Hava Durumu

#Teknoloji

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Anadolu Isuzu’nun Teknoloji ve İnovasyon Odaklı Çalışmalarına İTÜ ARI Teknokent’ten Ödül Haber

Anadolu Isuzu’nun Teknoloji ve İnovasyon Odaklı Çalışmalarına İTÜ ARI Teknokent’ten Ödül

Türkiye’nin ticari araç markası Anadolu Isuzu, teknoloji ve inovasyon alanındaki çalışmalarını girişimcilik ekosistemiyle kurduğu iş birlikleriyle güçlendirmeye devam ediyor. Anadolu Isuzu, 2026 yılında İTÜ Teknokent bünyesinde gerçekleştirilen girişimcilik programlarında ekosistem paydaşı olarak yer aldı. İTÜ Teknokent tarafından düzenlenen; teknoloji, Ar-Ge ve girişimcilik ekosistemine katkı sağlayan şirket ve girişimlerin değerlendirildiği BEETECH ödül töreni, 19 Eylül’de gerçekleştirildi. Anadolu Isuzu, program kapsamındaki çalışmalarıyla “Ekosistem Paydaşlığı Özel Ödülü”ne layık görüldü. Anadolu Isuzu, bu sene otomotiv sektöründen ödül alan tek paydaş olarak İTÜ Arı Teknokent, programa katılan şirketler ve teknoloji girişimleriyle doğrudan temas kurdu. Anadolu Isuzu, girişimlere mentorluk desteği sunarken yeni iş birliği fırsatlarını da değerlendirdi. Bu kapsamda, girişim şirketlerinin Anadolu Isuzu bünyesinde hayata geçirilebilecek pilot projelerini ve Girişim Sermayesi Yatırım Fonu (GSYF) kapsamında yatırım potansiyellerini inceleme fırsatı buldu. Girişimcilik ekosistemiyle temasını güçlendirdi İTÜ ARI Teknokent paydaşlığı kapsamında yürütülen çalışmalar, Anadolu Isuzu’nun mobilite teknolojileri alanında farklı teknoloji şirketleri ve girişimlerle bir araya gelmesine olanak sağladı. Anadolu Isuzu’nun teknoloji ve yenilikçilik alanındaki bilinirliğine ve marka algısına da katkıda bulunan program, yeni çözümlerin erken aşamada ele alınmasına ve gelecekte iş birliği ya da yatırım fırsatına dönüşebilecek girişimlerin yakından takip edilmesine imkan sundu. Enerji verimliliği, çevreci üretim teknolojileri ve elektrikli araç yatırımlarını dönüşüm yaklaşımının önemli bileşenleri olarak ele alan Anadolu Isuzu, Ar-Ge’den üretime uzanan yetkinliklerini daha da geliştirmeyi hedefliyor.

Mercedes-Benz Türk Patent Tescilinde Türkiye Lideri Haber

Mercedes-Benz Türk Patent Tescilinde Türkiye Lideri

Turkishtime tarafından bu yıl 13’üncüsü gerçekleştirilen “Türkiye Ar-Ge 500 Araştırması” sonuçlarına göre Mercedes-Benz Türk, TÜRKPATENT tarafından tescil edilen patent sayısında tüm sektörlerin lideri oldu. Ar-Ge çalışmalarını patent tescilleri ile somut çıktılara dönüştüren şirket, mühendislik yetkinliğini her geçen yıl güçlendirirken, global ölçekte değer üreten projelere katkı sağlamaya devam ediyor. Mercedes-Benz Türk, tüm sektörler arasında tescillenen patent sayısında liderliğe ulaşırken, otobüs ve kamyon ürün gruplarında yürüttüğü Ar-Ge ve inovasyon çalışmalarının somut sonuçlarını da ortaya koydu. Tescillenen patentler; Sıfır Emisyonlu Araçlar ve Enerji Sistemleri, Güvenlik, Dayanıklılık ve Fonksiyonel Güvenlik, Akıllı Araç Sistemleri ve Dijital Teknolojiler, Araç Mimarisi, Yapısal Sistemler ve Endüstriyelleştirme ile Sürücü ve Yolcu Deneyimi olmak üzere geleceğin mobilitesine yön veren temel teknoloji alanlarında yoğunlaşıyor. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Heiko Selzam konuyla ilgili değerlendirmesinde, “Daimler Truck’ın en önemli üretim ve AR-GE üslerinden biri konumundaki şirketimiz, sahip olduğu iki AR-GE Merkezi ile sektörün geleceğini şekillendirmeye devam ediyor. Burada geliştirilen teknolojiler ve mühendislik çözümleri yalnızca Türkiye’deki faaliyetlerimize değil, aynı zamanda global ölçekte ürün ve süreçlerin gelişimine de katkı sağlıyor. Sahip olduğumuz bu güçlü yetkinlik, Türkiye’nin global Ar-Ge ve mühendislik ağındaki stratejik konumunu her geçen gün daha da ileri taşıyor. Patent tescilinde tüm sektörler arasında Türkiye’de birinci sırada yer almamız, mühendislik gücümüzün, bilgi birikimimizin ve inovasyon kültürümüzün somut bir göstergesi. Patentlerimiz yalnızca yenilikçi fikirlerimizin tescillenmesini değil, aynı zamanda bu fikirleri müşterilerimiz için daha güvenli, daha verimli ve daha sürdürülebilir çözümlere dönüştürme kabiliyetimizi de ortaya koyuyor. Güçlü insan kaynağımız, global sorumluluklarımız ve inovasyon odağımızla Türkiye’ye ve global mühendislik ağımıza katkımızı sağlamaya; müşterilerimizin bugünkü ihtiyaçlarına yanıt verirken geleceğin mobilitesini şekillendirecek teknolojiler geliştirmeye devam edeceğiz.” dedi.

Gelecek Yola Çıktı: Aras Kargo Çok Yönlü Dönüşümüyle Türkiye'nin Büyümesini Taşıyacak Altyapıyı Kuruyor Haber

Gelecek Yola Çıktı: Aras Kargo Çok Yönlü Dönüşümüyle Türkiye'nin Büyümesini Taşıyacak Altyapıyı Kuruyor

