Hava Durumu

#Şarj Altyapısı

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Şarj Altyapısı haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Şarj Altyapısı haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

MAN Etgm’nin Dünya Prömiyeri  Transpotec Logitec Fuarında Gerçekleşti Haber

MAN Etgm’nin Dünya Prömiyeri Transpotec Logitec Fuarında Gerçekleşti

MAN Truck & Bus, yeni MAN eTGM ile tamamen elektrikli kamyon portföyünü genişleterek orta menzilli dağıtım segmentindeki ürün gamını güçlendirdi. 480 kilometreye kadar menzil sunan 16 tonluk yeni kamyon, 13 Mayıs 2026'da Milano'daki Transpotec Logitec ticari araç fuarında dünya prömiyerini gerçekleştirdi. Yeni MAN eTGM, hafif MAN eTGL ile ağır hizmet tipi eTGX ve eTGS modelleri arasındaki boşluğu doldurdu. MAN fuarda, 12 ila 50 ton arasındaki, modüler ve seriler arası bir teknoloji konseptine dayanan istikrarlı, tek tip eTruck portföyünü de ilk kez sergiledi. 16,01 ton (opsiyonel olarak 16,5 ton) azami ağırlığa ve yaklaşık 10,6 tona kadar şasi yük kapasitesine sahip MAN eTGM, farklı üstyapı uygulamaları için önemli bir kapasite rezervi sunuyor. Ayrıca 16 ton üzeri segmentte tamamen elektrikli bir kamyon olarak, birçok Avrupa pazarında önemli geçiş ücreti avantajları sağlıyor. MAN eTGM, filoların emisyonlarını önemli ölçüde azaltırken, nakliye şirketlerinin ağır ticari araçlara yönelik AB CO₂ filo hedefleri gibi yasal gereklilikleri karşılamasına da katkıda bulunuyor. Şehir içi ve bölgesel taşımacılık için tasarlandı MAN eTGM, kentsel ve bölgesel dağıtım taşımacılığının ihtiyaçlarına uygun olarak tasarlandı. Artan enerji fiyatları, sıkılaşan emisyon düzenlemeleri ve yükselen gürültü kısıtlamaları, elektrikli ticari araçları özellikle şehir içi kullanımda hem ekonomik hem de ekolojik açıdan cazip bir alternatif haline getiriyor. Yüksek yük kapasitesi ve 33 tona kadar brüt kombinasyon ağırlığıyla römorklu kullanım imkânı veren yeni eTGM, özellikle büyük operasyonel esneklik ve verimli elektrikli güç aktarma sistemiyle tüm ihtiyaçlara güçlü bir çözüm sunuyor. MAN Truck & Bus Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, yeni modelle ilgili şunları söyledi: “MAN eTGM ile şehir içi ve bölgesel dağıtım taşımacılığı için ideal elektrikli çözümü yollara çıkarıyoruz. Bu model, eTruck portföyümüzün doğal bir devamı niteliğinde ve MAN'ı batarya ile çalışan ticari araçlarda tam kapsamlı gerçek bir tedarikçi haline getiriyor.” Geniş bir uygulama alanı için geliştirilmiş tek tip eTruck konsepti MAN eTGM, markanın diğer ağır hizmet modellerinde olduğu gibi standartlaştırılmış, modüler BEV sistemine dayanıyor. Merkezi tahrik ünitesi, akü sistemleri, yüksek voltaj mimarisi