Hava Durumu

#Mühendislik

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Mühendislik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Mühendislik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Ford Otosan’dan Ürün Geliştirmede Stratejik Atamalar Haber

Ford Otosan’dan Ürün Geliştirmede Stratejik Atamalar

Otomotiv sanayinin lider şirketi Ford Otosan, ürün geliştirme organizasyonunda gerçekleştirdiği yeni atamalarla mühendislik, teknoloji ve inovasyon odaklı dönüşümünü güçlendirmeyi sürdürüyor. Şirketin ürün geliştirme yapılanmasında hayata geçirilen bu atamalar kapsamında Tolga Şenoğuz Ürün Geliştirme Lideri, Canalp Gündoğdu Ürün Geliştirme Operasyonları Lideri, Simon Curwood ise Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Lideri olarak atandı. Yaklaşık üç yıldır Ürün Geliştirme Lideri olarak görev yapan Ian Foston ise 30 Haziran 2026 itibarıyla görevinden ayrıldı. Foston, görev süresi boyunca Ford Otosan’ın stratejik mühendislik dönüşümüne, ürün geliştirme yapılanmasının güçlenmesine ve Ford’un küresel ürün geliştirme ekosistemiyle entegrasyonun ilerlemesine önemli katkılar sundu. Ürün Geliştirme Liderliği görevine Tolga Şenoğuz atandı Tolga Şenoğuz, 1999-2007 yılları arasında Amerika’da bir otomotiv şirketinde sekiz yıl görev yaptıktan sonra 2007’de Ford Otosan’a katıldı. Şenoğuz, Ford Otosan’da tasarım ve analiz motor ve şanzıman geliştirme mühendisliği alanlarında farklı sorumluluklar üstlendi. 2018-2021 yılları arasında motor ve güç aktarma sistemleri mühendisliğine liderlik eden Şenoğuz, ardından ağır ticari araç mühendisliği alanında liderlik görevini yürüttü. 2021-2025 döneminde Ford Trucks Mühendislik Lideri olarak ekipler arası iş birliğini güçlendirdi; Ford Trucks & IVECO stratejik iş birliği dahil önemli projelere liderlik etti. Nisan 2025’ten bu yana Ürün Geliştirme Operasyon Lideri olarak görev yapan Şenoğuz, Ford Otosan’daki 18 yıllık deneyimiyle şirketin ürün geliştirme vizyonuna liderlik edecek. Ürün Geliştirme Operasyonları Liderliği görevine Canalp Gündoğdu atandı Canalp Gündoğdu, 2011 yılında göreve başladığı Ford Otosan’da, Ford Trucks iş geliştirme, Ford Otosan Akıllı Hareketlilik, İnovasyon, Yeni Girişimler, Girişim Yatırımları gibi farklı alanlarda görev aldı. 2019-2020 yılları arasında yurtdışı görevlendirmesiyle Ford’un Palo Alto ofisinde çalışan Gündoğdu, 2020-2022 arasında Akıllı Hareketlilik Lideri olarak Türkiye'nin ilk bağlantılı araç projesine liderlik etti. 2022-2024 yıllarında Büyüme ve Akıllı Hareketlilik İş Alanı Lideri, 2024-2026 döneminde ise Araç Donanım Mühendisliği Lideri olarak görev yapan Gündoğdu, kalite iyileştirme, maliyet optimizasyonu, yapay zeka ve dijitalleşme projeleri ile sistem seviyesinde yönetişimin güçlendirilmesine sunduğu katkılarla öne çıktı. Gündoğdu’nun yeni görevinde ürün geliştirme süreçlerinin etkinliğini daha da ileri taşıması hedefleniyor. Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Liderliği görevine Simon Curwood atandı Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Liderliği görevine atanan Simon Curwood ise Ford Motor Company’den Ford Otosan’a katıldı. Curwood, son olarak 2024-2026 yılları arasında Teknik Program Yönetimi Entegre Hizmetler Direktörü olarak görev yaptı. Daha önce ürün değeri yönetimi, otonom araç entegrasyonu ve gövde mühendisliği gibi alanlarda ABD, Asya-Pasifik ve Avustralya’da çeşitli liderlik görevleri üstlenen Curwood, küresel mühendislik deneyimiyle Ford Otosan’ın ürün geliştirme yetkinliğine katkı sağlayacak. Ürün geliştirmede güçlü liderlik yapısı Ford Otosan, gerçekleştirdiği bu atamalarla ürün geliştirmeyi; mühendislik gücünü, teknoloji üretme yetkinliğini ve geleceğin mobilite çözümlerine yönelik inovasyon kapasitesini destekleyen stratejik bir alan olarak konumlandırmayı sürdürüyor.

