Hava Durumu

#Eğitim

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Eğitim haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Eğitim haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Scania, İthal Çekici Pazarında 2025 Yılında da Lider Haber

Scania, İthal Çekici Pazarında 2025 Yılında da Lider

İthal çekici segmentinde liderliğimizi sürdürüyoruz. Scania Satış Müdürü Bayazıt Canbulat, 2025 yılı performansını ve 2026 hedeflerini şöyle değerlendirdi, “2025 yılı, bizim için başarılı geçti. Toplam 2 bin 613 adetlik satış ve yüzde 8,1 pazar payı ile genel pazarda 4. sırada yer alırken, ithal çekici segmentinde liderliğimizi sürdürdük. Bu başarıda ürünlerimizin düşük yakıt tüketimi, güçlü ikinci el değeri ve yüksek performansı kadar, müşterilerimize sunduğumuz bütüncül çözümler de belirleyici oldu” dedi. Canbulat "2026 yılında 16 ton ve üzeri pazarın 30.000 adet ve üzerinde gerçekleşmesini öngörüyoruz. Biz de Scania olarak ithal çekici segmentindeki liderliğimizi korumayı ve toplam pazardaki konumumuzu daha yukarı taşımayı hedefliyoruz. Uygun finansman çözümleri, yaygın servis ağımız ve dijital altyapımızla müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artırmaya devam edeceğiz” şeklinde açıkladı. Canbulat ayrıca, Dynamic modellerin daha zengin donanım seviyeleri ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle müşterilerle buluşmaya başladığını ifade etti. Tüm Scania çekicilerin bakım hediyeli olarak müşterilere sunulduğunu aktaran Canbulat, müşterilerimizin tercihlerinde satış sonrası hizmetler ve yedek parça süreçlerindeki yüksek memnuniyet seviyesinin çok etkili olduğunu aktardı. “Bakım kontratları marka bağlılığını güçlendiriyor” Servis ve Bakım Kontratları Müdürü Suna Türk Tuzcuoğlu “2025 yılı satış sonrası hizmetler alanında büyüme odaklı ve oldukça verimli geçti. 13.102 araç aktif bakım kontratı kapsamında yer alırken, Scania araç parkının yüzde 73’ü bakım anlaşmalı olarak hizmet aldı. 5 bin 200 adet bakım kontratı hayata geçirdik ve bir önceki yıla göre yenilenen kontratlarda yüzde 41’lik artış yakaladık. Bu büyümede özellikle kontrat süresi sona yaklaşan araçlara sunduğumuz ilave anlaşma imkânı bu büyümede önemli rol oynadı” dedi. Türk Tuzcuoğlu temel önceliklerinin müşterilerine kesintisiz hizmet sağlamak ve operasyonel sürekliliği güvence altına almak olduğunun altını çizdi. Sıfır araçlarla birlikte sunulan Plus bakım paketleri ve uzatılmış garanti seçenekleri, ilk günden itibaren kapsamlı güvence sağlarken; tüm araçlara 1 ile 4 yıl arası esnek bakım anlaşmaları ile operasyonel ihtiyaçlara çözüm sunuyor. Düzenli bakım ve yetkili servis geçmişi, Scania’nın güçlü ikinci el değerini destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Scania Bakım kontratları öngörülebilir maliyet yapısı, uzman teknisyen desteği ve orijinal parça güvencesinin müşterilere risk almadan operasyonlarının sürekliliğini güvence altına alma imkânını sunmaktadır. Servis Ağı Genişliyor Scania Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Onur Yereşer ise, 2025’in operasyonel yatırımların karşılığının alındığı bir yıl olduğunu belirterek şunları söyledi “Müşteri memnuniyeti sonuçlarımız bizi tatmin eden seviyelerde gerçekleşti. Servis gelirlerimiz ve araç girişlerimiz üst üste dördüncü yılda da artış gösterdi. 