Hava Durumu

#İhracat

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - İhracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İhracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türk Treyler Sektörü, Dünyaya Avrupa'dan Açıldı Haber

Türk Treyler Sektörü, Dünyaya Avrupa'dan Açıldı

TREDER’den Birlik, Başarı, Motivasyon Ziyareti TREDER Yönetim Kurulu, IAA fuarına katılan üyeleri ve treyler üreticilerini standında ziyaret ederek başarılar diledi. TREDER üyesi; Aksoylu, BRF, Efe, Fesan, Koluman, Komodo, Krone, Nükte Trailer, Nursan Trailer, OKT Trailer, OrthausTrailers, Özgül Treyler, Reis Trailer, Schmitz Cargobull, Scorpion Trailer, Seyit Usta, Star Yağcılar, Şahin Tanker ve Yalçın Trailer’in yanı sıra Alim, Eroğlu, Kalepar, Kassbohrer, Lider, Önder, Warkas firmaları da ziyaret edildi. Aksoylu Trayler'den 4 Metre Sınırına Akc62 ile Kesin Çözüm Fuar standında 6 araç kapasiteli AKC62 oto taşıma treylerini sergileyen Aksoylu Trayler, operasyonel verimliliği artıran mühendislik detaylarıyla öne çıkıyor. AKC62 modelinin en kritik özelliklerinden biri, tam kapasiteyle yüklendiğinde dahi Avrupa standartlarındaki 4 metrelik toplam yükseklik sınırını aşmayacak şekilde tasarlanmış olması. 2026 yılını mevcut ürünlerin geliştirildiği, yeni araç taşıma çözümlerine yatırımların yapıldığı ve Avrupa’daki pazar payının güçlendirildiği yoğun bir dönem olarak değerlendiren Aksoylu Trayler yetkilileri, IAA Transportation fuarının yeni ülkelere açılma konusunda önemli bir sıçrama tahtası olacağını öngörüyor. Şirket, 2027 yılında da ihracat odaklı büyüme ivmesini koruyarak ürün gamını genişletmeyi ve lojistik sektörüne çok daha verimli araç taşıma çözümleri sunmayı hedefliyor. BRF Trailer, Frigorifik Çözümlerini Sergiledi IAA’yı uluslararası arenada stratejik bir platform olarak gören BRF Trailer, Avrupa’daki konumunu yüksek katma değerli çözümlerle güçlendirdi. Genel Müdür Hasan Ramazan; 100,2 metreküp iç hacme sahip "Air Cargo FNA" ve esnek yan duvarlarına rağmen yüksek termal performans sunan "Soğutuculu Brandalı Treyler" modelleriyle dikkat çekti. Batı ve Kuzey Avrupa'da pazar payını artırmayı planlayan firma, aynı zamanda Türkiye üzerinden Orta Doğu ve Körfez ülkelerine yeniden canlanan transit ticaretin yurt içi pazarda yarattığı güçlü talebi de yenilikçi ve operasyonel esneklik sağlayan ürünleriyle karşılıyor. FESAN, Dangal ve Doruk ile Katıldı Türkiye'nin en çok üretim yapan ilk 5 treyler üreticisinden biri olan FESAN, IAA Transportation fuarında mühendislik gücünü yansıtan yenilikçi ürünleriyle dikkat çekiyor. Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Baypınar, fuarı sadece bir sergi alanı değil, uluslararası pazarda yeni iş birlikleri geliştirilen stratejik bir nokta olarak gördüklerini belirtti. FESAN standında, yükleme-boşaltma süreçlerini hızlandıran tescilli "Dangal" modeli ile hafiflik ve yüksek dayanımı buluşturan yarım boru tipi damper "Doruk" öne çıkıyor. Kaliteli ve sürdürülebilir üretimle küresel pazar payını artırmayı hedefleyen firma, fuarın yaratacağı yeni fırsatlara odaklanıyor. Koluman, Uluslararası Treyler Ödülleri'nde İlk 'Topluluk Seçimi' Ödülünü Kazandı Koluman Otomotiv, IAA Transportation 2026 fuarında takdim edilen Uluslararası Treyler Ödülleri'nde, okuyucu ve sektör profesyonellerinin doğrudan oylarıyla belirlenen ilk "Topluluk Seçimi Ödülü"nü kazandı. Şirketin geliştirdiği ödüllü proje Adaptif Gizli Yan Duvarlı Platform Treyler (AHSP), kullanılmadığında gövde içine gizlenebilen yan duvarları sayesinde tek bir araçta yüksek operasyonel esneklik ve çok amaçlı taşıma imkânı sağladı. Koluman Otomotiv Endüstri Genel Müdürü Cengiz Adak, sektörün geniş kesiminden gelen oylarla kazanılan bu başarının, Avrupa pazarındaki büyüme stratejilerinin ve Türk mühendisliğinin küresel arenadaki gücünün önemli bir kanıtı olduğunu vurguladı. Ayrıca Koluman Holding, Almanya merkezli özel araç ve ticari araç mühendisliği şirketi BICKEL-TEC GmbH’nin hisselerinin tamamının satın alınması için HAMA Beteiligungs GmbH ile birlikte imzaları attı. Gerçekleştirilen işlem kapsamında BICKEL-TEC’in yüzde 74 hissesi Koluman Holding’e, yüzde 26 hissesi ise HAMA’ya geçti. Komodo, İnovasyon Gücünü Ortaya Koydu IAA Transportation 2026 fuarına dördüncü kez katılan Komodo Treyler, Türkiye’de ilk kez üretilen 4+2 yarı modüler pendel dingilli aracını sergileyerek inovasyon gücünü ortaya koydu. İhtiyaca göre yan yana dizilerek 100 dingile kadar eklenebilen bu yenilikçi araç, spesifik ağır tonajlı yük taşımacılığında küresel standartları karşılıyor. Komodo Treyler Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Yayla, firmanın farklılaşma stratejisi sayesinde siparişlerinin dört ay boyunca dolu olduğunu belirterek, 2026'nın üçüncü çeyreği itibarıyla üretimlerinin yüzde 80'ini ihraç ettiklerini vurguladı. Avrupa'daki güçlü konumunun ardından Afrika pazarına da giriş yapan şirket; yeni tesisindeki robotik üretim yatırımları, yıllık 350 adetlik kapasitesi ve 7/24 kesintisiz satış sonrası hizmet ağıyla özel amaçlı treyler üretimindeki iddiasını büyütmeye devam ediyor. Krone, "Built As One" Vizyonuyla Yer Aldı Krone, IAA Transportation fuarında grup şirketlerinin uzmanlıklarını birleştirdiği "Built as one" vizyonuyla yer alıyor. Fuar kapsamında yapılan açıklamalarda, İzmir Tire'deki tesisin 2026 yılında Ar-Ge Merkezi olarak tescillenmesiyle şirketin Türkiye'deki üretim gücünü mühendislik ve yenilikçi teknolojilerle taçlandırdığı vurgulandı. Şirket yöneticileri Kartal Erköy ve Semih Pala, Avrupa'nın ikinci büyük üreticisi konumundaki Türkiye'nin stratejik gücünü vurgulayarak; işletme maliyetlerinin ve verimliliğin ön planda olduğu 2026 yılının ardından, 2027'de artacak pazar hareketliliğine ve sürdürülebilir yeni nesil taşıma modellerine güçlü bir şekilde hazırlandıklarını belirttiler. TREDER Heyeti'ni karşılayan Krone ailesinin dördüncü kuşak temsilcisi Bernard Krone, burada Türkiye'nin Krone'nin ilk yurtdışı üretim yeri olduğunun altını çizerek “Türkiye’nin kalbimde her zaman özel bir yeri var” dedi. Nursan, Kalıcı Müşteri Memnuniyeti için Sahada Nursan Trailer, fuarda marka bilinirliğini artırmayı ve yeni iş bağlantıları kurarak uluslararası varlığını güçlendirmeyi hedefliyor. İhracat Sorumlusu Aziz Toprakkale, fuarda özellikle Batı Avrupa pazarı için üretilen 38 m³ alüminyum silobas ile 2026'da seri üretimine başlanan alüminyum damperli silobas modellerini sergileyeceklerini belirtti. Amerika'dan Afrika'ya geniş bir coğrafyada faaliyet gösterdiklerini vurgulayan Toprakkale, sadece satış yapmayı değil, satış sonrası hizmetlerle kalıcı müşteri memnuniyetini amaçladıklarını ifade etti. Küresel çaptaki savaşlar ve belirsizlikler nedeniyle 2026'nın zorlu geçtiğini belirten yetkili, 2027 yılından umutlu olduklarını ve yeni pazar arayışlarına hız kesmeden devam edeceklerini dile getirdi. Fuar İçin Değil, Sürdürülebilir Seri Üretim için Ar-ge Nükte Trailer, üretim ve mühendislik kabiliyetini uluslararası arenada sergilemek amacıyla IAA Transportation 2026 fuarında yerini aldı. Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Hakan Nükte; bu katılımı yalnızca bir ürün sergisi değil, Avrupa başta olmak üzere küresel pazarlarda kalıcı ve güvenilir bir marka olma yolunda stratejik bir adım olarak gördüklerini belirtti. Fuarda inovatif, dayanıklı ve seri üretime uygun lowbed ile damper çözümlerini vitrine çıkartan şirket; 2026 yılındaki Ar-Ge ve kalite yatırımlarını 2027'de artan ihracat payı ve yeni global distribütörlüklerle taçlandırarak, dünyanın güvendiği bir Türk treyler markası olmayı hedefliyor. Okt Trailer, İnovatif Araç Ailesiyle Uluslararası Arenada Gövde Gösterisi Yaptı OKT Trailer, Hannover'de düzenlenen IAA Transportation2026 fuarında dört farklı alanda geliştirdiği inovatif araç ailesiyle uluslararası arenada gövde gösterisi yaptı. Fuarda; savunma sanayisinin operasyonel sürekliliği için özel olarak tasarlanan alüminyum gövdeli İHA İkmal Tankeri, üstün aerodinamik özellikleriyle yakıt tasarrufu sağlayan uluslararası ödüllü Sirius Gıda Tankeri, zorlu iklim koşullarına dayanıklı paslanmaz çelik tesisatlı 42 m³ W Tip Yatay Silobasve dökme yük taşımacılığında sıfır kalıntı hedefiyle üretilen alüminyum şasili 60 m³ Damperli Silobas sergilendi.Aylarca süren yoğun Ar-Ge ve mühendislik çalışmalarının ürünü olan bu yeni nesil araçlarla şirket, Türk treyler sektörünün global pazardaki teknolojik yetkinliğini, sürdürülebilirlik vizyonunu ve rekabet gücünü bir kez daha kanıtladı. Orthaus Treyler, yeni Teleskopik Konteyner Taşıyıcısı ile Avrupa'nın radarına girdi Orthaus Treyler Genel Müdürü Emre Biberoğlu, Hannover'de düzenlenen IAA taşımacılık fuarında şirketin Avrupa stratejilerini, pazar beklentilerini ve Avrupa lansmanını gerçekleştirdikleri yenilikçi teleskopik konteyner taşıyıcısını anlattı. 2024 yılına kıyasla bu yılki fuarın çok daha hareketli ve verimli geçtiğini belirten Biberoğlu, "Özellikle Batı Avrupa'da bayi ağımızı genişletmek amacıyla buradayız. Beş veya altı farklı ülkeden bayi adaylarıyla el sıkışma aşamasına geldik. Fuar bizim adımıza hedeflerimize ulaştığımız oldukça verimli bir platform oldu" dedi. Marka Prestijini Pekiştiriyoruz ve Paydaşlarla Bağları Güçlendiriyoruz Özgül Treyler Satış Müdürü Mehmet Özgül, 2010 yılından bu yana düzenli olarak yer aldıkları IAA Transportation Fuarı'nda, Avrupa pazarındaki daralmaya rağmen markanın istikrarlı duruşunu ve üretim gücünü sektör temsilcileriyle paylaştı. Fuardaki önceliklerinin marka prestijini pekiştirmek ve paydaşlarla bağları güçlendirmek olduğunu belirten Özgül, ihracattaki durağanlığın iç pazardan gelen yoğun taleple başarıyla dengelendiğini ifade etti. Sektör genelindeki düşüşe karşın kapasitelerinde hiçbir gerileme yaşamadıklarının altını çizen Özgül, üretim bandını koruduklarını ve yurt içi satışlardaki ciddi ivmeyle birlikte bu yıl hedeflenen adetlerin de üzerine çıkmayı öngördüklerini vurguladı. Reis Treyler: "Avrupa Pazarı’nda Niş ve Çok Amaçlı Ürünlerimizle Fark Yaratıyoruz" Reis Treyler Satış Müdürü Cemal Nurkoviç, IAA Transportation Fuarı'nda Avrupa pazarındaki iddialarını ve yenilikçi niş ürün stratejilerini sektör temsilcileriyle paylaştı. Avrupa'nın yüksek kalite beklentilerine odaklanarak standart tenteli araçlar yerine müşteri ihtiyaçlarına özel, çok amaçlı ve yüksek dayanıklılığa sahip ürünler geliştirdiklerini belirten Nurkoviç, Hollanda ve İtalya gibi zorlu pazarlardan gördükleri yoğun ilginin kalite anlayışlarını tescillediğini vurguladı. Sahada kapasite sınırlarını zorlayan testlerden başarıyla geçen araçlarının dayanıklılığıyla öne çıktığını aktaran Nurkoviç; esnek üretim altyapılarıyla ihracat ve iç pazar dengesini başarıyla yönettiklerini, 10 yıllık uluslararası pazar geri bildirimlerini harmanlayarak her zaman en mükemmeli üretme vizyonuyla yollarına devam ettiklerini ifade etti. Schmitz Cargobull’un "Ingenious" Şasisi 2027’de Yollarda Schmitz Cargobull Türkiye Satış Pazarlama Direktörü Murat Tokatlı, markanın yeniliklerini özel olarak tasarlanan "fuar içinde fuar" konseptiyle sektör temsilcilerine tanıttı. 2027 yılında pazara sunulacak daha hafif ve dayanıklı "Ingenious" şasi teknolojisinin duyurulduğu etkinlikte, markanın frigorifik treyler pazarındaki gücünün yüzde 8 yakıt tasarrufu ve yüzde 11 kapasite artışı sağlayan yeni DC100 soğutucu ile desteklendiği vurgulandı. Türkiye tesislerinin Schmitz Cargobull’un dünyadaki yegâne konteyner taşıyıcı üretim üssü konumuna geldiğinin altını çizen Tokatlı; yüksek kalite standartlarını kamyon üstü kasa yatırımları ve hazırlıkları süren hafif ticari araç çözümleriyle genişleterek pazardaki büyüme hedeflerini sürdüreceklerini belirtti. Scorpion Trailer, Yüzde 100 İhracat Odaklı Üretim Yüzde 100 ihracat odaklı üretim yapan Scorpion Trailer, Hannover'deki fuarda sergilediği araçlar ve gerçekleştirdiği sıcak satışlarla öne çıktı. Stand konumunu Salon 25 ile treyler açık alanı arasına taşıyarak görünürlüğünü artıran şirket; fuarda BPW ve SAF dingilli, galvanizli ve hidrolik donanımlı üç farklı treyler modelini sergiledi. Scorpion Trailer Dış Ticaret Müdürü Fatih Özcengiz, "Dış ticaret ekibimizin yoğun çalışmaları sonucunda fuarda 13 adet sıcak satış gerçekleştirdik. Yeni müşterilerimizden ve mevcut bayilerimizden aldığımız bu siparişlerle yıl sonuna kadar üretim planımızı tamamen kapattık. Avrupa marka bilinirliğimizi artırma hedefimize ulaştığımız, oldukça verimli bir fuar geçirdik," ifadelerini kullandı. Arslan, "Özel ve Kaliteli İşlerin Adresi Artık Türkiye" Seyit Usta Treyler Genel Müdür Yardımcısı Alp Arslan, IAA Transportation Fuarı'nda sergiledikleri hem 20'lik hem de 30'luk konteynerleri damper yapabilen yenilikçi konteyner taşıyıcı treyler modeliyle büyük beğeni topladıklarını ifade etti. Kompresörlü ve döner valfli (rotary valve) yapısıyla dökme yük operasyonlarına büyük esneklik katan bu özel tasarım sayesinde ihracatta pazar paylarını artırdıklarını belirten Arslan, yılı beklentilerin üzerinde geçirerek satış hedeflerini aşacaklarını söyledi. Türk treyler ve ekipman üreticilerinin uluslararası arenada mühendislik gücünü kanıtladığını vurgulayan Arslan, "Özel ve kaliteli işlerin adresi artık Türkiye" diyerek ülkemizin küresel treyler sektöründeki güçlü ve sarsılmaz konumunun altını çizdi. Star Yağcılar, Yeni Nesil Çözümlerini Sergiledi Avrupa başta olmak üzere birçok pazara ihracat gerçekleştiren Star Yağcılar Treyler, bu yıl üçüncü kez katıldığı IAA Transportation fuarında yüksek mukavemeti ve düşük ağırlığı bir araya getiren yeni nesil teleskopik konteyner taşıyıcısı ile odun taşıma platform treylerini uluslararası pazara tanıttı. Star Yağcılar Treyler Genel Müdür Yardımcısı Mehmet Yağcı, fuarı iş ortaklarıyla ilişkileri güçlendirmek ve küresel gelişmeleri takip etmek adına önemli bir fırsat olarak gördüklerini belirterek; 2026 yılını yeni ürün geliştirme ve mevcut pazarları sağlamlaştırma yılı olarak değerlendirdiklerini, 2027'de ise daha hafif ve yüksek katma değerli çözümlerle ihracatta büyümeyi ve yeni pazarlara açılmayı hedeflediklerini vurguladı. Şahin Tanker, Avrupa’da Kalıcı Olmayı Hedefliyor Şahin Tanker, IAA Transportation’ı sadece bir ürün sergileme alanı değil, markanın küresel pazardaki konumunu sağlamlaştıracağı stratejik bir buluşma noktası olarak görüyor. Genel Müdür Mücahit Çelik, özellikle Avrupa pazarında daha kalıcı bir yapı oluşturmayı amaçladıklarını belirterek, Türk sanayisinin terzi usulü çözüm geliştirme kabiliyetini ön plana çıkardı. Yakıt, kimyasal ve bitüm taşımacılığına yönelik ADR standartlarında özel çözümler sunduklarını ifade eden Çelik; hafiflik, güvenlik ve operasyonel verimliliğe odaklandıklarını söyledi. Şahin Tanker için inovasyonun sadece yeni model üretmek olmadığını vurgulayan Çelik, sahadaki müşteri sorunlarına mühendislik çözümleri sunarak Avrupa'daki rekabet güçlerini artıracaklarının altını çizdi. Yalçın Trailer, Yine Mühendisliğini Sergiledi Üretiminin yüzde 80'ini 4 kıtada 85 ülkeye ihraç eden Yalçın Trailer, fuarda mühendislik yeteneklerini ve premium üretim anlayışını uluslararası ziyaretçilerle buluşturdu. Satış Müdürü Selman Şentürk, fuarda gizlilik ve muhafaza gerektiren özel proje yükleri için tasarladıkları yeni sistemlerini tanıttı. Lift Master teknolojisi, kayar perde ve genişleyebilir tampon sistemleriyle donatılan bu özel araç, yükleme yüksekliğini 3,60 metreye, genişliğini ise 4 metreye kadar çıkarabiliyor. 2026 yılını Ar-Ge, öz iyileştirme ve yeni stratejilerle verimli bir şekilde geçirdiklerini belirten Şentürk, 2027'de yüksek katma değerli çözümlerle yeni coğrafyalara açılmayı planladıklarını belirtti.

