Hava Durumu

#Teknoloji

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

IVECO “IVECO Experience 2026”da Gelecek Stratejisini , 2026 Model Yenilenen Gamı ile Ortaya Koydu Haber

IVECO “IVECO Experience 2026”da Gelecek Stratejisini , 2026 Model Yenilenen Gamı ile Ortaya Koydu

1-4 Temmuz tarihleri arasında Torino'daki Officine Grandi Riparazioni etkinlik merkezinde (OGR) düzenlenen IVECO Experience 2026 (IVECO Global Marka Etkinliği), markanın yeni yüzünü yakından tanıtmak amacıyla 2000’i aşkın konuğu bir araya getirdi. Müşteriler, yetkili satıcılar, iş ortakları, basın mensupları ve çalışanlar; markanın geleceğe yön veren yeni vizyonuna ve bu dönüm noktasına tanıklık etmek için bir araya geldiler: Spirito in Movimento Ürün ve inovasyon vitrini olmanın ötesine geçen IVECO Experience 2026; ürünleri, işletmeleri ve toplumları geleceğe taşıyan tüm paydaşların yanında yer alarak güçlü bir iş ortağı olma misyonunu pekiştiriyor ve markanın yenilenen vizyonunu ortaya koyuyor. Davetliler; kaliteyi odağına alan kurumsal özen ile müşterileri ve sürücüleri için gerçekleştirdiği her çalışmanın merkezine konumlandıran bu stratejik vizyonu yakından deneyimleme fırsatı buldular. Yeni bir döneme yön veren marka vizyonu 2025 yılındaki 50. yıl kutlamalarının ardından yeni marka konumlandırmasını bir adım daha ileriye taşıyan IVECO, ticari araç tedarikçisi olmanın ötesine geçerek değer odaklı bir mobilite ortağına dönüşüyor; müşterilerini yalnızca ürünleriyle değil, işletmelerini geleceğe taşıyan entegre hizmetler, dijital çözümler ve güçlü ilişkilerle de destekliyor. Yeni IVECO dönemi; Iveco Group CEO'su Olof Persson liderliğinde, Kamyon İş Birimi Başkanı Luca Sra, Teknoloji ve Dijitalleşme Dönüşüm Direktörü Marco Liccardo ile Kalite ve Operasyon Sorumlu Direktör Domenico Nucera'nın katılımıyla gerçekleşen ana oturumda tanıtıldı. Liderler, hep birlikte Spirito in Movimento felsefesine somut formunu veren üç temel sütunun ana hatlarını paylaştı. · Mühendislik ve yaratıcılığın bir araya geldiği "Tasarımla Şekillenen Hareket", IVECO için sürücü kabininin ergonomisinden dijital arayüzün mantığına kadar her kararda insanı merkeze alan bir disiplini temsil ediyor. Etkinlikteki sergilenen ön ızgara ve kesitli kabin gibi sunum alanları; her bir müşterinin özel görev gereksinimlerini karşılayan yüksek düzeydeki özelleştirme seçenekleriyle birlikte performans, verimlilik ve pratik kullanımın her detayda nasıl buluştuğunu gözler önüne seriyor. · Müşteri yolculuğunun tamamını şekillendiren "Deneyimle Şekillenen Hareket"; doğru aracın konfigürasyonundan günlük operasyonlara, finansmandan yenilemeye kadar uzanan bir süreci kapsıyor. Markanın sunduğu bu entegre araç ve hizmet ekosistemi, söz konusu yolculuğu daha basit ve daha sezgisel hale getirme taahhüdünü yansıtıyor. Etkinlikte sergilenen Toplam Sahip Olma Maliyeti Hesaplayıcısı ve IVECO ON platformu gibi çözümler; bağlantılı teknolojilerin karmaşıklığı nasıl azalttığını ve her aşamada nasıl daha akılcı kararları desteklediğini uygulamalı olarak gösteriyor. · Sürücülere, müşterilere, iş ortaklarına ve her gün yolları paylaştığı tüm paydaşlara özen gösterme taahhüdünü temsil eden "Aile Olmanın Getirdiği Hareket", ihtiyaçları önceden öngörmek, yolculuğun her aşamasında varlık göstermek ve ticari bir işlemin ötesine geçen güçlü ilişkiler kurmak anlamına geliyor. Müşteri Çalışma Süresi Merkezi'nden (Customer Uptime Centre) Mobil Servislere kadar uzanan sergiler, bu bağlılığın ve gösterilen özenin uygulamadaki somut karşılığını gözler önüne seriyor. Iveco Group Kamyon İş Birimi Başkanı Luca Sra, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Spirito in Movimento yalnızca bir slogan değil, IVECO'nun yenilenen vizyonunun eyleme dönüştürülmüş halidir. 50 yılı aşkın köklü tarihimizden güç alan bu felsefe, gelecekte bizi nelerin beklediğini de net bir şekilde ortaya koyuyor. Ürün tasarımından hizmetlere, mühendislikten günlük operasyonlara kadar gerçekleştirdiğimiz her çalışmaya; pratik, tutkulu ve insanı merkeze alan bir ruhla müşterilerimizin yanında olma kararlılığımız yön veriyor" dedi. Sra, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "İtalyan DNA'mızdan beslenen bu ruh, yeni ürün gamımızla somut bir form kazanıyor. 2026 Model Yılı serimizle, kalitenin birleştirici bir unsur olarak öne çıktığı, yakınlık ve topluluk bağlarının ise markamızı tanımlayan temel unsurlar olarak güçlendiği yepyeni bir standart belirliyoruz." IVECO Experience 2026: 2026 Model Yılı (MY26) Ürün Gamıyla Yeni Bir Standart Belirleniyor Etkinlikte; IVECO S-Way, Eurocargo ve Daily'den, elektrikli ürün gamını oluşturan S-eWay, eDaily, eJolly ve eSuperjolly modellerine kadar uzanan tüm yeni nesil araçlar sergilendi. Söz konusu üç temel sütun, markanın gerçekleştirdiği geniş kapsamlı dönüşüme adeta hayat veriyor. Söz konusu unsurlar; özel alanlarda sergilenirken, aynı zamanda markanın tam entegre ekosistemini yansıtan tutarlı bir vizyonla ziyaretçiler için tasarlanan deneyiminin her anına dahil ediliyor. Bu entegre ekosistemde araçlar, hizmetler ve dijital çözümler; operasyonları kolaylaştırmak, daha akılcı kararları desteklemek ve toplam sahip olma maliyetini optimize etmek üzere bir bütün halinde ve kusursuzca çalışıyor. İtalyan kültürünü tanımlayan yaratıcılık ve yakınlık ekseninde tasarlanan "IVECO Experience 2026", etkinlik alanında bu ruhu yansıtmayı hedefledi. Alan tasarımı, markanın simgesi olan imza mavisinden daha sıcak renklere geçiş yaparken hem özünü muhafaza ediyor hem de kimlik dönüşümünü gözler önüne seriyor. Dört gün boyunca misafirler, İtalyan ruhunu yaşatan ve sıcak, sosyal bir atmosferde bağ kurmayı teşvik eden bir dizi deneyimin parçası oldular. Etkinliğin son günü IVECO çalışanlarına ayrıldı. Bu tercih, markanın yeni konumlandırmanın ilk elçileri olarak gördüğü kendi ekibine verdiği önemi açıkça yansıtmayı hedeflerken Spirito in Movimento felsefesini müşterilere ve iş ortaklarına ulaşmadan önce, markayı her gün sahada temsil edenler tarafından hissedilmeyi ve sahiplenilmeyi hedefledi; çünkü IVECO için aile olmak, her şeyden önce kendi evinde başlıyor. IVECO Experience 2026, gelecek yıllar için net bir rotayı ortaya koydu: Ürün ve müşteri odaklı hizmet anlayışını, müşterilerini daha üst düzey/premium ve çok daha anlamlı bir şekilde desteklemek üzere bir araya geldiği kesintisiz bir gelişim süreci. Gücünü köklü mirasından alan ve net bir vizyonla hareket eden IVECO, Spirito in Movimento felsefesini inovasyon, güvenilirlik ve ortaklığa yönelik somut bir taahhüde dönüştürüyor; ticari mobiliteyi her gün ileriye taşıyan çalışanları, yetkili satıcı ve servisleri, müşterileri ve tüm paydaşları ile birlikte sektörün geleceğini şekillendirmek.

