Hava Durumu

#Sürdürülebilirlik

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Sürdürülebilirlik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Sürdürülebilirlik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kıta Logistics’ten Yeşil Lojistik ve Dijital Dönüşümde Güçlü Hamle: 600 Milyon TL’lik Stratejik Yatırım Haber

Kıta Logistics’ten Yeşil Lojistik ve Dijital Dönüşümde Güçlü Hamle: 600 Milyon TL’lik Stratejik Yatırım

Yeni yatırım kapsamında devreye alınan antrepo ve depolarda sürdürülebilirlik odağı yalnızca bir yaklaşım değil, operasyonel tasarımın temel unsuru haline getirildi. Yenilenebilir enerji sistemleriyle desteklenen tesislerde çatı üstü güneş panelleri aracılığıyla enerji üretimi sağlanırken, enerji tasarruflu aydınlatma altyapıları, depo içi geri dönüşüm uygulamaları ve çevre dostu ambalaj çözümleri entegre bir yapı içinde kurgulandı. Lityum iyon forklift teknolojisine geçişle birlikte hem enerji verimliliği hem de iş güvenliği standartları yükseltildi. Bu teknolojideki Forklift sayısı 24’e çıktı. Süreç optimizasyonu çalışmalarıyla kaynak kullanımı daha verimli hale getirilirken, elektrik ve yangın güvenliği alanında kurulan akıllı sistemler operasyonel sürekliliği güçlendiren kritik bir rol üstlendi. Sürdürülebilir taşımacılık hedefleri doğrultusunda gerçekleştirilen filo gençleştirme yatırımı da dönüşümün önemli ayaklarından biri oldu. Bu kapsamda 31 adet yeni nesil Ford Trucks Gen 2 araç filoya katıldı. Araçların tamamının Euro 6 emisyon standardında olması sayesinde yakıt tüketimi ve karbon salımında kayda değer iyileşmeler hedeflenirken, operasyonel verimlilik ve çevresel performans birlikte ele alındı. Kıta Logistics, karbon ayak izi yönetiminde de yeni bir aşamaya geçti. Karbon ayak izi hesaplamalarının artık şirketin kendi iç kaynaklarıyla gerçekleştirilebilmesi sayesinde süreçler hız kazanırken, karar mekanizmaları daha güçlü veri setleriyle beslenmeye başladı. Bu yetkinlik, karbon azaltım stratejilerinin daha etkin planlanmasına ve sürdürülebilirlik performansının ölçülebilir biçimde yönetilmesine olanak sağlıyor. Şirket, ISO 14064-1 Kurumsal Karbon Ayak İzi Hesaplama Belgesi için denetim öncesi hazırlık çalışmalarını da eş zamanlı olarak sürdürüyor. Marka; Kara yolu özmal ve Deniz yolu ile taşınan tüm yüklerindeki emisyon miktarını müşterileriyle paylaşabiliyor. Hava yolu ile ilgili ölçümleri ise yapmak ve paylaşmak üzere gereken hazırlıkları planlıyor. Dijital dönüşüm programı kapsamında satış, pazarlama ve satın alma süreçleri akıllı otomasyon sistemleriyle yeniden yapılandırıldı. Devreye alınan dijital altyapı sayesinde fiyatlandırma kapasitesinde %60’ın üzerinde artış sağlanırken, teklif hacmi %20 oranında büyüdü. Operasyonel iletişim süreçlerinde gerçekleştirilen otomasyon çalışmalarıyla müşteri yük konum takibine ilişkin yaklaşık 4.000 e-mail süreci sistem tarafından yönetilir hale geldi. Bu dönüşüm, ekiplerin yüzlerce saatlik zaman kazanımı elde etmesini sağlarken, söz konusu kaynak doğrudan satış geliştirme ve fiyatlandırma faaliyetlerine yönlendirildi. Şirketin dijitalleşme vizyonu, operasyonların tek platform üzerinden yönetildiği, sistemlerin birbiriyle entegre çalıştığı ve karar süreçlerinin veri odaklı ilerlediği bir yapı üzerine inşa ediliyor. Bu yaklaşım; manuel iş yükünün azaltılmasıyla operasyonel mükemmelliğin güçlendirilmesini, Tmaxx platformunun müşteri, acente ve ERP sistemleriyle entegre edilerek kesintisiz veri akışının sağlanmasını ve performans metrikleri ile KPI’ların sistem üzerinden anlık izlenmesini kapsayan bütüncül bir dönüşüm stratejisini temsil ediyor. Kurumsal altyapı dönüşümü çerçevesinde Finans ve Mali işler süreçlerinde SAP sistemine geçiş tamamlanırken, insan kaynakları süreçlerinde SAP SuccessFactors platformunun devreye alınması planlanıyor. Bu adımlarla birlikte hem kurumsal verimlilik hem de çalışan deneyimi odağında daha entegre ve ölçülebilir bir yapı hedefleniyor. Yönetimden Mesajlar Emre Eldener – Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı “Lojistik sektörü dünyada artık yalnızca hız ve maliyet odağında değil; sürdürülebilirlik, dijitalleşme ve veri temelli yönetim ekseninde yeniden tanımlanıyor. Kıta Logistics olarak yaptığımız yatırımları bir teknoloji modernizasyonu ya da çevresel sorumluluk projesi olarak değil, şirketimizin geleceğe uyum stratejisinin temel yapı taşları olarak görüyoruz. Bugün Avrupa parsiyel kara yolu yüklerimizde yapay zekayı kullanarak rota ve yük optimizasyonu gerçekleştirebiliyoruz. Yeşil lojistik uygulamalarımızla çevresel etkimizi azaltırken, dijital dönüşüm adımlarımızla müşterilerimize daha şeffaf, daha hızlı ve daha öngörülebilir bir hizmet modeli sunuyoruz. Bu dönüşüm, aynı zamanda rekabet gücümüzü kalıcı biçimde güçlendiren stratejik bir kaldıraç niteliği taşıyor.” Bilal Yurttaş – Depo ve Antrepolar Genel Müdürü “Depo ve antrepo yatırımlarımızda sürdürülebilirlik, enerji verimliliği ve operasyonel mükemmelliği birbirinden ayrı başlıklar olarak değil, tek bir entegre yapı olarak ele aldık. Yenilenebilir enerji kullanımı, lityum iyon teknolojisiyle çalışan ekipmanlar, akıllı güvenlik sistemleri ve optimize edilmiş süreçler sayesinde hem çevresel performansımızı hem de hizmet kalitemizi yukarı taşıyoruz. Bugün geldiğimiz noktada tesislerimiz yalnızca fiziksel depolama alanları değil; teknolojiyle güçlendirilmiş, verimlilik ve sürdürülebilirlik odaklı lojistik merkezleri haline gelmiş durumda.”