Anadolu Isuzu, Balkanlar’daki Faaliyetlerini Bosna Hersek Teslimatıyla Sürdürüyor Haber

Anadolu Isuzu, Balkanlar’daki Faaliyetlerini Bosna Hersek Teslimatıyla Sürdürüyor

Türkiye’nin ticari araç markalarından Anadolu Isuzu, farklı pazarlardaki faaliyetlerini toplu araç teslimatlarıyla sürdürüyor. Balkanlar’a yaklaşık 25 yıldır ihracat gerçekleştiren Anadolu Isuzu, son olarak Bosna Hersek’e 10 adet Citiport ve 15 adet Novociti olmak üzere toplam 25 araç teslim etti. Farklı ülkelerin ihtiyaçlarına ve kullanım koşullarına uygun çözümler geliştiren Anadolu Isuzu, geniş ürün gamı ve mühendislik birikimiyle uluslararası pazarlardaki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Farklı regülasyonlara, kullanım koşullarına ve müşteri beklentilerine yönelik ürün geliştirme kabiliyeti, şirketin ihracat faaliyetlerinin önemli unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Bosna Hersek’te Saraybosna Kantonu Ulaştırma Bakanı Sayın Adnan Šteta’nın katılımıyla gerçekleştirilen teslimat töreni, kamu kurumlarının Anadolu Isuzu araçlarına yönelik tercihlerini de ortaya koydu. Gerçekleştirilen teslimatla birlikte Anadolu Isuzu, Balkanlar’daki uzun yıllara dayanan faaliyetlerini sürdürürken, bölgenin toplu ulaşım ihtiyaçlarına yönelik çözümler sunmaya devam ediyor. Son 20 yıl içerisinde Anadolu Isuzu tarafından Balkanlara 4.000 adede yakın otobüs ihracatı gerçekleştirildi. Novociti şehir içi ulaşımı daha verimli ve sürdürülebilir hale getiriyor Anadolu Isuzu, Bosna Hersek’e yaptığı teslimatlarla Avrupalı belediyelerin toplu taşıma filosunu modern, konforlu ve çevreci çözümlerle güçlendirmeye devam ediyor. Yüksek performansı ve düşük işletme maliyeti ile öne çıkan Novociti midibüsler, modern şehir ulaşımının ihtiyaçlarına yanıt verecek şekilde tasarlandı. Novociti, düşük yakıt tüketimi ve minimum bakım maliyeti ile belediyelere ekonomik çözümler sunuyor. 7.5 metre uzunluğundaki araç, şehir içi taşımacılığında üstün manevra kabiliyeti sağlarken, 54 yolcu kapasitesi ve sınıfının ilk engelli rampasına sahip olmasıyla toplu taşımada erişilebilirliği artırıyor. Novociti, Euro 6 normlarındaki, 190 beygirlik commonrail turbo dizel intercooler Isuzu motoru ile yüksek performans ve düşük işletme maliyetini bir arada sunuyor. Böylece hem çevre dostu hem de ekonomik bir çözümle şehir içi ulaşımı daha verimli ve sürdürülebilir hale getiriyor. Citiport hem yolcu deneyimini iyileştiren hem de çevreye duyarlı bir alternatif sunuyor Citiport, yüksek yolcu kapasitesi ve geniş iç mekanı ile şehirlerarası ve banliyö taşımacılığının yanı sıra bazı Avrupa şehirlerinde kentsel toplu taşımada tercih ediliyor. Toplu ulaşımda yüksek performansıyla dikkat çeken Citiport, ergonomik tasarımı ve üstün konfor özellikleri sayesinde hem yolcu deneyimini iyileştiren hem de çevreye duyarlı bir ulaşım alternatifi sunuyor. Enerji verimliliği, dayanıklılığı ve operasyonel avantajlarıyla fark yaratan model, alçak tabanlı yapısıyla erişilebilirliği artırıyor. Engelli ve hareket kabiliyeti kısıtlı yolcular için rampalar, yolcu bilgilendirme ekranları, gelişmiş klima ve ısıtma sistemleri, enerji tasarruflu LED aydınlatmalar ve durak anons sistemleri gibi donanımlarıyla modern şehir içi ulaşımın beklentilerini karşılıyor.

Gelecek Yola Çıktı: Aras Kargo Çok Yönlü Dönüşümüyle Türkiye'nin Büyümesini Taşıyacak Altyapıyı Kuruyor Haber

Gelecek Yola Çıktı: Aras Kargo Çok Yönlü Dönüşümüyle Türkiye'nin Büyümesini Taşıyacak Altyapıyı Kuruyor

