Hava Durumu

#Ihracat

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Ihracat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ihracat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Petlas’tan Latin Amerika Pazarında Güçlü Büyüme Hamlesi! Haber

Petlas’tan Latin Amerika Pazarında Güçlü Büyüme Hamlesi!

Kuruluşunun 50'nci yılında üretim, Ar-Ge, mühendislik ve ihracat odaklı büyümesini kararlılıkla sürdüren Petlas, dünyanın önde gelen organizasyon ve fuarlarına katılarak sektörün en yeni teknolojilerini tüketici ve iş ortaklarına tanıtmaya devam ediyor. Uluslararası pazarlardaki etkinliğini her geçen yıl artıran Petlas, bu kapsamda Panama City’deki Panama Convention Center’da düzenlenen Latin Tyre & Auto Parts Expo 2026’ya katıldı. Bu yıl 16’ncı kez gerçekleştirilen organizasyon; lastik, oto parça ve madeni yağ sektörlerinin üreticilerini, distribütörlerini, toptancılarını, perakendecilerini, filo yöneticilerini ve ithalatçılarını aynı çatı altında buluşturdu. Latin Amerika’da yeni iş birliklerine odaklandı! Sektörün ticari geleceğine yönelik yeni iş birliklerinin ele alındığı fuarda aynı zamanda lastik endüstrisinin bugünü ve geleceğine ilişkin konferans ve değerlendirme oturumları da gerçekleştirildi. 130’dan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiren Petlas, Latin Amerika pazarındaki mevcut ürün ve müşteri yapılanması doğrultusunda fuarda özellikle zirai ve iş makinesi lastiklerine ağırlık verdi. Farklı çalışma koşulları, zeminler ve kullanım ihtiyaçları için geliştirdiği ürünlerini bölgedeki sektör profesyonelleriyle buluşturan Petlas, Latin Amerika’daki dağıtım ağını genişletmeye yönelik yoğun bir görüşme programı gerçekleştirdi. Fuar süresince Latin Amerika’nın farklı ülkelerinden 10 mevcut bayi iş ortağı ile bir araya gelen Petlas, mevcut iş birliklerini geliştirmeye yönelik görüşmeler yaptı. Marka, bölgedeki yeni pazarlara ulaşmak ve bayi yapılanmasını daha da güçlendirmek amacıyla 50’nin üzerinde yeni bayi adayı firma ile de birebir toplantı gerçekleştirdi. Petlas, Latin Tyre & Auto Parts Expo 2026’da gerçekleştirdiği temaslarla Latin Amerika’daki ticari varlığını güçlendirmeyi, yeni distribütör ve bayilerle iş birlikleri geliştirmeyi ve Türkiye’de geliştirdiği lastik teknolojilerini bölgedeki daha geniş bir kullanıcı kitlesiyle buluşturmayı hedefliyor. Zirai ve iş makinesi lastiklerinde güçlü ürün gamı! Binek araçlardan hafif ticari araçlara, kamyon ve otobüslerden traktörlere, iş makinelerinden askeri araç ve hava araçlarına kadar çok farklı kullanım alanlarına yönelik lastikler geliştiren Petlas, 300 farklı desen ve 3 bin 500 farklı ebatta ürününü dünya pazarlarıyla buluşturuyor. Petlas’ın Latin Amerika büyüme stratejisinde ise zirai ve iş makinesi lastikleri önemli bir yer tutuyor. Tarım sektörünün farklı ihtiyaçları doğrultusunda geliştirilen Petlas zirai lastikleri; dayanıklılık, çekiş gücü, verimlilik ve toprağın korunmasına yönelik teknolojileriyle öne çıkıyor. Petlas’ın zirai ürün ailesinde yer alan TA 110 Plus ve TA 130 Plus, ağır arazi koşullarında yüksek dayanıklılık ve verimli çalışma hedefiyle geliştirilirken; PT Haul ve PT Flot gibi radyal römork lastikleri de hassas tarım uygulamalarının ihtiyaçlarına cevap veriyor. Geniş taban izi ve özel tasarımlarıyla yüksek yük taşıma kapasitesini destekleyen bu ürünler, aynı zamanda toprak sıkışmasının azaltılmasına ve toprağın doğal yapısının korunmasına katkı sağlıyor. Petlas’ın zirai lastik teknolojilerindeki uzun yıllara dayanan mühendislik ve üretim deneyimi, markanın Latin Amerika gibi tarımsal üretimin büyük önem taşıdığı pazarlardaki büyüme potansiyelini de destekliyor. 50 yıllık üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyor! 2026 yılında kuruluşunun 50’nci yılını kutlayan Petlas, Kırşehir’deki üretim tesislerinde geliştirdiği ürünleri 130’dan fazla ülkeye ulaştırıyor. Türkiye İhracatçılar Meclisi’nin (TİM) 2025 Yılı Türkiye’nin İlk 1000 İhracatçısı Araştırması’na göre 266,5 milyon dolarlık ihracat gerçekleştiren Petlas, ihracatını bir önceki yıla göre yüzde 6 artırdı. Şirket, Türkiye’nin en büyük ihracatçıları arasında 109’uncu, otomotiv sektöründe ise 23’üncü sırada yer aldı. Küresel ölçekte ürün çeşitliliğini, bayi ve distribütör ağını geliştirmeyi sürdüren Petlas, Latin Amerika’daki mevcut iş ortaklıklarını güçlendirirken yeni pazarlara açılmayı da hedefliyor. Marka, Türkiye’de geliştirdiği mühendislik ve lastik teknolojilerini dünya pazarlarına taşımaya ve global erişimini artırmaya devam ediyor.