MAN Truck & Bus’tan Türkiye’de Dev Adım:  Ankara Fabrikası’nda Elektrikli Otobüs Seri Üretimine Başladı Haber

MAN Truck & Bus’tan Türkiye’de Dev Adım: Ankara Fabrikası’nda Elektrikli Otobüs Seri Üretimine Başladı

MAN Truck & Bus, sürdürülebilir ulaşım vizyonu doğrultusunda Türkiye’deki üretim tesisinde elektrikli mobiliteye geçişte önemli bir aşamayı tamamladı. Eylül ayı başında ilk MAN Lion’s City E’nin banttan indirilmesiyle başlatılan sürecin ardından, tüm test ve hazırlıklar başarıyla tamamlanarak seri üretime geçildi. MAN Lion’s City E’nin seri üretimiyle birlikte Ankara, şirketin bataryalı elektrikli otobüs üretiminde en önemli yetkinlik merkezlerinden biri konumuna taşındı. Barbaros Oktay: "Müşteri taleplerine daha esnek ve hızlı yanıt vereceğiz" MAN Truck & Bus Otobüs Birimi Başkanı Barbaros Oktay, Ankara’da elektrikli otobüs üretiminin başlamasıyla birlikte sıfır emisyon yolunda çok önemli bir adım attıklarını belirterek şunları söyledi: “Ankara’da başlattığımız yeniden yapılanma, MAN’ın sürdürülebilir geleceğe doğru dönüşüm sürecinin ayrılmaz bir parçasını oluşturuyor. Burada attığımız adımlar ve yaptığımız yatırımlarla, uzun vadede yüksek adetlerde ve üstün kalitede emisyonsuz mobilite çözümleri sunmanın temelini attık. Bugün de bu çalışmaların bir sonucu olarak Ankara’da elektrikli otobüs üretimine başlamamız, MAN’ın e-mobilite yolculuğunda önemli bir kilometre taşıdır. Bu yatırımla birlikte otobüs üretim ağımızı güçlendiriyor, emisyonsuz şehir içi ulaşım çözümlerine yönelik artan küresel talebi daha etkin şekilde karşılayabiliyoruz. Elektrikli otobüs üretimin Türkiye lokasyonunu da kapsayacak şekilde genişletilmesi, müşteri taleplerine daha esnek yanıt vermemizi ve teslimat sürelerini optimize etmemizi sağlayacak.” Mehmet Şermet: “Ankara, MAN’ın önemli e-mobilite merkezlerinden biri haline geldi” MAN Türkiye A.Ş. CEO’su Mehmet Şermet ise MAN’ın küresel üretim ağında Ankara’nın stratejik öneminin arttığına dikkat çekerek şunları kaydetti: “MAN için Türkiye her zaman ayrı bir yere sahip oldu. MAN’ın Almanya dışındaki ilk üretim tesisi olan fabrikamızda, bugün de yeni bir ilki hayata geçirmenin gururunu yaşıyoruz. Tamamen elektrikli şehir otobüsü MAN Lion’s City E’nin seri üretimiyle birlikte Ankara, şirketin önemli e-mobilite merkezlerinden biri haline geldi. Çalışanlarımızın üstün yetkinliği ve son iki yılda altyapı ile ekipmana yaptığımız ciddi yatırımlar sayesinde bu dönüşümü başarıyla gerçekleştirdik. Tüm elektrikli ve konvansiyonel otobüsleri aynı bantta üretebilen esnek yapımızla, geleceğin teknolojisini Ankara’dan dünyaya ihraç edeceğiz.” Gelecekte “Lion’s Coach E” de Ankara’da Üretilecek Sıfır emisyonlu ulaşım çözümlerine yönelik önemli yatırımlar yapan MAN’ın şehir içi otobüslerinin yarısından fazlası halihazırda elektrikli olarak üretim bandından iniyor. Bu artan talebi karşılamak amacıyla Ankara’daki üretim altyapısı ve çalışanlar, son aylarda e-mobilitenin gerekliliklerine uygun şekilde hazırlandı ve tesis kademeli olarak dönüştürüldü. MAN Lion’s City E’nin yanı sıra, gelecekte elektrikli şehirlerarası otobüsler ile seyahat sektörü için geliştirilen yeni MAN Lion’s Coach E’nin de Türkiye’de üretilmesi hedefleniyor. Ankara, MAN’ın e-Mobilite Dönüşümünde Kilit Rol Üstleniyor Elektrikli şehir otobüsü MAN Lion’s City E, 2020 yılında seri üretime başlayan Polonya’daki Starachowice Fabrikası’nın ardından artık Ankara’da da üretiliyor. Her iki tesiste de tüm elektrikli ve konvansiyonel otobüsler aynı üretim hattında esnek bir şekilde imal edilebiliyor. Güvenilirlik, menzil ve sürdürülebilirlik özellikleriyle öne çıkan MAN Lion’s City E; 10 metrelik kompakt versiyonlardan, yüksek yolcu kapasiteli 18 metrelik körüklü modellere ve şehirlerarası kullanım için geliştirilen Low-Entry (Alçak Girişli) varyantlara kadar uzanan geniş bir ürün gamı sunuyor. Ayrıca Lion’s Chassis E ile Avrupa dışındaki pazarlara da çözüm sağlanıyor. Bu entegrasyonun başarısı için son yıllarda önemli yatırımlar yapıldığını vurgulayan Barbaros Oktay, “Hedefimiz, Ankara’nın da tıpkı Starachowice gibi MAN otobüs işinin e-mobilite dönüşümünde kilit bir rol üstlenmesidir” dedi. Avrupa’da sattığı şehir otobüslerinin yarısı elektrikli modellerden oluştu 2019 yılındaki lansmanından bu yana güçlü bir başarı hikâyesine dönüşen MAN Lion’s City E, bugün Avrupa yollarında performansını kanıtlamış durumda. Şu anda Avrupa genelinde 3.000’in üzerinde MAN eBus aktif olarak hizmet veriyor. 2025 yılında 1300’den fazla elektrikli otobüs satışı gerçekleştiren MAN’ın, Avrupa'da sattığı şehir otobüslerinin %50'si elektrikli modellerden oluştu.

