Hava Durumu

#Mobilite

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Mobilite haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mobilite haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kâmil Koç, 100. Yılını Türkiye'ye Değer Katan Projelerle Kutluyor Haber

Kâmil Koç, 100. Yılını Türkiye'ye Değer Katan Projelerle Kutluyor

1926 yılında, Cumhuriyetimizin ilk adımlarıyla birlikte Türkiye'nin ilk şehirlerarası yolcu taşımacılığı şirketi olarak kurulan Kâmil Koç, yüz milyonlarca insanın hayatına dokunduğu bir asırlık serüvenini gururla selamlıyor. Global iş ortağı Flix’in küresel vizyonuyla yerel tecrübesini harmanlayan marka, 100. yılını tüm yıla yayılan geniş kapsamlı kurumsal sosyal sorumluluk, kampanya ve marka iletişimi çalışmalarıyla bir bütün olarak konumlandırıyor. Yılın ilk yarısında gerçekleştirilen projelerle 100 yıllık köklü geçmişini geleceğe taşıyan marka, yılın ikinci yarısında da yeni iletişim kampanyaları, kurumsal sosyal sorumluluk projeleri ve yol arkadaşlarına yönelik avantajlı uygulamalarla kutlamalarını sürdürmeye hazırlanıyor. 100. yıla özel yeni kurumsal kimlik Bir asırlık yolculuğunun gururunu görsel dünyasına taşıyan Kâmil Koç, 100. yıl kutlamalarının ilk adımlarından biri olarak asırlık mirasını ve global ortağı Flix’in vizyonunu yansıtan özel 100. yıl logosunu kullanmaya başladı. Markanın yeni yüzyıl vizyonunu simgeleyen kurumsal kimlik çalışmaları kapsamında otobüs filosu da özel 100. yıl tasarımlarıyla giydirildi. 100. yıla özel olarak tasarlanan kurumsal logo, markanın köklü geçmişini ve yenilikçi kimliği ortaya koyarken, bu özel tasarımla giydirilen Kamil Koç’un yeni nesil otobüsleri Türkiye yollarında boy göstermeye başladı. Ayrıca bu yıla özel hazırlanan tasarımlarla, Kâmil Koç en yeni araçlarını birer turizm elçisi olarak konumlandırdı. Özel tasarım ve tekniklerle ülkemizin doğal ve tarihi güzellikleriyle giydirilen bu araçlar ülkenin tüm yollarında büyük ilgi ile karşılandı. Her ay 100 yolcuya ücretsiz bilet kampanyası 100. yıl kutlamalarının en dikkat çeken projelerinden biri ise yıl boyunca devam edecek ücretsiz bilet kampanyası oldu. Kâmil Koç, 2026 yılı boyunca her ay gerçekleştireceği çekilişlerle 100 yolcusuna ücretsiz seyahat hakkı sunuyor. “100 Yıldır Yol Arkadaşınız” mottosuyla coşkuyu tüm ülkeye yayan Kâmil Koç'un mobil uygulama ve dijital kanallar üzerinden bilet satın alan yolcuların otomatik olarak dahil olduğu bu kampanya, markanın yol arkadaşlarına bir teşekkür niteliği taşıyor. Öğretmenlerle başlayan teşekkür yolculuğu Kâmil Koç, 100. yılını yalnızca kampanyalarla değil, toplumun farklı kesimlerine yönelik teşekkür projeleriyle de kutluyor. Toplumun seyahat özgürlüğünü genişletmeyi ve her kesimden kişinin kolayca seyahat etmesini sağlamayı kendine görev edinen Flix ile kurulduğu günden bu yana toplumsal faydayı önceleyen Kâmil Koç’un bir araya gelerek oluşturduğu sinerji Kamil Koç’un 100. yılında da dolu dizgin yoluna devam ediyor. Şirket ilk olarak geleceğimizi inşa eden öğretmenlerimize yönelik %20’ye varan indirim kampanyasıyla bir teşekkür zinciri başlattı. Öğretmenlerle başlayan bu vefa hareketi; önümüzdeki dönemde sağlık çalışanları, emniyet mensupları ve diğer tüm kamu personeline yönelik özel indirimlerle genişletilerek toplumun her kesimine ulaştırılacak. Kâmil Koç, böylece 100. yılını aynı zamanda bir "teşekkür yılı" olarak değerlendirmeyi hedefliyor. UEFA Avrupa Ligi heyecanını 100. yıl coşkusuyla buluşturdu Kâmil Koç, global iş ortağı Flix’in ana sponsorlarından biri olduğu UEFA Avrupa Ligi’nin İstanbulda gerçekleştirilen Final organizasyonunda yerini aldı. UEFA Avrupa Ligi’nin resmi küresel ortaklarından biri olarak İstanbul Beşiktaş Park’ta oynanan tarihi final coşkusunu Taraftar Festivali’yle kutladı. Beşiktaş'ta düzenlenen Taraftar Festivali'nde eski futbol yıldızı Pascal Nouma gibi ikonik isimleri ve binlerce futbolseveri standında ağırlayan marka; sürdürülebilir seyahat temalı etkinlikleri, sürpriz hediyeleri ve final bileti çekilişleriyle 100. yıl coşkusunu uluslararası bir organizasyona taşıdı. Asırlık hikâye yapay zekâ destekli film serisiyle ölümsüzleşti Kâmil Koç'un 100. yıl iletişim çalışmalarının en dikkat çeken projelerinden biri ise yapay zekâ teknolojisi kullanılarak hazırlanan kısa film serisi oldu. Üç bölümden oluşan serinin final bölümünde, izleyiciler yapay zekâ desteği sayesinde Türkiye’nin 100 yıllık yol arkadaşı olma vizyonunu markanın kurucusu Kâmil Koç Beyefendi’nin kendisinden dinleme fırsatı buldular. Geçmiş ile geleceği aynı hikâyede buluşturan filmde Kâmil Koç, markanın bir asırlık yolculuğunu duygusal bir anlatımla izleyicilere aktardı. Kâmil Koç'un yalnızca ulaşım alanındaki başarısını değil; yüz yıldır milyonlarca insanla kurduğu "yol arkadaşlığı" bağını da geleceğe taşıyan film, izleyenlere duygu dolu anlar yaşattı. Aynı güvenle milyonlarca “Yol arkadaşımıza” eşlik etmeye devam edeceğiz. Flix’in kurucusu ve CEO’su André Schwämmlein, Kamil Koç’un 100. yıldönümüyle ilgili şu değerlendirmede bulundu: Kâmil Koç’un 100. yıldönümünde, olağanüstü bir mirası ve güvenilir bir yerel marka ile küresel, teknoloji odaklı bir mobilite şirketi arasındaki ortaklığın yarattığı büyük değeri kutluyoruz. 2019 yılında Flix ailesine katıldığından bu yana Kâmil Koç, bir asırlık uzmanlığını Flix’in teknolojisi ve uluslararası ağıyla birleştirerek herkes için seyahat deneyimini daha erişilebilir, konforlu ve sürdürülebilir hale getirdi. Kâmil Koç, ikinci 100 yılına adım atarken, bu yolculuğu birlikte sürdürmeyi ve tüm Türkiye’de ve ötesinde “Yol Arkadaşlarımızla” kurduğumuz asırlık bağları güçlendirmeyi sabırsızlıkla bekliyoruz. "100. Yılımızı, yıl boyunca kutlamaya devam edeceğiz" Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, 100. yıl çalışmalarına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: "1926 yılında, Cumhuriyetimizin ilk yıllarında Anadolu yollarında başlayan bu büyük yolculukta, bugün halkımızın sarsılmaz desteğiyle 100 yıllık bir çınara dönüşmenin gururunu yaşıyoruz. Geride bıraktığımız bir asır boyunca ülkemizin dört bir yanında, hatta sınırlarımızın ötesinde milyonlarca yolcuya yol arkadaşlığı yapmak; ailelere, öğrencilere, çalışanlara ve hayallerinin peşinden giden sayısız insana eşlik etmek bizim için ticari bir başarının çok ötesinde, büyük bir sorumluluktur. Kâmil Koç olarak bu önemli yılı yalnızca geçmişimizi anmak için değil, yol arkadaşlarımızla birlikte geleceğimizi inşa etmek için de büyük bir fırsat olarak görüyoruz. Bu kapsamda, kurumsal kimliğimizden iletişim kampanyalarımıza, sosyal sorumluluk projelerimizden müşteri deneyimini geliştiren uygulamalarımıza kadar çok sayıda çalışmayı hayata geçirdik. Türkiye’nin 100 yıllık köklü markalarından biri olmanın verdiği bu kıvanç, bizi her gün daha ileriye taşıyan bir ilham kaynağıdır. 100. yılımızı tek bir dönemle sınırlı tutmayıp yıl boyunca Türkiye’nin farklı bölgelerinde kutlamayı sürdüreceğiz. Yılın ikinci yarısında da yeni sosyal sorumluluk projeleri, çevreye değer katan adımlar ve sürpriz indirim kampanyalarıyla yol arkadaşlarımıza teşekkür etmeye, Kâmil Koç’u yeni yüzyıla hep birlikte taşımaya devam edeceğiz."

