Hava Durumu

#Teknoloji

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Teknoloji haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Teknoloji haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü Haber

Kâmil Koç'ta Yolcu Deneyimi : 100 Yıllık Bir Güven Kültürü

İlk Göz Ağrım Kâmil Koç Kasım 1994’te, Ankara'da doğdum.1999 yılında Bursa'ya taşındık. İlkokul, ortaokul ve üniversite eğitimimin tamamı Bursa'da geçti. Bursa'ya taşınma sebebimiz tayindi. Ailem memur olduğu için Ankara'dan Bursa'ya geldik. 1999 yılından beri Bursa'dayız ve tüm eğitim hayatım burada geçti. Daha önce farklı bir sektörde veya firmada çalışmadım. İlk iş yerim Kamil Koç oldu, ilk göz ağrım.2012 yılında Kâmil Koç'a girdim. Dedem de eski otobüsçüydü. Küçükken dedemin evine gittiğimde, evinin önünde hep bir Kâmil Koç otobüsü olurdu. Dedem de şehirler arası taşımacılık yapıyordu, Kâmil Koç'un sözleşmeli iş ortağıydı o zamanlar. Üniversite eğitimim sırasında Kamil Koç’ta çalışmaya başladım. O zaman da yolcu ilişkileri departmanında çalışıyordum. Sonrasında süreçlere hâkim oldukça yavaş yavaş yönetici pozisyonuna geçtim. Üniversitede farklı bir bölümde eğitim aldım ama o günün şartları beni yolcu ilişkileri departmanına yönlendirdi. Daha sonra gizli müşteri bölümüne geçtim. 1,5-2 yıl boyunca Kâmil Koç'ta gizli müşteri takım liderliği yaptım. Sonrasında raporlama yöneticisi, yolcu ilişkileri yöneticisi ve müdürü oldum. Şu an yolcu ilişkileri süreçlerinden sorumluyum. Artık Süreci Farklı Yönetiyoruz Benim başladığım Yolcu ilişkileri departmanında da temelde şu an yaptığımız işin aynısını yapıyorduk ancak süreç çok daha manueldi. Dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için müşteri deneyiminin kalitesini kendi maaşlı personellerimizin yaptığı gizli yolculuklar aracılığıyla ölçüyordu. Türkiye'nin her yerine çalışma arkadaşlarımızın seyahat etmelerini sağlayarak mümkün olan en fazla veriyi toplamaya çalışıyorduk. O dönemde dijital imkanlar bu kadar geniş olmadığı için yolcularımızdan bu kadar hızlı ve fazla geri bildirim alamadığımız için bu yolla bir oto kontrol mekanizması geliştirmiştik. Fakat artık bu tip bir iş modeline ihtiyaç yok. Süreci dijital olarak çok daha hızlı ve tutarlı şekilde yönetebiliyoruz. O zamanlar maliyetliydi, yavaştı ve toplayabileceğimiz veri kısıtlıydı. Artık aylık 40 binden fazla müşteri geribildirimi topluyor ve analiz ediyoruz. Pandemiyle birlikte bu departmanı kapattık, buradaki yüksek bilgi birikimine sahip arkadaşlarımızı sahadan ofise çektik ve süreci yepyeni bir bakış açısıyla yeniden ele aldık. Şikayetleri Yolcudan Önce Tespit Ediyoruz Öncelikle yenilenen teknoloji ve toplayabildiğimiz büyük veri sayesinde artık oluşabilecek olumsuzlukları önceden tespit edip önlem alabiliyoruz. Sektördeki en kurumsal firmayız, yolcu deneyimini en iyi seviyeye getirmek için çeşitli departmanlarda uzman personeller ile destek hizmetler veriyoruz: kalite kontrol, operasyon merkezi, trafik kontrol, çağrı merkezi… Bunlara ek olarak yolcu ile birebir çalışan host ve hostes arkadaşlarımız da çok kapsamlı bir oryantasyon sürecinden geçerek işe başlıyorlar. Bu sürecin sonunda da her biri ile anlık iletişim kurarak yolculuktan önce ve yolculuk sırasında oluşabilecek olumsuz durumlara müdahale ediyor, başarılı performanslarını da takdir ediyoruz. Tabi siz ne kadar önlem alsanız da yolculuk dinamik bir süreç. Her an her şey olabiliyor. Bizim bu konudaki tavrımız hiçbir olumsuzluğun ikincisini yaşatmamak üzerine. Amacımız tabi ki tüm olumsuzlukları sıfırlamak. Ancak olurda yolcumuz bir olumsuzluk yaşarsa personelimiz bunu hemen tespit edip düzeltilmesi için gerekli adımları