Hava Durumu

#Eğitim

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz Türk, Çocuk İyilik Uygulama Ve Araştırma Merkezi’ne Hizmet Binası Ve Konukevi İnşasına Başladı Haber

Mercedes-Benz Türk, Çocuk İyilik Uygulama Ve Araştırma Merkezi’ne Hizmet Binası Ve Konukevi İnşasına Başladı

1967 yılından bu yana Türkiye’de üretim, mühendislik ve ihracat faaliyetlerinin yanı sıra sosyal fayda projelerine de yön veren Mercedes-Benz Türk, 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yılında, bölgede kalıcı iyileşme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda şirket, Çukurova Üniversitesi işbirliğiyle 2.500 metrekarelik alan üzerine kurulan yeni hizmet binası ve 24 odalı konukevi inşasına başladı. 2027 yılında tamamlanması planlanan binada, rehabilitasyon ve terapi alanları, psikolojik danışmanlık ve eğitim birimleri, oyun ve etkinlik alanları, ortopedik tedavi süreçlerini destekleyecek özel bir yüzme havuzu yer alacak. Bu havuz, protez veya ortez kullanan çocukların kas gelişimini, denge kabiliyetini ve fiziksel özgüvenini güçlendirecek. Türkiye’nin ilk çocuk rehabilitasyon merkezi Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Adana’daki temel atma töreninde yaptığı konuşmada, bölgedeki çocukların ve ebeveynlerin sağlıklı bir yaşam sürebilmelerine odaklandıklarına dikkat çekti. “Depremin ilk gününden itibaren bayilerimiz ile birlikte Mercedes-Benz Türk ailesi olarak sahadaydık. Tüm imkânlarımızı seferber ederek depremzedelere destek olduk. İlk etapta, Çocuk İyilik Merkezi’ne çocukların lojistik sorunlarını gidermek için iki araçla katkıda bulunduk. Ancak sahada gördük ki asıl ihtiyaç, çocukların konaklayabileceği güvenli bir alandı. Bu nedenle kalıcı olarak bir misafirhane yapmaya karar verdik. Hedefimiz, bölgedeki çocukların ve ebeveynlerin yeniden sağlıklı olması; çocukların eğitimlerine devam etmesi, eğitimini tamamlayanların istihdama katılması ve bunun da ekonomik olarak iyileşmiş bu bölgede olması.” Adana Valisi Mustafa Yavuz, bu merkezin 6 Şubat deprem felaketinden etkilenen ve uzuv kaybı yaşayan çocuklar için bir umut kapısı olduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Çocukların iyileşmesi, güçlenmesi ve hayata yeniden umutla bağlanması; toplumun yeniden ayağa kalkmasının en önemli adımlarından biri. Bugün attığımız bu temel de bu kararlılığın güçlü bir göstergesi. Bu kıymetli dayanışma örneğinde başta Çukurova Üniversitemiz olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyor, projemizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” Çukurova Üniversitesi Çocuk İyilik Merkezi Uygulama ve Araştırma Müdürü Prof. Dr. Sibel Başaran merkezin operasyonel vizyonunu şu sözlerle özetledi: “6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminde uzuvlarını kaybeden çocuklara yönelik bütüncül bakım ve rehabilitasyon projesi çerçevesinde ampute çocuklara özel ve kapsamlı bir rehabilitasyon hizmeti sunmak amacıyla Mart 2023’te Çocuk İyilik Merkezi’mizi hayata geçirdik. Üniversitemizin ve çok sayıda destekçimizin katkılarıyla; pediatrik rehabilitasyon konusunda ulusal ve uluslararası ölçekte model olabilecek bir mükemmeliyet merkezi olma yolunda ilerlemeye devam ediyoruz.” Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, 6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hafızalardaki canlılığını koruduğuna değinerek; “Bugün temelini attığımız bu yeni hizmet binası ve 24 odalı konukevi sayesinde farklı şehirlerden gelen çocuklarımız ve aileleri için güvenli ve konforlu bir konaklama imkânı sunulacak; çocuklarımızın tedavi süreçleri kesintisiz şekilde sürdürülebilecek. Merkezimizde sunulan protez-ortez desteği, fizik-tedavi, psikoterapi ve eğitim desteği gibi çeşitli hizmetlerden bu zamana kadar toplam 160 ampute çocuğumuz yararlandı. Bu kapsamda 125 çocuğa protez ve 16 çocuğa ortez desteği sağlandı. Sistemimizde kayıtlı olan 15 çocuk ise eğitim ve psikolojik destek almaya devam ediyor. Toplam 113 çocuğumuza psikoterapi, 139 çocuğumuza eğitim desteği sağlanıyor” dedi. Temel atma töreni; Adana Valisi Mustafa Yavuz, 6'ncı Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Mehmet Yasin Kalın, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, Çukurova Üniversitesi Çocuk İyilik Merkezi Uygulama ve Araştırma Müdürü Prof. Dr. Sibel Başaran, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, Sarıçam Kaymakamı Murtaza Dayanç, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk İletişim Müdürü Miray Demirel, Mercedes-Benz Türk bayi sahipleri ve basın mensuplarının katılımıyla 6 Nisan’da gerçekleşti. Deprem bölgesine kesintisiz destek Mercedes-Benz Türk, merkeze yalnızca maddi değil, operasyonel anlamda da destek sağladı. Şirket, farklı illerden merkeze gelen çocuklara ve ailelerine ulaşım desteği sağlamak amacıyla, 2024 yılında iki adet Mercedes-Benz Sprinter minibüs bağışlayarak ulaşım hizmetini üstlendi. Araçların sigorta ve kasko giderlerini Mercedes Benz Finansal Hizmetler, bakım ve servis desteğini ise Mercedes-Benz Türk bayisi Mengerler Adana sağlıyor. Mercedes-Benz Türk, deprem sonrası dönemde hayata geçirdiği tüm çalışmalarla, afet bölgesiyle kurduğu bağın, sürekliliğini korumayı ve toplumsal iyileşme sürecine uzun vadeli katkı sunmayı hedefliyor.

Anadolu Isuzu Üst Yapıcı İş Ortaklarıyla  Kocaeli Fabrikasında Bir Araya Geldi Haber

Anadolu Isuzu Üst Yapıcı İş Ortaklarıyla Kocaeli Fabrikasında Bir Araya Geldi

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, sektörün önde gelen üst yapıcıları ile Kocaeli Çayırova’daki fabrikasında bir araya geldi. 60’a yakın firmanın katıldığı üst yapıcılar toplantısında yeni uygulamalar hakkında bilgi verildi. Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, iş ortaklarına yönelik buluşmada, jeopolitik gerilimlerin ve bölgesel çatışmaların etkisiyle belirsizliklerin devam ettiği günümüz dünyasında Anadolu Isuzu’nun kendini sürekli geliştirmeye, dönüştürmeye ve güçlendirmeye devam ettiğini söyledi. Anadolu Isuzu’nun hem yurt içinde hem de yurt dışında müşterileriyle güçlü bağ kuran, yaygın ve güvenilir bir marka konumunda olduğunu belirten Arıkan, “Türkiye genelinde geniş servis ve satış ağımızla sahadayız. Yurt dışında ise 40’ı aşan ülkede faaliyet gösteren yapımızla global bir oyuncu konumundayız. Kısa süre önce Özbekistan’da gerçekleştirdiğimiz SamAuto yatırımı ile yurt dışındaki ilk üretim adımımızı attık. Artık daha görünür, daha etkin bir markayız” diye konuştu. “Kamyon ve kamyonet segmentinde pazardaki varlığımızı daha da güçlendiriyoruz” Üst yapının müşteriye sunulan değerin tamamlayıcı ve belirleyici bir parçası olduğunu dile getiren Tuğrul Arıkan, “Sahadan alınan geri bildirimler, müşterilerin gerçek ihtiyaçları ve beklentileri ürün gelişimimizde son derece kıymetli bir rol oynuyor. Bugün kamyon ve kamyonet segmentinde pazardaki varlığımızı her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Ürünlerimizi sürekli yeniliyoruz, geliştiriyoruz. Üst yapıcı iş ortaklarımızla yaptığımız iş birliğini sadece ürünle sınırlı görmüyoruz. Mühendislik, teknik altyapı, eğitim gibi desteklere, birlikte çözüm üretmeye büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı. “Müşterilerimize daha uzun ömürlü ve verimli çözümler sunmaya devam edeceğiz” Araçların her geçen gün daha çevreci ve regülasyonlara uyumlu olması gerektiğine işaret eden Tuğrul Arıkan, “Araçlarımız artık teknolojik olarak daha donanımlı ve bu gelişmeler, iş yapış şeklinin dönüşümünü sağlıyor. Bu kalite anlayışının üst yapı uygulamalarına yansıması aracın toplam değerini yükseltiyor ve iş birliğimizin önemini artırıyor. Bu uyum sayesinde müşterilerimize daha uzun ömürlü ve verimli çözümler sunabiliyoruz, sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Mercedes-Benz Türk 2025’te 1,6 Milyar Avroluk İhracat Gerçekleştirdi Haber

