Hava Durumu

#Filo Yenileme

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Filo Yenileme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Filo Yenileme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mapar Otomotiv ile Metro Turizm’den 100 Adetlik Dev MAN İş Birliği Haber

Mapar Otomotiv ile Metro Turizm’den 100 Adetlik Dev MAN İş Birliği

Türkiye karayolu yolcu taşımacılığının köklü markalarından Metro Turizm, gerçekleştirdiği 100 adetlik yeni MAN Lion's Coach yatırımıyla sektörde yeniden dikkatleri üzerine çekti. Filo yenileme ve büyüme hamlesine hız veren Metro Turizm, yeni nesil MAN Lion’s Coach araçlarını filosuna katmaya başladı. Toplam 100 adetlik dev yatırım kapsamında teslim edilen ilk araçlar, düzenlenen törenle Metro Turizm yetkililerine teslim edildi. Satışı doğrudan MAN fabrikası tarafından gerçekleştirilen araçların teslimat organizasyonu ise Mapar Otomotiv tarafından yürütüldü. MAN Ankara Fabrikası’nda gerçekleştirilen teslimat töreninde araçlar, Mapar Otomotiv Otobüs Satış Müdürü Gökhan Çerioğlu tarafından Metro Turizm Ankara İşletmecisi Hacı Barış’a teslim edildi. Metro Turizm’in filosuna katılan yeni MAN Lion’s Coach’lar; modern güvenlik sistemleri, gelişmiş sürüş destek teknolojileri, düşük yakıt tüketimi ve yüksek yolcu konforu ile öne çıkıyor. Uzun yol taşımacılığına uygun olarak geliştirilen araçların, hem işletme maliyetlerine katkı sağlaması hem de yolculara daha konforlu bir seyahat deneyimi sunması hedefleniyor. Sektörde son dönemde artan yenilenme yatırımlarının önemli örneklerinden biri olarak değerlendirilen bu anlaşma, Metro Turizm’in büyüme stratejisinin de önemli bir parçası olarak görülüyor. Şirketin özellikle yoğun yolcu hatlarında yeni araçları aktif şekilde kullanarak hizmet kalitesini daha üst seviyeye taşımayı planladığı belirtiliyor. 100 adetlik yatırımın tamamlanmasıyla birlikte Metro Turizm filosunun daha genç, daha çevreci ve daha güçlü bir yapıya kavuşması beklenirken, yatırımın aynı zamanda sektör adına da önemli bir güven mesajı verdiği ifade ediliyor. Yeni teslimatlarla birlikte Metro Turizm’in operasyonel kapasitesini artırması, yolcu memnuniyetini güçlendirmesi ve şehirlerarası taşımacılıkta rekabet gücünü daha da yukarı taşıması hedefleniyor.

