Hava Durumu

#Lojistik

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Sertel Grup Lojistik, Araç Filosunu 153 Adet Mercedes-Benz Actros ve Atego ile Genişletti Haber

Sertel Grup Lojistik, Araç Filosunu 153 Adet Mercedes-Benz Actros ve Atego ile Genişletti

30 yılı aşkın süredir yurt içi ve uluslararası nakliye sektörlerinde müşterilerine hizmet sunan Sertel Grup Lojistik, Mercedes-Benz kamyonlarını tercih etmeyi sürdürüyor. 500’ün üzerinde araçtan oluşan filosunun büyük bölümünü Mercedes-Benz kamyonların oluşturduğu şirket, son yatırımıyla araç parkını daha da güçlendirdi. Bu teslimat, Sertel Grup Lojistik’in araç filosunun güçlendirilmesinin yanı sıra operasyonel süreklilik, verimlilik ve hizmet kapasitesinin artırılması bakımından da önem taşıyor. Sertel Grup Lojistik’e araçları, Mercedes-Benz Türk bayileri Has Otomotiv ve Koluman Motorlu Araçlar ev sahipliğinde düzenlenen törenle teslim edildi. Teslimat töreni, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel, Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Tolga Bilgisu, Kamyon Filo Satış Grup Müdürü Çağdaş Özen, İletişim Müdürü Miray Demirel, Mercedes-Benz Kamyon Finansman Kamyon Satış ve Pazarlama Müdürü Onur Sağdıç, Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert, Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Sert, Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Saltık, Koluman Motorlu Araçlar İstanbul Kamyon Satış Grup Müdürü Aytekin Yeşil, Has Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Latif Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi Reşat Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi İrem Karaali, Has Otomotiv Genel Müdürü Turan Dik, Has Otomotiv İzmir Kamyon Satış Müdürü Okan Gül ve Has Otomotiv İstanbul Kamyon Satış Müdürü Erdem Bahadır’ın katılımıyla Adile Sultan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Farklı taşımacılık ihtiyaçlarına güçlü çözüm Teslim edilen araçlar; yurtiçi ve uluslararası nakliye operasyonlarının yanı sıra soğuk zincir taşımacılığı, tenteli paletli yük taşımacılığı ve silobas yem-maden taşımacılığı gibi farklı alanlarda kullanılacak. Bu sayede Sertel Grup Lojistik, farklı operasyon alanlarında operasyonel kapasitesini ve hizmet esnekliğini daha da artırmayı hedefliyor. Gerçekleştirilen yatırım, şirketin filo yapısını güçlendirirken hizmet kalitesinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesine de katkı sağlayacak. Operasyonel verimlilik ve güçlü hizmet altyapısı Sertel Grup Lojistik’e teslimatı gerçekleştirilen Mercedes-Benz Actros ve Atego modelleri; yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği ve dayanıklılığı ile öne çıkarken, güçlü ikinci el değerleriyle de uzun vadeli avantajlar sunuyor. Araçların sunduğu toplam sahip olma maliyeti avantajı, farklı taşıma operasyonlarında faaliyet gösteren firmalar için önemli bir tercih nedeni oluşturuyor. Mercedes-Benz Türk’ün yaygın servis ağı, hızlı yedek parça tedariği ve güçlü satış sonrası hizmet yapısı, müşterilerin operasyonel sürekliliğine doğrudan katkı sağlıyor. Mercedes-Benz Kamyon Finansman tarafından sunulan finansman desteğiyle hayata geçirilen bu yatırım, operasyonel ihtiyaçların yanı sıra finansman açısından da müşteriye özel çözümlerle desteklendi. Gerçekleştirilen teslimatın yalnızca yüksek adetli bir filo yatırımı olmadığını vurgulayan Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, “Sertel Grup Lojistik’e gerçekleştirdiğimiz bu teslimat, müşterimizin operasyonel ihtiyaçlarını doğru analiz ederek en uygun çözümleri sunma yaklaşımımızın önemli bir göstergesi. Farklı operasyon alanlarında yürütülen yoğun faaliyetler, araçların performansını, dayanıklılığını ve verimliliğini daha da kritik hale getiriyor. Bu doğrultuda teslim ettiğimiz 153 adet Mercedes-Benz Actros ve Atego’nun, sahip olduğu özelliklerle Sertel Grup Lojistik’in operasyonlarına değer katacağına inanıyoruz. Sertel Grup Lojistik ile 15 yılı aşkın süredir devam eden iş ortaklığımızın önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini diliyorum.” dedi. Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Saltık yaptığı açıklamada: “Koluman Motorlu Araçlar olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmayı ve onların operasyonel verimliliğine katkı sağlamayı önceliklerimiz arasında görüyoruz. Bu doğrultuda Sertel Grup Lojistik’in operasyon yapısına en uygun araçların belirlenmesi ve teslimat sürecinin sorunsuz şekilde tamamlanması için tüm ekiplerimizle yoğun bir çalışma yürüttük. Bu teslimatın, sürdürülebilir iş birliklerimizin önemli bir yansıması olduğuna inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sektörün önde gelen firmalarından olan Sertel Grup Lojistik ile olan iş ortaklığımızın güçlenerek devam etmesini diliyoruz ” dedi. Has Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Latif Karaali ise: “Has Otomotiv olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarını en doğru şekilde analiz ederek, onlara operasyonlarına en uygun araç ve hizmet çözümlerini sunmayı önceliklendiriyoruz. Sertel Grup Lojistik’in farklı taşımacılık alanlarında yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonlara uygun araç konfigürasyonlarının belirlenmesi ve sürecin en verimli şekilde ilerlemesi adına tüm ekiplerimizle titizlikle çalıştık. Gerçekleştirilen bu teslimat, bizim için yalnızca bir satış değil; aynı zamanda uzun vadeli iş ortaklığının ve karşılıklı güvenin güçlü bir göstergesi. Sektörün köklü firmalarından Sertel Grup Lojistik ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı. Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert ise: “30 yılı aşkın süredir yurt içi ve uluslararası nakliye alanlarında müşterilerimize kaliteli ve güvenilir hizmet sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Teslim aldığımız 153 yeni Mercedes-Benz araç ile şirketimiz adına önemli bir yatırımı daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 500 aracın üzerindeki filomuzun tamamına yakını Mercedes-Benz marka araçlardan oluşuyor. Bu yatırımla operasyonel gücümüzü artırmayı, hizmet kalitemizi daha ileriye taşımayı ve müşterilerimize sunduğumuz değeri büyütmeyi hedefliyoruz. Yüksek ikinci el değeri, yaygın servis ağı ve esnek finansman çözümleri nedeniyle Mercedes-Benz Türk ile çalışmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yeni araçlarımızın şirketimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Ağır Ticari Araç Pazarı, 2026’nın İlk Çeyreğini Kontrollü Bir Daralma ile Kapattı Haber

