Hava Durumu

#Satış

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Satış haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Satış haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz Otomotiv’de Üst Düzey Görev Değişikliği Haber

Mercedes-Benz Otomotiv’de Üst Düzey Görev Değişikliği

Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı olarak görev yapan Şükrü Bekdikhan, emekli olarak görevini 30 Haziran 2026’da Şenol Bayrak’a devrediyor. 1992 yılından bu yana Mercedes-Benz’in Türkiye operasyonundaki çeşitli görevleri başarıyla yürüten Şükrü Bekdikhan, pek çok global ve bölgesel gelişmelerin yaşandığı bir dönemde Türkiye’de Premium segmentte Mercedes-Benz’in liderlik yolculuğuna öncülük etti. Görev yaptığı dönemde Türkiye, elde ettiği pazar payıyla çok önemli bir Mercedes-Benz lokasyonu olarak dünya pazarları içerisinde yer aldı. Gerek elektrifikasyona dönüşüm ve gerekse Geleceğin Perakendesi, Acentelik modeliyle online ve fiziksel satış sistemlerinin harmanlandığı yeni satış sisteminin hayata geçirilmesinde liderlik rolünü başarıyla üstlenen Bekdikhan, yarattığı pozitif kurum kültürü, marka değerlerine olan güçlü bağlılığı ve perakende organizasyonunu da bütünleştiren güçlü takım çalışmasıyla Mercedes-Benz’in sektördeki gücünü ve etkisini artırarak sürdürdü. 1 Temmuz 2026 itibarıyla Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanlığı görevini devralacak olan Şenol Bayrak, Mercedes-Benz bünyesinde 20 yılı aşkın süredir görev yapmakta olup kariyerine 2004 yılında smart markasında başladı. Ürün ve Proje Yönetimi alanlarındaki çeşitli görevlerinden sonra 2013’te Pekin’e transfer oldu. Beijing Mercedes-Benz Sales & Service Co.’da Ürün Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev alan Bayrak, 2021’de Stuttgart’a dönerek EQS lansmanına destek verdi ve aynı yıl içinde Mercedes-Benz ABD’ye Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak atandı. Bu görevinde EQ satışlarının büyümesine liderlik ederek üst segmentte rekor satışlara ulaşılmasını sağladı ve Mercedes-Benz ABD satış ağının bayi grubu odaklı bir yapıya dönüşümünü gerçekleştirdi. 2024 yılının sonlarından bu yana, Stuttgart’taki Mercedes-Benz Genel Merkezinde Satış Operasyonları’nı yöneten Şenol Bayrak bugüne kadar farklı pazarlarda edindiği uluslararası deneyimi, sonuç odaklı yaklaşımı ve ekiplerle güçlü iş birliğine dayanan liderlik anlayışıyla yeni görevinde Mercedes-Benz Otomotiv’in stratejik hedeflerine katkı sağlamaya devam edecek.

MAN Truck & Bus’tan  Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım Haber

MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım

MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor. Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor. MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor. MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor. Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir” MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi: “Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.” “Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim” Baumann sözlerini şöyle sürdürdü: “Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.” Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor. Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor. Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor. Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor. Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor. Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.

Anadolu Isuzu Türkiye Midibüs İhracatında 22. Kez Lider Haber

Anadolu Isuzu Türkiye Midibüs İhracatında 22. Kez Lider

Anadolu Isuzu, uluslararası büyüme hedefleri doğrultusunda AB ülkeleri ve stratejik öneme sahip diğer bölgelerde yıl boyunca hayata geçirdiği etkin pazarlama ve satış faaliyetleriyle, marka gücünü pekiştirerek bir önceki yıla kıyasla satış adetlerinde %20’lik önemli bir artış kaydetti. Anadolu Isuzu, midibüs segmentindeki liderliğini sürdürerek ihracattaki başarısını taçlandırdı. Otomotiv Sanayii Derneği (OSD) verilerine göre marka, Türkiye midibüs ihracatında 22’nci kez liderliğe ulaşarak şampiyonluğunu yeniden teyit etti. Avrupa Pazarında Doğrudan Etkileşim ve Deneyim Fırsatları Anadolu Isuzu, 2025 yılı boyunca Avrupa’daki mevcut ve potansiyel müşterileriyle doğrudan etkileşimi güçlendirmek amacıyla kapsamlı demo turları, uluslararası fuarlar ve çeşitli sektör etkinlikleri gerçekleştirdi. Ayrıca güçlü işbirlikleri ve geniş distribütör ağı sayesinde markanın ürünleri ve hizmetleri, Avrupa pazarında etkili ve sürdürülebilir bir şekilde tanıtıldı. Farklı ülkelerde düzenlenen demo turlarında katılımcılar, Anadolu Isuzu’nun yenilikçi ve yüksek standartlara sahip araçlarını gerçek kullanım koşullarında birebir deneyimleme fırsatı buldu. Bu etkinlikler sayesinde kalite, konfor ve ileri teknoloji unsurları doğrudan gözlemlenirken, marka ile müşteriler arasında güçlü ve sürdürülebilir bir bağ oluştu. Böylece Anadolu Isuzu’nun Avrupa pazarlarındaki bilinirliği, güven algısı ve marka değeri daha da pekiştirildi. “Geniş bir coğrafyada, pazarların ihtiyaçlarına uygun ürün ve çözümler sunuyoruz” Anadolu Isuzu, 42 yıllık köklü geçmişinden gelen tecrübeyle, bugün 40’tan fazla ülkeye ihracat gerçekleştiriyor. Orta Asya’da aktif bir oyuncu olarak konumlanan Anadolu Isuzu, Özbekistan’ın köklü ticari araç üreticilerinden SamAuto’yu satın alarak uluslararası pazarlardaki iddiasını büyüttü.

Ford Otosan’dan Finansal Entegrasyon Hamlesi: Koçfinans Satın Alımıyla Otomotiv Değer Zincirinde Yeni Dönem Haber

Ford Otosan’dan Finansal Entegrasyon Hamlesi: Koçfinans Satın Alımıyla Otomotiv Değer Zincirinde Yeni Dönem

