Hava Durumu

#Rekabet

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Rekabet haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Rekabet haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Bu İşin Geleceği Artık Kalmadı Haber

Bu İşin Geleceği Artık Kalmadı

İNSANLAR ARTIK ESKİSİ GİBİ SEYAHAT EDEMİYOR Niğde doğumluyum. Bu sektöre çok küçük yaşlarda girdim. 14–15 yaşlarındayken Ankara Otogarı’nda işe başladım. Ankara garajında yaklaşık sekiz sene çalıştım, ardından askere gittim. Askerlikten sonra Bursa’ya geldim. Niğde, Ankara, Bursa üçgeninde büyüdük diyebilirim. Bursa’ya gelmemin sebebi burada köylülerimizin, çevremizin olmasıydı. Ayrıca iş imkânı da burada olduğu için Bursa’da yazıhane alarak bu işe devam ettik. Maşallah 32–33 senedir de Bursa’dayım, bu sektörün içindeyim. İnan ailesi olarak Türkiye genelinde yaklaşık 110–120 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bu da ciddi bir katma değer demek ancak sektör genelinde işler hiç iyi gitmiyor. Son yıllar savaşlarla başladı, savaşlarla devam etti. Ekonomi kötü, enflasyon yüksek. Fiyat uygulamaları artık vatandaşı da zorluyor. İnsanlar haklı olarak seyahat edemiyor. UÇAKLA NASIL REKABET EDELİM… Eskiden işler iyiydi. Bu kadar araba yoktu, herkesin elinde araç yoktu. İş vardı. Şimdi filomuzda 16 tane aracımız var. Araçlarımız tek model değil, farklı modeller var. 2015 modelden başlayıp 2025 modele kadar uzanan bir filomuz var. Marka olarak ağırlığımız Mercedes-Benz otobüslerinde. Yaklaşık yüzde 90’ı Mercedes. Bunun sebebi de net: ustası var, parçası var, bakımı daha kolay ve daha uygun. Otobüsle uçak arasındaki fiyat makası bazı dönemlerde çok açılıyor. İşin yoğun olduğu zaman uçak beş kat pahalı oluyor, işin olmadığı zaman kafa kafaya geliyor. Bizim uçakla rekabet etme şansımız yok çünkü Saatlerce gittiğim yere uçak bir saatte ulaşıyor. NE DERNEKLER NE DE FEDERASYONLAR YETERİNCE GÜÇLÜ DEĞİL Sektörün ciddi bir sahipsizliği var. Dernekler, federasyonlar yeterince güçlü değil. Firma sahiplerinin bir araya gelmesi gerekiyor ama artık herkes son aşamaya gelmiş durumda. Şu an birçok firma bitme noktasında. Kimse bu şartlarda uzun süre ayakta kalamaz. Rekabet de bitti artık. Kimsenin ne fiyat kıracak gücü kaldı ne de havaya para atacak hali. Şu anda Ankara, İstanbul, Mersin, Bursa, Çanakkale ve Bandırma hatlarında çalışıyoruz. Batı Anadolu ağırlıklı bir çalışma düzenimiz var. Doluluk oranları ise artık eski anlamını yitirdi. Eskiden yaz sezonunda Mersin ve Niğde yolcusu çok olurdu. Şimdi araba başına 15–20 direkt yolcu bile bulmak zorlaştı. Direkt yolcu neredeyse kalmadı. ÖNÜMÜZÜ GÖREMEDİĞİMİZ BİR ORTAMDA YATIRIM YAPMAK MANTIKLI DEĞİL Otobüs yatırımı konusunda şu an çok temkinliyiz. Yeni araç almayı düşünmüyoruz çünkü sektörün nereye gittiğini göremiyoruz. Önümüzü göremediğimiz bir yerde yatırım yapmak istemiyoruz. Elimizdekiyle ayakta kalmaya çalışıyoruz. 