Hava Durumu

#Kamyon

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Kamyon haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kamyon haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sertel Grup Lojistik, Araç Filosunu 153 Adet Mercedes-Benz Actros ve Atego ile Genişletti Haber

Sertel Grup Lojistik, Araç Filosunu 153 Adet Mercedes-Benz Actros ve Atego ile Genişletti

30 yılı aşkın süredir yurt içi ve uluslararası nakliye sektörlerinde müşterilerine hizmet sunan Sertel Grup Lojistik, Mercedes-Benz kamyonlarını tercih etmeyi sürdürüyor. 500’ün üzerinde araçtan oluşan filosunun büyük bölümünü Mercedes-Benz kamyonların oluşturduğu şirket, son yatırımıyla araç parkını daha da güçlendirdi. Bu teslimat, Sertel Grup Lojistik’in araç filosunun güçlendirilmesinin yanı sıra operasyonel süreklilik, verimlilik ve hizmet kapasitesinin artırılması bakımından da önem taşıyor. Sertel Grup Lojistik’e araçları, Mercedes-Benz Türk bayileri Has Otomotiv ve Koluman Motorlu Araçlar ev sahipliğinde düzenlenen törenle teslim edildi. Teslimat töreni, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel, Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Tolga Bilgisu, Kamyon Filo Satış Grup Müdürü Çağdaş Özen, İletişim Müdürü Miray Demirel, Mercedes-Benz Kamyon Finansman Kamyon Satış ve Pazarlama Müdürü Onur Sağdıç, Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert, Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Sert, Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Saltık, Koluman Motorlu Araçlar İstanbul Kamyon Satış Grup Müdürü Aytekin Yeşil, Has Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Latif Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi Reşat Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi İrem Karaali, Has Otomotiv Genel Müdürü Turan Dik, Has Otomotiv İzmir Kamyon Satış Müdürü Okan Gül ve Has Otomotiv İstanbul Kamyon Satış Müdürü Erdem Bahadır’ın katılımıyla Adile Sultan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Farklı taşımacılık ihtiyaçlarına güçlü çözüm Teslim edilen araçlar; yurtiçi ve uluslararası nakliye operasyonlarının yanı sıra soğuk zincir taşımacılığı, tenteli paletli yük taşımacılığı ve silobas yem-maden taşımacılığı gibi farklı alanlarda kullanılacak. Bu sayede Sertel Grup Lojistik, farklı operasyon alanlarında operasyonel kapasitesini ve hizmet esnekliğini daha da artırmayı hedefliyor. Gerçekleştirilen yatırım, şirketin filo yapısını güçlendirirken hizmet kalitesinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesine de katkı sağlayacak. Operasyonel verimlilik ve güçlü hizmet altyapısı Sertel Grup Lojistik’e teslimatı gerçekleştirilen Mercedes-Benz Actros ve Atego modelleri; yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği ve dayanıklılığı ile öne çıkarken, güçlü ikinci el değerleriyle de uzun vadeli avantajlar sunuyor. Araçların sunduğu toplam sahip olma maliyeti avantajı, farklı taşıma operasyonlarında faaliyet gösteren firmalar için önemli bir tercih nedeni oluşturuyor. Mercedes-Benz Türk’ün yaygın servis ağı, hızlı yedek parça tedariği ve güçlü satış sonrası hizmet yapısı, müşterilerin operasyonel sürekliliğine doğrudan katkı sağlıyor. Mercedes-Benz Kamyon Finansman tarafından sunulan finansman desteğiyle hayata geçirilen bu yatırım, operasyonel ihtiyaçların yanı sıra finansman açısından da müşteriye özel çözümlerle desteklendi. Gerçekleştirilen teslimatın yalnızca yüksek adetli bir filo yatırımı olmadığını vurgulayan Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, “Sertel Grup Lojistik’e gerçekleştirdiğimiz bu teslimat, müşterimizin operasyonel ihtiyaçlarını doğru analiz ederek en uygun çözümleri sunma yaklaşımımızın önemli bir göstergesi. Farklı operasyon alanlarında yürütülen yoğun faaliyetler, araçların performansını, dayanıklılığını ve verimliliğini daha da kritik hale getiriyor. Bu doğrultuda teslim ettiğimiz 153 adet Mercedes-Benz Actros ve Atego’nun, sahip olduğu özelliklerle Sertel Grup Lojistik’in operasyonlarına değer katacağına inanıyoruz. Sertel Grup Lojistik ile 15 yılı aşkın süredir devam eden iş ortaklığımızın önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini diliyorum.” dedi. Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Saltık yaptığı açıklamada: “Koluman Motorlu Araçlar olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmayı ve onların operasyonel verimliliğine katkı sağlamayı önceliklerimiz arasında görüyoruz. Bu doğrultuda Sertel Grup Lojistik’in operasyon yapısına en uygun araçların belirlenmesi ve teslimat sürecinin sorunsuz şekilde tamamlanması için tüm ekiplerimizle yoğun bir çalışma yürüttük. Bu teslimatın, sürdürülebilir iş birliklerimizin önemli bir yansıması olduğuna inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sektörün önde gelen firmalarından olan Sertel Grup Lojistik ile olan iş ortaklığımızın güçlenerek devam etmesini diliyoruz ” dedi. Has Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Latif Karaali ise: “Has Otomotiv olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarını en doğru şekilde analiz ederek, onlara operasyonlarına en uygun araç ve hizmet çözümlerini sunmayı önceliklendiriyoruz. Sertel Grup Lojistik’in farklı taşımacılık alanlarında yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonlara uygun araç konfigürasyonlarının belirlenmesi ve sürecin en verimli şekilde ilerlemesi adına tüm ekiplerimizle titizlikle çalıştık. Gerçekleştirilen bu teslimat, bizim için yalnızca bir satış değil; aynı zamanda uzun vadeli iş ortaklığının ve karşılıklı güvenin güçlü bir göstergesi. Sektörün köklü firmalarından Sertel Grup Lojistik ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı. Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert ise: “30 yılı aşkın süredir yurt içi ve uluslararası nakliye alanlarında müşterilerimize kaliteli ve güvenilir hizmet sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Teslim aldığımız 153 yeni Mercedes-Benz araç ile şirketimiz adına önemli bir yatırımı daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 500 aracın üzerindeki filomuzun tamamına yakını Mercedes-Benz marka araçlardan oluşuyor. Bu yatırımla operasyonel gücümüzü artırmayı, hizmet kalitemizi daha ileriye taşımayı ve müşterilerimize sunduğumuz değeri büyütmeyi hedefliyoruz. Yüksek ikinci el değeri, yaygın servis ağı ve esnek finansman çözümleri nedeniyle Mercedes-Benz Türk ile çalışmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yeni araçlarımızın şirketimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Kayseri’nin Köklü Firması Bakır Beton,  Operasyonel Gücünü 20 Adet MAN ile Pekiştirdi Haber

Kayseri’nin Köklü Firması Bakır Beton, Operasyonel Gücünü 20 Adet MAN ile Pekiştirdi