Ekonominin görünmeyen omurgası olan lojistik sektöründe Aras Kargo; 28 transfer merkezi, 800'ü aşkın şube, 6.000'e yakın Aras Burası esnaf noktası ve 14.000 kişilik ekibiyle her gün 1 milyondan fazla adrese ulaşıyor. Değişen müşteri beklentileri ve Türkiye'nin genç, dijital nüfusunun büyüttüğü e-ticaretin potansiyeli, lojistik altyapının önemini artırıyor. Aras Kargo bu fırsatı büyümeye çevirmek için yapısını, teknolojisini, operasyonunu ve kültürünü aynı anda yeniden tasarladığı dört temel dönüşüm alanı belirledi: Kültürel Dönüşüm; insan ve toplumsal cinsiyet dengesi odağında. Ticari Dönüşüm; Müşteri memnuniyeti ve uluslararası büyüme odağında. Operasyonel Dönüşüm; kapasite artışı, verimlilik ve yeşil lojistik odağında. Dijital Dönüşüm; Aras Digital liderliğinde, teknoloji, verimlilik ve inovasyon odağında. Aras Kargo için bu yolculuk, 45 yıllık hikayesini geleceğe göre yeniden kurgulamakla başladı. Şirket kurumsal marka kimliğini yenilerken 'Müşteri bugün kargodan ne bekliyor?' sorusuna odaklandı. 'Yolun geçtiği her yerde olma' vizyonu; Yeni Nesil Şubelerden, 7/24 kargo otomatlarına, Anadolu’yu 120 ülkeye bağlayan uluslararası lojistik ağından, 6 ülkeye ihraç edilen yazılım teknolojilerine kadar somut çıktılara dönüştü. Yolun Geçtiği Her Yerde, Müşterinin Yanında Aras Kargo’nun yeni kurumsal kimliği, 45 yıllık deneyimini geleceğe taşıyan “Yol” hikâyesinden ilham alıyor. Yenilenen marka kimliği, şirketin Türkiye sınırlarını aşan yeni dönemini de temsil ediyor. Uluslararası operasyonlarını Aras Global çatısı altında birleştiren şirket, yeni kimliğini Gürcistan ve Özbekistan’da hayata geçirirken, Azerbaycan’daki dönüşümü 2027 yılında tamamlamayı planlıyor. Değişen müşteri beklentileri doğrultusunda Aras Kargo, hizmetlerini müşterinin hayatına ve programına uyarlayan uçtan uca bir deneyim yaklaşımı geliştiriyor. Yeni Nesil Şube konseptiyle müşteri ve çalışan deneyimini yeniden tasarlayan şirket, müşteri alanlarını operasyonel süreçlerden ayrıştırarak daha kolay, hızlı ve insan odaklı bir şube deneyimi sunuyor. Türkiye genelinde yaygınlaşan yeni nesil şubelerin dönüşümünün 2027 sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. Bu dönüşümün teknoloji ayağında ise Aras Burası 7/24 bulunuyor. Türkiye’nin ilk ve tek gece-gündüz hizmet veren kargo otomatı ile müşteriler, şube çalışma saatlerinden bağımsız olarak günün her saati iade işlemlerini gerçekleştirebiliyor. İstanbul Suadiye’de başlayan uygulama, bugün Türkiye genelinde 20 noktaya ulaşmış durumda. Kargo otomatlarından yapılan gönderilerde sunulan yüzde 40 indirim de müşterilere doğrudan ekonomik değer sağlıyor. Dönüşümün Omurgası: Saniyede 100'den Fazla Paket Taşıyan Altyapı Aras Kargo’nun esnek ve çok kanallı müşteri deneyiminin arkasında saniyelerle yarışan güçlü bir operasyonel altyapı bulunuyor. Son beş yılda transfer merkezi yatırımlarını hızlandıran şirket, saatte 365 bin, saniyede yaklaşık 100 kargo işleme kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük kargo işleme ağlarından birini işletiyor. Bu altyapı, özellikle e-ticaretin yoğun dönemlerinde değişken talebe hızla yanıt vererek Aras Kargo’yu e-ticaret şirketlerinin en çok tercih ettiği lojistik iş ortağı konumuna taşıyor. 2025 yılında, Hadımköy Transfer Merkezi, 8,3 milyon Euro yatırım ve ileri teknoloji otomasyonla yenilenerek günlük 600 binin üzerinde kargo işleme kapasitesine ulaştı. Gaziantep’te 15.200 m²’lik yeni transfer merkezi ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki operasyonel gücü artırdı. Ankara Transfer Merkezi’nde ise kapasite 6 katın üzerinde artırıldı. 2026’da İstanbul Fenertepe başta olmak üzere Afyonkarahisar, Denizli, Diyarbakır, Düzce ve Kayseri’de sorter ve transfer merkezi yatırımları hayata geçiriliyor. Ayrıca Doğrudan Dağıtım Merkezi modeliyle transfer merkezleri ile alıcı arasındaki ara adım ortadan kaldırılarak aynı gün teslimat kapasitesi artırılıyor. Büyüme ve Sürdürülebilirliği Birlikte İleri Taşıyor Aras Kargo, büyüme ve sürdürülebilirliği birlikte ilerletiyor. Türkiye’nin ilk ve en büyük elektrikli dağıtım filosuna sahip şirket, Yeşil İlçe programıyla 10 ilçede tamamen elektrikli teslimat gerçekleştiriyor; bu sayının 2026 sonunda 13’e çıkarılması hedefleniyor. Aras Kargo çatısı altında yer alan dört ülkede yenilenebilir enerji sertifikalarıyla 109.500 ton karbon emisyonunu ve 16,8 milyon kWh elektrik kaynaklı emisyonu dengelerken, yılda 1 milyon kilogramdan fazla atığı geri dönüştürüyor. Aras Rotalama Platformu ile rota optimizasyonu sağlayarak gereksiz kilometreyi, yakıt tüketimini ve emisyonları azaltan Aras Kargo, 5 bini aşkın araç ve kuryeden oluşan filosunu da sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda dönüştürüyor. Aras Dijital: Dönüşümün Teknolojik Gücü Bu operasyonel gücün arkasında şirketin kendi geliştirdiği teknoloji bulunuyor. Aras Kargo’nun ilk iştiraki Aras Digital, Türk mühendislerinin geliştirdiği teknolojileri Avusturya Postanesi şirketlerine ihraç eden bir teknoloji üssüne dönüştü. Yapay zekâ destekli Aras Rotalama Platformu ile rota, yakıt ve karbon optimizasyonu sağlanırken, yeni nesil taşıma yönetim sistemi NESY altı ülkede planlamadan operasyona, müşteri yönetiminden kargo takibine kadar tüm süreçleri tek platformda buluşturuyor. 2026 teknoloji mimarisini oluşturan Aras DigiCore ise yapay zekâ, otomasyon, bulut, siber güvenlik, sensör ve veri teknolojilerini tek çatı altında birleştiriyor. Aras Dijital, bugün Avusturya Postanesi bünyesindeki Avrupa şirketleri için teknoloji üreten ve altı ülkede operasyonlarını bu teknolojiyle yöneten bir yapıya ulaştı. Anadolu’dan Dünyaya: Aras Global ile İhracat Kolaylaşıyor Dönüşümün etkisi Türkiye sınırlarında bitmiyor. Aras Kargo’nun %100 iştiraki Aras Global, Türkiye’yi dünyaya bağlayan bir köprü olarak Kafkasya ve Orta Asya’da entegre lojistik ağı işletiyor. Azerbaycan’da satın aldığı Starex markasıyla ülke genelinde, Gürcistan’da günde 10 bin gönderiyi yöneten operasyonuyla ve Özbekistan’da teknoloji destekli şehirler arası teslimat hizmetleriyle bölgedeki varlığını güçlendiriyor. Bugün yaklaşık 4 bin KOBİ, Aras Global’in dijital platformu üzerinden 120’den fazla ülkeye ihracat yapabiliyor. Kars’taki bir üretici, platform üzerinden aldığı kodla en yakın Aras şubesinden gönderisini teslim ederek, Ankara’ya gönderir gibi dünyanın herhangi bir noktasına ihracat yapabiliyor. Aras Global’in hedefi, Türkiye’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyarak çevre pazarlara bağlayan tercih edilen bölgesel lojistik partneri olmak. Dönüşümün merkezinde insan: İçeriden Başlayan Değişim Tüm teknolojik ve operasyonel dönüşümün merkezinde insan var. İnsan Kaynakları fonksiyonunu "İnsan ve Kültür" olarak yeniden yapılandıran Aras Kargo, çalışanlarıyla birlikte şekillendirdiği “Biz Araslarız” kültür programıyla yeni değerlerini Anlam, Eylem ve Neşe olarak belirledi. Geçtiğimiz ay şirket içinde lansmanı yapılan program ve değerler ilk kez kamuoyuyla paylaşılırken; doğum günü izni, geliştirilmiş babalık izni, Kırmızı Kahramanlar Kol Kola programı, cinsiyetsiz sözlük ve “Herkes herkese ulaşabilir” liderlik ilkesi gibi somut adımlar hayata geçirildi. Bu yaklaşımın güçlü yansımalarından biri Aras Kadın Voleybol Takımı. 2023’te kurulan takım, ilk sezonunda Sultanlar Ligi’ne yükselerek İzmir’in 17 yıllık Sultanlar Ligi hasretini sona erdirdi. Son sezonu ise 6. sırada tamamlayarak Avrupa kupalarında Türkiye’yi temsil etme hakkı kazanan takım, sporu yalnızca sportif başarı değil, kadınların gücünü destekleyen ve toplumsal bağları güçlendiren bir platform olarak konumlandırıyor. Sezon boyunca İzmir İtfaiyesi çalışanları, AFAD ekipleri ve genç kızlar maçlarda ağırlanırken, sporun birleştirici gücü sahadan topluma taşındı. Aras Kargo, Anlam’ı değer yaratmak, Eylem’i sahada olmak, Neşe’yi ise birlikte başarmak olarak somutlaştırdığı bu yolculukta, İzmir’in enerjisini, kadınların gücünü ve Türkiye'nin voleybol tutkusunu zirveye taşımaya devam ediyor. “Önümüzdeki üç yılda 100 milyon euro daha yatırım yaparak Türkiye'nin büyümesini taşıyacak altyapıyı kuruyoruz” Dönüşümün vizyonunu ve büyüme hedeflerini değerlendiren Aras Kargo CEO'su Barbara Hagen şunları söyledi: “Türkiye’ye ve büyüme potansiyeline güçlü bir şekilde inanıyoruz. Aras Kargo olarak bugün yalnızca kargo taşımıyor, Türkiye’nin ticaretinin ve e-ticaret ekosisteminin büyümesini mümkün kılan altyapıyı inşa ediyoruz. İnsan, teknoloji, operasyon ve sürdürülebilirlik odağında yürüttüğümüz çok boyutlu dönüşümle; yerel pazar liderliğimizi Avusturya Postanesi’nin uluslararası gücüyle birleştirirken, geliştirdiğimiz teknoloji ve operasyonel uzmanlığı Avrupa’ya da taşıyoruz. Son yıllarda 100 milyon Euro’nun üzerinde yatırım gerçekleştirdik, önümüzdeki üç yılda 100 milyon Euro daha yatırım yapacağız. Her yatırımımızı yalnızca bugünün kapasitesini artıran bir adım değil, Türkiye’nin gelecekteki büyümesini taşıyacak bir altyapı yatırımı olarak görüyoruz. Hedefimiz net: Teknolojiyle hızlanan, insanıyla güçlenen ve attığı her adımla daha sürdürülebilir bir Aras Kargo inşa etmek.”

