Hava Durumu

#Man

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Man haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Man haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. Köprü Eziyetinden Ne Zaman Kurtulacağız? Haber

3. Köprü Eziyetinden Ne Zaman Kurtulacağız?

IĞDIR'DAN TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINA SEFER DÜZENLİYORUZ 1965 yılında Iğdır'da doğdum. O günden bu yana Iğdır'dayız. Otobüsçülük bizim aile mesleğimiz: önce babamız, sonra ağabeyimiz, ardından biz devraldık ve sürdürüyoruz. İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Antalya başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanına seferlerimiz var. Yaz sezonunda 11'e çıkan araç sayımız, kış aylarında 6'da seyrediyor. Iğdır, merkez nüfusu 100.000, çevre köylerle birlikte 200.000 kişiyi aşan bir il. Uzak coğrafyasına karşın canlı bir yolcu potansiyeli barındırıyor. Ne var ki bu potansiyeli tam anlamıyla değerlendirmenin önünde ciddi engeller var ve bu engelleri her gün bizzat yaşıyoruz. UZUN MESAFE ÇALIŞTIĞIMIZ İÇİN OLUMSUZLUKLARDAN ÇOK DAHA FAZLA ETKİLENİYORUZ Türkiye genelinde sektör zor bir dönemden geçiyor; bu gerçeği açıkça söylemek gerekiyor. Yolculuk sürelerimiz ortalamanın çok üzerinde olduğu için her olumsuzluk bizi diğer illerden daha sert vuruyor. Uzun mesafeli seferlerde rekabet baskısı altında kâr etmek neredeyse imkânsız hâle geldi. Akaryakıt fiyatları özellikle bu dönemde büyük bir istikrarsızlık sergiledi. Savaş öncesinde litre başına 50 lira civarında aldığımız motorin, zaman zaman 75-80 liraya kadar fırladı; şu an 70-72 lira bandında seyrediyor. Yakıt maliyeti bu denli oynarken bilet fiyatları aynı yerinde saydı. Yolcu talebinde de belirgin bir daralma var. Yaz döneminin en fazla üç aylık canlanması dışında yılın büyük bölümü sıkıntılı geçiyor. İstanbul hattında örnek verecek olursam: bir dönem günde 4-5 sefer yapıyorduk; şimdi çoğu zaman 2 seferle idare ediyoruz. Iğdır'dan günlük toplam 18 otobüs kalkıyor ancak doluluk oranları oldukça düşük. Firmalar Kars, Erzurum ve Erzincan'dan ara yolcu alarak koltukları doldurmaya çalışıyor. Peki sonuç? Normalde 2.500 liraya taşıyacağımız yolcuyu, rekabet baskısıyla 1.500 liraya taşıyoruz. Bu fiyatla dolu gidip dolu gelsen bile kazanç kalmıyor. NAHÇİVAN KAPISI, KAYBOLAN BİR POTANSİYEL Iğdır'ın en kritik dezavantajlarından biri, Nahçıvan sınır kapısının otobüslere kapalı olması. Pandemi döneminde kapanan bu geçiş noktası, aradan beş altı yıl geçmesine rağmen hâlâ açılmadı. Kısa bir süre aralandı, ardından yeniden kapandı. Bu kapıdan önce ciddi bir yolcu akışı vardı. Azerbaycan'dan Nahçıvan'a gelen yolcular oradan Iğdır'a, oradan da Türkiye'nin diğer şehirlerine devam ediyordu. 250.000-300.000 nüfuslu Nahçıvan, bizim için gerçek bir yolcu kaynağıydı. Şimdi bu yolcular mecburen uçağa biniyor. Sınır kapısının yeniden ve kalıcı biçimde açılması, yalnızca Iğdır için değil bölge taşımacılığının tamamı için kritik bir adım olacaktır. MERCEDES-BENZ VE MAN İLE FİLO YENİLEME GÖRÜŞMELERİMİZ SÜRÜYOR Bu sezon filomuzda bazı eksiklikler var; bunları gidermek için aktif olarak çalışıyoruz. Mercedes-Benz ile ağustos-eylül teslimatı için araç alım görüşmelerimiz devam ediyor. Öte yandan MAN tarafında Mapar Otomotiv ile 10 araçlık bir görüşme yürütüyoruz; mayıs ayı sonu teslim hedefiyle müzakereler sürüyor. Her iki sürecin de olumlu sonuçlanmasını bekliyoruz. Filo yenileme kararları bu dönemin zor koşullarında büyük bir cesaret istiyor ama hizmet kalitesini ve güvenliği korumak