Ağır Ticari Araç Pazarı, 2026’nın İlk Çeyreğini Kontrollü Bir Daralma ile Kapattı

Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD) tarafından açıklanan Mart ayı verileri, pazar genelinde bir yavaşlama eğilimi görülse de daralmanın kontrollü seviyelerde kaldığını gösteriyor. 2026 yılı ilk çeyrekte toplam ağır ticari araç pazarı, bir önceki yılın aynı dönemine göre %12 oranında azalarak 6.967 adet olarak gerçekleşti. Segment bazında incelendiğinde; çekici satışları 3.177 adet, 16 ton ve üstü kamyon satışları 2.804 adet ve 16 ton altı kamyon satışları ise 986 adet şeklinde kaydedildi. Mart ayı özelinde değerlendirildiğinde ise toplam 2.965 araç satışı gerçekleştirildi. Dönemsel daralmaya rağmen sektör, uzun vadeli perspektifte dengeli bir seviyede seyretti. 16 ton ve üstü kamyon ile çekici segmentleri kapsamında ağır ticari araç pazarı, son 10 yıllık Mart ayı ortalamalarına göre %5 oranında artış gösterdi. Bu dönemde kamyon segmenti %20 büyüme kaydederken, çekici segmenti ise %5 oranında geriledi. Semi-treyler pazarı da benzer bir eğilim sergileyerek, 2026 yılı Ocak-Mart döneminde bir önceki yılın aynı dönemine göre %8 oranında daraldı ve toplam 2.348 adede ulaştı. İlk çeyrekteki sonuçlar, küresel dinamiklerin doğal bir yansıması Konuya ilişkin değerlendirmede bulunan TAİD Yönetim Kurulu Başkanı Burak Hoşgören, küresel ölçekte yaşanan jeopolitik gelişmeler, ekonomik dalgalanmalar ve finansmana erişim koşullarının sektör üzerinde belirleyici olduğunu vurgulayarak şunları söyledi: “2026 yılının ilk çeyreğinde pazarda gözlenen daralma, yalnızca Türkiye’ye özgü değil; küresel ticaret akışları ve ekonomik görünümle doğrudan bağlantılı bir sürecin yansıması. Buna karşın, uzun dönem ortalamalarına baktığımızda sektörümüzün temel dinamiklerinin güçlü kaldığını görüyoruz. Özellikle kamyon segmentinde gözlenen performans, iç pazarın ihtiyaçlarına yönelik sürdürülebilir bir talebin devam ettiğine işaret ediyor.” Hoşgören sözlerine şöyle devam etti: “Taşımacılık, lojistik ve altyapı yatırımları gibi alanlar, ağır ticari araçların hizmet sunduğu sektörler. Bu alanlarda sürdürülen faaliyetler, sektörümüz için orta ve uzun vadede olumlu bir zemin oluşturmaya devam ediyor. Önümüzdeki dönemde daha dengeli, planlı ve ihtiyaca yönelik filo yatırımlarının öne çıkmasını bekliyoruz.” Ekonominin taşıyıcı gücü: Ağır ticari araç sektörü TAİD olarak sektörün; üretim, ihracat ve lojistik faaliyetlerin temel taşı olmaya devam ettiğini vurgulayan Hoşgören, ağır ticari araçların ekonomik aktivitenin en önemli göstergelerinden biri olduğunun altını çizdi; “Mevcut tabloyu geçici dalgalanmalar çerçevesinde değerlendiriyoruz. Sektörümüz, geçmişte olduğu gibi bugün de değişen koşullara hızla adapte olabilen güçlü bir yapıya sahip. Kamu, özel sektör ve tüm paydaşlarımızla birlikte, sürdürülebilir büyümeyi destekleyecek adımların önümüzdeki dönemde daha belirgin şekilde etkisini göstereceğine inanıyoruz.”