Heiko Selzam 1 Ağustos İtibarıyla Yeni Görevine Başladı Haber

Heiko Selzam 1 Ağustos İtibarıyla Yeni Görevine Başladı

Türkiye ağır ticari araç sanayisinin öncü şirketlerinden Mercedes-Benz Türk'te üst düzey görev değişimi gerçekleşti. Daimler Truck bünyesinde farklı ülkelerde üst düzey liderlik görevlerinde bulunan ve son olarak Daimler Truck Birleşik Krallık Ülke Başkanı olarak görev yapan Heiko Selzam, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO'su olarak görevine başladı. Uluslararası kariyeri boyunca farklı coğrafyalarda üstlendiği liderlik görevleriyle Heiko Selzam, ticari araç sektöründe stratejik yönetim, büyüme ve müşteri odaklı dönüşüm alanlarında aktif rol üstlenmiştir. Farklı pazarlarda hayata geçirilen stratejik girişimlere liderlik eden Selzam, müşteri odaklı iş modellerinin geliştirilmesi ve ticari araç portföyünün etkin yönetilmesine liderlik etmiştir. Üstlendiği liderlik görevleri boyunca Selzam, global müşteri yönetimi ve çok ülkeli organizasyonların stratejik gelişiminde önemli rol üstlenmiş; iş birliğini güçlendiren, operasyonel etkinliği artıran ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen organizasyonel dönüşümlere liderlik etmiştir. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO'su Heiko Selzam, yeni görevine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Mercedes-Benz Türk, yalnızca Türkiye ağır ticari araç sektörünün öncü şirketlerinden biri değil; aynı zamanda Daimler Truck ve Daimler Buses organizasyonları içerisinde üretim, ihracat, Ar-Ge ve mühendislik alanlarındaki yetkinlikleriyle stratejik öneme sahip bir merkez konumunda bulunuyor. Köklü geçmişi, güçlü değerleri ve sağlam kurumsal kültürüyle öne çıkan böylesine büyük bir aileye katılacak olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Mercedes-Benz Türk’ün başarısının temelinde, nitelikli insan kaynağı, müşterilerimizin güveni ve iş ortaklarımızla kurduğumuz uzun soluklu, güçlü iş birlikleri yer alıyor. Bu temelden aldığımız güçle sürdürülebilir büyüme odağımızı daha da ileri taşıyarak, bayi ağımızla birlikte 9.000’i aşkın çalışma arkadaşımızla hem Türkiye’de ağır ticari araç pazarındaki lider konumumuzu pekiştirmeyi hem de global organizasyonumuz içindeki stratejik rolümüzü daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de daima ileri diyerek Mercedes-Benz Türk’ün başarı yolculuğuna birlikte yön vermeye devam edeceğiz." Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu’nda Yeni Yapılanma Mercedes-Benz Türk, 1 Ağustos 2026 itibarıyla gelecekteki büyüme hedeflerini ve stratejik önceliklerini destekleyecek organizasyonel dönüşüm kapsamında İcra Kurulu yapısını güçlendirdi. Bu doğrultuda, Gamze Gökçen Pilevne Kurumsal Strateji, Hukuk, Uygunluk ve Dış İlişkilerden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi, Betül Çorbacıoğlu ise İnsan Kaynaklarından Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak görevlerine başladı. Yeni yapılanmasıyla birlikte Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu, şirketin sürdürülebilir büyüme ve dönüşüm hedeflerine yön verecek altı üyeden oluşan yapısıyla faaliyetlerini sürdürecek. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan ve 2011 yılında Mercedes-Benz Türk'e katılan Gamze Gökçen Pilevne, 2016 yılından bu yana sürdürdüğü Genel Sekreter & Hukuk ve Uygunluk Direktörlüğü görevinden sonra 1 Ağustos 2026 itibarıyla Kurumsal Strateji, Hukuk, Uygunluk ve Dış İlişkilerden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapacak. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Betül Çorbacıoğlu ise 2000 yılında katıldığı Mercedes-Benz Türk'te kurumsal planlama, raporlama ve mali kontrol alanlarında çeşitli görevler üstlendikten ve 2016 yılından bu yana yürüttüğü İnsan Kaynakları Direktörlüğü görevinden sonra 1 Ağustos 2026 itibarıyla İnsan Kaynaklarından Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak görev alacak.

Petlas, Türkiye'nin En Değerli Markaları Arasında İlk 80'de Haber

Petlas, Türkiye'nin En Değerli Markaları Arasında İlk 80'de

50 yıllık köklü geçmişi, güçlü üretim altyapısı, Ar-Ge yatırımları ve müşteri odaklı yaklaşımıyla faaliyetlerini sürdüren Petlas, yalnızca üretim performansıyla değil; tüketici nezdindeki güvenilirliği, kurumsal itibarı ve sürdürülebilir büyüme vizyonuyla da dikkat çekiyor. Brand Finance araştırmasında elde edilen yükseliş, markanın son yıllarda gerçekleştirdiği yatırımların ve uzun vadeli marka stratejisinin önemli bir göstergesi olarak öne çıkıyor. “Marka gücümüzü her yıl daha da ileri taşıyoruz” Konuya ilişkin değerlendirmelerde bulunan Petlas Genel Müdürü Hakan Yalnız şunları söyledi: "Brand Finance tarafından hazırlanan bu prestijli araştırmada yükselişimizi sürdürmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Yarım asırlık deneyimimizi ileri teknoloji, güçlü üretim kapasitesi ve müşteri odaklı yaklaşımımızla birleştirerek sektörümüzde değer üretmeye devam ediyoruz. Elde ettiğimiz bu başarı, Petlas'ın yalnızca ürünleriyle değil; güvenilirliği, kalitesi ve güçlü marka kimliğiyle de tüketicilerin tercih ettiği bir marka olduğunun önemli bir göstergesidir." Petlas'ın bugün Türkiye'nin yanı sıra dünyanın birçok farklı pazarında milyonlarca kullanıcıyla buluştuğunu belirten Yalnız, sözlerine şöyle devam etti: "Marka değeri, tüketicilerle kurulan güçlü bağın ve sürdürülebilir başarının önemli bir sonucudur. Son yıllarda hayata geçirdiğimiz iletişim çalışmaları, dijital dönüşüm yatırımları, sponsorluk projeleri ve müşteri deneyimini geliştirmeye yönelik uygulamalarımızla markamızı her alanda güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza, bayilerimize ve bize güvenen müşterilerimize teşekkür ediyorum." Gücünü Türkiye'den alıyor, dünyaya taşıyor Bugün 100'den fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Petlas, yüksek katma değerli ürünleri, sürdürülebilir üretim anlayışı ve inovasyon odaklı yaklaşımıyla küresel pazarlardaki varlığını güçlendirmeye devam ediyor. Brand Finance araştırmasında elde edilen yükseliş, Petlas'ın uluslararası pazarlardaki büyümesini destekleyen marka gücünün ve rekabetçiliğinin önemli göstergelerinden biri olarak değerlendiriliyor. Teknoloji, kalite, müşteri deneyimi ve marka yatırımlarına kararlılıkla devam eden Petlas, önümüzdeki dönemde de hem Türkiye'de hem de küresel pazarlarda marka değerini daha da yukarı taşımayı hedefliyor.

