Hava Durumu

#Finansman

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Finansman haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Finansman haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Renault Trucks Master Red Edition, Konya’da İlk Kullanıcısı ile Buluştu Haber

Renault Trucks Master Red Edition, Konya’da İlk Kullanıcısı ile Buluştu

Renault Trucks Türkiye'nin hafif ticari araç segmentindeki yeni modeli Master Red EDITION, Konya'daki ilk kullanıcısı ile buluştu. Renault Trucks yetkili bayisi Buyruk Otomotiv tarafından Yayla Lojistik'e teslim edilen 15 m³ hacimli Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, beyaz eşya ve kargo lojistiğinde kullanılmak üzere filoya katılırken; sürüş konforu, geniş yükleme hacmi, düşük toplam sahip olma maliyeti ve avantajlı finansman çözümleriyle yatırım kararında öne çıktı. Teslimat törenine Yayla Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yayla ve Genel Müdürü Mevlüt Yayla ile Buyruk Otomotiv Satış Müdürü Osman Şar katıldı. Konya ve bölgesinde lojistik hizmetleri sunan Yayla Lojistik, özellikle beyaz eşya taşımacılığı ve kargo dağıtımında uzmanlaşmış yapısıyla bölgenin önemli lojistik şirketleri arasında yer alıyor. Türkiye'nin önde gelen e-ticaret şirketlerinden birinin Konya dağıtım operasyonunu da yürüten şirket, panelvan, kamyonet ve kamyonlardan oluşan filosuyla geniş bir coğrafyada hizmet veriyor. Yeni Master Red EDITION ise Yayla Lojistik'in ağırlıklı olarak beyaz eşya dağıtım operasyonlarında kullanılacak. Araç, günlük ortalama 25 teslimat noktasına ulaşırken 300 ila 400 kilometre arasında yol kat edecek. Şirketin Konya'nın tüm ilçe ve köylerini kapsayan operasyonlarında ise bazı güzergâhlarda günlük 450 ila 600 kilometreye varan dağıtımlar gerçekleştiriliyor. “Operasyonlarımızın her kilometresi verimlilik gerektiriyor" Teslimat sırasında değerlendirmelerde bulunan Yayla Lojistik Genel Müdürü Mevlüt Yayla, Master Red EDITION'ı tercih etmelerinde operasyonel ihtiyaçların, toplam sahip olma maliyetinin ve satış sonrası desteğin yanı sıra sürücü konforunun da önemli rol oynadığını belirterek şunları söyledi: "Türkiye'nin yüzölçümü bakımından en büyük ili olan Konya'da, araçlarımız neredeyse tüm ilçe ve köylere hizmet veriyor. Günlük araç başına 300-400 kilometrelik dağıtımların yanı sıra 600 kilometreye ulaşan rotalarımız da bulunuyor. Bu nedenle sürücülerimizin gün boyu konforlu bir araç kullanması bizim için büyük önem taşıyor. Master Red EDITION'ın yoğun dağıtım operasyonlarında sunduğu sürüş konforu, dengeli süspansiyon yapısı ve geniş servis ağı tercihimizde etkili oldu." Mevlüt Yayla, aracın 15 metreküplük yükleme hacminin de beyaz eşya taşımacılığı açısından önemli avantaj sağladığını belirterek şöyle devam etti: "Faaliyetlerimizin büyük bölümünü beyaz eşya lojistiği oluşturuyor. Özellikle buzdolabı gibi yüksek hacimli ürünlerin taşınmasında 15 metreküplük yükleme hacmi ve yüksek tavan yapısı operasyonlarımız için önemli avantaj sağlıyor. Yakıt ekonomisi konusunda da olumlu geri bildirimler aldık. Aracın operasyonel verimliliğimize önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz." "Filomuzu beş yılda üç kat büyütmeyi hedefliyoruz" İkinci kuşak aile şirketi olarak faaliyetlerini sürdürdüklerini belirten Yayla Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Halil Yayla, büyüme hedeflerine ilişkin şu bilgileri paylaştı: "Bölgedeki operasyonlarımızı büyütmeye devam ediyoruz. Önümüzdeki beş yıl içerisinde araç filomuzu yaklaşık üç katına çıkarmayı hedefliyoruz. Operasyonlarımız doğrultusunda yüksek verimlilik sunan, sürücü memnuniyetini artıran ve işletme maliyetlerimize katkı sağlayan araç yatırımlarına devam edeceğiz." Yayla Lojistik’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION Panelvan L3H3, 170 bg güç ve 380 Nm tork üreten Euro 6 dizel motoruyla performans ve yakıt ekonomisini bir araya getiriyor. 15 m³ yükleme hacmi, düz yükleme zemini, geniş sürgülü yan kapısı ve yüksek tavan yapısıyla özellikle yüksek hacimli ürünlerin taşındığı yoğun dağıtım operasyonlarında kullanım kolaylığı sağlıyor. Azaltılmış dönüş çapı ise şehir merkezlerinde ve dar teslimat noktalarında aracın manevra kabiliyetini artırıyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION, uzun mesafeli ve çok duraklı dağıtım operasyonlarında sürücü konforunu destekleyen birçok donanımı standart olarak sunuyor. Sürücüye dönük kokpit tasarımı, 10,1 inç multimedya ekranı, kablosuz şarj ünitesi, kablosuz Apple CarPlay ve Android Auto bağlantısı, otomatik klima ve geniş saklama alanları günlük kullanımı kolaylaştırıyor. Modelde aktif acil fren sistemi, sürücü yorgunluk algılama sistemi, hız sabitleyici ve hız sınırlayıcı, arka park sensörleri, şerit takip asistanı ve trafik işareti tanıma sistemi gibi yeni nesil gelişmiş sürüş destek sistemleri de standart olarak sunuluyor. Renault Trucks’a özgü tasarım detaylarıyla ayrışan Master Red EDITION; kırmızı çerçeveli ön panjuru, yan Red EDITION logoları, yan ve arka kare amblemleri ile kırmızı emniyet kemerleri sayesinde kendine özgü bir karakter ortaya koyuyor. Yayla Lojistik’e teslim edilen Renault Trucks Master Red EDITION, şirketin kurumsal kimliğine ve araca uygun özel giydirme tasarımı ile hizmet vermeye başlıyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler kampanyasıyla yatırım Yayla Lojistik, Master Red EDITION yatırımını Renault Trucks Finansal Hizmetler'in lansmana özel sunduğu finansman kampanyasından yararlanarak gerçekleştirdi. Avantajlı finansman koşulları ve hızlı kredi değerlendirme süreci sayesinde yatırım kısa sürede hayata geçirilirken, aracın düşük toplam sahip olma maliyeti de tercih nedenleri arasında yer aldı. Halil Yayla, yatırım kararına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "Araç seçiminde ürün kadar finansman koşulları da önemli bir kriter oluyor. Renault Trucks Finansal Hizmetler'in sunduğu kampanya sayesinde yatırımımızı avantajlı koşullarla gerçekleştirdik. Sürecin hızlı ve kolay ilerlemesi kararımızı destekleyen önemli unsurlardan biri oldu. Bunun yanında uzun bakım aralıkları ve düşük işletme maliyeti de tercihimizde etkili oldu." Toplam sahip olma maliyetini düşüren çözümler Renault Trucks Master Red EDITION modellerinde bakım periyotları, 30.000 kilometre olarak planlanıyor. Daha uzun bakım aralıkları sayesinde servis ziyaretleri azaltılırken, araçların operasyon dışında kaldığı süre de minimum seviyeye indiriliyor. Böylece işletmeler, operasyonel sürekliliklerini daha verimli şekilde sürdürebilirken toplam sahip olma maliyetinde de önemli avantaj elde ediyor. Ayrıca Renault Trucks Master Red EDITION modelleri, 3 yıl veya 160.000 kilometre üretici garantisiyle satışa sunuluyor. Garanti süresi boyunca üretim kaynaklı oluşabilecek arızalarda parça ve işçilik desteği sunularak işletmeler için öngörülebilir işletme maliyetleri sağlanıyor. Doğru araç, doğru operasyon Buyruk Otomotiv Satış Müdürü Osman Şar, hafif ticari araç yatırımlarında artık yalnızca aracın değil, sunduğu toplam çözümün de önem kazandığını belirterek; "Profesyonel kullanıcılar için yatırım kararında yükleme kapasitesi kadar toplam sahip olma maliyeti, satış sonrası hizmetler ve operasyonel süreklilik de belirleyici oluyor. Renault Trucks Master Red EDITION ile müşterilerimiz; 3 yıl veya 160 bin kilometre üretici garantisi, 30 bin kilometrelik bakım periyotları, yaygın servis ağı ve ağır ticari araç alanındaki uzmanlığımızdan da yararlanıyor. Biz de Buyruk Otomotiv olarak müşterilerimizin ihtiyaçlarına en uygun çözümü sunarken, satış sonrasında da operasyonlarının kesintisiz devam etmesi için destek vermeyi sürdürüyoruz. Master Red EDITION'ın Konya'daki ilk teslimatını Yayla Lojistik gibi bölgenin güçlü lojistik firmalarından birine gerçekleştirmekten mutluluk duyuyoruz" şeklinde açıkladı.