için bu yatırımları ertelemek mümkün değil. Araç yaşı arttıkça bakım maliyetleri yükseliyor, arıza riski artıyor; uzun mesafeli seferlerde bu risk çok daha kritik bir anlam taşıyor. ACENTELER KAPANIYOR, KİRALAR KATLANDI Acente maliyetleri, son iki yılda katlanarak arttı. Geçen yıl 200.000 lira kira ödediğimiz yerlerde şimdi 400.000-500.000 lira isteniyor. Şehir merkezinde bulunan başlıca noktalarımızdan birinde ödediğimiz kira 1 milyon liradan 2 milyona fırladı. Bu rakamlar, ciddi bir yolcu kaybı yaşandığı dönemde sürdürülebilir olmaktan çıktı. Mecburen bazı acentelerimizi kapatma yoluna gidiyoruz. Bu kararı vermek kolay değil; yıllar içinde oluşturduğumuz fiziksel varlıktan geri adım atmak üzücü ama rakamlar ortada; kira ödemek için zarar etmek kabul edilebilir bir işletme modeli değil. ONLİNE SATIŞ KOMİSYONLARI %8'E ÇEKİLMELİ Pandemi, sektörümüzün dijital dönüşümünü büyük ölçüde hızlandırdı. Online satışlara karşı değiliz; aksine yolcu açısından son derece verimli bir uygulama olduğunu düşünüyoruz ancak platform komisyonlarının yeniden gözden geçirilmesi şart. Fiili olarak sahada çalışan fiziksel acentelerimize daha yüksek komisyon ödememiz anlaşılabilir; orada gerçek bir maliyet var, personel var, kira var ama online platformlar için komisyon oranının yüzde sekize çekilmesi, sektörün beklentisidir. Bu düzenlemenin hem fiziksel acenteler hem de online platformlarla bir araya gelinerek yapılması gerektiğini düşünüyorum. Tüm tarafların masaya oturduğu, adil ve dengeli bir komisyon yapısı kurulmalı. Bu bağlamda yakın zamanda hayata geçen abilet girişimini de takdirle karşılıyorum. Firma sahiplerinin online bilet satış platformunda yer alması son derece mantıklı bir adım. Rekabet, her zaman piyasayı sağlıklı tutar. Maliyetleri düşürmeye yönelik her girişimi desteklemek bizim yararımıza. FATİH SULTAN MEHMET KÖPRÜSÜ OTOBÜSLERE AÇILSIN" Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açıldığı günden bu yana sektörümüzün maliyeti ciddi biçimde arttı. Yalnızca 3. köprü kaynaklı milyonlarca lira zarar ediyoruz. 2. köprüdeki trafik yoğunluğu artık eskisi gibi değil; şoförlerimiz yoğun saatlerde zaten oradan geçmek istemiyor. Kaptanlarımızın birincil hedefi en kısa yoldan gitmek ve yolcuları zamanında varış terminaline bırakmaktır. Bu hedefe en büyük engel, 3. köprüdeki maliyet yükü. Bu nedenle Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün otobüslere açılmasını talep ediyoruz. Bu konuda TÜMOYİD Derneği yönetimine özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bazı STK'lar "bu iş olmaz" diyerek desteğini çekmiş olsa da TÜMOYİD, dur durak bilmeden her türlü girişimini sürdürüyor. Umarım yakın zamanda olumlu bir sonuç alırız. ÜCRETSİZ SERVİSLER BELEDİYENİN GÖREVİ, BİZE YIKILAMAZ Birçok ilde ücretsiz servis araçlarımız çalışıyor. Yıllar içinde bu hizmeti gönüllü olarak üstlendik çünkü belediyeler, ilçelere ulaşım için kendi araçlarını koymadı. Vatandaşların mağduriyetini gidermek amacıyla otogardan şehir içine ve ilçelere ücretsiz taşıma yaptık. Belediyeler bunu fırsat bilerek kendi yatırımlarını erteledi; bu yük giderek büyüyerek üzerimizde kaldı. Artık bu tablo sürdürülemez. Vatandaşı şehir içinde taşımak belediyenin görevidir; bu sorumluluk özel taşımacılara devredilemez. Ücretsiz servislerin kaldırılması için belediyelere gerekli baskının yapılmasını ve bu hizmetin belediye otobüsleriyle karşılanmasını talep ediyoruz. Bu adım hem sektörün mali yükünü hafifletecek hem de kamusal hizmet sorumluluğunu doğru adrese taşıyacaktır.

