Hava Durumu

#Enerji Verimliliği

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Enerji Verimliliği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Enerji Verimliliği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MAN Etgm’nin Dünya Prömiyeri  Transpotec Logitec Fuarında Gerçekleşti Haber

MAN Etgm’nin Dünya Prömiyeri Transpotec Logitec Fuarında Gerçekleşti

MAN Truck & Bus, yeni MAN eTGM ile tamamen elektrikli kamyon portföyünü genişleterek orta menzilli dağıtım segmentindeki ürün gamını güçlendirdi. 480 kilometreye kadar menzil sunan 16 tonluk yeni kamyon, 13 Mayıs 2026'da Milano'daki Transpotec Logitec ticari araç fuarında dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Yeni MAN eTGM, hafif MAN eTGL ile ağır hizmet tipi eTGX ve eTGS modelleri arasındaki boşluğu doldurdu. MAN fuarda, 12 ila 50 ton arasındaki, modüler ve seriler arası bir teknoloji konseptine dayanan istikrarlı, tek tip eTruck portföyünü de ilk kez sergiledi. 16,01 ton (opsiyonel olarak 16,5 ton) azami ağırlığa ve yaklaşık 10,6 tona kadar şasi yük kapasitesine sahip MAN eTGM, farklı üstyapı uygulamaları için önemli bir kapasite rezervi sunuyor. Ayrıca 16 ton üzeri segmentte tamamen elektrikli bir kamyon olarak, birçok Avrupa pazarında önemli geçiş ücreti avantajları sağlıyor. MAN eTGM, filoların emisyonlarını önemli ölçüde azaltırken, nakliye şirketlerinin ağır ticari araçlara yönelik AB CO₂ filo hedefleri gibi yasal gereklilikleri karşılamasına da katkıda bulunuyor. Şehir içi ve bölgesel taşımacılık için tasarlandı MAN eTGM, kentsel ve bölgesel dağıtım taşımacılığının ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlandı. Artan enerji fiyatları, sıkılaşan emisyon düzenlemeleri ve yükselen gürültü kısıtlamaları, elektrikli ticari araçları özellikle şehir içi kullanımda hem ekonomik hem de ekolojik açıdan cazip bir alternatif haline getiriyor. Yüksek yük kapasitesi ve 33 tona kadar brüt kombinasyon ağırlığıyla römorklu kullanım imkânı veren yeni eTGM, özellikle büyük operasyonel esneklik ve verimli elektrikli güç aktarma sistemiyle tüm ihtiyaçlara güçlü bir çözüm sunuyor. MAN Truck & Bus Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, yeni modelle ilgili şunları söyledi: “MAN eTGM ile şehir içi ve bölgesel dağıtım taşımacılığı için ideal elektrikli çözümü yollara çıkarıyoruz. Bu model, eTruck portföyümüzün doğal bir devamı niteliğinde ve MAN'ı batarya ile çalışan ticari araçlarda tam kapsamlı gerçek bir tedarikçi haline getiriyor.” Geniş bir uygulama alanı için geliştirilmiş tek tip eTruck konsepti MAN eTGM, markanın diğer ağır hizmet modellerinde olduğu gibi standartlaştırılmış, modüler BEV sistemine dayanıyor. Merkezi tahrik ünitesi, akü sistemleri, yüksek