22 Yılda 7 Bini Aşkın Kız Öğrenciye Destek Olan “Her Kızımız Bir Yıldız” Programı Hız Kesmeden Devam Ediyor Haber

22 Yılda 7 Bini Aşkın Kız Öğrenciye Destek Olan “Her Kızımız Bir Yıldız” Programı Hız Kesmeden Devam Ediyor

Türkiye’nin en uzun soluklu sosyal fayda programlarından biri olan “Her Kızımız Bir Yıldız” 22 yaşına girdi. Program, 2004 yılında Mercedes-Benz Türk ve Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) iş birliği ile eğitimde fırsat eşitliği hedefiyle uygulamaya alındı. Program kapsamında bugüne kadar 63 ilde 7 binden fazla kız öğrenci desteklendi, 20 binden fazla burs imkanı sağlandı. Kişisel ve mesleki gelişim programları, mentorluk desteği ve kültürel etkinlikler aracılığıyla bursiyerlerin hayata daha donanımlı bireyler olarak katılmaları hedefleniyor. Program, her yıl 750 lise öğrencisi ve yaklaşık 250 üniversite öğrencisi olmak üzere 1.000 kız öğrenciye burs desteği sağlıyor. 2026 yılında programdan faydalanan üniversite öğrencilerinin yüzde 20’si mühendislik, yüzde 14’ü tıp, yüzde 11’i öğretmenlik alanlarında eğitim alıyor. Süer Sülün: “Bugün burada, ‘Her Kızımız Bir Yıldız’ programımızın İstanbul ziyaretinde sizlerle bir arada olmaktan dolayı çok mutluyum ama bir taraftan da hüzünlüyüm.” “Her Kızımız Bir Yıldız” programının 22’nci yıl dönümünde konuşan ve Temmuz ayı sonu itibarıyla emekliliğe ayrılacak olan Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün; “Bugün burada, ‘Her Kızımız Bir Yıldız’ programımızın İstanbul ziyaretinde sizlerle bir arada olmaktan dolayı çok mutluyum, ama bir taraftan da hüzünlüyüm. 22 yıl önce “Sürdürülebilir bir gelecek, ancak kadının hayatın her alanında eşit ve güçlü bir şekilde yer almasıyla mümkündür" diyerek bir yola çıktık. Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ile iş birliğimizin sonucu olarak, 22 yılda 63 ilden 7000’i aşkın öğrencimizin eğitim yaşamına dokunduk. İnanıyorum ki Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği ve Mercedes-Benz Türk, bu ülkenin parlayan yıldızlarını desteklemeye ve onların yolunu açmaya aynı kararlılıkla devam edecek. Bu benim sizlerle son bir araya gelişim olsa da, aklım ve kalbim her zaman burada, sizlerle, Yıldız Kızlarımızla olmaya devam edecek.” dedi. Miray Demirel: “Genç kızlarımızın yaşamlarında kalıcı ve sürdürülebilir bir dönüşüm yaratabilmeyi önceliklerimiz arasında görüyoruz.” Projenin pek çok genç kızın yaşam yolculuğunda çok değerli bir iz bıraktığını dile getiren Mercedes-Benz Türk İletişim Müdürü Miray Demirel konuşmasında şunları aktardı: “Her Kızımız Bir Yıldız” programımızla, genç kızlarımızın yaşamlarında kalıcı ve sürdürülebilir bir dönüşüm yaratmayı hedefliyoruz. 2004 yılında eğitimde fırsat eşitliğini güçlendirme amacıyla çıktığımız bu yolda; kızlarımızın eğitimine, hedeflerine ve geleceğine destek verirken, sosyal ve kültürel gelişimlerine de katkı sağlayan çalışmalar yürüttük. 15 yıldır düzenlediğimiz ‘Geleneksel İstanbul Ziyareti’ kapsamında 350’den fazla öğrencimizi İstanbul’da ağırladık. Bu yıl da farklı şehirlerden gelen 25 Yıldız Kızımızın yanı sıra, bir zamanlar bu projeye küçük yaşlarda katılan; bugün kendi alanlarında büyüyen, gelişen, üreten ve ilham veren mezun genç kadınlarımız da aramızda. Bugün ayrıca, bu anlamlı yolculuğun en güçlü destekçilerinden biri olan değerli İcra Kurulu Başkanımız Süer Sülün de, Yıldız Kızlarımızla olan buluşmamızda son defa bizimle birlikte. Kendisi, görev süresi boyunca ‘Her Kızımız Bir Yıldız’ programına gönülden verdiği güçlü desteğiyle, projemizin daha da büyümesine, güçlenmesine önemli katkılar sağladı. Kızlarımızın hayatına dokunan bu yolculukta bıraktığı izler ve sunduğu vizyon için kendisine gönülden teşekkür ediyoruz.” dedi. Prof. Dr. Ayşe Yüksel: “Bu projenin en önemli yanı sürdürülebilirliği.” Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği Genel Başkanı Prof. Dr. Ayşe Yüksel ise “Ülkemizde de dünyada da kız çocukları eğitim başta olmak üzere yaşamın birçok alanında eşitsizlikler yaşıyor. Okul yaşında olup okula gidemeyen binlerce kız çocuğu var. ÇYDD ve Mercedes-Benz Türk, 22 yıldır kız çocuklarına eğitim desteği veriyor. Bu projenin en önemli yanı sürdürülebilirliği. Mercedes-Benz Türk’ün verdiği bu destek bizler için çok değerli. Birlikte bu yola, kararlılıkla devam edeceğiz. 2025-2026 döneminde 750 lise öğrencisi 204 üniversite öğrencisi olmak üzere toplam 954 öğrencimize destek olunmuştur. Bu öğrencilerimizden 209 lise öğrencimiz ile 70 üniversite öğrencimizi mezun edeceğiz.“ açıklamasında bulundu. Rakamlarla Mercedes-Benz Türk Sosyal Fayda Programları Mercedes-Benz Türk, “Her Kızımız Bir Yıldız”ın yanı sıra “Mühendisliğin Yıldızları” programı kapsamında, bugüne kadar 31 kadın mühendis adayına burs desteği sağladı. EML’miz Geleceğin Yıldızı projesiyle bugüne kadar 30 ilde 33 okulda Mercedes-Benz Laboratuvarı kuruldu. 5 bine yakın genç uygulamalı eğitimle buluştu. 3000 binden fazla öğrenci mezun oldu. 2025 yılında mezun olan öğrencilerin %82’si Mercedes-Benz Türk bayilerinde işbaşı yaptı. Hoşdere Otobüs Fabrikası ve Aksaray Kamyon Fabrikası’nda kadın istihdamına yönelik yürütülen “Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme”, ”Kadın Kaynak Operatörlüğü Meslek Edindirme”, “Kaynak Benim İşim”, “Üretim Benim İşim” programlarıyla kadın saha çalışan oranı son iki yılda iki katından fazla arttırıldı.

TEMSA, Busworld Türkiye’de Her Rotaya Uygun Çözümlerini Sektörle Buluşturdu Haber

TEMSA, Busworld Türkiye’de Her Rotaya Uygun Çözümlerini Sektörle Buluşturdu

Otübüs sektörünün en büyük ve en prestijli fuarları arasında yer alan Busworld Türkiye; önde gelen üreticileri, tedarikçileri ve profesyonelleri 17-19 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da bir araya getirdi. Farklı kullanım alanlarına ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği araçlarıyla sektördeki güçlü büyümesini sürdüren TEMSA, fuarda şehir içi ile şehirler arası ulaşım, turizm ve kısa mesafe taşımacılık segmentlerindeki çözümlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. “Sektörün dönüşümüne odaklanıyoruz” TEMSA CEO'su Evren Güzel, fuarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Busworld Türkiye’yi, sektörümüzün geleceğini şekillendiren önemli platformlardan biri olarak görüyoruz. Bu yıl fuarda, farklı müşteri ihtiyaçlarına cevap veren araçlarımızla yer alırken, aynı zamanda mühendislik kapasitemizi, teknolojik yetkinliğimizi ve sürdürülebilirlik vizyonumuzu da paylaştık. Bugün şehir içi ulaşımdan turizme kadar her rotada farklı müşteri beklentileri bulunuyor. Mobilite ekosistemi de bu doğrultuda önemli bir dönüşümden geçiyor. Biz de her ürünümüzde farklı segmentlerin gereksinimlerini dikkate alarak mühendislik kabiliyetlerimizi sahaya yansıtmaya devam ediyoruz. Araçlarımızı geliştirirken yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, sektörün dönüşümüne de odaklanıyoruz. Fuarda sergilediğimiz Avenue Neo 9e sıfır emisyonlu yapısıyla geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına tam anlamıyla yanıt veriyor. Prestij, yıllardır midibüs segmentinde edindiği güçlü konumunu yeni nesil özelliklerle ileri taşırken, Maraton uzun yolculuklarda sunduğu konfor ve üst düzey performansı bir arada sağlıyor. ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ olma vizyonumuz doğrultusunda sektöre yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye'de geliştirdiğimiz araçlarımızı dünyanın farklı coğrafyalarına ihraç etmeye devam edeceğiz." Busworld Europe’da tanıtılan Avenue Neo 9e, Busworld Türkiye’de de ilgi odağı oldu TEMSA, 9 metrelik şehir içi otobüsü Avenue Neo 9e’yi, 2025 yılında Belçika’da düzenlenen Busworld Europe’da tanıtarak müşterileriyle buluşturmuştu. Bu yıl Busworld Türkiye’de de ilgi odağı olan Avenue Neo 9e, 10,5 metrelik bir otobüsün sunduğu her şeyi sağlayabilen; ancak küçük platformların sunamadığı sağlamlık ve dayanıklılığı koruyan bir yapıya sahip. 75 yolcu kapasitesi ve 600 kilometreye varan menziliyle, şehir içi ulaşımın yanı sıra büyükşehir kapsamındaki uzak ilçelere kadar çözüm sunmasıyla dikkat çekiyor. Araç, 300 kW DC bağlantıyla yüzde 100 şarja 75 dakikada ulaşabiliyor. Kısa mesafe taşımacılığın ikonik modeli: Prestij TEMSA’nın Busworld Türkiye’de sergilediği Prestij, yenilenen kimliğiyle kısa mesafe taşımacılığının en güçlü modelleri arasında yer almaya devam ediyor. Bugün Avrupa pazarlarında da kullanıcılarıyla buluşan Prestij, 3 yıl/sınırsız kilometre garantisi sunarak müşteri memnuniyetini daha da ileri taşıyor. Yenilenen dijital sürücü bilgilendirme ekranı ve modern kokpit tasarımıyla teknolojik deneyimi güçlendiren Prestij, 29 farklı dil seçeneği sayesinde uluslararası operasyonlarda sürücülere önemli bir kullanım kolaylığı sunuyor. TEMSA’nın uzun yol taşımacılığı segmentindeki amiral gemisi Maraton ise geniş, ergonomik iç hacmi ve yüksek yolcu kapasitesiyle yolculuklarda üst düzey seyahat deneyimi vadediyor. Akıllı mobilite anlayışıyla geliştirilen sistemleri sayesinde sürüş boyunca daha yüksek kontrol ve farkındalık sunan Maraton, uzun yol operasyonlarında verimlilik ve güveni bir arada sağlıyor.

