Hava Durumu

#Elektrikli Mobilite

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Elektrikli Mobilite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Elektrikli Mobilite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz Türk, Vega Lojistik’e Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatı Gerçekleştirdi Haber

Mercedes-Benz Türk, Vega Lojistik’e Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatı Gerçekleştirdi

Mercedes-Benz Türk, lojistik sektörünün dönüşen ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği yenilikçi araçlarıyla müşterilerinin operasyonel verimlilik ve sürdürülebilirlik hedeflerini desteklemeye devam ediyor. Bu kapsamda araç parkının tamamı Mercedes-Benz marka araçlardan oluşan Vega Lojistik’e teslim edilen Mercedes-Benz eActros 600, şirketin uluslararası ve yurt içi taşımacılık operasyonlarında yüksek verimlilik, sürücü konforu ve güvenliği bir arada sunarken sürdürülebilir taşımacılık hedeflerine de katkı sağlayacak. Ağır ticari araç taşımacılığı ve depolama hizmetleri sunan Vega Lojistik, elektrikli araç yatırımı ve sahip olduğu Yeşil Lojistik Sertifikası ile çevreye duyarlı lojistik çözümler geliştirmeyi hedefliyor. Sunduğu ağır ticari araç taşıma hizmetleri kapsamında uzun yıllardır Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen ve farklı pazarlara ihraç edilen kamyon ve çekicilerin fabrika ile liman arasındaki lojistik operasyonlarını yürüten Vega Lojistik, teslim aldığı Mercedes-Benz eActros 600’ü bu operasyonlarda da devreye alarak ağır ticari araç taşımacılığında emisyonsuz taşımacılığa geçiş yönünde önemli bir adım atıyor. Teslimat törenine Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Heiko Selzam, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, Kamyon Ürün ve Pazar Yönetimi Grup Müdürü Serra Yeşilyurt, Kamyon Filo Satış Grup Müdürü Çağdaş Özen, Vega Lojistik CEO’su Franz Blum, Vega Lojistik CFO’su Wolfgang Werner, Operasyon ve Filo Müdürü Ramazan Karslı, Yönetim Kurulu Üyesi ve Hukuk Müşaviri İlknur Dalakçı, Kalite ve Proje Müdürü Jens Burmester, Muhasebe, Finansman ve İdari İşler Müdürü Mete Yıldız ve Operasyon Müdür Yardımcısı Ahmet Bayramer katıldı. “Emisyonsuz taşımacılık yolculuğunda müşterilerimizin daima yanında yer alıyoruz” Teslimata ilişkin değerlendirmede bulunan Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, "Lojistik sektörü, operasyonel verimlilik, toplam