voltaj mimarisi ve termal yönetim sistemleri, eTGX ve eTGS modellerinde uyarlanarak orta segment için uyarlandı. MAN eCD210 elektrikli tahrik, MAN TipMatic 2 şanzımanla birlikte 210 kW (285 hp) güç ve 800 Nm maksimum tork üretiyor. Yüksek enerji geri kazanım performansı sayesinde özellikle dur-kalk sürüşlerde yüksek enerji verimliliği sağlıyor. İki ila dört batarya paketiyle sunulan sistem, toplamda 320 kWh'ye kadar kullanılabilir kapasite sunuyor. Bu modüler batarya sistemi, kullanım senaryosuna göre optimize edilerek gereksiz maliyet ve ağırlığın önüne geçiliyor. Konfigürasyona bağlı olarak, 480 kilometreye kadar menzil elde edilebiliyor. Yüksek çeşitlilik, tam montaj kolaylığı MAN, geliştirme sürecinde üstyapı üreticilerini erken aşamada sürece dahil ederek farklı uygulamalara uyumu ön planda tuttu. Üstyapı dostu arayüzler, optimize edilmiş dingil mesafeleri ve rekabet ortamında gerçek bir satış argümanı olan mekanik güç aktarma mili (mPTO) sayesinde, karmaşık ayarlamalara gerek kalmadan yaygın seri tasarımların kullanılmasını sağlıyor. MAN eTGM'nin başlıca kullanım alanları arasında gıda ve perakende lojistiği, belediye hizmetler, inşaat ve atık yönetimi ile bölgesel dağıtım taşımacılığı yer alıyor. MAN eTGM'nin piyasaya sürülmesiyle MAN Truck & Bus, doğru zamanda doğru ürünle nakliye sektörünün dönüşümünü aktif olarak ilerletme yolunda ilerlemeye devam ediyor. MAN, yeni ürün ve hizmetleriyle fuarda büyük ilgi gördü MAN Truck & Bus, Milano'da düzenlenen ticari araç fuarı Transpotec Logitec 2026'da ağır hizmet uzun yol taşımacılığından dağıtım operasyonlarına, inşaattan uygulamalarından hafif ticari araçlara ve yolcu taşımacılığına kadar uzanan geniş ürün gamını sergiledi. Fuarda özellikle ağır hizmet uzun yol taşımacılığına yönelik MAN eTGX modeli ve MCS teknolojisine sahip yüksek performanslı şarj altyapısı öne çıktı. MAN, ayrıca karbon salımını azaltmayı destekleyen danışmanlık, dijital çözümler ve servis hizmetlerinden oluşan kapsamlı ekosistemini de tanıttı. Elektrikli ürün gamının yanı sıra MAN TGX D30 ve özel Individual Lion S modelleri gibi verimli geleneksel araçlarda fuarda yer aldı. Bununla birlikte MAN, fuarda inşaat uygulamaları için geliştirilen çok yönlü TGS, dağıtım taşımacılığına yönelik TGL ve MAN TGE tabanlı özel amaçlı araç ve minibüs çözümlerini sergiledi. MAN’ın fuar sergisinde ayrıca, sıfır emisyonlu MAN Lion’s City 12 E LE şehir otobüsü ve verimli MAN Lion’s Intercity R60 Hybrid de yer aldı. MAN’ın TopUsed hizmetinin yanı sıra her tür aktarma organı için geniş bir hizmet, finansman, bağlantı ve destek çözümleri yelpazesiyle tamamlayan sergi, MAN’ı sürdürülebilir mobilite için kapsamlı bir ortak olarak konumlandırıyor.