Tofaş Satış Sonrasında Geleceğin Müşteri Deneyimini İnşa Ediyor! Haber

Tofaş Satış Sonrasında Geleceğin Müşteri Deneyimini İnşa Ediyor!

Türkiye'nin öncü ve lider mobilite şirketlerinden Tofaş, otomotiv sektöründe yaşanan elektrifikasyon, dijitalleşme ve bağlantılı araç dönüşümünü müşteri deneyimi odağında yeniden şekillendiriyor. Satış öncesinden satış sonrasına, finansmandan sigortaya, ikinci elden bağlantılı araç hizmetlerine kadar uzanan müşteri yolculuğunu uçtan uca yöneten Tofaş, güçlü satış sonrası organizasyonu, yaygın servis ağı, dijital çözümleri ve yeni nesil hizmet modelleriyle müşterilerine araç sahipliği sürecinin her aşamasında kesintisiz destek sunuyor. Türkiye'nin en güçlü satış sonrası organizasyonu! Yaklaşık 7 milyon araç parkı ve kusursuz müşteri memnuniyeti ile kullanıcılarına hizmet veren Tofaş; 130’u elektrikli araçlara da hizmet veren 369 yetkili servis noktası, 38 bölgesel ve 2 merkezi yedek parça deposu, 8 bini aşkın servis çalışanı, 2 bin araçlık ikame araç filosu ve yılda yaklaşık 600 bin müşteri temasını yöneten Müşteri İlgi Merkezi ile Türkiye'nin en kapsamlı satış sonrası organizasyonlarından birini sürdürüyor. Otomotiv sektörünün çok büyük bir dönüşüm içerisinde olduğunu söyleyen Tofaş Satış Sonrası ve Yedek Parça Direktörü Hüseyin Şahin, “Elektrifikasyondan dijitalleşmeye, bağlantılı araçlardan yeni mobilite çözümlerine kadar sektörümüzde çok önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Buna paralel olarak müşteri beklentileri de dönüşüyor. Ancak değişmeyen tek konu müşteri deneyiminin önemi. Biz de Tofaş olarak satış öncesinden satış sonrasına kadar müşterimizin tüm yolculuğunu uçtan uca ele alıyor, yatırımlarımızı ve organizasyonumuzu bu anlayış doğrultusunda geliştiriyoruz” dedi. Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç parkının hızla büyümeye devam ettiğini vurgulayan Hüseyin Şahin, şöyle devam etti: “Bu büyüme, satış sonrası hizmetlerin öneminin her geçen gün arttığı anlamını taşıyor. Bugün Türkiye'de toplam araç parkı 24 milyon adede ulaşırken, araçların yaklaşık yüzde 41'ini 16 yaş ve üzerindeki araçlar oluşturuyor. 20 yaşın üzerindeki araç sayısı ise 7,6 milyonu aşmış durumda. Yaklaşık 9 milyar Euro büyüklüğe ulaşan satış sonrası pazarı, otomotiv sektörünün en stratejik alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Biz de Tofaş olarak araç parkında FIAT, Alfa Romeo, Jeep, Maserati, Peugeot, Citroën, Opel ve DS Automobiles markalarıyla birlikte yaklaşık 7 milyon büyüklüğe sahibiz. Bu dev parka hizmet verebilmek için Türkiye genelindeki 369 yetkili servis noktası, 8 bini aşkın servis çalışanı ve yüzde 98 seviyesindeki servis kapsama oranıyla müşterilerimize kesintisiz satış sonrası hizmet sunuyoruz. Bursa ve İzmir'deki ana dağıtım merkezlerimizin yanı sıra Türkiye'nin yedi bölgesine yayılmış 38 bölgesel yedek parça deposundan oluşan güçlü lojistik ağımız sayesinde günlük 151 farklı noktaya sevkiyat gerçekleştiriyor, aylık yaklaşık 2 milyon parçayı servis ağıyla buluşturuyoruz. Böylece bir yandan müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu yedek parçalara en kısa sürede ulaşması sağlanırken diğer taraftan da satış sonrası hizmetlerde hız ve süreklilik de desteklenmiş oluyor.” Müşteri yolculuğu uçtan uca yönetiliyor! Tofaş, müşteri deneyimini yalnızca araç satın alma veya servis ziyareti olarak değerlendirmiyor. Müşterinin araç satın alma fikrinin oluştuğu ilk andan başlayarak araştırma, finansman, sigorta, teslimat, kullanım, bakım, onarım, ikinci el değerleme ve yeniden araç tercihine kadar uzanan tüm süreçleri tek bir müşteri yolculuğu olarak ele alıyor. Bu kapsamda müşteriler hem fiziksel hem de dijital kanallar üzerinden ihtiyaç duydukları hizmetlere kolaylıkla ulaşabiliyor. Araçlarını showroom'da incelemek isteyen müşteriler fiziksel deneyimi tercih ederken, dijital kanalları kullanmak isteyen müşteriler de teklif alma, bilgi edinme ve birçok işlemi online olarak gerçekleştirebiliyor. Müşteriler diledikleri noktada fiziksel ve dijital deneyimler arasında kesintisiz geçiş yapabiliyor. Tofaş’ın “Müşteri 360” yaklaşımı sayesinde ise müşterilerin bayi, servis ve diğer temas noktalarındaki deneyimleri bütünsel olarak değerlendiriliyor. Böylece müşterilerin ihtiyaçları daha hızlı analiz edilirken, kişiselleştirilmiş çözümler sunulabiliyor. Koç Stellantis Finansman, Koç Stellantis Sigorta gibi iştirakler ve Uzatılmış Garanti, Full Servis, Acil Yol Yardım Ekstra Paketi, Marka Kasko ve CareMagic gibi ürün ve hizmetler de müşterilerin araç sahipliği maliyetlerini daha öngörülebilir hale getirirken, araçların performansını ve ikinci el değerini korumaya katkı sağlıyor. Peugeot, Opel, Citroen ve DS Automobiles markalarının da Tofaş çatısı altında birleşmesi ile birlikte müşterilerine olan sorumluluklarının daha da arttığını belirten Hüseyin Şahin, Tofaş’ın 58 yıllık endüstriyel, AR-GE, ürün ve hizmet tecrübesini tüm markalara yaygınlaştırmak için yoğun bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirtti. Elektrikli araçlara güçlü altyapı! Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte satış sonrası hizmetlerde de yeni uzmanlık alanları oluşuyor. Tofaş, yaklaşık altı yıldır sürdürdüğü yatırımlarla elektrikli araçlara yönelik servis altyapısını sürekli güçlendiriyor. Bugün itibarıyla Tofaş bünyesindeki 319 yetkili servis elektrikli araçların periyodik bakım ve onarım hizmetlerini verebilir seviyeye ve 211 servis de batarya değişimi ve yüksek voltaj sistemlerini kapsayan ileri seviye onarım yetkinliğine sahip olmak için yatırımlarını tamamlamış durumda. Elektrikli araç servis standartlarını belirleyen TSE K646 kapsamında ise 130 yetkili servis gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamladı. Tofaş, elektrikli araç kullanıcılarına yalnızca bakım ve onarım hizmeti sunmakla kalmıyor; şarj çözümleri, ev tipi şarj ünitesi veya mobil şarj hizmetleri ile farklı mobilite çözümlerini kapsayan özel hizmet paketleriyle de müşterilerinin elektrikli araç kullanım deneyimini destekliyor. Müşteri İlgi Merkezi çözüm odaklı yaklaşımıyla dikkat çekiyor! Tofaş'ın müşteri deneyimi stratejisinin merkezinde Bursa'da faaliyet gösteren Müşteri İlgi Merkezi yer alıyor. Yaklaşık 180 kişilik uzman ekip tarafından yönetilen merkez, yılda yaklaşık 600 bin müşteri temasını yönetirken; satış öncesinden satış sonrasına, sigortadan yedek parçaya, ikinci el hizmetlerinden bağlantılı araç teknolojilerine kadar uzanan geniş bir ekosisteme destek veriyor. Müşteri İlgi Merkezi'nin klasik çağrı merkezi anlayışının ötesinde bir yaklaşımla yapılandırıldığını belirten Hüseyin Şahin, "Müşterilerimize bu kadar önem verirken ve müşteri deneyimini işimizin merkezine koyarken, yalnızca talepleri kayıt altına alan bir çağrı merkezi anlayışıyla ilerlemek istemedik. Bu nedenle 2016 yılında yaklaşımımızı tamamen değiştirerek çözüm odaklı çalışan Müşteri İlgi Merkezi yapısını oluşturduk. Bugün hedefimiz, müşterilerimizin ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede karşılamak, anlık çözüm üretemediğimiz durumlarda ise süreci yakından takip ederek en hızlı şekilde geri dönüş sağlamak. Müşteri İlgi Merkezimiz sadece destek veren değil, aynı zamanda müşterilerimizi ürün ve hizmetlerimizle buluşturan önemli bir temas noktası olarak faaliyet gösteriyor." dedi. Mobiliteyi kesintisiz hale getiren hizmetler! Tofaş, satış sonrası hizmetlerde müşterilerin günlük yaşamının kesintiye uğramamasını öncelikleri arasında görüyor. Özellikle garanti kapsamındaki araç onarımlarında aynı gün teslim edilemeyen araçlar için müşterilerine ikame araç desteği sunan şirket, bugün bayileri aracılığıyla yaklaşık 2 bin araçlık ikame araç filosunu yönetiyor. Yol yardım hizmetlerinden mobilite çözümlerine kadar uzanan destekler sayesinde müşterilerin araçları serviste bulunduğu süre boyunca günlük yaşamlarına kesintisiz devam edebilmesi hedefleniyor. Eurorepar Car Service hız kesmiyor! Tofaş'ın bağımsız satış sonrası pazarındaki markası Eurorepar Car Service ise marka ve model ayrımı gözetmeden tüm otomobil ve hafif ticari araç kullanıcılarına hizmet sunmaya devam ediyor. Türkiye'de yaklaşık 22,7 milyon araçlık parka hitap eden yapı, son yıllarda ulaştığı servis ağı, müşteri sayısı ve büyüme performansıyla dikkat çekiyor. 2021 yılında 85 servis noktasıyla faaliyet gösteren Eurorepar Car Service, bugün 72 şehirde 380 servis noktasıyla hizmet veriyor. Aynı dönemde yıllık servis girişleri 70 binden 250 bine yükselirken, Euro bazında cirosu da son dört yılda sekiz kat büyüdü. Eurorepar Car Service'in Türkiye'deki büyümesini değerlendiren Hüseyin Şahin, “Türkiye'de araç parkı büyüyor ve yaşlanıyor. Bu durum bağımsız satış sonrası pazarı için de önemli fırsatlar oluşturuyor. Eurorepar Car Service'i, marka, modeli ya da yaşı ne olursa olsun tüm araç sahiplerine kaliteli ve güvenilir hizmet sunan güçlü bir servis ağı olarak konumlandırıyoruz. Son dört yılda hem servis ağımızı hem de müşteri sayımızı önemli ölçüde artırdık. Bugün Avrupa'nın en güçlü Eurorepar Car Service organizasyonlarından birine sahibiz. Hedefimiz, yıl sonuna kadar 80 şehirde 450'nin üzerinde servis noktasına ulaşarak daha fazla müşteriyi Eurorepar Car Service kalite ve güvencesiyle buluşturmak.” diye konuştu.

