Hava Durumu

#Ekonomik Belirsizlik

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Ekonomik Belirsizlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ekonomik Belirsizlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara’daki Yolculuğumuzu İstanbul’a da Taşıyacağız Haber

Ankara’daki Yolculuğumuzu İstanbul’a da Taşıyacağız

HAYATIM 1980 YILINDA SANAYİDE KAROSERCİLİĞİ ÖĞRENMEKLE BAŞLADI 1967 yılında Ankara'nın Çamlıdere ilçesinde doğdum. Evliyim, iki çocuk babasıyım. Hayatım 1980 yılında sanayide karosercilik ile başladı. 1982'de Bursa'ya geçtim; dönemin ünlü ustası Fevzi Usta'nın yanında altı yıl boyunca gece gündüz çalıştım. O yıllar hem mesleğimi hem de bu işe bakışımı şekillendirdi. 1987'de askere gittim. Döndükten sonra Ankara'ya yerleştim ve 1990'a kadar karoserciliğe devam ettim. Ardından mavi bir Ford minibüs alarak taşımacılık işine girdim; Ankara'nın servis taşımacılığı yapan firmalarında bireysel arabacılık yaptım. 1993 yılında Çalıkıran Turizm'i kurdum. Şirketi anonim şirket yapana kadar durmadan çalıştım; zamanla turizm taşımacılığının yanına servis taşımacılığını da ekledik. OTOBÜSÇÜLÜK BİZDE BABA MESLEĞİ; İLK ÇIKAN V6'LARLA YOLA ÇIKTIK Otobüsçülük bizde baba mesleği. Babam Gazanfer Bilge Turizm bünyesinde bireysel otobüsçülük yapardı. İlk çıkan V6, ardından V8 araçlarla yıllarca taşımacılık yaptık. 2004 yılında 403 alarak peron taşımacılığına devam ettik. 2011'de acentemizi açarak turizm işine profesyonel olarak adım attık. Uzun yıllar kardeşlerimle birlikte hem turizm hem de servis taşımacılığını birlikte yürüttük. 2026 yılının başında şirketten ayrılarak Çalıkıran Seyahat ve Call Tur şirketlerini kurdum. Bu iki yapıyla yeni bir dönem başlattım; birikimimi, sektördeki ismimi ve kurumsal anlayışımı daha odaklı bir çerçevede hayata geçiriyorum. HİZMET KALİTESİ VE GÜVENLİKTE ASLA TAVİZ VERMİYORUZ Artık araç vermekle yetinmiyoruz; kendi turlarımızı kendimiz düzenliyoruz. Karadeniz, Güneydoğu, Ege günübirlik turları, butik organizasyonlar, Batum konaklamalı programlar, Balkan ve Avrupa turları portföyümüzde yer alıyor. Bunların yanı sıra uçak bileti satışı yapıyoruz; İtalya ve Dubai başta olmak üzere çeşitli yurt dışı turlar için anlaşmalarımız mevcut. Hizmet kalitesinde taviz vermiyoruz. Turlarımızda gittiğimiz bölgenin 5 yıldızlı otellerini tercih ediyoruz; 5 yıldız yoksa 4 yıldızdan aşağıya inmiyoruz çünkü Abdullah Çalıkıran olarak sektörde tanınan, güvenilen bir isim var ortada. Bu ismi hizmet kalitesiyle taşımak mecburiyetindeyiz; bu hem bir tercih hem de bir sorumluluk. ANKARA ARTIK BİZE DAR GELİYOR; İSTANBUL'DA CİDDİ POTANSİYEL GÖRÜYORUM Şu an 100'e yakın araçlık bir filoya sahibiz. Bu yıl içinde Mercedes-Benz Sprinter, Vito ve Tourismo; Temsa MD9; Isuzu Kendo ve MAN olmak üzere çeşitli markalardan araç alımlarımız gerçekleşti. Filomuz ciddi ölçüde hem yenilendi hem de büyüdü. 65 kişilik ekibimizle faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. İki oğlum şirket yönetiminde aktif rol üstlendi; bu bana hem moral hem de güç veriyor. Ankara'da 22 otobüsle çalışıyoruz ama Ankara artık bize dar gelmeye başladı. İstanbul'da ciddi bir potansiyel görüyorum ve bu potansiyeli değerlendirmek için Ataköy'de ofis açmayı planlıyoruz. Bunun yanı sıra 20 ila 30 araçlık bir binek araç filosuyla Rent A Car sektörüne de giriyoruz. Yakın zamanda büyük bir markanın bayiliğini bünyemize katıyoruz. Çalıkıran Seyahat büyümeye devam edecek. İŞLERİN AZ OLMASI FİYATLARIN CİDDİ ORANDA KIRILMASINA SEBEP OLUYOR Bu sezonu iyi göremiyorum; açık konuşmak gerekiyor. Her geçen yıl bir öncekinin altında kalıyoruz. Çalıştığımız acentelere bu sezon öncesine kadar 300 araç verirken, şu an 150 bile vermekte güçlük çekiyoruz. Sektörde yaklaşık yüzde elli oranında bir daralma var. Bu daralmanın ardında küresel dinamikler yatıyor. Devam eden savaşlar, ekonomik belirsizlik, altın fiyatlarındaki yükseliş... Bunların tamamı insanların seyahat kararlarını doğrudan etkiliyor. İnsanlar gezmeyi ertelerken, sektörümüz ağır bir yük taşıyor. Biz köklü ve mali yapısı sağlam bir firma olduğumuz için çarkı döndürmeye devam edebiliyoruz ama küçük bireysel işletmeciler için tablo çok daha ağır. Bireysel otobüsçüler şu an iş bulamadığı için fiyat kırmak zorunda kalıyor. Depodan mazot bitmeden gitmesi gereken iş 20-25 liraya karşılık, 15-20 liraya kabul ediliyor. Bu fiyat kırımı bir süre sonra bizim gibi kurumsal firmaları da etkisi altına alıyor. Piyasadaki bu kısır döngü kırılmadan, sektörün gerçek anlamda toparlanması mümkün değil. Bireysel işletmecinin ayakta kalması, bütün sektörün sağlığı açısından zorunludur.