atar. Böylece aynı sorun tekrar yaşanmaz. Dijitalleşmeye Uyum Sağladık Yukarıda da bahsettiğim gibi süreçlerimizi ciddi oranda dijitalleştirdik fakat bu geçiş ne kadar büyük olsa da sancılı olmadı. Pandemi, tüm sektörlerde dijitalleşmeyi hızlandırdı. Biz de bu trende global ortağımız Flix'in teknolojik yapısından faydalanarak hemen uyum sağladık. Flix ile birlikte dijital hizmetlerimizi global standartlarında üzerine taşıdık. Örnek vermek gerekirse driver app, filo takip, rötar takip, kalite kontrol, yolcu geri bildirim analizi, iç süreçlerdeki geliştirmeler ilk aklıma gelenler. Dijitale geçişte kontrol mekanizmaları da değişti. Artık insana bağlı kontrol yok, her şeyi yazılım üzerinden takip ediyoruz. Yolcu bildirimlerini tüm platformlardan topluyoruz. Topladığımı geri bildirimler bizim için en önemli veri kaynağıydı ancak sınırlıydı. Şimdi ulaşılabilirliği artırdık, kanalları genişlettik: WhatsApp, online forum vb. platformlar, sosyal medya, çağrı merkezi, e-posta. Bu genişlikte veriyi oraya birilerini göndererek toplayamazsınız. Şimdi Kamil Koç otobüsünün olduğu her yerden bildirim alabiliyoruz. Milyonlarca yolcu taşıdığımız için, anlık ulaşılabilirlik sayesinde olumlu/olumsuz her şeyi aktarıyorlar. Yukarıda da dediğim gibi biz de bunları dikkate alıp her an gelişiyoruz. Yolcu Her Zaman Haklıdır Yolcunun beklentisi, A noktasından B noktasına güvenli, taahhüt edildiği şekilde ve zamanda, rahatça ulaşmaktır. Kamil Koç’ta olaya bütüncül yaklaşarak yolcunun seyahat etmeye karar verdiği andan gideceği yere ulaştığı ana kadar tüm süreçlerimizi yolcu memnuniyetine göre düzenleriz. Yolcu ne söylerse haklıdır, çünkü subjektiftir. Somut verilerle yolcunun söylediği birbirini tutmuyor mu bunun bir önemi yok yolcu ne diyorsa %100 doğrudur. Örneğin yolcu güzergahta 3 ikram bekliyorken bizim standardımız o güzergahta 2 ikram yapılmasıysa ve buna göre ikram yapılmışsa anında 3. bir ikram daha yaparız. Biz yolcuyla birebir temas noktasındayız. 100 yıldır tüm Türkiye’yi iyi günde kötü günde gideceği yere ulaştırıyoruz. Bu söylerken kolay ama düşünün; düğüne giden, çocuğunun torununun doğumuna giden, ilk kez üniversiteye giden, ya da cenazeye giden… Biz 100 yıldır tüm bu duygulara ortağız. Ve duygusal tarafı bu kadar çeşitli ve yoğun olan bir sektörde tabi ki yolcu %100 haklıdır. Onlar talep eder biz karşılarız… Tabi ki aksaklıklar olabilir olacak da ama Kamil Koç olarak biz 100 yıldır hizmetimizin arkasındayız. Yolcumuz da bunu takdir ediyor ve bizi tercih ediyor. Gelen Tüm Geri Bildirimleri İnceliyoruz Kamil Koç Müşteri İlişkileri Departmanı’nda bizim tüm süreçlerimiz hazır: Hangi durumda kim ne yapacak hepsi en ince ayrıntısına kadar belirlenmiş durumda. Bizde hiçbir talep boş geçilmez. Bununla ilgili bir süreç kurgumuz varsa anında işletmeye başlarız, diyelim ki öyle bir durumla ilk kez karşılaştık onu da öğrenerek hemen olası süreçlerimize dahil ederiz. Yolcu başvurarak bize talebini ilettiği ilk anda işleme başlarız. Genelde işlemin başlamasından itibaren maksimum 15 dakikada ilgili talebi karşılamış oluruz. Kategoriye göre zaman zaman tabi ki değişiklik gösteriyor ancak ortalama talep karşılama süremiz 10-15 dakika. Peki bu nasıl mümkün oluyor? 