Sertel Grup Lojistik, Araç Filosunu 153 Adet Mercedes-Benz Actros ve Atego ile Genişletti Haber

Sertel Grup Lojistik, Araç Filosunu 153 Adet Mercedes-Benz Actros ve Atego ile Genişletti

30 yılı aşkın süredir yurt içi ve uluslararası nakliye sektörlerinde müşterilerine hizmet sunan Sertel Grup Lojistik, Mercedes-Benz kamyonlarını tercih etmeyi sürdürüyor. 500’ün üzerinde araçtan oluşan filosunun büyük bölümünü Mercedes-Benz kamyonların oluşturduğu şirket, son yatırımıyla araç parkını daha da güçlendirdi. Bu teslimat, Sertel Grup Lojistik’in araç filosunun güçlendirilmesinin yanı sıra operasyonel süreklilik, verimlilik ve hizmet kapasitesinin artırılması bakımından da önem taşıyor. Sertel Grup Lojistik’e araçları, Mercedes-Benz Türk bayileri Has Otomotiv ve Koluman Motorlu Araçlar ev sahipliğinde düzenlenen törenle teslim edildi. Teslimat töreni, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel, Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Tolga Bilgisu, Kamyon Filo Satış Grup Müdürü Çağdaş Özen, İletişim Müdürü Miray Demirel, Mercedes-Benz Kamyon Finansman Kamyon Satış ve Pazarlama Müdürü Onur Sağdıç, Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert, Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Sert, Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Saltık, Koluman Motorlu Araçlar İstanbul Kamyon Satış Grup Müdürü Aytekin Yeşil, Has Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Latif Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi Reşat Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi İrem Karaali, Has Otomotiv Genel Müdürü Turan Dik, Has Otomotiv İzmir Kamyon Satış Müdürü Okan Gül ve Has Otomotiv İstanbul Kamyon Satış Müdürü Erdem Bahadır’ın katılımıyla Adile Sultan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Farklı taşımacılık ihtiyaçlarına güçlü çözüm Teslim edilen araçlar; yurtiçi ve uluslararası nakliye operasyonlarının yanı sıra soğuk zincir taşımacılığı, tenteli paletli yük taşımacılığı ve silobas yem-maden taşımacılığı gibi farklı alanlarda kullanılacak. Bu sayede Sertel Grup Lojistik, farklı operasyon alanlarında operasyonel kapasitesini ve hizmet esnekliğini daha da artırmayı hedefliyor. Gerçekleştirilen yatırım, şirketin filo yapısını güçlendirirken hizmet kalitesinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesine de katkı sağlayacak. Operasyonel verimlilik ve güçlü hizmet altyapısı Sertel Grup Lojistik’e teslimatı gerçekleştirilen Mercedes-Benz Actros ve Atego modelleri; yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği ve dayanıklılığı ile öne çıkarken, güçlü ikinci el değerleriyle de uzun vadeli avantajlar sunuyor. Araçların sunduğu toplam sahip olma maliyeti avantajı, farklı taşıma operasyonlarında faaliyet gösteren firmalar için önemli bir tercih nedeni oluşturuyor. Mercedes-Benz Türk’ün yaygın servis ağı, hızlı yedek parça tedariği ve güçlü satış sonrası hizmet yapısı, müşterilerin operasyonel sürekliliğine doğrudan katkı sağlıyor. Mercedes-Benz Kamyon Finansman tarafından sunulan finansman desteğiyle hayata geçirilen bu yatırım, operasyonel ihtiyaçların yanı sıra finansman açısından da müşteriye özel çözümlerle desteklendi. Gerçekleştirilen teslimatın yalnızca yüksek adetli bir filo yatırımı olmadığını vurgulayan Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, “Sertel Grup Lojistik’e gerçekleştirdiğimiz bu teslimat, müşterimizin operasyonel ihtiyaçlarını doğru analiz ederek en uygun çözümleri sunma yaklaşımımızın önemli bir göstergesi. Farklı operasyon alanlarında yürütülen yoğun faaliyetler, araçların performansını, dayanıklılığını ve verimliliğini daha da kritik hale getiriyor. Bu doğrultuda teslim ettiğimiz 153 adet Mercedes-Benz Actros ve Atego’nun, sahip olduğu özelliklerle Sertel Grup Lojistik’in operasyonlarına değer katacağına inanıyoruz. Sertel Grup Lojistik ile 15 yılı aşkın süredir devam eden iş ortaklığımızın önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini diliyorum.” dedi. Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Saltık yaptığı açıklamada: “Koluman Motorlu Araçlar olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmayı ve onların operasyonel verimliliğine katkı sağlamayı önceliklerimiz arasında görüyoruz. Bu doğrultuda Sertel Grup Lojistik’in operasyon yapısına en uygun araçların belirlenmesi ve teslimat sürecinin sorunsuz şekilde tamamlanması için tüm ekiplerimizle yoğun bir çalışma yürüttük. Bu teslimatın, sürdürülebilir iş birliklerimizin önemli bir yansıması olduğuna inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sektörün önde gelen firmalarından olan Sertel Grup Lojistik ile olan iş ortaklığımızın güçlenerek devam etmesini diliyoruz ” dedi. Has Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Latif Karaali ise: “Has Otomotiv olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarını en doğru şekilde analiz ederek, onlara operasyonlarına en uygun araç ve hizmet çözümlerini sunmayı önceliklendiriyoruz. Sertel Grup Lojistik’in farklı taşımacılık alanlarında yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonlara uygun araç konfigürasyonlarının belirlenmesi ve sürecin en verimli şekilde ilerlemesi adına tüm ekiplerimizle titizlikle çalıştık. Gerçekleştirilen bu teslimat, bizim için yalnızca bir satış değil; aynı zamanda uzun vadeli iş ortaklığının ve karşılıklı güvenin güçlü bir göstergesi. Sektörün köklü firmalarından Sertel Grup Lojistik ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı. Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert ise: “30 yılı aşkın süredir yurt içi ve uluslararası nakliye alanlarında müşterilerimize kaliteli ve güvenilir hizmet sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Teslim aldığımız 153 yeni Mercedes-Benz araç ile şirketimiz adına önemli bir yatırımı daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 500 aracın üzerindeki filomuzun tamamına yakını Mercedes-Benz marka araçlardan oluşuyor. Bu yatırımla operasyonel gücümüzü artırmayı, hizmet kalitemizi daha ileriye taşımayı ve müşterilerimize sunduğumuz değeri büyütmeyi hedefliyoruz. Yüksek ikinci el değeri, yaygın servis ağı ve esnek finansman çözümleri nedeniyle Mercedes-Benz Türk ile çalışmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yeni araçlarımızın şirketimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Made in Türkiye İmzalı Yeni Opel Vivaro Kamyonet Satışa Sunuldu! Haber

Made in Türkiye İmzalı Yeni Opel Vivaro Kamyonet Satışa Sunuldu!