Trafik Lambası Tuzağı, Kamu Adına Utanç Verici Bir Durum Haber

Trafik Lambası Tuzağı, Kamu Adına Utanç Verici Bir Durum

KIRTASİYECİLİKTEN OTOBÜSÇÜLÜĞE UZANAN BİR YOLCULUK BU 1979 yılında Aybastı'da doğdum. Otobüsçülük bizim baba mesleğimiz ama bu mesleğe giden yol ilginç bir dönüşümden geçti. Asıl mesleğimiz kırtasiyecilik ve kitapçılıktı. 1992 yılında üç ortaklı bir yapıyla kurulan Aybastı İtimat Firması, zamanla yalnızca bize kaldı. Ortaklar ayrılınca babam iki işten birine karar vermek zorunda kaldı: kırtasiye mi, otobüsçülük mü? Tercihi otobüsçülükten yana oldu. Güzel ve anlamlı bir meslek dedi; biz de o karara ortak olduk. 1999'da askere gittim, döndükten sonra kırtasiye ve diğer işleri devrettik. 2001'den bu yana şirketin başındayız. İlk on yılımı direksiyonun arkasında geçirdim; ardından şirket yönetimine geçtim. On altı yıl önce bayrağı babamın elinden devraldık. Şu an Ferda Şevketoğulları'nın çocukları olarak işimizin başındayız; bu 35 yıllık mirası ileri taşımak hem sorumluluğumuz hem de onurumuzdur. 35 YILLIK TECRÜBEMİZLE HEMŞEHRİLERİMİZİ TAŞIYORUZ Filomuzda 6 adet büyük otobüs ve 31 kişilik 7 araç olmak üzere toplam 13 araçlık bir park mevcuttur. Büyük araçlarımızla her gün İstanbul, Ankara ve Çerkezköy seferlerini düzenliyoruz; küçük araçlarımızla ise Ordu merkez ve yakın çevrelere seferler yapıyoruz. 50 kişilik ekibimizin her üyesi bu denkleme değer katıyor. Yolcularımızın büyük çoğunluğu bu bölgelerde yaşayan Aybastılı gurbetçiler. İstanbul'dan araç geldiğinde inen her yolcuyu tek tek tanıyorum; onlar da bizi tanıyor. Bu tanışıklık, yıllar içinde bir aile sıcaklığına dönüştü. 35 yıldır hizmet verilen bir firmaya duyulan güven, yolcuların gözündeki o samimi bağlılıkta kendini gösteriyor. Biz de bu güveni her seferinde en iyi şekilde karşılamaya çalışıyoruz. BABAMIZDAN BU YANA MERCEDES'TEN BAŞKA OTOBÜS KULLANMADIK Filo tercihimiz konusunda herhangi bir kararsızlık yaşamadık çünkü bu tercih bize babamızdan miras kaldı. V6, V8, 304, 403, Yeni Kasa, Travego ve Tourismo... Hepsi Mercedes-Benz. Başka bir marka aklımızın köşesinden bile geçmedi. Aybastı gibi zorlu, dik ve yer yer bozuk yollarda Mercedes'in güvenilirliği her zaman kendini kanıtladı. Bu güven bir alışkanlık değil, onlarca yıllık bir saha deneyiminin ürünü. YENİ HATLAR YOLDA, YOLCUMUZU GERİ ALACAĞIZ Önümüzdeki dönemde yeni hatlar açmayı planlıyoruz. Aslında bu adımı daha erken atmayı