2025 yılında servislerimize 20.000’in üzerinde müşterimiz giriş yaptı. Bu müşterilerimize 80.000 adede yakın iş emri açıldı. Tüm Türkiye çapında yetkili servislerimizin kapasite kullanım oranları yüzde 80 seviyesine yaklaştı. Kocaeli Mertrucks ve Denizli Evci yetkili servislerinin faaliyete geçmesinin ardından bugün 20 yetkili servis noktası ile hizmet veriyoruz. 2026 yılında servis ağımızı daha da genişletmeyi planlıyoruz.” Yereşer, Scania yetkili servislerinin tüm regülasyonlara uyumlu ve yüksek kalite standartlarında hizmet sunacak şekilde yapılandırılmış, stratejik olarak konumlandırılmış merkezler olduğunu vurguladı. Ayrıca global ölçekteki bir araştırma firması tarafından gerçekleştirilen ağır ticari araç raporlarına göre de servis kalitesini tescillediğini belirtti. Ürün Portföyünde Stratejik Genişleme Scania Pazarlama Müdürü Ozan Akbal, 2025 yılında Doğuş Otomotiv’in çatısı altında bulunan bütün ağır ticari araç markalarıyla birlikte müşterilerinin tüm ihtiyaçlarına cevap verdiklerini belirterek, 2026 yılında da çoklu marka yapısıyla müşterilerine uçtan uca çözüm sunmaya devam edeceklerini ifade etti. Akbal, kamyon segmentinde ürün portföyünü genişleterek pazar payını artırmayı planladıklarını da ifade ederek “İnşaat segmentinde hazır beton, damper ve mobil vinç uygulamalarına yönelik, müşteri ve pazar beklentilerini karşılayan eksiksiz ve iddialı bir standart ürün portföyü oluşturduk. Özellikle inşaat, yol ve kamu kamyonlarındaki yeni ürün gamımızla müşteri beklentilerine fazlasıyla cevap vereceğiz. Orta vadede kamyon satışlarımızın toplam satışlar içindeki payını yüzde 20 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. Ozan Akbal, Scania sürdürülebilirlik vizyonunu ise şu sözlerle özetledi; “Sürdürülebilir taşımacılığı yalnızca ürün geliştirme perspektifiyle değil, yetkili satıcı ve servis yapılanmamızdan eğitim yatırımlarımıza kadar bütünsel olarak ele alıyoruz. Teknik insan kaynağını güçlendirmek amacıyla eğitim yatırımlarımız sürüyor. Konya’nın ardından 2025 yılında Bolu’da ikinci Scania Eğitim Sınıfı faaliyete geçti. 2025 yılında müşteri eğitimlerini de odağımıza alarak 127 farklı müşteriden yaklaşık 900 sürücüye Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimleri verildi. Program kapsamında araç verileri analiz edilerek sürüş alışkanlıklarının iyileştirilmesi, yakıt tasarrufu ve trafik güvenliğinin artırılması hedeflendi. Eğitim programlarımızı 2026 yılında daha da yaygınlaştırmayı arzuluyoruz” dedi. Scania, 2026 yılında güçlü ürün portföyü, sürdürülebilirlik yatırımları, dijital çözümleri ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla hem çekici hem de kamyon segmentinde büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü Haber

