Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz Türk ve Kâmil Koç'un Uzun Soluklu İş Ortaklığı Geleceğe Kök Salıyor Haber

Mercedes-Benz Türk ve Kâmil Koç'un Uzun Soluklu İş Ortaklığı Geleceğe Kök Salıyor

Mercedes-Benz Türk, 100 yıllık köklü geçmişiyle sektörün öncü markalarından Kâmil Koç’un kuruluş yıl dönümünü, Aksaray Hatıra Ormanı’nda gerçekleştirilen 100 fidan dikim etkinliğiyle kutladı. İki şirket arasındaki uzun soluklu iş ortaklığını geleceğe taşıyan fidan dikimi organizasyonu, sürdürülebilirlik odağındaki ortak vizyonu da güçlü bir şekilde ortaya koydu. Aksaray’da bulunan Mercedes-Benz Türk Aksaray Hatıra Ormanı’ndaki etkinliğe Mercedes-Benz Türk adına Otobüs Satış ve Pazarlama Direktörü Osman Nuri Aksoy, Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu, Kurumsal İletişim Birim Müdürü Selen Uludoğan, Otobüs Filo Satış Koordinatörü Taylan Özyiğit ve Otobüs Pazarlama İletişimi Müdür Yardımcısı Uğur Arslanoğlu katıldı. Kâmil Koç adına ise Genel Müdür Çağatay Kepek, İcra Kurulu Üyesi ve Operasyon Direktörü Mehmet Türkyılmaz, İç Anadolu ve Karadeniz Bölge Koordinatörü Umut Özcan, Halkla İlişkiler Yöneticisi Ahmet İmren, Kurumsal İletişim ve Pazarlama Yöneticisi Sinan Yaman, Özmal Filo Yönetim ve Raporlama Grup Müdürü Tayfun Akgün ile Özmal Filo Saha Operasyon Müdürü Sefer Erdoğdu, Özmal Filo Yöneticisi Fatih Evren, Kurumsal Strateji ve Projeler Koordinatörü Berrak Zavutlar etkinlikte yer aldı. Etkinlikte ayrıca Kâmil Koç’un Aksaray, Nevşehir, Konya, Kayseri ve Kırşehir’deki acente yöneticileri de hazır bulundu. Mercedes-Benz Türk Otobüs Satış ve Pazarlama Direktörü Osman Nuri Aksoy etkinlikte yaptığı konuşmada şunları kaydetti: “Türkiye'nin karayolu yolcu taşımacılığı tarihinde 100 yıllık iz bırakan Kâmil Koç'un bu önemli kilometre taşını kutlamaktan büyük gurur duyuyoruz. Bir asır boyunca kalite, güvenlik, konfor ve müşteri memnuniyetini odağına alan yaklaşımıyla milyonlarca yolcuyu sevdiklerine ulaştıran Kâmil Koç, yalnızca sektörünün gelişimine öncülük etmekle kalmayıp ülkemize de önemli değer katan köklü bir marka olmayı başardı. Uzun yıllardır sürdürdüğümüz iş ortaklığımızı, karşılıklı güvene ve ortak değerlere dayanan güçlü bir birliktelik olarak görüyoruz. Kâmil Koç'un kalite, güvenlik, konfor ve müşteri memnuniyetini merkeze alan yaklaşımı ile Mercedes-Benz Türk'ün kalite, güven, konfor ve sürdürülebilirlik vizyonu arasındaki uyum, iş ortaklığımızın en önemli yapı taşlarından birini oluşturuyor. Kâmil Koç'un 100. yılı anısına birlikte diktiğimiz bu 100 fidan, yıllardır başarıyla sürdürdüğümüz güçlü iş ortaklığımızın yanı sıra gelecek nesillere karşı ortak sorumluluğumuzun da simgesi niteliğinde. Doğaya bıraktığımız bu kalıcı iz, köklü iş ortaklığımızın gelecekte de aynı güven ve dayanışmayla büyüyerek devam edeceğinin anlamlı bir göstergesi olacak. Bir asırlık bu kıymetli yolculukta Kâmil Koç ailesini ve emeği bulunan tüm çalışma arkadaşlarını gönülden kutluyor, iş ortaklığımızın daha nice yıllar boyunca güçlenerek devam edeceğine yürekten inanıyorum.” Etkinlikte konuşan Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek ise Kâmil Koç’un 100 yıllık yolculuğunun, Türkiye’nin ulaşım tarihine eşlik eden önemli bir başarı öyküsü olduğunu belirterek şunları söyledi: “Bugün burada, Kâmil Koç’un 100. yılını böylesine anlamlı bir etkinlikle taçlandırmanın mutluluğunu ve gururunu yaşıyoruz. Bir asır önce Anadolu yollarında başlayan yolculuğumuz, bugün Türkiye’nin dört bir yanına ulaşan güçlü bir markaya dönüştü. Geride bıraktığımız yıllar boyunca milyonlarca yolcuya yol arkadaşlığı yapmak; ailelere, öğrencilere, çalışanlara ve hayallerinin peşinden giden sayısız insana eşlik etmek, bizim için ticari bir başarının çok ötesinde büyük bir sorumluluğu ifade ediyor. Türkiye’nin 100 yıllık köklü markalarından biri olmanın verdiği gurur, bizi her gün daha ileriye taşıyan bir ilham kaynağıdır. Bu anlamlı yolculukta yanımızda olan iş ortaklarımız da başarımızın ayrılmaz bir parçasıdır. Mercedes-Benz Türk ile onlarca yıldır sürdürdüğümüz iş ortaklığı, yalnızca araç tedarikine dayanan bir ilişki değil; karşılıklı güven, ortak vizyon ve sektöre değer katma anlayışı üzerine kurulu güçlü bir ortaklıktır. Kâmil Koç’un yüzüncü yılında bu birlikteliği Mercedes Benz Türk’ün Aksaray’da kurduğu çok kıymetli Aksaray Hatıra Ormanı’na diktiğimiz fidanlarla taçlandırmak bizim için son derece anlamlıdır. Çünkü diktiğimiz her fidan gibi, bu ortaklık da gelecek nesillere bıraktığımız değerli bir mirası temsil etmektedir. Mercedes Benz Türk’ün uzun yıllardır yoğun çabalar göstererek büyüttüğü, geleceğimiz için çok kıymetli olan bu hatıra ormanına dikim gerçekleştiren ilk misafir firma olma ayrıcalığını tanıyarak Kâmil Koç markasına verdiği değeri bir kez daha gösteren başta Osman Bey olmak üzere tüm Mercedes-Benz Türk ekibine teşekkür ediyorum. Bu fidanlar, geçmişe duyduğumuz saygının ve geleceğe olan inancımızın simgesidir. Önümüzdeki yüz yılda da bu köklü iş ortalığı birlikte büyümeye ve Türkiye’nin yollarına değer katmaya devam edeceğiz.”