MAN TGE Ekipleri, Aslan Eğitimleri Kampında Buluştu Haber

MAN TGE Ekipleri, Aslan Eğitimleri Kampında Buluştu

Müşterilerine en iyi hizmeti sunma vizyonuyla hareket eden MAN, kamyon segmentindeki köklü eğitim geleneğini hafif ticari araç (HTA) segmentinde de sürdürüyor. Antalya’da 4-6 Mayıs tarihlerinde düzenlenen Aslan Eğitimleri kampına; Türkiye’nin farklı bölgelerinden gelen MAN TGE birimi çalışanları, satış ve satış sonrası ekipleri ile yetkili bayilerin TGE’den sorumlu çalışanları ve bayi yöneticileri katıldı. Çalışanların teknik yetkinliklerini artırma ve birimler arası sinerjiyi güçlendirmeyi hedefleyen eğitim kampında katılımcılar; TGE araç ailesine yönelik teknik bilgi paylaşımının yanı sıra operasyonel eğitimler ile satış ve satış sonrası süreçlere ilişkin kapsamlı bilgiler edindi. MAN TGE ve rakip araçlar karşılaştırmalı olarak incelendi Programın en dikkat çekici bölümlerinden biri, aynı segmentteki diğer marka araçların da farklı versiyonları ile eğitim alanında hazır bulundurulmasıydı. Tüm araçların aynı salonda sergilendiği interaktif ortamda katılımcılar, MAN TGE modellerini rakipleriyle birebir olarak karşılaştırma ve detaylıca inceleme şansı yakaladı. Eğitim süresince MAN TGE’nin teknolojik özellikleri ve donanım avantajları detaylı şekilde ele alınırken, rakip modellerin teknik yapıları da objektif bir bakış açısıyla değerlendirildi. Kampa katılanlar, MAN’ın segmentteki avantajlı konumunu teknik veriler ışığında yerinde gözlemleme imkânı buldu. Teori ve pratiği birleştiren üç günlük program Üç gün süren yoğun eğitim programının ilk günü teorik oturumlarla başladı. TGE ürün ailesine yönelik detaylı bilgi paylaşımının yapıldığı programda, farklı iş birimlerinden yöneticilerin katılımıyla birimler arası iş birliğinin ve ortak çalışma kültürünün müşteri memnuniyetindeki önemi vurgulandı. Eğitimlerde; araçların teknik özellikleri, servis hizmetleri, satış süreçleri, satış sonrası hizmetler ve ikinci el operasyonları ile müşteri memnuniyeti gibi kritik başlıklar kapsamlı şekilde ele alındı. Alanında uzman eğitmenler tarafından gerçekleştirilen sunumlarda, MAN TGE ürün grubunun pazardaki konumu, müşteri ihtiyaçlarına sunduğu çözümler ve operasyonel avantajları detaylı şekilde aktarıldı. İkinci gün de uygulamalı karşılaştırma oturumlarına ayrıldı. İlk gün aktarılan teorik bilgiler, eğitim alanındaki araçlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmalarla pekiştirildi. Araç başı uygulamalarda katılımcılar, MAN TGE modellerinin teknik donanımlarını detaylı biçimde inceleme fırsatı buldu. Ayrıca pazarda yer alan rakip markalara ait şasi kamyonet, panelvan ve minibüs segmentindeki araçlar organizasyona dahil edilerek, MAN TGE ürün ailesiyle teknik ve operasyonel açıdan kıyaslama yapıldı. Değerlendirmelerde performans, sürüş konforu, donanım seviyesi, kullanım avantajları ve toplam sahip olma maliyeti gibi kriterler ele alındı. Katılımcılar, teorik bilgilerin yanı sıra gerçek ürün karşılaştırmaları sayesinde sektördeki rekabet dinamiklerini yakından inceleme fırsatı bulurken, MAN TGE ürün grubunun sunduğu güçlü yönleri daha kapsamlı şekilde değerlendirme imkânı elde etti. Eğitim süreci başarı değerlendirme sınavı ile tamamlandı Kampın son gününde ise bayilerden katılan çalışanların yetkinliklerini ölçmek amacıyla detaylı bir değerlendirme sınavı gerçekleştirildi. Program boyunca aktarılan teknik ve operasyonel bilgilerin ölçüldüğü sınavla birlikte katılımcılar, eğitim sürecini başarıyla tamamladı. MAN TGE dünyasında kalite standartlarını daha ileriye taşımayı amaçlayan organizasyon, satış ve satış sonrası ekiplerinin müşterilere en doğru çözümleri sunma yaklaşımını bir kez daha ortaya koydu. MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş., gerçekleştirdiği eğitim organizasyonlarıyla çalışanlarının ve iş ortaklarının bilgi birikimini güçlendirmeyi, müşteri memnuniyetini artırmayı ve hafif ticari araç segmentinde müşterilerine sunduğu hizmet kalitesini daha da ileri taşımayı hedefliyor.

Kayseri’nin Köklü Firması Bakır Beton,  Operasyonel Gücünü 20 Adet MAN ile Pekiştirdi Haber

Kayseri’nin Köklü Firması Bakır Beton, Operasyonel Gücünü 20 Adet MAN ile Pekiştirdi

