Hava Durumu

#Kamyon

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Kamyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ankara'dan Elektrikli Aslanlar: MAN,  Ankara’daki Fabrikasında Ebus Üretimine Başladı Haber

Ankara'dan Elektrikli Aslanlar: MAN, Ankara’daki Fabrikasında Ebus Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, otobüs iş kolundaki dönüşümü kararlılıkla sürdürüyor. MAN bu kapsamda, Ankara fabrikasında tamamen elektrikli MAN Lion’s City E şehir otobüsünün seri üretimine başladı. İlk e-otobüsler Ankara’daki montaj hattından çıkmaya başlarken, bu gelişme şirket için sıfır emisyonlu ve sürdürülebilir mobilitiye geçişte önemli bir adımı temsil ediyor. Polonya’nın Starachowice tesisinde 2020’den bu yana başarıyla sürdürülen üretimin ardından, elektrikli aslanlar artık Ankara’da da üretim hattından çıkmaya başladı. MAN, Güney Afrika’daki Olifantsfontein üretim tesisinde ise yerel pazara özel geliştirdiği Lion’s Explorer E’yi de üretmeye devam ediyor. Bu üç üretim üssüyle giderek artan sıfır emisyonlu otobüs talebine yanıt veren MAN, aynı zamanda küresel üretim ve e-mobilite ağının bir parçası olarak Ankara’daki üretim kapasitesini de güçlendiriyor. “Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak” MAN Truck & Bus Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’daki e-otobüs üretiminin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ankara’da elektrikliotobüs üretimine başlayarak, elektromobilite yolunda önemli bir kilometre taşını geride bırakıyoruz. Bu adımla hem üretim kapasitemizi genişletiyor, hem de küresel otobüs ağımızı güçlendirerek artan müşteri taleplerini daha hızlı ve esnek bir şekilde karşılayabiliyoruz. Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak.” MAN Truck & Bus, yıllık yaklaşık 14,1 milyar avro (2025) ciroya sahip, Avrupa’nın önde gelen ticari araç üreticilerinden ve ulaşım çözümleri sağlayıcılarından biridir. Şirketin ürün portföyünde dizel ve sıfır emisyonlu tahrik sistemlerine sahip kamyonlar, otobüsler ve yolcu otobüsleri, kamyonetler, dizel ve gaz motorları ile yolcu ve yük taşımacılığına ilişkin hizmetler yer almaktadır. MAN Truck & Bus, TRATON GROUP bünyesindeki bir şirkettir ve dünya çapında yaklaşık 32.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. MAN, üretim ağını elektrikli döneme taşıyor Ankara fabrikasının dönüştürülmesi, MAN’ın sürdürülebilir ulaşım çözümleri odağında yürüttüğü kapsamlı dönüşüm stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. 2020 yılında MAN Lion’s City E’nin piyasaya sunulmasıyla birlikte Polonya’daki Starachowice tesisi, elektrikli araçların büyük ölçekli üretimi için tam donanımlı hale gelen ilk MAN fabrikası olmuştu. Güney Afrika’daki Olifantsfontein tesisinde ise iki yıldır Lion’s Explorer E üretimi sürdürülüyor. MAN, tamamen elektrikli araç üretimini yalnızca otobüslerle sınırlı tutmayarak kamyon segmentinde de genişletiyor. Tamamen elektrikli ağır hizmet tipi MAN eTGS ve eTGX kamyonlarının seri üretimi 2025 yılında Münih fabrikasında başlarken, Krakow’daki üretim ekibi de ilk elektrikli kamyonların seri üretimi için hazırlıklarını sürdürüyor. Hafif hizmet tipi MAN eTGL modelinin seri üretiminin de önümüzdeki aylarda aynı tesiste başlaması planlanıyor. MAN ayrıca, Mayıs ayında Milano’da düzenlenecek Transpotec fuarında tamamen elektrikli ürün portföyünü tamamlayacak bir başka elektrikli modelini tanıtmayı hedefliyor. Bu modelinde de ilerleyen dönemde Krakow’da üretilmesi öngörülüyor. Nürnberg fabrikası ise MAN’ın kendi batarya üretimine başlamasıyla birlikte, yalnızca motor üretimi yapan bir tesis olmaktan çıkarak, son teknoloji dizel motorlar ve alternatif tahrik sistemleri için bir geliştirme ve üretim merkezine dönüştürülmüş durumda. E-stratejisinin kilit bileşeni olarak Ankara Son yıllarda, Ankara'daki üretim tesisinde gerçekleştirilen yatırımlarla altyapı modernize edilirken, üretim süreçleri de optimize edildi ve çalışanlar elektrikli mobilitenin gereksinimlerine uygun şekilde eğitildi. Barbaros Oktay, dönüşüm yolculukları kapsamında attıkları bu adımlar ve yaptıkları bu yatırımlar sayesinde, uzun vadede yüksek hacimli ve yüksek kaliteli sıfır emisyonlu mobilite çözümleri sunabilecek güçlü bir altyapı oluşturduklarını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Ankara fabrikasında Lion’s City E’nin yanı sıra elektrikli şehirlerarası otobüsler ve Türkiye’deki turizm taşımacılığına yönelik geliştirilen yeni Lion’s Coach E modelinin de de burada üretilmesi planlanıyor. Ankara’nın öneminin altını çizen Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da Starachowice gibi MAN’ın otobüsteki e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol oynaması” diye konuşuyor. MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise fabrikanın esnek üretim yapısına dikkat çekerek, şunları söylüyor: “Ankara, MAN’ın e-mobilite merkezlerinden biri haline geliyor. Esnek üretim yapımız sayesinde, aynı üretim hattında hem çeşitli elektrikli otobüs modellerini hem de geleneksel motorlu otobüsleri üretebiliyoruz. Bu da farklı pazar gereksinimlerine verimli bir şekilde yanıt vermemizi sağlıyor.”

Mercedes-Benz Türk, Kamyon Ürün Portföyündeki Yeniliklerle Güç, Verimlilik, Güvenlik ve Elektrifikasyonda Yeni Bir Dönem Başlatıyor Haber

