Hava Durumu

#Pandemi

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Pandemi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pandemi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İyi Hizmet Sunabilen Firmaların Bulma Derdi Olmaz Haber

İyi Hizmet Sunabilen Firmaların Bulma Derdi Olmaz

ÇOCUKLUKTAN BERİ SEKTÖRÜN İÇİNDEYİM İlkokul, ortaokul ve lise hayatım Ereğli'de geçti. Üniversite eğitimimi Doğu Akdeniz Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık Bölümü'nde tamamladım. Askerlikten sonra babamla birlikte işin içine girdim. 1995 yılında Lüks Ereğli'yi kurdular. Anonim şirket olarak kuruldu. O günden bugüne babam devam etti. Ben 2014-2015 yıllarında otogardan ayrıldım. O zamana kadar otogardaydım, kendi işlerimi yaptım. 2020 yılında pandemiyle sektörün yaşadığı sıkıntılar nedeniyle tekrar otogara döndüm. 2020'den beri buradayım ve bir yıldır yönetim kurulu başkanı olarak devam ediyorum. TÜRKİYE’NİN HER YERİNE SEFER DÜZENLEMEYE ÇALIŞIYORUZ Şu an filomuzda 9 tane sözleşmeli aracımız bulunuyor. Toplam 25 araçla çalışıyoruz. Pandemiden önce 30 araçtık, sonra 25'e düşürdük. Otobüs sayısını artırmak elimizde olsa da belli bir potansiyeli koruyup daha iyi hizmet verebilmek için bu seviyeyi sürdürüyoruz. Lüks Ereğli, çalışanları, acenteleri ve aileleriyle birlikte 1.000’i aşkın insanın geçimini sağladığı bir kapı aslında. Biz de bu sorumluluğun bilincinde olarak çalışmalarımıza kesintisiz devam ediyoruz. Doğuda Erzurum, Erzincan, Elâzığ, Malatya gibi yerlere gidiyoruz. Onun haricinde Türkiye'nin her yerine gitmeye çalışıyoruz. Kalkışlarımız genelde Ereğli merkezli değil. Ereğli merkezli çıkan araçlarımız İstanbul ve Ankara'ya gidiyor. Diğer yerlerde İzmir, Adana, Balıkesir, Mersin gibi şehirlerden kalkış yapıyoruz. Ereğli bir geçiş güzergahıdır. Ülkemizin diğer yerlerindeki insanlar için biz bir ulusal firma gibi görülüyoruz. İnternetin artmasıyla yerel firma mantığı azaldı. İNTERNETİN YAYGINLAŞMASI FİRMAMIZ İÇİN DAHA İYİ OLDU Eskiden bir sefer açacağınızda araştırma yapar, yazıhane arardınız. İnternet satışlarının artması bizim için çok iyi oldu. Yazıhane bulma sorunu yaşamıyoruz, yolcu bulma sorunu yaşamıyoruz ancak elbette internet, kazançlarımızın belli bir kısmını götürüyor. Ulusal firmalarda internet bilet satışı oranı %75-80'lere çıktı. Bizim gibi yöresel firmalarda şu anda %60-70 civarında. Sezona göre değişiyor, sezon girdiğinde %70-75'leri buluyor. İYİ HİZMET SUNABİLEN FİRMALARIN YOLCU KAPMA DERDİ OLMAZ İyi hizmet sunan firmanın her zaman müşteri potansiyeli vardır. Sağlıklı müşteri senden beklediğini fazlasıyla aldığı için bir saat önce, yarım saat önce ya da bir gün önce aramaz. İnternetin bize artısı oldu. Teknolojinin herkese artısı olduğu gibi otobüsçülük sektörüne de çok artısı oldu. Evet, kazançlar eski kazançlar değil. Babamın dönemindeki kazançlara bakınca şimdiki kazançlar çok düşük ancak internetin artılarına dönünce bir yere servis açacağımızda araştırma derdimiz yok. Büyük firmalarda daha çok zarar oldu bana göre. Eskiden telefon numarası bilinirdi, şimdi herkes telefondan her firmanın biletini görüyor. Artısı bizim gibi firmalara oldu. Yılların firmasıyla yeni kurulan bir firma bile bir dakika içerisinde yan yana görünebiliyor. OTOGARLARDAN BİLET ALIMI CİDDİ ÖLÇÜDE DÜŞTÜ Bankada nasıl bankamatik varsa sektör de ona dönecek. Elbette bu durum yazıhaneciler için zor bir