Hazır beton üretimi ve taş ocağı işletmeciliği gibi zorlu iş kollarında faaliyet gösteren Bakır Beton, sahip olduğu avantajlar ve sunduğu ayrıcalıklarla yeni araç yatırımında bir kez daha MAN’ı tercih etti. Yeni araçlarla operasyonel verimliliğini artırmayı hedefleyen firma, bu kapsamda filosunu 20 adet MAN TGX 18.480 BL_SA çekiciyle güçlendirdi. MAN Kayseri Metinler Bayii aracılığıyla satın alınan araçlar, burada düzenlenen törenle firma yetkililerine teslim edildi. Törene Bakır Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Bakır, Bakır Beton Genel Müdürü Bayram Kahraman, MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Kamyon Satış Bölge Koordinatörü Nurettin Aktemur ve MAN Metinler Bayi Satış Müdürü Engin Altuntaş katıldı. “Hem yönetimin hem şoförün tercihi” Törende konuşan Bakır Beton Yönetim Kurulu Başkanı Erhan Bakır, MAN araçlarıyla ilgili önceki deneyimlerinin bu yatırımda belirleyici olduğunu ifade ederek şunları söyledi: "Daha önceki MAN tecrübelerimizde yakıt tüketiminin oldukça düşük olduğunu gözlemledik. Yakıtta bariz fark yaratan MAN araçları; teknolojik üstünlüğü, konforu ve güvenliği ile hem yönetim ekibimiz hem de sürücülerimiz tarafından takdir ediliyor. Bu doğrultuda, bundan sonraki yatırımlarımızda da MAN’ı tercih etmeye devam edeceğiz.” “Zorlu iş kollarında güvenilir çözüm ortağımız” Bakır Beton Genel Müdürü Bayram Kahraman da MAN’a duydukları güveni şu sözlerle ifade etti: “Şirket olarak taş ocağı ve beton santrali gibi en ağır iş kollarında faaliyet yürütüyoruz. Bu işin doğası, güçlü ve güvenilir çözüm ortaklarıyla çalışmayı zorunlu kılıyor. MAN; performansı, dayanıklılığı, yakıt tasarrufu ve satış sonrası hizmet kalitesiyle yıllardır güvendiğimiz bir marka. Bu nedenle yeni araç yatırımlarımızda yine MAN’ı tercih ettik. Yıl sonuna kadar MAN mikserleri de filomuza katmayı hedefliyoruz.” “Müşterilerimizi yaşam boyu iş ortağı olarak görüyoruz” MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Kamyon Satış Bölge Koordinatörü Nurettin Aktemur da konuşmasında, müşteri odaklı yaklaşımlarına vurgu yaparak şunları kaydetti: “MAN araçları; yüksek teknoloji, dayanıklılık, kalite, konfor ve düşük işletme maliyetleri gibi birçok avantajı bir arada sunuyor. Aynı zamanda yaygın satış sonrası hizmet ağımız ve finansal çözümlerimizle her zaman müşterilerimizin yanında yer alıyoruz. Müşterilerimizi yalnızca bir alıcı değil, yaşam boyu iş ortağı olarak görüyoruz. Bu anlayışla kurduğumuz ilişkiler uzun soluklu oluyor.” “7/24 satış ve servis desteği sunuyoruz” MAN Metinler Bayii Satış Müdürü Engin Altuntaş ise şu değerlendirmede bulundu: “MAN’ın güçlü servis ağı ve yüksek hizmet kalitesi sayesinde İç Anadolu’da müşterilerimize 7/24 satış ve servis desteği sunuyoruz. Bugün Bakır Beton gibi sektörünün önemli oyuncularından birine yeni araçlarını teslim etmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Araçların operasyonlara önemli katkı sağlayacağına inanıyor ve kendilerine hayırlı olmasını diliyoruz.”

Ankara'dan Elektrikli Aslanlar: MAN,  Ankara’daki Fabrikasında Ebus Üretimine Başladı Haber