30 kişilik ekibimizle yolcularımıza 24 saat hizmet veriyoruz, otogarlardaki ofislerimizde yolcularımızla yüz yüze görüşme imkânımız oluyor. Bazı vakalarda bu şekilde yerinde müdahale etme şansımız da oluyor. Tüm bu geri bildirimlerin ışığında kendini sürekli geliştiren bir ekibiz. Bu sinerji de her şeye hazırlıklı olmamızı sağlıyor. Personellerimiz Adaptasyon Sorunu Yaşamıyor Personellerimiz işe başlama önce şirket içinde ve dışında yaptığımız eğitimleri alıyorlar. Buna ek olarak çok kapsamlı bir oryantasyon sürecine tabi oluyorlar. Yaklaşık 2-3 aylık bu süreçler tamamlandıktan sonra tamamen hazır olduklarına işe başlıyorlar. Biz de bu süreçte işlerini her zaman kolaylaştırıyoruz: Zaten yukarıda da söylediğim gibi bizim tüm süreçlerimiz hazır. İstanbul, Adana veya başka yerde olsa bile, onaylı dokümanlar, senaryolar ve bu senaryolar gerçekleştiğinde alınacak aksiyonlar aynı. Sadece heyecan ve ifade kısmını zamana bırakıyoruz. Büyün bunlar, Flix'in dijital alt yapısı ve kendi senaryo hazırlığımız sayesinde. Herkes neyle karşılaşacağını bilir, böylece adaptasyon sorunu olmaz. Yolcuların Bilinç Düzeyi Artmış Durumda Yolcularımız çoğu zaman kanalları düzgün kullanıyorlar. Halkın bilinç ve teknoloji kullanım seviyesi sürekli daha iyiye gidiyor. Süreçlerimiz 70 yaşındaki amca/teyze için de, 15 yaşındaki genç için de uygun. Her kesim için ulaşılabiliriz. Bu, geri bildirimleri artırıyor; olumlu yönleri geliştirip olumsuzları azaltıyoruz, yolcu deneyimini iyileştiriyoruz. Tek Amacımız Yolcunun Memnuniyetini Sağlamak Bölgeler, diğer departmanlar ve iş ortaklarıyla sürekli iletişimdeyiz. Geri bildirim iyileştirmesinde onlara da ihtiyaç duyuyoruz: kabin hizmetleri, kalite kontrol, otobüs işletenler, bilet satış, bölge müdürleri. Her gün iç içeyiz. Olumsuzluğu ikinciye yaşatmamak, mağduriyeti gidermek için şirketimizin tüm imkanlarını istediğimiz ölçekte kullanabiliyoruz. Bu da başta CEO ve İcra Kurulu’muz olmak üzere tüm yöneticilerimizin aynı vizyon ve bakış açısını paylaşmasıyla oluyor. Her biri her zaman arkamızdalar. Bu tip bir hizmet anlayışı ve süreç takibi ancak Kamil Koç ölçeğinde şirketlerde sağlanabilir. Ekibimiz hem çok büyük hem de çok tecrübeli. Yıllardır birlikte çalışma kültürünün getirdiği sinerji ile yol arkadaşlarımıza başka hiçbir yerde bulamayacakları bu iletişim ve ulaşılabilirlik imkanını sağlıyoruz. Bu birlikte çalıştığımız partnerlerimiz için de çok büyük bir avantaj. Bizim için sözleşmeli ya da değil üzerinde Kamil Koç logosu olan tüm araçlar ve bu araçlarda seyahat eden her yolcu birbirine eşittir. Bu yaklaşım sayesinde partnerlerimizin de içi her zaman çok rahat ediyor. Şeffaf Bilgilendirme Sistemi Yolcuda Güven Yaratıyor Eskiden yolcular sadece zamanında gitmek istiyordu. Şimdi bilgilendirilmek, sürece dahil olmak, şeffaflık istiyor. Biliyorsunuz aracımız trafikte kalabiliyor, yol durumuna göre birkaç dakikalık gecikmeler olabiliyor. Bu gibi durumlarda hemen yolcumuzu sms ile bilgilendiriyoruz. Sms’teki linkten araçlarının konumunu anlık olarak takip edebiliyorlar. Olası bir uzun gecikmede ise çok daha önceden bilgilendiriyoruz ve canlı konum gönderiyoruz ki yolcumuzun vaktini çalmayalım. Bu yaklaşım sayesinde yolcumuzun da mağduriyetini en aza indirmiş oluyoruz. Yolcumuz kendini değerli hissediyor. Kamil Koç’ta yolcu, yol arkadaşı demek. 100 yıldır bu yaklaşımla kültürümüzün en temel yapıtaşlarından misafirperverlikle tüm Türkiye’ye yol arkadaşlığı yapıyor, onları araçlarımızda ağırlıyoruz. Buna paralel olarak arkadaşlarımızı bekletmiyor, gecikirsek de haber verip bilgilendiriyoruz. Her türlü aksaklıkta aynı sosyal hayatta arkadaşlık ilişkilerimizde olduğu gibi çözümler sunuyoruz, olası mağduriyetlerini en aza indiriyoruz. Onlarla iletişim kurarak şeffaf bir şekilde bizimle birlikte konuya hâkim olmalarını sağlıyoruz. İşte bu yüzden 100 yıldır onlar da bize güveniyorlar. Teveccüh gösteriyorlar. Nitekim bugün Kamil Koç Türkiye’nin 100 yaşına ulaşmış nadir şirketlerinden biri, çok kıymetli bir değeri ve karayolu seyahati dendiğinde akla ilk gelen markası. Tüm yol arkadaşlarımıza teşekkür ederiz.