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü

İlk Göz Ağrım Kâmil Koç Kasım 1994’te, Ankara'da doğdum.1999 yılında Bursa'ya taşındık. İlkokul, ortaokul ve üniversite eğitimimin tamamı Bursa'da geçti. Bursa'ya taşınma sebebimiz tayindi. Ailem memur olduğu için Ankara'dan Bursa'ya geldik. 1999 yılından beri Bursa'dayız ve tüm eğitim hayatım burada geçti. Daha önce farklı bir sektörde veya firmada çalışmadım. İlk iş yerim Kamil Koç oldu, ilk göz ağrım.2012 yılında Kâmil Koç'a girdim. Dedem de eski otobüsçüydü. Küçükken dedemin evine gittiğimde, evinin önünde hep bir Kâmil Koç otobüsü olurdu. Dedem de şehirler arası taşımacılık yapıyordu, Kâmil Koç'un sözleşmeli iş ortağıydı o zamanlar. Üniversite eğitimim sırasında Kamil Koç’ta çalışmaya başladım. O zaman da yolcu ilişkileri departmanında çalışıyordum. Sonrasında süreçlere hâkim oldukça yavaş yavaş yönetici pozisyonuna geçtim. Üniversitede farklı bir bölümde eğitim aldım ama o günün şartları beni yolcu ilişkileri departmanına yönlendirdi. Daha sonra gizli müşteri bölümüne geçtim. 1,5-2 yıl boyunca Kâmil Koç'ta gizli müşteri takım liderliği yaptım. Sonrasında raporlama yöneticisi, yolcu ilişkileri yöneticisi ve müdürü oldum. Şu an yolcu ilişkileri süreçlerinden sorumluyum. Artık Süreci Farklı Yönetiyoruz Benim başladığım Yolcu ilişkileri departmanında da temelde şu an yaptığımız işin aynısını yapıyorduk ancak süreç çok daha manueldi. Dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için müşteri deneyiminin kalitesini kendi maaşlı personellerimizin yaptığı gizli yolculuklar aracılığıyla ölçüyordu. Türkiye'nin her yerine çalışma arkadaşlarımızın seyahat etmelerini sağlayarak mümkün olan en fazla veriyi toplamaya çalışıyorduk. O dönemde dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için yolcularımızdan bu kadar hızlı ve fazla geri bildirim alamadığımız için bu yolla bir oto kontrol mekanizması geliştirmiştik. Fakat artık bu tip bir iş modeline ihtiyaç yok. Süreci dijital olarak çok daha hızlı ve tutarlı şekilde yönetebiliyoruz. O zamanlar maliyetliydi, yavaştı ve toplayabileceğimiz veri kısıtlıydı. Artık aylık 40 binden fazla müşteri geribildirimi topluyor ve analiz ediyoruz. Pandemiyle birlikte bu departmanı kapattık, buradaki yüksek bilgi birikimine sahip arkadaşlarımızı sahadan ofise çektik ve süreci yepyeni bir bakış açısıyla yeniden ele aldık. Şikayetleri Yolcudan Önce Tespit Ediyoruz Öncelikle yenilenen teknoloji ve toplayabildiğimiz büyük veri sayesinde artık oluşabilecek olumsuzlukları önceden tespit edip önlem alabiliyoruz. Sektördeki en kurumsal firmayız, yolcu deneyimini en iyi seviyeye getirmek için çeşitli departmanlarda uzman personeller ile destek hizmetler veriyoruz: kalite kontrol, operasyon merkezi, trafik kontrol, çağrı merkezi… Bunlara ek olarak yolcu ile birebir çalışan host ve hostes arkadaşlarımız da çok kapsamlı bir oryantasyon sürecinden geçerek işe başlıyorlar. Bu sürecin sonunda da her biri ile anlık iletişim kurarak yolculuktan önce ve yolculuk sırasında oluşabilecek olumsuz durumlara müdahale ediyor, başarılı performanslarını da takdir ediyoruz. Tabi siz ne kadar önlem alsanız da yolculuk dinamik bir süreç. Her an her şey olabiliyor. Bizim bu konudaki tavrımız hiçbir olumsuzluğun ikincisini yaşatmamak üzerine. Amacımız tabi ki tüm olumsuzlukları sıfırlamak. Ancak olurda yolcumuz bir olumsuzluk yaşarsa personelimiz bunu hemen tespit edip düzeltilmesi için gerekli adımları atar. Böylece aynı sorun tekrar yaşanmaz. Dijitalleşmeye Uyum Sağladık Yukarıda da bahsettiğim gibi süreçlerimizi ciddi oranda dijitalleştirdik