2024 biraz daha iyiydi ama 2025 daha da kötü geçti. İş beklemediğimiz bir dönemde yeni yatırım yapmak bize mantıklı gelmiyor. Bugün bilet fiyatları hâlâ çok düşük. Milyonluk araçlar, yüksek otogar ücretleri, personel maliyetleri var ama bilet fiyatı artmıyor. Uçak yazın 8–9 bin liraya çıkıyor, biz aynı fiyata satamıyoruz. Rekabet etme gücümüz yok. Sezon dediğimiz şey de artık 45 günü geçmiyor. TÜM MALİYETLER BİZİM SIRTIMIZDA Personel maliyetleri çok ağır. Bir personelin toplam maliyeti neredeyse 60 bin lirayı buluyor. Üstelik personel bulmak da çok zor. Çalışanların hacizleri, cezaları, kaptanların yolda yaptığı ihlaller, hepsi dönüp dolaşıp bize yansıyor. Bunlarla uğraşmak için neredeyse iki personel sadece evrak ve ceza takibi yapıyor. Bu da ayrı bir maliyet. Otogar çıkış ücretleri, kiralar ve ortak giderler sürekli artıyor. Bursa çıkışı 975 lirayken 1.250 liraya çıktı. Otogarların verdiği hizmetle aldıkları paralar arasında ciddi bir dengesizlik var. Bu yük tamamen esnafın sırtına biniyor. YOLCUYA CEVAP VEREN, SORUNLARA ÇÖZÜM ÜRETEN YAZIHANEDİR! Yazıhane işletmeciliği tarafında da durum iç açıcı değil. Bugün hiçbir yazıhane gerçekten para kazanamıyor. İnsanlar yıllardır bu işi yaptığı için bırakamıyor. Başka bir iş yapma şansı da yok. Benim yaşım 59–60. Bundan sonra ne iş yapabilirim? Zaten bu yüzden çocuklarıma bu işi yaptırmak istemiyorum. Bu mesleğin geleceği kalmadı. Bu sektörün ayakta kalması için tek çözüm var: Yazıhaneci, firma sahibi ve internet bilet sistemi birlikte düşünülmeli. Yazıhanesiz olmaz, firması olmadan da olmaz. Herkesin pastadan adil bir pay alması gerekiyor. Yazıhaneci sadece bilet satan kişi değildir. Kaza olduğunda, arıza olduğunda, yolcu mağdur olduğunda sahada olan yazıhanecidir. Yolcuya cevap veren, çözüm üreten yine yazıhanedir. BU İŞİN NEREYE GİDECEĞİNİ KESTİREMİYORUM Bayramların kışa gelmesi biraz nefes aldırabilir. Ocak, şubat, mart bizim en zor dönemimiz. Bu dönemlerde birkaç gün bile hareket olması bizi rahatlatır. Üniversitelerin çoğalması da yolcu dağılımını bozdu. Eskiden birkaç okul için dolu otobüsler kalkardı, şimdi herkes dağılmış durumda. Açık konuşayım, ben seneye ne olacağını bilmiyorum. Nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Ama bu şartlarla bu işin uzun süre devam etmesi çok zor.