Mercedes-Benz Türk, Kamyon Ürün Portföyündeki Yeniliklerle Güç, Verimlilik, Güvenlik ve Elektrifikasyonda Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Mercedes-Benz Türk, müşteri beklentileri, sahadan gelen geri bildirimler ve taşımacılık sektöründe hızla değişen ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirdiği 2026 yılı kamyon ürün portföyü yeniliklerini düzenlediği basın toplantısıyla duyurdu. Yapılan kapsamlı güncellemelerle birlikte ağır ticari araç segmentinde yalnızca ürün geliştirmeleri değil, aynı zamanda operasyonel verimlilik, sürüş güvenliği, sürücü konforu ve sürdürülebilirlik başlıklarını kapsayan bütüncül bir dönüşüm hayata geçirildi. Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün ve Pazar Yönetimi Grup Müdürü Serra Yeşilyurt konuyla ilgili yaptığı açıklamada: “2026 model yılı kapsamında Mercedes-Benz kamyon ürün portföyümüzde hayata geçirdiğimiz kapsamlı yenilikleri yalnızca teknik geliştirmeler olarak değil, sahadan aldığımız geri bildirimler ve taşımacılık sektörünün değişen dinamikleri doğrultusunda şekillendirdiğimiz bütüncül bir dönüşümün sonucu olarak değerlendiriyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ürün geliştirme süreçlerimizin merkezine alarak; daha yüksek performans, daha düşük yakıt tüketimi, gelişmiş güvenlik sistemleri ve sürücü konforunu bir arada sunan çözümler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu yeniliklere ek olarak, Mercedes-Benz eActros portföyümüzle elektrifikasyon alanında attığımız güçlü adımlarla emisyonsuz taşımacılığın dönüşümüne öncülük etmeyi hedefliyoruz. Mercedes-Benz Türk olarak, müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artıran, toplam sahip olma maliyetini optimize eden ve geleceğin mobilite ihtiyaçlarına bugünden yanıt veren ürün ve hizmetler sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. Mercedes-Benz Actros 8x2 Nakliye Segmentinde Güç, Verimlilik ve Konfor Bir Arada Mercedes-Benz Türk, motor gücündeki artış, optimize edilen güç aktarma sistemleri ve seçili modellerde devreye alınan ProCab kabin tasarımıyla güncellediği Mercedes-Benz Actros 8x2 nakliye segmentiyle performans, yakıt verimliliği ve sürücü konforunu daha ileri seviyeye taşıyor. 2026 model yılı itibarıyla Mercedes-Benz Actros 3242 L ADR 8x2 modeli, motor ailesinde yapılan değişiklikle 320 beygirden 420 beygire yükseltilen motor gücü sayesinde daha yüksek taşıma performansı ve yakıt tasarrufu sunuyor. Özellikle ağır yük taşımacılığında daha dengeli ve güçlü bir sürüş karakteri sağlayan model, avantajlı konfigürasyonuyla maliyet-performans dengesi arayan şehirler arası ve bölgesel taşımacılık yapan filolar için verimlilik odaklı bir çözüm olarak öne çıkıyor. Mercedes-Benz Actros L 3248 ve 3251 Plus modelleri ise artan motor gücüyle performans ve verimlilikte yeni bir seviyeye ulaşıyor. Mercedes-Benz Actros L 3248 modelinde motor gücü 421 beygirden 476 beygire yükselirken, Mercedes-Benz Actros L 3251 Plus modelinde ise 421 beygir olan motor gücü 510 beygire çıkarılıyor. Artan motor gücü, özellikle uzun yol operasyonlarında daha yüksek verimlilik ve sürüş performansı sağlıyor. Motor gücündeki artışa ek olarak, bu modellerde yeni ProCab kabin tasarımı da devreye alınıyor. Aerodinamik olarak geliştirilen ProCabin, hava direncini azaltarak yüzde 3’e varan yakıt tasarrufu sağlarken 2,5 metre genişliğindeki StreamSpace kabin yapısı iç mekanda daha ferah bir yaşam alanı sunarak uzun yol sürüşlerinde sürücü konforunu artırıyor. Yeni kabin yapısı ile birlikte geliştirilen ses ve ısı yalıtımı, konforlu alt yatak için özel yatak şiltesi, geniş ve konforlu üst yatak ile entegre kontrol paneli, sürücü tarafı yan güneşlik ve kaz boynu LED okuma lambaları gibi detaylar, kabin içi yaşam konforunu destekliyor. Bu özellikler sayesinde Mercedes-Benz Actros L 3248 ve 3251 L DNA Plus modelleri, operasyonel verimlilik ile sürücü memnuniyetini aynı noktada buluşturuyor. Portföyün en üst donanım seviyesini temsil eden Mercedes-Benz Actros L 3251 Plus, araca özgü premium donanımlarıyla da öne çıkıyor. Deri direksiyon, ısıtmalı ve süspansiyonlu konforlu muavin koltuğu, MirrorCam sistemi, elektrikli ve camlı ayarlanabilir sunroof, kabin üstü havalı korna ve buzdolabı gibi donanımlar, uzun yol taşımacılığında sürücülere üst segment bir konfor ve teknoloji deneyimi sunuyor. Araçta ayrıca ekstra premium konforlu alt yatak, Multimedya Kokpit İnteraktif 2, konforlu havalı kabin süspansiyonu, elektrohidrolik kabin devirme mekanizması ile ışık ve yağmur sensörü gibi ileri seviye destek sistemleri yer alıyor. Kabin içindeki halı kaplama motor tüneli ve detaylı donanım çözümleri ise hem estetik hem de dayanıklılık açısından iç mekan kalitesini üst seviyeye taşıyor. Mercedes-Benz eActros Portföyü ile Elektrifikasyonda Güçlü ve Esnek Çözümler Mercedes-Benz Türk, elektrikli taşımacılık alanındaki dönüşümünü Mercedes-Benz eActros portföyüyle güçlendirmeye devam ediyor. Uzun yol taşımacılığı için “Şarjı Tam, Geleceğe Hazır” vizyonuyla geliştirilen Mercedes-Benz eActros 600, “doğuştan elektrikli” mimarisi, gücü doğrudan tekerleklere ileten elektrik motorlu aks (eAxle) teknolojisi, 600 kWh kullanılabilir kapasiteye sahip uzun ömürlü LFP bataryaları, tam yüklü koşullarda 500 kilometreye varan* menzili ve yeni nesil teknolojileriyle öne çıkıyor. Bu yeni nesil teknolojileri sayesinde Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol taşımacılığı ve emisyonsuz lojistik için yüksek verimlilik sunuyor. Mercedes-Benz eActros 600 modeline ek olarak, farklı operasyonel ihtiyaçlara yönelik çözümler sunan Mercedes-Benz eActros 400 modeli de portföyde yer alıyor. Farklı kabin ve konfigürasyon seçenekleriyle sunulan Mercedes-Benz eActros ailesi, müşterilere kullanım alanlarına göre esnek çözümler sağlıyor. Mercedes-Benz eActros 400, daha kısa menzil gerektiren ancak yüksek faydalı yük kapasitesi isteyen operasyonlar için verimli bir alternatif sunarken; Mercedes-Benz eActros 600 uzun yol taşımacılığında elektrikli dönüşümün güçlü temsilcilerinden biri olarak konumlanıyor. Mercedes-Benz Türk, Mercedes-Benz eActros portföyüyle birlikte müşterilerine yalnızca yeni araçlar değil, aynı zamanda operasyon analizi, enerji altyapısı planlaması ve mobilite danışmanlığı gibi bütüncül çözümler sunarak müşterilerinin emisyonsuz taşımacılığa geçişini desteklemeyi hedefliyor. Yeni Nesil Güvenlik Sistemleri: Daha Hassas ve Daha Akıllı Sürüş Destekleri 2026 model yılıyla birlikte araçlarda sunulan güvenlik sistemleri önemli ölçüde geliştirildi. Güncellenen Yorgunluk Algılama Asistanı 2, araca entegre edilen kızılötesi kamera sayesinde sürücünün yalnızca direksiyon hareketlerini değil; göz kapağı hareketleri, baş pozisyonu ve genel sürüş davranışlarını birlikte analiz ederek yorgunluk seviyesini çok daha hassas şekilde tespit edebiliyor. Bununla birlikte Aktif Fren Asistanı (ABA 6 Plus) ve gelişmiş radar-kamera sistemleri; çoklu şeritlerde, yaya ve bisikletli algılamada daha yüksek hassasiyetle çalışarak aktif güvenliği daha da ileri seviyeye taşıyor. Bu sistemler, özellikle yoğun trafik ve uzun yol koşullarında sürücüye güçlü bir destek sunuyor. 2026 Model Yılıyla Taşımacılığın Geleceğine Yatırım Mercedes-Benz Türk’ün 2026 model yılı kapsamında hayata geçirdiği bu yenilikler; ürün geliştirmelerinin ötesinde, taşımacılık sektörünün geleceğine yönelik stratejik bir dönüşümü temsil ediyor. Marka, geliştirdiği yeni nesil teknolojiler ve araçlarla müşterilerinin değişen ihtiyaçlarına daha da güçlü, daha da verimli, daha da güvenli ve daha da sürdürülebilir çözümler sunmaya devam ediyor.

