Hava Durumu

#Mühendislik

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Mühendislik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mühendislik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

8. Ağır Vasıta Ve Treyler Zirvesi, Tüm Zamanların En Büyük Katılımıyla Gerçekleşti Haber

8. Ağır Vasıta Ve Treyler Zirvesi, Tüm Zamanların En Büyük Katılımıyla Gerçekleşti

Sektörün en büyük buluşması, 8 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul Crowne Plaza Asia Kurtköy’de 600’e yakın katılımla gerçekleşti. Ağır vasıta, treyler, tedarik ve lojistik sektörlerinin tüm paydaşlarını aynı çatı altında toplayan organizasyonda; dijitalleşme, otonom teknolojiler, regülasyonlar ve değişen taşımacılık ekosistemi tüm yönleriyle ele alındı. Zirve’ye TREDER Başkanı Seyit Arslan'ın yanı sıra; TAİD Başkanı Burak Hoşgören, TAYSAD Başkanı Yakup Birinci, AND Başkanı Salih Kodaman, LojiDer Başkanı Dr. Kayıhan Özdemir Turan, UND Başkanı Şerafettin Aras, UND Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin ve Devlet Eski Bakanı Kürşad Tüzmen katılarak birer açılış konuşması gerçekleştirdi. Başkan Arslan: “Türk treyler sektörü rekabetin merkezinde olacak güce sahiptir” Zirvenin açılış konuşmasını yapan TREDER Başkanı Seyit Arslan, Türk treyler sektörünün artık yalnızca üretim gücüyle değil; teknoloji, kalite, marka değeri ve mühendislik kapasitesiyle küresel ölçekte söz sahibi olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük treyler pazarı haline geldiğine dikkat çeken Arslan, Türk üreticilerinin dünya liginde güçlü bir konuma ulaştığını belirterek, “Artık mesele sadece treyler üretmek değil; dünyanın taşıma sistemlerine yön veren bir ülke olmaktır.” dedi. Sektörün geleceğinin dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve akıllı üretim teknolojileriyle şekillendiğini vurgulayan Arslan; hafiflik, yakıt verimliliği, karbon ayak izi, bağlantılı araç sistemleri ve elektrikli çekicilerle uyumlu treyler mimarilerinin yeni dönemin temel başlıkları olduğunu ifade etti. Rekabetin artık yalnızca fiyat odaklı olmadığını kaydeden Arslan, “Rekabet; akıl, mühendislik, marka, servis ve itibar rekabetidir.” diyerek sektörün teknolojiye yatırım yaparak küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini söyledi. Konuşmasında genç kuşaklara da seslenen Arslan, yapay zekâ, veri analitiği ve dijital ikiz teknolojilerinin üretim süreçlerini dönüştürdüğünü belirterek geleceğin liderlerinin bu dönüşüme yön veren şirketler olacağını dile getirdi. Burak Hoşgören: “Zirve stratejik bir yapıya dönüştü” Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD) Başkanı Burak Hoşgören, taşımacılık dünyasının artık sadece araçlardan ve filolardan ibaret olmadığını, araçların artık akıllı sistemlere dönüştüğünü söyledi. TAİD ve TREDER iş birliğiyle düzenlenen zirvenin, sektörün en önemli buluşmalarından biri haline geldiğini belirten Hoşgören, etkinliğin yalnızca bir sektör organizasyonu değil; ağır ticari araç, treyler, lojistik, yan sanayi ve kamu temsilcilerini ortak bir platformda buluşturan stratejik bir yapı olduğunu ifade etti. Yakup Birinci: “Rekabet artık ülkeler arasında değil, ekosistemler arasında yaşanıyor” Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Yakup Birinci, rekabetin artık ülkeler arasında değil, ekosistemler arasında yaşandığını ifade ederek sektör dernekleri, iş dünyası ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin her zamankinden daha kritik hale geldiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin üretim gücü, mühendislik kabiliyeti ve ihracat başarısıyla Avrupa’nın en önemli üretim merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Salih Kodaman: “Dönüşümün sadece takipçisi değil, aynı zamanda yön vericisi olmak zorundayız” Ağır Nakliyeciler Derneği (AND) Başkanı Salih Kodaman, “Ağır nakliyat ve treyler ekosistemi olarak bizler, bu dönüşümün sadece takipçisi değil, aynı zamanda yön vericisi olmak zorundayız. Türkiye’nin üretim gücü, mühendislik kabiliyeti ve sektörel deneyimi doğru yöntemlerle birleştiğinde, küresel anlamda çok daha güçlü bir konuma ulaşmamızı mümkün kılacaktır. Bu noktada iş birliği kültürü, sektörümüzün en büyük gücüdür. Derneklerimiz ve paydaşlarımız arasındaki koordinasyon, yalnızca bugünün sorunlarını çözmekle kalmayacak, aynı zamanda geleceğin standartlarını da