Hava Durumu

#Bursa

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik Haber

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik

MERDİVENLERİ TEK TEK ÇIKARAK BU NOKTAYA GELDİM 1982 yılında Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde doğdum. Çocukluğumdan itibaren karayolu taşımacılık sektörünün içindeyim. Bu iş bizim için sadece bir meslek değil; baba mesleği, dede mesleği. Eskiden kendi firmamız vardı. İlkokulu bitirdiğim dönemlerden itibaren yaz tatillerinde otogarda bilet keserek işe başladım. Sonra yazıhanede çalıştım, muavinlik yaptım. Bugün işletmeciliğini yaptığım işi gerçekten en dipten, en tabandan başlayarak öğrendim. Merdivenleri tek tek çıkarak bu noktaya geldim. Şu anda Kütahya’da Kâmil Koç işletmeciliğini yürütüyorum. KÜTAHYA’DA UZUN YILLARDIR HİZMET VERİYORUZ İlk şirket ismimiz Tavşanlı Tur’du. Sonra büyüyerek Kütahya Lider adını aldık. Uzun yıllar boyunca Kütahya Lider markasıyla İstanbul, Ankara, Antalya gibi şehirlere seferler düzenledik. Ancak zamanla sektörde yaşanan sıkıntılar, maliyetler ve rekabet bizi küçülmeye zorladı. O süreçte yerel firma olarak elimizden geleni yaptık fakat bazı noktalarda büyük bir markanın gücüne ihtiyaç olduğunu fark ettik. KÂMİL KOÇ’A KATILAN İLK İLÇE İŞLETMECİSİYİZ Kâmil Koç ile aslında bağlantımız yıllardır vardı. Tavşanlı’dan Bursa’ya çok sık sefer yaptığımız için Bursa Bölge Müdürü Aydın Tokatlı ile tanışma fırsatımız oldu. Kendisiyle zaman zaman istişare ederdik. O dönem bize özgüven kazandıran, cesaret veren de odur. Kendi öz malımız olan otobüsleri ve yazıhaneleri Kâmil Koç markasıyla buluşturmaya karar verdik. Kütahya Astur’dan ayrıldık ve Kâmil Koç çatısı altında Hisarcık, Emet, Tavşanlı ve Kütahya’daki tüm yazıhanelerde hizmet vermeye başladık. 2017 yılında Kâmil Koç’a ilk katılan ilçe işletmecisi biz olduk. İlçe yazıhaneleri bize aitti, şehir merkezindeki işletmeciliği ise Kâmil Koç yürütüyordu. Pandemi döneminde Kütahya yazıhanesinin işletmesi de bize devredildi. O günden bu yana tek çatı altında ilerliyoruz. KÂMİL KOÇ’UN KURUMSAL ALTYAPISINI KULLANMAK BİZİM İŞLERİMİZİ KOLAYLAŞTIRIYOR Kurumsal bir yapının altyapısını kullanmak çok büyük konfor. Yerel firma ile çalışırken yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri servis ağının zayıflığıydı. İstanbul’a giden yolcu, “Oğlum şu semte servisiniz yokmuş, kızım gelmek zorunda kaldı” diye şikâyet ederdi. Kurumsal yapı sayesinde bu sorunlar tamamen ortadan kalktı. Ayrıca İnternet sitesi düzgün çalışıyor, yolcu online işlemlerini sorunsuz yapıyor. Çağrı merkezi güçlü, yolcu sorununu direkt çözüyor. Servis ağı çok geniş, özellikle İstanbul’da en dip noktalara bile ulaşabiliyor. Sefer sayıları arttı, artık istediğimiz saatleri ekleyebiliyoruz. Yerel firmanın asla yapamayacağı şeyleri bugün Kâmil Koç çatısında rahatlıkla yapabiliyoruz. HAYALLERİMİZİ KÂMİL KOÇ İLE GERÇEKLEŞTİRDİK Çocukken hep düşünürdüm: “Bizim ilçeden neden sadece Ankara ve İstanbul’a araba kalkıyor? Hiç mi başka şehre direkt sefer olmayacak?” Kâmil Koç’la bu hayali gerçekleştirdik. Bugün Tavşanlı’dan çıkan bir otobüs Van’a kadar gidiyor. 