Yeni Aslan Kral: MAN, 250 Tonluk Dev Çekicisini Tanıttı Haber

Yeni Aslan Kral: MAN, 250 Tonluk Dev Çekicisini Tanıttı

Truck & Bus, 250 ton brüt araç ağırlığına sahip yeni TGX 41.640 8x4/4 ağır hizmet tipi çekiciyi piyasaya sürerek, ağır taşımacılık sektörünün en üst ligine güçlü bir giriş yaptı. 640 beygir gücündeki dört dingilli araç, rüzgâr türbinleri, yüksek gerilim transformatörleri ve denizaltılar gibi yüzlerce ton ağırlığındaki özel yüklerin taşınması için geliştirildi. MAN TGX, ağır yükler için özel olarak geliştirilen şanzıman, tork konvertörlü debriyaj ve basınçlı hava sistemleriyle donatıldı. Bu sistemler, 30 veya daha fazla dingile sahip ağır hizmet römorklarının her türlü yol ve sürüş koşulunda hassas şekilde yönlendirilmesini ve dengelenmesini mümkün kılıyor. MAN’dan hafiften ağıra geniş taşımacılık çözümleri Yeni ağır hizmet serisi, MAN Individ­ual tarafından geliştirilen eksiksiz bir fabrika çıkışlı çözüm olarak öne çıkıyor. Münih fabrikasında üretilen dört dingilli temel araç, daha sonra Wittlich'teki MAN Kamyon Modifikasyon Merkezi'nde ağır hizmet bağlantıları, güçlendirilmiş soğutma ile dizel ve hidrolik tanklarla donatılıyor. Yeni TGX, tüm seri üretim MAN araçlarında olduğu gibi kapsamlı satış sonrası, garanti ve finansman hizmetleriyle birlikte geliyor. Bu yeni araç, MAN'ı 3,5 tondan 250 tona kadar seri üretim tabanlı komple çözümler sunabilen az sayıdaki üreticiden biri konumuna taşıyor. TGE, TGL, TGM, TGS ve TGX modelleriyle hafif taşımacılıktan ağır nakliye operasyonlarına kadar her türlü lojistik ihtiyaca cevap veren MAN, talep edilmesi halinde 12 ton ila 42 ton arasında tamamen elektrikli araç seçeneklerini de portföyünde barındırıyor. “MAN Individual'ın uzmanlığıyla çok özel bir araç ortaya koyuyoruz” MAN Truck & Bus Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, yaklaşık 80 uluslararası ağır nakliyeciye yeni çekiciyi tanıttı. Baumann, yeni modelle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yeni 250 tonluk çekicimizle, ağır nakliye alanındaki en üst düzey segmente geri dönüyoruz. MAN Individual'ın uzmanlığı sayesinde, müşterilerimize maksimum performans, güvenilirlik ve ekonomiyi tek bir pakette birleştiren son derece özel bir araç sunuyoruz. Bu araçla müşterilerimizin operasyonlarını daha kolay ve verimli hale getiriyoruz.” MAN, ilk yeni 250 tonluk TGX ağır yük aracını Alman kiralama uzmanı BFS'ye teslim etti. Koyu mavi renkli çekici, özellikle kısa sürede ağır hizmet araçlarına ihtiyaç duyan taşımacılık şirketlerinin kullanımına tahsis edilecek. BFS Genel Müdürü Jan Plieninger ise teslimatla ilgili şunları kaydetti: “Filomuzda bu özel yüksek performanslı kamyonların ilkini bulundurmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu araç, özel araç kiralama filomuzun amiral gemisi niteliğinde ve MAN ile 60 yıllık ortaklığımızın önemli bir kilometre taşıdır.” Standart modellerden özel araçlara ve 250 tonluk ağır hizmet çekicilerine kadar geniş bir kiralama portföyüne sahip olan BFS; Almanya, İsviçre, Hırvatistan ve Hollanda'da 90'dan fazla MAN yetkili servisiyle desteklenen kiralama çözümleri sunuyor. Yeni 250 tonluk TGX, aşırı ağır hizmet uygulamaları için tasarlandı Yeni ağır hizmet modelinin kalbinde, 640 hp ve 3.000 Nm tork üreten MAN D3876 sıralı altı silindirli motor yer alıyor. Motor, 900 ile 1.380 dev/dk arasında geniş bir çalışma aralığında maksimum tork üreterek düşük hızlarda yüksek yük taşımacılığı için ideal performans sergiliyor. Otomatik MAN TipMatic 12.30 OD şanzımana entegre edilmiş tork konvertörlü debriyaj (WSK), 1,59 kata kadar daha fazla tork artışı gerçekleştirerek düşük aşınma ve güçlü kalkışın yanında, hassas manevra kabiliyeti kazandırıyor. Ayrıca, Retarder 40 sistemi, yüksek sürekli frenleme performansı ve termal stabilite ile güvenli sürüşe katkıda bulunuyor. Özel TipMatic sürüş programlarının da ağır hizmet operasyonlarını destekliyor. Ağır nakliye programı 250 tona kadar yükler için optimize edilirken, Verimlilik modu ise 70 tona kadar olan yüklerde daha ekonomik yakıt tüketimi sağlıyor. Fabrika çıkışında entegre ağır hizmet ekipmanı MAN, merkezi ağır hizmet bileşenlerini kabinin arkasındaki konumlandırılan ağır hizmet kulesinde bir araya getiriyor. Bu kulede, 160 litre ek hava beslemesi için dört basınç tankının yanı sıra, 960 litrelik dizel deposu ve iki aşamalı ağır hizmet tipi hidrolik sistem için 290 litrelik tankı yer alıyor. 300 bar'a kadar basınç üretebilen sistem, yük algılama teknolojisiyle çalışıyor. Aks direksiyon sistemlerinin gereksinimlerine bağlı olarak yükten bağımsız olarak 20 veya 40 lt/dk yağ akışı sağlayabiliyor. Ayrıca, ağır hizmet kulesine entegre edilen soğutma sistemi, düşük hızlarda ve yüksek motor yüklerinde dahi motor sıcaklığını stabil kalmasına yardımcı oluyor. Bununla birlikte şasiye monte edilmiş olan JOST JSK 38 C beşinci tekerlek (3,5"), optimum yük dağılımı için standart olarak 800 mm’lik bir kaydırma mekanizmasıyla donatılmış durumda. Araçta itme veya çekme işlemlerinde kullanılmak üzere üç farklı yükseklik seviyesine sahip bir ön bağlantı noktası bulunuyor. Arka tarafta ise isteğe bağlı olarak ROCKINGER 56 EA takılabiliyor. Otomatik kilitleme mekanizması, engebeli arazide bile rahat ve güvenli bir bağlantı kurulmasına olanak tanıyor MAN Individual ile tasarım, konfor ve kişiselleştirme Tır çekici isteğe bağlı olarak MAN Individual Lion S donanım paketi ile de tercih edilebiliyor. Bu paket, karbon uygulamaları, siyah aerodomlar ve kırmızı vurgular gibi özel dış tasarım unsurlarını içeriyor. İç mekânda ise Alcantara koltuk döşemeleri, dekoratif dikişler ve kırmızı emniyet kemerleri gibi yüksek kaliteli detayları dikkat çekiyor. Ayrıca 24 inçlik bir televizyon, elektrikle ayarlanabilir TV koltuğu ve ortam aydınlatması gibi seçenekler de bulunuyor. Bu donanımlar özellikle uzun yolculuklarda sürücüler için günlük sürüşü çok daha konforlu ve keyifli hale getiriyor.