Ford Otosan’dan Ürün Geliştirmede Stratejik Atamalar Haber

Ford Otosan’dan Ürün Geliştirmede Stratejik Atamalar

Otomotiv sanayinin lider şirketi Ford Otosan, ürün geliştirme organizasyonunda gerçekleştirdiği yeni atamalarla mühendislik, teknoloji ve inovasyon odaklı dönüşümünü güçlendirmeyi sürdürüyor. Şirketin ürün geliştirme yapılanmasında hayata geçirilen bu atamalar kapsamında Tolga Şenoğuz Ürün Geliştirme Lideri, Canalp Gündoğdu Ürün Geliştirme Operasyonları Lideri, Simon Curwood ise Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Lideri olarak atandı. Yaklaşık üç yıldır Ürün Geliştirme Lideri olarak görev yapan Ian Foston ise 30 Haziran 2026 itibarıyla görevinden ayrıldı. Foston, görev süresi boyunca Ford Otosan’ın stratejik mühendislik dönüşümüne, ürün geliştirme yapılanmasının güçlenmesine ve Ford’un küresel ürün geliştirme ekosistemiyle entegrasyonun ilerlemesine önemli katkılar sundu. Ürün Geliştirme Liderliği görevine Tolga Şenoğuz atandı Tolga Şenoğuz, 1999-2007 yılları arasında Amerika’da bir otomotiv şirketinde sekiz yıl görev yaptıktan sonra 2007’de Ford Otosan’a katıldı. Şenoğuz, Ford Otosan’da tasarım ve analiz motor ve şanzıman geliştirme mühendisliği alanlarında farklı sorumluluklar üstlendi. 2018-2021 yılları arasında motor ve güç aktarma sistemleri mühendisliğine liderlik eden Şenoğuz, ardından ağır ticari araç mühendisliği alanında liderlik görevini yürüttü. 2021-2025 döneminde Ford Trucks Mühendislik Lideri olarak ekipler arası iş birliğini güçlendirdi; Ford Trucks & IVECO stratejik iş birliği dahil önemli projelere liderlik etti. Nisan 2025’ten bu yana Ürün Geliştirme Operasyon Lideri olarak görev yapan Şenoğuz, Ford Otosan’daki 18 yıllık deneyimiyle şirketin ürün geliştirme vizyonuna liderlik edecek. Ürün Geliştirme Operasyonları Liderliği görevine Canalp Gündoğdu atandı Canalp Gündoğdu, 2011 yılında göreve başladığı Ford Otosan’da, Ford Trucks iş geliştirme, Ford Otosan Akıllı Hareketlilik, İnovasyon, Yeni Girişimler, Girişim Yatırımları gibi farklı alanlarda görev aldı. 2019-2020 yılları arasında yurtdışı görevlendirmesiyle Ford’un Palo Alto ofisinde çalışan Gündoğdu, 2020-2022 arasında Akıllı Hareketlilik Lideri olarak Türkiye'nin ilk bağlantılı araç projesine liderlik etti. 2022-2024 yıllarında Büyüme ve Akıllı Hareketlilik İş Alanı Lideri, 2024-2026 döneminde ise Araç Donanım Mühendisliği Lideri olarak görev yapan Gündoğdu, kalite iyileştirme, maliyet optimizasyonu, yapay zeka ve dijitalleşme projeleri ile sistem seviyesinde yönetişimin güçlendirilmesine sunduğu katkılarla öne çıktı. Gündoğdu’nun yeni görevinde ürün geliştirme süreçlerinin etkinliğini daha da ileri taşıması hedefleniyor. Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Liderliği görevine Simon Curwood atandı Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Liderliği görevine atanan Simon Curwood ise Ford Motor Company’den Ford Otosan’a katıldı. Curwood, son olarak 2024-2026 yılları arasında Teknik Program Yönetimi Entegre Hizmetler Direktörü olarak görev yaptı. Daha önce ürün değeri yönetimi, otonom araç entegrasyonu ve gövde mühendisliği gibi alanlarda ABD, Asya-Pasifik ve Avustralya’da çeşitli liderlik görevleri üstlenen Curwood, küresel mühendislik deneyimiyle Ford Otosan’ın ürün geliştirme yetkinliğine katkı sağlayacak. Ürün geliştirmede güçlü liderlik yapısı Ford Otosan, gerçekleştirdiği bu atamalarla ürün geliştirmeyi; mühendislik gücünü, teknoloji üretme yetkinliğini ve geleceğin mobilite çözümlerine yönelik inovasyon kapasitesini destekleyen stratejik bir alan olarak konumlandırmayı sürdürüyor.

TREDER, Karayolu Can Güvenliği Arama Konferansı Düzenledi Haber

TREDER, Karayolu Can Güvenliği Arama Konferansı Düzenledi

TREDER, 23 Haziran 2026 tarihinde Wyndham Ankara Hotel’de "Karayolu Can Güvenliği Arama Toplantısı" gerçekleştirdi. Toplantıya Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Otomotiv Sanayi Daire Başkanı Hasan Semiz ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Daire Başkanı Sinan Oğuz liderliğindeki bakanlık yetkililerinin yanı sıra; Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Taşımacılık Sektör Grup Başkanı Öncü Alper’in yanı sıra sektörün dernekleri ve sivil toplum kuruluşları adına Ağır Nakliyeciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yönetim Kurulu Üyesi Emre Ekin ile Doğan Çaylak, Tüm Araç Proje Mühendisleri ve sektör temsilcileri masada yer aldı. Ev sahibi TREDER heyetinde ise Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Arslan, Başkan Yardımcısı Kartal Erköy, Genel Sekreter Göktan Güçlü, Teknik Komite Başkanı Fuat Erdem, TSE Römork Alt Komite Başkanı ve TREDER Teknik Komite Başkan Yardımcısı Tanver Talas, Teknik Komite Üyesi Mehmet Pek ile Basın Danışmanı Hasan Karakurt hazır bulundu. TREDER Başkanı Arslan: "Amacımız Ortak akılla daha güvenli bir gelecek inşa etmek" Toplantının açılış konuşmasını yapan TREDER Başkanı Seyit Arslan, kamu kurumlarının sektöre verdiği desteğin önemine dikkat çekerek, bu güven ve vizyonla Türkiye'ye çok daha güçlü bir şekilde hizmet etme fırsatı bulduklarını vurguladı. Arslan, şunları kaydetti: "Bugün Türkiye’nin karayollarını kullanan milyonlarca insanımız için daha güvenli bir gelecek inşa etmek adına bir araya geldik. Sayın Cumhurbaşkanımızın bizlere işaret ettiği hedefler doğrultusunda; yollarımızı daha güvenli, yüklerimizi daha emniyetli ve en önemlisi canımızı çok daha korunaklı hale getirmek en büyük gayemizdir. İşte bu büyük hedef doğrultusunda; kamu kurumlarımız, denetim mercilerimiz, üreticilerimiz ve tedarikçilerimizle, kısacası tüm kesimlerle 'ortak bir akıl' oluşturmak için bu salondayız." TSE Taşımacılık Sektör Grup Başkanı Öncü Alper, ADR standartlarının ugulanmasındaki başarılı sürecin karayolundaki can güvenliği projesinde de yürütüleceğine inandığını kaydetti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Otomotiv Sanayi Daire Başkanı Hasan Semiz de bakanlık olarak sektörün ve ülkenin faydasına olan bu projede beraber hareket edeceklerini belirterek, geliştirilecek eylem planına göre görevlendirileceklerini söyledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Sinan Oğuz ise Bakanlık olarak; bu başlıkta süre gelen çalışmalara destek olabileceklerini ve bu proje kapsamında var olan araçlarla ilgili olarak kurumlarla koordineli olarak çalışabileceklerini söyledi. Regülasyonların öncüsü olmalıyız TREDER Başkan Yardımcısı Kartal Erköy, sektörde yaşanan hızlı teknolojik ve çevresel değişimin altını çizdi. Almanya’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük treyler üreticisi olduklarının altını çizen Erköy, artık regülasyonları uygulamadan öte sahiplenen öncü bir ülke olabileceklerini vurguladı. Bir araç tüm toplumu riske atar TREDER Genel Sekreteri Göktan Güçlü de “Güvenli olmayan araç yalnızca sürücüsünü değil, tüm toplumu riske atar" uyarısında bulunarak, her kazanın aslında bir insan, aile ve ekonomi meselesi olduğunun altını çizdi. Güçlü, güvenlik zafiyetlerinin can kayıpları ve yaralanmaların yanı sıra; taşınan yük zararlarına, sigorta maliyetlerinde artışa ve tedarik zincirinde kırılmalara yol açtığını belirtti. Yeni teknolojilerden yararlanmalıyız TREDER Teknik Komite Başkanı Fuat Erdem ise karayolu can güvenliğini sağlamak için Piyasa Gözetim Denetimleri ile Yol Kenarı Denetimleri’nin işlevsel hale getirilmesi gerektiğini aktardı. Erdem, otobüslerde kullanılan kamera ve alkolmetre gibi yeni teknolojilerin de ağır vastılar için de kullanılabileceğine dikkat çekti. Ayrıca TPMS gibi yeni teknolojilerin araç muayenelerinde denetlenmesi gerektiğini dile getiren Erdem, bu konuda yapılabilecekleri sıraladı. Yarı römorkların %62,4'ü regülasyonları karşılamıyor TREDER Teknik Komite Başkan Yardımcısı Tanver Talas tarafından yapılan sunumda, Türkiye yollarındaki araçların yarısından fazlasının güncel tampon regülasyonları gibi yeni güvenlik regülasyanlarına uymadığına dikkat çekilerek, son 20 yılda değişen standartlar hakkında bilgi verdi. TREDER, karayolu taşımacılığında güvenliği merkeze alarak, yollarda yalnızca mevzuata tam uyumlu ve güvenli treylerlerin bulunması gerektiğini vurgulayan Talas, “2025 yılı itibarıyla taşıma yetki belgesi alan firmalara ait yarı römork sayısı 327.061 adet olarak kaydedildi. Arka koruma sisteminin daha dayanıklı olmasını sağlayan yeni tampon regülasyonuna (ECE R58.03) uygun olduğu düşünülen araç sayısı yalnızca 122.825 adet (%37,6). Geriye kalan 204.236 adet (%62,4) yarı römorkun ise hala eski regülasyonların dayanım sınırlarında olduğu düşünülüyor.” şeklinde konuştu. 5 ve 15 yaş üzeri araçlar için neler yapılmalı? Tanver Talas, piyasadaki var olan treylerlerin 5 ve 15 yaş üzeri olarak iki ayrı kategoride değerlendirmesi gerektiğini belirterek derneğin önerilerini ve görüşlerini şöyle aktardı: “5 yaş üzeri araçlar için teknik düzenlemelere uygun hale getirilmeleri ve gerekli denetimlerin artırılması gerekiyor. 15 yaş üzeri araçlar yani ekonomik ömrünü tamamlamış bu araçlar için şehir içi kullanım yasakları gibi kısıtlamalar, ek vergi uygulamaları, şasi için zorunlu Tahribatsız Muayene (NDT) testleri ve genel muayenelerde yapısal bütünlük kontrolleri yapılması gerekiyor.” Yük Güvenliğinde Avrupa standartları şart Sunumda, yük güvenliğinin yalnızca taşınan yükün değil, onu taşıyan treylerin de güvenli olmasıyla sağlanabileceği vurgulandı. TREDER, araç üstyapısının yük taşımaya elverişliliğini denetleyen Avrupa Birliği mevzuatı EU 2014/47 sayılı yönetmeliğin, Türkiye'deki tüm perdeli treylerler için zorunlu hale getirilmesini öneriyor.