Gaziulaş Filosunda 53 Milyon Kilometrelik Dayanıklılık Performansı Haber

Gaziulaş Filosunda 53 Milyon Kilometrelik Dayanıklılık Performansı

Gaziantep Büyükşehir Belediyesi’nin iştiraklerinden Gaziulaş (Gaziantep Ulaşım ve Bilişim Hizmetleri A.Ş), şehir içi toplu taşıma operasyonlarında 380 otobüslük bir filoyla hizmet sunuyor. 2013 yılından bu yana filoda aktif olarak kullanılan Allison tam otomatik şanzıman donanımlı 50 adet Otokar Doruk LE otobüs, bugüne kadar toplam yaklaşık 53 milyon kilometre yol kat etti. Bu veri, yalnızca yüksek kilometre performansını değil; aynı zamanda yoğun şehir içi kullanım koşullarında sürdürülebilirlik, dayanıklılık ve operasyonel sürekliliğin somut bir göstergesi olarak öne çıkıyor. Araç başına ortalama 1 milyon kilometrenin üzerine çıkılması ve bazı araçların 1 milyon 300 bin kilometreyi aşması, büyükşehir ölçeğinde önemli bir performansa işaret ediyor. Gaziantep’te toplu ulaşım otobüs, raylı sistem ve diğer ulaşım türleri ile entegre bir yapı içinde yürütülürken, Gaziulaş yıllık yaklaşık 45 milyon yolcu taşıyarak otobüsle gerçekleştirilen ulaşımın yüzde 47’sini karşılıyor. Şehir genelinde toplu ulaşımın yüzde 81’inin otobüslerle sağlandığı düşünüldüğünde, Gaziulaş’ın şehir mobilitesindeki rolü stratejik önem taşıyor. Allison ile sahada deneyimlenen fark: sürüş standardı ve kesintisiz ulaşım Gaziulaş filosundaki Allison tam otomatik şanzıman donanımına sahip otobüsleri özellikle yoğun şehir içi kullanım senaryoları için tercih ettiklerini belirten Gaziulaş Genel Müdürü Mehmet Aykut Çakıroğlu; “Şehir içi toplu taşımada sürüş konforu, operasyonel süreklilik ve araç dayanıklılığı kritik noktalar. Tam otomatik şanzımanlar bu üç başlıkta da belirgin bir avantaj sağlıyor. Vites geçişlerinin sürücü müdahalesi olmadan gerçekleşmesi, hem sürüş standartlarını eşitliyor hem de mekanik yıpranmayı azaltıyor. Yani sürücüden kaynaklanan vites kullanımı farklılıklarını ortadan kaldırarak filo genelinde daha standart bir performans elde edilmesine katkı sağlıyor ve araç kullanım verimliliğini artırıyor” diyerek ekledi; “Gaziantep’in yoğun trafik yapısı ve yüksek yaz sıcaklıkları, toplu taşıma araçları üzerinde ciddi bir yük oluşturuyor. Allison tam otomatik şanzımanlar, yüksek ısı toleransı, tork konvertörü yapısı ve kesintisiz güç aktarımı sayesinde bu koşullarda operasyonel avantaj sağlıyor.” Allison şanzımanlar, tork konvertörlü Kesintisiz Güç Teknolojisi™ sayesinde sarsıntısız bir şekilde motor torkunu çoğaltarak, tekerleklere daha fazla güç aktarıyor. Tam otomatik şanzıman donanımı, sürücüler için daha yüksek performans, daha hızlı ivmelenme ve daha fazla operasyonel esneklik sağlıyor. Otomatik vites değişimi, sürücünün tamamen yola odaklanmasını ve yolcuların da konforlu ulaşımını mümkün kılıyor. Zorlu şehir içi koşullarda kanıtlanmış performans Allison tam otomatik şanzımanlı otobüsler, Gaziantep’te en uzun hat 120 kilometre ve 64 durak, en kısa hat 11 kilometre uzunluğa ve 35 durağa sahip olan 55 farklı hatta hizmet sunuyor. Bu hatlar; dur-kalk yoğunluğu yüksek, trafik yükü fazla, yolcu sirkülasyonu yoğun, eğimli ve zaman zaman dar güzergâhlar gibi zorlu operasyonel koşullara sahip. Tam otomatik şanzıman teknolojisi, debriyajsız yapısı ve tork konvertörlü