Mercedes-Benz Türk 2025’te 1,6 Milyar Avroluk İhracat Gerçekleştirdi

Türkiye’de 58 yılı geride bırakan Mercedes-Benz Türk, üretim, ihracat ve mühendislik faaliyetleriyle ağır ticari araçsektöründeki lider konumunu sürdürmeye devam ediyor. Daimler Buses ağı içindeki en büyük entegre otobüs üretim tesislerinden biri olan Hoşdere Otobüs Fabrikası ve Daimler Truck AG’nin önemli üretim merkezlerinden Aksaray Kamyon Fabrikası ile faaliyet gösteren şirket, Türkiye ekonomisine sağladığı katkıyı her geçen yıl artırıyor. Mercedes-Benz Türk, Türkiye’den ihraç edilen her 10 kamyondan 7’sine ve her 5 otobüsten 2’sine imza atarken; üretimden ihracata, AR-GE’den satış sonrası hizmetlere uzanan geniş faaliyet alanıyla global Daimler Truck ve Daimler Buses ağında stratejik bir rol üstleniyor. Şirket, AR-GE, bilgi teknolojileri ve satın alma başta olmak üzere 29 farklı iş alanında global ağa hizmet ihracatıgerçekleştiriyor. Bu kapsamda beyaz yaka çalışanlarının yaklaşık yüzde 46’sı global hizmet kapsamlarında görev alıyor. Kuruluşundan bu yana Türkiye’de bugünkü değerle 4,5 milyar Avro yatırım gerçekleştiren Mercedes-Benz Türk, 2025 yılında da yatırımlarını sürdürdü. Şirket, bayi ağı yeniden yapılanmasıkapsamında Türkiye’nin yedi bölgesinde bayi ve yetkili servisleriyle birlikte 4 milyar TL’yi aşkın yatırım gerçekleştirdi. Süer Sülün: “Mercedes-Benz Türk global ağda stratejik bir rol üstleniyor” Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, şirketin 2025 yılı performansını değerlendirirken şunlarısöyledi: “Mercedes-Benz Türk bugün yalnızca güçlü üretim hacmiyle öne çıkan bir sanayi kuruluşu değil; aynı zamanda Daimler Truck ve Daimler Buses için önemli bir mühendislik ve hizmet merkezi konumunda. 2025 yılında otobüs ihracatından yaklaşık 759 milyon Avro, kamyon ihracatından 676 milyon Avro, AR-GE ve diğer alanlardaki hizmet ihracatından ise 113 milyon Avro’nun üzerinde gelir elde ettik. Böylece toplamda 1,6 milyar Avro ihracat geliri ile yılı tamamladık. Global ağdaki sorumluluk alanlarımızın genişlemesi, Türkiye’nin uluslararası değer zincirindeki rolünüde güçlendirmeye devam ediyor.” Türkiye ağır ticari araç pazarında güçlü performans 2025 yılında daralan kamyon pazarına rağmen satışperformansını koruyan Mercedes-Benz Türk, söz konusu yılda da en çok kamyon ve çekici satışına imza atan marka oldu. Şirket, şehirler arası ve şehir içi otobüs segmentlerinde de güçlüperformans sergiledi. Mercedes-Benz Türk bu sonuçlarla şehirler arası otobüs pazarındaki liderliğini sürdürdü. “Tek Noktada Tam Hizmet” yaklaşımıyla ikinci el faaliyetlerini TruckStore ve BusStore markaları altında yürüten şirket, 2025 yılında da ikinci el operasyonlarıyla müşterilerinin operasyonel verimliliğine katkı sağlamaya devam etti. Bayi ve servis ağında yatırım hamlesi 27 bayi ve 45 servis lokasyonuyla Türkiye’nin yedi bölgesinde hizmet veren Mercedes-Benz Türk, bayi ve yetkili servis ağındaki yeniden yapılanma sürecini sürdürüyor. Bu kapsamda 2025 yılında Dilovası, Nakkaş, Şanlıurfa, Kayseri ve Konya’daki tesislerin açılışları gerçekleştirildi. Şirket, müşteri deneyimini güçlendirmeyi hedefleyen bu dönüşüm sürecini 2026 yılında tamamlamayı planlıyor. Üretimde önemli kilometre taşları 2025 yılında 30. kuruluş yılını kutlayan Hoşdere Otobüs Fabrikası, 4.460 adetlik üretimle tarihinin en yüksek üretim seviyesine ulaştı. Fabrika aynı yıl 3.855 otobüs ihraç ederek, ihracata başladığı günden bu yana 76 bini aşkın otobüsü dünya pazarlarına gönderdi. Üretilen otobüslerin yüzde 86’sı ihraç edilirken, Hoşdere Fabrikası Daimler Buses’ın dünyadaki en büyük entegre üretim tesislerinden biri olmayı sürdürüyor. Mercedes-Benz Türk, Daimler Buses ve Otokar arasında imzalanan anlaşma kapsamında Mercedes-Benz Conecto şehir içi otobüsleri 2026 yılından itibaren Sakarya’da üretilecek. Bu iş birliği Türkiye’deki üretim ekosistemine katkı sağlamayıhedefliyor. 2025 yılında Aksaray Kamyon Fabrikası 18.943 adet üretim gerçekleştirdi. Aynı yıl 7.107 kamyon ihracatı gerçekleştiren fabrika, ihracata başladığı günden bu yana toplam 130 bin kamyon ihracatına ulaştı. Satış sonrası hizmetlerde güçlü altyapı Mercedes-Benz Türk, satış sonrası hizmetler alanında da yatırımlarını sürdürüyor. Şirket bünyesinde bulunan 34.500 metrekarelik yedek parça dağıtım merkezi, Türkiye otomotiv sektörünün en büyük lojistik merkezlerinden biri olarak hizmet veriyor. Şirket ayrıca Omniplus On ve Fleetboard gibi dijital çözümlerle müşterilerinin operasyonel süreçlerini desteklemeye devam ediyor. Sosyal fayda çalışmaları devam ediyor Mercedes-Benz Türk, “Türkiye’nin #DaimaYanında, birlikte #Daimaİleri” mottosuyla eğitim, kültür-sanat, spor ve çevre alanlarında sosyal fayda projelerini sürdürüyor. 2025 yılında Çukurova Üniversitesi iş birliğiyle 2.500 metrekarelik yeni bir hizmet binası ve 24 odalı konuk evi inşa edilmesi için hazırlıklara başlandı. Bunun yanında deprem bölgesine odaklanan Sanatçı Destek Programı kapsamında desteklenen sanatçıların eserleri ilk kez bir sergiyle sanatseverlerle buluştu.