Yeni VW T-Roc Yola Continental Lastikleriyle Çıkıyor Haber

Yeni VW T-Roc Yola Continental Lastikleriyle Çıkıyor

Yeni Volkswagen T-Roc’un yol arkadaşı Continental oldu. Dünyanın önde gelen lastik üreticilerinden Continental, Volkswagen’in yeni kompakt SUV modeli T-Roc için ana tedarikçi seçildiğini duyurdu. İş birliği kapsamında; 16 ile 19 inç arasındaki ebatlarda sunulan EcoContact 7 S ve EcoContact 7 yaz lastiklerinin yanı sıra, kış şartları için WinterContact TS 870 P ve dört mevsim konforu için AllSeasonContact 2 modelleri resmi onay aldı. Yeni T-Roc’un Tercihi: Benzersiz Continental Konforu Continental, yeni T-Roc için geliştirdiği ileri teknoloji çözümleriyle sürüş verimliliğini ve konforu yeniden tanımlıyor. Özel kauçuk bileşimi ve Akıllı Enerji Karkas teknolojisiyle yüksek enerji verimliliği sağlayan EcoContact 7 yaz lastiğinin karkasında, iç astarında ve yanaklarında kullanılan yeni malzemeler, lastik içindeki sürtünmeyi düşürerek yuvarlanma direncini azaltıyor. Aynı zamanda aerodinamik açıdan optimize edilen yanak tasarımı da verimliliği bir üst seviyeye taşıyor. Continental, bu noktada golf topundan ilham alan "aerodimple" yapısı da dahil olmak üzere çeşitli teknolojileri bir araya getiriyor. Lastik yanağında yer alan bu küçük çukurlar, lastiğin arkasındaki hava türbülansını minimuma indirerek aracın çok daha az enerji harcamasını sağlıyor. Lastiğin "Sessiz Desen" sırt tasarımı ise yuvarlanma gürültüsünü önemli ölçüde düşürüyor. Continental mühendisleri; sırt bloklarının aralığını ve açılarını, özellikle şehir içi düşük hızlarda ortaya çıkan gürültü frekanslarına uyarlayarak optimize ediyor. Bu sayede hem araç içindekilere sessiz ve konforlu bir sürüş deneyimi sunuluyor hem de yayalar ve çevre sakinleri için gürültü seviyesi fark edilir derecede azalıyor. Yeni T-Roc için enerji verimliliğini merkeze alan EcoContact 7 modeli 16, 17 ve 18 inç ebatlarında onaylanırken, serinin daha sportif versiyonu EcoContact 7 S, 16, 17 ve 19 inç seçenekleriyle sürücülerle buluşuyor. Islak ve Soğuk Hava Koşullarında WinterContact TS 870 P ve AllSeasonContact 2 Volkswagen kış sürüşleri için ise Continental WinterContact TS 870 P modelini tavsiye ediyor. Lastiğin sırt tasarımı ve yenilikçi kılcal kanal yapısı, kar ve buz üzerinde üstün bir yol tutuşu sunuyor. Düşük sıcaklıklarda bile esnekliğini koruyan kauçuk bileşimi ise fren mesafesini kısaltarak; ıslak, soğuk ve karlı koşullarda dahi güvenli bir duruş sağlıyor. Tüm yıl boyunca tek bir lastik seti kullanmayı tercih eden sürücüler dört mevsim seçeneği AllSeasonContact 2'yi seçerek hem yaz mevsiminde hem de ıslak kış koşullarında dengeli bir performansa sahip oluyor. Aşağıdaki lastik serileri, yeni Volkswagen T-Roc için birçok ülkede belirtilen ebatlarda onaylanmıştır: EcoContact 7 S: 225/45 R19 92W FR EcoContact 7 S: 225/55 R17 97V FR EcoContact 7 S: 225/60 R16 98V FR EcoContact 7: 225/50 R18 95V FR EcoContact 7: 225/55 R17 97V FR EcoContact 7: 225/60 R16 98V FR WinterContact TS 870 P: 215/60 R16 95H FR WinterContact TS 870 P: 215/55 R17 94V FR AllSeasonContact 2: 215/55 R17 94V FR AllSeasonContact 2: 225/50 R18 95V FR

