Hava Durumu

#Pandemi Sonrası

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Pandemi Sonrası haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Pandemi Sonrası haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

İstanbul Turizminde Sezon Ciddi Derecede Sıkıştı Haber

İstanbul Turizminde Sezon Ciddi Derecede Sıkıştı

İSTANBUL TURİZMİ YENİ BİR DÖNEME GİRDİ Son dönemlerde İstanbul’da sezonun değiştiğini çok net bir şekilde hissediyoruz. Artık İstanbul ve çevresinde yaz sezonunun yerini bahar dönemleri almaya başladı. Özellikle Ramazan sonrası iki bayram arası ve sonbaharda, okulların açılmasıyla birlikte kasım ayına kadar oldukça yoğun bir tempo yaşanıyor. Buna karşın yaz periyodunda Ortadoğu turizmindeki daralma ve bu yaz yaşanan İsrail–İran, Rusya–Ukrayna savaşlarının olumsuz etkilerini açıkça gördük. Bu nedenle İstanbul, yaz aylarında ciddi anlamda boş bir dönem yaşadı. Benzer tabloyu Türkiye’nin birçok bölgesinde görmek mümkün. İstanbul özelinde ise sezon ciddi şekilde sıkıştı; tabiri caizse eylül, ekim ve kasım ayları aşırı yoğun geçti. Bu dönemde hizmet kalitesini zaman zaman ikinci plana bırakıp araç yetiştirmeye çalıştık. Diğer dönemlerde ise araçlar yatıyor. Bu durum turizm taşımacılığı açısından sevindirici bir tablo değil çünkü İstanbullu turizmciler olarak biz, sezonun 9–10 ay sürmesine alışığız. Sezonun 5–6 aya düşmesi ve bu sürenin çok yoğun geçmesi ilk bakışta olumlu gibi görünse de uzun vadede bizi zorlayan bir durum. Aralık ayında da Noel dönemi dışında ciddi bir yoğunluk öngörmüyoruz. Belki yarıyıl tatil döneminde kısa süreli bir hareketlenme olabilir. Benim mevcut fotoğrafa bakarak öngörüm, Ramazan ayına kadar turizmin belli bir stabilitede devam edeceği yönünde. Ramazan Bayramı ile birlikte yine iki bayram arasında İstanbul ve çevresinde yoğunluk yaşanacağını düşünüyorum. Özellikle bahar aylarında kruvaziyer gemilerinin kesintisiz gelmesi, kongre ve toplantı organizasyonlarının yapılması, yurt dışına yönelik ciddi otobüs talepleri, tur organizasyonları ve Anadolu turlarında hem Latin Amerika hem de Uzak Doğu gruplarının artmasıyla sektör ciddi bir iş hacmi yakaladı ancak burada maliyetleri de göz ardı edemeyiz. Her talebin olumlu olduğunu söylemek mümkün değil. Bazı taleplerde fiyatlar son derece rekabetçi seviyelere indi. Bu nedenle Anadolu turlarında her zaman istediğimiz kârlılığı yakalayamadık. Bazı noktalarda şehir içi operasyonlar daha avantajlı hale geldi. 2025 yılını genel olarak bu çerçevede değerlendirebiliriz. 2026’NIN 2025’İ ARATACAĞINI DÜŞÜNMÜYORUM 2026 yılına geldiğimizde ise 2025’ten bir tık daha iyi bir yıl olacağını düşünüyorum. İsrail hattındaki savaşın kısmen sona ermesi, kuzeyde Ukrayna–Rusya savaşının daha sakin bir sürece girmesiyle 2026’nın sektör açısından daha rahat geçeceğine inanıyorum. Bizim için en önemli konu turistin gelmesi. Turizmin gelişimi yurt dışından turist gelmesiyle başlar. Burada da hem bize hem de sektörün diğer paydaşlarına önemli görevler düşüyor çünkü dışarıdan bakıldığında Türkiye, ne yazık ki alternatif destinasyonlara göre hâlâ pahalı algılanıyor. Bu algıyı fuarlar ve organizasyonlarla kırmamız gerekiyor. Rakiplerimiz güçlü: Mısır, Azerbaycan, Balkan ülkeleri ve Yunanistan bu anlamda Türkiye’yi zorluyor. Biz de bu rekabet ortamında ülkemize daha fazla turist getirmek için çaba gösteriyoruz. Taşımacılar olarak da acentelere ve otelcilere elimizden gelen desteği vermeye çalışıyoruz. FİLO YENİLEMEK İSTEYENLER İÇİN ÖZEL FIRSATLAR SUNULMALI Pandemi sonrası süreçte bizim ana odağımız filo yenileme oldu. İlk etapta küçük araçlar, yani 9+1 ve 15+1 segmentindeki araçlarımızı hızlı bir şekilde yeniledik. Bu süreç hem artan araç sayısıyla hem de kalifiye sürücü bulma zorluğuyla paralel ilerledi. Bu nedenle otobüs segmentine kadar olan tüm araçlarımızı yeniledik. 