Ali Osman Ulusoy'da Kritik Çifte Atama Haber

Ali Osman Ulusoy'da Kritik Çifte Atama

Şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektörünün köklü ve saygın markalarından Ali Osman Ulusoy, yönetim kadrosunda gerçekleştirdiği stratejik atamalarla dikkat çekti. Şirket, deneyimli iki sektör ismine eş zamanlı olarak kritik görevler vererek operasyonel yapısını önemli ölçüde güçlendirdi. Gerçekleştirilen atamalar kapsamında sektörde uzun yıllara dayanan birikimi ve deneyimiyle tanınan Hayrullah Kaba, Ali Osman Ulusoy Genel Koordinatörlük görevine getirildi. Kaba'nın daha önce de şirket bünyesinde çeşitli operasyon ve yönetim süreçlerinde etkin rol üstlendiği, sektörün yakından tanıdığı isimler arasında yer aldığı belirtiliyor. Sosyal medya paylaşımlarında da "Genel Koordinatör" unvanıyla yer alan Kaba'nın; operasyonel süreçlerin yönetimi, hizmet kalitesinin yükseltilmesi ve şirketin orta-uzun vadeli büyüme hedeflerine yönelik çalışmalarda belirleyici bir rol üstleneceği öğrenildi. Çifte atamanın ikinci halkasında ise Muhammet Sarı'nın Operasyon Müdürlüğü görevine getirildiği görüldü. Sektördeki deneyimi ve operasyonel yetkinliğiyle öne çıkan Sarı'nın, şirketin günlük taşımacılık operasyonlarının etkin biçimde yönetilmesinde ve süreçlerin daha verimli bir yapıya kavuşturulmasında kritik bir işlev üstleneceği değerlendiriliyor. Her iki atama da sektör çevrelerince yakından takip edildi. Özellikle Hayrullah Kaba ve Muhammet Sarı'nın aynı anda göreve başlaması, Ali Osman Ulusoy'un yönetim yapısını köklü biçimde yenileyerek yeni bir dönem başlattığının güçlü bir işareti olarak yorumlanıyor. Söz konusu atamalar, şirketin son dönemde yürüttüğü kapsamlı dönüşüm sürecinin de somut bir yansıması niteliğinde. Ali Osman Ulusoy'un özellikle yakın dönemde gerçekleştirdiği yeni hat yatırımları, filo yenileme çalışmaları ve teknoloji odaklı operasyon geliştirme projeleri, şirketin sektördeki konumunu daha da pekiştirme iradesini ortaya koyuyor. Bu süreçte güçlendirilen üst yönetim kadrosunun, söz konusu hedeflerin hayata geçirilmesinde belirleyici bir rol oynayacağı öngörülüyor. 1937 yılından bu yana kesintisiz olarak faaliyetlerini sürdüren Ali Osman Ulusoy, Türkiye genelinde ulaştığı geniş sefer ağı ve sürekli yenilenen modern filosuyla şehirlerarası yolcu taşımacılığı sektörünün en köklü ve güvenilir markalarından biri olmayı sürdürüyor. Gerçekleştirilen stratejik atamalarla birlikte şirketin önümüzdeki dönemde operasyonel kapasitesini ve hizmet kalitesini daha da yukarı taşıması hedefleniyor.

