Hava Durumu

#Sürdürülebilir Büyüme

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Sürdürülebilir Büyüme haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilir Büyüme haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Tofaş’ın 300 Milyon Dolarlık K9 Yatırımı Üretime Başladı Haber

Tofaş’ın 300 Milyon Dolarlık K9 Yatırımı Üretime Başladı

Türk otomotiv sanayiinin öncü kuruluşu Tofaş, Koç Holding ve Stellantis ortaklığının yeni dönemini simgeleyen stratejik yatırımlarına bir yenisini daha ekledi. Eylül 2025'te Stellantis ile imzalanan anlaşma kapsamında hayata geçirilen K9 projesi, 26 Ekim 2026, Pazartesi günü Tofaş Fabrikası'nda düzenlenen törenle seri üretim aşamasına geçti. Tören, Türk otomotiv sanayiinin hafif ticari araç üretimindeki güçlü konumunu tahkim eden tarihi bir adıma sahne oldu. Tofaş'ta yeni dönemin simgesi, Fiat Dobló oldu K9 projesinin üretime başlangıç töreninin en anlamlı anlarından birini, Fiat Dobló'nun yeniden Tofaş üretim bandından inmesi oluşturdu. İlk kez 2000 yılında Bursa'da üretilmeye başlanan ve 2023 yılına kadar Tofaş'ta üretimi devam eden Fiat Dobló, Türk otomotiv sanayiinde olduğu kadar ticari araç pazarında önemli bir başarı elde etti. Türkiye'de 26 yılda 600 bin adedin üzerinde satışa ulaşan model, farklı nesilleri ve gövde seçenekleriyle ticari hayatın en tanınan araçlarından biri haline geldi. Üç yıllık aranın ardından yeniden Bursa'da üretilecek Dobló'nun K9 projesi kapsamında banttan inen ilk araç olması, Tofaş'ın üretim mirasını geleceğe taşıyan simgesel bir başlangıç olarak öne çıktı. Yaklaşık 300 milyon ABD Doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesi kapsamında Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Peugeot Partner modelleri Bursa'da üretilecek. Yıllık 100 bin adet üretim kapasitesine sahip projede, üretilecek araçların yaklaşık yüzde 20'sinin ihraç edilmesi hedefleniyor. K9 projesinin devreye girmesi ve mevcut K0 projesinin yaklaşık 100 bin adetlik tam kapasiteyle üretime devam etmesiyle Tofaş'ın yıllık bitmiş araç üretim hacminin 230-250 bin adet seviyelerine ulaşması öngörülüyor. K9 kapsamında 2034 yılının son çeyreğine kadar yaklaşık 660 bin adet aracın üretilmesi hedefleniyor. Böylece Tofaş, Stellantis'in bölgesel üretim ağı içerisindeki stratejik konumunu güçlendirirken, Türkiye'nin hafif ticari araç üretimindeki iddiasını da ileri taşıyacak. Dört farklı markayı kapsayan K9 projesiyle Tofaş, hafif ticari araç üretimindeki çok markalı yapısını daha da güçlendirecek. Citroën Berlingo, Fiat Dobló, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner modelleri, ticari taşımacılığa yönelik kargo ve yolcu taşımacılığına uygun kombi versiyonlarıyla üretilecek. Çoklu enerji platformuna uygun üretim altyapısı ise ilerleyen dönemde elektrikli hafif ticari araçlara yönelik talebin artması halinde Tofaş'a ilave üretim esnekliği sağlayacak. K9 projesiyle yaklaşık 1.000 kişilik istihdam ve yüzde 50 yerlilik hedefi K9 projesi, üretim kapasitesinin yanı sıra istihdam, yerlilik ve mühendislik alanlarında da önemli katkılar sağlayacak. Proje kapsamında Tofaş Fabrikası’nda yaklaşık 1.000 kişilik istihdam öngörülürken, 100’e yakın yerli tedarikçi firma üretim sürecine dahil edildi. Projede yüzde 50 mertebesinde yerlilik oranı hedefleniyor. Tofaş Ar-Ge Merkezi’nin mühendislik ve teknik geliştirme süreçlerinde görev aldığı projede, 300’ün üzerinde mühendis ve teknik personel çalıştı. Araçların performans, dayanıklılık, güvenlik ve kalite gerekliliklerine yönelik doğrulama ve onay testleri de Tofaş Ar-Ge Merkezi tarafından yürütüldü. K9’un Tofaş’ın sürdürülebilir büyümesine katkısının yanı sıra Türkiye’nin Avrupa’da hafif ticari araç üretimindeki liderlik iddiasını desteklemesi bekleniyor. Türkiye iç pazarındaki toplam satışlarda yerli üretim araçların payı yaklaşık yüzde 35 seviyesindeyken, K9 projesinin bu oranı yaklaşık 10 puan artırması öngörülüyor. Proje kapsamında 2034 yılının son çeyreğine kadar yaklaşık toplamda 660 bin adet araç üretilmesi hedefleniyor. Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır: “Türkiye'nin üretim gücüne ve geleceğine duydukları güvenle bu önemli yatırımı hayata geçiren Koç Topluluğu ve Stellantis'e teşekkür ediyorum.” Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır tören esnasında yaptığı konuşmasında “2002’den bu yana Avrupa ekonomisinin yılda sadece %1,4 büyürken, Türkiye’nin büyümesinin %5,3 seviyesinde gerçekleştiğini belirtti. Otomotiv sektörünün Türk sanayisinin yüz akı olmaya devam ettiğini söyleyen Bakan Kacır “2000’lerin başında yılda ancak 300 bin aracın satıldığı Türkiye’de şimdi yılda 1,5 milyon araç satılabiliyor. Avrupa’nın yapması gereken inovasyonu hızlandırmak, verimliliği yükseltmektir” diye konuştu. 