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi Haber

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi

OTOBÜSÇÜLÜK, BENİM İÇİN “BABA MİRASI” 1983 Trabzon Of doğumluyum. Evliyim ve dört çocuk babasıyım. Bahçeşehir Üniversitesi İngilizce İşletme mezunuyum. Dört yaşındayken babamın işleri nedeniyle İstanbul’a taşındık. O dönem babam nakliye ve taşımacılık sektörünün içindeydi; aslında biz bu kültürün içinden gelen bir aileyiz. Bizde baba mesleği otobüsçülük. Babam uzun yıllar Ali Osman Ulusoy ile beraber Ulusoy bünyesinde ortak ve bireysel otobüsçülük yaptı. Çocukluğumdan bazı anılar hâlâ çok net. Otobüs direksiyonunun ortasında bir kapak olurdu; içinde şekerler saklanırdı. Babası otobüsçü olan herkes bilir… O kapağı açar, şekerleri alırdık. Küçük bir detay gibi görünür ama aslında bir kültürün parçasıdır. Sanıyorum o günlerden bize kalan en kıymetli miras; otobüse, yola ve bu mesleğe duyduğumuz yakınlıktır. Bu iş benim için sadece bir ticaret alanı değil; bir aidiyet, bir geçmiş ve bir hatıradır. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Üniversiteye Kocaeli Üniversitesi Turizm Bölümü’nde başladım; ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde İngilizce İşletme lisansımı tamamladım. Daha sonra yüksek lisans düşüncesiyle Amerika’ya gittim ancak ticaretin içine o kadar hızlı girdim ki akademik süreci başlatamadan üç yılın sonunda Türkiye’ye döndüm. Bir yandan da evlilik planım vardı. Orada kalıcı bir hayat kurmak istemedim. Ben her zaman kalabalık, çocuklu bir aile hayal ettim. Çocuklarımın kendi kültürümüzde büyümesini istedim. Bu nedenle Türkiye’ye dönmeyi tercih ettim. HER ZAMAN AİLEDEN BİRİYMİŞ GİBİ HİSSETTİM Yuva kurmak için Türkiye’ye döndükten sonra kurumsal firmalarla görüşmelere başladım. Aslında hikâye daha da özel bir anla başladı. Nişan törenime Ali Osman Ulusoy’un programı dolayısıyla kızı Hülya Ulusoy katıldı. İlk defa orada karşılaştık ve beni görüşmek için davet etti. Beraber Ali Osman Bey’le görüşmemiz hikâyenin başlangıcı oldu. O günlerde çok net bir duygu hissettim: Beni gerçekten aileden biri gibi kabul ettiler. Bu yaklaşım, aramızdaki sinerjiyi çok hızlı oluşturdu. Karşılıklı güven vardı; onlar bana inandı, ben de bu güveni boşa çıkarmamak için çalıştım. Başarının temelinde de bu karşılıklı uyumun olduğunu düşünüyorum. 2011 yılında bu yapının bir parçası oldum. O tarihten itibaren kendime 10 yıllık bir hedef koymuştum. Hassoy’daki yolculuğum satış danışmanı olarak başladı. Sonrasında satış müdürlüğü görevini üstlendim. Otobüs grubu zaten işin kalbi sayılabilecek, uzmanlık gerektiren bir alandı. Bugün geldiğim noktada ise genel müdürlük görevini yürütüyorum. Açık konuşmak gerekirse; otobüs satışından gelip genel müdürlük pozisyonuna yükselen çok fazla örnek yoktur. Türkiye’de bu anlamda iki isim sayabilirsiniz. 10 YIL BOYUNCA TİCARETİ SİZDEN ÖĞRENECEĞİM İşe başlarken hedeflerimi sorduğum da Ali Osman Bey’e çok net konuştum: “Gerekirse çantanızı taşıyacağım, gerekirse şoförlüğünüzü yapacağım. Ben 10 yıl boyunca sizden ticareti öğreneceğim. Sonra o koltukta oturacağım.” Benim için önemli olan, böyle bir ismin yanında mümkün olduğunca fazla vakit geçirmekti. Çünkü biliyordum ki ustalık temasla geçer. Gün boyu birlikte, çoğu zaman akşam geç saatlere kadar. Tabiri caizse 7/24 diyebileceğiniz bir çalışma düzeni vardı. Babamdan ve aile çevremden gelen bir zemin vardı ancak ben kendi yolumu çizmek istiyordum. Bu 10 yılı bir okul gibi görüyordum. Ticaretin inceliklerini, sektördeki dengeleri, iş kültürünü ve insan ilişkilerini öğrenmeyi istiyordum. Sadece kendi sorumluluk alanımla sınırlı kalmadım. Diğer şirketlerin süreçlerinde yer aldım, uluslararası temaslar yürüttüm, bürokrasiyle doğrudan temas ettim. Pek çok başlıkta görev aldım. Üstelik bunu zorunluluktan değil; öğrenme isteğinden ve gerçekten zevk aldığım için yaptım. Mesai harcadım, gözlemledim, not aldım, uyguladım. Kendimi yetiştirmek istedim. 1 Ekim 2014’te merhum Ali Osman Ulusoy’un vefatına kadar kendisiyle yakın çalışma fırsatı buldum; bana vizyon kazandırdı, farklı bakış açısını ve iş disiplinini öğretti. Vefatının ardından görevi, zaten birlikte çalıştığımız Hülya Ulusoy devraldı. O dönemde de aynı güven, aynı kararlılık ve aynı uyumla yolumuza devam ettik. 2017 yılının Ekim ayında genel müdürlük görevini devraldım. Hülya Ulusoy’un liderliğiyle; kızları Ahsen Aydın ve Gülşah Helva’nın yönetime dahil olması ve Hülya Hanım’ın oluşturduğu üst düzey yönetim kadrosunun uyumu sayesinde güçlü bir yönetim yapısı ortaya çıktı. O günden bu yana, aynı güven ortamı ve ortak vizyon doğrultusunda her geçen gün gücümüze güç katmaya devam ediyoruz. 2025 KONTROLLÜ GEÇTİ, 2026’NIN İKİNCİ YARISINA UMUTLUYUM 2025 yılı tek kelimeyle tanımlamak gerekirse “kontrollü” geçti. Yatırımcı tarafı daha temkinliydi. Açıkçası piyasanın daha rasyonel bir zemine oturduğunu düşünüyorum ne aşırı şişkin ne de panik havasında bir dönem yaşandı. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik dalgalanmalar, yüksek faiz ortamı ve finansmana erişim maliyetleri doğal olarak yatırımcıyı düşündürdü. Özellikle ticari araç tarafında finansman maliyetleri karar süreçlerini doğrudan etkiledi. Önceki yıllarda enflasyonist ortamda fiyat artışlarının hızlanması, “ihtiyacı olmasa da yatırım amacıyla alım yapan” bir müşteri profili oluşturmuştu. Küçük bir beklenti bile hızlı karar için yeterli olabiliyordu. 2025’te ise daha hesaplı, daha analiz eden bir müşteri yapısı gördük. Bu aslında sektör açısından sağlıklı bir normalleşmeydi. Dolayısıyla 2025’i bir “denge yılı”, 2026’yı ise doğru koşullar oluştuğunda yeniden ivmelenme yılı olarak görüyorum. OTOBÜS SADECE BİR ARAÇ DEĞİL, BİR MİRAS Mercedes-Benz Türk bayileri arasında otobüs satışının bizim için her zaman ayrı bir yeri vardır. Merhum Ali Osman Ulusoy’un otobüsçü geçmişi nedeniyle bu işin Hassoy’da kendine özgü bir ruhu bulunur. Hatta Ali Osman Bey’in vefatının ardından sektörde sıkça şu yorumlar yapılırdı: “Otobüs işi Hassoy’da zorlanır. O boşluk dolmaz. Satışlar eski seviyesine ulaşamaz.” Açık söylemek gerekirse, bu yaklaşım bizi geri çekmedi; tam tersine motive etti. Üzerimize bir sorumluluk ve misyon yükledi. Biz de o bayrağı daha ileri taşımak için ekip olarak kararlılıkla çalıştık. Bu süreçte Hülya Ulusoy’un desteği çok kıymetliydi. Her zaman arkamızda durdu ve bize olan inancını açıkça hissettirdi. Bu güven de başarının önemli yapı taşlarından biri oldu. Bugün sonuçlara baktığınızda; son 8 yıldır üst üste otobüs satışında Türkiye birincisiyiz. Tek lokasyonda pazar payımızı %20’nin üzerine çıkardık. Hem sıfır araç hem de ikinci el tarafında güçlü, sürdürülebilir ve istikrarlı bir performans ortaya koymaya devam ediyoruz. 2025 yılında elde ettiğimiz başarılar da bu istikrarın somut göstergesi oldu. 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Adedi Birincilik Ödülü 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Sistematiği Üçüncülük Ödülü 2025 Mercedes-Benz Lig Otobüs Şampiyonluğu 2025 Mercedes-Benz Lig Busstore Birincilik Ödülü Bu başarı bireysel değil; güçlü bir ekip ruhunun ve yıllara yayılan disiplinli çalışmanın sonucudur. Bu vesileyle satış müdürüm Cenk Soydan, satış danışmanlarımız Selçuk Köse ve Rahime Karnap başta olmak üzere, arka planda büyük emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum, bu başarı hepimizin. 2025 yılı otobüs sektörünün dinamikleri biraz daha farklı çalıştı. Bildiğiniz üzere ön ödemeli satış sistemi söz konusu. Şu an itibarıyla Temmuz–Ağustos dönemine kadar hedeflerimizin büyük kısmını satmış durumdayız. Bu da talebin tamamen devam ettiğini, mecburen zamana yayıldığını gösteriyor. İkinci el otobüs tarafında da oldukça güçlüyüz. Çünkü biz otobüs işini biliyoruz. Burada mütevazı davranmayacağım: Sezonun ne zaman hareketleneceğini sektörde birçok kişi öngörebilir; ancak o hareketi doğru zamanda, doğru stokla ve doğru fiyatlama stratejisiyle yönetmek ayrı bir uzmanlık gerektirir. Sıfır araç tarafında teslim süreleri 6–7 ayı bulurken, ikinci el pazarı sezonsal olarak çok daha hızlı reaksiyon verir. Biz de portföyümüzün genişliği ve sahadaki reflekslerimiz sayesinde bu geçişleri doğru yönetiyoruz. Normalde yatırımlar kasım–aralık döneminde yapılır ve yeni yıla hazırlık o şekilde tamamlanır. Ancak 2024’ün son iki ayı oldukça durağandı. Buna karşın 2025’in ocak, şubat ve mart aylarında ikinci elde ciddi bir ivme yakaladık. Stoklarımız hızlı şekilde eridi. Bu deneyimden yola çıkarak 2026’ya daha hazırlıklı girdik. Ancak geçtiğimiz yılki erken hareket bu sene şubat sonu itibarıyla kendini gösterdi. Öngörümüz, mart ayında hız kazanacağı ve bu temponun haziran ayına kadar devam edeceği yönünde. Ben 2026’nın özellikle ikinci yarısında daha pozitif bir tablo bekliyorum. Faizlerde olası bir geri çekilme, finansmana erişimin kolaylaşması ve turizm tarafındaki hareketlilik sektöre doğrudan yansıyacaktır. Ayrıca şehirlerarası taşımacılıkta yaşlanan araç parkı da önümüzdeki dönemde yenileme ihtiyacını artıracaktır. Bunun temel sebebi şu: Ekonomik anlamda piyasada bir miktar rahatlama olacağını düşünüyorum. Son iki–üç yıldır baskılanmış bir yapı söz konusu. Yüksek finansman maliyetleri, kontrollü kredi politikaları ve genel temkinli hava uzun süre devam etti. Ancak bu durumun kalıcı olması mümkün değil; piyasa doğası gereği bir denge arayışına girer. Önümüzdeki dönemde çeşitli ekonomik dinamiklerle bir gevşeme yaşanacağını öngörüyoruz. Kimileri bunu “seçim ekonomisi” perspektifiyle değerlendiriyor olabilir; ancak ben daha yapısal ve kaçınılmaz bir normalleşme süreci bekliyorum. Piyasa bir noktadan sonra yeniden yatırım refleksi üretir. Özellikle ticari araç tarafında ertelenmiş talep birikir ve doğru koşullar oluştuğunda hızlı şekilde devreye girer. Biz de ikinci yarıda bu birikmiş talebin sahaya yansıyacağını düşünüyoruz. 