Bu stratejik yatırım ile Ford Otosan; finansman yetkinliğini kendi organizasyonu içinde konumlandırarak araç satışından satış sonrası hizmetlere, ikinci el ticaretinden sigorta çözümlerine kadar uzanan otomotiv değer zincirini daha da güçlendirmeyi ve daha entegre bir mobilite ekosistemi oluşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda Ford Otosan, Koçfinans’ın Koç Holding (%50), Arçelik (%47) ve diğer Koç Topluluğu şirketlerine (%3) ait hisselerini, kapanış düzeltmelerine bağlı olarak yaklaşık 137 milyon ABD doları bedelle devralacak. Ford Otosan satış finansmanında entegrasyonu güçlendiriyor Koçfinans uzun yıllardır Türkiye’de Ford Otosan’ın perakende finansman partneri olarak faaliyet gösteriyor ve finansman çözümleriyle araç satışlarını destekleyen önemli bir rol üstleniyor. Finansman sektöründeki öncü konumu, güçlü teknolojik altyapısı, 50 milyar TL’yi aşan bilanço büyüklüğüyle Koçfinans artık Ford Otosan bünyesine katılıyor. Şirketin müşteri odaklı yaklaşımı ile dijital ve veri odaklı yetkinliklerinin Ford Otosan ekosistemine entegre edilerek müşteri deneyiminin daha da ileri taşınması hedefleniyor. Koçfinans’ın Ford Otosan bünyesine katılmasıyla birlikte, müşterilerin ihtiyaçlarına daha esnek finansman çözümleri sunulacak; araç satın alma süreçleri daha entegre bir yapıya kavuşacak ve mobilite hizmetlerine daha kolay erişim sağlanacak. Bu adımın, araç satın alma sürecinden finansman ve sigorta çözümlerine kadar uzanan uçtan uca mobilite deneyimini daha da güçlendirmesi bekleniyor. Güven Özyurt: “Mobilite artık araçtan finansmana uzanan bir ekosistem” Ford Otosan Genel Müdürü Güven Özyurt, konuya ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Ford Otosan olarak müşterilerimize sunduğumuz deneyimi yalnızca araç üretimiyle sınırlı görmüyoruz. Mobilite artık araçtan finansmana ve satış sonrası hizmetlere uzanan bütüncül bir ekosistem. Koçfinans’ın bünyemize katılması, müşterilerimize daha güçlü ve entegre finansman çözümleri sunmamızı sağlayacak. Bu yatırım aynı zamanda binek, ticari araç ve kamyon işimizdeki büyümeyi destekleyecek önemli bir adım olacak.” Gül Ertuğ: “Değer zincirinde daha fazla katma değer yaratacağız”, Ford Otosan Mali İşler Lideri (CFO) Gül Ertuğ ise satın almaya ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Koçfinans’ın Ford Otosan bünyesine katılması, satış finansmanı alanındaki güçlü iş birliğimizi daha entegre bir yapıya taşıyor. Bu yatırım sayesinde otomotiv değer zincirinde daha fazla katma değer yaratmayı ve müşterilerimize daha esnek finansman çözümleri sunmayı hedefliyoruz. Güçlü bilanço yapımız ve disiplinli finansal yaklaşımımızla bu satın almanın şirketimizin sürdürülebilir büyüme stratejisine önemli katkı sağlayacağına inanıyoruz.” Yeşim Pınar Kitapçı: “Finansal teknolojilerdeki uzmanlığımızla mobilite dünyasının geleceğini şekillendirmekte Ford Otosan’a güç katmaya kararlıyız.”, Koçfinans Genel Müdürü Yeşim Pınar Kitapçı, Ford Otosan bünyesine stratejik bir iştirak olarak katılmalarının yaratacağı sinerjiyi şu sözlerle değerlendirdi: "Koçfinans olarak finansman sektöründe standartları belirleyen öncü kimliğimizi ve teknolojik yetkinliğimizi, bugün Ford Otosan’ın küresel vizyonuyla birleştiriyoruz. Ford Otosan ailesinin bir parçası olarak güçlü bağlarımızı bu pay devri ile yeni bir seviyeye taşımanın heyecanını yaşıyoruz. Sektördeki oyun kurucu ve vizyoner yapımızı, Ford Otosan değer zincirine entegre ederek; güçlü büyümemizi devam ettirmekte, finansal teknolojilerdeki uzmanlığımızla mobilite dünyasının geleceğini şekillendirmekte Ford Otosan’a güç katmaya kararlıyız." Yeni büyüme alanları ve iş fırsatları Koçfinans yalnızca Ford araçlarına değil, farklı otomotiv markalarına da finansman hizmeti sunuyor. Ford markası Koçfinans portföyünde önemli bir yer tutarken diğer otomotiv markalarına sağlanan finansmanlar da benzer şekilde portföyde bulunuyor. Satın alma sonrasında Koçfinans’ın bu çeşitlendirilmiş müşteri portföyünü koruyarak finansman faaliyetlerini sürdürmesi planlanıyor. Bu satın alma ile birlikte Ford Otosan’ın binek araçlardan hafif ve ağır ticari araçlara kadar uzanan ürün portföyü genelinde yeni büyüme fırsatlarının ortaya çıkması bekleniyor. Özellikle ikinci el araç; binek, ticari araç ve kamyon segmentlerinde finansman çözümlerinin genişletilmesi; Ford ve Ford Trucks markalarına erişimin kolaylaşmasına katkı sağlayarak Ford Otosan’ın büyüme stratejisinde önemli bir rol oynayacak.

Mercedes-Benz Türk’ten Temizsoy Turizm’e 3 Adet Mercedes-Benz Tourismo Otobüs Teslimatı Haber

Mercedes-Benz Türk’ten Temizsoy Turizm’e 3 Adet Mercedes-Benz Tourismo Otobüs Teslimatı

