Hava Durumu

#İstihdam

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - İstihdam haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, İstihdam haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tofaş’ın 300 Milyon Dolarlık K9 Yatırımı Üretime Başladı Haber

Tofaş’ın 300 Milyon Dolarlık K9 Yatırımı Üretime Başladı

Türk otomotiv sanayiinin öncü kuruluşu Tofaş, Koç Holding ve Stellantis ortaklığının yeni dönemini simgeleyen stratejik yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Eylül 2025'te Stellantis ile imzalanan anlaşma kapsamında hayata geçirilen K9 projesi, 26 Ekim 2026, Pazartesi günü Tofaş Fabrikası'nda düzenlenen törenle seri üretim aşamasına geçti. Tören, Türk otomotiv sanayiinin hafif ticari araç üretimindeki güçlü konumunu tahkim eden tarihi bir adıma sahne oldu. Tofaş'ta yeni dönemin simgesi, Fiat Dobló oldu K9 projesinin üretime başlangıç töreninin en anlamlı anlarından birini, Fiat Dobló'nun yeniden Tofaş üretim bandından inmesi oluşturdu. İlk kez 2000 yılında Bursa'da üretilmeye başlanan ve 2023 yılına kadar Tofaş'ta üretimi devam eden Fiat Dobló, Türk otomotiv sanayiinde olduğu kadar ticari araç pazarında önemli bir başarı elde etti. Türkiye'de 26 yılda 600 bin adedin üzerinde satışa ulaşan model, farklı nesilleri ve gövde seçenekleriyle ticari hayatın en tanınan araçlarından biri haline geldi. Üç yıllık aranın ardından yeniden Bursa'da üretilecek Dobló'nun K9 projesi kapsamında banttan inen ilk araç olması, Tofaş'ın üretim mirasını geleceğe taşıyan simgesel bir başlangıç olarak öne çıktı. Yaklaşık 300 milyon ABD Doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesi kapsamında Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Peugeot Partner modelleri Bursa'da üretilecek. Yıllık 100 bin adet üretim kapasitesine sahip projede, üretilecek araçların yaklaşık yüzde 20'sinin ihraç edilmesi hedefleniyor. K9 projesinin devreye girmesi ve mevcut K0 projesinin yaklaşık 100 bin adetlik tam kapasiteyle üretime devam etmesiyle Tofaş'ın yıllık bitmiş araç üretim hacminin 230-250 bin adet seviyelerine ulaşması öngörülüyor. K9 kapsamında 2034 yılının son çeyreğine kadar yaklaşık 660 bin adet aracın üretilmesi hedefleniyor. Böylece Tofaş, Stellantis'in bölgesel üretim ağı içerisindeki stratejik konumunu güçlendirirken, Türkiye'nin hafif ticari araç üretimindeki iddiasını da ileri taşıyacak. Dört farklı markayı kapsayan K9 projesiyle Tofaş, hafif ticari araç üretimindeki çok markalı yapısını daha da güçlendirecek. Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner modelleri, ticari taşımacılığa yönelik kargo ve yolcu taşımacılığına uygun kombi versiyonlarıyla üretilecek. Çoklu enerji platformuna uygun üretim altyapısı ise ilerleyen dönemde elektrikli hafif ticari araçlara yönelik talebin artması halinde Tofaş'a ilave üretim esnekliği sağlayacak. K9 projesiyle yaklaşık 1.000 kişilik istihdam ve yüzde 50 yerlilik hedefi K9 projesi, üretim kapasitesinin yanı sıra istihdam, yerlilik ve mühendislik alanlarında da önemli katkılar sağlayacak. Proje kapsamında Tofaş Fabrikası’nda yaklaşık 1.000 kişilik istihdam öngörülürken, 100’e yakın yerli tedarikçi firma üretim sürecine dahil edildi. Projede yüzde 50 mertebesinde yerlilik oranı hedefleniyor. Tofaş Ar-Ge Merkezi’nin mühendislik ve teknik geliştirme süreçlerinde görev aldığı projede, 300’ün üzerinde mühendis ve teknik personel çalıştı. Araçların performans, dayanıklılık, güvenlik ve kalite gerekliliklerine yönelik doğrulama ve onay testleri de Tofaş Ar-Ge Merkezi tarafından yürütüldü. K9’un Tofaş’ın sürdürülebilir büyümesine katkısının yanı sıra Türkiye’nin Avrupa’da hafif ticari araç üretimindeki liderlik iddiasını desteklemesi bekleniyor. Türkiye iç pazarındaki toplam satışlarda yerli üretim araçların payı yaklaşık yüzde 35 seviyesindeyken, K9 projesinin bu oranı yaklaşık 10 puan artırması öngörülüyor. Proje kapsamında 2034 yılının son çeyreğine kadar yaklaşık toplamda 660 bin adet araç üretilmesi hedefleniyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: “Türkiye'nin üretim gücüne ve geleceğine duydukları güvenle bu önemli yatırımı hayata geçiren Koç Topluluğu ve Stellantis'e teşekkür ediyorum.” Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tören esnasında yaptığı konuşmasında “2002’den bu yana Avrupa ekonomisinin yılda sadece %1,4 büyürken, Türkiye’nin büyümesinin %5,3 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Otomotiv sektörünün Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ettiğini söyleyen Bakan Kacır “2000’lerin başında yılda ancak 300 bin aracın satıldığı Türkiye’de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor. Avrupa’nın yapması gereken inovasyonu hızlandırmak, verimliliği yükseltmektir” diye konuştu. 