Hava Durumu

#Teknoloji

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Türkiye İçin Geliştirildi, Bursa'da Üretildi: Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor Haber

Türkiye İçin Geliştirildi, Bursa'da Üretildi: Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Renault Boreal, OYAK ve Renault Group iş birliğinin ortaya koyduğu güçlü vizyonu ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki stratejik konumunu net biçimde yansıtan çok değerli bir proje. Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin en büyük segmenti olan ve hızla büyüyen C-SUV segmentinde; güçlü ve iddialı tasarımı, geniş ve ferah yaşam alanı, ileri teknolojileri ve verimli motor seçenekleriyle Renault Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyoruz. Bu güçlü potansiyeline olan güvenimizle, Renault Boreal’in 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz. Bugün Clio, Megane Sedan ve Duster ile Türkiye'nin en güçlü yerli ürün gamlarından birine sahibiz. Bursa'da üreteceğimiz Renault Boreal’in de bu başarı hikayesine katılmasıyla birlikte dört yerli modelden oluşan ürün gamımızı daha da güçlendirecek, pazardaki liderliğimizi daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, bu sayede ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Modelin, uzun süredir bu segmentte yeni bir model bekleyen müşterilerimiz için önemli bir alternatif oluşturacağını düşünüyoruz. Sunduğu yüksek teknoloji, üstün konfor ve geniş yaşam alanıyla Renault Boreal’in, ÖTV muafiyetinden yararlanan kullanıcılar tarafından da yoğun ilgi göreceğine inanıyoruz. Renault Boreal için sunduğumuz 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla müşterilerimize yalnızca yeni bir otomobil değil, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri kapsamlı bir sahiplik deneyimi de sunuyoruz. OYAK ve Renault Group’unun güçlü ortaklığıyla hayata geçirilen bu projenin, ülkemizin otomotiv sanayisine, ihracatına ve ekonomik gelişimine uzun vadeli katkılar sunacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz.” Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet “Boreal’i Türkiye pazarına sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu model, yıllar süren adanmışlığın, titiz çalışmaların ve sarsılmaz kararlılığın somut bir yansımasını ortaya koyuyor. Elde edilen bu başarı; Renault Group’un uluslararası ekipleri arasındaki güçlü koordinasyonu, yakın iş birliğini ve üstün çabayı gözler önüne seriyor. Boreal, yalnızca yeni bir model olmanın ötesinde, ortak hedeflerimizin ve kolektif uzmanlığımızın güçlü bir ifadesini temsil ediyor. Yoğun rekabetin yaşandığı C-SUV segmentinde Boreal, kendine özgü nitelikleriyle belirgin bir şekilde farklılaşıyor. Geniş ve rafine iç mekânı, iddialı dış tasarımı, ileri teknoloji E-Tech full hybrid motoru ve Google entegreli, bağlantılı OpenR Link multimedya sistemiyle Türk kullanıcılarının beklentilerine eksiksiz bir yanıt veriyor. Ürün özelliklerinin ötesinde Boreal, aynı zamanda stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bursa’daki Oyak Renault kampüsümüzde üretilecek olması hem iç pazardaki talebi destekleyecek hem de ihracat hedeflerimize katkı sağlayarak Türkiye’nin küresel otomotiv ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecek. SUV segmentinde Duster ile yakalanan güçlü ivmenin üzerine inşa edilen Boreal, bu başarıyı C segmentine taşıyarak bir üst seviyeye çıkarıyor. Aynı zamanda Renault Group’un uluslararası stratejik planını tutarlı bir şekilde hayata geçirme ve vizyonunu somut sonuçlara dönüştürme yetkinliğini de açıkça ortaya koyuyor. Değerli ortağımız OYAK ile, yerel yetkinliklerimizi geliştirmeye, ekiplerimizi güçlendirmeye ve Türkiye otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.” Türkiye, Renault’nun küresel üretim ağında stratejik rolünü güçlendiriyor Bursa’da üretilen Megane Sedan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Clio ve Duster’ın ardından Renault Boreal’in de yerli üretim portföyüne katılması, Türkiye’nin yüksek katma değerli araç üretimindeki rolünü daha da güçlendirirken, Renault’nun küresel büyüme planındaki stratejik önemini de ortaya koyuyor. Renault, özellikle C ve D segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi hedeflerken, Türkiye bu stratejinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Boreal’in üretimiyle birlikte OYAK Renault Bursa Fabrikaları, modelin uluslararası pazarlara ihracatıyla hem iç pazar hem de ihracat operasyonlarındaki rolünü daha da güçlendiriyor. SUV modellerin toplam pazardaki ağırlığının her geçen gün arttığı Türkiye’de Renault Boreal, markanın C segmentindeki iddiasını güçlendiren önemli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Renault, Türkiye’deki üretim gücünü uluslararası ölçekte büyüme hedefleriyle birleştirerek Boreal’i global başarı hikâyesinin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor. Güçlü, zarif ve dikkat çekici SUV tasarımı Renault Boreal heybetli gövde yapısı, keskin omuz çizgileri, güçlü ön tasarımı ve modern ışık imzası modelin güçlü duruşunu ilk bakışta hissettiriyor. 4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle Renault Boreal, C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor. Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor. Yan profilde dikkat çeken güçlü çamurluk yapısı ve akıcı tavan çizgisi, Boreal’in hem şehir içinde hem uzun yol kullanımında premium algısını güçlendiriyor. 19 inç elmas kesim alaşım jantlar, siyah tavan, elektrikli açılır panoramik cam tavan ise modele üst segment bir nitelik kazandırıyor. Teknoloji ve konfor odaklı yaşam alanı Renault Boreal’in iç mekanı, dijital teknolojiler ve konforu bir araya getiren modern ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Ergonomik tasarım anlayışıyla şekillendirilen kokpit, sürücü odaklı yapısı ve geniş ekran teknolojileriyle dikkat çekiyor. Modelde 10 inç dijital gösterge ekranı ve 10 inç merkezi openR link multimedya ekranı birlikte sunuluyor. Ergonomik yerleşim sayesinde sürücünün dikkati yolda kalırken, bağlantılı teknolojilere erişim kolaylaşıyor. Çok işlevli direksiyon simidi arkasında bulunan vites seçici kulakçıklar iç mekandaki modern atmosferi destekliyor. 48 farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, Multi-Sense sürüş modlarına göre otomatik olarak değişebiliyor. İç mekanda kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, lazer işlemeli dekoratif detaylar ve kontrast dikişli koltuklar yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Türkiye pazarı için özel olarak sunulan gri tonlu perfore döşeme seçeneği, Boreal’in modern karakterine farklı bir imza katıyor. Elektrikli ön koltuklar, hafızalı ve masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu, çift bölgeli otomatik klima, soğutmalı kablosuz şarj ünitesi ve geniş saklama alanları günlük kullanımı daha konforlu hale getiriyor. Arka koltuklarda sunulan havalandırma kanalları, USB-C girişleri, arka kol dayama ve Easy Break arka koltuk katlama sistemi de aile kullanımını destekleyen detaylar arasında yer alıyor. 630 litreye varan bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.868 litreye kadar ulaşıyor. Düşük yükleme eşiği ise kullanım kolaylığı sağlıyor. Google entegre bağlantılı sürüş deneyimi Bağlantılı araç teknolojilerinde öncü markalardan biri olan Renault, yeni Boreal modeliyle de gelişmiş dijital ekosistem ve bağlantılı sürüş özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor openR link multimedya sistemi sayesinde kullanıcılar Google Haritalar, Google Asistan ve Google Play uygulamalarına doğrudan erişebiliyor, evlerindeki Google Home entegrasyonuna uygun akıllı cihazlarını yönetebiliyor. Gerçek zamanlı trafik bilgileri, sesli komut sistemi ve kişiselleştirilmiş dijital deneyim, Boreal’i günlük yaşamın doğal bir uzantısına dönüştürüyor. Youtube, Spotify, Prime Video, HBO Max, Waze ve Vivaldi gibi popüler uygulamalar sistem içerisinde kullanılabiliyor. Uzaktan OTA güncelleme altyapısı sayesinde bilgi-eğlence sistemi ve sürüş destek teknolojileri sürekli güncel kalabiliyor. My Renault uygulaması üzerinden kullanıcılar araçlarının kornasını ve ışıklarını uzaktan etkinleştirebiliyor ve araç konumunu görüntüleyebiliyor. Renault Boreal’de ayrıca Jean-Michel Jarre iş birliğiyle geliştirilen Harman Kardon premium ses sistemi de yer alıyor. On hoparlörlü ve 435 Watt gücündeki sistem; Stüdyo, Konser, Kulüp ve Salon dahil olmak üzere farklı ses atmosferleriyle sürükleyici bir deneyim sunuyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleri Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor. Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Acil Duruş Asistanı gibi teknolojiler sürüş güvenliğini artırıyor. Seviye 2 otonom sürüş desteği sunan Aktif Sürüş Yardımı sistemi; dur & kalk özellikli adaptif hız sabitleyici ve şerit ortalama fonksiyonunu bir araya getirerek yoğun trafikte sürüşü daha konforlu hale getiriyor. Eller Serbest Park Sistemi ve 360 derece çevre görüş kamerası sayesinde araç paralel veya dikey park manevralarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Full LED far teknolojisi ise gece sürüşlerinde görüş kalitesini artırırken diğer sürücüler için göz kamaşmasını azaltıyor. Verimli motor seçenekleri ve EDC otomatik şanzıman Renault Boreal performans, verimlilik ve sürüş konforunu bir araya getiren full hybrid E-Tech 160 hp, 1.3 turbo TCe EDC 145 hp ve hybrid E-Tech 4x4 150 hp motor seçenekleriyle geliştirildi. Boreal, Türkiye’de lansman döneminde full hybrid E-Tech 160 hp ve turbo TCe EDC 145 hp motor seçenekleriyle satışa sunuluyor. 2026 yılının son çeyreğinde sunulan motor seçeneklerine hybrid E-Tech 4x4 150 hp versiyonu da eklenecek ve müşteri beklentileriyle buluşacak. 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motor ve 6 ileri ıslak çift kavramalı (EDC) motor seçeneği ise performans ve sürüş konforunu dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu versiyon, WLTP normlarına göre 149 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 6,6 L/100 km karma yakıt tüketimi değerlerine sahip. Renault Boreal full hybrid E-Tech 160 hp versiyonu ise özellikle verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sunuyor. Sisteminin kalbinde, Türkiye’de Oyak Horse tarafından Bursa’da üretilen ve dünyaya ihraç edilen HR18 kodlu hibrit motoru yer alıyor. Şehir içinde yüzde 80’e kadar elektrikli sürüş gerçekleştirebilen sistem, 110 km/s hıza kadar elektrikli sürüş imkanı sağlayabiliyor. Çok modlu otomatik şanzımanla sunulan model, WLTP normlarına göre 108 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor. Multi-Sense sürüş sistemi; Eco, Comfort, Sport ve Perso modlarının yanında yeni Smart Mod seçeneğiyle geliyor. Sistem; direksiyon sertliği, motor tepkisi, ambiyans aydınlatması ve ses atmosferini sürüş koşullarına göre otomatik olarak adapte edebiliyor.

Mercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı  Bu Kez Otobüs Kaptanları İçin Yola Çıktı Haber

Mercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı Bu Kez Otobüs Kaptanları İçin Yola Çıktı

Mercedes-Benz Türk’ün sosyal fayda projesi Sağlık Bakım Tırı, uzun yol sürücülerinin yoğun çalışma temposunda sağlıklarını ve yaşam kalitelerini desteklemeye devam ediyor. Dört sezonda yaklaşık toplam 27 ödüle layık görülen proje, bu kez otobüs kaptanlarıyla buluştu. “Mola Sırası Kaptanlarda” mottosuyla 8 Haziran’da Büyük İstanbul Otogarı’nda gerçekleştirilen etkinlikte, otobüs kaptanlarına gün boyu ücretsiz sağlık ve kişisel bakım hizmetleri sunuldu. Doktor, psikolog, fizyoterapist ve berberden oluşan uzman ekiplerin görev aldığı etkinlikte kaptanlar temel sağlık kontrollerinden yararlanırken, fizyoterapi danışmanlığı ve psikolojik destek hizmetleri de aldı. Bunun yanında 2026 model Mercedes-Benz Travego otobüs de alanda sergilendi ve kaptanlar otobüsü inceleme fırsatına sahip oldu. Katılımcılar ayrıca sağlık ve kişisel bakım hizmetlerinden faydalanırken çeşitli etkinliklerle keyifli bir mola yapma fırsatı buldu. Uzun saatler boyunca direksiyon başında görev yapan otobüs kaptanlarının fiziksel ve ruhsal iyi oluşlarına katkı sağlamayı amaçlayan etkinlik, sektörün önemli paydaşlarından olan sürücülere yönelik farkındalık oluşturmayı da amaçlıyor. Mercedes-Benz Türk Otobüs Pazarlama ve Satış Direktörü Osman Nuri Aksoy: “Mercedes-Benz Türk olarak gerçekleştirdiğimiz her yenilikte kaptanlarımızın konforunu her zaman önceliklendiriyor sahadan aldığımız geri bildirimleri ürünlerimizin yenilenmesinde önceliklendiriyoruz. Yolların kahramanları kaptanlarımızın iyi oluş hallerini bu kez de sağlık bakım tırımız ile destekliyoruz. Büyük İstanbul Otogarı'nda gerçekleştirdiğimiz bu etkinlikle, yolcu taşımacılığının en önemli paydaşlarından biri olan kaptanlarımızın günlük çalışma temposuna kısa bir mola vermelerine ve kendilerine zaman ayırmalarına katkı sağlamayı amaçladık. Yaklaşık 1.000 kaptanımızın etkinliğimize gösterdiği yoğun ilgi bizleri son derece mutlu etti. Kaptanlarımız bizim için her zaman baş tacı. Onların görüşleri, deneyimleri ve geri bildirimleri çalışmalarımıza yön veriyor. Bu ilgiden aldığımız motivasyonla önümüzdeki dönemde de kaptanlarımızla bir araya gelmeye ve bu buluşmaları sürdürmeye devam edeceğiz. Mercedes-Benz Türk olarak kaptanlarımızın araçlarımızda sunduğumuz üstün güvenlik, teknoloji ve ekonomik donanımlardan en iyi şekilde faydalanarak yolcularımıza güvenli ve konforlu yolculuklar sunmayı sürdürmeleri bizler için çok değerlidir. Böylelikle müşterilerimize de daha ekonomik araç kullanımı sunuyor olmak en önemli önceliklerimiz arasında. Mercedes-Benz Türk olarak yolların kahramanlarına katkı sağlayacak çalışmalar gerçekleştirmeye devam edeceğiz.” Mercedes-Benz Türk İletişim Müdürü Miray Demirel etkinlikle ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: “Mercedes-Benz Türk olarak uzun yol sürücülerimizin yalnızca iş süreçlerinde değil, yaşamlarının her alanında yanlarında olmayı önemsiyoruz. Sağlık Bakım Tırı projemizle bugüne kadar binlerce kamyon şoförümüze ulaştık, onların ihtiyaçlarını yakından dinleme ve hayatlarına dokunma fırsatı bulduk. Şimdi de ‘Mola Sırası Kaptanlarda’ diyerek otobüs kaptanlarımızla bir araya gelmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Uzun saatler boyunca büyük bir sorumlulukla görev yapan otobüs kaptanlarımızın sağlıklarını, iyi oluşlarını ve yaşam kalitelerini desteklemeyi ürünlerimizde sunduğumuz özelliklerin yanında bugün gerçekleştirdiğimiz etkinliğimiz ile de hedefledik. Mercedes-Benz Türk olarak sektörümüzün en önemli paydaşlarından biri olan kaptanlarımızın hayatına dokunmaktan ve onların ihtiyaçlarına yönelik sosyal fayda projeleri geliştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz.”

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu Haber

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (TÜSTED), Bursa’da gerçekleştirilen genel kurulu ile sektördeki temsil gücünü perçinledi. TÜSTED Genel Kurulu’na İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak ’da katıldı. Sektör paydaşlarının yoğun katılım gösterdiği kurulda, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, sektörün yaşadığı zorlu süreçlerden ancak "ortak irade" ile çıkılabileceğinin altını çizdi. "Rekabetten Önce İş Birliği Gerekiyor" Başkan Murat Arslan, yaptığı konuşmada özellikle NVR (Tip Onayı) sürecinde yaşanan üretim duruşlarına ve maliyet artışlarına dikkat çekerek şunları söyledi: "Onlarca yıllık emekle büyütülmüş firmalar, ilk kez gelecek kaygısını bu kadar güçlü hissetti. O günlerin bize öğrettiği en önemli gerçek şuydu: Rekabetten önce iş birliği gerekiyor. Tek başına mücadele dönemi geride kaldı. TÜSTED, bu ihtiyacın bir sonucu olarak doğdu." Sektörün Türkiye ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Arslan, bakanlıklar ve ilgili kamu otoriteleriyle kurulan yapıcı diyaloğun meyvelerini vermeye başladığını ifade etti. "Dünya Standartlarında Bir Hikâye Yazıyorsunuz" Genel Kurulda konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, sektörün yazdığı başarı hikayesini takdirle karşıladıklarını belirterek iş birliği çağrısında bulundu. Konuşmasında TÜSTED üyelerinin Türkiye ekonomisine sunduğu katma değere vurgu yapan İbrahim Burkay şunları ifade etti: "Birçok şirketinizi ziyaret ettim ve gördüm ki; siz gerçekten üst yapıda bir hikâye yazıyorsunuz. Bu hikâye tüm dünya tarafından takdir ediliyor. Türkiye’yi bu alanda ön tarafa çıkartarak büyük bir başarıya imza atıyorsunuz." Dünyadaki ekonomik zorluklara değinen Burkay, "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır" diyerek, sektörün aynı çatı altında toplanmasının sorunların çözümünde anahtar rol oynayacağını belirtti. Başkan Burkay, sektör temsilcilerine BTSO bünyesindeki teknolojik imkanları kullanma çağrısı yaptı: AR-GE ve İnovasyon: Firmaların özellikle kompozit malzemeler ve ileri teknoloji alanındaki AR-GE çalışmaları için BTSO merkezlerini birer üs olarak kullanmaları tavsiye edildi. Baran Çelik: "Türkiye’nin Şampiyon Sektörünün Temsilcilerisiniz" Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Koordinatör Başkanı Baran Çelik, otomotiv sektörünün Türkiye ihracatındaki sarsılmaz liderliğine dikkat çekerek TÜSTED üyelerine seslendi: "Türkiye’nin son 20 yılının 18’inde şampiyon olmuş, ihracatın lider sektörünün temsilcilerisiniz. Otomotiv endüstrisi, 273 milyar dolarlık toplam ülke ihracatının yaklaşık 35,5 milyar dolarını tek başına gerçekleştiriyor. Bu başarının içinde minibüs ve ticari araç üst yapı grubunun 4 milyar dolara yaklaşan payı hayati önem taşıyor. Birçok bağımsız sektörden daha fazla ihracat yapan bu dev yapının Bursa merkezli bir dernekle güç birliği yapması gurur verici." "Açık İletişim Kurum Kültürümüzdür" TSE Bursa Bölge Koordinatörü Burak Turna, ulaşım sistemleri ve lojistik sektörü temsilcilerinin bir araya geldiği organizasyonda katılımcılara hitap etti. Konuşmasında kurumsal şeffaflık ve iş birliği mesajları veren Turna, Bursa’daki bu buluşmanın sektörün geleceği açısından kıymetli olduğunu belirtti. TSE’nin hizmet anlayışında diyaloğun önemine dikkat çeken Burak Turna, "Kurum olarak en büyük önceliğimiz, paydaşlarımızla olabildiğince açık ve net bir iletişim kurmak. Bugün burada, Bursa’da böylesine geniş katılımlı bir organizasyonda yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Belediye Başkanımızın da katılımıyla güçlenen bu birliktelik, ortak hedeflerimize ulaşmada büyük önem taşıyor," dedi. Sektörel Sorumluluk ve İş Birliği Vurgusu İletişim kanallarını her zaman açık tutacaklarını ifade eden Turna, konuşmasına şöyle devam etti: "Bugünden itibaren sektör temsilcilerimizle olan bağlarımızı en güçlü ve nitelikli şekilde korumaya devam edeceğiz. Sektörün sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz ve her türlü görüş alışverişine açık olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Bu büyük ailenin bir araya gelmesi, ortak başarımız için itici bir güç olacaktır." "Ekonomiye Katkı Sağlamaya Hazırız" Süreçlerin yürütülmesinde tüm meslek gruplarının ve paydaşların desteğinin kritik olduğunu hatırlatan Turna, "Elimizden gelen tüm desteği sizlere sunmaya gayret ediyoruz. Temel amacımız, yürütülen tüm çalışmaların ülke ekonomisine katma değer sağlamasıdır. Bu vesileyle organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyor, başarılarımızın devamını diliyorum," diyerek sözlerini noktaladı. Aziz Baş: “Üst yapı noktasında yaşadığımız sorunların TÜSTED Yönetimiyle Çözüleceğine İnanıyoruz” İstanbul Taşımacılar Birliği Derneği Başkanı Aziz Baş ve yönetim kurulu üyeleri, TÜSTED Genel Kurulu’na katılım sağladı. Seçimlerin ardından konuşma yapan Aziz Baş, yeni yönetime başarı dileklerini iletti. TÜSTED Başkanlığı’na seçilen Murat Arslan ve yönetim kurulunu tebrik eden Baş, sektörün önemli sorunlarının çözümü konusunda yeni yönetime güvendiklerini ifade etti. Aziz Baş, özellikle kamera ve panik butonu zorunluluğu konusunda Bakanlık nezdinde yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Hafif ticari araç segmentinde üst yapıya yönelik zorunlulukların sektörü zorladığını ifade eden Baş, özellikle okul taşıtı revizyonlarında son dönemde ciddi sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Aziz Baş, “Birçok kez Bakanlık nezdinde sorunların çözümüne yönelik görüşmelerde bulunduk. Ama sizlerin bu yükü omuzlarımızdan alacağınıza ve Sayın Başkan Murat Arslan liderliğinde çözüme kavuşacağına inanıyoruz. Tüm yönetim kurulumuz adına davetiniz için teşekkür ediyoruz. Yolunuz açık olsun” ifadelerini kullandı. TÜSTED’in Yeni Yönetim Kadrosu Şekillendi Genel kurulun ardından derneğin yeni yönetim ve denetim kurulları da resmiyet kazandı. Sektörün tecrübeli isimlerinden oluşan yeni liste şu şekilde: Yönetim Kurulu (Asil): Murat Arslan, Savaş Keskin, Bahtiyar Yenizağra, Bayram Taşocak, Yusuf Can Aydın, Serhat Akpınarlı, İlker Yıldırım. Yönetim Kurulu (Yedek): Eşref Kurtuluş, Rasim Gür, Gürcan Gültekin, İlhami Bozkuş, Sacit Köken, Mehmet Meydan, Mustafa İmir, Osman Çelik. Denetim Kurulu (Asil): Mesut Erduman, Mustafa Bayrak, Ali Acar. Denetim Kurulu (Yedek): Uğur Sönmezyuva, Meryem Canbaz, Kenan Mutlu. Hedef: Daha Görünür Bir Sektör 70 üye firmaya ulaşan TÜSTED, önümüzdeki dönemde mevzuat süreçlerinde daha aktif rol almayı, teknik çalışma grupları kurmayı ve sektörün ihracat kapasitesini uluslararası arenada daha görünür kılmayı hedefliyor. TÜSTED Genel Kurul’da seçimlerin ardından İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Can Aydın ve Yüksel Dizayn Yönetim Kurulu Üyesi Talat Aydın ile biraraya geldi.