sahip olma maliyeti ve sürücü memnuniyetinin her geçen gün daha da fazla önem kazandığı dinamik bir dönüşüm sürecinden geçiyor. Mercedes-Benz Türk olarak elektrikli mobiliteye geçişi hiçbir zaman yalnızca bir araç teslimatı olarak görmüyor, müşterilerimizin operasyonlarını ve ihtiyaçlarını bütüncül şekilde değerlendirip detaylı şekilde analiz ederek elektrifikasyon yolculuklarına eşlik ediyoruz. Satış öncesinde eMobilite danışmanlığı hizmetimiz kapsamında rota yapıları, yük profilleri, operasyon yoğunluğu ve şarj senaryolarını değerlendirerek müşterilerimizin operasyonlarına en uygun çözümü belirliyor; sürücü eğitimlerinden satış sonrası hizmetlere kadar sürecin her aşamasında yanlarında yer alıyoruz. Böylece, emisyonsuz taşımacılığa geçiş sürecinde de müşterilerimizin güvenilir çözüm ortağı olmaya devam ediyoruz. Uluslararası ve yurt içi lojistik sektöründe 35 yılı aşkın deneyime sahip Vega Lojistik'e Mercedes-Benz eActros 600 teslimatı gerçekleştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu teslimatın Vega Lojistik’le olan güçlü iş birliğimizi daha da ileriye taşıyacağına inanıyor, yeni aracın Vega Lojistik’e hayırlı olmasını diliyorum" ifadelerini kullandı. “Sürdürülebilir taşımacılık hedeflerimizi güçlendirmeye devam ediyoruz” Vega Lojistik CEO’su Franz Blum ise "Kuruluşumuzdan bu yana insanı odağımıza alarak taşımacılık ve lojistik alanında yüksek müşteri memnuniyeti sunmayı önceliklendiriyoruz. Uluslararası ve yurt içi lojistik sektöründe müşterilerimize güvenilir, verimli ve sürdürülebilir çözümler sunarken, operasyonlarımızı geleceğin ihtiyaçlarına uygun şekilde geliştirmeye devam ediyoruz. Filomuza kattığımız Mercedes-Benz eActros 600 ile elektrikli mobilite yatırımlarımıza yeni bir halka eklerken, operasyonel verimliliğimizi artırmayı, sürücülerimize daha yüksek konfor ve güvenlik sunmayı ve sürdürülebilir taşımacılık hedeflerimize katkı sağlamayı amaçlıyoruz. Elektrikli aracın operasyonlarımıza entegrasyon sürecinde Mercedes-Benz Türk’ün satış öncesi eMobilite danışmanlığından satış sonrası hizmetlere kadar sunduğu kapsamlı desteğin önemli bir değer yarattığına inanıyoruz. Mercedes-Benz Türk ile uzun yıllardır sürdürdüğümüz iş ortaklığını bu yatırımla daha da güçlendirmekten memnuniyet duyuyor, filomuza katılan Mercedes-Benz eActros 600’ün emisyonsuz taşımacılık hedeflerimize önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz" dedi.

