Hava Durumu

#Bursa

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Bursa haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Bursa haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Engelsiz Showroom’da Engel Yok, Destek Var! Haber

Engelsiz Showroom’da Engel Yok, Destek Var!

ÖZEL AVANTAJLAR SUNULUYOR Otomotiv sektöründe 20 yılı aşkın deneyime sahip Koçaslanlar Motorlu Araçlar, engelli bireylerin araç satın alma ve kullanım süreçlerinde karşılaştığı zorluklara çözüm sunmak amacıyla geliştirdiği “Engelsiz Showroom” projesini hayata geçirdi. Renault Dacia yetkili satıcı ve servisi olarak Bursa İnegöl ve Kestel’de faaliyet gösteren şirket, bu proje ile erişilebilir, bütüncül ve sürdürülebilir bir mobilite deneyimi sunmayı hedefliyor. Proje kapsamında engellilere özel dizayn edilen showroom ve sağlanan özel hizmetlerin yanında, müşterilere Medicana Bursa Hastanesi’nde özel indirimler sunuluyor. YETKİLİ SERVİSTE YÜZDE 20 İNDİRİM Koçaslanlar Motorlu Araçlar tarafından Bursa-Kestel’de açılan Renault Dacia Showroom’u, Engelsiz Showroom Projesi kapsamında ÖTV muaf müşterilere özel müşteri danışmanı, öncelikli servis randevusu alma imkanı, engelli dostu ulaşım desteği, vale ve araç teslim hizmeti sağlıyor. Ayrıca ücretsiz araç check-up hizmeti, servis ve işçilikte yüzde 20 indirim, yedek parçada özel fiyatlar, Koçaslanlar Sigorta Marka Kasko İndirimi, estetik ve oto kuaförde yüzde 15 indirim gibi pek çok avantaj sunuyor. ARACINIZ KOÇASLANLAR’A SAĞLIĞINIZ MEDICANA’YA EMANET Koçaslanlar Motorlu Araçlar , Engelsiz Showroom projesi kapsamında sağlık alanında da önemli bir iş birliğine imza attı. Özel Medicana Bursa Hastanesi ile hayata geçirilen anlaşma doğrultusunda, ÖTV muafiyetli müşterilere ve birinci derece yakınlarına çeşitli sağlık ayrıcalıkları sunulacak. Bu sayede, Koçaslanlar müşterilerinin sağlık hizmetlerine daha kolay ve avantajlı koşullarda erişmesi hedefleniyor. “AYRICALIKLAR SUNUYORUZ” ÖTV muafiyetiyle araç sahibi olmanın önemli bir devlet desteği olduğunu belirten Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, söz konusu araçların mevzuat gereği 10 yıl boyunca satılamadığını hatırlattı. Aras, araçların bu sürede değerini koruması ve sorunsuz şekilde kullanılabilmesi için yetkili servis desteğinin büyük önem taşıdığının altını çizerken, “Koçaslanlar Motorlu Araçlar olarak, Engelsiz Showroom mottosu ve hizmet anlayışıyla; satış ve satış sonrası süreçlerde ÖTV muafiyetinden yararlanan müşterilerimize önemli ayrıcalıklar sunuyoruz” ifadelerini kullandı.