Güven Ortamı, İşletmemizi Güvenle Yönetmemizi Sağlıyor Haber

Güven Ortamı, İşletmemizi Güvenle Yönetmemizi Sağlıyor

EVİMİZDE ŞOFÖR OLMAYAN KİMSE YOK 1991 yılında Kırşehir'de doğdum. İlk ve orta öğrenimimi burada tamamladım; liseyi Ankara'da Hasanoğlan Öğretmen Lisesi'nde okudum. Ardından Balıkesir Üniversitesi Turizm İşletmeciliği Fakültesi'nden lisans diplomasıyla mezun oldum. Evliyim, bir kızım var. Otobüsçülük bizim ailemizde dede mesleğidir. 1972'den bu yana ailemizin otobüsü var. Sofra başında bile otobüs konuşulur bizim evde. Hayvancılık da yapıyoruz, tarım da ama otobüsçülük bırakamadığımız, bırakmak istemediğimiz bir meslek. Ailede şoför olmayan kimse yok; bu iş, kanımıza karışmış durumda. Dışarıda okusak da farklı şehirlerde bulunmuş olsak da sonunda hepimiz döndük ve işlerimizin başına geçtik. Şu an hem Kâmil Koç Kırşehir işletmecisiyim hem bireysel yatırımcıyım hem de gerektiğinde otobüs kullanabilen bir kaptanım. KABİN MEMURLUĞUNDAN İŞLETMECİLİĞE UZANAN BİR YOLCULUK BU 2014-2015 yılında Kâmil Koç Kırşehir'e girdiğinde ben de host olarak işe başladım. İşin nasıl yürüdüğünü içeriden görmek istedim. Yaklaşık bir buçuk ay hostluk yaptım. Daha sonra şoförlüğe geçtim çünkü dediğim gibi bu işi sürücü koltuğundan da tanımak gerekiyordu. Kâmil Koç'ta hem host hem şoför olarak görev yaptıktan sonra yatırım kararı verdik ve araç aldık. Şu an Kâmil Koç bünyesinde çalışan iki aracımız var. Yaklaşık iki buçuk yıl önce de Kırşehir merkez ve Mucur ilçesindeki yazıhane işletmelerini devraldık. Biz kendi memleketimizde, kendi firmamız gibi gördüğümüz Kâmil Koç'u daha yerel, daha sahici bir dokunuşla yönetmek istedik. Küçük şehirlerde otobüsçü denince akla gelen belli başlı aileler vardır; bizim ailemiz de onlardan biri. Dedem, babam, amcam, hepsini herkes tanır burada. Yeniden sıfırdan bir firma kurmak yerine Türkiye'nin en kurumsal markasıyla yol yürümeyi tercih ettik. Şu an üç yazıhanemiz ve toplam 21 çalışanımız var: yazıhane kadromuzda 13, iki araçta ise 8 personelimiz görev yapıyor. KAMİL KOÇ’U BU SEKTÖRÜN OMURGASI OLARAK GÖRÜYORUM. Kâmil Koç'u Türkiye'de bu sektörün omurgası olarak görüyorum. Büyük kurumsal firmalar piyasada var ama bir kısmında ciddi sorunlar yaşandığını biliyoruz: geciken ödemeler, eksik destekler, iletişimsizlik... Kâmil Koç'ta bunların hiçbirini yaşamadık. Yaklaşık yedi sekiz yıldır bireysel otobüsçüyüz, iki buçuk yıldır da yazıhane işletmecisiyiz. Bu süre zarfında tek bir sabah bile "Para gelecek mi?" diye endişeyle uyandığımı hatırlamıyorum. Ödemeler günü gününe, kuruşu kuruşuna hesabımıza yatıyor. Bu iş kolunda araçların her gün yola çıkabilmesi için nakit döngüsü şart. Şoförlerimiz aylık değil günlük ödeme alıyor; her gün binlerce lira sıcak paraya ihtiyacınız oluyor. Bu para aksamadan dönmediğinde hiçbir yapı buna uzun süre dayanamaz. Kâmil Koç bu güvenceyi bize eksiksiz sağlıyor. ALO DEDİĞİMDE KARŞIMDA MUHATAP BULABİLİYORUM Operasyonel süreçlerde müdürlerimizle ilişkimiz tam anlamıyla bir aile havası taşıyor. Müşteriden gelen bir şikâyet için bile aradığımızda telefon anında açılıyor. En üst kademedeki yöneticiye kadar alo dediğimizde karşımızda biri var. Bu erişilebilirlik, bu samimiyet, onları yalnızca kurumsal bir iş ortağı değil, gerçek anlamda güvendiğimiz aile büyüklerimiz olarak görmemizi sağlıyor. Ankara Bölgesi'ne bağlıyız. Bölge müdürlerimize, ekibimize çok teşekkür ederiz; bugüne kadar hiçbir zaman incinmedik. Bize söyledikleri her şeyi öz ağabeyimiz söylüyormuş gibi dinledik, uyguladık. Bu anlayış işletmemizin içine de sindi. 11 yazıhane personelimin hepsi işine patron gibi sahip çıkıyor. Bunun tek sebebi şu: ben maaşlarını zamanından önce yatırırım, hak ettikleri her şeyi eksiksiz öderim çünkü insanın işine sahip çıkması, önce onun hakkının sahiplenilmesiyle başlar. LASTİKTEN AKÜYE KADAR HER ŞEY “UYGUN FİYATA” Kâmil Koç'un tüm ayrıcalıklarını eksiksiz kullanıyorum. Dışarıdan aldığım en küçük bir ürün yok. Lastik alıyorum, piyasanın altında. Akü alıyorum, piyasanın altında. Bu nasıl mümkün oluyor? Kâmil Koç 1.000 lastik alırken pazarlığını yapıyor; benim alacağım 20 lastik, o toplu alımın gücünden yararlanıyor. Kurumsallığın bize sağladığı bu maliyet avantajını sonuna kadar kullanıyoruz. Araçlardaki ikramlar, şoförlerin tutumu, yazıhane düzeni... Her şeye güveniyorum. Bir kutu bisküvi bile eksik çıkmaz arabalardan. Hesaplarımıza paralar gününde yatıyor, hiçbir zaman yokluğa düşmedik. Bu güven ortamı, işletmeyi rahatça yönetmemi sağlıyor. KÂMİL KOÇ’TAKİ DİJİTAL ALTYAPI TAM ANLAMIYLA "10 NUMARA" Kâmil Koç'un dijital altyapısı gerçekten güçlü. Son dakika kestiğim bilet saniyeler içinde araçtaki hostun telefonuna düşüyor. Araç bir durağı geçtikten sonra o durağı sistem otomatik olarak kapatabiliyor; bu sayede yanlış bilet kesilmesinin önüne geçilmiş oluyor. Bir gün öncesinden araçtaki yolcu sayısını görebiliyorum. Evden kendi araçlarımı takip edebiliyorum; olası bir sıkıntıda aracın tam konumunu anında görüyorum. Yolcu deneyimi açısından da teknoloji tam anlamıyla çalışıyor. Araç perona girdiğinde yolcuya otomatik bilgilendirme mesajı gidiyor. Sefer gecikirse 45 dakika öncesinden uyarı mesajı iletiliyor; yolcu boşuna erken gelip beklemiyor. Bilet iptali gibi operasyonel işlemlerde Operasyon Merkezi'ni aradığımızda anında dönüş alıyoruz. Müşteri hizmetleri de aynı şekilde aktif ve hızlı. Sistem zamanla insan gücünü azaltıyor ama bu beni üzmüyor, tersine motive ediyor. Değişime ayak uydurmak, bu işin vazgeçilmez koşulu. Kâmil Koç olduğu sürece bu işe devam edeceğiz. KIRŞEHİR'DE KÂMİL KOÇ, ŞEHRİN YEREL FİRMASI HALİNE GELDİ Kâmil Koç, Kırşehir'de 2014'ten bu yana var. Bugün itibarıyla artık bu şehrin yerel firması hâline geldi. Günlük minimum 60, yazın 90-95 araç geçişiyle Kırşehir, Kâmil Koç'un önemli bir halkası. Bizim kendi araçlarımız bile ana kalkışlı değil; Mersin'den gelen araçlar Kırşehir'de duruyor, İzmir'e devam ediyor, dönüşte de aynı güzergâhı izliyor. Ara durak konumumuz, bize çok sayıda araçla hizmet verme imkânı tanıyor. Yüzde yüz memnuniyet mümkün mü? Hayır, hiçbir yerde mümkün değil ama biz bunu her zaman maksimumda tutmaya çalışıyoruz ve tuttuğumuzu da düşünüyorum. Parayı ikinci planda görüyoruz; asıl önemli olan Kırşehir'de Kâmil Koç'un varlığını sürdürmesi. Bu isim burada olduğu sürece biz de buradayız.