Mercedes-Benz Türk’ün Karbon Emisyonunu Azaltan Projesine Ödül Haber

Mercedes-Benz Türk’ün Karbon Emisyonunu Azaltan Projesine Ödül

Mercedes-Benz Türk’ün otobüs geliştirme ekibi, Daimler Truck AG’nin düzenlediği “2026 Green Mover Award” yarışmasında, otobüs üretim sürecinde petrol bazlı yapıştırıcıları ortadan kaldırarak karbon emisyonlarını azaltan tekstil bazlı tavan kaplaması uygulaması ile ‘Yeşil Ürünler’ kategorisinde ödüle layık görüldü. Mercedes-Benz Türk Ar-Ge Merkezi Yeni Nesil Otobüs Projeleri Karoser ve Dış Tasarım Geliştirme Grup Müdürü Mustafa Çolak, Birim Müdürü Erdal Sezer ile proje mühendisleri Berkay Balcı, Vadi Erdem, Ümit Arman, ödüllerini 28 Ocak tarihinde Stuttgart’ta gerçekleştirilen törenle aldılar. İklim ve çevre sorumluluğunu operasyonel ve ticari hedeflerle birleştirerek çalışanlar tarafından geliştirilen projeleri ödüllendiren Green Mover Award yarışmasında bu yıl 107 proje yarıştı. Araç tavanlarında daha az karbon salımı sağlayan yeni nesil tekstil kaplama Ödül alan uygulama, 2024 yılından itibaren Mercedes-Benz eCitaro elektrikli otobüslerde kullanılmaya başlandı. Geliştirme çalışmaları kapsamında, daha önce alüminyumdan üretilen tavan kaplaması, özel bir tekstil bazlı malzemeyle değiştirildi. Bu değişiklikle eCitaro otobüsleri için kaynak verimliliği yüksek, yeni bir tavan kaplama konsepti geliştirildi. Bu dönüşüm sayesinde tavan kaplaması daha hafif bir yapıya kavuşurken, araç ağırlığının azalması, yakıt tüketimi ve enerji verimliliği açısından önemli kazanımlar sağlıyor. Yıllık 250 ton karbondioksit eşdeğeri emisyon azaltımı sağlayan bu uygulama, aynı zamanda üretim sürecinde sağladığı 72 bin metreküp su tasarrufu ve 6 milyon megajul (MJ) daha düşük enerji tüketimi ile sürdürülebilir üretim hedeflerini destekliyor. Yapıştırıcı işleminin ortadan kaldırılması ile üretilebilirlik sürecini daha da iyileştirirken, işlem karmaşıklığını azaltıyor ve geri dönüştürülebilirliği artırıyor. Proje, sürdürülebilirliği ve verimliliği artırarak, yüksek performans standartlarını korurken yeşil mobiliteyi ve çevre korumasını destekliyor. Türkiye’den dünyaya mühendislik çözümleri Mercedes-Benz eCitaro’nun Ar-Ge çalışmalarını yürüten Mercedes-Benz Türk Ar-Ge Merkezi, mevcut güncellemeler ve geliştirme faaliyetlerini de gerçekleştirmeye devam ediyor. Almanya’da üretimi devam eden Mercedes-Benz eCitaro’nun iç donanım, karoseri, dış kaplamalar, elektrik altyapısı, diagnoz sistemleri, yol testleri ve donanımsal dayanıklılık testleri gibi kapsamları Mercedes-Benz Türk İstanbul Ar-Ge Merkezi sorumluluğunda yürütülüyor. Proje kapsamındaki geliştirmeler de Mercedes-Benz Türk ekiplerinin yol testleri, dayanıklılık ve Hydropuls testleri de dahil olmak üzere kapsamlı Ar-Ge faaliyetlerinden sonra uygulandı. Mercedes-Benz Türk Ar-Ge Merkezi, sahip olduğu yetkinlik ve global sorumluluklarıyla sürdürülebilirlik vizyonuna Türkiye’den dünyaya sağladığı mühendislik çözümleri ile katkı sağlamaya devam ediyor.