Opel, elektrifikasyon çağında geliştirdiği yeni nesil modellerle otomotiv sektöründeki öncü rolünü sürdürürken, yalnızca binek araçlarda değil hafif ticari segmentte de iddiasını güçlendirmeye devam ediyor. Markanın Türkiye’de Tofaş tarafından üretilen yeni hafif ticari modeli Vivaro Kamyonet, dayanıklı yapısı, fonksiyonel yükleme çözümleri ve zengin standart donanımıyla farklı iş kollarının ihtiyaçlarına pratik ve verimli çözümler sunuyor. Tüm opsiyonlar lansman hediyesi! Opel’in hızla genişleyen hafif ticari araç ürün gamının en yeni üyesi Vivaro Kamyonet, 1 milyon 715 bin TL’lik anahtar teslim fiyatıyla dikkat çekiyor. Lansmana özel olarak cazip finansman ve donanım avantajlarıyla birlikte sunulan yeni araç, 750.000 TL için 12 ay 0 faiz veya 1.300.000 TL için 12 ay yüzde 1,66 faiz kredi seçenekleriyle sunuyor. Kredi kullanmak istemeyen müşteriler için ise 80.000 TL nakit alım indirimi uygulanıyor. Ayrıca lansman dönemine özel olarak tüm opsiyonlar ücretsiz olacak sunuluyor. Yeni Vivaro Kamyonet ile hafif ticari araç pazarına yeni bir çözüm sunduklarını söyleyen Opel Marka Direktörü Yiğit Yantaç, “Türkiye’de Tofaş tarafından üretilen yeni modelimiz ile marka olarak çok önemsediğimiz hafif ticari araç pazarındaki varlığımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Sağlam şasi yapısı ve optimize edilmiş kasa ölçüleriyle dikkat çeken yeni Vivaro Kamyonet, şehir içi ve şehirler arası kullanımda yüksek verimlilik sağlarken, kullanıcı dostu özellikleriyle günlük iş operasyonlarını da kolaylaştırıyor” dedi. Fonksiyonel tasarım ve güçlü altyapı! Vivaro Kamyonet, yaklaşık 1.200 kilogram taşıma kapasitesi ve yaklaşık 2.754 mm yükleme alanı uzunluğu ile geniş ve verimli bir taşıma hacmi sunuyor. Araçta kullanılan çelik konstrüksiyon kasa, alüminyum kasa kanatları ve plywood kaplama, dayanıklılığı üst seviyeye taşıyarak zorlu iş koşullarına uygun bir yapı ortaya koyuyor. Modelde tabanda 8 adet yükleme kancası, kasa altında 220 litre bagaj alanı ve entegre iç dikiz aynalı camlı ara bölme gibi detaylar da kullanım kolaylığını artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. 2+1 oturma düzenine sahip Vivaro Kamyonet, hem yük taşıma hem de operasyonel mobiliteyi bir arada sunarak; inşaat, lojistik, hizmet ve saha operasyonları gibi farklı sektörler için ideal bir çözüm olarak konumlanıyor. Dayanıklı yapısı, geniş yükleme kapasitesi ve zengin standart donanımıyla Vivaro Kamyonet, Opel’in ticari araçlardaki “iş ortağı” yaklaşımını bir adım ileri taşıyor. Zengin güvenlik donanımı standart! Yeni Opel Vivaro Kamyonet, güvenlik tarafında segmentinde güçlü bir standart donanım listesiyle geliyor: Elektronik Stabilite Programı (ESP), Anti Blokaj Fren Sistemi (ABS), Elektronik Fren Gücü Dağılımı (EBD), Yokuşta Kalkış Desteği (HSA), Şerit takip sistemi, trafik işareti tespit sistemi, sürücü yorgunluk tespit sistemi (kamera ile), çarpışma uyarısı ve acil durum fren sistemi (AEBS) ve lastik basınç izleme sistemi. Bu donanımlar sayesinde araç, hem sürüş güvenliğini hem de operasyonel güvenilirliği üst seviyeye taşıyor. Vivaro Kamyonet, iş odaklı yapısını destekleyen konfor ve teknoloji özellikleriyle de öne çıkıyor. Araçta sunulan halojen farlar ve gündüz farları, uzun far asistanı, hız sabitleyici, yükseklik ve derinlik ayarlı direksiyon, 6 yönlü sürücü koltuğu, otomatik ön camlar, klima, yağmur ve far sensörü, ısıtmalı ve katlanır yan aynalar, geri görüş kamerası, 5’’ siyah-beyaz dokunmatik radyo, dijital gösterge paneli ile Bluetooth ve 4 hoparlör gibi özellikler, sürüş sırasında temel bağlantı ve kullanım ihtiyaçlarını karşılıyor.

Vtr Turizm Filosunu Volkswagen Crafter ile Güçlendirdi Haber

Vtr Turizm Filosunu Volkswagen Crafter ile Güçlendirdi

Volkswagen Ticari Araç, taşımacılık ve turizm sektörünün öncü firmalarıyla iş birliklerini sürdürmeye devam ediyor. Bu kapsamda VTR Turizm, araç filosunu Volkswagen Crafter modelleriyle genişletti. Volkswagen Doğuş Finans (vdf) iş birliğiyle sunulan avantajlı finansman koşullarından yararlanan şirket, düzenlenen törenle 10 adet Volkswagen Crafter Servis modelini teslim aldı. VTR Turizm’in Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahin ve Genel Müdürü Oğuz Çoban’ın katıldığı teslimat töreninde, Volkswagen Yetkili Satıcısı Başaran Otomotiv’in Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cumhur Tekin ve Satış Müdürü Deniz Kocaoğlu ile Volkswagen Ticari Araç Filo Satış Yöneticisi Onurcan Tosun hazır bulundu. Törenin ardından, Volkswagen Ticari Araç adına, iş birliğini temsilen Oğuzhan Şahin’e bir plaket sunuldu. VTR Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Oğuzhan Şahin, sektörde kalitesi, güvenliği, konforu ve ekonomisiyle iddiasını koruyan Volkswagen Crafter’ı turizm taşımacılığına uygun geniş bagaj hacmi, yüksek teknolojisi, düşük yakıt tüketimi, konforu ve yüksek ikinci el değeri gibi özellikleri nedeniyle tercih ettiklerini belirtti. Araç parklarında kalite standartlarını Volkswagen odağında yükseltmeyi hedeflediklerini belirten Şahin, filoları dahilindeki Volkswagen Ticari Araç sayısını artırmaya yönelik çalışmalarının sürdüğünü ifade etti.

Ford Otosan’dan Finansal Entegrasyon Hamlesi: Koçfinans Satın Alımıyla Otomotiv Değer Zincirinde Yeni Dönem Haber

Ford Otosan’dan Finansal Entegrasyon Hamlesi: Koçfinans Satın Alımıyla Otomotiv Değer Zincirinde Yeni Dönem