TEMSA’dan Litvanya’ya 15 Elektrikli Araç Teslimatı Haber

TEMSA’dan Litvanya’ya 15 Elektrikli Araç Teslimatı

Tercih edilen mobilite markası olmayı hedefleyen TEMSA, rekorlarla tamamladığı 2025 yılının ardından 2026 yılına da hızlı başladı. Yurt içinde araç parkını genişletirken yurt dışında da küresel ayak izini artıran TEMSA, Litvanya’ya ihraç ettiği MD9 electriCITY model 15 otobüsün teslimatını gerçekleştirdi. Litvanya’nın Kaunas şehrinde düzenlenen teslimat törenine; Avrupa Komisyonu Temsilcileri, Merkezi Hükümet ve Belediye Yöneticileri, Merkezi Proje Yönetim Ajansı Üyeleri, Kautra ve yolcu taşımacılığı şirketleri temsilcileri ve TEMSA CEO’su Evren Güzel katıldı. Litvanya’nın toplu taşımadaki elektrifikasyon dönüşümü vizyonu kapsamında teslim edilen araçlar, ülkenin en büyük operatörlerinden olan ve aynı zamanda 20 yıldan uzun süredir TEMSA bayisi olarak faaliyet gösteren UAB Kautra bünyesinde yerel yönetimlerin toplu taşıma hizmetlerinde kullanılacak. 2026 yılı içinde teslimatı planlanan diğer araçlarla birlikte, Litvanya yollarında TEMSA markalı araç sayısı 321’e ulaşacak. Litvanya, Avrupa’da elektrifikasyon dönüşümünü en üst seviyede sahiplenen ülkelerin başında geliyor. Geçtiğimiz aylarda Avrupa Komisyonu tarafından yayımlanan rapor, ülkede trafiğe çıkan yeni otobüslerin yüzde 52’sinin elektrikli olduğunu ortaya koymuştu. TEMSA’yı ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ Olarak Konumlandırıyoruz Teslimat töreninde konuşan TEMSA CEO’su Evren Güzel, “Son yıllarda başarıyla yürüttüğümüz stratejik dönüşüm süreçlerimizle birlikte bugün TEMSA’yı güçlü bir global oyuncu olma yolunda kararlılıkla ilerleyen; esnek ve çeşitli bir ürün portföyü, kıtalar arasında güçlü ayak izi ile küresel ölçekte 1 milyar dolarlık ciroya sahip ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ olarak konumlandırıyoruz. Litvanya’da gerçekleştirdiğimiz bu teslimat da bu dönüşümün sahadaki en dikkat çeken yansımalarından biri. Litvanya’nın toplu taşımada ortaya koyduğu kararlı dönüşüm vizyonu, bizim de odaklandığımız sürdürülebilir mobilite yaklaşımıyla güçlü bir şekilde örtüşüyor. Bu pazarda elde ettiğimiz başarıyı; doğru ortaklıklar, doğru teknoloji ve yerel ihtiyaçları doğru anlama yetkinliğimizin bir sonucu olarak görüyoruz” ifadelerini kullandı. Kautra CEO’su Linas Skardžiukas ise, TEMSA’nın bu stratejik dönüşümdeki katkısından büyük memnuniyet duyduklarını belirterek, projeye bir ekosistem yönetimi yaklaşımıyla baktıklarını ifade etti. Bu yaklaşımın sahadaki etkilerine de dikkat çeken Skardžiukas, “Bizim için önemli olan sadece araçları satın almak değil; aynı zamanda gerekli altyapı yatırımları ve şarj istasyonlarını da geliştirmek. Bu sayede, tek bir elektrikli otobüsün 10 yıllık kullanım süresince yaklaşık 650 ton CO₂ emisyonunu azaltması mümkün oluyor; bu da aynı dönemde yaklaşık 360 binek aracın yarattığı emisyona eşdeğer” dedi. Şehir içi ulaşıma sıfır emisyonlu çözüm sunan MD9 electriCITY, 9,5 metrelik uzunluğa sahip, ayrıca 250 kW’lık elektrikli motoruyla da performans konusunda rakiplerinden ayrışıyor. İsveç, Fransa, İspanya gibi ülkelerde de yollara çıkan MD9 electriCITY, aynı zamanda TEMSA tarihinde ihraç edilen ilk elektrikli araç modeli olma unvanına sahip.

Trabzon’un Zorlu Güzergâhlarına Allison’dan Yüksek Performanslı Çözüm Haber

Trabzon’un Zorlu Güzergâhlarına Allison’dan Yüksek Performanslı Çözüm

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin iştirakı olan Trabzon Ulaşım A.Ş. (TULAŞ), filosunu Ocak 2025 itibarıyla Allison tam otomatik şanzıman donanımlı dört adet Isuzu Novociti Life midibüsle güçlendirdi. Özellikle Trabzon’un dik rampaları, dar virajlı yolları, yoğun yağış alan iklimi ve kırsala yayılan geniş yerleşim ağı göz önüne alındığında, hem yolcu hem de sürücü konforu açısından önemli bir adım daha atılmış oldu. TULAŞ’ın Allison T 3270R xFE™ tam otomatik şanzıman donanımlı Isuzu Novociti Life araçları tercihi, toplu taşıma altyapısını daha sürdürülebilir, verimli ve güvenli hale getirme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. TULAŞ Genel Müdürü Hakan Öztel, açıklmasında; “Araç seçimimizde önceliğimiz sürücülerimiz ve yolcularımızın güvenliği ve konforu oluyor. Bu nedenle mümkün olan en ileri teknolojileri tercih ediyoruz. Otobüslerimizdeki tam otomatik şanzıman tercihimiz de bu politikamızın bir parçası” diye belirtti. Zorlu güzergâhlara uygun teknoloji TULAŞ, 168 araçlık otobüs filosuyla Trabzon'da toplu taşıma hizmeti sunuyor. Trabzon içinde, TULAŞ’A ait, 5200 otobüs durağı ile 117 otobüs hattı bulunuyor. Günde ortalama 70 bin, ayda ise 1,5 milyondan fazla yolcuya şehir içi ulaşım hizmeti sağlanıyor. Filosunda farklı marka ve model Allison tam otomatik şanzıman donanımlı araçlar da bulunan TULAŞ’ın bu alandaki tercih istikrarını ve teknolojik altyapıya verdiği önemi ortaya koyuyor. Hizmete alınan dört adet Isuzu Novociti Life midibüs, dönemsel olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Üniversitesi’nin kampüs hatlarında, mahalle ve köy hatlarında, kırsal bölgelerde, tarihi ve turistik alanlarda hizmet veriyor. Bu güzergâhlar arasında tek yönde 96 kilometre ve 250’den fazla durağı olan hatlardan, sadece sekiz kilometrelik kısa mesafeli hatlara kadar geniş bir rota dağılımı bulunuyor. Güzergahların çeşitliliği, araçlardan hem manevra kabiliyeti hem de dayanıklılık açısından yüksek performans beklendiğini gösteriyor. Daha önce teslim aldığı ve aktif olarak kullanmaya devam ettiği Allison şanzıman donanımlı 20 adet Otokar Doruk otobüsleri ile TULAŞ, sürüş kalitesindeki istikrar, yakıt tasarrufu ve sürücülerden alınan olumlu geri bildirimler doğrultusunda yeni araçlarında Allison teknolojisine yöneldi. Özellikle eğimli arazideki hatlarda, dur-kalk trafiğin yoğun olduğu şehir içi güzergahlarda, dik eğimli rotalarda, Allison’un tork konvertörü sayesinde sağlanan güçlü ivmelenmeler ve geri kayma riskini ortadan kaldıran sürüş stabilitesi, TULAŞ açısından büyük avantaj sunuyor. Tüm bu etkenler, Trabzon gibi coğrafi açıdan zorlu bir şehirde toplu taşımada teknolojiyle güvenliği bir araya getirme çabasının bir sonucu olarak dikkat çekiyor. Şehir içi toplu taşıma operasyonlarında konfor ve hizmet kalitesinin artırılması TULAŞ Ulaşım Planlama Müdürü Ersin Bal, Allison şanzımanlı araçların verimlilik ve hizmet kalitesine olan katkısını şu şekilde değerlendirdi: “Geleneksel olarak konfor, şehir içi toplu taşımada en önemli konulardan biri. Allison tam otomatik şanzımanlar, sürücü ve yolcular için daha fazla konfor sunuyor. Otobüs sürücüleri, Allison’ın Kesintisiz Güç Teknolojisi’nin sağladığı kontrollü ve güvenli sürüşün konforu ile çalışıyor. Trabzon’un eğimli yolları, yıl boyunca yağmur alan iklimi ve dar güzergâhları, toplu taşımada önemli teknik zorluklar yaratıyor. Allison’ın sunduğu çözümlerle bu zorlukları aşmak mümkün hale geliyor. Ayrıca deneyimli bir sürücü ile yeni bir sürücü arasında ortaya çıkabilecek sürüş farkları arasındaki makas oldukça azalıyor. Bu da hizmette standardizasyon sağlıyor.” Ersin Bal, Allison şanzıman donanımını tercih etmelerindeki ikinci önemli nedenin yakıt tasarrufunu arttırması ve daha düşük toplam işletme maliyetleri sağlaması olduğunu da belirtti. 21 oturan ve 39 ayakta toplam 60 yolcu kapasiteli 8 metre uzunluğundaki Isuzu Novociti Life midibüsler, maksimum 137 kW (184 bg) ve 680 Nm/Tork üretebilen FPT NEF4 Euro 6 motora ve 6 ileri vitesli, dahili retarderli Allison T3270R xFE™ tam otomatik şanzıman donanımına sahip. Tüm Allison tam otomatik şanzımanlarda olduğu gibi T3270R xFE™ modeli de Allison’ın Kesintisiz Güç Teknolojisi™ sayesinde daha sarsıntısız ve üstün bir hızlanma sağlarken tam güçle vites değiştirilmesine olanak tanıyor. Allison'ın yenilikçi, ekstra yakıt tasarrufu teknolojisi xFE ile daha fazla tork konvertörü lock-up işlemi sağlayarak daha yüksek viteslerde ve daha düşük motor devirlerinde yakıt tasarrufu sunuyor. Sonuçta Allison’ın Kesintisiz Güç Teknolojisi™, xFE yakıt tasarrufu teknolojisi ve dahili retarder gibi özellikleri, araçların performansını artırırken, toplam işletme maliyetlerini de düşürüyor. Sadece teknik performans değil, yolcu memnuniyeti açısından da Allison şanzımanlar fark yaratıyor. Araçlardaki sarsıntısız ve sessiz sürüş deneyimi; şehir içi ulaşımda konfor beklentisini karşılıyor. Sürücüler açısından ise sürekli vites değiştirme ihtiyacının ortadan kalkması, iş yükünü ve yorgunluğu azaltırken, dikkatlerinin tamamen sürüş güvenliğine odaklamalarını sağlıyor. TULAŞ, teknolojiyi ve kullanıcı memnuniyetini odağına alan bu yatırımlarıyla, Trabzon’un hem kent merkezinde hem de kırsal bölgelerinde daha erişilebilir, konforlu ve sürdürülebilir bir toplu taşıma hizmeti sunma hedefini sürdürüyor.