Türkiye ağır ticari araç endüstrisinin öncü şirketi Mercedes-Benz Türk, turizm taşımacılığı alanındaki güçlü iş ortaklarından Temizsoy Turizm’e 3 adet Tourismo 15 2+2 model otobüs teslimatı gerçekleştirdi. Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretilen araçlar düzenlenen törenle Temizsoy Turizm filosuna katıldı. Araçlar; yurtiçi ve yurtdışı turizm taşımacılığı faaliyetlerinde hizmet verecek. Mercedes-Benz Türk ile Temizsoy Turizm arasındaki iş ortaklığı 2009 yılında firmanın Mercedes-Benz Travego yatırımıyla başladı. Yıllar içinde güçlenerek devam eden iş ortaklığı kapsamında bugün Temizsoy Turizm’in filosunun tamamı Mercedes-Benz marka otobüsten oluşuyor. Teslim edilen Tourismo 15 2+2 otobüsler; gelişmiş güvenlik donanımları, yüksek yolcu konforu, yakıt verimliliği ve düşük işletme maliyetleriyle turizm taşımacılığı operasyonlarına güçlü katkılar sunuyor. Uzun soluklu iş ortaklığı güçlenerek devam ediyor Temizsoy Turizm Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Temizsoy şunları kaydetti: “1991 yılından bu yana taşımacılık sektöründe faaliyet gösteriyoruz. Yıllar içinde edindiğimiz tecrübeden de yola çıkarak sektördeki gelişmeleri yakından takip ediyoruz ve hizmet kalitemizi sürekli artırmayı hedefliyoruz. Turizm taşımacılığı alanında şehir içi ve şehirlerarası ulaşım hizmetleri sunuyor; misafirlerimize güvenli, konforlu ve kaliteli seyahat deneyimi yaşatmayı önceliğimiz olarak görüyoruz. Bugün teslim alacağımız otobüsler de bu önceliğimizin somut bir yansıması. Yolcularımızın ve kaptanlarımızın konforunu ve güvenliğini merkezine alan bir firma olarak Mercedes-Benz otobüsleriyle 17 yıldır yollardayız. Teslimatta emeği geçen Mercedes-Benz Türk ve Mercedes-Benz Kamyon Finansman’a teşekkür ediyorum.” Hassoy Otomotiv Otobüs Satış Müdürü Cenk Soydan ise “Hassoy Otomotiv olarak, Mercedes‑Benz Türk ile uzun yıllardır sürdürdüğümüz güçlü iş birliği kapsamında sektöre güven ve kalite odaklı teslimatlar gerçekleştirmeye devam ediyoruz. Turizm taşımacılığı alanında faaliyet gösteren güçlü firmalardan Temizsoy Turizm’e 3 adet Mercedes-Benz Tourismo 15 2+2 teslim etmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Mercedes-Benz Tourismo modellerinin sunduğu ileri güvenlik donanımları, üstün konfor seviyesi ve verimlilik odaklı özellikleriyle Temizsoy Turizm’in operasyonlarına önemli katkılar sağlayacağına yürekten inanıyoruz. Bu değerli iş birliğinin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam edeceğini temenni ediyor, yeni araçlarının Temizsoy Turizm ailesine hayırlı olmasını diliyorum.” dedi Mercedes-Benz Türk Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu, teslimata ilişkin şunları söyledi: “Temizsoy Turizm ile 2009 yılına başlayan iş ortaklığımız yıllar içinde karşılıklı güven, memnuniyet ve sürdürülebilir iş ortaklığı anlayışıyla güçlenerek devam ediyor. Hoşdere Otobüs Fabrikamızda üretilen Tourismo araçlarımız; güvenlik, konfor ve yakıt verimliliği özellikleriyle turizm taşımacılığı için güçlü bir çözüm sunuyor. Bizler elbetteki otobüslerimizle ve marka olarak satıştan satış sonrasına kadar yarattığımız değer zincirimizle müşterilerimize katma değer sunmaya devam ediyoruz. Bu katma değer ile uzun soluklu iş ortaklıkları ortaya çıkıyor. Bu da bizleri gururlandırıyor. Yeni araç yatırımlarında bizlere tercih eden Temizsoy Turizm’e teşekkür ediyor ve otobüslerinin hayırlı olmasını diliyorum.”