IVECO “IVECO Experience 2026”da Gelecek Stratejisini , 2026 Model Yenilenen Gamı ile Ortaya Koydu Haber

IVECO “IVECO Experience 2026”da Gelecek Stratejisini , 2026 Model Yenilenen Gamı ile Ortaya Koydu

1-4 Temmuz tarihleri arasında Torino'daki Officine Grandi Riparazioni etkinlik merkezinde (OGR) düzenlenen IVECO Experience 2026 (IVECO Global Marka Etkinliği), markanın yeni yüzünü yakından tanıtmak amacıyla 2000’i aşkın konuğu bir araya getirdi. Müşteriler, yetkili satıcılar, iş ortakları, basın mensupları ve çalışanlar; markanın geleceğe yön veren yeni vizyonuna ve bu dönüm noktasına tanıklık etmek için bir araya geldiler: Spirito in Movimento Ürün ve inovasyon vitrini olmanın ötesine geçen IVECO Experience 2026; ürünleri, işletmeleri ve toplumları geleceğe taşıyan tüm paydaşların yanında yer alarak güçlü bir iş ortağı olma misyonunu pekiştiriyor ve markanın yenilenen vizyonunu ortaya koyuyor. Davetliler; kaliteyi odağına alan kurumsal özen ile müşterileri ve sürücüleri için gerçekleştirdiği her çalışmanın merkezine konumlandıran bu stratejik vizyonu yakından deneyimleme fırsatı buldular. Yeni bir döneme yön veren marka vizyonu 2025 yılındaki 50. yıl kutlamalarının ardından yeni marka konumlandırmasını bir adım daha ileriye taşıyan IVECO, ticari araç tedarikçisi olmanın ötesine geçerek değer odaklı bir mobilite ortağına dönüşüyor; müşterilerini yalnızca ürünleriyle değil, işletmelerini geleceğe taşıyan entegre hizmetler, dijital çözümler ve güçlü ilişkilerle de destekliyor. Yeni IVECO dönemi; Iveco Group CEO'su Olof Persson liderliğinde, Kamyon İş Birimi Başkanı Luca Sra, Teknoloji ve Dijitalleşme Dönüşüm Direktörü Marco Liccardo ile Kalite ve Operasyon Sorumlu Direktör Domenico Nucera'nın katılımıyla gerçekleşen ana oturumda tanıtıldı. Liderler, hep birlikte Spirito in Movimento felsefesine somut formunu veren üç temel sütunun ana hatlarını paylaştı. · Mühendislik ve yaratıcılığın bir araya geldiği "Tasarımla Şekillenen Hareket", IVECO için sürücü kabininin ergonomisinden dijital arayüzün mantığına kadar her kararda insanı merkeze alan bir disiplini temsil ediyor. Etkinlikteki sergilenen ön ızgara ve kesitli kabin gibi sunum alanları; her bir müşterinin özel görev gereksinimlerini karşılayan yüksek düzeydeki özelleştirme seçenekleriyle birlikte performans, verimlilik ve pratik kullanımın her detayda nasıl buluştuğunu gözler önüne seriyor. · Müşteri yolculuğunun tamamını şekillendiren "Deneyimle Şekillenen Hareket"; doğru aracın konfigürasyonundan günlük operasyonlara, finansmandan yenilemeye kadar uzanan bir süreci kapsıyor. Markanın sunduğu bu entegre araç ve hizmet ekosistemi, söz konusu yolculuğu daha basit ve daha sezgisel hale getirme taahhüdünü yansıtıyor. Etkinlikte sergilenen Toplam Sahip Olma Maliyeti Hesaplayıcısı ve IVECO ON platformu gibi çözümler; bağlantılı teknolojilerin karmaşıklığı nasıl azalttığını ve her aşamada nasıl daha akılcı kararları desteklediğini uygulamalı olarak gösteriyor. · Sürücülere, müşterilere, iş ortaklarına ve her gün yolları paylaştığı tüm paydaşlara özen gösterme taahhüdünü temsil eden "Aile Olmanın Getirdiği Hareket", ihtiyaçları önceden öngörmek, yolculuğun her aşamasında varlık göstermek ve ticari bir işlemin ötesine geçen güçlü ilişkiler kurmak anlamına geliyor. Müşteri Çalışma Süresi Merkezi'nden (Customer Uptime Centre) Mobil Servislere kadar uzanan sergiler, bu bağlılığın ve gösterilen özenin uygulamadaki somut karşılığını gözler önüne seriyor. Iveco Group Kamyon İş Birimi Başkanı Luca Sra, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Spirito in Movimento yalnızca bir slogan değil, IVECO'nun yenilenen vizyonunun eyleme dönüştürülmüş halidir. 50 yılı aşkın köklü tarihimizden güç alan bu felsefe, gelecekte bizi nelerin beklediğini de net bir şekilde ortaya koyuyor. Ürün tasarımından hizmetlere, mühendislikten günlük operasyonlara kadar gerçekleştirdiğimiz her çalışmaya; pratik, tutkulu ve insanı merkeze alan bir ruhla müşterilerimizin yanında olma kararlılığımız yön veriyor" dedi. Sra, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "İtalyan DNA'mızdan beslenen bu ruh, yeni ürün gamımızla somut bir form kazanıyor. 2026 Model Yılı serimizle, kalitenin birleştirici bir unsur olarak öne çıktığı, yakınlık ve topluluk bağlarının ise markamızı tanımlayan temel unsurlar olarak güçlendiği yepyeni bir standart belirliyoruz." IVECO Experience 2026: 2026 Model Yılı (MY26) Ürün Gamıyla Yeni Bir Standart Belirleniyor Etkinlikte; IVECO S-Way, Eurocargo ve Daily'den, elektrikli ürün gamını oluşturan S-eWay, eDaily, eJolly ve eSuperjolly modellerine kadar uzanan tüm yeni nesil araçlar sergilendi. Söz konusu üç temel sütun, markanın gerçekleştirdiği geniş kapsamlı dönüşüme adeta hayat veriyor. Söz konusu unsurlar; özel alanlarda sergilenirken, aynı zamanda markanın tam entegre ekosistemini yansıtan tutarlı bir vizyonla ziyaretçiler için tasarlanan deneyiminin her anına dahil ediliyor. Bu entegre ekosistemde araçlar, hizmetler ve dijital çözümler; operasyonları kolaylaştırmak, daha akılcı kararları desteklemek ve toplam sahip olma maliyetini optimize etmek üzere bir bütün halinde ve kusursuzca çalışıyor. İtalyan kültürünü tanımlayan yaratıcılık ve yakınlık ekseninde tasarlanan "IVECO Experience 2026", etkinlik alanında bu ruhu yansıtmayı hedefledi. Alan tasarımı, markanın simgesi olan imza mavisinden daha sıcak renklere geçiş yaparken hem özünü muhafaza ediyor hem de kimlik dönüşümünü gözler önüne seriyor. Dört gün boyunca misafirler, İtalyan ruhunu yaşatan ve sıcak, sosyal bir atmosferde bağ kurmayı teşvik eden bir dizi deneyimin parçası oldular. Etkinliğin son günü IVECO çalışanlarına ayrıldı. Bu tercih, markanın yeni konumlandırmanın ilk elçileri olarak gördüğü kendi ekibine verdiği önemi açıkça yansıtmayı hedeflerken Spirito in Movimento felsefesini müşterilere ve iş ortaklarına ulaşmadan önce, markayı her gün sahada temsil edenler tarafından hissedilmeyi ve sahiplenilmeyi hedefledi; çünkü IVECO için aile olmak, her şeyden önce kendi evinde başlıyor. IVECO Experience 2026, gelecek yıllar için net bir rotayı ortaya koydu: Ürün ve müşteri odaklı hizmet anlayışını, müşterilerini daha üst düzey/premium ve çok daha anlamlı bir şekilde desteklemek üzere bir araya geldiği kesintisiz bir gelişim süreci. Gücünü köklü mirasından alan ve net bir vizyonla hareket eden IVECO, Spirito in Movimento felsefesini inovasyon, güvenilirlik ve ortaklığa yönelik somut bir taahhüde dönüştürüyor; ticari mobiliteyi her gün ileriye taşıyan çalışanları, yetkili satıcı ve servisleri, müşterileri ve tüm paydaşları ile birlikte sektörün geleceğini şekillendirmek.