Maxion İnci Jant Grubu,  Busworld 2026’da Hafiflik ve Sürdürülebilirlikte Yeni Standartlar Belirliyor Haber

Maxion İnci Jant Grubu, Busworld 2026’da Hafiflik ve Sürdürülebilirlikte Yeni Standartlar Belirliyor

Farklı Segmentlere Güçlü ve Verimli Çözümler Maxion İnci Jant Grubu, fuarda hafif ticari araçlardan midibüslere, ağır ticari araçlardan seyahat otobüslerine kadar birçok farklı kullanım alanına hizmet veren geniş ürün gamıyla; farklı kullanım senaryolarına özel geliştirilmiş çözümlerini Maxion Wheels markasıyla sergiliyor. Yoğun yolcu taşımacılığı ve zorlu operasyon koşulları için geliştirilen jant çözümleri; dayanıklılık, güvenlik ve uzun ömürlü performansı bir araya getirirken, filo verimliliğini artırmaya katkı sağlıyor. Özellikle midibüs ve ağır ticari araç segmentinde yaygın olarak tercih edilen ürünler ile seyahat araçlarına yönelik geliştirilen çözümler, pazarda referans ürünler arasında konumlanıyor. Hafif ticari araç segmentinde ise, yalnızca Türkiye’de değil Avrupa ve Uzak Doğu pazarlarında da tercih edilerek global ölçekte rekabet gücünü ortaya koyuyor. “Ticari Araç Segmentinde Açık Ara Lider Konumundayız” Maxion İnci Jant Grubu Türkiye ve Avrupa Ticari Jantlar Satış Direktörü İshak Şikar, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Günümüzün yoğun kullanım gereksinimlerine sahip ticari araçları için geliştirdiğimiz jant çözümleri, yalnızca üretici beklentileriyle sınırlı kalmayıp, kullanıcı deneyimi ve geri bildirimleri doğrultusunda şekilleniyor. Bu yaklaşımımız sayesinde, müşterilerimiz için yalnızca bir tedarikçi değil, güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanıyoruz. Bugün, ticari araç segmentinde pazarın en çok tercih edilen ve güven duyulan markası olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu güçlü konumumuzu, yüksek performans, optimum taşıma kapasitesi ve sürdürülebilirlik odağımızla daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.” Geleceğin Mobilitesine Katkı: Dövme Alüminyum Ticari Araç Jantları Maxion İnci Jant Grubu, Manisa’daki yeni üretim tesisinde hayata geçirdiği dövme alüminyum ağır ticari araç jantlarını Busworld 2026’da sektörle buluşturuyor. Yeni nesil jantlar; düşük ağırlıkları sayesinde yakıt tüketiminin azaltılmasına katkı sağlarken, uzun kullanım ömrü ve geri dönüştürülebilir yapılarıyla operasyonel verimliliği artırıyor. Estetik tasarımı, üstün dayanımı ve hafif yapısı ile öne çıkan bu yeni nesil ürünler, Maxion Wheels’in ileri mühendislik ve inovasyon odaklı vizyonunun somut bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Maxion Wheels, The Tire Cologne’da Kapsamlı Ticari Araç Jant Çözümlerini Tanıtıyor Haber

Maxion Wheels, The Tire Cologne’da Kapsamlı Ticari Araç Jant Çözümlerini Tanıtıyor

Maxion Wheels CEO’su Mark Gerardts, yeni dövme alüminyum jantların şirketin ticari araç jantları alanındaki pazar lideri ürün portföyünü daha da güçlendirdiğini belirterek, bu adımın ticari araç müşterileri için güçlü ve güvenilir bir iş ortağı olma konumlarını pekiştirdiğini ifade etti. Gerardts, 100 yılı aşkın jant deneyimiyle şekillenen mühendislik ve üretim uzmanlıklarının, müşterilere çelik ve alüminyum çözümleri tek kaynaktan sunma kabiliyetini güçlendirdiğini; bu sayede farklı ihtiyaçlara yönelik yenilikçi, kapsamlı ve maliyet açısından rekabetçi çözümler geliştirmeye devam ettiklerini vurguladı. Türkiye’deki Üretim Gücü Küresel Portföyü Destekliyor Maxion İnci Jant Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Zaim ise Maxion Wheels ile uzun yıllara dayanan iş birliklerinin dövme alüminyum jant alanına taşınmasının, yerel üretim gücü ile küresel yetkinliklerin başarılı bir birleşimini ortaya koyduğunu belirtti. Zaim, bu adımın yeni ürünlerin devreye alınması ve ölçeklenmesinde ekiplerin ortak vizyonunu yansıttığını, aynı zamanda onlarca yıla yayılan güçlü iş birliğinin doğal bir devamı olduğunu ifade etti. Maxion İnci Jant Grubu, Türkiye’deki modern üretim altyapılarına yapılan teknoloji yatırımlarıyla küresel pazardaki konumlarını güçlendirmeyi sürdürüyor. Yıllık yaklaşık 350.000 adetlik başlangıç kapasitesine sahip yeni dövme alüminyum ticari araç jantı üretimi, Manisa’daki ileri teknoloji tesiste hayata geçiriliyor. Hafiflik, dayanıklılık ve operasyonel verimlilik sağlayan bu yeni ürün grubu; araç ağırlığının azaltılmasına, yakıt verimliliğinin artırılmasına ve kullanım aşamasında emisyonların düşürülmesine katkı sunuyor. Böylece şirket, çelik ve alüminyum jant çözümlerini tek çatı altında bir araya getirerek ticari araç müşterilerine daha bütüncül bir ürün portföyü sunuyor.