Bizden Fiyat Almadan Sigorta Yaptırmayın Haber

Bizden Fiyat Almadan Sigorta Yaptırmayın

2025 YILINA İYİ BİR GİRİŞ YAPAMAMIŞTIK AMA… 2025 yılına açıkçası çok iyi bir giriş yapamadık. Özellikle yaşanan savaşlar bizi ciddi anlamda etkiledi. Ukrayna savaşı elbette önemli ama bizim için asıl kanayan yara Filistin’de yaşananlar oldu. Bu gelişmeler ister istemez ekonomiyi de etkiliyor. Zaten yüksek faiz oranları ve genel ekonomik şartlar nedeniyle 2025 yılı piyasa daralmasıyla ilerledi. Piyasa daralınca yatırımcı ister istemez korkuyor, çekiniyor. Yatırımcı yatırım yapmayınca sigorta sektörü mevcutla devam ediyor, büyüme gösteremiyor. Bu nedenle yılın ilk döneminde bir daralma yaşadık ancak son çeyrekte, yani yılın ikinci yarısında belirgin bir rahatlama oldu. ÖNEMLİ OLAN “ÖDENEN HASAR MİKTARI” Genel anlamda baktığımızda sektör olarak sigorta şirketleri kâr etti. Hatta iyi kârlar elde edildi çünkü eskisi gibi bilinçsiz bir sigortalılık anlayışı yok artık. Vatandaş da ciddi anlamda bilinçlenmeye başladı. Bu bilinçlenme sayesinde kazaların bir nebze de olsa önüne geçildi. Bana göre bilinçlenme olunca her şey mümkün. Kaza sayısı düştükçe sektör kâr ediyor. Kaza oranı düştüğünde maliyetler azalıyor, maliyetler azaldıkça da fiyatlar daha makul seviyelere geliyor. Ne kadar az hasar, o kadar az maliyet demek. Bir sigorta şirketine ayda 100 milyon liralık üretim yapabilirsiniz ama günün sonunda 101 milyon lira hasar ödemişse orada bir anlamı kalmıyor. Önemli olan günün sonunda ödenen hasar miktarıdır. OTOBÜS ŞOFÖRLERİ ARTIK DAHA BİLİNÇLİ Otobüs tarafına baktığımızda da şoförlerin artık çok daha bilinçli olduğunu görüyoruz. Araçlar teknolojik olarak ciddi anlamda gelişti. Bu teknolojiye şoförlerin de büyük ölçüde ayak uydurduğunu söyleyebilirim. Yaklaşık 30 yıla yakın süredir sektörün içindeyim. Sigortacılıkla birlikte otobüs camiasının da içindeyim. Eskiyle kıyasladığımızda bugün gelinen noktada gerçekten “maşallah” diyoruz. Sadece şoförler değil, araç sahipleri ve firma sahipleri de artık çok daha bilinçli. BAZI FİRMALAR “ZARARLI PORTFÖY” OLARAK DEĞERLENDİRİLİYOR, Eskiden küçük hasarlar için bile mutlaka dosya açılması istenirdi. Bagaj kapağı orijinal değişmeli mi, değişmemeli mi gibi konularda ısrarlar olurdu. Artık bunlara takılınmıyor çünkü dosya açtırdığınızda bunun bedelinin yıl sonunda bir şekilde size döndüğünü herkes biliyor. Firma sahipleri ve otobüs sahipleri de bu yüzden küçük hasarları dosya açtırmadan çözmeye çalışıyor. Öyle ki bazı firmalar kasko yaptırmak istediğinde “zararlı portföy” gerekçesiyle sigorta şirketlerinden ret alabiliyor. Yani müşteri bir milyon lira da prim vermek istese, şirket kabul etmiyor. Hasarı yüksek olan firmalarla kimse kolay kolay çalışmak istemiyor. 2026’DA BİZDEN FİYAT ALMADAN SİGORTA YAPTIRMAYIN! 