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi Haber

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi

OTOBÜSÇÜLÜK, BENİM İÇİN “BABA MİRASI” 1983 Trabzon Of doğumluyum. Evliyim ve dört çocuk babasıyım. Bahçeşehir Üniversitesi İngilizce İşletme mezunuyum. Dört yaşındayken babamın işleri nedeniyle İstanbul’a taşındık. O dönem babam nakliye ve taşımacılık sektörünün içindeydi; aslında biz bu kültürün içinden gelen bir aileyiz. Bizde baba mesleği otobüsçülük. Babam uzun yıllar Ali Osman Ulusoy ile beraber Ulusoy bünyesinde ortak ve bireysel otobüsçülük yaptı. Çocukluğumdan bazı anılar hâlâ çok net. Otobüs direksiyonunun ortasında bir kapak olurdu; içinde şekerler saklanırdı. Babası otobüsçü olan herkes bilir… O kapağı açar, şekerleri alırdık. Küçük bir detay gibi görünür ama aslında bir kültürün parçasıdır. Sanıyorum o günlerden bize kalan en kıymetli miras; otobüse, yola ve bu mesleğe duyduğumuz yakınlıktır. Bu iş benim için sadece bir ticaret alanı değil; bir aidiyet, bir geçmiş ve bir hatıradır. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Üniversiteye Kocaeli Üniversitesi Turizm Bölümü’nde başladım; ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde İngilizce İşletme lisansımı tamamladım. Daha sonra yüksek lisans düşüncesiyle Amerika’ya gittim ancak ticaretin içine o kadar hızlı girdim ki akademik süreci başlatamadan üç yılın sonunda Türkiye’ye döndüm. Bir yandan da evlilik planım vardı. Orada kalıcı bir hayat kurmak istemedim. Ben her zaman kalabalık, çocuklu bir aile hayal ettim. Çocuklarımın kendi kültürümüzde büyümesini istedim. Bu nedenle Türkiye’ye dönmeyi tercih ettim. HER ZAMAN AİLEDEN BİRİYMİŞ GİBİ HİSSETTİM Yuva kurmak için Türkiye’ye döndükten sonra kurumsal firmalarla görüşmelere başladım. Aslında hikâye daha da özel bir anla başladı. Nişan törenime Ali Osman Ulusoy’un programı dolayısıyla kızı Hülya Ulusoy katıldı. İlk defa orada karşılaştık ve beni görüşmek için davet etti. Beraber Ali Osman Bey’le görüşmemiz hikâyenin başlangıcı oldu. O günlerde çok net bir duygu hissettim: Beni gerçekten aileden biri gibi kabul ettiler. Bu yaklaşım, aramızdaki sinerjiyi çok hızlı oluşturdu. Karşılıklı güven vardı; onlar bana inandı, ben de bu güveni boşa çıkarmamak için çalıştım. Başarının temelinde de bu karşılıklı uyumun olduğunu düşünüyorum. 2011 yılında bu yapının bir parçası oldum. O tarihten itibaren kendime 10 yıllık bir hedef koymuştum. Hassoy’daki yolculuğum satış danışmanı olarak başladı. Sonrasında satış müdürlüğü görevini üstlendim. Otobüs grubu zaten işin kalbi sayılabilecek, uzmanlık gerektiren bir alandı. Bugün geldiğim noktada ise genel müdürlük görevini yürütüyorum. Açık konuşmak gerekirse; otobüs satışından gelip genel müdürlük pozisyonuna yükselen çok fazla örnek yoktur. Türkiye’de bu anlamda iki isim sayabilirsiniz. 10 YIL BOYUNCA TİCARETİ SİZDEN ÖĞRENECEĞİM İşe başlarken hedeflerimi sorduğum da Ali Osman Bey’e çok net konuştum: “Gerekirse çantanızı taşıyacağım, gerekirse şoförlüğünüzü yapacağım. Ben 10 yıl boyunca sizden ticareti öğreneceğim. Sonra o koltukta oturacağım.” Benim için önemli olan, böyle bir ismin yanında mümkün olduğunca fazla vakit geçirmekti. Çünkü biliyordum ki ustalık temasla geçer. Gün boyu birlikte, çoğu zaman akşam geç saatlere kadar. Tabiri caizse 7/24 diyebileceğiniz bir çalışma düzeni vardı. Babamdan ve aile çevremden gelen bir zemin vardı ancak ben kendi yolumu çizmek istiyordum. Bu 10 yılı bir okul gibi görüyordum. Ticaretin inceliklerini, sektördeki dengeleri, iş kültürünü ve insan ilişkilerini öğrenmeyi istiyordum. Sadece kendi sorumluluk alanımla sınırlı kalmadım. Diğer şirketlerin süreçlerinde yer aldım, uluslararası temaslar yürüttüm, bürokrasiyle doğrudan temas ettim. Pek çok başlıkta görev aldım. Üstelik bunu zorunluluktan değil; öğrenme isteğinden ve gerçekten zevk aldığım için yaptım. Mesai harcadım, gözlemledim, not aldım, uyguladım. Kendimi yetiştirmek istedim. 1 Ekim 2014’te merhum Ali Osman Ulusoy’un vefatına kadar kendisiyle yakın çalışma fırsatı buldum; bana vizyon kazandırdı, farklı bakış açısını ve iş disiplinini öğretti. Vefatının ardından görevi, zaten birlikte çalıştığımız Hülya Ulusoy devraldı. O dönemde de aynı güven, aynı kararlılık ve aynı uyumla yolumuza devam ettik. 2017 yılının Ekim ayında genel müdürlük görevini devraldım. Hülya Ulusoy’un liderliğiyle; kızları Ahsen Aydın ve Gülşah Helva’nın yönetime dahil olması ve Hülya Hanım’ın oluşturduğu üst düzey yönetim kadrosunun uyumu sayesinde güçlü bir yönetim yapısı ortaya çıktı. O günden bu yana, aynı güven ortamı ve ortak vizyon doğrultusunda her geçen gün gücümüze güç katmaya devam ediyoruz. 2025 KONTROLLÜ GEÇTİ, 2026’NIN İKİNCİ YARISINA UMUTLUYUM 2025 yılı tek kelimeyle tanımlamak gerekirse “kontrollü” geçti. Yatırımcı tarafı daha temkinliydi. Açıkçası piyasanın daha rasyonel bir zemine oturduğunu düşünüyorum ne aşırı şişkin ne de panik havasında bir dönem yaşandı. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik dalgalanmalar, yüksek faiz ortamı ve finansmana erişim maliyetleri doğal olarak yatırımcıyı düşündürdü. Özellikle ticari araç tarafında finansman maliyetleri karar süreçlerini doğrudan etkiledi. Önceki yıllarda enflasyonist ortamda fiyat artışlarının hızlanması, “ihtiyacı olmasa da yatırım amacıyla alım yapan” bir müşteri profili oluşturmuştu. Küçük bir beklenti bile hızlı karar için yeterli olabiliyordu. 2025’te ise daha hesaplı, daha analiz eden bir müşteri yapısı gördük. Bu aslında sektör açısından sağlıklı bir normalleşmeydi. Dolayısıyla 2025’i bir “denge yılı”, 2026’yı ise doğru koşullar oluştuğunda yeniden ivmelenme yılı olarak görüyorum. OTOBÜS SADECE BİR ARAÇ DEĞİL, BİR MİRAS Mercedes-Benz Türk bayileri arasında otobüs satışının bizim için her zaman ayrı bir yeri vardır. Merhum Ali Osman Ulusoy’un otobüsçü geçmişi nedeniyle bu işin Hassoy’da kendine özgü bir ruhu bulunur. Hatta Ali Osman Bey’in vefatının ardından sektörde sıkça şu yorumlar yapılırdı: “Otobüs işi Hassoy’da zorlanır. O boşluk dolmaz. Satışlar eski seviyesine ulaşamaz.” Açık söylemek gerekirse, bu yaklaşım bizi geri çekmedi; tam tersine motive etti. Üzerimize bir sorumluluk ve misyon yükledi. Biz de o bayrağı daha ileri taşımak için ekip olarak kararlılıkla çalıştık. Bu süreçte Hülya Ulusoy’un desteği çok kıymetliydi. Her zaman arkamızda durdu ve bize olan inancını açıkça hissettirdi. Bu güven de başarının önemli yapı taşlarından biri oldu. Bugün sonuçlara baktığınızda; son 8 yıldır üst üste otobüs satışında Türkiye birincisiyiz. Tek lokasyonda pazar payımızı %20’nin üzerine çıkardık. Hem sıfır araç hem de ikinci el tarafında güçlü, sürdürülebilir ve istikrarlı bir performans ortaya koymaya devam ediyoruz. 2025 yılında elde ettiğimiz başarılar da bu istikrarın somut göstergesi oldu. 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Adedi Birincilik Ödülü 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Sistematiği Üçüncülük Ödülü 2025 Mercedes-Benz Lig Otobüs Şampiyonluğu 2025 Mercedes-Benz Lig Busstore Birincilik Ödülü Bu başarı bireysel değil; güçlü bir ekip ruhunun ve yıllara yayılan disiplinli çalışmanın sonucudur. Bu vesileyle satış müdürüm Cenk Soydan, satış danışmanlarımız Selçuk Köse ve Rahime Karnap başta olmak üzere, arka planda büyük emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum, bu başarı hepimizin. 2025 yılı otobüs sektörünün dinamikleri biraz daha farklı çalıştı. Bildiğiniz üzere ön ödemeli satış sistemi söz konusu. Şu an itibarıyla Temmuz–Ağustos dönemine kadar hedeflerimizin büyük kısmını satmış durumdayız. Bu da talebin tamamen devam ettiğini, mecburen zamana yayıldığını gösteriyor. İkinci el otobüs tarafında da oldukça güçlüyüz. Çünkü biz otobüs işini biliyoruz. Burada mütevazı davranmayacağım: Sezonun ne zaman hareketleneceğini sektörde birçok kişi öngörebilir; ancak o hareketi doğru zamanda, doğru stokla ve doğru fiyatlama stratejisiyle yönetmek ayrı bir uzmanlık gerektirir. Sıfır araç tarafında teslim süreleri 6–7 ayı bulurken, ikinci el pazarı sezonsal olarak çok daha hızlı reaksiyon verir. Biz de portföyümüzün genişliği ve sahadaki reflekslerimiz sayesinde bu geçişleri doğru yönetiyoruz. Normalde yatırımlar kasım–aralık döneminde yapılır ve yeni yıla hazırlık o şekilde tamamlanır. Ancak 2024’ün son iki ayı oldukça durağandı. Buna karşın 2025’in ocak, şubat ve mart aylarında ikinci elde ciddi bir ivme yakaladık. Stoklarımız hızlı şekilde eridi. Bu deneyimden yola çıkarak 2026’ya daha hazırlıklı girdik. Ancak geçtiğimiz yılki erken hareket bu sene şubat sonu itibarıyla kendini gösterdi. Öngörümüz, mart ayında hız kazanacağı ve bu temponun haziran ayına kadar devam edeceği yönünde. Ben 2026’nın özellikle ikinci yarısında daha pozitif bir tablo bekliyorum. Faizlerde olası bir geri çekilme, finansmana erişimin kolaylaşması ve turizm tarafındaki hareketlilik sektöre doğrudan yansıyacaktır. Ayrıca şehirlerarası taşımacılıkta yaşlanan araç parkı da önümüzdeki dönemde yenileme ihtiyacını artıracaktır. Bunun temel sebebi şu: Ekonomik anlamda piyasada bir miktar rahatlama olacağını düşünüyorum. Son iki–üç yıldır baskılanmış bir yapı söz konusu. Yüksek finansman maliyetleri, kontrollü kredi politikaları ve genel temkinli hava uzun süre devam etti. Ancak bu durumun kalıcı olması mümkün değil; piyasa doğası gereği bir denge arayışına girer. Önümüzdeki dönemde çeşitli ekonomik dinamiklerle bir gevşeme yaşanacağını öngörüyoruz. Kimileri bunu “seçim ekonomisi” perspektifiyle değerlendiriyor olabilir; ancak ben daha yapısal ve kaçınılmaz bir normalleşme süreci bekliyorum. Piyasa bir noktadan sonra yeniden yatırım refleksi üretir. Özellikle ticari araç tarafında ertelenmiş talep birikir ve doğru koşullar oluştuğunda hızlı şekilde devreye girer. Biz de ikinci yarıda bu birikmiş talebin sahaya yansıyacağını düşünüyoruz. 