Tadano, Marubeni Dağıtım ve Servis Güvencesiyle Türkiye’de! Haber

Tadano, Marubeni Dağıtım ve Servis Güvencesiyle Türkiye’de!

Dünyanın önde gelen markalarının ürün ve hizmetlerini iş ortakları ile buluşturan Marubeni Dağıtım ve Servis, vinç sektörünün lider markalarından Tadano’nun Türkiye distribütörlüğünü üstleniyor. 22 Mayıs 2026 Cuma günü Sheraton Grand İstanbul Ataşehir’de gerçekleştirilen basın lansmanı ile duyurulan yeni iş birliğine, Marubeni Dağıtım ve Servis Yönetim Kurulu Başkanı Yusuke Yamada, Tadano LTD Executive Officer’ı Takashi Fukui ile Marubeni Dağıtım ve Servis İş ve Maden Makinaları COO’su Burçak Birand katıldı. Yeni bir dönemin kapıları aralanıyor Marubeni Dağıtım ve Servis ile Tadano arasındaki distribütörlük anlaşması ile, inşaat, enerji, altyapı ve sanayi sektörlerinde yeni bir dönemin kapıları aralanıyor. 1948 yılından günümüze ileri Japon teknolojisiyle vinç sektörüne yön veren Tadano, yol tipi mobil vinçlerden personel yükseltici platformlara, kamyon üstü katlanır bomlu vinçlerden arazi tipi mobil vinçlere kadar geniş ürün gamıyla Marubeni Dağıtım ve Servis çatısı altında Türkiye pazarına güçlü bir dönüş yapıyor. Marubeni Dağıtım ve Servis’in yaygın yetkili servis ağı sayesinde Tadano, Türkiye’deki iş ortaklarına sadece ürün değil, uçtan uca çözümler sunacak. Yusuke Yamada: Birlikte daha yüksek hedeflere ulaşacağız. Basın lansmanında konuşma yapan Marubeni Dağıtım ve Servis Yönetim Kurulu Başkanı Yusuke Yamada, “Tadano ile sadece bir distribütörlük anlaşmasına imza atmıyor, iki köklü Japon markasının Türkiye’deki stratejik buluşmasını gerçekleştiriyoruz. Şirketimizin dünya geneline yayılan güven anlayışını, her yeni distribütörlüğümüzle, Türkiye pazarında güçlendirmeye devam ediyoruz. Türkiye, dinamik yapısı ve büyük ölçekli projeleriyle her zaman öncelikli pazarlarımızdan biri oldu, olmaya da devam ediyor. Bu yolculukta bize duyulan güven için teşekkür ediyor, birlikte daha yüksek hedeflere ulaşacağımıza inanıyoruz” dedi. Takashi Fukui: En zorlu projelerde güvenilir iş ortağı olmaya devam edeceğiz. Basın lansmanına özel olarak Türkiye’ye gelen Tadano Executive Officer’ı Takashi Fukui, “Marubeni Dağıtım ve Servis gibi güçlü ve deneyimli bir iş ortağıyla Türkiye pazarına yeniden dönmek bizim için bilinçli ve stratejik bir karar. 1948 yılından bu yana vinç sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Arazi tipi vinçlerden kamyon üstü ve paletli vinçlere uzanan ürün gamımız, mühendislik gücümüzün bir göstergesi. Türkiye, hem kendi potansiyeli hem de çevre ülkelere açılan stratejik konumuyla Tadano için çok önemli bir pazar. Marubeni Dağıtım ve Servis’in gücü, bu vizyonu Türkiye genelinde hayata geçirmemize katkı sağlayacak; en zorlu projelerde güvenilir iş ortağı olmaya devam edeceğiz” dedi. Burçak Birand: Türkiye’nin yükselen projelerini uçtan uca destekleyen ekosistemi her geçen gün daha da güçlendireceğiz. Basın toplantısında yeni distribütörlükleri ile ilgili sunum yapan Marubeni Dağıtım ve Servis İş ve Maden Makinaları COO’su Burçak Birand: “Vinç sektöründe dünyanın önde gelen markalarından Tadano ile Türkiye’deki dev projelerin ihtiyaç duyduğu güven ve kesintisiz çalışma disiplinini yeniden tanımlıyoruz. İnşaat, enerji, altyapı ve sanayi sektörleri, hata payının olmadığı, zamanla yarışılan alanlar. Marubeni Dağıtım ve Servis olarak, bu zorlu sahaların dilini ve beklentilerini çok iyi biliyoruz. Projeleri sadece ürünle değil, sürdürülebilir bir değer zinciri ile desteklemeyi hedefliyoruz. Stratejik yapılanmamızı sürekli geliştiriyor, güçlendiriyoruz. İş ortaklarımızın operasyonel süreçlerindeki 'öncelikli çözüm ortağı' konumumuzu pekiştiriyoruz” dedi ve sözlerini şöyle sürdürdü: “Tadano’nun geniş ürün yelpazesindeki yol tipi mobil vinçler, kamyon üstü katlanır bomlu vinçler, arazi tipi mobil vinçler, kafes bomlu ve teleskopik bomlu paletli vinçler ile personel yükseltici platformlar gibi segmentlere odaklanmayı planlıyoruz. İlk aşamada mobil vinç ve paletli vinç gibi modellerle, sektörün en fazla ihtiyaç duyduğu seçenekleri ülkemize kazandırmak amacındayız. Söz konusu modellerimiz, mobil vinçlerde 500 tona, paletli vinçlerde ise 3.200 tona varan taşıma kapasitelerine sahipler. Tadano ürünleri, beklentilerin ötesinde erişilebilirlik ve yükseltme olanakları sayesinde ileri düzeydeki projelere kusursuz karşılık verebilecek düzeydeler. Türkiye’nin yükselen projelerini uçtan uca destekleyen bu ekosistemi her geçen gün daha da güçlendireceğiz. Bizim için başarı, iş ortaklarımızın sahadaki operasyonel gücünün ve yetkinliğinin artmasıdır”.