Akaryakıt Maliyetlerindeki Dalgalanma Navlun Fiyatları Üzerindeki Baskıyı Artırıyor Haber

Akaryakıt Maliyetlerindeki Dalgalanma Navlun Fiyatları Üzerindeki Baskıyı Artırıyor

Akaryakıt, döviz kuru, finansman, bakım, lastik ve amortisman giderlerindeki artış, taşımacılık sektörünün maliyet yapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşılık yoğun fiyat rekabeti, önceden imzalanan taşıma sözleşmeleri ve müşterilerin maliyet hassasiyeti, yükselen giderlerin navlun fiyatlarına aynı hızda yansıtılmasını zorlaştırıyor. Maliyetler ile taşıma fiyatları arasındaki makasın sıkışması, sektörde iş hacmi korunurken şirketlerin kar marjlarının daralmasına yol açıyor. akliyeciler Derneği (UND) tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye sınır kapılarındaki akaryakıt fiyat artışı Mart 2026 itibarıyla yüzde 110 bandına ulaştı. Yine aynı verilere göre, uluslararası taşımacılıkta kullanılan bazı Ro-Ro hatlarındaki Yakıt Ayarlama Faktörü (BAF) bedelleri mart-mayıs döneminde yaklaşık yüzde 150 yükseldi.Akaryakıt maliyetlerinde kısa sürede yaşanan bu artışlar, özellikle önceden fiyatlandırılmış uluslararası taşıma sözleşmelerinin yönetimini zorlaştırırken taşımacılık şirketlerinin yanı sıra ihracat zinciri üzerinde de ilave baskı oluşturuyor. “Düşük marjlarla iş hacmini korumak sürdürülebilir değil” Sektörde maliyetlerin yükselmesine karşın taşıma fiyatlarının aynı hızda güncellenemediğine dikkat çeken Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, fiyat rekabetinin yalnızca şirketlerin karlılığını değil, hizmet kalitesinin ve operasyonel kapasitenin sürdürülebilirliğini de etkileyebileceğini belirtti. Akça, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Akaryakıt ve döviz kuru hareketleri başta olmak üzere finansman, bakım, lastik ve diğer operasyonel giderlerdeki değişimler, nakliye operasyonlarının planlanmasını ve fiyatlandırılmasını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Ancak yoğun rekabet nedeniyle maliyet artışlarının taşıma fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamadığı dönemlerde şirketlerin marjları daralıyor. Müşteri ve iş hacmini korumak amacıyla sürekli düşük marjlarla çalışmak, uzun vadede sürdürülebilir bir model oluşturmuyor. Bu nedenle sektörde başarıyı yalnızca ciro veya taşınan yük miktarıyla değilsağlıklı karlılık, hizmet kalitesi ve operasyonel sürdürülebilirlikle birlikte değerlendirmek gerekiyor.” Maliyetlerdeki öngörülemezliğin bütçe ve fiyatlama süreçlerini zorlaştırdığını belirten Akça, değişen koşullara hızlı uyum sağlayabilen fiyatlandırma modellerinin önem kazandığını ifade etti. Akça, müşterilerle yapılan sözleşmelerde akaryakıt, kur ve diğer temel maliyet kalemlerindeki olağandışı değişimleri dikkate alan, şeffaf ve karşılıklı olarak öngörülebilir mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Taşımacılıktaki maliyet baskısı ihracat zincirini de etkiliyor Taşımacılık maliyetlerinde yaşanan artışlar, yalnızca lojistik şirketlerinin finansal yapısını ilgilendirmiyor. Navlun maliyetlerinin yükselmesi; üreticilerin, ihracatçıların ve perakende şirketlerinin tedarik zinciri giderlerini de artırıyor. Maliyet artışlarının tamamen taşımacılık şirketleri tarafından üstlenilmesi lojistik hizmetlerinin sürdürülebilirliğini zorlarken, navlun fiyatlarına doğrudan yansıtılması