Tofaş Satış Sonrasında Geleceğin Müşteri Deneyimini İnşa Ediyor! Haber

Tofaş Satış Sonrasında Geleceğin Müşteri Deneyimini İnşa Ediyor!

Türkiye'nin öncü ve lider mobilite şirketlerinden Tofaş, otomotiv sektöründe yaşanan elektrifikasyon, dijitalleşme ve bağlantılı araç dönüşümünü müşteri deneyimi odağında yeniden şekillendiriyor. Satış öncesinden satış sonrasına, finansmandan sigortaya, ikinci elden bağlantılı araç hizmetlerine kadar uzanan müşteri yolculuğunu uçtan uca yöneten Tofaş, güçlü satış sonrası organizasyonu, yaygın servis ağı, dijital çözümleri ve yeni nesil hizmet modelleriyle müşterilerine araç sahipliği sürecinin her aşamasında kesintisiz destek sunuyor. Türkiye'nin en güçlü satış sonrası organizasyonu! Yaklaşık 7 milyon araç parkı ve kusursuz müşteri memnuniyeti ile kullanıcılarına hizmet veren Tofaş; 130’u elektrikli araçlara da hizmet veren 369 yetkili servis noktası, 38 bölgesel ve 2 merkezi yedek parça deposu, 8 bini aşkın servis çalışanı, 2 bin araçlık ikame araç filosu ve yılda yaklaşık 600 bin müşteri temasını yöneten Müşteri İlgi Merkezi ile Türkiye'nin en kapsamlı satış sonrası organizasyonlarından birini sürdürüyor. Otomotiv sektörünün çok büyük bir dönüşüm içerisinde olduğunu söyleyen Tofaş Satış Sonrası ve Yedek Parça Direktörü Hüseyin Şahin, “Elektrifikasyondan dijitalleşmeye, bağlantılı araçlardan yeni mobilite çözümlerine kadar sektörümüzde çok önemli bir dönüşüm yaşanıyor. Buna paralel olarak müşteri beklentileri de dönüşüyor. Ancak değişmeyen tek konu müşteri deneyiminin önemi. Biz de Tofaş olarak satış öncesinden satış sonrasına kadar müşterimizin tüm yolculuğunu uçtan uca ele alıyor, yatırımlarımızı ve organizasyonumuzu bu anlayış doğrultusunda geliştiriyoruz” dedi. Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç parkının hızla büyümeye devam ettiğini vurgulayan Hüseyin Şahin, şöyle devam etti: “Bu büyüme, satış sonrası hizmetlerin öneminin her geçen gün arttığı anlamını taşıyor. Bugün Türkiye'de toplam araç parkı 24 milyon adede ulaşırken, araçların yaklaşık yüzde 41'ini 16 yaş ve üzerindeki araçlar oluşturuyor. 20 yaşın üzerindeki araç sayısı ise 7,6 milyonu aşmış durumda. Yaklaşık 9 milyar Euro büyüklüğe ulaşan satış sonrası pazarı, otomotiv sektörünün en stratejik alanlarından biri olmayı sürdürüyor. Biz de Tofaş olarak araç parkında FIAT, Alfa Romeo, Jeep, Maserati, Peugeot, Citroën, Opel ve DS Automobiles markalarıyla birlikte yaklaşık 7 milyon büyüklüğe sahibiz. Bu dev parka hizmet verebilmek için Türkiye genelindeki 369 yetkili servis noktası, 8 bini aşkın servis çalışanı ve yüzde 98 seviyesindeki servis kapsama oranıyla müşterilerimize kesintisiz satış sonrası hizmet sunuyoruz. Bursa ve İzmir'deki ana dağıtım merkezlerimizin yanı sıra Türkiye'nin yedi bölgesine yayılmış 38 bölgesel yedek parça deposundan oluşan güçlü lojistik ağımız sayesinde günlük 151 farklı noktaya sevkiyat gerçekleştiriyor, aylık yaklaşık 2 milyon parçayı servis ağıyla buluşturuyoruz. Böylece bir yandan müşterilerimizin ihtiyaç duyduğu yedek parçalara en kısa sürede ulaşması sağlanırken diğer taraftan da satış sonrası hizmetlerde hız ve süreklilik de desteklenmiş oluyor.” Müşteri yolculuğu uçtan uca yönetiliyor! Tofaş, müşteri deneyimini yalnızca araç satın alma veya servis ziyareti olarak değerlendirmiyor. Müşterinin araç satın alma fikrinin oluştuğu ilk andan başlayarak araştırma, finansman, sigorta, teslimat, kullanım, bakım, onarım, ikinci el değerleme ve yeniden araç tercihine kadar uzanan tüm süreçleri tek bir müşteri yolculuğu olarak ele alıyor. Bu kapsamda müşteriler hem fiziksel hem de dijital kanallar üzerinden ihtiyaç duydukları hizmetlere kolaylıkla ulaşabiliyor. Araçlarını showroom'da incelemek isteyen müşteriler fiziksel deneyimi tercih ederken, dijital kanalları kullanmak isteyen müşteriler de teklif alma, bilgi edinme ve birçok işlemi online olarak gerçekleştirebiliyor. Müşteriler diledikleri noktada fiziksel ve dijital deneyimler arasında kesintisiz geçiş yapabiliyor. Tofaş’ın “Müşteri 360” yaklaşımı sayesinde ise müşterilerin bayi, servis ve diğer temas noktalarındaki deneyimleri bütünsel olarak değerlendiriliyor. Böylece müşterilerin ihtiyaçları daha hızlı analiz edilirken, kişiselleştirilmiş çözümler sunulabiliyor. Koç Stellantis Finansman, Koç Stellantis Sigorta gibi iştirakler ve Uzatılmış Garanti, Full Servis, Acil Yol Yardım Ekstra Paketi, Marka Kasko ve CareMagic gibi ürün ve hizmetler de müşterilerin araç sahipliği maliyetlerini daha öngörülebilir hale getirirken, araçların performansını ve ikinci el değerini korumaya katkı sağlıyor. Peugeot, Opel, Citroen ve DS Automobiles markalarının da Tofaş çatısı altında birleşmesi ile birlikte müşterilerine olan sorumluluklarının daha da arttığını belirten Hüseyin Şahin, Tofaş’ın 58 yıllık endüstriyel, AR-GE, ürün ve hizmet tecrübesini tüm markalara yaygınlaştırmak için yoğun bir çalışma gerçekleştirdiklerini belirtti. Elektrikli araçlara güçlü altyapı! Elektrikli araçların yaygınlaşmasıyla birlikte satış sonrası hizmetlerde de yeni uzmanlık alanları oluşuyor. Tofaş, yaklaşık altı yıldır sürdürdüğü yatırımlarla elektrikli araçlara yönelik servis altyapısını sürekli güçlendiriyor. Bugün itibarıyla Tofaş bünyesindeki 319 yetkili servis elektrikli araçların periyodik bakım ve onarım hizmetlerini verebilir seviyeye ve 211 servis de batarya değişimi ve yüksek voltaj sistemlerini kapsayan ileri seviye onarım yetkinliğine sahip olmak için yatırımlarını tamamlamış durumda. Elektrikli araç servis standartlarını belirleyen TSE K646 kapsamında ise 130 yetkili servis gerekli sertifikasyon süreçlerini tamamladı. Tofaş, elektrikli araç kullanıcılarına yalnızca bakım ve onarım hizmeti sunmakla kalmıyor; şarj çözümleri, ev tipi şarj ünitesi veya mobil şarj hizmetleri ile farklı mobilite çözümlerini kapsayan özel hizmet paketleriyle de müşterilerinin elektrikli araç kullanım deneyimini destekliyor. Müşteri İlgi Merkezi çözüm odaklı yaklaşımıyla dikkat çekiyor! Tofaş'ın müşteri deneyimi stratejisinin merkezinde Bursa'da faaliyet gösteren Müşteri İlgi Merkezi yer alıyor. Yaklaşık 180 kişilik uzman ekip tarafından yönetilen merkez, yılda yaklaşık 600 bin müşteri temasını yönetirken; satış öncesinden satış sonrasına, sigortadan yedek parçaya, ikinci el hizmetlerinden bağlantılı araç teknolojilerine kadar uzanan geniş bir ekosisteme destek veriyor. Müşteri İlgi Merkezi'nin klasik çağrı merkezi anlayışının ötesinde bir yaklaşımla yapılandırıldığını belirten Hüseyin Şahin, "Müşterilerimize bu kadar önem verirken ve müşteri deneyimini işimizin merkezine koyarken, yalnızca talepleri kayıt altına alan bir çağrı merkezi anlayışıyla ilerlemek istemedik. Bu nedenle 2016 yılında yaklaşımımızı tamamen değiştirerek çözüm odaklı çalışan Müşteri İlgi Merkezi yapısını oluşturduk. Bugün hedefimiz, müşterilerimizin ihtiyaçlarını mümkün olan en kısa sürede karşılamak, anlık çözüm üretemediğimiz durumlarda ise süreci yakından takip ederek en hızlı şekilde geri dönüş sağlamak. Müşteri İlgi Merkezimiz sadece destek veren değil, aynı zamanda müşterilerimizi ürün ve hizmetlerimizle buluşturan önemli bir temas noktası olarak faaliyet gösteriyor." dedi. Mobiliteyi kesintisiz hale getiren hizmetler! Tofaş, satış sonrası hizmetlerde müşterilerin günlük yaşamının kesintiye uğramamasını öncelikleri arasında görüyor. Özellikle garanti kapsamındaki araç onarımlarında aynı gün teslim edilemeyen araçlar için müşterilerine ikame araç desteği sunan şirket, bugün bayileri aracılığıyla yaklaşık 2 bin araçlık ikame araç filosunu yönetiyor. Yol yardım hizmetlerinden mobilite çözümlerine kadar uzanan destekler sayesinde müşterilerin araçları serviste bulunduğu süre boyunca günlük yaşamlarına kesintisiz devam edebilmesi hedefleniyor. Eurorepar Car Service hız kesmiyor! Tofaş'ın bağımsız satış sonrası pazarındaki markası Eurorepar Car Service ise marka ve model ayrımı gözetmeden tüm otomobil ve hafif ticari araç kullanıcılarına hizmet sunmaya devam ediyor. Türkiye'de yaklaşık 22,7 milyon araçlık parka hitap eden yapı, son yıllarda ulaştığı servis ağı, müşteri sayısı ve büyüme performansıyla dikkat çekiyor. 2021 yılında 85 servis noktasıyla faaliyet gösteren Eurorepar Car Service, bugün 72 şehirde 380 servis noktasıyla hizmet veriyor. Aynı dönemde yıllık servis girişleri 70 binden 250 bine yükselirken, Euro bazında cirosu da son dört yılda sekiz kat büyüdü. Eurorepar Car Service'in Türkiye'deki büyümesini değerlendiren Hüseyin Şahin, “Türkiye'de araç parkı büyüyor ve yaşlanıyor. Bu durum bağımsız satış sonrası pazarı için de önemli fırsatlar oluşturuyor. Eurorepar Car Service'i, marka, modeli ya da yaşı ne olursa olsun tüm araç sahiplerine kaliteli ve güvenilir hizmet sunan güçlü bir servis ağı olarak konumlandırıyoruz. Son dört yılda hem servis ağımızı hem de müşteri sayımızı önemli ölçüde artırdık. Bugün Avrupa'nın en güçlü Eurorepar Car Service organizasyonlarından birine sahibiz. Hedefimiz, yıl sonuna kadar 80 şehirde 450'nin üzerinde servis noktasına ulaşarak daha fazla müşteriyi Eurorepar Car Service kalite ve güvencesiyle buluşturmak.” diye konuştu.