Mercedes-Benz Türk’ten Geleceğe Yatırım Haber

Mercedes-Benz Türk’ten Geleceğe Yatırım

Mercedes-Benz Türk, Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda tamamlanan yeni Finiş Binası’nın açılışını gerçekleştirdi. Toplam 16.700 metrekare üretim alanına sahip olan yeni tesis; elektrikli otobüs üretimine hazırlık, kapasite artışı, sürdürülebilir üretim uygulamaları ve esnek üretim kabiliyetleri açısından Mercedes-Benz Türk’ün geleceğe yönelik vizyonunda kritik bir rol üstleniyor. Mevcut kapasitesini tam verimlilikle kullanan Hoşdere Otobüs Fabrikası, bu yeni yatırımla birlikte gelecekte artacak araç çeşitliliğine ve yeni nesil üretim ihtiyaçlarına daha güçlü şekilde yanıt vermeye hazırlanıyor. Daimler Buses CEO‘su ve Mercedes-Benz Türk Yönetim Kurulu Başkanı Till Oberwörder, konuşmasında:” Daimler Buses Hoşdere Otobüs fabrikamız, küresel operasyonlarımızın temel taşlarından biri konumunda. Yeni finiş binası ile bu rolü daha da güçlendiriyoruz. Yeni tesisimiz, artan talebi karşılayabilme yetkinliklerimizi güçlendiriyor; daha yüksek esneklik, daha fazla kapasite ve elektrikli otobüs üretimine giden net bir yol sunuyor. Bu da üretim ağımızın sürekli gelişiminde önemli bir adımı temsil ediyor. Bu başarı, fabrikamız genelinde gösterilen üstün ekip çalışması, özveri ve kararlılığın bir ürünüdür” dedi. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Süer Sülün, açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türkiye bugün yalnızca iç pazarıyla değil, üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle de dünyanın önemli otobüs üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise dördüncü büyük otobüs üretim ülkesi olan Türkiye’de üretim yapan bir firma olarak üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında sektörümüze öncülük etmeye devam ediyoruz. Türkiye bugün gerçek anlamda güçlü bir otobüs üretim ülkesi konumunda bulunuyor ve Mercedes-Benz Türk olarak bu güçlü ekosistemin lideri olmaktan gurur duyuyoruz. Daimler Buses dünyasının en büyük entegre otobüs üretim tesisi olan 422 bin metrekare alanda hizmet veren Hoşdere Otobüs Fabrikamız da bu güçlü yapının en önemli parçalarından biri. Hayata geçirdiğimiz yeni tesisimizle üretim kapasitemizin yüzde 11 oranında artmasına yönelik ilk adımımızı atıyor ve elektrikli üretime geçişin kapısını aralıyoruz. Bu dönüşüm yolculuğunda hedefimiz son derece net; Hoşdere Otobüs Fabrikamızı geleceğin mobilitesine hazır, daha da güçlü ve daha da esnek bir üretim merkezi olarak konumlandırmak.” Mercedes-Benz Türk Otobüs Üretimden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Bülent Acicbe ise “Fabrikamızda 5.000’i aşkın çalışanımızla dünya ve Türkiye için üretim yapıyoruz. Bu üretimimizin yüzde 86’sını dünyanın dört kıtasına ihraç ediyoruz. Bu hepimizin başarısı. Ancak bununla sınırlı kalmıyoruz. Kapasitemizi daha da artırarak güçlü konumumuzu daha da güçlendiriyoruz. Yeni finiş binamızı yalnızca yeni bir bina olarak değil; üretim süreçlerimizi geleceğe hazırlayan stratejik bir dönüşüm adımı olarak değerlendiriyoruz. Toplam 16.700 metrekare üretim alanına sahip olan yeni tesisimiz; artan araç çeşitliliğini çok daha esnek şekilde yönetebilmemize, üretim süreçlerimizi optimize etmemize ve gelecekteki elektrikli otobüs üretim altyapımızı güçlendirmemize katkı sağlayacak. İlk defa bir binayı tamamen üretimin akışları doğrultusunda dizayn ederek verimliliği ve esnekliği üst seviyeye taşıdık, üretimdeki kısıtları tamamen ortadan kaldırdık. Bu yatırımın en önemli özelliklerinden biri de sürdürülebilirlik odağı.Hedeflerimizin ve sürdürülebilir üretim vizyonumuzun yaşayan bir örneği diyebilirim. Yeni tesisimizde kullanılan kuru filtrasyon teknolojisine sahip boya sistemleri sayesinde su tüketimini minimize ediyoruz. Enerji verimliliği sağlayan yeni nesil havalandırma ve iklimlendirme sistemleriyle üretim süreçlerimizin çevresel etkisini azaltıyoruz. Geri dönüştürülmüş su kullanılan modern yıkama sistemleriyle sürdürülebilir üretim yaklaşımımızı destekliyoruz. Yeni Finiş binamızın hayata geçirilmesi ile beraber devam edecek projelerimiz neticesinde 2028 yılında hem içten yanmalı hem de yeni nesil elektrikli araçlarımızı aynı üretim ekosistemi içerisinde çok daha esnek şekilde yönetebileceğimiz yeni bir yapıya geçeceğiz” dedi.