Bu stratejik yatırım ile Ford Otosan; finansman yetkinliğini kendi organizasyonu içinde konumlandırarak araç satışından satış sonrası hizmetlere, ikinci el ticaretinden sigorta çözümlerine kadar uzanan otomotiv değer zincirini daha da güçlendirmeyi ve daha entegre bir mobilite ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda Ford Otosan, Koçfinans’ın Koç Holding (%50), Arçelik (%47) ve diğer Koç Topluluğu şirketlerine (%3) ait hisselerini, kapanış düzeltmelerine bağlı olarak yaklaşık 137 milyon ABD doları bedelle devralacak. Ford Otosan satış finansmanında entegrasyonu güçlendiriyor Koçfinans uzun yıllardır Türkiye’de Ford Otosan’ın perakende finansman partneri olarak faaliyet gösteriyor ve finansman çözümleriyle araç satışlarını destekleyen önemli bir rol üstleniyor. Finansman sektöründeki öncü konumu, güçlü teknolojik altyapısı, 50 milyar TL’yi aşan bilanço büyüklüğüyle Koçfinans artık Ford Otosan bünyesine katılıyor. Şirketin müşteri odaklı yaklaşımı ile dijital ve veri odaklı yetkinliklerinin Ford Otosan ekosistemine entegre edilerek müşteri deneyiminin daha da ileri taşınması hedefleniyor. Koçfinans’ın Ford Otosan bünyesine katılmasıyla birlikte, müşterilerin ihtiyaçlarına daha esnek finansman çözümleri sunulacak; araç satın alma süreçleri daha entegre bir yapıya kavuşacak ve mobilite hizmetlerine daha kolay erişim sağlanacak. Bu adımın, araç satın alma sürecinden finansman ve sigorta çözümlerine kadar uzanan uçtan uca mobilite deneyimini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Güven Özyurt: “Mobilite artık araçtan finansmana uzanan bir ekosistem” Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ford Otosan olarak müşterilerimize sunduğumuz deneyimi yalnızca araç üretimiyle sınırlı görmüyoruz. Mobilite artık araçtan finansmana ve satış sonrası hizmetlere uzanan bütüncül bir ekosistem. Koçfinans’ın bünyemize katılması, müşterilerimize daha güçlü ve entegre finansman çözümleri sunmamızı sağlayacak. Bu yatırım aynı zamanda binek, ticari araç ve kamyon işimizdeki büyümeyi destekleyecek önemli bir adım olacak.” Gül Ertuğ: “Değer zincirinde daha fazla katma değer yaratacağız”, Ford Otosan Mali İşler Lideri (CFO) Gül Ertuğ ise satın almaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Koçfinans’ın Ford Otosan bünyesine katılması, satış finansmanı alanındaki güçlü iş birliğimizi daha entegre bir yapıya taşıyor. Bu yatırım sayesinde otomotiv değer zincirinde daha fazla katma değer yaratmayı ve müşterilerimize daha esnek finansman çözümleri sunmayı hedefliyoruz. Güçlü bilanço yapımız ve disiplinli finansal yaklaşımımızla bu satın almanın şirketimizin sürdürülebilir büyüme stratejisine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Yeşim Pınar Kitapçı: “Finansal teknolojilerdeki uzmanlığımızla mobilite dünyasının geleceğini şekillendirmekte Ford Otosan’a güç katmaya kararlıyız.”, Koçfinans Genel Müdürü Yeşim Pınar Kitapçı, Ford Otosan bünyesine stratejik bir iştirak olarak katılmalarının yaratacağı sinerjiyi şu sözlerle değerlendirdi: "Koçfinans olarak finansman sektöründe standartları belirleyen öncü kimliğimizi ve teknolojik yetkinliğimizi, bugün Ford Otosan’ın küresel vizyonuyla birleştiriyoruz. Ford Otosan ailesinin bir parçası olarak güçlü bağlarımızı bu pay devri ile yeni bir seviyeye taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Sektördeki oyun kurucu ve vizyoner yapımızı, Ford Otosan değer zincirine entegre ederek; güçlü büyümemizi devam ettirmekte, finansal teknolojilerdeki uzmanlığımızla mobilite dünyasının geleceğini şekillendirmekte Ford Otosan’a güç katmaya kararlıyız." Yeni büyüme alanları ve iş fırsatları Koçfinans yalnızca Ford araçlarına değil, farklı otomotiv markalarına da finansman hizmeti sunuyor. Ford markası Koçfinans portföyünde önemli bir yer tutarken diğer otomotiv markalarına sağlanan finansmanlar da benzer şekilde portföyde bulunuyor. Satın alma sonrasında Koçfinans’ın bu çeşitlendirilmiş müşteri portföyünü koruyarak finansman faaliyetlerini sürdürmesi planlanıyor. Bu satın alma ile birlikte Ford Otosan’ın binek araçlardan hafif ve ağır ticari araçlara kadar uzanan ürün portföyü genelinde yeni büyüme fırsatlarının ortaya çıkması bekleniyor. Özellikle ikinci el araç; binek, ticari araç ve kamyon segmentlerinde finansman çözümlerinin genişletilmesi; Ford ve Ford Trucks markalarına erişimin kolaylaşmasına katkı sağlayarak Ford Otosan’ın büyüme stratejisinde önemli bir rol oynayacak.

Arıkan Turizm 2 Adet Mercedes-Benz Tourismo 15 2+2 Alımı ile Filosunu Güçlendirmeye Devam Ediyor Haber

Arıkan Turizm 2 Adet Mercedes-Benz Tourismo 15 2+2 Alımı ile Filosunu Güçlendirmeye Devam Ediyor

Mercedes-Benz Türk ile Arıkan Turizm arasında 30 yıldır devam eden iş ortaklığı karşılıklı güven temeline dayanarak güçlenerek devam ediyor. 40 yılı aşkın süredir yolcu taşımacılığı alanında hizmet veren Arıkan Turizm, müşteri memnuniyeti odaklı hizmet anlayışıyla filosunu 2 adet Mercedes-Benz Tourismo 15 2+2 ile genişletti. Tourismo 15 2+2; uygun finansman koşulları, geniş servis ağı, yüksek ikinci el değeri ve yolcu memnuniyeti sağlayan özellikleriyle firmanın operasyonel gücünü destekliyor. Arıkan Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Murat Yaşar Arıkan “45 yılı aşkın süredir yolcu taşımacılığının farklı alanlarında müşterilerimize güvenli ve kaliteli hizmet sunmaya odaklanıyoruz. Bu yaklaşımımızın temelinde ise faaliyetlerimizde kullandığımız araçların performansı ve güvenilirliği yer alıyor. Yıllardır bölgemizde ulaştırma sektörünün lokomotifi olarak, farklı ihtiyaçlara yönelik, gelişmiş bir filoya sahip olmanın gururunu yaşıyoruz.Bugün teslim aldığımız 2 adet Mercedes-Benz Tourismo ile de bu gururu pekiştiriyoruz. Mercedes-Benz Türk ile sürdürdüğümüz güçlü iş ortaklığımızın önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine inanıyoruz.” ifadelerini kullandı. Hassoy Otomotiv Otobüs Satış Müdürü Cenk Soydan ise “Hassoy Otomotiv olarak, Mercedes-Benz Türk iş ortaklığıyla müşterilerimizin ihtiyaçlarına uzun soluklu ve sürdürülebilir çözümler sunmayı temel önceliğimiz olarak görüyoruz. Sektörünün güçlü firmalarından Arıkan Turizm’e 2 adet Mercedes-Benz Tourismo 15 2+2 teslim etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Yurt içi ve yurt dışı yolcu taşımacılığı operasyonları; yüksek dayanıklılık sunan ve operasyonel verimliliği destekleyen araçları gerekli kılıyor. Konfor, güvenlik ve verimlilik sunan özellikleri ile Tourismo araçlarımız Arıkan Turizm’in faaliyetlerine çok önemli katkı sağlayacak. Yeni otobüslerinin Arıkan Turizm’e hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Mercedes-Benz Türk Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu teslimata ilişkin şunları söyledi: “Mercedes-Benz Türk olarak müşterilerimizin operasyonel gereksinimlerine en uygun özümleri sunmayı her zaman önceliklendiriyoruz. Hoşdere Otobüs Fabrikamızda üretilen Tourismo’larımız gelişmiş güvenlik donanımları, yüksek konfor seviyesi ve operasyonel verimliliğiyle Arıkan Turizm’in yurt içi ve yurt dışı taşımacılık faaliyetlerine önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Yolların standardını belirleyen Mercedes-Benz Tourismo araçlarımız ile yolcuların ve kaptanların konforlu seyahatlerine imza atıyoruz. Bugün de gerçekleştirdiğimiz bu teslimat Arıkan Turizm’in markamıza ve otobüslerimize duyduğu güvenin yansımasıdır. Yeni araçlarımızın Arıkan Turizm’e hayırlı olmasını diliyor, kendilerine bize duydukları güven için teşekkür ediyorum.