3. Köprü Eziyetinden Ne Zaman Kurtulacağız? Haber

3. Köprü Eziyetinden Ne Zaman Kurtulacağız?

IĞDIR'DAN TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINA SEFER DÜZENLİYORUZ 1965 yılında Iğdır'da doğdum. O günden bu yana Iğdır'dayız. Otobüsçülük bizim aile mesleğimiz: önce babamız, sonra ağabeyimiz, ardından biz devraldık ve sürdürüyoruz. İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Antalya başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanına seferlerimiz var. Yaz sezonunda 11'e çıkan araç sayımız, kış aylarında 6'da seyrediyor. Iğdır, merkez nüfusu 100.000, çevre köylerle birlikte 200.000 kişiyi aşan bir il. Uzak coğrafyasına karşın canlı bir yolcu potansiyeli barındırıyor. Ne var ki bu potansiyeli tam anlamıyla değerlendirmenin önünde ciddi engeller var ve bu engelleri her gün bizzat yaşıyoruz. UZUN MESAFE ÇALIŞTIĞIMIZ İÇİN OLUMSUZLUKLARDAN ÇOK DAHA FAZLA ETKİLENİYORUZ Türkiye genelinde sektör zor bir dönemden geçiyor; bu gerçeği açıkça söylemek gerekiyor. Yolculuk sürelerimiz ortalamanın çok üzerinde olduğu için her olumsuzluk bizi diğer illerden daha sert vuruyor. Uzun mesafeli seferlerde rekabet baskısı altında kâr etmek neredeyse imkânsız hâle geldi. Akaryakıt fiyatları özellikle bu dönemde büyük bir istikrarsızlık sergiledi. Savaş öncesinde litre başına 50 lira civarında aldığımız motorin, zaman zaman 75-80 liraya kadar fırladı; şu an 70-72 lira bandında seyrediyor. Yakıt maliyeti bu denli oynarken bilet fiyatları aynı yerinde saydı. Yolcu talebinde de belirgin bir daralma var. Yaz döneminin en fazla üç aylık canlanması dışında yılın büyük bölümü sıkıntılı geçiyor. İstanbul hattında örnek verecek olursam: bir dönem günde 4-5 sefer yapıyorduk; şimdi çoğu zaman 2 seferle idare ediyoruz. Iğdır'dan günlük toplam 18 otobüs kalkıyor ancak doluluk oranları oldukça düşük. Firmalar Kars, Erzurum ve Erzincan'dan ara yolcu alarak koltukları doldurmaya çalışıyor. Peki sonuç? Normalde 2.500 liraya taşıyacağımız yolcuyu, rekabet baskısıyla 1.500 liraya taşıyoruz. Bu fiyatla dolu gidip dolu gelsen bile kazanç kalmıyor. NAHÇİVAN KAPISI, KAYBOLAN BİR POTANSİYEL Iğdır'ın en kritik dezavantajlarından biri, Nahçıvan sınır kapısının otobüslere kapalı olması. Pandemi döneminde kapanan bu geçiş noktası, aradan beş altı yıl geçmesine rağmen hâlâ açılmadı. Kısa bir süre aralandı, ardından yeniden kapandı. Bu kapıdan önce ciddi bir yolcu akışı vardı. Azerbaycan'dan Nahçıvan'a gelen yolcular oradan Iğdır'a, oradan da Türkiye'nin diğer şehirlerine devam ediyordu. 250.000-300.000 nüfuslu Nahçıvan, bizim için gerçek bir yolcu kaynağıydı. Şimdi bu yolcular mecburen uçağa biniyor. Sınır kapısının yeniden ve kalıcı biçimde açılması, yalnızca Iğdır için değil bölge taşımacılığının tamamı için kritik bir adım olacaktır. MERCEDES-BENZ VE MAN İLE FİLO YENİLEME GÖRÜŞMELERİMİZ SÜRÜYOR Bu sezon filomuzda bazı eksiklikler var; bunları gidermek için aktif olarak çalışıyoruz. Mercedes-Benz ile ağustos-eylül teslimatı için araç alım görüşmelerimiz devam ediyor. Öte yandan MAN tarafında Mapar Otomotiv ile 10 araçlık bir görüşme yürütüyoruz; mayıs ayı sonu teslim hedefiyle müzakereler sürüyor. Her iki sürecin de olumlu sonuçlanmasını bekliyoruz. Filo yenileme kararları bu dönemin zor koşullarında büyük bir cesaret istiyor ama hizmet kalitesini ve güvenliği korumak için bu yatırımları ertelemek mümkün değil. Araç yaşı arttıkça bakım maliyetleri yükseliyor, arıza