300 milyon ABD doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin Tofaş’ın üretim yolculuğunda yeni bir dönemin kapılarını araladığını belirten Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır sözlerine “Küresel rakipleriyle yarışta olan Türkiye'nin üretim gücüne ve geleceğine duydukları güvenle bu önemli yatırımı hayata geçiren Koç Topluluğu ve Stellantis'e teşekkür ediyorum. K9 Projesi'nin Bursa'mızın ve ülkemizin üretim, istihdam ve ihracatına önemli katkılar sunmasını; yeni yatırımlara, başarılara ve iş birliklerine vesile olmasını temenni ediyorum” diyerek son verdi. AK Parti Bursa Milletvekili, TBMM Sanayi, Ticaret, Enerji, Tabii Kaynaklar, Bilgi ve Teknoloji Komisyonu Başkanı Mustafa Varank ise törendeki konuşmasında “Avrupa'nın giderek daha da korumacı hale gelen politikalarını, sanayi hızlandırma yasası ve Made in EU yaklaşımıyla net bir şekilde görebiliyoruz” diye konuştu. Bakan Varank, “Böyle bir dönemde yeni bir modelin Bursa’da üretilmesinin kararının alınması, aslında bu ülkeye bu ülkenin insanına üretim kabiliyetine duyulan güvenin ve aynı zamanda karşılıklı kazan kazan anlayışının somut bir göstergesidir” dedi. Ömer Koç: “Son 5 yılda Tofaş'a 1 milyar dolar yatırım yaptık” Koç Holding Yönetim Kurulu Başkanı Ömer Koç, Koç Topluluğu'nun 100'üncü yaşında Tofaş'ın yeni bir stratejik yatırımı hayata geçirmesinin ayrı bir anlam taşıdığını ifade etti. Tofaş'ın Türkiye otomotiv sanayiindeki öncü rolüne ve Koç Holding ile Stellantis arasındaki güçlü ortaklığa dikkat çeken Ömer Koç, “Otomotiv sektöründeki kurallar tüm dünyada ve bilhassa önemli bir parçası olduğumuz Avrupa'da yeniden yazılırken, ülkemize çekebildiğimiz her yatırımın son derece kıymetli olduğu kanaatindeyim” dedi. Son 5 yılda Tofaş'a yapılan yatırımın 1 milyar dolar mertebesine ulaştığını kaydeden Koç, “Memnuniyetle ve gururla belirtmek isterim ki, bu yatırımın yarısı Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarımıza yöneliktir. Şirketimiz, Stellantis'in önde gelen üretim ve Ar-Ge merkezleri arasındadır” diye konuştu. Geçtiğimiz yıl K0 projesinin başarıyla devreye alındığını hatırlatan Koç, 300 milyon dolar yatırımla hayata geçen K9 projesiyle yıllık 100 bin adet üretim hedeflendiğini dile getirdi. Koç, “Bu yeni modelin Citroen, FIAT, Opel ve Peugeot markalarımız için üretilecek olmasını Tofaş’ın sürdürülebilir büyüme yolculuğu açısından çok kıymetli bir adım olarak görüyoruz” dedi. Koç, otomotivde artan uluslararası rekabete dikkat çekerek, böyle bir dönemde K9 modelinin Türk otomotiv sanayiinin Avrupa’daki ticari araç üretim liderliğini daha da güçlendireceğini söyledi. Koç, “Tofaş'ın yetkinliklerini ve kapasitesini âzâmî şekilde kullanıp müşterilerimize daha fazla yerli model sunabilmeyi, böylece memleketimizin cârî dengesine de katkı sağlamayı hedefliyoruz. Bu doğrultuda, başka yeni modeller konusunda ortağımızla görüşmeleri sürdürüyoruz” açıklamasında bulundu. Ömer Koç, Made in EU politikasıyla Avrupa’nın 30 senelik Gümrük Birliği ilişkisini hiçe sayma basiretsizliğine düşebileceğine işaret ederek” “Bilhassa otomotiv sektörümüzde büyük emeklerle tesis edilmiş olan üretim ve mühendislik kapasitesinin muhafaza edilebilmesi için mütekabiliyet çerçevesinde bazı adımların atılması kaçınılmaz olabilir” dedi. Koç, iç pazarın büyümesine yatırımların cazibesini artıracak uygun mekanizmalarla katkı sağlanmasının şart olduğuna dikkat çekti. Samir Cherfan: “K9, Tofaş’ın Stellantis üretim ağındaki stratejik konumunu güçlendiriyor” K9 projesinin Tofaş ve Stellantis için önemine vurgu yapan Stellantis Orta Doğu ve Afrika Operasyon Direktörü Samir Cherfan konuşmasında “Koç Topluluğu’nun 100’üncü kuruluş yıl dönümünde Bursa’da yeni bir projeyi hayata geçirmenin ve bu dönüm noktasını birlikte kutlamanın, Stellantis açısından büyük bir ayrıcalık olduğuna değinerek başladı. Cherfan; 2000–2023 yılları arasında Bursa’da üretilen ve Türkiye’de 600 binden fazla müşterinin tercihi olan Doblo’nun, Tofaş ile FIAT adını dünyaya taşıdığını aktardı. Doblò, Fiorino ve Egea’nın Tofaş Fabrikası’nın en önemli başarı hikâyelerinden olduğunun altını çizen Samir Cherfan, ayrıca üç yıl sonra Doblò’nun evine dönmesinin, Tofaş için önemli bir gelişmeyi temsil ettiğini vurguladı. Samir Cherfan “K9 projesi kapsamında Fiat Doblò, Citroën Berlingo, Opel Combo, Peugeot Rifter ve Partner olmak üzere dört markanın beş modeli için yıllık 100 bin araçlık üretim kapasitesi planlanıyor. Çoklu enerji seçeneklerini destekleyen ve elektrikli hafif ticari araç üretimine hazır olan bu platform, Türkiye’nin bölgesel üretimdeki rolünü daha da güçlendiriyor. Bu projenin temelinde, Koç Topluluğu ile yarım asrı aşan güçlü ortaklığımız, eylül 2025’te imzaladığımız stratejik anlaşmayla daha da güçlendi. Stellantis’in markalarını, platformlarını ve küresel erişimini; Koç’un liderliği ve Tofaş’ın üretim ve mühendislik yetkinlikleriyle bir araya getiren bu ortaklık vesilesiyle Tofaş, bugün Stellantis’in dünya çapındaki en önemli üretim ve Ar-Ge merkezlerinden biri konumunda” diye konuştu. Doblò’nun güçlü mirası üzerine inşa edilen K9 projesinin, Stellantis’in Orta Doğu ve Afrika bölgesine yönelik FaSTLane 2030 stratejisinin de somut bir adımı olduğunu sözlerine ekleyen Cherfan “Bu strateji kapsamında, çift haneli faaliyet kâr marjımızı koruyarak gelirlerimizi yüzde 40 artırmayı ve yerel, bölgesel ve Asya kaynaklı tedarikin payını yüzde 30’dan yüzde 90’a çıkarmayı hedefliyoruz. Bölgede, bölge için üretim yaklaşımımızla müşterilerimizin ihtiyaçlarına daha iyi yanıt verirken rekabet gücümüzü ve dayanıklılığımızı artırıyoruz. K9 projesi, yıllık 100 bin araçlık planlanan üretim kapasitesiyle Tofaş’ın bu stratejideki rolünü pekiştiriyor ve bölge pazarlarına rekabetçi koşullarda hizmet sunma kabiliyetimizi güçlendiriyor” diyerek sözlerine son