Anadolu Isuzu Busworld Türkiye 2026’da  Yeni Nesil Araçlarıyla Yoğun İlgi Gördü Haber

Anadolu Isuzu Busworld Türkiye 2026’da Yeni Nesil Araçlarıyla Yoğun İlgi Gördü

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, 17-19 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da düzenlenen Busworld Türkiye 2026 fuarında yenilikçi araçlarını tanıttı. Sektör temsilcileri, kamu kurumları, iş ortakları ve uluslararası ziyaretçilerin katıldığı fuarda Anadolu Isuzu; Yeni NovoLux, NovoCiti Volt, Grand Toro XL ve Citiport 12 modellerini sergiledi. Anadolu Isuzu fuarda, çevreci teknolojileri, operasyonel verimlilik sağlayan özellikleri ve yolcu konforunu artıran çözümleriyle dikkat çekti. Anadolu Isuzu standı, fuar boyunca yerli ve yabancı ziyaretçiler tarafından yoğun ilgi gördü. NovoCiti Volt şehir içi ulaşımda geleceğin ihtiyaçlarına yanıt veriyor Avrupa’da özellikle yerel yönetimlerden yoğun ilgi gören NovoCiti Volt, artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla öne çıkıyor. Mevcut platformu üzerine geliştirilen yeni nesil özellikleriyle şehir içi toplu taşımada verimlilik ve konforu bir arada sunan NovoCiti Volt, şehirlerde geleceğin mobilite ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Dar şehir sokakları ve orta yoğunluklu hatlar için optimize edilen model, sıfır emisyonlu ve çevre dostu motoruyla sürdürülebilir ulaşım çözümlerine katkı sağlıyor. Citiport 12 enerji verimliliği, dayanıklılığı ve operasyonel avantajlarıyla fark yaratıyor Toplu ulaşımda yüksek performansıyla dikkat çeken Citiport 12, ergonomik tasarımı ve üstün konfor özellikleri sayesinde hem yolcu deneyimini iyileştiren hem de çevreye duyarlı bir ulaşım alternatifi sunuyor. Enerji verimliliği, dayanıklılığı ve operasyonel avantajlarıyla fark yaratan Citiport 12, alçak tabanlı yapısıyla erişilebilirliği artırıyor. Citiport 12, engelli ve hareket kabiliyeti kısıtlı yolcular için rampalar, yolcu bilgilendirme ekranları, gelişmiş klima ve ısıtma sistemleri, enerji tasarruflu LED aydınlatmalar ve durak anons sistemleri gibi donanımlarıyla modern şehir içi ulaşımın beklentilerini karşılıyor. Grand Toro XL segmentindeki iddiasını güçlendirdi Anadolu Isuzu’nun en tanınmış ve başarısını kanıtlamış modellerinden Grand Toro’nun yüksek yolcu kapasiteli yeni versiyonu Grand Toro XL, daha büyük boyutları ve gelişmiş özellikleriyle büyüyen taşımacılık ihtiyaçlarına tam olarak cevap veriyor. Grand Toro XL, kısa ve orta mesafeli servis hizmetleri, turizm organizasyonları ve havaalanı taşımacılığı için ideal bir alternatif olarak gösteriliyor. 41 yolcu kapasitesine sahip model; yüksek performansı, operasyonel verimliliği ve işletme avantajlarının yanı sıra gelişmiş güvenlik donanımlarıyla segmentinde fark yaratıyor. Yeni NovoLux daha yüksek verimlilik, daha güvenli ve konforlu seyahat deneyimi sunuyor Turizm ve servis taşımacılığı alanında güçlü bir konuma sahip olan Yeni NovoLux, çok yönlü kullanım imkânı sunan yapısı, artırılmış güvenlik sistemleri ve konfor odaklı iç mekân iyileştirmeleriyle öne çıkıyor. Tasarım, donanım ve teknolojik altyapısında gerçekleştirilen kapsamlı geliştirmelerle segmentindeki iddiasını pekiştiren Yeni NovoLux, işletmecilere daha yüksek verimlilik sağlarken yolculara da daha güvenli, konforlu ve keyifli bir seyahat deneyimi sunuyor.

