Hava Durumu

#Lojistik

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Lojistik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Lojistik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

IVECO’dan Hatay’a Stratejik Yatırım: S.A.M. Otomotiv Yeni Tesisini Açtı Haber

IVECO’dan Hatay’a Stratejik Yatırım: S.A.M. Otomotiv Yeni Tesisini Açtı

Stratejik Büyüme ve Müşteri Odaklılık IVECO’nun Türkiye genelindeki yetkili servis ağı genişleme stratejisinin temelinde “Müşteri Memnuniyeti” ve “Tek Çatı Altında Bütünsel Hizmet” anlayışı yer alıyor. Marka, bu yatırımla müşterilerinin satış, servis ve yedek parça ihtiyaçlarını tek noktadan karşılamayı hedefliyor. Böylece hem operasyonel süreçlerde hız ve verimlilik sağlanıyor hem de Türkiye ekonomisine ve lojistik sektörünün büyüme potansiyeline duyulan güçlü güven ortaya konuyor. Hatay’ın uluslararası taşımacılık koridorları üzerindeki kritik konumu ise bu yatırımı IVECO’nun büyüme hedeflerinde stratejik bir adım haline getiriyor. Teknoloji ve Kapasite Bir Arada S.A.M. Otomotiv’in 2.500 m² kapalı ve 10.000 m² açık alana sahip yeni hizmet birimi, IVECO kullanıcılarına dünya standartlarında bir servis altyapısı sunuyor. 25 kişilik uzman kadrosuyla günlük ortalama 15 araca hizmet verebilecek kapasiteye sahip tesiste; elektrik, mekanik, şasi ve torna bölümleriyle kapsamlı servis desteği sağlanıyor. Gelişmiş teknolojik donanım, araçların operasyonel ömrünü uzatırken müşteri deneyimini de üst seviyeye taşıyor. Üstün-İş Güvencesi Hatay’da Açılışın önemli bir diğer ayağını ise Üstün-İş oluşturdu. 2013 yılından bu yana Gaziantep’te IVECO Yetkili Satıcı ve Servisi olarak faaliyet gösteren Üstün-İş, bölgenin ticari potansiyeline yanıt vermek amacıyla yeni tesiste IVECO Yetkili Satış Ofisi’ni hizmete açtı. Bu adımla birlikte IVECO, Antakya-Hatay ve çevresinde satış ve satış sonrası hizmet ağını daha entegre ve güçlü bir yapıya kavuşturdu. IVECO Türkiye Genel Müdürü Hakkı Işınak törende yaptığı konuşmada: “Hatay, Türkiye’nin lojistik kalbi olan illerimizden biri. IVECO olarak Türkiye’nin üretim ve ihracat gücüne inanıyoruz. Bu yeni tesisle yalnızca bir servis alanı değil, müşterilerimize satıştan satış sonrasına kadar tüm çözümleri tek çatı altında sunduğumuz bir merkez oluşturduk. Hatay’ın potansiyeline yatırım yapmaya devam edeceğiz.” dedi. IVECO S.A.M. Otomotiv Kurucu Ortağı Habib Haydaroğlu ise: “IVECO ile 2022 yılında başlattığımız güçlü iş birliğini, bugün daha yüksek kapasiteli ve teknolojik donanıma sahip yeni tesisimizle bir üst seviyeye taşıyoruz. Modern altyapımızla müşterilerimizin kesintisiz performansını desteklerken, şehrimizin ticari hayatına değer katmayı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı. Aras: “Hatay’a yapılan yatırımlar çok değerlidir” UND Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras da konuşmasında Hatay’ın Türkiye’nin dış ticaret ve lojistik ağındaki kritik rolüne dikkat çekti. Suriye sınırına yakınlığı ve Orta Doğu pazarına açılan konumuyla kentin stratejik önem taşıdığını belirten Aras, Hatay’ın Akdeniz’in öne çıkan lojistik merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Aras, yeni IVECO bayisinin bölgenin lojistik gücünü destekleyen önemli bir yatırım olduğunu ifade etti. Sektörün Liderleri Açılışta Buluştu Açılış törenine; Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, UND yönetimi, Hatay bölge temsilcileri, lojistik sektörü paydaşları ve IVECO Türkiye üst düzey yöneticileri katıldı. S.A.M. Otomotiv’in servis tecrübesini Üstün-İş’in satış gücüyle birleştiren bu yeni yatırım, yalnızca bir servis noktası değil; “Lojistiğin Merkezinde Kesintisiz Hizmet” vizyonuyla hareket eden modern bir çözüm merkezi olarak Hatay’da faaliyetlerine başladı.