Hazır beton üretimi ve taş ocağı işletmeciliği gibi zorlu iş kollarında faaliyet gösteren Bakır Beton, sahip olduğu avantajlar ve sunduğu ayrıcalıklarla yeni araç yatırımında bir kez daha MAN’ı tercih etti. Yeni araçlarla operasyonel verimliliğini artırmayı hedefleyen firma, bu kapsamda filosunu 20 adet MAN TGX 18.480 BL_SA çekiciyle güçlendirdi. MAN Kayseri Metinler Bayii aracılığıyla satın alınan araçlar, burada düzenlenen törenle firma yetkililerine teslim edildi. Törene Bakır Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Bakır, Bakır Beton Genel Müdürü Bayram Kahraman, MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Kamyon Satış Bölge Koordinatörü Nurettin Aktemur ve MAN Metinler Bayi Satış Müdürü Engin Altuntaş katıldı. “Hem yönetimin hem şoförün tercihi” Törende konuşan Bakır Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Bakır, MAN araçlarıyla ilgili önceki deneyimlerinin bu yatırımda belirleyici olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Daha önceki MAN tecrübelerimizde yakıt tüketiminin oldukça düşük olduğunu gözlemledik. Yakıtta bariz fark yaratan MAN araçları; teknolojik üstünlüğü, konforu ve güvenliği ile hem yönetim ekibimiz hem de sürücülerimiz tarafından takdir ediliyor. Bu doğrultuda, bundan sonraki yatırımlarımızda da MAN’ı tercih etmeye devam edeceğiz.” “Zorlu iş kollarında güvenilir çözüm ortağımız” Bakır Beton Genel Müdürü Bayram Kahraman da MAN’a duydukları güveni şu sözlerle ifade etti: “Şirket olarak taş ocağı ve beton santrali gibi en ağır iş kollarında faaliyet yürütüyoruz. Bu işin doğası, güçlü ve güvenilir çözüm ortaklarıyla çalışmayı zorunlu kılıyor. MAN; performansı, dayanıklılığı, yakıt tasarrufu ve satış sonrası hizmet kalitesiyle yıllardır güvendiğimiz bir marka. Bu nedenle yeni araç yatırımlarımızda yine MAN’ı tercih ettik. Yıl sonuna kadar MAN mikserleri de filomuza katmayı hedefliyoruz.” “Müşterilerimizi yaşam boyu iş ortağı olarak görüyoruz” MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Kamyon Satış Bölge Koordinatörü Nurettin Aktemur da konuşmasında, müşteri odaklı yaklaşımlarına vurgu yaparak şunları kaydetti: “MAN araçları; yüksek teknoloji, dayanıklılık, kalite, konfor ve düşük işletme maliyetleri gibi birçok avantajı bir arada sunuyor. Aynı zamanda yaygın satış sonrası hizmet ağımız ve finansal çözümlerimizle her zaman müşterilerimizin yanında yer alıyoruz. Müşterilerimizi yalnızca bir alıcı değil, yaşam boyu iş ortağı olarak görüyoruz. Bu anlayışla kurduğumuz ilişkiler uzun soluklu oluyor.” “7/24 satış ve servis desteği sunuyoruz” MAN Metinler Bayii Satış Müdürü Engin Altuntaş ise şu değerlendirmede bulundu: “MAN’ın güçlü servis ağı ve yüksek hizmet kalitesi sayesinde İç Anadolu’da müşterilerimize 7/24 satış ve servis desteği sunuyoruz. Bugün Bakır Beton gibi sektörünün önemli oyuncularından birine yeni araçlarını teslim etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Araçların operasyonlara önemli katkı sağlayacağına inanıyor ve kendilerine hayırlı olmasını diliyoruz.”

Ağır Ticari Araç Pazarı, 2026’nın İlk Çeyreğini Kontrollü Bir Daralma ile Kapattı Haber

Ağır Ticari Araç Pazarı, 2026’nın İlk Çeyreğini Kontrollü Bir Daralma ile Kapattı

Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD) tarafından açıklanan Mart ayı verileri, pazar genelinde bir yavaşlama eğilimi görülse de daralmanın kontrollü seviyelerde kaldığını gösteriyor. 2026 yılı ilk çeyrekte toplam ağır ticari araç pazarı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %12 oranında azalarak 6.967 adet olarak gerçekleşti. Segment bazında incelendiğinde; çekici satışları 3.177 adet, 16 ton ve üstü kamyon satışları 2.804 adet ve 16 ton altı kamyon satışları ise 986 adet şeklinde kaydedildi. Mart ayı özelinde değerlendirildiğinde ise toplam 2.965 araç satışı gerçekleştirildi. Dönemsel daralmaya rağmen sektör, uzun vadeli perspektifte dengeli bir seviyede seyretti. 16 ton ve üstü kamyon ile çekici segmentleri kapsamında ağır ticari araç pazarı, son 10 yıllık Mart ayı ortalamalarına göre %5 oranında artış gösterdi. Bu dönemde kamyon segmenti %20 büyüme kaydederken, çekici segmenti ise %5 oranında geriledi. Semi-treyler pazarı da benzer bir eğilim sergileyerek, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %8 oranında daraldı ve toplam 2.348 adede ulaştı. İlk çeyrekteki sonuçlar, küresel dinamiklerin doğal bir yansıması Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan TAİD Yönetim Kurulu Başkanı Burak Hoşgören, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, ekonomik dalgalanmalar ve finansmana erişim koşullarının sektör üzerinde belirleyici olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “2026 yılının ilk çeyreğinde pazarda gözlenen daralma, yalnızca Türkiye’ye özgü değil; küresel ticaret akışları ve ekonomik görünümle doğrudan bağlantılı bir sürecin yansıması. Buna karşın, uzun dönem ortalamalarına baktığımızda sektörümüzün temel dinamiklerinin güçlü kaldığını görüyoruz. Özellikle kamyon segmentinde gözlenen performans, iç pazarın ihtiyaçlarına yönelik sürdürülebilir bir talebin devam ettiğine işaret ediyor.” Hoşgören sözlerine şöyle devam etti: “Taşımacılık, lojistik ve altyapı yatırımları gibi alanlar, ağır ticari araçların hizmet sunduğu sektörler. Bu alanlarda sürdürülen faaliyetler, sektörümüz için orta ve uzun vadede olumlu bir zemin oluşturmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde daha dengeli, planlı ve ihtiyaca yönelik filo yatırımlarının öne çıkmasını bekliyoruz.” Ekonominin taşıyıcı gücü: Ağır ticari araç sektörü TAİD olarak sektörün; üretim, ihracat ve lojistik faaliyetlerin temel taşı olmaya devam ettiğini vurgulayan Hoşgören, ağır ticari araçların ekonomik aktivitenin en önemli göstergelerinden biri olduğunun altını çizdi; “Mevcut tabloyu geçici dalgalanmalar çerçevesinde değerlendiriyoruz. Sektörümüz, geçmişte olduğu gibi bugün de değişen koşullara hızla adapte olabilen güçlü bir yapıya sahip. Kamu, özel sektör ve tüm paydaşlarımızla birlikte, sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek adımların önümüzdeki dönemde daha belirgin şekilde etkisini göstereceğine inanıyoruz.”

Volvo Trucks, Volvo FM 4x2 Kamyon ile de Euro NCAP’ten 5 Yıldız Aldı! Haber

Volvo Trucks, Volvo FM 4x2 Kamyon ile de Euro NCAP’ten 5 Yıldız Aldı!

Euro NCAP, Nisan 2026 itibarıyla ağır ticari araçlar için gerçekleştirdiği güvenlik derecelendirmesi kapsamında “Bölgesel Dağıtım” olarak tanımlanan segmentteki kamyonların sonuçlarını açıkladı. Volvo Trucks’ın 4x2 konfigürasyonlu Volvo FM ağır ticari kamyonu ile katıldığı test sonuçlarına göre marka bir kez daha Euro NCAP’in güvenlik performansında en yüksek puanı olan 5 yıldız aldı. Bugüne kadar Euro NCAP’in güvenlik değerlendirmesinden 5 yıldız alan Volvo Trucks modelleri: • Volvo FM 4×2 çekici • Volvo FM 4x2 kamyon (Yeni eklendi) • Volvo FM 6×2 kamyon • Volvo FH 4×2 çekici • Volvo FH 6×2 kamyon • Volvo FH Aero 4×2 çekici • Volvo FH Aero 6×2 kamyon Listede yer alan tüm Volvo Trucks modelleri, aynı zamanda Euro NCAP’in City Safe kriterlerini de karşılıyor. Bu kriterler, Volvo Trucks’ın aktif güvenlik sistemlerinin performansı ve geniş görüş sağlama yeteneği sayesinde şehir içi trafik koşullarında savunmasız yol kullanıcılarının korunmasına katkıda bulunuyor. Volvo Trucks Başkanı Roger Alm; “Bir kez daha, Volvo Trucks’ın taahhüdüne sadık kaldığının açık kanıtını gördük. Güvenlik, yaptığımız her işin merkezinde yer alıyor. Güvenliğin ön saflarında yer almak ve sürücülerin yanı sıra yoldaki herkesi korumak için inovasyonu zorlamaya devam edeceğiz” dedi. Volvo Trucks, Euro NCAP’in ağır ticari araçlar için ilk güvenlik değerlendirmesini 2024 yılında başlattığında 5 yıldız alan ilk kamyon üreticisi olmuştu. Euro NCAP’den 5 yıldız almak, kamyonların sürücü desteği ve çarpışma önleme kriterlerini karşıladığını ve hattaaştığını, sürücü ile diğer yol kullanıcıları için trafik güvenliğini sağladığını gösteriyor. Volvo Trucks’ın “Sıfır Kaza” vizyonu, şirketin araç ve trafik güvenliğini sürekli geliştirme çalışmalarını ispatlıyor. Volvo Trucks, sadece koruma sağlamakla kalmayıp aynı zamanda güvenlik risklerini öngörmek ve kazaları azaltmak için yeni güvenlik sistemleri geliştirmeye devam ediyor.