Ekonominin görünmeyen omurgası olan lojistik sektöründe Aras Kargo; 28 transfer merkezi, 800'ü aşkın şube, 6.000'e yakın Aras Burası esnaf noktası ve 14.000 kişilik ekibiyle her gün 1 milyondan fazla adrese ulaşıyor. Değişen müşteri beklentileri ve Türkiye'nin genç, dijital nüfusunun büyüttüğü e-ticaretin potansiyeli, lojistik altyapının önemini artırıyor. Aras Kargo bu fırsatı büyümeye çevirmek için yapısını, teknolojisini, operasyonunu ve kültürünü aynı anda yeniden tasarladığı dört temel dönüşüm alanı belirledi: Kültürel Dönüşüm; insan ve toplumsal cinsiyet dengesi odağında. Ticari Dönüşüm; Müşteri memnuniyeti ve uluslararası büyüme odağında. Operasyonel Dönüşüm; kapasite artışı, verimlilik ve yeşil lojistik odağında. Dijital Dönüşüm; Aras Digital liderliğinde, teknoloji, verimlilik ve inovasyon odağında. Aras Kargo için bu yolculuk, 45 yıllık hikayesini geleceğe göre yeniden kurgulamakla başladı. Şirket kurumsal marka kimliğini yenilerken 'Müşteri bugün kargodan ne bekliyor?' sorusuna odaklandı. 'Yolun geçtiği her yerde olma' vizyonu; Yeni Nesil Şubelerden, 7/24 kargo otomatlarına, Anadolu’yu 120 ülkeye bağlayan uluslararası lojistik ağından, 6 ülkeye ihraç edilen yazılım teknolojilerine kadar somut çıktılara dönüştü. Yolun Geçtiği Her Yerde, Müşterinin Yanında Aras Kargo’nun yeni kurumsal kimliği, 45 yıllık deneyimini geleceğe taşıyan “Yol” hikâyesinden ilham alıyor. Yenilenen marka kimliği, şirketin Türkiye sınırlarını aşan yeni dönemini de temsil ediyor. Uluslararası operasyonlarını Aras Global çatısı altında birleştiren şirket, yeni kimliğini Gürcistan ve Özbekistan’da hayata geçirirken, Azerbaycan’daki dönüşümü 2027 yılında tamamlamayı planlıyor. Değişen müşteri beklentileri doğrultusunda Aras Kargo, hizmetlerini müşterinin hayatına ve programına uyarlayan uçtan uca bir deneyim yaklaşımı geliştiriyor. Yeni Nesil Şube konseptiyle müşteri ve çalışan deneyimini yeniden tasarlayan şirket, müşteri alanlarını operasyonel süreçlerden ayrıştırarak daha kolay, hızlı ve insan odaklı bir şube deneyimi sunuyor. Türkiye genelinde yaygınlaşan yeni nesil şubelerin dönüşümünün 2027 sonuna kadar tamamlanması hedefleniyor. Bu dönüşümün teknoloji ayağında ise Aras Burası 7/24 bulunuyor. Türkiye’nin ilk ve tek gece-gündüz hizmet veren kargo otomatı ile müşteriler, şube çalışma saatlerinden bağımsız olarak günün her saati iade işlemlerini gerçekleştirebiliyor. İstanbul Suadiye’de başlayan uygulama, bugün Türkiye genelinde 20 noktaya ulaşmış durumda. Kargo otomatlarından yapılan gönderilerde sunulan yüzde 40 indirim de müşterilere doğrudan ekonomik değer sağlıyor. Dönüşümün Omurgası: Saniyede 100'den Fazla Paket Taşıyan Altyapı Aras Kargo’nun esnek ve çok kanallı müşteri deneyiminin arkasında saniyelerle yarışan güçlü bir operasyonel altyapı bulunuyor. Son beş yılda transfer merkezi yatırımlarını hızlandıran şirket, saatte 365 bin, saniyede yaklaşık 100 kargo işleme kapasitesiyle Türkiye’nin en büyük kargo işleme ağlarından birini işletiyor. Bu altyapı, özellikle e-ticaretin yoğun dönemlerinde değişken talebe hızla yanıt vererek Aras Kargo’yu e-ticaret şirketlerinin en çok tercih ettiği lojistik iş ortağı konumuna taşıyor. 2025 yılında, Hadımköy Transfer Merkezi, 8,3 milyon Euro yatırım ve ileri teknoloji otomasyonla yenilenerek günlük 600 binin üzerinde kargo işleme kapasitesine ulaştı. Gaziantep’te 15.200 m²’lik yeni transfer merkezi ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu’daki operasyonel gücü artırdı. Ankara Transfer Merkezi’nde ise kapasite 6 katın üzerinde artırıldı. 2026’da İstanbul Fenertepe başta olmak üzere Afyonkarahisar, Denizli, Diyarbakır, Düzce ve Kayseri’de sorter ve transfer merkezi yatırımları hayata geçiriliyor. Ayrıca Doğrudan Dağıtım Merkezi modeliyle transfer merkezleri ile alıcı arasındaki ara adım ortadan kaldırılarak aynı gün teslimat kapasitesi artırılıyor. Büyüme ve Sürdürülebilirliği Birlikte İleri Taşıyor Aras Kargo, büyüme ve sürdürülebilirliği birlikte ilerletiyor. Türkiye’nin ilk ve en büyük elektrikli dağıtım filosuna sahip şirket, Yeşil İlçe programıyla 10 ilçede tamamen elektrikli teslimat gerçekleştiriyor; bu sayının 2026 sonunda 13’e çıkarılması hedefleniyor. Aras Kargo çatısı altında yer alan dört ülkede yenilenebilir enerji sertifikalarıyla 109.500 ton karbon emisyonunu ve 16,8 milyon kWh elektrik kaynaklı emisyonu dengelerken, yılda 1 milyon kilogramdan fazla atığı geri dönüştürüyor. Aras Rotalama Platformu ile rota optimizasyonu sağlayarak gereksiz kilometreyi, yakıt tüketimini ve emisyonları azaltan Aras Kargo, 5 bini aşkın araç ve kuryeden oluşan filosunu da sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda dönüştürüyor. Aras Dijital: Dönüşümün Teknolojik Gücü Bu operasyonel gücün arkasında şirketin kendi geliştirdiği teknoloji bulunuyor. Aras Kargo’nun ilk iştiraki Aras Digital, Türk mühendislerinin geliştirdiği teknolojileri Avusturya Postanesi şirketlerine ihraç eden bir teknoloji üssüne dönüştü. Yapay zekâ destekli Aras Rotalama Platformu ile rota, yakıt ve karbon optimizasyonu sağlanırken, yeni nesil taşıma yönetim sistemi NESY altı ülkede planlamadan operasyona, müşteri yönetiminden kargo takibine kadar tüm süreçleri tek platformda buluşturuyor. 2026 teknoloji mimarisini oluşturan Aras DigiCore ise yapay zekâ, otomasyon, bulut, siber güvenlik, sensör ve veri teknolojilerini tek çatı altında birleştiriyor. Aras Dijital, bugün Avusturya Postanesi bünyesindeki Avrupa şirketleri için teknoloji üreten ve altı ülkede operasyonlarını bu teknolojiyle yöneten bir yapıya ulaştı. Anadolu’dan Dünyaya: Aras Global ile İhracat Kolaylaşıyor Dönüşümün etkisi Türkiye sınırlarında bitmiyor. Aras Kargo’nun %100 iştiraki Aras Global, Türkiye’yi dünyaya bağlayan bir köprü olarak Kafkasya ve Orta Asya’da entegre lojistik ağı işletiyor. Azerbaycan’da satın aldığı Starex markasıyla ülke genelinde, Gürcistan’da günde 10 bin gönderiyi yöneten operasyonuyla ve Özbekistan’da teknoloji destekli şehirler arası teslimat hizmetleriyle bölgedeki varlığını güçlendiriyor. Bugün yaklaşık 4 bin KOBİ, Aras Global’in dijital platformu üzerinden 120’den fazla ülkeye ihracat yapabiliyor. Kars’taki bir üretici, platform üzerinden aldığı kodla en yakın Aras şubesinden gönderisini teslim ederek, Ankara’ya gönderir gibi dünyanın herhangi bir noktasına ihracat yapabiliyor. Aras Global’in hedefi, Türkiye’nin üretim gücünü dünya pazarlarına taşıyarak çevre pazarlara bağlayan tercih edilen bölgesel lojistik partneri olmak. Dönüşümün merkezinde insan: İçeriden Başlayan Değişim Tüm teknolojik ve operasyonel dönüşümün merkezinde insan var. İnsan Kaynakları fonksiyonunu "İnsan ve Kültür" olarak yeniden yapılandıran Aras Kargo, çalışanlarıyla birlikte şekillendirdiği “Biz Araslarız” kültür programıyla yeni değerlerini Anlam, Eylem ve Neşe olarak belirledi. Geçtiğimiz ay şirket içinde lansmanı yapılan program ve değerler ilk kez kamuoyuyla paylaşılırken; doğum günü izni, geliştirilmiş babalık izni, Kırmızı Kahramanlar Kol Kola programı, cinsiyetsiz sözlük ve “Herkes herkese ulaşabilir” liderlik ilkesi gibi somut adımlar hayata geçirildi. Bu yaklaşımın güçlü yansımalarından biri Aras Kadın Voleybol Takımı. 2023’te kurulan takım, ilk sezonunda Sultanlar Ligi’ne yükselerek İzmir’in 17 yıllık Sultanlar Ligi hasretini sona erdirdi. Son sezonu ise 6. sırada tamamlayarak Avrupa kupalarında Türkiye’yi temsil etme hakkı kazanan takım, sporu yalnızca sportif başarı değil, kadınların gücünü destekleyen ve toplumsal bağları güçlendiren bir platform olarak konumlandırıyor. Sezon boyunca İzmir İtfaiyesi çalışanları, AFAD ekipleri ve genç kızlar maçlarda ağırlanırken, sporun birleştirici gücü sahadan topluma taşındı. Aras Kargo, Anlam’ı değer yaratmak, Eylem’i sahada olmak, Neşe’yi ise birlikte başarmak olarak somutlaştırdığı bu yolculukta, İzmir’in enerjisini, kadınların gücünü ve Türkiye'nin voleybol tutkusunu zirveye taşımaya devam ediyor. “Önümüzdeki üç yılda 100 milyon euro daha yatırım yaparak Türkiye'nin büyümesini taşıyacak altyapıyı kuruyoruz” Dönüşümün vizyonunu ve büyüme hedeflerini değerlendiren Aras Kargo CEO'su Barbara Hagen şunları söyledi: “Türkiye’ye ve büyüme potansiyeline güçlü bir şekilde inanıyoruz. Aras Kargo olarak bugün yalnızca kargo taşımıyor, Türkiye’nin ticaretinin ve e-ticaret ekosisteminin büyümesini mümkün kılan altyapıyı inşa ediyoruz. İnsan, teknoloji, operasyon ve sürdürülebilirlik odağında yürüttüğümüz çok boyutlu dönüşümle; yerel pazar liderliğimizi Avusturya Postanesi’nin uluslararası gücüyle birleştirirken, geliştirdiğimiz teknoloji ve operasyonel uzmanlığı Avrupa’ya da taşıyoruz. Son yıllarda 100 milyon Euro’nun üzerinde yatırım gerçekleştirdik, önümüzdeki üç yılda 100 milyon Euro daha yatırım yapacağız. Her yatırımımızı yalnızca bugünün kapasitesini artıran bir adım değil, Türkiye’nin gelecekteki büyümesini taşıyacak bir altyapı yatırımı olarak görüyoruz. Hedefimiz net: Teknolojiyle hızlanan, insanıyla güçlenen ve attığı her adımla daha sürdürülebilir bir Aras Kargo inşa etmek.”

