Hava Durumu

#Büyüme

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Yurt İçi ve Yurt Dışındaki Tedarikçileriyle Buluşan TEMSA, Yeni ‘Zirve’ler Hedefliyor Haber

Yurt İçi ve Yurt Dışındaki Tedarikçileriyle Buluşan TEMSA, Yeni ‘Zirve’ler Hedefliyor

TEMSA; düzenlediği Tedarikçi Buluşması’nda kalite, yeni projeler, risk yönetimi, rekabetçilik, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve iş birliği başlıkları altında şekillenen yol haritasını iş ortaklarıyla paylaştı. Tedarik zinciri alanında güçlü ekosistem ve ortak değer yaratma unsurlarının ön plana çıktığı etkinlikte, TEMSA’nın gelecek dönem stratejisi de detaylı şekilde ele alındı. Buluşmada, TEMSA CEO’su Evren Güzel’in yanı sıra Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Fatih Tunçbilek, Ar-Ge ve Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Caner Sevginer ile Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü Akın Ergür gerçekleştirdikleri sunumlarla şirketin operasyonel yapısı, teknoloji vizyonu ve tedarik zinciri stratejisine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. “Rekabet artık tedarik zincirleri arasında yaşanıyor” Günümüzde rekabet koşullarının artık marka ve ürünlerin ötesine geçtiğini belirten TEMSA CEO’su Evren Güzel, etkinlikte yaptığı konuşmada: “Rekabet artık yalnızca markalar ve ürünler arasında yaşanmıyor; güçlü ve entegre tedarik zincirlerinin birbirleriyle olan rekabeti ve ekosistemler arasında şekilleniyor. Müşterilerimizin ortak beklentisi güvenli, kaliteli ve rekabetçi çözümler sunmamız. Küresel rekabette güçlü tedarik zincirine sahip olmayan firmaların başarılı olacağına olasılık vermiyoruz. Bu anlamda TEMSA’nın en güçlü yönlerinden biri, uçtan uca tedarik zinciri yönetimine sahip olması. Bugün TEMSA, döviz bazında çift haneli büyüme kaydeden, Avrupa ve Türkiye’de kendi tarihinin en yüksek otobüs satış adetlerine ulaşan, ciro ve ihracatta rekorlar kıran bir marka konumunda. Bu başarı; kurduğumuz stratejik iş ortaklıkları, güçlü iş birlikleri ve global ekosistemimiz sayesinde mümkün oldu. Gelecek hedefimiz ise; esnek ve çeşitli bir ürün portföyü, kıtalar arasında güçlü ayak izi ile TEMSA’yı küresel ölçekte 1 milyar dolarlık ciroya sahip ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ haline getirmek” ifadelerini kullandı. “Hedefimiz zirve ve zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız” 2025 yılını başarılı sonuçlarla tamamladıklarını vurgulayan Evren Güzel, TEMSA tarihinin en güçlü satış ve üretim performansına ulaştıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “2025 yılı gibi zorlu koşulların yaşandığı bir dönemde, konsolide ciromuzu geçtiğimiz yıla göre döviz bazında yüzde 10 artırarak 554 milyon dolar seviyesine taşıdık. Türkiye’de büyümemizi sürdürürken, Avrupa’daki öncelikli pazarlarımızda yeni satış rekorlarına imza attık. Bir önceki yıla göre döviz bazında yüzde 7’lik artışla ihracatımızı 316 milyon dolara ulaştırdık. Zorlu faaliyet ortamına rağmen tüm bunları müşteriyi odağa alan küresel büyüme stratejimiz, operasyonel mükemmeliyet anlayışımız ve kurduğumuz stratejik iş birlikleri ile başardık. Bu başarı hikayesinde bizimle yol alan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu yıl ve devamında da hızlı büyümemizi sürdürmeye odaklandık. Hedefimiz zirve diyoruz ve bu zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız.” Yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor Yurt içinde 20 şehirde 270, yurt dışında ise 24 ülkede 150 tedarikçisi bulunan TEMSA’nın, yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor. Asya’dan Avrupa ve Kuzey Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada güçlü bir tedarikçi ekosistemini yöneten TEMSA; özellikle yapay zekâ ve dijitalleşme yatırımlarıyla tedarik zincirinde sürdürülebilirlik, maliyet optimizasyonu ve risk yönetimini odağına alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. Tedarikçi performansında da iyileşme sağlayan TEMSA, 2024 yılında 77,15 olan ortalama performans skorunu 2025 yılında 81,15’e yükseltti. TEMSA, tüm projelerde tedarikçilerini tasarım ve planlama aşamasından itibaren sürece dahil ediyor. Bu yaklaşım, maliyet ve lojistik yönetiminde rekabet avantajı sağlarken, krizlere hazırlıklı bir ekosistem oluşturarak sürdürülebilir büyümeyi destekliyor. Dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamaları ise veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirirken, sürdürülebilirlik ve yeşil tedarik kriterleri, uzun vadeli değer yaratmayı destekliyor. Kalite ve sürdürülebilirlikte “yeşil satınalma” anlayışı TEMSA, sürdürülebilirlik alanında elde ettiği global başarılarla da tedarik zinciri alanında öncü bir konumda yer alıyor. Şirketlerin çevre, işçi ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarikalanlarındaki performansını değerlendiren uluslararası EcoVadis platformunun 2025 değerlendirmesinde 78 puanla dünya genelinde en iyi yüzde 6’lık dilimde yer alan TEMSA'nın, Sürdürülebilir Tedarik Puanı ise geçtiğimiz yıllara kıyasla %92,5 yükseldi. CDP (Carbon Disclosure Project) değerlendirmelerinde hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği alanlarında A Listesi’ne girerek küresel liderler arasında konumlandı. Aynı zamanda CDP tarafından gerçekleştirilen Tedarikçi İlişkileri Değerlendirmesinde, üst üste üçüncü kez A Listesi’nde yer alarak global liderler arasındaki konumunu korumaya devam etti. Önümüzdeki dönemde de TEMSA, tedarikçi seçiminde kalite ve çevresel sürdürülebilirlik kriterlerini öne çıkaran “yeşil satınalma” yaklaşımıyla faaliyetlerine devam edecek.

Continental 2025’i Güçlü Nakit Akışıyla Kapattı, Hedef 2026’da Daha Yüksek Kârlılık Haber

Continental 2025’i Güçlü Nakit Akışıyla Kapattı, Hedef 2026’da Daha Yüksek Kârlılık