Anadolu Isuzu’dan Eker Süt Ürünleri’ne Yeni Isuzu NLR Teslimatı Haber

Anadolu Isuzu’dan Eker Süt Ürünleri’ne Yeni Isuzu NLR Teslimatı

Süt ve süt ürünleri sektörünün en önemli temsilcilerinden Eker Süt’ün tercihi bir kez daha Isuzu oldu. Anadolu Isuzu, gıda taşımacılığı ve lojistik sektörüne yönelik çözümleriyle müşterilerinin filo ihtiyaçlarına uygun, yüksek performanslı araçlar sunmayı sürdürüyor. Son olarak, Türkiye gıda sektörünün önde gelen oyuncularından Eker Süt Ürünleri’ne, Anadolu Isuzu yetkili satış bayisi Bursa Ağır Vasıta (BAV) aracılığıyla 13 adet Yeni Isuzu NLR aracın teslimatını gerçekleştirdi. Bu araçlarla birlikte Eker Süt Ürünleri’nin araç parkındaki Isuzu marka araç sayısı 700’ün üzerine ulaşmış oldu. Yeni Isuzu NLR modelleri, Eker Süt’ün taşıma ve nakliye operasyonlarında markanın tazelik ve güven vizyonuna lojistik destek sağlayacak. Teslimat sürecinde araçların üst yapıları, sektörün güvenilir isimlerinden Gencer Kasa ile iş birliği içinde hazırlandı. Gencer Kasa’nın katkısıyla araçlar, Eker Süt Ürünleri’nin lojistik ihtiyaçlarına özel çözümlerle donatıldı. Farklı üst yapılara uygun dayanıklı şasi yapısı ve iki farklı modeli ile Isuzu kamyonetler, gıdadan tekstile, inşaat sektöründen belediye hizmetlerine kadar farklı sektörlerde müşterisine hizmet veriyor ve yeni kabini ile fark yaratıyor. Teslimat töreni, Gencer Kasa ev sahipliğinde gerçekleştirildi. Törene Eker Süt Ürünleri adına Genel Müdür Danışmanı Abdülhamit Can, Bölgeler Lojistik ve Depolar Grup Müdürü Okan Kantarcı ve Bölgeler Araç Yöneticisi Fazıl Özcan; Anadolu Isuzu Bayisi Bursa Ağır Vasıta (BAV) adına Satış Müdürü İnci Kaplan; Gencer Kasa adına firma sahibi Ayhan Gencer; Anadolu Isuzu adına ise Yurtiçi Kamyon ve Pick-up Satış Müdürü Umut Akın ile Filo & Kilit Müşteri Yöneticisi Hamdi Toker katıldı. Yeni Isuzu NLR: Şehir İçi Taşımacılığın Verimli Gücü Anadolu Isuzu’nun lojistik ve dağıtım sektöründeki en güçlü oyuncularından biri olan yeni Isuzu NLR, üstün manevra kabiliyeti ve düşük işletme maliyetleriyle dikkat çekiyor. Özellikle gıda taşımacılığı gibi zaman hassasiyeti yüksek operasyonlarda yüksek verimlilik sunan araç, Euro 6e emisyon standartlarına uygun, çevreci ve 150 beygirlik güçlü motoruyla uzun kullanım ömrü vadediyor. Gelişmiş fren sistemleri ve sürüş destek teknolojileri ile hem sürücü hem de yük güvenliğini ön planda tutan Isuzu NLR, şehir içi dar sokaklarda sunduğu kullanım kolaylığı ve dayanıklı şasi yapısıyla perakende dağıtım ağları için ideal çözümler sunuyor. Anadolu Isuzu, sürdürülebilir kalite anlayışıyla Türkiye’nin dört bir yanındaki dev filoları güçlendirmeye devam ediyor.

