Hava Durumu

#Maliyet Kontrolü

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Maliyet Kontrolü haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Maliyet Kontrolü haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

DKV Mobility’den Ticari Filolara Vade kolaylığı ve HGS İşlemlerinde KDV Avantajı Haber

DKV Mobility’den Ticari Filolara Vade kolaylığı ve HGS İşlemlerinde KDV Avantajı

Avrupa’nın önde gelen mobilite hizmet platformlarından biri olan DKV Mobility, Türkiye’deki faaliyetlerini derinleştirerek sunduğu hizmetleri finansal çözümlerle güçlendirmeye devam ediyor. Daha önce duyurduğu indirimli yakıt ve geniş istasyon ağı avantajlarının ardından, şimdi de filoların nakit akışını rahatlatan vade imkânları ve HGS işlemlerinde sağladığı yeni finansal avantajlarla öne çıkıyor. Nakit akışını rahatlatan esnek vade imkânı DKV Mobility’nin sunduğu esnek vade seçenekleri sayesinde ticari filolar, yakıt ve yol giderlerini anlık ödeme baskısı olmadan yönetebiliyor. Bu yapı, şirketlerin nakit akışını daha öngörülebilir hale getirirken, finansal planlamada da önemli bir kolaylık sağlıyor. Filolar, operasyonel harcamalarını tek merkezden kontrol edebilirken, ödeme süreçlerini kendi bütçe döngülerine uygun şekilde planlayabiliyor. HGS işlemlerinde faturalandırma ve KDV avantajı DKV Mobility’nin sunduğu çözümlerden biri olan HGS işlemlerinin faturalandırılması ise şirketlere önemli bir mali avantaj sağlıyor. Bu sistem sayesinde, köprü ve otoyol geçişlerine ilişkin harcamalar tek bir fatura altında toplanabiliyor. Böylece firmalar, HGS giderlerini doğrudan giderleştirmenin yanı sıra bu harcamaları KDV’den mahsup etme imkânına da sahip oluyor. Bu yaklaşım, özellikle yüksek hacimli lojistik ve filo operasyonlarında maliyetlerin daha şeffaf yönetilmesine ve vergi avantajı elde edilmesine katkı sağlıyor. ‘Filoların finansal yükünü hafifleten çözümler sunuyoruz’ DKV Mobility Türkiye Ülke Müdürü Deniz Çokcoş Sezer, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye’deki ticari filolar için yalnızca operasyonel değil, aynı zamanda finansal açıdan da değer yaratan çözümler geliştirmeye odaklanıyoruz. Sunduğumuz esnek vade imkânları, şirketlerin nakit akışını daha sağlıklı yönetmesine katkı sağlarken; HGS işlemlerinin faturalandırılmasıyla birlikte önemli bir vergi avantajı da sunuyoruz. Amacımız, müşterilerimizin tüm yol giderlerini tek bir yapı altında daha şeffaf, daha kontrollü ve daha verimli şekilde yönetmelerini sağlamak.” Operasyonel kolaylık ve maliyet kontrolü bir arada DKV Mobility’nin Türkiye’de sunduğu çözümler, yalnızca yakıt teminiyle sınırlı kalmayarak filoların tüm yol giderlerini kapsayan bütüncül bir yapıya dönüşüyor. Yakıt alımı, otoyol ve köprü geçişleri gibi farklı kalemlerin tek bir sistem üzerinden yönetilebilmesi; hem operasyonel yükü azaltıyor hem de maliyet kontrolünü güçlendiriyor.

Renault Trucks Ve Hugelshofer, Yoğun Operasyon Koşullarında Elektrikli Kamyonların Potansiyelini Ortaya Koyuyor Haber

Renault Trucks Ve Hugelshofer, Yoğun Operasyon Koşullarında Elektrikli Kamyonların Potansiyelini Ortaya Koyuyor