TEMSA, Busworld Türkiye’de Her Rotaya Uygun Çözümlerini Sektörle Buluşturdu Haber

TEMSA, Busworld Türkiye’de Her Rotaya Uygun Çözümlerini Sektörle Buluşturdu

Otübüs sektörünün en büyük ve en prestijli fuarları arasında yer alan Busworld Türkiye; önde gelen üreticileri, tedarikçileri ve profesyonelleri 17-19 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da bir araya getirdi. Farklı kullanım alanlarına ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği araçlarıyla sektördeki güçlü büyümesini sürdüren TEMSA, fuarda şehir içi ile şehirler arası ulaşım, turizm ve kısa mesafe taşımacılık segmentlerindeki çözümlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. “Sektörün dönüşümüne odaklanıyoruz” TEMSA CEO'su Evren Güzel, fuarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Busworld Türkiye’yi, sektörümüzün geleceğini şekillendiren önemli platformlardan biri olarak görüyoruz. Bu yıl fuarda, farklı müşteri ihtiyaçlarına cevap veren araçlarımızla yer alırken, aynı zamanda mühendislik kapasitemizi, teknolojik yetkinliğimizi ve sürdürülebilirlik vizyonumuzu da paylaştık. Bugün şehir içi ulaşımdan turizme kadar her rotada farklı müşteri beklentileri bulunuyor. Mobilite ekosistemi de bu doğrultuda önemli bir dönüşümden geçiyor. Biz de her ürünümüzde farklı segmentlerin gereksinimlerini dikkate alarak mühendislik kabiliyetlerimizi sahaya yansıtmaya devam ediyoruz. Araçlarımızı geliştirirken yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, sektörün dönüşümüne de odaklanıyoruz. Fuarda sergilediğimiz Avenue Neo 9e sıfır emisyonlu yapısıyla geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına tam anlamıyla yanıt veriyor. Prestij, yıllardır midibüs segmentinde edindiği güçlü konumunu yeni nesil özelliklerle ileri taşırken, Maraton uzun yolculuklarda sunduğu konfor ve üst düzey performansı bir arada sağlıyor. ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ olma vizyonumuz doğrultusunda sektöre yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye'de geliştirdiğimiz araçlarımızı dünyanın farklı coğrafyalarına ihraç etmeye devam edeceğiz." Busworld Europe’da tanıtılan Avenue Neo 9e, Busworld Türkiye’de de ilgi odağı oldu TEMSA, 9 metrelik şehir içi otobüsü Avenue Neo 9e’yi, 2025 yılında Belçika’da düzenlenen Busworld Europe’da tanıtarak müşterileriyle buluşturmuştu. Bu yıl Busworld Türkiye’de de ilgi odağı olan Avenue Neo 9e, 10,5 metrelik bir otobüsün sunduğu her şeyi sağlayabilen; ancak küçük platformların sunamadığı sağlamlık ve dayanıklılığı koruyan bir yapıya sahip. 75 yolcu kapasitesi ve 600 kilometreye varan menziliyle, şehir içi ulaşımın yanı sıra büyükşehir kapsamındaki uzak ilçelere kadar çözüm sunmasıyla dikkat çekiyor. Araç, 300 kW DC bağlantıyla yüzde 100 şarja 75 dakikada ulaşabiliyor. Kısa mesafe taşımacılığın ikonik modeli: Prestij TEMSA’nın Busworld Türkiye’de sergilediği Prestij, yenilenen kimliğiyle kısa mesafe taşımacılığının en güçlü modelleri arasında yer almaya devam ediyor. Bugün Avrupa pazarlarında da kullanıcılarıyla buluşan Prestij, 3 yıl/sınırsız kilometre garantisi sunarak müşteri memnuniyetini daha da ileri taşıyor. Yenilenen dijital sürücü bilgilendirme ekranı ve modern kokpit tasarımıyla teknolojik deneyimi güçlendiren Prestij, 29 farklı dil seçeneği sayesinde uluslararası operasyonlarda sürücülere önemli bir kullanım kolaylığı sunuyor. TEMSA’nın uzun yol taşımacılığı segmentindeki amiral gemisi Maraton ise geniş, ergonomik iç hacmi ve yüksek yolcu kapasitesiyle yolculuklarda üst düzey seyahat deneyimi vadediyor. Akıllı mobilite anlayışıyla geliştirilen sistemleri sayesinde sürüş boyunca daha yüksek kontrol ve farkındalık sunan Maraton, uzun yol operasyonlarında verimlilik ve güveni bir arada sağlıyor.

Anadolu Isuzu, Busworld Türkiye 2026’da Yeni Modellerini Tanıtacak Haber

Anadolu Isuzu, Busworld Türkiye 2026’da Yeni Modellerini Tanıtacak

Otobüs sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından biri olan Busworld Türkiye’de Anadolu Isuzu; Yeni NovoLux, NovoCiti Volt, Grand Toro XL ve Citiport 12 modellerinin tanıtımını gerçekleştirecek. Markanın ürün gamında yer alan bu araçlar, konfor, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlarıyla öne çıkıyor. Sürdürülebilir teknolojilere yatırım yaparak çevre dostu üretim süreçlerini güçlendiren Anadolu Isuzu, aynı zamanda dijitalleşme, satış sonrası hizmetler ve yeni iş birlikleri alanlarında da çalışmalarını sürdürüyor. Farklı kullanım alanlarına ve beklentilere hitap eden yenilikçi araçlarıyla marka, hem yerel hem de uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu pekiştirmeyi hedefliyor. Sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunan NovoCiti Volt Busworld’de; Avrupa’da özellikle yerel yönetimlerden yoğun ilgi gören NovoCiti Volt, mevcut platformu üzerine geliştirilen yeni nesil özellikleriyle şehir içi toplu taşımada verimlilik ve konforu bir arada sunuyor. Dar şehir sokakları ve orta yoğunluklu hatlar için optimize edilen model, sıfır emisyonlu ve çevre dostu motoruyla sürdürülebilir ulaşım çözümlerine katkı sağlıyor. Artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla öne çıkan NovoCiti Volt, şehirlerin geleceğin mobilite ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Toplu ulaşımda yüksek performansıyla dikkat çeken Citiport 12 ise enerji verimliliği, dayanıklılığı ve operasyonel avantajlarıyla fark yaratıyor. Ergonomik tasarımı ve üstün konfor özellikleri sayesinde hem yolcu deneyimini iyileştiren hem de çevreye duyarlı bir ulaşım alternatifi sunan Citiport 12, alçak tabanlı yapısıyla erişilebilirliği artırıyor. Engelli ve hareket kabiliyeti kısıtlı yolcular için rampalar, yolcu bilgilendirme ekranları, gelişmiş klima ve ısıtma sistemleri, enerji tasarruflu LED aydınlatmalar ve durak anons sistemleri gibi donanımlarıyla modern şehir içi ulaşımın beklentilerini karşılıyor. Grand Toro XL servis hizmetleri, turizm ve havaalanı taşımacılığı için ideal Anadolu Isuzu’nun en tanınmış ve başarısını kanıtlamış modellerinden Grand Toro’nun yüksek yolcu kapasiteli yeni versiyonu Grand Toro XL ise büyüyen taşımacılık ihtiyaçlarına güçlü bir çözüm sunuyor. Daha büyük boyutları ve gelişmiş özellikleriyle dikkat çeken Grand Toro XL, kısa ve orta mesafeli servis hizmetleri, turizm organizasyonları ve havaalanı taşımacılığı için ideal bir alternatif olarak öne çıkıyor. Özel ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde yeniden ölçeklendirilen ve 41 yolcu kapasitesine sahip model; yüksek performansı, operasyonel verimliliği ve işletme avantajlarının yanı sıra gelişmiş güvenlik donanımlarıyla segmentinde fark yaratıyor. Turizm ve servis taşımacılığı alanında güçlü bir konuma sahip olan Yeni NovoLux ise tasarım, donanım ve teknolojik altyapısında gerçekleştirilen kapsamlı geliştirmelerle segmentindeki iddiasını daha da güçlendiriyor. Çok yönlü kullanım imkânı sunan yapısı, artırılmış güvenlik sistemleri ve konfor odaklı iç mekân iyileştirmeleriyle öne çıkan Yeni NovoLux, işletmecilere daha yüksek verimlilik sağlarken yolculara da daha güvenli, konforlu ve keyifli bir seyahat deneyimi sunuyor.