güç aktarımı sayesinde bu koşullarda operasyonel sürekliliği destekliyor. Ayrıca tam otomatik şanzımanlar, motorun optimum devir aralığında çalışmasına katkı sağlayarak daha dengeli bir yakıt tüketimi sunuyor. Bu durum, özellikle yoğun trafikte operasyonel verimliliği artırıyor. Mehmet Aykut Çakıroğlu; “Gaziantep gibi büyüyen ve trafik yoğunluğu yüksek bir şehirde toplu taşıma operasyonunu sürdürülebilir şekilde yürütmek için teknik güvenilirlik kritik öneme sahip. Allison tam otomatik şanzımanlı araçlarımızın 1 milyon kilometreleri aşmış olması, uzun vadeli performans açısından güçlü bir referans oluşturuyor. Sürücü konforu, yolcu memnuniyeti ve bakım süreçlerinde sağlanan öngörülebilirlik filomuzun verimliliğini artırıyor. Bu deneyim, teknolojik tercihlerimizin doğru olduğunu gösteriyor.” Bakım süreçlerinde öngörülebilirlik ve maliyet avantajı Uzun vadeli kullanım verileri, Allison tam otomatik şanzımanların bakım ve işletme tarafında da önemli avantajlar sunduğunu gösteriyor. Debriyaj gibi aşınmaya yatkın parçaların bulunmaması, arıza risklerini azaltırken; bakım aralıklarının daha öngörülebilir olması, operasyon planlamasını kolaylaştırıyor. Gaziulaş, bu sayede araç bakım-onarım sürelerinin operasyon üzerindeki etkisini minimize edebiliyor ve filonun kullanılabilirliğini daha yüksek seviyede tutabiliyor. Dolayısıyla Allison şanzımanlar; düşük mekanik yıpranma, öngörülebilir bakım maliyetleri ve uzun hizmet ömrü sayesinde toplam sahip olma maliyeti açısından da olumlu bir tablo ortaya koyuyor. Allison Transmission Türkiye, Orta Doğu ve Bağımsız Devletler Topluluğu (CIS) Satış Direktörü Berk Gönenç, konuyla ilgili olarak; “Gaziulaş’ın 2013 yılından bu yana devam eden Allison deneyimi, tam otomatik şanzıman teknolojimizin büyükşehir toplu taşıma operasyonlarındaki dayanıklılığını açık şekilde ortaya koyuyor. 53 milyon kilometrelik saha verisi, şehir içi yoğun kullanımda performansın ve güvenilirliğin en somut göstergesi oluyor. Gaziantep gibi yüksek sıcaklık, yoğun trafik ve uzun hat mesafelerine sahip bir şehirde elde edilen bu sonuçlar, Allison teknolojisinin operasyonel süreklilik, sürüş konforu ve toplam sahip olma maliyeti açısından sağladığı katkıyı net biçimde gösteriyor” açıklamasında bulundu. Sürücü ve yolcu deneyimine somut katkı Allison tam otomatik şanzımanlı otobüsler, sürücüler açısından daha düşük fiziksel yorgunluk, daha kolay manevra kabiliyeti ve daha konforlu bir sürüş ortamı sunuyor. Bu durum, uzun vardiyalarda sürücü memnuniyetini olumlu yönde etkiliyor. Sarsıntısız kalkışlar, yumuşak hızlanma ve akıcı sürüş karakteri sayesinde Allison şanzımanlı otobüsler, yolcu konforu açısından da olumlu bir deneyim sağlıyor. Bu detaylar, özellikle ayakta yolculuk yapan yolcular için de önem taşıyor. Büyükşehir ölçeğinde güçlü bir referans Dayanıklılık, sürüş standardizasyonu, bakım kolaylığı ve kullanıcı memnuniyeti gibi farklı başlıklarda elde edilen bu sonuçlar, tam otomatik şanzıman teknolojisinin büyükşehir operasyonları için güçlü ve kanıtlanmış bir çözüm olduğunu ortaya koyuyor. Toplamda 53 milyon kilometreye ulaşan kullanım verisi, yalnızca teknik bir başarı değil; aynı zamanda sürdürülebilir işletme modeli ve operasyonel güvenilirliğin güçlü bir göstergesi oluyor.