IVECO “IVECO Experience 2026”da Gelecek Stratejisini , 2026 Model Yenilenen Gamı ile Ortaya Koydu Haber

IVECO “IVECO Experience 2026”da Gelecek Stratejisini , 2026 Model Yenilenen Gamı ile Ortaya Koydu

1-4 Temmuz tarihleri arasında Torino'daki Officine Grandi Riparazioni etkinlik merkezinde (OGR) düzenlenen IVECO Experience 2026 (IVECO Global Marka Etkinliği), markanın yeni yüzünü yakından tanıtmak amacıyla 2000’i aşkın konuğu bir araya getirdi. Müşteriler, yetkili satıcılar, iş ortakları, basın mensupları ve çalışanlar; markanın geleceğe yön veren yeni vizyonuna ve bu dönüm noktasına tanıklık etmek için bir araya geldiler: Spirito in Movimento Ürün ve inovasyon vitrini olmanın ötesine geçen IVECO Experience 2026; ürünleri, işletmeleri ve toplumları geleceğe taşıyan tüm paydaşların yanında yer alarak güçlü bir iş ortağı olma misyonunu pekiştiriyor ve markanın yenilenen vizyonunu ortaya koyuyor. Davetliler; kaliteyi odağına alan kurumsal özen ile müşterileri ve sürücüleri için gerçekleştirdiği her çalışmanın merkezine konumlandıran bu stratejik vizyonu yakından deneyimleme fırsatı buldular. Yeni bir döneme yön veren marka vizyonu 2025 yılındaki 50. yıl kutlamalarının ardından yeni marka konumlandırmasını bir adım daha ileriye taşıyan IVECO, ticari araç tedarikçisi olmanın ötesine geçerek değer odaklı bir mobilite ortağına dönüşüyor; müşterilerini yalnızca ürünleriyle değil, işletmelerini geleceğe taşıyan entegre hizmetler, dijital çözümler ve güçlü ilişkilerle de destekliyor. Yeni IVECO dönemi; Iveco Group CEO'su Olof Persson liderliğinde, Kamyon İş Birimi Başkanı Luca Sra, Teknoloji ve Dijitalleşme Dönüşüm Direktörü Marco Liccardo ile Kalite ve Operasyon Sorumlu Direktör Domenico Nucera'nın katılımıyla gerçekleşen ana oturumda tanıtıldı. Liderler, hep birlikte Spirito in Movimento felsefesine somut formunu veren üç temel sütunun ana hatlarını paylaştı. · Mühendislik ve yaratıcılığın bir araya geldiği "Tasarımla Şekillenen Hareket", IVECO için sürücü kabininin ergonomisinden dijital arayüzün mantığına kadar her kararda insanı merkeze alan bir disiplini temsil ediyor. Etkinlikteki sergilenen ön ızgara ve kesitli kabin gibi sunum alanları; her bir müşterinin özel görev gereksinimlerini karşılayan yüksek düzeydeki özelleştirme seçenekleriyle birlikte performans, verimlilik ve pratik kullanımın her detayda nasıl buluştuğunu gözler önüne seriyor. · Müşteri yolculuğunun tamamını şekillendiren "Deneyimle Şekillenen Hareket"; doğru aracın konfigürasyonundan günlük operasyonlara, finansmandan yenilemeye kadar uzanan bir süreci kapsıyor. Markanın sunduğu bu entegre araç ve hizmet ekosistemi, söz konusu yolculuğu daha basit ve daha sezgisel hale getirme taahhüdünü yansıtıyor. Etkinlikte sergilenen Toplam Sahip Olma Maliyeti Hesaplayıcısı ve IVECO ON platformu gibi çözümler; bağlantılı teknolojilerin karmaşıklığı nasıl azalttığını ve her aşamada nasıl daha akılcı kararları desteklediğini uygulamalı olarak gösteriyor. · Sürücülere, müşterilere, iş ortaklarına ve her gün yolları paylaştığı tüm paydaşlara özen gösterme taahhüdünü temsil eden "Aile Olmanın Getirdiği Hareket", ihtiyaçları önceden öngörmek, yolculuğun her aşamasında varlık göstermek ve ticari bir işlemin ötesine geçen güçlü ilişkiler kurmak anlamına geliyor. Müşteri Çalışma Süresi Merkezi'nden (Customer Uptime Centre) Mobil Servislere kadar uzanan sergiler, bu bağlılığın ve gösterilen özenin uygulamadaki somut karşılığını gözler önüne seriyor. Iveco Group Kamyon İş Birimi Başkanı Luca Sra, konuya ilişkin değerlendirmesinde, "Spirito in Movimento yalnızca bir slogan değil, IVECO'nun yenilenen vizyonunun eyleme dönüştürülmüş halidir. 50 yılı aşkın köklü tarihimizden güç alan bu felsefe, gelecekte bizi nelerin beklediğini de net bir şekilde ortaya koyuyor. Ürün tasarımından hizmetlere, mühendislikten günlük operasyonlara kadar gerçekleştirdiğimiz her çalışmaya; pratik, tutkulu ve insanı merkeze alan bir ruhla müşterilerimizin yanında olma kararlılığımız yön veriyor" dedi. Sra, açıklamalarını şöyle sürdürdü: "İtalyan DNA'mızdan beslenen bu ruh, yeni ürün gamımızla somut bir form kazanıyor. 2026 Model Yılı serimizle, kalitenin birleştirici bir unsur olarak öne çıktığı, yakınlık ve topluluk bağlarının ise markamızı tanımlayan temel unsurlar olarak güçlendiği yepyeni bir standart belirliyoruz." IVECO Experience 2026: 2026 Model Yılı (MY26) Ürün Gamıyla Yeni Bir Standart Belirleniyor Etkinlikte; IVECO S-Way, Eurocargo ve Daily'den, elektrikli ürün gamını oluşturan S-eWay, eDaily, eJolly ve eSuperjolly modellerine kadar uzanan tüm yeni nesil araçlar sergilendi. Söz konusu üç temel sütun, markanın gerçekleştirdiği geniş kapsamlı dönüşüme adeta hayat veriyor. Söz konusu unsurlar; özel alanlarda sergilenirken, aynı zamanda markanın tam entegre ekosistemini yansıtan tutarlı bir vizyonla ziyaretçiler için tasarlanan deneyiminin her anına dahil ediliyor. Bu entegre ekosistemde araçlar, hizmetler ve dijital çözümler; operasyonları kolaylaştırmak, daha akılcı kararları desteklemek ve toplam sahip olma maliyetini optimize etmek üzere bir bütün halinde ve kusursuzca çalışıyor. İtalyan kültürünü tanımlayan yaratıcılık ve yakınlık ekseninde tasarlanan "IVECO Experience 2026", etkinlik alanında bu ruhu yansıtmayı hedefledi. Alan tasarımı, markanın simgesi olan imza mavisinden daha sıcak renklere geçiş yaparken hem özünü muhafaza ediyor hem de kimlik dönüşümünü gözler önüne seriyor. Dört gün boyunca misafirler, İtalyan ruhunu yaşatan ve sıcak, sosyal bir atmosferde bağ kurmayı teşvik eden bir dizi deneyimin parçası oldular. Etkinliğin son günü IVECO çalışanlarına ayrıldı. Bu tercih, markanın yeni konumlandırmanın ilk elçileri olarak gördüğü kendi ekibine verdiği önemi açıkça yansıtmayı hedeflerken Spirito in Movimento felsefesini müşterilere ve iş ortaklarına ulaşmadan önce, markayı her gün sahada temsil edenler tarafından hissedilmeyi ve sahiplenilmeyi hedefledi; çünkü IVECO için aile olmak, her şeyden önce kendi evinde başlıyor. IVECO Experience 2026, gelecek yıllar için net bir rotayı ortaya koydu: Ürün ve müşteri odaklı hizmet anlayışını, müşterilerini daha üst düzey/premium ve çok daha anlamlı bir şekilde desteklemek üzere bir araya geldiği kesintisiz bir gelişim süreci. Gücünü köklü mirasından alan ve net bir vizyonla hareket eden IVECO, Spirito in Movimento felsefesini inovasyon, güvenilirlik ve ortaklığa yönelik somut bir taahhüde dönüştürüyor; ticari mobiliteyi her gün ileriye taşıyan çalışanları, yetkili satıcı ve servisleri, müşterileri ve tüm paydaşları ile birlikte sektörün geleceğini şekillendirmek.

