Hava Durumu

#Online Satış

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Online Satış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Online Satış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

3. Köprü Eziyetinden Ne Zaman Kurtulacağız? Haber

3. Köprü Eziyetinden Ne Zaman Kurtulacağız?

IĞDIR'DAN TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINA SEFER DÜZENLİYORUZ 1965 yılında Iğdır'da doğdum. O günden bu yana Iğdır'dayız. Otobüsçülük bizim aile mesleğimiz: önce babamız, sonra ağabeyimiz, ardından biz devraldık ve sürdürüyoruz. İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Antalya başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanına seferlerimiz var. Yaz sezonunda 11'e çıkan araç sayımız, kış aylarında 6'da seyrediyor. Iğdır, merkez nüfusu 100.000, çevre köylerle birlikte 200.000 kişiyi aşan bir il. Uzak coğrafyasına karşın canlı bir yolcu potansiyeli barındırıyor. Ne var ki bu potansiyeli tam anlamıyla değerlendirmenin önünde ciddi engeller var ve bu engelleri her gün bizzat yaşıyoruz. UZUN MESAFE ÇALIŞTIĞIMIZ İÇİN OLUMSUZLUKLARDAN ÇOK DAHA FAZLA ETKİLENİYORUZ Türkiye genelinde sektör zor bir dönemden geçiyor; bu gerçeği açıkça söylemek gerekiyor. Yolculuk sürelerimiz ortalamanın çok üzerinde olduğu için her olumsuzluk bizi diğer illerden daha sert vuruyor. Uzun mesafeli seferlerde rekabet baskısı altında kâr etmek neredeyse imkânsız hâle geldi. Akaryakıt fiyatları özellikle bu dönemde büyük bir istikrarsızlık sergiledi. Savaş öncesinde litre başına 50 lira civarında aldığımız motorin, zaman zaman 75-80 liraya kadar fırladı; şu an 70-72 lira bandında seyrediyor. Yakıt maliyeti bu denli oynarken bilet fiyatları aynı yerinde saydı. Yolcu talebinde de belirgin bir daralma var. Yaz döneminin en fazla üç aylık canlanması dışında yılın büyük bölümü sıkıntılı geçiyor. İstanbul hattında örnek verecek olursam: bir dönem günde 4-5 sefer yapıyorduk; şimdi çoğu zaman 2 seferle idare ediyoruz. Iğdır'dan günlük toplam 18 otobüs kalkıyor ancak doluluk oranları oldukça düşük. Firmalar Kars, Erzurum ve Erzincan'dan ara yolcu alarak koltukları doldurmaya çalışıyor. Peki sonuç? Normalde 2.500 liraya taşıyacağımız yolcuyu, rekabet baskısıyla 1.500 liraya taşıyoruz. Bu fiyatla dolu gidip dolu gelsen bile kazanç kalmıyor. NAHÇİVAN KAPISI, KAYBOLAN BİR POTANSİYEL Iğdır'ın en kritik dezavantajlarından biri, Nahçıvan sınır kapısının otobüslere kapalı olması. Pandemi döneminde kapanan bu geçiş noktası, aradan beş altı yıl geçmesine rağmen hâlâ açılmadı. Kısa bir süre aralandı, ardından yeniden kapandı. Bu kapıdan önce ciddi bir yolcu akışı vardı. Azerbaycan'dan Nahçıvan'a gelen yolcular oradan Iğdır'a, oradan da Türkiye'nin diğer şehirlerine devam ediyordu. 250.000-300.000 nüfuslu Nahçıvan, bizim için gerçek bir yolcu kaynağıydı. Şimdi bu yolcular mecburen uçağa biniyor. Sınır kapısının yeniden ve kalıcı biçimde açılması, yalnızca Iğdır için değil bölge taşımacılığının tamamı için kritik bir adım olacaktır. MERCEDES-BENZ VE MAN İLE FİLO YENİLEME GÖRÜŞMELERİMİZ SÜRÜYOR Bu sezon filomuzda bazı eksiklikler var; bunları gidermek için aktif olarak çalışıyoruz. Mercedes-Benz ile ağustos-eylül teslimatı için araç alım görüşmelerimiz devam ediyor. Öte yandan MAN tarafında Mapar Otomotiv ile 10 araçlık bir görüşme yürütüyoruz; mayıs ayı sonu teslim hedefiyle müzakereler sürüyor. Her iki sürecin de olumlu sonuçlanmasını bekliyoruz. Filo yenileme kararları bu dönemin zor koşullarında büyük bir cesaret istiyor ama hizmet kalitesini ve güvenliği