Kıta Logistics’ten Entegre Yatırım Hamlesi: Yurtiçi Konteyner Taşımacılığında Süreklilik, Karbon Yönetiminde Dijitalleşme Haber

Kıta Logistics’ten Entegre Yatırım Hamlesi: Yurtiçi Konteyner Taşımacılığında Süreklilik, Karbon Yönetiminde Dijitalleşme

Kıta Logistics, artan Deniz Taşımacılığı hacmine paralel olarak ihracat konteynerlerinin yüklenmesi ve limana sevki ile ithalat konteynerlerinin liman sonrası nihai adreslerine ulaştırılması süreçlerini daha entegre bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda ilk etapta 7 çekici ve 10 dorse ile devreye alınan yapı, operasyonel esnekliği artırırken müşterilere daha öngörülebilir bir hizmet sunulmasını amaçlıyor. Devreye alınan bu yeni yatırım ile birlikte şirket; teminatlı taşımada T1 yazımı ve teminat kullanımı, sigortalı taşıma, uluslararası deniz taşımacılığına entegre sistem takibi ve araç takip sistemleri gibi kritik süreçleri daha kontrollü bir şekilde yönetebilir hale geliyor. Özellikle yoğun dönemlerde yaşanan tedarik belirsizliklerinin azaltılması ve operasyonel sürekliliğin sağlanması hedefleniyor. Yatırımın ikinci fazında ise filonun 20 çekici ve 25 konteyner dorseye çıkarılması planlanıyor. Bu genişleme ile birlikte İstanbul’un her iki yakasında liman–firma hattındaki taşımaların daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıyla yönetilmesi amaçlanıyor. Kıta Logistics Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Eldener, söz konusu yatırımın mevcut küresel konjonktüre yanıt niteliği taşıdığını belirterek şunları söyledi: “Lojistik sektörü bugün; savaşlar, bölgesel gerilimler ve ekonomik dalgalanmalarla birlikte daha kırılgan ve öngörülmesi zor bir yapıya evriliyor. Bu ortamda müşterilerimizin en çok ihtiyaç duyduğu şey; süreklilik ve güven. Biz bu yatırımı, iş ortaklarımızın operasyonlarını kesintisiz sürdürebilmesine katkı sağlayacak bir altyapı olarak görüyoruz. Özmal yapımızı güçlendirirken amacımız; mevcut iş birliklerimizi tamamlayan, onları destekleyen ve tedarik zincirinin bütününde daha dengeli bir yapı oluşturan bir model kurmak.” Kıta Logistics Antrepolar ve Yurtiçi Lojistik Genel Müdürü Bilal Yurttaş ise yatırımın operasyonel etkisine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Yurt içi konteyner taşımacılığında dönemsel olarak yaşanan sıkışıklıklar, sahada hız ve planlama açısından önemli etkiler yaratabiliyor. Bu yatırımla birlikte liman, depo ve taşıma süreçlerini daha uyumlu hale getirerek operasyonel akışı daha sağlıklı yönetebiliyoruz. Bu da iş ortaklarımız açısından daha öngörülebilir, daha planlanabilir ve sürdürülebilir bir operasyon anlamına geliyor.” Kıta Logistics, operasyonel yatırımlarının yanı sıra sürdürülebilirlik alanında da dijitalleşme odaklı dönüşümünü sürdürüyor. Şirket, karbon ayak izi ve sera gazı (GHG) emisyonlarının ölçüm ve raporlanmasını dijital bir altyapıya taşıyarak bu alanda önemli bir adım attı. İzmir Teknopark merkezli yerli teknoloji firması Carbon Emit ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında karbon verileri artık sürekli, izlenebilir ve detaylı bir şekilde yönetilebiliyor. Bu dönüşümle birlikte manuel süreçlere kıyasla %50 oranında zaman tasarrufu sağlanması hedeflenirken, veri doğruluğunda 30 iyileşme ve izlenebilirlikte %50’nin üzerinde artış elde edilmesi öngörülüyor. Bu yapı sayesinde Kıta Logistics, karbon yönetimini yalnızca bir raporlama süreci olarak değil; operasyonel şeffaflık, verimlilik ve stratejik karar alma süreçlerinin bir parçası olarak konumlandırıyor. Aynı zamanda Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi regülasyonlara uyum konusunda daha güçlü bir altyapı oluşturuyor. Bu tamamlayıcı yatırımlar şirketin müşterilerine; daha entegre, dengeli ve sürdürülebilir bir lojistik deneyimi sunma hedefini destekliyor. Söz konusu iş birliğine ilişkin Carbonemit’in kurucusu ve sahibi Musa Can Minaz ise şunları söyledi: “Lojistik sektörü, karbon yönetiminin en kritik olduğu alanlardan biri. Kıta Logistics ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde, emisyon verilerinin manuel ve dağınık yapılardan çıkarılarak anlık, izlenebilir ve karar destek sağlayan bir yapıya dönüşmesini sağlıyoruz. Bu dönüşüm yalnızca raporlama süreçlerini hızlandırmakla kalmıyor; aynı zamanda şirketlerin operasyonel verimliliğini artırırken sürdürülebilirlik performansını da güçlendiriyor. Kıta Logistics’in bu alandaki proaktif yaklaşımını, sektör için önemli bir referans olarak görüyoruz.”