Škoda’nın Elektrikli Amiral Gemisi SUV’u Peaq’in Seri Üretimi Başladı Haber

Škoda’nın Elektrikli Amiral Gemisi SUV’u Peaq’in Seri Üretimi Başladı

Haziran ayında tanıtılan Peaq, kısa sürede ilgi odağı olurken, kompakt SUV modeli Epiq’i de ürün gamına ekleyen Škoda, elektrikli mobilite atağını hızlandırıyor. Marka, 2026 yılının ilk yarısında Avrupa’nın en çok tercih edilen ikinci otomobil markası konumuna yükselerek güçlü performansını sürdürdü. Dört farklı model aynı üretim hattında Markanın Mladá Boleslav’daki üretim hattı, farklı güç aktarma sistemlerine sahip modelleri aynı fabrikada üretebilme esnekliğiyle öne çıkıyor. Enyaq 2020 yılında bu hatta üretilen ilk tamamen elektrikli model olurken, Ocak 2025’te Elroq ve şimdi de Peaq üretime dahil edildi. Böylece üç tamamen elektrikli model, Octavia Combi ile aynı fabrikadan çıkıyor. Škoda bu üretim yapısıyla pazar talebindeki değişimlere ve küresel tedarik zincirindeki gelişmelere göre üretim adetlerini esnek biçimde ayarlayabiliyor. Elektrikli modellerin Škoda’nın üretimindeki ağırlığı da artmaya devam ediyor. 2026 yılının ilk yarısında markanın Çek Cumhuriyeti’ndeki fabrikalarında üretilen araçların yaklaşık yüzde 23’ünü tamamen elektrikli modeller oluşturdu. Peaq için üretim hattı yeniden düzenlendi 4.87 metre uzunluğa ve yaklaşık üç metrelik aks mesafesine sahip Peaq, Škoda’nın ürettiği en büyük SUV olma özelliğini taşıyor. Modelin mevcut üretim hattına dahil edilmesi için fabrikada çeşitli mühendislik çalışmaları gerçekleştirildi. Üretim sürecinde ergonomiyi ve iş güvenliğini geliştirmek amacıyla daha büyük üretim kızakları devreye alınırken, üçüncü sıra koltukların montajı için yeni bir manipülatör eklendi. Pres, gövde ve boya tesislerinde de Peaq’in üretimine yönelik düzenlemeler yapıldı. 640 kilometrenin üzerinde menzil sunuyor Škoda’nın yeni elektrikli amiral gemisi modeli olan Peaq, markanın bugüne kadar bir elektrikli aracında kullandığı en büyük batarya seçeneğini de sunuyor. Mladá Boleslav’da üretilen 91 kWh kapasiteli batarya, 640 kilometrenin üzerinde menzil sağlıyor. Ürün gamında ayrıca 63 kWh kapasiteli batarya seçeneği de yer alıyor. 150 kW ile 220 kW arasında değişen üç farklı güç seçeneğiyle sunulacak Peaq, arkadan itişli veya dört tekerlekten çekişli olarak tercih edilebilecek. Yedi koltuklu kabiniyle markanın en geniş SUV modeli olan Peaq, gövdeyle bütünleşik gizli kapı kolları, Dynamic Shade Control teknolojisine sahip panoramik cam tavan ve çift yönlü şarj gibi Škoda’da ilk kez sunulan teknolojileri de beraberinde getiriyor.