2026 yılında da otobüs filomuzu yenilemeyi planlıyoruz. Bana göre şu an asıl öncelik, araç sayısını artırmaktan ziyade, araç yenilemeye odaklanmak olmalı. Daha önce de ifade ettiğim gibi, bu noktada üreticilere ve satış yapan bayilere önemli görevler düşüyor. Filolarda hâlâ yaşlı araçlar var. Bu araçların alınıp tekrar ticarete kazandırılmasını sağlayacak mekanizmaların oluşturulması gerekiyor. Kurumsal firmaların da bu sürece dahil olması, bizim gibi taşıma firmalarının elini ciddi şekilde güçlendirir. Üreticilerden hem finansman hem de ikinci el araçları değerlendirebilecek hızlı çözümler bekliyoruz. TÜRSAB VE TURİZMCİLER AYNI MASA ETRAFINDA DAHA FAZLA BULUŞMALI Yaklaşık 2018 yılından bu yana TÜRSAB bünyesinde görev alıyorum. Daha önce başkan yardımcılığı yaptım, bu dönemde ise Karayolu İhtisas Başkanlığı görevini üstlendim. Görevi devraldıktan sonra ilk hedefimiz sektör paydaşlarını bir araya getirmek oldu. Her ne kadar İstanbul merkezli çalışıyor olsak da ihtisas başkanlıkları tüm Türkiye’ye hitap ediyor. Bu nedenle İstanbul dışındaki acenteleri ve bölge temsil kurullarını yerinde ziyaret etmeye başladık. Mersin, Denizli, Konya, Antalya, İzmir, Van, Trabzon gibi birçok şehirde sektör temsilcileriyle bir araya geldik. Bu ziyaretlerde her bölgenin kendine özgü sorunları olduğunu net bir şekilde gördük. Bölgesel sorunları derleyerek yönetimimize ve başkanımıza sunduk. Bu süreçte Ulaştırma Bakanlığı, İstanbul Büyükşehir Belediyesi, Karayolları Bölge Müdürlüğü, emniyet birimleri, rehberler odası ve il turizm müdürlükleriyle sürekli iletişim halinde olduk. Güncel konular hızla değişiyor. Son dönemde en önemli gündem maddelerimizden biri, İstanbul’da turizm yol belgesi ücretinin 614 TL’den 10.000 TL’ye çıkarılması oldu. Bu ciddi bir maliyet artışı ve tüm sektör paydaşlarını zorlayacak bir konu. PROFESYONEL AKADEMİK EĞİTİMLERİMİZİ ARALIKSIZ SÜRDÜRECEĞİZ İhtisas başkanlığı olarak ilk projelerimizden biri de sürücü eğitimleriydi. İstanbul’da, TÜRSAB tarafından seçilen profesyonel eğitmenlerle iki ayrı eğitim düzenledik. Her iki eğitim de yaklaşık dokuz saat sürdü ve tamamen dolu geçti. Normalde bu tür eğitimlerde katılımın sonuna kadar devam etmesi zordur ancak biz her iki eğitimde de başladığımız sayıyla bitirdik. Sezonun yoğunluğundan dolayı bir süre ara vermek zorunda kaldık ancak önümüzdeki dönemde bu eğitimleri artırmayı planlıyoruz. İSTİHDAMA HAZIR KADIN SÜRÜCÜ ADAYLARIMIZ VAR İstihdam başlığında ise özellikle kadın sürücüler konusu bizim için çok önemli. Sektörde âtıl durumda olan ciddi bir kadın sürücü potansiyeli var. Bu doğrultuda 20 kişilik bir kadın sürücü sınıfı oluşturduk. Eğitimlerini tamamlayan sürücülerimizin SRC ve psikoteknik belgeleri hazır. İsteyen her firmada çalışabilecek durumdalar. Türkkan Turizm olarak bu eğitimden mezun olan ilk iki kadın sürücüyü bünyemizde istihdam ettik. Hâlihazırda istihdama hazır başka sürücü adaylarımız da var. İhtiyacı olan firmalar bizimle iletişime geçebilir. KAPTAN OKULLARINA DESTEK VERMELİYİZ Pandemi sonrası dönemde yaşanan sürücü açığı nedeniyle kaptan okullarıyla da iş birliği yapıyoruz. Sinop, Karabük, Afyon ve Kütahya’daki ilgili fakültelerle temas halindeyiz. Özellikle Karabük’teki eğitim altyapısı bizi çok etkiledi. Öğrenciler, aracın motorundan şanzımanına, elektronik aksamına kadar her detayı bilen, teknik altyapısı güçlü sürücüler olarak yetiştiriliyor. Bu gençleri turizm taşımacılığına kazandırmak için çalışmalarımız sürüyor. Bu yazdan itibaren hem staj hem de istihdam süreçlerinde bu okullardan mezun olan ya da mezun adaylarını sektöre dahil etmeyi hedefliyoruz. SEKTÖR YARARINA İŞ YAPACAK HER STK İLE BİR ARAYA GELMEYE HAZIRIZ TUİDER de sektörümüz için önemli bir yapı. Kurulduğu günden bu yana istikrarlı bir şekilde yoluna devam ediyor. Bundan sonraki hedefimiz, TUİDER ve TÜRSAB’ın daha etkileşimli ve koordineli çalışması. Biz de bu süreçte üzerimize düşen her türlü sorumluluğu almaya hazırız. Bunun dışında yeni kurulan sivil toplum kuruluşlarıyla da temas halindeyiz. TURSED gibi yeni oluşumların özellikle küçük araçlar ve sürücüler açısından önemli katkılar sağlayacağını düşünüyorum. Sektörün ilerlemesinin yolu, tüm STK’ların ve paydaşların iletişim halinde olmasından geçiyor. Bizim kapımız herkese açık. Sektöre fayda sağlayacak her türlü çalışmaya destek vermeye hazırız.