korumak için bu yatırımları ertelemek mümkün değil. Araç yaşı arttıkça bakım maliyetleri yükseliyor, arıza riski artıyor; uzun mesafeli seferlerde bu risk çok daha kritik bir anlam taşıyor. ACENTELER KAPANIYOR, KİRALAR KATLANDI Acente maliyetleri, son iki yılda katlanarak arttı. Geçen yıl 200.000 lira kira ödediğimiz yerlerde şimdi 400.000-500.000 lira isteniyor. Şehir merkezinde bulunan başlıca noktalarımızdan birinde ödediğimiz kira 1 milyon liradan 2 milyona fırladı. Bu rakamlar, ciddi bir yolcu kaybı yaşandığı dönemde sürdürülebilir olmaktan çıktı. Mecburen bazı acentelerimizi kapatma yoluna gidiyoruz. Bu kararı vermek kolay değil; yıllar içinde oluşturduğumuz fiziksel varlıktan geri adım atmak üzücü ama rakamlar ortada; kira ödemek için zarar etmek kabul edilebilir bir işletme modeli değil. ONLİNE SATIŞ KOMİSYONLARI %8'E ÇEKİLMELİ Pandemi, sektörümüzün dijital dönüşümünü büyük ölçüde hızlandırdı. Online satışlara karşı değiliz; aksine yolcu açısından son derece verimli bir uygulama olduğunu düşünüyoruz ancak platform komisyonlarının yeniden gözden geçirilmesi şart. Fiili olarak sahada çalışan fiziksel acentelerimize daha yüksek komisyon ödememiz anlaşılabilir; orada gerçek bir maliyet var, personel var, kira var ama online platformlar için komisyon oranının yüzde sekize çekilmesi, sektörün beklentisidir. Bu düzenlemenin hem fiziksel acenteler hem de online platformlarla bir araya gelinerek yapılması gerektiğini düşünüyorum. Tüm tarafların masaya oturduğu, adil ve dengeli bir komisyon yapısı kurulmalı. Bu bağlamda yakın zamanda hayata geçen abilet girişimini de takdirle karşılıyorum. Firma sahiplerinin online bilet satış platformunda yer alması son derece mantıklı bir adım. Rekabet, her zaman piyasayı sağlıklı tutar. Maliyetleri düşürmeye yönelik her girişimi desteklemek bizim yararımıza. FATİH SULTAN MEHMET KÖPRÜSÜ OTOBÜSLERE AÇILSIN" Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açıldığı günden bu yana sektörümüzün maliyeti ciddi biçimde arttı. Yalnızca 3. köprü kaynaklı milyonlarca lira zarar ediyoruz. 2. köprüdeki trafik yoğunluğu artık eskisi gibi değil; şoförlerimiz yoğun saatlerde zaten oradan geçmek istemiyor. Kaptanlarımızın birincil hedefi en kısa yoldan gitmek ve yolcuları zamanında varış terminaline bırakmaktır. Bu hedefe en büyük engel, 3. köprüdeki maliyet yükü. Bu nedenle Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün otobüslere açılmasını talep ediyoruz. Bu konuda TÜMOYİD Derneği yönetimine özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bazı STK'lar "bu iş olmaz" diyerek desteğini çekmiş olsa da TÜMOYİD, dur durak bilmeden her türlü girişimini sürdürüyor. Umarım yakın zamanda olumlu bir sonuç alırız. ÜCRETSİZ SERVİSLER BELEDİYENİN GÖREVİ, BİZE YIKILAMAZ Birçok ilde ücretsiz servis araçlarımız çalışıyor. Yıllar içinde bu hizmeti gönüllü olarak üstlendik çünkü belediyeler, ilçelere ulaşım için kendi araçlarını koymadı. Vatandaşların mağduriyetini gidermek amacıyla otogardan şehir içine ve ilçelere ücretsiz taşıma yaptık. Belediyeler bunu fırsat bilerek kendi yatırımlarını erteledi; bu yük giderek büyüyerek üzerimizde kaldı. Artık bu tablo sürdürülemez. Vatandaşı şehir içinde taşımak belediyenin görevidir; bu sorumluluk özel taşımacılara devredilemez. Ücretsiz servislerin kaldırılması için belediyelere gerekli baskının yapılmasını ve bu hizmetin belediye otobüsleriyle karşılanmasını talep ediyoruz. Bu adım hem sektörün mali yükünü hafifletecek hem de kamusal hizmet sorumluluğunu doğru adrese taşıyacaktır.