24–25 saatlik direkt sefer yaptık. Bartın’a, Amasra’ya, Rize’ye, Trabzon’a, Samsun’a direkt araç gönderiyoruz. Hatta Tavşanlı’dan Sivas’a bile çalıştık. Van seferi başladığında Van’daki işletmeci bize, “Sizin ilçeden Van’a ne yolcusu çıkar?” diye sormuştu. Sonradan öğrendik ki Tavşanlı’da tamamen Vanlıların yaşadığı bir mahalle varmış. Bu yolcu potansiyelinin farkına ancak çalışınca vardık. Amasra’ya ilk seferleri düzenlediğimizde oranın turistik potansiyelini bizzat gördük. İnsanlar tatil için gerçekten gidiyormuş; yıllardır fark etmemişiz. BURADA ÇALIŞMAK “DENEYİP GÖREBİLME CESARETİ” SAĞLIYOR Kâmil Koç ile çalışmamızın en büyük avantajı: “Deneyip görebilme cesareti.” Ulusal marka olunca “Bu sefer tutar mı, tutmaz mı?” kaygısı olmuyor. Projeyi aklında kuruyorsun, birkaç gün içinde hayata geçirebiliyorsun. Bartın’a ilk seferi yaptığımızda yıllardır o hatta çalışıyormuşuz gibi tuttu. Teknoloji çağında her şey dijital artık. Yolcu telefonundan bilet alıyor, çağrı merkezi her sorunu çözüyor, lastik, akü, ikram gibi giderlerde toplu alım avantajı var. Örneğin, piyasada 1000 TL olan bir lastiği biz Kâmil Koç’un alım gücü sayesinde 850 TL’ye alıyoruz. Aynı marka, aynı ürün. Bu bile tek başına büyük avantaj. İkram maliyetleri bireysel alımda iki katına çıkar ama biz firmadan çok uygun fiyata alıyoruz. Bu yüzden yolcuya gönül rahatlığıyla daha fazla ikram verebiliyoruz. ÖDEMELERİMİZ, AYIN 16’SINA BİLE KALMAZ Paramız hiçbir ay 16’sına kalmaz. Ödemeler her ayın 15’inde, öğleden sonra tıkır tıkır hesabımıza yatar. Bu düzen sayesinde biz de tedarikçilerimize rahatlıkla söz verebiliyoruz. Diğer işletmeci arkadaşlarımız “1 hafta paramızı alamıyoruz, kartla mazot çekiyoruz” gibi sorunlar yaşarken biz bunlarla hiç uğraşmıyoruz. GÜNÜN HER SAATİ İLETİŞİM KURABİLİYORUZ Yönetimle iletişimimiz inanılmaz güçlü. Host biriminden teknik ekibe, çağrı merkezinden bölge müdürüne kadar herkesle istediğimiz saatte iletişim kurabiliyoruz. En üst yönetici Çağatay Kepek’i bile gece 23.00’te arasak telefonumuzu açar. Bölge müdürleriyle günde üç kez konuştuğumuz olur. Güney Marmara Bölge Müdürlüğü bizim için çok kritik. Yeni projelerde 10–15 kez görüşüp saat saat seferleri birlikte planlıyoruz. İş gerçekten birlikte yönetiliyor. BÖLGEMİZDEKİ YOLCU SİRKÜLASYONU ÇOK YÜKSEK Yazın günlük 120–130, kışın ise 90–100 araç geçiyor buradan. Direkt olarak Kütahya’dan İstanbul, Ankara, Eskişehir, Rize, Trabzon, Samsun, İzmir, Bartın, Amasra gibi birçok ile sefer yapıyoruz. Kütahya bir öğrenci ve asker şehri olduğu için 9 ay boyunca yoğun bir yolcu sirkülasyonu var. Plakalarımızın 43 olması güzel bir avantaj. 43 plakalı araçla, Kütahyalı personelle seyahat ediyor. Özellikle küçük ilçelerde bu çok önemli. İnsanlar çocuğunu, annesini tanıdığı güvendiği birine emanet etmek istiyor. Kamil Koç logosu ile tanıdık işletmeci bir araya geldiğinde güven de tam anlamıyla sağlanmış oluyor. OPERASYON YÖNETİMİ NOKTASINDA HIZLI AKSİYON ALABİLİYORUZ. Buradaki en önemli avantajlardan biri de operasyonun çok iyi yönetilmesi. En alt seviyeden en üst seviyeye kadar herkes işin hızlı ve doğru yürümesinin önemini biliyor. Saat planlaması, yolcu profili, aktarma noktaları, hepsi istişareyle belirleniyor. Bugün gece 03.00’te Kütahya’dan İzmir’e ekspres sefer yapıyoruz ve inanılmaz talep görüyor. Çünkü yolcu şunu diyor: “Niye 2 saat daha fazla yolda kalayım? Gecenin ikisinde binip daha erken varırım.” Yolcu artık bilinçli, beklentisi yüksek. Biz de hem hizmet kalitemiz hem kurumsal altyapı hem de doğru planlamayla bu beklentiye tam karşılık veriyoruz.