ise ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücü üzerinde baskı yaratabiliyor. Bu nedenle maliyet artışlarının tedarik zincirindeki taraflardan yalnızca birinin üzerinde bırakılmaması gerektiğine dikkat çeken Enes Akça, şöyle konuştu: “Lojistik, üretim ile pazar arasındaki stratejik bağlantıyı oluşturuyor. Taşıma operasyonlarının sürdürülebilirliği zayıfladığında bunun etkisi yalnızca lojistik şirketleriyle sınırlı kalmıyor; üretimden ihracata kadar bütün zincire yayılıyor. Bu nedenle maliyet ve risklerin üretici, müşteri ve lojistik hizmet sağlayıcı arasında şeffaf, ölçülebilir ve tarafların kontrol alanlarıyla uyumlu şekilde paylaşılması gerekiyor.” Verimlilik ve dijital planlama belirleyici olacak Artan maliyetler karşısında operasyonel verimliliğin şirketler açısından en önemli rekabet unsurlarından biri haline geldiğini söyleyen Akça, doğru kapasite kullanımı, rota planlaması, gerçek zamanlı raporlama ve ölçülebilir performans göstergelerinin kaynakların daha etkin kullanılmasına katkı sağladığını ifade etti. Akca Lojistik’te operasyonların belirlenen performans göstergeleri üzerinden düzenli olarak takip edildiğini, maliyet analizlerinin güncellediğini ve süreç iyileştirme çalışmalarına odaklandığını belirten Akça; teknolojiden süreçleri daha görünür ve yönetilebilir hale getirmek amacıyla istifade ettiklerini söyledi. WMS (Depo Yönetim Sistemi) - TMS (Nakliye Yönetim Sistemi) çözümlerinden eş zamanlıveri akışlarına, stok yönetiminden sistem entegrasyonlarınakadar kullanılan uygulamaların sahadaki kayıpların daha erken tespit edilmesine ve süreçlerin sürekli iyileştirilmesine katkı sağladığını ifade etti. Akça, “Teknoloji tek başına bütün maliyet sorunlarını çözmüyor elbette ancak veriyle desteklenen planlama, mevcut kaynakların çok daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İzlenebilirlik ve anlık veri akışıyla beklemeleri, kapasite kayıplarını ve operasyonel sapmaları daha erken tespit edebiliyoruz. Böylece yalnızca maliyetleri kontrol etmekle kalmıyor, müşterilere daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir hizmet sunabiliyoruz.” diye konuştu. Sürücü açığı kapasite kullanımını zorlaştırıyor Sektörde maliyet baskısına eşlik eden diğer önemli sorunun deneyimli sürücü ve nitelikli operasyon personeli ihtiyacı olduğunu belirten Akça, insan kaynağına erişimde yaşanan güçlüğün mevcut filoların etkin kullanımını sınırlayabildiğini kaydetti. Deneyimli çalışanların sektörde tutulması kadar yeni sürücülerin yetiştirilmesinin de önem taşıdığını ifade eden Akça, dijitalleşen lojistik operasyonlarının sürücülerin yanı sıra veri analitiği, mühendislik, yazılım ve operasyon yönetimi gibi farklı alanlarda yetkin profesyonellere ihtiyaç duyduğunu söyledi. Akça sözlerini şöyle tamamladı: “Maliyetlerin yükseldiği, fiyat baskısının devam ettiği ve nitelikli insan kaynağına erişimin zorlaştığı bir ortamda rekabet yalnızca en düşük fiyatı sunmak üzerinden şekillenemez. Önümüzdeki dönemde finansal dayanıklılığını koruyan, risklerini doğru yöneten, operasyonlarını ölçülebilir hale getiren ve teknolojiyi ihtiyaçları doğrultusunda kullanan şirketler daha güçlü bir konuma gelecek. Lojistik sektörünün sürdürülebilirliği için fiyat, hizmet kalitesi ve sağlıklı karlılık arasında dengeli bir yapı kurulması gerekiyor.”