TUROTO, General Motors’un  İkonik Markalarını Türkiye’de  Müşterilerle Buluşturuyor Haber

TUROTO, General Motors’un İkonik Markalarını Türkiye’de Müşterilerle Buluşturuyor

Türkiye otomotiv sektöründe yarım asrı aşkın deneyime sahip TUROTO, General Motors Europe ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği kapsamında hayata geçirdiği resmi General Motors Specialty Vehicles (GMSV) distribütörlük faaliyetini İstanbul’da düzenlenen özel bir lansman etkinliğiyle tanıttı. İstanbul Altunizade’de bulunan The Cube’da gerçekleştirilen etkinliğe, TUROTO CEO’su Turan Mutlu, TUROTO GMSV Yönetici Ortağı Kaan Baral, General Motors Europe Dağıtım Kanalları Müdürü Armando Estevez Elvira ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Araç satışı, satış sonrası hizmetler ve uluslararası marka temsilinde 50 yılı aşkın deneyime sahip TUROTO, General Motors’un ikonik ürün gamını Türkiye’ye getiriyor. Bu kapsamda Cadillac Escalade, Chevrolet Silverado, Suburban ve Tahoe ile GMC Yukon ve Sierra modelleri Türkiye pazarında resmi distribütör güvencesiyle sunulacak. Cadillac, Chevrolet ve GMC markalarının Türkiye’deki resmi distribütörü olan TurOto; yetkili satış ve servis ağı, alanında uzman ekipleri, güçlü teknik altyapısı, orijinal yedek parça desteği ve müşteri deneyimine yönelik uzun vadeli yaklaşımıyla faaliyet gösterecek. “Amerika’nın en ikonik araçlarını Türkiye’ye getirdik” Lansmanda konuşan TUROTO CEO’su Turan Mutlu, General Motors Europe ile kurulan iş birliğinin şirketin Türk otomotiv sektöründeki köklü mirasını daha da ileriye taşıyacağını belirtti. Mutlu, “General Motors Europe ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği sayesinde Amerika’nın en ikonik araçlarını Türkiye’ye getiriyor olmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Cadillac, Chevrolet ve GMC; Türkiye’deki otomobil tutkunlarının yıllardır hayranlık duyduğu, her biri kendine özgü karaktere sahip markalar. Bizim için bu iş birliği yalnızca güçlü markaları temsil etmekten ibaret değil. Aynı zamanda Amerikan otomobil kültürünü hak ettiği güçlü konuma taşımayı ve müşterilerimizle güvene dayalı, uzun soluklu ilişkiler kurmayı hedefliyoruz.” dedi. “Türkiye, General Motors Europe için önemli bir pazar” General Motors Europe Genel Müdürü Jean-Pierre Diernaz ise şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, güçlü otomotiv kültürü ve premium araçlarla deneyim odaklı müşteri kitlesi sayesinde General Motors Europe için stratejik öneme sahip bir pazar. Cadillac, Chevrolet ve GMC markalarını kalite, hizmet ve müşteri memnuniyetine verdiğimiz önemi yansıtacak şekilde Türkiye’deki müşterilerle buluşturmak üzere köklü ve güvenilir bir iş ortağıyla çalışmaktan mutluluk duyuyoruz.” “Heyecan verici performans, arazi kabiliyeti ve ileri teknoloji artık Türkiye’de” TUROTO GMSV Yönetici Ortağı Kaan Baral da General Motors ürün gamının performans, arazi kabiliyeti, ileri teknoloji ve özgün tasarıma önem veren müşterilere hitap edeceğini belirtti. Baral, şunları söyledi: “Bizim dünyamızda otomobil yalnızca bir ulaşım aracı değildir; kimliğin, tutkunun ve yaşam tarzının bir yansımasıdır. İnsanların kendilerini nasıl gördüğünü ve yolu nasıl deneyimlemek istediğini ifade eder. Türkiye’de bu anlayışı paylaşan ve direksiyon başında gerçekten farklı bir karakter arayan müşterilerle buluşmak için önemli bir fırsat görüyoruz.” “Türk tüketicisi kaliteye ve marka değerine büyük önem veriyor” General Motors Europe Dağıtım Kanalları Müdürü Armando Estevez Elvira ise GM’in ikonik modellerini Türkiye pazarına sunmaktan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: “Türkiye, otomotiv dünyasındaki gelişmeleri yakından takip eden, yeni teknolojileri hızla benimseyen ve farklılaşmaya önem veren benzersiz bir müşteri kitlesine sahip. Araçlarımız; cesur tasarımları, premium duruşları, ileri teknolojileri ve gerçek kullanım kabiliyetleriyle Türkiye’deki müşterilerin beklentilerine güçlü şekilde karşılık veriyor.” Dört şehirde yetkili satış ve servis ağı kuruldu İlk faz kapsamında TUROTO, premium araçlara olan talebin yüksek olduğu şehirlerde güçlü bir satış ve satış sonrası hizmet ağı oluşturdu. Bu yapı kapsamında, İstanbul’da satış ve satış sonrası hizmetler Sofa Mobility tarafından sunulacak. Ankara’da satış ve satış sonrası hizmetler ADL Otomotiv, araç satış faaliyetleri ise Onay Otomotiv tarafından yürütülecek. İzmir ve Konya’da satış ve satış sonrası hizmetler AKF Auto tarafından verilecek. Şirket, pazarın gelişimine ve müşteri talebine paralel olarak hizmet ağını yeni şehirlere genişletmeyi planlıyor. Türkiye’de sunulan ikonik General Motors model ailesi TUROTO tarafından Türkiye’de satışa sunulan Cadillac, Chevrolet ve GMC modelleri; Amerikan lüksünü, güçlü mühendisliği, geniş yaşam alanlarını, dayanıklılığı ve performansı temsil ediyor. Resmi distribütör güvencesiyle sunulan bu özel ürün gamı; tasarım, teknoloji, konfor, kullanım kabiliyeti ve karakteriyle premium otomobil pazarında kendine özgü bir konum oluşturmayı hedefliyor. Cadillac: Escalade Sport Platinum, Escalade Luxury Platinum, Escalade V-Series Amerikan lüksünün en güçlü simgelerinden biri olan Cadillac Escalade ailesi; iddialı tasarımı, geniş iç hacmi, ileri teknolojileri ve üstün konforuyla öne çıkıyor. 6.2 litrelik V8 motorla donatılan Escalade modelleri; premium deri işçiliği, ısıtmalı-soğutmalı-masaj fonksiyonlu ön koltuklar, tam genişlikte dijital ekran teknolojisi ve üst düzey ses sistemi gibi özellikler sunuyor. Geniş yaşam alanı ve yüksek bagaj kapasitesi sayesinde aileler, uzun yol kullanıcıları ve premium SUV müşterileri için güçlü bir seçenek oluşturuyor. Serinin zirvesindeki Escalade V-Series, süperşarjlı V8 motoru, performans odaklı süspansiyon sistemi ve geliştirilmiş fren teknolojisiyle lüks SUV segmentinde olağanüstü performans sunuyor. Executive Second-Row Seating: Özel jet konforu Opsiyonel olarak sunulan Executive Second-Row Seating paketi arka yaşam alanını adeta özel jet veya VIP limuzin konforuna dönüştürüyor. Bu paket kapsamında, bağımsız arka yolcu kontrol sistemi, 14 yönlü ayarlanabilir koltuklar, ısıtma, havalandırma, bel destek ve masaj fonksiyonları, geliştirilmiş premium ses sistemi ve katlanabilir çok amaçlı masalar yer alıyor. Haziran ayı için geçerli olmak üzere Cadillac Escalade Sport Platinium 37.500.000, Cadillac Escalade ESV Sport Platinium 40.000.000 ve Cadillac Escalade V Series de 47.500.000 TL’den alıcılarını bekliyor. Chevrolet: Suburban High Country, Tahoe High Country, Tahoe RST, Silverado High Country, Silverado Heavy Duty Chevrolet ürün gamı; güçlü karakteri, geniş iç hacmi ve fonksiyonelliğiyle Amerikan SUV ve pick-up kültürünü Türkiye’ye taşıyor. Suburban ve Tahoe modelleri; geniş yaşam alanları, zengin donanımları, konfor odaklı sürüş karakteri ve güçlü motor seçenekleriyle özellikle aileler ve premium SUV kullanıcılarına hitap ediyor. High Country donanımlarında, premium deri koltuklar, panoramik cam tavan, gelişmiş multimedya sistemleri, renkli Head-Up Display ve adaptif süspansiyon teknolojisi bulunuyor. Tahoe RST ise sportif tasarım detayları, siyah dış tasarım unsurları ve özel iç mekân dokunuşlarıyla daha dinamik bir karakter sunuyor. Silverado High Country ve Silverado Heavy Duty ise sağlam şasi yapıları, yüksek çekme kapasiteleri ve çok yönlü kullanım özellikleriyle hem günlük kullanım hem de zorlu iş koşulları için geliştirildi. Haziran ayı için geçerli olmak üzere Chevrolet Tahoe RST 19.900.000, Chevrolet Tahoe High Country 23.000.000, Chevrolet Suburban High Country ise 25.500.000 TL anahtar teslim fiyatları ile satışa sunuldu. GMC: Yukon Denali ve Sierra Denali Denali serisi; güçlü duruşu, özgün ön tasarımı, kaliteli iç mekânı ve ileri sürüş teknolojileriyle GMC’nin lüks anlayışını temsil ediyor. Yukon Denali geniş iç hacmi, konfor odaklı sürüşü, çevre görüş sistemleri ve zengin donanımıyla tam boy lüks SUV segmentinde güçlü bir alternatif sunuyor. Sierra Denali ise gelişmiş yükleme çözümleri, çok fonksiyonlu bagaj kapağı ve güçlü motor seçenekleriyle lüks, dayanıklılık ve fonksiyonelliği aynı potada buluşturuyor.