Balıkesir'de %100 Oranında Bir Büyüme Yakaladık Haber

Balıkesir'de %100 Oranında Bir Büyüme Yakaladık

ULUDAĞ İLE YOLCULUĞUMUZ BİRAZ İNATLAŞMALI BAŞLADI Ben Semih Furkan Tekin, 28 yaşındayım. 2014 yılından bu yana Uludağ Turizm bünyesinde çalışıyorum. Bu sürenin bir kısmı yöneticilikle geçti. Lise mezunuyum. Üniversiteyi açık öğretimden okuma niyetim vardı ancak ticarete erken atılmanın benim için daha doğru olacağını düşündüm. Şu anda Uludağ Turizm’de genel müdür yardımcılığı görevini yürütüyorum. Uludağ ile yolumuz biraz inatlaşmalı başladı diyebilirim. 2010–2014 yılları arasında firmada host olarak çalışmak istedim ancak yaşım tutmadığı için kabul edilmedim. O dönem henüz 18 yaşıma yeni girmiştim. Bir yıl bekledim, yaşım dolduktan sonra tekrar başvurdum ve bu şekilde başladım. Yani çekirdekten yetiştim diyebilirim. Eski tabirle muavinlikten geliyorum. YAPTIĞIMIZ YATIRIMLARIN KARŞILIĞINI ALDIĞIMIZ BİR YIL OLDU 2025 yılı bizim için, şükürler olsun, genel olarak iyi geçti. Yeni yaptığımız yatırımların karşılığını almaya başladık. Yeni araçlarımız, açtığımız yeni güzergâhlar ve personel kalitemiz bu sürecin en önemli unsurları oldu. Elbette sektörün kanayan yaraları var, bunu inkâr edemeyiz. Her şeye rağmen iyi bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Yolcu potansiyelimiz, araç içi hizmet kalitemiz, sefer sayılarımız ve yolcu artışımız ciddi şekilde yükseldi. Net rakamları şu an paylaşmam doğru olmaz ama Balıkesir özelinde yaklaşık yüzde yüze varan bir büyüme yakaladık. Pandemi sonrası 2025 yılı sektörde ciddi bir ivmelenme yaşanan bir yıl oldu. Açıkçası bu sürecin zirve noktası olduğunu düşünüyorum. Şu an Balıkesir’de ilk üç firma arasına girdiğimizi rahatlıkla söyleyebilirim. Bunu hem sektörden aldığımız geri dönüşlerde hem de yaptığımız yatırımların sonuçlarında net bir şekilde görüyoruz. MERCEDES-BENZ İLE ÇALIŞMANIN AVANTAJINI NET ŞEKİLDE GÖRDÜK 2022 sonrası yaptığımız yatırımlar firmamıza çok büyük ivme kazandırdı. Doğru marka tercihi yapmamız da bu noktada önemliydi. Mercedes ile çalışmanın faydalarını açık şekilde gördük. Daha önce farklı markalarla da çalıştık ama yakıt tasarrufu, bakım maliyetleri ve konfor açısından Mercedes’in bize yüzde yüz katkı sağladığını söyleyebilirim. Hem kaptanlarımız hem de yolcularımız için ciddi bir konfor artışı oldu. Son üç-dört yıldır araç yatırımı, hizmet kalitesi ve yönetim anlayışı anlamında ciddi bir iyileşme süreci yaşadık. Burada güçlü ve enerjik bir ekip kuruldu. Genel Müdürümüz Altay Ermin Bey’in bu noktada çok büyük emeği var. Baştan sona sıfırdan kurulan, sağlam temellere dayanan bir yapı oluşturuldu. Gece gündüz demeden çalışıldı. Hâlâ da aynı tempoyla devam ediyoruz. Bu iş sürekli takip isteyen bir iş. 2026’DA HEDEFİMİZ %100 YENİ FİLO Pandemi sonrası dönemde yatırım yapmak herkes için kolay değildi. Birçok kişi tereddüt yaşadı. Ancak yapılması gereken yenilikler vardı. Yönetimimiz bu riskleri göze alarak yatırımlara devam etti ve bugün geldiğimiz noktada bunun karşılığını fazlasıyla aldık. Şu an filomuzun yaklaşık yüzde 80’i yenilenmiş durumda. 