2025 KAMYON HEDEFİMİZ 206’YDI, 518 İLE KAPATTIK Kamyon grubunda 2025 yılını oldukça güçlü geçirdik. Yıla 206 adetlik bir hedefle başladık; yılı 518 adetle kapattık. Bu da yaklaşık %151 oranında hedef aşımı ve %251 hedef gerçekleştirme anlamına geliyor. Yatırımcı olarak pazarda talep vardı ancak fiyatlama tarafında dönem dönem zorlandığımız zamanlar oldu. Artan maliyetleri aynı esneklikle fiyatlara yansıtmak her zaman mümkün olmadı. Karlılık açısından sıkı bir yönetim gerektiren bir yıl oldu. Buna rağmen süreçleri doğru yöneten ve koşullardan en verimli şekilde faydalanan bayilerden biri olduk. 2025 yılı performansımız ödüllerle de taçlandı: 2025 Yılı Kamyon Satış Payını En Çok Artıran Bayi – Türkiye İkinciliği 2025 Yılı En Yüksek Kamyon Servis Sözleşmesi Penetrasyonu – Türkiye Birinciliği Bu sonuçlar sadece satış adedi değil; sürdürülebilir müşteri yönetimi ve satış sonrası bağlılığın da güçlü olduğunu gösteriyor. Tecrübeli bir ekimiz var. Satış müdürümüz Muharrem Eğrioğlu ve ekibini başarılarından ötürü tebrik ederim. Dengeli bir müşteri portföyüne sahibiz. Operasyonlarımızı temelde üç ana segmentte sınıflandırabiliriz: uluslararası nakliyat, inşaat ve kamu. En güçlü olduğumuz alanlardan biri kamu ve kamuya iş yapan müşteri portföyümüz. Özellikle kamu üst yapılı araçlarda ciddi bir uzmanlık ve referans birikimi oluşturduk. Bu alanda sadece satış yapmıyor; süreç, ihale dinamikleri ve teknik gereksinimler konusunda da derin bir tecrübeye sahibiz. Ancak kamu segmenti dönemsel olarak hareket eder. Bu nedenle doğru planlama, zamanlama ve müşteriyle kesintisiz iletişim kritik önemdedir. Süreci doğru okumak ve hazırlıklı olmak başarıyı belirleyen temel unsurdur. Elbette performansımızı yalnızca kamu segmentine bağlamak doğru olmaz. Kamu, uluslararası nakliyat ve inşaat segmentlerini dengeli şekilde yönetiyoruz. Bu çeşitlilik, dalgalı piyasa koşullarında risk dağılımı açısından bize önemli bir avantaj sağlıyor. Kısacası kamyon tarafında 2025 yılı; hacim, pazar payı ve servis sözleşmesi penetrasyonu açısından güçlü bir yıl oldu. Önümüzdeki dönemde de kontrollü, sürdürülebilir ve kârlı büyüme anlayışımızı koruyarak ilerlemeye devam edeceğiz. HAFİF TİCARİ ARAÇLARDA MESELE PAZAR DEĞİL, MAKASIN AÇILMASI Hafif ticari araçlar pazarında bölgesel olarak zorlandığımız bir dönemden geçiyoruz. Dışarıdan bakıldığında Trabzon ve Karadeniz turizmi hareketli görünse de sahada farklı dinamikler var. Araç parkımız yaşlı, fiyatlar ile gelir seviyesi arasındaki makas giderek açılıyor. Bu makası kapatmak kolay değil; işletmeler, dönüşüm kararlarını daha temkinli alıyor. Bunun yanında, bölgede büyük kurumsal şirket sayısı sınırlı olduğundan personel taşımacılığı da yaygın değil. Ayrıca nüfusa oranla okul ve öğrenci taşımacılığı da daha az gelişmiş durumda. Bu da büyük filo alımlarını doğal olarak kısıtlıyor ve hafif ticari araçlar pazarın potansiyelini daraltıyor. Rekabetin yüksek olduğu bu ortamda, ödeme kolaylıkları sunulsa bile işletmeler büyük yük altına girmekte tereddüt edebiliyor. Yine de tabloyu tamamen olumsuz okumak doğru olmaz. Kademeli bir dönüşüm var; eski araçlar yavaş yavaş yenileniyor. Biz de bu süreci müşterinin gerçekliğine uygun, sabırlı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yönetiyoruz. OTOMOBİL PAZAR PAYIMIZI HER GEÇEN YIL ARTTIRIYORUZ Otomobil satışında da önemli başarılara imza attık. 2021 ve 2022 yıllarında üst üste “Yılın En İyi Satış Bayisi” seçildik. 2023’te ise bu başarıyı kıl payı kaçırdık. Ancak bu da bize, her yıl aynı istikrarla çalışmanın ve her koşulda motivasyonumuzu korumanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Satış adetlerimiz neredeyse 400’lü rakamlara ulaştı ve bu büyüme sadece sayı değil, stratejik bir gelişimin de göstergesi. Hem adet olarak büyüyor hem de ekibimizi güçlendiriyoruz. Satış danışmanı sayımızı artırırken, ikinci el alanında da yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, yeni bir ikinci el satış müdürü pozisyonu oluşturduk ve ekip daha da güçlendi. Her geçen yıl, ikinci elde de ivmemizi artırıyoruz. Yani hem rakamlar hem de organizasyon yapımız, geleceğe daha hazırlıklı ve daha sağlam adımlarla ilerliyor. SATIŞ SONRASI HİZMETLERDE %50 BÜYÜME VE 6 FARKLI KATEGORİDE DERECE 2025 yılı, satış sonrası hizmetler açısından Hassoy için oldukça verimli bir dönem oldu. Özellikle ağır vasıta tarafında ciddi bir operasyonel yoğunluk yaşadık. Artık kapasitemizin neredeyse tamamına ulaşmış durumdayız. Burada konu araç sayısı değil; fiziksel alan. Teknik ekip gücünüz, bilgi birikiminiz ve iş disiplininiz ne kadar iyi olursa olsun, alan sınırlaması büyümenin doğal eşiğini belirliyor. Buna rağmen 2025 yılında hem operasyonel verimlilikte hem de ciro tarafında yaklaşık %50 oranında büyüme yakaladık. Araç çıkış sayımızdaki artış, ciromuza da paralel şekilde yansıdı. Bu performansımız, yıl içinde aldığımız ödüllerle de teyit edildi. 2025’te toplam 6 farklı kategoride derece elde ederek satış sonrası organizasyonumuzun gücünü ortaya koyduk: 2025 MB Lig Otobüs Satış Sonrası Hizmetler Türkiye İkinciliği 2025 SSH Otobüs Toplam Atölye Cirosu Üçüncülük Ödülü 2025 SSH Otobüs Kaporta Atölye Cirosu İkincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs SPS Ofansif Birincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs S24S Müşteri Memnuniyeti Birincilik Ödülü 2025 SSH Kamyon Yedek Parça Servis Derecesi Birincilik Ödülü Açık konuşmak gerekirse, birçok başlıkta güçlü bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Özellikle otobüs kaporta tarafında Türkiye’nin sayılı ve referans gösterilen bayilerinden biriyiz. Kaporta atölye cirosunda aldığımız derece tesadüf değil; yıllardır yaptığımız teknik altyapı yatırımlarının, ekip eğitimlerinin ve saha tecrübesinin karşılığı. Bizim için önemli olan hem kamyonda hem otobüste aynı güçle var olabilmek. Çoğu bayi tek bir segmentte derinleşir; biz ise iki ana ağır vasıta grubunda da güçlü bir servis yapısına sahibiz. Bu çift kulvarlı uzmanlık bizi pazarda ayrıştıran temel unsurlardan biri. Satış sonrası hizmetleri yalnızca ciro olarak okumuyoruz. Bu alan, müşteri bağlılığının ve marka güveninin inşa edildiği yerdir. Uzun vadeli başarı, burada kurulan disiplinli sistemle mümkün olur. TRABZON’DA YENİ TESİSİMİZLE GELECEĞİ PLANLIYORUZ Hassoy olarak önemli bir yatırım kararı aldık ve yeni bir lokasyona taşınmaya hazırlanıyoruz. Trabzon gibi düz ve geniş arsa bulmanın zor olduğu bir şehirde hem yol üzerinde hem ana güzergâh üzerinde hem de tek parça geniş bir alan bulmak gerçekten kolay olmadı. Uzun ve titiz bir sürecin ardından Çağlayan’da, Erzurum Yolu üzerinde yaklaşık 11 dönümlük bir arazi satın aldık. Bu alanda yaklaşık 4.000 m² kapalı alana sahip, geleceğe uygun ve kapasite artışına imkân tanıyacak bir tesis inşa edeceğiz. Aslında hedefimiz daha geniş bir yerleşim planıydı; çünkü ileriye dönük kapasite artışını bugünden kurgulamak istiyoruz. Ancak mevcut şehir planlama düzenlemeleri ve belediye prosedürleri doğrultusunda projeyi optimize ederek ilerliyoruz. Şu an üzerinde çalıştığımız konu, mevcut alan içinde maksimum verimliliği nasıl sağlayabileceğimiz. Mayıs ayı itibarıyla inşaata başlamayı planlıyoruz. Hedefimiz hızlı ilerlemek ve yaklaşık 10 aylık bir sürede projeyi tamamlayarak 2027 sezonunun ortasında yeni tesisimizde müşterilerimize hizmet vermek. Bu yatırım bizim için yalnızca metrekare büyütmek anlamına gelmiyor. Bu adım; uzun vadeli kapasite planlamasının, operasyonel verimliliğin ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun somut bir yansıması. YENİ LOKASYONDA EKİBİ %25 BÜYÜTECEĞİZ Yeni lokasyonumuzda personel sayımızı yaklaşık %25 artıracağız. Yani 120 ila 130 kişilik bir ekip olacağız. “Bu yeni personeli nasıl bulacaksınız?” diye sorabilirsiniz. Biz bunu sistemli ve planlı şekilde yapıyoruz. Anlaşmalı okullarla, genç yetenekleri erken aşamada keşfedip, düzenli eğitimle onları yetiştiriyoruz. Böylece hem ekibimizi büyütüyor hem de kalite standartlarımızı koruyoruz. Yani yeni tesisimizle sadece alan değil, insan kaynağı kapasitemizi de bilinçli şekilde genişletiyoruz. Tabii, bu durum bize önemli bir maliyet yüklüyor. Ciddi eğitim masraflarımız var. Fakat en önemli nokta, bu yatırımların karşılığını uzun vadede fazlasıyla almayı planlıyoruz. Sonuçta yetişmiş, güvenilir ve istikrarlı bir ekip, uzun vadede hem müşteri memnuniyeti hem de kurumsal başarıyı getirir. Yani biz bu ek maliyetleri, geleceğe yapılmış bir yatırım olarak görüyoruz. Bugün dönüp baktığımda; bu yolculuğun sadece rakamlardan, ödüllerden ya da büyüme oranlarından ibaret olmadığını görüyorum. Bu bir mirasın devamı, bir emeğin kurumsallaşması ve sahada öğrenilmiş tecrübenin sistem haline gelmesidir. Bizim için başarı; istikrarlı bir aile yapısı, güçlü bir ekip ruhu ve doğru zamanda alınan cesur kararların birleşimidir. Merhum Ali Osman Bey’in bize bıraktığı bir söz vardır. Aslında bütün bu yolculuğu tek cümlede özetler: “Hayat bir tecrübedir. Her tecrübe zarardır, her zarar sermayedir. Yine de hayat mücadeledir.” Biz de bu mücadeleyi, öğrendiklerimizi sermayeye dönüştürerek ve her gün üzerine koyarak sürdürüyoruz. Hassoy’da yolculuk devam ediyor… Daha güçlü, daha planlı ve daha emin adımlarla.