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde  HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi Haber

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceği Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ulaşımda dijitalleşme ve güvenlik adına önemli bir adım daha attı. Bu teknoloji sayesinde ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları, trafik akışını kesintiye uğratmadan, araçlar seyir halindeyken ölçülebilecek. Proje ile ağır taşıtlar durdurulmadan denetlenebilecek, bu sayede trafik akışında kesintiler yaşanmasının önüne geçilecek. Ani duruşlar ve kuyruklanmaların azalmasıyla sürücü ve yolcu güvenliği artırılırken, aşırı yük taşıyan araçların erken aşamada tespit edilmesi yol üstyapısında meydana gelen bozulmaları azaltacak ve bakım-onarım maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayacak. İmzalanan anlaşma hakkında bir değerlendirme yapan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Genel Müdürü Alper Akar “Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceğimiz Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları trafikte herhangi bir duraksamaya gerek kalmadan ölçülebilecek. Bu sistem sayesinde hem yol altyapısının korunmasına hem de güvenli ve sürdürülebilir ulaşımın desteklenmesine yönelik önemli bir adım daha atıyoruz. Fizibilite, kurulum, entegrasyon ve test süreçlerinin ardından sahada aktif olarak devreye alınacak bu teknoloji; Intetra ve alanında uzman teknik ekiplerimizle yürütülen güçlü iş birliklerinin bir sonucu olarak, veri odaklı ve yenilikçi altyapı çözümlerimize önemli katkı sağlayacak.” dedi. Intetra CEO’su Muhammed Alyürük ise proje ile ilgili şu açıklamalarında bulundu: Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi ülkemizin en önemli geçiş noktalarından birinde, köprünün işletmesini başarıyla yürüten ICA ile birlikte çok değerli bir projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) projemiz kapsamında; köprünün hem Avrupa–Asya hem de Asya–Avrupa yönlerindeki girişlerinde, araçların ağırlıkları durmaksızın ve yüksek hızda ölçümlenebilecek. Bu proje, Türkiye’deki ilk örnek uygulamalardan biri olmasının yanı sıra, akıllı ulaşım sistemleri alanında ülkemizin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da son derece gurur verici. Intetra olarak; akıllı ulaşım sistemlerine yön veren projelerde yer almaktan, teknolojimizi dünyanın en özel mühendislik yapılarından birine entegre etmekten ve geleceğin ulaşım altyapısına katkı sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Yakıt tüketimi ve emisyon değerlerini düşürerek çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak olan bu proje, akıllı ulaşım sistemleri için güçlü bir veri altyapısı oluşturuyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ndeki bu uygulama, modern ve adil denetim politikalarının Türkiye'deki en önemli örneklerinden biri olarak konumlanıyor.