Akran Grup, Filosunu Yeniden Renault Trucks T480 İle Gençleştiriyor Haber

Akran Grup, Filosunu Yeniden Renault Trucks T480 İle Gençleştiriyor

Lojistiğin her alanında hizmet sunan Akran Grup, filosunu 50 adet Renault Trucks T480 çekici ile genişletti. Son olarak 2022 ve 2023 yıllarında Renault Trucks yatırımlarından elde edilen yüksek operasyonel performans nedeniyle yapılan yeni alımların teslimat töreni Bursa’da gerçekleştirildi. Yeni araçlar Akran Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Korkmaz, Yönetim Kurulu Üyesi Efe Korkmaz ve İcra Kurulu Başkanı Ahmet Uğur’a, Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastian Delepine, Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, Koçaslanlar Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Koçaslan ile Koçaslanlar Otomotiv Genel Müdürü Mesut Süzer tarafından teslim edildi. 2000 yılında Bursa’da kurulan Akran Grup, bugün uluslararası ve yurt içi taşımacılıktan liman hizmetlerine, konteyner taşımadan depolama, denizcilik ve gümrük işlemlerine kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Bursa, İstanbul, İzmir ve İzmit merkezli yapılanmalarıyla hizmet veren şirket, 320 adet çekicinin bulunduğu genç filosu ile dikkat çekiyor. Filosunun yaklaşık üçte biri Renault Trucks çekicilerden oluşan Akran Grup, sektörde örnek gösterilen entegre lojistik modeli ile ayrışıyor. Avrupa karayolu taşımacılığında da kısa zamanda önemli bir hacme ulaşan Akran, Türkiye’nin birçok lider markasına sunduğu çok yönlü lojistik hizmetleriyle tercih edilen bir çözüm ortağı hâline gelmiş durumda. Türkiye’nin önde gelen entegre lojistik yapılarından biri Akran Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Korkmaz, törendeki açıklamasında sektörün rekabet koşullarına dikkat çekti; “Lojistik alanında antrepo hizmetleri dışında tüm hizmetleri sunabiliyoruz. Konteyner taşıma ve depolamadan, ülkeler arası deniz aşırı işlemlerin yapması gibi çok geniş hizmet skalamız müşterilerimiz için tercih sebebi oluyor. Bu kadar geniş bir hizmet yelpazesinde müşterilerimizin birçok talebine yanıt verebildiğimiz için rekabet gücümüzü arttırıyoruz. Karayolu taşımacılığı alanında da kaliteli hizmetin temel unsurlarının doğru ekipman, genç filo, uzman kadro ve iyi yönetilen süreçler olduğuna inanıyoruz. Sahada bunu karşılayabildiğimiz için büyüyoruz. Renault Trucks ile iş birliğimiz uzun yıllardır sürüyor ve aldığımız sonuçlar, beklentimizi en ideal şekilde karşılıyor.” Korkmaz, 2025’te yaklaşık %20 oranında cirosal bir büyümeye ulaştıklarını, 2026 hedeflerinin ise yeni yatırımlarla daha ileri taşındığını da ekliyor. Sebastian Delepine’den iş birliğine dair değerlendirme Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastian Delepine, teslimatın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Akran Grup ile uzun yıllara dayanan güçlü bir iş birliğimiz bulunuyor. Filolarını yeniden Renault Trucks ile büyütmeleri, araçlarımızın sunduğu performans, verimlilik ve toplam sahip olma maliyetindeki avantajların somut bir göstergesi. Akran Grup’un operasyonlarına değer katmaktan ve gelişen faaliyetlerinde güvenilir bir çözüm ortağı olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bundan sonrasında da iş birliğimizi daha güçlendirerek devam ettirmeyi hedefliyoruz.” Stratejik tercih: Renault Trucks T480 Akran Grup ve Renault Trucks iş birliğinin temeli 2010’lu yıllara dayanıyor. Yeni teslimatla birlikte grup filosunun yaklaşık üçte biri Renault Trucks modellerinden oluşuyor. Akran Grup’un tercih ettiği Renault Trucks T480 çekiciler, yakıt verimliliği, gelişmiş sürüş teknolojileri, uzun yol operasyonlarına uygun dayanıklı yapısı ve sürücü konforunu artıran kabin özellikleriyle filolara önemli avantajlar sağlayan bir model olarak öne çıkıyor.