hal alacak. Aldıkları komisyonun yarısını internet alıyor zaten. Otobüslerin kazançları yakıt, lastik ve genel giderlerden dolayı yükseldiği için yazıhanelere artı kâr marjı iyileştirme imkânı kalmıyor. Yazıhaneciliğin gidişatı bana göre sıkıntılı. Yazıhaneci olmak şu an çok zor, kazançlar çok düştü. Ara duraklardan alınan biletlerin hepsi genelde internetten alınıyor. Devletimiz veya TOFED'in buna bir çözüm bulması gerekiyor, yazıhanecilerin gittiği durum iyi değil. BORÇLANMA STRATEJİMİZİ DEĞİŞTİRMEMİZ EN DOĞRU HAMLELERİMİZDEN BİRİYDİ Yatırım yapmak kadar borcunu rahat bir şekilde ödeyebilmek de önemli elbette. Şirkette 30 yıllık süreçte alınan otobüsler döviz cinsinden borçlanılıyordu. Krizlerde kur %100-120 artsa da hep sabit kalıyordu. 2016'da aldığımızda kur ortalama 3,28'di. 2020'de pandemi sürecinde euro artışına yakalandık, kuru 8,80'den sabitleyerek Türk Lirası'na döndük. Bu bizi kurtaran en büyük hamle oldu. Otobüslerimiz zamanla borcu ödedi. Pandemi sürecinde otogarlar kapatıldı, sessizliğe büründü, kepenkler kapandı, sokağa çıkma yasağı oldu ama borçlar devam etti. EURO 7 MOTORLU MERCEDES-BENZ OTOBÜSLERİN, İLK SAHİPLERİNDEN BİRİ OLACAĞIZ Tarihimizde hep sıfır araç aldık, 2-3 yaşına geçirmedik. Pandemide borçlu yakalandığımız için bu süreci yaşadık. Mercedes'le ve MAN'la görüşmeler yaptık. Mercedes-Benz ile 30 yılı aşkın birlikteliğimizi devam ettirmek istedik en son. 2023 araçlarını basamak olarak kullanıp 2028 Haziran gibi sıfır araçlarla düzeltme planı yaptık. Hedefimiz bu araçları almak. Satışlar, arz-talep dengesi, bozuk pahalılık nedeniyle büyük firmalar üretimi azalttı, karlılıklarını yükselttiler. Orta firmalar eziyet çekiyor. Mercedes 2026 satışlarını 2025'in 2. Çeyreğinde neredeyse bitirdi. Sıfır araç istedik ama veremediler. Bu yüzden 2023 modelleriyle 2028 yatırımını yaptık. Sektörde yenilik yapmazsan yok olursun. Enflasyon ortamında aldığın her şey değer kazanır. Yapabilirsek seneye yaz sonunda 2025'lerle değiştirme planı var. 2028'de Mercedes-Benz, Euro 7 motor çıkaracak, ilk müşterilerinden biri biz olacağız. ESKİ İŞLER HİÇBİR FİRMADA YOK İnternetle birlikte eskiden listeler bir ay öncesinden dolardı. İnsanların tek öğrenme yolu, biletimiz olup olmadığını görme yolu telefondu. Firmalar bir ay öncesinden ek seferleri belli ederdi. Şimdi listenin bir ay öncesinden dolması gibi bir şey yok. yarıyıl tatilinde okul kapandı, listeler 15-20 gün önceden doldu. Eski işler hiçbir firmada yok. Taşıdığımız yolcu oranı 700-800 bin bandındayken şimdi 800-900 bin bandında. Nüfus artışına göre 1.200.000-1.300.000 olması lazım ama artmamasının sebebi ekonomik darlık. Bu durum pandemiyle başladı, orta sınıf kalmadı. 2026 PİYASA OLARAK 2025’E BENZEYECEK 2025’te kış gibi kış olmadı, yaz gibi yaz olmadı. Yazın 10 lira kazanıyorsan kışın da 8,5-9 lira kazanıyorsun. Otobüsçülükte yazın 10 lira kar, kışın zarar oluyordu. 2025'te stabil gitti, yaz kazançları çok yüksek, kış da çok düşük değildi. Piyasaya göre kötü değiliz. İşimizin en iyi yanı peşin para olması, yolculuk başlamadan para alınması. 2026 benim bakış açıma göre 2025'ten çok farklı olmayacak. Bayramların ayrılması artı oldu ama genel ekonomik durum kötü olduğu için büyük hareket beklemiyorum. 10 sene önce cenazeye 10 kişi gelirdi, şimdi 1 kişi geliyor. Masraf yüksek, alım gücü düşük. Piyasaya baktığımız zaman yine de bugünümüze çok şükür diyoruz.