Mazot Ateşi Taşımacılık Sektörünü Alarma Geçirdi Haber

Mazot Ateşi Taşımacılık Sektörünü Alarma Geçirdi

HÜRMÜZ BOĞAZI VE MAZOT FİYATLARI SAHADAKİ BELİRSİZLİK FIRTINASININ ETKİSİNİ ARTIRIYOR Bugün sahada yaşanan tabloyu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse gerçekten bir “belirsizlik fırtınası” içindeyiz. Küresel ölçekte herhangi bir risk ortaya çıktığında bunun etkisini ilk hissettiğimiz yer doğrudan pompa fiyatları oluyor. Jeopolitik gerilimler arttığı anda akaryakıt fiyatları da anında tepki veriyor. Şu anki tabloya baktığımızda maalesef yön aşağı değil, yukarı. Kısa vadede ciddi bir gevşeme olacağına da pek ihtimal vermiyorum. Orta Doğu’daki gerilim uzun süredir devam ediyor ve görünen o ki İran, İsrail ve ABD hattındaki bu kriz kısa sürede sona erecek gibi durmuyor. Eğer Brent petrol fiyatı 150–200 dolar bandına doğru tırmanırsa açık konuşmak gerekirse dünya ekonomisinin bunu kaldırması çok zor olur. Böyle bir senaryo sadece bizim ülkemizi değil, tüm dünyayı etkiler çünkü bugün hayatımızdaki neredeyse her şey lojistikle taşınıyor. Dolayısıyla petrol fiyatındaki sert yükseliş sadece yakıtı değil, zincirleme bir şekilde tüm ürünlerin maliyetini artırır. Eğer biz bu maliyetleri yüksek fiyatlarla almak zorunda kalırsak enflasyon da buna paralel şekilde hızla yükselir. Yani mesele sadece taşımacılık sektörü değil; bu doğrudan ekonominin tamamını etkileyen bir domino etkisi yaratır. TÜRKİYE KRİZLERİ AVRUPA’YA GÖRE DAHA SERT HİSSEDİYOR Türkiye’nin bu tür krizleri Avrupa’ya kıyasla daha sert hissetmesinin çok net bir nedeni var. Biz yalnızca petrol fiyatındaki artıştan etkilenmiyoruz, aynı zamanda döviz kuru da sürekli hareket halinde. Yani sektör olarak iki ayrı maliyet baskısı altında kalıyoruz. Bir tarafta petrol fiyatı yükseliyor, diğer tarafta döviz kuru yerinde durmuyor. Bu durum işletmelerin maliyetlerini katlayarak artırıyor. Avrupa’daki birçok ülkede enerji maliyeti artıyor olabilir ama para birimleri daha stabil olduğu için bu etki daha sınırlı kalıyor. Türkiye’de ise enerji maliyeti artarken aynı anda kur farkı da eklenince ortaya çok daha ağır bir tablo çıkıyor. Enerjide dışa bağımlı bir ülke olmamız da bu kırılganlığı doğal olarak artırıyor. Dolayısıyla küresel ölçekte yaşanan her enerji krizi Türkiye’de çok daha güçlü bir şekilde hissediliyor. VATANDAŞ SEYAHATİ AZALTTI, DOLULUK ORANLARINI YAKALAMAK ZORLAŞTI Vatandaşın alım gücündeki düşüşü biz sahada çok net görüyoruz. Eskiden bayram, tatil ya da özel gün beklemeden dolan otobüsler artık eski doluluk oranlarına ulaşmakta zorlanıyor. Bugün firmalar seferlerini doldurabilmek için ciddi bir çaba sarf etmek zorunda kalıyor. İnsanlar artık zorunlu olmadıkça seyahat etmiyor. Ekonomik şartlar ağırlaştıkça insanlar harcamalarını kısmaya başlıyor ve bu da doğrudan ulaşım sektörüne yansıyor. Sonuç olarak satış hacmimizde belirgin bir gerileme var. Yolcu sayısı azaldığında ise seferlerin maliyeti daha da ağırlaşıyor. Bu da sektörün üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. “ARAÇLAR ZARAR EDİYOR” SÖZÜ ABARTI DEĞİL, GERÇEK Bugün sektörde sıkça duyduğumuz “araçlar zarar ediyor” ifadesi kesinlikle bir abartı değil, yaşadığımız gerçeğin ta kendisi. Dışarıdan bakıldığında cirolar artıyor gibi görünebilir çünkü bilet fiyatları