Online Satışlar ile “Coğrafi Sınırlar” Ortadan Kalktı Haber

Online Satışlar ile “Coğrafi Sınırlar” Ortadan Kalktı

MUHASEBECİLİKTEN GENEL MÜDÜRLÜĞE UZANAN YOLCULUK Afyon'un Sultandağ ilçesinde doğdum. Yirmi yıldır karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün içindeyim. Bu alana girişim tam anlamıyla bir tesadüfün armağanı. Paşa Dayı olarak tanıdığımız değerli büyüğümüzle yollarımız kesişti ve Lüks Aksel'e muhasebeci olarak adım attım. Yıllar içinde her kademede çalıştım, her sürecin içinde bulundum ve o birikimin sonunda genel müdürlük koltuğuna oturdum. Bugün itibarıyla filomuzda 25 otobüs bulunuyor; bunların 12'si bize ait, 13'ü kiralık. Akşehir ve Konya merkezli kalkışlarla yaklaşık 35 ila 50 ile sefer düzenliyoruz.İstanbul, Ankara, Antalya ve Bursa başta olmak üzere Trakya'ya, Karadeniz'e uzanan geniş bir sefer ağımız var. Konya'dan kalkan bazı hatlarımız 15-16 saati buluyor; yani kaptanlarımız bazen iki günlük yolculuklara çıkıyor. Tüm bu operasyonun arkasında 750-800 kişilik bir ekip duruyor:acente çalışanlarından kaptanlara, yazıhane personelinden idari kadromuza kadar geniş bir aileyiz. BU YAŞIMA KADAR GÖRDÜĞÜM “EN KÖTÜ RAMAZANLARDAN” BİRİNİ ATLATTIK 2026 yılı, Ramazan ayıyla birlikte ağır bir sınavla başladı. Bu yaşımda tanıklık ettiğim en zorlu Ramazanlardan birini geride bıraktık. Normalde 20 ila 30 sefer düzenlediğimiz günlerde kendimizi 10-15 seferle sınırlı bulduk. İstanbul'a günde altı sefer çıkarırken üçe indirmek zorunda kaldık. Yolcu talebinin bu denli daralması, tüm planlamalarımızı ve bütçe hesaplarımızı altüst etti. Yılın sekiz ayını zararla kapatıyoruz; ancak geri kalan dört ayda da durum pek iç açıcı değil. 2025, gelir olarak güzel göründü ama ay sonunda masrafları çıkardığınızda elinizde kalan para ne bir otobüsü yenilemek ne de işletmeyi büyütmek için yeterliydi. Kazandığımızı sanıyoruz, oysa sadece ayakta kalmak için koşuyoruz. ENFLASYONUN GÖLGESİNDE SOLUK ALACAK YER KALMADI Muhasebe kökenli biri olarak rakamların diliyle konuşuyorum: bu tablo sürdürülebilir değil. Bir dönem kış aylarının darboğazında devletin sunduğu yüzde bir faizli kredilerle nefes alıyorduk. Beş, on milyonluk kredi çekiyor, zor günleri atlatıyor, dönem açıldığında geri ödüyorduk.Şimdi yüzde elli faizle kredi çeken bir işletmeci, o parayı nasıl geri ödeyecek? Bankalar zaten artık bu sektöre kapılarını büyük ölçüde kapattı. Fiyat artışları da elimizi bağlıyor. Garaj çıkışı masrafları, yakıt, köprü ve otoyol ücretleri, personel maliyetleri... Tüm bu kalemler yukarı tırmanırken bilet fiyatlarına aynı hızda zam yapamıyoruz. Üretim daraldıkça, alım gücü eriyor; alım gücü eriyince yolcu azalıyor. Bu kısır döngüden çıkmanın yolu, sektörü ilgilendiren mali düzenlemelerin bir an önce hayata geçirilmesinden geçiyor. En acil beklentimiz şu: KDV oranının %20’den %8’eindirilmesi. Önceki dönemde yüzde sekizde olan bu oran, sektöre ciddi bir rahatlama sağlıyordu. Bunun yanı sıra gider gösterimi konusundaki engeller kaldırılmalı. İşçi sigortası, ücret ödemeleri gibi kalemler stopaj bazında gider olarak yansıtılamıyor. Bu hem vergi adaletsizliği hem de işletmecileri kayıt dışına iten bir mekanizma. 2020 MODELDEN DÜŞÜK OTOBÜSÜ FİLOMUZA DAHİL ETMEYİZ Araç filosunda belirli bir marka bağımlılığımız yok ancak 2020 model altında hiçbir otobüs çalıştırmıyoruz. Bu hem yolcu konforu hem de bakım maliyetleri açısından aldığımız net bir karar. Yeni model almak ise bugünün koşullarında hayal gibi görünüyor. Sıfır araç fiyatları, enflasyonla birlikte erişilemez rakamlara ulaştı. Bunun için stratejimizi bir üst modele geçiş olarak belirledik;doğrudan sıfır almak yerine güncel ve güvenilir araçlarla filomuzu tazeliyoruz. Bakım ve onarımda ise yüzde seksenin üzerinde yetkili servisle çalışıyoruz. Özel servis anlaşmalarımız var. Dışarıdan fatura alarak iş yaptırmak hem vergisel hem de maliyet açısından dezavantaj yaratıyor; bu yüzden mümkün olduğunca kayıtlı ve güvenilir kanalları tercih ediyoruz. ALT TARAFTAN YETİŞEN PERSONELYOK Sektörümüzün en kronik yarası haline gelen sorun şu an için nitelikli personel eksikliği. Kaptan adayları yetişmiyor. Belge alma süreci hem maddi hem de sınav açısından giderek zorlaşıyor. Psikoteknik belgesi, CRC belgesi, ehliyet sınıfları... Bunların hepsini bir araya getirip sürücü yetiştirmek, bugün için büyük bir emek ve maliyet istiyor. Sistem dijitalleştiği için belgesiz sürücü zaten otomatik olarak devre dışı kalıyor; bu olumlu bir gelişme ama sorun yalnızca denetim değil, arz meselesi. Genç nesil bu mesleği tercih etmiyor. Sınava giriyor ama geçemiyor ya da maddi imkân bulamadığı için süreçten vazgeçiyor. Sektörün uzun vadeli sürdürülebilirliği açısından bu tablo gerçekten ciddi bir tehdit. KİRALAR, CEZALAR VE KÖPRÜ GEÇİŞLERİ DERKEN HERKES KENDİ BAŞININ ÇARESİNE BAKIYOR Otogar kiralarının piyasaya göre normalleştiğini söylesek de gerçekte hâlâ ağır bir yük oluşturduğunu düşünüyorum. Köprü ve otoyol geçiş ücretleri, idari cezalar, akaryakıt maliyetleri... Bunların toplamı, özellikle kâr marjlarının daraldığı dönemlerde işletmecileri ciddi biçimde eziyor. Peki firmalar bir araya gelip bu sorunları ortak bir sesle dile getiremiyor mu? Hayır, ne yazık ki getiremiyor. Herkes kendi bacağından asılı olduğu için ortak bir platform oluşturulamıyor. Bu en büyük eksikliğimiz. Kamuoyuna ve ilgili kurumlara ulaşacak, birleşik ve güçlü bir ses olmadan bu sorunların çözümü de gecikmeli kalıyor. ONLİNE KANALLAR İLE SATILAN BİLET ORANI %80 Satışlarımızın artık yüzde seksenini online kanallar oluşturuyor. Bu dönüşümün en büyük kazanımı, coğrafi sınırları ortadan kaldırması. Normalde Trakya'dan yolcu almam neredeyse imkânsızken Keşan'dan, Kırklareli'nden, Malkara ve Tekirdağ'dan artık yolcu alabiliyor ve bu kişileri Konya kalkışlı hatlarımıza bağlayabiliyoruz. Yolcular saatleri ve fiyatları karşılaştırıyor, uygun gördüklerinde tereddütsüz bilet alıyor. F1 yazıhaneleri konusunda ise durum biraz daha karmaşık. D1 garaj açmak artık çoğu işletmeci için mümkün olmadığından F1 ile çalışmak zorunlu hale geliyor ancak F1 kanalından gelen fatura ve KDV yükümlülükleri ayrı bir yük oluşturuyor. Yazıhane sayısındaki daralma kaçınılmaz görünüyor ama tamamen ortadan kalkmayacak. Var olan ağ üzerinden çalışmaya devam etmek dışında pratik bir seçenek yok. DİBE VURDUK; BUNDAN SONRA AYNI KALACAĞIZ Küçülecek miyiz diye soruyorlar. Hayır, küçüleceğimiz kadar küçüldük zaten. Bu saatten sonra tutunmak, var olanı korumak ve istikrarı sürdürmek en gerçekçi hedef.Büyümekten söz etmek için önce nefes alabilecek bir ortama ihtiyacımız var. Yirmi yıldır bu sektördeyim. İyi dönemleri de gördüm, çok zor dönemleri de ama bu kadar fazla değişkenin aynı anda üstümüze yığıldığı bir dönemi ilk kez yaşıyorum: yüksek faiz, erişilemeyen kredi, artan maliyetler, düşen talep, personel kıtlığı ve sektörün sesi olmak için eksik örgütlenme. Bu sorunların tamamı birbirini besliyor ve çözüm için bütüncül bir yaklaşım şart. Umudumuzu yitirmedik. Bu sektör Türkiye'nin omurgasıdır; milyonlarca insanı birbirine bağlar ama bu omurganın dik durabilmesi için devletin, bankaların ve sektör temsilcilerinin aynı masada buluşması gerekiyor. Biz buradayız; yeter ki bize de soluk alacak alan açılsın.