Ford Otosan’dan Ürün Geliştirmede Stratejik Atamalar Haber

Ford Otosan’dan Ürün Geliştirmede Stratejik Atamalar

Otomotiv sanayinin lider şirketi Ford Otosan, ürün geliştirme organizasyonunda gerçekleştirdiği yeni atamalarla mühendislik, teknoloji ve inovasyon odaklı dönüşümünü güçlendirmeyi sürdürüyor. Şirketin ürün geliştirme yapılanmasında hayata geçirilen bu atamalar kapsamında Tolga Şenoğuz Ürün Geliştirme Lideri, Canalp Gündoğdu Ürün Geliştirme Operasyonları Lideri, Simon Curwood ise Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Lideri olarak atandı. Yaklaşık üç yıldır Ürün Geliştirme Lideri olarak görev yapan Ian Foston ise 30 Haziran 2026 itibarıyla görevinden ayrıldı. Foston, görev süresi boyunca Ford Otosan’ın stratejik mühendislik dönüşümüne, ürün geliştirme yapılanmasının güçlenmesine ve Ford’un küresel ürün geliştirme ekosistemiyle entegrasyonun ilerlemesine önemli katkılar sundu. Ürün Geliştirme Liderliği görevine Tolga Şenoğuz atandı Tolga Şenoğuz, 1999-2007 yılları arasında Amerika’da bir otomotiv şirketinde sekiz yıl görev yaptıktan sonra 2007’de Ford Otosan’a katıldı. Şenoğuz, Ford Otosan’da tasarım ve analiz motor ve şanzıman geliştirme mühendisliği alanlarında farklı sorumluluklar üstlendi. 2018-2021 yılları arasında motor ve güç aktarma sistemleri mühendisliğine liderlik eden Şenoğuz, ardından ağır ticari araç mühendisliği alanında liderlik görevini yürüttü. 2021-2025 döneminde Ford Trucks Mühendislik Lideri olarak ekipler arası iş birliğini güçlendirdi; Ford Trucks & IVECO stratejik iş birliği dahil önemli projelere liderlik etti. Nisan 2025’ten bu yana Ürün Geliştirme Operasyon Lideri olarak görev yapan Şenoğuz, Ford Otosan’daki 18 yıllık deneyimiyle şirketin ürün geliştirme vizyonuna liderlik edecek. Ürün Geliştirme Operasyonları Liderliği görevine Canalp Gündoğdu atandı Canalp Gündoğdu, 2011 yılında göreve başladığı Ford Otosan’da, Ford Trucks iş geliştirme, Ford Otosan Akıllı Hareketlilik, İnovasyon, Yeni Girişimler, Girişim Yatırımları gibi farklı alanlarda görev aldı. 2019-2020 yılları arasında yurtdışı görevlendirmesiyle Ford’un Palo Alto ofisinde çalışan Gündoğdu, 2020-2022 arasında Akıllı Hareketlilik Lideri olarak Türkiye'nin ilk bağlantılı araç projesine liderlik etti. 2022-2024 yıllarında Büyüme ve Akıllı Hareketlilik İş Alanı Lideri, 2024-2026 döneminde ise Araç Donanım Mühendisliği Lideri olarak görev yapan Gündoğdu, kalite iyileştirme, maliyet optimizasyonu, yapay zeka ve dijitalleşme projeleri ile sistem seviyesinde yönetişimin güçlendirilmesine sunduğu katkılarla öne çıktı. Gündoğdu’nun yeni görevinde ürün geliştirme süreçlerinin etkinliğini daha da ileri taşıması hedefleniyor. Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Liderliği görevine Simon Curwood atandı Araç Donanım Sistemleri Mühendisliği Liderliği görevine atanan Simon Curwood ise Ford Motor Company’den Ford Otosan’a katıldı. Curwood, son olarak 2024-2026 yılları arasında Teknik Program Yönetimi Entegre Hizmetler Direktörü olarak görev yaptı. Daha önce ürün değeri yönetimi, otonom araç entegrasyonu ve gövde mühendisliği gibi alanlarda ABD, Asya-Pasifik ve Avustralya’da çeşitli liderlik görevleri üstlenen Curwood, küresel mühendislik deneyimiyle Ford Otosan’ın ürün geliştirme yetkinliğine katkı sağlayacak. Ürün geliştirmede güçlü liderlik yapısı Ford Otosan, gerçekleştirdiği bu atamalarla ürün geliştirmeyi; mühendislik gücünü, teknoloji üretme yetkinliğini ve geleceğin mobilite çözümlerine yönelik inovasyon kapasitesini destekleyen stratejik bir alan olarak konumlandırmayı sürdürüyor.