Yurt İçi ve Yurt Dışındaki Tedarikçileriyle Buluşan TEMSA, Yeni ‘Zirve’ler Hedefliyor Haber

Yurt İçi ve Yurt Dışındaki Tedarikçileriyle Buluşan TEMSA, Yeni ‘Zirve’ler Hedefliyor

TEMSA; düzenlediği Tedarikçi Buluşması’nda kalite, yeni projeler, risk yönetimi, rekabetçilik, yapay zekâ, sürdürülebilirlik ve iş birliği başlıkları altında şekillenen yol haritasını iş ortaklarıyla paylaştı. Tedarik zinciri alanında güçlü ekosistem ve ortak değer yaratma unsurlarının ön plana çıktığı etkinlikte, TEMSA’nın gelecek dönem stratejisi de detaylı şekilde ele alındı. Buluşmada, TEMSA CEO’su Evren Güzel’in yanı sıra Operasyon Genel Müdür Yardımcısı Fatih Tunçbilek, Ar-Ge ve Teknoloji Genel Müdür Yardımcısı Caner Sevginer ile Satınalma ve Tedarik Zinciri Direktörü Akın Ergür gerçekleştirdikleri sunumlarla şirketin operasyonel yapısı, teknoloji vizyonu ve tedarik zinciri stratejisine ilişkin önemli bilgiler paylaştı. “Rekabet artık tedarik zincirleri arasında yaşanıyor” Günümüzde rekabet koşullarının artık marka ve ürünlerin ötesine geçtiğini belirten TEMSA CEO’su Evren Güzel, etkinlikte yaptığı konuşmada: “Rekabet artık yalnızca markalar ve ürünler arasında yaşanmıyor; güçlü ve entegre tedarik zincirlerinin birbirleriyle olan rekabeti ve ekosistemler arasında şekilleniyor. Müşterilerimizin ortak beklentisi güvenli, kaliteli ve rekabetçi çözümler sunmamız. Küresel rekabette güçlü tedarik zincirine sahip olmayan firmaların başarılı olacağına olasılık vermiyoruz. Bu anlamda TEMSA’nın en güçlü yönlerinden biri, uçtan uca tedarik zinciri yönetimine sahip olması. Bugün TEMSA, döviz bazında çift haneli büyüme kaydeden, Avrupa ve Türkiye’de kendi tarihinin en yüksek otobüs satış adetlerine ulaşan, ciro ve ihracatta rekorlar kıran bir marka konumunda. Bu başarı; kurduğumuz stratejik iş ortaklıkları, güçlü iş birlikleri ve global ekosistemimiz sayesinde mümkün oldu. Gelecek hedefimiz ise; esnek ve çeşitli bir ürün portföyü, kıtalar arasında güçlü ayak izi ile TEMSA’yı küresel ölçekte 1 milyar dolarlık ciroya sahip ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ haline getirmek” ifadelerini kullandı. “Hedefimiz zirve ve zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız” 2025 yılını başarılı sonuçlarla tamamladıklarını vurgulayan Evren Güzel, TEMSA tarihinin en güçlü satış ve üretim performansına ulaştıklarını belirterek sözlerine şöyle devam etti: “2025 yılı gibi zorlu koşulların yaşandığı bir dönemde, konsolide ciromuzu geçtiğimiz yıla göre döviz bazında yüzde 10 artırarak 554 milyon dolar seviyesine taşıdık. Türkiye’de büyümemizi sürdürürken, Avrupa’daki öncelikli pazarlarımızda yeni satış rekorlarına imza attık. Bir önceki yıla göre döviz bazında yüzde 7’lik artışla ihracatımızı 316 milyon dolara ulaştırdık. Zorlu faaliyet ortamına rağmen tüm bunları müşteriyi odağa alan küresel büyüme stratejimiz, operasyonel mükemmeliyet anlayışımız ve kurduğumuz stratejik iş birlikleri ile başardık. Bu başarı hikayesinde bizimle yol alan tüm paydaşlarımıza teşekkür ediyorum. Bu yıl ve devamında da hızlı büyümemizi sürdürmeye odaklandık. Hedefimiz zirve diyoruz ve bu zirveye iş ortaklarımızla birlikte tırmanacağız.” Yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor Yurt içinde 20 şehirde 270, yurt dışında ise 24 ülkede 150 tedarikçisi bulunan TEMSA’nın, yıllık satınalma hacmi 350 milyon Euro’yu aşıyor. Asya’dan Avrupa ve Kuzey Amerika’ya kadar geniş bir coğrafyada güçlü bir tedarikçi ekosistemini yöneten TEMSA; özellikle yapay zekâ ve dijitalleşme yatırımlarıyla tedarik zincirinde sürdürülebilirlik, maliyet optimizasyonu ve risk yönetimini odağına alarak uzun vadeli değer yaratmayı hedefliyor. Tedarikçi performansında da iyileşme sağlayan TEMSA, 2024 yılında 77,15 olan ortalama performans skorunu 2025 yılında 81,15’e yükseltti. TEMSA, tüm projelerde tedarikçilerini tasarım ve planlama aşamasından itibaren sürece dahil ediyor. Bu yaklaşım, maliyet ve lojistik yönetiminde rekabet avantajı sağlarken, krizlere hazırlıklı bir ekosistem oluşturarak sürdürülebilir büyümeyi destekliyor. Dijitalleşme ve yapay zekâ uygulamaları ise veriye dayalı karar alma süreçlerini güçlendirirken, sürdürülebilirlik ve yeşil tedarik kriterleri, uzun vadeli değer yaratmayı destekliyor. Kalite ve sürdürülebilirlikte “yeşil satınalma” anlayışı TEMSA, sürdürülebilirlik alanında elde ettiği global başarılarla da tedarik zinciri alanında öncü bir konumda yer alıyor. Şirketlerin çevre, işçi ve insan hakları, etik ve sürdürülebilir tedarikalanlarındaki performansını değerlendiren uluslararası EcoVadis platformunun 2025 değerlendirmesinde 78 puanla dünya genelinde en iyi yüzde 6’lık dilimde yer alan TEMSA'nın, Sürdürülebilir Tedarik Puanı ise geçtiğimiz yıllara kıyasla %92,5 yükseldi. CDP (Carbon Disclosure Project) değerlendirmelerinde hem İklim Değişikliği hem de Su Güvenliği alanlarında A Listesi’ne girerek küresel liderler arasında konumlandı. Aynı zamanda CDP tarafından gerçekleştirilen Tedarikçi İlişkileri Değerlendirmesinde, üst üste üçüncü kez A Listesi’nde yer alarak global liderler arasındaki konumunu korumaya devam etti. Önümüzdeki dönemde de TEMSA, tedarikçi seçiminde kalite ve çevresel sürdürülebilirlik kriterlerini öne çıkaran “yeşil satınalma” yaklaşımıyla faaliyetlerine devam edecek.

Yeni Tamamen Elektrikli Mercedes-Benz VLE Yeni Bir Çağda Mekânı Baştan Tanımlıyor Haber

Yeni Tamamen Elektrikli Mercedes-Benz VLE Yeni Bir Çağda Mekânı Baştan Tanımlıyor