Kâmil Koç, Türkiye'de Kara Yolu Ulaşımının Omurgasıdır Haber

Kâmil Koç, Türkiye'de Kara Yolu Ulaşımının Omurgasıdır

YOLCULUĞUM 11 YAŞINDA BAŞLADI 1986 Balıkesir doğumluyum, Ortaokulu Bandırma’da, liseyi Bursa’da yatılı olarak, üniversiteyi de Kocaeli’de bitirdim. Bunu neden söylüyor diye düşünebilirsiniz ama o dönemlerde sürekli Kâmil Koç ile seyahat ederdim. 11 yaşında bir seyahat ile başlayan bu yolculuğun gün gelip de seferlerini planlamak, yönetmek bambaşka bir hikâye oldu benim için. 2006 yılında stajyer olarak başladığım Kâmil Koç’ta işin mutfağından başlayıp adım adım buralara kadar geldim diyebilirim. Sırasıyla; Bursa, Kütahya, Konya, Samsun olmak üzere zaman içinde operasyonumuzun çeşitliliğini de gösteren farklı il ve bölgelerde görev aldım. 19 yıllık çalışma geçmişim ile Kâmil Koç tarihinin bu kadar farklı bölgesinde çalışan tek beyaz yakalı personeli olabilirim. 2022 yılının Ağustos ayından bu yana da İç Anadolu ve Karadeniz Bölge Koordinatörü olarak Ankara’da devam etmekteyim. KURUMSALLIĞI VE AİDİYET DUYGUSU BENİ ÇOK ETKİLEDİ Üniversiteden Otobüs Kaptanlığı bölümünden mezun olmuştum ve mezuniyet için staj yapmam gerekiyordu. Bunun için sektörün en iyisinde staj yapmam gerektiğini biliyordum. Staj için başvuru yaptım ve kabul edildim. İlk adımımı böyle attım Kâmil Koç’a. Zamanla kurumsallığı ve çalışanlarına kattığı aidiyet duygusu beni de içine aldı ve 19 yıldır ilk günkü heyecan ile burada çalışıyorum. Tabi artık görevlerimizden biri de bu heyecanı ve aidiyet duygusunu bir sonraki nesile aktarmak da var. Bence Kâmil Koç’ta çalışmak için birçok neden var ama en önemlisi kurumsal olması ve çalışanlarına verdiği değer. Örneğin; çalışanların sosyal haklarını her geçen yıl bir üst çıtaya taşınması, kişisel gelişim eğitimleri, motivasyon etkinlikleri vs. Kendinizi rahatça ifade edebileceğiniz kurumsallığı ve bir ailenin parçası gibi hissedeceğiniz samimiyeti ile sektörün en güçlü oyuncusu. GÜVEN, BU SEKTÖRÜN EN BÜYÜK DEĞERİDİR Karayolu yolcu taşımacılığı sektörünün en önemli değeri “güven”dir. Kâmil Koç’un da bu yıl 100. yılını kutlayarak sektörünün lideri olduğunu kanıtladığını düşünüyorum. Biz bu güvenin karşılığını hem yolcularımıza hem de iş ortaklarımıza tüm şeffaflığımızla yaklaşarak vermeye çalışıyoruz ve bunun karşılığını da alıyoruz. Kurum içindeki operasyon, muhasebe, finans, müşteri ilişkileri vb. her birimimizle şeffaf, inovatif ve sürdürülebilir değerlere sahip marka olmayı önemsiyor ve bunun için çalışıyoruz. Gelişen teknolojileri kullanarak ve geliştirerek iş ortaklarımıza pratik ve akılcı çözümler sunuyoruz. MÜŞTERİ MEMNUNİYETİNİ EN ÜST SEVİYEDE TUTMAK İÇİN ÇALIŞIYORUZ Her gün Türkiye’nin dört bir yanına yüzlerce sefer düzenliyor ve bunları optimal şekilde planlamaya, müşteri memnuniyetini en yüksek seviyede tutmak için küçük aksaklıkları bile takip etmeye, tüm bunlarla birlikte pazara yön vermek için yeni projeler üretmeye çalışıyoruz. Etki alanımız dışında gelişen sektörel zorluklara hızlı bir reaksiyonla şirketimize ve bize güvenen iş ortaklarımızı adapte etmek bizi motive eden en önemli konuların başında gelir. Ayrıca bu yıl özelinde bir asırdır sektörün öncü firması olmak ve bunu devam ettirmek en büyük motivasyon kaynağımız. YAŞANABİLECEK TÜM AKSİLİKLERE KARŞI HAZIRLIKLI OLMAK ZORUNDAYIZ Yakın geçmişte yaşanan pandemi sonucu gerçekleşen ekonomik zorluklar sektörümüzde konsolide olmanın ne kadar kıymetli olduğunu bir kez daha gün yüzüne çıkardı. Bu doğrultuda yaptığımız çalışmalar ile şirketimizi ve iş ortaklarımızı geleceğe taşımak için büyük bir sorumluluk üstleniyoruz. Sektör insan odaklı bir yapı ve tüm firmalar ilk önce yolcuların güvenliğini ve ekonomisini düşünerek adımlar atmalıdır. Tabi ki sektörde yaşanan zorluklar oluyor ama bu yolculukta yolumuzu aydınlatan iyi bir analiz ve raporlama birimimiz mevcuttur. Bunların yanı sıra destek birimlerimiz ile en güvenli sürüşü gerçekleştirecek dinamik operasyon ekibimiz var. ÇAĞRI MERKEZİMİZDEN WHATSAPP'A KADAR HER KANALDAN ULAŞILABİLİR BİR FİRMAYIZ Yüzyılı aşan firmamızın verdiği güven ve müşteri odaklılık bizim en büyük talep kaynağımız. Aynı zamanda çağımızın en büyük gerekliliği olan dijitalleşme, sefer ağı ve ulaşılabilirlik. Yol arkadaşlarımız istedikleri an mobil, Whatsapp, çağrı merkezi veya internet üzerinden firmamıza ulaşıp hızlıca çözüm üretebilirler. Güvenin yanı sıra müşteri odaklı olmamız da rakiplerimizden öne çıkmamızı sağlayan ana unsurlardan biri. Aynı zamanda geniş sefer ağı, modern araç filosu ve deneyimli ekibiyle her zaman bir adım önde olmayı başarmış bir markadır Kâmil Koç. Örneğin; tüm araçlarımızı yaşanabilecek aksaklıklara karşı 7/24 operasyon merkezimizden takip ediyoruz, müşteri memnuniyetimizi geliştirmek için geri bildirimler topluyoruz, kabin içi ekiplerimizi geliştirmek adına müşterilerimizle yakın iletişimi olan tüm personelimizle birebir ilgileniyor nasıl daha iyi olabiliriz diye beyin fırtınaları yapıyoruz. Bunlar ve sayamadığım birçok destek birimlerimiz ile memnuniyet çıtasını en üstte taşımaya, geliştirmeye devam edeceğiz. KÂMİL KOÇ DENİNCE AKLA GELEN İLK ŞEY “ŞEFFAFLIK” Kâmil Koç ile iş yapmak isteyen yatırımcılar için en temel artı yine güven ve şeffaflık. Kurumsallığı ve uzman birimleri sayesinde iş ortağı veya çalışan fark etmeden herkes her zaman en küçük önerisi, sorusu/sorunu için bir muhatap bulabilir. En dipten tepeye kadar ulaşılabilir bir firmayız. Günlük sefer planlarımızı oluştururken önceliğimiz iş ortaklarımızın sermayelerini korumak ve arttırmaktır. Firma olarak ihtiyaç duydukları pazarlama, reklam, finans, tedarik vb. her konuda akılcı çözümler ile destek oluyoruz. Örn: Yeni veya gelişen projelerimiz için reklam çalışmalarını profesyonel ekiplerle yürütüyoruz. Ayrıca iş ortaklarımızın operasyonlarını güvenli, kesintisiz sürdürebilmesi için 7/24 çalışan saha ve back office personellerimiz ile her zaman yanlarındayız. Pazarlama ekibimiz bu konudaki en büyük kazanımlardan biri çünkü gerçekten alanında uzman çok kaliteli bir ekibimiz var. Sektöre hakimiyetleri, anlık çözüm sunabilmeleri, Türkiye’nin her yerinde anında bir çalışmayı faaliyete geçirmeleri hem partnerlerimize hem de Kâmil Koç’a çok büyük fayda sağlıyor. Buna ek olarak Kâmil Koç olarak dijitalleşmeye pazarlamadan müşteri deneyimine bir bütün olarak bakıyor ve yatırımlarımızı bu doğrultuda sürekli geliştiriyoruz. Partnerlerimizin kendi ölçekleri dolayısıyla yapılamayacak birçok yatırım Kâmil Koç’un bu alandaki vizyoner yaklaşımı nedeniyle gerçekleşebiliyor. Bu rakiplerimizden ayrıldığımız en kıymetli noktalardan biri. BİR OTOBÜSÜMÜZÜ SÜNNET ARABASI HALİNE GETİRMİŞTİK 2017 yılında Konya’da görev yaparken bir e-posta aldım. Bu e-postada babasının iş seyahatleri nedeniyle otobüsleri çok seven bir çocuktan bahsediliyordu. Hatta öyle bir sevgi haline dönüşmüş ki; ailesi tahtadan bir otobüs maketi yaparak üzerine Kâmil Koç logosu giydirmiş ve o maketi yakında gerçekleşecek sünnet düğününde kullanmak istiyorlardı. Otobüsleri çok seven bu minik yol arkadaşımızın yakında gerçekleşecek sünnet düğününe bizleri davet ettiler. Biz de bu duruma kayıtsız kalamadık ve sünnet düğünü için bir otobüsümüzü balonlarla süsletip sünnet arabası haline getirerek minik yol arkadaşımıza unutulmaz bir anı bıraktık. TÜM YOL ARKADAŞLARIMIZA TEŞEKKÜR EDERİZ Flixbus ile olan iş ortaklığımız sayesinde uluslararası pazarda bilinirliği artan, bir asırlık tecrübesinin yanında gelişen teknolojiye hızlı adaptasyon, veri odaklı çalışan mükemmel operasyonu ve müşteri odaklılık ile Türkiye’de karayolu ulaşımının omurgası olarak görüyorum. Kâmil Koç olarak bir asırdır Türkiye’yi birbirine bağlarken, güveninizi ve desteğinizi her zaman yanımızda hissettik. Bu büyük yolculuğu mümkün kılan tüm çalışma arkadaşlarımıza emekleri için, bizimle birlikte olan tüm yol arkadaşlarımıza ise teveccühleri için yürekten teşekkür ederiz. Nice yolları birlikte aşacağımız, güvenle ve mutlulukla geçecek ikinci yüzyılımıza hoş geldiniz.