Continental, Hannover’de düzenlenen yıllık basın toplantısında geçtiğimiz yılı değerlendirirken, gelecek hedeflerini açıkladı. 2025 yılında zorlu piyasa koşullarına rağmen güçlü operasyonel performansını koruyan şirket, yılı %10,3 düzeltilmiş faaliyet kârı marjı ile tamamladı. Şirketin serbest nakit akışı ise önemli artışla 959 milyon Euro’ya yükseldi. 2025’te Hedefler Yakalandı Continental’in 2025 mali yılında düzeltilmiş faaliyet kârı 2,0 milyar Euro seviyesinde gerçekleşirken, nakit dışı özel etkiler hariç net kâr 1,1 milyar Euro oldu. Kur etkileri ve konsolidasyon değişiklikleri hariç tutulduğunda şirket %0,8 oranında organik büyüme kaydetti. Dalgalı küresel ekonomik koşullara rağmen operasyonel gücünü koruyan Continental, premium lastik segmentindeki büyüme ve maliyet tarafında beklenen iyileşmelerin etkisiyle 2026 yılında kârlılığını artırmayı hedefliyor. Önümüzdeki yıl için konsolide satışların 17,3 milyar euro ile 18,9 milyar euro arasında gerçekleşmesini bekleyen şirket, düzeltilmiş faaliyet kârı marjının ise %11,0–%12,5 aralığında olacağını öngörüyor. Continental CEO’su Christian Kötz, şirketin yeniden yapılanma sürecinde önemli adımlar attığını belirterek şu değerlendirmede bulundu: “2025 yılında hem Continental Grubu hem de Lastik iş kolu için belirlediğimiz hedeflere ulaştık ve yeniden yapılanma sürecimizde önemli kilometre taşlarını tamamladık.” Premium Lastik Segmenti Büyümeyi Destekledi Şirketin lastik iş kolu, 2025 yılında 13,8 milyar euro satış ile güçlü performansını korudu. Tarife ve kur etkilerinden kaynaklanan maliyet baskılarına rağmen düzeltilmiş faaliyet kârı marjı %13,6 seviyesinde gerçekleşti. Bu performansta özellikle 18 inç ve üzeri ultra yüksek performanslı lastiklerin satış payındaki artış etkili oldu. Continental markalı binek araç lastiklerinde bu segmentin payı %62’ye yükseldi. 2025 yılında lastikleriyle birçok ödül alan şirketin yaz, kış ve dört mevsim lastiklerinin tamamı, dünya genelinde 77 bağımsız testte değerlendirildi ve bunların %80’inden fazlasında ilk üç sırada yer aldı. 2026’da Zorlu Piyasa Koşulları Sürebilir Continental CFO’su Roland Welzbacher, ticaret engelleri ve kur dalgalanmalarının sektör üzerinde baskı oluşturmaya devam ettiğini belirtti. Welzbacher, buna rağmen şirketin operasyonel gücü, güçlü ürün portföyü ve alınan maliyet önlemleri sayesinde 2026 yılında kârlılığı artırmayı hedeflediğini ifade etti. Şirket, 2026 yılında küresel binek araç yedek lastik pazarında satış hacminin -%1 ile +%2 arasında değişebileceğini, küresel binek ve hafif ticari araç üretiminin ise -%2 ile 0 aralığında seyredeceğini öngörüyor.

Anadolu Isuzu Türkiye Midibüs İhracatında 22. Kez Lider Haber

Anadolu Isuzu Türkiye Midibüs İhracatında 22. Kez Lider

Anadolu Isuzu, uluslararası büyüme hedefleri doğrultusunda AB ülkeleri ve stratejik öneme sahip diğer bölgelerde yıl boyunca hayata geçirdiği etkin pazarlama ve satış faaliyetleriyle, marka gücünü pekiştirerek bir önceki yıla kıyasla satış adetlerinde %20’lik önemli bir artış kaydetti. Anadolu Isuzu, midibüs segmentindeki liderliğini sürdürerek ihracattaki başarısını taçlandırdı. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre marka, Türkiye midibüs ihracatında 22’nci kez liderliğe ulaşarak şampiyonluğunu yeniden teyit etti. Avrupa Pazarında Doğrudan Etkileşim ve Deneyim Fırsatları Anadolu Isuzu, 2025 yılı boyunca Avrupa’daki mevcut ve potansiyel müşterileriyle doğrudan etkileşimi güçlendirmek amacıyla kapsamlı demo turları, uluslararası fuarlar ve çeşitli sektör etkinlikleri gerçekleştirdi. Ayrıca güçlü işbirlikleri ve geniş distribütör ağı sayesinde markanın ürünleri ve hizmetleri, Avrupa pazarında etkili ve sürdürülebilir bir şekilde tanıtıldı. Farklı ülkelerde düzenlenen demo turlarında katılımcılar, Anadolu Isuzu’nun yenilikçi ve yüksek standartlara sahip araçlarını gerçek kullanım koşullarında birebir deneyimleme fırsatı buldu. Bu etkinlikler sayesinde kalite, konfor ve ileri teknoloji unsurları doğrudan gözlemlenirken, marka ile müşteriler arasında güçlü ve sürdürülebilir bir bağ oluştu. Böylece Anadolu Isuzu’nun Avrupa pazarlarındaki bilinirliği, güven algısı ve marka değeri daha da pekiştirildi. “Geniş bir coğrafyada, pazarların ihtiyaçlarına uygun ürün ve çözümler sunuyoruz” Anadolu Isuzu, 42 yıllık köklü geçmişinden gelen tecrübeyle, bugün 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Orta Asya’da aktif bir oyuncu olarak konumlanan Anadolu Isuzu, Özbekistan’ın köklü ticari araç üreticilerinden SamAuto’yu satın alarak uluslararası pazarlardaki iddiasını büyüttü.

Ford Otosan’dan Finansal Entegrasyon Hamlesi: Koçfinans Satın Alımıyla Otomotiv Değer Zincirinde Yeni Dönem Haber

Ford Otosan’dan Finansal Entegrasyon Hamlesi: Koçfinans Satın Alımıyla Otomotiv Değer Zincirinde Yeni Dönem

