Konya merkezli kalkışlarla yaklaşık 35 ila 50 ile sefer düzenliyoruz.İstanbul, Ankara, Antalya ve Bursa başta olmak üzere Trakya'ya, Karadeniz'e uzanan geniş bir sefer ağımız var. Konya'dan kalkan bazı hatlarımız 15-16 saati buluyor; yani kaptanlarımız bazen iki günlük yolculuklara çıkıyor. Tüm bu operasyonun arkasında 750-800 kişilik bir ekip duruyor:acente çalışanlarından kaptanlara, yazıhane personelinden idari kadromuza kadar geniş bir aileyiz. BU YAŞIMA KADAR GÖRDÜĞÜM “EN KÖTÜ RAMAZANLARDAN” BİRİNİ ATLATTIK 2026 yılı, Ramazan ayıyla birlikte ağır bir sınavla başladı. Bu yaşımda tanıklık ettiğim en zorlu Ramazanlardan birini geride bıraktık. Normalde 20 ila 30 sefer düzenlediğimiz günlerde kendimizi 10-15 seferle sınırlı bulduk. İstanbul'a günde altı sefer çıkarırken üçe indirmek zorunda kaldık. Yolcu talebinin bu denli daralması, tüm planlamalarımızı ve bütçe hesaplarımızı altüst etti. Yılın sekiz ayını zararla kapatıyoruz; ancak geri kalan dört ayda da durum pek iç açıcı değil. 2025, gelir olarak güzel göründü ama ay sonunda masrafları çıkardığınızda elinizde kalan para ne bir otobüsü yenilemek ne de işletmeyi büyütmek için yeterliydi. Kazandığımızı sanıyoruz, oysa sadece ayakta kalmak için koşuyoruz. ENFLASYONUN GÖLGESİNDE SOLUK ALACAK YER KALMADI Muhasebe kökenli biri olarak rakamların diliyle konuşuyorum: bu tablo sürdürülebilir değil. Bir dönem kış aylarının darboğazında devletin sunduğu yüzde bir faizli kredilerle nefes alıyorduk. Beş, on milyonluk kredi çekiyor, zor günleri atlatıyor, dönem açıldığında geri ödüyorduk.Şimdi yüzde elli faizle kredi çeken bir işletmeci, o parayı nasıl geri ödeyecek? Bankalar zaten artık bu sektöre kapılarını büyük ölçüde kapattı. Fiyat artışları da elimizi bağlıyor. Garaj çıkışı masrafları, yakıt, köprü ve otoyol ücretleri, personel maliyetleri... Tüm bu kalemler yukarı tırmanırken bilet fiyatlarına aynı hızda zam yapamıyoruz. Üretim daraldıkça, alım gücü eriyor; alım gücü eriyince yolcu azalıyor. Bu kısır döngüden çıkmanın yolu, sektörü ilgilendiren mali düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesinden geçiyor. En acil beklentimiz şu: KDV oranının %20’den %8’eindirilmesi. Önceki dönemde yüzde sekizde olan bu oran, sektöre ciddi bir rahatlama sağlıyordu. Bunun yanı sıra gider gösterimi konusundaki engeller kaldırılmalı. İşçi sigortası, ücret ödemeleri gibi kalemler stopaj bazında gider olarak yansıtılamıyor. Bu hem vergi adaletsizliği hem de işletmecileri kayıt dışına iten bir mekanizma. 2020 MODELDEN DÜŞÜK OTOBÜSÜ FİLOMUZA DAHİL ETMEYİZ Araç filosunda belirli bir marka bağımlılığımız yok ancak 2020 model altında hiçbir otobüs çalıştırmıyoruz. Bu hem yolcu konforu hem de bakım maliyetleri açısından aldığımız net bir karar. Yeni model almak ise bugünün koşullarında hayal gibi görünüyor. Sıfır araç fiyatları, enflasyonla birlikte erişilemez rakamlara ulaştı. Bunun için stratejimizi bir üst modele geçiş olarak belirledik;doğrudan sıfır almak yerine güncel ve güvenilir araçlarla filomuzu tazeliyoruz. Bakım ve onarımda ise yüzde seksenin üzerinde yetkili servisle çalışıyoruz. Özel servis anlaşmalarımız var. Dışarıdan fatura alarak iş yaptırmak hem vergisel hem de maliyet açısından dezavantaj yaratıyor; bu yüzden mümkün olduğunca kayıtlı ve güvenilir kanalları tercih ediyoruz. ALT