Otokoç Şubeleri, Başarı ve Kıdem Ödülleri’ne Damgasını Vurdu Haber

Otokoç Şubeleri, Başarı ve Kıdem Ödülleri’ne Damgasını Vurdu

Türkiye otomotiv perakendeciliğinin lideri Otokoç, Tofaş tarafından düzenlenen ödül töreninde satış ve satış sonrası kategorilerinde zirveye yerleşirken, yarım asrı deviren şubeleriyle de "kıdem" gururunu yaşadı. Ödül programı kapsamında Otokoç İstanbul Zincirlikuyu "Fiat Toplam Satış Birincisi" olurken, Otokoç İzmir "Servis Net Ciro Birincisi", Otokoç İstanbul İstinye "Jeep Toplam Satış Birincisi" ve Otokoç Bursa "D Grubu Perakende Satış Birincisi" ödüllerine layık görüldü. Sürdürülebilir Başarı ve Operasyonel Mükemmeliyet Şubelerin elde ettiği dereceler, tesadüfi olmayan birer istikrar tablosu çizdi. Otokoç İstanbul Zincirlikuyu Şubesi; bünyesindeki 7 markanın yarattığı sinerji ve paralelinde sağladığı yüksek müşteri memnuniyeti ile "Fiat Toplam Satış Birinciliği" ünvanını 20 yılı aşkın bir süredir koruyarak büyük bir başarıya imza attı. Aynı şekilde, 2022 yılındaki Satış Sonrası Performans Yönetimi Birinciliği veardından 2024 yılındaki Servis Net Ciro Birinciliği’ni kazanan Otokoç İzmir,2025 yılında da zirveyi bırakmadı. Bu istikrarlı liderlik, operasyonel mükemmeliyet kültürünün ve sektörde referans noktası olma vizyonunun bir yansıması olarak değerlendirildi. Son dört yılda üçüncü kez birincilik elde ederek disiplinli iş yapış modelini kanıtlayan Otokoç Bursa ise 2022 ve 2024 yıllarındaki grup birinciliklerini 2025 yılında "D Grubu Perakende Satış Birinciliği" ile taçlandırdı. Yarım Asırlık İstikrar Performans ödüllerinin yanı sıra şirketin köklü geçmişini simgeleyen kıdem ödülleri de törenin odak noktası oldu. İzmir, İstanbul Zincirlikuyu, Eskişehir, Adana ve Antalya şubeleri 55. Yıl Kıdem Ödülü alarak yarım asrı aşkın istikrarlarını taçlandırırken, Ankara Yenimahalle şubesi 35. Yıl Kıdem Ödülü’nün sahibi oldu. Otokoç Otomotiv Şirket Lideri İnan Ekici, elde edilen bu başarılara dair şu değerlendirmelerde bulundu: “Otokoç Otomotiv olarak, 100 yıla yaklaşan tecrübemizle Türkiye’nin dört bir yanında iz bırakmaya devam ediyoruz. Köklü temellere dayanan şirketimizi geleceğe taşımak için beraber değer üretmeye devam ediyoruz. Hem 55 ve 35 yıllık kıdem ödülleri hem de Tofaş başarı ödülleri; emeğin, azmin ve güçlü bir ekip ruhunun eseridir. Aldığımız her ödül, müşterilerimize sunduğumuz üstün hizmet kalitesinin ve Otokoç Otomotiv’in ulaştığı güçlü konumun birer yapı taşıdır. Bu başarıda emeği geçen tüm çalışma arkadaşlarıma teşekkür ediyor, başarılarımızın artarak devam etmesini diliyorum.”