DHL Supply Chain Türkiye, Nestlé Türkiye ve Mercedes-Benz Türk’ten eActros 600 ile Elektrikli Tır Hamlesi Haber

DHL Supply Chain Türkiye, Nestlé Türkiye ve Mercedes-Benz Türk’ten eActros 600 ile Elektrikli Tır Hamlesi

DHL Supply Chain Türkiye ve Nestlé Türkiye’nin hayata geçirdiği elektrikli tır projesi kapsamında devreye alınan 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekici, Nestlé Türkiye’nin fabrika ile ana deposu arasındaki taşımacılık faaliyetlerinde aktif kullanılacak. Bu adım, tedarik zincirinde düşük karbonlu taşımacılık modeline geçişi hızlandırırken, lojistik süreçlerinde daha verimli bir operasyon yapısının oluşturulmasına katkı sağlayacak. Proje, DHL Supply Chain Türkiye, Nestlé Türkiye, ve Mercedes-Benz Türk’ün ortak vizyonu ve sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda hayata geçirildi. İlham veren ve ölçeklenebilir bir dönüşüm Konuyla ilgili bilgi veren DHL Supply Chain Türkiye Genel Müdürü Buket Cox, “Nestlé Türkiye ve Mercedes-Benz Türk ile hayata geçirdiğimiz bu iş birliği, DHL’in sorumlu ve entegre tedarik zinciri yaklaşımı ile Nestlé’nin sürdürülebilirliği iş yapış biçimlerinin merkezine alan vizyonunun güçlü bir kesişim noktasını temsil ediyor. DHL Group’un 2030 Stratejisi kapsamında ‘Tercih Edilen Yeşil Lojistik’ olma isteğimizle, büyüyen sürdürülebilir filomuzu yeni nesil lojistik ihtiyaçlarına uygun ve yenilikçi araçlarla güçlendirerek hem operasyonel verimliliğimizi artırmayı hem de çevresel etkimizi en aza indirmeyi hedefliyoruz. Bununla birlikte, Çevresel, Sosyal ve Yönetim ilkelerimiz doğrultusunda sürdürülebilirliği yalnızca çevresel etkilerle sınırlı görmeyip; toplumsal faktörler ve güçlü kurumsal yönetim anlayışıyla birlikte ele alıyor, daha yaşanabilir bir gelecek için somut adımlar atmaya devam ediyoruz. Vizyonumuzu paylaşan Nestlé Türkiye ile iş birliğimizden büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu değer birlikteliğinin, sürdürülebilir lojistik alanında ilham veren ve ölçeklenebilir bir dönüşüme katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Tedarik zincirinde sürdürülebilir ve entegre dönüşüm Nestlé’nin tedarik zinciri yaklaşımının sürdürülebilirlik, sorumlu tedarik ve uçtan uca operasyonel mükemmeliyet odağında şekillendiğini belirten Nestlé Türkiye Tedarik Zinciri Genel Müdürü Mehmet Ali Keleş, “Çalışmalarımızın merkezinde, bugünün ihtiyaçlarını karşılarken, gelecek nesillerin yaşam kaynaklarını koruma sorumluluğu yer alıyor. Operasyonlarımızda verimlilik ile sürdürülebilirliği birbirini tamamlayan iki temel öncelik olarak ele alıyoruz. DHL Supply Chain Türkiye ve Mercedes-Benz Türk ile hayata geçirdiğimiz bu proje sayesinde süreçlerimizi daha etkin hale getirirken, lojistik operasyonlarımızın dönüşümüne de katkı sağlıyoruz. Nestlé Türkiye’ye özel olarak tahsis edilen elektrikli tırlar, planlama, operasyonel süreklilik ve esneklik açısından önemli avantajlar sunarken, düşük karbon emisyonlu taşımacılık modeline geçişimizde de stratejik bir rol üstleniyor. İş ortaklarımızla aynı vizyonu paylaşmaktan ve çevresel sürdürülebilirlik alanındaki etkimizi birlikte büyütmekten memnuniyet duyuyoruz,” dedi. Elektrikli taşımacılığa bütüncül çözümler Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt ise “Mercedes-Benz Türk olarak elektrifikasyonun artık yalnızca geleceğe yönelik bir vizyon değil, lojistik sektöründe somut bir dönüşüm alanı olduğuna inanıyoruz. Geliştirdiğimiz yeni nesil batarya elektrikli araçlarımızla müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor; süreç boyunca sunduğumuz operasyon analizi ve mobilite danışmanlığı gibi bütüncül çözümlerle elektrikli taşımacılığa geçişlerini destekliyoruz. Bu kapsamda pazara sunduğumuz Mercedes-Benz eActros 600 çekicimiz de bu vizyonun en önemli temsilcisi. Uzun menzil, yenilikçi batarya teknolojisi ve gelişmiş güvenlik destek sistemleriyle donatılan “doğuştan elektrikli” Mercedes-Benz eActros 600 çekicimiz, yenilikçi teknolojileri bir arada sunuyor. DHL Supply Chain Türkiye’ye gerçekleştirdiğimiz 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekici teslimatının, markalarımız arasındaki iş birliğini önümüzdeki dönemde yeni projelerle daha da ileriye taşıyacağına inanıyoruz,” dedi.