TARAFTAN YETİŞEN PERSONELYOK Sektörümüzün en kronik yarası haline gelen sorun şu an için nitelikli personel eksikliği. Kaptan adayları yetişmiyor. Belge alma süreci hem maddi hem de sınav açısından giderek zorlaşıyor. Psikoteknik belgesi, CRC belgesi, ehliyet sınıfları... Bunların hepsini bir araya getirip sürücü yetiştirmek, bugün için büyük bir emek ve maliyet istiyor. Sistem dijitalleştiği için belgesiz sürücü zaten otomatik olarak devre dışı kalıyor; bu olumlu bir gelişme ama sorun yalnızca denetim değil, arz meselesi. Genç nesil bu mesleği tercih etmiyor. Sınava giriyor ama geçemiyor ya da maddi imkân bulamadığı için süreçten vazgeçiyor. Sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından bu tablo gerçekten ciddi bir tehdit. KİRALAR, CEZALAR VE KÖPRÜ GEÇİŞLERİ DERKEN HERKES KENDİ BAŞININ ÇARESİNE BAKIYOR Otogar kiralarının piyasaya göre normalleştiğini söylesek de gerçekte hâlâ ağır bir yük oluşturduğunu düşünüyorum. Köprü ve otoyol geçiş ücretleri, idari cezalar, akaryakıt maliyetleri... Bunların toplamı, özellikle kâr marjlarının daraldığı dönemlerde işletmecileri ciddi biçimde eziyor. Peki firmalar bir araya gelip bu sorunları ortak bir sesle dile getiremiyor mu? Hayır, ne yazık ki getiremiyor. Herkes kendi bacağından asılı olduğu için ortak bir platform oluşturulamıyor. Bu en büyük eksikliğimiz. Kamuoyuna ve ilgili kurumlara ulaşacak, birleşik ve güçlü bir ses olmadan bu sorunların çözümü de gecikmeli kalıyor. ONLİNE KANALLAR İLE SATILAN BİLET ORANI %80 Satışlarımızın artık yüzde seksenini online kanallar oluşturuyor. Bu dönüşümün en büyük kazanımı, coğrafi sınırları ortadan kaldırması. Normalde Trakya'dan yolcu almam neredeyse imkânsızken Keşan'dan, Kırklareli'nden, Malkara ve Tekirdağ'dan artık yolcu alabiliyor ve bu kişileri Konya kalkışlı hatlarımıza bağlayabiliyoruz. Yolcular saatleri ve fiyatları karşılaştırıyor, uygun gördüklerinde tereddütsüz bilet alıyor. F1 yazıhaneleri konusunda ise durum biraz daha karmaşık. D1 garaj açmak artık çoğu işletmeci için mümkün olmadığından F1 ile çalışmak zorunlu hale geliyor ancak F1 kanalından gelen fatura ve KDV yükümlülükleri ayrı bir yük oluşturuyor. Yazıhane sayısındaki daralma kaçınılmaz görünüyor ama tamamen ortadan kalkmayacak. Var olan ağ üzerinden çalışmaya devam etmek dışında pratik bir seçenek yok. DİBE VURDUK; BUNDAN SONRA AYNI KALACAĞIZ Küçülecek miyiz diye soruyorlar. Hayır, küçüleceğimiz kadar küçüldük zaten. Bu saatten sonra tutunmak, var olanı korumak ve istikrarı sürdürmek en gerçekçi hedef.Büyümekten söz etmek için önce nefes alabilecek bir ortama ihtiyacımız var. Yirmi yıldır bu sektördeyim. İyi dönemleri de gördüm, çok zor dönemleri de ama bu kadar fazla değişkenin aynı anda üstümüze yığıldığı bir dönemi ilk kez yaşıyorum: yüksek faiz, erişilemeyen kredi, artan maliyetler, düşen talep, personel kıtlığı ve sektörün sesi olmak için eksik örgütlenme. Bu sorunların tamamı birbirini besliyor ve çözüm için bütüncül bir yaklaşım şart. Umudumuzu yitirmedik. Bu sektör Türkiye'nin omurgasıdır; milyonlarca insanı birbirine bağlar ama bu omurganın dik durabilmesi için devletin, bankaların ve sektör temsilcilerinin aynı masada buluşması gerekiyor. Biz buradayız; yeter ki bize de soluk alacak alan açılsın.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.