Mercedes-Benz Türk, BusStore Avrupa Ağı’nı İstanbul’da Ağırladı Haber

Mercedes-Benz Türk, BusStore Avrupa Ağı’nı İstanbul’da Ağırladı

Mercedes-Benz Türk, ikinci el otobüs faaliyetlerini yürüttüğü BusStore markası Avrupa ağının yıllık buluşmasına İstanbul’da ev sahipliği yaptı. BusStore Yıllık Toplantısı kapsamında Avrupa’nın farklı ülkelerinden gelen ekipler, Mercedes-Benz Türk Genel Müdürlük ve Pazarlama Merkezi’nde bir araya gelerek ikinci el otobüs pazarının mevcut durumunu, gelecekteki dönüşümü ve büyüme alanlarını değerlendirdi. Her yıl farklı bir BusStore lokasyonunun ev sahipliğinde düzenlenen ve Avrupa ağının tamamını kapsayan bu yıllık toplantı, Türkiye’de ilk kez gerçekleştirildi. Avrupa genelindeki BusStore operasyonlarının koordinasyonunu güçlendirmeyi amaçlayan bu buluşmadan elde edilen çıktılar farklı ülkelerdeki ekipler arasında bilgi paylaşımını artırırken, BusStore’un hem lokal hem de global stratejik gelişimine katkı sağladı. “BusStore Avrupa ağını ilk kez Türkiye’de ağırlamaktan büyük memnuniyet duyduk” Mercedes- Benz Türk 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel BusStore Avrupa Yıllık Toplantısı’nın Türkiye’de gerçekleştirilmesinin şirket açısından önemli bir buluşma olduğunu belirterek konuyla ilgili şunları söyledi: “BusStore Avrupa Yıllık Toplantısı’nı bu yıl Türkiye’de, Mercedes-Benz Türk ev sahipliğinde gerçekleştirmekten büyük memnuniyet duyduk. 11 ülkeden 35 katılımcının yer aldığı bu önemli buluşma, ikinci el otobüs faaliyetlerimizi tek çatı altında yürüttüğümüz BusStore ağının güçlü iş birliği kültürünü ve uluslararası yapısını bir kez daha ortaya koydu. Bu toplantı ile Avrupa’nın farklı pazarlarından gelen ekiplerle bir araya gelerek mevcut durumu, gelecek stratejilerimizi kapsamlı şekilde değerlendirme fırsatı bulduk. İkinci el araçlarda Türkiye genelinde güvenilir çözüm ortağı olmaya ve müşterilerimizin operasyonel verimliliğine katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

Ankara'dan Elektrikli Aslanlar: MAN,  Ankara’daki Fabrikasında Ebus Üretimine Başladı Haber

Ankara'dan Elektrikli Aslanlar: MAN, Ankara’daki Fabrikasında Ebus Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, otobüs iş kolundaki dönüşümü kararlılıkla sürdürüyor. MAN bu kapsamda, Ankara fabrikasında tamamen elektrikli MAN Lion’s City E şehir otobüsünün seri üretimine başladı. İlk e-otobüsler Ankara’daki montaj hattından çıkmaya başlarken, bu gelişme şirket için sıfır emisyonlu ve sürdürülebilir mobilitiye geçişte önemli bir adımı temsil ediyor. Polonya’nın Starachowice tesisinde 2020’den bu yana başarıyla sürdürülen üretimin ardından, elektrikli aslanlar artık Ankara’da da üretim hattından çıkmaya başladı. MAN, Güney Afrika’daki Olifantsfontein üretim tesisinde ise yerel pazara özel geliştirdiği Lion’s Explorer E’yi de üretmeye devam ediyor. Bu üç üretim üssüyle giderek artan sıfır emisyonlu otobüs talebine yanıt veren MAN, aynı zamanda küresel üretim ve e-mobilite ağının bir parçası olarak Ankara’daki üretim kapasitesini de güçlendiriyor. “Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak” MAN Truck & Bus Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’daki e-otobüs üretiminin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ankara’da elektrikliotobüs üretimine başlayarak, elektromobilite yolunda önemli bir kilometre taşını geride bırakıyoruz. Bu adımla hem üretim kapasitemizi genişletiyor, hem de küresel otobüs ağımızı güçlendirerek artan müşteri taleplerini daha hızlı ve esnek bir şekilde karşılayabiliyoruz. Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak.” MAN Truck & Bus, yıllık yaklaşık 14,1 milyar avro (2025) ciroya sahip, Avrupa’nın önde gelen ticari araç üreticilerinden ve ulaşım çözümleri sağlayıcılarından biridir. Şirketin ürün portföyünde dizel ve sıfır emisyonlu tahrik sistemlerine sahip kamyonlar, otobüsler ve yolcu otobüsleri, kamyonetler, dizel ve gaz motorları ile yolcu ve yük taşımacılığına ilişkin hizmetler yer almaktadır. MAN Truck & Bus, TRATON GROUP bünyesindeki bir şirkettir ve dünya çapında yaklaşık 32.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. MAN, üretim ağını elektrikli döneme taşıyor Ankara fabrikasının dönüştürülmesi, MAN’ın sürdürülebilir ulaşım çözümleri odağında yürüttüğü kapsamlı dönüşüm stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. 2020 yılında MAN Lion’s City E’nin piyasaya sunulmasıyla birlikte Polonya’daki Starachowice tesisi, elektrikli araçların büyük ölçekli üretimi için tam donanımlı hale gelen ilk MAN fabrikası olmuştu. Güney Afrika’daki Olifantsfontein tesisinde ise iki yıldır Lion’s Explorer E üretimi sürdürülüyor. MAN, tamamen elektrikli araç üretimini yalnızca otobüslerle sınırlı tutmayarak kamyon segmentinde de genişletiyor. Tamamen elektrikli ağır hizmet tipi MAN eTGS ve eTGX kamyonlarının seri üretimi 2025 yılında Münih fabrikasında başlarken, Krakow’daki üretim ekibi de ilk elektrikli kamyonların seri üretimi için hazırlıklarını sürdürüyor. Hafif hizmet tipi MAN eTGL modelinin seri üretiminin de önümüzdeki aylarda aynı tesiste başlaması planlanıyor. MAN ayrıca, Mayıs ayında Milano’da düzenlenecek Transpotec fuarında tamamen elektrikli ürün portföyünü tamamlayacak bir başka elektrikli modelini tanıtmayı hedefliyor. Bu modelinde de ilerleyen dönemde Krakow’da üretilmesi öngörülüyor. Nürnberg fabrikası ise MAN’ın kendi batarya üretimine başlamasıyla birlikte, yalnızca motor üretimi yapan bir tesis olmaktan çıkarak, son teknoloji dizel motorlar ve alternatif tahrik sistemleri için bir geliştirme ve üretim merkezine dönüştürülmüş durumda. E-stratejisinin kilit bileşeni olarak Ankara Son yıllarda, Ankara'daki üretim tesisinde gerçekleştirilen yatırımlarla altyapı modernize edilirken, üretim süreçleri de optimize edildi ve çalışanlar elektrikli mobilitenin gereksinimlerine uygun şekilde eğitildi. Barbaros Oktay, dönüşüm yolculukları kapsamında attıkları bu adımlar ve yaptıkları bu yatırımlar sayesinde, uzun vadede yüksek hacimli ve yüksek kaliteli sıfır emisyonlu mobilite çözümleri sunabilecek güçlü bir altyapı oluşturduklarını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Ankara fabrikasında Lion’s City E’nin yanı sıra elektrikli şehirlerarası otobüsler ve Türkiye’deki turizm taşımacılığına yönelik geliştirilen yeni Lion’s Coach E modelinin de de burada üretilmesi planlanıyor. Ankara’nın öneminin altını çizen Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da Starachowice gibi MAN’ın otobüsteki e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol oynaması” diye konuşuyor. MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise fabrikanın esnek üretim yapısına dikkat çekerek, şunları söylüyor: “Ankara, MAN’ın e-mobilite merkezlerinden biri haline geliyor. Esnek üretim yapımız sayesinde, aynı üretim hattında hem çeşitli elektrikli otobüs modellerini hem de geleneksel motorlu otobüsleri üretebiliyoruz. Bu da farklı pazar gereksinimlerine verimli bir şekilde yanıt vermemizi sağlıyor.”