belirleyecektir.” dedi. Kayıhan Özdemir Turan: “Türkiye, Avrupa’nın ikinci büyük treyler tedarikçisi konumunda” Lojistik Hizmet Sağlayıcılar Derneği Başkanı (LojiDer) Dr. Kayıhan Özdemir Turan, Türk treyler sektörünün üretim kapasitesi, mühendislik gücü ve ihracat performansıyla Avrupa’nın en güçlü üretim merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Şerafettin Aras: “Bir ülkenin üretim gücü, lojistik gücü kadar değerlidir” UND Başkanı Şerafettin Aras, ağır ticari araç ve treyler sektörünün artık yalnızca araç ve ekipman meselesi olmadığını, Türkiye’nin üretim, lojistik, ihracat ve küresel rekabet gücüyle doğrudan bağlantılı stratejik bir alan haline geldiğini söyledi. Aras, ağır nakliyat ve treyler ekosistemi olarak bu dönüşümün sadece takipçisi değil, aynı zamanda yön vericisi olmak zorunda olduklarını vurguladı. Ayrıca, Türkiye’nin üretim gücü, mühendislik kabiliyeti ve sektörel deneyiminin doğru yöntemlerle birleştiğinde, küresel anlamda ülkeyi çok daha güçlü bir konuma taşıyacağını belirtti. Çetin Nuhoğlu: “Sektörün geleceği güçlü sivil toplum ve ortak akılla şekillenir” UND Yüksek İstişare Kurulu Başkanı ve Tırsan Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, sektörün sürdürülebilir büyümesi için sivil toplum kuruluşlarının, kamu kurumlarının ve sektör paydaşlarının birlikte hareket etmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Zirvenin yıllar içinde sektörün en önemli buluşmalarından biri haline geldiğini belirten Nuhoğlu; ağır ticari araç, treyler, lojistik ve tedarik sanayisinin aynı platformda bir araya gelmesinin sektör adına güçlü bir mesaj verdiğini ifade etti. Selçuk Öztürk: “Konya’da fuar, sektör için çok iyi bir başlangıç olacaktır” Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, batıdaki ekonomik yığılmanın Orta Anadolu’ya yayılması gerektiğini ifade ederek, “TREDER ve TAİD’i Konya’da kendi fuarlarını yapmaya davet ediyorum. Çok güzel bir fuarımız var. En kısa zamanda kendi sektörlerinin fuarlarını Konya’da yaparak çok önemli bir başlangıç yapacaklardır.” dedi. Mahmut Sami Şahin: “Treylerler artık sadece yük taşımıyor” Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı Mahmut Sami Şahin, sektörün yalnızca büyümekle kalmayıp köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekerek treylerlerin artık sadece yük taşıyan mekanik araçlar değil; veri ve enerji yöneten, akıllı sistemlerle donatılmış stratejik unsurlar haline geldiğini belirtti. Şahin, sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa'nın ikincisi değil, birincisi olmaya çok yakın olduğumuzu düşünüyorum. Standart varsa güven vardır; güven varsa kalite, sürdürülebilirlik ve rekabet vardır. Biz biliyoruz ki standartları belirleyenler, geleceği belirler. Biz, standartlara uyan değil, 'standartları belirleyen' bir ülke olma hedefiyle sektörümüzle beraber hareket ediyoruz. Bir Konyalı olarak, Konya'da buluşma ve standartları birlikte belirleme davetine katılıyorum.” Kürşad Tüzmen: Gümrük Birliği yeniden ele alınmalı Devlet Eski Bakanı Kürşad Tüzmen, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerinde yeni bir döneme ihtiyaç duyulduğunu belirterek Gümrük Birliği’nin günümüz şartlarına göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sektör temsilcilerine Avrupa Birliği kurumlarıyla daha yakın temas kurulması çağrısında bulunan Tüzmen, Brüksel’de yalnızca üst düzey görüşmelerin değil, teknik ve bürokratik temasların da büyük önem taşıdığını ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından konuşmacılara ve TREDER eski Başkanları Murat Tokatlı ve Kaan Saltık’a katkılarından dolayı teşekkür plaketi veridi. Ayrıca TREDER Eski Başkanı Yalçın Şentürk’e Onursal Başkan plaketi takdim edidi. ZİRVE KAPSAMINDA 3 AYRI PANEL GERÇEKLEŞTİRİLDİ Dijitalleşme ve otonom sistemler masaya yatırıldı Zirvenin ilk paneli, TREDER Başkan Yardımcısı Cengiz Adak'ın moderatörlüğünde "Dijitalleşme ve Otonom Teknolojiler" başlığıyla gerçekleşti. TTR Branda Genel Müdürü Meryem Ustabaş, Saf Holland Türkiye Genel Müdürü Bilal Azizoğlu, Prometeon Türkiye, Rusya ve Türki Cumhuriyetler Ticaret Direktörü Uğur Aydın, Nevpa Group Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sayar, İntermobil Genel Müdürü Rıfat Perahya ve BPW Avrupa Satış Direktörü Daniel Twilling-Birkholz'un katıldığı oturumda; akıllı üretim sistemleri, veri yönetimi ve yeni nesil teknolojiler ele alındı. TTR Baktaç Branda Genel Müdürü Meryem Ustabaş, 23 yıllık bireysel tecrübesi ve firmasının 45 yıllık geçmişiyle değişime nasıl öncülük ettiklerini anlattı. 