verdi. Cengiz Eroldu: “K9 ve K0 ile yıllık üretimimiz 250 bin adede ulaşacak” Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu ise törende yaptığı konuşmada, Tofaş'ın 60 yıla yaklaşan üretim geçmişinde Türk otomotiv sanayiine yön veren birçok projeye imza attığını belirterek, K9 projesinin şirketin yeni büyüme dönemindeki en önemli yatırımlardan biri olduğunu söyledi. Cengiz Eroldu, Tempra ile Avrupa pazarlarına gerçekleştirilen ilk seri otomobil ihracatından Dobló'nun hafif ticari araç pazarındaki başarısına, Egea'nın üst üste 10 yıl Türkiye'nin en çok tercih edilen otomobili olmasına kadar uzanan üretim geçmişinin yeni projelere güçlü bir temel oluşturduğunu ifade etti. Stellantis ile Eylül 2025'te imzalanan stratejik anlaşma kapsamında Citroën, FIAT, Opel ve Peugeot markaları için üretilecek K9 modellerinin seri üretime başlamasından ötürü büyük gurur duyduklarını belirten Eroldu, Fiat Dobló'nun yeniden Bursa'ya dönüşünün de Tofaş için özel bir anlam taşıdığını söyledi. Eroldu, 2000-2023 yılları arasında Tofaş'ta üretilen ve uzun yıllar Türkiye hafif ticari araç pazarının en çok tercih edilen modellerinden biri olan Dobló'nun K9 projesiyle yeniden üretim programına alınmasının şirketin köklü üretim mirasını devam ettirdiğini vurguladı. K9 projesinin üretim ve ihracat hedeflerini açıklayan Tofaş CEO'su Cengiz Eroldu, “300 milyon ABD Dolarlık yatırımla hayata geçirdiğimiz K9 projesinde, yıllık 100 bin adetlik üretim kapasitesini hayata geçiriyoruz. Üretilecek K9 modelinin yaklaşık yüzde 20'sini ihraç edeceğiz” dedi. Yeni projenin Tofaş'ın toplam üretim hacmine sağlayacağı katkıya dikkat çeken Eroldu, K9'un devreye girmesi ve mevcut K0 üretiminin yaklaşık 100 bin adetlik tam kapasitesiyle devam etmesiyle birlikte Tofaş Fabrikası'nın yıllık bitmiş araç (CBU) üretim hacminin 250 bin adet seviyelerine ulaşacağını belirtti. K9 projesinin yalnızca üretim ve ihracat rakamlarıyla değil, Türkiye'nin otomotiv sanayiindeki rekabet gücüne sağlayacağı katkıyla da değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Eroldu, “Projenin Tofaş'a kazandırdıkları tabii ki rakamlarla sınırlı değil. Tofaş'ın sürdürülebilir büyüme hedeflerine katkı sağlamasının yanı sıra, ülkemizin hafif ticari araç üretim üssü olma iddiasını da destekleyecek olması bizim için ayrı bir gurur vesilesi” dedi. Tofaş’ın Ar-Ge gücü 600’ü aşkın çalışanla büyüyor K9 projesinin Tofaş'ın üretim altyapısının yanı sıra mühendislik ve teknoloji alanındaki birikimini de yansıttığını belirten Cengiz Eroldu, şirketin yaklaşık 20 yıldır cirosunun yüzde 3'ünü Ar-Ge faaliyetlerine ayırdığını söyledi. Stellantis'in önde gelen Ar-Ge merkezlerinden biri konumundaki Tofaş Ar-Ge Merkezi'nin 600'ün üzerinde çalışanıyla faaliyetlerini sürdürdüğünü belirten Eroldu, patent başvuru sayısının da 300'e yaklaştığını ifade etti. Türkiye'de otomobil ve hafif ticari araç geliştirme ile üretim yetkinliklerini bir arada bulunduran Tofaş'ın, üniversiteler ve tedarikçilerle yürüttüğü iş birlikleriyle güçlü bir mühendislik ekosistemi oluşturduğuna dikkat çeken Cengiz Eroldu, K9 projesinin bu ekosistemin daha da geliştirilmesine katkı sağlayacağını vurguladı. Özellikle yüksek teknoloji içeren araç bileşenlerinin yerlileştirilmesinin ve yan sanayiinin ihracat potansiyelinin artırılmasının büyük önem taşıdığını belirten Cengiz Eroldu, Türkiye'nin hafif ticari araç üretimindeki güçlü konumunun bu tür yeni projelerle daha da ileri taşınacağını ifade etti. Çoklu enerji platformuna uygun K9 üretim altyapısının elektrikli hafif ticari araçlara yönelik talebin artması halinde Tofaş'a üretim esnekliği sağlayacağını belirten Eroldu, yeni modellerle birlikte fabrikanın gelecekteki üretim ihtiyaçlarına da yanıt verebilecek bir yapıya kavuşacağını söyledi. Tofaş'ın ulaştığı başarının arkasında çalışanların, mühendislerin, tedarikçilerin ve iş ortaklarının emeği bulunduğunu vurgulayan Cengiz Eroldu, K9 projesinin hayata geçirilmesine katkı sağlayan tüm ekiplere teşekkür etti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı'nın projeye verdiği desteğin önemine de değinen Eroldu, Tofaş'ın ülkeye ve tüm paydaşlarına değer yaratacak yeni projeleri hayata geçirmeye devam edeceğini belirtti. Tofaş'ta yeni dönem, yerli üretim ve ihracatla güçlenecek Türkiye otomotiv sanayiinin gelişiminde yaklaşık 60 yıldır önemli bir rol üstlenen Tofaş, K0 projesinin ardından devreye aldığı K9 yatırımıyla çok markalı üretim yapısını daha da güçlendiriyor. Koç Holding ve Stellantis'in ortak üretim ve mühendislik kabiliyetlerini bir araya getiren yeni dönem, Bursa'daki üretim merkezinin hem Türkiye hem de uluslararası pazarlar açısından stratejik önemini artırıyor. Yaklaşık 300 milyon ABD Doları yatırımla hayata geçirilen K9 projesinin yıllık 100 bin araçlık kapasitesi, yaklaşık yüzde 20'lik ihracat hedefi ve yaklaşık 100 bin adetlik K0 üretimiyle birlikte yıllık bitmiş araç üretim hacminin 250 bin adet seviyesine ulaşması, Tofaş'ın sürdürülebilir büyüme yolculuğundaki yeni dönemin temelini oluşturuyor. Bir dönem Türkiye'den farklı pazarlara ihraç edilen ve 26 yılda 600 binden fazla kullanıcıyla buluşan Fiat Dobló'nun yeniden Bursa'da üretilmesi ise Tofaş'ın geçmişten geleceğe uzanan üretim başarısının en somut göstergelerinden biri olarak öne çıkıyor.