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi Haber

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi

OTOBÜSÇÜLÜK, BENİM İÇİN “BABA MİRASI” 1983 Trabzon Of doğumluyum. Evliyim ve dört çocuk babasıyım. Bahçeşehir Üniversitesi İngilizce İşletme mezunuyum. Dört yaşındayken babamın işleri nedeniyle İstanbul’a taşındık. O dönem babam nakliye ve taşımacılık sektörünün içindeydi; aslında biz bu kültürün içinden gelen bir aileyiz. Bizde baba mesleği otobüsçülük. Babam uzun yıllar Ali Osman Ulusoy ile beraber Ulusoy bünyesinde ortak ve bireysel otobüsçülük yaptı. Çocukluğumdan bazı anılar hâlâ çok net. Otobüs direksiyonunun ortasında bir kapak olurdu; içinde şekerler saklanırdı. Babası otobüsçü olan herkes bilir… O kapağı açar, şekerleri alırdık. Küçük bir detay gibi görünür ama aslında bir kültürün parçasıdır. Sanıyorum o günlerden bize kalan en kıymetli miras; otobüse, yola ve bu mesleğe duyduğumuz yakınlıktır. Bu iş benim için sadece bir ticaret alanı değil; bir aidiyet, bir geçmiş ve bir hatıradır. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Üniversiteye Kocaeli Üniversitesi Turizm Bölümü’nde başladım; ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde İngilizce İşletme lisansımı tamamladım. Daha sonra yüksek lisans düşüncesiyle Amerika’ya gittim ancak ticaretin içine o kadar hızlı girdim ki akademik süreci başlatamadan üç yılın sonunda Türkiye’ye döndüm. Bir yandan da evlilik planım vardı. Orada kalıcı bir hayat kurmak istemedim. Ben her zaman kalabalık, çocuklu bir aile hayal ettim. Çocuklarımın kendi kültürümüzde büyümesini istedim. Bu nedenle Türkiye’ye dönmeyi tercih ettim. HER ZAMAN AİLEDEN BİRİYMİŞ GİBİ HİSSETTİM Yuva kurmak için Türkiye’ye döndükten sonra kurumsal firmalarla görüşmelere başladım. Aslında hikâye daha da özel bir anla başladı. Nişan törenime Ali Osman Ulusoy’un programı dolayısıyla kızı Hülya Ulusoy katıldı. İlk defa orada karşılaştık ve beni görüşmek için davet etti. Beraber Ali Osman Bey’le görüşmemiz hikâyenin başlangıcı oldu. O günlerde çok net bir duygu hissettim: Beni gerçekten aileden biri gibi kabul ettiler. Bu yaklaşım, aramızdaki sinerjiyi çok hızlı oluşturdu. Karşılıklı güven vardı; onlar bana inandı, ben de bu güveni boşa çıkarmamak için çalıştım. Başarının temelinde de bu karşılıklı uyumun olduğunu düşünüyorum. 2011 yılında bu yapının bir parçası oldum. O tarihten itibaren kendime 10 yıllık bir hedef koymuştum. Hassoy’daki yolculuğum satış danışmanı olarak başladı. Sonrasında satış müdürlüğü görevini üstlendim. Otobüs grubu zaten işin kalbi sayılabilecek, uzmanlık gerektiren bir alandı. Bugün geldiğim noktada ise genel müdürlük görevini yürütüyorum. Açık konuşmak gerekirse; otobüs satışından gelip genel müdürlük pozisyonuna yükselen çok fazla örnek yoktur. Türkiye’de bu anlamda iki isim sayabilirsiniz. 10 YIL BOYUNCA TİCARETİ SİZDEN ÖĞRENECEĞİM İşe başlarken hedeflerimi sorduğum da Ali Osman Bey’e çok net konuştum: “Gerekirse çantanızı taşıyacağım, gerekirse şoförlüğünüzü yapacağım. Ben 10 yıl boyunca sizden ticareti öğreneceğim. Sonra o koltukta oturacağım.” Benim için önemli olan, böyle bir ismin yanında mümkün olduğunca fazla vakit geçirmekti. Çünkü biliyordum ki ustalık temasla geçer. Gün boyu birlikte, çoğu zaman akşam geç saatlere kadar. Tabiri caizse 7/24 diyebileceğiniz bir çalışma düzeni vardı. Babamdan ve aile çevremden gelen bir zemin vardı ancak ben kendi yolumu çizmek istiyordum. Bu 10 yılı bir okul gibi görüyordum. Ticaretin inceliklerini, sektördeki dengeleri, iş kültürünü ve insan ilişkilerini öğrenmeyi istiyordum. Sadece kendi sorumluluk alanımla sınırlı kalmadım. Diğer şirketlerin süreçlerinde yer aldım, uluslararası temaslar yürüttüm, bürokrasiyle doğrudan temas ettim. Pek çok başlıkta görev aldım. Üstelik bunu zorunluluktan değil; öğrenme isteğinden ve gerçekten zevk aldığım için yaptım. Mesai harcadım, gözlemledim, not aldım, uyguladım. Kendimi yetiştirmek istedim. 1 Ekim 2014’te merhum Ali Osman Ulusoy’un vefatına kadar kendisiyle yakın çalışma fırsatı buldum; bana vizyon kazandırdı, farklı bakış açısını ve iş disiplinini öğretti. Vefatının ardından görevi, zaten birlikte çalıştığımız Hülya Ulusoy devraldı. O dönemde de aynı güven, aynı kararlılık ve aynı uyumla yolumuza devam ettik. 2017 yılının Ekim ayında genel müdürlük görevini devraldım. Hülya Ulusoy’un liderliğiyle; kızları Ahsen Aydın ve Gülşah Helva’nın yönetime dahil olması ve Hülya Hanım’ın oluşturduğu üst düzey yönetim kadrosunun uyumu sayesinde güçlü bir yönetim yapısı ortaya çıktı. O günden bu yana, aynı güven ortamı ve ortak vizyon doğrultusunda her geçen gün gücümüze güç katmaya devam ediyoruz. 2025 KONTROLLÜ GEÇTİ, 2026’NIN İKİNCİ YARISINA UMUTLUYUM 2025 yılı tek kelimeyle tanımlamak gerekirse “kontrollü” geçti. Yatırımcı tarafı daha temkinliydi. Açıkçası piyasanın daha rasyonel bir zemine oturduğunu düşünüyorum ne aşırı şişkin ne de panik havasında bir dönem yaşandı. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik dalgalanmalar, yüksek faiz ortamı ve finansmana erişim maliyetleri doğal olarak yatırımcıyı düşündürdü. Özellikle ticari araç tarafında finansman maliyetleri karar süreçlerini doğrudan etkiledi. Önceki yıllarda enflasyonist ortamda fiyat artışlarının hızlanması, “ihtiyacı olmasa da yatırım amacıyla alım yapan” bir müşteri profili oluşturmuştu. Küçük bir beklenti bile hızlı karar için yeterli olabiliyordu. 2025’te ise daha hesaplı, daha analiz eden bir müşteri yapısı gördük. Bu aslında sektör açısından sağlıklı bir normalleşmeydi. Dolayısıyla 2025’i bir “denge yılı”, 2026’yı ise doğru koşullar oluştuğunda yeniden ivmelenme yılı olarak görüyorum. OTOBÜS SADECE BİR ARAÇ DEĞİL, BİR MİRAS Mercedes-Benz Türk bayileri arasında otobüs satışının bizim için her zaman ayrı bir yeri vardır. Merhum Ali Osman Ulusoy’un otobüsçü geçmişi nedeniyle bu işin Hassoy’da kendine özgü bir ruhu bulunur. Hatta Ali Osman Bey’in vefatının ardından sektörde sıkça şu yorumlar yapılırdı: “Otobüs işi Hassoy’da zorlanır. O boşluk dolmaz. Satışlar eski seviyesine ulaşamaz.” Açık söylemek gerekirse, bu yaklaşım bizi geri çekmedi; tam tersine motive etti. Üzerimize bir sorumluluk ve misyon yükledi. Biz de o bayrağı daha ileri taşımak için ekip olarak kararlılıkla çalıştık. Bu süreçte Hülya Ulusoy’un desteği çok kıymetliydi. Her zaman arkamızda durdu ve bize olan inancını açıkça hissettirdi. Bu güven de başarının önemli yapı taşlarından biri oldu. Bugün sonuçlara baktığınızda; son 8 yıldır üst üste otobüs satışında Türkiye birincisiyiz. Tek lokasyonda pazar payımızı %20’nin üzerine çıkardık. Hem sıfır araç hem de ikinci el tarafında güçlü, sürdürülebilir ve istikrarlı bir performans ortaya koymaya devam ediyoruz. 2025 yılında elde ettiğimiz başarılar da bu istikrarın somut göstergesi oldu. 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Adedi Birincilik Ödülü 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Sistematiği Üçüncülük Ödülü 2025 Mercedes-Benz Lig Otobüs Şampiyonluğu 2025 Mercedes-Benz Lig Busstore Birincilik Ödülü Bu başarı bireysel değil; güçlü bir ekip ruhunun ve yıllara yayılan disiplinli çalışmanın sonucudur. Bu vesileyle satış müdürüm Cenk Soydan, satış danışmanlarımız Selçuk Köse ve Rahime Karnap başta olmak üzere, arka planda büyük emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum, bu başarı hepimizin. 2025 yılı otobüs sektörünün dinamikleri biraz daha farklı çalıştı. Bildiğiniz üzere ön ödemeli satış sistemi söz konusu. Şu an itibarıyla Temmuz–Ağustos dönemine kadar hedeflerimizin büyük kısmını satmış durumdayız. Bu da talebin tamamen devam ettiğini, mecburen zamana yayıldığını gösteriyor. İkinci el otobüs tarafında da oldukça güçlüyüz. Çünkü biz otobüs işini biliyoruz. Burada mütevazı davranmayacağım: Sezonun ne zaman hareketleneceğini sektörde birçok kişi öngörebilir; ancak o hareketi doğru zamanda, doğru stokla ve doğru fiyatlama stratejisiyle yönetmek ayrı bir uzmanlık gerektirir. Sıfır araç tarafında teslim süreleri 6–7 ayı bulurken, ikinci el pazarı sezonsal olarak çok daha hızlı reaksiyon verir. Biz de portföyümüzün genişliği ve sahadaki reflekslerimiz sayesinde bu geçişleri doğru yönetiyoruz. Normalde yatırımlar kasım–aralık döneminde yapılır ve yeni yıla hazırlık o şekilde tamamlanır. Ancak 2024’ün son iki ayı oldukça durağandı. Buna karşın 2025’in ocak, şubat ve mart aylarında ikinci elde ciddi bir ivme yakaladık. Stoklarımız hızlı şekilde eridi. Bu deneyimden yola çıkarak 2026’ya daha hazırlıklı girdik. Ancak geçtiğimiz yılki erken hareket bu sene şubat sonu itibarıyla kendini gösterdi. Öngörümüz, mart ayında hız kazanacağı ve bu temponun haziran ayına kadar devam edeceği yönünde. Ben 2026’nın özellikle ikinci yarısında daha pozitif bir tablo bekliyorum. Faizlerde olası bir geri çekilme, finansmana erişimin kolaylaşması ve turizm tarafındaki hareketlilik sektöre doğrudan yansıyacaktır. Ayrıca şehirlerarası taşımacılıkta yaşlanan araç parkı da önümüzdeki dönemde yenileme ihtiyacını artıracaktır. Bunun temel sebebi şu: Ekonomik anlamda piyasada bir miktar rahatlama olacağını düşünüyorum. Son iki–üç yıldır baskılanmış bir yapı söz konusu. Yüksek finansman maliyetleri, kontrollü kredi politikaları ve genel temkinli hava uzun süre devam etti. Ancak bu durumun kalıcı olması mümkün değil; piyasa doğası gereği bir denge arayışına girer. Önümüzdeki dönemde çeşitli ekonomik dinamiklerle bir gevşeme yaşanacağını öngörüyoruz. Kimileri bunu “seçim ekonomisi” perspektifiyle değerlendiriyor olabilir; ancak ben daha yapısal ve kaçınılmaz bir normalleşme süreci bekliyorum. Piyasa bir noktadan sonra yeniden yatırım refleksi üretir. Özellikle ticari araç tarafında ertelenmiş talep birikir ve doğru koşullar oluştuğunda hızlı şekilde devreye girer. Biz de ikinci yarıda bu birikmiş talebin sahaya yansıyacağını düşünüyoruz. 