fakat bu geçiş ne kadar büyük olsa da sancılı olmadı. Pandemi, tüm sektörlerde dijitalleşmeyi hızlandırdı. Biz de bu trende global ortağımız Flix'in teknolojik yapısından faydalanarak hemen uyum sağladık. Flix ile birlikte dijital hizmetlerimizi global standartlarında üzerine taşıdık. Örnek vermek gerekirse driver app, filo takip, rötar takip, kalite kontrol, yolcu geri bildirim analizi, iç süreçlerdeki geliştirmeler ilk aklıma gelenler. Dijitale geçişte kontrol mekanizmaları da değişti. Artık insana bağlı kontrol yok, her şeyi yazılım üzerinden takip ediyoruz. Yolcu bildirimlerini tüm platformlardan topluyoruz. Topladığımı geri bildirimler bizim için en önemli veri kaynağıydı ancak sınırlıydı. Şimdi ulaşılabilirliği artırdık, kanalları genişlettik: WhatsApp, online forum vb. platformlar, sosyal medya, çağrı merkezi, e-posta. Bu genişlikte veriyi oraya birilerini göndererek toplayamazsınız. Şimdi Kamil Koç otobüsünün olduğu her yerden bildirim alabiliyoruz. Milyonlarca yolcu taşıdığımız için, anlık ulaşılabilirlik sayesinde olumlu/olumsuz her şeyi aktarıyorlar. Yukarıda da dediğim gibi biz de bunları dikkate alıp her an gelişiyoruz. Yolcu Her Zaman Haklıdır Yolcunun beklentisi, A noktasından B noktasına güvenli, taahhüt edildiği şekilde ve zamanda, rahatça ulaşmaktır. Kamil Koç’ta olaya bütüncül yaklaşarak yolcunun seyahat etmeye karar verdiği andan gideceği yere ulaştığı ana kadar tüm süreçlerimizi yolcu memnuniyetine göre düzenleriz. Yolcu ne söylerse haklıdır, çünkü subjektiftir. Somut verilerle yolcunun söylediği birbirini tutmuyor mu bunun bir önemi yok yolcu ne diyorsa %100 doğrudur. Örneğin yolcu güzergahta 3 ikram bekliyorken bizim standardımız o güzergahta 2 ikram yapılmasıysa ve buna göre ikram yapılmışsa anında 3. bir ikram daha yaparız. Biz yolcuyla birebir temas noktasındayız. 100 yıldır tüm Türkiye’yi iyi günde kötü günde gideceği yere ulaştırıyoruz. Bu söylerken kolay ama düşünün; düğüne giden, çocuğunun torununun doğumuna giden, ilk kez üniversiteye giden, ya da cenazeye giden… Biz 100 yıldır tüm bu duygulara ortağız. Ve duygusal tarafı bu kadar çeşitli ve yoğun olan bir sektörde tabi ki yolcu %100 haklıdır. Onlar talep eder biz karşılarız… Tabi ki aksaklıklar olabilir olacak da ama Kamil Koç olarak biz 100 yıldır hizmetimizin arkasındayız. Yolcumuz da bunu takdir ediyor ve bizi tercih ediyor. Gelen Tüm Geri Bildirimleri İnceliyoruz Kamil Koç Müşteri İlişkileri Departmanı’nda bizim tüm süreçlerimiz hazır: Hangi durumda kim ne yapacak hepsi en ince ayrıntısına kadar belirlenmiş durumda. Bizde hiçbir talep boş geçilmez. Bununla ilgili bir süreç kurgumuz varsa anında işletmeye başlarız, diyelim ki öyle bir durumla ilk kez karşılaştık onu da öğrenerek hemen olası süreçlerimize dahil ederiz. Yolcu başvurarak bize talebini ilettiği ilk anda işleme başlarız. Genelde işlemin başlamasından itibaren maksimum 15 dakikada ilgili talebi karşılamış oluruz. Kategoriye göre zaman zaman tabi ki değişiklik gösteriyor ancak ortalama talep karşılama süremiz 10-15 dakika. Peki bu nasıl mümkün oluyor? 