2025 KAMYON HEDEFİMİZ 206’YDI, 518 İLE KAPATTIK Kamyon grubunda 2025 yılını oldukça güçlü geçirdik. Yıla 206 adetlik bir hedefle başladık; yılı 518 adetle kapattık. Bu da yaklaşık %151 oranında hedef aşımı ve %251 hedef gerçekleştirme anlamına geliyor. Yatırımcı olarak pazarda talep vardı ancak fiyatlama tarafında dönem dönem zorlandığımız zamanlar oldu. Artan maliyetleri aynı esneklikle fiyatlara yansıtmak her zaman mümkün olmadı. Karlılık açısından sıkı bir yönetim gerektiren bir yıl oldu. Buna rağmen süreçleri doğru yöneten ve koşullardan en verimli şekilde faydalanan bayilerden biri olduk. 2025 yılı performansımız ödüllerle de taçlandı: 2025 Yılı Kamyon Satış Payını En Çok Artıran Bayi – Türkiye İkinciliği 2025 Yılı En Yüksek Kamyon Servis Sözleşmesi Penetrasyonu – Türkiye Birinciliği Bu sonuçlar sadece satış adedi değil; sürdürülebilir müşteri yönetimi ve satış sonrası bağlılığın da güçlü olduğunu gösteriyor. Tecrübeli bir ekimiz var. Satış müdürümüz Muharrem Eğrioğlu ve ekibini başarılarından ötürü tebrik ederim. Dengeli bir müşteri portföyüne sahibiz. Operasyonlarımızı temelde üç ana segmentte sınıflandırabiliriz: uluslararası nakliyat, inşaat ve kamu. En güçlü olduğumuz alanlardan biri kamu ve kamuya iş yapan müşteri portföyümüz. Özellikle kamu üst yapılı araçlarda ciddi bir uzmanlık ve referans birikimi oluşturduk. Bu alanda sadece satış yapmıyor; süreç, ihale dinamikleri ve teknik gereksinimler konusunda da derin bir tecrübeye sahibiz. Ancak kamu segmenti dönemsel olarak hareket eder. Bu nedenle doğru planlama, zamanlama ve müşteriyle kesintisiz iletişim kritik önemdedir. Süreci doğru okumak ve hazırlıklı olmak başarıyı belirleyen temel unsurdur. Elbette performansımızı yalnızca kamu segmentine bağlamak doğru olmaz. Kamu, uluslararası nakliyat ve inşaat segmentlerini dengeli şekilde yönetiyoruz. Bu çeşitlilik, dalgalı piyasa koşullarında risk dağılımı açısından bize önemli bir avantaj sağlıyor. Kısacası kamyon tarafında 2025 yılı; hacim, pazar payı ve servis sözleşmesi penetrasyonu açısından güçlü bir yıl oldu. Önümüzdeki dönemde de kontrollü, sürdürülebilir ve kârlı büyüme anlayışımızı koruyarak ilerlemeye devam edeceğiz. HAFİF TİCARİ ARAÇLARDA MESELE PAZAR DEĞİL, MAKASIN AÇILMASI Hafif ticari araçlar pazarında bölgesel olarak zorlandığımız bir dönemden geçiyoruz. Dışarıdan bakıldığında Trabzon ve Karadeniz turizmi hareketli görünse de sahada farklı dinamikler var. Araç parkımız yaşlı, fiyatlar ile gelir seviyesi arasındaki makas giderek açılıyor. Bu makası kapatmak kolay değil; işletmeler, dönüşüm kararlarını daha temkinli alıyor. Bunun yanında, bölgede büyük kurumsal şirket sayısı sınırlı olduğundan personel taşımacılığı da yaygın değil. Ayrıca nüfusa oranla okul ve öğrenci taşımacılığı da daha az gelişmiş durumda. Bu da büyük filo alımlarını doğal olarak kısıtlıyor ve hafif ticari araçlar pazarın potansiyelini daraltıyor. Rekabetin yüksek olduğu bu ortamda, ödeme kolaylıkları sunulsa bile işletmeler büyük yük altına girmekte tereddüt edebiliyor. Yine de tabloyu tamamen olumsuz okumak doğru olmaz. Kademeli bir dönüşüm var; eski araçlar yavaş yavaş yenileniyor. Biz de bu süreci müşterinin gerçekliğine uygun, sabırlı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yönetiyoruz. OTOMOBİL PAZAR PAYIMIZI HER GEÇEN YIL ARTTIRIYORUZ Otomobil satışında da önemli başarılara imza attık. 2021 ve 2022 yıllarında üst üste “Yılın En İyi Satış Bayisi” seçildik. 2023’te ise bu başarıyı kıl payı kaçırdık. Ancak bu da bize, her yıl aynı istikrarla çalışmanın ve her koşulda motivasyonumuzu korumanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Satış adetlerimiz neredeyse 400’lü rakamlara ulaştı ve bu büyüme sadece sayı değil, stratejik bir gelişimin de göstergesi. Hem adet olarak büyüyor hem de ekibimizi güçlendiriyoruz. Satış danışmanı sayımızı artırırken, ikinci el alanında da yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, yeni bir ikinci el satış müdürü pozisyonu oluşturduk ve ekip daha da güçlendi. Her geçen yıl, ikinci elde de ivmemizi artırıyoruz. Yani hem rakamlar hem de organizasyon yapımız, geleceğe daha hazırlıklı ve daha sağlam adımlarla ilerliyor. SATIŞ SONRASI HİZMETLERDE %50 BÜYÜME VE 6 FARKLI KATEGORİDE DERECE 2025 yılı, satış sonrası hizmetler açısından Hassoy için oldukça verimli bir dönem oldu. Özellikle ağır vasıta tarafında ciddi bir operasyonel yoğunluk yaşadık. Artık kapasitemizin neredeyse tamamına ulaşmış durumdayız. Burada konu araç sayısı değil; fiziksel alan. Teknik ekip gücünüz, bilgi birikiminiz ve iş disiplininiz ne kadar iyi olursa olsun, alan sınırlaması büyümenin doğal eşiğini belirliyor. Buna rağmen 2025 yılında hem operasyonel verimlilikte hem de ciro tarafında yaklaşık %50 oranında büyüme yakaladık. Araç çıkış sayımızdaki artış, ciromuza da paralel şekilde yansıdı. Bu performansımız, yıl içinde aldığımız ödüllerle de teyit edildi. 2025’te toplam 6 farklı kategoride derece elde ederek satış sonrası organizasyonumuzun gücünü ortaya koyduk: 2025 MB Lig Otobüs Satış Sonrası Hizmetler Türkiye İkinciliği 2025 SSH Otobüs Toplam Atölye Cirosu Üçüncülük Ödülü 2025 SSH Otobüs Kaporta Atölye Cirosu İkincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs SPS Ofansif Birincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs S24S Müşteri Memnuniyeti Birincilik Ödülü 2025 SSH Kamyon Yedek Parça Servis Derecesi Birincilik Ödülü Açık konuşmak gerekirse, birçok başlıkta güçlü bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Özellikle otobüs kaporta tarafında Türkiye’nin sayılı ve referans gösterilen bayilerinden biriyiz. Kaporta atölye cirosunda aldığımız derece tesadüf değil; yıllardır yaptığımız teknik altyapı yatırımlarının, ekip eğitimlerinin ve saha tecrübesinin karşılığı. Bizim için önemli olan hem kamyonda hem otobüste aynı güçle var olabilmek. Çoğu bayi tek bir segmentte derinleşir; biz ise iki ana ağır vasıta grubunda da güçlü bir servis yapısına sahibiz. Bu çift kulvarlı uzmanlık bizi pazarda ayrıştıran temel unsurlardan biri. Satış sonrası hizmetleri yalnızca ciro olarak okumuyoruz. Bu alan, müşteri bağlılığının ve marka güveninin inşa edildiği yerdir. Uzun vadeli başarı, burada kurulan disiplinli sistemle mümkün olur. TRABZON’DA YENİ TESİSİMİZLE GELECEĞİ PLANLIYORUZ Hassoy olarak önemli bir yatırım kararı aldık ve yeni bir lokasyona taşınmaya hazırlanıyoruz. Trabzon gibi düz ve geniş arsa bulmanın zor olduğu bir şehirde hem yol üzerinde hem ana güzergâh üzerinde hem de tek parça geniş bir alan bulmak gerçekten kolay olmadı. Uzun ve titiz bir sürecin ardından Çağlayan’da, Erzurum Yolu üzerinde yaklaşık 11 dönümlük bir arazi satın aldık. Bu alanda yaklaşık 4.000 m² kapalı alana sahip, geleceğe uygun ve kapasite artışına imkân tanıyacak bir tesis inşa edeceğiz. Aslında hedefimiz daha geniş bir yerleşim planıydı; çünkü ileriye dönük kapasite artışını bugünden kurgulamak istiyoruz. Ancak mevcut şehir planlama düzenlemeleri ve belediye prosedürleri doğrultusunda projeyi optimize ederek ilerliyoruz. Şu an üzerinde çalıştığımız konu, mevcut alan içinde maksimum verimliliği nasıl sağlayabileceğimiz. Mayıs ayı itibarıyla inşaata başlamayı planlıyoruz. Hedefimiz hızlı ilerlemek ve yaklaşık 10 aylık bir sürede projeyi tamamlayarak 2027 sezonunun ortasında yeni tesisimizde müşterilerimize hizmet vermek. Bu yatırım bizim için yalnızca metrekare büyütmek anlamına gelmiyor. Bu adım; uzun vadeli kapasite planlamasının, operasyonel verimliliğin ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun somut bir yansıması. YENİ LOKASYONDA EKİBİ %25 BÜYÜTECEĞİZ Yeni lokasyonumuzda personel sayımızı yaklaşık %25 artıracağız. Yani 120 ila 130 kişilik bir ekip olacağız. “Bu yeni personeli nasıl bulacaksınız?” diye sorabilirsiniz. Biz bunu sistemli ve planlı şekilde yapıyoruz. Anlaşmalı okullarla, genç yetenekleri erken aşamada keşfedip, düzenli eğitimle onları yetiştiriyoruz. Böylece hem ekibimizi büyütüyor hem de kalite standartlarımızı koruyoruz. Yani yeni tesisimizle sadece alan değil, insan kaynağı kapasitemizi de bilinçli şekilde genişletiyoruz. Tabii, bu durum bize önemli bir maliyet yüklüyor. Ciddi eğitim masraflarımız var. Fakat en önemli nokta, bu yatırımların karşılığını uzun vadede fazlasıyla almayı planlıyoruz. Sonuçta yetişmiş, güvenilir ve istikrarlı bir ekip, uzun vadede hem müşteri memnuniyeti hem de kurumsal başarıyı getirir. Yani biz bu ek maliyetleri, geleceğe yapılmış bir yatırım olarak görüyoruz. Bugün dönüp baktığımda; bu yolculuğun sadece rakamlardan, ödüllerden ya da büyüme oranlarından ibaret olmadığını görüyorum. Bu bir mirasın devamı, bir emeğin kurumsallaşması ve sahada öğrenilmiş tecrübenin sistem haline gelmesidir. Bizim için başarı; istikrarlı bir aile yapısı, güçlü bir ekip ruhu ve doğru zamanda alınan cesur kararların birleşimidir. Merhum Ali Osman Bey’in bize bıraktığı bir söz vardır. Aslında bütün bu yolculuğu tek cümlede özetler: “Hayat bir tecrübedir. Her tecrübe zarardır, her zarar sermayedir. Yine de hayat mücadeledir.” Biz de bu mücadeleyi, öğrendiklerimizi sermayeye dönüştürerek ve her gün üzerine koyarak sürdürüyoruz. Hassoy’da yolculuk devam ediyor… Daha güçlü, daha planlı ve daha emin adımlarla.