Made in Türkiye İmzalı Yeni Opel Vivaro Kamyonet Satışa Sunuldu! Haber

Made in Türkiye İmzalı Yeni Opel Vivaro Kamyonet Satışa Sunuldu!

Opel, elektrifikasyon çağında geliştirdiği yeni nesil modellerle otomotiv sektöründeki öncü rolünü sürdürürken, yalnızca binek araçlarda değil hafif ticari segmentte de iddiasını güçlendirmeye devam ediyor. Markanın Türkiye’de Tofaş tarafından üretilen yeni hafif ticari modeli Vivaro Kamyonet, dayanıklı yapısı, fonksiyonel yükleme çözümleri ve zengin standart donanımıyla farklı iş kollarının ihtiyaçlarına pratik ve verimli çözümler sunuyor. Tüm opsiyonlar lansman hediyesi! Opel’in hızla genişleyen hafif ticari araç ürün gamının en yeni üyesi Vivaro Kamyonet, 1 milyon 715 bin TL’lik anahtar teslim fiyatıyla dikkat çekiyor. Lansmana özel olarak cazip finansman ve donanım avantajlarıyla birlikte sunulan yeni araç, 750.000 TL için 12 ay 0 faiz veya 1.300.000 TL için 12 ay yüzde 1,66 faiz kredi seçenekleriyle sunuyor. Kredi kullanmak istemeyen müşteriler için ise 80.000 TL nakit alım indirimi uygulanıyor. Ayrıca lansman dönemine özel olarak tüm opsiyonlar ücretsiz olacak sunuluyor. Yeni Vivaro Kamyonet ile hafif ticari araç pazarına yeni bir çözüm sunduklarını söyleyen Opel Marka Direktörü Yiğit Yantaç, “Türkiye’de Tofaş tarafından üretilen yeni modelimiz ile marka olarak çok önemsediğimiz hafif ticari araç pazarındaki varlığımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Sağlam şasi yapısı ve optimize edilmiş kasa ölçüleriyle dikkat çeken yeni Vivaro Kamyonet, şehir içi ve şehirler arası kullanımda yüksek verimlilik sağlarken, kullanıcı dostu özellikleriyle günlük iş operasyonlarını da kolaylaştırıyor” dedi. Fonksiyonel tasarım ve güçlü altyapı! Vivaro Kamyonet, yaklaşık 1.200 kilogram taşıma kapasitesi ve yaklaşık 2.754 mm yükleme alanı uzunluğu ile geniş ve verimli bir taşıma hacmi sunuyor. Araçta kullanılan çelik konstrüksiyon kasa, alüminyum kasa kanatları ve plywood kaplama, dayanıklılığı üst seviyeye taşıyarak zorlu iş koşullarına uygun bir yapı ortaya koyuyor. Modelde tabanda 8 adet yükleme kancası, kasa altında 220 litre bagaj alanı ve entegre iç dikiz aynalı camlı ara bölme gibi detaylar da kullanım kolaylığını artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. 2+1 oturma düzenine sahip Vivaro Kamyonet, hem yük taşıma hem de operasyonel mobiliteyi bir arada sunarak; inşaat, lojistik, hizmet ve saha operasyonları gibi farklı sektörler için ideal bir çözüm olarak konumlanıyor. Dayanıklı yapısı, geniş yükleme kapasitesi ve zengin standart donanımıyla Vivaro Kamyonet, Opel’in ticari araçlardaki “iş ortağı” yaklaşımını bir adım ileri taşıyor. Zengin güvenlik donanımı standart! Yeni Opel Vivaro Kamyonet, güvenlik tarafında segmentinde güçlü bir standart donanım listesiyle geliyor: Elektronik Stabilite Programı (ESP), Anti Blokaj Fren Sistemi (ABS), Elektronik Fren Gücü Dağılımı (EBD), Yokuşta Kalkış Desteği (HSA), Şerit takip sistemi, trafik işareti tespit sistemi, sürücü yorgunluk tespit sistemi (kamera ile), çarpışma uyarısı ve acil durum fren sistemi (AEBS) ve lastik basınç izleme sistemi. Bu donanımlar sayesinde araç, hem sürüş güvenliğini hem de operasyonel güvenilirliği üst seviyeye taşıyor. Vivaro Kamyonet, iş odaklı yapısını destekleyen konfor ve teknoloji özellikleriyle de öne çıkıyor. Araçta sunulan halojen farlar ve gündüz farları, uzun far asistanı, hız sabitleyici, yükseklik ve derinlik ayarlı direksiyon, 6 yönlü sürücü koltuğu, otomatik ön camlar, klima, yağmur ve far sensörü, ısıtmalı ve katlanır yan aynalar, geri görüş kamerası, 5’’ siyah-beyaz dokunmatik radyo, dijital gösterge paneli ile Bluetooth ve 4 hoparlör gibi özellikler, sürüş sırasında temel bağlantı ve kullanım ihtiyaçlarını karşılıyor.