Michelin, Almanya’daki Tire Technology Expo 2026’da Dört Büyük Ödül Kazandı Haber

Michelin, Almanya’daki Tire Technology Expo 2026’da Dört Büyük Ödül Kazandı

Michelin Grubu İcra Komitesi Ar-Ge Başkan Yardımcısı, Philippe Jacquin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Tire Technology Expo’da dört ödül kazanmak, ekiplerimizin kolektif gücünün ve inovasyonlarımızın bilimsel, teknolojik ve çevresel derinliğinin güçlü bir göstergesi. Ay’dan yola uzanan bu yolculukta, polimer kompozitler konusundaki derin bilgi birikimimiz sayesinde sınırları zorlamaya, yeni deneyimler yaratmaya, araştırmaları gerçek hayata taşımaya ve yeni nesil malzemelerin gelişimini hızlandırmaya devam ediyoruz. Bu ödüller yalnızca teknik ilerlemelerimizi değil, Michelin’de her gün hayatı iyileştirmek ve bugün ve gelecek nesiller için mobiliteyi ileri taşımak için çalışan tüm ekiplerimizin kararlılığını da onurlandırıyor.” MİLAW – Yılın Konsepti: Michelin’in teknolojik ufkunu Ay yüzeyine taşıyor Michelin’in Ay yüzeyi için geliştirdiği havasız lastiği (Michelin Lunar Airless Wheel - MiLAW), çığır açan teknolojisiyle “Yılın Konsepti” ödülüne layık görüldü. Gelecekteki Artemis Ay görevlerinde kullanılacak keşif araçları için geliştirilen bu havasız çözüm, Michelin’in 20 yılı aşkın süredir yürüttüğü hava basınçsız yapılar, yüksek teknolojili polimerler ve üç boyutlu baskı gibi gelişmiş üretim süreçlerine dayanan araştırmaların sonucudur. MiLAW; radyasyon, son derece aşındırıcı arazi koşulları ve -240°C ile +100°C arasında değişen sıcaklıklar gibi ekstrem koşullara dayanmak zorunda. Aynı zamanda Ay yüzeyinde güvenli çekiş ve uzun ömürlü performans sunması gerekiyor. Bu özellikler, Michelin’in ileri seviye test yöntemlerini ve dijital simülasyon yetkinliklerini önemli ölçüde ilerletmesi sayesinde geliştirildi. Bu inovasyon yalnızca uzayla sınırlı değil. MiLAW sayesinde elde edilen bilgi birikimi, dayanıklılık ve uzun ömürlü performansın kritik olduğu Dünya’daki zorlu kullanım alanlarına yönelik olarak Michelin’in gelecekteki çözümlerine de doğrudan katkı sağlıyor. MICHELIN Primacy 5 Energy - Yılın Lastiği: Üç farklı kategoride A derecesine sahip, uzun ömürlü yaz lastiği MICHELIN Primacy 5 Energy, Tire Technology Expo’da “Yılın Lastiği” ödülünün sahibi oldu. Lansmanından önce yaklaşık 20 büyük küresel otomotiv markası tarafından tercih edilen bu yaz lastiği, hâlihazırda geliştirme aşamasında olan 50’den fazla yeni modelde kullanılmak üzere seçildi. Islak zeminde yol tutuş, enerji verimliliği ve gürültü seviyesi kategorilerinde AB etiketlemesinde A derecesine sahip olan MICHELIN Primacy 5 Energy, aynı zamanda kendi kategorisinde en uzun ömürlü lastik konumunda bulunuyor(1). Artan güvenlik beklentileri, elektrikli araçlara uyumluluk, düşük emisyon hedefleri, enerji verimliliği ve sürdürülebilir malzeme kullanımı gibi kriterlerin ön plana çıktığı bir dönemde, MICHELIN Primacy 5 Energy bu ihtiyaçların tamamına güçlü bir yanıt veriyor. BioButterfly - Yılın Çevresel Başarısı (Endüstriyel Katkı): Biyobazlı bütadien ve elastomer üretimi Michelin, IFP Energies Nouvelles ve Axens liderliğinde, Fransa Çevre ve Enerji Yönetim Ajansı’nın (French Agency for the Environment and Energy Management - ADEME) desteğiyle yürütülen BioButterfly programı, “Yılın Çevresel Başarısı - Endüstriyel Katkı” ödülünü kazandı. 12 yılı aşkın araştırma süreci ve 80 milyon avroyu aşan yatırımın ardından, Michelin’in Bassens tesisinde 2023 yılında devreye alınan endüstriyel pilot tesis, biyobazlı etanolden biyobazlı bütadien üretimini başarıyla tamamladı. Bu süreçle üretilen ilk elastomerler, lastiklerde kullanım için gerekli tüm teknik gereklilikleri karşılarken, fosil bazlı bütadiene kıyasla karbon ayak izini önemli ölçüde düşürüyor. BioButterfly, biyobazlı elastomer endüstrisinin gelişimi ve lastik değer zincirinin tamamında karbon etkisinin azaltılması açısından kritik bir kilometre taşı olarak öne çıkıyor. Pascal Prost, Tire Tech 2026 Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nün sahibi oldu Michelin'de 35 yıl boyunca özveriyle hizmet veren ve halihazırda Lastik Teknolojilerinde Kıdemli Uzman görevini yürüten Pascal Prost, Tire Tech 2026 Yaşam Boyu Başarı Ödülü'ne layık görüldü. Kariyeri boyunca, özellikle lastik performans gereksinimlerinin sıklıkla çelişkili olduğu durumlarda bile tüm teknik zorlukların üstesinden büyük bir başarıyla gelen Prost, Michelin Grubu’nda çok sayıda ekiple birlikte çalışmasının yanı sıra üniversiteler ve araç üreticileriyle de yakın iş birlikleri yürüttü. İki tekerlekli ve binek araç lastikleri alanındaki teknik kariyeri (özellikle düşük yuvarlanma direncine sahip lastikler ve eko-tasarım çalışmaları) Michelin’in inovasyon yaklaşımını ve sürdürülebilir mobilite hedeflerini net şekilde yansıtıyor. Bu ödül, yalnızca bireysel bir kariyer başarısını değil, Michelin Grubu’nun tamamında ortaya konan kolektif mükemmeliyeti de temsil ediyor. Araştırmadan ürün inovasyonuna, çevresel etki azaltımından olağanüstü kariyerlerin takdirine uzanan bu dört ödül, Michelin’in derin uzmanlığı ve çok yönlülüğünü bir kez daha gözler önüne seriyor. Bu başarı aynı zamanda güçlü bir mesaj da veriyor: Michelin, Dünya’da ve ötesinde, daha güvenli, daha yüksek performanslı ve daha sürdürülebilir bir mobilite için inovasyona hız kesmeden devam ediyor.