2026 yılı itibarıyla bu oranı yüzde 95–100 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz. 2026 bizim için çok önemli bir yıl olacak. Yatırım planlarımız, hat planlamalarımız ve yolcu potansiyeline dair öngörülerimiz oldukça olumlu. YENİ YILIN VERİMLİ OLACAĞINA İNANIYORUZ 2026 yılına umutla bakıyoruz. Bayramların kış dönemine denk gelmesi bizim için büyük bir avantaj. Eğer ara tatiller eski sisteme dönerse, bu durum kış aylarında bizi ciddi şekilde ayakta tutacaktır. Elbette her şey nasip ama mevcut tabloya baktığımızda 2026’nın verimli bir yıl olacağını düşünüyoruz. Şu anda Ege, Trakya, Akdeniz bölgelerinde ve İç Anadolu’da Ankara’ya kadar seferlerimiz var. Doğu ve Karadeniz tarafında henüz seferimiz yok ancak yeni hat planlamalarımız mevcut. Bu çalışmalar biraz gizli yürütülüyor, zamanı geldiğinde açıklanacaktır. Araç sayımızın ve filomuzun genişlemesiyle birlikte yeni bölgelere açılmak bizim için kaçınılmaz hale geldi. PERSONELLERİMİZİN HER KOŞULA HAZIRLIKLI OLMASI İÇİN EĞİTİMLERİMİZE ARALIKSIZ DEVAM EDİYORUZ Kaptan eğitimlerimizi baş şoförlüğümüz düzenli olarak yürütüyor. Tüm kaptanları aynı anda eğitime almak mümkün olmadığı için gruplar halinde ilerliyoruz. Haftalık olarak 20–30 kişilik gruplarla eğitimler yapılıyor. Özellikle kış şartlarına yönelik refleks, ani durumlarda doğru müdahale ve araç mekaniği üzerine yoğunlaşıyoruz. Büyük arızalar servisin konusu ama kaptanlarımızın ilk müdahaleyi yapabilmesi için gerekli eğitimleri veriyoruz. Host eğitimlerinde de 2025 yılı itibarıyla yeni bir sisteme geçtik. Host sayımız henüz tüm seferler için yeterli değil ama ciddi ve olumlu geri dönüşler alıyoruz. Aileli ve çocuklu yolcular için özellikle kadın hosteslerin varlığı ciddi bir güven unsuru oluşturuyor. Hostlarımız için de düzenli eğitimler yapılıyor. Slayt destekli toplantılar ve araç içinde uygulamalı eğitimler gerçekleştiriyoruz. Hostes kullanımında özellikle ekspres hatları tercih ediyoruz. İzmir–İstanbul gibi sabit ekspres seferlerde görev alıyorlar. Kesinlikle hosteslerin araçta ya da uygun olmayan koşullarda konaklamasına izin vermiyoruz. Bu bizim kırmızı çizgimiz. DAHA FAZLA İSTİHDAM SAĞLAYARAK FİRMAMIZI EMİN ADIMLARLA BÜYÜTECEĞİZ Ekspres seferler hem zaman hem konfor açısından ciddi avantaj sağlıyor. Normal bir İzmir–İstanbul seferi alt yoldan 9–10 saati bulabilirken ekspres seferlerde bu süre ortalama 7 saate düşüyor. Anadolu yakasında ise 5,5–6 saat civarında tamamlanıyor. Bu da özellikle acil işi olan yolcular için büyük bir avantaj. Şu anda filomuzda küçüklü büyüklü yaklaşık 150–160 adet özmal aracımız bulunuyor. Toplam personel sayımız ise 800–850 civarında. Hedefimiz bu sayıları daha da artırarak daha fazla istihdam sağlamak ve firmamızı büyütmeye devam etmek.