Ankara'dan Elektrikli Aslanlar: MAN, Ankara’daki Fabrikasında Ebus Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, otobüs iş kolundaki dönüşümü kararlılıkla sürdürüyor. MAN bu kapsamda, Ankara fabrikasında tamamen elektrikli MAN Lion’s City E şehir otobüsünün seri üretimine başladı. İlk e-otobüsler Ankara’daki montaj hattından çıkmaya başlarken, bu gelişme şirket için sıfır emisyonlu ve sürdürülebilir mobilitiye geçişte önemli bir adımı temsil ediyor. Polonya’nın Starachowice tesisinde 2020’den bu yana başarıyla sürdürülen üretimin ardından, elektrikli aslanlar artık Ankara’da da üretim hattından çıkmaya başladı. MAN, Güney Afrika’daki Olifantsfontein üretim tesisinde ise yerel pazara özel geliştirdiği Lion’s Explorer E’yi de üretmeye devam ediyor. Bu üç üretim üssüyle giderek artan sıfır emisyonlu otobüs talebine yanıt veren MAN, aynı zamanda küresel üretim ve e-mobilite ağının bir parçası olarak Ankara’daki üretim kapasitesini de güçlendiriyor. “Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak” MAN Truck & Bus Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’daki e-otobüs üretiminin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Ankara’da elektrikliotobüs üretimine başlayarak, elektromobilite yolunda önemli bir kilometre taşını geride bırakıyoruz. Bu adımla hem üretim kapasitemizi genişletiyor, hem de küresel otobüs ağımızı güçlendirerek artan müşteri taleplerini daha hızlı ve esnek bir şekilde karşılayabiliyoruz. Ankara, gelecekteki e-mobilite stratejimizde kilit bir rol oynayacak.” MAN Truck & Bus, yıllık yaklaşık 14,1 milyar avro (2025) ciroya sahip, Avrupa’nın önde gelen ticari araç üreticilerinden ve ulaşım çözümleri sağlayıcılarından biridir. Şirketin ürün portföyünde dizel ve sıfır emisyonlu tahrik sistemlerine sahip kamyonlar, otobüsler ve yolcu otobüsleri, kamyonetler, dizel ve gaz motorları ile yolcu ve yük taşımacılığına ilişkin hizmetler yer almaktadır. MAN Truck & Bus, TRATON GROUP bünyesindeki bir şirkettir ve dünya çapında yaklaşık 32.000 kişiye istihdam sağlamaktadır. MAN, üretim ağını elektrikli döneme taşıyor Ankara fabrikasının dönüştürülmesi, MAN’ın sürdürülebilir ulaşım çözümleri odağında yürüttüğü kapsamlı dönüşüm stratejisinin önemli bir parçasını oluşturuyor. 2020 yılında MAN Lion’s City E’nin piyasaya sunulmasıyla birlikte Polonya’daki Starachowice tesisi, elektrikli araçların büyük ölçekli üretimi için tam donanımlı hale gelen ilk MAN fabrikası olmuştu. Güney Afrika’daki Olifantsfontein tesisinde ise iki yıldır Lion’s Explorer E üretimi sürdürülüyor. MAN, tamamen elektrikli araç üretimini yalnızca otobüslerle sınırlı tutmayarak kamyon segmentinde de genişletiyor. Tamamen elektrikli ağır hizmet tipi MAN eTGS ve eTGX kamyonlarının seri üretimi 2025 yılında Münih fabrikasında başlarken, Krakow’daki üretim ekibi de ilk elektrikli kamyonların seri üretimi için hazırlıklarını sürdürüyor. Hafif hizmet tipi MAN eTGL modelinin seri üretiminin de önümüzdeki aylarda aynı tesiste başlaması planlanıyor. MAN ayrıca, Mayıs ayında Milano’da düzenlenecek Transpotec fuarında tamamen elektrikli ürün portföyünü tamamlayacak bir başka elektrikli modelini tanıtmayı hedefliyor. Bu modelinde de ilerleyen dönemde Krakow’da üretilmesi öngörülüyor. Nürnberg fabrikası ise MAN’ın kendi batarya üretimine başlamasıyla birlikte, yalnızca motor üretimi yapan bir tesis olmaktan çıkarak, son teknoloji dizel motorlar ve alternatif tahrik sistemleri için bir geliştirme ve üretim merkezine dönüştürülmüş durumda. E-stratejisinin kilit bileşeni olarak Ankara Son yıllarda, Ankara'daki üretim tesisinde gerçekleştirilen yatırımlarla altyapı modernize edilirken, üretim süreçleri de optimize edildi ve çalışanlar elektrikli mobilitenin gereksinimlerine uygun şekilde eğitildi. Barbaros Oktay, dönüşüm yolculukları kapsamında attıkları bu adımlar ve yaptıkları bu yatırımlar sayesinde, uzun vadede yüksek hacimli ve yüksek kaliteli sıfır emisyonlu mobilite çözümleri sunabilecek güçlü bir altyapı oluşturduklarını vurguluyor. Önümüzdeki dönemde Ankara fabrikasında Lion’s City E’nin yanı sıra elektrikli şehirlerarası otobüsler ve Türkiye’deki turizm taşımacılığına yönelik geliştirilen yeni Lion’s Coach E modelinin de de burada üretilmesi planlanıyor. Ankara’nın öneminin altını çizen Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da Starachowice gibi MAN’ın otobüsteki e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol oynaması” diye konuşuyor. MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise fabrikanın esnek üretim yapısına dikkat çekerek, şunları söylüyor: “Ankara, MAN’ın e-mobilite merkezlerinden biri haline geliyor. Esnek üretim yapımız sayesinde, aynı üretim hattında hem çeşitli elektrikli otobüs modellerini hem de geleneksel motorlu otobüsleri üretebiliyoruz. Bu da farklı pazar gereksinimlerine verimli bir şekilde yanıt vermemizi sağlıyor.”

MAN Truck & Bus’tan  Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım Haber

MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım

MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor. Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor. MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor. MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor. Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir” MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi: “Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.” “Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim” Baumann sözlerini şöyle sürdürdü: “Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.” Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor. Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor. Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor. Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor. Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor. Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.