2023 yılında başlattıkları yatırımlarla üretimde standart kaliteyi ve maksimum hızı yakaladıklarını belirterek, “Biz sadece üretim yapan değil, ürettiğini yöneten bir firmayız.” dedi. SAF-Holland Türkiye Genel Müdürü Bilal Azizoğlu, Almanya’dan sonra grubun ikinci büyük üretim üssünün Türkiye olduğunu vurguladı. Ağır vasıta ve treyler endüstrilerinin sadece mekanik sistemlerden ibaret olmadığını hatırlatan Azizoğlu, geleceği şekillendiren dört temel başlığı şöyle sıraladı: Elektrifikasyon, Dijitalleşme, Otonom Sürüş ve Güvenlik. Trafik güvenliği ve denetimlerin önemine de dikkat çeken Azizoğlu, 2025 yılı verilerine göre Türkiye’de trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısının 3.425 olduğunu ve bu kazaların yaklaşık yüzde 20-25'inin ağır vasıta kaynaklı olduğunu ifade ederek, “Standartlar kadar denetimlerin de sıkılaştırılması hayati önem taşıyor.” dedi. Nevpa Group Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sayar ise Stellantis ile önemli bir iş birliği gerçekleştirdiklerini belirterek aylık 500 araç olan üretim kapasitelerini Haziran ayında 1.200 adede çıkaracaklarını müjdeledi. 2027 yılı için 5 bin adetlik iddialı bir üretim hedefi koyduklarını kaydeden Sayar, fabrikalarında tam otomatik robot hatlarını devreye aldıklarını ifade etti. Son iki yılda Avrupa pazarında önemli ilerleme kaydettiklerini vurgulayan Sayar, bir Türk markası olarak ithal marka pazarının yüzde 50’sini almayı başardıklarını söyledi. Prometeon Türkiye, Rusya ve Türki Cumhuriyetler Ticaret Direktörü Uğur Aydın, şirket olarak lastik çözümlerini yaşam döngüleri boyunca titizlikle takip ettiklerini söyledi. Sektöre katma değerli çözümler geliştirdiklerini belirten Aydın, ProServices hizmetiyle her altı lastikte bir lastik tasarrufu sağladıklarını ifade etti. "Türkiye Avrupa'nın Treyler Merkezi Olma Yolunda İlerliyor" Yeni oyuncuların katılımı sonucunda Türkiye treyler sektörü, her geçen yıl daha stratejik ve daha önemli bir hale geldiğini belirten İntermobil Genel Müdürü Rıfat Perahya, “Türkiye'nin her geçen yıl dünyanın önemli treyler merkezlerinden biri haline gelmesi. Bilhassa Avrupa'nın treyler merkezi olma yolunda önemli adımlar atıyoruz.” dedi. Perahya açıklamalarına şöyle devam etti: “2023 yılında ülkemizde 55 binden fazla treyler üretimi gerçekleşti. 2024 yılında yaklaşık %20-25 aralığında bir düşüşle 45 bin civarında treyler üretimi gerçekleşti. 2025 yılında ise hepimizin bildiği makro nedenlerden ve ülkemizdeki ekonomik gelişmelerden dolayı yaklaşık 32 bin adet üretim yapıldı. Açıkçası bu rakamın, Türkiye treyler üretiminde dip seviyeye yakın bir rakam olduğuna inanıyoruz. Nitekim 2021 yılında, pandeminin de etkisiyle yaşadığımız hızlı büyümeden önceki yıllarda yaklaşık 25-30 bin treyler üretimi bandındaydık. Dolayısıyla, 32 bin adet olarak gerçekleşen 2025 yılı üretiminin üzerine çıkarak 2026 yılını büyümeyle kapatacağımızı öngörüyoruz. Biz nisan sonu itibarıyla fren sistemi satışlarına baktığımızda, bir önceki seneye göre adetsel bazda yaklaşık %12 büyüme görüyoruz. Bu büyümenin devam edip sene sonuna kadar 2026 yılındaki treyler üretiminin 40 bin adetlere yaklaşacağını öngörüyoruz.” BPW Avrupa Satış Direktörü Daniel Twilling-Birkholz, yürüyen aksamdaki dijital dönüşümün filolara sağladığı somut katkılara dikkat çekti. Yeni teknolojiler sayesinde filolara öngörücü bakım (predictive maintenance) ve bağlantılı lojistik imkânı sağlandığını ifade eden Twilling-Birkholz, şunları kaydetti: “Paylaşılan verilere göre, geleneksel filolar operasyonel süreçlerde daha düşük verimlilikte kalırken, BPW iC Plus serisi gibi akıllı sistemlerle donatılmış filoların operasyonel verimliliği yüzde 95 seviyelerine kadar ulaşıyor. Otonom teknolojilere doğru hızla ilerleyen sektörde BPW, sadece mekanik bir üretici olmanın ötesine geçerek treyleri tedarik zincirinin iletişim kuran ve kendi kendini denetleyen proaktif bir bileşeni haline getiriyor. Pazar veri istiyor, BPW bunu sağlıyor.”