Hava Durumu

#Kurumsal Kimlik

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Kurumsal Kimlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Kurumsal Kimlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sosyal Medya, Yolcu İle Firma Arasındaki Dijital Bağdır Haber

Sosyal Medya, Yolcu İle Firma Arasındaki Dijital Bağdır

OTOBÜS MERAKIM 2006’DA OTOGARLARDA BAŞLADI 1993 yılında Denizli’de doğdum. Çocukluğumun ilk 14 yılını Denizli’nin Çivril ilçesinde geçirdim. Daha sonra lise eğitimim için ailemle birlikte İzmir’e taşındık. Üniversite eğitimimi ise Ankara’da, Atılım Üniversitesi Uluslararası Ticaret ve Lojistik Bölümünde, İngilizce hazırlık dâhil dört yılda tamamladım. Mezuniyetimin ardından iki yıl boyunca ağır nakliye sektöründe çalıştım. Bugün 33 yaşındayım ve dört yıldır evliyim. Otobüslere ilgim ise çok daha eskiye, çocukluk yıllarıma dayanıyor. Ailemizde doğrudan otobüs işletmeciliği yapan kimse yoktu; ancak zamanla bu merakın aslında ailede farklı biçimlerde bulunduğunu gördüm. Babamın özellikle Setra ve Varan’a büyük ilgisi vardı. Yine dayımın da O303’lere olan ilgisini - kuşak ve iç döşemesine bakarak modelini bilecek kadar - yıllar sonra kendisinin söylemesiyle öğrendim. Dolayısıyla ailemizde somut anlamda bir otobüsçü bulunmasa da otobüse ve taşımacılığa yönelik güçlü bir merak vardı. Sektörde sıkça kullanılan ifadeyle, bu “otobüs hastalığı” bende çocukluktan itibaren oldukça ileri bir seviyedeydi. O DÖNEM SOSYAL MEDYA YOKTU, BİZ KENDİ ARŞİVİMİZİ OLUŞTURUYORDUK Otobüs merakım zamanla hobi fotoğrafçılığına dönüştü. Bugünkü kadar yaygın bir sosyal medya ortamı yoktu; Facebook’la dahi 2008 yılında, yaklaşık 15 yaşındayken tanıştık. O yıllarda otobüsleri yalnızca seyahatler sırasında görebiliyorduk. Biz de fotoğraf makinemizi alıp otobüslerin fotoğraflarını çekmeye ve kendimize bir arşiv oluşturmaya başladık. Bu nedenle 2006 yılından beri otogarlardayım. Otogarlarda geçirdiğimiz zaman arttıkça yalnızca araçları değil, sektörün insanlarını, firmalarını ve kültürünü de tanımaya başladık. Bugün kıymetli ağabeylerimiz olarak gördüğümüz birçok sektör temsilcisiyle ilk kez o yıllarda tanıştık. Bu saha deneyimi, ilerleyen yıllarda firmaların kültürünü ve yolcu profilini anlamamız açısından en büyük avantajlarımızdan biri oldu. HOBİMİZİ VE MESLEKİ BİRİKİMİMİZİ AYNI GİRİŞİMDE BİRLEŞTİRDİK Lojistik benim eğitimini aldığım ve profesyonel olarak çalıştığım alandı; otobüs ise yıllardır taşıdığım en güçlü hobimdi. Lise ve üniversite yıllarından itibaren reklamcılık, tasarım ve dijital iletişim çalışmalarını da yakından takip ediyordum. Askerlik sonrasında yurt dışında bulunduğum bir eğitim döneminde kendimi ve yapmak istediğim işi yeniden değerlendirme fırsatı buldum. Tasarım konusunda el yatkınlığım, reklamcılığa ilgim ve otobüs sektörüne yönelik birikimim vardı. “Bildiğimiz ve sevdiğimiz bu alanları neden tek bir işte birleştirmeyelim?” diye düşündük. Böylece hobimizle girişimimizi bir araya getirdik ve Ağustos 2019’da Zemberenk Medya’yı kurduk. 2026 itibarıyla yedinci faaliyet yılımızdayız. Zemberenk ismini bulmamız dahi yaklaşık 36 gün sürdü. Farklı, akılda kalıcı ve merak uyandıran bir isim olmasını istiyorduk. İsim; “zehir zemberek” ifadesinin güçlü çağrışımıyla, saatin çalışmasını sağlayan zemberek mekanizmasının sistemli yapısından esinlenerek ortaya çıktı. İlk duyulduğunda insanlarda merak uyandırdı; zaman içinde de marka ile özdeşleşen, dile yerleşen bir isim hâline geldi. PANDEMİDEN ÖNCE SOSYAL MEDYANIN NEDEN GEREKLİ OLDUĞUNU ANLATIYORDUK Zemberenk Medya’nın kuruluşundan sonraki ilk dönem oldukça sancılı geçti. 