yükseliyor ancak işletme giderleri çok daha hızlı bir şekilde artıyor. Lastik fiyatları, bakım maliyetleri, personel giderleri, sigorta bedelleri ve diğer operasyonel giderler sürekli yükseliyor. Bu nedenle günün sonunda kasaya giren para artsa bile işletmenin gerçek kârı eriyor. Hatta çoğu zaman kâr yerine borçla karşı karşıya kalıyoruz. Bugün sektörün ana hedefi artık kâr etmek değil, ayakta kalabilmek. BİR OTOBÜSÜN MALİYETİNİN %50–60’INI YAKIT OLUŞTURUYOR Bugün bir otobüs işletmesinin en büyük gider kalemi tartışmasız yakıt. Ortalama bir hesap yaptığınızda bir otobüsün toplam işletme maliyetinin yaklaşık %50–60’ını doğrudan yakıt gideri oluşturuyor. Lastik, bakım, sigorta, personel gibi diğer tüm giderleri toplasanız bile çoğu zaman bir depo mazotun yarattığı maliyet kadar etkili olamıyor. Bu yüzden akaryakıt fiyatındaki her artış doğrudan sektörün belini büküyor. Yakıt fiyatları yükseldiğinde işletme maliyetleri bir anda sıçrıyor ve bu maliyetleri yönetmek giderek zorlaşıyor. MALİYET ARTIŞININ YARISINI BİLE BİLET FİYATINA YANSITAMIYORUZ Sektörde yaşanan en büyük sorunlardan biri de maliyet artışlarının bilet fiyatlarına aynı oranda yansıtılamaması. Eğer maliyetlerimiz 10 birim artıyorsa biz bunun ancak 4–5 birimini bilet fiyatına yansıtabiliyoruz çünkü yolcunun ödeme gücü belli bir noktadan sonra bunu kaldırmıyor. Fiyatları bir anda çok yükselttiğinizde yolcu sayısı daha da düşüyor. Dolayısıyla aradaki farkı çoğu zaman işletmeler kendi cebinden karşılamak zorunda kalıyor. Bu makas ne kadar açılırsa sektörün sürdürülebilirliği de o kadar zorlaşıyor. Açık konuşmak gerekirse bugün birçok firma için tekerin dönmesi bile başlı başına bir mücadele haline gelmiş durumda. TİCARİ AKARYAKITTA VERGİ DESTEĞİ ŞART Sektörün bu zorlu süreci atlatabilmesi için devlet desteği kaçınılmaz görünüyor. Özellikle ticari taşımacılık yapan işletmeler için akaryakıt üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi büyük önem taşıyor. En acil ve etkili çözüm, ticari akaryakıtta ÖTV indirimi ya da KDV iadesi gibi bir destek mekanizmasının hayata geçirilmesi olacaktır. Toplu taşıma ve lojistik sektörü üzerindeki vergi yükü hafifletilmeden fiyatların dengelenmesi ve sektörün rahatlaması maalesef mümkün görünmüyor. YENİ ARAÇ YATIRIMI BUGÜN TAM ANLAMIYLA BİR KUMAR Bugünün şartlarında yeni araç yatırımı yapmak gerçekten büyük bir risk taşıyor. Faiz oranları çok yüksek, araç fiyatları astronomik seviyelere çıkmış durumda ve yatırımın geri dönüş süresi giderek uzuyor. Bu nedenle birçok firma şu anda yeni araç almak yerine mevcut filosunu korumaya çalışıyor. Açık konuşmak gerekirse şu an yatırım yapmak yerine frene basmak ve mevcut yapıyı korumak çok daha mantıklı bir strateji gibi görünüyor. ÖNÜMÜZDEKİ 6 AY DAHA ZORLU GEÇEBİLİR Önümüzdeki döneme dair tabloyu gerçekçi bir şekilde değerlendirmek gerekirse sektör açısından çok kolay bir süreç bizi beklemiyor. Turizm sezonu belirli ölçüde bir hareketlilik sağlayabilir ve sektöre bir nebze nefes aldırabilir. Ancak maliyet artışları aynı hızla devam ederse bu geçici bir rahatlama olur. Bu nedenle önümüzdeki 6 ayda sektörün tamamen toparlanmasını beklemek pek gerçekçi değil. Daha çok maliyetleri kontrol etmeye çalışacağımız, kemerleri sıkmaya devam edeceğimiz bir dönem bizi bekliyor.