ve termal yönetim sistemleri, eTGX ve eTGS modellerinde uyarlanarak orta segment için uyarlandı. MAN eCD210 elektrikli tahrik, MAN TipMatic 2 şanzımanla birlikte 210 kW (285 hp) güç ve 800 Nm maksimum tork üretiyor. Yüksek enerji geri kazanım performansı sayesinde özellikle dur-kalk sürüşlerde yüksek enerji verimliliği sağlıyor. İki ila dört batarya paketiyle sunulan sistem, toplamda 320 kWh'ye kadar kullanılabilir kapasite sunuyor. Bu modüler batarya sistemi, kullanım senaryosuna göre optimize edilerek gereksiz maliyet ve ağırlığın önüne geçiliyor. Konfigürasyona bağlı olarak, 480 kilometreye kadar menzil elde edilebiliyor. Yüksek çeşitlilik, tam montaj kolaylığı MAN, geliştirme sürecinde üstyapı üreticilerini erken aşamada sürece dahil ederek farklı uygulamalara uyumu ön planda tuttu. Üstyapı dostu arayüzler, optimize edilmiş dingil mesafeleri ve rekabet ortamında gerçek bir satış argümanı olan mekanik güç aktarma mili (mPTO) sayesinde, karmaşık ayarlamalara gerek kalmadan yaygın seri tasarımların kullanılmasını sağlıyor. MAN eTGM'nin başlıca kullanım alanları arasında gıda ve perakende lojistiği, belediye hizmetler, inşaat ve atık yönetimi ile bölgesel dağıtım taşımacılığı yer alıyor. MAN eTGM'nin piyasaya sürülmesiyle MAN Truck & Bus, doğru zamanda doğru ürünle nakliye sektörünün dönüşümünü aktif olarak ilerletme yolunda ilerlemeye devam ediyor. MAN, yeni ürün ve hizmetleriyle fuarda büyük ilgi gördü MAN Truck & Bus, Milano'da düzenlenen ticari araç fuarı Transpotec Logitec 2026'da ağır hizmet uzun yol taşımacılığından dağıtım operasyonlarına, inşaattan uygulamalarından hafif ticari araçlara ve yolcu taşımacılığına kadar uzanan geniş ürün gamını sergiledi. Fuarda özellikle ağır hizmet uzun yol taşımacılığına yönelik MAN eTGX modeli ve MCS teknolojisine sahip yüksek performanslı şarj altyapısı öne çıktı. MAN, ayrıca karbon salımını azaltmayı destekleyen danışmanlık, dijital çözümler ve servis hizmetlerinden oluşan kapsamlı ekosistemini de tanıttı. Elektrikli ürün gamının yanı sıra MAN TGX D30 ve özel Individual Lion S modelleri gibi verimli geleneksel araçlarda fuarda yer aldı. Bununla birlikte MAN, fuarda inşaat uygulamaları için geliştirilen çok yönlü TGS, dağıtım taşımacılığına yönelik TGL ve MAN TGE tabanlı özel amaçlı araç ve minibüs çözümlerini sergiledi. MAN’ın fuar sergisinde ayrıca, sıfır emisyonlu MAN Lion’s City 12 E LE şehir otobüsü ve verimli MAN Lion’s Intercity R60 Hybrid de yer aldı. MAN’ın TopUsed hizmetinin yanı sıra her tür aktarma organı için geniş bir hizmet, finansman, bağlantı ve destek çözümleri yelpazesiyle tamamlayan sergi, MAN’ı sürdürülebilir mobilite için kapsamlı bir ortak olarak konumlandırıyor.