Anadolu Isuzu, BUS2BUS 2026’da Yeni Nesil Novociti Volt’u Tanıttı Haber

Anadolu Isuzu, BUS2BUS 2026’da Yeni Nesil Novociti Volt’u Tanıttı

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, 15–16 Nisan 2026 tarihlerinde Berlin’de düzenlenen BUS2BUS Fuarı’nda, “Geleceğin Mobilitesi” vizyonu doğrultusunda geliştirdiği Novociti Volt 2. Nesil modelini sergiledi. İki yılda bir gerçekleştirilen ve otobüs endüstrisinin önemli buluşmaları arasında yer alan BUS2BUS’ta Anadolu Isuzu, %100 elektrikli Novociti Volt platformunun geliştirilmiş versiyonu olan bu modeliyle çevreci ulaşım çözümlerini uluslararası platforma taşıdı. Yeni nesil Novociti Volt sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunuyor Çevre dostu ulaşım çözümlerine odaklanan Anadolu Isuzu, elektrikli araç alanındaki yetkinliğini yeni nesil ürünlerle güçlendirmeyi sürdürüyor. Avrupa’da özellikle yerel yönetimlerin yoğun ilgi gösterdiği Novociti Volt platformu üzerine geliştirilen yeni nesil Novociti Volt, şehir içi ulaşımda sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunuyor. Dar şehir sokakları ve orta yoğunluklu hatlar için optimize edilen model, artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla öne çıkıyor. Yeni nesil Novociti Volt, 211 kWh ve 268 kWh kapasiteli batarya seçenekleriyle şehir içi ulaşımda sessiz ve verimli bir sürüş deneyimi yaşatıyor. Bu bataryalar tek şarjla 400 km'ye kadar menzil sağlarken, 270 kW güç ve 2500 Nm tork üreten motoru besleyerek yüksek performans sunuyor. Geleceğin ulaşımı BUS2BUS’ta ele alındı BUS2BUS, Messe Berlin ve Almanya’da yaklaşık 3.000 özel otobüs işletmecisini temsil eden Alman Otobüs ve Otobüs İşletmecileri Birliği (BDO) tarafından düzenleniyor. 19 ülkeden 140’tan fazla şirketin katılımıyla gerçekleştirilen BUS2BUS 2026’da şehir içi ve şehirler arası ulaşımın geleceğine dair yenilikçi yaklaşımlar paylaşıldı. Otobüs üreticileri ve tedarikçilerin en yeni ürün ve teknolojilerini sergilediği fuarda, bu yıl özellikle dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yeni nesil mobilite çözümleri öne çıktı.

Kıta Logistics’ten Yeşil Lojistik ve Dijital Dönüşümde Güçlü Hamle: 600 Milyon TL’lik Stratejik Yatırım Haber

Kıta Logistics’ten Yeşil Lojistik ve Dijital Dönüşümde Güçlü Hamle: 600 Milyon TL’lik Stratejik Yatırım