Mercedes-Benz Türk’ten Geleceğe Yatırım Haber

Mercedes-Benz Türk’ten Geleceğe Yatırım

Mercedes-Benz Türk, Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda tamamlanan yeni Finiş Binası’nın açılışını gerçekleştirdi. Toplam 16.700 metrekare üretim alanına sahip olan yeni tesis; elektrikli otobüs üretimine hazırlık, kapasite artışı, sürdürülebilir üretim uygulamaları ve esnek üretim kabiliyetleri açısından Mercedes-Benz Türk’ün geleceğe yönelik vizyonunda kritik bir rol üstleniyor. Mevcut kapasitesini tam verimlilikle kullanan Hoşdere Otobüs Fabrikası, bu yeni yatırımla birlikte gelecekte artacak araç çeşitliliğine ve yeni nesil üretim ihtiyaçlarına daha güçlü şekilde yanıt vermeye hazırlanıyor. Daimler Buses CEO‘su ve Mercedes-Benz Türk Yönetim Kurulu Başkanı Till Oberwörder, konuşmasında:” Daimler Buses Hoşdere Otobüs fabrikamız, küresel operasyonlarımızın temel taşlarından biri konumunda. Yeni finiş binası ile bu rolü daha da güçlendiriyoruz. Yeni tesisimiz, artan talebi karşılayabilme yetkinliklerimizi güçlendiriyor; daha yüksek esneklik, daha fazla kapasite ve elektrikli otobüs üretimine giden net bir yol sunuyor. Bu da üretim ağımızın sürekli gelişiminde önemli bir adımı temsil ediyor. Bu başarı, fabrikamız genelinde gösterilen üstün ekip çalışması, özveri ve kararlılığın bir ürünüdür” dedi. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Süer Sülün, açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türkiye bugün yalnızca iç pazarıyla değil, üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle de dünyanın önemli otobüs üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise dördüncü büyük otobüs üretim ülkesi olan Türkiye’de üretim yapan bir firma olarak üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında sektörümüze öncülük etmeye devam ediyoruz. Türkiye bugün gerçek anlamda güçlü bir otobüs üretim ülkesi konumunda bulunuyor ve Mercedes-Benz Türk olarak bu güçlü ekosistemin lideri olmaktan gurur duyuyoruz. Daimler Buses dünyasının en büyük entegre otobüs üretim tesisi olan 422 bin metrekare alanda hizmet veren Hoşdere Otobüs Fabrikamız da bu güçlü yapının en önemli parçalarından biri. Hayata geçirdiğimiz yeni tesisimizle üretim kapasitemizin yüzde 11 oranında artmasına yönelik ilk adımımızı atıyor ve elektrikli üretime geçişin kapısını aralıyoruz. Bu dönüşüm yolculuğunda hedefimiz son derece net; Hoşdere Otobüs Fabrikamızı geleceğin mobilitesine hazır, daha da güçlü ve daha da esnek bir üretim merkezi olarak konumlandırmak.” Mercedes-Benz Türk Otobüs Üretimden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Bülent Acicbe ise “Fabrikamızda 5.000’i aşkın çalışanımızla dünya ve Türkiye için üretim yapıyoruz. Bu üretimimizin yüzde 86’sını dünyanın dört kıtasına ihraç ediyoruz. Bu hepimizin başarısı. Ancak bununla sınırlı kalmıyoruz. Kapasitemizi daha da artırarak güçlü konumumuzu daha da güçlendiriyoruz. Yeni finiş binamızı yalnızca yeni bir bina olarak değil; üretim süreçlerimizi geleceğe hazırlayan stratejik bir dönüşüm adımı olarak değerlendiriyoruz. Toplam 16.700 metrekare üretim alanına sahip olan yeni tesisimiz; artan araç çeşitliliğini çok daha esnek şekilde yönetebilmemize, üretim süreçlerimizi optimize etmemize ve gelecekteki elektrikli otobüs üretim altyapımızı güçlendirmemize katkı sağlayacak. İlk defa bir binayı tamamen üretimin akışları doğrultusunda dizayn ederek verimliliği ve esnekliği üst seviyeye taşıdık, üretimdeki kısıtları tamamen ortadan kaldırdık. Bu yatırımın en önemli özelliklerinden biri de sürdürülebilirlik odağı.Hedeflerimizin ve sürdürülebilir üretim vizyonumuzun yaşayan bir örneği diyebilirim. Yeni tesisimizde kullanılan kuru filtrasyon teknolojisine sahip boya sistemleri sayesinde su tüketimini minimize ediyoruz. Enerji verimliliği sağlayan yeni nesil havalandırma ve iklimlendirme sistemleriyle üretim süreçlerimizin çevresel etkisini azaltıyoruz. Geri dönüştürülmüş su kullanılan modern yıkama sistemleriyle sürdürülebilir üretim yaklaşımımızı destekliyoruz. Yeni Finiş binamızın hayata geçirilmesi ile beraber devam edecek projelerimiz neticesinde 2028 yılında hem içten yanmalı hem de yeni nesil elektrikli araçlarımızı aynı üretim ekosistemi içerisinde çok daha esnek şekilde yönetebileceğimiz yeni bir yapıya geçeceğiz” dedi.