Scania, İthal Çekici Pazarında 2025 Yılında da Lider Haber

Scania, İthal Çekici Pazarında 2025 Yılında da Lider

İthal çekici segmentinde liderliğimizi sürdürüyoruz. Scania Satış Müdürü Bayazıt Canbulat, 2025 yılı performansını ve 2026 hedeflerini şöyle değerlendirdi, “2025 yılı, bizim için başarılı geçti. Toplam 2 bin 613 adetlik satış ve yüzde 8,1 pazar payı ile genel pazarda 4. sırada yer alırken, ithal çekici segmentinde liderliğimizi sürdürdük. Bu başarıda ürünlerimizin düşük yakıt tüketimi, güçlü ikinci el değeri ve yüksek performansı kadar, müşterilerimize sunduğumuz bütüncül çözümler de belirleyici oldu” dedi. Canbulat "2026 yılında 16 ton ve üzeri pazarın 30.000 adet ve üzerinde gerçekleşmesini öngörüyoruz. Biz de Scania olarak ithal çekici segmentindeki liderliğimizi korumayı ve toplam pazardaki konumumuzu daha yukarı taşımayı hedefliyoruz. Uygun finansman çözümleri, yaygın servis ağımız ve dijital altyapımızla müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artırmaya devam edeceğiz” şeklinde açıkladı. Canbulat ayrıca, Dynamic modellerin daha zengin donanım seviyeleri ve gelişmiş güvenlik özellikleriyle müşterilerle buluşmaya başladığını ifade etti. Tüm Scania çekicilerin bakım hediyeli olarak müşterilere sunulduğunu aktaran Canbulat, müşterilerimizin tercihlerinde satış sonrası hizmetler ve yedek parça süreçlerindeki yüksek memnuniyet seviyesinin çok etkili olduğunu aktardı. “Bakım kontratları marka bağlılığını güçlendiriyor” Servis ve Bakım Kontratları Müdürü Suna Türk Tuzcuoğlu “2025 yılı satış sonrası hizmetler alanında büyüme odaklı ve oldukça verimli geçti. 13.102 araç aktif bakım kontratı kapsamında yer alırken, Scania araç parkının yüzde 73’ü bakım anlaşmalı olarak hizmet aldı. 5 bin 200 adet bakım kontratı hayata geçirdik ve bir önceki yıla göre yenilenen kontratlarda yüzde 41’lik artış yakaladık. Bu büyümede özellikle kontrat süresi sona yaklaşan araçlara sunduğumuz ilave anlaşma imkânı bu büyümede önemli rol oynadı” dedi. Türk Tuzcuoğlu temel önceliklerinin müşterilerine kesintisiz hizmet sağlamak ve operasyonel sürekliliği güvence altına almak olduğunun altını çizdi. Sıfır araçlarla birlikte sunulan Plus bakım paketleri ve uzatılmış garanti seçenekleri, ilk günden itibaren kapsamlı güvence sağlarken; tüm araçlara 1 ile 4 yıl arası esnek bakım anlaşmaları ile operasyonel ihtiyaçlara çözüm sunuyor. Düzenli bakım ve yetkili servis geçmişi, Scania’nın güçlü ikinci el değerini destekleyen en önemli unsurlar arasında yer alıyor. Scania Bakım kontratları öngörülebilir maliyet yapısı, uzman teknisyen desteği ve orijinal parça güvencesinin müşterilere risk almadan operasyonlarının sürekliliğini güvence altına alma imkânını sunmaktadır. Servis Ağı Genişliyor Scania Satış Sonrası Hizmetler Müdürü Onur Yereşer ise, 2025’in operasyonel yatırımların karşılığının alındığı bir yıl olduğunu belirterek şunları söyledi “Müşteri memnuniyeti sonuçlarımız bizi tatmin eden seviyelerde gerçekleşti. Servis gelirlerimiz ve araç girişlerimiz üst üste dördüncü yılda da artış gösterdi. 2025 yılında servislerimize 20.000’in üzerinde müşterimiz giriş yaptı. Bu müşterilerimize 80.000 adede yakın iş emri açıldı. Tüm Türkiye çapında yetkili servislerimizin kapasite kullanım oranları yüzde 80 seviyesine yaklaştı. Kocaeli Mertrucks ve Denizli Evci yetkili servislerinin faaliyete geçmesinin ardından bugün 20 yetkili servis noktası ile hizmet veriyoruz. 2026 yılında servis ağımızı daha da genişletmeyi planlıyoruz.” Yereşer, Scania yetkili servislerinin tüm regülasyonlara uyumlu ve yüksek kalite standartlarında hizmet sunacak şekilde yapılandırılmış, stratejik olarak konumlandırılmış merkezler olduğunu vurguladı. Ayrıca global ölçekteki bir araştırma firması tarafından gerçekleştirilen ağır ticari araç raporlarına göre de servis kalitesini tescillediğini belirtti. Ürün Portföyünde Stratejik Genişleme Scania Pazarlama Müdürü Ozan Akbal, 2025 yılında Doğuş Otomotiv’in çatısı altında bulunan bütün ağır ticari araç markalarıyla birlikte müşterilerinin tüm ihtiyaçlarına cevap verdiklerini belirterek, 2026 yılında da çoklu marka yapısıyla müşterilerine uçtan uca çözüm sunmaya devam edeceklerini ifade etti. Akbal, kamyon segmentinde ürün portföyünü genişleterek pazar payını artırmayı planladıklarını da ifade ederek “İnşaat segmentinde hazır beton, damper ve mobil vinç uygulamalarına yönelik, müşteri ve pazar beklentilerini karşılayan eksiksiz ve iddialı bir standart ürün portföyü oluşturduk. Özellikle inşaat, yol ve kamu kamyonlarındaki yeni ürün gamımızla müşteri beklentilerine fazlasıyla cevap vereceğiz. Orta vadede kamyon satışlarımızın toplam satışlar içindeki payını yüzde 20 seviyesine çıkarmayı hedefliyoruz” dedi. Ozan Akbal, Scania sürdürülebilirlik vizyonunu ise şu sözlerle özetledi; “Sürdürülebilir taşımacılığı yalnızca ürün geliştirme perspektifiyle değil, yetkili satıcı ve servis yapılanmamızdan eğitim yatırımlarımıza kadar bütünsel olarak ele alıyoruz. Teknik insan kaynağını güçlendirmek amacıyla eğitim yatırımlarımız sürüyor. Konya’nın ardından 2025 yılında Bolu’da ikinci Scania Eğitim Sınıfı faaliyete geçti. 2025 yılında müşteri eğitimlerini de odağımıza alarak 127 farklı müşteriden yaklaşık 900 sürücüye Ekonomik ve Güvenli Sürüş Eğitimleri verildi. Program kapsamında araç verileri analiz edilerek sürüş alışkanlıklarının iyileştirilmesi, yakıt tasarrufu ve trafik güvenliğinin artırılması hedeflendi. Eğitim programlarımızı 2026 yılında daha da yaygınlaştırmayı arzuluyoruz” dedi. Scania, 2026 yılında güçlü ürün portföyü, sürdürülebilirlik yatırımları, dijital çözümleri ve müşteri odaklı hizmet anlayışıyla hem çekici hem de kamyon segmentinde büyümesini sürdürmeyi hedefliyor.

Mercedes-Benz Türk, İlk Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatını Medcem Çimento’ya Gerçekleştirdi Haber

Mercedes-Benz Türk, İlk Mercedes-Benz eActros 600 Teslimatını Medcem Çimento’ya Gerçekleştirdi