300 milyon ABD doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin Tofaş’ın üretim yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır sözlerine “Küresel rakipleriyle yarışta olan Türkiye'nin üretim gücüne ve geleceğine duydukları güvenle bu önemli yatırımı hayata geçiren Koç Topluluğu ve Stellantis'e teşekkür ediyorum. K9 Projesi'nin Bursa'mızın ve ülkemizin üretim, istihdam ve ihracatına önemli katkılar sunmasını; yeni yatırımlara, başarılara ve iş birliklerine vesile olmasını temenni ediyorum” diyerek son verdi. AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ise törendeki konuşmasında “Avrupa'nın giderek daha da korumacı hale gelen politikalarını, sanayi hızlandırma yasası ve Made in EU yaklaşımıyla net bir şekilde görebiliyoruz” diye konuştu. Bakan Varank, “Böyle bir dönemde yeni bir modelin Bursa’da üretilmesinin kararının alınması, aslında bu ülkeye bu ülkenin insanına üretim kabiliyetine duyulan güvenin ve aynı zamanda karşılıklı kazan kazan anlayışının somut bir göstergesidir” dedi. Ömer Koç: “Son 5 yılda Tofaş'a 1 milyar dolar yatırım yaptık” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Topluluğu'nun 100'üncü yaşında Tofaş'ın yeni bir stratejik yatırımı hayata geçirmesinin ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Tofaş'ın Türkiye otomotiv sanayiindeki öncü rolüne ve Koç Holding ile Stellantis arasındaki güçlü ortaklığa dikkat çeken Ömer Koç, “Otomotiv sektöründeki kurallar tüm dünyada ve bilhassa önemli bir parçası olduğumuz Avrupa'da yeniden yazılırken, ülkemize çekebildiğimiz her yatırımın son derece kıymetli olduğu kanaatindeyim” dedi. Son 5 yılda Tofaş'a yapılan yatırımın 1 milyar dolar mertebesine ulaştığını kaydeden Koç, “Memnuniyetle ve gururla belirtmek isterim ki, bu yatırımın yarısı Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımıza yöneliktir. Şirketimiz, Stellantis'in önde gelen üretim ve Ar-Ge merkezleri arasındadır” diye konuştu. Geçtiğimiz yıl K0 projesinin başarıyla devreye alındığını hatırlatan Koç, 300 milyon dolar yatırımla hayata geçen K9 projesiyle yıllık 100 bin adet üretim hedeflendiğini dile getirdi. Koç, “Bu yeni modelin Citroen, FIAT, Opel ve Peugeot markalarımız için üretilecek olmasını Tofaş’ın sürdürülebilir büyüme yolculuğu açısından çok kıymetli bir adım olarak görüyoruz” dedi. Koç, otomotivde artan uluslararası rekabete dikkat çekerek, böyle bir dönemde K9 modelinin Türk otomotiv sanayiinin Avrupa’daki ticari araç üretim liderliğini daha da güçlendireceğini söyledi. Koç, “Tofaş'ın yetkinliklerini ve kapasitesini âzâmî şekilde kullanıp müşterilerimize daha fazla yerli model sunabilmeyi, böylece memleketimizin cârî dengesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, başka yeni modeller konusunda ortağımızla görüşmeleri sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu. Ömer Koç, Made in EU politikasıyla Avrupa’nın 30 senelik Gümrük Birliği ilişkisini hiçe sayma basiretsizliğine düşebileceğine işaret ederek” “Bilhassa otomotiv sektörümüzde büyük emeklerle tesis edilmiş olan üretim ve mühendislik kapasitesinin muhafaza edilebilmesi için mütekabiliyet çerçevesinde bazı adımların atılması kaçınılmaz olabilir” dedi. Koç, iç pazarın büyümesine yatırımların cazibesini artıracak uygun mekanizmalarla katkı sağlanmasının şart olduğuna dikkat çekti. Samir Cherfan: “K9, Tofaş’ın Stellantis üretim ağındaki stratejik konumunu güçlendiriyor” K9 projesinin Tofaş ve Stellantis için önemine vurgu yapan Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan konuşmasında “Koç Topluluğu’nun 100’üncü kuruluş yıl dönümünde Bursa’da yeni bir projeyi hayata geçirmenin ve bu dönüm noktasını birlikte kutlamanın, Stellantis açısından büyük bir ayrıcalık olduğuna değinerek başladı. Cherfan; 2000–2023 yılları arasında Bursa’da üretilen ve Türkiye’de 600 binden fazla müşterinin tercihi olan Doblo’nun, Tofaş ile FIAT adını dünyaya taşıdığını aktardı. Doblò, Fiorino ve Egea’nın Tofaş Fabrikası’nın en önemli başarı hikâyelerinden olduğunun altını çizen Samir Cherfan, ayrıca üç yıl sonra Doblò’nun evine dönmesinin, Tofaş için önemli bir gelişmeyi temsil ettiğini vurguladı. Samir Cherfan “K9 projesi kapsamında Fiat Doblò, Citroën Berlingo, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner olmak üzere dört markanın beş modeli için yıllık 100 bin araçlık üretim kapasitesi planlanıyor. Çoklu enerji seçeneklerini destekleyen ve elektrikli hafif ticari araç üretimine hazır olan bu platform, Türkiye’nin bölgesel üretimdeki rolünü daha da güçlendiriyor. Bu projenin temelinde, Koç Topluluğu ile yarım asrı aşan güçlü ortaklığımız, eylül 2025’te imzaladığımız stratejik anlaşmayla daha da güçlendi. Stellantis’in markalarını, platformlarını ve küresel erişimini; Koç’un liderliği ve Tofaş’ın üretim ve mühendislik yetkinlikleriyle bir araya getiren bu ortaklık vesilesiyle Tofaş, bugün Stellantis’in dünya çapındaki en önemli üretim ve Ar-Ge merkezlerinden biri konumunda” diye konuştu. Doblò’nun güçlü mirası üzerine inşa edilen K9 projesinin, Stellantis’in Orta Doğu ve Afrika bölgesine yönelik FaSTLane 2030 stratejisinin de somut bir adımı olduğunu sözlerine ekleyen Cherfan “Bu strateji kapsamında, çift haneli faaliyet kâr marjımızı koruyarak gelirlerimizi yüzde 40 artırmayı ve yerel, bölgesel ve Asya kaynaklı tedarikin payını yüzde 30’dan yüzde 90’a çıkarmayı hedefliyoruz. Bölgede, bölge için üretim yaklaşımımızla müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verirken rekabet gücümüzü ve dayanıklılığımızı artırıyoruz. K9 projesi, yıllık 100 bin araçlık planlanan üretim kapasitesiyle Tofaş’ın bu stratejideki rolünü pekiştiriyor ve bölge pazarlarına rekabetçi koşullarda hizmet sunma kabiliyetimizi güçlendiriyor” diyerek sözlerine son verdi. Cengiz Eroldu: “K9 ve K0 ile yıllık üretimimiz 250 bin adede ulaşacak” Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu ise törende yaptığı konuşmada, Tofaş'ın 60 yıla yaklaşan üretim geçmişinde Türk otomotiv sanayiine yön veren birçok projeye imza attığını belirterek, K9 projesinin şirketin yeni büyüme dönemindeki en önemli yatırımlardan biri olduğunu söyledi. Cengiz Eroldu, Tempra ile Avrupa pazarlarına gerçekleştirilen ilk seri otomobil ihracatından Dobló'nun hafif ticari araç pazarındaki başarısına, Egea'nın üst üste 10 yıl Türkiye'nin en çok tercih edilen otomobili olmasına kadar uzanan üretim geçmişinin yeni projelere güçlü bir temel oluşturduğunu ifade etti. Stellantis ile Eylül 2025'te imzalanan stratejik anlaşma kapsamında Citroën, FIAT, Opel ve Peugeot markaları için üretilecek K9 modellerinin seri üretime başlamasından ötürü büyük gurur duyduklarını belirten Eroldu, Fiat Dobló'nun yeniden Bursa'ya dönüşünün de Tofaş için özel bir anlam taşıdığını söyledi. Eroldu, 2000-2023 yılları arasında Tofaş'ta üretilen ve uzun yıllar Türkiye hafif ticari araç pazarının en çok tercih edilen modellerinden biri olan Dobló'nun K9 projesiyle yeniden üretim programına alınmasının şirketin köklü üretim mirasını devam ettirdiğini vurguladı. K9 projesinin üretim ve ihracat hedeflerini açıklayan Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu, “300 milyon ABD Dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz K9 projesinde, yıllık 100 bin adetlik üretim kapasitesini hayata geçiriyoruz. Üretilecek K9 modelinin yaklaşık yüzde 20'sini ihraç edeceğiz” dedi. Yeni projenin Tofaş'ın toplam üretim hacmine sağlayacağı katkıya dikkat çeken Eroldu, K9'un devreye girmesi ve mevcut K0 üretiminin yaklaşık 100 bin adetlik tam kapasitesiyle devam etmesiyle birlikte Tofaş Fabrikası'nın yıllık bitmiş araç (CBU) üretim hacminin 250 bin adet seviyelerine ulaşacağını belirtti. K9 projesinin yalnızca üretim ve ihracat rakamlarıyla değil, Türkiye'nin otomotiv sanayiindeki rekabet gücüne sağlayacağı katkıyla da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Eroldu, “Projenin Tofaş'a kazandırdıkları tabii ki rakamlarla sınırlı değil. Tofaş'ın sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlamasının yanı sıra, ülkemizin hafif ticari araç üretim üssü olma iddiasını da destekleyecek olması bizim için ayrı bir gurur vesilesi” dedi. Tofaş’ın Ar-Ge gücü 600’ü aşkın çalışanla büyüyor K9 projesinin Tofaş'ın üretim altyapısının yanı sıra mühendislik ve teknoloji alanındaki birikimini de yansıttığını belirten Cengiz Eroldu, şirketin yaklaşık 20 yıldır cirosunun yüzde 3'ünü Ar-Ge faaliyetlerine ayırdığını söyledi. Stellantis'in önde gelen Ar-Ge merkezlerinden biri konumundaki Tofaş Ar-Ge Merkezi'nin 600'ün üzerinde çalışanıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Eroldu, patent başvuru sayısının da 300'e yaklaştığını ifade etti. Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç geliştirme ile üretim yetkinliklerini bir arada bulunduran Tofaş'ın, üniversiteler ve tedarikçilerle yürüttüğü iş birlikleriyle güçlü bir mühendislik ekosistemi oluşturduğuna dikkat çeken Cengiz Eroldu, K9 projesinin bu ekosistemin daha da geliştirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı. Özellikle yüksek teknoloji içeren araç bileşenlerinin yerlileştirilmesinin ve yan sanayiinin ihracat potansiyelinin artırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Cengiz Eroldu, Türkiye'nin hafif ticari araç üretimindeki güçlü konumunun bu tür yeni projelerle daha da ileri taşınacağını ifade etti. Çoklu enerji platformuna uygun K9 üretim altyapısının elektrikli hafif ticari araçlara yönelik talebin artması halinde Tofaş'a üretim esnekliği sağlayacağını belirten Eroldu, yeni modellerle birlikte fabrikanın gelecekteki üretim ihtiyaçlarına da yanıt verebilecek bir yapıya kavuşacağını söyledi. Tofaş'ın ulaştığı başarının arkasında çalışanların, mühendislerin, tedarikçilerin ve iş ortaklarının emeği bulunduğunu vurgulayan Cengiz Eroldu, K9 projesinin hayata geçirilmesine katkı sağlayan tüm ekiplere teşekkür etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın projeye verdiği desteğin önemine de değinen Eroldu, Tofaş'ın ülkeye ve tüm paydaşlarına değer yaratacak yeni projeleri hayata geçirmeye devam edeceğini belirtti. Tofaş'ta yeni dönem, yerli üretim ve ihracatla güçlenecek Türkiye otomotiv sanayiinin gelişiminde yaklaşık 60 yıldır önemli bir rol üstlenen Tofaş, K0 projesinin ardından devreye aldığı K9 yatırımıyla çok markalı üretim yapısını daha da güçlendiriyor. Koç Holding ve Stellantis'in ortak üretim ve mühendislik kabiliyetlerini bir araya getiren yeni dönem, Bursa'daki üretim merkezinin hem Türkiye hem de uluslararası pazarlar açısından stratejik önemini artırıyor. Yaklaşık 300 milyon ABD Doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin yıllık 100 bin araçlık kapasitesi, yaklaşık yüzde 20'lik ihracat hedefi ve yaklaşık 100 bin adetlik K0 üretimiyle birlikte yıllık bitmiş araç üretim hacminin 250 bin adet seviyesine ulaşması, Tofaş'ın sürdürülebilir büyüme yolculuğundaki yeni dönemin temelini oluşturuyor. Bir dönem Türkiye'den farklı pazarlara ihraç edilen ve 26 yılda 600 binden fazla kullanıcıyla buluşan Fiat Dobló'nun yeniden Bursa'da üretilmesi ise Tofaş'ın geçmişten geleceğe uzanan üretim başarısının en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.

Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası, 40 Yılda Küresel Bir Üretim Üssüne Dönüştü Haber

Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası, 40 Yılda Küresel Bir Üretim Üssüne Dönüştü

Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası, geride bıraktığı 40 yılda üretim kapasitesi, teknoloji altyapısı ve mühendislik yetkinlikleriyle Daimler Truck AG’nin küresel ağındaki önemli merkezlerden biri haline geldi. Yaklaşık 700 bin metrekarelik alanda faaliyet gösteren fabrika, 2 bine yakın kişiye doğrudan istihdam sağlıyor. 40 Yıldır Büyüyen Üretim ve İhracat Gücü Mercedes-Benz Türk, Aksaray Kamyon Fabrikası'nda kuruluşundan bu yana bugünkü değeriyle 2 milyar avro tutarında yatırım gerçekleştirdi. Fabrika, üretime başladığı ilk yıl 85 kamyon üretirken bugün 100 bin kamyonu yaklaşık dört yılda üretebilecek kapasiteye ulaştı. Kurulduğu tarihten bugüne 415 bini aşkın kamyon üreten fabrika, Türkiye'nin ağır ticari araç ihracatındaki başarısına da önemli katkı sağladı. Bugüne kadar 135 binden fazla kamyon dünyanın farklı ülkelerine ihraç edildi. Bugün Türkiye’de üretilen ve Türkiye’den ihraç edilen her 10 kamyondan 7’si Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretiliyor. Daimler Truck AG’nin Küresel Ağında Stratejik Rol Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası, üretim gücünün yanı sıra sahip olduğu mühendislik ve teknoloji yetkinlikleriyle de Daimler Truck AG’nin küresel organizasyonunda önemli sorumluluklar üstleniyor. 2018 yılında 8,4 milyon avroluk yatırımla faaliyete geçen Aksaray AR-GE Merkezi, Daimler Truck AG bünyesinde kamyonlar için yol testi onayı veren tek merkez olma özelliğini taşıyor. Merkez, 2023 yılından bu yana elektrikli araçların uzun yol test onay süreçlerini de yürütüyor. Böylece Aksaray'da geliştirilen bilgi birikimi ve mühendislik gücü, Daimler Truck AG’nin geleceğin taşımacılığına yönelik çalışmalarına doğrudan katkı sunuyor. Aksaray'ın Sanayi Ekosistemine Katkı Sağlıyor Yaklaşık 2 bin kişiye doğrudan istihdam sağlayan Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası, yarattığı ekonomik değer, tedarik zinciri etkisi ve yan sanayisiyle bölgenin en önemli sanayi kuruluşları arasında yer alıyor. Fabrika, bölgesel kalkınmaya katkı sunmanın yanı sıra fırsat eşitliğini destekleyen uygulamalarla üretimde kadın istihdamını artırmaya yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Heiko Selzam konuyla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Aksaray Kamyon Fabrikamızın 40. yılını kutlamaktan büyük gurur duyuyoruz. 1986 yılında üretime başlayan fabrikamız, bugün ulaştığı üretim kapasitesi, mühendislik yetkinlikleri ve ihracat performansıyla yalnızca Mercedes-Benz Türk için değil, Türkiye ağır ticari araç sanayisi için de önemli bir değer oluşturuyor. Daimler Truck AG bünyesinde bu yıl, 130 yıllık kamyon tarihini kutlarken, kamyonun mucidi markanın köklü mirasının 40 yılına Aksaray'da ürettiğimiz kamyon ve çekicilerle katkı sağlamış olmak bizim için ayrı bir anlam taşıyor. Kuruluşundan bu yana gerçekleştirdiğimiz bugünkü değeriyle 2 milyar avroya ulaşan yatırımlarla Aksaray'da dünya standartlarında bir üretim ve teknoloji üssü oluşturduk. Bugüne kadar 415 bini aşkın kamyon üretmiş, 135 binden fazla kamyonu 70'i aşkın ülkeye ihraç etmiş olmamız, fabrikamızın ulaştığı seviyeyi ve uluslararası rekabet gücünü ortaya koyuyor. Bu gelişimin en somut göstergelerinden biri de üretim kapasitemizdeki dönüşüm. Kuruluşunun 22. yılında 100 bininci kamyonunu üreten Aksaray Kamyon Fabrikamız, bugün aynı üretim adedine yaklaşık dört yılda ulaşabilecek bir kapasiteye sahip. Ancak bu başarının arkasında yalnızca üretim rakamları değil; Aksaray'da üretilen her kamyonda imzası bulunan çalışma arkadaşlarımızın özverisi, uzmanlığı ve işlerine olan güçlü bağlılığı yer alıyor. 40 yılda Aksaray'da oluşturduğumuz güçlü üretim, mühendislik ve ihracat altyapısını geleceğin teknolojileri doğrultusunda geliştirmeye devam edeceğiz. Dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve yenilikçi üretim anlayışımızla fabrikamızın Daimler Truck AG üretim ağı içindeki stratejik rolünü daha da güçlendirirken, Türkiye'den dünyanın farklı pazarlarına değer yaratmayı sürdüreceğiz. Bugün ulaştığımız başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza, iş ortaklarımıza ve müşterilerimize teşekkür ediyorum." Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası Direktörü ve İcra Kurulu Üyesi Pedro Machado Afonso ise, “40 yıllık tarihi boyunca her yeni yatırımla, her yeni teknolojiyle ve her yeni başarıyla sürekli gelişen Aksaray Kamyon Fabrikamız, bugün Daimler Truck AG'nin küresel üretim ağındaki önemli merkezlerden biri konumunda bulunuyor. Türkiye'de üretilen ve Türkiye'den ihraç edilen her 10 kamyondan 7'sinin Aksaray'da üretiliyor olması, yalnızca üretim kapasitemizin değil, yıllar içinde oluşturduğumuz kalite anlayışının, mühendislik yetkinliklerimizin ve güçlü insan kaynağımızın da bir göstergesi. Bu başarının arkasında, her gün aynı sorumluluk bilinciyle çalışan ekiplerimizin emeği ve uzmanlığı yer alıyor. Üretim hatlarımızdan çıkan her kamyon ve çekici, çalışma arkadaşlarımızın bilgi birikimini, titizliğini ve kalite anlayışını yansıtıyor. Aksaray Kamyon Fabrikamızın 40 yıllık başarı hikâyesini anlamlı kılan da bu ortak emek ve birikimdir. Üretimde ulaştığımız her kilometre taşında, hayata geçirdiğimiz her yatırımla ve bantlarımızdan inen her kamyonda çalışma arkadaşlarımızın imzası bulunuyor. Bu güçlü birikimle, üretim teknolojilerimizi ve mühendislik yetkinliklerimizi geliştirmeye devam ederek Aksaray'ı Daimler Truck AG küresel üretim ağının önemli merkezlerinden biri olarak geleceğe taşımayı sürdüreceğiz." dedi.