Bu stratejik yatırım ile Ford Otosan; finansman yetkinliğini kendi organizasyonu içinde konumlandırarak araç satışından satış sonrası hizmetlere, ikinci el ticaretinden sigorta çözümlerine kadar uzanan otomotiv değer zincirini daha da güçlendirmeyi ve daha entegre bir mobilite ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda Ford Otosan, Koçfinans’ın Koç Holding (%50), Arçelik (%47) ve diğer Koç Topluluğu şirketlerine (%3) ait hisselerini, kapanış düzeltmelerine bağlı olarak yaklaşık 137 milyon ABD doları bedelle devralacak. Ford Otosan satış finansmanında entegrasyonu güçlendiriyor Koçfinans uzun yıllardır Türkiye’de Ford Otosan’ın perakende finansman partneri olarak faaliyet gösteriyor ve finansman çözümleriyle araç satışlarını destekleyen önemli bir rol üstleniyor. Finansman sektöründeki öncü konumu, güçlü teknolojik altyapısı, 50 milyar TL’yi aşan bilanço büyüklüğüyle Koçfinans artık Ford Otosan bünyesine katılıyor. Şirketin müşteri odaklı yaklaşımı ile dijital ve veri odaklı yetkinliklerinin Ford Otosan ekosistemine entegre edilerek müşteri deneyiminin daha da ileri taşınması hedefleniyor. Koçfinans’ın Ford Otosan bünyesine katılmasıyla birlikte, müşterilerin ihtiyaçlarına daha esnek finansman çözümleri sunulacak; araç satın alma süreçleri daha entegre bir yapıya kavuşacak ve mobilite hizmetlerine daha kolay erişim sağlanacak. Bu adımın, araç satın alma sürecinden finansman ve sigorta çözümlerine kadar uzanan uçtan uca mobilite deneyimini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Güven Özyurt: “Mobilite artık araçtan finansmana uzanan bir ekosistem” Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ford Otosan olarak müşterilerimize sunduğumuz deneyimi yalnızca araç üretimiyle sınırlı görmüyoruz. Mobilite artık araçtan finansmana ve satış sonrası hizmetlere uzanan bütüncül bir ekosistem. Koçfinans’ın bünyemize katılması, müşterilerimize daha güçlü ve entegre finansman çözümleri sunmamızı sağlayacak. Bu yatırım aynı zamanda binek, ticari araç ve kamyon işimizdeki büyümeyi destekleyecek önemli bir adım olacak.” Gül Ertuğ: “Değer zincirinde daha fazla katma değer yaratacağız”, Ford Otosan Mali İşler Lideri (CFO) Gül Ertuğ ise satın almaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Koçfinans’ın Ford Otosan bünyesine katılması, satış finansmanı alanındaki güçlü iş birliğimizi daha entegre bir yapıya taşıyor. Bu yatırım sayesinde otomotiv değer zincirinde daha fazla katma değer yaratmayı ve müşterilerimize daha esnek finansman çözümleri sunmayı hedefliyoruz. Güçlü bilanço yapımız ve disiplinli finansal yaklaşımımızla bu satın almanın şirketimizin sürdürülebilir büyüme stratejisine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Yeşim Pınar Kitapçı: “Finansal teknolojilerdeki uzmanlığımızla mobilite dünyasının geleceğini şekillendirmekte Ford Otosan’a güç katmaya kararlıyız.”, Koçfinans Genel Müdürü Yeşim Pınar Kitapçı, Ford Otosan bünyesine stratejik bir iştirak olarak katılmalarının yaratacağı sinerjiyi şu sözlerle değerlendirdi: "Koçfinans olarak finansman sektöründe standartları belirleyen öncü kimliğimizi ve teknolojik yetkinliğimizi, bugün Ford Otosan’ın küresel vizyonuyla birleştiriyoruz. Ford Otosan ailesinin bir parçası olarak güçlü bağlarımızı bu pay devri ile yeni bir seviyeye taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Sektördeki oyun kurucu ve vizyoner yapımızı, Ford Otosan değer zincirine entegre ederek; güçlü büyümemizi devam ettirmekte, finansal teknolojilerdeki uzmanlığımızla mobilite dünyasının geleceğini şekillendirmekte Ford Otosan’a güç katmaya kararlıyız." Yeni büyüme alanları ve iş fırsatları Koçfinans yalnızca Ford araçlarına değil, farklı otomotiv markalarına da finansman hizmeti sunuyor. Ford markası Koçfinans portföyünde önemli bir yer tutarken diğer otomotiv markalarına sağlanan finansmanlar da benzer şekilde portföyde bulunuyor. Satın alma sonrasında Koçfinans’ın bu çeşitlendirilmiş müşteri portföyünü koruyarak finansman faaliyetlerini sürdürmesi planlanıyor. Bu satın alma ile birlikte Ford Otosan’ın binek araçlardan hafif ve ağır ticari araçlara kadar uzanan ürün portföyü genelinde yeni büyüme fırsatlarının ortaya çıkması bekleniyor. Özellikle ikinci el araç; binek, ticari araç ve kamyon segmentlerinde finansman çözümlerinin genişletilmesi; Ford ve Ford Trucks markalarına erişimin kolaylaşmasına katkı sağlayarak Ford Otosan’ın büyüme stratejisinde önemli bir rol oynayacak.