Mercedes-Benz, yeni tamamen elektrikli VLE ile yeni bir çağın kapılarını açıyor. Yeni geliştirilen modüler, esnek ve ölçeklenebilir Van Mimarisi üzerine inşa edilen ilk araç olarak, sonuç tamamen baştan tanımlanmış bir Grand Limousine. Diğer özelliklerinin yanı sıra, olağanüstü akıllı Mercedes-Benz İşletim Sistemi’nin (MB.OS) avantajlarından da yararlanıyor. VLE, iki dünyanın en iyilerini bir araya getiriyor; bir limuzinin sürüş konforu ve yol tutuşu ile bir MPV'nin ferahlığı, çok yönlülüğü ve esnekliği. Verimliliği, yeni 800 volt teknolojisi ve yüksek performanslı şarj özelliği sayesinde VLE, her yolculuk için ideal bir seçim. Tasarımı, Mercedes-Benz'in kendine özgü “Welcome home.” hissini yeni bir seviyeye taşıyan olağanüstü mekân deneyimi kadar etkileyici. VLE, globalde sekiz, Türkiye’de ise 6 koltuk kapasitesi ile geniş alanın konforunu ve çok yönlülüğünü yeniden tanımlıyor. Seviye kontrolü özelliğine sahip yeni AIRMATIC, her yolculuğu olağanüstü sakin bir deneyime dönüştürüyor. Ayrıca, arka aks yönlendirme VLE'yi olağanüstü çevik ve atik hale getirerek dar yollarda ve çok katlı otoparklarda kolayca manevra yapmasını sağlıyor. Tamamen yeni elektrikli VLE’nin, Mercedes-Benz’in 140 yıllık başarılı otomotiv tarihinde bir sonraki önemli dönüm noktası oluşturduğunu söyleyen Mercedes-Benz Group AG CEO’su Ola Källenius “Öncü ruhumuzla şekillendirilen bu model, alan ve konfor kavramlarını yeniden tanımlıyor ve oyunun kurallarını değiştiren çok yönlülük ve yenilikçilik seviyesi ekliyor. Ayrıca, sunduğu 700 km'den fazla menzil ile de sınıfının lideri.” diyerek VLE’nin çok çeşitli müşteri ihtiyaçlarını karşılamak ve her yaşam tarzına uyum sağlamak için tasarlanan yeni Van Mimarisi üzerine inşa edilen ilk model olduğunu belirtti. Hayat kadar sürpriz dolu: VLE gerçekten biçimden biçime giriyor Yeni Grand Limousine, çok çeşitli ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına kolayca uyum sağlıyor. Tasarım, kaplama, işlevsellik ve sürüş konforu, bireysel gereksinimlere göre özelleştirilebiliyor. VLE, geniş ürün yelpazesine, çeşitli varyantlara ve farklı ihtiyaçlara göre özelleştirilmiş bireysel konfigürasyonlara sahip. Güvenilir çok yönlü araç: 2,5 tona kadar çekme kapasitesine sahip VLE, karavanları, tekneleri veya at römorklarını kolayca çekebiliyor. 300 kW’ın üzerindeki güce sahip elektrikli sürüş ünitesi ve 4MATIC dört tekerlekten çekiş sistemi, optimum güç ve maksimum çekiş gücü sağlıyor. Türkiye’de öncelikli olarak 203 kW motor gücüne sahip 4x2 varyant satışa sunulacak. Özel Transfer aracı: Modern zarafet ve sürükleyici mekân deneyimini bir araya getiren VLE, premium beklentileri karşılıyor. Mekanik olarak ayarlanabilir koltuklarla karşılıklı oturma dahil olmak üzere birçok konfigürasyon mümkün. İki standart elektrikli kayar kapı, her iki taraftan da rahat giriş ve çıkış sağlıyor. Mercedes-Benz Group AG Hafif Ticari Araçlar Başkanı Thomas Klein, tamamen yeni VLE’nin Mercedes-Benz için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini belirterek “Tamamen yeni VLE, müşterilerimizin bildiği ve sevdiği tüm özellikleri bir üst seviyeye taşıyor. MPV benzeri çok yönlülüğü, limuzin seviyesinde sürüş konforu ve etkileyici bir mekânsal deneyimle bir araya getirerek, sekiz koltuğa kadar kapasitesiyle benzeri olmayan bir araç ortaya koyuyor. Elektrikli VLE, birçok farklı kullanım ihtiyaçlarına hitap ettiği için dünya genelinde büyük beğeni toplayacak.” dedi. Ayırt edici tasarımın yeni dönemi Çarpıcı bir ifade: üstün aerodinamikle buluşan yenilikçi estetik İlk bakışta VLE’nin yeni bir dönemi müjdelediği açıkça görülüyor. Yeni Van Mimarisi, form ile işlevi zamansız bir şekilde bir araya getiren tamamen yeni bir tasarıma olanak tanıyor. Bunun sonucu olarak 0,25’lik cd değeriyle olağanüstü aerodinamik performans elde ediliyor. Ön çıkıntı VLE’ye güçlü bir duruş kazandırırken, gergin şekilde uzanan tavan çizgisi yumuşakça yuvarlatılmış arka bölüme akıcı biçimde bağlanıyor. Cesur görünüm: ikonik ızgara ve ön ve arkada çarpıcı ışık imzası Kaputtaki iki belirgin güç kubbesi, cesur görünümü pekiştiriyor. Ön kısım, yeniden yorumlanmış, markayı tanımlayan ızgarayla karakterize ediliyor. Donanım serisine bağlı olarak, aydınlatmalı bir çerçeve, farları birbirine bağlayan kesintisiz bir ışık şeridi, DIGITAL LIGHT ile yıldız şekilli gündüz farları ve kaputta dik duran bir yıldız veya entegre bir merkezi yıldız bulunuyor. Arka kısımda öne çıkan özellik ise aerodinamik spoyler dudağına entegre edilmiş yay tasarımlı arka lambalar. Işık şeridi, arka kısmı ters U şeklinde çerçeveliyor ve tüm ışık fonksiyonlarını entegre ederek, anında göze çarpan, benzersiz bir ışık imzası yaratıyor. Olağanüstü iç mekân: Sky View panoramik tavan, ortam aydınlatması ve benzersiz bir kapsama etkisi VLE'nin dışı kadar etkileyici olan olağanüstü iç mekân deneyimi, Mercedes-Benz'in tanıdık “Welcome home.” hissini yeni bir seviyeye taşıyor. Bu Grand Limousine, etkileyici boyutlarda bir Sky View panoramik tavana sahip. Tek parça sabit cam tavan, B direğinden arkaya kadar kesintisiz bir şekilde uzanıyor ve benzeri görülmemiş bir ferahlık ve özgürlük hissi ile güvenlik ve huzur veriyor. Ayrı olarak açılabilen arka cam dahil tüm arka camlarda olduğu gibi, bu tavanda da elektrikli güneşlik bulunuyor. Çevreleyen ortam aydınlatması, cam tavanı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Ortam aydınlatması, kokpitten üçüncü koltuk sırasına kadar VLE'nin tamamında merkezi bir rol oynuyor. Genel iç tasarımın bir parçası olarak, çok sayıda kişiselleştirme seçeneği içeren şık, mobilya esintili iç tasarımla birlikte, bu da benzersiz bir sarma etkisi yaratıyor. Eşsiz konfor ve çok yönlülük: her zevke ve ihtiyaca göre Arkaya kolay erişim: elektrikli açılır camlara sahip iki sürgülü kapı ve ayrı açılabilen arka cam Konfor deneyimi araca biner binmez başlıyor. VLE, her iki yanında opsiyonel HANDS-FREE ACCESS özellikli elektrikli sürgülü kapılara sahip. Böylece yolcular aracı dolaşmak zorunda kalmadan ve sürücünün çevresini dönmesine gerek kalmadan hızlı ve güvenli şekilde inip binebiliyor. Bu özellik özellikle dar sokaklarda büyük avantaj sağlıyor. Sürgülü kapılar tamamen aşağı inebilen camlara ve akıllı durdurma mekanizmasına sahip. Sensörler bir engel algıladığında, kapılar yaralanmaları önlemek için kapanmayı anında durduruyor. Kapılar kadar pratik bir diğer detay ise kendi bagaj erişimine sahip, ayrı açılabilen arka cam. Bu çözüm, büyük bagaj kapağını açmak için yeterli alan olmayan dar park yerleri için ideal. Ek olarak elektrikli EASY-PACK bagaj kapağı da Türkiye’de standart olarak sunulacak. Herkes için alan: her zamankinden daha fazla çok yönlülük VLE, çok yönlülük ve konforun vücut bulmuş hâli. Oturma konsepti, her zevke ve ihtiyaca uyum sağlayacak benzersiz bir esneklik sunuyor. Koltuk düzeni farklı kombinasyonla yapılandırılabiliyor. Arka bölüm için yeni geliştirilen üç farklı bağımsız koltuk tipi bulunuyor: Comfort Seat (manuel), Premium Comfort Seat (elektrikli) ve ek yastık, kablosuz şarj, masaj fonksiyonlu bel desteği ve baldır desteği (elektrikli) içeren Grand Comfort Seat. Katlanabilir masalar arka yolcuların konforunu daha da artırıyor. Tek koltukların yanı sıra, iki adet üç kişilik konforlu oturma sırası da (manuel veya elektrikli) bulunuyor. Türkiye’de ise 5+1 bağımsız koltuk konfigürasyonuyla satışa sunulacak. Kusursuz iklim konforu: araca bindikten kısa süre sonra ideal sıcaklık 35 derece ya da -10 derece olsun, VLE dünyanın her yerinde yıl boyunca konforlu bir iç ortam sağlıyor. Üç klima kontrol sistemi sayesinde Grand Limousine’in arka bölümü dâhil olmak üzere yalnızca birkaç dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşılıyor. Esnek oturma düzeni: manuel Roll & Go veya uzaktan kumandalı “seat ballet” Yeni Roll & Go konsepti, manuel olarak çalıştırılan koltukların taşınmasını ve çıkarılmasını son derece kolay hâle getiriyor. Koltuklar ve sıralar minimum güçle ileri geri hareket ettirilebiliyor, katlanabiliyor ve istenilen konuma kilitlenebiliyor. Ayrıca her konumdayken sökülebiliyorlar. Böylece ihtiyaca göre hızlıca geniş bir yükleme alanı oluşturulabiliyor. Çıkarıldıklarında, entegre dört tekerlekleri sayesinde kolayca taşınabiliyor. Bu segmentte benzersiz bir diğer özellik ise koltukların uzaktan yapılandırılabilmesi. MB.OS sayesinde, elektrikli ayarlanabilen tüm arka koltuklar ve oturma sırası; multimedya ekranı, yan paneldeki koltuk kumandaları veya Mercedes-Benz uygulaması üzerinden adeta bir bale koreografisi yapar gibi hareket ettirilebiliyor. “Remote Variable Rear Space” adı verilen bu özellik, alanın akıllı kullanımını yeniden tanımlıyor. Dört ön tanımlı yapılandırma bulunuyor: Baggage modu, maksimum bagaj hacmi için tüm koltukları olabildiğince öne alıyor. Alışveriş veya spor ekipmanları için ideal. “Executive”, ilk arka sırada maksimum diz mesafesi sağlamak için koltukları mümkün olan en arkaya çekiyor. VIP transferler için mükemmel. “People & Baggage”, hem geniş bagaj alanı hem de iki arka sırada konforlu diz mesafesi sunan dengeli bir ayar. E-Serisi yolcularının alışık olduğu konforu sağlıyor. “Standard”, tüm koltukları standart konumuna geri getiriyor. Seçilen donanıma bağlı olarak, tüm manuel olarak kontrol edilen koltuklar çıkarıldığında 4.078 litreye kadar alan elde edilir. Bu da valiz veya spor ekipmanları için fazlasıyla yeterli. Sayısız kişiselleştirme seçeneği: geniş donanım paketleri ve orta konsol alternatifleri Geniş paket yelpazesi ve opsiyon sayesinde müşteriler VLE’nin iç ve dış tasarımını yaşam tarzlarına göre şekillendirebiliyor. Dört tasarım konsepti (Standart, AMG Tasarım Konsepti, AMG Tasarım Konsepti Plus, EXCLUSIVE), dört opsiyon paketi (Advanced, Advanced Plus, Premium, Premium Plus) ve çok sayıda bireysel seçenek sunuluyor. Ayrıca üç farklı orta konsol alternatifi bulunuyor. Gösterge panelinin altındaki kompakt standart konsol, bir veya opsiyonel olarak iki kablosuz şarj pedi ve entegre bardaklık sunuyor. Arkaya rahat geçiş sağlıyor. Bu da özellikle ailelerin çok sevdiği bir özellik. Daha uzun bir orta konsol da bulunuyor. İki kablosuz şarj pedi, klasik kelebek kapakların altında saklama alanı ve büyük çantalar için uygun alt açık raf içeriyor. Üçüncü varyant ise daha seçkin taleplere sesleniyor: sıcaklık kontrollü iki saklama gözü (soğutmalı veya ısıtmalı), UV dezenfeksiyon, AIR-BALANCE koku sistemi, iki kablosuz şarj alanı, ortam aydınlatması ve zarif kaplama detayları. 2,5 tona kadar çekme kapasitesi: her macera için güçlü destek VLE, frenli olarak 2,5 tona kadar römork çekebiliyor; bu da karavanlar, tekneler veya at römorkları için ideal. Ek olarak uygun taşıma aparatıyla, elektrikli bisiklet taşınmasına imkân tanıyor. ESP® römork dengeleme sistemi ve Trailer Manoeuvring Assist, römorklu Grand Limousine’in kullanımını daha kolay ve güvenli hâle getiriyor. Üstün sürüş: gerçek bir premium limuzinin çevikliği ve uzun yol konforu Yolda zahmetsiz: dikkat çekici derecede düşük tüketim ve etkileyici menzil Seriye ilk olarak katılan VLE 300 elektrikli modelini VLE 400 4MATIC elektrikli takip edecek. WLTP’ye göre 700 kilometrenin üzerindeki etkileyici menziliyle VLE 300 elektrikli (203 kW), uzun mesafeli yolculukların üstesinden rahatlıkla geliyor. Daha sonra, 300 kW’ın üzerindeki güce sahip VLE 400 4MATIC elektrikli en üst performans versiyonu olarak konumlanacak ve 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 6,5 saniyede ulaşacak. Her iki model de 115 kWh kullanılabilir enerji kapasitesine sahip yeni NMC batarya teknolojisine sahip. Önümüzdeki yıl ise globalde 80 kWh kullanılabilir enerji sunan lityum-demir-fosfat katotlu (LFP) bataryalara sahip iki model daha seriye eklenecek. Mercedes-Benz VLE elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 20.4-18.6 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A[1] Mercedes-Benz VLE 400 4MATIC elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 21.1 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A4 800 volt teknolojisi: 355 kilometrelik menzil için kısa bir kahve molası yeterli 800 volt teknolojisi, yeni batarya nesliyle birlikte verimliliği ve performansı en üst düzeye çıkarırken şarj sürelerini önemli ölçüde kısaltıyor. Sadece 15 dakikada, 355 kilometreye kadar menzil (WLTP) için şarj edilebiliyor. Stuttgart'tan Roma'ya yaklaşık 1.100 kilometrelik uzun mesafeli bir yolculukta VLE’ye sadece iki kez 15 dakikalık kısa şarj molası yeterli oluyor. 