2026 yılıyla ilgili otobüsçülerimize güzel bir sürprizimiz olacak. Şimdiden bir müjde vermiş olayım. Gerçekten bizden fiyat almadan sigorta yaptırmamalarını özellikle rica ediyorum. Bunu klişe olsun diye söylemiyorum. Otobüsçünün yanında olacağız. Çok ciddi destekler ve çok güzel fiyatlarla geleceğiz. Elbette sihirli bir değneğimiz yok, şapkadan tavşan da çıkarmıyoruz ama bu işi çok iyi biliyoruz. Hasarı baştan sona kendimiz yöneteceğiz. Şöyle düşünün: 250 bin liraya bir kasko poliçesi yapıyorsunuz. Ufak bir hasar için araç yetkili servise gidiyor, hasar gereksiz şekilde şişiriliyor. Evrak üzerinde maliyet büyüyor ve ortaya çok kötü bir tablo çıkıyor. Biz bu sorunları aşmak için kendi birimlerimizi kurduk. Sigorta şirketleri de sağ olsunlar, bu konuda bize güveniyorlar. Bizim bu işin iyi bir oyuncusu olduğumuza inanıyorlar. BÜNYEMİZE TECRÜBELİ SEKTÖR PROFESYONELLERİ DAHİL ETTİK Hasar merkezi deyince yanlış anlaşılmasın. Hasarın oluştuğu andan sonuçlanmasına kadar tüm süreci günlük olarak takip ediyor, raporluyor ve müşteriye sunuyoruz. Bünyemize çok tecrübeli bir sigorta şirketi hasar müdürü dahil ettik. Bunun yanında hukuku çok iyi bilen bir hukuk departmanımız da var. Araç değer kaybı, gelir kaybı, kusur itirazları, anlaşmazlıklar, muadil parça–orijinal parça ayrımları… Aklınıza gelebilecek her konuda müşterinin hakkını koruyacak şekilde anında devreye giriyoruz. Günlük raporlama yapıyoruz ve sürecin sonunda müşteri mutlu oluyor, biz mutlu oluyoruz. Herkes memnun. 2026’DA SİGORTA FİYATLARI CİDDİ BİR ARTIŞ GÖSTERMEYECEK 2026 yılına baktığımızda sigorta fiyatları açısından 2025 ile 2026 arasında çok büyük farklar olacağını düşünmüyorum çünkü sektör kâr etti. Kâr edince de fiyatlara sert müdahaleler olmuyor. Aksine rekabet artıyor. Sigortacılar kendi aralarında taksit seçenekleriyle, sundukları ek hizmetlerle ve fiyatlandırmayla rekabet ediyor. Örneğin 2 milyon liralık bir araç için 15 bin lira kasko fiyatı veriliyor. 15 bin liraya bugün o aracın camını bile değiştiremezsiniz. Buna rağmen sektör kâr açıklıyor. Maşallah diyelim çünkü şirket mutlu, acente mutlu, müşteri mutlu. OTOBÜSÇÜYE ÖDEME KOLAYLIĞI SAĞLAYACAĞIZ Kazançlı tablo sektörü keyifli hale getiriyor. Otobüsçüler için de müjdeli fiyatların yanında çok ciddi ödeme kolaylıklarıyla geliyoruz. Rakamlar yüksek göründüğü için ödemelerde zorlanan firmalar olabiliyor. Bunu düşünerek kendi ödeme sistemimizi oluşturduk. Müşteriye “kaç taksitte ödeyebilirsin” diye soracağız. Bugünün ekonomik şartlarında bunun ne kadar önemli olduğunu herkes biliyor. Paranın maliyeti çok yüksek, bankalara yaklaşmak bile zorlaştı. Otobüs camiasını gerçekten çok seviyorum. Sigortacı olmasaydım büyük ihtimalle otobüsçü olurdum. Hatta zaman bulabilsem, bir hobi olarak bile otobüsçülük yapmayı düşünürüm ama şu an işlerimizin yoğunluğundan buna vakit ayırmak pek mümkün değil.