Bir Kızın Eğitimi, Bir Toplumun Geleceğidir Haber

Bir Kızın Eğitimi, Bir Toplumun Geleceğidir

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLANMALI Eğitimde fırsat eşitliği birinci önceliğimiz. Özellikle de kızlarımızın eğitimi çok çok önemli. Her Kızımız Bir Yıldız projemiz de fırsat eşitliği alanında hayata geçirdiğimiz çok kıymetli projelerimizden biri. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) iş birliği ile yürüttüğümüz “Her Kızımız Bir Yıldız” programımız ile bugüne kadar 63 ilde 6.500’e öğrenciye ulaştık ve toplamda 20.000’e yakın burs sağladık. Her Kızımız Bir Yıldız ile yalnızca burs desteğiyle sınırlı kalmıyoruz aynı zamanda bölge ziyaretleri, mentorluk programları, kişisel gelişim eğitimleri ve kültürel etkinliklerle öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunuyoruz. Programımız kapsamında 750’si lise ve 250’si üniversite olmak üzere her yıl yaklaşık 1.000 öğrenci destekliyoruz. Kız çocuklarını eğitimde eşit fırsatlara kavuşturmak, kadınların istihdama katılımını artırarak toplumda eşit fırsatlara erişmelerine katkı sağlamak önceliğimiz. Bu vizyonla hayata geçirdiğimiz bir diğer projemiz ise “Mühendisliğin Yıldızları”. 2018 yılında Boğaziçi Üniversitesi Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz “Mühendisliğin Yıldızları” programımız ile 40’a yakın kadın mühendis adayına burs ve eğitim desteği sağladık. Burada amacımız, sadece burs vermek ya da maddi bir destekten ibaret değil. Amacımız, kız çocuklarına güçlü bir gelecek vizyonu kazandırmak. Aslında burada temelde kız çocuklarının eğitiminden başlayan ve kadınların istihdamına uzanan uzun bir yolculuktan bahsediyoruz. Mercedes-Benz Türk olarak kadınların her alanda eşit fırsatlara erişmesi için canla başla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. KADINLARIN İŞ HAYATINDA DAHA GÜÇLÜ YER ALMASI İÇİN KARARLIYIZ Mercedes-Benz Türk olarak sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Fırsat eşitliğini önemsiyor, tek bir gün değil her zaman ‘İşin Cinsiyeti Yok’ diyoruz. Eğitimde de mevcut istihdamın sürdürülebilirliğinde de istihdamın artırılmasında da somut adımlar atıyoruz. Aksaray Kamyon Fabrikamız ve Hoşdere Otobüs Fabrikamızda hayata geçirdiğimiz “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programları” ile son üç yılda her iki fabrikamızda da kadın saha çalışanı oranımızı iki katına çıkardık. Ofis çalışanları ve yönetim kadrolarındaki oranlarımızla da ayrıca gurur duyuyoruz. Ofis çalışanları içerisindeki yaklaşık yüzde 35’lik kadın çalışan oranı ile, Türkiye otomotiv sektör ortalamasının üzerinde istihdam sağlamaya devam ediyoruz. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu’ndaki kadın üye oranımız ise yüzde 25. Bugüne kadar kadınların toplumda her alanda hak ettikleri güce kavuşmalarında inançla sağladığımız destekleri kısa süre önce lojistik ve taşımacılık sektörlerine de taşıdık ve “Benzersiz Kadınlar” projemizi hayata geçirdik. Her zaman yineliyoruz, kadınların istihdama katılmasını özendirmemiz gerekiyor. Muhakkak eğitim seviyesine dokunmamız, özellikle kadınların da mesleki eğitime ulaşmasını ve eğitimde kız çocuklarına fırsat eşitliğini sağlamamız lazım. KADINLAR DİREKSİYONDA, GELECEK YOLDA Lojistik ve taşımacılık sektöründe kadınların daha güçlü temsil edilmesini desteklemek amacıyla, Lojistik ve Taşımacılık Enstitüsü (CILT - The Chartered Institute of Logistics and Transport) Türkiye çatısı altında faaliyet gösteren Kadın Çalışmaları Kanadı WiLAT iş birliğiyle yürütülen “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesine dahil olduk. “Benzersiz Kadınlar” ana sloganı altında sürdürdüğümüz proje kapsamında kamyon ve otobüs segmentlerinde kadın sürücü istihdamının artırılmasına yönelik eğitimden istihdama uzanan somut destekler sunuyoruz. Müşterilerimizle iş birliği içinde 10 kadın kamyon sürücüsü ve 10 kadın otobüs sürücüsünün sürücü kursu, ehliyet, SRC belgesi, psikoteknik değerlendirme ve ilgili yasal süreçlerine destek sağlıyoruz. Projemiz kapsamında kadın sürücü adaylarımız için ileri sürüş teknikleri eğitimleri de düzenleyeceğiz. Kısa süre önce kadın sürücü adaylarımızı belirledik. Adaylarımızın çıkacakları uzun yollar için hep birlikte ilk adımı attık. Gelecek adımlar için heyecanlıyız. CESARETİNİZ YOLUNUZU AÇSIN! Kadınlarımıza verebileceğim ilk mesaj kendilerine inanmaları ve güvenmeleri. Merak duygularını kaybetmesinler ve öğrenmeyi süreklilik haline getirsinler. Zorluklar karşısında cesaretleri kırılmasın. Ne olursa olsun ellerinden gelenin en iyisini yaparak ilerlemeye devam etsinler. Sanayide, sahada, lojistikte, taşımacılıkta, işin kaynağında, kadının tercih etmeyeceği varsayılan birçok alanda var olmaya ve işin cinsiyeti olmadığına kararlılıkla inançlarını sürdürsünler. Çünkü biz biliyoruz ki “İşin Cinsiyeti Yok”. Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun!

Mercedes-Benz Türk’ten  İlham Veren Kampanya: “İşin Cinsiyeti Yok” Haber

Mercedes-Benz Türk’ten İlham Veren Kampanya: “İşin Cinsiyeti Yok”