40 Bininci Mercedes-Benz Tourismo Üretim Bantlarından İndi Haber

40 Bininci Mercedes-Benz Tourismo Üretim Bantlarından İndi

Mercedes-Benz Türk, Daimler Buses bünyesinde üretilen 40.000’inci Mercedes-Benz Tourismo’nun Hoşdere Otobüs Fabrikası üretim bantlarından indiğini duyurdu. Avrupa’nın en çok tercih edilen seyahat otobüslerinden biri olan Tourismo’nun bu önemli kilometre taşı, modelin global pazardaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koyarken, Türkiye’nin üretim ve mühendislik gücünü de gözler önüne serdi. Üretilen tüm Mercedes-Benz Tourismo modellerinin yaklaşık yüzde 80’ine imza atan Hoşdere Otobüs Fabrikası, yüksek üretim kapasitesi ve ihracat performansıyla modelin ana üretim üssü konumunda bulunuyor. Birinci Nesil Tourismo’nun Doğuşu Mercedes‑Benz Tourismo’nun başarı hikâyesi, 1992 yılında O 340 ile başlıyor; onu takip eden O 350 Tourismo ise model adında Mercedes‑Benz yıldızını taşıyan ilk otobüs olarak tarihe geçiyor. Mercedes‑Benz Tourismo modeli ekonomik, konforlu ve sağlam yapısıyla üst segment seyahat otobüsü pazarına hitap ediyor. 12 metre uzunluğundaki iki akslı model, kısa sürede en çok satan modellerden biri hâline geldi. 2006 yılında, yepyeni tasarım dokunuşlarıyla ikinci nesil Tourismo, Türkiye pazarında satışa sunuldu ve Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretimine başlandı. Gövde konfigürasyonuna ek olarak, donanıma yönelik daha fazla konfigürasyon seçeneği sunulması, Tourismo’nun belirli operasyonel koşullara ve ülkeye özgü gerekliliklere uyum sağlamasına olanak tanıyor. Yeni Tourismo kısa sürede büyük bir satış başarısı yakaladı ve 2015 yılında global çaptaki toplam satışlar 10.000 adede ulaştı. İlk iki nesilde 26.000 adedin üzerinde satışa ulaşıldıktan sonra, Mercedes‑Benz Tourismo otobüsünün üçüncü nesli 2017 sonbaharından itibaren satışa sunuldu. 2026 Mercedes-Benz Tourismo Yenilikleri Mercedes-Benz Türk, 2026 model yılıyla birlikte Mercedes-Benz Tourismo modelinde güvenlik, konfor ve operasyonel verimlilik alanlarında önemli güncellemeler sunuyor. Sahadan gelen geri bildirimler doğrultusunda geliştirilen bu yenilikler, uzun yol ve turizm taşımacılığında sürüş güvenliğini ve yolcu konforunu daha ileri seviyeye taşıyor. Yeni dönemde tüm Mercedes-Benz Tourismo modellerinde standart hale gelen elektrikli tavan kapakları, sürücünün kontrol paneli üzerinden kolay kontrol imkânı sunarken; geliştirilen iç mekân çözümleriyle daha estetik ve bütüncül bir kabin deneyimi sağlanıyor. Sürücü dinlenme alanında kullanılan yeni zemin malzemesi, daha hafif ve dayanıklı yapısıyla konforu artırırken hijyen açısından da önemli avantajlar sunuyor. Yenilenen koltuk seçenekleri ve aydınlatma çözümleri ise uzun yolculuklarda sürücü ve yolcu deneyimini destekliyor. Gelişmiş Güvenlik Teknolojileri ile Daha Güvenli Yolculuk 2026 model yılıyla birlikte Mercedes-Benz Tourismo’da sunulan güvenlik sistemleri daha da geliştirildi. Tüm dış kapaklar için görsel ve akustik uyarı sistemlerinin standart hale getirilmesiyle operasyonel güvenlik artırılırken, Aktif Fren Asistanı (ABA 6 Plus) gibi yeni nesil sistemlerle aktif güvenlik daha ileri seviyeye taşındı. Bununla birlikte sürücü dikkat asistanı ve gelişmiş sürüş destek teknolojileri, uzun yol operasyonlarında sürücü güvenliğini destekleyen önemli unsurlar arasında yer alıyor. Verimlilik ve Konfor Bir Arada Tourismo, aerodinamik yapısı, optimize edilmiş güç aktarma sistemi ve düşük yakıt tüketimiyle işletmeler için yüksek verimlilik sunmaya devam ediyor. Öngörülü sürüş sistemleri ve sürüş geri bildirim teknolojileri sayesinde yakıt tüketimi ve emisyonlar azaltılırken, sürücüler için daha konforlu ve kontrollü bir sürüş deneyimi sağlanıyor. Mercedes-Benz Türk, Tourismo ile yalnızca bugünün değil, geleceğin taşımacılık ihtiyaçlarına da yanıt veren çözümler sunmaya devam ediyor. Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretilen 40.000’inci Tourismo ile birlikte marka, global başarı hikâyesini Türkiye’nin üretim gücüyle daha da ileriye taşırken, sektördeki öncü konumunu pekiştiriyor.

Mercedes-Benz Türk’ten Geleceğe Yatırım Haber

Mercedes-Benz Türk’ten Geleceğe Yatırım

Mercedes-Benz Türk, Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda tamamlanan yeni Finiş Binası’nın açılışını gerçekleştirdi. Toplam 16.700 metrekare üretim alanına sahip olan yeni tesis; elektrikli otobüs üretimine hazırlık, kapasite artışı, sürdürülebilir üretim uygulamaları ve esnek üretim kabiliyetleri açısından Mercedes-Benz Türk’ün geleceğe yönelik vizyonunda kritik bir rol üstleniyor. Mevcut kapasitesini tam verimlilikle kullanan Hoşdere Otobüs Fabrikası, bu yeni yatırımla birlikte gelecekte artacak araç çeşitliliğine ve yeni nesil üretim ihtiyaçlarına daha güçlü şekilde yanıt vermeye hazırlanıyor. Daimler Buses CEO‘su ve Mercedes-Benz Türk Yönetim Kurulu Başkanı Till Oberwörder, konuşmasında:” Daimler Buses Hoşdere Otobüs fabrikamız, küresel operasyonlarımızın temel taşlarından biri konumunda. Yeni finiş binası ile bu rolü daha da güçlendiriyoruz. Yeni tesisimiz, artan talebi karşılayabilme yetkinliklerimizi güçlendiriyor; daha yüksek esneklik, daha fazla kapasite ve elektrikli otobüs üretimine giden net bir yol sunuyor. Bu da üretim ağımızın sürekli gelişiminde önemli bir adımı temsil ediyor. Bu başarı, fabrikamız genelinde gösterilen üstün ekip çalışması, özveri ve kararlılığın bir ürünüdür” dedi. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Süer Sülün, açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türkiye bugün yalnızca iç pazarıyla değil, üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle de dünyanın önemli otobüs üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise dördüncü büyük otobüs üretim ülkesi olan Türkiye’de üretim yapan bir firma olarak üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında sektörümüze öncülük etmeye devam ediyoruz. Türkiye bugün gerçek anlamda güçlü bir otobüs üretim ülkesi konumunda bulunuyor ve Mercedes-Benz Türk olarak bu güçlü ekosistemin lideri olmaktan gurur duyuyoruz. Daimler Buses dünyasının en büyük entegre otobüs üretim tesisi olan 422 bin metrekare alanda hizmet veren Hoşdere Otobüs Fabrikamız da bu güçlü yapının en önemli parçalarından biri. Hayata geçirdiğimiz yeni tesisimizle üretim kapasitemizin yüzde 11 oranında artmasına yönelik ilk adımımızı atıyor ve elektrikli üretime geçişin kapısını aralıyoruz. Bu dönüşüm yolculuğunda hedefimiz son derece net; Hoşdere Otobüs Fabrikamızı geleceğin mobilitesine hazır, daha da güçlü ve daha da esnek bir üretim merkezi olarak konumlandırmak.” Mercedes-Benz Türk Otobüs Üretimden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Bülent Acicbe ise “Fabrikamızda 5.000’i aşkın çalışanımızla dünya ve Türkiye için üretim yapıyoruz. Bu üretimimizin yüzde 86’sını dünyanın dört kıtasına ihraç ediyoruz. Bu hepimizin başarısı. Ancak bununla sınırlı kalmıyoruz. Kapasitemizi daha da artırarak güçlü konumumuzu daha da güçlendiriyoruz. Yeni finiş binamızı yalnızca yeni bir bina olarak değil; üretim süreçlerimizi geleceğe hazırlayan stratejik bir dönüşüm adımı olarak değerlendiriyoruz. Toplam 16.700 metrekare üretim alanına sahip olan yeni tesisimiz; artan araç çeşitliliğini çok daha esnek şekilde yönetebilmemize, üretim süreçlerimizi optimize etmemize ve gelecekteki elektrikli otobüs üretim altyapımızı güçlendirmemize katkı sağlayacak. İlk defa bir binayı tamamen üretimin akışları doğrultusunda dizayn ederek verimliliği ve esnekliği üst seviyeye taşıdık, üretimdeki kısıtları tamamen ortadan kaldırdık. Bu yatırımın en önemli özelliklerinden biri de sürdürülebilirlik odağı.Hedeflerimizin ve sürdürülebilir üretim vizyonumuzun yaşayan bir örneği diyebilirim. Yeni tesisimizde kullanılan kuru filtrasyon teknolojisine sahip boya sistemleri sayesinde su tüketimini minimize ediyoruz. Enerji verimliliği sağlayan yeni nesil havalandırma ve iklimlendirme sistemleriyle üretim süreçlerimizin çevresel etkisini azaltıyoruz. Geri dönüştürülmüş su kullanılan modern yıkama sistemleriyle sürdürülebilir üretim yaklaşımımızı destekliyoruz. Yeni Finiş binamızın hayata geçirilmesi ile beraber devam edecek projelerimiz neticesinde 2028 yılında hem içten yanmalı hem de yeni nesil elektrikli araçlarımızı aynı üretim ekosistemi içerisinde çok daha esnek şekilde yönetebileceğimiz yeni bir yapıya geçeceğiz” dedi.