DKV Mobility’den Ticari Filolara Vade kolaylığı ve HGS İşlemlerinde KDV Avantajı Haber

DKV Mobility’den Ticari Filolara Vade kolaylığı ve HGS İşlemlerinde KDV Avantajı

Avrupa’nın önde gelen mobilite hizmet platformlarından biri olan DKV Mobility, Türkiye’deki faaliyetlerini derinleştirerek sunduğu hizmetleri finansal çözümlerle güçlendirmeye devam ediyor. Daha önce duyurduğu indirimli yakıt ve geniş istasyon ağı avantajlarının ardından, şimdi de filoların nakit akışını rahatlatan vade imkânları ve HGS işlemlerinde sağladığı yeni finansal avantajlarla öne çıkıyor. Nakit akışını rahatlatan esnek vade imkânı DKV Mobility’nin sunduğu esnek vade seçenekleri sayesinde ticari filolar, yakıt ve yol giderlerini anlık ödeme baskısı olmadan yönetebiliyor. Bu yapı, şirketlerin nakit akışını daha öngörülebilir hale getirirken, finansal planlamada da önemli bir kolaylık sağlıyor. Filolar, operasyonel harcamalarını tek merkezden kontrol edebilirken, ödeme süreçlerini kendi bütçe döngülerine uygun şekilde planlayabiliyor. HGS işlemlerinde faturalandırma ve KDV avantajı DKV Mobility’nin sunduğu çözümlerden biri olan HGS işlemlerinin faturalandırılması ise şirketlere önemli bir mali avantaj sağlıyor. Bu sistem sayesinde, köprü ve otoyol geçişlerine ilişkin harcamalar tek bir fatura altında toplanabiliyor. Böylece firmalar, HGS giderlerini doğrudan giderleştirmenin yanı sıra bu harcamaları KDV’den mahsup etme imkânına da sahip oluyor. Bu yaklaşım, özellikle yüksek hacimli lojistik ve filo operasyonlarında maliyetlerin daha şeffaf yönetilmesine ve vergi avantajı elde edilmesine katkı sağlıyor. ‘Filoların finansal yükünü hafifleten çözümler sunuyoruz’ DKV Mobility Türkiye Ülke Müdürü Deniz Çokcoş Sezer, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’deki ticari filolar için yalnızca operasyonel değil, aynı zamanda finansal açıdan da değer yaratan çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Sunduğumuz esnek vade imkânları, şirketlerin nakit akışını daha sağlıklı yönetmesine katkı sağlarken; HGS işlemlerinin faturalandırılmasıyla birlikte önemli bir vergi avantajı da sunuyoruz. Amacımız, müşterilerimizin tüm yol giderlerini tek bir yapı altında daha şeffaf, daha kontrollü ve daha verimli şekilde yönetmelerini sağlamak.” Operasyonel kolaylık ve maliyet kontrolü bir arada DKV Mobility’nin Türkiye’de sunduğu çözümler, yalnızca yakıt teminiyle sınırlı kalmayarak filoların tüm yol giderlerini kapsayan bütüncül bir yapıya dönüşüyor. Yakıt alımı, otoyol ve köprü geçişleri gibi farklı kalemlerin tek bir sistem üzerinden yönetilebilmesi; hem operasyonel yükü azaltıyor hem de maliyet kontrolünü güçlendiriyor.