Türkiye’de Tüm Sertifikaları Bünyesinde Barındıran Tek Firmayız Haber

Türkiye’de Tüm Sertifikaları Bünyesinde Barındıran Tek Firmayız

ORİJİNAL KUMAŞ KULLANIMI İLE KALİTEYİ BİR ÜST SINIFA ÇIKARDIK Bu yıl Çınaralp Otomotiv olarak önemli bir uygulamayı hayata geçirdik. Artık kullandığımız kumaşlarda araç üreticilerinin kendi araçlarında tercih ettiği orijinal kumaşları kullanmaya başladık. Bu bizim için kalite anlamında çok önemli bir adımdı çünkü bu kumaşların en büyük özelliği yanmazlık seviyelerinin oldukça yüksek olmasıdır. Bunun yanında terletme yapmaması da kullanıcı açısından ciddi bir konfor sağlıyor. Biz de kalite standartlarımızı daha yukarı taşımak adına ciddi bir yatırım yaparak orijinal kumaş kullanımına geçtik. Şu anda ortalama 25 farklı model kumaşla çalışıyoruz. Eski model araçları da bu sayede çok daha kaliteli bir şekilde yenileyebiliyoruz. 2026 model standartlarına yakın bir dönüşümü, çok daha uygun maliyetlerle müşterilerimize sunabiliyoruz. Araçların içini tamamen yeniliyoruz. Koltukları başlık ekleyerek modern bir hale getiriyoruz. Boya fırınlarımızda gerekli aksamları araçların orijinal renklerine uygun şekilde boyuyoruz. Plastik aksamların tamamını da yine orijinal parçalarla değiştiriyoruz. Yani buraya gelen bir araç, adeta yeniden doğmuş gibi oluyor. Müşterilerimiz de bunu gördüklerinde hem kaliteyi hem de yapılan işçiliği çok net bir şekilde fark ediyorlar. FABRİKAMIZI KURARAK BÜYÜK BİR YATIRIM HAMLESİ YAPTIK Bu yıl yatırımlarımıza hız vererek çok önemli bir adım daha attık ve yeni fabrikamızı kurduk. Yaklaşık 2500 metrekare açık alan ve 1800 metrekare kapalı alan üzerine kurulu yeni fabrikamızın açılışını da çok yakında gerçekleştireceğiz. Bu yatırım bizim için yalnızca bir tesis kurmaktan ibaret değil. Aynı zamanda Bursa’ya ve ülke ekonomisine ciddi bir istihdam ve katma değer kazandırma hedefi taşıyor. Fabrikamızda kesimhane, dikimhane ve montaj bölümleri yer alacak. Bu alanlarda çalışacak 40 kişilik yeni bir ekip oluşturduk. Yakın zamanda bu fabrikamızda sıfırdan koltuk üretimine de başlayacağız. Mevcut yerimizi ise kapatmıyoruz. Orada da karoser ve araç dönüşüm işlerimiz tüm hızıyla devam edecek. Yani fabrikamız mevcut faaliyetlerimizin yerine geçmeyecek; aksine onları büyüten ve güçlendiren yeni bir yatırım olacak. Bilindiği gibi GRL Koltuk Türkiye distribütörüyüz. Bu iş birliğimiz de büyüyerek devam ediyor. Yeni fabrikamızda GRL Koltuk Sistemleri ile birlikte sıfırdan koltuk üretimini gerçekleştireceğiz. Bu da hem üretim kapasitemizi artıracak hem de sektördeki gücümüzü daha da yukarı taşıyacak. YURTDIŞI PAZARLARINDA BÜYÜMEYE BAŞLADIK Son dönemde yurtdışı açılımlarımız da hız kazandı. Yakın zamanda Gürcistan’da önemli bir anlaşma yapma aşamasındayız. Planımız her ay yaklaşık 1200 koltuk ihracatı gerçekleştirmek. GRL ve Çınaralp iş birliğiyle birlikte ihracatta yeni pazarlara açılmayı sürdüreceğiz. Bunun dışında uzun yıllardır Balkan ülkeleri de bizim için önemli bir pazar konumunda. Yunanistan, Bulgaristan ve diğer Balkan ülkelerinden birçok otobüs firması araçlarını yenilemek için bize geliyor. Bu firmalar araçlarını getiriyor, biz de kaliteli işçilik ve uygun maliyetlerle araçları adeta sıfırlayıp yeniden hizmete hazır hale getiriyoruz. Almanya ile de şu anda ciddi görüşmelerimiz var ve yakın zamanda olumlu sonuçlanacağını düşünüyoruz. Balkanlar ve Avrupa pazarı gerçekten çok büyük bir potansiyel taşıyor. Bu pazarda söz sahibi olmak hem firmamız adına hem de ülkemiz adına büyük bir gurur kaynağı çünkü kaliteli bir işçilik sunduğunuzda, müşteri memnuniyetini sağladığınızda insanlar sizi tekrar tercih ediyor. Bu da doğal olarak büyümeyi beraberinde getiriyor. MERDİVEN ALTI DÖNÜŞÜMLER ÖZELLİKLE “HATAY’DA” CİDDİ SORUNLARA YOL AÇMAKTA! Yatırımlarımızın yanı sıra Hatay’da yeni bir şube açmayı da planlıyoruz. Bunun en önemli nedeni o bölgeden bize gelen yoğun şikayetler oldu. Hatay ve çevre illerden birçok otobüs sahibi bize ulaşıyor. Araçlarını başka yerlerde yaptırdıklarını fakat ciddi sorunlar yaşadıklarını söylüyorlar. Bu durumun nedenlerini araştırdığımızda maalesef ruhsatsız ve sertifikasız dönüşüm yapan birçok işletme olduğunu gördük. Bu işletmelerde yapılan araçların büyük bir kısmı muayeneden geçemiyor. Sonuçta da araç sahipleri ciddi mağduriyet yaşıyor. Bizim tahminimize göre bölgede 1500 ile 2000 arasında sertifikasız dönüşüm yapılmış araç bulunuyor. Bu nedenle Hatay’da tüm sertifikalara sahip, gerçek mühendislik projeleri ile çalışan bir şube açma kararı aldık. Yakın zamanda faaliyetlerimize başlayacağız. Orada araçlarını muayeneden geçiremeyen ya da sorun yaşayan tüm otobüsçü dostlarımıza destek vereceğiz. Bizim firmamızda kontrol süreçleri çok titizdir. Mühendislerimiz tüm aşamaları detaylı şekilde denetler. Normal kontrollerin yanında ekstra kontroller de yapılır. Bu yüzden yapılan her iş güvenle teslim edilir. ÜÇ NOKTA EMNİYET KEMERİ İLE GÜVENLİK STANDARTLARINI YÜKSELTTİK Son dönemde üzerinde en çok durduğumuz konulardan biri de güvenlik oldu. Bu kapsamda araçlarda üç nokta emniyet kemeri dönüşümünü başlattık. Bu sistem güvenlik açısından çok önemli. İlk uygulamayı biz yaptık ve zamanla müşterilerimiz de bu sistemin önemini görmeye başladı. Şu anda gelen birçok müşteri araçlarını özellikle bu sistemle donatmak istiyor. Özellikle çocuk yolcular için yüksekliği ayarlanabilir emniyet kemerleri, olası bir kaza anında hayat kurtarıcı bir rol üstlenebiliyor. Bu sistemi büyük servis filolarında da uygulamaya başladık. Gürsel Turizm güvenlik konusunda çok ciddi bir duruş sergiliyor. Servis filosuna kattıkları araçların emniyet kemerlerini üç noktalı sistemle değiştirme işini biz gerçekleştiriyoruz. Kendilerine bu konuda gösterdikleri hassasiyet için özellikle teşekkür ediyoruz. Ancak burada da maalesef TSE belgeli olmayan bazı işletmelerin emniyet kemeri montajı yaptığını görüyoruz. Bu tür montajlar çoğu zaman muayeneden geçemiyor. Daha da önemlisi, bir kaza anında kemerlerin görevini yerine getirememesi ciddi sonuçlar doğurabiliyor. Bu yüzden bu işin mutlaka sertifikalı ve uzman firmalar tarafından yapılması gerekiyor. ÇINARALP OTOMOTİV OLARAK SEKTÖRDE KENDİMİZİ İSPATLADIK Bugün geldiğimiz noktada Çınaralp Otomotiv sektörde kendini ciddi şekilde ispatlamış bir firma haline geldi. Dönüşüm, karoser ve diğer tüm sertifikaları aynı çatı altında bulunduran tek firma olma özelliğine sahibiz. Her branşımızın mühendis kadrosu ayrı, ekipleri ayrı çalışıyor. Tüm çalışanlarımız alanlarında uzman ve sertifikalı kişilerden oluşuyor. Bu da işimizi çok daha güvenli ve profesyonel bir şekilde yapmamızı sağlıyor. Koltuk üretiminden karoser işlemlerine kadar tüm süreçleri kendi bünyemizde gerçekleştiriyoruz. Buraya gelen bir otobüs, bütün işlemleri tamamlanmış şekilde anahtar teslim olarak müşteriye teslim edilir. 2+1 VE 2+2 DÖNÜŞÜMLERİYLE ARAÇLARI YENİDEN SEKTÖRE KAZANDIRIYORUZ Şehirlerarası otobüs firmalarında belirli bir yaş skalası bulunuyor. Bu yaş sınırının altına düşen araçlar firmaların filosundan çıkarılıyor ve ikinci el olarak satılıyor. Bu araçlar artık şehirlerarası taşımacılıkta kullanılmayacaksa turizm veya servis taşımacılığına yöneliyor. İşte burada devreye biz giriyoruz. Bu araçların 2+1’den 2+2’ye dönüşümlerini ya da tam tersine 2+2’den 2+1’e dönüşümlerini tesislerimizde gerçekleştiriyoruz. Tüm işlemleri yine orijinal malzemeler kullanarak yapıyoruz. Şehirlerarasından çıkan otobüsler sadece turizm taşımacılığında değil, servis taşımacılığında da kullanılabiliyor. Güçlü ekibimizle araçları kullanım amacına uygun şekilde yeniden hazırlıyoruz ve müşterilerimize teslim ediyoruz. Bu sayede hem araçlar ekonomiye yeniden kazandırılıyor hem de firmalar uygun maliyetlerle filolarını güçlendirebiliyor.