Mercedes-Benz Türk, İlk Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatını Medcem Çimento’ya Gerçekleştirdi Haber

Mercedes-Benz Türk, İlk Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatını Medcem Çimento’ya Gerçekleştirdi

Mercedes-Benz Türk, ağır ticari araç sektöründe önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Şirket, uzun yol taşımacılığı için “Şarjı Tam, Geleceğe Hazır” vizyonuyla geliştirilen batarya elektrikli çekici modeli Mercedes-Benz eActros 600’ün Türkiye’deki ilk teslimatını Medcem Çimento’ya gerçekleştirdi. Teslimat töreni, Medcem Çimento’nun Mersin Silifke’de bulunan üretim tesisinde düzenlendi. Teslim edilen Mercedes-Benz eActros 600, Medcem Çimento Fabrikası’ndan Medcem Port Limanı’na uzanan hatta kullanılacak ve buradan gerçekleştirilen ihracat operasyonlarında görev alacak. Avrupa’nın en büyük çimento fabrikası olan Medcem Çimento Fabrikası’nın operasyonlarında kullanılacak olan araç, sanayide elektrikli taşımacılığın uygulanabilirliğini somut şekilde ortaya koyacak. Mercedes-Benz eActros 600, Türkiye’de satışı gerçekleşen ilk uzun menzilli elektrikli çekici olma özelliğini taşıyor. Bu yönüyle Medcem Çimento’ya teslimatı gerçekleşen araç, sanayi ve ihracat odaklı lojistik operasyonlarda elektrikli taşımacılığın yaygınlaşması açısından önemli bir referans niteliği oluşturuyor. Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, teslimatla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Mercedes-Benz eActros 600 ile uzun yol taşımacılığında elektrikli dönüşüm için yeni bir sayfa açıyoruz. Türkiye’deki ilk Mercedes-Benz eActros 600 teslimatımızı, ihracat operasyonlarıyla öne çıkan büyük ölçekli bir sanayi kuruluşu olan Medcem Çimento’ya gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Doğuştan elektrikli mimarisi, uzun menzili ve dayanıklı batarya teknolojisiyle Mercedes-Benz eActros 600, sadece çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda operasyonel verimlilik açısından da güçlü bir alternatif sunuyor. Bu teslimatın, sanayide elektrikli taşımacılığın yaygınlaşması açısından önemli bir referans olacağına inanıyoruz.” Medcem Çimento Grubu CEO’su Mehmet Ali Ceylan ise iş birliğiyle ilgili olarak: “Medcem Çimento olarak sürdürülebilirlik, verimlilik ve dijitalleşme odağımız doğrultusunda lojistik operasyonlarımızda çevreci çözümlere yönelmeye büyük önem veriyoruz. Mercedes-Benz eActros 600’ü, Silifke’deki üretim tesisimiz ile liman arasındaki taşımacılık hattında aktif olarak kullanarak elektrikli taşımacılığın operasyonel performansını sahada yakından gözlemleyeceğiz. Bugün teslim aldığımız Mercedes-Benz eActros 600, önümüzdeki dönemde filomuzu elektrikli araçlarla genişletmeye yönelik planlarımız açısından önemli bir başlangıç niteliği taşıyor. Mercedes-Benz Türk ile iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam edeceğine inanıyoruz.” dedi. Uzun yol taşımacılığı için doğuştan elektrikli çözüm Mercedes-Benz eActros 600, baştan sona elektrikli olarak tasarlanan “doğuştan elektrikli” bir çekici olarak öne çıkıyor. Elektrik motorlu aks (eAxle) teknolojisi sayesinde gücünü doğrudan tekerleklere ileten araç, uzun yol taşımacılığı için yüksek verimlilik sunuyor. Tam yüklü koşullarda 500 kilometreye varan* menziliyle şehirler arası ağır yük taşımacılığına uygun olan eActros 600, 600 kWh kapasiteli LFP bataryalarıyla 10 yıl veya 1,2 milyon kilometreye kadar batarya ömrü sağlıyor. Müşteri Odaklı, Veriye Dayalı Satış Süreci Bu satış sürecinin en önemli unsurlarından biri, Mercedes-Benz Türk’ün müşteri odaklı ve veriye dayalı satış yaklaşımı oldu. İlk temas anından itibaren Medcem Çimento’nun operasyonunda kullanılacak rota, yük profili, hava koşulları ve topoğrafik veriler detaylı şekilde analiz edilerek simülasyon araçları üzerinden değerlendirildi. Bu şeffaf analiz süreci sayesinde araç ile sağlanacak operasyonel verimlilik önceden ortaya kondu ve elektrikli taşımacılığa geçiş konusunda güvene dayalı bir karar süreci oluşturuldu. Mercedes-Benz Türk ile Medcem Çimento arasında gerçekleştirilen ilk doğrudan iş birliği olma özelliğini taşıyan teslimat aynı zamanda elektrikli ağır ticari araçların sanayi ve ihracat odaklı operasyonlardaki potansiyelini ortaya koyan önemli bir başlangıç niteliği taşıyor.