Mercedes-Benz Türk, ağır ticari araç sektöründe önemli bir kilometre taşını daha geride bıraktı. Şirket, uzun yol taşımacılığı için “Şarjı Tam, Geleceğe Hazır” vizyonuyla geliştirilen batarya elektrikli çekici modeli Mercedes-Benz eActros 600’ün Türkiye’deki ilk teslimatını Medcem Çimento’ya gerçekleştirdi. Teslimat töreni, Medcem Çimento’nun Mersin Silifke’de bulunan üretim tesisinde düzenlendi. Teslim edilen Mercedes-Benz eActros 600, Medcem Çimento Fabrikası’ndan Medcem Port Limanı’na uzanan hatta kullanılacak ve buradan gerçekleştirilen ihracat operasyonlarında görev alacak. Avrupa’nın en büyük çimento fabrikası olan Medcem Çimento Fabrikası’nın operasyonlarında kullanılacak olan araç, sanayide elektrikli taşımacılığın uygulanabilirliğini somut şekilde ortaya koyacak. Mercedes-Benz eActros 600, Türkiye’de satışı gerçekleşen ilk uzun menzilli elektrikli çekici olma özelliğini taşıyor. Bu yönüyle Medcem Çimento’ya teslimatı gerçekleşen araç, sanayi ve ihracat odaklı lojistik operasyonlarda elektrikli taşımacılığın yaygınlaşması açısından önemli bir referans niteliği oluşturuyor. Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, teslimatla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Mercedes-Benz eActros 600 ile uzun yol taşımacılığında elektrikli dönüşüm için yeni bir sayfa açıyoruz. Türkiye’deki ilk Mercedes-Benz eActros 600 teslimatımızı, ihracat operasyonlarıyla öne çıkan büyük ölçekli bir sanayi kuruluşu olan Medcem Çimento’ya gerçekleştirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Doğuştan elektrikli mimarisi, uzun menzili ve dayanıklı batarya teknolojisiyle Mercedes-Benz eActros 600, sadece çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlamakla kalmıyor; aynı zamanda operasyonel verimlilik açısından da güçlü bir alternatif sunuyor. Bu teslimatın, sanayide elektrikli taşımacılığın yaygınlaşması açısından önemli bir referans olacağına inanıyoruz.” Medcem Çimento Grubu CEO’su Mehmet Ali Ceylan ise iş birliğiyle ilgili olarak: “Medcem Çimento olarak sürdürülebilirlik, verimlilik ve dijitalleşme odağımız doğrultusunda lojistik operasyonlarımızda çevreci çözümlere yönelmeye büyük önem veriyoruz. Mercedes-Benz eActros 600’ü, Silifke’deki üretim tesisimiz ile liman arasındaki taşımacılık hattında aktif olarak kullanarak elektrikli taşımacılığın operasyonel performansını sahada yakından gözlemleyeceğiz. Bugün teslim aldığımız Mercedes-Benz eActros 600, önümüzdeki dönemde filomuzu elektrikli araçlarla genişletmeye yönelik planlarımız açısından önemli bir başlangıç niteliği taşıyor. Mercedes-Benz Türk ile iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam edeceğine inanıyoruz.” dedi. Uzun yol taşımacılığı için doğuştan elektrikli çözüm Mercedes-Benz eActros 600, baştan sona elektrikli olarak tasarlanan “doğuştan elektrikli” bir çekici olarak öne çıkıyor. Elektrik motorlu aks (eAxle) teknolojisi sayesinde gücünü doğrudan tekerleklere ileten araç, uzun yol taşımacılığı için yüksek verimlilik sunuyor. Tam yüklü koşullarda 500 kilometreye varan* menziliyle şehirler arası ağır yük taşımacılığına uygun olan eActros 600, 600 kWh kapasiteli LFP bataryalarıyla 10 yıl veya 1,2 milyon kilometreye kadar batarya ömrü sağlıyor. Müşteri Odaklı, Veriye Dayalı Satış Süreci Bu satış sürecinin en önemli unsurlarından biri, Mercedes-Benz Türk’ün müşteri odaklı ve veriye dayalı satış yaklaşımı oldu. İlk temas anından itibaren Medcem Çimento’nun operasyonunda kullanılacak rota, yük profili, hava koşulları ve topoğrafik veriler detaylı şekilde analiz edilerek simülasyon araçları üzerinden değerlendirildi. Bu şeffaf analiz süreci sayesinde araç ile sağlanacak operasyonel verimlilik önceden ortaya kondu ve elektrikli taşımacılığa geçiş konusunda güvene dayalı bir karar süreci oluşturuldu. Mercedes-Benz Türk ile Medcem Çimento arasında gerçekleştirilen ilk doğrudan iş birliği olma özelliğini taşıyan teslimat aynı zamanda elektrikli ağır ticari araçların sanayi ve ihracat odaklı operasyonlardaki potansiyelini ortaya koyan önemli bir başlangıç niteliği taşıyor.

