Hava Durumu

#Seyahat

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Seyahat haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Seyahat haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kâmil Koç, 100. Kuruluş Yılını  UEFA Avrupa Ligi İstanbul Finali ile Taçlandırdı Haber

Kâmil Koç, 100. Kuruluş Yılını UEFA Avrupa Ligi İstanbul Finali ile Taçlandırdı

Türkiye’nin lider seyahat markası Kâmil Koç global ortağı Flix ile birlikte, 100. kuruluş yıl dönümünü, UEFA Avrupa Ligi’nin resmi küresel ortağı olarak dünya sahnesinde de kutladı. 20 Mayıs 2026’da Beşiktaş Tüpraş Stadyumu’nda oynanan Freiburg - Aston Villa finali öncesinde; markanın bir asırlık tecrübesi ile futbolun birleştirici gücü, UEFA’nın Taraftar Festivali'nde bir araya geldi. Açılışı 19 Mayıs Atatürk'ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı gibi anlamlı bir tarihe de denk gelen organizasyonda Kâmil Koç; festivaldeki renkli standı ile de bu küresel futbol coşkusunun önemli bir parçası oldu. 100. yıl coşkusunu binlerce futbolseverle paylaştı Final heyecanının merkezi olan Beşiktaş Meydanı’ndaki UEFA Taraftar Festivali’ne özel olarak hazırlanan standı ile Kâmil Koç, iki gün boyunca yaklaşık 5.000 futbolseveri ağırladı. ‘Sürdürülebilir seyahat’ temasıyla düzenlenen stantta taraftarlara özel hediyeler dağıtılırken, 100. yıla özel hazırlanan etkinlikler ve yarışmalar da büyük ilgi gördü. UEFA ile yapılan iş birliği kapsamında Kâmil Koç, bu tarihi finali yerinde izlemek isteyen taraftarları da unutmadı. Stanttaki etkinliklere katılanlar arasından belirlenen 3 şanslı kişiye final maçı bileti hediye edilerek, bu eşsiz deneyimi tribünden yaşama fırsatı sağladı. Pascal Nouma, Kâmil Koç standında taraftarlarla buluştu Türk Futbolunun ikonik ismi Pascal Nouma’nın, oğlu Noah ile birlikte Kamil Koç standını ziyareti de renkli anlara sahne oldu. Nouma, 100. yılını kutlayan Kâmil Koç’un standında, hayranlarına imza dağıtıp bol bol fotoğraf çektirdi. Stantta yer alan tüm oyunları tek tek deneyimleyerek eğlenceli dakikalar geçiren Nouma etkinlik sahnesinde kendisi ile yapılan söyleşide ise şunları söyledi: “Kâmil Koç ve Flix birlikteliğini çok anlamlı buluyorum; bir tarafta Avrupa'nın dört bir yanına insan taşıyan modern ve genç Flix, diğer tarafta ise Türkiye’nin 100 yıllık yol arkadaşı Kâmil Koç... İkisi birleşince ortaya muhteşem bir enerji çıkıyor. Futbol da zaten farklı kültürleri ve şehirleri aynı tutkuda buluşturmak değil mi? “Kâmil Koç ve Flix, sadece A noktasından B’ye götürmez, hikâyenin parçası yapar” Benim için yolculuk hayatın kendisi. Fransa'da başladım, İtalya ve ardından Türkiye... Her durakta yeni insanlar, yeni bir dil, yeni lezzetler tanıdım. Şunu söyleyebilirim ki; önemli olan varış noktası değil, yolda kimlerle yürüdüğün ve neler öğrendiğindir. Flix ve Kâmil Koç da insanlara tam bunu yaşatıyor; sadece A noktasından B noktasına götürmüyor, bir hikâyenin parçası yapıyor. İstanbul zaten bir final şehri; bu dev finalle dünyaya yeniden 'ben bir futbol şehriyim' diyor. Türk seyircisi futbolu kalbiyle seviyor, bu yüzden bu ülkeye aşığım ve hâlâ buradayım. Eğer genç bir Pascal olsaydım ve takım arkadaşlarımla Flix- Kâmil Koç otobüsünde finale gidiyor olsaydım, muhtemelen en gürültülü kişi ben olurdum! Müzik açar, herkesi şarkı söylemeye zorlardım. Takım ruhu otobüste doğar; çünkü otobüste birbirinize bakar, sohbet eder, kahkahalar atarsınız. Dolayısıyla Flix ve Kâmil Koç sadece koltuk satmıyor, anı yaşatıyor. Yol uzun olabilir ama doğru yol arkadaşıyla her yer yakındır.” Renkli geçen ve büyük bir ilgi gören UEFA Taraftar Festivali’nde, eski ünlü futbolcu Fernando Lorente de Kâmil Koç standını ziyaret edenler arasındaydı. İspanyol futbol yıldızı da Kâmil Koç standındaki eğlenceli oyunları da tek tek deneyimledi. Langırt oynayan, topla gözü kapalı şov yapan, minyatür Kâmil Koç otobüsü ile gol atan Fernando Lorente, Kâmil Koç simülasyonu ile de Türkiye’de otobüs kullandı. Jan Özlem Sarıgül Işık: “100 yıllık gurur, dünya sahnesinde” Kâmil Koç Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Jan Özlem Sarıgül Işık, organizasyona dair yaptığı açıklamada şunları söyledi: "1926’da başlayan yolculuğumuzun 100. yılını, UEFA Avrupa Ligi Finali gibi küresel bir organizasyonun paydaşı olarak İstanbul’da kutlamak bizim için tarifsiz bir gurur. Bugün burada sadece bir sponsor olarak değil, bir asırdır bu toprakların insanını birbirine kavuşturan bir marka olarak yer alıyoruz. Pascal Nouma gibi isimlerin enerjisi, yol arkadaşlarımız ve binlerce futbolseverin coşkusuyla 100. yılımıza yakışır bir final yaşıyoruz. Üç yıl boyunca UEFA’nın küresel ilgi çeken bu organizasyonunun resmi ortağı olacağız. Türkiye’nin en çok tercih edilen seyahat markası olarak, yeni yüzyılımızda da hem yollarda hem de sporun dev sahnelerinde Türkiye’yi temsil etmeye devam edeceğiz.”