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi Haber

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi

OTOBÜSÇÜLÜK, BENİM İÇİN “BABA MİRASI” 1983 Trabzon Of doğumluyum. Evliyim ve dört çocuk babasıyım. Bahçeşehir Üniversitesi İngilizce İşletme mezunuyum. Dört yaşındayken babamın işleri nedeniyle İstanbul’a taşındık. O dönem babam nakliye ve taşımacılık sektörünün içindeydi; aslında biz bu kültürün içinden gelen bir aileyiz. Bizde baba mesleği otobüsçülük. Babam uzun yıllar Ali Osman Ulusoy ile beraber Ulusoy bünyesinde ortak ve bireysel otobüsçülük yaptı. Çocukluğumdan bazı anılar hâlâ çok net. Otobüs direksiyonunun ortasında bir kapak olurdu; içinde şekerler saklanırdı. Babası otobüsçü olan herkes bilir… O kapağı açar, şekerleri alırdık. Küçük bir detay gibi görünür ama aslında bir kültürün parçasıdır. Sanıyorum o günlerden bize kalan en kıymetli miras; otobüse, yola ve bu mesleğe duyduğumuz yakınlıktır. Bu iş benim için sadece bir ticaret alanı değil; bir aidiyet, bir geçmiş ve bir hatıradır. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Üniversiteye Kocaeli Üniversitesi Turizm Bölümü’nde başladım; ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde İngilizce İşletme lisansımı tamamladım. Daha sonra yüksek lisans düşüncesiyle Amerika’ya gittim ancak ticaretin içine o kadar hızlı girdim ki akademik süreci başlatamadan üç yılın sonunda Türkiye’ye döndüm. Bir yandan da evlilik planım vardı. Orada kalıcı bir hayat kurmak istemedim. Ben her zaman kalabalık, çocuklu bir aile hayal ettim. Çocuklarımın kendi kültürümüzde büyümesini istedim. Bu nedenle Türkiye’ye dönmeyi tercih ettim. HER ZAMAN AİLEDEN BİRİYMİŞ GİBİ HİSSETTİM Yuva kurmak için Türkiye’ye döndükten sonra kurumsal firmalarla görüşmelere başladım. Aslında hikâye daha da özel bir anla başladı. Nişan törenime Ali Osman Ulusoy’un programı dolayısıyla kızı Hülya Ulusoy katıldı. İlk defa orada karşılaştık ve beni görüşmek için davet etti. Beraber Ali Osman Bey’le görüşmemiz hikâyenin başlangıcı oldu. O günlerde çok net bir duygu hissettim: Beni gerçekten aileden biri gibi kabul ettiler. Bu yaklaşım, aramızdaki sinerjiyi çok hızlı oluşturdu. Karşılıklı güven vardı; onlar bana inandı, ben de bu güveni boşa çıkarmamak için çalıştım. Başarının temelinde de bu karşılıklı uyumun olduğunu düşünüyorum. 2011 yılında bu yapının bir parçası oldum. O tarihten itibaren kendime 10 yıllık bir hedef koymuştum. Hassoy’daki yolculuğum satış danışmanı olarak başladı. Sonrasında satış müdürlüğü görevini üstlendim. Otobüs grubu zaten işin kalbi sayılabilecek, uzmanlık gerektiren bir alandı. Bugün geldiğim noktada ise genel müdürlük görevini yürütüyorum. Açık konuşmak gerekirse; otobüs satışından gelip genel müdürlük pozisyonuna yükselen çok fazla örnek yoktur. Türkiye’de bu anlamda iki isim sayabilirsiniz. 10 YIL BOYUNCA TİCARETİ SİZDEN ÖĞRENECEĞİM İşe başlarken hedeflerimi sorduğum da Ali Osman Bey’e çok net konuştum: “Gerekirse çantanızı taşıyacağım, gerekirse şoförlüğünüzü yapacağım. Ben 10 yıl boyunca sizden ticareti öğreneceğim. Sonra o koltukta oturacağım.” Benim için önemli olan, böyle bir ismin yanında mümkün olduğunca fazla vakit geçirmekti. Çünkü biliyordum ki ustalık temasla geçer. Gün boyu birlikte, çoğu zaman akşam geç saatlere kadar. Tabiri caizse 7/24 diyebileceğiniz bir çalışma düzeni vardı. Babamdan ve aile çevremden gelen bir zemin vardı ancak ben kendi yolumu çizmek istiyordum. Bu 10 yılı bir okul gibi görüyordum. Ticaretin inceliklerini, sektördeki dengeleri, iş kültürünü ve insan ilişkilerini öğrenmeyi istiyordum. Sadece kendi sorumluluk alanımla sınırlı kalmadım. Diğer şirketlerin süreçlerinde yer aldım, uluslararası temaslar yürüttüm, bürokrasiyle doğrudan temas ettim. Pek çok başlıkta görev aldım. Üstelik bunu zorunluluktan değil; öğrenme isteğinden ve gerçekten zevk aldığım için yaptım. Mesai harcadım, gözlemledim, not aldım, uyguladım. Kendimi yetiştirmek istedim. 1 Ekim 2014’te merhum Ali Osman Ulusoy’un vefatına kadar kendisiyle yakın çalışma fırsatı buldum; bana vizyon kazandırdı, farklı bakış açısını ve iş disiplinini öğretti. Vefatının ardından görevi, zaten birlikte çalıştığımız Hülya Ulusoy devraldı. O dönemde de aynı güven, aynı kararlılık ve aynı uyumla yolumuza devam ettik. 2017 yılının Ekim ayında genel müdürlük görevini devraldım. Hülya Ulusoy’un liderliğiyle; kızları Ahsen Aydın ve Gülşah Helva’nın yönetime dahil olması ve Hülya Hanım’ın oluşturduğu üst düzey yönetim kadrosunun uyumu sayesinde güçlü bir yönetim yapısı ortaya çıktı. O günden bu yana, aynı güven ortamı ve ortak vizyon doğrultusunda her geçen gün gücümüze güç katmaya devam ediyoruz. 2025 KONTROLLÜ GEÇTİ, 2026’NIN İKİNCİ YARISINA UMUTLUYUM 2025 yılı tek kelimeyle tanımlamak gerekirse “kontrollü” geçti. Yatırımcı tarafı daha temkinliydi. Açıkçası piyasanın daha rasyonel bir zemine oturduğunu düşünüyorum ne aşırı şişkin ne de panik havasında bir dönem yaşandı. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik dalgalanmalar, yüksek faiz ortamı ve finansmana erişim maliyetleri doğal olarak yatırımcıyı düşündürdü. Özellikle ticari araç tarafında finansman maliyetleri karar süreçlerini doğrudan etkiledi. Önceki yıllarda enflasyonist ortamda fiyat artışlarının hızlanması, “ihtiyacı olmasa da yatırım amacıyla alım yapan” bir müşteri profili oluşturmuştu. Küçük bir beklenti bile hızlı karar için yeterli olabiliyordu. 2025’te ise daha hesaplı, daha analiz eden bir müşteri yapısı gördük. Bu aslında sektör açısından sağlıklı bir normalleşmeydi. Dolayısıyla 2025’i bir “denge yılı”, 2026’yı ise doğru koşullar oluştuğunda yeniden ivmelenme yılı olarak görüyorum. OTOBÜS SADECE BİR ARAÇ DEĞİL, BİR MİRAS Mercedes-Benz Türk bayileri arasında otobüs satışının bizim için her zaman ayrı bir yeri vardır. Merhum Ali Osman Ulusoy’un otobüsçü geçmişi nedeniyle bu işin Hassoy’da kendine özgü bir ruhu bulunur. Hatta Ali Osman Bey’in vefatının ardından sektörde sıkça şu yorumlar yapılırdı: “Otobüs işi Hassoy’da zorlanır. O boşluk dolmaz. Satışlar eski seviyesine ulaşamaz.” Açık söylemek gerekirse, bu yaklaşım bizi geri çekmedi; tam tersine motive etti. Üzerimize bir sorumluluk ve misyon yükledi. Biz de o bayrağı daha ileri taşımak için ekip olarak kararlılıkla çalıştık. Bu süreçte Hülya Ulusoy’un desteği çok kıymetliydi. Her zaman arkamızda durdu ve bize olan inancını açıkça hissettirdi. Bu güven de başarının önemli yapı taşlarından biri oldu. Bugün sonuçlara baktığınızda; son 8 yıldır üst üste otobüs satışında Türkiye birincisiyiz. Tek lokasyonda pazar payımızı %20’nin üzerine çıkardık. Hem sıfır araç hem de ikinci el tarafında güçlü, sürdürülebilir ve istikrarlı bir performans ortaya koymaya devam ediyoruz. 