2025 KAMYON HEDEFİMİZ 206’YDI, 518 İLE KAPATTIK Kamyon grubunda 2025 yılını oldukça güçlü geçirdik. Yıla 206 adetlik bir hedefle başladık; yılı 518 adetle kapattık. Bu da yaklaşık %151 oranında hedef aşımı ve %251 hedef gerçekleştirme anlamına geliyor. Yatırımcı olarak pazarda talep vardı ancak fiyatlama tarafında dönem dönem zorlandığımız zamanlar oldu. Artan maliyetleri aynı esneklikle fiyatlara yansıtmak her zaman mümkün olmadı. Karlılık açısından sıkı bir yönetim gerektiren bir yıl oldu. Buna rağmen süreçleri doğru yöneten ve koşullardan en verimli şekilde faydalanan bayilerden biri olduk. 2025 yılı performansımız ödüllerle de taçlandı: 2025 Yılı Kamyon Satış Payını En Çok Artıran Bayi – Türkiye İkinciliği 2025 Yılı En Yüksek Kamyon Servis Sözleşmesi Penetrasyonu – Türkiye Birinciliği Bu sonuçlar sadece satış adedi değil; sürdürülebilir müşteri yönetimi ve satış sonrası bağlılığın da güçlü olduğunu gösteriyor. Tecrübeli bir ekimiz var. Satış müdürümüz Muharrem Eğrioğlu ve ekibini başarılarından ötürü tebrik ederim. Dengeli bir müşteri portföyüne sahibiz. Operasyonlarımızı temelde üç ana segmentte sınıflandırabiliriz: uluslararası nakliyat, inşaat ve kamu. En güçlü olduğumuz alanlardan biri kamu ve kamuya iş yapan müşteri portföyümüz. Özellikle kamu üst yapılı araçlarda ciddi bir uzmanlık ve referans birikimi oluşturduk. Bu alanda sadece satış yapmıyor; süreç, ihale dinamikleri ve teknik gereksinimler konusunda da derin bir tecrübeye sahibiz. Ancak kamu segmenti dönemsel olarak hareket eder. Bu nedenle doğru planlama, zamanlama ve müşteriyle kesintisiz iletişim kritik önemdedir. Süreci doğru okumak ve hazırlıklı olmak başarıyı belirleyen temel unsurdur. Elbette performansımızı yalnızca kamu segmentine bağlamak doğru olmaz. Kamu, uluslararası nakliyat ve inşaat segmentlerini dengeli şekilde yönetiyoruz. Bu çeşitlilik, dalgalı piyasa koşullarında risk dağılımı açısından bize önemli bir avantaj sağlıyor. Kısacası kamyon tarafında 2025 yılı; hacim, pazar payı ve servis sözleşmesi penetrasyonu açısından güçlü bir yıl oldu. Önümüzdeki dönemde de kontrollü, sürdürülebilir ve kârlı büyüme anlayışımızı koruyarak ilerlemeye devam edeceğiz. HAFİF TİCARİ ARAÇLARDA MESELE PAZAR DEĞİL, MAKASIN AÇILMASI Hafif ticari araçlar pazarında bölgesel olarak zorlandığımız bir dönemden geçiyoruz. Dışarıdan bakıldığında Trabzon ve Karadeniz turizmi hareketli görünse de sahada farklı dinamikler var. Araç parkımız yaşlı, fiyatlar ile gelir seviyesi arasındaki makas giderek açılıyor. Bu makası kapatmak kolay değil; işletmeler, dönüşüm kararlarını daha temkinli alıyor. Bunun yanında, bölgede büyük kurumsal şirket sayısı sınırlı olduğundan personel taşımacılığı da yaygın değil. Ayrıca nüfusa oranla okul ve öğrenci taşımacılığı da daha az gelişmiş durumda. Bu da büyük filo alımlarını doğal olarak kısıtlıyor ve hafif ticari araçlar pazarın potansiyelini daraltıyor. Rekabetin yüksek olduğu bu ortamda, ödeme kolaylıkları sunulsa bile işletmeler büyük yük altına girmekte tereddüt edebiliyor. Yine de tabloyu tamamen olumsuz okumak doğru olmaz. Kademeli bir dönüşüm var; eski araçlar yavaş yavaş yenileniyor. Biz de bu süreci müşterinin gerçekliğine uygun, sabırlı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yönetiyoruz. OTOMOBİL PAZAR PAYIMIZI HER GEÇEN YIL ARTTIRIYORUZ Otomobil satışında da önemli başarılara imza attık. 2021 ve 2022 yıllarında üst üste “Yılın En İyi Satış Bayisi” seçildik. 2023’te ise bu başarıyı kıl payı kaçırdık. Ancak bu da bize, her yıl aynı istikrarla çalışmanın ve her koşulda motivasyonumuzu korumanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Satış adetlerimiz neredeyse 400’lü rakamlara ulaştı ve bu büyüme sadece sayı değil, stratejik bir gelişimin de göstergesi. Hem adet olarak büyüyor hem de ekibimizi güçlendiriyoruz. Satış danışmanı sayımızı artırırken, ikinci el alanında da yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, yeni bir ikinci el satış müdürü pozisyonu oluşturduk ve ekip daha da güçlendi. Her geçen yıl, ikinci elde de ivmemizi artırıyoruz. Yani hem rakamlar hem de organizasyon yapımız, geleceğe daha hazırlıklı ve daha sağlam adımlarla ilerliyor. SATIŞ SONRASI HİZMETLERDE %50 BÜYÜME VE 6 FARKLI KATEGORİDE DERECE 2025 yılı, satış sonrası hizmetler açısından Hassoy için oldukça verimli bir dönem oldu. Özellikle ağır vasıta tarafında ciddi bir operasyonel yoğunluk yaşadık. Artık kapasitemizin neredeyse tamamına ulaşmış durumdayız. Burada konu araç sayısı değil; fiziksel alan. Teknik ekip gücünüz, bilgi birikiminiz ve iş disiplininiz ne kadar iyi olursa olsun, alan sınırlaması büyümenin doğal eşiğini belirliyor. Buna rağmen 2025 yılında hem operasyonel verimlilikte hem de ciro tarafında yaklaşık %50 oranında büyüme yakaladık. Araç çıkış sayımızdaki artış, ciromuza da paralel şekilde yansıdı. Bu performansımız, yıl içinde aldığımız ödüllerle de teyit edildi. 2025’te toplam 6 farklı kategoride derece elde ederek satış sonrası organizasyonumuzun gücünü ortaya koyduk: 2025 MB Lig Otobüs Satış Sonrası Hizmetler Türkiye İkinciliği 2025 SSH Otobüs Toplam Atölye Cirosu Üçüncülük Ödülü 2025 SSH Otobüs Kaporta Atölye Cirosu İkincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs SPS Ofansif Birincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs S24S Müşteri Memnuniyeti Birincilik Ödülü 2025 SSH Kamyon Yedek Parça Servis Derecesi Birincilik Ödülü Açık konuşmak gerekirse, birçok başlıkta güçlü bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Özellikle otobüs kaporta tarafında Türkiye’nin sayılı ve referans gösterilen bayilerinden biriyiz. Kaporta atölye cirosunda aldığımız derece tesadüf değil; yıllardır yaptığımız teknik altyapı yatırımlarının, ekip eğitimlerinin ve saha tecrübesinin karşılığı. Bizim için önemli olan hem kamyonda hem otobüste aynı güçle var olabilmek. Çoğu bayi tek bir segmentte derinleşir; biz ise iki ana ağır vasıta grubunda da güçlü bir servis yapısına sahibiz. Bu çift kulvarlı uzmanlık bizi pazarda ayrıştıran temel unsurlardan biri. Satış sonrası hizmetleri yalnızca ciro olarak okumuyoruz. Bu alan, müşteri bağlılığının ve marka güveninin inşa edildiği yerdir. Uzun vadeli başarı, burada kurulan disiplinli sistemle mümkün olur. TRABZON’DA YENİ TESİSİMİZLE GELECEĞİ PLANLIYORUZ Hassoy olarak önemli bir yatırım kararı aldık ve yeni bir lokasyona taşınmaya hazırlanıyoruz. Trabzon gibi düz ve geniş arsa bulmanın zor olduğu bir şehirde hem yol üzerinde hem ana güzergâh üzerinde hem de tek parça geniş bir alan bulmak gerçekten kolay olmadı. Uzun ve titiz bir sürecin ardından Çağlayan’da, Erzurum Yolu üzerinde yaklaşık 11 dönümlük bir arazi satın aldık. Bu alanda yaklaşık 4.000 m² kapalı alana sahip, geleceğe uygun ve kapasite artışına imkân tanıyacak bir tesis inşa edeceğiz. Aslında hedefimiz daha geniş bir yerleşim planıydı; çünkü ileriye dönük kapasite artışını bugünden kurgulamak istiyoruz. Ancak mevcut şehir planlama düzenlemeleri ve belediye prosedürleri doğrultusunda projeyi optimize ederek ilerliyoruz. Şu an üzerinde çalıştığımız konu, mevcut alan içinde maksimum verimliliği nasıl sağlayabileceğimiz. Mayıs ayı itibarıyla inşaata başlamayı planlıyoruz. Hedefimiz hızlı ilerlemek ve yaklaşık 10 aylık bir sürede projeyi tamamlayarak 2027 sezonunun ortasında yeni tesisimizde müşterilerimize hizmet vermek. Bu yatırım bizim için yalnızca metrekare büyütmek anlamına gelmiyor. Bu adım; uzun vadeli kapasite planlamasının, operasyonel verimliliğin ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun somut bir yansıması. YENİ LOKASYONDA EKİBİ %25 BÜYÜTECEĞİZ Yeni lokasyonumuzda personel sayımızı yaklaşık %25 artıracağız. Yani 120 ila 130 kişilik bir ekip olacağız. “Bu yeni personeli nasıl bulacaksınız?” diye sorabilirsiniz. Biz bunu sistemli ve planlı şekilde yapıyoruz. Anlaşmalı okullarla, genç yetenekleri erken aşamada keşfedip, düzenli eğitimle onları yetiştiriyoruz. Böylece hem ekibimizi büyütüyor hem de kalite standartlarımızı koruyoruz. Yani yeni tesisimizle sadece alan değil, insan kaynağı kapasitemizi de bilinçli şekilde genişletiyoruz. Tabii, bu durum bize önemli bir maliyet yüklüyor. Ciddi eğitim masraflarımız var. Fakat en önemli nokta, bu yatırımların karşılığını uzun vadede fazlasıyla almayı planlıyoruz. Sonuçta yetişmiş, güvenilir ve istikrarlı bir ekip, uzun vadede hem müşteri memnuniyeti hem de kurumsal başarıyı getirir. Yani biz bu ek maliyetleri, geleceğe yapılmış bir yatırım olarak görüyoruz. Bugün dönüp baktığımda; bu yolculuğun sadece rakamlardan, ödüllerden ya da büyüme oranlarından ibaret olmadığını görüyorum. Bu bir mirasın devamı, bir emeğin kurumsallaşması ve sahada öğrenilmiş tecrübenin sistem haline gelmesidir. Bizim için başarı; istikrarlı bir aile yapısı, güçlü bir ekip ruhu ve doğru zamanda alınan cesur kararların birleşimidir. Merhum Ali Osman Bey’in bize bıraktığı bir söz vardır. Aslında bütün bu yolculuğu tek cümlede özetler: “Hayat bir tecrübedir. Her tecrübe zarardır, her zarar sermayedir. Yine de hayat mücadeledir.” Biz de bu mücadeleyi, öğrendiklerimizi sermayeye dönüştürerek ve her gün üzerine koyarak sürdürüyoruz. Hassoy’da yolculuk devam ediyor… Daha güçlü, daha planlı ve daha emin adımlarla.