. Cengiz Adak: "Treyler artık pasif bir yük değil, lojistiği tayin eden akıllı bir aktör" Zirvede gerçekleştirilen ve sektörün teknolojik dönüşümüne ışık tutan panelin kapanış değerlendirmesini yapan Cengiz Adak, masadaki her bir donanım bileşeninin kendi başına birer teknoloji üssüne dönüştüğüne dikkat çekerek treyler sektörünün "yeni yolculuğunun" artık sadece bir donanım hikâyesi olmaktan çıkıp kapsamlı bir entegrasyon sınavına dönüştüğünü vurguladı. Ekonomi ve teknoloji rüzgârı Öğle arasının ardından sahne alan Ekonomist Ali Ağaoğlu, küresel ve yerel ekonomik gelişmeleri lojistik ve üretim sektörü özelinde değerlendirerek katılımcılara önemli projeksiyonlar sundu. Öğleden sonraki özel oturumda ise Teknoloji Yazarı ve Trend Avcısı M. Serdar Kuzuloğlu; geleceğin teknolojileri, yapay zekâ ve trendlerin sektörel yansımalarına dair ufuk açıcı bir sunum gerçekleştirdi. Regülasyonlar ve yeni taşıma ekosistemi Günün ikinci panelinde, OSD Genel Sekreteri Özlem Güçlüer'in moderatörlüğünde "Regülasyonlar ve Sektöre Etkileri" tartışıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor ve TSE Ulaşım Sistemleri Merkez Başkanlığı Otomotiv Belgelendirme Grup Başkanı Öncü Alper'in katıldığı panelde, kamu otoritesinin sektörel düzenlemeleri değerlendirildi. Ayrıca TREDER Başkan Yardımcısı Kartal Erköy, "Daha Genç Treylerle, Daha Güçlü Bir Türkiye Dünya Yollarında..." başlıklı sunumuyla araç parkının gençleştirilmesinin önemine dikkat çekti. Türkiye’de 284 bin çekici, 327 bin yarı römork var Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme (UHDGM) Genel Müdür Yardımcısı Y. Giray Yüksel, "Regülasyonlar ve Sektöre Etkileri" konulu sunumuyla lojistik ekosisteminin güncel haritasını ve küresel koridorlardaki son durumu paylaştı: “Türkiye lojistik ekosisteminin toplam hacmi 1.579.326 ticari taşıta ulaşmış durumda. Bu güçlü filonun yüzde 57,5’lik kısmını çekici, kamyon ve treyler gruplarından oluşan ağır vasıta ve özel taşıtlar oluştururken, yüzde 42,5’lik dilimini hafif ticari araçlar (kamyonet) oluşturuyor. Uzun yol taşımacılığının yükünü çeken taşıtların dağılımına bakıldığında; sektörde 284 bin 691 adet çekici ve 327 bin 61 adet yarı römork bulunduğu görülüyor.” "AB ve BM, Türkiye'ye sormadan regülasyon çıkaramıyor" TSE Ulaşım Sistemleri Merkez Başkanlığı Otomotiv Belgelendirme Grup Başkanı Öncü Alper Tehlikeli Madde Taşımacılığı (ADR) konusunun mesleki hayatının en büyük gurur kaynağı olduğunu belirterek, kamu-sanayi iş birliğinin en güzel örneğini sergilediklerini söyledi. Türkiye'nin bu alanda tarih yazdığını vurgulayan Alper, başarının sırrını "Muhteşem Üçlü" olarak tanımladığı yapıya bağladı: Sektörün arkasında dağ gibi duran TREDER, Kuralları tavizsiz uygulayan Rafineri Dolum Tesisleri, Bugün 53 merkezde muayene yapan devasa TSE altyapısı. Türkiye'nin ADR konusunda geldiği noktanın küresel çapta olduğunu belirten Alper, "Avrupa Birliği'nden veya Birleşmiş Milletler'den (BM) şu an herhangi bir regülasyonun, TSE'nin ve Ulaştırma Bakanlığı'nın olumlu ya da olumsuz görüşü olmadan çıkma olasılığı yok. BM toplantılarında çok aktifiz ve masada söz sahibiyiz" dedi. Eski filoların yenilenmesi için "Hurda Teşviki" ve "Ticari Araç Kredisi" lazım TREDER Başkan Yardımcısı Kartal Erköy, sektörün geleceği için regülasyon, güvenlik, kalite ve sürdürülebilir dönüşüm başlıklarının kritik önemde olduğunu söyledi. Erköy, treyler sektöründe yaşanan teknolojik dönüşümün hızına ve yaklaşan Avrupa Birliği regülasyonlarına dikkat çekti. "Güvenle Yollarda, Güvenli Yollarda..." temasıyla sektöre seslenen Erköy, eski filoların yenilenmesi için "Hurda Teşviki" ve "Ticari Araç Kredisi" çağrısında bulundu. Zirvenin son paneli olan "Değişen Taşımacılık Ekosistemi ve Ortak Gelecek" ise TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Taş'ın moderatörlüğünde yapıldı. TAİD YK Başkan Yardımcısı İffet Türken, TAİD Yönetim Kurulu Üyeleri Semih Pala ve Kıvanç Kızılkaya ile Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer'in katılımıyla ekosistemin ortak geleceği ve sürdürülebilirlik hedefleri ele alındı. Tüm gün süren, yoğun ve verimli geçen programın ardından; ana sponsor olarak BPW, İntermobil, Nevpa, Prometeon, Saf-Holland ve Versus-Omega’ya, gümüş sponsor olarak Axalta, Baktaç, Continental, Forlight, Globaltech Makina, Knorr-Bremse, LID Technologies, Matrix, Mobilite, Primogenito, Sanel, Saykal, Seyir Mobil’e, bronz sponsor olarak ise Aspöck, Atik, Cloos, Echelon, FY Endüstri, Gümaş Jost, Reksan, Özkoç ve Sertel’e plaket takdim edildi.