2025 yılında elde ettiğimiz başarılar da bu istikrarın somut göstergesi oldu. 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Adedi Birincilik Ödülü 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Sistematiği Üçüncülük Ödülü 2025 Mercedes-Benz Lig Otobüs Şampiyonluğu 2025 Mercedes-Benz Lig Busstore Birincilik Ödülü Bu başarı bireysel değil; güçlü bir ekip ruhunun ve yıllara yayılan disiplinli çalışmanın sonucudur. Bu vesileyle satış müdürüm Cenk Soydan, satış danışmanlarımız Selçuk Köse ve Rahime Karnap başta olmak üzere, arka planda büyük emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum, bu başarı hepimizin. 2025 yılı otobüs sektörünün dinamikleri biraz daha farklı çalıştı. Bildiğiniz üzere ön ödemeli satış sistemi söz konusu. Şu an itibarıyla Temmuz–Ağustos dönemine kadar hedeflerimizin büyük kısmını satmış durumdayız. Bu da talebin tamamen devam ettiğini, mecburen zamana yayıldığını gösteriyor. İkinci el otobüs tarafında da oldukça güçlüyüz. Çünkü biz otobüs işini biliyoruz. Burada mütevazı davranmayacağım: Sezonun ne zaman hareketleneceğini sektörde birçok kişi öngörebilir; ancak o hareketi doğru zamanda, doğru stokla ve doğru fiyatlama stratejisiyle yönetmek ayrı bir uzmanlık gerektirir. Sıfır araç tarafında teslim süreleri 6–7 ayı bulurken, ikinci el pazarı sezonsal olarak çok daha hızlı reaksiyon verir. Biz de portföyümüzün genişliği ve sahadaki reflekslerimiz sayesinde bu geçişleri doğru yönetiyoruz. Normalde yatırımlar kasım–aralık döneminde yapılır ve yeni yıla hazırlık o şekilde tamamlanır. Ancak 2024’ün son iki ayı oldukça durağandı. Buna karşın 2025’in ocak, şubat ve mart aylarında ikinci elde ciddi bir ivme yakaladık. Stoklarımız hızlı şekilde eridi. Bu deneyimden yola çıkarak 2026’ya daha hazırlıklı girdik. Ancak geçtiğimiz yılki erken hareket bu sene şubat sonu itibarıyla kendini gösterdi. Öngörümüz, mart ayında hız kazanacağı ve bu temponun haziran ayına kadar devam edeceği yönünde. Ben 2026’nın özellikle ikinci yarısında daha pozitif bir tablo bekliyorum. Faizlerde olası bir geri çekilme, finansmana erişimin kolaylaşması ve turizm tarafındaki hareketlilik sektöre doğrudan yansıyacaktır. Ayrıca şehirlerarası taşımacılıkta yaşlanan araç parkı da önümüzdeki dönemde yenileme ihtiyacını artıracaktır. Bunun temel sebebi şu: Ekonomik anlamda piyasada bir miktar rahatlama olacağını düşünüyorum. Son iki–üç yıldır baskılanmış bir yapı söz konusu. Yüksek finansman maliyetleri, kontrollü kredi politikaları ve genel temkinli hava uzun süre devam etti. Ancak bu durumun kalıcı olması mümkün değil; piyasa doğası gereği bir denge arayışına girer. Önümüzdeki dönemde çeşitli ekonomik dinamiklerle bir gevşeme yaşanacağını öngörüyoruz. Kimileri bunu “seçim ekonomisi” perspektifiyle değerlendiriyor olabilir; ancak ben daha yapısal ve kaçınılmaz bir normalleşme süreci bekliyorum. Piyasa bir noktadan sonra yeniden yatırım refleksi üretir. Özellikle ticari araç tarafında ertelenmiş talep birikir ve doğru koşullar oluştuğunda hızlı şekilde devreye girer. Biz de ikinci yarıda bu birikmiş talebin sahaya yansıyacağını düşünüyoruz. 2025 KAMYON HEDEFİMİZ 206’YDI, 518 İLE KAPATTIK Kamyon grubunda 2025 yılını oldukça güçlü geçirdik. Yıla 206 adetlik bir hedefle başladık; yılı 518 adetle kapattık. Bu da yaklaşık %151 oranında hedef aşımı ve %251 hedef gerçekleştirme anlamına geliyor. Yatırımcı olarak pazarda talep vardı ancak fiyatlama tarafında dönem dönem zorlandığımız zamanlar oldu. Artan maliyetleri aynı esneklikle fiyatlara yansıtmak her zaman mümkün olmadı. Karlılık açısından sıkı bir yönetim gerektiren bir yıl oldu. Buna rağmen süreçleri doğru yöneten ve koşullardan en verimli şekilde faydalanan bayilerden biri olduk. 2025 yılı performansımız ödüllerle de taçlandı: 2025 Yılı Kamyon Satış Payını En Çok Artıran Bayi – Türkiye İkinciliği 2025 Yılı En Yüksek Kamyon Servis Sözleşmesi Penetrasyonu – Türkiye Birinciliği Bu sonuçlar sadece satış adedi değil; sürdürülebilir müşteri yönetimi ve satış sonrası bağlılığın da güçlü olduğunu gösteriyor. Tecrübeli bir ekimiz var. Satış müdürümüz Muharrem Eğrioğlu ve ekibini başarılarından ötürü tebrik ederim. Dengeli bir müşteri portföyüne sahibiz. Operasyonlarımızı temelde üç ana segmentte sınıflandırabiliriz: uluslararası nakliyat, inşaat ve kamu. En güçlü olduğumuz alanlardan biri kamu ve kamuya iş yapan müşteri portföyümüz. Özellikle kamu üst yapılı araçlarda ciddi bir uzmanlık ve referans birikimi oluşturduk. Bu alanda sadece satış yapmıyor; süreç, ihale dinamikleri ve teknik gereksinimler konusunda da derin bir tecrübeye sahibiz. Ancak kamu segmenti dönemsel olarak hareket eder. Bu nedenle doğru planlama, zamanlama ve müşteriyle kesintisiz iletişim kritik önemdedir. Süreci doğru okumak ve hazırlıklı olmak başarıyı belirleyen temel unsurdur. Elbette performansımızı yalnızca kamu segmentine bağlamak doğru olmaz. Kamu, uluslararası nakliyat ve inşaat segmentlerini dengeli şekilde yönetiyoruz. Bu çeşitlilik, dalgalı piyasa koşullarında risk dağılımı açısından bize önemli bir avantaj sağlıyor. Kısacası kamyon tarafında 2025 yılı; hacim, pazar payı ve servis sözleşmesi penetrasyonu açısından güçlü bir yıl oldu. Önümüzdeki dönemde de kontrollü, sürdürülebilir ve kârlı büyüme anlayışımızı koruyarak ilerlemeye devam edeceğiz. HAFİF TİCARİ ARAÇLARDA MESELE PAZAR DEĞİL, MAKASIN AÇILMASI Hafif ticari araçlar pazarında bölgesel olarak zorlandığımız bir dönemden geçiyoruz. Dışarıdan bakıldığında Trabzon ve Karadeniz turizmi hareketli görünse de sahada farklı dinamikler var. Araç parkımız yaşlı, fiyatlar ile gelir seviyesi arasındaki makas giderek açılıyor. Bu makası kapatmak kolay değil; işletmeler, dönüşüm kararlarını daha temkinli alıyor. Bunun yanında, bölgede büyük kurumsal şirket sayısı sınırlı olduğundan personel taşımacılığı da yaygın değil. Ayrıca nüfusa oranla okul ve öğrenci taşımacılığı da daha az gelişmiş durumda. Bu da büyük filo alımlarını doğal olarak kısıtlıyor ve hafif ticari araçlar pazarın potansiyelini daraltıyor. Rekabetin yüksek olduğu bu ortamda, ödeme kolaylıkları sunulsa bile işletmeler büyük yük altına girmekte tereddüt edebiliyor. Yine de tabloyu tamamen olumsuz okumak doğru olmaz. Kademeli bir dönüşüm var; eski araçlar yavaş yavaş yenileniyor. Biz de bu süreci müşterinin gerçekliğine uygun, sabırlı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yönetiyoruz. OTOMOBİL PAZAR PAYIMIZI HER GEÇEN YIL ARTTIRIYORUZ Otomobil satışında da önemli başarılara imza attık. 