Yeni yatırım kapsamında devreye alınan antrepo ve depolarda sürdürülebilirlik odağı yalnızca bir yaklaşım değil, operasyonel tasarımın temel unsuru haline getirildi. Yenilenebilir enerji sistemleriyle desteklenen tesislerde çatı üstü güneş panelleri aracılığıyla enerji üretimi sağlanırken, enerji tasarruflu aydınlatma altyapıları, depo içi geri dönüşüm uygulamaları ve çevre dostu ambalaj çözümleri entegre bir yapı içinde kurgulandı. Lityum iyon forklift teknolojisine geçişle birlikte hem enerji verimliliği hem de iş güvenliği standartları yükseltildi. Bu teknolojideki Forklift sayısı 24’e çıktı. Süreç optimizasyonu çalışmalarıyla kaynak kullanımı daha verimli hale getirilirken, elektrik ve yangın güvenliği alanında kurulan akıllı sistemler operasyonel sürekliliği güçlendiren kritik bir rol üstlendi. Sürdürülebilir taşımacılık hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen filo gençleştirme yatırımı da dönüşümün önemli ayaklarından biri oldu. Bu kapsamda 31 adet yeni nesil Ford Trucks Gen 2 araç filoya katıldı. Araçların tamamının Euro 6 emisyon standardında olması sayesinde yakıt tüketimi ve karbon salımında kayda değer iyileşmeler hedeflenirken, operasyonel verimlilik ve çevresel performans birlikte ele alındı. Kıta Logistics, karbon ayak izi yönetiminde de yeni bir aşamaya geçti. Karbon ayak izi hesaplamalarının artık şirketin kendi iç kaynaklarıyla gerçekleştirilebilmesi sayesinde süreçler hız kazanırken, karar mekanizmaları daha güçlü veri setleriyle beslenmeye başladı. Bu yetkinlik, karbon azaltım stratejilerinin daha etkin planlanmasına ve sürdürülebilirlik performansının ölçülebilir biçimde yönetilmesine olanak sağlıyor. Şirket, ISO 14064-1 Kurumsal Karbon Ayak İzi Hesaplama Belgesi için denetim öncesi hazırlık çalışmalarını da eş zamanlı olarak sürdürüyor. Marka; Kara yolu özmal ve Deniz yolu ile taşınan tüm yüklerindeki emisyon miktarını müşterileriyle paylaşabiliyor. Hava yolu ile ilgili ölçümleri ise yapmak ve paylaşmak üzere gereken hazırlıkları planlıyor. Dijital dönüşüm programı kapsamında satış, pazarlama ve satın alma süreçleri akıllı otomasyon sistemleriyle yeniden yapılandırıldı. Devreye alınan dijital altyapı sayesinde fiyatlandırma kapasitesinde %60’ın üzerinde artış sağlanırken, teklif hacmi %20 oranında büyüdü. Operasyonel iletişim süreçlerinde gerçekleştirilen otomasyon çalışmalarıyla müşteri yük konum takibine ilişkin yaklaşık 4.000 e-mail süreci sistem tarafından yönetilir hale geldi. Bu dönüşüm, ekiplerin yüzlerce saatlik zaman kazanımı elde etmesini sağlarken, söz konusu kaynak doğrudan satış geliştirme ve fiyatlandırma faaliyetlerine yönlendirildi. Şirketin dijitalleşme vizyonu, operasyonların tek platform üzerinden yönetildiği, sistemlerin birbiriyle entegre çalıştığı ve karar süreçlerinin veri odaklı ilerlediği bir yapı üzerine inşa ediliyor. Bu yaklaşım; manuel iş yükünün azaltılmasıyla operasyonel mükemmelliğin güçlendirilmesini, Tmaxx platformunun müşteri, acente ve ERP sistemleriyle entegre edilerek kesintisiz veri akışının sağlanmasını ve performans metrikleri ile KPI’ların sistem üzerinden anlık izlenmesini kapsayan bütüncül bir dönüşüm stratejisini temsil ediyor. Kurumsal altyapı dönüşümü çerçevesinde Finans ve Mali işler süreçlerinde SAP sistemine geçiş tamamlanırken, insan kaynakları süreçlerinde SAP SuccessFactors platformunun devreye alınması planlanıyor. Bu adımlarla birlikte hem kurumsal verimlilik hem de çalışan deneyimi odağında daha entegre ve ölçülebilir bir yapı hedefleniyor. Yönetimden Mesajlar Emre Eldener – Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı “Lojistik sektörü dünyada artık yalnızca hız ve maliyet odağında değil; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri temelli yönetim ekseninde yeniden tanımlanıyor. Kıta Logistics olarak yaptığımız yatırımları bir teknoloji modernizasyonu ya da çevresel sorumluluk projesi olarak değil, şirketimizin geleceğe uyum stratejisinin temel yapı taşları olarak görüyoruz. Bugün Avrupa parsiyel kara yolu yüklerimizde yapay zekayı kullanarak rota ve yük optimizasyonu gerçekleştirebiliyoruz. Yeşil lojistik uygulamalarımızla çevresel etkimizi azaltırken, dijital dönüşüm adımlarımızla müşterilerimize daha şeffaf, daha hızlı ve daha öngörülebilir bir hizmet modeli sunuyoruz. Bu dönüşüm, aynı zamanda rekabet gücümüzü kalıcı biçimde güçlendiren stratejik bir kaldıraç niteliği taşıyor.” Bilal Yurttaş – Depo ve Antrepolar Genel Müdürü “Depo ve antrepo yatırımlarımızda sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve operasyonel mükemmelliği birbirinden ayrı başlıklar olarak değil, tek bir entegre yapı olarak ele aldık. Yenilenebilir enerji kullanımı, lityum iyon teknolojisiyle çalışan ekipmanlar, akıllı güvenlik sistemleri ve optimize edilmiş süreçler sayesinde hem çevresel performansımızı hem de hizmet kalitemizi yukarı taşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada tesislerimiz yalnızca fiziksel depolama alanları değil; teknolojiyle güçlendirilmiş, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı lojistik merkezleri haline gelmiş durumda.”