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi Haber

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi

OTOBÜSÇÜLÜK, BENİM İÇİN “BABA MİRASI” 1983 Trabzon Of doğumluyum. Evliyim ve dört çocuk babasıyım. Bahçeşehir Üniversitesi İngilizce İşletme mezunuyum. Dört yaşındayken babamın işleri nedeniyle İstanbul’a taşındık. O dönem babam nakliye ve taşımacılık sektörünün içindeydi; aslında biz bu kültürün içinden gelen bir aileyiz. Bizde baba mesleği otobüsçülük. Babam uzun yıllar Ali Osman Ulusoy ile beraber Ulusoy bünyesinde ortak ve bireysel otobüsçülük yaptı. Çocukluğumdan bazı anılar hâlâ çok net. Otobüs direksiyonunun ortasında bir kapak olurdu; içinde şekerler saklanırdı. Babası otobüsçü olan herkes bilir… O kapağı açar, şekerleri alırdık. Küçük bir detay gibi görünür ama aslında bir kültürün parçasıdır. Sanıyorum o günlerden bize kalan en kıymetli miras; otobüse, yola ve bu mesleğe duyduğumuz yakınlıktır. Bu iş benim için sadece bir ticaret alanı değil; bir aidiyet, bir geçmiş ve bir hatıradır. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Üniversiteye Kocaeli Üniversitesi Turizm Bölümü’nde başladım; ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde İngilizce İşletme lisansımı tamamladım. Daha sonra yüksek lisans düşüncesiyle Amerika’ya gittim ancak ticaretin içine o kadar hızlı girdim ki akademik süreci başlatamadan üç yılın sonunda Türkiye’ye döndüm. Bir yandan da evlilik planım vardı. Orada kalıcı bir hayat kurmak istemedim. Ben her zaman kalabalık, çocuklu bir aile hayal ettim. Çocuklarımın kendi kültürümüzde büyümesini istedim. Bu nedenle Türkiye’ye dönmeyi tercih ettim. HER ZAMAN AİLEDEN BİRİYMİŞ GİBİ HİSSETTİM Yuva kurmak için Türkiye’ye döndükten sonra kurumsal firmalarla görüşmelere başladım. Aslında hikâye daha da özel bir anla başladı. Nişan törenime Ali Osman Ulusoy’un programı dolayısıyla kızı Hülya Ulusoy katıldı. İlk defa orada karşılaştık ve beni görüşmek için davet etti. Beraber Ali Osman Bey’le görüşmemiz hikâyenin başlangıcı oldu. O günlerde çok net bir duygu hissettim: Beni gerçekten aileden biri gibi kabul ettiler. Bu yaklaşım, aramızdaki sinerjiyi çok hızlı oluşturdu. Karşılıklı güven vardı; onlar bana inandı, ben de bu güveni boşa çıkarmamak için çalıştım. Başarının temelinde de bu karşılıklı uyumun olduğunu düşünüyorum. 2011 yılında bu yapının bir parçası oldum. O tarihten itibaren kendime 10 yıllık bir hedef koymuştum. Hassoy’daki yolculuğum satış danışmanı olarak başladı. Sonrasında satış müdürlüğü görevini üstlendim. Otobüs grubu zaten işin kalbi sayılabilecek, uzmanlık gerektiren bir alandı. Bugün geldiğim noktada ise genel müdürlük görevini yürütüyorum. Açık konuşmak gerekirse; otobüs satışından gelip genel müdürlük pozisyonuna yükselen çok fazla örnek yoktur. Türkiye’de bu anlamda iki isim sayabilirsiniz. 10 YIL BOYUNCA TİCARETİ SİZDEN ÖĞRENECEĞİM İşe başlarken hedeflerimi sorduğum da Ali Osman Bey’e çok net konuştum: “Gerekirse çantanızı taşıyacağım, gerekirse şoförlüğünüzü yapacağım. Ben 10 yıl boyunca sizden ticareti öğreneceğim. Sonra o koltukta oturacağım.” Benim için önemli olan, böyle bir ismin yanında mümkün olduğunca fazla vakit geçirmekti. Çünkü biliyordum ki ustalık temasla geçer. Gün boyu birlikte, çoğu zaman akşam geç saatlere kadar. Tabiri caizse 7/24 diyebileceğiniz bir çalışma düzeni vardı. Babamdan ve aile çevremden gelen bir zemin vardı ancak ben kendi yolumu çizmek istiyordum. Bu 10 yılı bir okul gibi görüyordum. Ticaretin inceliklerini, sektördeki dengeleri, iş kültürünü ve insan ilişkilerini öğrenmeyi istiyordum. Sadece kendi sorumluluk alanımla sınırlı kalmadım. Diğer şirketlerin süreçlerinde yer aldım, uluslararası temaslar yürüttüm, bürokrasiyle doğrudan temas ettim. Pek çok başlıkta görev aldım. Üstelik bunu zorunluluktan değil; öğrenme isteğinden ve gerçekten zevk aldığım için yaptım. Mesai harcadım, gözlemledim, not aldım, uyguladım. Kendimi yetiştirmek istedim. 1 Ekim 2014’te merhum Ali Osman Ulusoy’un vefatına kadar kendisiyle yakın çalışma fırsatı buldum; bana vizyon kazandırdı, farklı bakış açısını ve iş disiplinini öğretti. Vefatının ardından görevi, zaten birlikte çalıştığımız Hülya Ulusoy devraldı. O dönemde de aynı güven, aynı kararlılık ve aynı uyumla yolumuza devam ettik. 2017 yılının Ekim ayında genel müdürlük görevini devraldım. Hülya Ulusoy’un liderliğiyle; kızları Ahsen Aydın ve Gülşah Helva’nın yönetime dahil olması ve Hülya Hanım’ın oluşturduğu üst düzey yönetim kadrosunun uyumu sayesinde güçlü bir yönetim yapısı ortaya çıktı. O günden bu yana, aynı güven ortamı ve ortak vizyon doğrultusunda her geçen gün gücümüze güç katmaya devam ediyoruz. 2025 KONTROLLÜ GEÇTİ, 2026’NIN İKİNCİ YARISINA UMUTLUYUM 2025 yılı tek kelimeyle tanımlamak gerekirse “kontrollü” geçti. Yatırımcı tarafı daha temkinliydi. Açıkçası piyasanın daha rasyonel bir zemine oturduğunu düşünüyorum ne aşırı şişkin ne de panik havasında bir dönem yaşandı. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik dalgalanmalar, yüksek faiz ortamı ve finansmana erişim maliyetleri doğal olarak yatırımcıyı düşündürdü. Özellikle ticari araç tarafında finansman maliyetleri karar süreçlerini doğrudan etkiledi. Önceki yıllarda enflasyonist ortamda fiyat artışlarının hızlanması, “ihtiyacı olmasa da yatırım amacıyla alım yapan” bir müşteri profili oluşturmuştu. Küçük bir beklenti bile hızlı karar için yeterli olabiliyordu. 2025’te ise daha hesaplı, daha analiz eden bir müşteri yapısı gördük. Bu aslında sektör açısından sağlıklı bir normalleşmeydi. Dolayısıyla 2025’i bir “denge yılı”, 2026’yı ise doğru koşullar oluştuğunda yeniden ivmelenme yılı olarak görüyorum. OTOBÜS SADECE BİR ARAÇ DEĞİL, BİR MİRAS Mercedes-Benz Türk bayileri arasında otobüs satışının bizim için her zaman ayrı bir yeri vardır. Merhum Ali Osman Ulusoy’un otobüsçü geçmişi nedeniyle bu işin Hassoy’da kendine özgü bir ruhu bulunur. Hatta Ali Osman Bey’in vefatının ardından sektörde sıkça şu yorumlar yapılırdı: “Otobüs işi Hassoy’da zorlanır. O boşluk dolmaz. Satışlar eski seviyesine ulaşamaz.” Açık söylemek gerekirse, bu yaklaşım bizi geri çekmedi; tam tersine motive etti. Üzerimize bir sorumluluk ve misyon yükledi. Biz de o bayrağı daha ileri taşımak için ekip olarak kararlılıkla çalıştık. Bu süreçte Hülya Ulusoy’un desteği çok kıymetliydi. Her zaman arkamızda durdu ve bize olan inancını açıkça hissettirdi. Bu güven de başarının önemli yapı taşlarından biri oldu. Bugün sonuçlara baktığınızda; son 8 yıldır üst üste otobüs satışında Türkiye birincisiyiz. Tek lokasyonda pazar payımızı %20’nin üzerine çıkardık. Hem sıfır araç hem de ikinci el tarafında güçlü, sürdürülebilir ve istikrarlı bir performans ortaya koymaya devam ediyoruz. 