2021 ve 2022 yıllarında üst üste “Yılın En İyi Satış Bayisi” seçildik. 2023’te ise bu başarıyı kıl payı kaçırdık. Ancak bu da bize, her yıl aynı istikrarla çalışmanın ve her koşulda motivasyonumuzu korumanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Satış adetlerimiz neredeyse 400’lü rakamlara ulaştı ve bu büyüme sadece sayı değil, stratejik bir gelişimin de göstergesi. Hem adet olarak büyüyor hem de ekibimizi güçlendiriyoruz. Satış danışmanı sayımızı artırırken, ikinci el alanında da yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, yeni bir ikinci el satış müdürü pozisyonu oluşturduk ve ekip daha da güçlendi. Her geçen yıl, ikinci elde de ivmemizi artırıyoruz. Yani hem rakamlar hem de organizasyon yapımız, geleceğe daha hazırlıklı ve daha sağlam adımlarla ilerliyor. SATIŞ SONRASI HİZMETLERDE %50 BÜYÜME VE 6 FARKLI KATEGORİDE DERECE 2025 yılı, satış sonrası hizmetler açısından Hassoy için oldukça verimli bir dönem oldu. Özellikle ağır vasıta tarafında ciddi bir operasyonel yoğunluk yaşadık. Artık kapasitemizin neredeyse tamamına ulaşmış durumdayız. Burada konu araç sayısı değil; fiziksel alan. Teknik ekip gücünüz, bilgi birikiminiz ve iş disiplininiz ne kadar iyi olursa olsun, alan sınırlaması büyümenin doğal eşiğini belirliyor. Buna rağmen 2025 yılında hem operasyonel verimlilikte hem de ciro tarafında yaklaşık %50 oranında büyüme yakaladık. Araç çıkış sayımızdaki artış, ciromuza da paralel şekilde yansıdı. Bu performansımız, yıl içinde aldığımız ödüllerle de teyit edildi. 2025’te toplam 6 farklı kategoride derece elde ederek satış sonrası organizasyonumuzun gücünü ortaya koyduk: 2025 MB Lig Otobüs Satış Sonrası Hizmetler Türkiye İkinciliği 2025 SSH Otobüs Toplam Atölye Cirosu Üçüncülük Ödülü 2025 SSH Otobüs Kaporta Atölye Cirosu İkincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs SPS Ofansif Birincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs S24S Müşteri Memnuniyeti Birincilik Ödülü 2025 SSH Kamyon Yedek Parça Servis Derecesi Birincilik Ödülü Açık konuşmak gerekirse, birçok başlıkta güçlü bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Özellikle otobüs kaporta tarafında Türkiye’nin sayılı ve referans gösterilen bayilerinden biriyiz. Kaporta atölye cirosunda aldığımız derece tesadüf değil; yıllardır yaptığımız teknik altyapı yatırımlarının, ekip eğitimlerinin ve saha tecrübesinin karşılığı. Bizim için önemli olan hem kamyonda hem otobüste aynı güçle var olabilmek. Çoğu bayi tek bir segmentte derinleşir; biz ise iki ana ağır vasıta grubunda da güçlü bir servis yapısına sahibiz. Bu çift kulvarlı uzmanlık bizi pazarda ayrıştıran temel unsurlardan biri. Satış sonrası hizmetleri yalnızca ciro olarak okumuyoruz. Bu alan, müşteri bağlılığının ve marka güveninin inşa edildiği yerdir. Uzun vadeli başarı, burada kurulan disiplinli sistemle mümkün olur. TRABZON’DA YENİ TESİSİMİZLE GELECEĞİ PLANLIYORUZ Hassoy olarak önemli bir yatırım kararı aldık ve yeni bir lokasyona taşınmaya hazırlanıyoruz. Trabzon gibi düz ve geniş arsa bulmanın zor olduğu bir şehirde hem yol üzerinde hem ana güzergâh üzerinde hem de tek parça geniş bir alan bulmak gerçekten kolay olmadı. Uzun ve titiz bir sürecin ardından Çağlayan’da, Erzurum Yolu üzerinde yaklaşık 11 dönümlük bir arazi satın aldık. Bu alanda yaklaşık 4.000 m² kapalı alana sahip, geleceğe uygun ve kapasite artışına imkân tanıyacak bir tesis inşa edeceğiz. Aslında hedefimiz daha geniş bir yerleşim planıydı; çünkü ileriye dönük kapasite artışını bugünden kurgulamak istiyoruz. Ancak mevcut şehir planlama düzenlemeleri ve belediye prosedürleri doğrultusunda projeyi optimize ederek ilerliyoruz. Şu an üzerinde çalıştığımız konu, mevcut alan içinde maksimum verimliliği nasıl sağlayabileceğimiz. Mayıs ayı itibarıyla inşaata başlamayı planlıyoruz. Hedefimiz hızlı ilerlemek ve yaklaşık 10 aylık bir sürede projeyi tamamlayarak 2027 sezonunun ortasında yeni tesisimizde müşterilerimize hizmet vermek. Bu yatırım bizim için yalnızca metrekare büyütmek anlamına gelmiyor. Bu adım; uzun vadeli kapasite planlamasının, operasyonel verimliliğin ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun somut bir yansıması. YENİ LOKASYONDA EKİBİ %25 BÜYÜTECEĞİZ Yeni lokasyonumuzda personel sayımızı yaklaşık %25 artıracağız. Yani 120 ila 130 kişilik bir ekip olacağız. “Bu yeni personeli nasıl bulacaksınız?” diye sorabilirsiniz. Biz bunu sistemli ve planlı şekilde yapıyoruz. Anlaşmalı okullarla, genç yetenekleri erken aşamada keşfedip, düzenli eğitimle onları yetiştiriyoruz. Böylece hem ekibimizi büyütüyor hem de kalite standartlarımızı koruyoruz. Yani yeni tesisimizle sadece alan değil, insan kaynağı kapasitemizi de bilinçli şekilde genişletiyoruz. Tabii, bu durum bize önemli bir maliyet yüklüyor. Ciddi eğitim masraflarımız var. Fakat en önemli nokta, bu yatırımların karşılığını uzun vadede fazlasıyla almayı planlıyoruz. Sonuçta yetişmiş, güvenilir ve istikrarlı bir ekip, uzun vadede hem müşteri memnuniyeti hem de kurumsal başarıyı getirir. Yani biz bu ek maliyetleri, geleceğe yapılmış bir yatırım olarak görüyoruz. Bugün dönüp baktığımda; bu yolculuğun sadece rakamlardan, ödüllerden ya da büyüme oranlarından ibaret olmadığını görüyorum. Bu bir mirasın devamı, bir emeğin kurumsallaşması ve sahada öğrenilmiş tecrübenin sistem haline gelmesidir. Bizim için başarı; istikrarlı bir aile yapısı, güçlü bir ekip ruhu ve doğru zamanda alınan cesur kararların birleşimidir. Merhum Ali Osman Bey’in bize bıraktığı bir söz vardır. Aslında bütün bu yolculuğu tek cümlede özetler: “Hayat bir tecrübedir. Her tecrübe zarardır, her zarar sermayedir. Yine de hayat mücadeledir.” Biz de bu mücadeleyi, öğrendiklerimizi sermayeye dönüştürerek ve her gün üzerine koyarak sürdürüyoruz. Hassoy’da yolculuk devam ediyor… Daha güçlü, daha planlı ve daha emin adımlarla.