TREDER, Karayolu Can Güvenliği Arama Konferansı Düzenledi Haber

TREDER, Karayolu Can Güvenliği Arama Konferansı Düzenledi

TREDER, 23 Haziran 2026 tarihinde Wyndham Ankara Hotel’de "Karayolu Can Güvenliği Arama Toplantısı" gerçekleştirdi. Toplantıya Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Otomotiv Sanayi Daire Başkanı Hasan Semiz ve Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Daire Başkanı Sinan Oğuz liderliğindeki bakanlık yetkililerinin yanı sıra; Türk Standardları Enstitüsü (TSE) Taşımacılık Sektör Grup Başkanı Öncü Alper’in yanı sıra sektörün dernekleri ve sivil toplum kuruluşları adına Ağır Nakliyeciler Derneği Yönetim Kurulu Başkanı Yönetim Kurulu Üyesi Emre Ekin ile Doğan Çaylak, Tüm Araç Proje Mühendisleri ve sektör temsilcileri masada yer aldı. Ev sahibi TREDER heyetinde ise Yönetim Kurulu Başkanı Seyit Arslan, Başkan Yardımcısı Kartal Erköy, Genel Sekreter Göktan Güçlü, Teknik Komite Başkanı Fuat Erdem, TSE Römork Alt Komite Başkanı ve TREDER Teknik Komite Başkan Yardımcısı Tanver Talas, Teknik Komite Üyesi Mehmet Pek ile Basın Danışmanı Hasan Karakurt hazır bulundu. TREDER Başkanı Arslan: "Amacımız Ortak akılla daha güvenli bir gelecek inşa etmek" Toplantının açılış konuşmasını yapan TREDER Başkanı Seyit Arslan, kamu kurumlarının sektöre verdiği desteğin önemine dikkat çekerek, bu güven ve vizyonla Türkiye'ye çok daha güçlü bir şekilde hizmet etme fırsatı bulduklarını vurguladı. Arslan, şunları kaydetti: "Bugün Türkiye’nin karayollarını kullanan milyonlarca insanımız için daha güvenli bir gelecek inşa etmek adına bir araya geldik. Sayın Cumhurbaşkanımızın bizlere işaret ettiği hedefler doğrultusunda; yollarımızı daha güvenli, yüklerimizi daha emniyetli ve en önemlisi canımızı çok daha korunaklı hale getirmek en büyük gayemizdir. İşte bu büyük hedef doğrultusunda; kamu kurumlarımız, denetim mercilerimiz, üreticilerimiz ve tedarikçilerimizle, kısacası tüm kesimlerle 'ortak bir akıl' oluşturmak için bu salondayız." TSE Taşımacılık Sektör Grup Başkanı Öncü Alper, ADR standartlarının ugulanmasındaki başarılı sürecin karayolundaki can güvenliği projesinde de yürütüleceğine inandığını kaydetti. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı Otomotiv Sanayi Daire Başkanı Hasan Semiz de bakanlık olarak sektörün ve ülkenin faydasına olan bu projede beraber hareket edeceklerini belirterek, geliştirilecek eylem planına göre görevlendirileceklerini söyledi. Ulaştırma ve Altyapı Bakanlığı Ulaştırma Hizmetleri Genel Müdürlüğü Daire Başkanı Sinan Oğuz ise Bakanlık olarak; bu başlıkta süre gelen çalışmalara destek olabileceklerini ve bu proje kapsamında var olan araçlarla ilgili olarak kurumlarla koordineli olarak çalışabileceklerini söyledi. Regülasyonların öncüsü olmalıyız TREDER Başkan Yardımcısı Kartal Erköy, sektörde yaşanan hızlı teknolojik ve çevresel değişimin altını çizdi. Almanya’dan sonra Türkiye’nin ikinci büyük treyler üreticisi olduklarının altını çizen Erköy, artık regülasyonları uygulamadan öte sahiplenen öncü bir ülke olabileceklerini vurguladı. Bir araç tüm toplumu riske atar TREDER Genel Sekreteri Göktan Güçlü de “Güvenli olmayan araç yalnızca sürücüsünü değil, tüm toplumu riske atar" uyarısında bulunarak, her kazanın aslında bir insan, aile ve ekonomi meselesi olduğunun altını çizdi. Güçlü, güvenlik zafiyetlerinin can kayıpları ve yaralanmaların yanı sıra; taşınan yük zararlarına, sigorta maliyetlerinde artışa ve tedarik zincirinde kırılmalara yol açtığını belirtti. Yeni teknolojilerden yararlanmalıyız TREDER Teknik Komite Başkanı Fuat Erdem ise karayolu can güvenliğini sağlamak için Piyasa Gözetim Denetimleri ile Yol Kenarı Denetimleri’nin işlevsel hale getirilmesi gerektiğini aktardı. Erdem, otobüslerde kullanılan kamera ve alkolmetre gibi yeni teknolojilerin de ağır vastılar için de kullanılabileceğine dikkat çekti. Ayrıca TPMS gibi yeni teknolojilerin araç muayenelerinde denetlenmesi gerektiğini dile getiren Erdem, bu konuda yapılabilecekleri sıraladı. Yarı römorkların %62,4'ü regülasyonları karşılamıyor TREDER Teknik Komite Başkan Yardımcısı Tanver Talas tarafından yapılan sunumda, Türkiye yollarındaki araçların yarısından fazlasının güncel tampon regülasyonları gibi yeni güvenlik regülasyanlarına uymadığına dikkat çekilerek, son 20 yılda değişen standartlar hakkında bilgi verdi. TREDER, karayolu taşımacılığında güvenliği merkeze alarak, yollarda yalnızca mevzuata tam uyumlu ve güvenli treylerlerin bulunması gerektiğini vurgulayan Talas, “2025 yılı itibarıyla taşıma yetki belgesi alan firmalara ait yarı römork sayısı 327.061 adet olarak kaydedildi. Arka koruma sisteminin daha dayanıklı olmasını sağlayan yeni tampon regülasyonuna (ECE R58.03) uygun olduğu düşünülen araç sayısı yalnızca 122.825 adet (%37,6). Geriye kalan 204.236 adet (%62,4) yarı römorkun ise hala eski regülasyonların dayanım sınırlarında olduğu düşünülüyor.” şeklinde konuştu. 5 ve 15 yaş üzeri araçlar için neler yapılmalı? Tanver Talas, piyasadaki var olan treylerlerin 5 ve 15 yaş üzeri olarak iki ayrı kategoride değerlendirmesi gerektiğini belirterek derneğin önerilerini ve görüşlerini şöyle aktardı: “5 yaş üzeri araçlar için teknik düzenlemelere uygun hale getirilmeleri ve gerekli denetimlerin artırılması gerekiyor. 15 yaş üzeri araçlar yani ekonomik ömrünü tamamlamış bu araçlar için şehir içi kullanım yasakları gibi kısıtlamalar, ek vergi uygulamaları, şasi için zorunlu Tahribatsız Muayene (NDT) testleri ve genel muayenelerde yapısal bütünlük kontrolleri yapılması gerekiyor.” Yük Güvenliğinde Avrupa standartları şart Sunumda, yük güvenliğinin yalnızca taşınan yükün değil, onu taşıyan treylerin de güvenli olmasıyla sağlanabileceği vurgulandı. TREDER, araç üstyapısının yük taşımaya elverişliliğini denetleyen Avrupa Birliği mevzuatı EU 2014/47 sayılı yönetmeliğin, Türkiye'deki tüm perdeli treylerler için zorunlu hale getirilmesini öneriyor.

Mercedes-Benz Türk’ten Geleceğe Yatırım Haber

Mercedes-Benz Türk’ten Geleceğe Yatırım

Mercedes-Benz Türk, Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda tamamlanan yeni Finiş Binası’nın açılışını gerçekleştirdi. Toplam 16.700 metrekare üretim alanına sahip olan yeni tesis; elektrikli otobüs üretimine hazırlık, kapasite artışı, sürdürülebilir üretim uygulamaları ve esnek üretim kabiliyetleri açısından Mercedes-Benz Türk’ün geleceğe yönelik vizyonunda kritik bir rol üstleniyor. Mevcut kapasitesini tam verimlilikle kullanan Hoşdere Otobüs Fabrikası, bu yeni yatırımla birlikte gelecekte artacak araç çeşitliliğine ve yeni nesil üretim ihtiyaçlarına daha güçlü şekilde yanıt vermeye hazırlanıyor. Daimler Buses CEO‘su ve Mercedes-Benz Türk Yönetim Kurulu Başkanı Till Oberwörder, konuşmasında:” Daimler Buses Hoşdere Otobüs fabrikamız, küresel operasyonlarımızın temel taşlarından biri konumunda. Yeni finiş binası ile bu rolü daha da güçlendiriyoruz. Yeni tesisimiz, artan talebi karşılayabilme yetkinliklerimizi güçlendiriyor; daha yüksek esneklik, daha fazla kapasite ve elektrikli otobüs üretimine giden net bir yol sunuyor. Bu da üretim ağımızın sürekli gelişiminde önemli bir adımı temsil ediyor. Bu başarı, fabrikamız genelinde gösterilen üstün ekip çalışması, özveri ve kararlılığın bir ürünüdür” dedi. Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı ve CEO’su Süer Sülün, açılışta yaptığı konuşmada şunları söyledi: “Türkiye bugün yalnızca iç pazarıyla değil, üretim gücü ve ihracat kapasitesiyle de dünyanın önemli otobüs üretim merkezlerinden biri konumunda bulunuyor. Avrupa’nın en büyük, dünyanın ise dördüncü büyük otobüs üretim ülkesi olan Türkiye’de üretim yapan bir firma olarak üretim, ihracat ve teknoloji alanlarında sektörümüze öncülük etmeye devam ediyoruz. Türkiye bugün gerçek anlamda güçlü bir otobüs üretim ülkesi konumunda bulunuyor ve Mercedes-Benz Türk olarak bu güçlü ekosistemin lideri olmaktan gurur duyuyoruz. Daimler Buses dünyasının en büyük entegre otobüs üretim tesisi olan 422 bin metrekare alanda hizmet veren Hoşdere Otobüs Fabrikamız da bu güçlü yapının en önemli parçalarından biri. Hayata geçirdiğimiz yeni tesisimizle üretim kapasitemizin yüzde 11 oranında artmasına yönelik ilk adımımızı atıyor ve elektrikli üretime geçişin kapısını aralıyoruz. Bu dönüşüm yolculuğunda hedefimiz son derece net; Hoşdere Otobüs Fabrikamızı geleceğin mobilitesine hazır, daha da güçlü ve daha da esnek bir üretim merkezi olarak konumlandırmak.” Mercedes-Benz Türk Otobüs Üretimden Sorumlu İcra Kurulu Üyesi Bülent Acicbe ise “Fabrikamızda 5.000’i aşkın çalışanımızla dünya ve Türkiye için üretim yapıyoruz. Bu üretimimizin yüzde 86’sını dünyanın dört kıtasına ihraç ediyoruz. Bu hepimizin başarısı. Ancak bununla sınırlı kalmıyoruz. Kapasitemizi daha da artırarak güçlü konumumuzu daha da güçlendiriyoruz. Yeni finiş binamızı yalnızca yeni bir bina olarak değil; üretim süreçlerimizi geleceğe hazırlayan stratejik bir dönüşüm adımı olarak değerlendiriyoruz. Toplam 16.700 metrekare üretim alanına sahip olan yeni tesisimiz; artan araç çeşitliliğini çok daha esnek şekilde yönetebilmemize, üretim süreçlerimizi optimize etmemize ve gelecekteki elektrikli otobüs üretim altyapımızı güçlendirmemize katkı sağlayacak. İlk defa bir binayı tamamen üretimin akışları doğrultusunda dizayn ederek verimliliği ve esnekliği üst seviyeye taşıdık, üretimdeki kısıtları tamamen ortadan kaldırdık. Bu yatırımın en önemli özelliklerinden biri de sürdürülebilirlik odağı.Hedeflerimizin ve sürdürülebilir üretim vizyonumuzun yaşayan bir örneği diyebilirim. Yeni tesisimizde kullanılan kuru filtrasyon teknolojisine sahip boya sistemleri sayesinde su tüketimini minimize ediyoruz. Enerji verimliliği sağlayan yeni nesil havalandırma ve iklimlendirme sistemleriyle üretim süreçlerimizin çevresel etkisini azaltıyoruz. Geri dönüştürülmüş su kullanılan modern yıkama sistemleriyle sürdürülebilir üretim yaklaşımımızı destekliyoruz. Yeni Finiş binamızın hayata geçirilmesi ile beraber devam edecek projelerimiz neticesinde 2028 yılında hem içten yanmalı hem de yeni nesil elektrikli araçlarımızı aynı üretim ekosistemi içerisinde çok daha esnek şekilde yönetebileceğimiz yeni bir yapıya geçeceğiz” dedi.