2025 yılında elde ettiğimiz başarılar da bu istikrarın somut göstergesi oldu. 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Adedi Birincilik Ödülü 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Sistematiği Üçüncülük Ödülü 2025 Mercedes-Benz Lig Otobüs Şampiyonluğu 2025 Mercedes-Benz Lig Busstore Birincilik Ödülü Bu başarı bireysel değil; güçlü bir ekip ruhunun ve yıllara yayılan disiplinli çalışmanın sonucudur. Bu vesileyle satış müdürüm Cenk Soydan, satış danışmanlarımız Selçuk Köse ve Rahime Karnap başta olmak üzere, arka planda büyük emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum, bu başarı hepimizin. 2025 yılı otobüs sektörünün dinamikleri biraz daha farklı çalıştı. Bildiğiniz üzere ön ödemeli satış sistemi söz konusu. Şu an itibarıyla Temmuz–Ağustos dönemine kadar hedeflerimizin büyük kısmını satmış durumdayız. Bu da talebin tamamen devam ettiğini, mecburen zamana yayıldığını gösteriyor. İkinci el otobüs tarafında da oldukça güçlüyüz. Çünkü biz otobüs işini biliyoruz. Burada mütevazı davranmayacağım: Sezonun ne zaman hareketleneceğini sektörde birçok kişi öngörebilir; ancak o hareketi doğru zamanda, doğru stokla ve doğru fiyatlama stratejisiyle yönetmek ayrı bir uzmanlık gerektirir. Sıfır araç tarafında teslim süreleri 6–7 ayı bulurken, ikinci el pazarı sezonsal olarak çok daha hızlı reaksiyon verir. Biz de portföyümüzün genişliği ve sahadaki reflekslerimiz sayesinde bu geçişleri doğru yönetiyoruz. Normalde yatırımlar kasım–aralık döneminde yapılır ve yeni yıla hazırlık o şekilde tamamlanır. Ancak 2024’ün son iki ayı oldukça durağandı. Buna karşın 2025’in ocak, şubat ve mart aylarında ikinci elde ciddi bir ivme yakaladık. Stoklarımız hızlı şekilde eridi. Bu deneyimden yola çıkarak 2026’ya daha hazırlıklı girdik. Ancak geçtiğimiz yılki erken hareket bu sene şubat sonu itibarıyla kendini gösterdi. Öngörümüz, mart ayında hız kazanacağı ve bu temponun haziran ayına kadar devam edeceği yönünde. Ben 2026’nın özellikle ikinci yarısında daha pozitif bir tablo bekliyorum. Faizlerde olası bir geri çekilme, finansmana erişimin kolaylaşması ve turizm tarafındaki hareketlilik sektöre doğrudan yansıyacaktır. Ayrıca şehirlerarası taşımacılıkta yaşlanan araç parkı da önümüzdeki dönemde yenileme ihtiyacını artıracaktır. Bunun temel sebebi şu: Ekonomik anlamda piyasada bir miktar rahatlama olacağını düşünüyorum. Son iki–üç yıldır baskılanmış bir yapı söz konusu. Yüksek finansman maliyetleri, kontrollü kredi politikaları ve genel temkinli hava uzun süre devam etti. Ancak bu durumun kalıcı olması mümkün değil; piyasa doğası gereği bir denge arayışına girer. Önümüzdeki dönemde çeşitli ekonomik dinamiklerle bir gevşeme yaşanacağını öngörüyoruz. Kimileri bunu “seçim ekonomisi” perspektifiyle değerlendiriyor olabilir; ancak ben daha yapısal ve kaçınılmaz bir normalleşme süreci bekliyorum. Piyasa bir noktadan sonra yeniden yatırım refleksi üretir. Özellikle ticari araç tarafında ertelenmiş talep birikir ve doğru koşullar oluştuğunda hızlı şekilde devreye girer. Biz de ikinci yarıda bu birikmiş talebin sahaya yansıyacağını düşünüyoruz. 2025 KAMYON HEDEFİMİZ 206’YDI, 518 İLE KAPATTIK Kamyon grubunda 2025 yılını oldukça güçlü geçirdik. Yıla 206 adetlik bir hedefle başladık; yılı 518 adetle kapattık. Bu da yaklaşık %151 oranında hedef aşımı ve %251 hedef gerçekleştirme anlamına geliyor. Yatırımcı olarak pazarda talep vardı ancak fiyatlama tarafında dönem dönem zorlandığımız zamanlar oldu. Artan maliyetleri aynı esneklikle fiyatlara yansıtmak her zaman mümkün olmadı. Karlılık açısından sıkı bir yönetim gerektiren bir yıl oldu. Buna rağmen süreçleri doğru yöneten ve koşullardan en verimli şekilde faydalanan bayilerden biri olduk. 2025 yılı performansımız ödüllerle de taçlandı: 2025 Yılı Kamyon Satış Payını En Çok Artıran Bayi – Türkiye İkinciliği 2025 Yılı En Yüksek Kamyon Servis Sözleşmesi Penetrasyonu – Türkiye Birinciliği Bu sonuçlar sadece satış adedi değil; sürdürülebilir müşteri yönetimi ve satış sonrası bağlılığın da güçlü olduğunu gösteriyor. Tecrübeli bir ekimiz var. Satış müdürümüz Muharrem Eğrioğlu ve ekibini başarılarından ötürü tebrik ederim. Dengeli bir müşteri portföyüne sahibiz. Operasyonlarımızı temelde üç ana segmentte sınıflandırabiliriz: uluslararası nakliyat, inşaat ve kamu. En güçlü olduğumuz alanlardan biri kamu ve kamuya iş yapan müşteri portföyümüz. Özellikle kamu üst yapılı araçlarda ciddi bir uzmanlık ve referans birikimi oluşturduk. Bu alanda sadece satış yapmıyor; süreç, ihale dinamikleri ve teknik gereksinimler konusunda da derin bir tecrübeye sahibiz. Ancak kamu segmenti dönemsel olarak hareket eder. Bu nedenle doğru planlama, zamanlama ve müşteriyle kesintisiz iletişim kritik önemdedir. Süreci doğru okumak ve hazırlıklı olmak başarıyı belirleyen temel unsurdur. Elbette performansımızı yalnızca kamu segmentine bağlamak doğru olmaz. Kamu, uluslararası nakliyat ve inşaat segmentlerini dengeli şekilde yönetiyoruz. Bu çeşitlilik, dalgalı piyasa koşullarında risk dağılımı açısından bize önemli bir avantaj sağlıyor. Kısacası kamyon tarafında 2025 yılı; hacim, pazar payı ve servis sözleşmesi penetrasyonu açısından güçlü bir yıl oldu. Önümüzdeki dönemde de kontrollü, sürdürülebilir ve kârlı büyüme anlayışımızı koruyarak ilerlemeye devam edeceğiz. HAFİF TİCARİ ARAÇLARDA MESELE PAZAR DEĞİL, MAKASIN AÇILMASI Hafif ticari araçlar pazarında bölgesel olarak zorlandığımız bir dönemden geçiyoruz. Dışarıdan bakıldığında Trabzon ve Karadeniz turizmi hareketli görünse de sahada farklı dinamikler var. Araç parkımız yaşlı, fiyatlar ile gelir seviyesi arasındaki makas giderek açılıyor. Bu makası kapatmak kolay değil; işletmeler, dönüşüm kararlarını daha temkinli alıyor. Bunun yanında, bölgede büyük kurumsal şirket sayısı sınırlı olduğundan personel taşımacılığı da yaygın değil. Ayrıca nüfusa oranla okul ve öğrenci taşımacılığı da daha az gelişmiş durumda. Bu da büyük filo alımlarını doğal olarak kısıtlıyor ve hafif ticari araçlar pazarın potansiyelini daraltıyor. Rekabetin yüksek olduğu bu ortamda, ödeme kolaylıkları sunulsa bile işletmeler büyük yük altına girmekte tereddüt edebiliyor. Yine de tabloyu tamamen olumsuz okumak doğru olmaz. Kademeli bir dönüşüm var; eski araçlar yavaş yavaş yenileniyor. Biz de bu süreci müşterinin gerçekliğine uygun, sabırlı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yönetiyoruz. OTOMOBİL PAZAR PAYIMIZI HER GEÇEN YIL ARTTIRIYORUZ Otomobil satışında da önemli başarılara imza attık. 