Türkiye, Kâmil Koç İle Kilometre Ve  İş Hacminde Flix’in En Yoğun Pazarı Oldu Haber

Türkiye, Kâmil Koç İle Kilometre Ve İş Hacminde Flix’in En Yoğun Pazarı Oldu

Türkiye’nin lider seyahat firması Kâmil Koç’un global iş ortağı Flix, çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanındaki performansını detaylandıran dördüncü yıllık raporunu yayımladı. Dünyanın önde gelen seyahat teknolojisi şirketi Flix’in hazırladığı rapor, Türkiye operasyonlarının küresel sürdürülebilirlik hedeflerine sağladığı önemli katkıyı da verilerle ortaya koydu. Türkiye, 222 milyon km ve 4,28 milyar yolcu-km ile ilk sırada yer aldı Raporda göre; Kâmil Koç tarafından yürütülen Türkiye operasyonu, 40 ülkeyi kapsayan küresel Flix ağındaki en kritik pazarlardan biri olarak öne çıktı. Yıllık bazda 222 milyon kilometre ve 4,28 milyar yolcu/kilometrelik ulaşım hacmiyle Türkiye, Flix’in küresel ölçekte en yüksek yolcu hareketliliğinin gerçekleştiği ülkelerden biri oldu. Türkiye’deki yolcuların Kâmil Koç’u tercih etmesi sayesinde yaklaşık 149 bin tonun üzerinde CO2 salımı da engellenerek, sürdürülebilir geleceğe önemli bir katkı sağlandı. Küresel ölçekte 1,5 milyon ton CO2 tasarrufu Flix, 2025 yılı itibarıyla dünya genelinde 40’tan fazla ülkede 8.700’den fazla varış noktasına ulaşarak mobiliteyi herkes için erişilebilir hale getirmeye devam etti. Raporun öne çıkan küresel verilerine göre, yolcuların bireysel araçlar yerine Flix’i tercih etmesi sayesinde dünya genelinde toplam 1,5 milyon tonun üzerinde CO2 salımı engellendi. “100 yıllık tecrübe ile sürdürülebilir gelecek için çalışıyoruz” Kâmil Koç Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Jan Özlem Sarıgül Işık, raporun sürdürülebilirlik yolculuğundaki ilerlemelerini net bir şekilde ortaya koyduğunu belirterek şunları söyledi: “Türkiye, Flix’in küresel stratejisinin merkezinde yer alan; dinamizmi ve yüksek potansiyeliyle fark yaratan büyük ve önemli bir pazar. 100 yıldır insanımızın yol arkadaşı olan Kâmil Koç olarak, Türkiye’nin dört bir yanını birbirine bağlarken bu güçlü mirası sürdürülebilir bir gelecekle buluşturmanın gururunu yaşıyoruz. ESG hedeflerimizi, iş modelimizin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Elde ettiğimiz bu sonuçları da sürdürülebilirlik yolculuğumuzdaki kararlılığımızın somut bir göstergesi olarak görüyoruz. Flix’in hazırladığı bu rapor, hem operasyonel gücümüzü hem de sağladığımız karbon tasarrufunu net bir şekilde ortaya koyuyor. Bu başarıyı, bu topraklardan doğmuş bir marka olarak ülkemizin doğasına ve gelecek nesillere duyduğumuz sorumluluğun bir yansıması olarak değerlendiriyoruz. 100 yıldır olduğu gibi, bundan sonra da herkes için erişilebilir, konforlu ve çevre dostu bir seyahat deneyimi sunmaya devam edeceğiz.”

Kâmil Koç, 100. Yılında Kamu Çalışanlarına ve Meslek Gruplarına Özel "Teşekkür" Kampanyalarını Başlatıyor Haber

Kâmil Koç, 100. Yılında Kamu Çalışanlarına ve Meslek Gruplarına Özel "Teşekkür" Kampanyalarını Başlatıyor

Türkiye karayolu taşımacılığının lider ve öncü markası Kâmil Koç, 100. kuruluş yılına ulaşmanın gururunu toplumsal faydayı önceleyen projelerle taçlandırıyor. “100 Yıldır Yol Arkadaşınız” mottosuyla asırlık mirasını global iş ortağı Flix’in vizyonuyla birleştiren marka, bu anlamlı yılı geniş kapsamlı bir “Vefa ve Teşekkür” hareketine dönüştürüyor. Yolumuzu Aydınlatan Öğretmenlere %20 İndirim Kâmil Koç, çalışanlara yönelik yıl boyu sürecek olan özel indirim projelerinin ilk adımını ise geleceğimizi inşa eden öğretmenler için attı. “Yolumuzu Aydınlatan Öğretmenlerimize Bir Teşekkür de Bizden” sloganıyla hayata geçirilen kampanya ile öğretmenlere özel, 20 Mayıs tarihine kadar dijital kanallar üzerinden yapılacak bilet alımlarında %20’ye varan indirim sunuyor. Öğretmenler, Kâmil Koç Mobil Uygulaması ve www.flixbus.com.tr üzerinden bilet satın alırken OGRT9Z kodunu kullanarak kampanyadan faydalanabiliyor. Türkiye genelinde tüm hatlarda geçerli olan uygulama, öğretmenlere daha kaliteli, konforlu ve erişilebilir bir seyahat deneyimi sunmayı amaçlıyor. "Teşekkür zinciri" devam edecek Öğretmenlerle başlayan bu özel proje, 100. yıl iletişim stratejisinin ilk adımını oluşturuyor. Söz konusu yaklaşım yalnızca bir kampanya serisi değil; Kâmil Koç’un bir asırlık yol arkadaşlığı kültürünü farklı toplumsal gruplara teşekkür ederek güçlendirme vizyonunun da önemli bir yansıması olarak öne çıkıyor. Kâmil Koç, 100. yıl coşkusunu toplumun tüm kesimlerine yayma hedefi doğrultusunda önümüzdeki dönemde askerler ve polisler, sağlık çalışanları ve kamu personeli gibi farklı gruplara özel indirim uygulamalarını hayata geçirmeyi planlıyor. “100 yıllık yolculuğumuzda en değerli güç, yol arkadaşlarımızdır” Kâmil Koç Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Jan Özlem Sarıgül Işık, 100. yıl vizyonunu yeni kampanyalarla taçlandırmaya devam ettiklerini belirterek şunları söyledi: “1926 yılında Cumhuriyetimizin ilk adımlarıyla başlayan yolculuğumuzda bugün 100 yıllık köklü bir çınara dönüşmenin gururunu yaşıyoruz. Bu asırlık hikâye, halkımızın bize duyduğu güvenle yazıldı. Biz de 100. yılımızda bu güveni yalnızca sözle değil, somut adımlarla karşılamak istiyoruz. Bu kapsamda, tüm yolcularımıza sunduğumuz avantajların yanı sıra kamu çalışanlarımıza ve meslek gruplarına özel vefa kampanyaları kurguluyoruz. İlk adımı da öğretmenlerimizle attık. Güçlü Türkiye yolunda büyük bir özveriyle çalışan öğretmenlerimiz yalnızca çocuklarımızı yetiştirmiyorlar, onlar aynı zamanda geleceğimizi şekillendiriyorlar. Öğretmen kampanyamızın peşi sıra yıl boyunca farklı gruplara yönelik yeni kampanyalarla bu yaklaşımı sürdüreceğiz. Amacımız, 100. yılımızı yalnızca bir kutlama değil, aynı zamanda bir ‘teşekkür yılı’ olarak yol arkadaşlarımızla birlikte yaşamak. Şimdiye kadar olduğu bundan sonra da onların en güvenilir yol arkadaşı olmaya devam edeceğiz.”