300 kW güçle hızlı DC şarj da mümkün; opsiyonel DC dönüştürücü sayesinde 400 voltluk hızlı şarj istasyonlarında da şarj edilebiliyor. Ayrıca VLE, çift yönlü şarj için de donanıma sahip. Elektrikli güç üniteleri: yüzde 93 verimlilikle akıllı güç Elektrikli güç ünitesi, önde kalıcı mıknatıslı senkron motor (PSM) içeriyor. Uzun mesafelerde bataryadan tekerleğe enerji verimliliği yüzde 93. Dört tekerlekten çekişli modellerde ayrıca arkada güçlü bir elektrik motoru bulunuyor. Bu motor, sürüş durumuna veya seçilen programa bağlı olarak yalnızca ek güç ya da çekiş gerektiğinde devreye giriyor. Bu görev, Mercedes-Benz’in bu segmentte ilk kez kullandığı Disconnect Unit (DCU) tarafından yönetiliyor. Özellikle verimli enerji kullanımı için her iki güç ünitesi de silikon karbür invertörlü yüksek performanslı güç elektroniğiyle donatılmış. Akustik ve titreşim konforu: olağanüstü pürüzsüz ve sessiz VLE, bir Grand Limousine olarak, üst düzey akustik konfor sunuyor. Ayrıca son derece rijit bir gövde yapısına sahip. Bunun yanı sıra önden arkaya kapsamlı ses yalıtımı uygulanırken süspansiyon ile gövde arasına titreşimleri ayıran elastomer bağlantılar yerleştirilmiş ve çekiş sistemi de gövdeden izole edilmiş. Akıllı sönümleme ve seviye kontrolüne sahip AIRMATIC: süzülmekten bile daha yumuşak Akıllı süspansiyon kontrolüne sahip yeni AIRMATIC, yolculukları son derece sakin bir deneyime dönüştürüyor. Yeni havalı süspansiyon, araç yüksekliği yönetiminde de daha akıllı. İlk kez Google Maps verilerini kullanarak aracı mümkün olduğunca uzun süre en alçak konumda tutuyor; böylece aerodinamik sürtünme ve buna bağlı enerji tüketimi azaltılıyor. AIRMATIC havalı süspansiyon sayesinde araç yüksekliği, yoldaki yükseltilerden kolay geçme veya kolay giriş-çıkış için 40 milimetre artırılıp azaltılabiliyor. Arka aks yönlendirme: daha fazla çeviklik ve şaşırtıcı derecede küçük dönüş çapı Arka aks yönlendirme sistemi ve ön akstaki daha direkt yönlendirme oranı sayesinde VLE hem son derece çevik hem de oldukça dengeli. Arka aksın yönlendirme açısı yedi derece. Bu sayede kaldırımdan kaldırıma dönüş çapı 10,9 metreye düşüyor. Böylece VLE, yeni Mercedes-Benz CLA ile karşılaştırılabilir bir dönüş çapına sahip. Ayrıca daha direkt yönlendirme oranı sayesinde sürücünün tam dönüş yapmak için daha az direksiyon çevirmesi yeterli. Olağanüstü akıllı: üst düzey dijital deneyim MB.OS ile desteklenen VLE: olağanüstü akıllı Mercedes-Benz’in kendi bünyesinde geliştirdiği, yapay zekâ destekli MB.OS, Mercedes-Benz deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyor. Sürüş destek sistemlerinden bilgi-eğlenceye, sürüş performansından park fonksiyonlarına kadar tüm alanlara güç veriyor. Tüm sistemleri tek bir akıllı ekosistemde birleştirerek MB.DRIVE, park destek sistemleri ve MBUX için adeta beyin görevini üstleniyor. Mercedes-Benz Intelligent Cloud ile bağlantılı olan sistem, birçok araç fonksiyonu için kablosuz uzaktan güncellemeleri mümkün kılıyor; böylece VLE her zaman güncel ve geleceğe hazır kalıyor. MB.DRIVE: gelişmiş sürüş ve park destek sistemleri VLE, Mesafe Yardımcısı DISTRONIC, Şerit Değiştirme Asistanı, Çarpışma Önleyici Manevra Desteği ve geri görüş kamerası gibi kapsamlı güvenlik ve destek sistemleriyle standart olarak sunuluyor. Her araçta, ileri seviye sürüş destekleri için 10 kamera, beş radar sensörü ve 12 ultrasonik sensörden oluşan kapsamlı bir sensör paketi bulunuyor[2]. Tüm bu sistemler, gelecekteki fonksiyonlar ve düzenli kablosuz güncellemeler için yeterli güç rezervine sahip, su soğutmalı yüksek performanslı bir bilgisayara bağlı. Donanım paketine bağlı olarak MB.DRIVE; yönlendirme, frenleme, hızlanma ve park etme süreçlerinde sürücüye destek oluyor. Öncü opsiyonel yardım fonksiyonları arasında MB.DRIVE ASSIST PLUS ve MB.DRIVE ASSIST PRO da yer alıyor. Bu Grand Limousine, en güncel güvenlik teknolojileriyle sıfırdan geliştirildi. Sürücü destek sistemleri çok çeşitli kazaların önlenmesine yardımcı olabiliyor. PRE-SAFE® sayesinde Mercedes-Benz araçları, bir kaza gerçekleşmeden önce tehlikelere tepki verebiliyor. Olası bir kaza durumunda ise çarpışma bölgeleri, son derece sağlam yolcu hücresi ve emniyet sistemleri, kazadan kaynaklanacak sonuçları mümkün olan en düşük seviyede tutmaya yardımcı oluyor. Bunlara; arkadaki dış koltuklar dahil olmak üzere ayarlanabilir baş destekleri, emniyet kemerleri ve kuvvet sınırlayıcılarıyla birlikte toplamda 11’e kadar hava yastığı da dahil. MBUX Superscreen: sürücü için net bilgiler, ön yolcu için kişisel eğlence VLE’nin kokpiti üst düzey bir dijital deneyim sunuyor. Opsiyonel, görsel olarak havada süzülüyormuş izlenimi veren MBUX Superscreen, iç mekânın tüm genişliği boyunca uzanıyor. Geniş cam yüzeyin arkasında 26 cm (10,25 inç) sürücü ekranı, 35,6 cm (14 inç) merkezi ekran ve opsiyonel olarak ön yolcu için ek 35,6 cm (14 inç) ekran yer alıyor. Sürücü net ve odaklı bilgilere erişirken, ön yolcu video izleme, oyun oynama veya uygulamalar gibi kişiselleştirilmiş eğlence deneyiminin keyfini çıkarabiliyor. Ön yolcu ekranı tercih edilmediğinde bu alan yıldız desenli bir tasarımla görsel olarak zenginleştiriliyor. MBUX Superscreen, en yeni yüksek performanslı mikroişlemcilerle çalışıyor ve Unity Game Engine üzerinden gerçek zamanlı grafikler sunuyor. Bir diğer donanım ise artırılmış navigasyon özellikli head-up display. Sürücü, aracın yaklaşık dört metre önünde süzülüyormuş gibi görünen 58,7 cm (23,1 inç) sanal görüntü sayesinde en önemli sürüş bilgilerini doğrudan görüş hattında takip edebiliyor. MBUX Rear Space Experience: arka bölüm sinema, oyun merkezi ya da ofise dönüşüyor VLE, yolcularını opsiyonel MBUX Rear Space Experience ile etkiliyor. Sürücü ve ön yolcu üzerindeki tavan döşemesine gizlenmiş, açılır kapanır 79 cm (31,3 inç) panoramik ekran, bölünmüş ekran fonksiyonuna sahip. Örneğin sadece “Hey Mercedes, sinema deneyimini başlat” demek yeterli. Ekran yerinden süzülerek çıkarken cam perdeleri de aynı anda kapanıyor. Böylece ekran, aracın içini film ve oyun merkezi, konser salonu, mobil ofis ya da huzurlu bir dinlenme alanına dönüşebilen kişisel bir ortama çeviriyor. 8K çözünürlüğe sahip panoramik ekran, videoları ve oyunları olağanüstü netlikte sunuyor. Opsiyonel Burmester® 3D Surround Ses Sistemi ise 22 hoparlör ve Dolby Atmos teknolojisiyle müziği etkileyici bir üç boyutlu ses deneyimine dönüştürüyor. Entegre 8 megapiksellik kamera, örneğin “Meetings” uygulamasıyla yapılan görüntülü toplantılara yeni bir kişisel boyut kazandırıyor. Sürekli genişleyen Mercedes-Benz bilgi-eğlence portföyü 40’tan fazla uygulama[3] sunuyor. Bunlar arasında müzik, görüntülü konferans, Disney+ ve Sony Pictures Entertainment’tan RIDEVU gibi video platformları ile Boosteroid bulut oyun sağlayıcısı üzerinden sunulan AAA seviye oyunlar da yer alıyor. En son MBUX: yapay zekâ ile son derece sezgisel ve kişisel VLE, MB.OS destekli dördüncü nesil MBUX ile sunuluyor. Sistem; ChatGPT, Microsoft Bing ve Google Gemini yapay zekâlarını bir araya getirerek çoklu AI ajanlarını tek platformda buluşturuyor. Bu teknoloji sayesinde yeni MBUX Sanal Asistanı, araç ile içindeki herkes arasındaki ilişkiyi baştan tanımlıyor. Kullanıcılar; üretken yapay zekâ, çok adımlı diyaloglar ve kısa süreli hafıza sayesinde daha sezgisel ve kişisel bir dijital yol arkadaşı deneyimliyor. MBUX Sanal Asistan, MBUX Sıfır Katman üzerinde dinamik renkler ve animasyonlarla yaşayan bir avatar olarak karşımıza çıkıyor. Google Maps tabanlı akıllı navigasyon VLE’de navigasyon deneyimi Google Maps üzerine kurulu. Google ve Mercedes-Benz iş birliği kapsamında geliştirilen bu çözüm, Google Cloud’un araç içi konuşma hizmetleri için yeni Automotive AI Agent’ının Google Maps ile ilk entegrasyonlarından biri olma özelliğini taşıyor. Electric Intelligence özellikli Mercedes-Benz Navigasyon, şarj durakları dahil olmak üzere birçok faktöre dayanarak en hızlı ve en konforlu rotayı planlıyor. MBUX Surround Navigation ile görsel iletişim de yeni bir boyuta taşınıyor: sürücü ekranında çevrenin 3D gösterimi, rota yönlendirmesi ve sürüş destek sistemlerinden gelen bilgiler gerçek zamanlı olarak bir araya geliyor. Böylece sürücüler, VLE’nin “gördüğünü” görerek daha yüksek durumsal farkındalık kazanıyor. VLE’nin neden Grand Limousine’i baştan tanımladığını açıklayan 10 neden Yeni modüler ve esnek Van Mimarisi, büyüleyici yenilikçi estetik: Yeni VLE, alçak, aerodinamik silueti ve ikonik estetiği ile tamamen yeni bir tasarımı bünyesinde barındırıyor. Bu, sahip olduğu sadece 0,25'lik bir sürtünme katsayısı ile olağanüstü aerodinamik özellikler sağlıyor. Son derece esnek oturma düzeni, manuel Roll & Go veya uzaktan “seat ballet”: Manuel olarak ayarlanabilen koltuklar, entegre dört tekerleğe sahip ve kolayca ileri geri hareket ettirilebiliyor, istenilen konumda kilitlenebiliyor ya da kolayca sökülerek bagaja itilerek taşınabiliyor. Elektrikli ayarlanabilen koltuklar ise uygulama ve multimedya ekranı üzerinden rahatlıkla hareket ettirilebiliyor (Remote Variable Rear Space). Yeni geliştirilen koltuklar, stilinizi ve konfor seviyenizi seçin: Yeni mekanik ve elektrikli tekil koltuklar ve sıralar birçok farklı şekilde yapılandırılabiliyor. En önemli özellik, ek yastık, kablosuz şarj, bel desteği, masaj fonksiyonu ve baldır desteği ile elektrikli Grand Comfort Koltuk. Eşsiz MBUX Rear Space Experience, her yolculuğu sürükleyici bir maceraya dönüştürüyor: Arka 1. sıra koltukların üzerindeki tavan döşemesinde gizlenmiş, 8K çözünürlüklü, bölünmüş ekran işlevine ve sekiz megapiksel kameraya sahip, 79 santimetre (31,3 inç) boyutunda panoramik bir ekran bulunuyor. 8K çözünürlük ve entegre sekiz megapiksel kamera ile iç mekân, eğlence veya video konferans dahil verimli çalışma için büyüleyici bir deneyim dünyasına dönüşüyor. Üstün sürüş, gerçek bir premium limuzin gibi çevik ve konforlu: 40 mm seviye kontrolüne sahip AIRMATIC havalı süspansiyonu, her yolculuğu olağanüstü sakin bir deneyim haline getiriyor. VLE, yedi derecelik arka aks yönlendirmesi ile olağanüstü çevik ve sadece 10,9 metrelik olağanüstü küçük bir kaldırımdan kaldırıma dönüş çapına sahip. 700 kilometreden fazla WLTP[4] menzili, menzil endişesi olmadan uzun mesafeli konfor sağlıyor: Uzun yolculuklarda VLE, 800 voltluk teknoloji ve 115 kWh kullanılabilir enerji içeriğine sahip yeni bataryası sayesinde sadece 15 dakika içinde 355 kilometreye kadar (WLTP)[5] menzil için şarj edilebiliyor. Mercedes-Benz VLE elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 20.4-18.6 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A[6] Olağanüstü iç mekân deneyimi, Sky View panoramik tavan: , Etkileyici cam tavan, benzersiz bir rahatlık ve özgürlük hissi ile huzur veriyor. Ortam aydınlatması, tavanı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Elektrikli güneşlik, aşırı güneş ışığından koruyor. Birinci sınıf dijital zekâ. VLE, sürüş deneyiminizi daha kişisel ve akıllı hale getiriyor: VLE, AI destekli Mercedes-Benz İşletim Sistemi (MB.OS) sayesinde, sezgisel ve kişisel kontrol sunan en yeni MBUX'ı sunuyor. Ayrıca, çoklu ajanlı üretken AI kullanan ve hafızasıyla karmaşık konuşmaları anlayan, bilgili bir arkadaş gibi yanıt veren MBUX Sanal Asistan’dan da yararlanıyor. Kablosuz güncellemeler VLE'yi güncel tutuyor ve müşterinin servise gitmesine gerek kalmadan yeni özellikler ekliyor. Dijital kokpit – MBUX Superscreen: Geniş bir cam yüzeyin arkasında üç ekran bulunuyor; 26 santimetre (10,25 inç) sürücü ekranı, 35,6 santimetre (14 inç) merkezi ekran ve 35,6 santimetre (14 inç) ön yolcu ekranı. Sürücü net ve odaklı bilgilerden yararlanırken, ön yolcu video, oyun veya uygulamalar gibi kişiselleştirilmiş bir eğlence deneyiminin keyfini çıkarabiliyor.