Türkiye İçin Geliştirildi, Bursa'da Üretildi: Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor Haber

Türkiye İçin Geliştirildi, Bursa'da Üretildi: Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Renault Boreal, OYAK ve Renault Group iş birliğinin ortaya koyduğu güçlü vizyonu ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki stratejik konumunu net biçimde yansıtan çok değerli bir proje. Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin en büyük segmenti olan ve hızla büyüyen C-SUV segmentinde; güçlü ve iddialı tasarımı, geniş ve ferah yaşam alanı, ileri teknolojileri ve verimli motor seçenekleriyle Renault Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyoruz. Bu güçlü potansiyeline olan güvenimizle, Renault Boreal’in 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz. Bugün Clio, Megane Sedan ve Duster ile Türkiye'nin en güçlü yerli ürün gamlarından birine sahibiz. Bursa'da üreteceğimiz Renault Boreal’in de bu başarı hikayesine katılmasıyla birlikte dört yerli modelden oluşan ürün gamımızı daha da güçlendirecek, pazardaki liderliğimizi daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, bu sayede ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Modelin, uzun süredir bu segmentte yeni bir model bekleyen müşterilerimiz için önemli bir alternatif oluşturacağını düşünüyoruz. Sunduğu yüksek teknoloji, üstün konfor ve geniş yaşam alanıyla Renault Boreal’in, ÖTV muafiyetinden yararlanan kullanıcılar tarafından da yoğun ilgi göreceğine inanıyoruz. Renault Boreal için sunduğumuz 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla müşterilerimize yalnızca yeni bir otomobil değil, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri kapsamlı bir sahiplik deneyimi de sunuyoruz. OYAK ve Renault Group’unun güçlü ortaklığıyla hayata geçirilen bu projenin, ülkemizin otomotiv sanayisine, ihracatına ve ekonomik gelişimine uzun vadeli katkılar sunacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz.” Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet “Boreal’i Türkiye pazarına sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu model, yıllar süren adanmışlığın, titiz çalışmaların ve sarsılmaz kararlılığın somut bir yansımasını ortaya koyuyor. Elde edilen bu başarı; Renault Group’un uluslararası ekipleri arasındaki güçlü koordinasyonu, yakın iş birliğini ve üstün çabayı gözler önüne seriyor. Boreal, yalnızca yeni bir model olmanın ötesinde, ortak hedeflerimizin ve kolektif uzmanlığımızın güçlü bir ifadesini temsil ediyor. Yoğun rekabetin yaşandığı C-SUV segmentinde Boreal, kendine özgü nitelikleriyle belirgin bir şekilde farklılaşıyor. Geniş ve rafine iç mekânı, iddialı dış tasarımı, ileri teknoloji E-Tech full hybrid motoru ve Google entegreli, bağlantılı OpenR Link multimedya sistemiyle Türk kullanıcılarının beklentilerine eksiksiz bir yanıt veriyor. Ürün özelliklerinin ötesinde Boreal, aynı zamanda stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bursa’daki Oyak Renault kampüsümüzde üretilecek olması hem iç pazardaki talebi destekleyecek hem de ihracat hedeflerimize katkı sağlayarak Türkiye’nin küresel otomotiv ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecek. SUV segmentinde Duster ile yakalanan güçlü ivmenin üzerine inşa edilen Boreal, bu başarıyı C segmentine taşıyarak bir üst seviyeye çıkarıyor. Aynı zamanda Renault Group’un uluslararası stratejik planını tutarlı bir şekilde hayata geçirme ve vizyonunu somut sonuçlara dönüştürme yetkinliğini de açıkça ortaya koyuyor. Değerli ortağımız OYAK ile, yerel yetkinliklerimizi geliştirmeye, ekiplerimizi güçlendirmeye ve Türkiye otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.” Türkiye, Renault’nun küresel üretim ağında stratejik rolünü güçlendiriyor Bursa’da üretilen Megane Sedan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Clio ve Duster’ın ardından Renault Boreal’in de yerli üretim portföyüne katılması, Türkiye’nin yüksek katma değerli araç üretimindeki rolünü daha da güçlendirirken, Renault’nun küresel büyüme planındaki stratejik önemini de ortaya koyuyor. Renault, özellikle C ve D segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi hedeflerken, Türkiye bu stratejinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Boreal’in üretimiyle birlikte OYAK Renault Bursa Fabrikaları, modelin uluslararası pazarlara ihracatıyla hem iç pazar hem de ihracat operasyonlarındaki rolünü daha da güçlendiriyor. SUV modellerin toplam pazardaki ağırlığının her geçen gün arttığı Türkiye’de Renault Boreal, markanın C segmentindeki iddiasını güçlendiren önemli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Renault, Türkiye’deki üretim gücünü uluslararası ölçekte büyüme hedefleriyle birleştirerek Boreal’i global başarı hikâyesinin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor. Güçlü, zarif ve dikkat çekici SUV tasarımı Renault Boreal heybetli gövde yapısı, keskin omuz çizgileri, güçlü ön tasarımı ve modern ışık imzası modelin güçlü duruşunu ilk bakışta hissettiriyor. 4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle Renault Boreal, C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor. Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor. Yan profilde dikkat çeken güçlü çamurluk yapısı ve akıcı tavan çizgisi, Boreal’in hem şehir içinde hem uzun yol kullanımında premium algısını güçlendiriyor. 19 inç elmas kesim alaşım jantlar, siyah tavan, elektrikli açılır panoramik cam tavan ise modele üst segment bir nitelik kazandırıyor. Teknoloji ve konfor odaklı yaşam alanı Renault Boreal’in iç mekanı, dijital teknolojiler ve konforu bir araya getiren modern ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Ergonomik tasarım anlayışıyla şekillendirilen kokpit, sürücü odaklı yapısı ve geniş ekran teknolojileriyle dikkat çekiyor. Modelde 10 inç dijital gösterge ekranı ve 10 inç merkezi openR link multimedya ekranı birlikte sunuluyor. Ergonomik yerleşim sayesinde sürücünün dikkati yolda kalırken, bağlantılı teknolojilere erişim kolaylaşıyor. Çok işlevli direksiyon simidi arkasında bulunan vites seçici kulakçıklar iç mekandaki modern atmosferi destekliyor. 48 farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, Multi-Sense sürüş modlarına göre otomatik olarak değişebiliyor. İç mekanda kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, lazer işlemeli dekoratif detaylar ve kontrast dikişli koltuklar yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Türkiye pazarı için özel olarak sunulan gri tonlu perfore döşeme seçeneği, Boreal’in modern karakterine farklı bir imza katıyor. Elektrikli ön koltuklar, hafızalı ve masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu, çift bölgeli otomatik klima, soğutmalı kablosuz şarj ünitesi ve geniş saklama alanları günlük kullanımı daha konforlu hale getiriyor. Arka koltuklarda sunulan havalandırma kanalları, USB-C girişleri, arka kol dayama ve Easy Break arka koltuk katlama sistemi de aile kullanımını destekleyen detaylar arasında yer alıyor. 630 litreye varan bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.868 litreye kadar ulaşıyor. Düşük yükleme eşiği ise kullanım kolaylığı sağlıyor. Google entegre bağlantılı sürüş deneyimi Bağlantılı araç teknolojilerinde öncü markalardan biri olan Renault, yeni Boreal modeliyle de gelişmiş dijital ekosistem ve bağlantılı sürüş özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor openR link multimedya sistemi sayesinde kullanıcılar Google Haritalar, Google Asistan ve Google Play uygulamalarına doğrudan erişebiliyor, evlerindeki Google Home entegrasyonuna uygun akıllı cihazlarını yönetebiliyor. Gerçek zamanlı trafik bilgileri, sesli komut sistemi ve kişiselleştirilmiş dijital deneyim, Boreal’i günlük yaşamın doğal bir uzantısına dönüştürüyor. Youtube, Spotify, Prime Video, HBO Max, Waze ve Vivaldi gibi popüler uygulamalar sistem içerisinde kullanılabiliyor. Uzaktan OTA güncelleme altyapısı sayesinde bilgi-eğlence sistemi ve sürüş destek teknolojileri sürekli güncel kalabiliyor. My Renault uygulaması üzerinden kullanıcılar araçlarının kornasını ve ışıklarını uzaktan etkinleştirebiliyor ve araç konumunu görüntüleyebiliyor. Renault Boreal’de ayrıca Jean-Michel Jarre iş birliğiyle geliştirilen Harman Kardon premium ses sistemi de yer alıyor. On hoparlörlü ve 435 Watt gücündeki sistem; Stüdyo, Konser, Kulüp ve Salon dahil olmak üzere farklı ses atmosferleriyle sürükleyici bir deneyim sunuyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleri Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor. Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Acil Duruş Asistanı gibi teknolojiler sürüş güvenliğini artırıyor. Seviye 2 otonom sürüş desteği sunan Aktif Sürüş Yardımı sistemi; dur & kalk özellikli adaptif hız sabitleyici ve şerit ortalama fonksiyonunu bir araya getirerek yoğun trafikte sürüşü daha konforlu hale getiriyor. Eller Serbest Park Sistemi ve 360 derece çevre görüş kamerası sayesinde araç paralel veya dikey park manevralarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Full LED far teknolojisi ise gece sürüşlerinde görüş kalitesini artırırken diğer sürücüler için göz kamaşmasını azaltıyor. Verimli motor seçenekleri ve EDC otomatik şanzıman Renault Boreal performans, verimlilik ve sürüş konforunu bir araya getiren full hybrid E-Tech 160 hp, 1.3 turbo TCe EDC 145 hp ve hybrid E-Tech 4x4 150 hp motor seçenekleriyle geliştirildi. Boreal, Türkiye’de lansman döneminde full hybrid E-Tech 160 hp ve turbo TCe EDC 145 hp motor seçenekleriyle satışa sunuluyor. 2026 yılının son çeyreğinde sunulan motor seçeneklerine hybrid E-Tech 4x4 150 hp versiyonu da eklenecek ve müşteri beklentileriyle buluşacak. 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motor ve 6 ileri ıslak çift kavramalı (EDC) motor seçeneği ise performans ve sürüş konforunu dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu versiyon, WLTP normlarına göre 149 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 6,6 L/100 km karma yakıt tüketimi değerlerine sahip. Renault Boreal full hybrid E-Tech 160 hp versiyonu ise özellikle verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sunuyor. Sisteminin kalbinde, Türkiye’de Oyak Horse tarafından Bursa’da üretilen ve dünyaya ihraç edilen HR18 kodlu hibrit motoru yer alıyor. Şehir içinde yüzde 80’e kadar elektrikli sürüş gerçekleştirebilen sistem, 110 km/s hıza kadar elektrikli sürüş imkanı sağlayabiliyor. Çok modlu otomatik şanzımanla sunulan model, WLTP normlarına göre 108 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor. Multi-Sense sürüş sistemi; Eco, Comfort, Sport ve Perso modlarının yanında yeni Smart Mod seçeneğiyle geliyor. Sistem; direksiyon sertliği, motor tepkisi, ambiyans aydınlatması ve ses atmosferini sürüş koşullarına göre otomatik olarak adapte edebiliyor.