2021 ve 2022 yıllarında üst üste “Yılın En İyi Satış Bayisi” seçildik. 2023’te ise bu başarıyı kıl payı kaçırdık. Ancak bu da bize, her yıl aynı istikrarla çalışmanın ve her koşulda motivasyonumuzu korumanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Satış adetlerimiz neredeyse 400’lü rakamlara ulaştı ve bu büyüme sadece sayı değil, stratejik bir gelişimin de göstergesi. Hem adet olarak büyüyor hem de ekibimizi güçlendiriyoruz. Satış danışmanı sayımızı artırırken, ikinci el alanında da yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, yeni bir ikinci el satış müdürü pozisyonu oluşturduk ve ekip daha da güçlendi. Her geçen yıl, ikinci elde de ivmemizi artırıyoruz. Yani hem rakamlar hem de organizasyon yapımız, geleceğe daha hazırlıklı ve daha sağlam adımlarla ilerliyor. SATIŞ SONRASI HİZMETLERDE %50 BÜYÜME VE 6 FARKLI KATEGORİDE DERECE 2025 yılı, satış sonrası hizmetler açısından Hassoy için oldukça verimli bir dönem oldu. Özellikle ağır vasıta tarafında ciddi bir operasyonel yoğunluk yaşadık. Artık kapasitemizin neredeyse tamamına ulaşmış durumdayız. Burada konu araç sayısı değil; fiziksel alan. Teknik ekip gücünüz, bilgi birikiminiz ve iş disiplininiz ne kadar iyi olursa olsun, alan sınırlaması büyümenin doğal eşiğini belirliyor. Buna rağmen 2025 yılında hem operasyonel verimlilikte hem de ciro tarafında yaklaşık %50 oranında büyüme yakaladık. Araç çıkış sayımızdaki artış, ciromuza da paralel şekilde yansıdı. Bu performansımız, yıl içinde aldığımız ödüllerle de teyit edildi. 2025’te toplam 6 farklı kategoride derece elde ederek satış sonrası organizasyonumuzun gücünü ortaya koyduk: 2025 MB Lig Otobüs Satış Sonrası Hizmetler Türkiye İkinciliği 2025 SSH Otobüs Toplam Atölye Cirosu Üçüncülük Ödülü 2025 SSH Otobüs Kaporta Atölye Cirosu İkincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs SPS Ofansif Birincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs S24S Müşteri Memnuniyeti Birincilik Ödülü 2025 SSH Kamyon Yedek Parça Servis Derecesi Birincilik Ödülü Açık konuşmak gerekirse, birçok başlıkta güçlü bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Özellikle otobüs kaporta tarafında Türkiye’nin sayılı ve referans gösterilen bayilerinden biriyiz. Kaporta atölye cirosunda aldığımız derece tesadüf değil; yıllardır yaptığımız teknik altyapı yatırımlarının, ekip eğitimlerinin ve saha tecrübesinin karşılığı. Bizim için önemli olan hem kamyonda hem otobüste aynı güçle var olabilmek. Çoğu bayi tek bir segmentte derinleşir; biz ise iki ana ağır vasıta grubunda da güçlü bir servis yapısına sahibiz. Bu çift kulvarlı uzmanlık bizi pazarda ayrıştıran temel unsurlardan biri. Satış sonrası hizmetleri yalnızca ciro olarak okumuyoruz. Bu alan, müşteri bağlılığının ve marka güveninin inşa edildiği yerdir. Uzun vadeli başarı, burada kurulan disiplinli sistemle mümkün olur. TRABZON’DA YENİ TESİSİMİZLE GELECEĞİ PLANLIYORUZ Hassoy olarak önemli bir yatırım kararı aldık ve yeni bir lokasyona taşınmaya hazırlanıyoruz. Trabzon gibi düz ve geniş arsa bulmanın zor olduğu bir şehirde hem yol üzerinde hem ana güzergâh üzerinde hem de tek parça geniş bir alan bulmak gerçekten kolay olmadı. Uzun ve titiz bir sürecin ardından Çağlayan’da, Erzurum Yolu üzerinde yaklaşık 11 dönümlük bir arazi satın aldık. Bu alanda yaklaşık 4.000 m² kapalı alana sahip, geleceğe uygun ve kapasite artışına imkân tanıyacak bir tesis inşa edeceğiz. Aslında hedefimiz daha geniş bir yerleşim planıydı; çünkü ileriye dönük kapasite artışını bugünden kurgulamak istiyoruz. Ancak mevcut şehir planlama düzenlemeleri ve belediye prosedürleri doğrultusunda projeyi optimize ederek ilerliyoruz. Şu an üzerinde çalıştığımız konu, mevcut alan içinde maksimum verimliliği nasıl sağlayabileceğimiz. Mayıs ayı itibarıyla inşaata başlamayı planlıyoruz. Hedefimiz hızlı ilerlemek ve yaklaşık 10 aylık bir sürede projeyi tamamlayarak 2027 sezonunun ortasında yeni tesisimizde müşterilerimize hizmet vermek. Bu yatırım bizim için yalnızca metrekare büyütmek anlamına gelmiyor. Bu adım; uzun vadeli kapasite planlamasının, operasyonel verimliliğin ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun somut bir yansıması. YENİ LOKASYONDA EKİBİ %25 BÜYÜTECEĞİZ Yeni lokasyonumuzda personel sayımızı yaklaşık %25 artıracağız. Yani 120 ila 130 kişilik bir ekip olacağız. “Bu yeni personeli nasıl bulacaksınız?” diye sorabilirsiniz. Biz bunu sistemli ve planlı şekilde yapıyoruz. Anlaşmalı okullarla, genç yetenekleri erken aşamada keşfedip, düzenli eğitimle onları yetiştiriyoruz. Böylece hem ekibimizi büyütüyor hem de kalite standartlarımızı koruyoruz. Yani yeni tesisimizle sadece alan değil, insan kaynağı kapasitemizi de bilinçli şekilde genişletiyoruz. Tabii, bu durum bize önemli bir maliyet yüklüyor. Ciddi eğitim masraflarımız var. Fakat en önemli nokta, bu yatırımların karşılığını uzun vadede fazlasıyla almayı planlıyoruz. Sonuçta yetişmiş, güvenilir ve istikrarlı bir ekip, uzun vadede hem müşteri memnuniyeti hem de kurumsal başarıyı getirir. Yani biz bu ek maliyetleri, geleceğe yapılmış bir yatırım olarak görüyoruz. Bugün dönüp baktığımda; bu yolculuğun sadece rakamlardan, ödüllerden ya da büyüme oranlarından ibaret olmadığını görüyorum. Bu bir mirasın devamı, bir emeğin kurumsallaşması ve sahada öğrenilmiş tecrübenin sistem haline gelmesidir. Bizim için başarı; istikrarlı bir aile yapısı, güçlü bir ekip ruhu ve doğru zamanda alınan cesur kararların birleşimidir. Merhum Ali Osman Bey’in bize bıraktığı bir söz vardır. Aslında bütün bu yolculuğu tek cümlede özetler: “Hayat bir tecrübedir. Her tecrübe zarardır, her zarar sermayedir. Yine de hayat mücadeledir.” Biz de bu mücadeleyi, öğrendiklerimizi sermayeye dönüştürerek ve her gün üzerine koyarak sürdürüyoruz. Hassoy’da yolculuk devam ediyor… Daha güçlü, daha planlı ve daha emin adımlarla.