2019’da firmalara önce sosyal medyanın ne olduğunu, ardından da neden gerekli olduğunu anlatıyorduk. İnsanlar sosyal medyanın önemini bugünkü kadar net görmüyordu. Biz işe Lüks Artvin ile başladık; ardından Beydağı Turizm ile çalışmaya başladık ancak elimizde örnek çalışmalar bulunmasına rağmen ilk bir iki yılın önemli bir kısmı farkındalık oluşturarak geçti. Pandemi bu açıdan önemli bir kırılma noktası oldu. İnsanların internet ve sosyal medya kullanımındaki artış herkes tarafından görülünce dijital iletişimin gerekliliği daha açık biçimde anlaşıldı. Sonraki dönemde Topçam, Düzce Güven, Balıkesir Uludağ, Çankırı Özlem, Vangölü, Adıyaman Gülaras ve Yıltur gibi firmalar portföyümüze katıldı. Daha önce biz firmalara gidip yaptığımız işi anlatırken, bugün firmalar örneklerle bize geliyor ve “Bunu kendi markamıza nasıl uyarlayabiliriz?” diye soruyor. Elbette bu süreçte rekabet de arttı. İlk yıllarda otobüs sektörüne hizmet vermeyi tercih eden ajans sayısı oldukça sınırlıydı. Bugün daha fazla oyuncu var. Bu nedenle sürekli yeni fikirler üretmeye, sunduğumuz hizmeti geliştirmeye ve her firma için farklı bir değer oluşturmaya çalışıyoruz. HER FİRMAYA AYNI ŞABLONU UYGULAMAK EN BÜYÜK HATA Bugün yaklaşık 10 firmayla aktif olarak çalışıyoruz. Bu firmaların her birinin bölgesi, geçmişi, yolcu profili, kurumsal rengi ve iletişim dili birbirinden farklı. Bu nedenle “Bir şablon hazırlayalım ve bütün firmalarda aynısını kullanalım” anlayışımız kesinlikle yok. Böyle bir yaklaşım, markaların kimliğini ortadan kaldırır. Bir firmayla çalışmaya başladığımızda doğrudan firma sahipleriyle veya onların yönlendirdiği yöneticilerle iletişim kuruyoruz. Yaklaşık iki ila iki buçuk aylık süreçte hem çalışma düzenimiz oturuyor hem de biz firmayı bütün yönleriyle tanımaya başlıyoruz. Bu dönemde sosyal medya hesaplarından gelen yorumları, mesajları ve yolcunun içeriklere verdiği etkileşimi analiz ediyoruz. Böylece kullandığımız tasarım dilinin, rengin ve içerik türünün doğru olup olmadığını görüyoruz. Örneğin güncel bir sosyal medya akımını bir firmaya uyarladığımızda bazı yolcular “Bu kadar köklü bir firmaya böyle bir içerik yakışıyor mu?” diyebiliyor. Bu geri dönüş, o firmanın kitlesinin söz konusu iletişim biçimine hazır olmadığını gösterebiliyor. Başka bir firmada ise aynı yaklaşım, “Yılların firması teknolojiye ve güncel akımlara ayak uyduruyor” şeklinde olumlu karşılık bulabiliyor. Dolayısıyla içerik üretirken yalnızca trendi değil, firmanın kültürünü ve yolcu kitlesinin beklentisini de okumak gerekiyor. İÇERİK ÜRETİMİNİN SIRRI FARKLI DENİZLERE YELKEN AÇMAK Bu işin en zor tarafı sürdürülebilir biçimde özgün içerik üretmek. Bazen saatlerce düşündüğümüz, buna rağmen kalem oynatamadığımız dönemler oluyor. Her gün aynı sektöre bakarak yeni fikir üretmek mümkün değil. Bu nedenle farklı sektörleri, farklı iletişim biçimlerini ve dünyadaki yaratıcı çalışmaları takip ediyoruz. Ben bunu “farklı denizlere yelken açmak” şeklinde ifade ediyorum. İlham çoğu zaman insanın alıştığı alanın dışına çıktığında geliyor. Elbette içeriklerin yayımlanmadan önce bir onay süreci var. Hazırladığımız çalışmaları firmayla değerlendiriyoruz. Bazen fikrin arkasında durup, bu içeriğin markaya yeni bir erişim ve etkileşim sağlayacağını anlatarak ısrar ediyoruz. Bazı durumlarda ise son söz doğal olarak firma yönetiminin oluyor. “Ferman padişahındır” diyerek onların yaklaşımına göre düzenleme yaptığımız da oluyor. Önemli olan ajansın yaratıcılığıyla firmanın kurumsal hassasiyetleri arasında doğru dengeyi kurmak. Yayımlanan çalışmalarımızın içerik ve fikir boyutunda bugüne kadar ciddi bir olumsuz geri dönüşle karşılaşmamamızın temelinde de bu ortak değerlendirme süreci bulunuyor. PROFESYONELLİK İLK PAYLAŞIMDAN İTİBAREN FARK EDİLİR Profesyonel biçimde yönetilmeyen bir sosyal medya hesabını devraldığımızda değişim ilk paylaşımdan itibaren görülür. Tasarım dili, kurumsallık, içerik bütünlüğü ve profilin genel görünümü anında farklılaşır. Çünkü sosyal medya hesabı artık firmanın dijital vitrini hâline gelmiştir. Yolcu hesaba girdiği anda karşısına çıkan ilk görüntü, firma hakkındaki ilk kanaatini doğrudan etkiler. Takipçi ve etkileşim artışı ise firmadan firmaya değişir. Bölgesinde sevilen, benimsenen ve güçlü bir marka değeri bulunan firmalarda işimiz daha kolaydır. Böyle bir hesabın bin kişilik organik takipçi kitlesi, doğru yönetimle altı ay içinde 2 bin 500 veya 3 bin seviyelerine ulaşabilir. Ancak yöresinde sevilmeyen, yolcunun yalnızca zorunluluktan tercih ettiği bir firmada ne kadar iyi içerik üretirsek üretelim aynı sonucu almak mümkün olmayabilir. Bu noktada firmanın da inisiyatif alması gerekir. Sosyal medya yönetimi tek başına bütün hedefleri gerçekleştirecek sihirli bir araç değildir. Sponsorlu içerik, dijital reklam ve influencer iş birlikleri için bütçe ayıran