Togg, Yeni B Segmenti Ailesi İçin Stratejik Teknoloji İş Birliğine İmza Attı Haber

Togg, Yeni B Segmenti Ailesi İçin Stratejik Teknoloji İş Birliğine İmza Attı

‘Bir otomobilden fazlası’ için yola çıkan Togg, yeni B segmenti ailesi için stratejik bir anlaşmaya imza attı. Mobiliteyi akıllı cihazlar, dijital platform ve temiz enerji çözümlerinden oluşan entegre bir ekosistem olarak ele alan Togg, bu vizyon kapsamında CATL’in iştiraki CAIT ile ortak platform geliştirmek üzere iş birliği yaptı. Bu doğrultuda Togg, platformu hazır bir çözüm olarak almak yerine geliştirme sürecine aktif mühendislik katkısı sunarak kendi ürün ve kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirecek. Platform teknolojisini CAIT sunarken, kullanıcı deneyimi, ürün gereksinimleri ve dijital mimari tarafında Togg belirleyici rol üstlenecek. İş birliği, CAIT’in Bedrock Şasi teknolojisi ile Togg’un araç geliştirme kabiliyetlerini bir araya getirerek Türkiye pazarı için yeni nesil elektrikli araçların geliştirilmesini de destekleyecek. Bu kapsamda geliştirilecek üç modelin, 2027 yılı ortasından itibaren kademeli olarak Türkiye’deki kullanıcılarla buluşması hedefleniyor. “Platform geliştirme sürecinde aktif rol alıyoruz” Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, iş birliğinden büyük memnuniyet duyduklarını belirterek şunları söyledi: “Mobiliteyi yalnızca bir ürün kategorisi olarak değil, bütüncül bir teknoloji ve ekosistem meselesi olarak ele alıyoruz. Bu doğrultuda kurduğumuz iş birliklerini klasik tedarik ilişkilerinin ötesine taşıyarak, ortak değer üreten ve geleceği birlikte inşa eden stratejik ortaklıklara dönüştürüyoruz. Hazır bir çözüm yerine tüm geliştirme sürecinin parçası olarak kullanıcılarımızın ihtiyaçlarına daha iyi karşılık verirken aynı zamanda ülkemizde bu ekosistemin gelişimine de katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de değer yaratan bu tür iş birlikleriyle, farklı segmentlerde yeni çözümler geliştirerek, Togg ekosistemini ve kullanıcılarımıza sunduğumuz deneyimi daha da zenginleştireceğiz” “Düşük karbonlu mobiliteye geçişi destekliyoruz” CATL Yönetim Kurulu Başkanı Robin Zeng de iş birliğine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu iş birliği, Bedrock Şasi’nin Çin pazarındaki seri üretim sürecinin ardından küresel ölçekte büyümesi açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Aynı zamanda entegre akıllı şasi alanında referans projelerden biri olacak bu iş birliği, küresel iş ortaklarımızı güçlendirerek elektrifikasyon sürecini hızlandıracak ve gelişmekte olan yeni enerji pazarlarında düşük karbonlu mobiliteye geçişi destekleyecek.” Ortak bir teknolojik altyapı ile ihtiyaca göre tasarım ve üretim Bedrock Şasi, Çin pazarında 2024 yılında seri üretime geçerek, binek araç markalarına bağımsız bir ürün olarak sunulan entegre akıllı şasinin dünyadaki ilk örneği. Batarya, elektrikli güç aktarma sistemi, termal yönetim sistemi ve şasi kontrol ünitesi gibi temel bileşenleri tek bir platformda bir araya getiren model, yerelleştirme mantığıyla küresel ölçekte uygulanmak üzere geliştirildi. Bu model; şasi teknolojisi platformunu, endüstriyel tedarik zinciri yapısını ve yerel bir otomotiv markasının operasyonel kabiliyetlerini bir araya getiriyor. Amaç, ortak bir teknolojik altyapı kullanırken araçların yerel pazar ihtiyaçlarına göre tasarlanıp üretilmesini sağlamak.