Koluman Tarsus ile Mercedes-Benz Türk Bayi ve Yetkili Servis Ağında Yeni Adım Haber

Koluman Tarsus ile Mercedes-Benz Türk Bayi ve Yetkili Servis Ağında Yeni Adım

Mercedes-Benz Türk, müşteri deneyimini daha da güçlendirmeye yönelik bayi ve yetkili servis ağı yapılanma stratejisi doğrultusunda yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda Koluman Tarsus bayisi, Mercedes-Benz Türk ağır ticari araç müşterilerine özel olarak yeniden yapılandırılarak hizmete açıldı. Daha önce farklı lokasyonlarda veya farklı ürün grupları ile birlikte aynı tesiste sunulan satış ve satış sonrası hizmetler, yeni yatırımla birlikte tek çatı altında buluşarak yalnızca Mercedes-Benz Türk kamyon ve otobüs müşterilerine odaklanan entegre bir yapıya dönüştürüldü. Ağır ticari araç müşterilerine özel yeni tesis Yeni havalimanı kavşağında, Adana, Tarsus ve Mersin arasındaki yoğun trafik akışının merkezinde yer alan Koluman Tarsus tesisi, stratejik konumuyla da ön plana çıkıyor. Mercedes-Benz Türk ağır ticari araç müşterileri için erişim kolaylığı sağlayan tesis, aynı zamanda markanın bölgedeki görünürlüğünü de güçlendiriyor. Yaklaşık 8 ayda tamamlanan tesis, yalnızca fiziksel bir dönüşümü değil, aynı zamanda Mercedes-Benz Türk’ün müşteri odaklı hizmet anlayışının yeni bir yansımasını temsil ediyor. Mercedes-Benz Türk ağır ticari araç müşterilerine özel olarak yeniden yapılandırılan Koluman Tarsus tesisinin çalışma alanı yaklaşık 600 metrekare artırılırken, genişleyen atölye altyapısı ve artırılan operasyon kapasitesiyle daha yüksek hizmet verimliliği sağlanıyor. 4 kanallı ve 4 kanalsız çalışma alanı içeren ve aynı anda 24 adet araca hizmet verebilecek mekanik atölyesiyle operasyonel kapasitesi daha da güçlendirilen ve Mercedes-Benz Türk’ün yeni kamyon kurumsal kimlik görünümüne uygun olarak yenilenen tesiste, daha önce ortak kullanılan operasyon alanları tamamen ayrıştırılarak Mercedes-Benz Türk’e özel hale getirildi. Böylece servis süreçleri daha etkin yönetilirken uzmanlaşmış hizmet yapısı daha da güçlendirildi. Mercedes-Benz Türk Bayi Ağı ve İş Geliştirme Direktörü Can Balaban konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Mercedes-Benz Türk olarak bayi ağımızla birlikte 9.000’i aşkın kişiye istihdam sağlıyor; satıştan satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreçlerde daha uzmanlaşmış, daha hızlı ve daha verimli bir hizmet yapısı oluşturmak amacıyla yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Koluman Tarsus’ta hayata geçirilen bu yatırım, ağır ticari araç müşterilerimizin ihtiyaçlarına özel olarak tasarlanmış entegre bir hizmet modelini temsil ediyor. Satış ve satış sonrası hizmetlerin tek çatı altında buluştuğu bu yeni yapı ile bölgedeki lojistik ve taşımacılık ekosistemine değer katarak daha da etkin ve daha da bütüncül bir deneyim sunmayı hedefliyoruz.” Mercedes-Benz Türk 2. El Otobüs ve Kamyon Satış Direktörü Didem Özensel ise açılış ile ilgili: ”Türkiye’nin yedi bölgesinde sadece otobüs ve kamyon müşterilerimize hizmet veren bayi ve yetkili servislerimizde çok güçlü bir yeniden yapılanma süreci içerisindeyiz. Bugün de Koluman Tarsus bayimizi yerinde ziyaret ettik. Genişleyen atölye altyapısı ve artırılan operasyon kapasitesiyle daha yüksek hizmet verimliliği sağlanan tesisimizde müşterilerimize üst düzey hizmet sağlamaya devam edeceğiz. Yeni tesisimizin hayırlı olmasını dilerim.” dedi. Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Ticari Araçlar Direktörü Ali Türkay Saltık ise şöyle konuştu: “Yenice lokasyonunda konumlanan Koluman Tarsus bayimiz ticaretin merkezi olarak ifade edilen stratejik bir konumda hizmet veriyor. Yeni tesisimizde atölyemizi yüzde 56 oranında büyüttük. Bugün derinliği ve kapasitesi daha yüksek bir atölyede müşterilerimize hizmet veriyoruz. Tesisimizin servis altyapısı güçlendirilerek günlük 50 araca kadar hizmet verebilecek kapasiteye ulaşıldı. Yeni tesisimizde servisten, satışa, kaportadan, yedek parçaya kadar tüm alanlarda sunduğumuz hizmeti tek çatı altında birleştirdik. Böylelikle 28 kişilik uzman kadromuzla müşterilerimize uçtan uca tek noktada daha da hızlı daha da pratik hizmet sunuyoruz. Modern altyapısı, güçlü operasyon kapasitesi ve stratejik konumuyla Koluman Tarsus’un, bölgedeki ağır ticari araç müşterilerimiz için önemli bir hizmet merkezi olacağına inanıyoruz.”