Mercedes-Benz Türk, Kamyon Ürün Portföyündeki Yeniliklerle Güç, Verimlilik, Güvenlik ve Elektrifikasyonda Yeni Bir Dönem Başlatıyor Haber

Mercedes-Benz Türk, Kamyon Ürün Portföyündeki Yeniliklerle Güç, Verimlilik, Güvenlik ve Elektrifikasyonda Yeni Bir Dönem Başlatıyor

Mercedes-Benz Türk, müşteri beklentileri, sahadan gelen geri bildirimler ve taşımacılık sektöründe hızla değişen ihtiyaçlar doğrultusunda geliştirdiği 2026 yılı kamyon ürün portföyü yeniliklerini düzenlediği basın toplantısıyla duyurdu. Yapılan kapsamlı güncellemelerle birlikte ağır ticari araç segmentinde yalnızca ürün geliştirmeleri değil, aynı zamanda operasyonel verimlilik, sürüş güvenliği, sürücü konforu ve sürdürülebilirlik başlıklarını kapsayan bütüncül bir dönüşüm hayata geçirildi. Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün ve Pazar Yönetimi Grup Müdürü Serra Yeşilyurt konuyla ilgili yaptığı açıklamada: “2026 model yılı kapsamında Mercedes-Benz kamyon ürün portföyümüzde hayata geçirdiğimiz kapsamlı yenilikleri yalnızca teknik geliştirmeler olarak değil, sahadan aldığımız geri bildirimler ve taşımacılık sektörünün değişen dinamikleri doğrultusunda şekillendirdiğimiz bütüncül bir dönüşümün sonucu olarak değerlendiriyoruz. Müşterilerimizin ihtiyaçlarını ürün geliştirme süreçlerimizin merkezine alarak; daha yüksek performans, daha düşük yakıt tüketimi, gelişmiş güvenlik sistemleri ve sürücü konforunu bir arada sunan çözümler geliştirmeye devam ediyoruz. Bu yeniliklere ek olarak, Mercedes-Benz eActros portföyümüzle elektrifikasyon alanında attığımız güçlü adımlarla emisyonsuz taşımacılığın dönüşümüne öncülük etmeyi hedefliyoruz. Mercedes-Benz Türk olarak, müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artıran, toplam sahip olma maliyetini optimize eden ve geleceğin mobilite ihtiyaçlarına bugünden yanıt veren ürün ve hizmetler sunmaya kararlılıkla devam edeceğiz.” dedi. Mercedes-Benz Actros 8x2 Nakliye Segmentinde Güç, Verimlilik ve Konfor Bir Arada Mercedes-Benz Türk, motor gücündeki artış, optimize edilen güç aktarma sistemleri ve seçili modellerde devreye alınan ProCab kabin tasarımıyla güncellediği Mercedes-Benz Actros 8x2 nakliye segmentiyle performans, yakıt verimliliği ve sürücü konforunu daha ileri seviyeye taşıyor. 2026 model yılı itibarıyla Mercedes-Benz Actros 3242 L ADR 8x2 modeli, motor ailesinde yapılan değişiklikle 320 beygirden 420 beygire yükseltilen motor gücü sayesinde daha yüksek taşıma performansı ve yakıt tasarrufu sunuyor. Özellikle ağır yük taşımacılığında daha dengeli ve güçlü bir sürüş karakteri sağlayan model, avantajlı konfigürasyonuyla maliyet-performans dengesi arayan şehirler arası ve bölgesel taşımacılık yapan filolar için verimlilik odaklı bir çözüm olarak öne çıkıyor. Mercedes-Benz Actros L 3248 ve 3251 Plus modelleri ise artan motor gücüyle performans ve verimlilikte yeni bir seviyeye ulaşıyor. Mercedes-Benz Actros L 3248 modelinde motor gücü 421 beygirden 476 beygire yükselirken, Mercedes-Benz Actros L 3251 Plus modelinde ise 421 beygir olan motor gücü 510 beygire çıkarılıyor. Artan motor gücü, özellikle uzun yol operasyonlarında daha yüksek verimlilik ve sürüş performansı sağlıyor. Motor gücündeki artışa ek olarak, bu modellerde yeni ProCab kabin tasarımı da devreye alınıyor. Aerodinamik olarak geliştirilen ProCabin, hava direncini azaltarak yüzde 3’e varan yakıt tasarrufu sağlarken 2,5 metre genişliğindeki StreamSpace kabin yapısı iç mekanda daha ferah bir yaşam alanı sunarak uzun yol sürüşlerinde sürücü konforunu artırıyor. Yeni kabin yapısı ile birlikte geliştirilen ses ve ısı yalıtımı, konforlu alt yatak için özel yatak şiltesi, geniş ve konforlu üst yatak ile entegre kontrol paneli, sürücü tarafı yan güneşlik ve kaz boynu LED okuma lambaları gibi detaylar, kabin içi yaşam konforunu destekliyor. Bu özellikler sayesinde Mercedes-Benz Actros L 3248 ve 3251 L DNA Plus modelleri, operasyonel verimlilik ile sürücü memnuniyetini aynı noktada buluşturuyor. Portföyün en üst donanım seviyesini temsil eden Mercedes-Benz Actros L 3251 Plus, araca özgü premium donanımlarıyla da öne çıkıyor. Deri direksiyon, ısıtmalı ve süspansiyonlu konforlu muavin koltuğu, MirrorCam sistemi, elektrikli ve camlı ayarlanabilir sunroof, kabin üstü havalı korna ve buzdolabı gibi donanımlar, uzun yol taşımacılığında sürücülere üst segment bir konfor ve teknoloji deneyimi sunuyor. Araçta ayrıca ekstra premium konforlu alt yatak, Multimedya Kokpit İnteraktif 2, konforlu havalı kabin süspansiyonu, elektrohidrolik kabin devirme mekanizması ile ışık ve yağmur sensörü gibi ileri seviye destek sistemleri yer alıyor. Kabin içindeki halı kaplama motor tüneli ve detaylı donanım çözümleri ise hem estetik hem de dayanıklılık açısından iç mekan kalitesini üst seviyeye taşıyor. Mercedes-Benz eActros Portföyü ile Elektrifikasyonda Güçlü ve Esnek Çözümler Mercedes-Benz Türk, elektrikli taşımacılık alanındaki dönüşümünü Mercedes-Benz eActros portföyüyle güçlendirmeye devam ediyor. Uzun yol taşımacılığı için “Şarjı Tam, Geleceğe Hazır” vizyonuyla geliştirilen Mercedes-Benz eActros 600, “doğuştan elektrikli” mimarisi, gücü doğrudan tekerleklere ileten elektrik motorlu aks (eAxle) teknolojisi, 600 kWh kullanılabilir kapasiteye sahip uzun ömürlü LFP bataryaları, tam yüklü koşullarda 500 kilometreye varan* menzili ve yeni nesil teknolojileriyle öne çıkıyor. Bu yeni nesil teknolojileri sayesinde Mercedes-Benz eActros 600, uzun yol taşımacılığı ve emisyonsuz lojistik için yüksek verimlilik sunuyor. Mercedes-Benz eActros 600 modeline ek olarak, farklı operasyonel ihtiyaçlara yönelik çözümler sunan Mercedes-Benz eActros 400 modeli de portföyde yer alıyor. Farklı kabin ve konfigürasyon seçenekleriyle sunulan Mercedes-Benz eActros ailesi, müşterilere kullanım alanlarına göre esnek çözümler sağlıyor. Mercedes-Benz eActros 400, daha kısa menzil gerektiren ancak yüksek faydalı yük kapasitesi isteyen operasyonlar için verimli bir alternatif sunarken; Mercedes-Benz eActros 600 uzun yol taşımacılığında elektrikli dönüşümün güçlü temsilcilerinden biri olarak konumlanıyor. Mercedes-Benz Türk, Mercedes-Benz eActros portföyüyle birlikte müşterilerine yalnızca yeni araçlar değil, aynı zamanda operasyon analizi, enerji altyapısı planlaması ve mobilite danışmanlığı gibi bütüncül çözümler sunarak müşterilerinin emisyonsuz taşımacılığa geçişini desteklemeyi hedefliyor. Yeni Nesil Güvenlik Sistemleri: Daha Hassas ve Daha Akıllı Sürüş Destekleri 2026 model yılıyla birlikte araçlarda sunulan güvenlik sistemleri önemli ölçüde geliştirildi. Güncellenen Yorgunluk Algılama Asistanı 2, araca entegre edilen kızılötesi kamera sayesinde sürücünün yalnızca direksiyon hareketlerini değil; göz kapağı hareketleri, baş pozisyonu ve genel sürüş davranışlarını birlikte analiz ederek yorgunluk seviyesini çok daha hassas şekilde tespit edebiliyor. Bununla birlikte Aktif Fren Asistanı (ABA 6 Plus) ve gelişmiş radar-kamera sistemleri; çoklu şeritlerde, yaya ve bisikletli algılamada daha yüksek hassasiyetle çalışarak aktif güvenliği daha da ileri seviyeye taşıyor. Bu sistemler, özellikle yoğun trafik ve uzun yol koşullarında sürücüye güçlü bir destek sunuyor. 2026 Model Yılıyla Taşımacılığın Geleceğine Yatırım Mercedes-Benz Türk’ün 2026 model yılı kapsamında hayata geçirdiği bu yenilikler; ürün geliştirmelerinin ötesinde, taşımacılık sektörünün geleceğine yönelik stratejik bir dönüşümü temsil ediyor. Marka, geliştirdiği yeni nesil teknolojiler ve araçlarla müşterilerinin değişen ihtiyaçlarına daha da güçlü, daha da verimli, daha da güvenli ve daha da sürdürülebilir çözümler sunmaya devam ediyor.