TEMSA “Tercih Edilen Mobilite Markası” Olma Vizyonunu, İlk Batarya İhracatıyla Güçlendirdi Haber

TEMSA “Tercih Edilen Mobilite Markası” Olma Vizyonunu, İlk Batarya İhracatıyla Güçlendirdi

Mobilitenin elektrifikasyonu alanındaki çalışmalarını araç üretiminin ötesine taşıyan TEMSA, geliştirdiği yüksek voltajlı batarya teknolojilerini uluslararası pazarlara sunuyor. Bu doğrultuda TEMSA, Škoda Group'un otobüs projesi kapsamında gerçekleştirdiği sevkiyatla birlikte 50 batarya paketi ve 10 güç dağıtım ünitesini Çekya’ya gönderdi. “TEMSA artık yalnızca araç değil, teknoloji de ihraç ediyor” Dönüşen mobilite ekosisteminde, “Tercih Edilen Mobilite Markası” ve güvenilir teknoloji ortağı olarak yer almanın büyük önem taşıdığını belirten TEMSA CEO’su Evren Güzel, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Elektrikli mobilite dönüşümünde rekabet, artık kritik bileşenleri geliştirebilme ve üretebilme yetkinliklerini de kapsıyor. Bu sevkiyat; mühendislik altyapımızın, Ar-Ge kabiliyetimizin ve üretim yetkinliğimizin somut bir çıktısı niteliğinde. TEMSA'nın batarya sistemleri ve yüksek voltaj teknolojileri geliştiren, bunları uluslararası pazarlara ihraç edebilen bir teknoloji şirketi olduğunu ortaya koyuyor. Bu gelişme, aynı zamanda şirketimizin otobüs dışındaki ilk ihracatı olması bakımından da stratejik bir dönüm noktası. TEMSA olarak, 149 milyon dolarlık net ihracat hacmimizle küresel pazarlarda güçlü bir oyuncu olarak faaliyetlerimizi sürdürüyoruz. Bugüne kadar araçlarımızla birçok ülkede sürdürülebilir ulaşıma katkı sağladık. Elektrikli otobüslerimiz Amerika ve birçok Avrupa ülkesinde hizmet veriyor. Bu deneyim sayesinde edindiğimiz bilgi birikimini, farklı platformlar ve uluslararası iş birlikleri için yüksek teknoloji çözümlerine dönüştürüyoruz. Batarya sistemleri ve mobilite teknolojileri alanındaki yetkinliklerimizi yeni projelerle büyütmeyi, küresel değer zincirindeki konumumuzu daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz.” Teknolojilerin tamamı Türkiye’de geliştiriliyor Geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına yönelik yenilikçi çözümler geliştiren TEMSA, mobilitenin elektrifikasyonu anlayışını birçok alana yayılan bir teknoloji vizyonu olarak ele alıyor. Türkiye’nin ilk Ar-Ge Merkezi belgesine sahip TEMSA, araçlarda kullandığı batarya teknolojilerinin tamamını kendi bünyesinde geliştiriyor. Bataryalar yeni mobilite alanlarına da güç veriyor TEMSA, sahip olduğu enerji depolama teknolojileri, mühendislik kabiliyeti ve mobilite deneyimini yalnızca kara taşımacılığıyla sınırlı tutmayarak denizcilik, tarım ve havacılık gibi farklı iş kollarına da taşıyor. TEMSA'nın bu alandaki yetkinliği uluslararası sertifikasyonlarla da destekleniyor. Şirket, Uluslararası Klas Kuruluşları Birliği üyesi bağımsız klaslama ve uygunluk değerlendirme kuruluşu Türk Loydu tarafından verilen Lityum-İyon Temelli Marine Batarya Sertifikası'nı alan ilk Türk şirketi konumunda bulunuyor. TEMSA tarafından geliştirilen batarya teknolojisi bugün, Türkiye İş Bankası tarafından olası afetlere hazırlık olarak hayata geçirilen ve aynı zamanda yeni nesil yüzen şube olarak hizmet veren İş Vapur'da da kullanılıyor. İstanbul Şehir Hatları tarafından Haliç Tersanesi'nde inşa edilen İş Vapur’da TEMSA mühendisleri tarafından geliştirilen toplam 800 kWh kapasiteli 8 batarya paketi aktif olarak görev yapıyor. Elektrifikasyonu tüm ekosisteme yayarak farklı sektörlere yenilikçi, sürdürülebilir ve yüksek performanslı çözümler sağlamayı hedefleyen TEMSA; şarj teknolojileri ve enerji depolama çözümleri gibi yeni iş modellerinde de mobilite çözümleri sağlıyor.