Mercedes-Benz Türk, kadınların iş ve eğitim hayatında fırsat eşitliğine erişebilmeleri için yıllardır çalışmalarını kararlılıkla sürdürüyor. Şirket, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü kapsamında hayata geçirdiği iletişim çalışmalarıyla kadın istihdamına ve fırsat eşitliğine verdiği önemi bir kez daha vurguluyor. “İşin Cinsiyeti Yok” mottosuyla yürütülen kampanya; eğitimden üretim sahasına, yenilikçi fikirlerin hayata geçirilmesinden teknolojiye, sosyal faydadan yönetime kadar her alanda kadınların varlığını ve gücünü görünür kılmayı amaçlıyor. 8 Mart’a özel hazırlanan reklam filminde; üretimde, teknolojide, direksiyonda ve karar alma mekanizmalarında aktif rol alan kadınların sektördeki güçlü varlığına dikkat çekiliyor. Film; otomotiv sektörü başta olmak üzere iş dünyasının her alanında, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin sinerji içerisinde çalışmanın sürdürülebilir başarının anahtarı olduğunu somut örneklerle gözler önüne seriyor. Mercedes-Benz Türk üretimde ve yönetimde kadınların imzasını artırmaya devam ediyor Erkek egemen olarak varsayılan otomotiv sektöründe, son yıllarda kadın istihdamını artırmaya yönelik adımlar giderek hız kazanıyor. Mercedes-Benz Türk bu dönüşümün öncülerinden biri olarak, kadınların sektörde daha güçlü şekilde temsil edilmesi için somut ve ölçülebilir hedeflerle ilerliyor. Şirketin üretim sahasındaki kadın istihdam oranı artmaya devam ediyor. Aksaray Kamyon Fabrikası ve Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda hayata geçirilen “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programları” ile son üç yılda her iki fabrikada da kadın saha çalışanı oranı iki katından fazla arttı. Şirketin ofis çalışanları ve yönetim kadrolarındaki tablosu da sektördeki öncü konumunu pekiştiriyor. Ofis çalışanları içerisindeki yaklaşık yüzde 35’lik kadın çalışan oranı ile, Türkiye otomotiv sektör ortalamasının üzerinde istihdam sağlamaya devam ediyor. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu’ndaki kadın üye oranı ise yüzde 25. Fırsat eşitliğinde somut ve sürdürülebilir projeler Mercedes-Benz Türk, ağır ticari araç sektöründe kadın istihdamını artırmayı stratejik bir öncelik olarak ele alıyor ve eğitimden istihdama bütüncül projeler yürütüyor. 22 yıldır devam eden “Her Kızımız Bir Yıldız” programı ile bugüne kadar 7 bine yakın lise ve üniversite seviyesindeki kız öğrenciye ve “Mühendisliğin Yıldızları” programı ile 40’a yakın kadın mühendis adayına burs ve eğitim desteği sağlandı. Genç yetenek programları kapsamında, Summer Stars Kısa Dönem Zorunlu Yaz Staj Programı’nın yüzde 42’si ve uzun dönem staj programı PEP (Professional Experience Program) kapsamındaki her 2 katılımcıdan biri kadın öğrencilerden oluşuyor. “Benzersiz Kadınlar” projesiyle kadınlar direksiyon başına geçiyor Mercedes-Benz Türk, “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” hedefi doğrultusunda hayata geçirilen “Benzersiz Kadınlar” projesiyle de kamyon ve otobüs segmentlerinde kadın sürücü istihdamının artırılmasına yönelik somut destekler sunuyor. 10 kadın kamyon sürücüsü ve 10 kadın otobüs sürücüsünün sürücü kursu, ehliyet, SRC belgesi, psikoteknik değerlendirme ve ilgili yasal süreçlerine destek sağlanacak olan proje kapsamında kadın sürücü adayları için ileri sürüş teknikleri eğitimleri de düzenlenecek. Son olarak, Kadınlar Günü kapsamında, projeye dahil olan kadın sürücü adaylarına özel bir oturumla, Mercedes-Benz Türk’te “İşin cinsiyeti yok” temalı bir panel gerçekleştirdi. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün: “Mercedes-Benz Türk olarak fırsat eşitliğini yalnızca bir söylem olarak değil, somut adımlarla desteklediğimiz temel bir kurum değeri olarak ele alıyoruz.” 8 Mart Dünya Kadınlar Günü mesajında; çeşitlilik, hakkaniyet ve kapsayıcılık ile fırsat eşitliğini kurum kültürünün vazgeçilemez unsurları olarak benimsediklerini söyleyen Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, “Kadının her alanda hak ettiği güce kavuşması, eğitimlerinin desteklenmesi ve sosyal-ekonomik hayatta fırsat eşitliğinin sağlanması konusunu öncelikli hedef olarak belirledik. Eğitimin, özellikle de kız çocuklarımızın eğitiminin, ülkemizin geleceğine yapılacak en değerli yatırım olduğuna inanıyorum. 22 yıldır sürdürdüğümüz “Her Kızımız Bir Yıldız” programımız ve “Mühendisliğin Yıldızları” programımız ile kızlarımızın yalnızca eğitim hayatlarına değil, gelecek vizyonlarına da katkı sunmayı amaçlıyoruz. Mercedes-Benz Türk olarak fırsat eşitliğini yalnızca bir söylem olarak değil, somut adımlarla desteklediğimiz temel bir kurum değeri olarak ele alıyoruz. Ofis çalışanları ve yönetim kadrolarındaki kadın çalışan oranımız güçlü bir seviyede olsa da, asıl hedefimiz ve yoğun emek verdiğimiz alan, üretim sahalarındaki kadın çalışan sayısını artırmak. Son üç yılda fabrikalarımızda sahadaki kadın çalışan oranını iki katından fazla artırdık ve bu artışı sürdürülebilir kılmak için, bir gün değil her gün kararlılıkla çalışıyoruz. Bu vesileyle kadınları istihdama katılmaya tekrar davet ediyor ve tüm kadınların, 8 Mart Dünya Kadınlar Günü’nü kutluyorum” dedi. Mercedes-Benz Türk bu kampanya ile kalıplaşmış yargıları yıkarak, işin yapılabilirliğinin cinsiyetten bağımsız olduğunu vurguluyor. Farklı birimlerdeki yöneticilerden saha çalışanlarına kadar geniş bir kapsamda kadınların iz bırakan çalışmalarını paylaşarak, tüm kadınlara ilham vermeyi amaçlıyor.

Volvo Trucks Hadımköy Servisi, Orta Doğu ve Türkiye’de Bronz Sertifika Alan İlk Distribütör Servisi Oldu! Haber

Volvo Trucks Hadımköy Servisi, Orta Doğu ve Türkiye’de Bronz Sertifika Alan İlk Distribütör Servisi Oldu!

Volvo Trucks’ın “Dealer Operating Standards-Yetkili Servis Standartları” ve “Lean Management-Yalın Yönetim” programları doğrultusunda gerçekleştirilen değerlendirme sürecinde Marubeni Dağıtım ve Servis’in Volvo Trucks Hadımköy Servisi; 5S, günlük yönetim toplantıları, sürekli iyileştirme kültürü ve operasyonel disiplin alanlarında gösterdiği performansla, “Bronz Sertifika” alarak önemli bir başarıya imza attı. Volvo Trucks Orta Doğu ve Türkiye bölgesi kapsamındaki sertifikasyon çalışmaları, “Volvo Trucks Operasyonel Mükemmellik Programı” çerçevesinde yürütülüyor. Bu süreçte İstanbul Hadımköy’ün yanı sıra Ankara, Mersin, İzmir ve Kayseri servislerinde de “Bronz Seviye” uygulamaları başlatıldı. Marubeni Dağıtım ve Servis Kamyon Satış Sonrası Hizmetler Ülke Müdürü Tolunay Kartaloğlu; “Volvo Trucks Türkiye olarak müşteri memnuniyetini, kaliteyi ve verimliliği sürekli geliştirmeyi hedefliyoruz. Hadımköy servisimizin elde ettiği bu başarı, yalnızca bir sertifika değil; aynı zamanda ekibimizin özverisi, disiplinli çalışması ve sürekli iyileştirme kültürünü sahiplenmesinin bir sonucudur” dedi. Sertifikasyon süreci kapsamında Volvo Trucks ekipleri, yalınlık uygulamaları, 5S standardizasyonu ve günlük yönetim süreçlerine yönelik eğitim ve değerlendirmelerden geçti. Süreç boyunca gösterilen yüksek performans, Hadımköy Servisi’nin küresel Volvo Trucks standartlarıyla tam uyum içinde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bu başarıyla birlikte Volvo Trucks Hadımköy Servisi, Volvo Trucks’ın dünya genelinde uyguladığı kalite ve operasyonel mükemmellik standartlarını karşılayan bir servis merkezi olarak tescillendi.