Yeni Aslan Kral: MAN, 250 Tonluk Dev Çekicisini Tanıttı Haber

Yeni Aslan Kral: MAN, 250 Tonluk Dev Çekicisini Tanıttı

Truck & Bus, 250 ton brüt araç ağırlığına sahip yeni TGX 41.640 8x4/4 ağır hizmet tipi çekiciyi piyasaya sürerek, ağır taşımacılık sektörünün en üst ligine güçlü bir giriş yaptı. 640 beygir gücündeki dört dingilli araç, rüzgâr türbinleri, yüksek gerilim transformatörleri ve denizaltılar gibi yüzlerce ton ağırlığındaki özel yüklerin taşınması için geliştirildi. MAN TGX, ağır yükler için özel olarak geliştirilen şanzıman, tork konvertörlü debriyaj ve basınçlı hava sistemleriyle donatıldı. Bu sistemler, 30 veya daha fazla dingile sahip ağır hizmet römorklarının her türlü yol ve sürüş koşulunda hassas şekilde yönlendirilmesini ve dengelenmesini mümkün kılıyor. MAN’dan hafiften ağıra geniş taşımacılık çözümleri Yeni ağır hizmet serisi, MAN Individ­ual tarafından geliştirilen eksiksiz bir fabrika çıkışlı çözüm olarak öne çıkıyor. Münih fabrikasında üretilen dört dingilli temel araç, daha sonra Wittlich'teki MAN Kamyon Modifikasyon Merkezi'nde ağır hizmet bağlantıları, güçlendirilmiş soğutma ile dizel ve hidrolik tanklarla donatılıyor. Yeni TGX, tüm seri üretim MAN araçlarında olduğu gibi kapsamlı satış sonrası, garanti ve finansman hizmetleriyle birlikte geliyor. Bu yeni araç, MAN'ı 3,5 tondan 250 tona kadar seri üretim tabanlı komple çözümler sunabilen az sayıdaki üreticiden biri konumuna taşıyor. TGE, TGL, TGM, TGS ve TGX modelleriyle hafif taşımacılıktan ağır nakliye operasyonlarına kadar her türlü lojistik ihtiyaca cevap veren MAN, talep edilmesi halinde 12 ton ila 42 ton arasında tamamen elektrikli araç seçeneklerini de portföyünde barındırıyor. “MAN Individual'ın uzmanlığıyla çok özel bir araç ortaya koyuyoruz” MAN Truck & Bus Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, yaklaşık 80 uluslararası ağır nakliyeciye yeni çekiciyi tanıttı. Baumann, yeni modelle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Yeni 250 tonluk çekicimizle, ağır nakliye alanındaki en üst düzey segmente geri dönüyoruz. MAN Individual'ın uzmanlığı sayesinde, müşterilerimize maksimum performans, güvenilirlik ve ekonomiyi tek bir pakette birleştiren son derece özel bir araç sunuyoruz. Bu araçla müşterilerimizin operasyonlarını daha kolay ve verimli hale getiriyoruz.” MAN, ilk yeni 250 tonluk TGX ağır yük aracını Alman kiralama uzmanı BFS'ye teslim etti. Koyu mavi renkli çekici, özellikle kısa sürede ağır hizmet araçlarına ihtiyaç duyan taşımacılık şirketlerinin kullanımına tahsis edilecek. BFS Genel Müdürü Jan Plieninger ise teslimatla ilgili şunları kaydetti: “Filomuzda bu özel yüksek performanslı kamyonların ilkini bulundurmaktan büyük gurur duyuyoruz. Bu araç, özel araç kiralama filomuzun amiral gemisi niteliğinde ve MAN ile 60 yıllık ortaklığımızın önemli bir kilometre taşıdır.” Standart modellerden özel araçlara ve 250 tonluk ağır hizmet çekicilerine kadar geniş bir kiralama portföyüne sahip olan BFS; Almanya, İsviçre, Hırvatistan ve Hollanda'da 90'dan fazla MAN yetkili servisiyle desteklenen kiralama çözümleri sunuyor. Yeni 250 tonluk TGX, aşırı ağır hizmet uygulamaları için tasarlandı Yeni ağır hizmet modelinin kalbinde, 640 hp ve 3.000 Nm tork üreten MAN D3876 sıralı altı silindirli motor yer alıyor. Motor, 900 ile 1.380 dev/dk arasında geniş bir çalışma aralığında maksimum tork üreterek düşük hızlarda yüksek yük taşımacılığı için ideal performans sergiliyor. Otomatik MAN TipMatic 12.30 OD şanzımana entegre edilmiş tork konvertörlü debriyaj (WSK), 1,59 kata kadar daha fazla tork artışı gerçekleştirerek düşük aşınma ve güçlü kalkışın yanında, hassas manevra kabiliyeti kazandırıyor. Ayrıca, Retarder 40 sistemi, yüksek sürekli frenleme performansı ve termal stabilite ile güvenli sürüşe katkıda bulunuyor. Özel TipMatic sürüş programlarının da ağır hizmet operasyonlarını destekliyor. Ağır nakliye programı 250 tona kadar yükler için optimize edilirken, Verimlilik modu ise 70 tona kadar olan yüklerde daha ekonomik yakıt tüketimi sağlıyor. Fabrika çıkışında entegre ağır hizmet ekipmanı MAN, merkezi ağır hizmet bileşenlerini kabinin arkasındaki konumlandırılan ağır hizmet kulesinde bir araya getiriyor. Bu kulede, 160 litre ek hava beslemesi için dört basınç tankının yanı sıra, 960 litrelik dizel deposu ve iki aşamalı ağır hizmet tipi hidrolik sistem için 290 litrelik tankı yer alıyor. 300 bar'a kadar basınç üretebilen sistem, yük algılama teknolojisiyle çalışıyor. Aks direksiyon sistemlerinin gereksinimlerine bağlı olarak yükten bağımsız olarak 20 veya 40 lt/dk yağ akışı sağlayabiliyor. Ayrıca, ağır hizmet kulesine entegre edilen soğutma sistemi, düşük hızlarda ve yüksek motor yüklerinde dahi motor sıcaklığını stabil kalmasına yardımcı oluyor. Bununla birlikte şasiye monte edilmiş olan JOST JSK 38 C beşinci tekerlek (3,5"), optimum yük dağılımı için standart olarak 800 mm’lik bir kaydırma mekanizmasıyla donatılmış durumda. Araçta itme veya çekme işlemlerinde kullanılmak üzere üç farklı yükseklik seviyesine sahip bir ön bağlantı noktası bulunuyor. Arka tarafta ise isteğe bağlı olarak ROCKINGER 56 EA takılabiliyor. Otomatik kilitleme mekanizması, engebeli arazide bile rahat ve güvenli bir bağlantı kurulmasına olanak tanıyor MAN Individual ile tasarım, konfor ve kişiselleştirme Tır çekici isteğe bağlı olarak MAN Individual Lion S donanım paketi ile de tercih edilebiliyor. Bu paket, karbon uygulamaları, siyah aerodomlar ve kırmızı vurgular gibi özel dış tasarım unsurlarını içeriyor. İç mekânda ise Alcantara koltuk döşemeleri, dekoratif dikişler ve kırmızı emniyet kemerleri gibi yüksek kaliteli detayları dikkat çekiyor. Ayrıca 24 inçlik bir televizyon, elektrikle ayarlanabilir TV koltuğu ve ortam aydınlatması gibi seçenekler de bulunuyor. Bu donanımlar özellikle uzun yolculuklarda sürücüler için günlük sürüşü çok daha konforlu ve keyifli hale getiriyor.