Volkan Transport, Uluslararası Operasyonlarını Renault Trucks T480 Yatırımıyla Güçlendirdi Haber

Volkan Transport, Uluslararası Operasyonlarını Renault Trucks T480 Yatırımıyla Güçlendirdi

Bursa merkezli olarak faaliyet gösteren Volkan Transport, Macaristan’daki yapılanmasıyla birlikte Avrupa genelinde entegre bir operasyon yürütüyor. 2017 yılında Macaristan’da başlayan yolculuğunu, 2020 yılında Türkiye’ye taşıyan Volkan Transport, bugün başta Doğu Avrupa olmak üzere tüm Avrupa’da lojistik faaliyetlerini sürdürüyor. Şirket, daha önce Macaristan’da teslim aldığı Renault Trucks çekicilerinden memnuniyeti doğrultusunda Türkiye’deki çekici yatırımlarına da Renault Trucks T480 ile devam ediyor. Volkan Transport, uluslararası taşımacılıkta özellikle Doğu Avrupa hattında güçlü yapısıyla ağırlıklı olarak Macaristan, Çekya, Polonya ve Slovakya hattında operasyonlar gerçekleştiriyor. Sözleşmeli müşterilerle yürüttüğü çalışmalarıyla istikrarlı bir büyüme sergileyen Volkan Transport’un yük portföyünün yaklaşık yüzde 95’ini ise otomotiv sanayi ürünleri oluşturuyor. “Macaristan’daki deneyimimiz Türkiye yatırımında belirleyici oldu.” Yeni araçlar Koçaslanlar Otomotiv Orhanlı Plaza Şube Müdürü İsmail Alkan tarafından teslim edilirken Volkan Transport Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Muhtaroğlu, filo yatırımlarıyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “İlk Renault Trucks aracımızı Macaristan’da filomuza dahil ettik ve performansından oldukça memnun kaldık. Bu deneyim, Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz yeni yatırımda da aynı araçları tercih etmemizde belirleyici oldu. Özellikle yakıt tüketimi, toplam sahip olma maliyeti ve operasyonel verimlilik açısından Renault Trucks bizim için güçlü bir çözüm sunuyor.” Şirketin daha önce Macaristan filosunda kullandığı Renault Trucks araçlar, düzenli bakım süreçleri sayesinde 850 bin ila 900 bin kilometre yol katetti. Araçların bu kadar yüksek kilometrelerdeki yüksek performansı, markaya olan güveni pekiştiren önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yakıt verimliliği tercih sebebi oldu Volkan Transport’un yeni yatırımı kapsamında tercih ettiği Renault Trucks T480 modeli, özellikle uzun yol taşımacılığında sunduğu yakıt verimliliği ile öne çıkıyor. Araç seçiminde en kritik kriterin yakıt tasarrufu olduğuna dikkat çeken Muhtaroğlu, bu modelin sunduğu avantajların karar sürecinde belirleyici olduğunu ifade ediyor. Zorlu piyasa koşullarına rağmen yatırım devam ediyor Küresel gelişmeler ve artan maliyet baskıları lojistik sektörünü doğrudan etkilemeye devam ederken Volkan Transport, bu koşullara rağmen yatırımlarını sürdürüyor. Özellikle yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar sektör genelinde maliyet yönetimini daha kritik hale getirirken, şirket verimlilik odaklı filo yatırımlarıyla bu süreci yönetmeyi hedefliyor. 25 yılı aşkın sektör deneyimi 2001 yılından bu yana lojistik sektöründe aktif olarak görev alan şirket yönetimi, operasyonel bilgi birikimi ve saha deneyimini büyüme stratejisinin merkezine konumlandırıyor. Bu birikim, Volkan Transport’un uluslararası taşımacılıkta güvenilir ve sürdürülebilir bir iş ortağı olmasını destekliyor.