8. Ağır Vasıta Ve Treyler Zirvesi, Tüm Zamanların En Büyük Katılımıyla Gerçekleşti Haber

8. Ağır Vasıta Ve Treyler Zirvesi, Tüm Zamanların En Büyük Katılımıyla Gerçekleşti

Sektörün en büyük buluşması, 8 Mayıs 2026 tarihinde İstanbul Crowne Plaza Asia Kurtköy’de 600’e yakın katılımla gerçekleşti. Ağır vasıta, treyler, tedarik ve lojistik sektörlerinin tüm paydaşlarını aynı çatı altında toplayan organizasyonda; dijitalleşme, otonom teknolojiler, regülasyonlar ve değişen taşımacılık ekosistemi tüm yönleriyle ele alındı. Zirve’ye TREDER Başkanı Seyit Arslan'ın yanı sıra; TAİD Başkanı Burak Hoşgören, TAYSAD Başkanı Yakup Birinci, AND Başkanı Salih Kodaman, LojiDer Başkanı Dr. Kayıhan Özdemir Turan, UND Başkanı Şerafettin Aras, UND Yüksek İstişare Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, TSE Başkanı Mahmut Sami Şahin ve Devlet Eski Bakanı Kürşad Tüzmen katılarak birer açılış konuşması gerçekleştirdi. Başkan Arslan: “Türk treyler sektörü rekabetin merkezinde olacak güce sahiptir” Zirvenin açılış konuşmasını yapan TREDER Başkanı Seyit Arslan, Türk treyler sektörünün artık yalnızca üretim gücüyle değil; teknoloji, kalite, marka değeri ve mühendislik kapasitesiyle küresel ölçekte söz sahibi olması gerektiğini söyledi. Türkiye’nin Avrupa’nın en büyük treyler pazarı haline geldiğine dikkat çeken Arslan, Türk üreticilerinin dünya liginde güçlü bir konuma ulaştığını belirterek, “Artık mesele sadece treyler üretmek değil; dünyanın taşıma sistemlerine yön veren bir ülke olmaktır.” dedi. Sektörün geleceğinin dijitalleşme, sürdürülebilirlik ve akıllı üretim teknolojileriyle şekillendiğini vurgulayan Arslan; hafiflik, yakıt verimliliği, karbon ayak izi, bağlantılı araç sistemleri ve elektrikli çekicilerle uyumlu treyler mimarilerinin yeni dönemin temel başlıkları olduğunu ifade etti. Rekabetin artık yalnızca fiyat odaklı olmadığını kaydeden Arslan, “Rekabet; akıl, mühendislik, marka, servis ve itibar rekabetidir.” diyerek sektörün teknolojiye yatırım yaparak küresel pazarlarda daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini söyledi. Konuşmasında genç kuşaklara da seslenen Arslan, yapay zekâ, veri analitiği ve dijital ikiz teknolojilerinin üretim süreçlerini dönüştürdüğünü belirterek geleceğin liderlerinin bu dönüşüme yön veren şirketler olacağını dile getirdi. Burak Hoşgören: “Zirve stratejik bir yapıya dönüştü” Ağır Ticari Araçlar Derneği (TAİD) Başkanı Burak Hoşgören, taşımacılık dünyasının artık sadece araçlardan ve filolardan ibaret olmadığını, araçların artık akıllı sistemlere dönüştüğünü söyledi. TAİD ve TREDER iş birliğiyle düzenlenen zirvenin, sektörün en önemli buluşmalarından biri haline geldiğini belirten Hoşgören, etkinliğin yalnızca bir sektör organizasyonu değil; ağır ticari araç, treyler, lojistik, yan sanayi ve kamu temsilcilerini ortak bir platformda buluşturan stratejik bir yapı olduğunu ifade etti. Yakup Birinci: “Rekabet artık ülkeler arasında değil, ekosistemler arasında yaşanıyor” Taşıt Araçları Tedarik Sanayicileri Derneği (TAYSAD) Başkanı Yakup Birinci, rekabetin artık ülkeler arasında değil, ekosistemler arasında yaşandığını ifade ederek sektör dernekleri, iş dünyası ve kamu kurumlarının ortak hareket etmesinin her zamankinden daha kritik hale geldiğini belirtti. Ayrıca, Türkiye’nin üretim gücü, mühendislik kabiliyeti ve ihracat başarısıyla Avrupa’nın en önemli üretim merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Salih Kodaman: “Dönüşümün sadece takipçisi değil, aynı zamanda yön vericisi olmak zorundayız” Ağır Nakliyeciler Derneği (AND) Başkanı Salih Kodaman, “Ağır nakliyat ve treyler ekosistemi olarak bizler, bu dönüşümün sadece takipçisi değil, aynı zamanda yön vericisi olmak zorundayız. Türkiye’nin üretim gücü, mühendislik kabiliyeti ve sektörel deneyimi doğru yöntemlerle birleştiğinde, küresel anlamda çok daha güçlü bir konuma ulaşmamızı mümkün kılacaktır. Bu noktada iş birliği kültürü, sektörümüzün en büyük gücüdür. Derneklerimiz ve paydaşlarımız arasındaki koordinasyon, yalnızca bugünün sorunlarını çözmekle kalmayacak, aynı zamanda geleceğin standartlarını da belirleyecektir.” dedi. Kayıhan Özdemir Turan: “Türkiye, Avrupa’nın ikinci büyük treyler tedarikçisi konumunda” Lojistik Hizmet Sağlayıcılar Derneği Başkanı (LojiDer) Dr. Kayıhan Özdemir Turan, Türk treyler sektörünün üretim kapasitesi, mühendislik gücü ve ihracat performansıyla Avrupa’nın en güçlü üretim merkezlerinden biri haline geldiğini söyledi. Şerafettin Aras: “Bir ülkenin üretim gücü, lojistik gücü kadar değerlidir” UND Başkanı Şerafettin Aras, ağır ticari araç ve treyler sektörünün artık yalnızca araç ve ekipman meselesi olmadığını, Türkiye’nin üretim, lojistik, ihracat ve küresel rekabet gücüyle doğrudan bağlantılı stratejik bir alan haline geldiğini söyledi. Aras, ağır nakliyat ve treyler ekosistemi olarak bu dönüşümün sadece takipçisi değil, aynı zamanda yön vericisi olmak zorunda olduklarını vurguladı. Ayrıca, Türkiye’nin üretim gücü, mühendislik kabiliyeti ve sektörel deneyiminin doğru yöntemlerle birleştiğinde, küresel anlamda ülkeyi çok daha güçlü bir konuma taşıyacağını belirtti. Çetin Nuhoğlu: “Sektörün geleceği güçlü sivil toplum ve ortak akılla şekillenir” UND Yüksek İstişare Kurulu Başkanı ve Tırsan Yönetim Kurulu Başkanı Çetin Nuhoğlu, sektörün sürdürülebilir büyümesi için sivil toplum kuruluşlarının, kamu kurumlarının ve sektör paydaşlarının birlikte hareket etmesinin büyük önem taşıdığını söyledi. Zirvenin yıllar içinde sektörün en önemli buluşmalarından biri haline geldiğini belirten Nuhoğlu; ağır ticari araç, treyler, lojistik ve tedarik sanayisinin aynı platformda bir araya gelmesinin sektör adına güçlü bir