riski artıyor; uzun mesafeli seferlerde bu risk çok daha kritik bir anlam taşıyor. ACENTELER KAPANIYOR, KİRALAR KATLANDI Acente maliyetleri, son iki yılda katlanarak arttı. Geçen yıl 200.000 lira kira ödediğimiz yerlerde şimdi 400.000-500.000 lira isteniyor. Şehir merkezinde bulunan başlıca noktalarımızdan birinde ödediğimiz kira 1 milyon liradan 2 milyona fırladı. Bu rakamlar, ciddi bir yolcu kaybı yaşandığı dönemde sürdürülebilir olmaktan çıktı. Mecburen bazı acentelerimizi kapatma yoluna gidiyoruz. Bu kararı vermek kolay değil; yıllar içinde oluşturduğumuz fiziksel varlıktan geri adım atmak üzücü ama rakamlar ortada; kira ödemek için zarar etmek kabul edilebilir bir işletme modeli değil. ONLİNE SATIŞ KOMİSYONLARI %8'E ÇEKİLMELİ Pandemi, sektörümüzün dijital dönüşümünü büyük ölçüde hızlandırdı. Online satışlara karşı değiliz; aksine yolcu açısından son derece verimli bir uygulama olduğunu düşünüyoruz ancak platform komisyonlarının yeniden gözden geçirilmesi şart. Fiili olarak sahada çalışan fiziksel acentelerimize daha yüksek komisyon ödememiz anlaşılabilir; orada gerçek bir maliyet var, personel var, kira var ama online platformlar için komisyon oranının yüzde sekize çekilmesi, sektörün beklentisidir. Bu düzenlemenin hem fiziksel acenteler hem de online platformlarla bir araya gelinerek yapılması gerektiğini düşünüyorum. Tüm tarafların masaya oturduğu, adil ve dengeli bir komisyon yapısı kurulmalı. Bu bağlamda yakın zamanda hayata geçen abilet girişimini de takdirle karşılıyorum. Firma sahiplerinin online bilet satış platformunda yer alması son derece mantıklı bir adım. Rekabet, her zaman piyasayı sağlıklı tutar. Maliyetleri düşürmeye yönelik her girişimi desteklemek bizim yararımıza. FATİH SULTAN MEHMET KÖPRÜSÜ OTOBÜSLERE AÇILSIN" Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açıldığı günden bu yana sektörümüzün maliyeti ciddi biçimde arttı. Yalnızca 3. köprü kaynaklı milyonlarca lira zarar ediyoruz. 2. köprüdeki trafik yoğunluğu artık eskisi gibi değil; şoförlerimiz yoğun saatlerde zaten oradan geçmek istemiyor. Kaptanlarımızın birincil hedefi en kısa yoldan gitmek ve yolcuları zamanında varış terminaline bırakmaktır. Bu hedefe en büyük engel, 3. köprüdeki maliyet yükü. Bu nedenle Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün otobüslere açılmasını talep ediyoruz. Bu konuda TÜMOYİD Derneği yönetimine özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bazı STK'lar "bu iş olmaz" diyerek desteğini çekmiş olsa da TÜMOYİD, dur durak bilmeden her türlü girişimini sürdürüyor. Umarım yakın zamanda olumlu bir sonuç alırız. ÜCRETSİZ SERVİSLER BELEDİYENİN GÖREVİ, BİZE YIKILAMAZ Birçok ilde ücretsiz servis araçlarımız çalışıyor. Yıllar içinde bu hizmeti gönüllü olarak üstlendik çünkü belediyeler, ilçelere ulaşım için kendi araçlarını koymadı. Vatandaşların mağduriyetini gidermek amacıyla otogardan şehir içine ve ilçelere ücretsiz taşıma yaptık. Belediyeler bunu fırsat bilerek kendi yatırımlarını erteledi; bu yük giderek büyüyerek üzerimizde kaldı. Artık bu tablo sürdürülemez. Vatandaşı şehir içinde taşımak belediyenin görevidir; bu sorumluluk özel taşımacılara devredilemez. Ücretsiz servislerin kaldırılması için belediyelere gerekli baskının yapılmasını ve bu hizmetin belediye otobüsleriyle karşılanmasını talep ediyoruz. Bu adım hem sektörün mali yükünü hafifletecek hem de kamusal hizmet sorumluluğunu doğru adrese taşıyacaktır.