Ticari Araç Üst Yapı Sektörü TÜSTED Çatısı Altında Birleşti Haber

Ticari Araç Üst Yapı Sektörü TÜSTED Çatısı Altında Birleşti

Bursa merkezli kurulan Ticari Araç Üst Yapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (TÜSTED) faaliyete geçti. Kurulan dernek ile ticari araçlar üst yapı sektöründe faaliyet gösteren üretici ve tedarikçilerin tek çatı altında buluşturulduğu bildirildi. TÜSTED Yönetim Kurulu Başkanı Murat Arslan tarafından yapılan değerlendirmelerde, sektördeki dağınık yapının geride bırakılması gerektiği vurgulanarak, ticari araç üst yapı sektörünün hem Türkiye’de hem de uluslararası platformlarda güçlü ve ortak bir sesle temsil edileceği ifade edildi. Bursa’nın otomotiv ve yan sanayideki üretim gücünün bu alanda da önemli bir potansiyel barındırdığına dikkat çekilirken, Türkiye’de sektörün gelişimine öncülük edilmesinin amaçlandığı kaydedildi. Hedefin yalnızca üyeler arası dayanışmayı artırmak değil; sektörü kamu kurumları, özel sektör platformları ve uluslararası ağlar nezdinde en üst düzeyde temsil etmek olduğu aktarıldı. Üretici ve tedarikçilerin aynı çatı altında buluşmasının ortak sorunların daha güçlü şekilde dile getirilmesini sağlayacağı belirtilirken; özellikle mevzuat, standartlar, ihracat süreçleri ve finansmana erişim konularında çözüm odaklı bir yaklaşım izleneceğinin altı çizildi. Bilgi ve Dokümantasyon Merkezi Kurulacak Üyelerin rekabet gücünü artırmak amacıyla sektöre yönelik bir bilgi ve dokümantasyon merkezi oluşturulacağı, bilgiye erişimin günümüzde üretim kapasitesi kadar kritik olduğu vurgulandı. Ayrıca TÜSTED’in kamu kurum ve kuruluşlarıyla ortak projeler geliştirmesinin planlandığı, sektörün sorunlarının somut verilerle ilgili makamlara iletileceği ve dağınık yapı yerine kurumsal bir temsil anlayışının benimsendiği bildirildi. Uluslararası faaliyetlere de ağırlık verileceği, derneğin yurt dışındaki kuruluşlarla iş birliği geliştirerek üyelerin küresel sektörel ağlara erişim imkanını artıracağı belirtildi. Merkezi Bursa’da bulunan derneğin Türkiye genelindeki tüm üretici ve tedarikçilere açık olduğu hatırlatılarak; şeffaf ve katılımcı bir yapının kurulmasının hedeflendiği aktarıldı. Bursa'dan doğan girişimin kısa sürede Türkiye çapında referans alınan bir sektör örgütüne dönüştürülmesinin amaçlandığı ifade edilirken; halihazırda Antep, Ankara, Kırklareli, Balıkesir, İstanbul ve Denizli gibi illerden katılımların sağlandığı bilgisi paylaşıldı. Yurt dışına araç üretimi yapan firmalar ile bu alandaki ana sanayilerin dernek bünyesinde bulunmasının yapıya güç kattığı belirtildi. Grl Otomotiv’den Murat Arslan’ın Yönetim Kurulu Başkanlığını üstlendiği derneğin yönetim kurulunda; Güleryüz Karoseri’den Savaş Keskin, Anlaş Kalıp’tan Bahtiyar Yenizağra, Tekaydınlar’dan Bayram Taşocak, Yüksel Dizayn’dan Yusuf Can Aydın, Arobus’tan Serhat Akpınarlı ve İLES Otomotiv’den İlker Yıldırım’ın yer aldığı duyuruldu.