mesaj verdiğini ifade etti. Selçuk Öztürk: “Konya’da fuar, sektör için çok iyi bir başlangıç olacaktır” Konya Ticaret Odası Başkanı Selçuk Öztürk, batıdaki ekonomik yığılmanın Orta Anadolu’ya yayılması gerektiğini ifade ederek, “TREDER ve TAİD’i Konya’da kendi fuarlarını yapmaya davet ediyorum. Çok güzel bir fuarımız var. En kısa zamanda kendi sektörlerinin fuarlarını Konya’da yaparak çok önemli bir başlangıç yapacaklardır.” dedi. Mahmut Sami Şahin: “Treylerler artık sadece yük taşımıyor” Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Başkanı Mahmut Sami Şahin, sektörün yalnızca büyümekle kalmayıp köklü bir dönüşüm sürecinden geçtiğine dikkat çekerek treylerlerin artık sadece yük taşıyan mekanik araçlar değil; veri ve enerji yöneten, akıllı sistemlerle donatılmış stratejik unsurlar haline geldiğini belirtti. Şahin, sözlerine şöyle devam etti: “Avrupa'nın ikincisi değil, birincisi olmaya çok yakın olduğumuzu düşünüyorum. Standart varsa güven vardır; güven varsa kalite, sürdürülebilirlik ve rekabet vardır. Biz biliyoruz ki standartları belirleyenler, geleceği belirler. Biz, standartlara uyan değil, 'standartları belirleyen' bir ülke olma hedefiyle sektörümüzle beraber hareket ediyoruz. Bir Konyalı olarak, Konya'da buluşma ve standartları birlikte belirleme davetine katılıyorum.” Kürşad Tüzmen: Gümrük Birliği yeniden ele alınmalı Devlet Eski Bakanı Kürşad Tüzmen, Türkiye’nin Avrupa Birliği ile ticari ilişkilerinde yeni bir döneme ihtiyaç duyulduğunu belirterek Gümrük Birliği’nin günümüz şartlarına göre yeniden değerlendirilmesi gerektiğini söyledi. Sektör temsilcilerine Avrupa Birliği kurumlarıyla daha yakın temas kurulması çağrısında bulunan Tüzmen, Brüksel’de yalnızca üst düzey görüşmelerin değil, teknik ve bürokratik temasların da büyük önem taşıdığını ifade etti. Açılış konuşmalarının ardından konuşmacılara ve TREDER eski Başkanları Murat Tokatlı ve Kaan Saltık’a katkılarından dolayı teşekkür plaketi veridi. Ayrıca TREDER Eski Başkanı Yalçın Şentürk’e Onursal Başkan plaketi takdim edidi. ZİRVE KAPSAMINDA 3 AYRI PANEL GERÇEKLEŞTİRİLDİ Dijitalleşme ve otonom sistemler masaya yatırıldı Zirvenin ilk paneli, TREDER Başkan Yardımcısı Cengiz Adak'ın moderatörlüğünde "Dijitalleşme ve Otonom Teknolojiler" başlığıyla gerçekleşti. TTR Branda Genel Müdürü Meryem Ustabaş, Saf Holland Türkiye Genel Müdürü Bilal Azizoğlu, Prometeon Türkiye, Rusya ve Türki Cumhuriyetler Ticaret Direktörü Uğur Aydın, Nevpa Group Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sayar, İntermobil Genel Müdürü Rıfat Perahya ve BPW Avrupa Satış Direktörü Daniel Twilling-Birkholz'un katıldığı oturumda; akıllı üretim sistemleri, veri yönetimi ve yeni nesil teknolojiler ele alındı. TTR Baktaç Branda Genel Müdürü Meryem Ustabaş, 23 yıllık bireysel tecrübesi ve firmasının 45 yıllık geçmişiyle değişime nasıl öncülük ettiklerini anlattı. 2023 yılında başlattıkları yatırımlarla üretimde standart kaliteyi ve maksimum hızı yakaladıklarını belirterek, “Biz sadece üretim yapan değil, ürettiğini yöneten bir firmayız.” dedi. SAF-Holland Türkiye Genel Müdürü Bilal Azizoğlu, Almanya’dan sonra grubun ikinci büyük üretim üssünün Türkiye olduğunu vurguladı. Ağır vasıta ve treyler endüstrilerinin sadece mekanik sistemlerden ibaret olmadığını hatırlatan Azizoğlu, geleceği şekillendiren dört temel başlığı şöyle sıraladı: Elektrifikasyon, Dijitalleşme, Otonom Sürüş ve Güvenlik. Trafik güvenliği ve denetimlerin önemine de dikkat çeken Azizoğlu, 2025 yılı verilerine göre Türkiye’de trafik kazalarında hayatını kaybedenlerin sayısının 3.425 olduğunu ve bu kazaların yaklaşık yüzde 20-25'inin ağır vasıta kaynaklı olduğunu ifade ederek, “Standartlar kadar denetimlerin de sıkılaştırılması hayati önem taşıyor.” dedi. Nevpa Group Yönetim Kurulu Başkanı Mesut Sayar ise Stellantis ile önemli bir iş birliği gerçekleştirdiklerini belirterek aylık 500 araç olan üretim kapasitelerini Haziran ayında 1.200 adede çıkaracaklarını müjdeledi. 2027 yılı için 5 bin adetlik iddialı bir üretim hedefi koyduklarını kaydeden Sayar, fabrikalarında tam otomatik robot hatlarını devreye aldıklarını ifade etti. Son iki yılda Avrupa pazarında önemli ilerleme kaydettiklerini vurgulayan Sayar, bir Türk markası olarak ithal marka pazarının yüzde 50’sini almayı başardıklarını söyledi. Prometeon Türkiye, Rusya ve Türki Cumhuriyetler Ticaret Direktörü Uğur Aydın, şirket olarak lastik çözümlerini yaşam döngüleri boyunca titizlikle takip ettiklerini söyledi. Sektöre katma değerli çözümler geliştirdiklerini belirten Aydın, ProServices hizmetiyle her altı lastikte bir lastik tasarrufu sağladıklarını ifade etti. "Türkiye Avrupa'nın Treyler Merkezi Olma Yolunda İlerliyor" Yeni oyuncuların katılımı sonucunda Türkiye treyler sektörü, her geçen yıl daha stratejik ve daha önemli bir hale geldiğini belirten İntermobil Genel Müdürü Rıfat Perahya, “Türkiye'nin her geçen yıl dünyanın önemli treyler merkezlerinden biri haline gelmesi. Bilhassa Avrupa'nın treyler merkezi olma yolunda önemli adımlar atıyoruz.” dedi. Perahya açıklamalarına şöyle devam etti: “2023 yılında ülkemizde 55 binden fazla treyler üretimi gerçekleşti. 2024 yılında yaklaşık %20-25 aralığında bir düşüşle 45 bin civarında treyler üretimi gerçekleşti. 