Mazot Ateşi Taşımacılık Sektörünü Alarma Geçirdi Haber

Mazot Ateşi Taşımacılık Sektörünü Alarma Geçirdi

HÜRMÜZ BOĞAZI VE MAZOT FİYATLARI SAHADAKİ BELİRSİZLİK FIRTINASININ ETKİSİNİ ARTIRIYOR Bugün sahada yaşanan tabloyu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse gerçekten bir “belirsizlik fırtınası” içindeyiz. Küresel ölçekte herhangi bir risk ortaya çıktığında bunun etkisini ilk hissettiğimiz yer doğrudan pompa fiyatları oluyor. Jeopolitik gerilimler arttığı anda akaryakıt fiyatları da anında tepki veriyor. Şu anki tabloya baktığımızda maalesef yön aşağı değil, yukarı. Kısa vadede ciddi bir gevşeme olacağına da pek ihtimal vermiyorum. Orta Doğu’daki gerilim uzun süredir devam ediyor ve görünen o ki İran, İsrail ve ABD hattındaki bu kriz kısa sürede sona erecek gibi durmuyor. Eğer Brent petrol fiyatı 150–200 dolar bandına doğru tırmanırsa açık konuşmak gerekirse dünya ekonomisinin bunu kaldırması çok zor olur. Böyle bir senaryo sadece bizim ülkemizi değil, tüm dünyayı etkiler çünkü bugün hayatımızdaki neredeyse her şey lojistikle taşınıyor. Dolayısıyla petrol fiyatındaki sert yükseliş sadece yakıtı değil, zincirleme bir şekilde tüm ürünlerin maliyetini artırır. Eğer biz bu maliyetleri yüksek fiyatlarla almak zorunda kalırsak enflasyon da buna paralel şekilde hızla yükselir. Yani mesele sadece taşımacılık sektörü değil; bu doğrudan ekonominin tamamını etkileyen bir domino etkisi yaratır. TÜRKİYE KRİZLERİ AVRUPA’YA GÖRE DAHA SERT HİSSEDİYOR Türkiye’nin bu tür krizleri Avrupa’ya kıyasla daha sert hissetmesinin çok net bir nedeni var. Biz yalnızca petrol fiyatındaki artıştan etkilenmiyoruz, aynı zamanda döviz kuru da sürekli hareket halinde. Yani sektör olarak iki ayrı maliyet baskısı altında kalıyoruz. Bir tarafta petrol fiyatı yükseliyor, diğer tarafta döviz kuru yerinde durmuyor. Bu durum işletmelerin maliyetlerini katlayarak artırıyor. Avrupa’daki birçok ülkede enerji maliyeti artıyor olabilir ama para birimleri daha stabil olduğu için bu etki daha sınırlı kalıyor. Türkiye’de ise enerji maliyeti artarken aynı anda kur farkı da eklenince ortaya çok daha ağır bir tablo çıkıyor. Enerjide dışa bağımlı bir ülke olmamız da bu kırılganlığı doğal olarak artırıyor. Dolayısıyla küresel ölçekte yaşanan her enerji krizi Türkiye’de çok daha güçlü bir şekilde hissediliyor. VATANDAŞ SEYAHATİ AZALTTI, DOLULUK ORANLARINI YAKALAMAK ZORLAŞTI Vatandaşın alım gücündeki düşüşü biz sahada çok net görüyoruz. Eskiden bayram, tatil ya da özel gün beklemeden dolan otobüsler artık eski doluluk oranlarına ulaşmakta zorlanıyor. Bugün firmalar seferlerini doldurabilmek için ciddi bir çaba sarf etmek zorunda kalıyor. İnsanlar artık zorunlu olmadıkça seyahat etmiyor. Ekonomik şartlar ağırlaştıkça insanlar harcamalarını kısmaya başlıyor ve bu da doğrudan ulaşım sektörüne yansıyor. Sonuç olarak satış hacmimizde belirgin bir gerileme var. Yolcu sayısı azaldığında ise seferlerin maliyeti daha da ağırlaşıyor. Bu da sektörün üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. “ARAÇLAR ZARAR EDİYOR” SÖZÜ ABARTI DEĞİL, GERÇEK Bugün sektörde sıkça duyduğumuz “araçlar zarar ediyor” ifadesi kesinlikle bir abartı değil, yaşadığımız gerçeğin ta kendisi. Dışarıdan bakıldığında cirolar artıyor gibi görünebilir çünkü bilet fiyatları yükseliyor ancak işletme giderleri çok daha hızlı bir şekilde artıyor. Lastik fiyatları, bakım maliyetleri, personel