MAN’ın Elektrikli Otobüsü Lion’s Coach E,  Erzurum Ve İsveç’te Kar Ve Buza Meydan Okudu Haber

MAN’ın Elektrikli Otobüsü Lion’s Coach E, Erzurum Ve İsveç’te Kar Ve Buza Meydan Okudu

MAN Truck & Bus, mühendislik geleneğini sürdürerek araçlarını her yıl olduğu gibi bu yıl da en zorlu koşullarda test etti. Geleneksel kış test programı kapsamında; tamamen elektrikli dört Lion’s Coach E modelinin de dahil olduğu toplam dokuz araç, Erzurum ve İsveç’teki aşırı soğuk, kar, buz ve zorlu arazi koşullarında binlerce kilometrelik testlerde etkileyici bir performans ortaya koydu; dayanıklılıklarını kanıtladı. Barbaros Oktay: “Lion's Coach E, beklentilerimizi tam olarak karşıladı” Araçların aşırı iklim koşullarındaki başarılı performansından memnun olduklarını ifade eden MAN Truck & Bus Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay, “Geçen sonbaharda Busworld Europe'da dünya prömiyerini yaptığımız tamamen elektrikli yeni otobüsümüzden büyük beklentiler var. Gerçekleştirdiğimiz bu yoğun testler sayesinde bu beklentileri tam olarak karşılamayı hedefliyoruz. Ancak bu dondurucu soğuklarda bile Lion's Coach E, beklentilerimizi tam olarak karşıladı. Tüm bileşenler ve sistemler, soğuğa rağmen güvenilir bir şekilde çalıştı” dedi. Buz ve karda binlerce kilometrelik test Lion's Coach E, sert kış koşullarıyla bilinen Erzurum ve İsveç'in kuzeyinde, Kuzey Kutup Dairesi yakınlarında test edildi. Toplam dört elektrikli otobüs, karlı ve buzlu yollar ile eksi 30 dereceye kadar düşen sıcaklıklardaki en zorlu koşullarda binlerce kilometrelik test sürüşleri gerçekleştirdi. Mühendisler, özellikle aşırı düşük sıcaklıklarda yüksek voltajlı batarya sisteminin davranışı, ön koşullandırma ve şarj performansı dahil enerji yönetimi, elektrik motorlu güç aktarma sistemi ve iç mekân termal yönetimi üzerine yoğunlaştı. Soğuk hava koşulları, elektrikli otobüsler için özel bir zorluk oluşturuyor. Çünkü bu otobüslerin yalnızca menzil performansını koruması yetmiyor, aynı zamanda yolcu bölümünün verimli ve güvenilir bir şekilde ısıtılmasını da sağlaması gerekiyor. eCoach zorlu kullanım koşullarında kendini kanıtladı MAN testlerinde, tüm bileşenlerle birlikte aracın tüm sistemler arası etkileşimi de en zorlu koşullarda test edildi. Test sırasında araçlar yerleştirilen yüzlerce sensör, yolculuklar esnasında sıcaklık, basınç değerleri, enerji akışları ve sistem durumlarıyla ilgili verileri sürekli olarak kaydetti. Bu sayede mühendisler hem kapsamlı veri topladı hem de optimizasyonları doğrudan doğrulama imkânı elde etti. Başarıyla tamamlanan kış testleri, Lion's Coach E'nin seri üretimine giden yolda önemli bir kilometre taşı oldu. Bu testler, aracın ister güney isterse kuzey iklimlerinde olsun, yıl boyunca uluslararası seyahatler için uygun olduğunu ortaya koydu. 2026 otobüs kış testine toplam dokuz araç katıldı. Dört Lion's Coach E aracının yanı sıra, elektrikli veya hibrit tahrikli geleneksel otobüsler ile şehir içi ve şehirlerarası modeller de test edildi. MAN Truck & Bus'ın Otobüs Mühendisliği Başkanı Roland Scharl, testlerle ilgili şunları kaydetti: “Çift haneli sıfırın altındaki sıcaklıklar ile kar ve buzun birleşimi, araçları genel sistemde test etmek için ideal koşulları oluşturuyor. Lion's Coach E'nin başarılı performansı, yolcu taşımacılığında elektrikli mobilitenin aşırı koşullarda bile güvenilir ve ekonomik olarak uygulanabilir olduğunu gösteriyor.” MAN'ın tamamen elektrikli ilk otobüsü Lion's Coach 14 E, MAN’ın ilk batarya elektrikli otobüsü olarak sürdürülebilir mobiliteye geçişte önemli bir adımı temsil ediyor. Otobüste, seri üretimde kendini kanıtlamış eTruck tahrik teknolojisinin yanı sıra yenilikçi NMC batarya paketleri kullanılıyor. Bu bataryalar MAN’ın Nürnberg fabrikasında büyük seriler halinde üretiliyor. Lion's Coach E’nin kullanılabilir enerji kapasitesi 320 ila 480 kWh arasında değişiyor. Araç, uygun koşullarda, 650 kilometreye kadar menzil sunabiliyor. Bu da birçok tipik seyahat rotasının ara şarj gerektirmeden tamamlanmasını mümkün kılıyor. Aerodinamik açıdan optimize edilen tasarım, düşük sürtünme katsayısı sayesinde verimliliğe de katkı sağlıyor. Ayrıca eCoach, dizel versiyona kıyasla aynı bagaj hacmini korurken 63 yolcuya kadar kapasite sunuyor. Geçen sonbaharda dünya prömiyerini yapan Lion's Coach E, şu anda kapsamlı test ve deneme süreçlerinden geçerken, Ankara'daki üretim hazırlıkları da tüm hızıyla devam ediyor. İlk araçların, bu yılın sonundan önce belirlenen müşterilere teslim edilmesi planlanıyor.