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi Haber

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi

OTOBÜSÇÜLÜK, BENİM İÇİN “BABA MİRASI” 1983 Trabzon Of doğumluyum. Evliyim ve dört çocuk babasıyım. Bahçeşehir Üniversitesi İngilizce İşletme mezunuyum. Dört yaşındayken babamın işleri nedeniyle İstanbul’a taşındık. O dönem babam nakliye ve taşımacılık sektörünün içindeydi; aslında biz bu kültürün içinden gelen bir aileyiz. Bizde baba mesleği otobüsçülük. Babam uzun yıllar Ali Osman Ulusoy ile beraber Ulusoy bünyesinde ortak ve bireysel otobüsçülük yaptı. Çocukluğumdan bazı anılar hâlâ çok net. Otobüs direksiyonunun ortasında bir kapak olurdu; içinde şekerler saklanırdı. Babası otobüsçü olan herkes bilir… O kapağı açar, şekerleri alırdık. Küçük bir detay gibi görünür ama aslında bir kültürün parçasıdır. Sanıyorum o günlerden bize kalan en kıymetli miras; otobüse, yola ve bu mesleğe duyduğumuz yakınlıktır. Bu iş benim için sadece bir ticaret alanı değil; bir aidiyet, bir geçmiş ve bir hatıradır. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Üniversiteye Kocaeli Üniversitesi Turizm Bölümü’nde başladım; ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde İngilizce İşletme lisansımı tamamladım. Daha sonra yüksek lisans düşüncesiyle Amerika’ya gittim ancak ticaretin içine o kadar hızlı girdim ki akademik süreci başlatamadan üç yılın sonunda Türkiye’ye döndüm. Bir yandan da evlilik planım vardı. Orada kalıcı bir hayat kurmak istemedim. Ben her zaman kalabalık, çocuklu bir aile hayal ettim. Çocuklarımın kendi kültürümüzde büyümesini istedim. Bu nedenle Türkiye’ye dönmeyi tercih ettim. HER ZAMAN AİLEDEN BİRİYMİŞ GİBİ HİSSETTİM Yuva kurmak için Türkiye’ye döndükten sonra kurumsal firmalarla görüşmelere başladım. Aslında hikâye daha da özel bir anla başladı. Nişan törenime Ali Osman Ulusoy’un programı dolayısıyla kızı Hülya Ulusoy katıldı. İlk defa orada karşılaştık ve beni görüşmek için davet etti. Beraber Ali Osman Bey’le görüşmemiz hikâyenin başlangıcı oldu. O günlerde çok net bir duygu hissettim: Beni gerçekten aileden biri gibi kabul ettiler. Bu yaklaşım, aramızdaki sinerjiyi çok hızlı oluşturdu. Karşılıklı güven vardı; onlar bana inandı, ben de bu güveni boşa çıkarmamak için çalıştım. Başarının temelinde de bu karşılıklı uyumun olduğunu düşünüyorum. 2011 yılında bu yapının bir parçası oldum. O tarihten itibaren kendime 10 yıllık bir hedef koymuştum. Hassoy’daki yolculuğum satış danışmanı olarak başladı. Sonrasında satış müdürlüğü görevini üstlendim. Otobüs grubu zaten işin kalbi sayılabilecek, uzmanlık gerektiren bir alandı. Bugün geldiğim noktada ise genel müdürlük görevini yürütüyorum. Açık konuşmak gerekirse; otobüs satışından gelip genel müdürlük pozisyonuna yükselen çok fazla örnek yoktur. Türkiye’de bu anlamda iki isim sayabilirsiniz. 10 YIL BOYUNCA TİCARETİ SİZDEN ÖĞRENECEĞİM İşe başlarken hedeflerimi sorduğum da Ali Osman Bey’e çok net konuştum: “Gerekirse çantanızı taşıyacağım, gerekirse şoförlüğünüzü yapacağım. Ben 10 yıl boyunca sizden ticareti öğreneceğim. Sonra o koltukta oturacağım.” Benim için önemli olan, böyle bir ismin yanında mümkün olduğunca fazla vakit geçirmekti. Çünkü biliyordum ki ustalık temasla geçer. Gün boyu birlikte, çoğu zaman akşam geç saatlere kadar. Tabiri caizse 7/24 diyebileceğiniz bir çalışma düzeni vardı. Babamdan ve aile çevremden gelen bir zemin vardı ancak ben kendi yolumu çizmek istiyordum. Bu 10 yılı bir okul gibi görüyordum. Ticaretin inceliklerini, sektördeki dengeleri, iş kültürünü ve insan ilişkilerini öğrenmeyi istiyordum. Sadece kendi sorumluluk alanımla sınırlı kalmadım. Diğer şirketlerin süreçlerinde yer aldım, uluslararası temaslar yürüttüm, bürokrasiyle doğrudan temas ettim. Pek çok başlıkta görev aldım. Üstelik bunu zorunluluktan değil; öğrenme isteğinden ve gerçekten zevk aldığım için yaptım. Mesai harcadım, gözlemledim, not aldım, uyguladım. Kendimi yetiştirmek istedim. 1 Ekim 2014’te merhum Ali Osman Ulusoy’un vefatına kadar kendisiyle yakın çalışma fırsatı buldum; bana vizyon kazandırdı, farklı bakış açısını ve iş disiplinini öğretti. Vefatının ardından görevi, zaten birlikte çalıştığımız Hülya Ulusoy devraldı. O dönemde de aynı güven, aynı kararlılık ve aynı uyumla yolumuza devam ettik. 2017 yılının Ekim ayında genel müdürlük görevini devraldım. Hülya Ulusoy’un liderliğiyle; kızları Ahsen Aydın ve Gülşah Helva’nın yönetime dahil olması ve Hülya Hanım’ın oluşturduğu üst düzey yönetim kadrosunun uyumu sayesinde güçlü bir yönetim yapısı ortaya çıktı. O günden bu yana, aynı güven ortamı ve ortak vizyon doğrultusunda her geçen gün gücümüze güç katmaya devam ediyoruz. 2025 KONTROLLÜ GEÇTİ, 2026’NIN İKİNCİ YARISINA UMUTLUYUM 2025 yılı tek kelimeyle tanımlamak gerekirse “kontrollü” geçti. Yatırımcı tarafı daha temkinliydi. Açıkçası piyasanın daha rasyonel bir zemine oturduğunu düşünüyorum ne aşırı şişkin ne de panik havasında bir dönem yaşandı. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik dalgalanmalar, yüksek faiz ortamı ve finansmana erişim maliyetleri doğal olarak yatırımcıyı düşündürdü. Özellikle ticari araç tarafında finansman maliyetleri karar süreçlerini doğrudan etkiledi. Önceki yıllarda enflasyonist ortamda fiyat artışlarının hızlanması, “ihtiyacı olmasa da yatırım amacıyla alım yapan” bir müşteri profili oluşturmuştu. Küçük bir beklenti bile hızlı karar için yeterli olabiliyordu. 2025’te ise daha hesaplı, daha analiz eden bir müşteri yapısı gördük. Bu aslında sektör açısından sağlıklı bir normalleşmeydi. Dolayısıyla 2025’i bir “denge yılı”, 2026’yı ise doğru koşullar oluştuğunda yeniden ivmelenme yılı olarak görüyorum. OTOBÜS SADECE BİR ARAÇ DEĞİL, BİR MİRAS Mercedes-Benz Türk bayileri arasında otobüs satışının bizim için her zaman ayrı bir yeri vardır. Merhum Ali Osman Ulusoy’un otobüsçü geçmişi nedeniyle bu işin Hassoy’da kendine özgü bir ruhu bulunur. Hatta Ali Osman Bey’in vefatının ardından sektörde sıkça şu yorumlar yapılırdı: “Otobüs işi Hassoy’da zorlanır. O boşluk dolmaz. Satışlar eski seviyesine ulaşamaz.” Açık söylemek gerekirse, bu yaklaşım bizi geri çekmedi; tam tersine motive etti. Üzerimize bir sorumluluk ve misyon yükledi. Biz de o bayrağı daha ileri taşımak için ekip olarak kararlılıkla çalıştık. Bu süreçte Hülya Ulusoy’un desteği çok kıymetliydi. Her zaman arkamızda durdu ve bize olan inancını açıkça hissettirdi. Bu güven de başarının önemli yapı taşlarından biri oldu. Bugün sonuçlara baktığınızda; son 8 yıldır üst üste otobüs satışında Türkiye birincisiyiz. Tek lokasyonda pazar payımızı %20’nin üzerine çıkardık. Hem sıfır araç hem de ikinci el tarafında güçlü, sürdürülebilir ve istikrarlı bir performans ortaya koymaya devam ediyoruz. 