giderleri, sigorta bedelleri ve diğer operasyonel giderler sürekli yükseliyor. Bu nedenle günün sonunda kasaya giren para artsa bile işletmenin gerçek kârı eriyor. Hatta çoğu zaman kâr yerine borçla karşı karşıya kalıyoruz. Bugün sektörün ana hedefi artık kâr etmek değil, ayakta kalabilmek. BİR OTOBÜSÜN MALİYETİNİN %50–60’INI YAKIT OLUŞTURUYOR Bugün bir otobüs işletmesinin en büyük gider kalemi tartışmasız yakıt. Ortalama bir hesap yaptığınızda bir otobüsün toplam işletme maliyetinin yaklaşık %50–60’ını doğrudan yakıt gideri oluşturuyor. Lastik, bakım, sigorta, personel gibi diğer tüm giderleri toplasanız bile çoğu zaman bir depo mazotun yarattığı maliyet kadar etkili olamıyor. Bu yüzden akaryakıt fiyatındaki her artış doğrudan sektörün belini büküyor. Yakıt fiyatları yükseldiğinde işletme maliyetleri bir anda sıçrıyor ve bu maliyetleri yönetmek giderek zorlaşıyor. MALİYET ARTIŞININ YARISINI BİLE BİLET FİYATINA YANSITAMIYORUZ Sektörde yaşanan en büyük sorunlardan biri de maliyet artışlarının bilet fiyatlarına aynı oranda yansıtılamaması. Eğer maliyetlerimiz 10 birim artıyorsa biz bunun ancak 4–5 birimini bilet fiyatına yansıtabiliyoruz çünkü yolcunun ödeme gücü belli bir noktadan sonra bunu kaldırmıyor. Fiyatları bir anda çok yükselttiğinizde yolcu sayısı daha da düşüyor. Dolayısıyla aradaki farkı çoğu zaman işletmeler kendi cebinden karşılamak zorunda kalıyor. Bu makas ne kadar açılırsa sektörün sürdürülebilirliği de o kadar zorlaşıyor. Açık konuşmak gerekirse bugün birçok firma için tekerin dönmesi bile başlı başına bir mücadele haline gelmiş durumda. TİCARİ AKARYAKITTA VERGİ DESTEĞİ ŞART Sektörün bu zorlu süreci atlatabilmesi için devlet desteği kaçınılmaz görünüyor. Özellikle ticari taşımacılık yapan işletmeler için akaryakıt üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi büyük önem taşıyor. En acil ve etkili çözüm, ticari akaryakıtta ÖTV indirimi ya da KDV iadesi gibi bir destek mekanizmasının hayata geçirilmesi olacaktır. Toplu taşıma ve lojistik sektörü üzerindeki vergi yükü hafifletilmeden fiyatların dengelenmesi ve sektörün rahatlaması maalesef mümkün görünmüyor. YENİ ARAÇ YATIRIMI BUGÜN TAM ANLAMIYLA BİR KUMAR Bugünün şartlarında yeni araç yatırımı yapmak gerçekten büyük bir risk taşıyor. Faiz oranları çok yüksek, araç fiyatları astronomik seviyelere çıkmış durumda ve yatırımın geri dönüş süresi giderek uzuyor. Bu nedenle birçok firma şu anda yeni araç almak yerine mevcut filosunu korumaya çalışıyor. Açık konuşmak gerekirse şu an yatırım yapmak yerine frene basmak ve mevcut yapıyı korumak çok daha mantıklı bir strateji gibi görünüyor. ÖNÜMÜZDEKİ 6 AY DAHA ZORLU GEÇEBİLİR Önümüzdeki döneme dair tabloyu gerçekçi bir şekilde değerlendirmek gerekirse sektör açısından çok kolay bir süreç bizi beklemiyor. Turizm sezonu belirli ölçüde bir hareketlilik sağlayabilir ve sektöre bir nebze nefes aldırabilir. Ancak maliyet artışları aynı hızla devam ederse bu geçici bir rahatlama olur. Bu nedenle önümüzdeki 6 ayda sektörün tamamen toparlanmasını beklemek pek gerçekçi değil. Daha çok maliyetleri kontrol etmeye çalışacağımız, kemerleri sıkmaya devam edeceğimiz bir dönem bizi bekliyor.

Kâmil Koç, 100. Yılını Dev Bir Kampanyayla Karşılıyor: 2026 Boyunca Her Ay 100 Şanslı Yolcuya Ücretsiz Bilet Haber

Kâmil Koç, 100. Yılını Dev Bir Kampanyayla Karşılıyor: 2026 Boyunca Her Ay 100 Şanslı Yolcuya Ücretsiz Bilet