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay Oldu Haber

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay Oldu

Avrupa Otomobil Üreticileri Birliği (ACEA) çatısı altında örgütlenen Avrupa otobüs üreticileri, MAN Truck & Bus’ın Otobüs Bölümü Başkanı Barbaros Oktay’ı ACEA’nın yeni Otobüs Bölüm Başkanı olarak atadı. Görev süresi bir yıl olan Oktay; otobüs pazarında elektrifikasyon dönüşümünün hız kazandığı ve “Avrupa’dan Satın Al” (Buy European) yaklaşımı gibi yeni düzenlemelerin sektörün geleceğini doğrudan etkilediği kritik bir dönemde bu önemli sorumluluğu üstlenecek. Barbaros Oktay, görev süresi boyunca Avrupa’daki otobüs üreticileri ile Brüksel’deki politika yapıcılar arasındaki ilişkilerde sektörün sesi olacak. “Sürdürülebilir ulaşım hedefleri için destek şart” Atama sonrası değerlendirmelerde bulunan Barbaros Oktay, şunları söyledi: “Şehir içi otobüs taşımacılığı, Avrupa otomotiv endüstrisinin karbondan arındırma konusunda en ileri seviyedeki segmentidir. Aynı zamanda otobüsler, milyonlarca Avrupalının günlük yaşamında vazgeçilmez bir rol üstlenmektedir. Bu nedenle yasa koyucuların yeni düzenlemeleri şekillendirirken; Portekiz’den Polonya’ya, İsveç’ten Sicilya’ya kadar toplumların ihtiyaç duyduğu sosyal ve sürdürülebilir ulaşımı, Avrupa otobüs üreticilerinin rekabet gücünü zayıflatmadan desteklemeleri büyük önem taşımaktadır. Sektörümüzün rekabetçiliğini ve inovasyon kapasitesini güçlendirecek daha fazla siyasi desteğe ihtiyaç duyulmaktadır.” Sanayi hızlandırıcı yasası, sanayi değer yaratımını şekillendiriyor Avrupa Komisyonu tarafından yakın zamanda sunulan Sanayi Hızlandırıcı Yasası’nın merkezinde “Avrupa’dan Satın Al” düzenlemeleri yer alıyor. Planlara göre; değer zincirinde yüksek oranda Avrupa ürünü bulunduran üreticilerin, Avrupa’da otobüs satışı yapabilmesine yalnızca kamu ihaleleri yoluyla izin verilmesi öngörülüyor. Hâlen devam eden yasama sürecinde önemli değişiklikler yapılması bekleniyor. Barbaros Oktay konuya ilişkin olarak şunları ifade etti: “Avrupalı otobüs üreticileri, prensipte ‘Avrupa’dan Satın Al’ yaklaşımını olumlu karşılamaktadır. Ancak önerilen planların ciddi bir bürokratik yük oluşturma riski bulunmaktadır. Biz ise kaynaklarımızı; müşterilerimize daha fazla fayda sağlayan, ulaşımı daha sürdürülebilir ve verimli hâle getiren ürünlerin geliştirilmesine yönlendirmeyi tercih etmekteyiz.” Otobüs sektöründe büyümenin motoru olarak elektrikli araçlar Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana MAN Truck & Bus’ta Otobüs Bölümü Başkanı olarak bu dönüşümü aktif şekilde yönetiyor. Bu süre zarfında şirket, otobüs iş kolundaki pazar konumunu önemli ölçüde güçlendirdi ve 2025 mali yılında 7.000’in üzerinde otobüs satışı gerçekleştirerek pandemi öncesi seviyelere yeniden ulaştı. Özellikle elektrikli mobilite alanı güçlü bir performans sergiledi. Elektrikli şehir içi otobüs satışları yüzde 118’in üzerinde artış göstererek 1.300 adedi aştı ve rekor seviyeye ulaştı. Oktay, “Otobüs sektörü, Avrupa ticari araç endüstrisinin sıfır emisyonlu güç aktarma sistemlerine geçişte en dinamik segmentlerinden biridir. Şehir içi otobüsler, otomotiv endüstrisinde elektrifikasyonun öncü alanlarından birini oluşturmaktadır,” değerlendirmesinde bulundu. Elektrikli ulaşım, şehirlerarası seyahat alanında da giderek önem kazanıyor. 