IVECO’dan Hatay’a Stratejik Yatırım: S.A.M. Otomotiv Yeni Tesisini Açtı Haber

IVECO’dan Hatay’a Stratejik Yatırım: S.A.M. Otomotiv Yeni Tesisini Açtı

Stratejik Büyüme ve Müşteri Odaklılık IVECO’nun Türkiye genelindeki yetkili servis ağı genişleme stratejisinin temelinde “Müşteri Memnuniyeti” ve “Tek Çatı Altında Bütünsel Hizmet” anlayışı yer alıyor. Marka, bu yatırımla müşterilerinin satış, servis ve yedek parça ihtiyaçlarını tek noktadan karşılamayı hedefliyor. Böylece hem operasyonel süreçlerde hız ve verimlilik sağlanıyor hem de Türkiye ekonomisine ve lojistik sektörünün büyüme potansiyeline duyulan güçlü güven ortaya konuyor. Hatay’ın uluslararası taşımacılık koridorları üzerindeki kritik konumu ise bu yatırımı IVECO’nun büyüme hedeflerinde stratejik bir adım haline getiriyor. Teknoloji ve Kapasite Bir Arada S.A.M. Otomotiv’in 2.500 m² kapalı ve 10.000 m² açık alana sahip yeni hizmet birimi, IVECO kullanıcılarına dünya standartlarında bir servis altyapısı sunuyor. 25 kişilik uzman kadrosuyla günlük ortalama 15 araca hizmet verebilecek kapasiteye sahip tesiste; elektrik, mekanik, şasi ve torna bölümleriyle kapsamlı servis desteği sağlanıyor. Gelişmiş teknolojik donanım, araçların operasyonel ömrünü uzatırken müşteri deneyimini de üst seviyeye taşıyor. Üstün-İş Güvencesi Hatay’da Açılışın önemli bir diğer ayağını ise Üstün-İş oluşturdu. 2013 yılından bu yana Gaziantep’te IVECO Yetkili Satıcı ve Servisi olarak faaliyet gösteren Üstün-İş, bölgenin ticari potansiyeline yanıt vermek amacıyla yeni tesiste IVECO Yetkili Satış Ofisi’ni hizmete açtı. Bu adımla birlikte IVECO, Antakya-Hatay ve çevresinde satış ve satış sonrası hizmet ağını daha entegre ve güçlü bir yapıya kavuşturdu. IVECO Türkiye Genel Müdürü Hakkı Işınak törende yaptığı konuşmada: “Hatay, Türkiye’nin lojistik kalbi olan illerimizden biri. IVECO olarak Türkiye’nin üretim ve ihracat gücüne inanıyoruz. Bu yeni tesisle yalnızca bir servis alanı değil, müşterilerimize satıştan satış sonrasına kadar tüm çözümleri tek çatı altında sunduğumuz bir merkez oluşturduk. Hatay’ın potansiyeline yatırım yapmaya devam edeceğiz.” dedi. IVECO S.A.M. Otomotiv Kurucu Ortağı Habib Haydaroğlu ise: “IVECO ile 2022 yılında başlattığımız güçlü iş birliğini, bugün daha yüksek kapasiteli ve teknolojik donanıma sahip yeni tesisimizle bir üst seviyeye taşıyoruz. Modern altyapımızla müşterilerimizin kesintisiz performansını desteklerken, şehrimizin ticari hayatına değer katmayı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı. Aras: “Hatay’a yapılan yatırımlar çok değerlidir” UND Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras da konuşmasında Hatay’ın Türkiye’nin dış ticaret ve lojistik ağındaki kritik rolüne dikkat çekti. Suriye sınırına yakınlığı ve Orta Doğu pazarına açılan konumuyla kentin stratejik önem taşıdığını belirten Aras, Hatay’ın Akdeniz’in öne çıkan lojistik merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Aras, yeni IVECO bayisinin bölgenin lojistik gücünü destekleyen önemli bir yatırım olduğunu ifade etti. Sektörün Liderleri Açılışta Buluştu Açılış törenine; Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, UND yönetimi, Hatay bölge temsilcileri, lojistik sektörü paydaşları ve IVECO Türkiye üst düzey yöneticileri katıldı. S.A.M. Otomotiv’in servis tecrübesini Üstün-İş’in satış gücüyle birleştiren bu yeni yatırım, yalnızca bir servis noktası değil; “Lojistiğin Merkezinde Kesintisiz Hizmet” vizyonuyla hareket eden modern bir çözüm merkezi olarak Hatay’da faaliyetlerine başladı.

Anadolu Isuzu’dan Eker Süt Ürünleri’ne Yeni Isuzu NLR Teslimatı Haber

Anadolu Isuzu’dan Eker Süt Ürünleri’ne Yeni Isuzu NLR Teslimatı

Süt ve süt ürünleri sektörünün en önemli temsilcilerinden Eker Süt’ün tercihi bir kez daha Isuzu oldu. Anadolu Isuzu, gıda taşımacılığı ve lojistik sektörüne yönelik çözümleriyle müşterilerinin filo ihtiyaçlarına uygun, yüksek performanslı araçlar sunmayı sürdürüyor. Son olarak, Türkiye gıda sektörünün önde gelen oyuncularından Eker Süt Ürünleri’ne, Anadolu Isuzu yetkili satış bayisi Bursa Ağır Vasıta (BAV) aracılığıyla 13 adet Yeni Isuzu NLR aracın teslimatını gerçekleştirdi. Bu araçlarla birlikte Eker Süt Ürünleri’nin araç parkındaki Isuzu marka araç sayısı 700’ün üzerine ulaşmış oldu. Yeni Isuzu NLR modelleri, Eker Süt’ün taşıma ve nakliye operasyonlarında markanın tazelik ve güven vizyonuna lojistik destek sağlayacak. Teslimat sürecinde araçların üst yapıları, sektörün güvenilir isimlerinden Gencer Kasa ile iş birliği içinde hazırlandı. Gencer Kasa’nın katkısıyla araçlar, Eker Süt Ürünleri’nin lojistik ihtiyaçlarına özel çözümlerle donatıldı. Farklı üst yapılara uygun dayanıklı şasi yapısı ve iki farklı modeli ile Isuzu kamyonetler, gıdadan tekstile, inşaat sektöründen belediye hizmetlerine kadar farklı sektörlerde müşterisine hizmet veriyor ve yeni kabini ile fark yaratıyor. Teslimat töreni, Gencer Kasa ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törene Eker Süt Ürünleri adına Genel Müdür Danışmanı Abdülhamit Can, Bölgeler Lojistik ve Depolar Grup Müdürü Okan Kantarcı ve Bölgeler Araç Yöneticisi Fazıl Özcan; Anadolu Isuzu Bayisi Bursa Ağır Vasıta (BAV) adına Satış Müdürü İnci Kaplan; Gencer Kasa adına firma sahibi Ayhan Gencer; Anadolu Isuzu adına ise Yurtiçi Kamyon ve Pick-up Satış Müdürü Umut Akın ile Filo & Kilit Müşteri Yöneticisi Hamdi Toker katıldı. Yeni Isuzu NLR: Şehir İçi Taşımacılığın Verimli Gücü Anadolu Isuzu’nun lojistik ve dağıtım sektöründeki en güçlü oyuncularından biri olan yeni Isuzu NLR, üstün manevra kabiliyeti ve düşük işletme maliyetleriyle dikkat çekiyor. Özellikle gıda taşımacılığı gibi zaman hassasiyeti yüksek operasyonlarda yüksek verimlilik sunan araç, Euro 6e emisyon standartlarına uygun, çevreci ve 150 beygirlik güçlü motoruyla uzun kullanım ömrü vadediyor. Gelişmiş fren sistemleri ve sürüş destek teknolojileri ile hem sürücü hem de yük güvenliğini ön planda tutan Isuzu NLR, şehir içi dar sokaklarda sunduğu kullanım kolaylığı ve dayanıklı şasi yapısıyla perakende dağıtım ağları için ideal çözümler sunuyor. Anadolu Isuzu, sürdürülebilir kalite anlayışıyla Türkiye’nin dört bir yanındaki dev filoları güçlendirmeye devam ediyor.