Türkiye karayolu taşımacılığının lider ve öncü markası Kâmil Koç, 100. kuruluş yıl dönümünü yolcularına bir teşekkür niteliği taşıyan özel bir projeyle karşılıyor. Yüz yıldır müşteri memnuniyetine verdiği değer sayesinde Türkiye’nin en başarılı karayolu seyahat şirketi olan Kamil Koç 1926’dan bu yana seyahat sektöründe kesintisiz devam eden köklü mirasını, bugün global iş ortağı Flix ile uluslararası hizmet standartlarına taşıyor. Firma 100 yaşını yolcuları ile birlikte kutlamak amacıyla 2026 yılı boyunca her ay düzenlenecek çekilişlerle yol arkadaşlarını ücretsiz biletlerle buluşturuyor. Kâmil Koç, 100. yıl iletişim projeleri kapsamında hayata geçirdiği bu kampanyayı yıl boyunca her ay düzenli olarak gerçekleştirmeyi planlıyor. Kullanıcı dostu dijitalleşme vizyonunu ön plana çıkaran marka, bir önceki ay içerisinde mobil uygulaması veya web sitesi üzerinden bilet alan tüm yolcularını otomatik olarak çekiliş havuzuna dahil ediyor. Yıl içinde diledikleri zaman ve güzergahta kullanabilecekler 100 yıllık köklü tecrübesini modern teknoloji ile birleştiren Kamil Koç her ayın başında gerçekleştirileceği çekilişleri dijital kanallar üzerinden duyuracak. Buna ek olarak Kazanan talihlilere e posta ve sms bildirimleri ile bilgilendirme yapılacak. Çekilişle belirlenen her ayın 100 kazananı, 1.000 TL tutarına kadar olan ücretsiz bilet haklarını 2026 yılı sonuna kadar, diledikleri tarihte ve Kâmil Koç’un Türkiye genelindeki geniş hizmet ağında kullanabilecek. Kazanan yolcuların biletleme işlemleri için yapmaları gereken tek şey, Kâmil Koç müşteri temsilcileriyle iletişime geçerek seyahat planlarını paylaşmak olacak. “Kampanya, yol arkadaşlarımıza 100. yıl teşekkürümüz” Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, 100. yıla yeniliklerle başladıklarını belirterek, kampanyaya ilişkin şunları söyledi: “1926 yılında Cumhuriyetimizin ilk adımlarıyla başlayan yolculuğumuzda, bugün 100 yıllık köklü bir çınara dönüşmenin gururunu yaşıyoruz. Bizim için 2026 sadece bir takvim yılı değil; halkımızın güveniyle büyüyen bir başarı hikâyesinin de yeni yüzyılıdır. Kâmil Koç olarak, ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’ diyerek başladığımız bu özel yılı yolcularımızla birlikte kutlamak istedik. İlk günden bugüne markamıza duydukları güvenle bizleri hiçbir zaman yalnız bırakmayan, bizi ülkemizin en çok tercih edilen seyahat markası haline getiren tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür etmek amacıyla bu kampanyayı hayata geçirdik. Her ay hediye edeceğimiz 100 biletle bu güven bağını pekiştirmeyi; yol arkadaşlığımızı yeni hikâyelerle daha da büyütmeyi hedefliyoruz. 2025 yılında milyonlarca kişinin yol arkadaşı olabilmemizin nedeni her zaman güven ve konforu önceliklendiren anlayışımızdı. 100. yılımızda hizmet anlayışımızı geliştirirken yol arkadaşlarımızın gösterdiği bu teveccühe ücretsiz biletlerimizle teşekkür ederek, Kamil Koç’u birlikte daha güçlü bir geleceğe taşımayı amaçlıyoruz.” Bir asırlık güven, yeni yüzyıla taşınıyor Kâmil Koç’un, “100 Yıldır Yol Arkadaşınız” mottosuyla hayata geçirdiği bu kampanya, markanın nesilden nesile aktarılan güven anlayışını, yenilenen hizmet vizyonunu ve güçlü dijital altyapısını geleceğe taşıma hedefinin de ilk adımını oluşturuyor. Yıl boyunca hayata geçirilecek iletişim projeleri, kampanyalar ve özel uygulamalarla Kâmil Koç; geçmişten aldığı güçle yolcularıyla birlikte yeni bir yüzyıla ilerlemeyi hedefliyor.