Mercedes-Benz Otobüsleri Zorlu Kış Testini Tamamladı Haber

Mercedes-Benz Otobüsleri Zorlu Kış Testini Tamamladı

Mercedes-Benz Türk, Türkiye’de yürütülen kapsamlı uzun yol testleriyle dünyadaki tüm Mercedes-Benz ve Setra markalı otobüslerin yol testi onayı veren “Tek Merkez” olma unvanı ile global ağdaki gücünü daha da pekiştiriyor. Gerçek yol, gerçek iklim ve gerçek kullanım senaryolarında yapılan yol testlerinde elde edilen verilerle, seri üretim öncesinde araçların dayanım ve fonksiyon performansının en üst seviyeye taşınması hedefleniyor. Gerçek Kullanım Senaryoları Otobüs test bölümü AR-GE ekipleri tarafından planlanan test rotaları, eksi 30 dereceden artı 45 dereceye uzanan sıcaklık aralığında ve deniz seviyesinden 2.400 metre irtifaya kadar değişen yüksekliklerde gerçekleştiriliyor. Kış testleri Erzurum bölgesinde gerçekleştirilirken, yaz testleri ise Adana–Mersin ve İzmir bölgesinde yürütülüyor. Böylece araçların dünya genelinde karşılaşabileceği tüm iklim ve kullanım şartları Türkiye’de simüle edilebiliyor. 300.000 km yol testi Geçtiğimiz yıl Daimler Buses tarafından Busworld fuarında tanıtılan eIntouro Türkiye’deki zorlu kış testlerinden başarıyla geçti. 45 bin kilometre yol testini geride bırakan araçta farklı yol tiplerinin birleştiği etap kombinasyonlarında gerçekleştirilen sürüşlerde aracın tüm sistem ve komponentleri test edildi. Mercedes-Benz Türk otobüs AR-GE test birimi 2026 yılında gerçekleştirdiği kış testlerinde 11 farklı araç ile 300 bin kilometre yol testi gerçekleştirdi. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Türkiye, sahip olduğu mühendislik yetkinliği, güçlü AR-GE altyapısı ve eşsiz coğrafi çeşitliliğiyle AR-GE üssü konumunu güçlendiriyor. Gerçekleştirdiğimiz kapsamlı test süreçleri, sadece Türkiye için değil, dünya genelindeki Daimler Truck ve Daimler Buses mühendislik faaliyetleri için de büyük önem taşıyor. Gerçek yol koşullarında yürüttüğümüz kapsamlı testler sayesinde otobüslerimizi dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimizin ihtiyaçlarına en yüksek kalite ve güvenlik standartlarında hazırlıyoruz.” dedi.

Anadolu Isuzu Üst Yapıcı İş Ortaklarıyla  Kocaeli Fabrikasında Bir Araya Geldi Haber

Anadolu Isuzu Üst Yapıcı İş Ortaklarıyla Kocaeli Fabrikasında Bir Araya Geldi

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, sektörün önde gelen üst yapıcıları ile Kocaeli Çayırova’daki fabrikasında bir araya geldi. 60’a yakın firmanın katıldığı üst yapıcılar toplantısında yeni uygulamalar hakkında bilgi verildi. Anadolu Isuzu Genel Müdürü Tuğrul Arıkan, iş ortaklarına yönelik buluşmada, jeopolitik gerilimlerin ve bölgesel çatışmaların etkisiyle belirsizliklerin devam ettiği günümüz dünyasında Anadolu Isuzu’nun kendini sürekli geliştirmeye, dönüştürmeye ve güçlendirmeye devam ettiğini söyledi. Anadolu Isuzu’nun hem yurt içinde hem de yurt dışında müşterileriyle güçlü bağ kuran, yaygın ve güvenilir bir marka konumunda olduğunu belirten Arıkan, “Türkiye genelinde geniş servis ve satış ağımızla sahadayız. Yurt dışında ise 40’ı aşan ülkede faaliyet gösteren yapımızla global bir oyuncu konumundayız. Kısa süre önce Özbekistan’da gerçekleştirdiğimiz SamAuto yatırımı ile yurt dışındaki ilk üretim adımımızı attık. Artık daha görünür, daha etkin bir markayız” diye konuştu. “Kamyon ve kamyonet segmentinde pazardaki varlığımızı daha da güçlendiriyoruz” Üst yapının müşteriye sunulan değerin tamamlayıcı ve belirleyici bir parçası olduğunu dile getiren Tuğrul Arıkan, “Sahadan alınan geri bildirimler, müşterilerin gerçek ihtiyaçları ve beklentileri ürün gelişimimizde son derece kıymetli bir rol oynuyor. Bugün kamyon ve kamyonet segmentinde pazardaki varlığımızı her geçen gün daha da güçlendiriyoruz. Ürünlerimizi sürekli yeniliyoruz, geliştiriyoruz. Üst yapıcı iş ortaklarımızla yaptığımız iş birliğini sadece ürünle sınırlı görmüyoruz. Mühendislik, teknik altyapı, eğitim gibi desteklere, birlikte çözüm üretmeye büyük önem veriyoruz” ifadelerini kullandı. “Müşterilerimize daha uzun ömürlü ve verimli çözümler sunmaya devam edeceğiz” Araçların her geçen gün daha çevreci ve regülasyonlara uyumlu olması gerektiğine işaret eden Tuğrul Arıkan, “Araçlarımız artık teknolojik olarak daha donanımlı ve bu gelişmeler, iş yapış şeklinin dönüşümünü sağlıyor. Bu kalite anlayışının üst yapı uygulamalarına yansıması aracın toplam değerini yükseltiyor ve iş birliğimizin önemini artırıyor. Bu uyum sayesinde müşterilerimize daha uzun ömürlü ve verimli çözümler sunabiliyoruz, sunmaya devam edeceğiz” ifadelerini kullandı.