2025 yılında ise hepimizin bildiği makro nedenlerden ve ülkemizdeki ekonomik gelişmelerden dolayı yaklaşık 32 bin adet üretim yapıldı. Açıkçası bu rakamın, Türkiye treyler üretiminde dip seviyeye yakın bir rakam olduğuna inanıyoruz. Nitekim 2021 yılında, pandeminin de etkisiyle yaşadığımız hızlı büyümeden önceki yıllarda yaklaşık 25-30 bin treyler üretimi bandındaydık. Dolayısıyla, 32 bin adet olarak gerçekleşen 2025 yılı üretiminin üzerine çıkarak 2026 yılını büyümeyle kapatacağımızı öngörüyoruz. Biz nisan sonu itibarıyla fren sistemi satışlarına baktığımızda, bir önceki seneye göre adetsel bazda yaklaşık %12 büyüme görüyoruz. Bu büyümenin devam edip sene sonuna kadar 2026 yılındaki treyler üretiminin 40 bin adetlere yaklaşacağını öngörüyoruz.” BPW Avrupa Satış Direktörü Daniel Twilling-Birkholz, yürüyen aksamdaki dijital dönüşümün filolara sağladığı somut katkılara dikkat çekti. Yeni teknolojiler sayesinde filolara öngörücü bakım (predictive maintenance) ve bağlantılı lojistik imkânı sağlandığını ifade eden Twilling-Birkholz, şunları kaydetti: “Paylaşılan verilere göre, geleneksel filolar operasyonel süreçlerde daha düşük verimlilikte kalırken, BPW iC Plus serisi gibi akıllı sistemlerle donatılmış filoların operasyonel verimliliği yüzde 95 seviyelerine kadar ulaşıyor. Otonom teknolojilere doğru hızla ilerleyen sektörde BPW, sadece mekanik bir üretici olmanın ötesine geçerek treyleri tedarik zincirinin iletişim kuran ve kendi kendini denetleyen proaktif bir bileşeni haline getiriyor. Pazar veri istiyor, BPW bunu sağlıyor.”. Cengiz Adak: "Treyler artık pasif bir yük değil, lojistiği tayin eden akıllı bir aktör" Zirvede gerçekleştirilen ve sektörün teknolojik dönüşümüne ışık tutan panelin kapanış değerlendirmesini yapan Cengiz Adak, masadaki her bir donanım bileşeninin kendi başına birer teknoloji üssüne dönüştüğüne dikkat çekerek treyler sektörünün "yeni yolculuğunun" artık sadece bir donanım hikâyesi olmaktan çıkıp kapsamlı bir entegrasyon sınavına dönüştüğünü vurguladı. Ekonomi ve teknoloji rüzgârı Öğle arasının ardından sahne alan Ekonomist Ali Ağaoğlu, küresel ve yerel ekonomik gelişmeleri lojistik ve üretim sektörü özelinde değerlendirerek katılımcılara önemli projeksiyonlar sundu. Öğleden sonraki özel oturumda ise Teknoloji Yazarı ve Trend Avcısı M. Serdar Kuzuloğlu; geleceğin teknolojileri, yapay zekâ ve trendlerin sektörel yansımalarına dair ufuk açıcı bir sunum gerçekleştirdi. Regülasyonlar ve yeni taşıma ekosistemi Günün ikinci panelinde, OSD Genel Sekreteri Özlem Güçlüer'in moderatörlüğünde "Regülasyonlar ve Sektöre Etkileri" tartışıldı. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme Genel Müdürü Murat Baştor ve TSE Ulaşım Sistemleri Merkez Başkanlığı Otomotiv Belgelendirme Grup Başkanı Öncü Alper'in katıldığı panelde, kamu otoritesinin sektörel düzenlemeleri değerlendirildi. Ayrıca TREDER Başkan Yardımcısı Kartal Erköy, "Daha Genç Treylerle, Daha Güçlü Bir Türkiye Dünya Yollarında..." başlıklı sunumuyla araç parkının gençleştirilmesinin önemine dikkat çekti. Türkiye’de 284 bin çekici, 327 bin yarı römork var Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Düzenleme (UHDGM) Genel Müdür Yardımcısı Y. Giray Yüksel, "Regülasyonlar ve Sektöre Etkileri" konulu sunumuyla lojistik ekosisteminin güncel haritasını ve küresel koridorlardaki son durumu paylaştı: “Türkiye lojistik ekosisteminin toplam hacmi 1.579.326 ticari taşıta ulaşmış durumda. Bu güçlü filonun yüzde 57,5’lik kısmını çekici, kamyon ve treyler gruplarından oluşan ağır vasıta ve özel taşıtlar oluştururken, yüzde 42,5’lik dilimini hafif ticari araçlar (kamyonet) oluşturuyor. Uzun yol taşımacılığının yükünü çeken taşıtların dağılımına bakıldığında; sektörde 284 bin 691 adet çekici ve 327 bin 61 adet yarı römork bulunduğu görülüyor.” "AB ve BM, Türkiye'ye sormadan regülasyon çıkaramıyor" TSE Ulaşım Sistemleri Merkez Başkanlığı Otomotiv Belgelendirme Grup Başkanı Öncü Alper Tehlikeli Madde Taşımacılığı (ADR) konusunun mesleki hayatının en büyük gurur kaynağı olduğunu belirterek, kamu-sanayi iş birliğinin en güzel örneğini sergilediklerini söyledi. Türkiye'nin bu alanda tarih yazdığını vurgulayan Alper, başarının sırrını "Muhteşem Üçlü" olarak tanımladığı yapıya bağladı: Sektörün arkasında dağ gibi duran TREDER, Kuralları tavizsiz uygulayan Rafineri Dolum Tesisleri, Bugün 53 merkezde muayene yapan devasa TSE altyapısı. Türkiye'nin ADR konusunda geldiği noktanın küresel çapta olduğunu belirten Alper, "Avrupa Birliği'nden veya Birleşmiş Milletler'den (BM) şu an herhangi bir regülasyonun, TSE'nin ve Ulaştırma Bakanlığı'nın olumlu ya da olumsuz görüşü olmadan çıkma olasılığı yok. BM toplantılarında çok aktifiz ve masada söz sahibiyiz" dedi. Eski filoların yenilenmesi için "Hurda Teşviki" ve "Ticari Araç Kredisi" lazım TREDER Başkan Yardımcısı Kartal Erköy, sektörün geleceği için regülasyon, güvenlik, kalite ve sürdürülebilir dönüşüm başlıklarının kritik önemde olduğunu söyledi. Erköy, treyler sektöründe yaşanan teknolojik dönüşümün hızına ve yaklaşan Avrupa Birliği regülasyonlarına dikkat çekti. "Güvenle Yollarda, Güvenli Yollarda..." temasıyla sektöre seslenen Erköy, eski filoların yenilenmesi için "Hurda Teşviki" ve "Ticari Araç Kredisi" çağrısında bulundu. Zirvenin son paneli olan "Değişen Taşımacılık Ekosistemi ve Ortak Gelecek" ise TAİD Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Taş'ın moderatörlüğünde yapıldı. TAİD YK Başkan Yardımcısı İffet Türken, TAİD Yönetim Kurulu Üyeleri Semih Pala ve Kıvanç Kızılkaya ile Koluman Otomotiv Endüstri Ar-Ge Müdürü Erhan Biçer'in katılımıyla ekosistemin ortak geleceği ve sürdürülebilirlik hedefleri ele alındı. Tüm gün süren, yoğun ve verimli geçen programın ardından; ana sponsor olarak BPW, İntermobil, Nevpa, Prometeon, Saf-Holland ve Versus-Omega’ya, gümüş sponsor olarak Axalta, Baktaç, Continental, Forlight, Globaltech Makina, Knorr-Bremse, LID Technologies, Matrix, Mobilite, Primogenito, Sanel, Saykal, Seyir Mobil’e, bronz sponsor olarak ise Aspöck, Atik, Cloos, Echelon, FY Endüstri, Gümaş Jost, Reksan, Özkoç ve Sertel’e plaket takdim edildi.