Kargo Firması Değiliz; Önceliğimiz Yolcu Haber

Kargo Firması Değiliz; Önceliğimiz Yolcu

GIDADAN OTOBÜSÇÜLÜĞE GİDEN BİR YOL 1976 yılında Van'ın Güveçli köyünde doğdum. On iki, on üç yaşıma kadar Van'da büyüdüm; ardından İstanbul'a geldim. Evliyim, dört çocuk babasıyım. İstanbul'da büyük bir gıda firmasında yöneticilik yaptım ama otobüsçülük hiç yabancı olmadı bana; ailemizde bireysel otobüsçülük zaten vardı, abim de o dönem bu işi yapıyordu. 2007 yılında gıda sektöründen ayrılarak yolcu taşımacılığına geçtim. Önce bir Van firmasında bireysel otobüsçülük yaptım, ardından ulusal bir markaya geçtim ve orada da aynı şekilde devam ettim. Bu süreçte Van Tur adıyla faaliyet gösteren firmaya önce yatırımcı olarak dahil oldum. Bir süre sonra ortaklık sona erdi; kısa bir süre önce ise firmayı komple satın aldım. Satın alır almaz Van Tur ismini Özlem Van Turizm olarak değiştirdik. Yeni ismimizle, yeni bir anlayışla yola çıktık. BU YOLLARIN ARABASI MERCEDES-BENZ TOURISMO Filomuzda 18 adet Mercedes-Benz araç var. Şirketi devraldıktan hemen sonra yatırım çalışmalarımıza başladık ve ilk etapta 3 adet Mercedes-Benz Tourismo sipariş verdik; teslimatlarını gerçekleştirdik. Amacımız, filomuzun tamamını kademeli olarak Tourismo'ya dönüştürmek. Mercedes-Benz dışında başka bir marka almak aklımızın köşesinden bile geçmiyor. Neden Tourismo? Çünkü bizim güzergâhlarımız uzun ve zorlu. Van'dan çıkan bir araç bazen 20 saati aşan yolculuklar yapıyor. Bu mesafelerde araçtan beklentimiz çok yüksek: düşük yakıt tüketimi, bakım kolaylığı, düşük işletme maliyeti ve her şeyden önemlisi yolcu konforu. Tourismo, bu kriterlerin tamamını karşılıyor. Yolcularımız uzun yolculuklarda kendilerini iyi hissetmeli; bunu sağlayacak araç bizim için Tourismo. KARGO YÜZÜNDEN VALİZLERE ZARAR VERMEK KABUL EDİLEBİLİR BİR TABLO DEĞİL Bu bölgede otobüsçülüğü farklı yapmak için yola çıktık. Misyonumuz net: Van halkına gerçekten yakışır, kaliteli ve onurlu bir seyahat hizmeti sunmak. Otobüslerimiz yolcu taşımak için var; kargo taşımacılığına araçlarımızı açmak gibi bir politikamız asla olmayacak. Bagaj meselesine bakışım da bu ilkeden besleniyor. Yolcumuz zaten uzun bir yolculuğa çıkıyor; varış saatini, aktarmasını, gideceği yeri hesaplıyor. Her terminalde personelin yolcu bagajı yerine kargo paketleriyle uğraşması, bu süreyi gereksiz uzatıyor. Bagaj ücreti için pazarlık yapılması, valiz üstüne valiz istiflenip çantalara zarar verilmesi kabul edilebilir bir tablo değil. Ben her zaman kendimi yolcunun yerine koyarım. Empati bu işin temelidir; hizmet sektöründeyseniz empati kurmak zorundasınız. Gözünüzün önünde valiziniz arka sıralar arasına sıkıştırılsa ve yanınıza birkaç lira için kargo doldurulsa ne hissederdiniz? Kendinize yapılmasını istemediğiniz bir muameleyi başkasına yapamazsınız. Şirketimizde öncelik her zaman yolcunun kendi bagajıdır. Acil