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü Haber

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü

İlk Göz Ağrım Kâmil Koç Kasım 1994’te, Ankara'da doğdum.1999 yılında Bursa'ya taşındık. İlkokul, ortaokul ve üniversite eğitimimin tamamı Bursa'da geçti. Bursa'ya taşınma sebebimiz tayindi. Ailem memur olduğu için Ankara'dan Bursa'ya geldik. 1999 yılından beri Bursa'dayız ve tüm eğitim hayatım burada geçti. Daha önce farklı bir sektörde veya firmada çalışmadım. İlk iş yerim Kamil Koç oldu, ilk göz ağrım.2012 yılında Kâmil Koç'a girdim. Dedem de eski otobüsçüydü. Küçükken dedemin evine gittiğimde, evinin önünde hep bir Kâmil Koç otobüsü olurdu. Dedem de şehirler arası taşımacılık yapıyordu, Kâmil Koç'un sözleşmeli iş ortağıydı o zamanlar. Üniversite eğitimim sırasında Kamil Koç’ta çalışmaya başladım. O zaman da yolcu ilişkileri departmanında çalışıyordum. Sonrasında süreçlere hâkim oldukça yavaş yavaş yönetici pozisyonuna geçtim. Üniversitede farklı bir bölümde eğitim aldım ama o günün şartları beni yolcu ilişkileri departmanına yönlendirdi. Daha sonra gizli müşteri bölümüne geçtim. 1,5-2 yıl boyunca Kâmil Koç'ta gizli müşteri takım liderliği yaptım. Sonrasında raporlama yöneticisi, yolcu ilişkileri yöneticisi ve müdürü oldum. Şu an yolcu ilişkileri süreçlerinden sorumluyum. Artık Süreci Farklı Yönetiyoruz Benim başladığım Yolcu ilişkileri departmanında da temelde şu an yaptığımız işin aynısını yapıyorduk ancak süreç çok daha manueldi. Dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için müşteri deneyiminin kalitesini kendi maaşlı personellerimizin yaptığı gizli yolculuklar aracılığıyla ölçüyordu. Türkiye'nin her yerine çalışma arkadaşlarımızın seyahat etmelerini sağlayarak mümkün olan en fazla veriyi toplamaya çalışıyorduk. O dönemde dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için yolcularımızdan bu kadar hızlı ve fazla geri bildirim alamadığımız için bu yolla bir oto kontrol mekanizması geliştirmiştik. Fakat artık bu tip bir iş modeline ihtiyaç yok. Süreci dijital olarak çok daha hızlı ve tutarlı şekilde yönetebiliyoruz. O zamanlar maliyetliydi, yavaştı ve toplayabileceğimiz veri kısıtlıydı. Artık aylık 40 binden fazla müşteri geribildirimi topluyor ve analiz ediyoruz. Pandemiyle birlikte bu departmanı kapattık, buradaki yüksek bilgi birikimine sahip arkadaşlarımızı sahadan ofise çektik ve süreci yepyeni bir bakış açısıyla yeniden ele aldık. Şikayetleri Yolcudan Önce Tespit Ediyoruz Öncelikle yenilenen teknoloji ve toplayabildiğimiz büyük veri sayesinde artık oluşabilecek olumsuzlukları önceden tespit edip önlem alabiliyoruz. Sektördeki en kurumsal firmayız, yolcu deneyimini en iyi seviyeye getirmek için çeşitli departmanlarda uzman personeller ile destek hizmetler veriyoruz: kalite kontrol, operasyon merkezi, trafik kontrol, çağrı merkezi… Bunlara ek olarak yolcu ile birebir çalışan host ve hostes