Mercedes-Benz Türk’ten Üretimde Kadın İstihdamına İşin Kaynağında Destek Haber

Mercedes-Benz Türk’ten Üretimde Kadın İstihdamına İşin Kaynağında Destek

Türkiye ağır ticari araç endüstrisinin öncü firması Mercedes-Benz Türk, yenilikçi ürünleri ve mükemmeliyetçi hizmet anlayışıyla yakaladığı başarıların yanı sıra uzun yıllardır sürdürdüğü “Çeşitliliklerin Yönetimi” çerçevesinde, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın istihdamı konusundaki kararlılığını, sunduğu eğitim ve staj programları aracılığıyla kararlı bir şekilde ortaya koymaya devam ediyor. Şirket, üretim sahasındaki her bir bölümde kadın istihdamını artırmak ve sürdürülebilirliğini sağlamak amacıyla, 2024 yılında Aksaray Valiliği, Aksaray İl Milli Eğitim Müdürlüğü, Ahiler Kalkınma Ajansı (AHİKA) işbirliğiyle başlattığı “Kaynak Benim İşim” projesiyle, kadınlara 360 saatlik uygulamalı gaz altı kaynakçılığı eğitimi verdi. Eğitimi başarıyla tamamlayan 7 stajyer, Aksaray Kamyon Fabrikası’nda istihdam edildi. “Üretim Benim İşim” ile mesleki eğitim alanları genişledi Kadın istihdamına verdiği önemi yürüttüğü programlarla aralıksız sürdüren şirket, 2025 yılında da Aksaray Valiliği onayı ve Ahiler Kalkınma Ajansı (AHİKA) koordinasyonunda, Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası ve Aksaray İl Milli Eğitim Müdürlüğü ortaklığında “Üretim Benim İşim” Mesleki Eğitim ve Uzun Dönem Staj programını hayata geçirdi. 24 ay süren program kapsamında stajyerler, özellikle ağır sanayide kadınların tercih etmeyeceği "varsayılan" kaynak, elektromekanik (montaj), boyahane ve forklift alanlarında teorik ve uygulamalı eğitimler alarak, üretim bantlarında aktif görev alıyorlar. Aynı zamanda bu projedeki uzun dönem stajyerlerin tamamı katıldıkları eğitim ve uygulamalı pratikler sayesinde, forklift operatörü ehliyeti sahibi oldu. Kadın saha çalışanı oranı son iki yılda iki katından fazla arttı Bugüne kadar eğitimlerini başarıyla tamamlayan 80’i aşkın kadın uzun dönem staj programına dahil edildi. Program kapsamında forklift operatörü ehliyeti de alarak önemli bir mesleki yetkinlik elde eden stajyerlerin 50’ye yakını Aksaray Kamyon Fabrikası’nda istihdam edildi. Aksaray Kamyon Fabrikası’nda yürütülen bu projelerle kadın saha çalışan oranı son iki yılda iki katından fazla arttı. Aksaray’da ve bölgede yaşayan kadınlara otomotiv sektörüne yönelik mesleki yetkinlikler kazandırılarak, kadınların ekonomik hayata entegrasyonuna destek olundu. “İşin cinsiyeti yok” mottosuyla, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin sinerji ile çalışmak, sürdürülebilir başarının anahtarı” Mercedes-Benz Türk İnsan Kaynakları Direktörü Betül Çorbacıoğlu, “Mercedes-Benz Türk olarak, uzun yıllardır yürüttüğümüz “Çeşitliliklerin Yönetimi” çerçevesinde, toplumsal cinsiyet eşitliği ve kadın istihdamı konusundaki kararlılığımızı somut bir şekilde uygulamaya devam ediyoruz. Mercedes-Benz Türk’te “işin cinsiyeti yok” mottomuzla, cinsiyet ayrımı gözetmeksizin sinerji ile çalışmanın sürdürülebilir başarının anahtarı olduğuna inanıyoruz. Üretim sahasındaki istihdam ihtiyacımız doğrultusunda değerlendirmek üzere, “Kaynak Benim İşim” ve “Üreten Benim İşim” projeleri kapsamında mesleki yeterliliklerini alan stajyerlerimizin bulunduğu aday havuzumuzun sürdürülebilirliğini hedefliyoruz. Üretimden, operasyona, teknolojiden yönetime her alanda fırsat eşitliğini, kadınların varlığını ve istihdamını desteklemeye devam edeceğiz” dedi. “Sadece yıkılmayı bekleyen ön yargılar var” Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası İnsan Kaynakları İş Ortağı ve Endüstri İlişkileri Grup Müdürü Ender Pak ise, “Ağır sanayide kadınların tercih etmeyeceği varsayılan mesleklerin değil, sadece yıkılmayı bekleyen ön yargıların hâlâ var olduğunu düşünüyoruz. Meslek edindirme programlarımız da fırsat eşitliği yaklaşımımızın somut örneklerinden biri. “Kaynak Benim İşim” ve “Üreten Benim İşim” projeleriyle bugüne kadar 50’ye yakın kadın stajyerimiz Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda çalışmaya başladı. Daha önce üretim sahasındaki iş ilanlarına 100 kişiden sadece 1 kadın aday başvururken, istihdam programlarımız ve kadın çalışanlara yönelik projelerimizle, sahadaki kadın çalışan oranımızı her iki fabrikamızda da son iki yılda iki katından fazla artırdık” açıklamalarında bulundu. Mercedes-Benz Türk, kadınların sanayide aktif rol üstlenmesini destekleyen projeler ve mesleki eğitim programlarıyla üretimde fırsat eşitliğini güçlendirmeyi; kalıplaşmış yargıları yıkarak, işin yapılabilirliğinin cinsiyetten bağımsız olduğunu görünür kılmayı amaçlıyor.