30 kişilik ekibimizle yolcularımıza 24 saat hizmet veriyoruz, otogarlardaki ofislerimizde yolcularımızla yüz yüze görüşme imkânımız oluyor. Bazı vakalarda bu şekilde yerinde müdahale etme şansımız da oluyor. Tüm bu geri bildirimlerin ışığında kendini sürekli geliştiren bir ekibiz. Bu sinerji de her şeye hazırlıklı olmamızı sağlıyor. Personellerimiz Adaptasyon Sorunu Yaşamıyor Personellerimiz işe başlama önce şirket içinde ve dışında yaptığımız eğitimleri alıyorlar. Buna ek olarak çok kapsamlı bir oryantasyon sürecine tabi oluyorlar. Yaklaşık 2-3 aylık bu süreçler tamamlandıktan sonra tamamen hazır olduklarına işe başlıyorlar. Biz de bu süreçte işlerini her zaman kolaylaştırıyoruz: Zaten yukarıda da söylediğim gibi bizim tüm süreçlerimiz hazır. İstanbul, Adana veya başka yerde olsa bile, onaylı dokümanlar, senaryolar ve bu senaryolar gerçekleştiğinde alınacak aksiyonlar aynı. Sadece heyecan ve ifade kısmını zamana bırakıyoruz. Büyün bunlar, Flix'in dijital alt yapısı ve kendi senaryo hazırlığımız sayesinde. Herkes neyle karşılaşacağını bilir, böylece adaptasyon sorunu olmaz. Yolcuların Bilinç Düzeyi Artmış Durumda Yolcularımız çoğu zaman kanalları düzgün kullanıyorlar. Halkın bilinç ve teknoloji kullanım seviyesi sürekli daha iyiye gidiyor. Süreçlerimiz 70 yaşındaki amca/teyze için de, 15 yaşındaki genç için de uygun. Her kesim için ulaşılabiliriz. Bu, geri bildirimleri artırıyor; olumlu yönleri geliştirip olumsuzları azaltıyoruz, yolcu deneyimini iyileştiriyoruz. Tek Amacımız Yolcunun Memnuniyetini Sağlamak Bölgeler, diğer departmanlar ve iş ortaklarıyla sürekli iletişimdeyiz. Geri bildirim iyileştirmesinde onlara da ihtiyaç duyuyoruz: kabin hizmetleri, kalite kontrol, otobüs işletenler, bilet satış, bölge müdürleri. Her gün iç içeyiz. Olumsuzluğu ikinciye yaşatmamak, mağduriyeti gidermek için şirketimizin tüm imkanlarını istediğimiz ölçekte kullanabiliyoruz. Bu da başta CEO ve İcra Kurulu’muz olmak üzere tüm yöneticilerimizin aynı vizyon ve bakış açısını paylaşmasıyla oluyor. Her biri her zaman arkamızdalar. Bu tip bir hizmet anlayışı ve süreç takibi ancak Kamil Koç ölçeğinde şirketlerde sağlanabilir. Ekibimiz hem çok büyük hem de çok tecrübeli. Yıllardır birlikte çalışma kültürünün getirdiği sinerji ile yol arkadaşlarımıza başka hiçbir yerde bulamayacakları bu iletişim ve ulaşılabilirlik imkanını sağlıyoruz. Bu birlikte çalıştığımız partnerlerimiz için de çok büyük bir avantaj. Bizim için sözleşmeli ya da değil üzerinde Kamil Koç logosu olan tüm araçlar ve bu araçlarda seyahat eden her yolcu birbirine eşittir. Bu yaklaşım sayesinde partnerlerimizin de içi her zaman çok rahat ediyor. Şeffaf Bilgilendirme Sistemi Yolcuda Güven Yaratıyor Eskiden yolcular sadece zamanında gitmek istiyordu. Şimdi bilgilendirilmek, sürece dahil olmak, şeffaflık istiyor. Biliyorsunuz aracımız trafikte kalabiliyor, yol durumuna göre birkaç dakikalık gecikmeler olabiliyor. Bu gibi durumlarda hemen yolcumuzu sms ile bilgilendiriyoruz. Sms’teki linkten araçlarının konumunu anlık olarak takip edebiliyorlar. Olası bir uzun gecikmede ise çok daha önceden bilgilendiriyoruz ve canlı konum gönderiyoruz ki yolcumuzun vaktini çalmayalım. Bu yaklaşım sayesinde yolcumuzun da mağduriyetini en aza indirmiş oluyoruz. Yolcumuz kendini değerli hissediyor. Kamil Koç’ta yolcu, yol arkadaşı demek. 100 yıldır bu yaklaşımla kültürümüzün en temel yapıtaşlarından misafirperverlikle tüm Türkiye’ye yol arkadaşlığı yapıyor, onları araçlarımızda ağırlıyoruz. Buna paralel olarak arkadaşlarımızı bekletmiyor, gecikirsek de haber verip bilgilendiriyoruz. Her türlü aksaklıkta aynı sosyal hayatta arkadaşlık ilişkilerimizde olduğu gibi çözümler sunuyoruz, olası mağduriyetlerini en aza indiriyoruz. Onlarla iletişim kurarak şeffaf bir şekilde bizimle birlikte konuya hâkim olmalarını sağlıyoruz. İşte bu yüzden 100 yıldır onlar da bize güveniyorlar. Teveccüh gösteriyorlar. Nitekim bugün Kamil Koç Türkiye’nin 100 yaşına ulaşmış nadir şirketlerinden biri, çok kıymetli bir değeri ve karayolu seyahati dendiğinde akla ilk gelen markası. Tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