arkadaşlarımız da çok kapsamlı bir oryantasyon sürecinden geçerek işe başlıyorlar. Bu sürecin sonunda da her biri ile anlık iletişim kurarak yolculuktan önce ve yolculuk sırasında oluşabilecek olumsuz durumlara müdahale ediyor, başarılı performanslarını da takdir ediyoruz. Tabi siz ne kadar önlem alsanız da yolculuk dinamik bir süreç. Her an her şey olabiliyor. Bizim bu konudaki tavrımız hiçbir olumsuzluğun ikincisini yaşatmamak üzerine. Amacımız tabi ki tüm olumsuzlukları sıfırlamak. Ancak olurda yolcumuz bir olumsuzluk yaşarsa personelimiz bunu hemen tespit edip düzeltilmesi için gerekli adımları atar. Böylece aynı sorun tekrar yaşanmaz. Dijitalleşmeye Uyum Sağladık Yukarıda da bahsettiğim gibi süreçlerimizi ciddi oranda dijitalleştirdik fakat bu geçiş ne kadar büyük olsa da sancılı olmadı. Pandemi, tüm sektörlerde dijitalleşmeyi hızlandırdı. Biz de bu trende global ortağımız Flix'in teknolojik yapısından faydalanarak hemen uyum sağladık. Flix ile birlikte dijital hizmetlerimizi global standartlarında üzerine taşıdık. Örnek vermek gerekirse driver app, filo takip, rötar takip, kalite kontrol, yolcu geri bildirim analizi, iç süreçlerdeki geliştirmeler ilk aklıma gelenler. Dijitale geçişte kontrol mekanizmaları da değişti. Artık insana bağlı kontrol yok, her şeyi yazılım üzerinden takip ediyoruz. Yolcu bildirimlerini tüm platformlardan topluyoruz. Topladığımı geri bildirimler bizim için en önemli veri kaynağıydı ancak sınırlıydı. Şimdi ulaşılabilirliği artırdık, kanalları genişlettik: WhatsApp, online forum vb. platformlar, sosyal medya, çağrı merkezi, e-posta. Bu genişlikte veriyi oraya birilerini göndererek toplayamazsınız. Şimdi Kamil Koç otobüsünün olduğu her yerden bildirim alabiliyoruz. Milyonlarca yolcu taşıdığımız için, anlık ulaşılabilirlik sayesinde olumlu/olumsuz her şeyi aktarıyorlar. Yukarıda da dediğim gibi biz de bunları dikkate alıp her an gelişiyoruz. Yolcu Her Zaman Haklıdır Yolcunun beklentisi, A noktasından B noktasına güvenli, taahhüt edildiği şekilde ve zamanda, rahatça ulaşmaktır. Kamil Koç’ta olaya bütüncül yaklaşarak yolcunun seyahat etmeye karar verdiği andan gideceği yere ulaştığı ana kadar tüm süreçlerimizi yolcu memnuniyetine göre düzenleriz. Yolcu ne söylerse haklıdır, çünkü subjektiftir. Somut verilerle yolcunun söylediği birbirini tutmuyor mu bunun bir önemi yok yolcu ne diyorsa %100 doğrudur. Örneğin yolcu güzergahta 3 ikram bekliyorken bizim standardımız o güzergahta 2 ikram yapılmasıysa ve buna göre ikram yapılmışsa anında 3. bir ikram daha yaparız. Biz yolcuyla birebir temas noktasındayız. 