firmalarda büyüme ivmesi daha hızlı yakalanır. Buna rağmen “Bin takipçili hesabı şu kadar sürede 10 bin takipçiye çıkarırız” şeklinde kesin bir süre ve sonuç taahhüdü vermeyi doğru bulmuyorum. Dijital mecralar bu kadar mekanik ilerlemiyor. SOSYAL MEDYA YÖNETİMİ BİLET SATIŞINI DOĞRUDAN ARTIRAN BİR SİSTEM DEĞİLDİR Otobüs sektöründe sosyal medya konusunda doğru bilinen en büyük yanlışlardan biri, profesyonel hesap yönetiminin doğrudan bilet satışını artıracağı beklentisidir. Firmalardan zaman zaman “Sizinle çalışırsak bilet satışlarımız artacak mı?” sorusunu alıyoruz. Grafik tasarım ve organik sosyal medya yönetimi, tek başına bilet satışını artıran bir sistem değildir. Biz firmanın dijital görünümünü kurumsallaştırır, profesyonel bir vitrin oluşturur ve yolcuyla iletişimini güçlendiririz. Güzergâhları, seferleri, hizmetleri, kampanyaları ve firmanın avantajlarını anlatan satış destekleyici içerikler de üretiriz ancak bunlar doğrudan satış performansı garantisi anlamına gelmez. Daha önce bazı firmalara “Bilet satışlarınızı yüzde 15-20 artıracağız” şeklinde taahhütler verildiğini duyduk. Böyle bir vaadin gerçekçi ve samimi olduğunu düşünmüyorum. Bilet satışını dijital kanallardan artırmak isteyen bir firmanın hızlı ve kullanıcı dostu bir web sitesine, güçlü bir SEO altyapısına, işleyen bir online bilet satış sistemine, rekabetçi avantajlara ve bunları destekleyecek ayrı bir reklam bütçesine ihtiyacı vardır. Sosyal medya bu yapının duyuru ve iletişim mekanizmasıdır. Firmanın sunduğu avantajları doğru kitleye taşır; güven, bilinirlik ve tercih edilme ihtimalini destekler. Fakat bütün satış sorumluluğunu tek başına sosyal medyaya yüklemek doğru değildir. SOSYAL MEDYA, FİRMA İLE YOLCU ARASINDAKİ DOĞRUDAN İLETİŞİM KÖPRÜSÜDÜR Sosyal medya yönetimi yalnızca tasarım hazırlayıp gönderi yayımlamaktan ibaret değil. Hesapların mesaj ve yorum bölümlerinde yolcular, doğrudan sonuç almak istedikleri sorular soruyor. Gecenin üçünde bagajının kaybolduğunu bildiren, belirli bir durakta otobüsün gelmediğini söyleyen veya sefer hakkında bilgi isteyen yolcular olabiliyor. Bu sorulara doğru ve hızlı cevap verilebilmesi için firmanın kendi bünyesinden bir personelle entegre çalışmamız gerekiyor. Biz firmalara en başta şunu söylüyoruz: Dijitalde görünen yüzünüzü oluşturabiliriz; ancak operasyonel bilgiye ulaşabilmek için arka planda mutlaka firma içinden bir muhatabımız olmalı. Yorumlarda veya X gibi anlık iletişimin öne çıktığı mecralarda daha esprili ve sıcak cevaplar verilmesi gereken durumlar da yaşanıyor. Bunları da her firmanın kültürüne, kurumsal kimliğine ve yolcu kitlesine göre yönetiyoruz. Sosyal medya, günümüzde yolcunun firma ile birebir temas kurduğu en önemli kanallardan biri hâline geldi. KRİZDE VERİLEN TEK BİR YANLIŞ CEVAP BÜTÜN SÜRECİ TERSİNE ÇEVİREBİLİR Kaza, afet, olumsuz haber veya firmanın itibarını etkileyebilecek bir gelişme yaşandığında sosyal medya yönetimi çok daha hassas bir boyut kazanıyor. Böyle zamanlarda hızlı davranmak kadar doğru davranmak da önemli. Herhangi bir gönderi yayımlamadan önce sakin kalmak, firmayla birlikte bütün ihtimalleri değerlendirmek ve kullanılacak her kelimeyi dikkatle seçmek gerekiyor. Hizmet verdiğimiz Lüks Artvin, 2023 yılının başında Türkiye genelinde pozitif olarak gündeme yayıldı ve 10 gün boyunca bütün süreci biz yönettik. Böyle bir noktada verilecek yanlış bir cevap, kullanılacak hatalı bir ifade veya dikkatsiz bir mesaj, bütün süreci tersine çevirebilir. Bu nedenle hem krizleri hem de trend olan markalarımızın süreçlerini ince eleyip sık dokuyarak yönetiyoruz. Ekibimizde bu alana odaklanan, firmalara itibar yönetimi ve iletişim danışmanlığı sağlayan çalışma arkadaşlarımız da bulunuyor. GRAFİK TASARIMDAN WEB SİTESİNE KADAR BÜTÜN DİJİTAL İHTİYAÇLARI TEK ÇATIDA SUNUYORUZ Grafik tasarım, sosyal medya yöneticiliği, topluluk ve yorum yönetimi, içerik üretimi, dijital reklam ve itibar yönetimi aslında birbirinden farklı uzmanlık alanlarıdır. Biz bu hizmetleri tek çatı altında, birbirini tamamlayacak biçimde sunuyoruz. Bunun yanında fotoğraf ve video çekimleri, kurumsal kimlik çalışmaları, baskıya hazır tasarımlar ve web sitesi hizmetleri de veriyoruz. Araç teslimatlarında ve özel projelerde