Mercedes-Benz Türk’ün Karbon Emisyonunu Azaltan Projesine Ödül Haber

Mercedes-Benz Türk’ün Karbon Emisyonunu Azaltan Projesine Ödül

Mercedes-Benz Türk’ün otobüs geliştirme ekibi, Daimler Truck AG’nin düzenlediği “2026 Green Mover Award” yarışmasında, otobüs üretim sürecinde petrol bazlı yapıştırıcıları ortadan kaldırarak karbon emisyonlarını azaltan tekstil bazlı tavan kaplaması uygulaması ile ‘Yeşil Ürünler’ kategorisinde ödüle layık görüldü. Mercedes-Benz Türk Ar-Ge Merkezi Yeni Nesil Otobüs Projeleri Karoser ve Dış Tasarım Geliştirme Grup Müdürü Mustafa Çolak, Birim Müdürü Erdal Sezer ile proje mühendisleri Berkay Balcı, Vadi Erdem, Ümit Arman, ödüllerini 28 Ocak tarihinde Stuttgart’ta gerçekleştirilen törenle aldılar. İklim ve çevre sorumluluğunu operasyonel ve ticari hedeflerle birleştirerek çalışanlar tarafından geliştirilen projeleri ödüllendiren Green Mover Award yarışmasında bu yıl 107 proje yarıştı. Araç tavanlarında daha az karbon salımı sağlayan yeni nesil tekstil kaplama Ödül alan uygulama, 2024 yılından itibaren Mercedes-Benz eCitaro elektrikli otobüslerde kullanılmaya başlandı. Geliştirme çalışmaları kapsamında, daha önce alüminyumdan üretilen tavan kaplaması, özel bir tekstil bazlı malzemeyle değiştirildi. Bu değişiklikle eCitaro otobüsleri için kaynak verimliliği yüksek, yeni bir tavan kaplama konsepti geliştirildi. Bu dönüşüm sayesinde tavan kaplaması daha hafif bir yapıya kavuşurken, araç ağırlığının azalması, yakıt tüketimi ve enerji verimliliği açısından önemli kazanımlar sağlıyor. Yıllık 250 ton karbondioksit eşdeğeri emisyon azaltımı sağlayan bu uygulama, aynı zamanda üretim sürecinde sağladığı 72 bin metreküp su tasarrufu ve 6 milyon megajul (MJ) daha düşük enerji tüketimi ile sürdürülebilir üretim hedeflerini destekliyor. Yapıştırıcı işleminin ortadan kaldırılması ile üretilebilirlik sürecini daha da iyileştirirken, işlem karmaşıklığını azaltıyor ve geri dönüştürülebilirliği artırıyor. Proje, sürdürülebilirliği ve verimliliği artırarak, yüksek performans standartlarını korurken yeşil mobiliteyi ve çevre korumasını destekliyor. Türkiye’den dünyaya mühendislik çözümleri Mercedes-Benz eCitaro’nun Ar-Ge çalışmalarını yürüten Mercedes-Benz Türk Ar-Ge Merkezi, mevcut güncellemeler ve geliştirme faaliyetlerini de gerçekleştirmeye devam ediyor. Almanya’da üretimi devam eden Mercedes-Benz eCitaro’nun iç donanım, karoseri, dış kaplamalar, elektrik altyapısı, diagnoz sistemleri, yol testleri ve donanımsal dayanıklılık testleri gibi kapsamları Mercedes-Benz Türk İstanbul Ar-Ge Merkezi sorumluluğunda yürütülüyor. Proje kapsamındaki geliştirmeler de Mercedes-Benz Türk ekiplerinin yol testleri, dayanıklılık ve Hydropuls testleri de dahil olmak üzere kapsamlı Ar-Ge faaliyetlerinden sonra uygulandı. Mercedes-Benz Türk Ar-Ge Merkezi, sahip olduğu yetkinlik ve global sorumluluklarıyla sürdürülebilirlik vizyonuna Türkiye’den dünyaya sağladığı mühendislik çözümleri ile katkı sağlamaya devam ediyor.

“Hedefimiz 5 Yıl İçinde Yerli Firmalar Arasında Sektörde İlk 5’e Girmek” Haber

“Hedefimiz 5 Yıl İçinde Yerli Firmalar Arasında Sektörde İlk 5’e Girmek”