TUROTO, General Motors’un  İkonik Markalarını Türkiye’de  Müşterilerle Buluşturuyor Haber

TUROTO, General Motors’un İkonik Markalarını Türkiye’de Müşterilerle Buluşturuyor

Türkiye otomotiv sektöründe yarım asrı aşkın deneyime sahip TUROTO, General Motors Europe ile gerçekleştirdiği stratejik iş birliği kapsamında hayata geçirdiği resmi General Motors Specialty Vehicles (GMSV) distribütörlük faaliyetini İstanbul’da düzenlenen özel bir lansman etkinliğiyle tanıttı. İstanbul Altunizade’de bulunan The Cube’da gerçekleştirilen etkinliğe, TUROTO CEO’su Turan Mutlu, TUROTO GMSV Yönetici Ortağı Kaan Baral, General Motors Europe Dağıtım Kanalları Müdürü Armando Estevez Elvira ve çok sayıda basın mensubu katıldı. Araç satışı, satış sonrası hizmetler ve uluslararası marka temsilinde 50 yılı aşkın deneyime sahip TUROTO, General Motors’un ikonik ürün gamını Türkiye’ye getiriyor. Bu kapsamda Cadillac Escalade, Chevrolet Silverado, Suburban ve Tahoe ile GMC Yukon ve Sierra modelleri Türkiye pazarında resmi distribütör güvencesiyle sunulacak. Cadillac, Chevrolet ve GMC markalarının Türkiye’deki resmi distribütörü olan TurOto; yetkili satış ve servis ağı, alanında uzman ekipleri, güçlü teknik altyapısı, orijinal yedek parça desteği ve müşteri deneyimine yönelik uzun vadeli yaklaşımıyla faaliyet gösterecek. “Amerika’nın en ikonik araçlarını Türkiye’ye getirdik” Lansmanda konuşan TUROTO CEO’su Turan Mutlu, General Motors Europe ile kurulan iş birliğinin şirketin Türk otomotiv sektöründeki köklü mirasını daha da ileriye taşıyacağını belirtti. Mutlu, “General Motors Europe ile gerçekleştirdiğimiz bu stratejik iş birliği sayesinde Amerika’nın en ikonik araçlarını Türkiye’ye getiriyor olmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Cadillac, Chevrolet ve GMC; Türkiye’deki otomobil tutkunlarının yıllardır hayranlık duyduğu, her biri kendine özgü karaktere sahip markalar. Bizim için bu iş birliği yalnızca güçlü markaları temsil etmekten ibaret değil. Aynı zamanda Amerikan otomobil kültürünü hak ettiği güçlü konuma taşımayı ve müşterilerimizle güvene dayalı, uzun soluklu ilişkiler kurmayı hedefliyoruz.” dedi. “Türkiye, General Motors Europe için önemli bir pazar” General Motors Europe Genel Müdürü Jean-Pierre Diernaz ise şu değerlendirmede bulundu: “Türkiye, güçlü otomotiv kültürü ve premium araçlarla deneyim odaklı müşteri kitlesi sayesinde General Motors Europe için stratejik öneme sahip bir pazar. Cadillac, Chevrolet ve GMC markalarını kalite, hizmet ve müşteri memnuniyetine verdiğimiz önemi yansıtacak şekilde Türkiye’deki müşterilerle buluşturmak üzere köklü ve güvenilir bir iş ortağıyla çalışmaktan mutluluk duyuyoruz.” “Heyecan verici performans, arazi kabiliyeti ve ileri teknoloji artık Türkiye’de” TUROTO GMSV Yönetici Ortağı Kaan Baral da General Motors ürün gamının performans, arazi kabiliyeti, ileri teknoloji ve özgün tasarıma önem veren müşterilere hitap edeceğini belirtti. Baral, şunları söyledi: “Bizim dünyamızda otomobil yalnızca bir ulaşım aracı değildir; kimliğin, tutkunun ve yaşam tarzının bir yansımasıdır. İnsanların kendilerini nasıl gördüğünü ve yolu nasıl deneyimlemek istediğini ifade eder. Türkiye’de bu anlayışı paylaşan ve direksiyon başında gerçekten farklı bir karakter arayan müşterilerle buluşmak için önemli bir fırsat görüyoruz.” “Türk tüketicisi kaliteye ve marka değerine büyük önem veriyor” General Motors Europe Dağıtım Kanalları Müdürü Armando Estevez Elvira ise GM’in ikonik modellerini Türkiye pazarına sunmaktan duyduğu memnuniyeti şu sözlerle dile getirdi: “Türkiye, otomotiv dünyasındaki gelişmeleri yakından takip eden, yeni teknolojileri hızla benimseyen ve farklılaşmaya önem veren benzersiz bir müşteri kitlesine sahip. Araçlarımız; cesur tasarımları, premium duruşları, ileri teknolojileri ve gerçek kullanım kabiliyetleriyle Türkiye’deki müşterilerin beklentilerine güçlü şekilde karşılık veriyor.” Dört şehirde yetkili satış ve servis ağı kuruldu İlk faz kapsamında TUROTO, premium araçlara olan talebin yüksek olduğu şehirlerde güçlü bir satış ve satış sonrası hizmet ağı oluşturdu. Bu yapı kapsamında, İstanbul’da satış ve satış sonrası hizmetler Sofa Mobility tarafından sunulacak. Ankara’da satış ve satış sonrası hizmetler ADL Otomotiv, araç satış faaliyetleri ise Onay Otomotiv tarafından yürütülecek. İzmir ve Konya’da satış ve satış sonrası hizmetler AKF Auto tarafından verilecek. Şirket, pazarın gelişimine ve müşteri talebine paralel olarak hizmet ağını yeni şehirlere genişletmeyi planlıyor. Türkiye’de sunulan ikonik General Motors model ailesi TUROTO tarafından Türkiye’de satışa sunulan Cadillac, Chevrolet ve GMC modelleri; Amerikan lüksünü, güçlü mühendisliği, geniş yaşam alanlarını, dayanıklılığı ve performansı temsil ediyor. Resmi distribütör güvencesiyle sunulan bu özel ürün gamı; tasarım, teknoloji, konfor, kullanım kabiliyeti ve karakteriyle premium otomobil pazarında kendine özgü bir konum oluşturmayı hedefliyor. Cadillac: Escalade Sport Platinum, Escalade Luxury Platinum, Escalade V-Series Amerikan lüksünün en güçlü simgelerinden biri olan Cadillac Escalade ailesi; iddialı tasarımı, geniş iç hacmi, ileri teknolojileri ve üstün konforuyla öne çıkıyor. 6.2 litrelik V8 motorla donatılan Escalade modelleri; premium deri işçiliği, ısıtmalı-soğutmalı-masaj fonksiyonlu ön koltuklar, tam genişlikte dijital ekran teknolojisi ve üst düzey ses sistemi gibi özellikler sunuyor. Geniş yaşam alanı ve yüksek bagaj kapasitesi sayesinde aileler, uzun yol kullanıcıları ve premium SUV müşterileri için güçlü bir seçenek oluşturuyor. Serinin zirvesindeki Escalade V-Series, süperşarjlı V8 motoru, performans odaklı süspansiyon sistemi ve geliştirilmiş fren teknolojisiyle lüks SUV segmentinde olağanüstü performans sunuyor. Executive Second-Row Seating: Özel jet konforu Opsiyonel olarak sunulan Executive Second-Row Seating paketi arka yaşam alanını adeta özel jet veya VIP limuzin konforuna dönüştürüyor. Bu paket kapsamında, bağımsız arka yolcu kontrol sistemi, 14 yönlü ayarlanabilir koltuklar, ısıtma, havalandırma, bel destek ve masaj fonksiyonları, geliştirilmiş premium ses sistemi ve katlanabilir çok amaçlı masalar yer alıyor. Haziran ayı için geçerli olmak üzere Cadillac Escalade Sport Platinium 37.500.000, Cadillac Escalade ESV Sport Platinium 40.000.000 ve Cadillac Escalade V Series de 47.500.000 TL’den alıcılarını bekliyor. Chevrolet: Suburban High Country, Tahoe High Country, Tahoe RST, Silverado High Country, Silverado Heavy Duty Chevrolet ürün gamı; güçlü karakteri, geniş iç hacmi ve fonksiyonelliğiyle Amerikan SUV ve pick-up kültürünü Türkiye’ye taşıyor. Suburban ve Tahoe modelleri; geniş yaşam alanları, zengin donanımları, konfor odaklı sürüş karakteri ve güçlü motor seçenekleriyle özellikle aileler ve premium SUV kullanıcılarına hitap ediyor. High Country donanımlarında, premium deri koltuklar, panoramik cam tavan, gelişmiş multimedya sistemleri, renkli Head-Up Display ve adaptif süspansiyon teknolojisi bulunuyor. Tahoe RST ise sportif tasarım detayları, siyah dış tasarım unsurları ve özel iç mekân dokunuşlarıyla daha dinamik bir karakter sunuyor. Silverado High Country ve Silverado Heavy Duty ise sağlam şasi yapıları, yüksek çekme kapasiteleri ve çok yönlü kullanım özellikleriyle hem günlük kullanım hem de zorlu iş koşulları için geliştirildi. Haziran ayı için geçerli olmak üzere Chevrolet Tahoe RST 19.900.000, Chevrolet Tahoe High Country 23.000.000, Chevrolet Suburban High Country ise 25.500.000 TL anahtar teslim fiyatları ile satışa sunuldu. GMC: Yukon Denali ve Sierra Denali Denali serisi; güçlü duruşu, özgün ön tasarımı, kaliteli iç mekânı ve ileri sürüş teknolojileriyle GMC’nin lüks anlayışını temsil ediyor. Yukon Denali geniş iç hacmi, konfor odaklı sürüşü, çevre görüş sistemleri ve zengin donanımıyla tam boy lüks SUV segmentinde güçlü bir alternatif sunuyor. Sierra Denali ise gelişmiş yükleme çözümleri, çok fonksiyonlu bagaj kapağı ve güçlü motor seçenekleriyle lüks, dayanıklılık ve fonksiyonelliği aynı potada buluşturuyor.