Koçaslanlar Otomotiv, Logitrans Fuarı’nda Sektörün İlgi Odağı Oldu Haber

Koçaslanlar Otomotiv, Logitrans Fuarı’nda Sektörün İlgi Odağı Oldu

19–21 Kasım tarihlerinde İstanbul Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen fuar, Avrasya’nın lider firmalarını bir araya getirirken; Koçaslanlar Otomotiv de geniş ürün gamı, güçlü satış sonrası hizmet ağı ve yenilikçi çözümleriyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti. 1998’den bu yana Bursa, İstanbul, Kocaeli ve Edirne’de faaliyetlerini sürdüren Koçaslanlar Otomotiv; Renault Trucks ve Otokar markalarının sıfır ve ikinci el araç satışının yanı sıra kapsamlı yedek parça tedariği, hızlı servis uygulamaları ve yüksek standartlara sahip satış sonrası hizmetleriyle müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutuyor. Servis noktalarının yaygınlığı ve teknik ekiplerin uzmanlığı sayesinde şirket, bölgenin en güvenilir hizmet sağlayıcıları arasında konumlanıyor. Fuarda sergilenen Renault Trucks T520 ve T480 modelleri, yüksek çekiş gücü, düşük yakıt tüketimi ve uzun ömürlü tasarım özellikleriyle ağır ticari araç segmentinin öne çıkan ürünleri oldu. Otokar markası ise hafif ve orta segment Atlas kamyonları ile yüksek dayanıklılık ve performans sunan Tunland Pick-up modelleriyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti. Sektör temsilcileri bu araçların teknik özelliklerini ve filo yönetimine sağladığı avantajları yakından inceleme imkânı buldu. Koçaslanlar Otomotiv, fuarda ayrıca yerli üretim PACKS kapaklı damper çözümünü tanıtarak ürünün sunduğu verimlilik, dayanım ve operasyonel avantajlar hakkında detaylı bilgi paylaştı. Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Koçaslan, fuar katılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Logitrans Fuarı, lojistik ekosisteminin en prestijli buluşmalarından biri. Koçaslanlar Otomotiv olarak Renault Trucks ve Otokar markalarıyla müşterilerimize yalnızca araç değil; güvenilir hizmet, dayanıklılık ve yüksek operasyonel verimlilik sunuyoruz. Kurduğumuz güçlü satış sonrası hizmet ağı, müşterilerimizin operasyonlarını kesintisiz sürdürebilmeleri için en önemli güvencelerden biri. Otokar Foton Tunland, sunduğu kalite, fiyat avantajı ve yenilikçi özellikleriyle taşımacılık profesyonellerinin öncelikli tercihlerinden oluyor. Atlas serimiz ise ağır yük taşımacılığında yüksek performansıyla beklentileri karşılıyor. Renault Trucks’ın üstün mühendisliği ve düşük işletme maliyetleri sunan araçları da fuarda büyük ilgi gördü. Tüm markalarımızla sektörün gelişimine katkı sağlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.”