Lojistik sektörü, 2026 yılında “veri, yapay zeka, otomasyon” ile “sürdürülebilirlik ve intermodal” olarak ifade edilen iki ana trend üzerinde şekillenecek görünüyor. Her iki alanda da şimdiden “sahada” olan Sürat Lojistik, 2026 ve sonrası için güçlü hedefleri ile yoluna devam ediyor. 2025 yılı içinde yatırımlarını depolama ve dağıtım altyapısı, dijitalleşme ve otomasyon, intermodal hatların güçlendirilmesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik alanlarında yoğunlaştırdıklarını ifade eden Sürat Lojistik Genel Müdürü Tarkan Türkel, “Bugün geldiğimiz noktada; ciro ve hacim bazında Türk menşeli lojistik firmalar içinde ilk 10’da olduğumuzu ön görüyoruz. Hedef tarafında iki çıpamız var; 5 yıl içinde yerli firmalar arasında ilk 5, global oyuncuların da olduğu ölçekte ilk 10’a girmek” diyerek sözlerine şöyle devam etti: “Sürat Lojistik olarak 2026 yılı sonu için hedefimiz ise operasyonel kapasite artışı, dijitalleşme ve otomasyon, Avrupa’da doğrudan yapılanma, intermodal hatların güçlendirilmesi, enerji verimliliği ve sürdürülebilirlik diye sıralayabilirim. Yatırım tarafında dijital ve otomasyon yatırımları 2026 sermaye planımızda en büyük paya sahip olacak. Yıl içinde Avrupa’da doğrudan yapılanma için adımlar atmayı da planlıyoruz. İlk odağımız Doğu Avrupa ve özellikle Polonya-Romanya hattı. Polonya’yı Avrupa’ya açılan kapı olarak görüyoruz; Romanya ise Türk şirketlerinin güçlü karşılık bulduğu bir pazar. Ancak aceleci değiliz, önce ticaretimizin o pazarlarda konsolide şekilde büyümesini istiyoruz. Baktığımızda 2026’da iki ana trendin olacağını görüyoruz. İlki; veri, yapay zekâ, otomasyon. Bu tahmin, rota, kapasite, fiyatlama kararlarının algoritmalarla güçlenmesi demek. İkincisi ise sürdürülebilirlik ve intermodal. Yani karbonu ölçen, azaltan, raporlayan, modlar arası entegre çalışan ağlar öne çıkacak. Biz bu iki eksende hazır olmaktan öte, zaten sahada uygulayan taraftayız.” OPERASYONEL KABİLİYETİMİZİ GENİŞLETİRKEN AYNI ANDA DİJİTAL OMURGAYI KURDUK 2025 yılında sektörde hız kadar öngörülebilirlik ve maliyet yönetimi sınavının öne çıktığını yakıt, işçilik ve kapasite maliyetlerinin şirketleri daha verimli çalışmaya ittiğini belirten Türkel, bu ortamda farkı, veriyi doğru kullanan, ağı doğru kuran ve sürdürülebilirliği işin merkezine koyan oyuncuların yarattığına işaret etti. Türkel, “Biz de tam bu nedenle 2025’te odağımızı veriyle yönetilen operasyon, intermodal ve uçtan uca görünürlük ekseninde büyüttük” değerlendirmesinde bulundu. Sürat Lojistik için 2025’in ölçeği büyütürken sistem kurma yılı olduğunu kaydeden Türkel, “Operasyon kabiliyetimizi genişletirken aynı anda dijital omurgayı kurduk; yani işi sadece büyütmedik, yönetilebilir hale getirdik” diyerek şunları söyledi: “Türkiye’de 81 ile yaygın hizmet yapımızı güçlendirdik, depolama ve dağıtım yatırımlarımızı hızlandırdık; talebe göre yeni depo alanları için de çalışıyoruz. Operasyon tarafında ayrıca; dökme yük operasyonları, soğuk zincir, intermodal ve Avrupa ekspres hatları gibi çok modlu yapıyı daha entegre çalıştırdık. 2025’in ilk yarısında tonaj bazında iki katın üzerinde büyüme kaydettik; bu ivmenin arkasında kadro, operasyon disiplini ve dijitalleşme var. Ayrıca yılın ilk altı ayında iş hacmi ve ciroda da geçen yılın aynı dönemine göre iki katın üzerinde büyüme gerçekleştirdik.” SİSTEM; TRAFİK, HAVA DURUMU VE HAT YOĞUNLUĞUNA GÖRE KENDİNİ GÜNCELLİYOR Müşteri deneyiminde en büyük farkı görünürlük ve dinamik planlamada yarattıklarını belirten Tarkan Türkel, rota planlama, yük optimizasyonu, filo takibi ve müşteri görünürlüğünü tek platformdan yönettiklerini, bu sayede hem hız kazandıklarını hem de hata oranlarını düşürüp teslimat sürelerini kısalttıklarını kaydetti. Sürat Lojistik’i bugün bulunduğu noktaya taşıyan en büyük gücü, “doğru kadro, operasyonel disiplin ve dijitalleşme” olarak özetleyen Türkel, “Biz şirketin temel yapı taşlarını yani sistemler, süreçler ve ekibi sıfırdan kurduk. Hiyerarşiden çok sorumluluğa dayalı, hızlı karar alan bir kültür inşa ettik. Dijitalleşme ve otomasyon sahada karşılığı çok somut oldu. “Hangi gün, hangi bölgede, ne kadar taşıma olacak” gibi kararları algoritmalar önden hesaplıyor; biz de kapasiteyi, rotayı, yakıtı buna göre yönetiyoruz. Özetle: sezgiyle değil, sayılarla hareket ediyoruz; sistem trafik, hava durumu, hat yoğunluğu gibi etkenlere göre kendini güncelliyor” ifadesini kullandı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.