Meiller ve Wielton’dan Güçlü Yükseliş Haber

Meiller ve Wielton’dan Güçlü Yükseliş

Meiller: Dayanıklılık ve Operasyonel Verimlilikte Öncü Meiller, yüksek mühendislik kalitesi, uzun ömürlülüğü ve zorlu çalışma koşullarına uygun yapısıyla, global ölçekte olduğu gibi Türkiye pazarında da büyük filolar ve profesyonel kullanıcılar nezdinde güvenilirliği kanıtlanmış bir marka olarak istikrarlı büyümesini 2025 yılında da sürdürdü. Doğuş Otomotiv Meiller ve Wielton Satış ve Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Mert Benli, Meiller’in Türkiye performansına ilişkin şu değerlendirmede bulundu; “2025 yılını yaklaşık yüzde 10 pazar payı ile tamamladık. Ürün dayanıklılığımız, düşük işletme maliyeti avantajımız ve güçlü ikinci el değerimiz sayesinde büyük filoların ve profesyonel kullanıcıların tercih ettiği bir marka haline geldik” 2026 yılı beklentilerine de değinen Benli, “Türkiye’deki 11 yetkili satıcımız ve operasyonel verimlilik sağlayan ürünlerimizle 2026 yılında satışlarımızı ve pazar payımızı artırmayı hedefliyoruz” şeklinde konuştu. Uzun servis ömrü, düşük arıza oranı ve minimum bakım ihtiyacı sayesinde toplam sahip olma maliyetini optimize eden Meiller, sürdürülebilir filo yönetimi açısından da önemli avantajlar sağlıyor. Wielton: Sürdürülebilir Büyümeyi Hedefliyor Wielton, Avrupa treyler pazarında geliştirdiği yüksek dayanım standartları, güçlü mühendislik altyapısı ve güvenilirliğiyle sektöründe standartları belirleyen marka olarak öne çıkıyor. Wielton’un Türkiye performansını da değerlendiren Mert Benli “Türkiye pazarındaki ikinci yılımızda araç parkımızı büyütmeye devam ettik. Müşterilerimizin ürün dayanıklılığı ve işletme maliyetlerine katkı konusunda yaptığı olumlu geri bildirimler, markamızın doğru konumlandığını gösteriyor. 2026 yılında pazar payını artırmayı hedefleyerek, güçlü bir ikinci el değeri ve sürdürülebilir marka algısı oluşturmak önceliklerimiz arasında” dedi. Wielton ürünleri, özel şasi tasarımı ve yüksek kaliteli malzeme kullanımı sayesinde segmentinde güçlü bir konumda yer alıyor. Dayanıklılık, düşük bakım ihtiyacı ve uzun kullanım ömrü sayesinde Wielton, filolar için sürdürülebilir yatırım modeli çözümleri sunuyor. Meiller ve Wielton markaları, dayanıklılık, düşük işletme maliyeti, güçlü ikinci el değeri ve satış sonrası hizmet altyapısı ile Türkiye ağır ticari araç üstyapı pazarında 2026 yılında da istikrarlı büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

Restar Global, Ford Pro™ Convertor Programı Üyeliği ile Üretim Kalitesini Global Ölçekte Tescilledi Haber

Restar Global, Ford Pro™ Convertor Programı Üyeliği ile Üretim Kalitesini Global Ölçekte Tescilledi

Tasarım ve mühendisliği üretim gücüyle birleştirerek, mobil yaşam ve özel araç dönüşümleri için çözümler geliştiren bir üretim şirketi olan Restar; Ford Pro™️ Convertor Programı’na kabul edildi. Ford’un global kalite, güvenlik ve mühendislik kriterlerine göre değerlendiren ve yalnızca bu standartları karşılayan üreticilerin dahil edildiği seçkin bir üretici ağı olan bu program; Restar’ın Ford marka araç platformlarına özel çözümlerinin mühendislik ve üretim açısından Ford’un beklentileriyle tamamen uyumlu olduğunu bir kez daha doğruladı. Sertifika Töreni Restar Global’in Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ndeki Üretim Tesisinde Gerçekleşti Restar’ın Gebze Organize Sanayi Bölgesi’ndeki entegre üretim tesisinde düzenlenen sertifika teslim törenine, Ford Pro Özel Araş Mühendislik Lideri Barış Doğan, İş Stratejisi Yöneticisi Sabri İlksöz, Özel Araçlar Mühendislik Lideri İsmail Akkurt, Aksesuarlar ve Araç Kişiselleştirme Lideri Çevik Ekip - Ürün Sahibi Nursel Yeğengil Akçayiğit, MCV Özel Araç & Dönüşüm Türkiye Pazarı Lideri Fulya Tuluk, İş ve Strateji Geliştirme Takım lideri Gökhan Şahin, İş Stratejisi Ekip Üyesi Öykü Deniz, İş Stratejisi Ekip Üyesi Damla Pınarlık ve Restar yönetim ekibi katıldı. Tüm dünyada geçerli olan bu sertifika, Ford Pro Özel Araş Mühendislik Lideri Barış Doğan tarafından Restar Global Kurucu Ortak ve Ceo’su Pınar Kamçı’ya verildi.