Mazot Ateşi Taşımacılık Sektörünü Alarma Geçirdi Haber

Mazot Ateşi Taşımacılık Sektörünü Alarma Geçirdi

HÜRMÜZ BOĞAZI VE MAZOT FİYATLARI SAHADAKİ BELİRSİZLİK FIRTINASININ ETKİSİNİ ARTIRIYOR Bugün sahada yaşanan tabloyu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse gerçekten bir “belirsizlik fırtınası” içindeyiz. Küresel ölçekte herhangi bir risk ortaya çıktığında bunun etkisini ilk hissettiğimiz yer doğrudan pompa fiyatları oluyor. Jeopolitik gerilimler arttığı anda akaryakıt fiyatları da anında tepki veriyor. Şu anki tabloya baktığımızda maalesef yön aşağı değil, yukarı. Kısa vadede ciddi bir gevşeme olacağına da pek ihtimal vermiyorum. Orta Doğu’daki gerilim uzun süredir devam ediyor ve görünen o ki İran, İsrail ve ABD hattındaki bu kriz kısa sürede sona erecek gibi durmuyor. Eğer Brent petrol fiyatı 150–200 dolar bandına doğru tırmanırsa açık konuşmak gerekirse dünya ekonomisinin bunu kaldırması çok zor olur. Böyle bir senaryo sadece bizim ülkemizi değil, tüm dünyayı etkiler çünkü bugün hayatımızdaki neredeyse her şey lojistikle taşınıyor. Dolayısıyla petrol fiyatındaki sert yükseliş sadece yakıtı değil, zincirleme bir şekilde tüm ürünlerin maliyetini artırır. Eğer biz bu maliyetleri yüksek fiyatlarla almak zorunda kalırsak enflasyon da buna paralel şekilde hızla yükselir. Yani mesele sadece taşımacılık sektörü değil; bu doğrudan ekonominin tamamını etkileyen bir domino etkisi yaratır. TÜRKİYE KRİZLERİ AVRUPA’YA GÖRE DAHA SERT HİSSEDİYOR Türkiye’nin bu tür krizleri Avrupa’ya kıyasla daha sert hissetmesinin çok net bir nedeni var. Biz yalnızca petrol fiyatındaki artıştan etkilenmiyoruz, aynı zamanda döviz kuru da sürekli hareket halinde. Yani sektör olarak iki ayrı maliyet baskısı altında kalıyoruz. Bir tarafta petrol fiyatı yükseliyor, diğer tarafta döviz kuru yerinde durmuyor. Bu durum işletmelerin maliyetlerini katlayarak artırıyor. Avrupa’daki birçok ülkede enerji maliyeti artıyor olabilir ama para birimleri daha stabil olduğu için bu etki daha sınırlı kalıyor. Türkiye’de ise enerji maliyeti artarken aynı anda kur farkı da eklenince ortaya çok daha ağır bir tablo çıkıyor. Enerjide dışa bağımlı bir ülke olmamız da bu kırılganlığı doğal olarak artırıyor. Dolayısıyla küresel ölçekte yaşanan her enerji krizi Türkiye’de çok daha güçlü bir şekilde hissediliyor. VATANDAŞ SEYAHATİ AZALTTI, DOLULUK ORANLARINI YAKALAMAK ZORLAŞTI Vatandaşın alım gücündeki düşüşü biz sahada çok net görüyoruz. Eskiden bayram, tatil ya da özel gün beklemeden dolan otobüsler artık eski doluluk oranlarına ulaşmakta zorlanıyor. Bugün firmalar seferlerini doldurabilmek için ciddi bir çaba sarf etmek zorunda kalıyor. İnsanlar artık zorunlu olmadıkça seyahat etmiyor. Ekonomik şartlar ağırlaştıkça insanlar harcamalarını kısmaya başlıyor ve bu da doğrudan ulaşım sektörüne yansıyor. Sonuç olarak satış hacmimizde belirgin bir gerileme var. Yolcu sayısı azaldığında ise seferlerin maliyeti daha da ağırlaşıyor. Bu da sektörün üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. “ARAÇLAR ZARAR EDİYOR” SÖZÜ ABARTI DEĞİL, GERÇEK Bugün sektörde sıkça duyduğumuz “araçlar zarar ediyor” ifadesi kesinlikle bir abartı değil, yaşadığımız gerçeğin ta kendisi. Dışarıdan bakıldığında cirolar artıyor gibi görünebilir çünkü bilet fiyatları yükseliyor ancak işletme