Türkiye İçin Geliştirildi, Bursa'da Üretildi: Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor Haber

Türkiye İçin Geliştirildi, Bursa'da Üretildi: Yeni Renault Boreal Yollara Çıkıyor

Renault’nun Türkiye’de üretilen yeni C segmenti SUV modeli Renault Boreal, Türkiye’de satışa sunuluyor. OYAK ve Renault tarafından açıklanan 400 milyon Euro’luk yatırım kararının önemli adımlarından biri olan Boreal hem Türkiye ekonomisine hem de otomotiv sektörüne önemli katkılar sunacak yeni bir dönemin başlangıcını temsil ediyor. MAİS A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu “Renault Boreal, OYAK ve Renault Group iş birliğinin ortaya koyduğu güçlü vizyonu ve Türkiye’nin otomotiv üretimindeki stratejik konumunu net biçimde yansıtan çok değerli bir proje. Boreal’i yalnızca “Türkiye’de üretilen” bir model olarak değil, aynı zamanda “Türkiye için tasarlanan ve Türk kullanıcıların ihtiyaçlarına göre geliştirilen” bir model olarak konumlandırıyoruz. Türkiye’nin en büyük segmenti olan ve hızla büyüyen C-SUV segmentinde; güçlü ve iddialı tasarımı, geniş ve ferah yaşam alanı, ileri teknolojileri ve verimli motor seçenekleriyle Renault Boreal’in segmentinde dengeleri değiştirecek bir model olacağına inanıyoruz. Bu güçlü potansiyeline olan güvenimizle, Renault Boreal’in 2027 yılında Türkiye’nin en çok satan otomobili olmasını hedefliyoruz. Bugün Clio, Megane Sedan ve Duster ile Türkiye'nin en güçlü yerli ürün gamlarından birine sahibiz. Bursa'da üreteceğimiz Renault Boreal’in de bu başarı hikayesine katılmasıyla birlikte dört yerli modelden oluşan ürün gamımızı daha da güçlendirecek, pazardaki liderliğimizi daha da ileriye taşıyacağız. Türkiye’de %40’ın üzerinde yerli katkı oranıyla üretilecek olan Renault Boreal, bu sayede ÖTV muafiyetinden yararlanabilecek. Modelin, uzun süredir bu segmentte yeni bir model bekleyen müşterilerimiz için önemli bir alternatif oluşturacağını düşünüyoruz. Sunduğu yüksek teknoloji, üstün konfor ve geniş yaşam alanıyla Renault Boreal’in, ÖTV muafiyetinden yararlanan kullanıcılar tarafından da yoğun ilgi göreceğine inanıyoruz. Renault Boreal için sunduğumuz 7 yıl veya 160.000 kilometreye kadar garanti kapsamıyla müşterilerimize yalnızca yeni bir otomobil değil, uzun yıllar güvenle kullanabilecekleri kapsamlı bir sahiplik deneyimi de sunuyoruz. OYAK ve Renault Group’unun güçlü ortaklığıyla hayata geçirilen bu projenin, ülkemizin otomotiv sanayisine, ihracatına ve ekonomik gelişimine uzun vadeli katkılar sunacak bir başarı hikayesi olacağına inanıyoruz.” Renault Group Türkiye CEO’su Lionel Jaillet “Boreal’i Türkiye pazarına sunmaktan büyük bir gurur duyuyoruz. Bu model, yıllar süren adanmışlığın, titiz çalışmaların ve sarsılmaz kararlılığın somut bir yansımasını ortaya koyuyor. Elde edilen bu başarı; Renault Group’un uluslararası ekipleri arasındaki güçlü koordinasyonu, yakın iş birliğini ve üstün çabayı gözler önüne seriyor. Boreal, yalnızca yeni bir model olmanın ötesinde, ortak hedeflerimizin ve kolektif uzmanlığımızın güçlü bir ifadesini temsil ediyor. Yoğun rekabetin yaşandığı C-SUV segmentinde Boreal, kendine özgü nitelikleriyle belirgin bir şekilde farklılaşıyor. Geniş ve rafine iç mekânı, iddialı dış tasarımı, ileri teknoloji E-Tech full hybrid motoru ve Google entegreli, bağlantılı OpenR Link multimedya sistemiyle Türk kullanıcılarının beklentilerine eksiksiz bir yanıt veriyor. Ürün özelliklerinin ötesinde Boreal, aynı zamanda stratejik bir dönüm noktasını temsil ediyor. Bursa’daki Oyak Renault kampüsümüzde üretilecek olması hem iç pazardaki talebi destekleyecek hem de ihracat hedeflerimize katkı sağlayarak Türkiye’nin küresel otomotiv ekosistemindeki konumunu daha da güçlendirecek. SUV segmentinde Duster ile yakalanan güçlü ivmenin üzerine inşa edilen Boreal, bu başarıyı C segmentine taşıyarak bir üst seviyeye çıkarıyor. Aynı zamanda Renault Group’un uluslararası stratejik planını tutarlı bir şekilde hayata geçirme ve vizyonunu somut sonuçlara dönüştürme yetkinliğini de açıkça ortaya koyuyor. Değerli ortağımız OYAK ile, yerel yetkinliklerimizi geliştirmeye, ekiplerimizi güçlendirmeye ve Türkiye otomotiv ekosisteminin sürdürülebilir gelişimine katkı sağlamaya kararlılıkla devam ediyoruz.” Türkiye, Renault’nun küresel üretim ağında stratejik rolünü güçlendiriyor Bursa’da üretilen Megane Sedan ve Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilen Clio ve Duster’ın ardından Renault Boreal’in de yerli üretim portföyüne katılması, Türkiye’nin yüksek katma değerli araç üretimindeki rolünü daha da güçlendirirken, Renault’nun küresel büyüme planındaki stratejik önemini de ortaya koyuyor. Renault, özellikle C ve D segmentlerindeki varlığını güçlendirmeyi hedeflerken, Türkiye bu stratejinin önemli üretim merkezlerinden biri olarak konumlanıyor. Boreal’in üretimiyle birlikte OYAK Renault Bursa Fabrikaları, modelin uluslararası pazarlara ihracatıyla hem iç pazar hem de ihracat operasyonlarındaki rolünü daha da güçlendiriyor. SUV modellerin toplam pazardaki ağırlığının her geçen gün arttığı Türkiye’de Renault Boreal, markanın C segmentindeki iddiasını güçlendiren önemli modellerden biri olarak öne çıkıyor. Renault, Türkiye’deki üretim gücünü uluslararası ölçekte büyüme hedefleriyle birleştirerek Boreal’i global başarı hikâyesinin önemli parçalarından biri olarak konumlandırıyor. Güçlü, zarif ve dikkat çekici SUV tasarımı Renault Boreal heybetli gövde yapısı, keskin omuz çizgileri, güçlü ön tasarımı ve modern ışık imzası modelin güçlü duruşunu ilk bakışta hissettiriyor. 4,56 metre uzunluğu ve 2,70 metre aks mesafesiyle Renault Boreal, C segmenti ortalamalarının üzerine çıkan ve D segmentini çağrıştıran boyutlarıyla dikkat çekiyor. Geniş iç yaşam alanı ve 630 litreye varan bagaj hacmiyle segmentinde fark yaratıyor. Gövde rengi ön ızgara, yeni “Nouvel’R” logosu, ince LED far tasarımı ve Niagara konseptinden ilham alan ışık imzası aracın modern karakterini vurguluyor. Yan profilde dikkat çeken güçlü çamurluk yapısı ve akıcı tavan çizgisi, Boreal’in hem şehir içinde hem uzun yol kullanımında premium algısını güçlendiriyor. 