2025 yılında elde ettiğimiz başarılar da bu istikrarın somut göstergesi oldu. 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Adedi Birincilik Ödülü 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Sistematiği Üçüncülük Ödülü 2025 Mercedes-Benz Lig Otobüs Şampiyonluğu 2025 Mercedes-Benz Lig Busstore Birincilik Ödülü Bu başarı bireysel değil; güçlü bir ekip ruhunun ve yıllara yayılan disiplinli çalışmanın sonucudur. Bu vesileyle satış müdürüm Cenk Soydan, satış danışmanlarımız Selçuk Köse ve Rahime Karnap başta olmak üzere, arka planda büyük emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum, bu başarı hepimizin. 2025 yılı otobüs sektörünün dinamikleri biraz daha farklı çalıştı. Bildiğiniz üzere ön ödemeli satış sistemi söz konusu. Şu an itibarıyla Temmuz–Ağustos dönemine kadar hedeflerimizin büyük kısmını satmış durumdayız. Bu da talebin tamamen devam ettiğini, mecburen zamana yayıldığını gösteriyor. İkinci el otobüs tarafında da oldukça güçlüyüz. Çünkü biz otobüs işini biliyoruz. Burada mütevazı davranmayacağım: Sezonun ne zaman hareketleneceğini sektörde birçok kişi öngörebilir; ancak o hareketi doğru zamanda, doğru stokla ve doğru fiyatlama stratejisiyle yönetmek ayrı bir uzmanlık gerektirir. Sıfır araç tarafında teslim süreleri 6–7 ayı bulurken, ikinci el pazarı sezonsal olarak çok daha hızlı reaksiyon verir. Biz de portföyümüzün genişliği ve sahadaki reflekslerimiz sayesinde bu geçişleri doğru yönetiyoruz. Normalde yatırımlar kasım–aralık döneminde yapılır ve yeni yıla hazırlık o şekilde tamamlanır. Ancak 2024’ün son iki ayı oldukça durağandı. Buna karşın 2025’in ocak, şubat ve mart aylarında ikinci elde ciddi bir ivme yakaladık. Stoklarımız hızlı şekilde eridi. Bu deneyimden yola çıkarak 2026’ya daha hazırlıklı girdik. Ancak geçtiğimiz yılki erken hareket bu sene şubat sonu itibarıyla kendini gösterdi. Öngörümüz, mart ayında hız kazanacağı ve bu temponun haziran ayına kadar devam edeceği yönünde. Ben 2026’nın özellikle ikinci yarısında daha pozitif bir tablo bekliyorum. Faizlerde olası bir geri çekilme, finansmana erişimin kolaylaşması ve turizm tarafındaki hareketlilik sektöre doğrudan yansıyacaktır. Ayrıca şehirlerarası taşımacılıkta yaşlanan araç parkı da önümüzdeki dönemde yenileme ihtiyacını artıracaktır. Bunun temel sebebi şu: Ekonomik anlamda piyasada bir miktar rahatlama olacağını düşünüyorum. Son iki–üç yıldır baskılanmış bir yapı söz konusu. Yüksek finansman maliyetleri, kontrollü kredi politikaları ve genel temkinli hava uzun süre devam etti. Ancak bu durumun kalıcı olması mümkün değil; piyasa doğası gereği bir denge arayışına girer. Önümüzdeki dönemde çeşitli ekonomik dinamiklerle bir gevşeme yaşanacağını öngörüyoruz. Kimileri bunu “seçim ekonomisi” perspektifiyle değerlendiriyor olabilir; ancak ben daha yapısal ve kaçınılmaz bir normalleşme süreci bekliyorum. Piyasa bir noktadan sonra yeniden yatırım refleksi üretir. Özellikle ticari araç tarafında ertelenmiş talep birikir ve doğru koşullar oluştuğunda hızlı şekilde devreye girer. Biz de ikinci yarıda bu birikmiş talebin sahaya yansıyacağını düşünüyoruz. 2025 KAMYON HEDEFİMİZ 206’YDI, 518 İLE KAPATTIK Kamyon grubunda 2025 yılını oldukça güçlü geçirdik. Yıla 206 adetlik bir hedefle başladık; yılı 518 adetle kapattık. Bu da yaklaşık %151 oranında hedef aşımı ve %251 hedef gerçekleştirme anlamına geliyor. Yatırımcı olarak pazarda talep vardı ancak fiyatlama tarafında dönem dönem zorlandığımız zamanlar oldu. Artan maliyetleri aynı esneklikle fiyatlara yansıtmak her zaman mümkün olmadı. Karlılık açısından sıkı bir yönetim gerektiren bir yıl oldu. Buna rağmen süreçleri doğru yöneten ve koşullardan en verimli şekilde faydalanan bayilerden biri olduk. 2025 yılı performansımız ödüllerle de taçlandı: 2025 Yılı Kamyon Satış Payını En Çok Artıran Bayi – Türkiye İkinciliği 2025 Yılı En Yüksek Kamyon Servis Sözleşmesi Penetrasyonu – Türkiye Birinciliği Bu sonuçlar sadece satış adedi değil; sürdürülebilir müşteri yönetimi ve satış sonrası bağlılığın da güçlü olduğunu gösteriyor. Tecrübeli bir ekimiz var. Satış müdürümüz Muharrem Eğrioğlu ve ekibini başarılarından ötürü tebrik ederim. Dengeli bir müşteri portföyüne sahibiz. Operasyonlarımızı temelde üç ana segmentte sınıflandırabiliriz: uluslararası nakliyat, inşaat ve kamu. En güçlü olduğumuz alanlardan biri kamu ve kamuya iş yapan müşteri portföyümüz. Özellikle kamu üst yapılı araçlarda ciddi bir uzmanlık ve referans birikimi oluşturduk. Bu alanda sadece satış yapmıyor; süreç, ihale dinamikleri ve teknik gereksinimler konusunda da derin bir tecrübeye sahibiz. Ancak kamu segmenti dönemsel olarak hareket eder. Bu nedenle doğru planlama, zamanlama ve müşteriyle kesintisiz iletişim kritik önemdedir. Süreci doğru okumak ve hazırlıklı olmak başarıyı belirleyen temel unsurdur. Elbette performansımızı yalnızca kamu segmentine bağlamak doğru olmaz. Kamu, uluslararası nakliyat ve inşaat segmentlerini dengeli şekilde yönetiyoruz. Bu çeşitlilik, dalgalı piyasa koşullarında risk dağılımı açısından bize önemli bir avantaj sağlıyor. Kısacası kamyon tarafında 2025 yılı; hacim, pazar payı ve servis sözleşmesi penetrasyonu açısından güçlü bir yıl oldu. Önümüzdeki dönemde de kontrollü, sürdürülebilir ve kârlı büyüme anlayışımızı koruyarak ilerlemeye devam edeceğiz. HAFİF TİCARİ ARAÇLARDA MESELE PAZAR DEĞİL, MAKASIN AÇILMASI Hafif ticari araçlar pazarında bölgesel olarak zorlandığımız bir dönemden geçiyoruz. Dışarıdan bakıldığında Trabzon ve Karadeniz turizmi hareketli görünse de sahada farklı dinamikler var. Araç parkımız yaşlı, fiyatlar ile gelir seviyesi arasındaki makas giderek açılıyor. Bu makası kapatmak kolay değil; işletmeler, dönüşüm kararlarını daha temkinli alıyor. Bunun yanında, bölgede büyük kurumsal şirket sayısı sınırlı olduğundan personel taşımacılığı da yaygın değil. Ayrıca nüfusa oranla okul ve öğrenci taşımacılığı da daha az gelişmiş durumda. Bu da büyük filo alımlarını doğal olarak kısıtlıyor ve hafif ticari araçlar pazarın potansiyelini daraltıyor. Rekabetin yüksek olduğu bu ortamda, ödeme kolaylıkları sunulsa bile işletmeler büyük yük altına girmekte tereddüt edebiliyor. Yine de tabloyu tamamen olumsuz okumak doğru olmaz. Kademeli bir dönüşüm var; eski araçlar yavaş yavaş yenileniyor. Biz de bu süreci müşterinin gerçekliğine uygun, sabırlı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yönetiyoruz. OTOMOBİL PAZAR PAYIMIZI HER GEÇEN YIL ARTTIRIYORUZ Otomobil satışında da önemli başarılara imza attık. 