Yurt İçi ve Yurt Dışındaki Tedarikçileriyle Buluşan TEMSA, Yeni ‘Zirve’ler Hedefliyor Haber

Yurt İçi ve Yurt Dışındaki Tedarikçileriyle Buluşan TEMSA, Yeni ‘Zirve’ler Hedefliyor

TEMSA; düzenlediği Tedarikçi Buluşması’nda kalite, yeni projeler, risk yönetimi, rekabetçilik, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve iş birliği başlıkları altında şekillenen yol haritasını iş ortaklarıyla paylaştı. Tedarik zinciri alanında güçlü ekosistem ve ortak değer yaratma unsurlarının ön plana çıktığı etkinlikte, TEMSA’nın gelecek dönem stratejisi de detaylı şekilde ele alındı. Buluşmada, TEMSA CEO’su Evren Güzel’in yanı sıra Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Fatih Tunçbilek, Ar-Ge ve Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Caner Sevginer ile Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü Akın Ergür gerçekleştirdikleri sunumlarla şirketin operasyonel yapısı, teknoloji vizyonu ve tedarik zinciri stratejisine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. “Rekabet artık tedarik zincirleri arasında yaşanıyor” Günümüzde rekabet koşullarının artık marka ve ürünlerin ötesine geçtiğini belirten TEMSA CEO’su Evren Güzel, etkinlikte yaptığı konuşmada: “Rekabet artık yalnızca markalar ve ürünler arasında yaşanmıyor; güçlü ve entegre tedarik zincirlerinin birbirleriyle olan rekabeti ve ekosistemler arasında şekilleniyor. Müşterilerimizin ortak beklentisi güvenli, kaliteli ve rekabetçi çözümler sunmamız. Küresel rekabette güçlü tedarik zincirine sahip olmayan firmaların başarılı olacağına olasılık vermiyoruz. Bu anlamda TEMSA’nın en güçlü yönlerinden biri, uçtan uca tedarik zinciri yönetimine sahip olması. Bugün TEMSA, döviz bazında çift haneli büyüme kaydeden, Avrupa ve Türkiye’de kendi tarihinin en yüksek otobüs satış adetlerine ulaşan, ciro ve ihracatta rekorlar kıran bir marka konumunda. Bu başarı; kurduğumuz stratejik iş ortaklıkları, güçlü iş birlikleri ve global ekosistemimiz sayesinde mümkün oldu. Gelecek hedefimiz ise; esnek ve çeşitli bir ürün portföyü, kıtalar arasında güçlü ayak izi ile TEMSA’yı küresel ölçekte 1 milyar dolarlık ciroya sahip ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ haline getirmek” ifadelerini kullandı. “Hedefimiz zirve ve zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız” 2025 yılını başarılı sonuçlarla tamamladıklarını vurgulayan Evren Güzel, TEMSA tarihinin en güçlü satış ve üretim performansına ulaştıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “2025 yılı gibi zorlu koşulların yaşandığı bir dönemde, konsolide ciromuzu geçtiğimiz yıla göre döviz bazında yüzde 10 artırarak 554 milyon dolar seviyesine taşıdık. Türkiye’de büyümemizi sürdürürken, Avrupa’daki öncelikli pazarlarımızda yeni satış rekorlarına imza attık. Bir önceki yıla göre döviz bazında yüzde 7’lik artışla ihracatımızı 316 milyon dolara ulaştırdık. Zorlu faaliyet ortamına rağmen tüm bunları müşteriyi odağa alan küresel büyüme stratejimiz, operasyonel mükemmeliyet anlayışımız ve kurduğumuz stratejik iş birlikleri ile başardık. Bu başarı hikayesinde bizimle yol alan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu yıl ve devamında da hızlı büyümemizi sürdürmeye odaklandık. Hedefimiz zirve diyoruz ve bu zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız.” Yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor Yurt içinde 20 şehirde 270, yurt dışında ise 24 ülkede 150 tedarikçisi bulunan TEMSA’nın, yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor. Asya’dan Avrupa ve Kuzey Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada güçlü bir tedarikçi ekosistemini yöneten TEMSA; özellikle yapay zekâ ve dijitalleşme yatırımlarıyla tedarik zincirinde sürdürülebilirlik, maliyet optimizasyonu ve risk yönetimini odağına alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. Tedarikçi performansında da iyileşme sağlayan TEMSA, 2024 yılında 77,15 olan ortalama performans skorunu 2025 yılında 81,15’e yükseltti. TEMSA, tüm projelerde tedarikçilerini tasarım ve planlama aşamasından itibaren sürece dahil ediyor. Bu yaklaşım, maliyet ve lojistik yönetiminde rekabet avantajı sağlarken, krizlere hazırlıklı bir ekosistem oluşturarak sürdürülebilir büyümeyi destekliyor. Dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamaları ise veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirirken, sürdürülebilirlik ve yeşil tedarik kriterleri, uzun vadeli değer yaratmayı destekliyor. Kalite ve sürdürülebilirlikte “yeşil satınalma” anlayışı TEMSA, sürdürülebilirlik alanında elde ettiği global başarılarla da tedarik zinciri alanında öncü bir konumda yer alıyor. Şirketlerin çevre, işçi ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarikalanlarındaki performansını değerlendiren uluslararası EcoVadis platformunun 2025 değerlendirmesinde 78 puanla dünya genelinde en iyi yüzde 6’lık dilimde yer alan TEMSA'nın, Sürdürülebilir Tedarik Puanı ise geçtiğimiz yıllara kıyasla %92,5 yükseldi. CDP (Carbon Disclosure Project) değerlendirmelerinde hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği alanlarında A Listesi’ne girerek küresel liderler arasında konumlandı. Aynı zamanda CDP tarafından gerçekleştirilen Tedarikçi İlişkileri Değerlendirmesinde, üst üste üçüncü kez A Listesi’nde yer alarak global liderler arasındaki konumunu korumaya devam etti. Önümüzdeki dönemde de TEMSA, tedarikçi seçiminde kalite ve çevresel sürdürülebilirlik kriterlerini öne çıkaran “yeşil satınalma” yaklaşımıyla faaliyetlerine devam edecek.