Koçaslanlar’dan Bursa’ya Yeni Yatırım Haber

Koçaslanlar’dan Bursa’ya Yeni Yatırım

İKİNCİ BAYİ FAALİYETE GEÇTİ 2006 yılından bu yana İnegöl’de, Türkiye’nin en çok tercih edilen otomobil markası Renault ve sektörde önemli bir yere sahip Dacia’nın yetkili satış ve servis hizmetini başarıyla sürdüren Koçaslanlar Motorlu Araçlar, yeni yatırım ile kente değer katıyor. Renault, Dacia, renew markalarını tek çatı altında buluşturan Koçaslanlar Motorlu Araçlar, yeni showroomunda müşterilerini ağırlamaya başladı. YENİ ÜRÜN MODELLERİ SERGİLENECEK Renault ve Dacia’nın yeni tasarım anlayışıyla yaklaşık 10 bin metrekarelik alanda inşa edilen showroomda, Renault ve Dacia’nın yeni ürün gamı otomobil severlere sunulacak. Renault’nun küresel perakende dönüşüm vizyonuyla, teknoloji ve estetiği bir araya getiren yeni showroomunda ayrıcalıklı bir müşteri deneyimi sunuluyor. FİLO KİRALAMA, SİGORTA, İKİNCİ EL Koçaslanlar Holding bünyesinde faaliyet gösteren Koçaslanlar Motorlu Araçlar, 2026 yılına yatırımla başlarken, yetkili satış ve servisin yanı sıra ikinci el satış, filo kiralama, sigorta ile satışı yapılan araçlara yönelik yedek parça ve aksesuar satış hizmetlerini de sağlıyor. ÇITAYI DAHA DA YÜKSELTİYOR 20 yıldır, İnegöl’de yüksek müşteri memnuniyeti ile hizmet veren Bursa merkezli şirket, geniş yelpazede sunduğu finansman avantajları ile dikkat çekiyor. Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, yüksek standartlara sahip hizmet anlayışıyla hizmet verdiklerinin altını çizerken, Kestel bayisi ile çıtayı daha da yükselteceklerini vurguladı. ÖNCELİK MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ Aras, ‘’Renault ve Dacia markalarının yeni ürün gamını İnegöl’ün ardından bu yıl Kestel’de açılan yeni showroomumuzda da kullanıcı ile buluşturacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu zamana kadar merkezimize hep müşterilerimizi koyduk. Temsil ettiğimiz markaların satış ve satış sonrası hizmet kalitesini sürekli yukarı taşıdık. Bize yön veren müşterilerimiz ve onların beklentileriydi. Birbirimizi iyi anladık ve bunu sürdürmeye devam edeceğiz. ‘’ ifadelerini kullandı. SİGORTA HİZMETİ DE VAR Renault ve Dacia markalarının satış, servis ve yedek parça hizmetlerinin yanı sıra renew markası ile ikinci el araç satışı gerçekleştirmekte olduklarını belirten Didem Aras, 30’a yakın acente ile kasko ve sigorta hizmetlerini de misafirlerine sunduklarını sözlerine ekledi.

Türkiye’nin Araç Arıza Haritası Belli Oldu Haber

Türkiye’nin Araç Arıza Haritası Belli Oldu

Arıza vakalarının yüzde 25’i üç büyük ilde Verilere göre, Türkiye genelinde araç arızasından kaynaklı toplam 150 binin üzerinde yol yardım hizmeti verildi. Arıza vakalarının en yoğun olduğu şehir İstanbul oldu. İstanbul’da gerçekleşen 36 bin 663 arıza vakası, tek başına toplam vakaların yaklaşık dörtte birini oluşturdu. İstanbul’u sırasıyla Ankara (16.545), İzmir (10.576), Antalya (7.361) ve Bursa (6.016) izledi. Bu tablo, araç sayısının ve günlük kullanım yoğunluğunun yüksek olduğu büyükşehirlerde arıza riskinin de paralel biçimde arttığını ortaya koyuyor. Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan Tur Assist CEO’su Timur Selçuk Turan, şehir bazlı yoğunluğun yalnızca araç sayısıyla açıklanmayacağını vurgulayarak şunları söyledi: “Büyükşehirlerde araçlar hem daha uzun süre trafikte kalıyor hem de dur-kalk yoğunluğu nedeniyle mekanik ve elektriksel aksamlar daha hızlı yıpranıyor. Özellikle İstanbul gibi metropollerde bu durum, arıza istatistiklerine doğrudan yansıyor.” En büyük pay motor ve elektrik arızalarında Arıza türlerine bakıldığında, motor arızaları açık ara ilk sırada yer aldı. Toplam vakaların yüzde 42,9’u motor kaynaklı sorunlardan oluştu. Bu oran, motor bakımının ihmal edilmesinin ya da araçların yaş ortalamasının yükselmesinin ciddi bir risk faktörü olmaya devam ettiğini gösteriyor. Motor arızalarını yüzde 29,7 ile elektrik sistemi arızaları izledi. Modern araçlarda artan elektronik donanım, konfor ve güvenliği artırırken; elektrik ve sensör kaynaklı problemlerin de daha sık görülmesine neden oluyor. Diğer dikkat çeken arıza türleri ise şu şekilde sıralandı: • Akü arızaları: %9,5 • Yürüyen aksam ve süspansiyon: %6,5 • Aktarma/şanzıman: %4,1 • Fren sistemi: %1,4 Bu dağılım, özellikle akü ve elektrik sistemlerinin mevsim geçişlerinde ve yoğun kullanımda sürücüler için kritik bir zayıf halka olmaya devam ettiğini ortaya koyuyor. Akü ve elektrik sorunları mevsimsel riskler taşıyor Diğer yandan Turan, akü ve elektrik arızalarına özel bir parantez açarak “Akü ve elektrik sistemleri, özellikle ani sıcaklık değişimlerinden çok hızlı etkileniyor. Sürücüler çoğu zaman araç çalışana kadar bir sorun olmadığını düşünüyor ancak zayıflayan aküler, yolda kalmanın en yaygın nedenlerinden biri. Basit bir kontrolle önlenebilecek arızalar, ciddi zaman ve maliyet kaybına yol açabiliyor.” değerlendirmesinde bulundu. Türkiye araç parkının yaşlanması arızaları tetikliyor Uzmanlara göre, Türkiye’de araç parkının yaş ortalamasının yüksek olması, motor ve yürüyen aksam arızalarının bu kadar ön planda olmasının temel nedenlerinden biri. Periyodik bakım aralıklarının uzatılması, düşük kaliteli yedek parça kullanımı ve yetkisiz servis müdahaleleri de arıza oranlarını artıran faktörler arasında yer alıyor. Tur Assist verileri, düzenli bakım yaptırılan araçlarda arıza kaynaklı yol yardım ihtiyacının belirgin şekilde düştüğünü gösteriyor. Bu durum hem bireysel sürücüler hem de filo yöneticileri için önleyici bakımın önemini bir kez daha ortaya koyuyor. Yol yardım hizmetleri güvenli sürüşün ayrılmaz parçası Artan araç sayısı ve karmaşıklaşan otomotiv teknolojileriyle birlikte, yol yardım hizmetleri artık yalnızca “acil durum” değil, güvenli ve kesintisiz mobilitenin ayrılmaz bir parçası olarak konumlanıyor. 30 yıldır yol yardım ve asistans hizmeti verdiklerini aktaran Turan, önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri şu sözlerle özetledi: “Veri odaklı analizler sayesinde, hangi bölgede hangi arızaların öne çıktığını net biçimde görebiliyoruz. Bu da hem sürücülere önleyici bakım konusunda rehberlik etmemizi hem de yol yardım operasyonlarımızı daha hızlı ve etkin şekilde planlamamızı sağlıyor.” Bakımsızlığın maliyeti arızada katlanarak artıyor Açıklanan veriler, sürücüler için net bir mesaj içeriyor: düzenli bakım, doğru servis tercihi ve basit kontroller; yolda kalma riskini ciddi ölçüde azaltıyor. Türkiye’nin araç arıza haritası hem bireysel kullanıcılar hem de sektör paydaşları için güçlü bir yol gösterici niteliği taşıyor.