Scania, İthal Çekici Pazarında 2025 Yılında da Lider Haber

Scania, İthal Çekici Pazarında 2025 Yılında da Lider

İthal çekici segmentinde liderliğimizi sürdürüyoruz. Scania Satış Müdürü Bayazıt Canbulat, 2025 yılı performansını ve 2026 hedeflerini şöyle değerlendirdi, “2025 yılı, bizim için başarılı geçti. Toplam 2 bin 613 adetlik satış ve yüzde 8,1 pazar payı ile genel pazarda 4. sırada yer alırken, ithal çekici segmentinde liderliğimizi sürdürdük. Bu başarıda ürünlerimizin düşük yakıt tüketimi, güçlü ikinci el değeri ve yüksek performansı kadar, müşterilerimize sunduğumuz bütüncül çözümler de belirleyici oldu” dedi. Canbulat "2026 yılında 16 ton ve üzeri pazarın 30.000 adet ve üzerinde gerçekleşmesini öngörüyoruz. Biz de Scania olarak ithal çekici segmentindeki liderliğimizi korumayı ve toplam pazardaki konumumuzu daha yukarı taşımayı hedefliyoruz. Uygun finansman çözümleri, yaygın servis ağımız ve dijital altyapımızla müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artırmaya devam edeceğiz” şeklinde açıkladı. Canbulat ayrıca, Dynamic modellerin daha zengin donanım seviyeleri ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle müşterilerle buluşmaya başladığını ifade etti. Tüm Scania çekicilerin bakım hediyeli olarak müşterilere sunulduğunu aktaran Canbulat, müşterilerimizin tercihlerinde satış sonrası hizmetler ve yedek parça süreçlerindeki yüksek memnuniyet seviyesinin çok etkili olduğunu aktardı. “Bakım kontratları marka bağlılığını güçlendiriyor” Servis ve Bakım Kontratları Müdürü Suna Türk Tuzcuoğlu “2025 yılı satış sonrası hizmetler alanında büyüme odaklı ve oldukça verimli geçti. 13.102 araç aktif bakım kontratı kapsamında yer alırken, Scania araç parkının yüzde 73’ü bakım anlaşmalı olarak hizmet aldı. 5 bin 200 adet bakım kontratı hayata geçirdik ve bir önceki yıla göre yenilenen kontratlarda yüzde 41’lik artış yakaladık. Bu büyümede özellikle kontrat süresi sona yaklaşan araçlara sunduğumuz ilave anlaşma imkânı bu büyümede önemli rol oynadı” dedi. Türk Tuzcuoğlu temel önceliklerinin müşterilerine kesintisiz hizmet sağlamak ve operasyonel sürekliliği güvence altına almak olduğunun altını çizdi. Sıfır araçlarla birlikte sunulan Plus bakım paketleri ve uzatılmış garanti seçenekleri, ilk günden itibaren kapsamlı güvence sağlarken; tüm araçlara 1 ile 4 yıl arası esnek bakım anlaşmaları ile operasyonel ihtiyaçlara çözüm sunuyor. Düzenli bakım ve yetkili servis geçmişi, Scania’nın güçlü ikinci el değerini destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Scania Bakım kontratları öngörülebilir maliyet yapısı, uzman teknisyen desteği ve orijinal parça güvencesinin müşterilere risk almadan operasyonlarının sürekliliğini güvence altına alma imkânını sunmaktadır. Servis Ağı Genişliyor Scania Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Onur Yereşer ise, 2025’in operasyonel yatırımların karşılığının alındığı bir yıl olduğunu belirterek şunları söyledi “Müşteri memnuniyeti sonuçlarımız bizi tatmin eden seviyelerde gerçekleşti. Servis gelirlerimiz ve araç girişlerimiz üst üste dördüncü yılda da artış gösterdi. 2025 yılında servislerimize 20.000’in üzerinde müşterimiz giriş yaptı. Bu müşterilerimize 80.000 adede yakın iş emri açıldı. Tüm Türkiye çapında yetkili servislerimizin kapasite kullanım oranları yüzde 80 seviyesine yaklaştı. Kocaeli Mertrucks ve Denizli Evci yetkili servislerinin faaliyete geçmesinin ardından bugün 20 yetkili servis noktası ile hizmet veriyoruz. 2026 yılında servis ağımızı daha da genişletmeyi planlıyoruz.” Yereşer, Scania yetkili servislerinin tüm regülasyonlara uyumlu ve yüksek kalite standartlarında hizmet sunacak şekilde yapılandırılmış, stratejik olarak konumlandırılmış merkezler olduğunu vurguladı. Ayrıca global ölçekteki bir araştırma firması tarafından gerçekleştirilen ağır ticari araç raporlarına göre de servis kalitesini tescillediğini belirtti. Ürün Portföyünde Stratejik Genişleme Scania Pazarlama Müdürü Ozan Akbal, 2025 yılında Doğuş Otomotiv’in çatısı altında bulunan bütün ağır ticari araç markalarıyla birlikte müşterilerinin tüm ihtiyaçlarına cevap verdiklerini belirterek, 2026 yılında da çoklu marka yapısıyla müşterilerine uçtan uca çözüm sunmaya devam edeceklerini ifade etti. Akbal, kamyon segmentinde ürün portföyünü genişleterek pazar payını artırmayı planladıklarını da ifade ederek “İnşaat segmentinde hazır beton, damper ve mobil vinç uygulamalarına yönelik, müşteri ve pazar beklentilerini karşılayan eksiksiz ve iddialı bir standart ürün portföyü oluşturduk. Özellikle inşaat, yol ve kamu kamyonlarındaki yeni ürün gamımızla müşteri beklentilerine fazlasıyla cevap vereceğiz. Orta vadede kamyon satışlarımızın toplam satışlar içindeki payını yüzde 20 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. Ozan Akbal, Scania sürdürülebilirlik vizyonunu ise şu sözlerle özetledi; “Sürdürülebilir taşımacılığı yalnızca ürün geliştirme perspektifiyle değil, yetkili satıcı ve servis yapılanmamızdan eğitim yatırımlarımıza kadar bütünsel olarak ele alıyoruz. Teknik insan kaynağını güçlendirmek amacıyla eğitim yatırımlarımız sürüyor. Konya’nın ardından 2025 yılında Bolu’da ikinci Scania Eğitim Sınıfı faaliyete geçti. 2025 yılında müşteri eğitimlerini de odağımıza alarak 127 farklı müşteriden yaklaşık 900 sürücüye Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimleri verildi. Program kapsamında araç verileri analiz edilerek sürüş alışkanlıklarının iyileştirilmesi, yakıt tasarrufu ve trafik güvenliğinin artırılması hedeflendi. Eğitim programlarımızı 2026 yılında daha da yaygınlaştırmayı arzuluyoruz” dedi. Scania, 2026 yılında güçlü ürün portföyü, sürdürülebilirlik yatırımları, dijital çözümleri ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla hem çekici hem de kamyon segmentinde büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü Haber