Koçaslanlar’dan Bursa’ya Yeni Yatırım Haber

Koçaslanlar’dan Bursa’ya Yeni Yatırım

İKİNCİ BAYİ FAALİYETE GEÇTİ 2006 yılından bu yana İnegöl’de, Türkiye’nin en çok tercih edilen otomobil markası Renault ve sektörde önemli bir yere sahip Dacia’nın yetkili satış ve servis hizmetini başarıyla sürdüren Koçaslanlar Motorlu Araçlar, yeni yatırım ile kente değer katıyor. Renault, Dacia, renew markalarını tek çatı altında buluşturan Koçaslanlar Motorlu Araçlar, yeni showroomunda müşterilerini ağırlamaya başladı. YENİ ÜRÜN MODELLERİ SERGİLENECEK Renault ve Dacia’nın yeni tasarım anlayışıyla yaklaşık 10 bin metrekarelik alanda inşa edilen showroomda, Renault ve Dacia’nın yeni ürün gamı otomobil severlere sunulacak. Renault’nun küresel perakende dönüşüm vizyonuyla, teknoloji ve estetiği bir araya getiren yeni showroomunda ayrıcalıklı bir müşteri deneyimi sunuluyor. FİLO KİRALAMA, SİGORTA, İKİNCİ EL Koçaslanlar Holding bünyesinde faaliyet gösteren Koçaslanlar Motorlu Araçlar, 2026 yılına yatırımla başlarken, yetkili satış ve servisin yanı sıra ikinci el satış, filo kiralama, sigorta ile satışı yapılan araçlara yönelik yedek parça ve aksesuar satış hizmetlerini de sağlıyor. ÇITAYI DAHA DA YÜKSELTİYOR 20 yıldır, İnegöl’de yüksek müşteri memnuniyeti ile hizmet veren Bursa merkezli şirket, geniş yelpazede sunduğu finansman avantajları ile dikkat çekiyor. Koçaslanlar Motorlu Araçlar Genel Müdürü Didem Aras, yüksek standartlara sahip hizmet anlayışıyla hizmet verdiklerinin altını çizerken, Kestel bayisi ile çıtayı daha da yükselteceklerini vurguladı. ÖNCELİK MÜŞTERİ MEMNUNİYETİ Aras, ‘’Renault ve Dacia markalarının yeni ürün gamını İnegöl’ün ardından bu yıl Kestel’de açılan yeni showroomumuzda da kullanıcı ile buluşturacak olmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu zamana kadar merkezimize hep müşterilerimizi koyduk. Temsil ettiğimiz markaların satış ve satış sonrası hizmet kalitesini sürekli yukarı taşıdık. Bize yön veren müşterilerimiz ve onların beklentileriydi. Birbirimizi iyi anladık ve bunu sürdürmeye devam edeceğiz. ‘’ ifadelerini kullandı. SİGORTA HİZMETİ DE VAR Renault ve Dacia markalarının satış, servis ve yedek parça hizmetlerinin yanı sıra renew markası ile ikinci el araç satışı gerçekleştirmekte olduklarını belirten Didem Aras, 30’a yakın acente ile kasko ve sigorta hizmetlerini de misafirlerine sunduklarını sözlerine ekledi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.