İmsan Group'tan Mersin'e 5 Prestijli Ödül Birden! Haber

İmsan Group'tan Mersin'e 5 Prestijli Ödül Birden!

İmsan’a İstikrarlı Katılım Ödülü! 3 gün süren fuara sektörden birçok yerli ve yabancı öncü firması katılım sağladı. Avrasya Bölgesi’nin lojistikteki en büyük buluşması olan logitrans Fuarı’nın açılışında, İMSAN Group’a fuara uzun yıllardır istikrarlı bir şekilde katılım sağlamasından dolayı ödül plaketi verildi. Plaket, firma adına İMSAN Group Yönetim Kurulu Başkanı Kerem İmrak’a takdim edildi. Tepe Yönetici Ödülleri’nde 2 Ödül Birden! Öte yandan fuarın ilk günü Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) ve Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği (IRU) iş birliğinde düzenlenen Tepe Yöneticisi ve Yılın Sürücüsü Ödülleri Töreni, sektör temsilcilerini bir araya getirdi. Etkinlikte hem Türkiye’nin küresel taşımacılık vizyonu hem de sürücü emeğinin uluslararası ticaretteki kritik rolü vurgulandı. Törende, İMSAN Group bünyesindeki firmalar ve yöneticiler de ödüllendirildi. Törende, ‘Tepe Yöneticisi Ödülü’ne İMS Lojistik Genel Müdürü Mustafa İmrak ile İMSAN Group Filo Yöneticisi Zilan İmrak layık görüldü. İmsan, Atlas Lojistik Ödülleri’nde 2 Ödülün Sahibi Oldu Fuarın ikinci gününde ise bu yıl 16’ncı kez düzenlenen Atlas Lojistik Ödülleri Töreni gerçekleştirildi, törende yılın en başarılı firmaları, öne çıkan profesyonelleri ve fark yaratan projeleri ödüllendirildi. 108 adayın 3 ana kategoride değerlendirildiği ve lojistik endüstrisine yarattıkları iş potansiyeli ile katkıda bulunan 5 ihracat şirketinin jüri tarafından “Lojistiğe Katkı” ödülüne layık görüldüğü yarışmada, toplam 26 ödül sahipleriyle buluştu. 16. Atlas Lojistik Ödülleri Töreni’nde Uluslararası Taşıma İşleri Organizatörleri (TİO) Ödülü İMS Lojistik’e verildi. Ödül, İMS Lojistik adına İMSAN Group Yurtdışı Satış Direktörü Serhat İmrak’a takdim edildi. En Beğenilen Depo Yöneticisi Ödülü’nün sahibi ise bu yıl İMS Lojistik Satış Pazarlama Uzmanı Melike Batur oldu.