Aşkale Çimento Lojistik Gücünü  10 Yeni Nesil MAN TGS İle Perçinledi Haber

Aşkale Çimento Lojistik Gücünü 10 Yeni Nesil MAN TGS İle Perçinledi

Ağır ticari araç sektörünün köklü markası MAN, verimlilik ve dayanıklılığı bir araya getiren çözümleriyle Türkiye’nin dev projelerine eşlik etmeye devam ediyor. Çimento ve hazır beton sektörünün liderlerinden Aşkale Çimento, operasyonel gücünü artırma hedefi doğrultusunda filosuna 10 adet MAN TGS 18.480 BLS GA 4x2 çekici ekledi. MAN’ın Ankara Akyurt’taki tesisinde düzenlenen teslimat törenine Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik ve şirket yöneticileri katılırken; MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. adına Genel Müdür Tuncay Bekiroğlu, Kamyon Satış Direktörü Serkan Sara, Bölge Satış Koordinatörü Ersoy Öksüz, Satış Uzmanı Tuna Alaybeyoğlu ve Musfar’dan Çağdaş Bostan hazır bulundu. 1968 yılında temelleri atılan ve 1971’de Erzurum Aşkale’de kamu teşekkülü olarak faaliyete başlayan Aşkale Çimento, 1993 yılında ERÇİMSAN Holding bünyesine katıldı. Yatırımlarını ve pazar payını istikrarlı şekilde artıran şirket, Trabzon, Van, Gümüşhane ve Erzincan’daki çimento fabrikalarıyla bölgesinde güçlü bir üretim ağı oluşturarak, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasına girdi. “MAN hedeflerimize ulaşmada güçlü bir ortak” Teslimat töreninde konuşan Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, şunları söyledi: “Aşkale Çimento olarak, yarım asrı aşan tecrübemiz ve geniş üretim ağımızla Türkiye sanayisine değer katmayı sürdürüyoruz. Sektörümüzün öncü kuruluşlarından biri olarak, bu doğrultuda lojistik altyapımızı güçlendirmek ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla filomuzu yeni yatırımlarla büyütüyoruz. Ağır ticari araç sektörünün küresel markası MAN da özellikle yüksek performans, dayanıklılık ve verimliliği bir arada sunan araçlarıyla hedeflerimize ulaşmamızda güçlü bir iş ortağı konumunda bulunuyor. Yeni araç yatırımlarımızla bir yandan verimliliğimizi artırmayı, diğer yandan operasyonel maliyetlerimizi optimize etmeyi hedefliyoruz. Her türlü ağır iş kollunda kendini kanıtlamış MAN araçlarının sahadaki gücümüze değer katacağına inanıyoruz.” Müşterilerimizin büyümesine katkı sunuyoruz” MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu konuşmasında şunları kaydetti: “Türkiye sanayisinin güçlü temsilcilerinden biri olan Aşkale Çimento ile iş birliğimizi bu teslimatla daha da güçlendirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bugün teslimatını gerçekleştirdiğimiz yeni nesil MAN çekiciler, üstün nitelikleriyle Aşkale Çimento’nun lojistik operasyonlarına uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer katacaktır. MAN olarak bizler, müşterilerimizin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına değil, gelecekteki büyüme hedeflerine de çözüm üreten bir yaklaşımı benimsiyoruz. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da güçlü ürün gamımız, ileri mühendislik altyapımız ve kapsamlı satış sonrası hizmet ağımızla iş ortaklarımızın operasyonel mükemmelliğini desteklemeyi sürdüreceğiz. Yeni araçlarımızın Aşkale Çimento ailesine hayırlı olmasını dileriz.”

2025 Yıl Değerlendirmesi: Renault Trucks, Zorlu Pazarda Konumunu Güçlendirdi Haber

2025 Yıl Değerlendirmesi: Renault Trucks, Zorlu Pazarda Konumunu Güçlendirdi

Bölgelere Göre Avrupa: 48,362 araç (-4%[1]) Diğer uluslararası pazarlar: 6,649 araç (+3%1) Tonajlara göre Orta ve ağır segment araçlar: 36,842 araç (2024 ile aynı düzeyde gerçekleşti) Hafif ticari araçlar: 18,169 araç (-10%1) Elektrikli araçlar Toplam: 2,612 elektrikli araç Elektrikli orta ve ağır segment araçlar: 800 araç (-20%1) Elektrikli hafif ticari araçlar: 1,812 araç (+190%1) Avrupa’da güçlenen pazar payı Avrupa’da Renault Trucks, 16 ton ve üzeri segmentte (İsviçre, Norveç ve Birleşik Krallık dahil, AB30) pazar payını 0,3 puan artırarak %9,4’e yükseltti. Pazar payı, Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğunda artış gösterdi. Özellikle İrlanda (%14,6; +1,3 puan), İspanya (%14,1; +0,4 puan) ve Lüksemburg’da (%13,1; +7 puan) dikkat çeken büyüme kaydedilen ülkeler oldu. Bu olumlu tablo, büyük ölçekli siparişlerin etkisiyle desteklendi. Örneğin Macaristan’da Waberer’s’e teslim edilen 285 adet kamyon, ülkedeki pazar payını 1,8 puan artırarak %12,2’ye taşıdı. Diğer uluslararası pazarlar: istikrarlı büyüme alanları Renault Trucks, 2025 yılında 6.649 adet araç satışı ile diğer uluslararası pazarlardaki hacmini 2024’e kıyasla %3 oranında artırdı. Birleşik Arap Emirlikleri’nde rekor performans sergileyerek pazar payını %15’e yükseltti . Katar’da ise Doha şehrindeki atık toplama hizmetlerinin özelleştirilmesi kapsamında Lavajet’e 90 adet kamyon teslim edildi ve 7 yıllık bir servis sözleşmesi imzalandı. Renault Trucks, Türkiye’de ise %6,4 ile istikrarlı pazar payını koruyarak konumunu güçlendirdi. 2025 yılında Karınca Lojistik ve Hilal Trans’a yapılan 100’er adet Renault Trucks T 480 teslimatı, yılın dikkat çeken filo yatırımları arasında yer aldı. Afrika kıtasında büyüme ivmesi devam etti. Tunus’ta satış hacmi iki katına çıkarak pazar payı %22’ye yükseldi (+7 puan). Sahra Altı Afrika’da ise uygun finansman çözümleri ve özellikle madencilik operasyonlarına uygun ağır hizmet araçlarının dayanıklılığı sayesinde satışlar %25 arttı. İkinci el kamyonlar: araçların yaşam döngüsünü uzatma stratejisi Renault Trucks, 2025 yılında 6.588 adet ikinci el kamyon satışı gerçekleştirdi (2024: 7.127 adet araç). Bu düşüş, ağırlıklı olarak ikinci el araç arzındaki azalmadan kaynaklandı. Öte yandan Renault Trucks, kamyonların kullanım ömrünü uzatmaya yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Bourg-en-Bresse'deki İkinci El Kamyon Fabrikası yeniden kullanım merkezi ve Lyon’daki İkinci El Kamyon Tesisi’nde gerçekleştirilen yeniden kullanıma sunulma imkanlarından yararlanıyor. Elektromobilite: güçlü büyüme ve genişleyen ürün gamı Renault Trucks, 2025 yılında 2.612 adet elektrikli araç satışı ile 2024’e (1.628 adet) göre %60’lık bir büyüme kaydetti. Bu artışın temel nedeni, elektrikli hafif ticari araçlar oldu. Teslimatlar, 2024’te 625 adetten 2025’te 1.812 adede yükselerek neredeyse üç katına çıktı. Elektrikli hafif ticari araç siparişlerinde geçen yıl kaydedilen %48’lik artış, 2026’da da büyümenin süreceğine işaret ediyor. Avrupa elektrikli orta ve ağır vasıta segmentinde Renault Trucks’ın pazar payı %15 olarak gerçekleşti (2024: %24,2). Artan rekabete rağmen Renault Trucks’ın elektrifikasyon oranı %3,5 ile Avrupa ortalaması olan %2,2’nin üzerinde gerçekleşti. Renault Trucks, iç pazarda ise elektrikli orta ve ağır vasıta segmentinde %63 gibi son derece yüksek bir pazar payıyla liderliğini sürdürdü. Karayolu yük taşımacılığında elektrifikasyona öncelik veren Renault Trucks, bu doğrultuda yatırımlarını artırarak ürün gamını yeni elektrikli modeller ile genişletti. Aşağıdaki modeller 2026 yılında üretime girecek: Renault Trucks E-Tech D: Şehir içi dağıtım için ultra kompakt kamyonlar (12 ve 14 ton versiyonlar), Fransa Blainville-sur-Orne (Calvados) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 540: Bölgesel taşımacılık için tasarlanan model, Fransa Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 585: Yük taşıma kapasitesini optimize eden model, Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 780: Uzun yol taşımacılığı için geliştirilen ve tek şarjla 600 km menzil sunan elektrikli kamyon, Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Ayrıca Renault Trucks, 2027 yılında Flexis tarafından geliştirilen yeni nesil hafif ticari araçların satış ve ticari faaliyetlerini de üstlenecek. Renault Trucks CEO’su Antoine Duclaux, değerlendirmesinde; “Renault Trucks, güçlü büyüme yıllarının ardından normale dönen bir pazarda dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı. Avrupa’daki konumumuzu korurken uluslararası büyümemizi sürdürüyor, özellikle elektrikli hafif ticari araçlar başta olmak üzere elektromobilite alanındaki atılımlarımızı hızlandırıyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin ekonomik performansını korurken taşımacılığı sürdürülebilir bir şekilde dönüştürmek,” açıklamasında bulundu.