19 inç elmas kesim alaşım jantlar, siyah tavan, elektrikli açılır panoramik cam tavan ise modele üst segment bir nitelik kazandırıyor. Teknoloji ve konfor odaklı yaşam alanı Renault Boreal’in iç mekanı, dijital teknolojiler ve konforu bir araya getiren modern ve ferah bir yaşam alanı sunuyor. Ergonomik tasarım anlayışıyla şekillendirilen kokpit, sürücü odaklı yapısı ve geniş ekran teknolojileriyle dikkat çekiyor. Modelde 10 inç dijital gösterge ekranı ve 10 inç merkezi openR link multimedya ekranı birlikte sunuluyor. Ergonomik yerleşim sayesinde sürücünün dikkati yolda kalırken, bağlantılı teknolojilere erişim kolaylaşıyor. Çok işlevli direksiyon simidi arkasında bulunan vites seçici kulakçıklar iç mekandaki modern atmosferi destekliyor. 48 farklı renk seçeneğine sahip ambiyans aydınlatması, Multi-Sense sürüş modlarına göre otomatik olarak değişebiliyor. İç mekanda kullanılan yumuşak dokulu yüzeyler, lazer işlemeli dekoratif detaylar ve kontrast dikişli koltuklar yüksek kalite algısını güçlendiriyor. Türkiye pazarı için özel olarak sunulan gri tonlu perfore döşeme seçeneği, Boreal’in modern karakterine farklı bir imza katıyor. Elektrikli ön koltuklar, hafızalı ve masaj fonksiyonlu sürücü koltuğu, çift bölgeli otomatik klima, soğutmalı kablosuz şarj ünitesi ve geniş saklama alanları günlük kullanımı daha konforlu hale getiriyor. Arka koltuklarda sunulan havalandırma kanalları, USB-C girişleri, arka kol dayama ve Easy Break arka koltuk katlama sistemi de aile kullanımını destekleyen detaylar arasında yer alıyor. 630 litreye varan bagaj hacmi, arka koltuklar yatırıldığında 1.868 litreye kadar ulaşıyor. Düşük yükleme eşiği ise kullanım kolaylığı sağlıyor. Google entegre bağlantılı sürüş deneyimi Bağlantılı araç teknolojilerinde öncü markalardan biri olan Renault, yeni Boreal modeliyle de gelişmiş dijital ekosistem ve bağlantılı sürüş özelliklerini kullanıcılarla buluşturuyor openR link multimedya sistemi sayesinde kullanıcılar Google Haritalar, Google Asistan ve Google Play uygulamalarına doğrudan erişebiliyor, evlerindeki Google Home entegrasyonuna uygun akıllı cihazlarını yönetebiliyor. Gerçek zamanlı trafik bilgileri, sesli komut sistemi ve kişiselleştirilmiş dijital deneyim, Boreal’i günlük yaşamın doğal bir uzantısına dönüştürüyor. Youtube, Spotify, Prime Video, HBO Max, Waze ve Vivaldi gibi popüler uygulamalar sistem içerisinde kullanılabiliyor. Uzaktan OTA güncelleme altyapısı sayesinde bilgi-eğlence sistemi ve sürüş destek teknolojileri sürekli güncel kalabiliyor. My Renault uygulaması üzerinden kullanıcılar araçlarının kornasını ve ışıklarını uzaktan etkinleştirebiliyor ve araç konumunu görüntüleyebiliyor. Renault Boreal’de ayrıca Jean-Michel Jarre iş birliğiyle geliştirilen Harman Kardon premium ses sistemi de yer alıyor. On hoparlörlü ve 435 Watt gücündeki sistem; Stüdyo, Konser, Kulüp ve Salon dahil olmak üzere farklı ses atmosferleriyle sürükleyici bir deneyim sunuyor. Gelişmiş sürüş destek sistemleri Renault Boreal, aktif güvenlik ve sürüş destek sistemleri konusunda segmentinin en kapsamlı modellerinden biri olarak konumlanıyor. Modelde versiyona ve donanım seviyesine bağlı olarak 25 adede kadar gelişmiş ADAS teknolojisi sunuluyor. Şerit Takip Asistanı, Kör Nokta Uyarı Sistemi, Güvenli Çıkış Asistanı, Arka Çapraz Trafik Uyarısı ve Acil Duruş Asistanı gibi teknolojiler sürüş güvenliğini artırıyor. Seviye 2 otonom sürüş desteği sunan Aktif Sürüş Yardımı sistemi; dur & kalk özellikli adaptif hız sabitleyici ve şerit ortalama fonksiyonunu bir araya getirerek yoğun trafikte sürüşü daha konforlu hale getiriyor. Eller Serbest Park Sistemi ve 360 derece çevre görüş kamerası sayesinde araç paralel veya dikey park manevralarını sürücü müdahalesi olmadan gerçekleştirebiliyor. Full LED far teknolojisi ise gece sürüşlerinde görüş kalitesini artırırken diğer sürücüler için göz kamaşmasını azaltıyor. Verimli motor seçenekleri ve EDC otomatik şanzıman Renault Boreal performans, verimlilik ve sürüş konforunu bir araya getiren full hybrid E-Tech 160 hp, 1.3 turbo TCe EDC 145 hp ve hybrid E-Tech 4x4 150 hp motor seçenekleriyle geliştirildi. Boreal, Türkiye’de lansman döneminde full hybrid E-Tech 160 hp ve turbo TCe EDC 145 hp motor seçenekleriyle satışa sunuluyor. 2026 yılının son çeyreğinde sunulan motor seçeneklerine hybrid E-Tech 4x4 150 hp versiyonu da eklenecek ve müşteri beklentileriyle buluşacak. 1.3 turbo TCe EDC 145 hp benzinli motor ve 6 ileri ıslak çift kavramalı (EDC) motor seçeneği ise performans ve sürüş konforunu dengeli bir şekilde bir araya getiriyor. Bu versiyon, WLTP normlarına göre 149 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 6,6 L/100 km karma yakıt tüketimi değerlerine sahip. Renault Boreal full hybrid E-Tech 160 hp versiyonu ise özellikle verimlilik odaklı bir sürüş deneyimi sunuyor. Sisteminin kalbinde, Türkiye’de Oyak Horse tarafından Bursa’da üretilen ve dünyaya ihraç edilen HR18 kodlu hibrit motoru yer alıyor. Şehir içinde yüzde 80’e kadar elektrikli sürüş gerçekleştirebilen sistem, 110 km/s hıza kadar elektrikli sürüş imkanı sağlayabiliyor. Çok modlu otomatik şanzımanla sunulan model, WLTP normlarına göre 108 g/km karma CO₂ emisyon değeri ve 4,8 L/100 km karma yakıt tüketimiyle dikkat çekiyor. Multi-Sense sürüş sistemi; Eco, Comfort, Sport ve Perso modlarının yanında yeni Smart Mod seçeneğiyle geliyor. Sistem; direksiyon sertliği, motor tepkisi, ambiyans aydınlatması ve ses atmosferini sürüş koşullarına göre otomatik olarak adapte edebiliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.