IVECO Türkiye’nin Yeni Ülke Müdürü Mehmet Karal Oldu Haber

IVECO Türkiye’nin Yeni Ülke Müdürü Mehmet Karal Oldu

Hafif, orta ve ağır ticari araç segmentlerinde faaliyet gösteren İtalyan ticari araç markası IVECO, Türkiye organizasyonunda üst düzey bir atama gerçekleştirdi. Mehmet Karal, 28 Eylül 2026 tarihi itibarıyla IVECO Türkiye Ülke Müdürü olarak görevine başladı. Yeni görevinde Karal, geniş ürün gamı ve güçlü küresel konumuyla ticari araç sektörünün öncü markalarından biri olan IVECO’nun Türkiye’deki ticari faaliyetlerinin yönetimi ve stratejik gelişiminden sorumlu olacak. 20 yılı aşkın uluslararası otomotiv deneyimi Mehmet Karal, kariyerinin önemli bölümünü Daimler Truck ve Mercedes-Benz bünyesinde geçirdi. Satış, satış sonrası hizmetler ve ticari operasyonlar alanlarında çeşitli yönetim görevleri üstlenen Karal, Türkiye'nin yanı sıra Orta Doğu, Afrika, Asya ve Avustralya-Pasifik pazarlarında çalıştı. Bu süreçte pazar geliştirme, bayi ağı ve müşteri yönetimi, satış organizasyonları ile uluslararası ticari operasyonlar konusunda kapsamlı bir birikim edindi. Kamyon, otobüs ve hafif ticari araçlardan oluşan geniş bir ürün yelpazesinde satış ve satış sonrası organizasyonlarının geliştirilmesi, müşteri deneyiminin güçlendirilmesi ve sürdürülebilir büyüme alanlarında çalışmalar yürüttü. Deneyimini IVECO’nun Türkiye hedeflerine taşıyacak Global ticari araç sektöründe lider konuma sahip IVECO; hafif, orta ve ağır ticari araçlardan özel görev araçlarına kadar uzanan geniş ürün portföyüyle dünyanın birçok pazarında faaliyet gösteriyor. IVECO Türkiye Ülke Müdürü olarak yeni görevinde, markanın Türkiye'deki tüm ticari operasyonlarının yönetimini üstlenecek olan Mehmet Karal, uluslararası pazarlarda edindiği deneyimi, IVECO'nun marka gücü, ürün çeşitliliği ve Türkiye'deki yaygın organizasyon yapısıyla buluşturarak markanın pazardaki büyüme stratejisine liderlik edecek.