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay Oldu Haber

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay Oldu

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) çatısı altında örgütlenen Avrupa otobüs üreticileri, MAN Truck & Bus’ın Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay’ı ACEA’nın yeni Otobüs Bölüm Başkanı olarak atadı. Görev süresi bir yıl olan Oktay; otobüs pazarında elektrifikasyon dönüşümünün hız kazandığı ve “Avrupa’dan Satın Al” (Buy European) yaklaşımı gibi yeni düzenlemelerin sektörün geleceğini doğrudan etkilediği kritik bir dönemde bu önemli sorumluluğu üstlenecek. Barbaros Oktay, görev süresi boyunca Avrupa’daki otobüs üreticileri ile Brüksel’deki politika yapıcılar arasındaki ilişkilerde sektörün sesi olacak. “Sürdürülebilir ulaşım hedefleri için destek şart” Atama sonrası değerlendirmelerde bulunan Barbaros Oktay, şunları söyledi: “Şehir içi otobüs taşımacılığı, Avrupa otomotiv endüstrisinin karbondan arındırma konusunda en ileri seviyedeki segmentidir. Aynı zamanda otobüsler, milyonlarca Avrupalının günlük yaşamında vazgeçilmez bir rol üstlenmektedir. Bu nedenle yasa koyucuların yeni düzenlemeleri şekillendirirken; Portekiz’den Polonya’ya, İsveç’ten Sicilya’ya kadar toplumların ihtiyaç duyduğu sosyal ve sürdürülebilir ulaşımı, Avrupa otobüs üreticilerinin rekabet gücünü zayıflatmadan desteklemeleri büyük önem taşımaktadır. Sektörümüzün rekabetçiliğini ve inovasyon kapasitesini güçlendirecek daha fazla siyasi desteğe ihtiyaç duyulmaktadır.” Sanayi hızlandırıcı yasası, sanayi değer yaratımını şekillendiriyor Avrupa Komisyonu tarafından yakın zamanda sunulan Sanayi Hızlandırıcı Yasası’nın merkezinde “Avrupa’dan Satın Al” düzenlemeleri yer alıyor. Planlara göre; değer zincirinde yüksek oranda Avrupa ürünü bulunduran üreticilerin, Avrupa’da otobüs satışı yapabilmesine yalnızca kamu ihaleleri yoluyla izin verilmesi öngörülüyor. Hâlen devam eden yasama sürecinde önemli değişiklikler yapılması bekleniyor. Barbaros Oktay konuya ilişkin olarak şunları ifade etti: “Avrupalı otobüs üreticileri, prensipte ‘Avrupa’dan Satın Al’ yaklaşımını olumlu karşılamaktadır. Ancak önerilen planların ciddi bir bürokratik yük oluşturma riski bulunmaktadır. Biz ise kaynaklarımızı; müşterilerimize daha fazla fayda sağlayan, ulaşımı daha sürdürülebilir ve verimli hâle getiren ürünlerin geliştirilmesine yönlendirmeyi tercih etmekteyiz.” Otobüs sektöründe büyümenin motoru olarak elektrikli araçlar Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana MAN Truck & Bus’ta Otobüs Bölümü Başkanı olarak bu dönüşümü aktif şekilde yönetiyor. Bu süre zarfında şirket, otobüs iş kolundaki pazar konumunu önemli ölçüde güçlendirdi ve 2025 mali yılında 7.000’in üzerinde otobüs satışı gerçekleştirerek pandemi öncesi seviyelere yeniden ulaştı. Özellikle elektrikli mobilite alanı güçlü bir performans sergiledi. Elektrikli şehir içi otobüs satışları yüzde 118’in üzerinde artış göstererek 1.300 adedi aştı ve rekor seviyeye ulaştı. Oktay, “Otobüs sektörü, Avrupa ticari araç endüstrisinin sıfır emisyonlu güç aktarma sistemlerine geçişte en dinamik segmentlerinden biridir. Şehir içi otobüsler, otomotiv endüstrisinde elektrifikasyonun öncü alanlarından birini oluşturmaktadır,” değerlendirmesinde bulundu. Elektrikli ulaşım, şehirlerarası seyahat alanında da giderek önem kazanıyor. 2026 yılının sonunda piyasaya sunulması planlanan MAN Lion’s Coach E ile birlikte, Avrupalı bir üretici tarafından geliştirilen tamamen elektrikli bir otobüs, ilk kez uzun mesafeli yolculuk ve turizm uygulamalarında kullanıma hazır hâle gelecek. Geçtiğimiz sonbaharda Brüksel’de gerçekleştirilen fuar lansmanı, tüm kullanım alanlarında elektrikli otobüs uygulamalarına geçiş sürecinde önemli bir kilometre taşı oldu. Şarj altyapısının hedeflenen şekilde genişletilmesi çağrısı Olumlu piyasa eğilimlerine rağmen, altyapı eksiklikleri önemli bir zorluk olmaya devam ediyor. Şehir içi segmentte elektrifikasyon ilerlemiş olsa da şehirlerarası otobüsler için şarj altyapısı konusunda ciddi bir gelişmeye ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle otobüs sektörü; ulaşım merkezleri, şehirlerarası otobüs terminalleri, turistik bölgeler ve ana güzergâhlar başta olmak üzere, Avrupa genelinde yüksek performanslı bir şarj ağının kurulması için siyasi destek bekliyor. Barbaros Oktay konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Şehirlerarası otobüsler için kapsamlı ve yüksek performanslı bir şarj altyapısı olmadan, uzun mesafeli taşımacılıkta elektrikli mobilite potansiyelinin tamamı hayata geçirilemez. Önümüzdeki yıllarda alınacak politika kararları, dönüşümün ne kadar hızlı ve başarılı bir şekilde gerçekleşeceğini belirleyecektir.” Ankara'daki MAN üretim hattından Avrupa liderliğine 1979 yılında doğan Barbaros Oktay, lise eğitimini Ankara’da tamamladıktan sonra 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 2010-2012 yılları arasında Bilkent Üniversitesi İşletme ve Yönetim (MBA) yüksek lisans programını tamamladı. Kariyerine 2004 yılında MAN Türkiye A.Ş.’de üretim mühendisi olarak başlayan Oktay; şirket bünyesinde sırasıyla Üretim Mühendisi, Üretim Mühendisi Grup Lideri, Üretim Müdürü ve Satın Alma & Tedarikçi Geliştirme Bölüm Sorumlusu olarak görev yaptı. 2013 yılında iç rotasyon kapsamında Almanya’daki MAN merkezine Otobüs Satın Alma Grup Başkanı olarak atanan Oktay, 2016 yılında MAN Truck & Bus SE Mühendislik Otobüs Bölüm Başkanlığı görevini üstlendi. 2021 yılında ise MAN Truck & Bus SE Mühendislik Otobüs, Ürün ve Proje Yönetimi Başkanlığı görevine getirildi. Bu göreviyle birlikte dünyanın en büyük ticari araç üreticilerinden TRATON Group’ta Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Otobüs Çözümleri Başkanlığı görevini de yürüttü. Nisan 2022 itibarıyla MAN Türkiye A.Ş. İcra Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana ise MAN Truck & Bus’ın global Otobüs Bölümü Başkanı olarak görev yapıyor.

İkonik Iveco Bus Crossway 20 Yaşında:  Yolcu Taşımacılığı Hizmetiyle Geçen Yirmi Yıl Haber

İkonik Iveco Bus Crossway 20 Yaşında: Yolcu Taşımacılığı Hizmetiyle Geçen Yirmi Yıl