Bursa İtfaiyesi, Allison Tam Otomatik Şanzımanlı 10 Yeni  Mercedes-Benz Atego Aracıyla Filosuna Güç Katıyor Haber

Bursa İtfaiyesi, Allison Tam Otomatik Şanzımanlı 10 Yeni Mercedes-Benz Atego Aracıyla Filosuna Güç Katıyor

Türkiye’nin en büyük dördüncü şehri olan Bursa’da Büyükşehir Belediyesi İtfaiye Dairesi Başkanlığı, filosuna Allison tam otomatik şanzıman donanımlı 10 yeni Mercedes-Benz Atego itfaiye aracı katıyor. 2025 yılı içinde teslim edilmesi planlanan yeni araçlar, yangınla mücadeleden arama kurtarmaya kadar birçok kritik görevde kullanılacak. Mevcut filoda daha önce kullanılan Allison 3000™ Serisi tam otomatik şanzıman donanımlı Mercedes-Benz Atego aracından duyulan memnuniyet doğrultusunda yapılan bu yeni alım, araç performansı ve operasyonel verimliliği artırmayı hedefliyor. 3 milyon 200 bini aşan nüfusuyla yoğun şehirleşme ve sanayi bölgeleriyle dikkat çeken Bursa, 2024 yılında toplam 21bin 670 acil olaya müdahale etti. 30 itfaiye istasyonu, 675 personel ve 136 araçla görev yapan Bursa İtfaiyesi, sadece yangın değil; trafik kazaları, doğal afetler, orman yangınları ve su baskınları gibi birçok farklı acil durumda görev yapıyor. 10 bin 866 kilometrekarelik bir alanı içeren görev sahasında Bursa İtfaiyesi’nin yeni araçlarının, özellikle trafiğin yoğun ve hareket kabiliyetinin kısıtlı olduğu şehiriçinde yangın, arama ve kurtarma operasyonlarında aktif çalışması planlanıyor. Daha önce denendi, memnun kalındı: Allison ile devam kararı Yeni araçların teslimatı öncesinde bilgi veren Bursa İtfaiye Dairesi Başkanı Canalp Berkdemir, daha önce kullandıkları Allison tam otomatik şanzıman donanımlı Mercedes-Benz Atego aracın olumlu performans geri bildirimleri doğrultusunda yeni yatırımı da Allison şanzımanlı araçlarla yapma kararı aldıklarını belirtti. Allison tam otomatik şanzımanın sağladığı kullanıcı dostu sürüş deneyimi, minimum arıza oranı ve yüksek operasyonel verimlilik nedeniyle bu tercihin tekrarlandığını sözlerine ekledi. Filoya yeni katılacak Mercedes-Benz Atego 1630 model 7 adet çok maksatlı ilk müdahele aracı ve 3 adet merdivenli itfaiye araçları, Rosenbauer üstyapısı ile 6 silindirli Euro 6 dizel motor ve Allison 3000 tam otomatik şanzıman donanımına sahip. 