fotoğraf-video çekimleri gerçekleştiriyoruz. Geçtiğimiz yıl Ali Osman Ulusoy ile yaptığımız bir çalışma kapsamında Samsun’dan başlayarak Karadeniz sahil hattı üzerinden Zonguldak’a kadar ilerledik; ardından Bursa ve Çanakkale üzerinden İzmir, Çeşme ve Bodrum’a kadar uzanan geniş bir rotada çekimler yaptık. Farklı sektörlerde de çekim çalışmalarımız bulunuyor. Fotoğraf ve video benim aynı zamanda hobim olduğu için fırsat buldukça özellikle teslimat çekimlerine bizzat katılmayı tercih ediyorum. Hâli hazırda iki otobüs firması için hazırladığımız web sitelerinin çalışmalarını tamamladık; yayıma alınma süreçleri kaldı. Balıkesir Uludağ ile 2021 yılında çalışmaya başladık. Firma, sonraki yıl Türkiye genelindeki yazıhanelerini yenilerken kullanılan tasarım ve giydirme çalışmalarının tamamını biz hazırladık. Böylece dijitalde oluşturduğumuz kurumsal çizgiyi fiziksel alanlara da taşıdık. Araçların dış giydirme ve kuşak tasarımları ise düzenli olarak sunduğumuz temel hizmetlerden biri değil. Bu alan farklı programlar ve ayrı bir uzmanlık gerektiriyor ancak kıramadığımız, uzun süredir birlikte çalıştığımız firmalar için özel çalışmalar yaptığımız oluyor. Çankırı Özlem’in bazı araç kuşaklarını bu kapsamda hazırladık. Buna rağmen araç tasarımını genel hizmet paketimizin merkezine koymayı düşünmüyoruz. ÖNÜMÜZDEKİ 10 YILDA OTOBÜSÇÜLÜĞÜN DİJİTAL YAPISI BÜYÜK ÖLÇÜDE DEĞİŞECEK Otobüs sektörü bir süredir dijital dönüşümün içinde ve önümüzdeki 10 yılda bu alanda çok daha büyük değişiklikler yaşanacağını düşünüyorum. Şehir içindeki geleneksel yazıhanelerin sayısı giderek azalıyor. Bilet satın alma, firma araştırma, hizmetleri karşılaştırma ve yolculuk öncesi iletişim süreçleri giderek dijital kanallara taşınıyor. Sektörü fark etmeksizin bütün işletmelerin sosyal medya, web sitesi ve dijital reklam alanlarında bu dönüşüme ayak uydurması gerekiyor. Bir yolcu hiç bilmediği bir şehirden başka bir şehre seyahat edeceğinde, tanımadığı firma hakkında çoğu zaman ilk olarak sosyal medya hesabına bakıyor. “Bu firma nereye gidiyor, nasıl bir hizmet veriyor, güvenilir mi, araçlarda internet, priz veya ikram var mı?” gibi sorularının cevabını dijital kanallarda arıyor. Nitekim yönettiğimiz hesaplara gelen mesajların önemli bir bölümü de bu konularla ilgili. Bu nedenle yolcunun firmayla ilk görüşmesi artık çoğu zaman yazıhanede veya bilet satın alma aşamasında değil, sosyal medya hesabında gerçekleşiyor. Biz sosyal medya üzerinden bu ilk tanışmayı yönetiyor; sonrasında ürettiğimiz içerikler ve duyurduğumuz kampanyalarla yolcu ile marka arasındaki bağı devam ettiriyoruz. Temel hedefimiz, yolcunun firmayı yalnızca bir seferlik tercih etmesi değil, markaya karşı aidiyet duygusu geliştirmesidir. KENDİMİZİ AJANS DEĞİL, BUTİK DİJİTAL PARTNER OLARAK GÖRÜYORUZ Zemberenk Medya olarak firmalara her hafta “Bu hafta ne paylaşmak istiyorsunuz?” diye soran bir yapıda çalışmıyoruz. İçeriği üretiyor, tasarımı hazırlıyor, fikri geliştiriyor ve gerekli durumlarda stratejiyi de biz oluşturuyoruz. Firmanın yapmak istediği şeyi yolcuya doğru biçimde aktarabilmek için dijital bir köprü görevi üstleniyoruz. Bu nedenle kendimizi yalnızca hizmet veren bir ajans değil, firmanın “butik dijital partneri” olarak konumlandırıyoruz. Çalıştığımız firmalarla klasik müşteri-ajans ilişkisinin ötesinde bir yol arkadaşlığı kuruyoruz. İyi dönemlerinde de zor dönemlerinde de yanlarında oluyor, gerektiğinde danışmanlık sağlıyor ve dijitalde karşılaştıkları sorunlara birlikte çözüm arıyoruz. Bir anlamda kader ortaklığı yapıyoruz. Çünkü çalıştığımız firmaları gerçekten sahipleniyoruz. Yolda kendi aracımla seyahat ederken müşterimiz olan bir firmanın otobüsünü gördüğümde aracın nereye gittiğine, nasıl göründüğüne ve operasyonun nasıl ilerlediğine dikkat ediyorum. Yeni katılan firmalar dışında bugün birlikte çalıştığımız markaların önemli bir kısmıyla ortalama üç buçuk- dört yıldır yol yürüyoruz. Kurulduğumuz günden beri bizimle çalışan firmalar da var. Uzun süreli iş birlikleri sayesinde firmaların bütün dijital süreçleri bize emanet ediliyor. Biz de onların yolcuyla kurduğu ilişkiden dijital dünyada bıraktığı dijital izlere kadar her alanı mümkün olan en iyi şekilde yönetmeye çalışıyoruz.