Kâmil Koç Demek Sürdürülebilirlik Demektir Haber

Kâmil Koç Demek Sürdürülebilirlik Demektir

KARADENİZ'DE KÂMİL KOÇ BAYRAĞINI İLK BİZ TAŞIDIK. 1979 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde doğdum. Uzun yıllardır birbirinden farklı bir çok alanda ticaret yapıyorum. Farklı sektörlerde çalışmak, bakış açımı genişletti ama on beş yıldır en büyük gurur kaynağım Kâmil Koç'u Karadeniz'de temsil etmek. O dönemde Karadeniz'de Kâmil Koç yoktu. Görüşmelerimiz neticesinde Kamil Koç ile masaya oturduk. Olumlu karşıladılar; gelip bölgeyi incelediler ve Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize'yi kapsayan bir hat kuruldu. O günden bu yana faaliyetlerimiz kesintisiz devam ediyor. Karadeniz'de Kâmil Koç'un ilk tohumunu birlikte attık; bugün o tohumun nasıl büyüdüğünü görmek ayrı bir duygu. KÂMİL KOÇ, 100 YILI AŞMIŞ ENDER FİRMALARDAN BİRİDİR Markamız yüz yılı aşkın bir geçmişe sahip. Bugünün iş dünyasında sürdürülebilirlik, tüm şirketlerin en temel önceliği hâline geldi ama bir markayı gerçekten sürdürülebilir kılmak kolay değil. Türkiye'de üçüncü nesle taşınabilen, yüz yılı deviren şirket sayısı on ya da yirmiyi geçmez. Kâmil Koç bu nadir isimlerden biri; zorlu dönemlerin her birini atlatarak bugüne gelmiş ve hâlâ büyümeye devam ediyor. Çoğu marka yüzüncü yılına yaklaşırken durağanlaşır ya da küçülür. Kâmil Koç ise tam tersini yaptı: yüzüncü yılına bir atılımla girdi. Bu durum, şirkete olan güvenimi her geçen yıl daha da pekiştiriyor. Kâmil Koç'u birkaç cümleyle tanımlamanız mı gerekiyor? Benim için tek kelime yeterli: sürdürülebilirlik. Yüz yıllık bir başarı hikâyesi zaten bu kelimenin en güçlü kanıtı. ORDU'NUN GÜCÜ, FINDIK, HEMŞEHRİLİK VE 2,5 MİLYON ORDULU Karadeniz ve Ordu, taşımacılık açısından kendine özgü bir dinamiğe sahip. Ordu'nun nüfusu 750.000 ama Türkiye genelinde ve dünyada yaklaşık 2,5 milyon Ordulu yaşıyor.İstanbul'da en kalabalık yaşayan üçüncü il nüfusu Ordulular. Bu gerçek, hemşehrilerimizin memlekete dönüş yolculuklarını canlı bir taşımacılık pazarına dönüştürüyor. Bölgemizin en güçlü mevsimsel motoru fındık hasadı. Ağustos ayında başlayan fındık sezonu ile birlikte Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Ordulular memlekete akın ediyor. Bu dönem hem gidiş hem dönüş hareketliliğiyle sektörümüzün en yoğun dönemine dönüşüyor. Okulların kapanmasıyla ivme kazanan bu hareketlilik, fındıkla birlikte zirveye ulaşıyor. Eylül ayında başlayan dönüşlerle sezon yumuşak bir şekilde kapanıyor.Karadeniz'de taşımacılık talepleri yalnızca tatil dönemleriyle sınırlı değil; bu bölgeye özgü ekonomik ve sosyal bağlar, talebi yıl boyunca canlı tutuyor. Bu da bize diğer bölgelerden farklı, daha sürekli bir yolcu tabanı sunuyor. TÜRKİYE'NİN ÜÇTE İKİSİNE ERİŞEN GENİŞ BİR HAT AĞIMIZ BULUNUYOR Ordu ve Karadeniz'den Türkiye'nin pek çok noktasına sefer düzenliyoruz. Batıda İzmir'den doğu illerine, Akdeniz kıyılarına kadar uzanan geniş bir ağ var. Şu an hem giriş hem çıkış dahil 60'ın üzerinde günlük seferimiz mevcut. Bu rakam yazın ilave seferlerle 80 ila 100'e kadar yükseliyor. Zaman zaman hava ve doğa koşulları bazı seferlerin iptaline yol açabiliyor; Karadeniz'in iklim yapısı bunu beraberinde getiriyor ama genel tablo, Türkiye'nin üçte ikisine erişen köklü bir ulaşım ağını yansıtıyor. ÖDEME SİSTEMİNİN MÜKEMMEL İŞLEYİŞİ BİZE GÜVEN VERİYOR Kâmil Koç ile çalışma modelinin en güçlü yanlarından biri, şüphesiz ödeme ve takip sisteminin mükemmel işleyişi. Faturayı kestiğiniz gün ödemenin hesabınıza gireceğini biliyorsunuz ve o gün, gerçekten o para geliyor. Bugüne kadar tek bir aksaklık yaşamadık. Bunun ötesinde dijital altyapı da son derece güçlü. Kaç yolcu taşıdığımızı, günlük gelir tablomuzu, sefer durumlarını kimseyi aramadan, sistem üzerinden anlık olarak görebiliyoruz. Bu şeffaflık hem operasyonel takibi kolaylaştırıyor hem de iş ortağımıza duyduğumuz güveni pekiştiriyor. Türkiye'deki pek çok ticari ilişkide bu netliği bulmak mümkün değil; Kâmil Koç bu konuda gerçek anlamda fark yaratıyor. BU BAYRAĞI DAHA İLERİYE TAŞIMAK İÇİN BURADAYIZ Türkiye’nin yüz yıldır yol arkadaşı olan bu ekibin bir parçası olmak, Samsun ve Ankara bölge ekipleri başta olmak üzere tüm Kamil Koç ekibi ile omuz omuza çalışmak bize ayrı bir güç veriyor. Her yeni günde bir kez daha Türkiye'nin en fazla yolcusu olan şirketi olarak yol arkadaşlarımıza en iyi hizmeti sunmak için verilen bu mücadelenin içinde yer almak, gerçek bir onur. Bu markayı bölgemizde en iyi şekilde temsil etmek, onu aldığı yerden çok daha ileri taşımak en büyük hedefimiz. Bu birliktelik tesadüf değil; uzun soluklu, karşılıklı güvene dayalı bilinçli bir tercih. Başlayıp bitirme niyetiyle girmedik bu yola; sağlığımız el verdiği, şartlar müsaade ettiği sürece Kâmil Koç bayrağını Karadeniz'de dalgalandırmaya devam edeceğiz. Çalışanlardan yöneticilere, bölge müdürlerinden genel müdüre, bu markayı bugünlere taşıyan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizim görevimiz bu birikimi devralmak ve bir adım daha ileriye götürmek. Bunun için elimizden gelen her gayreti sarf etmeye devam edeceğiz.

TEMSA, Busworld Türkiye’de Her Rotaya Uygun Çözümlerini Sektörle Buluşturdu Haber