100 yıldır tüm Türkiye’yi iyi günde kötü günde gideceği yere ulaştırıyoruz. Bu söylerken kolay ama düşünün; düğüne giden, çocuğunun torununun doğumuna giden, ilk kez üniversiteye giden, ya da cenazeye giden… Biz 100 yıldır tüm bu duygulara ortağız. Ve duygusal tarafı bu kadar çeşitli ve yoğun olan bir sektörde tabi ki yolcu %100 haklıdır. Onlar talep eder biz karşılarız… Tabi ki aksaklıklar olabilir olacak da ama Kamil Koç olarak biz 100 yıldır hizmetimizin arkasındayız. Yolcumuz da bunu takdir ediyor ve bizi tercih ediyor. Gelen Tüm Geri Bildirimleri İnceliyoruz Kamil Koç Müşteri İlişkileri Departmanı’nda bizim tüm süreçlerimiz hazır: Hangi durumda kim ne yapacak hepsi en ince ayrıntısına kadar belirlenmiş durumda. Bizde hiçbir talep boş geçilmez. Bununla ilgili bir süreç kurgumuz varsa anında işletmeye başlarız, diyelim ki öyle bir durumla ilk kez karşılaştık onu da öğrenerek hemen olası süreçlerimize dahil ederiz. Yolcu başvurarak bize talebini ilettiği ilk anda işleme başlarız. Genelde işlemin başlamasından itibaren maksimum 15 dakikada ilgili talebi karşılamış oluruz. Kategoriye göre zaman zaman tabi ki değişiklik gösteriyor ancak ortalama talep karşılama süremiz 10-15 dakika. Peki bu nasıl mümkün oluyor? 30 kişilik ekibimizle yolcularımıza 24 saat hizmet veriyoruz, otogarlardaki ofislerimizde yolcularımızla yüz yüze görüşme imkânımız oluyor. Bazı vakalarda bu şekilde yerinde müdahale etme şansımız da oluyor. Tüm bu geri bildirimlerin ışığında kendini sürekli geliştiren bir ekibiz. Bu sinerji de her şeye hazırlıklı olmamızı sağlıyor. Personellerimiz Adaptasyon Sorunu Yaşamıyor Personellerimiz işe başlama önce şirket içinde ve dışında yaptığımız eğitimleri alıyorlar. Buna ek olarak çok kapsamlı bir oryantasyon sürecine tabi oluyorlar. Yaklaşık 2-3 aylık bu süreçler tamamlandıktan sonra tamamen hazır olduklarına işe başlıyorlar. Biz de bu süreçte işlerini her zaman kolaylaştırıyoruz: Zaten yukarıda da söylediğim gibi bizim tüm süreçlerimiz hazır. İstanbul, Adana veya başka yerde olsa bile, onaylı dokümanlar, senaryolar ve bu senaryolar gerçekleştiğinde alınacak aksiyonlar aynı. Sadece heyecan ve ifade kısmını zamana bırakıyoruz. Büyün bunlar, Flix'in dijital alt yapısı ve kendi senaryo hazırlığımız sayesinde. Herkes neyle karşılaşacağını bilir, böylece adaptasyon sorunu olmaz. Yolcuların Bilinç Düzeyi Artmış Durumda Yolcularımız çoğu zaman kanalları düzgün kullanıyorlar. Halkın bilinç ve teknoloji kullanım seviyesi sürekli daha iyiye gidiyor. Süreçlerimiz 70 yaşındaki amca/teyze için de, 15 yaşındaki genç için de uygun. Her kesim için ulaşılabiliriz. Bu, geri bildirimleri artırıyor; olumlu yönleri geliştirip olumsuzları azaltıyoruz, yolcu deneyimini iyileştiriyoruz. Tek Amacımız Yolcunun Memnuniyetini Sağlamak Bölgeler, diğer departmanlar ve iş ortaklarıyla sürekli iletişimdeyiz. Geri bildirim iyileştirmesinde onlara da ihtiyaç duyuyoruz: kabin hizmetleri, kalite kontrol, otobüs işletenler, bilet satış, bölge müdürleri. Her gün iç içeyiz. Olumsuzluğu ikinciye yaşatmamak, mağduriyeti gidermek için şirketimizin tüm imkanlarını istediğimiz ölçekte kullanabiliyoruz. Bu da başta CEO ve İcra Kurulu’muz olmak üzere tüm yöneticilerimizin aynı vizyon ve bakış açısını