Bu İşin Geleceği Artık Kalmadı Haber

Bu İşin Geleceği Artık Kalmadı

İNSANLAR ARTIK ESKİSİ GİBİ SEYAHAT EDEMİYOR Niğde doğumluyum. Bu sektöre çok küçük yaşlarda girdim. 14–15 yaşlarındayken Ankara Otogarı’nda işe başladım. Ankara garajında yaklaşık sekiz sene çalıştım, ardından askere gittim. Askerlikten sonra Bursa’ya geldim. Niğde, Ankara, Bursa üçgeninde büyüdük diyebilirim. Bursa’ya gelmemin sebebi burada köylülerimizin, çevremizin olmasıydı. Ayrıca iş imkânı da burada olduğu için Bursa’da yazıhane alarak bu işe devam ettik. Maşallah 32–33 senedir de Bursa’dayım, bu sektörün içindeyim. İnan ailesi olarak Türkiye genelinde yaklaşık 110–120 kişiye istihdam sağlıyoruz. Bu da ciddi bir katma değer demek ancak sektör genelinde işler hiç iyi gitmiyor. Son yıllar savaşlarla başladı, savaşlarla devam etti. Ekonomi kötü, enflasyon yüksek. Fiyat uygulamaları artık vatandaşı da zorluyor. İnsanlar haklı olarak seyahat edemiyor. UÇAKLA NASIL REKABET EDELİM… Eskiden işler iyiydi. Bu kadar araba yoktu, herkesin elinde araç yoktu. İş vardı. Şimdi filomuzda 16 tane aracımız var. Araçlarımız tek model değil, farklı modeller var. 2015 modelden başlayıp 2025 modele kadar uzanan bir filomuz var. Marka olarak ağırlığımız Mercedes-Benz otobüslerinde. Yaklaşık yüzde 90’ı Mercedes. Bunun sebebi de net: ustası var, parçası var, bakımı daha kolay ve daha uygun. Otobüsle uçak arasındaki fiyat makası bazı dönemlerde çok açılıyor. İşin yoğun olduğu zaman uçak beş kat pahalı oluyor, işin olmadığı zaman kafa kafaya geliyor. Bizim uçakla rekabet etme şansımız yok çünkü Saatlerce gittiğim yere uçak bir saatte ulaşıyor. NE DERNEKLER NE DE FEDERASYONLAR YETERİNCE GÜÇLÜ DEĞİL Sektörün ciddi bir sahipsizliği var. Dernekler, federasyonlar yeterince güçlü değil. Firma sahiplerinin bir araya gelmesi gerekiyor ama artık herkes son aşamaya gelmiş durumda. Şu an birçok firma bitme noktasında. Kimse bu şartlarda uzun süre ayakta kalamaz. Rekabet de bitti artık. Kimsenin ne fiyat kıracak gücü kaldı ne de havaya para atacak hali. Şu anda Ankara, İstanbul, Mersin, Bursa, Çanakkale ve Bandırma hatlarında çalışıyoruz. Batı Anadolu ağırlıklı bir çalışma düzenimiz var. Doluluk oranları ise artık eski anlamını yitirdi. Eskiden yaz sezonunda Mersin ve Niğde yolcusu çok olurdu. Şimdi araba başına 15–20 direkt yolcu bile bulmak zorlaştı. Direkt yolcu neredeyse kalmadı. ÖNÜMÜZÜ GÖREMEDİĞİMİZ BİR ORTAMDA YATIRIM YAPMAK MANTIKLI DEĞİL Otobüs yatırımı konusunda şu an çok temkinliyiz. Yeni araç almayı düşünmüyoruz çünkü sektörün nereye gittiğini göremiyoruz. Önümüzü göremediğimiz bir yerde yatırım yapmak istemiyoruz. Elimizdekiyle ayakta kalmaya çalışıyoruz. 2024 biraz daha iyiydi ama 2025 daha da kötü geçti. İş beklemediğimiz bir dönemde yeni yatırım yapmak bize mantıklı gelmiyor. Bugün bilet fiyatları hâlâ çok düşük. Milyonluk araçlar, yüksek otogar ücretleri, personel maliyetleri var ama bilet fiyatı artmıyor. Uçak yazın 8–9 bin liraya çıkıyor, biz aynı fiyata satamıyoruz. Rekabet etme gücümüz yok. Sezon dediğimiz şey de artık 45 günü geçmiyor. TÜM MALİYETLER BİZİM SIRTIMIZDA Personel maliyetleri çok ağır. Bir personelin toplam maliyeti neredeyse 60 bin lirayı buluyor. Üstelik personel bulmak da çok zor. Çalışanların hacizleri, cezaları, kaptanların yolda yaptığı ihlaller, hepsi dönüp dolaşıp bize yansıyor. Bunlarla uğraşmak için neredeyse iki personel sadece evrak ve ceza takibi yapıyor. Bu da ayrı bir maliyet. Otogar çıkış ücretleri, kiralar ve ortak giderler sürekli artıyor. Bursa çıkışı 975 lirayken 1.250 liraya çıktı. Otogarların verdiği hizmetle aldıkları paralar arasında ciddi bir dengesizlik var. Bu yük tamamen esnafın sırtına biniyor. YOLCUYA CEVAP VEREN, SORUNLARA ÇÖZÜM ÜRETEN YAZIHANEDİR! Yazıhane işletmeciliği tarafında da durum iç açıcı değil. Bugün hiçbir yazıhane gerçekten para kazanamıyor. İnsanlar yıllardır bu işi yaptığı için bırakamıyor. Başka bir iş yapma şansı da yok. Benim yaşım 59–60. Bundan sonra ne iş yapabilirim? Zaten bu yüzden çocuklarıma bu işi yaptırmak istemiyorum. Bu mesleğin geleceği kalmadı. Bu sektörün ayakta kalması için tek çözüm var: Yazıhaneci, firma sahibi ve internet bilet sistemi birlikte düşünülmeli. Yazıhanesiz olmaz, firması olmadan da olmaz. Herkesin pastadan adil bir pay alması gerekiyor. Yazıhaneci sadece bilet satan kişi değildir. Kaza olduğunda, arıza olduğunda, yolcu mağdur olduğunda sahada olan yazıhanecidir. Yolcuya cevap veren, çözüm üreten yine yazıhanedir. BU İŞİN NEREYE GİDECEĞİNİ KESTİREMİYORUM Bayramların kışa gelmesi biraz nefes aldırabilir. Ocak, şubat, mart bizim en zor dönemimiz. Bu dönemlerde birkaç gün bile hareket olması bizi rahatlatır. Üniversitelerin çoğalması da yolcu dağılımını bozdu. Eskiden birkaç okul için dolu otobüsler kalkardı, şimdi herkes dağılmış durumda. Açık konuşayım, ben seneye ne olacağını bilmiyorum. Nereye gideceğimizi bilmiyoruz. Ama bu şartlarla bu işin uzun süre devam etmesi çok zor.