Kâmil Koç, 100. Yılını Türkiye'ye Değer Katan Projelerle Kutluyor Haber

Kâmil Koç, 100. Yılını Türkiye'ye Değer Katan Projelerle Kutluyor

1926 yılında, Cumhuriyetimizin ilk adımlarıyla birlikte Türkiye'nin ilk şehirlerarası yolcu taşımacılığı şirketi olarak kurulan Kâmil Koç, yüz milyonlarca insanın hayatına dokunduğu bir asırlık serüvenini gururla selamlıyor. Global iş ortağı Flix’in küresel vizyonuyla yerel tecrübesini harmanlayan marka, 100. yılını tüm yıla yayılan geniş kapsamlı kurumsal sosyal sorumluluk, kampanya ve marka iletişimi çalışmalarıyla bir bütün olarak konumlandırıyor. Yılın ilk yarısında gerçekleştirilen projelerle 100 yıllık köklü geçmişini geleceğe taşıyan marka, yılın ikinci yarısında da yeni iletişim kampanyaları, kurumsal sosyal sorumluluk projeleri ve yol arkadaşlarına yönelik avantajlı uygulamalarla kutlamalarını sürdürmeye hazırlanıyor. 100. yıla özel yeni kurumsal kimlik Bir asırlık yolculuğunun gururunu görsel dünyasına taşıyan Kâmil Koç, 100. yıl kutlamalarının ilk adımlarından biri olarak asırlık mirasını ve global ortağı Flix’in vizyonunu yansıtan özel 100. yıl logosunu kullanmaya başladı. Markanın yeni yüzyıl vizyonunu simgeleyen kurumsal kimlik çalışmaları kapsamında otobüs filosu da özel 100. yıl tasarımlarıyla giydirildi. 100. yıla özel olarak tasarlanan kurumsal logo, markanın köklü geçmişini ve yenilikçi kimliği ortaya koyarken, bu özel tasarımla giydirilen Kamil Koç’un yeni nesil otobüsleri Türkiye yollarında boy göstermeye başladı. Ayrıca bu yıla özel hazırlanan tasarımlarla, Kâmil Koç en yeni araçlarını birer turizm elçisi olarak konumlandırdı. Özel tasarım ve tekniklerle ülkemizin doğal ve tarihi güzellikleriyle giydirilen bu araçlar ülkenin tüm yollarında büyük ilgi ile karşılandı. Her ay 100 yolcuya ücretsiz bilet kampanyası 100. yıl kutlamalarının en dikkat çeken projelerinden biri ise yıl boyunca devam edecek ücretsiz bilet kampanyası oldu. Kâmil Koç, 2026 yılı boyunca her ay gerçekleştireceği çekilişlerle 100 yolcusuna ücretsiz seyahat hakkı sunuyor. “100 Yıldır Yol Arkadaşınız” mottosuyla coşkuyu tüm ülkeye yayan Kâmil Koç'un mobil uygulama ve dijital kanallar üzerinden bilet satın alan yolcuların otomatik olarak dahil olduğu bu kampanya, markanın yol arkadaşlarına bir teşekkür niteliği taşıyor. Öğretmenlerle başlayan teşekkür yolculuğu Kâmil Koç, 100. yılını yalnızca kampanyalarla değil, toplumun farklı kesimlerine yönelik teşekkür projeleriyle de kutluyor. Toplumun seyahat özgürlüğünü genişletmeyi ve her kesimden kişinin kolayca seyahat etmesini sağlamayı kendine görev edinen Flix ile kurulduğu günden bu yana toplumsal faydayı önceleyen Kâmil Koç’un bir araya gelerek oluşturduğu sinerji Kamil Koç’un 100. yılında da dolu dizgin yoluna devam ediyor. Şirket ilk olarak geleceğimizi inşa eden öğretmenlerimize yönelik %20’ye varan indirim kampanyasıyla bir teşekkür zinciri başlattı. Öğretmenlerle başlayan bu vefa hareketi; önümüzdeki dönemde sağlık çalışanları, emniyet mensupları ve diğer tüm kamu personeline yönelik özel indirimlerle genişletilerek toplumun her kesimine ulaştırılacak. Kâmil Koç, böylece 100. yılını aynı zamanda bir "teşekkür yılı" olarak değerlendirmeyi hedefliyor. UEFA Avrupa Ligi heyecanını 100. yıl coşkusuyla buluşturdu Kâmil Koç, global iş ortağı Flix’in ana sponsorlarından biri olduğu UEFA Avrupa Ligi’nin İstanbulda gerçekleştirilen Final organizasyonunda yerini aldı. UEFA Avrupa Ligi’nin resmi küresel ortaklarından biri olarak İstanbul Beşiktaş Park’ta oynanan tarihi final coşkusunu Taraftar Festivali’yle kutladı. Beşiktaş'ta düzenlenen Taraftar Festivali'nde eski futbol yıldızı Pascal Nouma gibi ikonik isimleri ve binlerce futbolseveri standında ağırlayan marka; sürdürülebilir seyahat temalı etkinlikleri, sürpriz hediyeleri ve final bileti çekilişleriyle 100. yıl coşkusunu uluslararası bir organizasyona taşıdı. Asırlık hikâye yapay zekâ destekli film serisiyle ölümsüzleşti Kâmil Koç'un 100. yıl iletişim çalışmalarının en dikkat çeken projelerinden biri ise yapay zekâ teknolojisi kullanılarak hazırlanan kısa film serisi oldu. Üç bölümden oluşan serinin final bölümünde, izleyiciler yapay zekâ desteği sayesinde Türkiye’nin 100 yıllık yol arkadaşı olma vizyonunu markanın kurucusu Kâmil Koç Beyefendi’nin kendisinden dinleme fırsatı buldular. Geçmiş ile geleceği aynı hikâyede buluşturan filmde Kâmil Koç, markanın bir asırlık yolculuğunu duygusal bir anlatımla izleyicilere aktardı. Kâmil Koç'un yalnızca ulaşım alanındaki başarısını değil; yüz yıldır milyonlarca insanla kurduğu "yol arkadaşlığı" bağını da geleceğe taşıyan film, izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Aynı güvenle milyonlarca “Yol arkadaşımıza” eşlik etmeye devam edeceğiz. Flix’in kurucusu ve CEO’su André Schwämmlein, Kamil Koç’un 100. yıldönümüyle ilgili şu değerlendirmede bulundu: Kâmil Koç’un 100. yıldönümünde, olağanüstü bir mirası ve güvenilir bir yerel marka ile küresel, teknoloji odaklı bir mobilite şirketi arasındaki ortaklığın yarattığı büyük değeri kutluyoruz. 2019 yılında Flix ailesine katıldığından bu yana Kâmil Koç, bir asırlık uzmanlığını Flix’in teknolojisi ve uluslararası ağıyla birleştirerek herkes için seyahat deneyimini daha erişilebilir, konforlu ve sürdürülebilir hale getirdi. Kâmil Koç, ikinci 100 yılına adım atarken, bu yolculuğu birlikte sürdürmeyi ve tüm Türkiye’de ve ötesinde “Yol Arkadaşlarımızla” kurduğumuz asırlık bağları güçlendirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. "100. Yılımızı, yıl boyunca kutlamaya devam edeceğiz" Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, 100. yıl çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "1926 yılında, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında Anadolu yollarında başlayan bu büyük yolculukta, bugün halkımızın sarsılmaz desteğiyle 100 yıllık bir çınara dönüşmenin gururunu yaşıyoruz. Geride bıraktığımız bir asır boyunca ülkemizin dört bir yanında, hatta sınırlarımızın ötesinde milyonlarca yolcuya yol arkadaşlığı yapmak; ailelere, öğrencilere, çalışanlara ve hayallerinin peşinden giden sayısız insana eşlik etmek bizim için ticari bir başarının çok ötesinde, büyük bir sorumluluktur. Kâmil Koç olarak bu önemli yılı yalnızca geçmişimizi anmak için değil, yol arkadaşlarımızla birlikte geleceğimizi inşa etmek için de büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Bu kapsamda, kurumsal kimliğimizden iletişim kampanyalarımıza, sosyal sorumluluk projelerimizden müşteri deneyimini geliştiren uygulamalarımıza kadar çok sayıda çalışmayı hayata geçirdik. Türkiye’nin 100 yıllık köklü markalarından biri olmanın verdiği bu kıvanç, bizi her gün daha ileriye taşıyan bir ilham kaynağıdır. 100. yılımızı tek bir dönemle sınırlı tutmayıp yıl boyunca Türkiye’nin farklı bölgelerinde kutlamayı sürdüreceğiz. Yılın ikinci yarısında da yeni sosyal sorumluluk projeleri, çevreye değer katan adımlar ve sürpriz indirim kampanyalarıyla yol arkadaşlarımıza teşekkür etmeye, Kâmil Koç’u yeni yüzyıla hep birlikte taşımaya devam edeceğiz."