Allison Transmission Tam Otomatik Şanzıman Çözümlerini Sergileyecek Haber

Allison Transmission Tam Otomatik Şanzıman Çözümlerini Sergileyecek

Allison Transmission, iki yılda bir düzenlenen ve global otobüs endüstrisini bir araya getiren Busworld Türkiye’de yolcu taşımacılığına yönelik geniş ürün gamını sergileyecek. Allison, 6,5 metrelik minibüslerden 7-10 metre midibüslere, 12 metre otobüslere kadar farklı segmentlere yönelik sunduğu tahrik sistemi çözümleri ve gelişmiş yakıt tasarrufu teknolojileriyle fuarda yer alacak. (İstanbul Fuar Merkezi, 17-19 Haziran 2026) Türkiye, güçlü üretim altyapısı, gelişmiş yan sanayi ekosistemi ve yüksek ihracat kapasitesiyle dünyanın en önemli otobüs üretim merkezleri arasında yer alıyor. Avrupa başta olmak üzere Orta Doğu, Afrika ve Kuzey Amerika pazarlarına ihracat gerçekleştiren Türk üreticiler; şehir içi, şehirlerarası, turizm ve alternatif yakıtlı araç segmentlerinde küresel ölçekte rekabet ediyor. Başta Anadolu Isuzu, Otokar, TEMSA olmak üzere Türk üreticiler, bugün dünyanın birçok ülkesinde aktif olarak faaliyet gösterirken Türkiye, yaklaşık on yıldır Avrupa pazarına en fazla otobüs ihraç eden ülkeler arasında yer alıyor. Allison Transmission ise otobüs uygulamaları için Türk üreticiler dahil olmak üzere çok sayıda uluslararası araç üreticisiyle iş birliklerini arttırarak sürdürmeye devam ediyor. Allison’ın tam otomatik şanzıman teknolojileri; dünya genelinde belediye otobüslerinden turizm otobüslerine, personel ve servis taşımacılığına kadar geniş bir kullanım alanında tercih ediliyor. Busworld Türkiye’de de çok sayıda Türk OEM üreticisinin Allison tam otomatik şanzıman donanımlı araçlarını sergilemesi bekleniyor. Allison Transmission, otobüs uygulamalarında farklı model tam otomatik şanzıman çözümleriyle öne çıkıyor. Allison’ın 1000 Serisi™ + 2000 Serisi™ Torqmatic şanzımanları, 210 ila 365 beygir gücü (154-272 kW) arasındaki motorlarla uyumlu yapısı ve 780 N·m’ye kadar tork kapasitesiyle hafif ve orta hizmet tipi otobüs uygulamalarında esnek çözümler sunuyor. 3000 Serisi™ Torqmatic şanzımanlar ise 210 ila 380 beygir gücü (157-336 kW) arasındaki motorlarla ve 1.650 N·m’ye kadar tork kapasitesiyle orta ve ağır hizmet tipi otobüs segmentinde tercih ediliyor. Fuarda ziyaretçilerin yakından inceleme fırsatı bulacağı midibüs uygulamalarının operasyonel ihtiyaçlarına özel olarak geliştirilen Allison 9-Vites, sektörde dokuz ileri tam otomatik şanzıman teknolojisini sunan tek çözüm olarak öne çıkıyor. Bu özel şanzıman, 300 beygir gücüne (224 kW) ve 895 N·m’ye kadar olan tork kapasitesi için sunuluyor. Dokuz ileri vites ve üç overdrive oranına sahip Allison 9-Vites; sık dur-kalk yapılan şehir içi görev döngülerinde daha yüksek verimlilik, geliştirilmiş yakıt ekonomisi ve azaltılmış bakım maliyeti sağlıyor. Ayrıca Allison’ın 12 metre şehir içi otobüs segmentinde yaygın olarak tercih edilen T3375R xFE™ model tam otomatik şanzımanı da fuarda sergilenecek. Şehir içi otobüs uygulamalarında Allison teknolojileri; düşük ortalama hız, yoğun trafik ve sık dur-kalk gibi zorlu görev döngülerinde sürüş konforu ve operasyonel verimlilik sağlıyor. Allison Kesintisiz Güç Teknolojisi™ sayesinde daha sarsıntısız ve kesintisiz vites geçişleri sunulurken sürücü yorgunluğu azalıyor, yolcu konforu ise önemli ölçüde artıyor. Allison’ın tork konvertörü, motor torkunu sorunsuz şekilde çoğaltarak tekerleklere daha fazla güç iletiyor ve böylece daha hızlı ivmelenme, üstün kalkış performansı ve daha yüksek manevra kabiliyeti sağlıyor. Manuel veya otomatikleştirilmiş manuel şanzımanların (AMT) aksine Allison tam otomatik şanzımanlar, vites geçişleri sırasında güç kesintisi yaşatmıyor. Allison şanzımanlar, kuru kavrama yerine tork konvertörü kullandığı için debriyaj aşınmasını ve buna bağlı bakım maliyetlerini ortadan kaldırıyor. Tork konvertörlü yapı sayesinde aktarma organlarında daha az aşınma meydana geliyor; bu da daha uzun bileşen ömrü ve daha düşük toplam sahip olma maliyeti anlamına geliyor. Opsiyonel retarder sistemi ise servis frenlerindeki aşınmayı önemli ölçüde azaltıyor. Busworld Türkiye 2026 boyunca Allison Transmission uzmanları, ziyaretçilerle uygulamaya özel çözümler, operasyonel verimlilik ve toplam sahip olma maliyetini düşüren teknolojiler hakkında bilgi paylaşacak. Allison Transmission’ı İstanbul Fuar Merkezi’nde, 2. Hall’de yer alan B60 numaralı stantta ziyaret edebilirsiniz. Allison tam otomatik şanzımanlar, Allison standının yanı sıra fuarda araçlarını sergileyecek OEM üreticilerinin araçlarında da incelenebilecek.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.