İstanbul Turizminde Sezon Ciddi Derecede Sıkıştı Haber

İstanbul Turizminde Sezon Ciddi Derecede Sıkıştı

İSTANBUL TURİZMİ YENİ BİR DÖNEME GİRDİ Son dönemlerde İstanbul’da sezonun değiştiğini çok net bir şekilde hissediyoruz. Artık İstanbul ve çevresinde yaz sezonunun yerini bahar dönemleri almaya başladı. Özellikle Ramazan sonrası iki bayram arası ve sonbaharda, okulların açılmasıyla birlikte kasım ayına kadar oldukça yoğun bir tempo yaşanıyor. Buna karşın yaz periyodunda Ortadoğu turizmindeki daralma ve bu yaz yaşanan İsrail–İran, Rusya–Ukrayna savaşlarının olumsuz etkilerini açıkça gördük. Bu nedenle İstanbul, yaz aylarında ciddi anlamda boş bir dönem yaşadı. Benzer tabloyu Türkiye’nin birçok bölgesinde görmek mümkün. İstanbul özelinde ise sezon ciddi şekilde sıkıştı; tabiri caizse eylül, ekim ve kasım ayları aşırı yoğun geçti. Bu dönemde hizmet kalitesini zaman zaman ikinci plana bırakıp araç yetiştirmeye çalıştık. Diğer dönemlerde ise araçlar yatıyor. Bu durum turizm taşımacılığı açısından sevindirici bir tablo değil çünkü İstanbullu turizmciler olarak biz, sezonun 9–10 ay sürmesine alışığız. Sezonun 5–6 aya düşmesi ve bu sürenin çok yoğun geçmesi ilk bakışta olumlu gibi görünse de uzun vadede bizi zorlayan bir durum. Aralık ayında da Noel dönemi dışında ciddi bir yoğunluk öngörmüyoruz. Belki yarıyıl tatil döneminde kısa süreli bir hareketlenme olabilir. Benim mevcut fotoğrafa bakarak öngörüm, Ramazan ayına kadar turizmin belli bir stabilitede devam edeceği yönünde. Ramazan Bayramı ile birlikte yine iki bayram arasında İstanbul ve çevresinde yoğunluk yaşanacağını düşünüyorum. Özellikle bahar aylarında kruvaziyer gemilerinin kesintisiz gelmesi, kongre ve toplantı organizasyonlarının yapılması, yurt dışına yönelik ciddi otobüs talepleri, tur organizasyonları ve Anadolu turlarında hem Latin Amerika hem de Uzak Doğu gruplarının artmasıyla sektör ciddi bir iş hacmi yakaladı ancak burada maliyetleri de göz ardı edemeyiz. Her talebin olumlu olduğunu söylemek mümkün değil. Bazı taleplerde fiyatlar son derece rekabetçi seviyelere indi. Bu nedenle Anadolu turlarında her zaman istediğimiz kârlılığı yakalayamadık. Bazı noktalarda şehir içi operasyonlar daha avantajlı hale geldi. 2025 yılını genel olarak bu çerçevede değerlendirebiliriz. 2026’NIN 2025’İ ARATACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM 2026 yılına geldiğimizde ise 2025’ten bir tık daha iyi bir yıl olacağını düşünüyorum. İsrail hattındaki savaşın kısmen sona ermesi, kuzeyde Ukrayna–Rusya savaşının daha sakin bir sürece girmesiyle 2026’nın sektör açısından daha rahat geçeceğine inanıyorum. Bizim için en önemli konu turistin gelmesi. Turizmin gelişimi yurt dışından turist gelmesiyle başlar. Burada da hem bize hem de sektörün diğer paydaşlarına önemli görevler düşüyor çünkü dışarıdan bakıldığında Türkiye, ne yazık ki alternatif destinasyonlara göre hâlâ pahalı algılanıyor. Bu algıyı fuarlar ve organizasyonlarla kırmamız gerekiyor. Rakiplerimiz güçlü: Mısır, Azerbaycan, Balkan ülkeleri ve Yunanistan bu anlamda Türkiye’yi zorluyor. Biz de bu rekabet ortamında ülkemize daha fazla turist getirmek için çaba gösteriyoruz. Taşımacılar olarak da acentelere ve otelcilere elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz. FİLO YENİLEMEK İSTEYENLER İÇİN ÖZEL FIRSATLAR SUNULMALI Pandemi sonrası süreçte bizim ana odağımız filo yenileme oldu. İlk etapta küçük araçlar, yani 9+1 ve 15+1 segmentindeki araçlarımızı hızlı bir şekilde yeniledik. Bu süreç hem artan araç sayısıyla hem de kalifiye sürücü bulma zorluğuyla paralel ilerledi. Bu nedenle otobüs segmentine kadar olan tüm araçlarımızı yeniledik. 