paylaşmasıyla oluyor. Her biri her zaman arkamızdalar. Bu tip bir hizmet anlayışı ve süreç takibi ancak Kamil Koç ölçeğinde şirketlerde sağlanabilir. Ekibimiz hem çok büyük hem de çok tecrübeli. Yıllardır birlikte çalışma kültürünün getirdiği sinerji ile yol arkadaşlarımıza başka hiçbir yerde bulamayacakları bu iletişim ve ulaşılabilirlik imkanını sağlıyoruz. Bu birlikte çalıştığımız partnerlerimiz için de çok büyük bir avantaj. Bizim için sözleşmeli ya da değil üzerinde Kamil Koç logosu olan tüm araçlar ve bu araçlarda seyahat eden her yolcu birbirine eşittir. Bu yaklaşım sayesinde partnerlerimizin de içi her zaman çok rahat ediyor. Şeffaf Bilgilendirme Sistemi Yolcuda Güven Yaratıyor Eskiden yolcular sadece zamanında gitmek istiyordu. Şimdi bilgilendirilmek, sürece dahil olmak, şeffaflık istiyor. Biliyorsunuz aracımız trafikte kalabiliyor, yol durumuna göre birkaç dakikalık gecikmeler olabiliyor. Bu gibi durumlarda hemen yolcumuzu sms ile bilgilendiriyoruz. Sms’teki linkten araçlarının konumunu anlık olarak takip edebiliyorlar. Olası bir uzun gecikmede ise çok daha önceden bilgilendiriyoruz ve canlı konum gönderiyoruz ki yolcumuzun vaktini çalmayalım. Bu yaklaşım sayesinde yolcumuzun da mağduriyetini en aza indirmiş oluyoruz. Yolcumuz kendini değerli hissediyor. Kamil Koç’ta yolcu, yol arkadaşı demek. 100 yıldır bu yaklaşımla kültürümüzün en temel yapıtaşlarından misafirperverlikle tüm Türkiye’ye yol arkadaşlığı yapıyor, onları araçlarımızda ağırlıyoruz. Buna paralel olarak arkadaşlarımızı bekletmiyor, gecikirsek de haber verip bilgilendiriyoruz. Her türlü aksaklıkta aynı sosyal hayatta arkadaşlık ilişkilerimizde olduğu gibi çözümler sunuyoruz, olası mağduriyetlerini en aza indiriyoruz. Onlarla iletişim kurarak şeffaf bir şekilde bizimle birlikte konuya hâkim olmalarını sağlıyoruz. İşte bu yüzden 100 yıldır onlar da bize güveniyorlar. Teveccüh gösteriyorlar. Nitekim bugün Kamil Koç Türkiye’nin 100 yaşına ulaşmış nadir şirketlerinden biri, çok kıymetli bir değeri ve karayolu seyahati dendiğinde akla ilk gelen markası. Tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik Haber

Hayallerimizi Kâmil Koç ile Gerçekleştirdik

MERDİVENLERİ TEK TEK ÇIKARAK BU NOKTAYA GELDİM 1982 yılında Kütahya’nın Tavşanlı ilçesinde doğdum. Çocukluğumdan itibaren karayolu taşımacılık sektörünün içindeyim. Bu iş bizim için sadece bir meslek değil; baba mesleği, dede mesleği. Eskiden kendi firmamız vardı. İlkokulu bitirdiğim dönemlerden itibaren yaz tatillerinde otogarda bilet keserek işe başladım. Sonra yazıhanede çalıştım, muavinlik yaptım. Bugün işletmeciliğini yaptığım işi gerçekten en dipten, en tabandan başlayarak öğrendim. Merdivenleri tek tek çıkarak bu noktaya geldim. Şu anda Kütahya’da Kâmil Koç işletmeciliğini yürütüyorum. KÜTAHYA’DA UZUN YILLARDIR HİZMET VERİYORUZ İlk şirket ismimiz Tavşanlı Tur’du. Sonra büyüyerek Kütahya Lider adını aldık. Uzun