Anadolu Isuzu “Entegre Rapor”unu Yayımladı Haber

Anadolu Isuzu “Entegre Rapor”unu Yayımladı

“Yarınlara Dönüşüyoruz” kurumsal stratejisinin rehberliğinde, sürdürülebilir büyüme ile çevre ve toplum üzerindeki pozitif etkisini artırmayı önceliklendiren Anadolu Isuzu, ikinci “Entegre Rapor”unu yayımladı. Raporda, Anadolu Isuzu’nun finansal performansının yanı sıra şirketin çevresel, sosyal ve yönetişim (ESG) alanlarındaki çalışmaları, iş modeli, stratejik öncelikleri ve paydaşlarına sunduğu değer kapsamlı bir şekilde ele alındı. Anadolu Isuzu, Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları (TSRS) ile uyumlu ikinci entegre raporda; finansal kaynakların etkin kullanımı alanındaki çalışmalarını, Ar-Ge ve inovasyon kabiliyetini, üretim gücünü, insan kaynağına yaptığı yatırımları, çevresel etkilerini yönetme yaklaşımını, tedarik zinciri uygulamalarını ve kurumsal yönetişim anlayışıyla uzun vadeli değer yaratma vizyonunu kapsamlı biçimde ortaya koydu. Uzun vadeli büyümeyi bütüncül bir anlayışla ele alıyor Anadolu Isuzu, uzun vadeli büyümeyi teknolojiye yatırım yapan, üretim yetkinliklerini geliştiren, insan kaynağını güçlendiren ve çevresel etkisini azaltan bütüncül bir anlayışla ele alıyor. Sürdürülebilirliği ürün geliştirmeden üretime, tedarik zincirinden insan kaynakları uygulamalarına kadar tüm iş süreçlerinin merkezine yerleştiren Anadolu Isuzu; Çayırova'daki üretim tesislerinde enerji verimliliği, yenilenebilir enerji yatırımları, sera gazı emisyonlarının azaltılması, su yönetimi, döngüsel ekonomi ve atık yönetimi, çevre dostu ürün geliştirme, etik ve sorumlu tedarik zinciri, dijital dönüşüm ve Endüstri 4.0 uygulamaları ile fırsat eşitliği ve çeşitlilik gibi alanlarda çalışmalarını sürdürüyor.

Volvo Trucks, ADES Uluslararası Nakliyat’a 30 Adet Volvo FH 500 Teslim Etti! Haber

Volvo Trucks, ADES Uluslararası Nakliyat’a 30 Adet Volvo FH 500 Teslim Etti!

Marubeni Dağıtım ve Servis A.Ş. distribütörlüğünde Türkiye’de temsil edilen Volvo Trucks, uluslararası taşımacılık sektörünün deneyimli kuruluşlarından ADES Uluslararası Nakliyat’a gerçekleştirdiği 30 adetlik Volvo FH 500 HP 4x2 çekici teslimatıyla iş ortaklıklarını güçlendirmeye devam ediyor. 1979 yılından bu yana taşımacılık sektöründe faaliyetlerini sürdüren ve 2004 yılında ADES Uluslararası Nakliyat Ltd. Şti. unvanını alan şirket, uluslararası yaş sebze ve meyve taşımacılığı başta olmak üzere frigorifik taşımacılık alanında hizmet veriyor. ADES Uluslararası Nakliyat, büyüyen operasyon hacmi ve müşteri taleplerine yanıt verebilmek amacıyla filosuna kattığı yeni Volvo FH 500 HP 4x2 çekici modellerini; güvenilir sürüş, sağlamlık, gelişmiş teknolojik altyapı, yakıt ekonomisi ve yüksek verimlilik özellikleri nedeniyle tercih etti. Yeni kamyonlar, Marubeni Dağıtım ve Servis Kamyon Saha Satış Müdürü Yetkin Leventeli ve Kamyon Satış Sonrası Hizmetler Saha Müdürü Mahmut Karacaoğlan tarafından ADES Uluslararası Nakliyat Kurucusu ve Sahibi Hacı Abdo Mercimek ve Ömer Mercimek’e teslim edildi. Hacı Abdo Mercimek: “Volvo Trucks ile Operasyonlarımıza Yeni Bir İvme Kazandırıyoruz” Yeni araç yatırımıyla ilgili ADES Uluslararası Nakliyat Kurucusu ve Sahibi Hacı Abdo Mercimek; “1979 yılından günümüze, babadan oğula devam eden bir aile şirketi olarak; sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda insan kaynağımıza ve filomuza aralıksız yatırım yapıyoruz. Zaman faktörünün çok önemli olduğu uluslararası yaş sebze ve meyve nakliye işinde olan şirketimizin, lojistik döngüsünün daha hızlı ve güvenli bir şekilde, sorunsuz olarak çalışabilmesi için Volvo Trucks markasını bir kez daha tercih ettik. Müşteri memnuniyetini ön planda tutan yaklaşımları sayesinde yeni kamyon alım kararımızı Volvo Trucks’tan yana kullandık. Filomuzdaki mevcut Volvo Trucks araçlarımız ile işlerimiz kesintisiz devam ederken, yatırımlarımızın karşılığını almanın verdiği deneyimle filomuzu gençleştirdik. Marubeni Dağıtım ve Servis, Volvo Trucks ve VFS yetkililerine destekleri için teşekkür ediyor, iş birliğimizin daim olmasını diliyorum” dedi.