Türkiye İçin Geliştirildi, Bursa'da Üretildi: Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor Haber

Türkiye İçin Geliştirildi, Bursa'da Üretildi: Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Renault Boreal, OYAK ve Renault Group iş birliğinin ortaya koyduğu güçlü vizyonu ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki stratejik konumunu net biçimde yansıtan çok değerli bir proje. Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin en büyük segmenti olan ve hızla büyüyen C-SUV segmentinde; güçlü ve iddialı tasarımı, geniş ve ferah yaşam alanı, ileri teknolojileri ve verimli motor seçenekleriyle Renault Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyoruz. Bu güçlü potansiyeline olan güvenimizle, Renault Boreal’in 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz. Bugün Clio, Megane Sedan ve Duster ile Türkiye'nin en güçlü yerli ürün gamlarından birine sahibiz. Bursa'da üreteceğimiz Renault Boreal’in de bu başarı hikayesine katılmasıyla birlikte dört yerli modelden oluşan ürün gamımızı daha da güçlendirecek, pazardaki liderliğimizi daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, bu sayede ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Modelin, uzun süredir bu segmentte yeni bir model bekleyen müşterilerimiz için önemli bir alternatif oluşturacağını düşünüyoruz. Sunduğu yüksek teknoloji, üstün konfor ve geniş yaşam alanıyla Renault Boreal’in, ÖTV muafiyetinden yararlanan kullanıcılar tarafından da yoğun ilgi göreceğine inanıyoruz. Renault Boreal için sunduğumuz 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla müşterilerimize yalnızca yeni bir otomobil değil, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri kapsamlı bir sahiplik deneyimi de sunuyoruz. OYAK ve Renault Group’unun güçlü ortaklığıyla hayata geçirilen bu projenin, ülkemizin otomotiv sanayisine, ihracatına ve ekonomik gelişimine uzun vadeli katkılar sunacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz.” Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet “Boreal’i Türkiye pazarına sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu model, yıllar süren adanmışlığın, titiz çalışmaların ve sarsılmaz kararlılığın somut bir yansımasını ortaya koyuyor. Elde edilen bu başarı; Renault Group’un uluslararası ekipleri arasındaki güçlü koordinasyonu, yakın iş birliğini ve üstün çabayı gözler önüne seriyor. Boreal, yalnızca yeni bir model olmanın ötesinde, ortak hedeflerimizin ve kolektif uzmanlığımızın güçlü bir ifadesini temsil ediyor. Yoğun rekabetin yaşandığı C-SUV segmentinde Boreal, kendine özgü nitelikleriyle belirgin bir şekilde farklılaşıyor. Geniş ve rafine iç mekânı, iddialı dış tasarımı, ileri teknoloji E-Tech full hybrid motoru ve Google entegreli, bağlantılı OpenR Link multimedya sistemiyle Türk kullanıcılarının beklentilerine eksiksiz bir yanıt veriyor. Ürün özelliklerinin ötesinde Boreal, aynı zamanda stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bursa’daki Oyak Renault kampüsümüzde üretilecek olması hem iç pazardaki talebi destekleyecek hem de ihracat hedeflerimize katkı sağlayarak Türkiye’nin küresel otomotiv ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecek. SUV segmentinde Duster ile yakalanan güçlü ivmenin üzerine inşa edilen Boreal, bu başarıyı C segmentine taşıyarak bir üst seviyeye çıkarıyor. Aynı zamanda Renault Group’un uluslararası stratejik planını tutarlı bir şekilde hayata geçirme ve vizyonunu somut sonuçlara dönüştürme yetkinliğini de açıkça ortaya koyuyor. Değerli ortağımız OYAK ile, yerel yetkinliklerimizi geliştirmeye, ekiplerimizi güçlendirmeye ve Türkiye otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.” Türkiye, Renault’nun küresel üretim ağında stratejik rolünü güçlendiriyor Bursa’da üretilen Megane Sedan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Clio ve Duster’ın ardından Renault Boreal’in de yerli üretim portföyüne katılması, Türkiye’nin yüksek katma değerli araç üretimindeki rolünü daha da güçlendirirken, Renault’nun küresel büyüme planındaki stratejik önemini de ortaya koyuyor. Renault, özellikle C ve D segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi hedeflerken, Türkiye bu stratejinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Boreal’in üretimiyle birlikte OYAK Renault Bursa Fabrikaları, modelin uluslararası pazarlara ihracatıyla hem iç pazar hem de ihracat operasyonlarındaki rolünü daha da güçlendiriyor. SUV modellerin toplam pazardaki ağırlığının her geçen gün arttığı Türkiye’de Renault Boreal, markanın C segmentindeki iddiasını güçlendiren önemli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Renault, Türkiye’deki üretim gücünü uluslararası ölçekte büyüme hedefleriyle birleştirerek Boreal’i global başarı hikâyesinin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor. Güçlü, zarif ve dikkat çekici SUV tasarımı Renault Boreal heybetli gövde yapısı, keskin omuz çizgileri, güçlü ön tasarımı ve modern ışık imzası modelin güçlü duruşunu ilk bakışta hissettiriyor. 4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle Renault Boreal, C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor. Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor. Yan profilde dikkat çeken güçlü çamurluk yapısı ve akıcı tavan çizgisi, Boreal’in hem şehir içinde hem uzun yol kullanımında premium algısını güçlendiriyor. 19 inç elmas kesim alaşım jantlar, siyah tavan, elektrikli açılır panoramik cam tavan ise modele üst segment bir nitelik kazandırıyor. Teknoloji ve konfor odaklı yaşam alanı Renault Boreal’in iç mekanı, dijital teknolojiler ve konforu bir araya getiren modern ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Ergonomik tasarım anlayışıyla şekillendirilen kokpit, sürücü odaklı yapısı ve geniş ekran teknolojileriyle dikkat çekiyor. Modelde 10 inç dijital gösterge ekranı ve 10 inç merkezi openR link multimedya ekranı birlikte sunuluyor. Ergonomik yerleşim sayesinde sürücünün dikkati yolda kalırken, bağlantılı teknolojilere erişim kolaylaşıyor. Çok işlevli direksiyon simidi arkasında bulunan vites seçici kulakçıklar iç mekandaki modern atmosferi destekliyor. 48 farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, Multi-Sense sürüş modlarına göre otomatik olarak değişebiliyor. İç mekanda kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, lazer işlemeli dekoratif detaylar ve kontrast dikişli koltuklar yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Türkiye pazarı için özel olarak sunulan gri tonlu perfore döşeme seçeneği, Boreal’in modern karakterine farklı bir imza katıyor. Elektrikli ön koltuklar, hafızalı ve masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu, çift bölgeli otomatik klima, soğutmalı kablosuz şarj ünitesi ve geniş saklama alanları günlük kullanımı daha konforlu hale getiriyor. Arka koltuklarda sunulan havalandırma kanalları, USB-C girişleri, arka kol dayama ve Easy Break arka koltuk katlama sistemi de aile kullanımını destekleyen detaylar arasında yer alıyor. 630 litreye varan bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.868 litreye kadar ulaşıyor. Düşük yükleme eşiği ise kullanım kolaylığı sağlıyor. Google entegre bağlantılı sürüş deneyimi Bağlantılı araç teknolojilerinde öncü markalardan biri olan Renault, yeni Boreal modeliyle de gelişmiş dijital ekosistem ve bağlantılı sürüş özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor openR link multimedya sistemi sayesinde kullanıcılar Google Haritalar, Google Asistan ve Google Play uygulamalarına doğrudan erişebiliyor, evlerindeki Google Home entegrasyonuna uygun akıllı cihazlarını yönetebiliyor. Gerçek zamanlı trafik bilgileri, sesli komut sistemi ve kişiselleştirilmiş dijital deneyim, Boreal’i günlük yaşamın doğal bir uzantısına dönüştürüyor. Youtube, Spotify, Prime Video, HBO Max, Waze ve Vivaldi gibi popüler uygulamalar sistem içerisinde kullanılabiliyor. Uzaktan OTA güncelleme altyapısı sayesinde bilgi-eğlence sistemi ve sürüş destek teknolojileri sürekli güncel kalabiliyor. My Renault uygulaması üzerinden kullanıcılar araçlarının kornasını ve ışıklarını uzaktan etkinleştirebiliyor ve araç konumunu görüntüleyebiliyor. Renault Boreal’de ayrıca Jean-Michel Jarre iş birliğiyle geliştirilen Harman Kardon premium ses sistemi de yer alıyor. On hoparlörlü ve 435 Watt gücündeki sistem; Stüdyo, Konser, Kulüp ve Salon dahil olmak üzere farklı ses atmosferleriyle sürükleyici bir deneyim sunuyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleri Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor. Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Acil Duruş Asistanı gibi teknolojiler sürüş güvenliğini artırıyor. Seviye 2 otonom sürüş desteği sunan Aktif Sürüş Yardımı sistemi; dur & kalk özellikli adaptif hız sabitleyici ve şerit ortalama fonksiyonunu bir araya getirerek yoğun trafikte sürüşü daha konforlu hale getiriyor. Eller Serbest Park Sistemi ve 360 derece çevre görüş kamerası sayesinde araç paralel veya dikey park manevralarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Full LED far teknolojisi ise gece sürüşlerinde görüş kalitesini artırırken diğer sürücüler için göz kamaşmasını azaltıyor. Verimli motor seçenekleri ve EDC otomatik şanzıman Renault Boreal performans, verimlilik ve sürüş konforunu bir araya getiren full hybrid E-Tech 160 hp, 1.3 turbo TCe EDC 145 hp ve hybrid E-Tech 4x4 150 hp motor seçenekleriyle geliştirildi. Boreal, Türkiye’de lansman döneminde full hybrid E-Tech 160 hp ve turbo TCe EDC 145 hp motor seçenekleriyle satışa sunuluyor. 2026 yılının son çeyreğinde sunulan motor seçeneklerine hybrid E-Tech 4x4 150 hp versiyonu da eklenecek ve müşteri beklentileriyle buluşacak. 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motor ve 6 ileri ıslak çift kavramalı (EDC) motor seçeneği ise performans ve sürüş konforunu dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu versiyon, WLTP normlarına göre 149 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 6,6 L/100 km karma yakıt tüketimi değerlerine sahip. Renault Boreal full hybrid E-Tech 160 hp versiyonu ise özellikle verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sunuyor. Sisteminin kalbinde, Türkiye’de Oyak Horse tarafından Bursa’da üretilen ve dünyaya ihraç edilen HR18 kodlu hibrit motoru yer alıyor. Şehir içinde yüzde 80’e kadar elektrikli sürüş gerçekleştirebilen sistem, 110 km/s hıza kadar elektrikli sürüş imkanı sağlayabiliyor. Çok modlu otomatik şanzımanla sunulan model, WLTP normlarına göre 108 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor. Multi-Sense sürüş sistemi; Eco, Comfort, Sport ve Perso modlarının yanında yeni Smart Mod seçeneğiyle geliyor. Sistem; direksiyon sertliği, motor tepkisi, ambiyans aydınlatması ve ses atmosferini sürüş koşullarına göre otomatik olarak adapte edebiliyor.

Mercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı  Bu Kez Otobüs Kaptanları İçin Yola Çıktı Haber

Mercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı Bu Kez Otobüs Kaptanları İçin Yola Çıktı

Mercedes-Benz Türk’ün sosyal fayda projesi Sağlık Bakım Tırı, uzun yol sürücülerinin yoğun çalışma temposunda sağlıklarını ve yaşam kalitelerini desteklemeye devam ediyor. Dört sezonda yaklaşık toplam 27 ödüle layık görülen proje, bu kez otobüs kaptanlarıyla buluştu. “Mola Sırası Kaptanlarda” mottosuyla 8 Haziran’da Büyük İstanbul Otogarı’nda gerçekleştirilen etkinlikte, otobüs kaptanlarına gün boyu ücretsiz sağlık ve kişisel bakım hizmetleri sunuldu. Doktor, psikolog, fizyoterapist ve berberden oluşan uzman ekiplerin görev aldığı etkinlikte kaptanlar temel sağlık kontrollerinden yararlanırken, fizyoterapi danışmanlığı ve psikolojik destek hizmetleri de aldı. Bunun yanında 2026 model Mercedes-Benz Travego otobüs de alanda sergilendi ve kaptanlar otobüsü inceleme fırsatına sahip oldu. Katılımcılar ayrıca sağlık ve kişisel bakım hizmetlerinden faydalanırken çeşitli etkinliklerle keyifli bir mola yapma fırsatı buldu. Uzun saatler boyunca direksiyon başında görev yapan otobüs kaptanlarının fiziksel ve ruhsal iyi oluşlarına katkı sağlamayı amaçlayan etkinlik, sektörün önemli paydaşlarından olan sürücülere yönelik farkındalık oluşturmayı da amaçlıyor. Mercedes-Benz Türk Otobüs Pazarlama ve Satış Direktörü Osman Nuri Aksoy: “Mercedes-Benz Türk olarak gerçekleştirdiğimiz her yenilikte kaptanlarımızın konforunu her zaman önceliklendiriyor sahadan aldığımız geri bildirimleri ürünlerimizin yenilenmesinde önceliklendiriyoruz. Yolların kahramanları kaptanlarımızın iyi oluş hallerini bu kez de sağlık bakım tırımız ile destekliyoruz. Büyük İstanbul Otogarı'nda gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikle, yolcu taşımacılığının en önemli paydaşlarından biri olan kaptanlarımızın günlük çalışma temposuna kısa bir mola vermelerine ve kendilerine zaman ayırmalarına katkı sağlamayı amaçladık. Yaklaşık 1.000 kaptanımızın etkinliğimize gösterdiği yoğun ilgi bizleri son derece mutlu etti. Kaptanlarımız bizim için her zaman baş tacı. Onların görüşleri, deneyimleri ve geri bildirimleri çalışmalarımıza yön veriyor. Bu ilgiden aldığımız motivasyonla önümüzdeki dönemde de kaptanlarımızla bir araya gelmeye ve bu buluşmaları sürdürmeye devam edeceğiz. Mercedes-Benz Türk olarak kaptanlarımızın araçlarımızda sunduğumuz üstün güvenlik, teknoloji ve ekonomik donanımlardan en iyi şekilde faydalanarak yolcularımıza güvenli ve konforlu yolculuklar sunmayı sürdürmeleri bizler için çok değerlidir. Böylelikle müşterilerimize de daha ekonomik araç kullanımı sunuyor olmak en önemli önceliklerimiz arasında. Mercedes-Benz Türk olarak yolların kahramanlarına katkı sağlayacak çalışmalar gerçekleştirmeye devam edeceğiz.” Mercedes-Benz Türk İletişim Müdürü Miray Demirel etkinlikle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mercedes-Benz Türk olarak uzun yol sürücülerimizin yalnızca iş süreçlerinde değil, yaşamlarının her alanında yanlarında olmayı önemsiyoruz. Sağlık Bakım Tırı projemizle bugüne kadar binlerce kamyon şoförümüze ulaştık, onların ihtiyaçlarını yakından dinleme ve hayatlarına dokunma fırsatı bulduk. Şimdi de ‘Mola Sırası Kaptanlarda’ diyerek otobüs kaptanlarımızla bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Uzun saatler boyunca büyük bir sorumlulukla görev yapan otobüs kaptanlarımızın sağlıklarını, iyi oluşlarını ve yaşam kalitelerini desteklemeyi ürünlerimizde sunduğumuz özelliklerin yanında bugün gerçekleştirdiğimiz etkinliğimiz ile de hedefledik. Mercedes-Benz Türk olarak sektörümüzün en önemli paydaşlarından biri olan kaptanlarımızın hayatına dokunmaktan ve onların ihtiyaçlarına yönelik sosyal fayda projeleri geliştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz.”