Çobantur Logistics, 2025 Yılında Kapasitesini Ve Cirosunu Yüzde 20 Büyüttü Haber

Çobantur Logistics, 2025 Yılında Kapasitesini Ve Cirosunu Yüzde 20 Büyüttü

Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından Çobantur Logistics; sürdürülebilir, güvenilir ve uzun vadeli değer üretme odaklı anlayışıyla 2025 yılında da büyüme hedeflerini gerçekleştirdi. Uzun yıllara dayanan tecrübesi, dijitalleşme yatırımları ve Avrupa merkezli güçlü yapılanması sayesinde müşterilerine sadece taşıma değil, uçtan uca entegre lojistik çözümler de sunan şirket, Türkiye-Avrupa hattındaki servis sürekliliğini koruyarak 2025’i yüzde 20 kapasite ve ciro büyümesi ile tamamladı. 2026’daki odağını “dijital şeffaflık ve operasyon verimliliği” ile “entegre hizmet derinliği” üzerine kurgulayan Çobantur Logistics, bu kapsamda yurt dışı yapılanmasında yeni bir dönemi başlatacak. “Türkiye–Avrupa hattında servis sürekliliğimizi koruduk” Küresel talep daralması ve maliyet baskılarının yoğun hissedildiği 2025’in lojistik sektörü açısından zorlu geçtiğini fakat doğru planlama ile büyümelerini sürdürdüklerini ifade eden Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Yaşanan sıkıntılara rağmen ana koridorlarımız olan Türkiye–Avrupa hattında servis sürekliliğimizi koruduk; İtalya ve Almanya merkezli akışlarda güçlü konumumuzu sürdürdük. Bu sayede 2025’te bir önceki yıla oranla yüzde 20 kapasite ve ciro büyümesi ile operasyonlarımızı yönettik. Avrupa’da özellikle İtalya, Almanya, Hollanda, İsviçre, Belçika, Avusturya, Fransa, Slovenya ve İspanya koridorlarında yoğun hizmet verirken; Türkmenistan, Kazakistan, Azerbaycan, Irak, Suriye gibi pazarlarda da müşterilerimize çözüm sunduk. Yurt içi ve yurt dışı lokasyonlarımızda yaklaşık 60 bin metrekare gümrüklü/gümrüksüz depolama alanlarında ADR (tehlikeli madde) depolama yetkinliğimizle entegre hizmet kapasitemizi güçlendirdik.” dedi. Dijital çalışmalarıyla müşterilerine “şeffaflık” sunuyor Çobantur Logistics’in 2025’te fark yarattığı alanların başında dijitalleşme ve şeffaflık geldiğini vurgulayan Çobanoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Şirket olarak tüm operasyon süreçlerimizi destekleyen uygulamalarımızı in-house yazılım ekibimizle geliştiriyor; müşteri/tedarikçi sistemleriyle veri entegrasyonları, iş zekâsı ve robotik süreç otomasyonu üzerinden verimliliği artırıyoruz. Ayrıca müşterilerimizin sevkiyatlarını anlık izleyebildiği web tabanlı Müşteri Portalı altyapımızı olgunlaştırdık; portalı sadece konum takibi değil yük evraklarının da uçtan uca takibi için kurguladık. Bu sistemi sadece kendimiz için değil şeffaf lojistik adı altında tüm müşterilerimize açtık. Böylelikle yaptığımız tüm operasyonlar için müşterilerimizin de bizimle aynı anda bilgilere ulaşabilmesini mümkün kıldık. Dijital gümrük süreçlerinde ise yıllardır öncü bir yaklaşımımız var; yeni dönemde devreye alınan Digital UBAK gibi uygulamalara hazırlıklarımızı tamamladık.” İtalya, Romanya ve İspanya’da ek yatırımlar devreye alacak Lojistik sektöründe yaşanan yüksek maliyet baskısı, sürücü/insan kaynağı açığı, vize süreçlerinin operasyon sürelerine etkisi ile sınır kapılarında altyapı ve geçiş sorunlarına rağmen 2026 yılında büyüme hedeflerinde kararlı olduklarını söyleyen Çobanoğlu, “Bu yılki önceliklerimizin başında yurt dışında holding merkezinin kurulması ve grup şirketlerimizin bu yapı altında konsolide edilmesi geliyor. Bunun yanında Almanya’da yeni bir satın alma ile operasyonel yapılanmamızı da güçlendirmek istiyoruz. Avrupa’da aktif olduğumuz İtalya, Romanya ve İspanya gibi ülkelerde de ek yatırımlarımızı devreye alacağız. Özellikle İspanya başta olmak üzere yeni pazarlarda büyüme stratejilerimizi ilerletmek de yine gündemimizin ana başlıklarından biri. Yatırımlarımızı planlarken temel hedefimiz; operasyon kalitesini yükseltirken, müşteri memnuniyetini üst seviyede tutmak ve kârlılığı sürdürülebilir şekilde artırmak.” ifadelerini kullandı. Büyümeyi kapasite yönetimi, depolama kabiliyeti ve teknoloji yatırımları ile başaracak “Pazarın daralma risklerine rağmen yeni yapılanma adımlarımız ve güçlendirdiğimiz hizmet modelimizle 2026 yılında yüzde 20’nin üzerinde büyüme planladık.” diyen Çobanoğlu, diğer hedeflere dair şunları söyledi: “Hedeflediğimiz büyümeyi ana koridorlarda kapasite yönetimi, entegre depolama kabiliyetimiz, teknoloji yatırımlarımız ve seçili pazarlarda genişleme stratejimiz sayesinde başaracağız. Şirket olarak yabancı plakalı araç ve yabancı şoför yatırımlarımıza da kararlılıkla devam ediyoruz. Öte yandan fırsat tarafında; Yeşil Mutabakat ve karbon odaklı regülasyonların düşük emisyonlu çözümlere talebi artırması, dijital gümrük ve takip sistemlerinin verimlilik avantajı yaratması ve pazardaki konsolidasyonla birlikte güvenilir, entegre servis sağlayıcılara yönelik önemli fırsatlar sunuyor. Bu kapsamda da geçtiğimiz yıl tüm öz mal çekicimizi yenileyerek Euro 6 olarak değiştirerek yeşil lojistiğe duyarlı hale getirdik. Önümüzdeki dönemde de çevresel sorumluluk, operasyonel mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetini temel önceliklerimiz olarak görmeye; sektörümüzde güvenilir bir çözüm ortağı olma konumumuzu daha da güçlendirmeye kararlıyız.”