“5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” Projesine Mercedes-Benz Türk’ten Anlamlı Destek Haber

“5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” Projesine Mercedes-Benz Türk’ten Anlamlı Destek

Türkiye genelinde kadın sürücü istihdamını artırmayı ve lojistik ile taşımacılık sektöründe sürdürülebilir bir dönüşüme katkı sağlamayı hedefleyen “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesi; kadınların mesleki gelişimini destekleyen, sektörde fırsat eşitliğine dikkat çeken ve uzun vadeli istihdamı odağına alan kapsamlı bir yapı sunuyor. Proje, kadınların ulaştırma, lojistik ve tedarik zinciri sektörlerine yönelmelerini teşvik etmenin yanı sıra, meslekte kalıcı olmalarını destekleyen eğitim, gelişim ve yönlendirme adımlarıyla bütüncül bir yaklaşım benimsiyor. Mercedes-Benz Türk ise bu süreçte yalnızca finansal destek sağlayan bir paydaş olmanın ötesine geçerek; bilgi birikimi, eğitim olanakları ve sektörel yönlendirmeleriyle kadın sürücülerin istihdama kazandırılmasına ve kariyerlerini sürdürülebilir şekilde inşa etmelerine katkı sağlamayı hedefliyor. Eğitimden istihdama uzanan çok aşamalı destek modeli Mercedes-Benz Türk, müşterileriyle iş birliği içinde 10 kadın kamyon sürücüsü ve 10 kadın otobüs sürücüsünün sürücü kursu, ehliyet, SRC belgesi, psikoteknik değerlendirme ve ilgili yasal süreçlerine destek sağlıyor. Bunun yanı sıra kadın sürücü adayları için ileri sürüş teknikleri eğitimleri düzenlenirken, ehliyetlerini tamamlayan adayların filo şirketlerine yönlendirilmesi ve istihdam süreçlerinin takibi de proje kapsamında yürütülüyor. Proje süresince gerçekleştirilecek lansman ve mezuniyet törenleri, deneyim paylaşımları ve iletişim çalışmalarıyla kadın sürücülerin sektördeki görünürlüğünün artırılması hedefleniyor. Tüm iletişim faaliyetleri, “Benzersiz Kadınlar” ana sloganı altında yıl boyunca sürdürülecek. Kadın sürücü istihdamını sektörün geleceğine yapılan bir yatırım olarak gördüklerini belirten Mercedes-Benz Türk 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel, “Bugün “Benzersiz Kadınlar” projemizin hayata geçmesi ile beraber, sadece kadın istihdamına değil sektörün bu önemli ihtiyacına da katkı sağlayacağız. Bugün sayılara baktığımızda erkek egemen görünen sektörde, kadınların da istihdama katılması ile önemli bir atılım yapacağını düşünüyor ve bunu kararlılıkla destekliyoruz. Tüm bu çalışmalardan gurur duyuyoruz. Bugün ise bizim için çok anlamlı bir iş birliğine daha imza atıyoruz. “Benzersiz Kadınlar” projesiyle, kadınların bu alana adım atmalarını desteklemenin ötesine geçerek; meslekte kalıcı olmalarını sağlayacak, bilgiyle, eğitimle ve doğru yönlendirmeyle güçlenen bir ekosistemin parçası olmayı hedefliyoruz. Bu projede sunduğumuz destek, yalnızca bugün için değil; uzun vadede sektörün nitelikli iş gücü ihtiyacına katkı sağlayacak bir yatırım niteliği taşıyor. Mercedes-Benz Türk olarak, bu dönüşümün bir parçası olmaktan ve kadın sürücülerin sektörde daha güçlü şekilde yer almasına katkı sağlamaktan memnuniyet duyuyoruz. Bu noktada tüm sektöre de bu bilinçle hareket etmesi yönünde çağrımızı yineliyoruz. Bu anlamlı projede emeği olan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyor, sektörümüz için hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. CILT Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı Berna Akyıldız; bu yaklaşımın yalnızca bir sosyal sorumluluk perspektifiyle değil, sektörel bir dönüşüm vizyonuyla ele alınması gerektiğine dikkat çekerek; “Bu seferberlik, sadece bir sosyal sorumluluk yaklaşımı değil; taşımacılık sektörünün nitelikli iş gücü ihtiyacına yanıt verecek bir dönüşüm hareketidir. Mercedes-Benz Türk ile yürüttüğümüz iş birliğinin, kadın sürücü adaylarının mesleğe hazırlanmasını destekleyen güçlü bir örnek oluşturacağına inanıyoruz.” dedi. CILT’nin Türkiye Yönetim Kurulu Üyesi Semra Özcan ise, projeye sahadaki etki açısından yaklaştıklarını vurgulayarak şunları kaydetti: “WiLAT olarak odağımız; kadınların bu alanda sadece başlaması değil, meslekte kalıcı olmasını sağlayacak destek mekanizmalarının kurulması. Bu iş birliğiyle kadın sürücü adaylarının mesleki gelişimlerini güçlendirecek, rol model etkisi yaratacak ve sektörün dönüşümüne katkı sunacak bir yapı hedefliyoruz.”