IVECO BUS CROSSWAY Low Entry ELEC,  ‘Uluslararası Sürdürülebilirlik Ödülü 2026’nın Sahibi Oldu Haber

IVECO BUS CROSSWAY Low Entry ELEC, ‘Uluslararası Sürdürülebilirlik Ödülü 2026’nın Sahibi Oldu

IVECO BUS, daha önce 2021 yılında CROSSWAY ve CROSSWAY Low Entry Natural Power, 2024 yılında ise E-WAY H2 modelleriyle aynı ödüle layık görülmüştü. 2013 yılından bu yana iki yılda bir verilen “Uluslararası Sürdürülebilirlik Ödülü”; ekonomik performans, sosyal sorumluluk ve çevresel sürdürülebilirliği başarıyla bir araya getiren şirketleri ödüllendiriyor. Ödül, Bus2Bus Fuarı öncesinde Berlin’de düzenlenen törende, IVECO Deutschland AG- IVECO BUS İşletme Direktörü Yves Nax’a takdim edildi. Şehirler Arası ve Şehir İçi Kullanım İçin Emisyonsuz Çözüm CROSSWAY Low Entry ELEC, 12 ve 13 metrelik versiyonlarıyla hem şehir içi (Sınıf I) hem de şehirler arası (Sınıf II) kullanım ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Alçak girişli ön tasarımı sayesinde yolcu akışını kolaylaştıran araç, oturan ve ayakta yolcu dengesinin önemli olduğu hatlar için optimize edilmiş bir yapı sunuyor. 230 kW gücündeki merkezi elektrik motoru ve 485 kWh kapasiteye kadar ulaşabilen yüksek enerji yoğunluklu NMC bataryalarıyla donatılan model, yaklaşık 400 kilometreye varan menzil sağlıyor. Sessiz ve tamamen emisyonsuz yapısıyla sera gazı salımlarını, hava kirleticilerini ve gürültü seviyesini önemli ölçüde azaltan CROSSWAY Low Entry ELEC, hem yolcular hem de şehir sakinleri için yaşam kalitesine katkıda bulunuyor. Araç, Bus2Bus fuarında Salon 27, 260 numaralı IVECO BUS standında sergileniyor. Elektrifikasyon Sürecinde Kapsamlı Çözüm Ortaklığı IVECO BUS, yalnızca araç üreticisi olmanın ötesine geçerek; yerel yönetimler ve toplu taşıma operatörleri için elektrifikasyon süreçlerinde kapsamlı çözümler sunan bir iş ortağı olarak konumlanıyor. CROSSWAY Low Entry ELEC, bu yaklaşımın somut bir örneğini oluşturuyor. Model, operatörlerin operasyonel, ekonomik ve sürdürülebilirlik hedeflerine uygun olarak geliştirilen “Energy Mobility Solutions” kapsamındaki uzmanlıkla destekleniyor. Araç ayrıca, IVECO’nun tüm modellerinde sunduğu IVECO ON bağlantılı hizmetlerle donatılıyor. Bu sistem sayesinde gerçek zamanlı izleme, operasyonel optimizasyon ve filo verimliliğinde sürekli iyileştirme mümkün hale geliyor. IVECO BUS Avrupa Ticari Operasyonlar Başkanı Giorgio Zino konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “CROSSWAY Low Entry ELEC ile elektromobilite alanındaki uzmanlığımızı bir kez daha tescilleyen bu ödülü almaktan büyük gurur duyuyoruz. IVECO BUS olarak, yüzde 100 elektrikli mobilite çözümleri ve entegre hizmetlerden oluşan kapsamlı ekosistemimizle, toplu taşıma paydaşlarının enerji dönüşümünü somut ve sürdürülebilir biçimde gerçekleştirmelerine destek oluyoruz.”

Renault Trucks Ve Hugelshofer, Yoğun Operasyon Koşullarında Elektrikli Kamyonların Potansiyelini Ortaya Koyuyor Haber

Renault Trucks Ve Hugelshofer, Yoğun Operasyon Koşullarında Elektrikli Kamyonların Potansiyelini Ortaya Koyuyor