300 beygir gücüne ve 1000 Nm torka sahip araçlar, 16 ton taşıma kapasitesiyle maksimum 90 km/s hızla hareket edebiliyor. Ayrıca araçlarda pump-and-roll (hareket halindeyken pompalama) özelliği, yangın söndürme ve koruma amaçlı su tankları gibi tam teşekküllü donanımlar da yer alıyor. Bursa’nın artan müdahale ihtiyacına uyumlu çözüm Bursa’nın hızla büyüyen nüfusu ve gelişen yerleşim alanları, itfaiye ekiplerinin daha geniş ve çeşitli coğrafi bölgelerde görev yapmasını zorunlu kılıyor. Bu durum, ekiplerin zamanında müdahalesini için hızlı hareket edilmesinin önemini daha da arttırıyor. Allison tam otomatik şanzımanlar, bu zorlu koşullarda yüksek çekiş gücü, seri ivmelenme ve sorunsuz vites geçişleriyle zamanla yarışan müdahale ekiplerine avantaj sağlıyor. Kesintisiz güç aktarımı, daha yüksek ortalama hızlar elde edilmesine destek oluyor. Sürücüler, manuel vites değiştirme endişesi olmadan, araca ve yola daha hakim olarak görevlerine güvenle odaklanabiliyorlar Verimlilik odaklı tercih Bursa İtfaiye teşkilatı için araçların faal kalma süresi de kritik önem taşıyor. Allison tam otomatik şanzımanlar, arıza frekanslarının düşük olması sayesinde araçların daha uzun süre görevde kalmasına, serviste daha az zaman geçirmesine ve toplam sahip olma maliyetinin düşmesine katkı sağlıyor. Allison Transmission Türkiye, Orta Doğu ve Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) Satış Direktörü Berk Gönenç, Bursa İtfaiyesi gibi Türkiye’nin önde gelen teşkilatlarından birinin Allison’ı yeniden tercih etmesi, şanzımanlarımıza duyulan güvenin en somut göstergelerinden biri diyerek şu açıklamalarda bulundu: “Acil müdahalelerde her saniye hayati önem taşıyor. Allison tam otomatik şanzımanlar, Kesintisiz Güç Teknolojisi ve hızlı ivmelenme ile ekiplerin olay yerine daha çabuk ve güvenli ulaşmasına katkı sağlıyor. Ayrıca, sürücü kaynaklı kullanım farklılıklarını minimize etmesi ve zorlu yol koşullarında sunduğu yüksek manevra kabiliyetiyle Allison şanzımanlar, itfaiye operasyonlarında güvenilirliği ve sürekliliği artırıyor. Bursa İtfaiyesi’nin bu doğrultuda yaptığı tercihin, operasyonel verimlilik ve ekip güvenliği açısından önemli bir adım olduğuna inancımız tam.”

Yönetici ve İşletmeci Gözüyle "Kâmil Koç" Haber

Yönetici ve İşletmeci Gözüyle "Kâmil Koç"