Mercedes-Benz Türk’ün Bayi ve Yetkili Servis Ağı Yeniden Yapılanma Sürecindeki Yeni Yatırımı Gelecek Erzurum Haber

Mercedes-Benz Türk’ün Bayi ve Yetkili Servis Ağı Yeniden Yapılanma Sürecindeki Yeni Yatırımı Gelecek Erzurum

Mercedes-Benz Türk’ün bayi ve yetkili servisi Gelecek Otomotiv, Erzurum’da hayata geçirdiği yeni tesis yatırımıyla bölgedeki satış ve satış sonrası hizmet altyapısını daha da güçlendirdi. 10.200 metrekare arsa üzerine kurulu 3.000 metrekare kapalı alana sahip yeni tesis, 800 metrekare büyüklüğündeki atölye alanında günlük 30 araca hizmet verme kapasitesine sahip. Mercedes-Benz Türk’ün güncel kurumsal kimlik ve operasyonel standartlarına uygun olarak tasarlanan tesis, bölgedeki ağır ticari araç müşterilerine daha da hızlı ve verimli hizmet sunmayı hedefliyor. Bölgesel Taşımacılıkta Stratejik Konum Erzurum Kuzey Çevre Yolu üzerinde konumlanan yeni tesis; Erzincan, Kars, Ardahan, Iğdır, Ağrı ve Van illerine uzanan ulaşım aksı üzerinde ve sınır kapısı güzergâhında bulunması sayesinde taşımacılık faaliyetleri açısından stratejik bir konumda yer alıyor. Hizmet Ağımızı Her Noktada Daha da Güçlendiriyoruz Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, yeni tesisin açılışına ilişkin yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Mercedes-Benz Türk olarak müşterilerimize sunduğumuz satış ve satış sonrası hizmetlerin kalitesini daima ileri taşımaya büyük önem veriyoruz. Türkiye’nin dört bir yanında güçlü ve sürdürülebilir bir hizmet ağı ile faaliyetlerimizi sürdürmek markamızın en temel önceliklerinden biri. Bayi ve yetkili servislerimizin yeniden yapılanma sürecimizde gerçekleştirdiği yatırımlar da bu vizyonun önemli bir parçasını oluşturuyor. Gelecek Otomotiv 2004 yılında Diyarbakır’da başlattığı bayi ve yetkili servis faaliyetlerine 2008 yılında Erzurum’u da ekledi. 18 yıldır bayi ve yetkili servis ağımızda yer alan Gelecek Erzurum, bugün hayata geçirdiği yeni tesisteki modern servis altyapısı ve operasyonel kapasitesiyle faaliyetlerini daha da güçlendiriyor. 15’i teknisyenden oluşan yaklaşık 70 kişilik uzman ekibi ile yeni tesisimiz bölgedeki kullanıcılarımıza daha da hızlı daha da verimli hizmet sağlayacak. Ağır ticari araç müşterilerimiz için bakım ve servis süreçlerinin hızlı, güvenilir ve kesintisiz yürütülmesi büyük önem taşıyor. Yeni tesisimiz de Türkiye’nin doğu-batı lojistik koridorlarının kesişiminde konumlanan Erzurum’un bölgesel taşımacılık rolünü destekleyen önemli bir yatırım niteliği taşıyor. ”dedi. Bölge Taşımacılık Açısından Potansiyele Sahip Gelecek Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Acar yeni yatırımın bölge için önemine dikkat çekerek şu ifadeleri kullandı: “Gelecek Otomotiv olarak 22 senedir Mercedes-Benz Türk bayi ve yetkili servis ağında müşterilerimize hizmet veriyoruz. Faaliyetlerimizi her geçen yıl istikrarlı biçimde büyüttük ve hizmet kapsamımızı genişlettik. Gelecek Otomotiv olarak Erzurum ve Diyarbakır’da yer alan bayi ve yetkili servislerimiz ile yaklaşık 130 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bugün, Mercedes-Benz Türk standartlarına uygun altyapısı, geniş servis kapasitesi ve modern teknolojik donanımıyla tasarlanan tesisimizi açmanın mutluluğunu yaşıyoruz. Yeni tesisimizin müşterilerimize çok daha hızlı ve etkin hizmet sunacağına inanıyoruz. Ağır ticari araç müşterilerimizin ihtiyaçlarını dikkate alarak oluşturduğumuz sürücü dinlenme ve konaklama alanları ise uzun yol taşımacılığı yapan müşterilerimizin servis süreçlerini daha konforlu hale getirecek önemli bir yenilik niteliğinde. Yeni tesisimizin hem müşterilerimize hem de Erzurum ve çevresindeki ticari faaliyetlere önemli katkılar sunacağına inanıyoruz.”