Hugelshofer Lojistik AG CEO’su Martin Lörtscher konuyla ilgili şu açıklamada bulunuyor: “Asıl kritik soru kamyonun maksimum menzili değil, taşımacılık operasyonlarına nasıl entegre edildiğidir. Rotalarımızı ve şarj stratejimizi uyarlayarak elektrikli kamyonlarımızın günlük çalışma süresini en üst seviyeye çıkarabiliyoruz. Böylece faaliyetlerimize mükemmel şekilde uyarlanmış gerçek endüstriyel varlığa dönüşüyorlar.” Elektrikli kamyon kullanımını en üst düzeye çıkmak için tasarlanmış bir lojistik sistemi Hugelshofer, 80’i elektrikli olmak üzere toplam 220 kamyondan oluşan bir filoya sahip bulunuyor. Şirkette görev yapan 150 sürücü, günlük operasyonlarında elektrikli ağır ticari araçları kullanıyor. Elektrikli kamyonların kullanım süresini en üst düzeye çıkarmak ve toplam sahip olma maliyetini (TCO) optimize etmek amacıyla Hugelshofer Lojistik, Renault Trucks E-Tech T araçlarını çift şoförlü olarak işletiyor. Sürücüler, zorunlu dinlenme molaları sırasında ara şarj işlemlerini gerçekleştirirken tam şarj işlemi gece boyunca depoda gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım sayesinde, nominal menzili 300 km olan her bir elektrikli kamyon, klasik bir operasyon gününde 600 km’nin üzerinde yol kat edebiliyor. Rekor bir günde ise İsviçreli operatörün filosundaki Renault Trucks E-Tech T araçlarından biri, 24 saat içinde 1.007 km yol yaptı. Bu performans, görev tanımı, operasyon alanı ve şarj stratejisi net bir şekilde belirlendiğinde yoğun kullanımın mümkün olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda, batarya kapasitesinin doğru şekilde boyutlandırılmasının önemine dikkat çekiyor. Kullanım şekline bağlı olarak maksimum batarya kapasitesini seçmek her zaman gerekli olmayabilir. Batarya kapasitesi, yük taşıma kapasitesini ve verimliliği koruyacak şekilde uyarlanabilir. Bu nedenle Renault Trucks, operasyonel kısıtlamalarına ve gerçek ihtiyaçlarına göre en uygun konfigürasyonu belirlemek için müşterileriyle yakın iş birliği içinde çalışıyor. Performansı artıran şarj altyapısı Hugelshofer’in Renault Trucks E-Tech T araçlarının performansı, büyük ölçüde optimize edilmiş bir şarj altyapısına dayanıyor. Taşımacının Frauenfeld tesisinde, maksimum 480 kW güce sahip 30 hızlı şarj istasyonu bulunuyor ve bu altyapı sayesinde günde 100 kamyona kadar şarj gerçekleştirilebiliyor. Bu sistem, yıllık 1,2 milyon kWh elektrik üreten bir fotovoltaik (güneş enerjisi) sistem ile desteklenirken, üç adet trafo elektrik şebekesinin stabilitesini sağlıyor. Sonuç olarak, şarj işlemlerinin %95’i doğrudan depoda gerçekleştiriliyor. Böylece maliyet kontrolü, operasyonel güvenilirlik ve günlük operasyonların kesintisiz şekilde yürütülmesi mümkün oluyor. İsviçre, ağır ticari araç elektrifikasyonu için destekleyici bir ekosistem Hugelshofer Lojistik, elektrikli kamyonlarında, benzer dizel araçlara kıyasla yaklaşık %30 daha düşük işletme maliyeti elde ediyor. Bu sonuç, şirketin stratejik ve operasyonel tercihlerinin yanı sıra, ağır ticari araç elektrifikasyonunu destekleyen İsviçre mevzuatının da etkisiyle mümkün oluyor. İsviçre’de sıfır emisyonlu kamyonlar, LSVA yol kullanım ücreti kapsamında önemli avantajlardan faydalanarak, elektrikli araçları geleneksel içten yanmalı araçlarla ekonomik açıdan rekabet edebilir hale getiriyor. Ayrıca İsviçre Konfederasyonu, 2026–2030 yılları arasında ağır ticari araçlar için şarj altyapısının yaygınlaştırılmasına yönelik 20 milyon İsviçre Frangı tutarında bir yatırım programı açıkladı. Bu destekleyici yapı sayesinde İsviçre modeli, özellikle ağır ticari araçların elektrifikasyonu için son derece elverişli bir ortam sunuyor: 2025’in ilk 11 ayında, 16 ton üzeri araçlarda elektrifikasyon oranı %14,7 olarak kaydedildi. Bu oran, Avrupa ortalaması olan %1,9’un neredeyse sekiz katı seviyesinde bulunuyor. Renault Trucks için elektrikli mobilite, karayolu yük taşımacılığında dekarbonizasyon hedeflerine ulaşmanın temel araçlarından biri olarak konumlanıyor. İsviçre örneği, araçlar, altyapı, organizasyon ve kamu politikalarının birlikte ilerlemesi halinde elektrikli kamyonlara geçişin hızlanabileceğini gösteriyor. Bu nedenle Avrupa ülkelerinin, büyük ölçekli elektrifikasyon için gerekli koşulları oluşturmak adına bu modelden ilham alması büyük önem taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.