Togg, Yeni B Segmenti Ailesi İçin Stratejik Teknoloji İş Birliğine İmza Attı Haber

Togg, Yeni B Segmenti Ailesi İçin Stratejik Teknoloji İş Birliğine İmza Attı

‘Bir otomobilden fazlası’ için yola çıkan Togg, yeni B segmenti ailesi için stratejik bir anlaşmaya imza attı. Mobiliteyi akıllı cihazlar, dijital platform ve temiz enerji çözümlerinden oluşan entegre bir ekosistem olarak ele alan Togg, bu vizyon kapsamında CATL’in iştiraki CAIT ile ortak platform geliştirmek üzere iş birliği yaptı. Bu doğrultuda Togg, platformu hazır bir çözüm olarak almak yerine geliştirme sürecine aktif mühendislik katkısı sunarak kendi ürün ve kullanıcı ihtiyaçları doğrultusunda şekillendirecek. Platform teknolojisini CAIT sunarken, kullanıcı deneyimi, ürün gereksinimleri ve dijital mimari tarafında Togg belirleyici rol üstlenecek. İş birliği, CAIT’in Bedrock Şasi teknolojisi ile Togg’un araç geliştirme kabiliyetlerini bir araya getirerek Türkiye pazarı için yeni nesil elektrikli araçların geliştirilmesini de destekleyecek. Bu kapsamda geliştirilecek üç modelin, 2027 yılı ortasından itibaren kademeli olarak Türkiye’deki kullanıcılarla buluşması hedefleniyor. “Platform geliştirme sürecinde aktif rol alıyoruz” Togg Yönetim Kurulu Başkanı Fuat Tosyalı, iş birliğinden büyük memnuniyet duyduklarını belirterek şunları söyledi: “Mobiliteyi yalnızca bir ürün kategorisi olarak değil, bütüncül bir teknoloji ve ekosistem meselesi olarak ele alıyoruz. Bu doğrultuda kurduğumuz iş birliklerini klasik tedarik ilişkilerinin ötesine taşıyarak, ortak değer üreten ve geleceği birlikte inşa eden stratejik ortaklıklara dönüştürüyoruz. Hazır bir çözüm yerine tüm geliştirme sürecinin parçası olarak kullanıcılarımızın ihtiyaçlarına daha iyi karşılık verirken aynı zamanda ülkemizde bu ekosistemin gelişimine de katkı sağlıyoruz. Önümüzdeki dönemde de değer yaratan bu tür iş birlikleriyle, farklı segmentlerde yeni çözümler geliştirerek, Togg ekosistemini ve kullanıcılarımıza sunduğumuz deneyimi daha da zenginleştireceğiz” “Düşük karbonlu mobiliteye geçişi destekliyoruz” CATL Yönetim Kurulu Başkanı Robin Zeng de iş birliğine ilişkin şu değerlendirmelerde bulundu: “Bu iş birliği, Bedrock Şasi’nin Çin pazarındaki seri üretim sürecinin ardından küresel ölçekte büyümesi açısından önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Aynı zamanda entegre akıllı şasi alanında referans projelerden biri olacak bu iş birliği, küresel iş ortaklarımızı güçlendirerek elektrifikasyon sürecini hızlandıracak ve gelişmekte olan yeni enerji pazarlarında düşük karbonlu mobiliteye geçişi destekleyecek.” Ortak bir teknolojik altyapı ile ihtiyaca göre tasarım ve üretim Bedrock Şasi, Çin pazarında 2024 yılında seri üretime geçerek, binek araç markalarına bağımsız bir ürün olarak sunulan entegre akıllı şasinin dünyadaki ilk örneği. Batarya, elektrikli güç aktarma sistemi, termal yönetim sistemi ve şasi kontrol ünitesi gibi temel bileşenleri tek bir platformda bir araya getiren model, yerelleştirme mantığıyla küresel ölçekte uygulanmak üzere geliştirildi. Bu model; şasi teknolojisi platformunu, endüstriyel tedarik zinciri yapısını ve yerel bir otomotiv markasının operasyonel kabiliyetlerini bir araya getiriyor. Amaç, ortak bir teknolojik altyapı kullanırken araçların yerel pazar ihtiyaçlarına göre tasarlanıp üretilmesini sağlamak.

Mercedes-Benz Otobüsleri Zorlu Kış Testini Tamamladı Haber

Mercedes-Benz Otobüsleri Zorlu Kış Testini Tamamladı

Mercedes-Benz Türk, Türkiye’de yürütülen kapsamlı uzun yol testleriyle dünyadaki tüm Mercedes-Benz ve Setra markalı otobüslerin yol testi onayı veren “Tek Merkez” olma unvanı ile global ağdaki gücünü daha da pekiştiriyor. Gerçek yol, gerçek iklim ve gerçek kullanım senaryolarında yapılan yol testlerinde elde edilen verilerle, seri üretim öncesinde araçların dayanım ve fonksiyon performansının en üst seviyeye taşınması hedefleniyor. Gerçek Kullanım Senaryoları Otobüs test bölümü AR-GE ekipleri tarafından planlanan test rotaları, eksi 30 dereceden artı 45 dereceye uzanan sıcaklık aralığında ve deniz seviyesinden 2.400 metre irtifaya kadar değişen yüksekliklerde gerçekleştiriliyor. Kış testleri Erzurum bölgesinde gerçekleştirilirken, yaz testleri ise Adana–Mersin ve İzmir bölgesinde yürütülüyor. Böylece araçların dünya genelinde karşılaşabileceği tüm iklim ve kullanım şartları Türkiye’de simüle edilebiliyor. 300.000 km yol testi Geçtiğimiz yıl Daimler Buses tarafından Busworld fuarında tanıtılan eIntouro Türkiye’deki zorlu kış testlerinden başarıyla geçti. 45 bin kilometre yol testini geride bırakan araçta farklı yol tiplerinin birleştiği etap kombinasyonlarında gerçekleştirilen sürüşlerde aracın tüm sistem ve komponentleri test edildi. Mercedes-Benz Türk otobüs AR-GE test birimi 2026 yılında gerçekleştirdiği kış testlerinde 11 farklı araç ile 300 bin kilometre yol testi gerçekleştirdi. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün konuyla ilgili yaptığı açıklamada “Türkiye, sahip olduğu mühendislik yetkinliği, güçlü AR-GE altyapısı ve eşsiz coğrafi çeşitliliğiyle AR-GE üssü konumunu güçlendiriyor. Gerçekleştirdiğimiz kapsamlı test süreçleri, sadece Türkiye için değil, dünya genelindeki Daimler Truck ve Daimler Buses mühendislik faaliyetleri için de büyük önem taşıyor. Gerçek yol koşullarında yürüttüğümüz kapsamlı testler sayesinde otobüslerimizi dünyanın dört bir yanındaki müşterilerimizin ihtiyaçlarına en yüksek kalite ve güvenlik standartlarında hazırlıyoruz.” dedi.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.