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu Haber

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (TÜSTED), Bursa’da gerçekleştirilen genel kurulu ile sektördeki temsil gücünü perçinledi. TÜSTED Genel Kurulu’na İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak ’da katıldı. Sektör paydaşlarının yoğun katılım gösterdiği kurulda, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, sektörün yaşadığı zorlu süreçlerden ancak "ortak irade" ile çıkılabileceğinin altını çizdi. "Rekabetten Önce İş Birliği Gerekiyor" Başkan Murat Arslan, yaptığı konuşmada özellikle NVR (Tip Onayı) sürecinde yaşanan üretim duruşlarına ve maliyet artışlarına dikkat çekerek şunları söyledi: "Onlarca yıllık emekle büyütülmüş firmalar, ilk kez gelecek kaygısını bu kadar güçlü hissetti. O günlerin bize öğrettiği en önemli gerçek şuydu: Rekabetten önce iş birliği gerekiyor. Tek başına mücadele dönemi geride kaldı. TÜSTED, bu ihtiyacın bir sonucu olarak doğdu." Sektörün Türkiye ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Arslan, bakanlıklar ve ilgili kamu otoriteleriyle kurulan yapıcı diyaloğun meyvelerini vermeye başladığını ifade etti. "Dünya Standartlarında Bir Hikâye Yazıyorsunuz" Genel Kurulda konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, sektörün yazdığı başarı hikayesini takdirle karşıladıklarını belirterek iş birliği çağrısında bulundu. Konuşmasında TÜSTED üyelerinin Türkiye ekonomisine sunduğu katma değere vurgu yapan İbrahim Burkay şunları ifade etti: "Birçok şirketinizi ziyaret ettim ve gördüm ki; siz gerçekten üst yapıda bir hikâye yazıyorsunuz. Bu hikâye tüm dünya tarafından takdir ediliyor. Türkiye’yi bu alanda ön tarafa çıkartarak büyük bir başarıya imza atıyorsunuz." Dünyadaki ekonomik zorluklara değinen Burkay, "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır" diyerek, sektörün aynı çatı altında toplanmasının sorunların çözümünde anahtar rol oynayacağını belirtti. Başkan Burkay, sektör temsilcilerine BTSO bünyesindeki teknolojik imkanları kullanma çağrısı yaptı: AR-GE ve İnovasyon: Firmaların özellikle kompozit malzemeler ve ileri teknoloji alanındaki AR-GE çalışmaları için BTSO merkezlerini birer üs olarak kullanmaları tavsiye edildi. Baran Çelik: "Türkiye’nin Şampiyon Sektörünün Temsilcilerisiniz" Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Koordinatör Başkanı Baran Çelik, otomotiv sektörünün Türkiye ihracatındaki sarsılmaz liderliğine dikkat çekerek TÜSTED üyelerine seslendi: "Türkiye’nin son 20 yılının 18’inde şampiyon olmuş, ihracatın lider sektörünün temsilcilerisiniz. Otomotiv endüstrisi, 273 milyar dolarlık toplam ülke ihracatının yaklaşık 35,5 milyar dolarını tek başına gerçekleştiriyor. Bu başarının içinde minibüs ve ticari araç üst yapı grubunun 4 milyar dolara yaklaşan payı hayati önem taşıyor. Birçok bağımsız sektörden daha fazla ihracat yapan bu dev yapının Bursa merkezli bir dernekle güç birliği yapması gurur verici." "Açık İletişim Kurum Kültürümüzdür" TSE Bursa Bölge Koordinatörü Burak Turna, ulaşım sistemleri ve lojistik sektörü temsilcilerinin bir araya geldiği organizasyonda katılımcılara hitap etti. Konuşmasında kurumsal şeffaflık ve iş birliği mesajları veren Turna, Bursa’daki bu buluşmanın sektörün geleceği açısından kıymetli olduğunu belirtti. TSE’nin hizmet anlayışında diyaloğun önemine dikkat çeken Burak Turna, "Kurum olarak en büyük önceliğimiz, paydaşlarımızla olabildiğince açık ve net bir iletişim kurmak. Bugün burada, Bursa’da böylesine geniş katılımlı bir organizasyonda yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Belediye Başkanımızın da katılımıyla güçlenen bu birliktelik, ortak hedeflerimize ulaşmada büyük önem taşıyor," dedi. Sektörel Sorumluluk ve İş Birliği Vurgusu İletişim kanallarını her zaman açık tutacaklarını ifade eden Turna, konuşmasına şöyle devam etti: "Bugünden itibaren sektör temsilcilerimizle olan bağlarımızı en güçlü ve nitelikli şekilde korumaya devam edeceğiz. Sektörün sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz ve her türlü görüş alışverişine açık olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Bu büyük ailenin bir araya gelmesi, ortak başarımız için itici bir güç olacaktır." "Ekonomiye Katkı Sağlamaya Hazırız" Süreçlerin yürütülmesinde tüm meslek gruplarının ve paydaşların desteğinin kritik olduğunu hatırlatan Turna, "Elimizden gelen tüm desteği sizlere sunmaya gayret ediyoruz. Temel amacımız, yürütülen tüm çalışmaların ülke ekonomisine katma değer sağlamasıdır. Bu vesileyle organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyor, başarılarımızın devamını diliyorum," diyerek sözlerini noktaladı. Aziz Baş: “Üst yapı noktasında yaşadığımız sorunların TÜSTED Yönetimiyle Çözüleceğine İnanıyoruz” İstanbul Taşımacılar Birliği Derneği Başkanı Aziz Baş ve yönetim kurulu üyeleri, TÜSTED Genel Kurulu’na katılım sağladı. Seçimlerin ardından konuşma yapan Aziz Baş, yeni yönetime başarı dileklerini iletti. TÜSTED Başkanlığı’na seçilen Murat Arslan ve yönetim kurulunu tebrik eden Baş, sektörün önemli sorunlarının çözümü konusunda yeni yönetime güvendiklerini ifade etti. Aziz Baş, özellikle kamera ve panik butonu zorunluluğu konusunda Bakanlık nezdinde yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Hafif ticari araç segmentinde üst yapıya yönelik zorunlulukların sektörü zorladığını ifade eden Baş, özellikle okul taşıtı revizyonlarında son dönemde ciddi sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Aziz Baş, “Birçok kez Bakanlık nezdinde sorunların çözümüne yönelik görüşmelerde bulunduk. Ama sizlerin bu yükü omuzlarımızdan alacağınıza ve Sayın Başkan Murat Arslan liderliğinde çözüme kavuşacağına inanıyoruz. Tüm yönetim kurulumuz adına davetiniz için teşekkür ediyoruz. Yolunuz açık olsun” ifadelerini kullandı. TÜSTED’in Yeni Yönetim Kadrosu Şekillendi Genel kurulun ardından derneğin yeni yönetim ve denetim kurulları da resmiyet kazandı. Sektörün tecrübeli isimlerinden oluşan yeni liste şu şekilde: Yönetim Kurulu (Asil): Murat Arslan, Savaş Keskin, Bahtiyar Yenizağra, Bayram Taşocak, Yusuf Can Aydın, Serhat Akpınarlı, İlker Yıldırım. Yönetim Kurulu (Yedek): Eşref Kurtuluş, Rasim Gür, Gürcan Gültekin, İlhami Bozkuş, Sacit Köken, Mehmet Meydan, Mustafa İmir, Osman Çelik. Denetim Kurulu (Asil): Mesut Erduman, Mustafa Bayrak, Ali Acar. Denetim Kurulu (Yedek): Uğur Sönmezyuva, Meryem Canbaz, Kenan Mutlu. Hedef: Daha Görünür Bir Sektör 70 üye firmaya ulaşan TÜSTED, önümüzdeki dönemde mevzuat süreçlerinde daha aktif rol almayı, teknik çalışma grupları kurmayı ve sektörün ihracat kapasitesini uluslararası arenada daha görünür kılmayı hedefliyor. TÜSTED Genel Kurul’da seçimlerin ardından İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Can Aydın ve Yüksel Dizayn Yönetim Kurulu Üyesi Talat Aydın ile biraraya geldi.