2025 Yıl Değerlendirmesi: Renault Trucks, Zorlu Pazarda Konumunu Güçlendirdi Haber

2025 Yıl Değerlendirmesi: Renault Trucks, Zorlu Pazarda Konumunu Güçlendirdi

Bölgelere Göre Avrupa: 48,362 araç (-4%[1]) Diğer uluslararası pazarlar: 6,649 araç (+3%1) Tonajlara göre Orta ve ağır segment araçlar: 36,842 araç (2024 ile aynı düzeyde gerçekleşti) Hafif ticari araçlar: 18,169 araç (-10%1) Elektrikli araçlar Toplam: 2,612 elektrikli araç Elektrikli orta ve ağır segment araçlar: 800 araç (-20%1) Elektrikli hafif ticari araçlar: 1,812 araç (+190%1) Avrupa’da güçlenen pazar payı Avrupa’da Renault Trucks, 16 ton ve üzeri segmentte (İsviçre, Norveç ve Birleşik Krallık dahil, AB30) pazar payını 0,3 puan artırarak %9,4’e yükseltti. Pazar payı, Avrupa ülkelerinin büyük çoğunluğunda artış gösterdi. Özellikle İrlanda (%14,6; +1,3 puan), İspanya (%14,1; +0,4 puan) ve Lüksemburg’da (%13,1; +7 puan) dikkat çeken büyüme kaydedilen ülkeler oldu. Bu olumlu tablo, büyük ölçekli siparişlerin etkisiyle desteklendi. Örneğin Macaristan’da Waberer’s’e teslim edilen 285 adet kamyon, ülkedeki pazar payını 1,8 puan artırarak %12,2’ye taşıdı. Diğer uluslararası pazarlar: istikrarlı büyüme alanları Renault Trucks, 2025 yılında 6.649 adet araç satışı ile diğer uluslararası pazarlardaki hacmini 2024’e kıyasla %3 oranında artırdı. Birleşik Arap Emirlikleri’nde rekor performans sergileyerek pazar payını %15’e yükseltti . Katar’da ise Doha şehrindeki atık toplama hizmetlerinin özelleştirilmesi kapsamında Lavajet’e 90 adet kamyon teslim edildi ve 7 yıllık bir servis sözleşmesi imzalandı. Renault Trucks, Türkiye’de ise %6,4 ile istikrarlı pazar payını koruyarak konumunu güçlendirdi. 2025 yılında Karınca Lojistik ve Hilal Trans’a yapılan 100’er adet Renault Trucks T 480 teslimatı, yılın dikkat çeken filo yatırımları arasında yer aldı. Afrika kıtasında büyüme ivmesi devam etti. Tunus’ta satış hacmi iki katına çıkarak pazar payı %22’ye yükseldi (+7 puan). Sahra Altı Afrika’da ise uygun finansman çözümleri ve özellikle madencilik operasyonlarına uygun ağır hizmet araçlarının dayanıklılığı sayesinde satışlar %25 arttı. İkinci el kamyonlar: araçların yaşam döngüsünü uzatma stratejisi Renault Trucks, 2025 yılında 6.588 adet ikinci el kamyon satışı gerçekleştirdi (2024: 7.127 adet araç). Bu düşüş, ağırlıklı olarak ikinci el araç arzındaki azalmadan kaynaklandı. Öte yandan Renault Trucks, kamyonların kullanım ömrünü uzatmaya yönelik çözümler geliştirmeye devam ediyor. Bu kapsamda Bourg-en-Bresse'deki İkinci El Kamyon Fabrikası yeniden kullanım merkezi ve Lyon’daki İkinci El Kamyon Tesisi’nde gerçekleştirilen yeniden kullanıma sunulma imkanlarından yararlanıyor. Elektromobilite: güçlü büyüme ve genişleyen ürün gamı Renault Trucks, 2025 yılında 2.612 adet elektrikli araç satışı ile 2024’e (1.628 adet) göre %60’lık bir büyüme kaydetti. Bu artışın temel nedeni, elektrikli hafif ticari araçlar oldu. Teslimatlar, 2024’te 625 adetten 2025’te 1.812 adede yükselerek neredeyse üç katına çıktı. Elektrikli hafif ticari araç siparişlerinde geçen yıl kaydedilen %48’lik artış, 2026’da da büyümenin süreceğine işaret ediyor. Avrupa elektrikli orta ve ağır vasıta segmentinde Renault Trucks’ın pazar payı %15 olarak gerçekleşti (2024: %24,2). Artan rekabete rağmen Renault Trucks’ın elektrifikasyon oranı %3,5 ile Avrupa ortalaması olan %2,2’nin üzerinde gerçekleşti. Renault Trucks, iç pazarda ise elektrikli orta ve ağır vasıta segmentinde %63 gibi son derece yüksek bir pazar payıyla liderliğini sürdürdü. Karayolu yük taşımacılığında elektrifikasyona öncelik veren Renault Trucks, bu doğrultuda yatırımlarını artırarak ürün gamını yeni elektrikli modeller ile genişletti. Aşağıdaki modeller 2026 yılında üretime girecek: Renault Trucks E-Tech D: Şehir içi dağıtım için ultra kompakt kamyonlar (12 ve 14 ton versiyonlar), Fransa Blainville-sur-Orne (Calvados) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 540: Bölgesel taşımacılık için tasarlanan model, Fransa Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 585: Yük taşıma kapasitesini optimize eden model, Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Renault Trucks E-Tech T 780: Uzun yol taşımacılığı için geliştirilen ve tek şarjla 600 km menzil sunan elektrikli kamyon, Bourg-en-Bresse (Ain) tesisinde üretilecek. Ayrıca Renault Trucks, 2027 yılında Flexis tarafından geliştirilen yeni nesil hafif ticari araçların satış ve ticari faaliyetlerini de üstlenecek. Renault Trucks CEO’su Antoine Duclaux, değerlendirmesinde; “Renault Trucks, güçlü büyüme yıllarının ardından normale dönen bir pazarda dayanıklılığını bir kez daha kanıtladı. Avrupa’daki konumumuzu korurken uluslararası büyümemizi sürdürüyor, özellikle elektrikli hafif ticari araçlar başta olmak üzere elektromobilite alanındaki atılımlarımızı hızlandırıyoruz. Hedefimiz, müşterilerimizin ekonomik performansını korurken taşımacılığı sürdürülebilir bir şekilde dönüştürmek,” açıklamasında bulundu.