Scania, İthal Çekici Pazarında 2025 Yılında da Lider Haber

Scania, İthal Çekici Pazarında 2025 Yılında da Lider

İthal çekici segmentinde liderliğimizi sürdürüyoruz. Scania Satış Müdürü Bayazıt Canbulat, 2025 yılı performansını ve 2026 hedeflerini şöyle değerlendirdi, “2025 yılı, bizim için başarılı geçti. Toplam 2 bin 613 adetlik satış ve yüzde 8,1 pazar payı ile genel pazarda 4. sırada yer alırken, ithal çekici segmentinde liderliğimizi sürdürdük. Bu başarıda ürünlerimizin düşük yakıt tüketimi, güçlü ikinci el değeri ve yüksek performansı kadar, müşterilerimize sunduğumuz bütüncül çözümler de belirleyici oldu” dedi. Canbulat "2026 yılında 16 ton ve üzeri pazarın 30.000 adet ve üzerinde gerçekleşmesini öngörüyoruz. Biz de Scania olarak ithal çekici segmentindeki liderliğimizi korumayı ve toplam pazardaki konumumuzu daha yukarı taşımayı hedefliyoruz. Uygun finansman çözümleri, yaygın servis ağımız ve dijital altyapımızla müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artırmaya devam edeceğiz” şeklinde açıkladı. Canbulat ayrıca, Dynamic modellerin daha zengin donanım seviyeleri ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle müşterilerle buluşmaya başladığını ifade etti. Tüm Scania çekicilerin bakım hediyeli olarak müşterilere sunulduğunu aktaran Canbulat, müşterilerimizin tercihlerinde satış sonrası hizmetler ve yedek parça süreçlerindeki yüksek memnuniyet seviyesinin çok etkili olduğunu aktardı. “Bakım kontratları marka bağlılığını güçlendiriyor” Servis ve Bakım Kontratları Müdürü Suna Türk Tuzcuoğlu “2025 yılı satış sonrası hizmetler alanında büyüme odaklı ve oldukça verimli geçti. 13.102 araç aktif bakım kontratı kapsamında yer alırken, Scania araç parkının yüzde 73’ü bakım anlaşmalı olarak hizmet aldı. 5 bin 200 adet bakım kontratı hayata geçirdik ve bir önceki yıla göre yenilenen kontratlarda yüzde 41’lik artış yakaladık. Bu büyümede özellikle kontrat süresi sona yaklaşan araçlara sunduğumuz ilave anlaşma imkânı bu büyümede önemli rol oynadı” dedi. Türk Tuzcuoğlu temel önceliklerinin müşterilerine kesintisiz hizmet sağlamak ve operasyonel sürekliliği güvence altına almak olduğunun altını çizdi. Sıfır araçlarla birlikte sunulan Plus bakım paketleri ve uzatılmış garanti seçenekleri, ilk günden itibaren kapsamlı güvence sağlarken; tüm araçlara 1 ile 4 yıl arası esnek bakım anlaşmaları ile operasyonel ihtiyaçlara çözüm sunuyor. Düzenli bakım ve yetkili servis geçmişi, Scania’nın güçlü ikinci el değerini destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Scania Bakım kontratları öngörülebilir maliyet yapısı, uzman teknisyen desteği ve orijinal parça güvencesinin müşterilere risk almadan operasyonlarının sürekliliğini güvence altına alma imkânını sunmaktadır. Servis Ağı Genişliyor Scania Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Onur Yereşer ise, 2025’in operasyonel yatırımların karşılığının alındığı bir yıl olduğunu belirterek şunları söyledi “Müşteri memnuniyeti sonuçlarımız bizi tatmin eden seviyelerde gerçekleşti. Servis gelirlerimiz ve araç girişlerimiz üst üste dördüncü yılda da artış gösterdi. 2025 yılında servislerimize 20.000’in üzerinde müşterimiz giriş yaptı. Bu müşterilerimize 80.000 adede yakın iş emri açıldı. Tüm Türkiye çapında yetkili servislerimizin kapasite kullanım oranları yüzde 80 seviyesine yaklaştı. Kocaeli Mertrucks ve Denizli Evci yetkili servislerinin faaliyete geçmesinin ardından bugün 20 yetkili servis noktası ile hizmet veriyoruz. 2026 yılında servis ağımızı daha da genişletmeyi planlıyoruz.” Yereşer, Scania yetkili servislerinin tüm regülasyonlara uyumlu ve yüksek kalite standartlarında hizmet sunacak şekilde yapılandırılmış, stratejik olarak konumlandırılmış merkezler olduğunu vurguladı. Ayrıca global ölçekteki bir araştırma firması tarafından gerçekleştirilen ağır ticari araç raporlarına göre de servis kalitesini tescillediğini belirtti. Ürün Portföyünde Stratejik Genişleme Scania Pazarlama Müdürü Ozan Akbal, 2025 yılında Doğuş Otomotiv’in çatısı altında bulunan bütün ağır ticari araç markalarıyla birlikte müşterilerinin tüm ihtiyaçlarına cevap verdiklerini belirterek, 2026 yılında da çoklu marka yapısıyla müşterilerine uçtan uca çözüm sunmaya devam edeceklerini ifade etti. Akbal, kamyon segmentinde ürün portföyünü genişleterek pazar payını artırmayı planladıklarını da ifade ederek “İnşaat segmentinde hazır beton, damper ve mobil vinç uygulamalarına yönelik, müşteri ve pazar beklentilerini karşılayan eksiksiz ve iddialı bir standart ürün portföyü oluşturduk. Özellikle inşaat, yol ve kamu kamyonlarındaki yeni ürün gamımızla müşteri beklentilerine fazlasıyla cevap vereceğiz. Orta vadede kamyon satışlarımızın toplam satışlar içindeki payını yüzde 20 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. Ozan Akbal, Scania sürdürülebilirlik vizyonunu ise şu sözlerle özetledi; “Sürdürülebilir taşımacılığı yalnızca ürün geliştirme perspektifiyle değil, yetkili satıcı ve servis yapılanmamızdan eğitim yatırımlarımıza kadar bütünsel olarak ele alıyoruz. Teknik insan kaynağını güçlendirmek amacıyla eğitim yatırımlarımız sürüyor. Konya’nın ardından 2025 yılında Bolu’da ikinci Scania Eğitim Sınıfı faaliyete geçti. 2025 yılında müşteri eğitimlerini de odağımıza alarak 127 farklı müşteriden yaklaşık 900 sürücüye Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimleri verildi. Program kapsamında araç verileri analiz edilerek sürüş alışkanlıklarının iyileştirilmesi, yakıt tasarrufu ve trafik güvenliğinin artırılması hedeflendi. Eğitim programlarımızı 2026 yılında daha da yaygınlaştırmayı arzuluyoruz” dedi. Scania, 2026 yılında güçlü ürün portföyü, sürdürülebilirlik yatırımları, dijital çözümleri ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla hem çekici hem de kamyon segmentinde büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