2026 yılında da otobüs filomuzu yenilemeyi planlıyoruz. Bana göre şu an asıl öncelik, araç sayısını artırmaktan ziyade, araç yenilemeye odaklanmak olmalı. Daha önce de ifade ettiğim gibi, bu noktada üreticilere ve satış yapan bayilere önemli görevler düşüyor. Filolarda hâlâ yaşlı araçlar var. Bu araçların alınıp tekrar ticarete kazandırılmasını sağlayacak mekanizmaların oluşturulması gerekiyor. Kurumsal firmaların da bu sürece dahil olması, bizim gibi taşıma firmalarının elini ciddi şekilde güçlendirir. Üreticilerden hem finansman hem de ikinci el araçları değerlendirebilecek hızlı çözümler bekliyoruz. TÜRSAB VE TURİZMCİLER AYNI MASA ETRAFINDA DAHA FAZLA BULUŞMALI Yaklaşık 2018 yılından bu yana TÜRSAB bünyesinde görev alıyorum. Daha önce başkan yardımcılığı yaptım, bu dönemde ise Karayolu İhtisas Başkanlığı görevini üstlendim. Görevi devraldıktan sonra ilk hedefimiz sektör paydaşlarını bir araya getirmek oldu. Her ne kadar İstanbul merkezli çalışıyor olsak da ihtisas başkanlıkları tüm Türkiye’ye hitap ediyor. Bu nedenle İstanbul dışındaki acenteleri ve bölge temsil kurullarını yerinde ziyaret etmeye başladık. Mersin, Denizli, Konya, Antalya, İzmir, Van, Trabzon gibi birçok şehirde sektör temsilcileriyle bir araya geldik. Bu ziyaretlerde her bölgenin kendine özgü sorunları olduğunu net bir şekilde gördük. Bölgesel sorunları derleyerek yönetimimize ve başkanımıza sunduk. Bu süreçte Ulaştırma Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Karayolları Bölge Müdürlüğü, emniyet birimleri, rehberler odası ve il turizm müdürlükleriyle sürekli iletişim halinde olduk. Güncel konular hızla değişiyor. Son dönemde en önemli gündem maddelerimizden biri, İstanbul’da turizm yol belgesi ücretinin 614 TL’den 10.000 TL’ye çıkarılması oldu. Bu ciddi bir maliyet artışı ve tüm sektör paydaşlarını zorlayacak bir konu. PROFESYONEL AKADEMİK EĞİTİMLERİMİZİ ARALIKSIZ SÜRDÜRECEĞİZ İhtisas başkanlığı olarak ilk projelerimizden biri de sürücü eğitimleriydi. İstanbul’da, TÜRSAB tarafından seçilen profesyonel eğitmenlerle iki ayrı eğitim düzenledik. Her iki eğitim de yaklaşık dokuz saat sürdü ve tamamen dolu geçti. Normalde bu tür eğitimlerde katılımın sonuna kadar devam etmesi zordur ancak biz her iki eğitimde de başladığımız sayıyla bitirdik. Sezonun yoğunluğundan dolayı bir süre ara vermek zorunda kaldık ancak önümüzdeki dönemde bu eğitimleri artırmayı planlıyoruz. İSTİHDAMA HAZIR KADIN SÜRÜCÜ ADAYLARIMIZ VAR İstihdam başlığında ise özellikle kadın sürücüler konusu bizim için çok önemli. Sektörde âtıl durumda olan ciddi bir kadın sürücü potansiyeli var. Bu doğrultuda 20 kişilik bir kadın sürücü sınıfı oluşturduk. Eğitimlerini tamamlayan sürücülerimizin SRC ve psikoteknik belgeleri hazır. İsteyen her firmada çalışabilecek durumdalar. Türkkan Turizm olarak bu eğitimden mezun olan ilk iki kadın sürücüyü bünyemizde istihdam ettik. Hâlihazırda istihdama hazır başka sürücü adaylarımız da var. İhtiyacı olan firmalar bizimle iletişime geçebilir. KAPTAN OKULLARINA DESTEK VERMELİYİZ Pandemi sonrası dönemde yaşanan sürücü açığı nedeniyle kaptan okullarıyla da iş birliği yapıyoruz. Sinop, Karabük, Afyon ve Kütahya’daki ilgili fakültelerle temas halindeyiz. Özellikle Karabük’teki eğitim altyapısı bizi çok etkiledi. Öğrenciler, aracın motorundan şanzımanına, elektronik aksamına kadar her detayı bilen, teknik altyapısı güçlü sürücüler olarak yetiştiriliyor. Bu gençleri turizm taşımacılığına kazandırmak için çalışmalarımız sürüyor. Bu yazdan itibaren hem staj hem de istihdam süreçlerinde bu okullardan mezun olan ya da mezun adaylarını sektöre dahil etmeyi hedefliyoruz. SEKTÖR YARARINA İŞ YAPACAK HER STK İLE BİR ARAYA GELMEYE HAZIRIZ TUİDER de sektörümüz için önemli bir yapı. Kurulduğu günden bu yana istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor. Bundan sonraki hedefimiz, TUİDER ve TÜRSAB’ın daha etkileşimli ve koordineli çalışması. Biz de bu süreçte üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Bunun dışında yeni kurulan sivil toplum kuruluşlarıyla da temas halindeyiz. TURSED gibi yeni oluşumların özellikle küçük araçlar ve sürücüler açısından önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Sektörün ilerlemesinin yolu, tüm STK’ların ve paydaşların iletişim halinde olmasından geçiyor. Bizim kapımız herkese açık. Sektöre fayda sağlayacak her türlü çalışmaya destek vermeye hazırız.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.