yıllar boyunca Kütahya Lider markasıyla İstanbul, Ankara, Antalya gibi şehirlere seferler düzenledik. Ancak zamanla sektörde yaşanan sıkıntılar, maliyetler ve rekabet bizi küçülmeye zorladı. O süreçte yerel firma olarak elimizden geleni yaptık fakat bazı noktalarda büyük bir markanın gücüne ihtiyaç olduğunu fark ettik. KÂMİL KOÇ’A KATILAN İLK İLÇE İŞLETMECİSİYİZ Kâmil Koç ile aslında bağlantımız yıllardır vardı. Tavşanlı’dan Bursa’ya çok sık sefer yaptığımız için Bursa Bölge Müdürü Aydın Tokatlı ile tanışma fırsatımız oldu. Kendisiyle zaman zaman istişare ederdik. O dönem bize özgüven kazandıran, cesaret veren de odur. Kendi öz malımız olan otobüsleri ve yazıhaneleri Kâmil Koç markasıyla buluşturmaya karar verdik. Kütahya Astur’dan ayrıldık ve Kâmil Koç çatısı altında Hisarcık, Emet, Tavşanlı ve Kütahya’daki tüm yazıhanelerde hizmet vermeye başladık. 2017 yılında Kâmil Koç’a ilk katılan ilçe işletmecisi biz olduk. İlçe yazıhaneleri bize aitti, şehir merkezindeki işletmeciliği ise Kâmil Koç yürütüyordu. Pandemi döneminde Kütahya yazıhanesinin işletmesi de bize devredildi. O günden bu yana tek çatı altında ilerliyoruz. KÂMİL KOÇ’UN KURUMSAL ALTYAPISINI KULLANMAK BİZİM İŞLERİMİZİ KOLAYLAŞTIRIYOR Kurumsal bir yapının altyapısını kullanmak çok büyük konfor. Yerel firma ile çalışırken yaşadığımız en büyük sıkıntılardan biri servis ağının zayıflığıydı. İstanbul’a giden yolcu, “Oğlum şu semte servisiniz yokmuş, kızım gelmek zorunda kaldı” diye şikâyet ederdi. Kurumsal yapı sayesinde bu sorunlar tamamen ortadan kalktı. Ayrıca İnternet sitesi düzgün çalışıyor, yolcu online işlemlerini sorunsuz yapıyor. Çağrı merkezi güçlü, yolcu sorununu direkt çözüyor. Servis ağı çok geniş, özellikle İstanbul’da en dip noktalara bile ulaşabiliyor. Sefer sayıları arttı, artık istediğimiz saatleri ekleyebiliyoruz. Yerel firmanın asla yapamayacağı şeyleri bugün Kâmil Koç çatısında rahatlıkla yapabiliyoruz. HAYALLERİMİZİ KÂMİL KOÇ İLE GERÇEKLEŞTİRDİK Çocukken hep düşünürdüm: “Bizim ilçeden neden sadece Ankara ve İstanbul’a araba kalkıyor? Hiç mi başka şehre direkt sefer olmayacak?” Kâmil Koç’la bu hayali gerçekleştirdik. Bugün Tavşanlı’dan çıkan bir otobüs Van’a kadar gidiyor. 24–25 saatlik direkt sefer yaptık. Bartın’a, Amasra’ya, Rize’ye, Trabzon’a, Samsun’a direkt araç gönderiyoruz. Hatta Tavşanlı’dan Sivas’a bile çalıştık. Van seferi başladığında Van’daki işletmeci bize, “Sizin ilçeden Van’a ne yolcusu çıkar?” diye sormuştu. Sonradan öğrendik ki Tavşanlı’da tamamen Vanlıların yaşadığı bir mahalle varmış. Bu yolcu potansiyelinin farkına ancak çalışınca vardık. Amasra’ya ilk seferleri düzenlediğimizde oranın turistik potansiyelini bizzat gördük. İnsanlar tatil için gerçekten gidiyormuş; yıllardır fark etmemişiz. BURADA ÇALIŞMAK “DENEYİP GÖREBİLME CESARETİ” SAĞLIYOR Kâmil Koç ile çalışmamızın en büyük avantajı: “Deneyip görebilme cesareti.” Ulusal marka olunca “Bu