Mars Logistics, Filosunu 150 Adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile Genişletti Haber

Mars Logistics, Filosunu 150 Adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile Genişletti

Mercedes-Benz Türk, lojistik sektöründeki iş ortaklıklarınıgüçlendirmeye devam ediyor. 35 yılı aşkın süredir uluslararasıtaşımacılık, depolama, dağıtım, hava ve deniz kargo, intermodal, demiryolu, proje taşımacılığı ve depolama hizmetleri sunan Mars Logistics, filosunu 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile genişleterek araç parkındaki Mercedes-Benz marka araç sayısını artırdı. Filonun önemli bir bölümünü Mercedes-Benz marka araçlar oluştururken, teslimatı gerçekleştirilen yeni araçlar Mars Logistics’in uluslararası nakliye operasyonlarında aktif olarak kullanılacak. Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen Mercedes-Benz Actros L ProCab’ler, yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği, dayanıklılık ve operasyonel verimlilik avantajlarıyla Mars Logistics’in hizmet kalitesine doğrudan katkı sağlayacak. Teslimatın, takas desteğiyle ve Mercedes-Benz Kamyon Finansman (MBKF) kredisi kullanılarak gerçekleştirilmesi ise bu iş birliğinin en dikkat çekici unsurlarından biri olarak öne çıkıyor. Teslimat töreni, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel, Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Tolga Bilgisu, Kamyon Filo Satış Grup Müdürü Çağdaş Özen, İletişim Müdürü Miray Demirel, Mercedes-Benz Kamyon Finansman CEO’su Gökmen Onbulak, Mars Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Garip Sahillioğlu, Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan, Filo Operasyonlarından Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Erkan Özyurt, Mars Logistics İş Geliştirme, Planlama ve Fiyatlandırmadan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Önder Başboğa, Filo Yatırım ve Bakım Onarım Koordinatörü Kerem Karaduman, Kurumsal İletişim ve Marka Yönetimi Müdürü Kader Özal, Gelecek Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Beşir Acar, Gelecek Otomotiv CEO’su Ebubekir Koman, Gelecek Otomotiv Diyarbakır Genel Müdürü Serdar Ulağ ve Gelecek Otomotiv Filo Satış Müdürü Yusuf Odabaş’ın katılımıyla Çırağan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt törende yaptığı konuşmada “Mercedes-Benz Türk olarak her zaman müşterilerimizin operasyonel ihtiyaçlarına en uygun çözümleri sunmaya odaklanıyoruz. Aksaray Kamyon Fabrikamızda ürettiğimiz 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab’in, yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği ve dayanıklılığıyla Mars Logistics’in uluslararası taşımacılık operasyonlarına önemli katkılar sağlayacağına inanıyoruz. Bu teslimat, iki şirket arasındaki iş birliğinin ne kadar sağlam temellere dayandığını da ortaya koyuyor. Mars Logistics ile 2021 yılında başlayan ve karşılıklı güvene dayanan iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.” dedi. Gelecek Otomotiv CEO’su Ebubekir Koman da şöyle konuştu: “Gelecek Otomotiv olarak uzun yıllardır sektöre kalite ve güven odaklı teslimatlar gerçekleştiriyoruz. Mars Logistics gibi sektörünün öncü firmalarından birine 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab teslim etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu araçların uluslararası nakliye operasyonlarında yüksek verimlilik sağlayacağına inanıyoruz. İş ortaklığımızın güçlenerek devam etmesini diliyoruz.” Mars Logistics Yönetim Kurulu Üyesi Gökşin Günhan ise “35 yılı aşkın süredir lojistiğin tüm alanlarında müşterilerimize güvenli ve kaliteli hizmet sunuyoruz. Bu hizmet anlayışımızın temelinde, operasyonlarımızda kullandığımız araçların performansı ve güvenilirliği yer alıyor. Bugün teslim aldığımız 150 adet Mercedes-Benz Actros L ProCab ile filomuzdaki Mercedes-Benz marka araç sayısı önemli bir paya sahip oldu. Yüksek ikinci el değeri, yaygın servis ağı, yedek parça bulunurluğu ve ihtiyaçlarımıza uygun servis sözleşmeleri operasyonlarımızda bize önemli avantajlar sağlıyor. Mercedes-Benz Türk ile yürüttüğümüz bu güçlü iş birliğinin önümüzdeki dönemde de artarak devam edeceğine inanıyoruz” ifadelerini kullandı.

Sertel Grup Lojistik, Aksaray Kamyon Fabrikası’nda Üretilen 400 Bininci Kamyonu Filosuna Ekledi Haber

Sertel Grup Lojistik, Aksaray Kamyon Fabrikası’nda Üretilen 400 Bininci Kamyonu Filosuna Ekledi

Mercedes-Benz Türk, Aksaray Kamyon Fabrikası’nda banttan inen 400 bininci kamyon olan Mercedes-Benz Actros L 1848 LS’i Sertel Grup Lojistik’e teslim etti. 1993 yılından bu yana yurt içi ve uluslararası nakliye alanında hizmet veren Sertel Grup Lojistik’in filosunun tamamına yakını Mercedes-Benz kamyon ve çekicilerden oluşuyor. Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası’nda düzenlenen teslimat törenine; Mercedes-Benz Türk Aksaray Kamyon Fabrikası Direktörü / İcra Kurulu Üyesi Pedro Machado Afonso, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün Yönetimi Grup Müdürü Berat Çağdaş Özen, Mercedes-Benz Türk Pazarlama İletişimi ve Müşteri İlişkileri Grup Müdürü Serra Yeşilyurt, Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert ve Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Sert katıldı. Aksaray Kamyon Fabrikası’nda üretilen 400 bininci kamyonun teslimatının gururunu yaşadıklarını söyleyen Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt “Önümüzdeki yıl 40. yılını kutlayacak olan Aksaray Kamyon Fabrikamızda 400 bininci kamyonumuzu üretmiş olmanın gurur ve mutluluğunu yaşıyoruz. Bu önemli üretim kilometre taşının, uzun yıllardır güvene dayalı iş birliği yürüttüğümüz Sertel Grup Lojistik’e yapılan özel bir teslimatla anlam kazanması ise bizim için ayrı bir memnuniyet kaynağı. Bu özel kamyonumuzun araçlarımıza güvenip, 15 yılı aşkın süredir iş ortağımız olan Sertel Grup Lojistik’e hayırlı olmasını diliyor; bu başarıda emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarımıza ve iş ortaklarımıza teşekkür ediyorum. Önümüzdeki dönemde de Sertel Grup Lojistik ile iş birliğimizin güçlenerek devam edeceğine olan inancımız tam" dedi. Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert ise “Mercedes-Benz Türk’ün ürettiği 400 bininci kamyonun şirketimize teslim edilmesi bizim için bir araç teslimatından öte, markamız için önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Yıllardır filomuzu Mercedes-Benz kamyonlarıyla güçlendiren bir şirket olarak, bu özel aracı teslim almanın gururunu yaşıyoruz. Mercedes-Benz kamyonları; dayanıklılığı, yüksek performansı ve sürücülerimize sunduğu konforla operasyonlarımızda kritik bir rol üstleniyor. Bu iş birliğini, uzun vadeli güvene, güçlü iletişime ve iki kurum arasında oluşan değerli bağlara dayalı bir ortaklık olarak görüyoruz. Bu teslimatı bizim için özel kılan bir diğer unsur ise merhum Yönetim Kurulu Başkanımız Mustafa Kemal Sert’in anısına yapılan 400 fidan bağışı. Bu anlamlı bağış, şirketimiz ve ailemiz için son derece kıymetli ve duygusal bir değer taşıyor. Mercedes-Benz Türk ailesine bu anlamlı jest için içten teşekkür ediyoruz. Biz de Sertel Grup Lojistik olarak Aksaray Hatıra Ormanı’na 400 fidan bağışında bulunarak bu anlamlı katkıya ortak olmaktan memnuniyet duyuyoruz. Karşılıklı güvene dayalı iş birliğimizin uzun yıllar aynı güçle devam edeceğine inanıyoruz” dedi. Mustafa Kemal Sert anısına anlamlı bir bağış Geçtiğimiz mart ayında vefat eden Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Kemal Sert, lojistik sektörüne yaptığı katkılar ve kurum kültürüne bıraktığı değerli mirasla anılmaya devam ediyor. Bu çerçevede Mercedes-Benz Türk, merhum Mustafa Kemal Sert’in anısına Aksaray’da bulunan Hatıra Ormanı’na 400 adet fidan bağışında bulundu. Bağışı temsilen hazırlanan sertifika; Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt tarafından merhum Mustafa Kemal Sert’in oğlu Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu üyesi Fatih Sert’e teslim edildi. Sertel Grup Lojistik de bu anlamlı katkıya kendi desteğini ekleyerek 400 fidan da kendilerinin bağışlayacağını açıkladı. Teslimat töreninde duyurulan, iki şirket tarafından Aksaray’daki Hatıra Ormanı’na bağışlanan toplam 800 fidanla yapılan bu anlamlı katkı, iki şirket arasındaki güçlü ilişkinin altını çizdi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.