Türkiye’nin En Çok Satan Otomobili Clio, Yeni Nesliyle Türkiye’de Haber

Türkiye’nin En Çok Satan Otomobili Clio, Yeni Nesliyle Türkiye’de

Türkiye’nin Satış Lideri Clio, Nesiller Boyu Hayatımızda Bugüne kadar dünya çapında 17 milyon, Türkiye’de ise 600 binden fazla satılan Renault Clio; ilk neslinden bu yana farklı kuşakların hayatına dokunan, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen modellerden biri oldu. Yıllar içinde değişen beklentilere uyum sağlayarak her jenerasyonda kendini yenileyen Clio, B segmentinde standartları belirleyen güçlü bir referans noktası haline geldi. Bu güçlü bağ ve istikrarlı başarı, 2025 yılında 51.717 adetlik satışla bir kez daha tescillendi. Renault Clio, bu sonuçla Türkiye’nin en çok satan otomobili oldu ve altıncı nesliyle başarı hikayesini bir üst seviyeye taşıyor. Clio; yenilenen tasarımı, artan donanım seviyesi ile 1.799.000 TL’den başlayan liste fiyatları ve ilk 1.000 müşteriye özel 1.749.000 TL’den başlayan fiyatlarıyla Türkiye yollarına çıkıyor. Mevcut Clio sahiplerine özel 50.000 TL takas desteği ile 1.699.000 TL’den sunulurken takas desteğine ek olarak kampanya kapsamında 200.000 TL’ye kadar 6 ay %0 faizli kredi imkânı da sağlanıyor. MAİS A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu "Renault Clio yalnızca bir otomobil değil, Türkiye’de nesiller boyunca, milyonlarca kullanıcının kalbine dokunan ve hikayesine eşlik eden bir yol arkadaşı. Türkiye otomotiv pazarının en güçlü yapı taşlarından biri olan Clio, 2025 yılını Türkiye’nin en çok satan otomobili olarak tamamladı. Clio, Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nın yüksek üretim kalitesi ve ülkemizin sahip olduğu küresel mühendislik tecrübesiyle hayat buluyor. ‘Türkiye’de üretilen, Türkiye’nin en çok sevilen modeli’ ünvanını korumak bizim için büyük bir gurur. Yeni Clio, hem sadık kullanıcılarımızın kalbindeki yerini güçlendiriyor hem de yeni nesil otomobil severlerle güçlü bir bağ kuruyor. Clio ile kurulan bu güçlü bağın, Türkiye yollarında daha uzun yıllar devam edeceğine inanıyoruz” Türkiye’den Dünyaya: Bursa’da Üretiliyor Yeni Clio’nun kalbi, Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda atıyor. Günde 1.000’den fazla Clio’nun banttan indiği ve bugüne kadar 5 milyondan fazla Clio’nun üretildiği tesis, yeni neslin de küresel üretim üssü konumunda. Yeni Renault Clio’nun Bursa’daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilmesi, modelin Türkiye için taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koyuyor. Renault Grubu’nun Türkiye’ye duyduğu güvenin en somut göstergesi olan bu üretim ekosistemi, yerlilik oranıyla da dikkat çekiyor. Fabrikanın satın alma hacminin yüzde 50’sinden fazlası, 90 farklı yerel tedarikçi tarafından karşılanıyor. Ayrıca üretim sürecine ek olarak, Renault Technology Türkiye mühendislik merkezi de Yeni Clio’nun geliştirme aşamalarında aktif rol oynayarak modelin yerli kimliğini güçlendiriyor. Yeni TCe 115 hp Benzinli Motor Yeni Renault Clio, Türkiye pazarında satışa sunulduğu ilk andan itibaren performans ve verimliliği odağına alan yeni nesil motoruyla fark yaratıyor. Önceki nesillerden tamamen ayrışan bu motor; Austral ve Rafale modellerinde kullanılan hibrit sistemlere güç veren içten yanmalı motorla aynı temeli taşıyor. Yüksek Verimlilik: 1,2 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motor, direkt enjeksiyon ve Miller çevrimi teknolojileri sayesinde yakıtı en verimli şekilde kullanıyor. Performans: 115 beygir güç ve 190 Nm tork üreten motor, EDC 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman ile kombine ediliyor. Tüketim Değerleri: 0’dan 100 km/s hıza 10 saniyede ulaşan bu ünite, 100 km’de ortalama 5,0 litre’den başlayan yakıt tüketimi ve 114 g/km’den başlayan CO₂ emisyon değeri sunuyor. Yeni TCe 115 hp benzinli motora ek olarak, ürün gamı 2026 yılında iki güçlü ve verimli seçenekle daha da genişleyecek: 160 hp Full Hybrid E-Tech: Şehir içi sürüşün %80’ini elektrikli modda yapabilen, 1.000 km menzilli ve 3,9 lt/100 km tüketim değerine sahip hibrit motor, 2026’nın ilerleyen dönemlerinde sunulacak. Eco-G 120 EDC: Benzin/LPG çift yakıtlı ve otomatik vitesli bu seçenek, 50 litrelik yeni LPG tankıyla toplamda 1.450 km’ye varan rekor bir menzil ile 2026 yılı içerisinde aileye katılacak. Yeni Nesil Tasarım: Daha Atletik, Daha Güçlü Renault tasarım ekibi, Yeni Clio’da markanın yeni "duygusal teknoloji" dilini merkeze aldı. Önceki jenerasyona göre belirgin şekilde büyüyen boyutlar ve artan iz mesafesi, araca çok daha oturaklı ve kaslı bir görünüm kazandırıyor: Uzunluk: 4,12 m (+66 mm artış) Genişlik: 1,77 m (+39 mm artış) Aks Mesafesi: 2.591 mm Ön tasarımda kullanılan üç boyutlu elmas desenli ızgara ve yeni ışık imzası, aracın karakterini güçlendiriyor. Kompakt bir coupe hissi veren tavan çizgisi, keskin açılı arka cam ve belirgin omuz hatları, Yeni Clio’nun dinamizmini vurguluyor. 18 inç jantlar ve geniş iz mesafesi aracın yolda daha tok durmasını sağlıyor. Yeni Clio, ikisi yeni olmak üzere yedi renk seçeneğiyle geliyor: Yakut Kırmızı, Zümrüt Yeşil, Beyaz, Kaya Gri, Mineral Gri, Yıldız Siyah ve Demir Mavi. Üst Segment Teknolojisi ve Akıllı Sürüş Deneyimi Yeni Clio’nun iç mekânı, çift 10,1 inçlik ekran kombinasyonu ve Renault Austral ile Rafale modellerinden ilham alan kompakt direksiyon simidiyle premium bir atmosfer sunuyor. 48 renkli ortam aydınlatması ve esprit Alpine versiyonunda sunulan Alcantara döşeme seçenekleriyle kabin, modern bir kimliğe bürünüyor. Dijital Ekosistem ve Gemini Yapay Zekâsı segmentinde standartları belirleyen Google Entegre OpenR Link sistemi; Google Maps, Google Play ve Google Asistan ile eksiksiz bir dijital deneyim sağlıyor. Ayrıca, ilerleyen dönemlerde Google’ın yeni yapay zekâ asistanı Gemini, kablosuz güncellemeyle OpenR Link sistemine dahil olacak. Gemini; doğal sohbet yeteneği ve kesintisiz konuşma algılama özellikleriyle sürüş deneyimini asiste edecek. Yeni Clio, B segmentinde eşi görülmemiş 25 adet gelişmiş sürüş destek sistemi (ADAS) ile donatıldı. GSR2.3 standartlarına tam uyumlu olan modelde; Aktif Sürüş Yardımı, 360° çevre görüş kamerası ve acil duruş asistanı gibi özellikler öne çıkıyor. Renault’nun yenilikçi çözümü My Safety butonu sayesinde sürücüler, yasal olarak her çalıştırmada devreye giren güvenlik ayarlarını tek bir tuşla kişiselleştirebiliyor. Geliştirilmiş Şasi ve Aerodinamik Verimlilik CMF-B platformu üzerinde yükselen Yeni Clio, artırılan aks mesafesi (2.591 mm) ve iz genişliği sayesinde daha kararlı bir sürüş sunuyor. Mühendislik çalışmaları sonucunda sürtünme katsayısı (cW) 0,32’den 0,30’a düşürülerek yakıt verimliliği ve rüzgâr direnci optimize edildi. Yeni Clio’nun akustik konfor ve manevra kabiliyeti de yükseltildi. Ön cam sütunlarında kullanılan yeni yalıtım köpükleri, kabin gürültüsünü üst segment standartlarına çekerken; 10,4 metrelik dönüş çapı şehir içi manevraları kolaylaştırıyor. 391 litreye ulaşan bagaj hacmi ve 40 mm alçaltılan bagaj eşiği ise günlük kullanım pratikliğini artırıyor. Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Yeni Clio, çevre dostu üretim vizyonunu her detayında hissettiriyor. Araçta kullanılan malzemelerin yüzde 33,9’u döngüsel ekonomiden elde edilirken, döşeme kumaşlarının yüzde 92’si geri dönüştürülmüş elyaflardan oluşuyor. Esprit Alpine versiyonun jantlarında kullanılan yüzde 50 geri dönüştürülmüş alüminyum, model başına 350 kg CO₂ tasarrufu sağlıyor. Teknik özellikler Boyutlar ve ağırlık Uzunluk: 4.116 mm Genişlik: 1.768 mm Yükseklik: 1.451 mm Aks mesafesi: 2.591 mm Ön uzantı: 859 mm Arka uzantı: 667 mm Yerden yükseklik: 142 mm yüksüz (119 mm yüklü) Ağırlık: 1.155 kilodan başlıyor Bagaj kapasitesi: 391 litre (güç aktarma sistemine bağlı olarak) Yükseklik: 735 mm Çekme kapasitesi: 900 kg

Ford Otosan’ın 2035 Karbon Nötr Lojistik Hedefine Dev Adım:  Türkiye ve Romanya Arasında Demiryolu Köprüsü Kuruldu Haber

Ford Otosan’ın 2035 Karbon Nötr Lojistik Hedefine Dev Adım: Türkiye ve Romanya Arasında Demiryolu Köprüsü Kuruldu