2026 yılının sonunda piyasaya sunulması planlanan MAN Lion’s Coach E ile birlikte, Avrupalı bir üretici tarafından geliştirilen tamamen elektrikli bir otobüs, ilk kez uzun mesafeli yolculuk ve turizm uygulamalarında kullanıma hazır hâle gelecek. Geçtiğimiz sonbaharda Brüksel’de gerçekleştirilen fuar lansmanı, tüm kullanım alanlarında elektrikli otobüs uygulamalarına geçiş sürecinde önemli bir kilometre taşı oldu. Şarj altyapısının hedeflenen şekilde genişletilmesi çağrısı Olumlu piyasa eğilimlerine rağmen, altyapı eksiklikleri önemli bir zorluk olmaya devam ediyor. Şehir içi segmentte elektrifikasyon ilerlemiş olsa da şehirlerarası otobüsler için şarj altyapısı konusunda ciddi bir gelişmeye ihtiyaç duyuluyor. Bu nedenle otobüs sektörü; ulaşım merkezleri, şehirlerarası otobüs terminalleri, turistik bölgeler ve ana güzergâhlar başta olmak üzere, Avrupa genelinde yüksek performanslı bir şarj ağının kurulması için siyasi destek bekliyor. Barbaros Oktay konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Şehirlerarası otobüsler için kapsamlı ve yüksek performanslı bir şarj altyapısı olmadan, uzun mesafeli taşımacılıkta elektrikli mobilite potansiyelinin tamamı hayata geçirilemez. Önümüzdeki yıllarda alınacak politika kararları, dönüşümün ne kadar hızlı ve başarılı bir şekilde gerçekleşeceğini belirleyecektir.” Ankara'daki MAN üretim hattından Avrupa liderliğine 1979 yılında doğan Barbaros Oktay, lise eğitimini Ankara’da tamamladıktan sonra 2002 yılında Hacettepe Üniversitesi Kimya Mühendisliği Bölümü’nden mezun oldu. 2010-2012 yılları arasında Bilkent Üniversitesi İşletme ve Yönetim (MBA) yüksek lisans programını tamamladı. Kariyerine 2004 yılında MAN Türkiye A.Ş.’de üretim mühendisi olarak başlayan Oktay; şirket bünyesinde sırasıyla Üretim Mühendisi, Üretim Mühendisi Grup Lideri, Üretim Müdürü ve Satın Alma & Tedarikçi Geliştirme Bölüm Sorumlusu olarak görev yaptı. 2013 yılında iç rotasyon kapsamında Almanya’daki MAN merkezine Otobüs Satın Alma Grup Başkanı olarak atanan Oktay, 2016 yılında MAN Truck & Bus SE Mühendislik Otobüs Bölüm Başkanlığı görevini üstlendi. 2021 yılında ise MAN Truck & Bus SE Mühendislik Otobüs, Ürün ve Proje Yönetimi Başkanlığı görevine getirildi. Bu göreviyle birlikte dünyanın en büyük ticari araç üreticilerinden TRATON Group’ta Kıdemli Başkan Yardımcısı ve Otobüs Çözümleri Başkanlığı görevini de yürüttü. Nisan 2022 itibarıyla MAN Türkiye A.Ş. İcra Kurulu Başkan Yardımcılığı görevini üstlenen Barbaros Oktay, 2023 yılından bu yana ise MAN Truck & Bus’ın global Otobüs Bölümü Başkanı olarak görev yapıyor.