Çobantur Logistics, 2025 Yılında Kapasitesini Ve Cirosunu Yüzde 20 Büyüttü Haber

Çobantur Logistics, 2025 Yılında Kapasitesini Ve Cirosunu Yüzde 20 Büyüttü

Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından Çobantur Logistics; sürdürülebilir, güvenilir ve uzun vadeli değer üretme odaklı anlayışıyla 2025 yılında da büyüme hedeflerini gerçekleştirdi. Uzun yıllara dayanan tecrübesi, dijitalleşme yatırımları ve Avrupa merkezli güçlü yapılanması sayesinde müşterilerine sadece taşıma değil, uçtan uca entegre lojistik çözümler de sunan şirket, Türkiye-Avrupa hattındaki servis sürekliliğini koruyarak 2025’i yüzde 20 kapasite ve ciro büyümesi ile tamamladı. 2026’daki odağını “dijital şeffaflık ve operasyon verimliliği” ile “entegre hizmet derinliği” üzerine kurgulayan Çobantur Logistics, bu kapsamda yurt dışı yapılanmasında yeni bir dönemi başlatacak. “Türkiye–Avrupa hattında servis sürekliliğimizi koruduk” Küresel talep daralması ve maliyet baskılarının yoğun hissedildiği 2025’in lojistik sektörü açısından zorlu geçtiğini fakat doğru planlama ile büyümelerini sürdürdüklerini ifade eden Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Yaşanan sıkıntılara rağmen ana koridorlarımız olan Türkiye–Avrupa hattında servis sürekliliğimizi koruduk; İtalya ve Almanya merkezli akışlarda güçlü konumumuzu sürdürdük. Bu sayede 2025’te bir önceki yıla oranla yüzde 20 kapasite ve ciro büyümesi ile operasyonlarımızı yönettik. Avrupa’da özellikle İtalya, Almanya, Hollanda, İsviçre, Belçika, Avusturya, Fransa, Slovenya ve İspanya koridorlarında yoğun hizmet verirken; Türkmenistan, Kazakistan, Azerbaycan, Irak, Suriye gibi pazarlarda da müşterilerimize çözüm sunduk. Yurt içi ve yurt dışı lokasyonlarımızda yaklaşık 60 bin metrekare gümrüklü/gümrüksüz depolama alanlarında ADR (tehlikeli madde) depolama yetkinliğimizle entegre hizmet kapasitemizi güçlendirdik.” dedi. Dijital çalışmalarıyla müşterilerine “şeffaflık” sunuyor Çobantur Logistics’in 2025’te fark yarattığı alanların başında dijitalleşme ve şeffaflık geldiğini vurgulayan Çobanoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Şirket olarak tüm operasyon süreçlerimizi destekleyen uygulamalarımızı in-house yazılım ekibimizle geliştiriyor; müşteri/tedarikçi sistemleriyle veri entegrasyonları, iş zekâsı ve robotik süreç otomasyonu üzerinden verimliliği artırıyoruz. Ayrıca müşterilerimizin sevkiyatlarını anlık izleyebildiği web tabanlı Müşteri Portalı altyapımızı olgunlaştırdık; portalı sadece konum takibi değil yük evraklarının da uçtan uca takibi için kurguladık. Bu sistemi sadece kendimiz için değil şeffaf lojistik adı altında tüm müşterilerimize açtık. Böylelikle yaptığımız tüm operasyonlar için müşterilerimizin de bizimle aynı anda bilgilere ulaşabilmesini mümkün kıldık. Dijital gümrük süreçlerinde ise yıllardır öncü bir yaklaşımımız var; yeni dönemde devreye alınan Digital UBAK gibi uygulamalara hazırlıklarımızı tamamladık.” İtalya, Romanya ve İspanya’da ek yatırımlar devreye alacak Lojistik sektöründe yaşanan yüksek maliyet baskısı, sürücü/insan kaynağı açığı, vize süreçlerinin operasyon sürelerine etkisi ile sınır kapılarında altyapı ve geçiş sorunlarına rağmen 2026 yılında büyüme hedeflerinde kararlı olduklarını söyleyen Çobanoğlu, “Bu yılki önceliklerimizin başında yurt dışında holding merkezinin kurulması ve grup şirketlerimizin bu yapı altında konsolide edilmesi geliyor. Bunun yanında Almanya’da yeni bir satın alma ile operasyonel yapılanmamızı da güçlendirmek istiyoruz. Avrupa’da aktif olduğumuz İtalya, Romanya ve İspanya gibi ülkelerde de ek yatırımlarımızı devreye alacağız. Özellikle İspanya başta olmak üzere yeni pazarlarda büyüme stratejilerimizi ilerletmek de yine gündemimizin ana başlıklarından biri. Yatırımlarımızı planlarken temel hedefimiz; operasyon kalitesini yükseltirken, müşteri memnuniyetini üst seviyede tutmak ve kârlılığı sürdürülebilir şekilde artırmak.” ifadelerini kullandı. Büyümeyi kapasite yönetimi, depolama kabiliyeti ve teknoloji yatırımları ile başaracak “Pazarın daralma risklerine rağmen yeni yapılanma adımlarımız ve güçlendirdiğimiz hizmet modelimizle 2026 yılında yüzde 20’nin üzerinde büyüme planladık.” diyen Çobanoğlu, diğer hedeflere dair şunları söyledi: “Hedeflediğimiz büyümeyi ana koridorlarda kapasite yönetimi, entegre depolama kabiliyetimiz, teknoloji yatırımlarımız ve seçili pazarlarda genişleme stratejimiz sayesinde başaracağız. Şirket olarak yabancı plakalı araç ve yabancı şoför yatırımlarımıza da kararlılıkla devam ediyoruz. Öte yandan fırsat tarafında; Yeşil Mutabakat ve karbon odaklı regülasyonların düşük emisyonlu çözümlere talebi artırması, dijital gümrük ve takip sistemlerinin verimlilik avantajı yaratması ve pazardaki konsolidasyonla birlikte güvenilir, entegre servis sağlayıcılara yönelik önemli fırsatlar sunuyor. Bu kapsamda da geçtiğimiz yıl tüm öz mal çekicimizi yenileyerek Euro 6 olarak değiştirerek yeşil lojistiğe duyarlı hale getirdik. Önümüzdeki dönemde de çevresel sorumluluk, operasyonel mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetini temel önceliklerimiz olarak görmeye; sektörümüzde güvenilir bir çözüm ortağı olma konumumuzu daha da güçlendirmeye kararlıyız.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.