TEMSA, Busworld Türkiye’de Her Rotaya Uygun Çözümlerini Sektörle Buluşturdu

Otübüs sektörünün en büyük ve en prestijli fuarları arasında yer alan Busworld Türkiye; önde gelen üreticileri, tedarikçileri ve profesyonelleri 17-19 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da bir araya getirdi. Farklı kullanım alanlarına ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği araçlarıyla sektördeki güçlü büyümesini sürdüren TEMSA, fuarda şehir içi ile şehirler arası ulaşım, turizm ve kısa mesafe taşımacılık segmentlerindeki çözümlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. “Sektörün dönüşümüne odaklanıyoruz” TEMSA CEO'su Evren Güzel, fuarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Busworld Türkiye’yi, sektörümüzün geleceğini şekillendiren önemli platformlardan biri olarak görüyoruz. Bu yıl fuarda, farklı müşteri ihtiyaçlarına cevap veren araçlarımızla yer alırken, aynı zamanda mühendislik kapasitemizi, teknolojik yetkinliğimizi ve sürdürülebilirlik vizyonumuzu da paylaştık. Bugün şehir içi ulaşımdan turizme kadar her rotada farklı müşteri beklentileri bulunuyor. Mobilite ekosistemi de bu doğrultuda önemli bir dönüşümden geçiyor. Biz de her ürünümüzde farklı segmentlerin gereksinimlerini dikkate alarak mühendislik kabiliyetlerimizi sahaya yansıtmaya devam ediyoruz. Araçlarımızı geliştirirken yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, sektörün dönüşümüne de odaklanıyoruz. Fuarda sergilediğimiz Avenue Neo 9e sıfır emisyonlu yapısıyla geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına tam anlamıyla yanıt veriyor. Prestij, yıllardır midibüs segmentinde edindiği güçlü konumunu yeni nesil özelliklerle ileri taşırken, Maraton uzun yolculuklarda sunduğu konfor ve üst düzey performansı bir arada sağlıyor. ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ olma vizyonumuz doğrultusunda sektöre yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye'de geliştirdiğimiz araçlarımızı dünyanın farklı coğrafyalarına ihraç etmeye devam edeceğiz." Busworld Europe’da tanıtılan Avenue Neo 9e, Busworld Türkiye’de de ilgi odağı oldu TEMSA, 9 metrelik şehir içi otobüsü Avenue Neo 9e’yi, 2025 yılında Belçika’da düzenlenen Busworld Europe’da tanıtarak müşterileriyle buluşturmuştu. Bu yıl Busworld Türkiye’de de ilgi odağı olan Avenue Neo 9e, 10,5 metrelik bir otobüsün sunduğu her şeyi sağlayabilen; ancak küçük platformların sunamadığı sağlamlık ve dayanıklılığı koruyan bir yapıya sahip. 75 yolcu kapasitesi ve 600 kilometreye varan menziliyle, şehir içi ulaşımın yanı sıra büyükşehir kapsamındaki uzak ilçelere kadar çözüm sunmasıyla dikkat çekiyor. Araç, 300 kW DC bağlantıyla yüzde 100 şarja 75 dakikada ulaşabiliyor. Kısa mesafe taşımacılığın ikonik modeli: Prestij TEMSA’nın Busworld Türkiye’de sergilediği Prestij, yenilenen kimliğiyle kısa mesafe taşımacılığının en güçlü modelleri arasında yer almaya devam ediyor. Bugün Avrupa pazarlarında da kullanıcılarıyla buluşan Prestij, 3 yıl/sınırsız kilometre garantisi sunarak müşteri memnuniyetini daha da ileri taşıyor. Yenilenen dijital sürücü bilgilendirme ekranı ve modern kokpit tasarımıyla teknolojik deneyimi güçlendiren Prestij, 29 farklı dil seçeneği sayesinde uluslararası operasyonlarda sürücülere önemli bir kullanım kolaylığı sunuyor. TEMSA’nın uzun yol taşımacılığı segmentindeki amiral gemisi Maraton ise geniş, ergonomik iç hacmi ve yüksek yolcu kapasitesiyle yolculuklarda üst düzey seyahat deneyimi vadediyor. Akıllı mobilite anlayışıyla geliştirilen sistemleri sayesinde sürüş boyunca daha yüksek kontrol ve farkındalık sunan Maraton, uzun yol operasyonlarında verimlilik ve güveni bir arada sağlıyor.

Maxion İnci Jant Grubu,  Busworld 2026’da Hafiflik ve Sürdürülebilirlikte Yeni Standartlar Belirliyor Haber

Maxion İnci Jant Grubu, Busworld 2026’da Hafiflik ve Sürdürülebilirlikte Yeni Standartlar Belirliyor

Farklı Segmentlere Güçlü ve Verimli Çözümler Maxion İnci Jant Grubu, fuarda hafif ticari araçlardan midibüslere, ağır ticari araçlardan seyahat otobüslerine kadar birçok farklı kullanım alanına hizmet veren geniş ürün gamıyla; farklı kullanım senaryolarına özel geliştirilmiş çözümlerini Maxion Wheels markasıyla sergiliyor. Yoğun yolcu taşımacılığı ve zorlu operasyon koşulları için geliştirilen jant çözümleri; dayanıklılık, güvenlik ve uzun ömürlü performansı bir araya getirirken, filo verimliliğini artırmaya katkı sağlıyor. Özellikle midibüs ve ağır ticari araç segmentinde yaygın olarak tercih edilen ürünler ile seyahat araçlarına yönelik geliştirilen çözümler, pazarda referans ürünler arasında konumlanıyor. Hafif ticari araç segmentinde ise, yalnızca Türkiye’de değil Avrupa ve Uzak Doğu pazarlarında da tercih edilerek global ölçekte rekabet gücünü ortaya koyuyor. “Ticari Araç Segmentinde Açık Ara Lider Konumundayız” Maxion İnci Jant Grubu Türkiye ve Avrupa Ticari Jantlar Satış Direktörü İshak Şikar, konuyla ilgili olarak şunları söyledi: “Günümüzün yoğun kullanım gereksinimlerine sahip ticari araçları için geliştirdiğimiz jant çözümleri, yalnızca üretici beklentileriyle sınırlı kalmayıp, kullanıcı deneyimi ve geri bildirimleri doğrultusunda şekilleniyor. Bu yaklaşımımız sayesinde, müşterilerimiz için yalnızca bir tedarikçi değil, güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanıyoruz. Bugün, ticari araç segmentinde pazarın en çok tercih edilen ve güven duyulan markası olmanın gururunu yaşıyoruz. Bu güçlü konumumuzu, yüksek performans, optimum taşıma kapasitesi ve sürdürülebilirlik odağımızla daha da ileri taşımayı hedefliyoruz.” Geleceğin Mobilitesine Katkı: Dövme Alüminyum Ticari Araç Jantları Maxion İnci Jant Grubu, Manisa’daki yeni üretim tesisinde hayata geçirdiği dövme alüminyum ağır ticari araç jantlarını Busworld 2026’da sektörle buluşturuyor. Yeni nesil jantlar; düşük ağırlıkları sayesinde yakıt tüketiminin azaltılmasına katkı sağlarken, uzun kullanım ömrü ve geri dönüştürülebilir yapılarıyla operasyonel verimliliği artırıyor. Estetik tasarımı, üstün dayanımı ve hafif yapısı ile öne çıkan bu yeni nesil ürünler, Maxion Wheels’in ileri mühendislik ve inovasyon odaklı vizyonunun somut bir göstergesi olarak dikkat çekiyor.