KÂMİL KOÇ İLE ÇOK ERKEN YAŞLARDA TANIŞTIM 1974 doğumluyum. Henüz 3 yaşındayken ailem Bulgaristan'dan Türkiye'ye göç etti. İlk ve orta öğrenimimi Balıkesir’de tamamladım. Ortaokulu birincilikle bitirdiğim için Bursa Erkek Lisesi’ne kaydoldum. Lise eğitimim sırasında üçüncü sınıftan itibaren Kâmil Koç ile olan bağlarım güçlenmeye başladı. Babam, o dönemlerde Kâmil Koç’ta bireysel otobüsçülük yapıyordu. O yıllarda otogarda bir gazete bayisinde çalışmaya başladım. Gazete satarken biriktirdiğim bozuk paraları Kâmil Koç’taki çalışanlara verip bütün hale getiriyordum. Bu sayede de onlarla iyi bir dostluk kurmaya başladım. Böylece hem eğitimime devam ettim hem de Kâmil Koç’ta çalışmaya adım attım. Önce kendi otobüslerimizde çalıştım. Babam şoförlük yaparken ben de muavinlik yaptım. Kâmil Koç bünyesindeki resmi çalışma hayatım ise 1989 yılının Haziran ayında, henüz 16 yaşındayken başladı. Lise eğitimimi tamamladıktan sonra tam zamanlı olarak Kâmil Koç’ta çalışmaya başladım. 1997 yılında askerlik sebebiyle kısa bir ara verdim ancak 1999’da yuvama geri döndüm. Uzun yıllar süren bu serüven, 1 Şubat 2024 itibarıyla farklı bir boyuta taşındı. Bordrolu çalışan olarak görevimi bırakıp Kâmil Koç’un Bursa acentesini işletmeye başladım. Böylece hem Kâmil Koç Ailesi’nin bir parçası olmaya devam ettim hem de kendi işimi yönetme sorumluluğunu üstlenmiş oldum. GENÇLERİN ÖNÜNÜ AÇMAM GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNDÜM Şirketimizde geçirdiğimiz yıllar içerisinde mental olarak yorgunluk hissetmeye başladım. Yönetici olarak Kâmil Koç’taki misyonumu tamamladığımı düşündüğümü zaman da gençlerin önünü açmanın, bu işi daha büyük bir heyecan ve şevkle yapacak birine devretmenin firma için daha doğru olacağına inandım. Ayrıca Kâmil Koç’a olan manevi borcumu kendimce ödediğimi düşündüğüm için genel müdürümüzle fikrimi paylaştım. O da bu kararımı uygun gördü. Gerek Kâmil Koç’a gerekse de kendime artık bu şekilde daha faydalı olabileceğimi inandığımız için bu yeni yola adım attım. Yöneticilik çok daha zor ve sorumluluk gerektiren bir iş. Çünkü doğrudan birçok insana karşı sorumlusunuz, herkes sizden bir başarı veya bir sonuç bekliyor. Ancak kendi işinizi yürüttüğünüzde öncelikle kendinize karşı sorumlusunuz. Sorumluluklarınızı yerine getirdikten sonra aldığınız sonuçlar sizi tatmin ediyorsa, bu yeterli oluyor. KÂMİL KOÇ HAYATIMIN AYRILMAZ BİR PARÇASI HALİNE GELDİ Babam her zaman şunu söylerdi: "Benim üç oğlum var; biri Aydın, diğeri Ayhan ve bir diğeri de Kâmil Koç." Çünkü biz Kâmil Koç’la birlikte büyüdük. Aynı şey benim için de geçerli. Başka hiçbir yerde çalışmadım. Sadece Kâmil Koç’a başlamadan önce 6-8 ay kadar bir gazete bayisinde çalışmıştım. Şimdi 50 yaşına geldim ve hayatım boyunca Kâmil Koç’tan başka bir şey bilmedim. Dışarıda nasıl bir hayat var, başka işlerde çalışma deneyimi nasıl olur, bunları tarif etmek benim için gerçekten çok zor. Çünkü Kâmil Koç artık sadece bir iş yeri değil; annemiz, babamız, kardeşimiz, çocuğumuz… Yani hayatımızın ayrılmaz bir parçası. BURSALILAR İÇİN KÂMİL KOÇ’UN YERİ BİR BAŞKA Bursalılar için Kâmil Koç’un yeri her zaman farklı olmuştur. Birisi yaşadığı şehirle ilgili bir şey söylediğinde biz Bursalılar “Kestanemiz meşhur, havlumuz meşhur, Kâmil Koç'umuz meşhur” deriz. Bu