Hugelshofer Lojistik AG CEO’su Martin Lörtscher konuyla ilgili şu açıklamada bulunuyor: “Asıl kritik soru kamyonun maksimum menzili değil, taşımacılık operasyonlarına nasıl entegre edildiğidir. Rotalarımızı ve şarj stratejimizi uyarlayarak elektrikli kamyonlarımızın günlük çalışma süresini en üst seviyeye çıkarabiliyoruz. Böylece faaliyetlerimize mükemmel şekilde uyarlanmış gerçek endüstriyel varlığa dönüşüyorlar.” Elektrikli kamyon kullanımını en üst düzeye çıkmak için tasarlanmış bir lojistik sistemi Hugelshofer, 80’i elektrikli olmak üzere toplam 220 kamyondan oluşan bir filoya sahip bulunuyor. Şirkette görev yapan 150 sürücü, günlük operasyonlarında elektrikli ağır ticari araçları kullanıyor. Elektrikli kamyonların kullanım süresini en üst düzeye çıkarmak ve toplam sahip olma maliyetini (TCO) optimize etmek amacıyla Hugelshofer Lojistik, Renault Trucks E-Tech T araçlarını çift şoförlü olarak işletiyor. Sürücüler, zorunlu dinlenme molaları sırasında ara şarj işlemlerini gerçekleştirirken tam şarj işlemi gece boyunca depoda gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım sayesinde, nominal menzili 300 km olan her bir elektrikli kamyon, klasik bir operasyon gününde 600 km’nin üzerinde yol kat edebiliyor. Rekor bir günde ise İsviçreli operatörün filosundaki Renault Trucks E-Tech T araçlarından biri, 24 saat içinde 1.007 km yol yaptı. Bu performans, görev tanımı, operasyon alanı ve şarj stratejisi net bir şekilde belirlendiğinde yoğun kullanımın mümkün olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda, batarya kapasitesinin doğru şekilde boyutlandırılmasının önemine dikkat çekiyor. Kullanım şekline bağlı olarak maksimum batarya kapasitesini seçmek her zaman gerekli olmayabilir. Batarya kapasitesi, yük taşıma kapasitesini ve verimliliği koruyacak şekilde uyarlanabilir. Bu nedenle Renault Trucks, operasyonel kısıtlamalarına ve gerçek ihtiyaçlarına göre en uygun konfigürasyonu belirlemek için müşterileriyle yakın iş birliği içinde çalışıyor. Performansı artıran şarj altyapısı Hugelshofer’in Renault Trucks E-Tech T araçlarının performansı, büyük ölçüde optimize edilmiş bir şarj altyapısına dayanıyor. Taşımacının Frauenfeld tesisinde, maksimum 480 kW güce sahip 30 hızlı şarj istasyonu bulunuyor ve bu altyapı sayesinde günde 100 kamyona kadar şarj gerçekleştirilebiliyor. Bu sistem, yıllık 1,2 milyon kWh elektrik üreten bir fotovoltaik (güneş enerjisi) sistem ile desteklenirken, üç adet trafo elektrik şebekesinin stabilitesini sağlıyor. Sonuç olarak, şarj işlemlerinin %95’i doğrudan depoda gerçekleştiriliyor. Böylece maliyet kontrolü, operasyonel güvenilirlik ve günlük operasyonların kesintisiz şekilde yürütülmesi mümkün oluyor. İsviçre, ağır ticari araç elektrifikasyonu için destekleyici bir ekosistem Hugelshofer Lojistik, elektrikli kamyonlarında, benzer dizel araçlara kıyasla yaklaşık %30 daha düşük işletme maliyeti elde ediyor. Bu sonuç, şirketin stratejik ve operasyonel tercihlerinin yanı sıra, ağır ticari araç elektrifikasyonunu destekleyen İsviçre mevzuatının da etkisiyle mümkün oluyor. İsviçre’de sıfır emisyonlu kamyonlar, LSVA yol kullanım ücreti kapsamında önemli avantajlardan faydalanarak, elektrikli araçları geleneksel içten yanmalı araçlarla ekonomik açıdan rekabet edebilir hale getiriyor. Ayrıca İsviçre Konfederasyonu, 2026–2030 yılları arasında ağır ticari araçlar için şarj altyapısının yaygınlaştırılmasına yönelik 20 milyon İsviçre Frangı tutarında bir yatırım programı açıkladı. Bu destekleyici yapı sayesinde İsviçre modeli, özellikle ağır ticari araçların elektrifikasyonu için son derece elverişli bir ortam sunuyor: 2025’in ilk 11 ayında, 16 ton üzeri araçlarda elektrifikasyon oranı %14,7 olarak kaydedildi. Bu oran, Avrupa ortalaması olan %1,9’un neredeyse sekiz katı seviyesinde bulunuyor. Renault Trucks için elektrikli mobilite, karayolu yük taşımacılığında dekarbonizasyon hedeflerine ulaşmanın temel araçlarından biri olarak konumlanıyor. İsviçre örneği, araçlar, altyapı, organizasyon ve kamu politikalarının birlikte ilerlemesi halinde elektrikli kamyonlara geçişin hızlanabileceğini gösteriyor. Bu nedenle Avrupa ülkelerinin, büyük ölçekli elektrifikasyon için gerekli koşulları oluşturmak adına bu modelden ilham alması büyük önem taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.