Ocak 2026 itibarıyla başlayan seferler, Marmaray geçişi sayesinde iki ülke arasındaki ticaret koridorunu kesintisiz ve yeşil bir hatla birbirine bağlıyor. 2050 Net Sıfır Vizyonu ve Lojistikte Dönüşüm Bu proje, Ford Otosan’ın 2050 yılına kadar tüm değer zincirinde Net Sıfır emisyona ulaşma hedefi doğrultusunda, SBTi tarafından onaylanan emisyon azaltım hedefleriyle uyumlu olarak kurgulanan lojistik dönüşümün önemli bir adımını oluşturuyor. Craiova–Köstence-Kocaeli hattında denizyolu ağırlıklı ve kara yolu bağlantılı taşıma yapısından Craiova-Kocaeli direkt demiryolu odaklı ve kara yolu kullanımını azaltan bir modele geçilmesini sağlayan bu yaklaşım, deniz ve karayolu bağlantılı rotaların yarattığı karbon yükünü azaltırken, lojistik süreçlerde daha düşük emisyonlu ve daha verimli bir yapı kurulmasına katkı sağlıyor. Türkiye’nin ilk özel demiryolu tren işletmecisi Körfez Ulaştırma’nın hibrit lokomotif yatırımlarıyla desteklenen tren operasyonları ise, sürdürülebilirlik hedeflerini operasyonel verimlilikle bütünleştirerek çevresel etkiyi kalıcı biçimde azaltan bir çözüm sunuyor. Marmaray Geçişi ile Kıtalararası Kesintisiz Akış Teknik kapasitesi ve operasyonel gücüyle dikkat çeken yeni hat, otomotiv lojistiğinde yeni bir sayfa açıyor. Tek seferde 18 vagon ve 557 metre uzunluğa ulaşan tren setleri, sefer başına 216 aracı doğrudan Ford Otosan Craiova fabrikasından alarak kurulan bu yeni hat ile Kocaeli’ye ulaştırıyor. Bu sayede Ford Otosan ülkeler arası demiryolu entegrasyonunu araç lojistiğinde etkin biçimde kullanırken Türkiye’nin stratejik lojistik konumunu da güçlendiriyor. Güçlü Paydaş Ekosistemi ve Yenilikçi İş Modeli Proje, lojistik dünyası için ilham verici bir iş ortaklığı modeline dayanıyor. Lojistik satın alma süreçlerindeki sektörel uzmanlığı ve güçlü iş ortağı ağıyla projeye yön veren KoçZer, proje sayesinde “araç başına fiyatlandırma” modelinin çok daha rekabetçi ve sürdürülebilir bir yapıya kavuşmasını sağlıyor. Bu yaklaşım, verimliliği ve operasyonel güvenilirliği artırırken uluslararası standartlarda taşımacılığı destekleyen entegre bir lojistik ekosistemi mümkün kılıyor. Ford Otosan ve Mars Logistics, Romanya–Türkiye Hattındaki Demiryolu Operasyonlarını Bir Üst Seviyeye Taşıdı Şubat 2025’te, Mars Logistics tarafından Ford Otosan Romanya Craiova Fabrikası ile Türkiye arasında üretim parçalarının taşınmasını kapsayan demiryolu hattı hayata geçirilmişti. Bu süreçte, Türkiye’den Romanya’ya üretim parçaları gönderilirken, Romanya’da üretilen araçların demiryolu ile Türkiye’ye taşınmasına yönelik bitmiş araç taşımacılığı çalışmaları da planlama aşamasına alınmıştı. Bugün gelinen noktada ilk etapta 216 adet bitmiş aracın başarıyla taşınmasıyla birlikte Mars Logistics, otomotiv lojistiğinde uçtan uca çözüm üretme vizyonunu bir üst seviyeye çıkardı. Railport’ta İlk Bitmiş Araç Treninin Operasyonu Başarı ile Tamamlandı İş birliği kapsamında, demir yolunda bitmiş araç lojistiğinde önemli bir kilometre taşına ev sahipliği yaparak entegre intermodal terminal hizmetlerinin yeni merkezi haline gelen Railport, tahliye operasyonlarını başarıyla tamamladı. 22.000 metrekarelik bir alanda 1.563 bitmiş araçlık park sahası ile sektöre önemli bir altyapı imkânı sunan Railport’ta, araç taşımaya özel olarak tasarlanan rampalar sayesinde bitmiş araçların demir yolu ile ithalat ve ihracat operasyonları etkin, güvenli ve çevreci bir şekilde yürütülüyor. Gelecek Vizyonu: Ekim 2026’da Kapasite Artışı Şubat 2025’te malzeme ve araç kombinasyonlu denemelerle temelleri atılan bu dev proje, Ocak 2026’da gerçekleştirilen ilk tam kapasiteli araç taşıma seferiyle yeni bir dönemi başlattı. Ford Otosan ve paydaşları, hattın verimliliğini daha da artırmak için kapasite artış planlarını şimdiden devreye aldı. 2026 yılının son çeyreğinde filoya eklenecek yeni vagon setleriyle birlikte, Türkiye ve Avrupa arasındaki otomotiv lojistiğinin çok daha güçlü, çevik ve çevre dostu bir yapıya kavuşması hedefleniyor.