Anadolu Isuzu, Busworld Türkiye 2026’da Yeni Modellerini Tanıtacak Haber

Anadolu Isuzu, Busworld Türkiye 2026’da Yeni Modellerini Tanıtacak

Otobüs sektörünün en önemli uluslararası buluşmalarından biri olan Busworld Türkiye’de Anadolu Isuzu; Yeni NovoLux, NovoCiti Volt, Grand Toro XL ve Citiport 12 modellerinin tanıtımını gerçekleştirecek. Markanın ürün gamında yer alan bu araçlar, konfor, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı yaklaşımlarıyla öne çıkıyor. Sürdürülebilir teknolojilere yatırım yaparak çevre dostu üretim süreçlerini güçlendiren Anadolu Isuzu, aynı zamanda dijitalleşme, satış sonrası hizmetler ve yeni iş birlikleri alanlarında da çalışmalarını sürdürüyor. Farklı kullanım alanlarına ve beklentilere hitap eden yenilikçi araçlarıyla marka, hem yerel hem de uluslararası pazarlardaki güçlü konumunu pekiştirmeyi hedefliyor. Sürdürülebilirlik, verimlilik ve konforu bir arada sunan NovoCiti Volt Busworld’de; Avrupa’da özellikle yerel yönetimlerden yoğun ilgi gören NovoCiti Volt, mevcut platformu üzerine geliştirilen yeni nesil özellikleriyle şehir içi toplu taşımada verimlilik ve konforu bir arada sunuyor. Dar şehir sokakları ve orta yoğunluklu hatlar için optimize edilen model, sıfır emisyonlu ve çevre dostu motoruyla sürdürülebilir ulaşım çözümlerine katkı sağlıyor. Artırılmış yolcu konforu, geliştirilmiş enerji verimliliği ve güçlü şarj altyapısıyla öne çıkan NovoCiti Volt, şehirlerin geleceğin mobilite ihtiyaçlarına yanıt veriyor. Toplu ulaşımda yüksek performansıyla dikkat çeken Citiport 12 ise enerji verimliliği, dayanıklılığı ve operasyonel avantajlarıyla fark yaratıyor. Ergonomik tasarımı ve üstün konfor özellikleri sayesinde hem yolcu deneyimini iyileştiren hem de çevreye duyarlı bir ulaşım alternatifi sunan Citiport 12, alçak tabanlı yapısıyla erişilebilirliği artırıyor. Engelli ve hareket kabiliyeti kısıtlı yolcular için rampalar, yolcu bilgilendirme ekranları, gelişmiş klima ve ısıtma sistemleri, enerji tasarruflu LED aydınlatmalar ve durak anons sistemleri gibi donanımlarıyla modern şehir içi ulaşımın beklentilerini karşılıyor. Grand Toro XL servis hizmetleri, turizm ve havaalanı taşımacılığı için ideal Anadolu Isuzu’nun en tanınmış ve başarısını kanıtlamış modellerinden Grand Toro’nun yüksek yolcu kapasiteli yeni versiyonu Grand Toro XL ise büyüyen taşımacılık ihtiyaçlarına güçlü bir çözüm sunuyor. Daha büyük boyutları ve gelişmiş özellikleriyle dikkat çeken Grand Toro XL, kısa ve orta mesafeli servis hizmetleri, turizm organizasyonları ve havaalanı taşımacılığı için ideal bir alternatif olarak öne çıkıyor. Özel ihtiyaçlara yanıt verecek şekilde yeniden ölçeklendirilen ve 41 yolcu kapasitesine sahip model; yüksek performansı, operasyonel verimliliği ve işletme avantajlarının yanı sıra gelişmiş güvenlik donanımlarıyla segmentinde fark yaratıyor. Turizm ve servis taşımacılığı alanında güçlü bir konuma sahip olan Yeni NovoLux ise tasarım, donanım ve teknolojik altyapısında gerçekleştirilen kapsamlı geliştirmelerle segmentindeki iddiasını daha da güçlendiriyor. Çok yönlü kullanım imkânı sunan yapısı, artırılmış güvenlik sistemleri ve konfor odaklı iç mekân iyileştirmeleriyle öne çıkan Yeni NovoLux, işletmecilere daha yüksek verimlilik sağlarken yolculara da daha güvenli, konforlu ve keyifli bir seyahat deneyimi sunuyor.

Anadolu Isuzu, CDP İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Performansıyla Ulaştığı “A” Notu ile Ödüle Layık Görüldü Haber

Anadolu Isuzu, CDP İklim Değişikliği ve Su Güvenliği Performansıyla Ulaştığı “A” Notu ile Ödüle Layık Görüldü