düşünüyorduk ancak son dönemdeki küresel gelişmeler ve ekonomik belirsizlik nedeniyle bu planı ertelemek zorunda kaldık. Projemiz kapsamında İzmir, Samsun, Havza, Merzifon, Tosya, Çankırı, Ankara, Eskişehir, Bursa, Balıkesir, Soma, Kırkağaç ve Akhisar hatlarını açmayı hedefliyoruz. Şu an bölgeden dışarıya giden öğrencilerimiz ve gurbetçilerimiz, sahil ilçelerine inen araçlara binerek seyahat etmek zorunda kalıyor. Bu onlar için hem zaman kaybı hem de ekstra bir yük. Biz seferlerimizi başlattığımızda bu yolcuları kendi aramıza katacağız. Onları zaten tanıyoruz; onlar da bize güveniyor. Doğru zamanda doğru adımı atmak yeterli olacak. SAHİL YOLU BİLETLERİNİN YÜZDE 90'I DİJİTAL ORTAMDA SATILIYOR Online satışlar işletmemize büyük bir katkı sağladı. Sahil yolu biletlerinin yüzde doksanı artık online kanallardan satılıyor. Bu dönüşüm hem yazıhane yükünü hafifletti hem de daha önce ulaşamadığımız yolculara erişim imkânı tanıdı. Dijitalleşmeye başından beri olumlu baktık ve bu kararın doğru olduğunu sahada her gün görüyoruz. 20 TONLUK OTOBÜSÜN IŞIK YÜZÜNDEN ANİ FREN YAPMASI NE KADAR MANTIKLI? Sektörümüzü derinden etkileyen ve kamuoyunun yeterince bilmediği bir sorundan söz etmek istiyorum: trafik lambalarındaki kasıtlı zamanlama değişikliği. Eskiden trafik lambalarında yeşilden sarıya, sarıdan kırmızıya geçişte belirli bir bekleme süresi vardı. Bu süre, 20 tonun üzerindeki araçların frenleme mesafesiyle uyumluydu ve güvenli geçişe imkân tanıyordu. Artık o geçiş süresi kaldırıldı. Lambalar beklemeksizin yeşilden doğrudan kırmızıya dönüyor. Yüksek tonajlı bir aracın ani fren yapması hem fiziksel olarak imkânsız hem de son derece tehlikeli. Bunu lamba sistemini tasarlayan ve ayarlayan mühendisler çok iyi biliyor. Sonuç: araçlarımız her geçişte yüz binlerce lira kırmızı ışık ihlali cezasıyla karşılaşıyor. Biz kural tanımaz sürücüler değiliz ancak fizik yasalarına aykırı biçimde kurulan bu sistem bizi suçlu durumuna düşürüyor. Bu durum, kamu eliyle otobüs sektörüne kurulmuş bir tuzaktır. Kamu adına utanç verici bir uygulama olarak nitelendiriyorum. Yetkililerin bu konuya acilen müdahale etmesini, trafik lambası geçiş sürelerinin ağır taşıt gerçeklerine uygun hâle getirilmesini ve bu haksız cezaların son bulmasını talep ediyorum. Sektörü temsil eden tüm kurumları ve ilgili mercileri bu soruna çözüm bulmaya davet ediyorum.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.