Hareket, Dünyanın En Büyük Ağır Yük Taşımacıları Arasında  14’üncü Sıraya Yükseldi Haber

Hareket, Dünyanın En Büyük Ağır Yük Taşımacıları Arasında 14’üncü Sıraya Yükseldi

Hareket’in IC T50’de elde ettiği sonucun şirketin artan taşıma kapasitesini ve üstlendiği projelerin ölçeğindeki gelişimi ortaya koyduğunu belirten Hareket CEO’su Abdullah Altunkum, “Ağır yük taşımacılığı alanındaki gücümüzü simgeleyen IC T50 listesinde dünya genelinde 14’üncü sıraya yükselmemiz, küresel pazarda üstlendiğimiz kritik rolün ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun somut bir neticesidir. Hız kesmeden sürdürdüğümüz stratejik yatırımlar sayesinde taşıma kapasitemizi geçen yıla kıyasla yaklaşık 3 bin 500 ton artırarak 50 bin ton eşiğinin üzerine çıkardık. Elde ettiğimiz bu ivme; yüksek mühendislik kabiliyetimizin, doğru yatırım stratejilerimizin ve küresel ölçekteki liderlik hedefimizin açık bir göstergesi” dedi. Hareket’in 70 yıla yaklaşan köklü birikimini geleceğin projelerine taşıdığını vurgulayan Altunkum, “Hareket olarak yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, giderek büyüyen proje ölçeklerine, dünyanın içerisinde bulunduğu savaş koşullarına uygun alternatif lojistik çözümlerine ve değişen sektör dinamiklerine de yön veriyoruz. Enerji dönüşümü, yenilenebilir enerji yatırımları ve büyük altyapı projeleri, daha yüksek taşıma kapasitesinin yanı sıra gelişmiş mühendislik çözümlerini de beraberinde getiriyor. Bugün ulaştığımız başarının arkasında köklü tecrübemiz, uzman kadromuz, sürekli genişleyen modern taşıma ekipmanı parkımız ve her projeye özel geliştirdiğimiz mühendislik çözümleri yer alıyor. Bizim için büyüme, yalnızca taşıma kapasitemizi artırmaktan ibaret değil. Sahip olduğumuz köklü birikimden güç alarak teknolojiye, dijital altyapıya, yüksek iş güvenliği standartlarına ve yetişmiş insan kaynağımıza yatırım yapıyor, bütünsel bir gelişim modeli uyguluyoruz. Orta Doğu’dan Asya-Pasifik’e, Avrupa’dan Afrika’ya uzanan geniş bir coğrafyada, dünyanın en karmaşık ve zorlu taşımacılık projelerinde terzi usulü yönetim anlayışımızla güvenilir çözüm ortağı olmayı sürdürüyoruz. IC T50 listesindeki bu yeni derecemiz, doğru stratejiyle ilerlediğimizi ve küresel hedeflerimize her geçen gün daha da yaklaştığımızı kanıtlıyor” dedi. Hareket Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği Hakkında Sektördeki 69 yıllık köklü tecrübesiyle hizmet veren Hareket Proje Taşımacılığı ve Yük Mühendisliği A.Ş.; güvenilirliği ve yüksek hizmet standartlarıyla, yük mühendisliği, proje taşımacılığı ve ağır yük kaldırma alanlarında Türkiye’nin önde gelen kuruluşlarından biridir. Merkezi İstanbul’da olan, Birleşik Arap Emirlikleri, Katar, Suudi Arabistan, Özbekistan, Kazakistan, Tanzanya, Senegal ve Ukrayna başta olmak üzere Asya, Afrika ve Avrupa’da uluslararası hizmet vermektedir. Hareket; enerji, petrokimya, petrol ve gaz, nükleer enerji, altyapı inşaat ve gemi inşa sektörlerinde; ağır yük kaldırma ve taşıma mühendisliği, proje taşımacılığı, yenilenebilir enerji anahtar teslim çözümleri, vinç ve ekipman kiralama, ağır yüklerin montaj ve yerine yerleştirme hizmetlerini vermektedir. Hareket, tüm özel taşıma ekipmanlarının toplam taşıma kapasitesine göre dünyanın en büyük ağır nakliye şirketlerinin yer aldığı Uluslararası Vinçler ve Özel Taşımacılık listesine (IC T50 2026) göre Türkiye'de 1., Avrupa'da 4. ve dünyada 14. sırada yer almaktadır. Hareket, tüm özel kaldırma ekipmanlarının toplam taşıma kapasitesine göre dünyanın en büyük vinç şirketlerinin yer aldığı Uluslararası Vinçler ve Özel Taşımacılık listesine (IC100 2026) göre Türkiye'de 1., Avrupa’da 6. ve dünyada 25. sırada yer almaktadır.