Koluman Tarsus ile Mercedes-Benz Türk Bayi ve Yetkili Servis Ağında Yeni Adım Haber

Koluman Tarsus ile Mercedes-Benz Türk Bayi ve Yetkili Servis Ağında Yeni Adım

Mercedes-Benz Türk, müşteri deneyimini daha da güçlendirmeye yönelik bayi ve yetkili servis ağı yapılanma stratejisi doğrultusunda yatırımlarını sürdürüyor. Bu kapsamda Koluman Tarsus bayisi, Mercedes-Benz Türk ağır ticari araç müşterilerine özel olarak yeniden yapılandırılarak hizmete açıldı. Daha önce farklı lokasyonlarda veya farklı ürün grupları ile birlikte aynı tesiste sunulan satış ve satış sonrası hizmetler, yeni yatırımla birlikte tek çatı altında buluşarak yalnızca Mercedes-Benz Türk kamyon ve otobüs müşterilerine odaklanan entegre bir yapıya dönüştürüldü. Ağır ticari araç müşterilerine özel yeni tesis Yeni havalimanı kavşağında, Adana, Tarsus ve Mersin arasındaki yoğun trafik akışının merkezinde yer alan Koluman Tarsus tesisi, stratejik konumuyla da ön plana çıkıyor. Mercedes-Benz Türk ağır ticari araç müşterileri için erişim kolaylığı sağlayan tesis, aynı zamanda markanın bölgedeki görünürlüğünü de güçlendiriyor. Yaklaşık 8 ayda tamamlanan tesis, yalnızca fiziksel bir dönüşümü değil, aynı zamanda Mercedes-Benz Türk’ün müşteri odaklı hizmet anlayışının yeni bir yansımasını temsil ediyor. Mercedes-Benz Türk ağır ticari araç müşterilerine özel olarak yeniden yapılandırılan Koluman Tarsus tesisinin çalışma alanı yaklaşık 600 metrekare artırılırken, genişleyen atölye altyapısı ve artırılan operasyon kapasitesiyle daha yüksek hizmet verimliliği sağlanıyor. 4 kanallı ve 4 kanalsız çalışma alanı içeren ve aynı anda 24 adet araca hizmet verebilecek mekanik atölyesiyle operasyonel kapasitesi daha da güçlendirilen ve Mercedes-Benz Türk’ün yeni kamyon kurumsal kimlik görünümüne uygun olarak yenilenen tesiste, daha önce ortak kullanılan operasyon alanları tamamen ayrıştırılarak Mercedes-Benz Türk’e özel hale getirildi. Böylece servis süreçleri daha etkin yönetilirken uzmanlaşmış hizmet yapısı daha da güçlendirildi. Mercedes-Benz Türk Bayi Ağı ve İş Geliştirme Direktörü Can Balaban konuyla ilgili yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Mercedes-Benz Türk olarak bayi ağımızla birlikte 9.000’i aşkın kişiye istihdam sağlıyor; satıştan satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreçlerde daha uzmanlaşmış, daha hızlı ve daha verimli bir hizmet yapısı oluşturmak amacıyla yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Koluman Tarsus’ta hayata geçirilen bu yatırım, ağır ticari araç müşterilerimizin ihtiyaçlarına özel olarak tasarlanmış entegre bir hizmet modelini temsil ediyor. Satış ve satış sonrası hizmetlerin tek çatı altında buluştuğu bu yeni yapı ile bölgedeki lojistik ve taşımacılık ekosistemine değer katarak daha da etkin ve daha da bütüncül bir deneyim sunmayı hedefliyoruz.” Mercedes-Benz Türk 2. El Otobüs ve Kamyon Satış Direktörü Didem Özensel ise açılış ile ilgili: ”Türkiye’nin yedi bölgesinde sadece otobüs ve kamyon müşterilerimize hizmet veren bayi ve yetkili servislerimizde çok güçlü bir yeniden yapılanma süreci içerisindeyiz. Bugün de Koluman Tarsus bayimizi yerinde ziyaret ettik. Genişleyen atölye altyapısı ve artırılan operasyon kapasitesiyle daha yüksek hizmet verimliliği sağlanan tesisimizde müşterilerimize üst düzey hizmet sağlamaya devam edeceğiz. Yeni tesisimizin hayırlı olmasını dilerim.” dedi. Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Ticari Araçlar Direktörü Ali Türkay Saltık ise şöyle konuştu: “Yenice lokasyonunda konumlanan Koluman Tarsus bayimiz ticaretin merkezi olarak ifade edilen stratejik bir konumda hizmet veriyor. Yeni tesisimizde atölyemizi yüzde 56 oranında büyüttük. Bugün derinliği ve kapasitesi daha yüksek bir atölyede müşterilerimize hizmet veriyoruz. Tesisimizin servis altyapısı güçlendirilerek günlük 50 araca kadar hizmet verebilecek kapasiteye ulaşıldı. Yeni tesisimizde servisten, satışa, kaportadan, yedek parçaya kadar tüm alanlarda sunduğumuz hizmeti tek çatı altında birleştirdik. Böylelikle 28 kişilik uzman kadromuzla müşterilerimize uçtan uca tek noktada daha da hızlı daha da pratik hizmet sunuyoruz. Modern altyapısı, güçlü operasyon kapasitesi ve stratejik konumuyla Koluman Tarsus’un, bölgedeki ağır ticari araç müşterilerimiz için önemli bir hizmet merkezi olacağına inanıyoruz.”