2021 ve 2022 yıllarında üst üste “Yılın En İyi Satış Bayisi” seçildik. 2023’te ise bu başarıyı kıl payı kaçırdık. Ancak bu da bize, her yıl aynı istikrarla çalışmanın ve her koşulda motivasyonumuzu korumanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Satış adetlerimiz neredeyse 400’lü rakamlara ulaştı ve bu büyüme sadece sayı değil, stratejik bir gelişimin de göstergesi. Hem adet olarak büyüyor hem de ekibimizi güçlendiriyoruz. Satış danışmanı sayımızı artırırken, ikinci el alanında da yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, yeni bir ikinci el satış müdürü pozisyonu oluşturduk ve ekip daha da güçlendi. Her geçen yıl, ikinci elde de ivmemizi artırıyoruz. Yani hem rakamlar hem de organizasyon yapımız, geleceğe daha hazırlıklı ve daha sağlam adımlarla ilerliyor. SATIŞ SONRASI HİZMETLERDE %50 BÜYÜME VE 6 FARKLI KATEGORİDE DERECE 2025 yılı, satış sonrası hizmetler açısından Hassoy için oldukça verimli bir dönem oldu. Özellikle ağır vasıta tarafında ciddi bir operasyonel yoğunluk yaşadık. Artık kapasitemizin neredeyse tamamına ulaşmış durumdayız. Burada konu araç sayısı değil; fiziksel alan. Teknik ekip gücünüz, bilgi birikiminiz ve iş disiplininiz ne kadar iyi olursa olsun, alan sınırlaması büyümenin doğal eşiğini belirliyor. Buna rağmen 2025 yılında hem operasyonel verimlilikte hem de ciro tarafında yaklaşık %50 oranında büyüme yakaladık. Araç çıkış sayımızdaki artış, ciromuza da paralel şekilde yansıdı. Bu performansımız, yıl içinde aldığımız ödüllerle de teyit edildi. 2025’te toplam 6 farklı kategoride derece elde ederek satış sonrası organizasyonumuzun gücünü ortaya koyduk: 2025 MB Lig Otobüs Satış Sonrası Hizmetler Türkiye İkinciliği 2025 SSH Otobüs Toplam Atölye Cirosu Üçüncülük Ödülü 2025 SSH Otobüs Kaporta Atölye Cirosu İkincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs SPS Ofansif Birincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs S24S Müşteri Memnuniyeti Birincilik Ödülü 2025 SSH Kamyon Yedek Parça Servis Derecesi Birincilik Ödülü Açık konuşmak gerekirse, birçok başlıkta güçlü bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Özellikle otobüs kaporta tarafında Türkiye’nin sayılı ve referans gösterilen bayilerinden biriyiz. Kaporta atölye cirosunda aldığımız derece tesadüf değil; yıllardır yaptığımız teknik altyapı yatırımlarının, ekip eğitimlerinin ve saha tecrübesinin karşılığı. Bizim için önemli olan hem kamyonda hem otobüste aynı güçle var olabilmek. Çoğu bayi tek bir segmentte derinleşir; biz ise iki ana ağır vasıta grubunda da güçlü bir servis yapısına sahibiz. Bu çift kulvarlı uzmanlık bizi pazarda ayrıştıran temel unsurlardan biri. Satış sonrası hizmetleri yalnızca ciro olarak okumuyoruz. Bu alan, müşteri bağlılığının ve marka güveninin inşa edildiği yerdir. Uzun vadeli başarı, burada kurulan disiplinli sistemle mümkün olur. TRABZON’DA YENİ TESİSİMİZLE GELECEĞİ PLANLIYORUZ Hassoy olarak önemli bir yatırım kararı aldık ve yeni bir lokasyona taşınmaya hazırlanıyoruz. Trabzon gibi düz ve geniş arsa bulmanın zor olduğu bir şehirde hem yol üzerinde hem ana güzergâh üzerinde hem de tek parça geniş bir alan bulmak gerçekten kolay olmadı. Uzun ve titiz bir sürecin ardından Çağlayan’da, Erzurum Yolu üzerinde yaklaşık 11 dönümlük bir arazi satın aldık. Bu alanda yaklaşık 4.000 m² kapalı alana sahip, geleceğe uygun ve kapasite artışına imkân tanıyacak bir tesis inşa edeceğiz. Aslında hedefimiz daha geniş bir yerleşim planıydı; çünkü ileriye dönük kapasite artışını bugünden kurgulamak istiyoruz. Ancak mevcut şehir planlama düzenlemeleri ve belediye prosedürleri doğrultusunda projeyi optimize ederek ilerliyoruz. Şu an üzerinde çalıştığımız konu, mevcut alan içinde maksimum verimliliği nasıl sağlayabileceğimiz. Mayıs ayı itibarıyla inşaata başlamayı planlıyoruz. Hedefimiz hızlı ilerlemek ve yaklaşık 10 aylık bir sürede projeyi tamamlayarak 2027 sezonunun ortasında yeni tesisimizde müşterilerimize hizmet vermek. Bu yatırım bizim için yalnızca metrekare büyütmek anlamına gelmiyor. Bu adım; uzun vadeli kapasite planlamasının, operasyonel verimliliğin ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun somut bir yansıması. YENİ LOKASYONDA EKİBİ %25 BÜYÜTECEĞİZ Yeni lokasyonumuzda personel sayımızı yaklaşık %25 artıracağız. Yani 120 ila 130 kişilik bir ekip olacağız. “Bu yeni personeli nasıl bulacaksınız?” diye sorabilirsiniz. Biz bunu sistemli ve planlı şekilde yapıyoruz. Anlaşmalı okullarla, genç yetenekleri erken aşamada keşfedip, düzenli eğitimle onları yetiştiriyoruz. Böylece hem ekibimizi büyütüyor hem de kalite standartlarımızı koruyoruz. Yani yeni tesisimizle sadece alan değil, insan kaynağı kapasitemizi de bilinçli şekilde genişletiyoruz. Tabii, bu durum bize önemli bir maliyet yüklüyor. Ciddi eğitim masraflarımız var. Fakat en önemli nokta, bu yatırımların karşılığını uzun vadede fazlasıyla almayı planlıyoruz. Sonuçta yetişmiş, güvenilir ve istikrarlı bir ekip, uzun vadede hem müşteri memnuniyeti hem de kurumsal başarıyı getirir. Yani biz bu ek maliyetleri, geleceğe yapılmış bir yatırım olarak görüyoruz. Bugün dönüp baktığımda; bu yolculuğun sadece rakamlardan, ödüllerden ya da büyüme oranlarından ibaret olmadığını görüyorum. Bu bir mirasın devamı, bir emeğin kurumsallaşması ve sahada öğrenilmiş tecrübenin sistem haline gelmesidir. Bizim için başarı; istikrarlı bir aile yapısı, güçlü bir ekip ruhu ve doğru zamanda alınan cesur kararların birleşimidir. Merhum Ali Osman Bey’in bize bıraktığı bir söz vardır. Aslında bütün bu yolculuğu tek cümlede özetler: “Hayat bir tecrübedir. Her tecrübe zarardır, her zarar sermayedir. Yine de hayat mücadeledir.” Biz de bu mücadeleyi, öğrendiklerimizi sermayeye dönüştürerek ve her gün üzerine koyarak sürdürüyoruz. Hassoy’da yolculuk devam ediyor… Daha güçlü, daha planlı ve daha emin adımlarla.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.