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü Haber

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü

İlk Göz Ağrım Kâmil Koç Kasım 1994’te, Ankara'da doğdum.1999 yılında Bursa'ya taşındık. İlkokul, ortaokul ve üniversite eğitimimin tamamı Bursa'da geçti. Bursa'ya taşınma sebebimiz tayindi. Ailem memur olduğu için Ankara'dan Bursa'ya geldik. 1999 yılından beri Bursa'dayız ve tüm eğitim hayatım burada geçti. Daha önce farklı bir sektörde veya firmada çalışmadım. İlk iş yerim Kamil Koç oldu, ilk göz ağrım.2012 yılında Kâmil Koç'a girdim. Dedem de eski otobüsçüydü. Küçükken dedemin evine gittiğimde, evinin önünde hep bir Kâmil Koç otobüsü olurdu. Dedem de şehirler arası taşımacılık yapıyordu, Kâmil Koç'un sözleşmeli iş ortağıydı o zamanlar. Üniversite eğitimim sırasında Kamil Koç’ta çalışmaya başladım. O zaman da yolcu ilişkileri departmanında çalışıyordum. Sonrasında süreçlere hâkim oldukça yavaş yavaş yönetici pozisyonuna geçtim. Üniversitede farklı bir bölümde eğitim aldım ama o günün şartları beni yolcu ilişkileri departmanına yönlendirdi. Daha sonra gizli müşteri bölümüne geçtim. 1,5-2 yıl boyunca Kâmil Koç'ta gizli müşteri takım liderliği yaptım. Sonrasında raporlama yöneticisi, yolcu ilişkileri yöneticisi ve müdürü oldum. Şu an yolcu ilişkileri süreçlerinden sorumluyum. Artık Süreci Farklı Yönetiyoruz Benim başladığım Yolcu ilişkileri departmanında da temelde şu an yaptığımız işin aynısını yapıyorduk ancak süreç çok daha manueldi. Dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için müşteri deneyiminin kalitesini kendi maaşlı personellerimizin yaptığı gizli yolculuklar aracılığıyla ölçüyordu. Türkiye'nin her yerine çalışma arkadaşlarımızın seyahat etmelerini sağlayarak mümkün olan en fazla veriyi toplamaya çalışıyorduk. O dönemde dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için yolcularımızdan bu kadar hızlı ve fazla geri bildirim alamadığımız için bu yolla bir oto kontrol mekanizması geliştirmiştik. Fakat artık bu tip bir iş modeline ihtiyaç yok. Süreci dijital olarak çok daha hızlı ve tutarlı şekilde yönetebiliyoruz. O zamanlar maliyetliydi, yavaştı ve toplayabileceğimiz veri kısıtlıydı. Artık aylık 40 binden fazla müşteri geribildirimi topluyor ve analiz ediyoruz. Pandemiyle birlikte bu departmanı kapattık, buradaki yüksek bilgi birikimine sahip arkadaşlarımızı sahadan ofise çektik ve süreci yepyeni bir bakış açısıyla yeniden ele aldık. Şikayetleri Yolcudan Önce Tespit Ediyoruz Öncelikle yenilenen teknoloji ve toplayabildiğimiz büyük veri sayesinde artık oluşabilecek olumsuzlukları önceden tespit edip önlem alabiliyoruz. Sektördeki en kurumsal firmayız, yolcu deneyimini en iyi seviyeye getirmek için çeşitli departmanlarda uzman personeller ile destek hizmetler veriyoruz: kalite kontrol, operasyon merkezi, trafik kontrol, çağrı merkezi… Bunlara ek olarak yolcu ile birebir çalışan host ve hostes arkadaşlarımız da çok kapsamlı bir oryantasyon sürecinden geçerek işe başlıyorlar. Bu sürecin sonunda da her biri ile anlık iletişim kurarak yolculuktan önce ve yolculuk sırasında oluşabilecek olumsuz durumlara müdahale ediyor, başarılı performanslarını da takdir ediyoruz. Tabi siz ne kadar önlem alsanız da yolculuk dinamik bir süreç. Her an her şey olabiliyor. Bizim bu konudaki tavrımız hiçbir olumsuzluğun ikincisini yaşatmamak üzerine. Amacımız tabi ki tüm olumsuzlukları sıfırlamak. Ancak olurda yolcumuz bir olumsuzluk yaşarsa personelimiz bunu hemen tespit edip düzeltilmesi için gerekli adımları atar. Böylece aynı sorun tekrar yaşanmaz. Dijitalleşmeye Uyum Sağladık Yukarıda da bahsettiğim gibi süreçlerimizi ciddi oranda dijitalleştirdik fakat bu geçiş ne kadar büyük olsa da sancılı olmadı. Pandemi, tüm sektörlerde dijitalleşmeyi hızlandırdı. Biz de bu trende global ortağımız Flix'in teknolojik yapısından faydalanarak hemen uyum sağladık. Flix ile birlikte dijital hizmetlerimizi global standartlarında üzerine taşıdık. Örnek vermek gerekirse driver app, filo takip, rötar takip, kalite kontrol, yolcu geri bildirim analizi, iç süreçlerdeki geliştirmeler ilk aklıma gelenler. Dijitale geçişte kontrol mekanizmaları da değişti. Artık insana bağlı kontrol yok, her şeyi yazılım üzerinden takip ediyoruz. Yolcu bildirimlerini tüm platformlardan topluyoruz. Topladığımı geri bildirimler bizim için en önemli veri kaynağıydı ancak sınırlıydı. Şimdi ulaşılabilirliği artırdık, kanalları genişlettik: WhatsApp, online forum vb. platformlar, sosyal medya, çağrı merkezi, e-posta. Bu genişlikte veriyi oraya birilerini göndererek toplayamazsınız. Şimdi Kamil Koç otobüsünün olduğu her yerden bildirim alabiliyoruz. Milyonlarca yolcu taşıdığımız için, anlık ulaşılabilirlik sayesinde olumlu/olumsuz her şeyi aktarıyorlar. Yukarıda da dediğim gibi biz de bunları dikkate alıp her an gelişiyoruz. Yolcu Her Zaman Haklıdır Yolcunun beklentisi, A noktasından B noktasına güvenli, taahhüt edildiği şekilde ve zamanda, rahatça ulaşmaktır. Kamil Koç’ta olaya bütüncül yaklaşarak yolcunun seyahat etmeye karar verdiği andan gideceği yere ulaştığı ana kadar tüm süreçlerimizi yolcu memnuniyetine göre düzenleriz. Yolcu ne söylerse haklıdır, çünkü subjektiftir. Somut verilerle yolcunun söylediği birbirini tutmuyor mu bunun bir önemi yok yolcu ne diyorsa %100 doğrudur. Örneğin yolcu güzergahta 3 ikram bekliyorken bizim standardımız o güzergahta 2 ikram yapılmasıysa ve buna göre ikram yapılmışsa anında 3. bir ikram daha yaparız. Biz yolcuyla birebir temas noktasındayız. 