Heiko Selzam 1 Ağustos İtibarıyla Yeni Görevine Başladı Haber

Heiko Selzam 1 Ağustos İtibarıyla Yeni Görevine Başladı

Türkiye ağır ticari araç sanayisinin öncü şirketlerinden Mercedes-Benz Türk'te üst düzey görev değişimi gerçekleşti. Daimler Truck bünyesinde farklı ülkelerde üst düzey liderlik görevlerinde bulunan ve son olarak Daimler Truck Birleşik Krallık Ülke Başkanı olarak görev yapan Heiko Selzam, 1 Ağustos 2026 itibarıyla Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO'su olarak görevine başladı. Uluslararası kariyeri boyunca farklı coğrafyalarda üstlendiği liderlik görevleriyle Heiko Selzam, ticari araç sektöründe stratejik yönetim, büyüme ve müşteri odaklı dönüşüm alanlarında aktif rol üstlenmiştir. Farklı pazarlarda hayata geçirilen stratejik girişimlere liderlik eden Selzam, müşteri odaklı iş modellerinin geliştirilmesi ve ticari araç portföyünün etkin yönetilmesine liderlik etmiştir. Üstlendiği liderlik görevleri boyunca Selzam, global müşteri yönetimi ve çok ülkeli organizasyonların stratejik gelişiminde önemli rol üstlenmiş; iş birliğini güçlendiren, operasyonel etkinliği artıran ve sürdürülebilir büyümeyi destekleyen organizasyonel dönüşümlere liderlik etmiştir. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO'su Heiko Selzam, yeni görevine ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: "Mercedes-Benz Türk, yalnızca Türkiye ağır ticari araç sektörünün öncü şirketlerinden biri değil; aynı zamanda Daimler Truck ve Daimler Buses organizasyonları içerisinde üretim, ihracat, Ar-Ge ve mühendislik alanlarındaki yetkinlikleriyle stratejik öneme sahip bir merkez konumunda bulunuyor. Köklü geçmişi, güçlü değerleri ve sağlam kurumsal kültürüyle öne çıkan böylesine büyük bir aileye katılacak olmaktan büyük mutluluk duyuyorum. Mercedes-Benz Türk’ün başarısının temelinde, nitelikli insan kaynağı, müşterilerimizin güveni ve iş ortaklarımızla kurduğumuz uzun soluklu, güçlü iş birlikleri yer alıyor. Bu temelden aldığımız güçle sürdürülebilir büyüme odağımızı daha da ileri taşıyarak, bayi ağımızla birlikte 9.000’i aşkın çalışma arkadaşımızla hem Türkiye’de ağır ticari araç pazarındaki lider konumumuzu pekiştirmeyi hem de global organizasyonumuz içindeki stratejik rolümüzü daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Önümüzdeki dönemde de daima ileri diyerek Mercedes-Benz Türk’ün başarı yolculuğuna birlikte yön vermeye devam edeceğiz." Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu’nda Yeni Yapılanma Mercedes-Benz Türk, 1 Ağustos 2026 itibarıyla gelecekteki büyüme hedeflerini ve stratejik önceliklerini destekleyecek organizasyonel dönüşüm kapsamında İcra Kurulu yapısını güçlendirdi. Bu doğrultuda, Gamze Gökçen Pilevne Kurumsal Strateji, Hukuk, Uygunluk ve Dış İlişkilerden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi, Betül Çorbacıoğlu ise İnsan Kaynaklarından Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak görevlerine başladı. Yeni yapılanmasıyla birlikte Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu, şirketin sürdürülebilir büyüme ve dönüşüm hedeflerine yön verecek altı üyeden oluşan yapısıyla faaliyetlerini sürdürecek. Marmara Üniversitesi Hukuk Fakültesi mezunu olan ve 2011 yılında Mercedes-Benz Türk'e katılan Gamze Gökçen Pilevne, 2016 yılından bu yana sürdürdüğü Genel Sekreter & Hukuk ve Uygunluk Direktörlüğü görevinden sonra 1 Ağustos 2026 itibarıyla Kurumsal Strateji, Hukuk, Uygunluk ve Dış İlişkilerden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak görev yapacak. Boğaziçi Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü mezunu olan Betül Çorbacıoğlu ise 2000 yılında katıldığı Mercedes-Benz Türk'te kurumsal planlama, raporlama ve mali kontrol alanlarında çeşitli görevler üstlendikten ve 2016 yılından bu yana yürüttüğü İnsan Kaynakları Direktörlüğü görevinden sonra 1 Ağustos 2026 itibarıyla İnsan Kaynaklarından Sorumlu İcra Kurulu Üyesi olarak görev alacak.