sefer tutar mı, tutmaz mı?” kaygısı olmuyor. Projeyi aklında kuruyorsun, birkaç gün içinde hayata geçirebiliyorsun. Bartın’a ilk seferi yaptığımızda yıllardır o hatta çalışıyormuşuz gibi tuttu. Teknoloji çağında her şey dijital artık. Yolcu telefonundan bilet alıyor, çağrı merkezi her sorunu çözüyor, lastik, akü, ikram gibi giderlerde toplu alım avantajı var. Örneğin, piyasada 1000 TL olan bir lastiği biz Kâmil Koç’un alım gücü sayesinde 850 TL’ye alıyoruz. Aynı marka, aynı ürün. Bu bile tek başına büyük avantaj. İkram maliyetleri bireysel alımda iki katına çıkar ama biz firmadan çok uygun fiyata alıyoruz. Bu yüzden yolcuya gönül rahatlığıyla daha fazla ikram verebiliyoruz. ÖDEMELERİMİZ, AYIN 16’SINA BİLE KALMAZ Paramız hiçbir ay 16’sına kalmaz. Ödemeler her ayın 15’inde, öğleden sonra tıkır tıkır hesabımıza yatar. Bu düzen sayesinde biz de tedarikçilerimize rahatlıkla söz verebiliyoruz. Diğer işletmeci arkadaşlarımız “1 hafta paramızı alamıyoruz, kartla mazot çekiyoruz” gibi sorunlar yaşarken biz bunlarla hiç uğraşmıyoruz. GÜNÜN HER SAATİ İLETİŞİM KURABİLİYORUZ Yönetimle iletişimimiz inanılmaz güçlü. Host biriminden teknik ekibe, çağrı merkezinden bölge müdürüne kadar herkesle istediğimiz saatte iletişim kurabiliyoruz. En üst yönetici Çağatay Kepek’i bile gece 23.00’te arasak telefonumuzu açar. Bölge müdürleriyle günde üç kez konuştuğumuz olur. Güney Marmara Bölge Müdürlüğü bizim için çok kritik. Yeni projelerde 10–15 kez görüşüp saat saat seferleri birlikte planlıyoruz. İş gerçekten birlikte yönetiliyor. BÖLGEMİZDEKİ YOLCU SİRKÜLASYONU ÇOK YÜKSEK Yazın günlük 120–130, kışın ise 90–100 araç geçiyor buradan. Direkt olarak Kütahya’dan İstanbul, Ankara, Eskişehir, Rize, Trabzon, Samsun, İzmir, Bartın, Amasra gibi birçok ile sefer yapıyoruz. Kütahya bir öğrenci ve asker şehri olduğu için 9 ay boyunca yoğun bir yolcu sirkülasyonu var. Plakalarımızın 43 olması güzel bir avantaj. 43 plakalı araçla, Kütahyalı personelle seyahat ediyor. Özellikle küçük ilçelerde bu çok önemli. İnsanlar çocuğunu, annesini tanıdığı güvendiği birine emanet etmek istiyor. Kamil Koç logosu ile tanıdık işletmeci bir araya geldiğinde güven de tam anlamıyla sağlanmış oluyor. OPERASYON YÖNETİMİ NOKTASINDA HIZLI AKSİYON ALABİLİYORUZ. Buradaki en önemli avantajlardan biri de operasyonun çok iyi yönetilmesi. En alt seviyeden en üst seviyeye kadar herkes işin hızlı ve doğru yürümesinin önemini biliyor. Saat planlaması, yolcu profili, aktarma noktaları, hepsi istişareyle belirleniyor. Bugün gece 03.00’te Kütahya’dan İzmir’e ekspres sefer yapıyoruz ve inanılmaz talep görüyor. Çünkü yolcu şunu diyor: “Niye 2 saat daha fazla yolda kalayım? Gecenin ikisinde binip daha erken varırım.” Yolcu artık bilinçli, beklentisi yüksek. Biz de hem hizmet kalitemiz hem kurumsal altyapı hem de doğru planlamayla bu beklentiye tam karşılık veriyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.