Bu İşin Geleceği Artık Kalmadı Haber

Bu İşin Geleceği Artık Kalmadı

İNSANLAR ARTIK ESKİSİ GİBİ SEYAHAT EDEMİYOR Niğde doğumluyum. Bu sektöre çok küçük yaşlarda girdim. 14–15 yaşlarındayken Ankara Otogarı’nda işe başladım. Ankara garajında yaklaşık sekiz sene çalıştım, ardından askere gittim. Askerlikten sonra Bursa’ya geldim. Niğde, Ankara, Bursa üçgeninde büyüdük diyebilirim. Bursa’ya gelmemin sebebi burada köylülerimizin, çevremizin olmasıydı. Ayrıca iş imkânı da burada olduğu için Bursa’da yazıhane alarak bu işe devam ettik. Maşallah 32–33 senedir de Bursa’dayım, bu sektörün içindeyim. İnan ailesi olarak Türkiye genelinde yaklaşık 110–120 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bu da ciddi bir katma değer demek ancak sektör genelinde işler hiç iyi gitmiyor. Son yıllar savaşlarla başladı, savaşlarla devam etti. Ekonomi kötü, enflasyon yüksek. Fiyat uygulamaları artık vatandaşı da zorluyor. İnsanlar haklı olarak seyahat edemiyor. UÇAKLA NASIL REKABET EDELİM… Eskiden işler iyiydi. Bu kadar araba yoktu, herkesin elinde araç yoktu. İş vardı. Şimdi filomuzda 16 tane aracımız var. Araçlarımız tek model değil, farklı modeller var. 2015 modelden başlayıp 2025 modele kadar uzanan bir filomuz var. Marka olarak ağırlığımız Mercedes-Benz otobüslerinde. Yaklaşık yüzde 90’ı Mercedes. Bunun sebebi de net: ustası var, parçası var, bakımı daha kolay ve daha uygun. Otobüsle uçak arasındaki fiyat makası bazı dönemlerde çok açılıyor. İşin yoğun olduğu zaman uçak beş kat pahalı oluyor, işin olmadığı zaman kafa kafaya geliyor. Bizim uçakla rekabet etme şansımız yok çünkü Saatlerce gittiğim yere uçak bir saatte ulaşıyor. NE DERNEKLER NE DE FEDERASYONLAR YETERİNCE GÜÇLÜ DEĞİL Sektörün ciddi bir sahipsizliği var. Dernekler, federasyonlar yeterince güçlü değil. Firma sahiplerinin bir araya gelmesi gerekiyor ama artık herkes son aşamaya gelmiş durumda. Şu an birçok firma bitme noktasında. Kimse bu şartlarda uzun süre ayakta kalamaz. Rekabet de bitti artık. Kimsenin ne fiyat kıracak gücü kaldı ne de havaya para atacak hali. Şu anda Ankara, İstanbul, Mersin, Bursa, Çanakkale ve Bandırma hatlarında çalışıyoruz. Batı Anadolu ağırlıklı bir çalışma düzenimiz var. Doluluk oranları ise artık eski anlamını yitirdi. Eskiden yaz sezonunda Mersin ve Niğde yolcusu çok olurdu. Şimdi araba başına 15–20 direkt yolcu bile bulmak zorlaştı. Direkt yolcu neredeyse kalmadı. ÖNÜMÜZÜ GÖREMEDİĞİMİZ BİR ORTAMDA YATIRIM YAPMAK MANTIKLI DEĞİL Otobüs yatırımı konusunda şu an çok temkinliyiz. Yeni araç almayı düşünmüyoruz çünkü sektörün nereye gittiğini göremiyoruz. Önümüzü göremediğimiz bir yerde yatırım yapmak istemiyoruz. Elimizdekiyle ayakta kalmaya çalışıyoruz. 2024 biraz daha iyiydi ama 2025 daha da kötü geçti. İş beklemediğimiz bir dönemde yeni yatırım yapmak bize mantıklı gelmiyor. Bugün bilet fiyatları hâlâ çok düşük. Milyonluk araçlar, yüksek otogar ücretleri, personel maliyetleri var ama bilet fiyatı artmıyor. Uçak yazın 8–9 bin liraya çıkıyor, biz aynı fiyata satamıyoruz. Rekabet etme gücümüz yok. Sezon dediğimiz şey de artık 45 günü geçmiyor. TÜM MALİYETLER BİZİM SIRTIMIZDA Personel maliyetleri çok ağır. Bir personelin toplam maliyeti neredeyse 60 bin lirayı buluyor. Üstelik personel bulmak da çok zor. Çalışanların hacizleri, cezaları, kaptanların yolda yaptığı ihlaller, hepsi dönüp dolaşıp bize yansıyor. Bunlarla uğraşmak için neredeyse iki personel sadece evrak ve ceza takibi yapıyor. Bu da ayrı bir maliyet. Otogar çıkış ücretleri, kiralar ve ortak giderler sürekli artıyor. Bursa çıkışı 975 lirayken 1.250 liraya çıktı. Otogarların verdiği hizmetle aldıkları paralar arasında ciddi bir dengesizlik var. Bu yük tamamen esnafın sırtına biniyor. YOLCUYA CEVAP VEREN, SORUNLARA ÇÖZÜM ÜRETEN YAZIHANEDİR! Yazıhane işletmeciliği tarafında da durum iç açıcı değil. Bugün hiçbir yazıhane gerçekten para kazanamıyor. İnsanlar yıllardır bu işi yaptığı için bırakamıyor. Başka bir iş yapma şansı da yok. Benim yaşım 59–60. Bundan sonra ne iş yapabilirim? Zaten bu yüzden çocuklarıma bu işi yaptırmak istemiyorum. Bu mesleğin geleceği kalmadı. Bu sektörün ayakta kalması için tek çözüm var: Yazıhaneci, firma sahibi ve internet bilet sistemi birlikte düşünülmeli. Yazıhanesiz olmaz, firması olmadan da olmaz. Herkesin pastadan adil bir pay alması gerekiyor. Yazıhaneci sadece bilet satan kişi değildir. Kaza olduğunda, arıza olduğunda, yolcu mağdur olduğunda sahada olan yazıhanecidir. Yolcuya cevap veren, çözüm üreten yine yazıhanedir. BU İŞİN NEREYE GİDECEĞİNİ KESTİREMİYORUM Bayramların kışa gelmesi biraz nefes aldırabilir. Ocak, şubat, mart bizim en zor dönemimiz. Bu dönemlerde birkaç gün bile hareket olması bizi rahatlatır. Üniversitelerin çoğalması da yolcu dağılımını bozdu. Eskiden birkaç okul için dolu otobüsler kalkardı, şimdi herkes dağılmış durumda. Açık konuşayım, ben seneye ne olacağını bilmiyorum. Nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Ama bu şartlarla bu işin uzun süre devam etmesi çok zor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.