IVECO, Karadeniz’de Gücünü ERC Otomotiv ile Artırıyor Haber

IVECO, Karadeniz’de Gücünü ERC Otomotiv ile Artırıyor

Dünyanın önde gelen ticari araç üreticilerinden IVECO, Türkiye genelindeki büyüme stratejisini Karadeniz Bölgesi’nde attığı yeni bir adımla güçlendirdi. IVECO, Samsun’da ERC Otomotiv ile stratejik bir iş ortaklığına imza attı. Karadeniz Bölgesi’nde güçlü ve köklü bir yapılanmaya sahip olan ERC Otomotiv, bu iş birliğiyle birlikte IVECO Türkiye’nin Samsun’daki yetkili satış ve satış sonrası hizmetler temsilcisi oldu. Samsun’un Çarşamba İlçesi Eğercili mevkiinde konumlanan ve toplam 17.243 m² alanda hizmet verecek tesis, bölgedeki IVECO kullanıcılarına tek çatı altında kapsamlı çözümler sunacak. ERC Otomotiv tesisinde; 500 m² kapalı satış alanı, 250 m² kapalı ikinci el satış alanı, 2.860 m² kapalı servis alanı ve 3 adet 19 m²’lik çalışma kanalı bulunuyor. Samsun Havalimanı’na yalnızca 3 kilometre mesafede konumlanan bu tesis, modern altyapısı ve geniş kapasitesiyle IVECO'nun tüm ürün yelpazesi için satış ve satış sonrası hizmetleri üst seviyede sunmayı hedefliyor. KARADENİZ’DE GÜÇLÜ İŞ ORTAĞI 40 yıllık bir yapılanmanın parçası olarak 2019'dan itibaren otomotiv sektöründe ERC Otomotiv markasıyla faaliyete geçen IVECO’nun Samsun bayisi, yetkili bayilik sürecini tamamladıktan sonra servis altyapısını güçlendirerek IVECO’yu Samsun’da modern, tam donanımlı bir tesis ile temsil etmeye başladı. 2025 yılında öncelikle satış süreçlerini başlatan ERC Otomotiv, yılı güçlü bir ivme yakalayarak kapattı. İş birliğiyle ilgili değerlendirmelerde bulunan IVECO Türkiye Genel Müdürü Hakkı Işınak, şunları söyledi: “IVECO, Türkiye’de hızla büyüyen ve dinamik bir marka konumunda. Bu büyüme, müşterilerimize daha yakın olmamızı ve hizmet ağımızı sürekli geliştirmemizi gerektiriyor. Karadeniz’in sanayi açısından gelişmiş şehirlerinden biri olan Samsun’da ERC Otomotiv ile kurduğumuz bu iş ortaklığı, bölgedeki IVECO kullanıcılarına hem satış hem de satış sonrası hizmetlerde önemli katkılar sağlayacak.” Işınak sözlerine şöyle devam etti: “Müşteri deneyimini çok önemsiyoruz. ERC Otomotiv ile kurduğumuz bu güçlü iş birliği, kalite süreçlerimize ve Türkiye genelindeki hizmet ağımıza yaptığımız yatırımın somut bir göstergesidir. ERC’nin köklü bir holding yapılanmasından gelen gücü ve müşteri odaklı yaklaşımı markamızla büyük bir uyum içinde. ERC Otomotiv’in IVECO Türkiye ailesine katılmasından büyük memnuniyet duyuyoruz.” Ortaklıkla ilgili görüşlerini paylaşan ERC Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Ercan Albayrak ise şu ifadeleri kullandı. Samsun’da 40 yıla yaklaşan köklü geçmişimizden aldığımız güçle, ticari araç sektöründeki ilk yatırımımızı IVECO Yetkili Satıcı ve Servisi ERC Otomotiv ile hayata geçirmenin heyecanını yaşıyoruz. Doğup büyüdüğümüz bu şehirde edindiğimiz güven, tecrübe ve kurumsal sorumluluk bilincini, IVECO’nun global kalite anlayışıyla birleştirerek bölgeye değer katmayı hedefliyoruz. ERC Otomotiv’i, yalnızca ticari araç alanında yeni bir adım değil; Samsun ve Karadeniz Bölgesi’nin lojistik gücünü destekleyecek, istihdam yaratacak ve uzun vadeli sürdürülebilir büyümeye katkı sağlayacak stratejik bir yatırım olarak görüyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.