yüzden Bursa halkı için Kâmil Koç sadece bir otobüs firması değil, aynı zamanda sevgi, övgü ve güvenin simgesidir. Ayrıca sektörde birçok ilke imza attığı için ve bu ilkler genellikle Bursa’dan çıktığı için Kâmil Koç bu şehirde başarının önemli temsilcilerindendir. Kurucularından yöneticilerine kadar herkes Kâmil Koç’tan aldığı güçle hep bir adım ileri gitmek için elinden geleni yapıyor. İşte bu yüzden bugün Kâmil Koç, Türkiye’nin zirvesindeki yerini koruyor. HAK EDİŞLERİMİZ BELİRTİLEN GÜNDE EKSİKSİZ OLARAK YATIRILIR Kâmil Koç’ta tüm işletmelerde olduğu gibi müşteriye birebir fiyatı belli olan bir ürünün satışını yapıyoruz. Ödeme günlerimiz belli tarihlerdedir ve hak edişlerimiz belirtilen gün içinde eksiksiz olarak yatırılır. Bu, Kâmil Koç’ta eski bir gelenektir. Sektörde bir söz vardır: "Yeter ki Kâmil Koç’tan alacağın olsun…" Çünkü burada güven esastır. Yapılan sözleşmede hangi tarih yazıyorsa, ödeme o gün yapılır. Bu da bizim en büyük güvencelerimizden biridir. Biz, burada 12 personel çalıştırıyoruz ve hepsi bizim sorumluluğumuzdadır. Kâmil Koç’tan aldığımız kültürle biz de personelimizin maaşlarını her ayın 5’inde öderiz. Yemek kartları ve diğer hak edişleri de eksiksiz yerine getiririz. Biz böyle gördük, böyle öğrendik. Bu yüzden Kâmil Koç, bizim için sadece bir iş değil, hayatımızın her alanında bir rol modeldir. BURADA ÖNCELİK HER ZAMAN “EĞİTİM”DİR Kâmil Koç’ta çalışanlar karakterli, işine ve insan ilişkilerine değer veren kişilerdir. Peki, bu insanların bu markanın etrafında toplanmasını sağlayan şey ne? Kâmil Koç’un kendine özgü bir kültürü var. Bu kültür yıllardır değişmeden devam eden bir kurumsal bir marka oluşturmuş durumda. Burada çalışma saatleri belli kurallar çerçevesinde hakkaniyetle düzenlenir. Örneğin, 8 saat mesai sistemi uygulanır, haftada 5 gün çalışırsın ve 2 gün izin hakkın vardır. Devlet kurumu ciddiyetinde çalışanların haklarına saygı gösterilir. Bunun yanı sıra eğitim konusu Kâmil Koç için her zaman önceliklidir. Yıl içinde çalışanların alması gereken eğitimler planlanır ve bu eğitimlere katılım zorunludur. Belirli periyotlarla yapılan bu eğitimler, çalışanların kendilerini geliştirmelerinin yanı sıra güncel kalmalarını ve sektörde her zaman bir adım önde olmalarını sağlar. Bir öğretmenin öğrencisini sürekli geliştirmesi gibi burada da çalışanlar asla boş bırakılmaz. Kim olduğu fark etmeksizin—host, kaptan, yönetici ya da işveren—öncelik her zaman eğitimdir. Kâmil Koç, bu anlayıştan hiçbir zaman vazgeçmedi ve çalışanlarına her zaman gelişim imkânı sundu. İşte bu yüzden burada karakterli, kendini sürekli geliştiren iyi insanlar bir araya geliyor. DİSİPLİNLİ VE ÇALIŞANA DEĞER VERİLEN BİR ORTAMDA HİZMET VERİYORUZ Kâmil Koç’un yapısı hem babacan hem sevecen hem de disiplinli bir denge üzerine kurulmuştur. Burada belli kurallar ve kriterler vardır, yüz kızartıcı suçlara kesinlikle tolerans gösterilmez. Olması gereken de budur. Bu esnetildiği zaman düzeni ve güveni sağlamak mümkün olmaz. İşte bu yüzden Kâmil Koç, yıllardır disiplinli, ama aynı zamanda çalışanına değer veren bir marka olarak yoluna devam ediyor. Bu sistem de çalışanları ve müşterileri koruyan bir çerçeve sunuyor, markanın güvenilirliğini pekiştiriyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.