durumlarda küçük bir emanete yardımcı olabiliriz ama bu hiçbir zaman sürekli bir kargo ticaretine dönüşmeyecek. Fahiş bagaj ücretlerine de karşıyım. Yolcu biletini almış, yanında bir parça fazla eşya getirmiş; o yolcudan orantısız paralar talep ediliyor. Bu yolcuyu üzmektir. Kimsenin buna hakkı yok. Makul bir ücret talep edilebilir ama bu, yolcuyu cezalandırmaya dönüşmemeli. DOĞRU PLANLANMIŞ 2 SEFER, ZARARLI 10 SEFERDEN İYİDİR Rekabet her zaman iyidir; hizmette kaliteyi yükseltir, yolcuya seçenek sunar ama rekabet uğruna zararına sefer üstüne sefer koymak, sektörü çökerten bir anlayıştır. Zararına 10 sefer yapmaktansa, iyi planlanmış, adam gibi işleyen 2 sefer çok daha değerlidir. Bunu sürdürebildiğimiz sürece bu şekilde devam edeceğiz. Eğer sürdüremeyeceksek, işi ehline bırakıp çekilmek en dürüst karar olur. Şu an İzmir, Bursa, İstanbul ve Malatya hatlarımız aktif. Ankara'ya sefer açmayı şimdilik düşünmüyoruz ancak ciddi talepler geliyor, onları değerlendiriyoruz. Hat açmak kolaydır ama biz hız yerine sağlamlığı tercih ediyoruz. Bölge yatırımcıları ve acentelerle titiz bir değerlendirme sürecinden geçerek, doğru adımlarla ilerlemeyi esas alıyoruz. 500 kişilik bir aileyiz; her bir çalışanımız şirketimizin görünen yüzüdür ve hepsine içtenlikle teşekkür ediyorum. VAN BİLETİ 3.500 LİRA OLMALI İKEN REKABET 2.000'E İNDİRİYOR Akaryakıt fiyatları ve artan işletme giderleri, maliyetlerimizi ciddi ölçüde zorluyor. Gerçekçi bir hesap yapıldığında Van biletinin bugünkü koşullarda en az 3.500 lira olması gerekiyor ama rekabet baskısıyla biletler 2.000 liraya kesiliyor. Bu fiyatla zarar etmeyen firma yok; herkes gün sonunda hesabına eksi yazıyor. Bu tablo daha ne kadar sürdürülebilir, belli değil. Zarar büyüdükçe hizmet kalitesi düşüyor; düşük kaliteli hizmet yolcuyu mağdur ediyor. Araç bakımlarını zamanında yaptırmayan firmalar yüzünden yolcular saatler boyunca yolda mahsur kalabiliyor. Biz fırsatçılık yapmak için bu işe girmedik; ama gerçekçi fiyatlandırmanın da savunuculuğunu yapmak zorundayız. Olmayacak düşük fiyatlarla bilet kesmek yalnızca kendi firmamıza zarar verir ve zarar büyüdükçe hizmet kalitesi kaçınılmaz olarak erir. KÜÇÜK ÖLÇEKLİ FİRMALAR DESTEKLENMELİ Online satış komisyonları, işletme yükümüzü ağırlaştıran önemli bir kalem. Büyük ölçekli firmalar yüksek yolcu kapasiteleri sayesinde bu maliyeti toplam içinde eritebiliyor ancak bizim gibi büyüme sürecindeki küçük ölçekli firmalar için komisyon yükü çok daha belirleyici. Küçük firmalar desteklenirse önünü daha net görür, yatırımlarına hız verir, hizmet kalitesini artırabilir. Büyüklerin yanında küçüklerin de ayakta kalabilmesi, sektörün çeşitliliği ve rekabeti açısından şarttır. Bu desteğin sağlanması hem yolcular hem de sektörün uzun vadeli sağlığı için doğru bir adım olacaktır.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.