Hasmer Konya Ağır Ticari Araç Müşterilerine Özel Tesisinde Hizmete Başladı Haber

Hasmer Konya Ağır Ticari Araç Müşterilerine Özel Tesisinde Hizmete Başladı

Mercedes-Benz Türk, müşteri deneyimini güçlendirmeyi merkezine alan bayi ve yetkili servis ağı yeniden yapılanmasını yeni yatırımlarla sürdürüyor. Bu kapsamda Hasmer Konya, Mercedes-Benz Türk’ün kurumsal kimlik dönüşümünü hayata geçirirken aynı zamanda kamyon ve otobüs müşterilerinin ihtiyaçlarına göre baştan sona yeniden tasarlandı. Konya’nın önemli ticari akslarından biri olan Konya-Ereğli yolu üzerinde yer alan tesis; geniş servis alanı, modern mimarisi, operasyonel verimliliği artıran yapısı ve ağır ticari araç müşterilerinin beklentilerini merkeze alan planlamasıyla dikkat çekiyor. Mercedes Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün açılışta yaptığı konuşmada: “Mercedes-Benz Türk olarak ağır ticari araç endüstrisinde kesintisiz sürdürdüğümüz öncülüğümüzde en önemli rollerden birini ülke geneline yayılmış bayi ve yetkili servis ağımız üstleniyor. Her yatırımımızda müşterilerimizin beklentilerini ve sektörün dönüşen dinamiklerini dikkate alıyoruz. Hasmer Otomotiv’in, Konya’da hayata geçirdiği yatırımı, yeni bayi ağı yapılanmamızda önemli bir adımı temsil ediyor. Tesis, en yoğun ticari akslardan biri olan Konya Ereğli Yolu üzerindeki konumu ile ağır ticari araç müşterilerine çok daha yakından hizmet sunacak; ayrıca bölgenin ekonomisine ve istihdamına da katkı sağlayacak. Bugün 120 çalışanı ile ağır ticari araç müşterilerine hizmet sağlayan Hasmer Otomotiv, yeni tesisi Hasmer Konya’da fiziksel yatırımın dışında insan kaynağına da yatırımı odağına alarak tesiste 50 kişiye istihdam sağlıyor. 17.000 metrekarelik alanda konumlanan tesis; 6.100 metrekarelik kapalı alanı ve 1.750 metrekarelik mekanik atölyesi ile bölgedeki ağır ticari araç kullanıcılarının operasyonel sürekliliğine doğrudan katkı sağlayacak. Hasmer Otomotiv ile 1994 yılından bu yana devam eden iş ortaklığımızı Konya’da açılan yeni tesisimizle daha da güçlendirmekten memnuniyet duyuyoruz. Yeni tesisin tüm paydaşlarımıza hayırlı olmasını diliyorum” dedi. Hasmer Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Savaş Bağcı ise: “Hasmer Otomotiv olarak Mercedes-Benz Türk ile 31 yıllık iş ortaklığımız boyunca en büyük önceliğimiz, müşterilerimizin ihtiyaçlarına hızlı ve doğru şekilde yanıt verebilmek oldu. Bugün Düzce ve Konya’da ağır ticari araç müşterilerimize Hasmer Otomotiv çatısı altında hizmet sunuyoruz. Konya’da ağır ticari araçlara özel bu yeni yapılanmayı hayata geçirirken yalnızca bir tesis açmayı değil, bölgenin beklentilerine doğrudan karşılık veren güçlü bir hizmet ekosistemi kurmayı amaçladık. Günlük 80 araca kadar servis hizmeti verebilecek geniş atölye kapasitemiz, teknolojik altyapımız ve 13 eğitimli sertifikalı teknisyen ekibimizle müşterilerimize daha hızlı, daha erişilebilir hizmet sunmanın gururunu yaşıyoruz. Atölye bölümümüz tamamen çelik konstrüksiyon tek parça olarak inşa edilirken, tüm süreçler dijital altyapı ve otomasyon odaklı olarak tasarlandı. Tesisimizin bulunduğu konum, Türkiye’nin doğu–batı lojistik hattının merkezinde yer alması nedeniyle büyük bir stratejik önem taşıyor. Bu yapılanmayla birlikte ağır ticari araç kullanıcılarına yol üzerinde kesintisiz destek verebilecek, operasyonel verimliliklerini sağlayabilecek bir merkez oluşturduk. Hasmer Otomotiv olarak Konya’daki yeni tesisimizin, hem markamız hem de ülkemizin taşımacılık sektörü için uzun vadeli değer üreteceğine inanıyoruz” dedi.