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, çevresel sürdürülebilirlik alanındaki çalışmalarıyla dünyanın en saygın çevresel raporlama platformlarından biri olan CDP’nin İklim Değişikliği ve Su Güvenliği programlarında “A” notu alarak “Global A Liderleri” arasında yer alma başarısı gösterdi. Anadolu Isuzu bu performansla CDP Türkiye 16. İklim Değişikliği & Doğa Konferansı kapsamında ödüle layık görüldü. Anadolu Isuzu’nun ödülü "Global A Liderleri Ödül Töreni"nde Anadolu Isuzu Operasyonel Fonksiyonlar Grup Direktörü Hakan Özenç’e takdim edildi. İklim ve kaynakların korunması alanlarındaki güçlü performansı bir kez daha kanıtlandı CDP’nin İklim Değişikliği ve Su Güvenliği listelerinde “Double A” seviyesine ulaşan Anadolu Isuzu, çevresel şeffaflık, iklim yönetimi ve doğal kaynakların korunması alanlarında uluslararası ölçekte sergilediği güçlü performansını bir kez daha ortaya koydu. Anadolu Isuzu, CDP İklim Değişikliği Programı kapsamında iklimle bağlantılı risk ve fırsatları kurumsal yönetim yapısına entegre ederken, sera gazı emisyonlarını uluslararası standartlara uygun şekilde hesaplayıp bağımsız kuruluşlara doğrulatıyor ve azaltım performansını düzenli olarak takip ediyor. Yenilenebilir enerji yatırımlarıyla enerji ihtiyacının önemli bir bölümünü güneş enerjisinden karşılayan Anadolu Isuzu, CDP Su Güvenliği Programı kapsamında ise su risklerini kurumsal risk yönetimi süreçlerine dahil ederek su verimliliğini ve operasyonel dayanıklılığını artırmaya yönelik uygulamalar yürütüyor. Bu yaklaşım hem kaynak verimliliği ve iş sürekliliğini destekliyor hem de sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor. Çevresel raporlama ve şeffaflığın küresel rekabet gücü üzerindeki etkileri ele alındı Bu yıl, “COP31’e Doğru: Raporlama İvmesini Küresel Rekabet Gücüne Dönüştürmek” temasıyla gerçekleştirilen CDP Türkiye 16. İklim Değişikliği & Doğa Konferansı’nda, çevresel raporlama ve şeffaflığın, şirketlerin finansal performansı ve küresel rekabet gücü üzerindeki etkileri ele alındı. COP31’e yaklaşılırken çevresel raporlama performansının şirketlerin uzun vadeli değer yaratma kapasitesindeki rolü daha da önem kazandı. CDP’nin güncel çalışmaları, iklim ve doğa performansını güçlendiren şirketlerin riskleri daha etkin yönettiğini ve yeni finansal fırsatları değerlendirmede avantaj sağladığını ortaya koydu.

Mercedes-Benz Türk’ten DHL Supply Chain Türkiye’ye 3 Adet Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatı Haber

Mercedes-Benz Türk’ten DHL Supply Chain Türkiye’ye 3 Adet Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatı

Mercedes-Benz Türk, dünyanın lider lojistik firması DHL Group bünyesinde faaliyet gösteren DHL Supply Chain Türkiye’ye 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekici teslim etti. Filoya katılan yeni araçlar, şirketin farklı lojistik operasyonlarında fabrika ve depolar arasında gerçekleştirilen taşımalarda görev alacak. DHL Supply Chain Türkiye, teslim aldığı yeni araçlarla birlikte düşük karbon emisyonlu taşımacılık hedefleri doğrultusunda batarya elektrikli ağır ticari araçların operasyonel kullanımını genişletmeyi amaçlıyor. Gelişmiş elektrikli güç aktarma sistemleri, 600 kWh kullanılabilir kapasiteye sahip uzun ömürlü LFP batarya teknolojisi ve uzun menzil performansıyla dikkat çeken Mercedes-Benz eActros 600 çekiciler, özellikle yoğun operasyonların yürütüldüğü lojistik hatlarda yüksek verimlilik ve sessiz sürüş avantajı sunuyor. Baştan sona elektrikli olarak tasarlanan “doğuştan elektrikli” çekici modeli Mercedes-Benz eActros 600, tam yüklü koşullarda 500 kilometreye varan* menziliyle şehirler arası ağır yük taşımacılığında yüksek verimlilik sunan bir alternatif olarak öne çıkarken, gelişmiş güvenlik ve konfor donanımlarıyla sürücü güvenliğini ve konforunu da ön planda tutuyor. Elektrikli Dönüşüm Hız Kazanıyor Teslimat töreninde değerlendirmelerde bulundan Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, DHL Supply Chain Türkiye’ye gerçekleştirilen 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 teslimatının markayla olan iş birliklerini daha da ileriye taşıyacağına inandıklarını belirterek, yeni araçlarının DHL Supply Chain Türkiye’ye hayırlı olmasını diledi. Mercedes-Benz Türk Kamyon Ürün ve Pazar Yönetimi Grup Müdürü Serra Yeşilyurt ise teslimata ilişkin yaptığı açıklamada, “DHL Supply Chain Türkiye’ye gerçekleştirdiğimiz bu teslimat, ağır ticari araçlarda elektrikli dönüşümün lojistik sektöründe giderek daha güçlü bir karşılık bulduğunu gösteriyor. Mercedes-Benz Türk olarak geliştirdiğimiz yeni nesil batarya elektrikli araçlarımızla müşterilerimizin sürdürülebilirlik hedeflerine katkı sağlıyor; süreç boyunca sunduğumuz operasyon analizi ve mobilite danışmanlığı gibi bütüncül çözümlerle elektrikli taşımacılığa geçişlerini desteklemeyi amaçlıyoruz. DHL Supply Chain Türkiye ile başlattığımız bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde yeni projelerle daha da gelişmesini temenni ediyorum.” dedi. Operasyonlarımız Daha Verimli Hale Geliyor DHL Supply Chain Türkiye İş Birimi & Nakliye Direktörü Utku Uysal ise konuyla ilgili olarak şu değerlendirmeyi yaptı: “DHL Group 2030 Stratejisi kapsamında "Tercih Edilen Yeşil Lojistik" olmak önceliğimiz. DHL Supply Chain Türkiye olarak 2030 yılına kadar filomuzun çoğunluğunu elektrikli araçlarla güçlendirme hedefimiz var. Bu bağlamda 3 adet Mercedes-Benz eActros 600 çekiciyi bünyemize kazandırmaktan ve böylece Çevresel, Sosyal ve Yönetim ilkelerimiz doğrultusunda sürdürülebilir bir gelecek için attığımız adımları somutlaştırmaktan mutluluk duyuyoruz. Düşük karbon emisyonlu taşımacılık hedefimize emin adımlarla ilerlerken Mercedes-Benz Türk ile başlattığımız bu iş birliğinin önümüzdeki dönemde farklı projelerle daha da güçlenmesini temenni ediyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.