IVECO BUS, bu yıl öne çıkan modeli CROSSWAY'in yirminci yıl dönümünü kutluyor. İlk kez Litomyšl'de ön gösterimi yapılan ve Haziran 2006'da Çek Cumhuriyeti'ndeki AUTOTEC fuarında resmi olarak tanıtılan bu şehirlerarası araç, Avrupa ve ötesinde yolcu taşımacılığının referans noktası oldu. Bugüne kadar üretilen 70.000'den fazla adetle CROSSWAY, üreticinin en büyük başarısı konumunda: Bugün Avrupa'da satılan her iki şehirlerarası otobüsten biri CROSSWAY imzasını taşıyor. Bir Liderlik ve İnovasyon Öyküsü Yıllar içinde CROSSWAY; güvenilirlik, performans, çok yönlülük, konfor ve optimize edilmiş toplam sahip olma maliyeti (TCO) konularında bir ekol haline geldi. Kamu ve özel operatörlerin, yolcuların ve sürücülerin beklentilerini karşılarken, giderek katılaşan sürdürülebilirlik gereksinimlerine sürekli uyum sağlayarak toplu taşımanın evriminde kilit bir rol oynadı. IVECO BUS'ın ana üretim merkezi olan ve 2025 yılında 130 yıllık köklü geçmişini kutlayan, Avrupa'nın en büyük otobüs üretim tesislerinden biri olan Vysoké Mýto'da üretilen CROSSWAY araçları, köklü bir uzmanlık ve mükemmellik geçmişinin ürünüdür. Iveco Group Otobüs İş Birimi Başkanı Claudio Passerini konuya ilişkin şunları söyledi: "CROSSWAY'in 20. yılını kutlarken, IVECO BUS'ın her zamankinden daha sürdürülebilir mobiliteye olan bağlılığını simgeleyen bir modele saygı duruşunda bulunuyoruz. Bu uluslararası başarı, ekiplerimizin uzmanlığıyla birleşen ve müşterilerimizin ihtiyaçlarını sürekli dinlememizin bir sonucudur. CROSSWAY, sektördeki değişimleri öngörme ve yarının değişen şartlarına uygun çözümler sunma yeteneğimizin gerçek bir sembolüdür. 20 yıldır CROSSWAY, coğrafyaları ve insanları birbirine yakınlaştırdı. Bugün, katettiğimiz yolu ve önümüzdeki geleceği kutluyoruz." Verimlilik İçin Tasarlandı, Uzun Ömür İçin Üretildi Kısa mesafeli tarifeli seferler, personel taşımacılığı ve okul servisi için tasarlanan CROSSWAY; erişilebilirlik ve koltuk kapasitesi arasında optimum denge gerektiren banliyö veya şehirlerarası görevler için ideal olan alçak ön tabanlı "Low Entry" (Alçak Girişli) versiyonunu da portföyünde sunmaktadır. İnsan odaklı mobilite yaklaşımını sürdürülebilir bir stratejiyle birleştiren araç, uzun vadeli performans ve optimize edilmiş toplam sahip olma maliyeti sunmak üzere tasarlanmıştır. Teknolojik İlerlemenin Merkezinde Sürekli Gelişen, Sürdürülebilir Bir Ürün Gamı Çevresel performans konusunda öncü olan CROSSWAY, kendi segmentinde Euro IV standardını öngören ilk araç olmuş ve enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla 2006'daki lansmanından bu yana gelişmeye devam etmiştir. Ürün yelpazesi, 2007'de Low Entry konseptinin tanıtılması ve ardından 2017'de 14,50 metrelik üç akslı Low Entry versiyonunun eklenmesiyle istikrarlı bir şekilde genişleyerek çok çeşitli operasyonel gereksinimlere yanıt vermiştir. Bugün beş farklı versiyon (Low Entry, Pop, Line, HV ve Pro), birden fazla uzunluk ve geniş yelpazeye sahip güç aktarma organları seçenekleri ileile sunulan CROSSWAY serisi, işletmecilere benzersiz bir alternatifler bütünü sunmaktadır: 2017'den beri doğal gaz, 2022'den beri hibrit, 2024'ten beri B100 ve 2023-2024 yıllarında piyasaya sürülen %100 bataryalı elektrikli versiyonlar. Enerji çözümlerindeki bu çeşitlilik, IVECO BUS'ın teknolojik tarafsızlık stratejisini mükemmel bir şekilde yansıtarak, her bölgenin ve operatörün kendi operasyonel ve karbonsuzlaştırma hedeflerine en uygun çözümü seçmesine olanak tanır. Özgün Tasarım Lansmanından bu yana CROSSWAY'in özgün ve dinamik kişiliği, kalitesini ve güvenilirliğini yansıtmıştır. İç mekanı; geniş cam yüzeylerle desteklenen ferah, aydınlık ve konforlu bir yolcu bölümü sunar. Her detayın titizlikle düşünüldüğü araçta, geniş baş üstü bagaj rafları ve zemin altı bagaj bölmeleri ile pratiklik ve estetik bir araya getirilmiştir Uluslararası Başarı ve Prestijli Ödülle Güvenilirliği ve modüler yapısı sayesinde CROSSWAY, Avrupa genelinde şehirlerarası taşımacılıkta bir standart haline gelmiştir. En zorlu iklim koşullarına ve pazar beklentilerine yanıt verecek şekilde tasarlanan model; bugün Afrika, Asya ve Orta Doğu dahil olmak üzere dünya çapında 45'ten fazla ülkede faaliyet göstermektedir. KAzakistan’ın Kuzey Kutup Dairesi'nde yer alan Alta'dan, Umman Yarımadası'ndan Senegal'in Dakar şehrine kadar, CROSSWAY, uluslararası operatörler tarafından dayanıklılığı ve performansı ile takdir görmektedir. CROSSWAY serisi, doğal gazlı ve elektrikli versiyonlarıyla beş kez (2018, 2020, 2023, 2024 ve 2026) prestijli "Sustainable Bus of the Year" (Yılın Sürdürülebilir Otobüsü) ünvanı dahil olmak üzere çok sayıda ödüle layık görülmüştür. Bu başarılar, "Uluslararası Otobüs ve Şehirlerarası Otobüs Ödülü 2017", "Uluslararası Sürdürülebilirlik Ödülü 2021" ve "TOP Sorumlu Şirket 2025" gibi ödüllerle taçlandırılmıştır. Son olarak, Berlin'de düzenlenen törende CROSSWAY Low Entry ELEC, 12 metrelik elektrikli otobüs kategorisinde **"Uluslararası Busplaner Sürdürülebilirlik Ödülü 2026"**yı kazanmıştır. CROSSWAY: İnsanları ve Toplulukları Birleştiriyor Yirmi yıldır CROSSWAY, nesiller boyu bu aracı tasarlayan, üreten ve sürekli geliştiren insanların hikayesini anlatmaktadır. Aynı zamanda milyonlarca yolcunun ilk okul yolculuklarını, eğitime erişimini ve günlük yaşam anılarını taşımaktadır. Bölgeleri, insanları ve fırsatları birbirine bağlayan CROSSWAY, yeni ufuklar açmaya devam etmektedir. CROSSWAY'in yirminci yıl dönümü, IVECO BUS'ı harekete geçiren inovasyon ruhunu mükemmel bir şekilde örneklemekte ve yolcu taşımacılığı endüstrisinin temel taşı olarak konumunu güçlendirmektedir. Gerçek bir referans modeli olan bu araç, endüstri standartlarını şekillendirmiş ve daha sürdürülebilir bir mobiliteyi desteklerken uluslararası operatörlerin beklentilerini karşılamayı sürdürmektedir. Bir Başarı Hikayesinin Kilometre Taşları - 2006: Yeni şehirlerarası otobüs CROSSWAY’in öngösterimi üç farklı uzunlukta (10.6 m, 12 m and 12.8 m) Litomyšl'de yapıldı ve ardından Brno, Çek Cumhuriyeti'ndeki AUTOTEC fuarında resmi olarak tanıtıldı. - 2007: Alçak tabanlı ön bölüme sahip Low Entry versiyonu 12 m ve 12.8 m olarak Helsinki'de UITP Kongresinde tanıtıldı. - 2011: 10.8 m uzunluğundaki CROSSWAY Low entry Kortrijk, Belçika’daki Busworld fuarında tanıtıldı. - 2013: Ürün gamı yeniden tasarlanarak yeni IVECO BUS marka kimliğini aldı/üstlendi. - 2017: 14,50 metrelik üç akslı model ve Doğal Gazlı (Natural Power) versiyon tanıtıldı. Seri, ilk uluslararası başarılarını elde etti: CROSSWAY Low Entry, IBC – International Bus & Coach Competition ödülünü alırken, Low Entry Natural Power modeli “2018 Yılının Sürdürülebilir Otobüsü” unvanını kazandı. Üretim, Fransa’da Bouches‑du‑Rhône Bölgesel Ulaşım İdaresi’ne (Régie Départementale des Transports des Bouches du Rhône – RDT 13) teslim edilen 30.000’inci CROSSWAY ile önemli bir dönüm noktasına ulaştı. - 2018: CROSSWAY Natural Power, 12 m ve 13 m uzunluk seçenekleriyle sunularak zaten zengin olan ürün gamını daha da genişletti. - 2019: CROSSWAY Natural Power, “2020 Yılının Sürdürülebilir Otobüsü” ödülüne layık görüldü. 40.000’inci CROSSWAY, Çek Cumhuriyeti’nde ARRIVA Česká republika’ya teslim edildi. - 2021: 50.000’inci CROSSWAY, Avusturya’da ÖBB Postbus’a teslim edilir. CROSSWAY ve CROSSWAY Low Entry Natural Power, uluslararası “Busplaner Sustainability Award 2021” ödülünü kazandı. - 2022: CROSSWAY Low Entry modellerinde hibrit teknoloji sunulmaya başlandı. CROSSWAY Low Entry Hybrid CNG, “2023 Yılının Sürdürülebilir Otobüsü” unvanına layık görüldü. - 2023: CROSSWAY Low Entry tamamen elektrikli hale gelir. Fransa’nın Meudon kentinde düzenlenen “Feel the BLUE pulse” etkinliğinde tanıtılan model, 12 ve 13 metre versiyonlarıyla sunulur. Seri, 60.000 adetlik üretimle tarihi bir kilometre taşına ulaşır. Bu ivme devam ederken, Belçika’nın Brüksel kentinde düzenlenen Busworld fuarında, yeni marka kimliğini yansıtan ve ADAS (Gelişmiş Sürücü Destek Sistemleri) entegre eden yeni bir ön tasarım tanıtıldı. - 2024: Mevcut %100 elektrikli Low Entry versiyonunun yanı sıra CROSSWAY ELEC ürün gamına katıldı. Şehirlerarası ulaşımın karbonsuzlaştırılması amacıyla geliştirilen bu yeni çözüm, Fransa’nın Lyon kentinde düzenlenen Autocar Expo fuarında Avrupa prömiyerini yaptı. - 2025: Ödüllerle dolu bir yıl: CROSSWAY ELEC, “2026 Yılının Sürdürülebilir Otobüsü” unvanına layık görülürken, CROSSWAY Low Entry ELEC “Busplaner Innovation Award 2025” ödülünü kazandı. IVECO BUS, Çek Cumhuriyeti’nde düzenlenen “TOP RESPONSIBLE COMPANY 2025” ödüllerinde iki elektrikli şehirlerarası modeliyle de takdir edildi. - 2026: CROSSWAY Low Entry ELEC, Berlin’de “International Busplaner Sustainability Award 2026” ödülünü (12 metrelik elektrikli otobüs kategorisi) kazanır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.