Güven Ortamı, İşletmemizi Güvenle Yönetmemizi Sağlıyor Haber

Güven Ortamı, İşletmemizi Güvenle Yönetmemizi Sağlıyor

EVİMİZDE ŞOFÖR OLMAYAN KİMSE YOK 1991 yılında Kırşehir'de doğdum. İlk ve orta öğrenimimi burada tamamladım; liseyi Ankara'da Hasanoğlan Öğretmen Lisesi'nde okudum. Ardından Balıkesir Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Fakültesi'nden lisans diplomasıyla mezun oldum. Evliyim, bir kızım var. Otobüsçülük bizim ailemizde dede mesleğidir. 1972'den bu yana ailemizin otobüsü var. Sofra başında bile otobüs konuşulur bizim evde. Hayvancılık da yapıyoruz, tarım da ama otobüsçülük bırakamadığımız, bırakmak istemediğimiz bir meslek. Ailede şoför olmayan kimse yok; bu iş, kanımıza karışmış durumda. Dışarıda okusak da farklı şehirlerde bulunmuş olsak da sonunda hepimiz döndük ve işlerimizin başına geçtik. Şu an hem Kâmil Koç Kırşehir işletmecisiyim hem bireysel yatırımcıyım hem de gerektiğinde otobüs kullanabilen bir kaptanım. KABİN MEMURLUĞUNDAN İŞLETMECİLİĞE UZANAN BİR YOLCULUK BU 2014-2015 yılında Kâmil Koç Kırşehir'e girdiğinde ben de host olarak işe başladım. İşin nasıl yürüdüğünü içeriden görmek istedim. Yaklaşık bir buçuk ay hostluk yaptım. Daha sonra şoförlüğe geçtim çünkü dediğim gibi bu işi sürücü koltuğundan da tanımak gerekiyordu. Kâmil Koç'ta hem host hem şoför olarak görev yaptıktan sonra yatırım kararı verdik ve araç aldık. Şu an Kâmil Koç bünyesinde çalışan iki aracımız var. Yaklaşık iki buçuk yıl önce de Kırşehir merkez ve Mucur ilçesindeki yazıhane işletmelerini devraldık. Biz kendi memleketimizde, kendi firmamız gibi gördüğümüz Kâmil Koç'u daha yerel, daha sahici bir dokunuşla yönetmek istedik. Küçük şehirlerde otobüsçü denince akla gelen belli başlı aileler vardır; bizim ailemiz de onlardan biri. Dedem, babam, amcam, hepsini herkes tanır burada. Yeniden sıfırdan bir firma kurmak yerine Türkiye'nin en kurumsal markasıyla yol yürümeyi tercih ettik. Şu an üç yazıhanemiz ve toplam 21 çalışanımız var: yazıhane kadromuzda 13, iki araçta ise 8 personelimiz görev yapıyor. KAMİL KOÇ’U BU SEKTÖRÜN OMURGASI OLARAK GÖRÜYORUM. Kâmil Koç'u Türkiye'de bu sektörün omurgası olarak görüyorum. Büyük kurumsal firmalar piyasada var ama bir kısmında ciddi sorunlar yaşandığını biliyoruz: geciken ödemeler, eksik destekler, iletişimsizlik... Kâmil Koç'ta bunların hiçbirini yaşamadık. Yaklaşık yedi sekiz yıldır bireysel otobüsçüyüz, iki buçuk yıldır da yazıhane işletmecisiyiz. Bu süre zarfında tek bir sabah bile "Para gelecek mi?" diye endişeyle uyandığımı hatırlamıyorum. Ödemeler günü gününe, kuruşu kuruşuna hesabımıza yatıyor. Bu iş kolunda araçların her gün yola çıkabilmesi için nakit döngüsü şart. Şoförlerimiz aylık değil günlük ödeme alıyor; her gün binlerce lira sıcak paraya ihtiyacınız oluyor. Bu para aksamadan dönmediğinde hiçbir yapı buna uzun süre dayanamaz. Kâmil Koç bu güvenceyi bize eksiksiz sağlıyor. ALO DEDİĞİMDE KARŞIMDA MUHATAP BULABİLİYORUM Operasyonel süreçlerde müdürlerimizle ilişkimiz tam anlamıyla bir aile havası taşıyor. Müşteriden gelen bir şikâyet için bile aradığımızda telefon anında açılıyor. En üst kademedeki yöneticiye kadar alo dediğimizde karşımızda biri var. Bu erişilebilirlik, bu samimiyet, onları yalnızca kurumsal bir iş ortağı değil, gerçek anlamda güvendiğimiz aile büyüklerimiz olarak görmemizi sağlıyor. Ankara Bölgesi'ne bağlıyız. Bölge müdürlerimize, ekibimize çok teşekkür ederiz; bugüne kadar hiçbir zaman incinmedik. Bize söyledikleri her şeyi öz ağabeyimiz söylüyormuş gibi dinledik, uyguladık. Bu anlayış işletmemizin içine de sindi. 11 yazıhane personelimin hepsi işine patron gibi sahip çıkıyor. Bunun tek sebebi şu: ben maaşlarını zamanından önce yatırırım, hak ettikleri her şeyi eksiksiz öderim çünkü insanın işine sahip çıkması, önce onun hakkının sahiplenilmesiyle başlar. LASTİKTEN AKÜYE KADAR HER ŞEY “UYGUN FİYATA” Kâmil Koç'un tüm ayrıcalıklarını eksiksiz kullanıyorum. Dışarıdan aldığım en küçük bir ürün yok. Lastik alıyorum, piyasanın altında. Akü alıyorum, piyasanın altında. Bu nasıl mümkün oluyor? Kâmil Koç 1.000 lastik alırken pazarlığını yapıyor; benim alacağım 20 lastik, o toplu alımın gücünden yararlanıyor. Kurumsallığın bize sağladığı bu maliyet avantajını sonuna kadar kullanıyoruz. Araçlardaki ikramlar, şoförlerin tutumu, yazıhane düzeni... Her şeye güveniyorum. Bir kutu bisküvi bile eksik çıkmaz arabalardan. Hesaplarımıza paralar gününde yatıyor, hiçbir zaman yokluğa düşmedik. Bu güven ortamı, işletmeyi rahatça yönetmemi sağlıyor. KÂMİL KOÇ’TAKİ DİJİTAL ALTYAPI TAM ANLAMIYLA "10 NUMARA" Kâmil Koç'un dijital altyapısı gerçekten güçlü. Son dakika kestiğim bilet saniyeler içinde araçtaki hostun telefonuna düşüyor. Araç bir durağı geçtikten sonra o durağı sistem otomatik olarak kapatabiliyor; bu sayede yanlış bilet kesilmesinin önüne geçilmiş oluyor. Bir gün öncesinden araçtaki yolcu sayısını görebiliyorum. Evden kendi araçlarımı takip edebiliyorum; olası bir sıkıntıda aracın tam konumunu anında görüyorum. Yolcu deneyimi açısından da teknoloji tam anlamıyla çalışıyor. Araç perona girdiğinde yolcuya otomatik bilgilendirme mesajı gidiyor. Sefer gecikirse 45 dakika öncesinden uyarı mesajı iletiliyor; yolcu boşuna erken gelip beklemiyor. Bilet iptali gibi operasyonel işlemlerde Operasyon Merkezi'ni aradığımızda anında dönüş alıyoruz. Müşteri hizmetleri de aynı şekilde aktif ve hızlı. Sistem zamanla insan gücünü azaltıyor ama bu beni üzmüyor, tersine motive ediyor. Değişime ayak uydurmak, bu işin vazgeçilmez koşulu. Kâmil Koç olduğu sürece bu işe devam edeceğiz. KIRŞEHİR'DE KÂMİL KOÇ, ŞEHRİN YEREL FİRMASI HALİNE GELDİ Kâmil Koç, Kırşehir'de 2014'ten bu yana var. Bugün itibarıyla artık bu şehrin yerel firması hâline geldi. Günlük minimum 60, yazın 90-95 araç geçişiyle Kırşehir, Kâmil Koç'un önemli bir halkası. Bizim kendi araçlarımız bile ana kalkışlı değil; Mersin'den gelen araçlar Kırşehir'de duruyor, İzmir'e devam ediyor, dönüşte de aynı güzergâhı izliyor. Ara durak konumumuz, bize çok sayıda araçla hizmet verme imkânı tanıyor. Yüzde yüz memnuniyet mümkün mü? Hayır, hiçbir yerde mümkün değil ama biz bunu her zaman maksimumda tutmaya çalışıyoruz ve tuttuğumuzu da düşünüyorum. Parayı ikinci planda görüyoruz; asıl önemli olan Kırşehir'de Kâmil Koç'un varlığını sürdürmesi. Bu isim burada olduğu sürece biz de buradayız.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.