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü

İlk Göz Ağrım Kâmil Koç Kasım 1994’te, Ankara'da doğdum.1999 yılında Bursa'ya taşındık. İlkokul, ortaokul ve üniversite eğitimimin tamamı Bursa'da geçti. Bursa'ya taşınma sebebimiz tayindi. Ailem memur olduğu için Ankara'dan Bursa'ya geldik. 1999 yılından beri Bursa'dayız ve tüm eğitim hayatım burada geçti. Daha önce farklı bir sektörde veya firmada çalışmadım. İlk iş yerim Kamil Koç oldu, ilk göz ağrım.2012 yılında Kâmil Koç'a girdim. Dedem de eski otobüsçüydü. Küçükken dedemin evine gittiğimde, evinin önünde hep bir Kâmil Koç otobüsü olurdu. Dedem de şehirler arası taşımacılık yapıyordu, Kâmil Koç'un sözleşmeli iş ortağıydı o zamanlar. Üniversite eğitimim sırasında Kamil Koç’ta çalışmaya başladım. O zaman da yolcu ilişkileri departmanında çalışıyordum. Sonrasında süreçlere hâkim oldukça yavaş yavaş yönetici pozisyonuna geçtim. Üniversitede farklı bir bölümde eğitim aldım ama o günün şartları beni yolcu ilişkileri departmanına yönlendirdi. Daha sonra gizli müşteri bölümüne geçtim. 1,5-2 yıl boyunca Kâmil Koç'ta gizli müşteri takım liderliği yaptım. Sonrasında raporlama yöneticisi, yolcu ilişkileri yöneticisi ve müdürü oldum. Şu an yolcu ilişkileri süreçlerinden sorumluyum. Artık Süreci Farklı Yönetiyoruz Benim başladığım Yolcu ilişkileri departmanında da temelde şu an yaptığımız işin aynısını yapıyorduk ancak süreç çok daha manueldi. Dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için müşteri deneyiminin kalitesini kendi maaşlı personellerimizin yaptığı gizli yolculuklar aracılığıyla ölçüyordu. Türkiye'nin her yerine çalışma arkadaşlarımızın seyahat etmelerini sağlayarak mümkün olan en fazla veriyi toplamaya çalışıyorduk. O dönemde dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için yolcularımızdan bu kadar hızlı ve fazla geri bildirim alamadığımız için bu yolla bir oto kontrol mekanizması geliştirmiştik. Fakat artık bu tip bir iş modeline ihtiyaç yok. Süreci dijital olarak çok daha hızlı ve tutarlı şekilde yönetebiliyoruz. O zamanlar maliyetliydi, yavaştı ve toplayabileceğimiz veri kısıtlıydı. Artık aylık 40 binden fazla müşteri geribildirimi topluyor ve analiz ediyoruz. Pandemiyle birlikte bu departmanı kapattık, buradaki yüksek bilgi birikimine sahip arkadaşlarımızı sahadan ofise çektik ve süreci yepyeni bir bakış açısıyla yeniden ele aldık. Şikayetleri Yolcudan Önce Tespit Ediyoruz Öncelikle yenilenen teknoloji ve toplayabildiğimiz büyük veri sayesinde artık oluşabilecek olumsuzlukları önceden tespit edip önlem alabiliyoruz. Sektördeki en kurumsal firmayız, yolcu deneyimini en iyi seviyeye getirmek için çeşitli departmanlarda uzman personeller ile destek hizmetler veriyoruz: kalite kontrol, operasyon merkezi, trafik kontrol, çağrı merkezi… Bunlara ek olarak yolcu ile birebir çalışan host ve hostes arkadaşlarımız da çok kapsamlı bir oryantasyon sürecinden geçerek işe başlıyorlar. Bu sürecin sonunda da her biri ile anlık iletişim kurarak yolculuktan önce ve yolculuk sırasında oluşabilecek olumsuz durumlara müdahale ediyor, başarılı performanslarını da takdir ediyoruz. Tabi siz ne kadar önlem alsanız da yolculuk dinamik bir süreç. Her an her şey olabiliyor. Bizim bu konudaki tavrımız hiçbir olumsuzluğun ikincisini yaşatmamak üzerine. Amacımız tabi ki tüm olumsuzlukları sıfırlamak. Ancak olurda yolcumuz bir olumsuzluk yaşarsa personelimiz bunu hemen tespit edip düzeltilmesi için gerekli adımları atar. Böylece aynı sorun tekrar yaşanmaz. Dijitalleşmeye Uyum Sağladık Yukarıda da bahsettiğim gibi süreçlerimizi ciddi oranda dijitalleştirdik fakat bu geçiş ne kadar büyük olsa da sancılı olmadı. Pandemi, tüm sektörlerde dijitalleşmeyi hızlandırdı. Biz de bu trende global ortağımız Flix'in teknolojik yapısından faydalanarak hemen uyum sağladık. Flix ile birlikte dijital hizmetlerimizi global standartlarında üzerine taşıdık. Örnek vermek gerekirse driver app, filo takip, rötar takip, kalite kontrol, yolcu geri bildirim analizi, iç süreçlerdeki geliştirmeler ilk aklıma gelenler. Dijitale geçişte kontrol mekanizmaları da değişti. Artık insana bağlı kontrol yok, her şeyi yazılım üzerinden takip ediyoruz. Yolcu bildirimlerini tüm platformlardan topluyoruz. Topladığımı geri bildirimler bizim için en önemli veri kaynağıydı ancak sınırlıydı. Şimdi ulaşılabilirliği artırdık, kanalları genişlettik: WhatsApp, online forum vb. platformlar, sosyal medya, çağrı merkezi, e-posta. Bu genişlikte veriyi oraya birilerini göndererek toplayamazsınız. Şimdi Kamil Koç otobüsünün olduğu her yerden bildirim alabiliyoruz. Milyonlarca yolcu taşıdığımız için, anlık ulaşılabilirlik sayesinde olumlu/olumsuz her şeyi aktarıyorlar. Yukarıda da dediğim gibi biz de bunları dikkate alıp her an gelişiyoruz. Yolcu Her Zaman Haklıdır Yolcunun beklentisi, A noktasından B noktasına güvenli, taahhüt edildiği şekilde ve zamanda, rahatça ulaşmaktır. Kamil Koç’ta olaya bütüncül yaklaşarak yolcunun seyahat etmeye karar verdiği andan gideceği yere ulaştığı ana kadar tüm süreçlerimizi yolcu memnuniyetine göre düzenleriz. Yolcu ne söylerse haklıdır, çünkü subjektiftir. Somut verilerle yolcunun söylediği birbirini tutmuyor mu bunun bir önemi yok yolcu ne diyorsa %100 doğrudur. Örneğin yolcu güzergahta 3 ikram bekliyorken bizim standardımız o güzergahta 2 ikram yapılmasıysa ve buna göre ikram yapılmışsa anında 3. bir ikram daha yaparız. Biz yolcuyla birebir temas noktasındayız. 100 yıldır tüm Türkiye’yi iyi günde kötü günde gideceği yere ulaştırıyoruz. Bu söylerken kolay ama düşünün; düğüne giden, çocuğunun torununun doğumuna giden, ilk kez üniversiteye giden, ya da cenazeye giden… Biz 100 yıldır tüm bu duygulara ortağız. Ve duygusal tarafı bu kadar çeşitli ve yoğun olan bir sektörde tabi ki yolcu %100 haklıdır. Onlar talep eder biz karşılarız… Tabi ki aksaklıklar olabilir olacak da ama Kamil Koç olarak biz 100 yıldır hizmetimizin arkasındayız. Yolcumuz da bunu takdir ediyor ve bizi tercih ediyor. Gelen Tüm Geri Bildirimleri İnceliyoruz Kamil Koç Müşteri İlişkileri Departmanı’nda bizim tüm süreçlerimiz hazır: Hangi durumda kim ne yapacak hepsi en ince ayrıntısına kadar belirlenmiş durumda. Bizde hiçbir talep boş geçilmez. Bununla ilgili bir süreç kurgumuz varsa anında işletmeye başlarız, diyelim ki öyle bir durumla ilk kez karşılaştık onu da öğrenerek hemen olası süreçlerimize dahil ederiz. Yolcu başvurarak bize talebini ilettiği ilk anda işleme başlarız. Genelde işlemin başlamasından itibaren maksimum 15 dakikada ilgili talebi karşılamış oluruz. Kategoriye göre zaman zaman tabi ki değişiklik gösteriyor ancak ortalama talep karşılama süremiz 10-15 dakika. Peki bu nasıl mümkün oluyor? 30 kişilik ekibimizle yolcularımıza 24 saat hizmet veriyoruz, otogarlardaki ofislerimizde yolcularımızla yüz yüze görüşme imkânımız oluyor. Bazı vakalarda bu şekilde yerinde müdahale etme şansımız da oluyor. Tüm bu geri bildirimlerin ışığında kendini sürekli geliştiren bir ekibiz. Bu sinerji de her şeye hazırlıklı olmamızı sağlıyor. Personellerimiz Adaptasyon Sorunu Yaşamıyor Personellerimiz işe başlama önce şirket içinde ve dışında yaptığımız eğitimleri alıyorlar. Buna ek olarak çok kapsamlı bir oryantasyon sürecine tabi oluyorlar. Yaklaşık 2-3 aylık bu süreçler tamamlandıktan sonra tamamen hazır olduklarına işe başlıyorlar. Biz de bu süreçte işlerini her zaman kolaylaştırıyoruz: Zaten yukarıda da söylediğim gibi bizim tüm süreçlerimiz hazır. İstanbul, Adana veya başka yerde olsa bile, onaylı dokümanlar, senaryolar ve bu senaryolar gerçekleştiğinde alınacak aksiyonlar aynı. Sadece heyecan ve ifade kısmını zamana bırakıyoruz. Büyün bunlar, Flix'in dijital alt yapısı ve kendi senaryo hazırlığımız sayesinde. Herkes neyle karşılaşacağını bilir, böylece adaptasyon sorunu olmaz. Yolcuların Bilinç Düzeyi Artmış Durumda Yolcularımız çoğu zaman kanalları düzgün kullanıyorlar. Halkın bilinç ve teknoloji kullanım seviyesi sürekli daha iyiye gidiyor. Süreçlerimiz 70 yaşındaki amca/teyze için de, 15 yaşındaki genç için de uygun. Her kesim için ulaşılabiliriz. Bu, geri bildirimleri artırıyor; olumlu yönleri geliştirip olumsuzları azaltıyoruz, yolcu deneyimini iyileştiriyoruz. Tek Amacımız Yolcunun Memnuniyetini Sağlamak Bölgeler, diğer departmanlar ve iş ortaklarıyla sürekli iletişimdeyiz. Geri bildirim iyileştirmesinde onlara da ihtiyaç duyuyoruz: kabin hizmetleri, kalite kontrol, otobüs işletenler, bilet satış, bölge müdürleri. Her gün iç içeyiz. Olumsuzluğu ikinciye yaşatmamak, mağduriyeti gidermek için şirketimizin tüm imkanlarını istediğimiz ölçekte kullanabiliyoruz. Bu da başta CEO ve İcra Kurulu’muz olmak üzere tüm yöneticilerimizin aynı vizyon ve bakış açısını paylaşmasıyla oluyor. Her biri her zaman arkamızdalar. Bu tip bir hizmet anlayışı ve süreç takibi ancak Kamil Koç ölçeğinde şirketlerde sağlanabilir. Ekibimiz hem çok büyük hem de çok tecrübeli. Yıllardır birlikte çalışma kültürünün getirdiği sinerji ile yol arkadaşlarımıza başka hiçbir yerde bulamayacakları bu iletişim ve ulaşılabilirlik imkanını sağlıyoruz. Bu birlikte çalıştığımız partnerlerimiz için de çok büyük bir avantaj. Bizim için sözleşmeli ya da değil üzerinde Kamil Koç logosu olan tüm araçlar ve bu araçlarda seyahat eden her yolcu birbirine eşittir. Bu yaklaşım sayesinde partnerlerimizin de içi her zaman çok rahat ediyor. Şeffaf Bilgilendirme Sistemi Yolcuda Güven Yaratıyor Eskiden yolcular sadece zamanında gitmek istiyordu. Şimdi bilgilendirilmek, sürece dahil olmak, şeffaflık istiyor. Biliyorsunuz aracımız trafikte kalabiliyor, yol durumuna göre birkaç dakikalık gecikmeler olabiliyor. Bu gibi durumlarda hemen yolcumuzu sms ile bilgilendiriyoruz. Sms’teki linkten araçlarının konumunu anlık olarak takip edebiliyorlar. Olası bir uzun gecikmede ise çok daha önceden bilgilendiriyoruz ve canlı konum gönderiyoruz ki yolcumuzun vaktini çalmayalım. Bu yaklaşım sayesinde yolcumuzun da mağduriyetini en aza indirmiş oluyoruz. Yolcumuz kendini değerli hissediyor. Kamil Koç’ta yolcu, yol arkadaşı demek. 100 yıldır bu yaklaşımla kültürümüzün en temel yapıtaşlarından misafirperverlikle tüm Türkiye’ye yol arkadaşlığı yapıyor, onları araçlarımızda ağırlıyoruz. Buna paralel olarak arkadaşlarımızı bekletmiyor, gecikirsek de haber verip bilgilendiriyoruz. Her türlü aksaklıkta aynı sosyal hayatta arkadaşlık ilişkilerimizde olduğu gibi çözümler sunuyoruz, olası mağduriyetlerini en aza indiriyoruz. Onlarla iletişim kurarak şeffaf bir şekilde bizimle birlikte konuya hâkim olmalarını sağlıyoruz. İşte bu yüzden 100 yıldır onlar da bize güveniyorlar. Teveccüh gösteriyorlar. Nitekim bugün Kamil Koç Türkiye’nin 100 yaşına ulaşmış nadir şirketlerinden biri, çok kıymetli bir değeri ve karayolu seyahati dendiğinde akla ilk gelen markası. Tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.