Otobüsler İçin 3. Köprü Zorunluluğu Kaldırılmalı Haber

Otobüsler İçin 3. Köprü Zorunluluğu Kaldırılmalı

3. KÖPRÜ BEKLENTİYİ KARŞILAMADI Kuzey Marmara Otoyolu açıldığında kamuoyuna “ulaşım rahatlayacak, mesafeler kısalacak” denildi. Vatandaş için gerçekten kolaylık sağlayan bu yeni yollar, otobüs sektörü için tam tersine büyük maliyet ve zaman kaybı anlamına geldi. Eskiden otobüsler, 2. Köprü güzergâhını kullanarak yalnızca yarım saat içinde Anadolu Yakası’ndaki terminallere ulaşabiliyordu. Şimdi ise 3. Köprü mecburiyeti yüzünden bu süre 1,5 saate kadar çıkıyor. Yolcular için de durum aynı: Şehrin en kuzeyine gidip oradan Anadolu Yakası’na inmek, adeta işkenceye dönüşmüş durumda. OTOBÜSLER KAMYON VE TIRLARLA AYNI KEFEYE KOYULMAMALI Otobüslerin ağır tonajlı kamyon ve tırlardan farklı olduğunu artık herkesin kabul etmesi gerekiyor. Kamyonlar 60-80 km hızla ilerlerken otobüsler kapısını kapattıktan sonra 100 km hızla güvenle yol alabiliyor. Arkalarında dorse bulunmadığı için manevra kabiliyetleri de çok daha yüksek. Yani trafiğe yük olmuyorlar aksine yolculuğu daha hızlı ve verimli şekilde tamamlayabiliyorlar. Üstelik pandemi sonrası düşen yolcu sayıları nedeniyle eskisi kadar çok sayıda otobüs de sefere çıkmıyor. Bu yüzden otobüslerin 2. Köprüyü kullanmasının trafiğe kayda değer bir olumsuz etkisi de olmayacak. YOLCULAR DA ESNAF DA RAHATLAYACAK Otobüsçülük, ülke ekonomisine katma değer sağlayan milyonlarca vatandaşı güvenle şehirden şehre ulaştıran bir sektör. Bu sektörün önünü açmak yerine zorunlu köprü uygulamalarıyla maliyetini artırmak büyük bir haksızlık. Otobüslerin 2. köprüden geçişine izin verilirse yolculuk süreleri ciddi oranda kısalacak, yakıt ve otoyol maliyetleri düşecek, esnafın yükü azalacak, sektör biraz olsun nefes alacak. Artık şu soruyu sormanın vakti geldi: Neden?

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.