Mars Logistics 5000. Treylerini Çalışanlarının İsimleriyle Yola Çıkardı Haber

Mars Logistics 5000. Treylerini Çalışanlarının İsimleriyle Yola Çıkardı

Şirketin çalışanlarının emeğini ve katkısını görünür kılmak amacıyla hazırlanan özel tasarım çalışmasında, Mars Logistics bünyesindeki tüm çalışanların isimlerine yer verildi. 5000. treyler üzerinde yer alan “Bu başarıda binlerce ekip arkadaşımızın imzası var” mesajıyla, şirketin büyüme yolculuğunun arkasındaki en önemli gücün çalışanları olduğuna vurgu yapıldı. Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan Mars Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Garip Sahillioğlu “5000. treylere ulaşmak yalnızca operasyonel bir başarı değil; müşterilerimizin bize duyduğu güvenin, çalışanlarımızın özverisinin ve uzun vadeli vizyonumuzun da güçlü bir göstergesi. Bugün ulaştığımız bu noktada, başarı hikayemize katkı sağlayan her bir Mars Logistics çalışanının emeği bulunuyor.Bu önemli kilometre taşını ekip arkadaşlarımızla birlikte paylaşmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Önümüzdeki dönemde de sürdürülebilir büyüme hedeflerimiz doğrultusunda yatırımlarımıza devam ederek sektörümüze değer katmayı sürdüreceğiz.” dedi. Genişleyen filosu, güçlü intermodal ağı, sürdürülebilirlik yaklaşımı, dijital dönüşüm alanlarındaki yatırımı ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla Mars Logistics, Türkiye ile Avrupa arasındaki lojistik ağını güçlendirmeye ve sektördeki lider konumunu pekiştirmeye devam ediyor.

Modelsan, 5 Yeni Mercedes Travego Yatırımıyla Kâmil Koç Filosuna Güç Kattı Haber

Modelsan, 5 Yeni Mercedes Travego Yatırımıyla Kâmil Koç Filosuna Güç Kattı

Türkiye’nin en çok tercih edilen şehirlerarası yolcu taşıma markalarından biri olan Kâmil Koç, güçlü özmal filosunun yanı sıra uzun yıllara dayanan iş ortaklıkları ve bireysel yatırımcı modeliyle de büyümesini sürdürüyor. Hizmet ağını ve operasyonel kapasitesini sürekli geliştiren firma, iş ortaklarının gerçekleştirdiği yeni araç yatırımlarıyla filosunu daha da güçlendiriyor. Bu kapsamda Kâmil Koç’un bireysel yatırımcısı Modelsan, Koluman aracılığıyla satın aldığı 5 adet 2026 model Mercedes Travego otobüsü Kâmil Koç filosuna dahil etti. Son teknolojiyle donatılan yeni araçlar, yolculara daha konforlu ve kaliteli bir seyahat deneyimi sunarken, markanın genç ve güçlü filo yapısına da önemli katkı sağlayacak. “Büyümemizi iş ortaklarımızla birlikte sürdürüyoruz” Kâmil Koç Otobüsleri İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Direktörü Mehmet Türkyılmaz, yatırımın sürdürülebilir büyüme stratejisi için önemli bir adım olduğunu belirterek şunları söyledi: "Kâmil Koç olarak 100 yılımızı kutladığımız bu dönemde, yolcularımıza en yüksek hizmet kalitesini sunabilmek için filomuzu sürekli yeniliyor ve güçlendiriyoruz. Bunu sadece özmal yatırımlarımızla değil, uzun yıllardır birlikte çalıştığımız güçlü iş ortaklarımızın yatırımlarıyla da gerçekleştiriyoruz. Bugün sektörün en genç ve en güçlü araç filolarından birine sahip olmamızın arkasında bu güçlü iş birlikleri bulunuyor. Büyüme başarımızın temelinde yalnızca yolcularımıza sunduğumuz hizmet kalitesi değil, iş ortaklarımızla kurduğumuz şeffaf, güvenilir ve finansal açıdan sürdürülebilir iş modeli de yer alıyor. On yıldan uzun bir süredir büyük bir başarıyla iş birliğimizi sürdürdüğümüz partnerlerimizden Modelsan’ın gerçekleştirdiği 5 adet yeni otobüs yatırımı da bu anlayışın önemli örneklerinden biri. Kâmil Koç ekosistemi içerisinde faaliyet gösteren yatırımcılarımızın finansal sürdürülebilirliği ve operasyonel gücü, sektörümüzde önemli bir güven unsuru oluşturuyor. Firma olarak hem kendi yatırımlarımız hem de iş ortaklarımızın katkılarıyla filomuzu güçlendirmeye devam edeceğiz. Modelsan tarafından gerçekleştirilen bu stratejik yatırımın hem şirketimize hem iş ortağımıza hem de yolcularımıza değer katacağına inanıyor, hayırlı olmasını diliyorum.” "Kâmil Koç’un güçlü marka yapısı yeni yatırımları teşvik ediyor” Modelsan’ın sahibi Levent Öncüden ise Kâmil Koç çatısı altında faaliyet göstermekten duydukları memnuniyeti dile getirerek şu değerlendirmede bulundu: “Kâmil Koç, sektörün en köklü ve en güçlü markalarından biri. Karayolu yolcu taşımacılığında lider bir marka ile çalışmak, yatırımlarımızı ve uzun vadeli planlamalarımızı çok daha güvenle hayata geçirmemizi sağlıyor. Operasyonel yapısı, kurumsal yaklaşımı, yaygın satış ağı ve sürdürülebilir iş modeli sayesinde yatırımcılarına güven veren bir ekosistem sunuyor. Biz de bu güven doğrultusunda filomuza 5 adet yeni Mercedes Travego ekleyerek yatırımlarımızı büyütme kararı aldık. Yeni araçlarımızın markamıza ve Kâmil Koç Ailesi’ne hayırlı olmasını diliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.