Girişimcilik ve Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Tarafından Lojistik Zirvesi Gerçekleştirildi! Haber

Girişimcilik ve Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Tarafından Lojistik Zirvesi Gerçekleştirildi!

AKÜ İbrahim Küçükkurt Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe; AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, GİKAM Müdürü Prof. Dr. Fikret Yaman, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, AFDAS Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Altınkaya, ATSO Meclis Üyesi ve TOBB Delegesi Bülent Saygı, il protokolü üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Afyonkarahisar, Lojistik Açıdan Stratejik Bir Konumda Panelin moderatörlüğünü üstlenen AKÜ İİBF Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Kemal Karayormuk, Afyonkarahisar’ın ulaşım ağları bakımından Türkiye’nin önemli kavşak noktalarından biri olduğunu belirtti. Karayormuk, kentin stratejik karayolu lojistik merkezleri arasında öne çıktığını vurgulayarak, Lojistik Zirvesi kapsamında yalnızca sektörel gelişmelerin değil; Türkiye’nin ve dünyanın mobilite vizyonunun, taşımacılığın geleceğinin, dijitalleşmenin sektöre etkilerinin ve insan kaynağının dönüşen rolünün de ele alınacağını ifade etti. Etkinliğin öğrenciler için sektörü yakından tanıma ve kariyer planlarını şekillendirme açısından önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi. “Kamil Koç, Ulaşım Kültürünün Güçlü Bir Parçası” FlixBus / Kamil Koç CEO’su Çağatay Kepek, Kamil Koç’un 1926 yılında başlayan kurumsal yolculuğunun 2026’da 100. yılına ulaşacağını belirterek, markanın Türkiye’de şehirlerarası ulaşım kültürünün oluşumunda önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Yaklaşık altı yıldır dünyanın önde gelen mobilite şirketlerinden Flix bünyesinde faaliyet gösterdiklerini ifade eden Kepek, Flix’in 47 ülkede geniş bir ulaşım ağına sahip olduğunu aktardı. Kepek, birleşme sürecinde Kamil Koç markasının korunmasının stratejik bir tercih olduğunu vurgulayarak, bu yaklaşımın markanın köklü geçmişine duyulan saygının bir göstergesi olduğunu dile getirdi. “IRU, Küresel Ölçekte Koordinasyon Sağlıyor” IRU Başkanlık Divanı ve IRU Denetleme Kurulu Üyesi Aslı Çalık, Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği’nin 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren kuruluşları temsil eden küresel bir yapı olduğunu ifade etti. IRU’nun sektörel standartların geliştirilmesi ve uluslararası taşımacılığın kolaylaştırılması konusunda önemli bir rol üstlendiğini belirten Çalık, Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen TIR Sözleşmesi hakkında da bilgiler verdi. IRU’nun yalnızca eşya taşımacılığıyla sınırlı kalmadığını, yolcu taşımacılığı ve taksi örgütlerini de kapsayan geniş bir temsil gücüne sahip olduğunu vurguladı. “Her İşi Yapmak Zorunda Değiliz, Kaliteyi Önceliyoruz” AKER Otobüs İşletmesi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Emre Ak, şirketin köklü geçmişine değinerek tarifesiz taşımacılık alanında faaliyet gösterdiklerini ifade etti. Sektörde yoğun bir rekabet yaşandığını belirten Ak, AKER olarak her talebi karşılamak yerine hizmet kalitesini ve operasyonel düzeni anlayan iş ortaklarıyla çalışmayı tercih ettiklerini söyledi. Acil ve yüksek kapasiteli operasyonları yönetebilme yetkinliklerinin kendilerini sektörde farklı bir noktaya taşıdığını da sözlerine ekledi. “Pembe Otobüs Projesiyle Toplumsal Farkındalık Oluşturuyoruz” BEST VAN Turizm Yönetim Kurulu Üyesi İrem Bayram, sektördeki kuşaklar arası müşteri beklentilerinin hizmet anlayışını doğrudan etkilediğini belirtti. Z kuşağının markalardan yalnızca güvenli ulaşım değil, çevresel duyarlılık ve toplumsal katkı da beklediğini vurgulayan Bayram, bu kapsamda hayata geçirilen “Pembe Otobüs” projesiyle meme kanserine dikkat çekmeyi amaçladıklarını ifade etti. “Ekonomik Hareketliliğin Temelinde Lojistik Var” Mezon Lojistik Genel Müdürü ve Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) geçmiş dönem Başkanı Tamer Dinçşahin, lojistiğin küresel ekonomide belirleyici bir rol üstlendiğini söyledi. Karayolu taşımacılığının 2024 yılında 39 milyar dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdiğini belirten Dinçşahin, Türkiye’nin jeopolitik konumunun uluslararası ticarette önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Demiryolu ve liman bağlantılarının güçlendirilmesinin lojistik kapasite açısından kritik olduğuna da dikkat çekti.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.