MAN Truck & Bus’tan  Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım Haber

MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım

MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor. Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor. MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor. MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor. Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir” MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi: “Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.” “Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim” Baumann sözlerini şöyle sürdürdü: “Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.” Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor. Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor. Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor. Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor. Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor. Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.

Bir Kızın Eğitimi, Bir Toplumun Geleceğidir Haber

Bir Kızın Eğitimi, Bir Toplumun Geleceğidir

EĞİTİMDE FIRSAT EŞİTLİĞİ SAĞLANMALI Eğitimde fırsat eşitliği birinci önceliğimiz. Özellikle de kızlarımızın eğitimi çok çok önemli. Her Kızımız Bir Yıldız projemiz de fırsat eşitliği alanında hayata geçirdiğimiz çok kıymetli projelerimizden biri. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) iş birliği ile yürüttüğümüz “Her Kızımız Bir Yıldız” programımız ile bugüne kadar 63 ilde 6.500’e öğrenciye ulaştık ve toplamda 20.000’e yakın burs sağladık. Her Kızımız Bir Yıldız ile yalnızca burs desteğiyle sınırlı kalmıyoruz aynı zamanda bölge ziyaretleri, mentorluk programları, kişisel gelişim eğitimleri ve kültürel etkinliklerle öğrencilerin akademik, sosyal ve kültürel gelişimine katkı sunuyoruz. Programımız kapsamında 750’si lise ve 250’si üniversite olmak üzere her yıl yaklaşık 1.000 öğrenci destekliyoruz. Kız çocuklarını eğitimde eşit fırsatlara kavuşturmak, kadınların istihdama katılımını artırarak toplumda eşit fırsatlara erişmelerine katkı sağlamak önceliğimiz. Bu vizyonla hayata geçirdiğimiz bir diğer projemiz ise “Mühendisliğin Yıldızları”. 2018 yılında Boğaziçi Üniversitesi Vakfı iş birliğiyle hayata geçirdiğimiz “Mühendisliğin Yıldızları” programımız ile 40’a yakın kadın mühendis adayına burs ve eğitim desteği sağladık. Burada amacımız, sadece burs vermek ya da maddi bir destekten ibaret değil. Amacımız, kız çocuklarına güçlü bir gelecek vizyonu kazandırmak. Aslında burada temelde kız çocuklarının eğitiminden başlayan ve kadınların istihdamına uzanan uzun bir yolculuktan bahsediyoruz. Mercedes-Benz Türk olarak kadınların her alanda eşit fırsatlara erişmesi için canla başla ve kararlılıkla çalışmaya devam edeceğiz. KADINLARIN İŞ HAYATINDA DAHA GÜÇLÜ YER ALMASI İÇİN KARARLIYIZ Mercedes-Benz Türk olarak sorumluluk bilinciyle hareket ediyoruz. Fırsat eşitliğini önemsiyor, tek bir gün değil her zaman ‘İşin Cinsiyeti Yok’ diyoruz. Eğitimde de mevcut istihdamın sürdürülebilirliğinde de istihdamın artırılmasında da somut adımlar atıyoruz. Aksaray Kamyon Fabrikamız ve Hoşdere Otobüs Fabrikamızda hayata geçirdiğimiz “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme Programları” ile son üç yılda her iki fabrikamızda da kadın saha çalışanı oranımızı iki katına çıkardık. Ofis çalışanları ve yönetim kadrolarındaki oranlarımızla da ayrıca gurur duyuyoruz. Ofis çalışanları içerisindeki yaklaşık yüzde 35’lik kadın çalışan oranı ile, Türkiye otomotiv sektör ortalamasının üzerinde istihdam sağlamaya devam ediyoruz. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu’ndaki kadın üye oranımız ise yüzde 25. Bugüne kadar kadınların toplumda her alanda hak ettikleri güce kavuşmalarında inançla sağladığımız destekleri kısa süre önce lojistik ve taşımacılık sektörlerine de taşıdık ve “Benzersiz Kadınlar” projemizi hayata geçirdik. Her zaman yineliyoruz, kadınların istihdama katılmasını özendirmemiz gerekiyor. Muhakkak eğitim seviyesine dokunmamız, özellikle kadınların da mesleki eğitime ulaşmasını ve eğitimde kız çocuklarına fırsat eşitliğini sağlamamız lazım. KADINLAR DİREKSİYONDA, GELECEK YOLDA Lojistik ve taşımacılık sektöründe kadınların daha güçlü temsil edilmesini desteklemek amacıyla, Lojistik ve Taşımacılık Enstitüsü (CILT - The Chartered Institute of Logistics and Transport) Türkiye çatısı altında faaliyet gösteren Kadın Çalışmaları Kanadı WiLAT iş birliğiyle yürütülen “5 Yılda 5 Bin Kadın Sürücü” projesine dahil olduk. “Benzersiz Kadınlar” ana sloganı altında sürdürdüğümüz proje kapsamında kamyon ve otobüs segmentlerinde kadın sürücü istihdamının artırılmasına yönelik eğitimden istihdama uzanan somut destekler sunuyoruz. Müşterilerimizle iş birliği içinde 10 kadın kamyon sürücüsü ve 10 kadın otobüs sürücüsünün sürücü kursu, ehliyet, SRC belgesi, psikoteknik değerlendirme ve ilgili yasal süreçlerine destek sağlıyoruz. Projemiz kapsamında kadın sürücü adaylarımız için ileri sürüş teknikleri eğitimleri de düzenleyeceğiz. Kısa süre önce kadın sürücü adaylarımızı belirledik. Adaylarımızın çıkacakları uzun yollar için hep birlikte ilk adımı attık. Gelecek adımlar için heyecanlıyız. CESARETİNİZ YOLUNUZU AÇSIN! Kadınlarımıza verebileceğim ilk mesaj kendilerine inanmaları ve güvenmeleri. Merak duygularını kaybetmesinler ve öğrenmeyi süreklilik haline getirsinler. Zorluklar karşısında cesaretleri kırılmasın. Ne olursa olsun ellerinden gelenin en iyisini yaparak ilerlemeye devam etsinler. Sanayide, sahada, lojistikte, taşımacılıkta, işin kaynağında, kadının tercih etmeyeceği varsayılan birçok alanda var olmaya ve işin cinsiyeti olmadığına kararlılıkla inançlarını sürdürsünler. Çünkü biz biliyoruz ki “İşin Cinsiyeti Yok”. Dünya Kadınlar Günümüz kutlu olsun!