Renault Trucks Ve Hugelshofer, Yoğun Operasyon Koşullarında Elektrikli Kamyonların Potansiyelini Ortaya Koyuyor Haber

Renault Trucks Ve Hugelshofer, Yoğun Operasyon Koşullarında Elektrikli Kamyonların Potansiyelini Ortaya Koyuyor

Hugelshofer Lojistik AG CEO’su Martin Lörtscher konuyla ilgili şu açıklamada bulunuyor: “Asıl kritik soru kamyonun maksimum menzili değil, taşımacılık operasyonlarına nasıl entegre edildiğidir. Rotalarımızı ve şarj stratejimizi uyarlayarak elektrikli kamyonlarımızın günlük çalışma süresini en üst seviyeye çıkarabiliyoruz. Böylece faaliyetlerimize mükemmel şekilde uyarlanmış gerçek endüstriyel varlığa dönüşüyorlar.” Elektrikli kamyon kullanımını en üst düzeye çıkmak için tasarlanmış bir lojistik sistemi Hugelshofer, 80’i elektrikli olmak üzere toplam 220 kamyondan oluşan bir filoya sahip bulunuyor. Şirkette görev yapan 150 sürücü, günlük operasyonlarında elektrikli ağır ticari araçları kullanıyor. Elektrikli kamyonların kullanım süresini en üst düzeye çıkarmak ve toplam sahip olma maliyetini (TCO) optimize etmek amacıyla Hugelshofer Lojistik, Renault Trucks E-Tech T araçlarını çift şoförlü olarak işletiyor. Sürücüler, zorunlu dinlenme molaları sırasında ara şarj işlemlerini gerçekleştirirken tam şarj işlemi gece boyunca depoda gerçekleştiriliyor. Bu yaklaşım sayesinde, nominal menzili 300 km olan her bir elektrikli kamyon, klasik bir operasyon gününde 600 km’nin üzerinde yol kat edebiliyor. Rekor bir günde ise İsviçreli operatörün filosundaki Renault Trucks E-Tech T araçlarından biri, 24 saat içinde 1.007 km yol yaptı. Bu performans, görev tanımı, operasyon alanı ve şarj stratejisi net bir şekilde belirlendiğinde yoğun kullanımın mümkün olduğunu gösteriyor. Aynı zamanda, batarya kapasitesinin doğru şekilde boyutlandırılmasının önemine dikkat çekiyor. Kullanım şekline bağlı olarak maksimum batarya kapasitesini seçmek her zaman gerekli olmayabilir. Batarya kapasitesi, yük taşıma kapasitesini ve verimliliği koruyacak şekilde uyarlanabilir. Bu nedenle Renault Trucks, operasyonel kısıtlamalarına ve gerçek ihtiyaçlarına göre en uygun konfigürasyonu belirlemek için müşterileriyle yakın iş birliği içinde çalışıyor. Performansı artıran şarj altyapısı Hugelshofer’in Renault Trucks E-Tech T araçlarının performansı, büyük ölçüde optimize edilmiş bir şarj altyapısına dayanıyor. Taşımacının Frauenfeld tesisinde, maksimum 480 kW güce sahip 30 hızlı şarj istasyonu bulunuyor ve bu altyapı sayesinde günde 100 kamyona kadar şarj gerçekleştirilebiliyor. Bu sistem, yıllık 1,2 milyon kWh elektrik üreten bir fotovoltaik (güneş enerjisi) sistem ile desteklenirken, üç adet trafo elektrik şebekesinin stabilitesini sağlıyor. Sonuç olarak, şarj işlemlerinin %95’i doğrudan depoda gerçekleştiriliyor. Böylece maliyet kontrolü, operasyonel güvenilirlik ve günlük operasyonların kesintisiz şekilde yürütülmesi mümkün oluyor. İsviçre, ağır ticari araç elektrifikasyonu için destekleyici bir ekosistem Hugelshofer Lojistik, elektrikli kamyonlarında, benzer dizel araçlara kıyasla yaklaşık %30 daha düşük işletme maliyeti elde ediyor. Bu sonuç, şirketin stratejik ve operasyonel tercihlerinin yanı sıra, ağır ticari araç elektrifikasyonunu destekleyen İsviçre mevzuatının da etkisiyle mümkün oluyor. İsviçre’de sıfır emisyonlu kamyonlar, LSVA yol kullanım ücreti kapsamında önemli avantajlardan faydalanarak, elektrikli araçları geleneksel içten yanmalı araçlarla ekonomik açıdan rekabet edebilir hale getiriyor. Ayrıca İsviçre Konfederasyonu, 2026–2030 yılları arasında ağır ticari araçlar için şarj altyapısının yaygınlaştırılmasına yönelik 20 milyon İsviçre Frangı tutarında bir yatırım programı açıkladı. Bu destekleyici yapı sayesinde İsviçre modeli, özellikle ağır ticari araçların elektrifikasyonu için son derece elverişli bir ortam sunuyor: 2025’in ilk 11 ayında, 16 ton üzeri araçlarda elektrifikasyon oranı %14,7 olarak kaydedildi. Bu oran, Avrupa ortalaması olan %1,9’un neredeyse sekiz katı seviyesinde bulunuyor. Renault Trucks için elektrikli mobilite, karayolu yük taşımacılığında dekarbonizasyon hedeflerine ulaşmanın temel araçlarından biri olarak konumlanıyor. İsviçre örneği, araçlar, altyapı, organizasyon ve kamu politikalarının birlikte ilerlemesi halinde elektrikli kamyonlara geçişin hızlanabileceğini gösteriyor. Bu nedenle Avrupa ülkelerinin, büyük ölçekli elektrifikasyon için gerekli koşulları oluşturmak adına bu modelden ilham alması büyük önem taşıyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.