Mercedes-Benz Türk Aksaray Müşteri Merkezi Yenilenen Yüzüyle Hizmete Açıldı Haber

Mercedes-Benz Türk Aksaray Müşteri Merkezi Yenilenen Yüzüyle Hizmete Açıldı

Mercedes-Benz Türk, Aksaray Kamyon Fabrikası bünyesindeki Müşteri Merkezi’ni yeni yapısıyla hizmete açtı. Merkez, Mercedes-Benz Türk’ün yeni kurumsal kimlik yapılanması doğrultusunda yenilenerek kamyon müşterilerinin ihtiyaçları doğrultusunda yeniden tasarlandı. Araç teslimat süreçlerinin yürütüldüğü, müşterilerin araçlarını daha yakından tanımalarını sağlayan teknik eğitimlerin ve profesyonel eğitmenler eşliğinde gerçekleştirilen güvenli sürüş eğitimlerinin düzenlendiği merkez, modern ve müşteri odaklı yeni bir yapıya kavuştu. Yenilenen mimarisi, müşterilerinin ihtiyaçlarına odaklanan servis alanları ve güncellenen hizmet altyapısıyla Aksaray Müşteri Merkezi, markanın kalite, güven ve müşteri deneyim odaklı yaklaşımını fiziksel mekana taşıyarak müşterileri için daha bütüncül ve konforlu bir deneyim sunmayı amaçlıyor. Bu dönüşümle birlikte Aksaray Müşteri Merkezi, Mercedes-Benz Türk’ün satış sonrası hizmetler ve müşteri deneyimi alanındaki küresel standartlarını sahaya yansıtan önemli temas noktalarından biri olarak konumlanıyor; markanın uluslararası kalite anlayışını, operasyonel mükemmeliyet ve hizmet tutarlılığıyla müşterilerle buluşturuyor. Yenilenen Aksaray Müşteri Merkezi’nin açılışında konuşan Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün “Anadolu’nun kalbinde, Aksaray Kamyon Fabrikamızda ürettiğimiz araçlarımızın müşterilerimizle ilk kez buluştuğu en önemli temas noktalarından biri olarak yaklaşık 20 yıldır hizmet veren Aksaray Müşteri Merkezimizi, kamyon müşterilerimizin ihtiyaçlarını göz önünde bulundurarak yeniledik. Müşterilerimize temas ettiğimiz her noktada olduğu gibi burada da yatırımlarımıza kararlılıkla devam ediyoruz. Operasyonel açıdan son derece kritik olan bu merkezimizden, son beş yılda iç pazar satışlarımız ve ihracatını gerçekleştirdiğimiz kamyonlarımız dahil olmak üzere toplamda yaklaşık 111 bin araç teslimatı gerçekleştirdik. Son beş yılda 60 bine yakını iç pazarda, 50 binden fazlası da Avrupa’da 20’ye yakın ülkede yollara çıkan kamyonların yolunun başlangıç noktası olan bu merkez, hem ülkemiz hem de şirketimiz açısından büyük önem arz ediyor. Bugün Aksaray Müşteri Merkezimiz; gerçekleştirdiğimiz araç teslimatlarının yanı sıra müşterilerimize teknik ve güvenli sürüş eğitimlerinin sunulduğu, bilginin ve deneyimin paylaşıldığı, sürekli aktif bir temas noktası olarak konumlanıyor. Bayi ve yetkili servis ağımızda hayata geçirdiğimiz dönüşüme paralel olarak, Müşteri Merkezimizde de müşterilerimizin ihtiyaçlarına en iyi şekilde yanıt verebilmek için yatırımlarımızı sürdüreceğiz.” dedi. Müşteri deneyimi odağında yenilenen yapı Yenilenen Aksaray Müşteri Merkezi, müşteri deneyimini merkeze alan modern bir yaklaşımla yeniden yapılandırıldı. Merkezde, müşterilerin merkezde geçirdikleri zamanı daha verimli ve konforlu hale getirmeyi amaçlayan yeni alanlar oluşturulurken; teknik ve güvenli sürüş eğitimlerinin gerçekleştirildiği eğitim ve konferans alanları da güncel ihtiyaçlar doğrultusunda yenilendi. Ayrıca, hizmet kalitesinin sürekli iyileştirilmesine katkı sağlamak amacıyla müşteri geri bildirimlerinin etkin şekilde değerlendirilmesine olanak tanıyan uygulamalar hayata geçirildi. Çalışan konforu ve operasyonel verimlilik ön planda Yenileme sürecinde, müşteri beklentilerinin yanı sıra Aksaray Müşteri Merkezi’nde görev yapan çalışanların çalışma koşullarının iyileştirilmesi de önceliklendirildi. Bu kapsamda, ofis ve toplantı alanları yeniden düzenlenirken, operasyonel verimliliği destekleyen çeşitli altyapı ve ortam iyileştirmeleri gerçekleştirildi. Planlamadan uygulamaya yaklaşık iki yıllık dönüşüm süreci Yenileme projesine ilişkin karar 2023 yılının sonunda alınırken, planlama ve hazırlık çalışmalarının ardından yaklaşık iki yıl süren kapsamlı bir dönüşüm süreci yürütüldü. İstanbul ve Aksaray lokasyonlarında farklı departmanlardan oluşan proje ekibinin katkısıyla hayata geçirilen proje, geniş bir ekip çalışmasıyla tamamlanarak Aksaray Müşteri Merkezi’nin Mercedes-Benz Türk’ün yeni kurumsal kimlik yapılanması doğrultusunda, müşteri deneyimini odağına alan yeni yapısıyla hizmete açılmasını sağladı.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.