Orta Asya’nın Ticari Araç Devi SamAuto, Anadolu Isuzu’nun Oldu Haber

Orta Asya’nın Ticari Araç Devi SamAuto, Anadolu Isuzu’nun Oldu

Türkiye’nin köklü ticari araç markası Anadolu Isuzu, Özbekistan’da Japon Isuzu ve Itochu ortaklığıyla uzun yıllardır faaliyet gösteren SamAuto’nun %75,2’lik satın alımına ilişkin hisse devir sözleşmesini imzaladı. Şirket, hisselerinin devralınması karşılığında 80 milyon ABD doları tutarında baz satış bedeli ödemesi öngörülüyor. 42 yıllık üretim deneyimi, güçlü Ar-Ge yetkinlikleri ve geniş ürün gamı ile ticari araç sektöründe öne çıkan Anadolu Isuzu, bu stratejik yatırım sayesinde faaliyetlerini genişletmeyi, bölgesel rekabet gücünü artırmayı ve S amAuto’yu bölgenin entegre üretim merkezi konumuna taşımayı hedefliyor. “Türkiye’nin mühendislik ve sanayi yetkinliğini dünyada daha da güçlü ve gururlu bir şekilde temsil edeceğiz” Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, satın alma süreci ile ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “SamAuto’nun çoğunluk hisselerinin satın alınmasına yönelik bu yatırım, Anadolu Isuzu’nun global büyüme yolculuğunda stratejik bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Anadolu Grubu’nun otomotiv sektöründeki ilk yurt dışı üretim adımı olan bu girişimle, yalnızca üretim kapasitemizi artırmakla kalmıyor; teknoloji, dijitalleşme ve ürün geliştirme alanlarındaki yetkinliklerimizi bölgesel bir güç merkeziyle buluşturuyoruz. Anadolu Grubu’nun Vizyon 2035 stratejisi kapsamındaki bölgesel liderlik hedefimiz doğrultusunda, Orta Asya’yı kapsayan geniş bir coğrafyada modern ulaşım ç özümlerini daha erişilebilir kılmayı ve uluslararası ölçekte daha güçlü bir üretim ve inovasyon ağı oluşturmayı hedefliyoruz. Bu yatırım, Türkiye’nin mühendislik ve sanayi gücünü dünyada daha da güçlü ve gururlu bir şekilde temsil etmemizi sağlayacak.” Anadolu Isuzu üretim gücüyle geniş bir coğrafyada etki yaratacak Ar-Ge merkezinde geliştirilen ve kendi üretim tesislerinde üretilen yenilikçi ürünlerini 45’i aşkın ülkeye ihraç eden Anadolu Isuzu, ihracat coğrafyasını her geçen gün güçlü adımlarla daha da genişleterek uluslararası büyüme yolculuğunu kararlılıkla sürdürüyor. Anadolu Isuzu, bu yatırımıyla geniş bir coğrafyada faaliyet göstererek stratejik bir entegre üretim merkezi haline gelme yolunda ilerliyor. Bu satın alma ile birlikte SamAuto tesislerinde üretilen bazı modellerin Anadolu Isuzu’nun ürün gamına eklenmesi ve Anadolu Isuzu’nun bazı modellerinin Sam Auto fabrikasında da üretilmesi planlanıyor. SamAuto'nun ticari araç üretim yetkinliği, Anadolu Isuzu'nun deneyimiyle güçlenecek 1999 yılından bu yana Özbekistan’ın Semerkant kentindeki üretim tesisinde faaliyet gösteren ve genel merkezi Taşkent’te bulunan SamAuto; otobüs, kamyon, pick-up ve özel amaçlı araçlar dahil olmak üzere geniş bir ticari araç ürün gamı sunuyor. 2007 yılından bu yana Japon Isuzu ve Itochu ortaklığıyla faaliyet gösteren şirket, Orta Asya’da ticari araç üretimi alanında öncü firmalar arasında yer alıyor. SamAuto’nun üretim yetkinliği ve Orta Asya’daki yaygın satış,satış sonrası hizmet alt yapısı; Anadolu Isuzu’nun gelişmiş mühendislik gücü, 40 yılı aşkın deneyimi ve Anadolu Grubu’nun değerleriyle birleşerek güçlü bir sinerji yaratacaktır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.