2025 Yıl Değerlendirmesi: Renault Trucks, Zorlu Pazarda Konumunu Güçlendirdi Haber

2025 Yıl Değerlendirmesi: Renault Trucks, Zorlu Pazarda Konumunu Güçlendirdi

Bölgelere Göre Avrupa: 48,362 araç (-4%[1]) Diğer uluslararası pazarlar: 6,649 araç (+3%1) Tonajlara göre Orta ve ağır segment araçlar: 36,842 araç (2024 ile aynı düzeyde gerçekleşti) Hafif ticari araçlar: 18,169 araç (-10%1) Elektrikli araçlar Toplam: 2,612 elektrikli araç Elektrikli orta ve ağır segment araçlar: 800 araç (-20%1) Elektrikli hafif ticari araçlar: 1,812 araç (+190%1) Avrupa’da güçlenen pazar payı Avrupa’da Renault Trucks, 16 ton ve üzeri segmentte (İsviçre, Norveç ve Birleşik Krallık dahil, AB30) pazar payını 0,3 puan artırarak %9,4’e yükseltti. Pazar payı, Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğunda artış gösterdi. Özellikle İrlanda (%14,6; +1,3 puan), İspanya (%14,1; +0,4 puan) ve Lüksemburg’da (%13,1; +7 puan) dikkat çeken büyüme kaydedilen ülkeler oldu. Bu olumlu tablo, büyük ölçekli siparişlerin etkisiyle desteklendi. Örneğin Macaristan’da Waberer’s’e teslim edilen 285 adet kamyon, ülkedeki pazar payını 1,8 puan artırarak %12,2’ye taşıdı. Diğer uluslararası pazarlar: istikrarlı büyüme alanları Renault Trucks, 2025 yılında 6.649 adet araç satışı ile diğer uluslararası pazarlardaki hacmini 2024’e kıyasla %3 oranında artırdı. Birleşik Arap Emirlikleri’nde rekor performans sergileyerek pazar payını %15’e yükseltti . Katar’da ise Doha şehrindeki atık toplama hizmetlerinin özelleştirilmesi kapsamında Lavajet’e 90 adet kamyon teslim edildi ve 7 yıllık bir servis sözleşmesi imzalandı. Renault Trucks, Türkiye’de ise %6,4 ile istikrarlı pazar payını koruyarak konumunu güçlendirdi. 2025 yılında Karınca Lojistik ve Hilal Trans’a yapılan 100’er adet Renault Trucks T 480 teslimatı, yılın dikkat çeken filo yatırımları arasında yer aldı. Afrika kıtasında büyüme ivmesi devam etti. Tunus’ta satış hacmi iki katına çıkarak pazar payı %22’ye yükseldi (+7 puan). Sahra Altı Afrika’da ise uygun finansman çözümleri ve özellikle madencilik operasyonlarına uygun ağır hizmet araçlarının dayanıklılığı sayesinde satışlar %25 arttı. İkinci el kamyonlar: araçların yaşam döngüsünü uzatma stratejisi Renault Trucks, 2025 yılında 6.588 adet ikinci el kamyon satışı gerçekleştirdi (2024: 7.127 adet araç). Bu düşüş, ağırlıklı olarak ikinci el araç arzındaki azalmadan kaynaklandı. Öte yandan Renault Trucks, kamyonların kullanım ömrünü uzatmaya yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Bourg-en-Bresse'deki İkinci El Kamyon Fabrikası yeniden kullanım merkezi ve Lyon’daki İkinci El Kamyon Tesisi’nde gerçekleştirilen yeniden kullanıma sunulma imkanlarından yararlanıyor. Elektromobilite: güçlü büyüme ve genişleyen ürün gamı Renault Trucks, 2025 yılında 2.612 adet elektrikli araç satışı ile 2024’e (1.628 adet) göre %60’lık bir büyüme kaydetti. Bu artışın temel nedeni, elektrikli hafif ticari araçlar oldu. Teslimatlar, 2024’te 625 adetten 2025’te 1.812 adede yükselerek neredeyse üç katına çıktı. Elektrikli hafif ticari araç siparişlerinde geçen yıl kaydedilen %48’lik artış, 2026’da da büyümenin süreceğine işaret ediyor. Avrupa elektrikli orta ve ağır vasıta segmentinde Renault Trucks’ın pazar payı %15 olarak gerçekleşti (2024: %24,2). Artan rekabete rağmen Renault Trucks’ın elektrifikasyon oranı %3,5 ile Avrupa ortalaması olan %2,2’nin üzerinde gerçekleşti. Renault Trucks, iç pazarda ise elektrikli orta ve ağır vasıta segmentinde %63 gibi son derece yüksek bir pazar payıyla liderliğini sürdürdü. Karayolu yük taşımacılığında elektrifikasyona öncelik veren Renault Trucks, bu doğrultuda yatırımlarını artırarak ürün gamını yeni elektrikli modeller ile genişletti. Aşağıdaki modeller 2026 yılında üretime girecek: Renault Trucks E-Tech D: Şehir içi dağıtım için ultra kompakt kamyonlar (12 ve 14 ton versiyonlar), Fransa Blainville-sur-Orne (Calvados) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 540: Bölgesel taşımacılık için tasarlanan model, Fransa Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 585: Yük taşıma kapasitesini optimize eden model, Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 780: Uzun yol taşımacılığı için geliştirilen ve tek şarjla 600 km menzil sunan elektrikli kamyon, Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Ayrıca Renault Trucks, 2027 yılında Flexis tarafından geliştirilen yeni nesil hafif ticari araçların satış ve ticari faaliyetlerini de üstlenecek. Renault Trucks CEO’su Antoine Duclaux, değerlendirmesinde; “Renault Trucks, güçlü büyüme yıllarının ardından normale dönen bir pazarda dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı. Avrupa’daki konumumuzu korurken uluslararası büyümemizi sürdürüyor, özellikle elektrikli hafif ticari araçlar başta olmak üzere elektromobilite alanındaki atılımlarımızı hızlandırıyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin ekonomik performansını korurken taşımacılığı sürdürülebilir bir şekilde dönüştürmek,” açıklamasında bulundu.

Mercedes-Benz Türk’te 40 Yıla Yaklaşan Adanmışlık, Türk Sanayisine Kalıcı Katkı: Türk Otomotiv Sanayisinin Duayen İsimlerinden Süer Sülün Emekliliğe Hazırlanıyor Haber

Mercedes-Benz Türk’te 40 Yıla Yaklaşan Adanmışlık, Türk Sanayisine Kalıcı Katkı: Türk Otomotiv Sanayisinin Duayen İsimlerinden Süer Sülün Emekliliğe Hazırlanıyor

Süer Sülün; ardında güçlü bir organizasyon, sürdürülebilir bir başarı hikâyesi ve ilham veren bir liderlik vizyonu bırakırken, Mercedes-Benz Türk güçlü bir mirasla yeni dönemine hazırlanıyor. Finans’tan Zirveye Uzanan Yolculuk Süer Sülün kariyerine 1988 yılında Hazine, Nakit Yönetimi ve Banka İlişkileri alanında başladı. Kısa sürede Finans ve Kontrol, Muhasebe ve Vergi fonksiyonlarında artan sorumluluklar üstlenerek Mercedes-Benz Türk Finans & Muhasebe, Vergi ve Sigorta Yönetimi’nden sorumlu üst düzey görevler yürüttü. 2002 yılında Hafif Ticari Araçlar Pazarlama & Satış ve Bayi Yönetimi sorumluluğunu üstlenmesi, kariyerinde yeni bir dönemin başlangıcı oldu. Müşteri odaklı yaklaşımı ve saha gücüne dayalı büyüme stratejileri, onu satış ve pazarlama alanında güçlü bir lider olarak konumlandırdı. 19 Yıl Satış & Pazarlama Direktörlüğü ve İcra Kurulu Üyeliği, 10 Yıl İcra Kurulu Başkanlığı Sülün, 2007–2014 yılları arasında Mercedes-Benz Türk Kamyon, Otobüs, Otomobil ve Hafif Ticari Araçlarda tüm iş birimleri için Satış & Pazarlama Direktörü olarak görev yaptı. Bu 7 yıllık dönemde, Mercedes-Benz Türk’ün sektördeki lider konumuna ve başarısına yön verirken aynı zamanda İcra Kurulu Üyeliği görevini sürdürdü. 2007 yılında başladığı İcra Kurulu Üyeliği’ni, CEO’luk görevi süresince de sürdürerek toplam 19 yıl boyunca İcra Kurulu Üyesi olarak şirket yönetiminde aktif rol aldı. Sülün, 2016 yılında Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı & CEO’su olarak atandı. 2016–2026 yılları arasında ise 10 yıl boyunca İcra Kurulu Başkanı olarak şirketin en üst düzey yöneticiliğini yürüttü. Stratejik Güç, Küresel Etki Süer Sülün yüksek çalışma disiplini ve güçlü liderliği ile Mercedes-Benz Türk’ün Türkiye’deki ağır ticari araç pazar liderliğini tartışmasız hale getirirken, aynı zamanda Daimler Truck AG ve Daimler Buses ağında önemli bir üretim üssü olma konumunu güçlendirdi. Bununla birlikte Sülün, bugün Mercedes-Benz Türk’ün Türkiye’nin en güçlü otomotiv bayi ve yetkili servis ağlarından birine sahip olmasında belirleyici bir rol üstlendi. Güçlü Bir Miras Kırk yıla yaklaşan kariyeri boyunca attığı her adım, yalnızca Mercedes-Benz Türk’ün değil, Türkiye otomotiv sanayisinin gelişimine katkı sağlayan Süer Sülün, ardında güçlü bir organizasyon, sürdürülebilir bir başarı hikâyesi ve ilham veren bir liderlik mirası bırakıyor. Süer Sülün’ün emeklilik sürecinin 31.07.2026 itibarıyla tamamlanması planlanırken, Mercedes-Benz Türk yeni İcra Kurulu Başkanı dönemine sağlam bir miras ve güçlü bir organizasyonel altyapı ile hazırlanıyor. Planlanan liderlik geçiş süreci titizlikle yürütülmekte olup, ilgili görevi devralacak yeni İcra Kurulu Başkanı’na ilişkin bilgilendirme önümüzdeki dönemde ayrıca kamuoyu ile paylaşılacaktır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.