Ford Otosan’ın Gelecek Hayalim Zirvesi 16 Aralık’ta Gerçekleşiyor Haber

Ford Otosan’ın Gelecek Hayalim Zirvesi 16 Aralık’ta Gerçekleşiyor

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından Ford Otosan, Vehbi Koç Vakfı katkılarıyla hayata geçirdiği Gelecek Hayalim projesi kapsamında, kadınların teknoloji ve inovasyon alanlarında güçlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Mart 2024’te başlatılan Gelecek Hayalim projesi; üniversite öğrencileri, yeni mezunlar, çalışan kadınlar ve iş hayatına ara vermiş kadınlara yönelik eğitim, mentorluk ve kariyer destekleri sunarken, kadınların STEM (Bilim, Teknoloji, Ekonomi ve Matematik) alanlarında daha aktif ve görünür olmalarını hedefliyor. Proje bugüne kadar 45 binden fazla kadına ulaşırken, 2026’ya kadar 100 bin kadının STEM’de güçlenmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Bu hedef doğrultusunda, “Kariyerin Ötesinde, Eşitlik Yolunda” temasıyla düzenlenecek Gelecek Hayalim Zirvesi, bu yıl ikinci kez 16 Aralık 2024 Salı günü 14.00–16.00 saatleri arasında çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek. Mikado Impact yürütücülüğünde ve Coderspace desteğiyle hayata geçecek zirve; kariyerini yeniden tasarlamak, geleceğin yetkinliklerini anlamak ve eşitlik odağında ilham almak isteyen katılımcılar için kapsamlı bir buluşma alanı sunacak. Geleceğin Kariyerleri “Gelecek Hayalim Zirvesi”nde Konuşulacak Zirve programında; dönüşen iş dünyasında STEM rollerinin geleceği, genç yetenekler için kariyer ve kişisel marka stratejileri, teknoloji odaklı girişimcilik trendleri ve yeni nesil beceriler ele alınacak. Ford Otosan liderleri ve iş dünyasında başarılarıyla öne çıkan yöneticiler, kendi deneyimlerini ve içgörülerini katılımcılarla paylaşacak. Çevrimiçi olarak düzenlenecek Gelecek Hayalim Zirvesi, teknoloji ve inovasyon dünyasında kariyer yolunu güçlendirmek isteyen herkesin katılımına açık olacak. Tarih: 16 Aralık 2024 Saat: 14.00–16.00 Yer: Online Kayıt için tıkla ! Zirve Programından Öne Çıkanlar 14:15 – 14:35 - Ford Otosan İK ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemir, “Geleceğin İş Dünyasında STEM Rolleri ve Yeteneğin Evrimi” başlıklı keynote konuşmasında, teknolojinin kariyerleri nasıl dönüştürdüğünü ve genç yetenekleri nelerin beklediğini ele alacak. 14:45 – 15:20 - “STEM’de Geleceğini Tasarla: Kişisel Marka & Kariyer Stratejisi” panelinde, Ford Otosan Kültür & İnsan Deneyimi Lideri Gülçin Haktanır ve Türk Traktör Endüstri İlişkileri & Çalışan Operasyonları Ürün Sahibi Pınar Işık Yılmaz; genç yeteneklere kariyer yönelimi ve kişisel marka oluşturma konusunda pratik içgörüler sunulacak. 15:20 – 16:00 Teknoloji ve girişimcilik odağındaki panelde ise, Driventure Lideri İlknur İlkyaz Gül, Ford Otosan Akıllı Hareketlilik ve Büyüme Lideri Erhan Köseoğlu ve Ford Otosan Araç Donanım Lideri Canalp Gündoğdu tarafından yeni nesil iş fikirleri, girişimcilik trendleri ve büyüme fırsatları masaya yatırılacak.