Scania, İthal Çekici Pazarında 2025 Yılında da Lider Haber

Scania, İthal Çekici Pazarında 2025 Yılında da Lider

İthal çekici segmentinde liderliğimizi sürdürüyoruz. Scania Satış Müdürü Bayazıt Canbulat, 2025 yılı performansını ve 2026 hedeflerini şöyle değerlendirdi, “2025 yılı, bizim için başarılı geçti. Toplam 2 bin 613 adetlik satış ve yüzde 8,1 pazar payı ile genel pazarda 4. sırada yer alırken, ithal çekici segmentinde liderliğimizi sürdürdük. Bu başarıda ürünlerimizin düşük yakıt tüketimi, güçlü ikinci el değeri ve yüksek performansı kadar, müşterilerimize sunduğumuz bütüncül çözümler de belirleyici oldu” dedi. Canbulat "2026 yılında 16 ton ve üzeri pazarın 30.000 adet ve üzerinde gerçekleşmesini öngörüyoruz. Biz de Scania olarak ithal çekici segmentindeki liderliğimizi korumayı ve toplam pazardaki konumumuzu daha yukarı taşımayı hedefliyoruz. Uygun finansman çözümleri, yaygın servis ağımız ve dijital altyapımızla müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artırmaya devam edeceğiz” şeklinde açıkladı. Canbulat ayrıca, Dynamic modellerin daha zengin donanım seviyeleri ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle müşterilerle buluşmaya başladığını ifade etti. Tüm Scania çekicilerin bakım hediyeli olarak müşterilere sunulduğunu aktaran Canbulat, müşterilerimizin tercihlerinde satış sonrası hizmetler ve yedek parça süreçlerindeki yüksek memnuniyet seviyesinin çok etkili olduğunu aktardı. “Bakım kontratları marka bağlılığını güçlendiriyor” Servis ve Bakım Kontratları Müdürü Suna Türk Tuzcuoğlu “2025 yılı satış sonrası hizmetler alanında büyüme odaklı ve oldukça verimli geçti. 13.102 araç aktif bakım kontratı kapsamında yer alırken, Scania araç parkının yüzde 73’ü bakım anlaşmalı olarak hizmet aldı. 5 bin 200 adet bakım kontratı hayata geçirdik ve bir önceki yıla göre yenilenen kontratlarda yüzde 41’lik artış yakaladık. Bu büyümede özellikle kontrat süresi sona yaklaşan araçlara sunduğumuz ilave anlaşma imkânı bu büyümede önemli rol oynadı” dedi. Türk Tuzcuoğlu temel önceliklerinin müşterilerine kesintisiz hizmet sağlamak ve operasyonel sürekliliği güvence altına almak olduğunun altını çizdi. Sıfır araçlarla birlikte sunulan Plus bakım paketleri ve uzatılmış garanti seçenekleri, ilk günden itibaren kapsamlı güvence sağlarken; tüm araçlara 1 ile 4 yıl arası esnek bakım anlaşmaları ile operasyonel ihtiyaçlara çözüm sunuyor. Düzenli bakım ve yetkili servis geçmişi, Scania’nın güçlü ikinci el değerini destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Scania Bakım kontratları öngörülebilir maliyet yapısı, uzman teknisyen desteği ve orijinal parça güvencesinin müşterilere risk almadan operasyonlarının sürekliliğini güvence altına alma imkânını sunmaktadır. Servis Ağı Genişliyor Scania Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Onur Yereşer ise, 2025’in operasyonel yatırımların karşılığının alındığı bir yıl olduğunu belirterek şunları söyledi “Müşteri memnuniyeti sonuçlarımız bizi tatmin eden seviyelerde gerçekleşti. Servis gelirlerimiz ve araç girişlerimiz üst üste dördüncü yılda da artış gösterdi. 2025 yılında servislerimize 20.000’in üzerinde müşterimiz giriş yaptı. Bu müşterilerimize 80.000 adede yakın iş emri açıldı. Tüm Türkiye çapında yetkili servislerimizin kapasite kullanım oranları yüzde 80 seviyesine yaklaştı. Kocaeli Mertrucks ve Denizli Evci yetkili servislerinin faaliyete geçmesinin ardından bugün 20 yetkili servis noktası ile hizmet veriyoruz. 2026 yılında servis ağımızı daha da genişletmeyi planlıyoruz.” Yereşer, Scania yetkili servislerinin tüm regülasyonlara uyumlu ve yüksek kalite standartlarında hizmet sunacak şekilde yapılandırılmış, stratejik olarak konumlandırılmış merkezler olduğunu vurguladı. Ayrıca global ölçekteki bir araştırma firması tarafından gerçekleştirilen ağır ticari araç raporlarına göre de servis kalitesini tescillediğini belirtti. Ürün Portföyünde Stratejik Genişleme Scania Pazarlama Müdürü Ozan Akbal, 2025 yılında Doğuş Otomotiv’in çatısı altında bulunan bütün ağır ticari araç markalarıyla birlikte müşterilerinin tüm ihtiyaçlarına cevap verdiklerini belirterek, 2026 yılında da çoklu marka yapısıyla müşterilerine uçtan uca çözüm sunmaya devam edeceklerini ifade etti. Akbal, kamyon segmentinde ürün portföyünü genişleterek pazar payını artırmayı planladıklarını da ifade ederek “İnşaat segmentinde hazır beton, damper ve mobil vinç uygulamalarına yönelik, müşteri ve pazar beklentilerini karşılayan eksiksiz ve iddialı bir standart ürün portföyü oluşturduk. Özellikle inşaat, yol ve kamu kamyonlarındaki yeni ürün gamımızla müşteri beklentilerine fazlasıyla cevap vereceğiz. Orta vadede kamyon satışlarımızın toplam satışlar içindeki payını yüzde 20 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. Ozan Akbal, Scania sürdürülebilirlik vizyonunu ise şu sözlerle özetledi; “Sürdürülebilir taşımacılığı yalnızca ürün geliştirme perspektifiyle değil, yetkili satıcı ve servis yapılanmamızdan eğitim yatırımlarımıza kadar bütünsel olarak ele alıyoruz. Teknik insan kaynağını güçlendirmek amacıyla eğitim yatırımlarımız sürüyor. Konya’nın ardından 2025 yılında Bolu’da ikinci Scania Eğitim Sınıfı faaliyete geçti. 2025 yılında müşteri eğitimlerini de odağımıza alarak 127 farklı müşteriden yaklaşık 900 sürücüye Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimleri verildi. Program kapsamında araç verileri analiz edilerek sürüş alışkanlıklarının iyileştirilmesi, yakıt tasarrufu ve trafik güvenliğinin artırılması hedeflendi. Eğitim programlarımızı 2026 yılında daha da yaygınlaştırmayı arzuluyoruz” dedi. Scania, 2026 yılında güçlü ürün portföyü, sürdürülebilirlik yatırımları, dijital çözümleri ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla hem çekici hem de kamyon segmentinde büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.