Mercedes-Benz Türk, Otomotiv Sektöründe En Çok Patent Tescili Alan Firma Oldu Haber

Mercedes-Benz Türk, Otomotiv Sektöründe En Çok Patent Tescili Alan Firma Oldu

Mercedes-Benz Türk, Turkishtime tarafından gerçekleştirilen AR-GE 500 Araştırması’nda elde ettiği sonuçlarla otomotiv sektöründe üst üste üçüncü kez patent lideri oldu. Genel sıralamada da ikinciliğe ulaşan şirket, 2024 yılında 126 patent tescili ve 73 patent başvurusu ile başarıya imza attı. Son dört yılda ise toplamda 300 tescil ve 482 başvuruya ulaşan Mercedes-Benz Türk, inovasyon ve AR-GE yatırımlarıyla Türkiye’nin mühendislik gücünü global ölçekte ortaya koymayı sürdürüyor. İstanbul ve Aksaray AR-GE Merkezlerinden Uluslararası Projelere Katkı Türkiye’deki iki güçlü AR-GE merkeziyle global sorumluluklar üstlenen Mercedes-Benz Türk, çalışmalarını İstanbul ve Aksaray’da sürdürüyor. 2009 yılında hizmet vermeye başlayan İstanbul’da Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda bulunan AR-GE Merkezi, otobüs ve kamyon ürün gruplarına yönelik mühendislik çalışmalarının yürütüldüğü; tasarım ve yazılım geliştirme alanlarında uluslararası projelere katkı sağlanan bir merkez olarak öne çıkıyor. 2018 yılında kurulan Aksaray AR-GE Merkezi ise Daimler Truck AG’nin küresel ölçekteki test ve doğrulama süreçlerinin yürütüldüğü, çatı şirketin global ağı içerisinde tüm dünyaya kamyon yol testi onayı veren "Tek Merkez" olarak hizmet gösteriyor. Merkez, 2023 yılından bu yana elektrikli araçlar için de uzun yol testi onayı veren “Tek Merkez” konumunda yer alıyor. Her iki AR-GE merkezi de Mercedes-Benz Türk’ün global ölçekte bir yetkinlik merkezi olarak konumlanmasına ve Türkiye’den dünyaya teknoloji ihraç etmesine imkan sağlıyor. Türkiye’den Dünyaya Mühendislik Gücü Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “AR-GE ve inovasyona yaptığımız yatırımların bu denli güçlü sonuçlar vermesinden büyük gurur duyuyoruz. Üst üste 3. kez otomotiv sektöründe en çok patent tescili alan firma olmamız, AR-GE ve inovasyon yatırımlarına verdiğimiz önemin ve mühendislik gücümüzün en önemli göstergesidir. İstanbul ve Aksaray’daki AR-GE merkezlerimiz, uzman mühendis kadromuzla birlikte çatı şirketimiz Daimler Truck AG’nin global ağında ‘Yetkinlik Merkezi’ olarak hizmet veriyor. Ayrıca, Aksaray AR-GE Merkezimiz Daimler Truck global ağı içerisinde tüm dünyaya Mercedes-Benz kamyonları için yol testi onayı veren ‘Tek Merkez’ konumunda. Bu merkezlerimizde geliştirilen inovatif çözümlerle hem ülkemize hem de sektörümüzün geleceğine katkı sağlamayı sürdürüyoruz. İki AR-GE merkezimizdeki patent çalışmalarımız ile 2024 yılında da otomotiv sektöründe en çok patent tescili alan firma olduk. Son 10 yıllık süreçte gerçekleştirdiğimiz toplam patent başvuru sayısının yüzde 60’a yakınını son dört senede gerçekleştirdik. Bu başarıda emeği olan tüm ekip arkadaşlarımı tebrik ediyorum” dedi. Mercedes-Benz Türk, sadece araç üretiminde değil, aynı zamanda sürdürülebilir ve yenilikçi çözümler geliştirmede de sektöre yön vermeye devam ediyor. Otomotiv sektöründe patent tescil liderliğini üst üste 3 yıldır elinde tutan şirket, Türkiye’nin AR-GE ve inovasyon ekosistemine katkılarını artırarak sürdürmeyi hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.