Aşkale Çimento Lojistik Gücünü  10 Yeni Nesil MAN TGS İle Perçinledi Haber

Aşkale Çimento Lojistik Gücünü 10 Yeni Nesil MAN TGS İle Perçinledi

Ağır ticari araç sektörünün köklü markası MAN, verimlilik ve dayanıklılığı bir araya getiren çözümleriyle Türkiye’nin dev projelerine eşlik etmeye devam ediyor. Çimento ve hazır beton sektörünün liderlerinden Aşkale Çimento, operasyonel gücünü artırma hedefi doğrultusunda filosuna 10 adet MAN TGS 18.480 BLS GA 4x2 çekici ekledi. MAN’ın Ankara Akyurt’taki tesisinde düzenlenen teslimat törenine Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik ve şirket yöneticileri katılırken; MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. adına Genel Müdür Tuncay Bekiroğlu, Kamyon Satış Direktörü Serkan Sara, Bölge Satış Koordinatörü Ersoy Öksüz, Satış Uzmanı Tuna Alaybeyoğlu ve Musfar’dan Çağdaş Bostan hazır bulundu. 1968 yılında temelleri atılan ve 1971’de Erzurum Aşkale’de kamu teşekkülü olarak faaliyete başlayan Aşkale Çimento, 1993 yılında ERÇİMSAN Holding bünyesine katıldı. Yatırımlarını ve pazar payını istikrarlı şekilde artıran şirket, Trabzon, Van, Gümüşhane ve Erzincan’daki çimento fabrikalarıyla bölgesinde güçlü bir üretim ağı oluşturarak, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasına girdi. “MAN hedeflerimize ulaşmada güçlü bir ortak” Teslimat töreninde konuşan Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, şunları söyledi: “Aşkale Çimento olarak, yarım asrı aşan tecrübemiz ve geniş üretim ağımızla Türkiye sanayisine değer katmayı sürdürüyoruz. Sektörümüzün öncü kuruluşlarından biri olarak, bu doğrultuda lojistik altyapımızı güçlendirmek ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla filomuzu yeni yatırımlarla büyütüyoruz. Ağır ticari araç sektörünün küresel markası MAN da özellikle yüksek performans, dayanıklılık ve verimliliği bir arada sunan araçlarıyla hedeflerimize ulaşmamızda güçlü bir iş ortağı konumunda bulunuyor. Yeni araç yatırımlarımızla bir yandan verimliliğimizi artırmayı, diğer yandan operasyonel maliyetlerimizi optimize etmeyi hedefliyoruz. Her türlü ağır iş kollunda kendini kanıtlamış MAN araçlarının sahadaki gücümüze değer katacağına inanıyoruz.” Müşterilerimizin büyümesine katkı sunuyoruz” MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu konuşmasında şunları kaydetti: “Türkiye sanayisinin güçlü temsilcilerinden biri olan Aşkale Çimento ile iş birliğimizi bu teslimatla daha da güçlendirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bugün teslimatını gerçekleştirdiğimiz yeni nesil MAN çekiciler, üstün nitelikleriyle Aşkale Çimento’nun lojistik operasyonlarına uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer katacaktır. MAN olarak bizler, müşterilerimizin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına değil, gelecekteki büyüme hedeflerine de çözüm üreten bir yaklaşımı benimsiyoruz. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da güçlü ürün gamımız, ileri mühendislik altyapımız ve kapsamlı satış sonrası hizmet ağımızla iş ortaklarımızın operasyonel mükemmelliğini desteklemeyi sürdüreceğiz. Yeni araçlarımızın Aşkale Çimento ailesine hayırlı olmasını dileriz.”

MAN Truck & Bus’tan Türkiye’de Dev Adım:  Ankara Fabrikası’nda Elektrikli Otobüs Seri Üretimine Başladı Haber