giderleri çok daha hızlı bir şekilde artıyor. Lastik fiyatları, bakım maliyetleri, personel giderleri, sigorta bedelleri ve diğer operasyonel giderler sürekli yükseliyor. Bu nedenle günün sonunda kasaya giren para artsa bile işletmenin gerçek kârı eriyor. Hatta çoğu zaman kâr yerine borçla karşı karşıya kalıyoruz. Bugün sektörün ana hedefi artık kâr etmek değil, ayakta kalabilmek. BİR OTOBÜSÜN MALİYETİNİN %50–60’INI YAKIT OLUŞTURUYOR Bugün bir otobüs işletmesinin en büyük gider kalemi tartışmasız yakıt. Ortalama bir hesap yaptığınızda bir otobüsün toplam işletme maliyetinin yaklaşık %50–60’ını doğrudan yakıt gideri oluşturuyor. Lastik, bakım, sigorta, personel gibi diğer tüm giderleri toplasanız bile çoğu zaman bir depo mazotun yarattığı maliyet kadar etkili olamıyor. Bu yüzden akaryakıt fiyatındaki her artış doğrudan sektörün belini büküyor. Yakıt fiyatları yükseldiğinde işletme maliyetleri bir anda sıçrıyor ve bu maliyetleri yönetmek giderek zorlaşıyor. MALİYET ARTIŞININ YARISINI BİLE BİLET FİYATINA YANSITAMIYORUZ Sektörde yaşanan en büyük sorunlardan biri de maliyet artışlarının bilet fiyatlarına aynı oranda yansıtılamaması. Eğer maliyetlerimiz 10 birim artıyorsa biz bunun ancak 4–5 birimini bilet fiyatına yansıtabiliyoruz çünkü yolcunun ödeme gücü belli bir noktadan sonra bunu kaldırmıyor. Fiyatları bir anda çok yükselttiğinizde yolcu sayısı daha da düşüyor. Dolayısıyla aradaki farkı çoğu zaman işletmeler kendi cebinden karşılamak zorunda kalıyor. Bu makas ne kadar açılırsa sektörün sürdürülebilirliği de o kadar zorlaşıyor. Açık konuşmak gerekirse bugün birçok firma için tekerin dönmesi bile başlı başına bir mücadele haline gelmiş durumda. TİCARİ AKARYAKITTA VERGİ DESTEĞİ ŞART Sektörün bu zorlu süreci atlatabilmesi için devlet desteği kaçınılmaz görünüyor. Özellikle ticari taşımacılık yapan işletmeler için akaryakıt üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi büyük önem taşıyor. En acil ve etkili çözüm, ticari akaryakıtta ÖTV indirimi ya da KDV iadesi gibi bir destek mekanizmasının hayata geçirilmesi olacaktır. Toplu taşıma ve lojistik sektörü üzerindeki vergi yükü hafifletilmeden fiyatların dengelenmesi ve sektörün rahatlaması maalesef mümkün görünmüyor. YENİ ARAÇ YATIRIMI BUGÜN TAM ANLAMIYLA BİR KUMAR Bugünün şartlarında yeni araç yatırımı yapmak gerçekten büyük bir risk taşıyor. Faiz oranları çok yüksek, araç fiyatları astronomik seviyelere çıkmış durumda ve yatırımın geri dönüş süresi giderek uzuyor. Bu nedenle birçok firma şu anda yeni araç almak yerine mevcut filosunu korumaya çalışıyor. Açık konuşmak gerekirse şu an yatırım yapmak yerine frene basmak ve mevcut yapıyı korumak çok daha mantıklı bir strateji gibi görünüyor. ÖNÜMÜZDEKİ 6 AY DAHA ZORLU GEÇEBİLİR Önümüzdeki döneme dair tabloyu gerçekçi bir şekilde değerlendirmek gerekirse sektör açısından çok kolay bir süreç bizi beklemiyor. Turizm sezonu belirli ölçüde bir hareketlilik sağlayabilir ve sektöre bir nebze nefes aldırabilir. Ancak maliyet artışları aynı hızla devam ederse bu geçici bir rahatlama olur. Bu nedenle önümüzdeki 6 ayda sektörün tamamen toparlanmasını beklemek pek gerçekçi değil. Daha çok maliyetleri kontrol etmeye çalışacağımız, kemerleri sıkmaya devam edeceğimiz bir dönem bizi bekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.