100 yıldır tüm Türkiye’yi iyi günde kötü günde gideceği yere ulaştırıyoruz. Bu söylerken kolay ama düşünün; düğüne giden, çocuğunun torununun doğumuna giden, ilk kez üniversiteye giden, ya da cenazeye giden… Biz 100 yıldır tüm bu duygulara ortağız. Ve duygusal tarafı bu kadar çeşitli ve yoğun olan bir sektörde tabi ki yolcu %100 haklıdır. Onlar talep eder biz karşılarız… Tabi ki aksaklıklar olabilir olacak da ama Kamil Koç olarak biz 100 yıldır hizmetimizin arkasındayız. Yolcumuz da bunu takdir ediyor ve bizi tercih ediyor. Gelen Tüm Geri Bildirimleri İnceliyoruz Kamil Koç Müşteri İlişkileri Departmanı’nda bizim tüm süreçlerimiz hazır: Hangi durumda kim ne yapacak hepsi en ince ayrıntısına kadar belirlenmiş durumda. Bizde hiçbir talep boş geçilmez. Bununla ilgili bir süreç kurgumuz varsa anında işletmeye başlarız, diyelim ki öyle bir durumla ilk kez karşılaştık onu da öğrenerek hemen olası süreçlerimize dahil ederiz. Yolcu başvurarak bize talebini ilettiği ilk anda işleme başlarız. Genelde işlemin başlamasından itibaren maksimum 15 dakikada ilgili talebi karşılamış oluruz. Kategoriye göre zaman zaman tabi ki değişiklik gösteriyor ancak ortalama talep karşılama süremiz 10-15 dakika. Peki bu nasıl mümkün oluyor? 30 kişilik ekibimizle yolcularımıza 24 saat hizmet veriyoruz, otogarlardaki ofislerimizde yolcularımızla yüz yüze görüşme imkânımız oluyor. Bazı vakalarda bu şekilde yerinde müdahale etme şansımız da oluyor. Tüm bu geri bildirimlerin ışığında kendini sürekli geliştiren bir ekibiz. Bu sinerji de her şeye hazırlıklı olmamızı sağlıyor. Personellerimiz Adaptasyon Sorunu Yaşamıyor Personellerimiz işe başlama önce şirket içinde ve dışında yaptığımız eğitimleri alıyorlar. Buna ek olarak çok kapsamlı bir oryantasyon sürecine tabi oluyorlar. Yaklaşık 2-3 aylık bu süreçler tamamlandıktan sonra tamamen hazır olduklarına işe başlıyorlar. Biz de bu süreçte işlerini her zaman kolaylaştırıyoruz: Zaten yukarıda da söylediğim gibi bizim tüm süreçlerimiz hazır. İstanbul, Adana veya başka yerde olsa bile, onaylı dokümanlar, senaryolar ve bu senaryolar gerçekleştiğinde alınacak aksiyonlar aynı. Sadece heyecan ve ifade kısmını zamana bırakıyoruz. Büyün bunlar, Flix'in dijital alt yapısı ve kendi senaryo hazırlığımız sayesinde. Herkes neyle karşılaşacağını bilir, böylece adaptasyon sorunu olmaz. Yolcuların Bilinç Düzeyi Artmış Durumda Yolcularımız çoğu zaman kanalları düzgün kullanıyorlar. Halkın bilinç ve teknoloji kullanım seviyesi sürekli daha iyiye gidiyor. Süreçlerimiz 70 yaşındaki amca/teyze için de, 15 yaşındaki genç için de uygun. Her kesim için ulaşılabiliriz. Bu, geri bildirimleri artırıyor; olumlu yönleri geliştirip olumsuzları azaltıyoruz, yolcu deneyimini iyileştiriyoruz. Tek Amacımız Yolcunun Memnuniyetini Sağlamak Bölgeler, diğer departmanlar ve iş ortaklarıyla sürekli iletişimdeyiz. Geri bildirim iyileştirmesinde onlara da ihtiyaç duyuyoruz: kabin hizmetleri, kalite kontrol, otobüs işletenler, bilet satış, bölge müdürleri. Her gün iç içeyiz. Olumsuzluğu ikinciye yaşatmamak, mağduriyeti gidermek için şirketimizin tüm imkanlarını istediğimiz ölçekte kullanabiliyoruz. Bu da başta CEO ve İcra Kurulu’muz olmak üzere tüm yöneticilerimizin aynı vizyon ve bakış açısını paylaşmasıyla oluyor. Her biri her zaman arkamızdalar. Bu tip bir hizmet anlayışı ve süreç takibi ancak Kamil Koç ölçeğinde şirketlerde sağlanabilir. Ekibimiz hem çok büyük hem de çok tecrübeli. Yıllardır birlikte çalışma kültürünün getirdiği sinerji ile yol arkadaşlarımıza başka hiçbir yerde bulamayacakları bu iletişim ve ulaşılabilirlik imkanını sağlıyoruz. Bu birlikte çalıştığımız partnerlerimiz için de çok büyük bir avantaj. Bizim için sözleşmeli ya da değil üzerinde Kamil Koç logosu olan tüm araçlar ve bu araçlarda seyahat eden her yolcu birbirine eşittir. Bu yaklaşım sayesinde partnerlerimizin de içi her zaman çok rahat ediyor. Şeffaf Bilgilendirme Sistemi Yolcuda Güven Yaratıyor Eskiden yolcular sadece zamanında gitmek istiyordu. Şimdi bilgilendirilmek, sürece dahil olmak, şeffaflık istiyor. Biliyorsunuz aracımız trafikte kalabiliyor, yol durumuna göre birkaç dakikalık gecikmeler olabiliyor. Bu gibi durumlarda hemen yolcumuzu sms ile bilgilendiriyoruz. Sms’teki linkten araçlarının konumunu anlık olarak takip edebiliyorlar. Olası bir uzun gecikmede ise çok daha önceden bilgilendiriyoruz ve canlı konum gönderiyoruz ki yolcumuzun vaktini çalmayalım. Bu yaklaşım sayesinde yolcumuzun da mağduriyetini en aza indirmiş oluyoruz. Yolcumuz kendini değerli hissediyor. Kamil Koç’ta yolcu, yol arkadaşı demek. 100 yıldır bu yaklaşımla kültürümüzün en temel yapıtaşlarından misafirperverlikle tüm Türkiye’ye yol arkadaşlığı yapıyor, onları araçlarımızda ağırlıyoruz. Buna paralel olarak arkadaşlarımızı bekletmiyor, gecikirsek de haber verip bilgilendiriyoruz. Her türlü aksaklıkta aynı sosyal hayatta arkadaşlık ilişkilerimizde olduğu gibi çözümler sunuyoruz, olası mağduriyetlerini en aza indiriyoruz. Onlarla iletişim kurarak şeffaf bir şekilde bizimle birlikte konuya hâkim olmalarını sağlıyoruz. İşte bu yüzden 100 yıldır onlar da bize güveniyorlar. Teveccüh gösteriyorlar. Nitekim bugün Kamil Koç Türkiye’nin 100 yaşına ulaşmış nadir şirketlerinden biri, çok kıymetli bir değeri ve karayolu seyahati dendiğinde akla ilk gelen markası. Tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.