MAN Truck & Bus’tan Türkiye’de Dev Adım: Ankara Fabrikası’nda Elektrikli Otobüs Seri Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, sürdürülebilir ulaşım vizyonu doğrultusunda Türkiye’deki üretim tesisinde elektrikli mobiliteye geçişte önemli bir aşamayı tamamladı. Eylül ayı başında ilk MAN Lion’s City E’nin banttan indirilmesiyle başlatılan sürecin ardından, tüm test ve hazırlıklar başarıyla tamamlanarak seri üretime geçildi. MAN Lion’s City E’nin seri üretimiyle birlikte Ankara, şirketin bataryalı elektrikli otobüs üretiminde en önemli yetkinlik merkezlerinden biri konumuna taşındı. Barbaros Oktay: "Müşteri taleplerine daha esnek ve hızlı yanıt vereceğiz" MAN Truck & Bus Otobüs Birimi Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’da elektrikli otobüs üretiminin başlamasıyla birlikte sıfır emisyon yolunda çok önemli bir adım attıklarını belirterek şunları söyledi: “Ankara’da başlattığımız yeniden yapılanma, MAN’ın sürdürülebilir geleceğe doğru dönüşüm sürecinin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Burada attığımız adımlar ve yaptığımız yatırımlarla, uzun vadede yüksek adetlerde ve üstün kalitede emisyonsuz mobilite çözümleri sunmanın temelini attık. Bugün de bu çalışmaların bir sonucu olarak Ankara’da elektrikli otobüs üretimine başlamamız, MAN’ın e-mobilite yolculuğunda önemli bir kilometre taşıdır. Bu yatırımla birlikte otobüs üretim ağımızı güçlendiriyor, emisyonsuz şehir içi ulaşım çözümlerine yönelik artan küresel talebi daha etkin şekilde karşılayabiliyoruz. Elektrikli otobüs üretimin Türkiye lokasyonunu da kapsayacak şekilde genişletilmesi, müşteri taleplerine daha esnek yanıt vermemizi ve teslimat sürelerini optimize etmemizi sağlayacak.” Mehmet Şermet: “Ankara, MAN’ın önemli e-mobilite merkezlerinden biri haline geldi” MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise MAN’ın küresel üretim ağında Ankara’nın stratejik öneminin arttığına dikkat çekerek şunları kaydetti: “MAN için Türkiye her zaman ayrı bir yere sahip oldu. MAN’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olan fabrikamızda, bugün de yeni bir ilki hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Tamamen elektrikli şehir otobüsü MAN Lion’s City E’nin seri üretimiyle birlikte Ankara, şirketin önemli e-mobilite merkezlerinden biri haline geldi. Çalışanlarımızın üstün yetkinliği ve son iki yılda altyapı ile ekipmana yaptığımız ciddi yatırımlar sayesinde bu dönüşümü başarıyla gerçekleştirdik. Tüm elektrikli ve konvansiyonel otobüsleri aynı bantta üretebilen esnek yapımızla, geleceğin teknolojisini Ankara’dan dünyaya ihraç edeceğiz.” Gelecekte “Lion’s Coach E” de Ankara’da Üretilecek Sıfır emisyonlu ulaşım çözümlerine yönelik önemli yatırımlar yapan MAN’ın şehir içi otobüslerinin yarısından fazlası halihazırda elektrikli olarak üretim bandından iniyor. Bu artan talebi karşılamak amacıyla Ankara’daki üretim altyapısı ve çalışanlar, son aylarda e-mobilitenin gerekliliklerine uygun şekilde hazırlandı ve tesis kademeli olarak dönüştürüldü. MAN Lion’s City E’nin yanı sıra, gelecekte elektrikli şehirlerarası otobüsler ile seyahat sektörü için geliştirilen yeni MAN Lion’s Coach E’nin de Türkiye’de üretilmesi hedefleniyor. Ankara, MAN’ın e-Mobilite Dönüşümünde Kilit Rol Üstleniyor Elektrikli şehir otobüsü MAN Lion’s City E, 2020 yılında seri üretime başlayan Polonya’daki Starachowice Fabrikası’nın ardından artık Ankara’da da üretiliyor. Her iki tesiste de tüm elektrikli ve konvansiyonel otobüsler aynı üretim hattında esnek bir şekilde imal edilebiliyor. Güvenilirlik, menzil ve sürdürülebilirlik özellikleriyle öne çıkan MAN Lion’s City E; 10 metrelik kompakt versiyonlardan, yüksek yolcu kapasiteli 18 metrelik körüklü modellere ve şehirlerarası kullanım için geliştirilen Low-Entry (Alçak Girişli) varyantlara kadar uzanan geniş bir ürün gamı sunuyor. Ayrıca Lion’s Chassis E ile Avrupa dışındaki pazarlara da çözüm sağlanıyor. Bu entegrasyonun başarısı için son yıllarda önemli yatırımlar yapıldığını vurgulayan Barbaros Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da tıpkı Starachowice gibi MAN otobüs işinin e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol üstlenmesidir” dedi. Avrupa’da sattığı şehir otobüslerinin yarısı elektrikli modellerden oluştu 2019 yılındaki lansmanından bu yana güçlü bir başarı hikâyesine dönüşen MAN Lion’s City E, bugün Avrupa yollarında performansını kanıtlamış durumda. Şu anda Avrupa genelinde 3.000’in üzerinde MAN eBus aktif olarak hizmet veriyor. 2025 yılında 1300’den fazla elektrikli otobüs satışı gerçekleştiren MAN’ın, Avrupa'da sattığı şehir otobüslerinin %50'si elektrikli modellerden oluştu.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.