Kâmil Koç’a 100. Yılında Beş Yıldızlı İtibar Haber

Kâmil Koç’a 100. Yılında Beş Yıldızlı İtibar

Marketing Türkiye ve pazar araştırmaları şirketi AKADEMETRE iş birliğiyle bu yıl 12’ncisi düzenlenen The ONE Awards’ta; 70’in üzerinde kategoride markalar, performansları, itibarı artıran stratejileri ve tüketici algısı doğrultusunda değerlendirildi. 12 ilde toplam 1.200 kişiyle gerçekleştirilen yüz yüze görüşmeler sonucunda, yıl içinde itibarını en çok artıran markalar ödüllendirildi. Kâmil Koç, 2021 yılından bu yana sürdürdüğü liderlik serisini bozmayarak halkın oylarıyla aralıksız olarak beşinci kez zirvede yer aldı. Sektörlerinin en itibarlı markalarının ödüllendirildiği gecede, bu başarıyı üst üste beşinci kez elde eden Kâmil Koç, 100. yılında başarısını “Büyük Ödül” ile taçlandırdı. 100 yıllık yolculuğunda kalite, güven ve müşteri memnuniyetinden ödün vermeyen marka, bu özel yılda ulaştığı istikrarlı başarıyı anlamlı bir ödülle pekiştirmiş oldu. Kâmil Koç, ödülünü 3 Şubat’ta İstanbul’da düzenlenen törenle aldı. Gecede, yıl içinde itibarını en çok artıran markaların yanı sıra bu başarının önemli paydaşları olan reklam, medya planlama ve halkla ilişkiler ajansları da ödüllendirildi. Kâmil Koç’un PR ve sosyal medya ajansları GTC İletişim Danışmanlık ve Dijifabrik de bu özel gecede ödüle layık görüldü. “100. yılımıza beş yıldızlı bir gururla girdik” Kâmil Koç İcra Kurulu Üyesi ve Pazarlama ve Müşteri Deneyimi Direktörü Jan Sarıgül Işık, üst üste kazanılan beşinci ödülün markanın asırlık mirası açısından taşıdığı anlamı şu sözlerle değerlendirdi: “1926 yılında Cumhuriyetimizle birlikte başlayan yolculuğumuzda, halkımızın takdiri her zaman en büyük pusulamız oldu. 100. yılımızı kutladığımız bu tarihi yılda, ‘Yılın İtibarlısı’ unvanını beşinci kez üst üste kazanmak bizim için yalnızca bir ödül değil; bir asırlık güvenin tescilidir. Bu başarıyı eşsiz kılan, bizzat hizmetimizi deneyimleyen halk jürisi tarafından seçilmiş olmamızdır. Kâmil Koç’ta stratejik kararlarımızın odağında her zaman öncelikle güvenlik ve müşteri memnuniyeti var. Tüm süreçleri müşteri deneyiminin etrafında oluşturuyoruz. Bu yaklaşımımız bizi sektörün tartışmasız lideri konumuna taşırken 5 kez üst üste aldığımız yılın itibarlısı ödülüyle de yol arkadaşlarımızın taktirinin tescilli karşılığını görmüş oluyoruz. Nesilden nesile aktarılan bu değerli mirası, global ortağımız Flix’in teknolojik gücüyle daha da ileri taşımaya kararlıyız. Önümüzdeki dönemde de yol arkadaşlarımızdan aldığımız ilhamla kaliteyi ve itibarı daha yukarılara taşımaya ve 100. Yılımızda yol arkadaşlarımız için en iyiyi sunmaya devam edeceğiz.” Yerel tecrübe ve küresel teknolojiyle yeni yüzyılda yeni hedefler 1926 yılında Cumhuriyet’in ilk yıllarında temelleri atılan Kâmil Koç, bugün global iş ortağı Flix’in teknoloji gücünü, bir asırlık yerel tecrübesiyle harmanlayarak seyahat standartlarını yeniden tanımlıyor. “100 Yıldır Yol Arkadaşınız” mottosuyla hareket eden marka; dijitalleşme, rota optimizasyonu ve müşteri deneyimi odaklı yatırımlarıyla yol memnuniyetini her geçen yıl daha da pekiştiriyor. 2026 vizyonu kapsamında yapay zekâ destekli seyahat çözümleri, kişiselleştirilmiş yolcu deneyimi ve sürdürülebilirlik odaklı projelere ağırlık veren Kâmil Koç; 100. yılında bu köklü başarısını Türkiye’nin dört bir yanından Avrupa’nın kalbine uzanan geniş ağıyla geleceğe taşımayı hedefliyor.

Anadolu Isuzu’ya CX Awards Turkey®’den İki Ödül Haber

Anadolu Isuzu’ya CX Awards Turkey®’den İki Ödül

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, CX Awards TURKEY®’de iki ödüle layık görüldü. Anadolu Isuzu, organizasyon kapsamında, Sürdürülebilirlik kategorisinde “Büyük Düşünce”, Dijital Müşteri Deneyimi kategorisinde ise “Üretken Proje” ödülünün sahibi oldu. Nice Medya tarafından bu yıl 9’uncu kez düzenlenen organizasyonda kazanan markalara ödülleri, 14 Ocak tarihinde gerçekleştirilen ödül töreninde takdim edildi. Sürdürülebilirliği ortak hedef haline getiren bir iş modeli Anadolu Isuzu’nun CX Awards kapsamında “Büyük Düşünce” ödülüne layık görülen “Yarınlara Dönüşüyoruz” Sürdürülebilirlik İş Modeli, sürdürülebilirliğin kurum genelinde benimsenen, yönetişim temelli ve ölçülebilir bir iş yapış biçimine dönüştürülmesi hedefiyle hayata geçirildi. “Yarınlara Dönüşüyoruz”, sürdürülebilirliği kurum genelinde ortak bir hedef ve sorumluluk haline getiren bütüncül bir iş modeli olarak kurgulandı. Ticari araç sektöründe bu kapsamda hayata geçirilen ilk iş modeli olma özelliğini taşıyan proje; üretim süreçlerindeki çok sayıda iş başlığını ortak amaç, verimlilik ve ölçülebilir çıktılar doğrultusunda hizalaması, birimler arası iş birliğini güçlendirmesi ve Anadolu Isuzu’nun uzun vadeli gelecek stratejisine doğrudan katkı sağlamasıyla öne çıktı. Müşteri deneyiminde fark yaratmak hedeflendi “Üretken Proje” ödülüne layık görülen “İç Gücü, İş Gücüne Dönüştür” projesi, geleneksel yaklaşımların ötesine geçerek yenilikçi bakış açıları geliştirmek ve müşteri deneyiminde sürdürülebilir bir fark yaratmak amacıyla hayata geçirildi. Anadolu Isuzu’nun CRM sisteminde yer alan mevcut müşteri verileri derinlemesine analiz edilerek, müşteri sadakatini güçlendiren ve kurum içi ekiplerin veri odaklı karar alma yetkinliklerini artıran bir yapı kurgulandı. Proje kapsamında satış, pazarlama ve satış sonrası ekiplerine özel olarak geliştirilen içgörü ve analitik araçlarla CRM’in organizasyon içindeki stratejik değeri yeniden tanımlandı. Kişiselleştirilmiş içerikler sayesinde verinin gücü operasyonel süreçlere entegre edilerek, daha etkili, tutarlı ve ölçülebilir müşteri etkileşimleri sağlandı. Ölçülebilir sonuçlar üreten ve yenilikçi yaklaşımlar sunan projeler ödüllendiriliyor Türkiye'nin ilk müşteri deneyimi ödülü olan CX Awards Turkey® 9 yıldır, müşteri deneyimi (CX) alanında fark yaratan proje ve uygulamaları ödüllendiriyor. Organizasyon; müşteri deneyimini iş stratejisinin merkezine alan, ölçülebilir sonuçlar üreten ve yenilikçi yaklaşımlar sunan projeleri bağımsız bir jüri değerlendirmesiyle ödüllendirmeyi amaçlıyor. Farklı sektörlerden markaların katılımına açık olan CX Awards, başarılı uygulamaları görünür kılarak sektöre ilham vermeyi hedefliyor. Program kapsamında markalar; Dijital Müşteri Deneyimi, Minimum Teknoloji – Maksimum Müşteri Deneyimi, B2B Müşteri Deneyimi, Çalışan Deneyimi ve Sürdürülebilirlik olmak üzere 5 kategoride değerlendiriliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.