Çobantur Logistics, 2025 Yılında Kapasitesini Ve Cirosunu Yüzde 20 Büyüttü Haber

Çobantur Logistics, 2025 Yılında Kapasitesini Ve Cirosunu Yüzde 20 Büyüttü

Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından Çobantur Logistics; sürdürülebilir, güvenilir ve uzun vadeli değer üretme odaklı anlayışıyla 2025 yılında da büyüme hedeflerini gerçekleştirdi. Uzun yıllara dayanan tecrübesi, dijitalleşme yatırımları ve Avrupa merkezli güçlü yapılanması sayesinde müşterilerine sadece taşıma değil, uçtan uca entegre lojistik çözümler de sunan şirket, Türkiye-Avrupa hattındaki servis sürekliliğini koruyarak 2025’i yüzde 20 kapasite ve ciro büyümesi ile tamamladı. 2026’daki odağını “dijital şeffaflık ve operasyon verimliliği” ile “entegre hizmet derinliği” üzerine kurgulayan Çobantur Logistics, bu kapsamda yurt dışı yapılanmasında yeni bir dönemi başlatacak. “Türkiye–Avrupa hattında servis sürekliliğimizi koruduk” Küresel talep daralması ve maliyet baskılarının yoğun hissedildiği 2025’in lojistik sektörü açısından zorlu geçtiğini fakat doğru planlama ile büyümelerini sürdürdüklerini ifade eden Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Yaşanan sıkıntılara rağmen ana koridorlarımız olan Türkiye–Avrupa hattında servis sürekliliğimizi koruduk; İtalya ve Almanya merkezli akışlarda güçlü konumumuzu sürdürdük. Bu sayede 2025’te bir önceki yıla oranla yüzde 20 kapasite ve ciro büyümesi ile operasyonlarımızı yönettik. Avrupa’da özellikle İtalya, Almanya, Hollanda, İsviçre, Belçika, Avusturya, Fransa, Slovenya ve İspanya koridorlarında yoğun hizmet verirken; Türkmenistan, Kazakistan, Azerbaycan, Irak, Suriye gibi pazarlarda da müşterilerimize çözüm sunduk. Yurt içi ve yurt dışı lokasyonlarımızda yaklaşık 60 bin metrekare gümrüklü/gümrüksüz depolama alanlarında ADR (tehlikeli madde) depolama yetkinliğimizle entegre hizmet kapasitemizi güçlendirdik.” dedi. Dijital çalışmalarıyla müşterilerine “şeffaflık” sunuyor Çobantur Logistics’in 2025’te fark yarattığı alanların başında dijitalleşme ve şeffaflık geldiğini vurgulayan Çobanoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Şirket olarak tüm operasyon süreçlerimizi destekleyen uygulamalarımızı in-house yazılım ekibimizle geliştiriyor; müşteri/tedarikçi sistemleriyle veri entegrasyonları, iş zekâsı ve robotik süreç otomasyonu üzerinden verimliliği artırıyoruz. Ayrıca müşterilerimizin sevkiyatlarını anlık izleyebildiği web tabanlı Müşteri Portalı altyapımızı olgunlaştırdık; portalı sadece konum takibi değil yük evraklarının da uçtan uca takibi için kurguladık. Bu sistemi sadece kendimiz için değil şeffaf lojistik adı altında tüm müşterilerimize açtık. Böylelikle yaptığımız tüm operasyonlar için müşterilerimizin de bizimle aynı anda bilgilere ulaşabilmesini mümkün kıldık. Dijital gümrük süreçlerinde ise yıllardır öncü bir yaklaşımımız var; yeni dönemde devreye alınan Digital UBAK gibi uygulamalara hazırlıklarımızı tamamladık.” İtalya, Romanya ve İspanya’da ek yatırımlar devreye alacak Lojistik sektöründe yaşanan yüksek maliyet baskısı, sürücü/insan kaynağı açığı, vize süreçlerinin operasyon sürelerine etkisi ile sınır kapılarında altyapı ve geçiş sorunlarına rağmen 2026 yılında büyüme hedeflerinde kararlı olduklarını söyleyen Çobanoğlu, “Bu yılki önceliklerimizin başında yurt dışında holding merkezinin kurulması ve grup şirketlerimizin bu yapı altında konsolide edilmesi geliyor. Bunun yanında Almanya’da yeni bir satın alma ile operasyonel yapılanmamızı da güçlendirmek istiyoruz. Avrupa’da aktif olduğumuz İtalya, Romanya ve İspanya gibi ülkelerde de ek yatırımlarımızı devreye alacağız. Özellikle İspanya başta olmak üzere yeni pazarlarda büyüme stratejilerimizi ilerletmek de yine gündemimizin ana başlıklarından biri. Yatırımlarımızı planlarken temel hedefimiz; operasyon kalitesini yükseltirken, müşteri memnuniyetini üst seviyede tutmak ve kârlılığı sürdürülebilir şekilde artırmak.” ifadelerini kullandı. Büyümeyi kapasite yönetimi, depolama kabiliyeti ve teknoloji yatırımları ile başaracak “Pazarın daralma risklerine rağmen yeni yapılanma adımlarımız ve güçlendirdiğimiz hizmet modelimizle 2026 yılında yüzde 20’nin üzerinde büyüme planladık.” diyen Çobanoğlu, diğer hedeflere dair şunları söyledi: “Hedeflediğimiz büyümeyi ana koridorlarda kapasite yönetimi, entegre depolama kabiliyetimiz, teknoloji yatırımlarımız ve seçili pazarlarda genişleme stratejimiz sayesinde başaracağız. Şirket olarak yabancı plakalı araç ve yabancı şoför yatırımlarımıza da kararlılıkla devam ediyoruz. Öte yandan fırsat tarafında; Yeşil Mutabakat ve karbon odaklı regülasyonların düşük emisyonlu çözümlere talebi artırması, dijital gümrük ve takip sistemlerinin verimlilik avantajı yaratması ve pazardaki konsolidasyonla birlikte güvenilir, entegre servis sağlayıcılara yönelik önemli fırsatlar sunuyor. Bu kapsamda da geçtiğimiz yıl tüm öz mal çekicimizi yenileyerek Euro 6 olarak değiştirerek yeşil lojistiğe duyarlı hale getirdik. Önümüzdeki dönemde de çevresel sorumluluk, operasyonel mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetini temel önceliklerimiz olarak görmeye; sektörümüzde güvenilir bir çözüm ortağı olma konumumuzu daha da güçlendirmeye kararlıyız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.