"Otokar ile Güçlü Yarınlar" Projesi İlk Yılında 550 Öğrencinin Geleceğine Değer Kattı Haber

"Otokar ile Güçlü Yarınlar" Projesi İlk Yılında 550 Öğrencinin Geleceğine Değer Kattı

Türkiye'nin öncü otomotiv üreticisi Otokar'ın SATSO Motorlu Araçlar Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile hayata geçirdiği "Otokar ile Güçlü Yarınlar" projesi, elektrikli araç teknolojileri alanında nitelikli iş gücü yetiştirmeyi sürdürüyor. Bu eğitim-öğretim döneminde 19 öğrenci, haftanın bir günü Otokar tesislerinde uygulamalı derslere katılıyor. Okul bünyesindeki Otokar Elektrikli Araçlar Atölyesi, toplam 550 öğrencinin kullanımına açık şekilde eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yapıyor. Geçtiğimiz aylarda atölyeye kazandırılan yeni elektrik motoru ile eğitim altyapısı güçlendirilirken, öğrencilere motor teknolojileri üzerine teknik içerikli eğitimler veriliyor. ÖĞRENCİLERİN SEKTÖREL YETKİNLİKLERİNİ ARTIRIYOR Proje kapsamında 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde gerçekleştirilen kapsamlı eğitim programları, öğrencilerin sektörel yetkinliklerini artırdı. 21-23 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen programda 106 öğrenci "Temel Sıkma Teknikleri" eğitimi aldı ve yeterlilik sınavında başarılı olanlar sertifika almaya hak kazandı. 11 Haziran tarihinde düzenlenen teknik gezi ile öğrenciler Otokar fabrikasını yerinde inceleme fırsatı buldu. Elektrikli araç bakım ve güvenlik konusunda düzenlenen 1E Eğitimi'nde ise 26 öğrenci yetki belgesi aldı. Öte yandan 12 Eylül tarihinde Otokar İş Güvenliği uzmanları tarafından 190 öğrenciye otomotiv sektöründe İSG eğitimi verildi. BURS DESTEĞİ GÜÇLENİYOR "Otokar ile Güçlü Yarınlar" projesi kapsamında sağlanan burs desteği de genişletiliyor. Geçen yıl 12 öğrenciye sağlanan burs desteğinin, bu yıl 15 öğrenci ile devam etmesi planlanıyor. Teknoloji ve inovasyon alanında yetkinliklerin artırılması hedeflenen projede, okuldaki kız öğrenciler burs desteği konusunda önceliklendirilirken, eğitimde fırsat eşitliği ve kadın istihdamına katkı sağlayacak adımlar atılıyor. Bu yıl ivme kazanan proje ile öğrencilere yalnızca uygulamalı deneyim kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda sektörel yetkinlikler, güncel teknolojilere erişim ve kariyer planlaması açısından somut katkılar sunuyor. Proje, Otokar'ın teknik bilgi birikimini ve insan kaynağı gücünü, mesleki eğitimin gelişimi için sahaya aktardığı uzun soluklu bir iş birliği modeli olarak konumlanıyor. TÜRKİYE'NİN ELEKTRİKLİ ARAÇ GELECEĞİNİN MİMARLARI YETİŞİYOR Otokar ile Güçlü Yarınlar projesinin gelişimiyle ilgili değerlendirmede bulunan Otokar İnsan, Kültür ve Dönüşüm Lideri Ali Katipoğlu, şöyle konuştu: “60 yılı aşkın süredir Türkiye'nin otomotiv sanayisine yön veren bir kurum olarak, üretim kadar insan kaynağına da yatırım yapmayı önceliğimiz olarak görüyoruz. 'Otokar ile Güçlü Yarınlar' projesiyle öğrencilerin sadece teorik bilgiyle değil, sektörel uygulamalarla da gelişimini destekliyoruz. Elektrikli araç teknolojileri artık bir tercih değil, sektörün yeni standardı. Bu dönüşümde ülke olarak rekabet gücümüzü artırmanın yolu, gençlerimizi bugünden bu alanda yetkin kılmaktan geçiyor. Çünkü geleceği şekillendirecek olan, bugün doğru yetkinliklerle donanmış gençlerimiz olacak. Onların bugün kazandığı her yetkinlik, Türkiye'nin elektrikli araç ekosistemindeki gücünü artıracak. Otokar olarak bu sürecin parçası değil, öncüsü olmaktan gurur duyuyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.