Ford Otosan’ın Gelecek Hayalim Zirvesi 16 Aralık’ta Gerçekleşiyor Haber

Ford Otosan’ın Gelecek Hayalim Zirvesi 16 Aralık’ta Gerçekleşiyor

Türkiye’nin lider sanayi kuruluşlarından Ford Otosan, Vehbi Koç Vakfı katkılarıyla hayata geçirdiği Gelecek Hayalim projesi kapsamında, kadınların teknoloji ve inovasyon alanlarında güçlenmesine yönelik çalışmalarını sürdürüyor. Mart 2024’te başlatılan Gelecek Hayalim projesi; üniversite öğrencileri, yeni mezunlar, çalışan kadınlar ve iş hayatına ara vermiş kadınlara yönelik eğitim, mentorluk ve kariyer destekleri sunarken, kadınların STEM (Bilim, Teknoloji, Ekonomi ve Matematik) alanlarında daha aktif ve görünür olmalarını hedefliyor. Proje bugüne kadar 45 binden fazla kadına ulaşırken, 2026’ya kadar 100 bin kadının STEM’de güçlenmesine katkı sağlamayı amaçlıyor. Bu hedef doğrultusunda, “Kariyerin Ötesinde, Eşitlik Yolunda” temasıyla düzenlenecek Gelecek Hayalim Zirvesi, bu yıl ikinci kez 16 Aralık 2024 Salı günü 14.00–16.00 saatleri arasında çevrimiçi olarak gerçekleştirilecek. Mikado Impact yürütücülüğünde ve Coderspace desteğiyle hayata geçecek zirve; kariyerini yeniden tasarlamak, geleceğin yetkinliklerini anlamak ve eşitlik odağında ilham almak isteyen katılımcılar için kapsamlı bir buluşma alanı sunacak. Geleceğin Kariyerleri “Gelecek Hayalim Zirvesi”nde Konuşulacak Zirve programında; dönüşen iş dünyasında STEM rollerinin geleceği, genç yetenekler için kariyer ve kişisel marka stratejileri, teknoloji odaklı girişimcilik trendleri ve yeni nesil beceriler ele alınacak. Ford Otosan liderleri ve iş dünyasında başarılarıyla öne çıkan yöneticiler, kendi deneyimlerini ve içgörülerini katılımcılarla paylaşacak. Çevrimiçi olarak düzenlenecek Gelecek Hayalim Zirvesi, teknoloji ve inovasyon dünyasında kariyer yolunu güçlendirmek isteyen herkesin katılımına açık olacak. Tarih: 16 Aralık 2024 Saat: 14.00–16.00 Yer: Online Kayıt için tıkla ! Zirve Programından Öne Çıkanlar 14:15 – 14:35 - Ford Otosan İK ve Dönüşüm Lideri Osman Özdemir, “Geleceğin İş Dünyasında STEM Rolleri ve Yeteneğin Evrimi” başlıklı keynote konuşmasında, teknolojinin kariyerleri nasıl dönüştürdüğünü ve genç yetenekleri nelerin beklediğini ele alacak. 14:45 – 15:20 - “STEM’de Geleceğini Tasarla: Kişisel Marka & Kariyer Stratejisi” panelinde, Ford Otosan Kültür & İnsan Deneyimi Lideri Gülçin Haktanır ve Türk Traktör Endüstri İlişkileri & Çalışan Operasyonları Ürün Sahibi Pınar Işık Yılmaz; genç yeteneklere kariyer yönelimi ve kişisel marka oluşturma konusunda pratik içgörüler sunulacak. 15:20 – 16:00 Teknoloji ve girişimcilik odağındaki panelde ise, Driventure Lideri İlknur İlkyaz Gül, Ford Otosan Akıllı Hareketlilik ve Büyüme Lideri Erhan Köseoğlu ve Ford Otosan Araç Donanım Lideri Canalp Gündoğdu tarafından yeni nesil iş fikirleri, girişimcilik trendleri ve büyüme fırsatları masaya yatırılacak.

Otokar'a "Ortak Yarınlar" Programından  Prestijli Ödül Haber

Otokar'a "Ortak Yarınlar" Programından Prestijli Ödül

Koç Topluluğu şirketlerinden Otokar'ın SATSO Motorlu Araçlar Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile hayata geçirdiği "Otokar ile Güçlü Yarınlar" projesi, Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu'nun (TİSK) düzenlediği Ortak Yarınlar Ödül Programı'nda "İşimizin Yarını" kategorisinde ödüle layık görüldü. Ankara ATO Congresium'da gerçekleştirilen tören Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Vedat Işıkhan'ın katılımıyla gerçekleşti. İLK YILINDA 550 ÖĞRENCİNİN GELECEĞİNE DEĞER KATTI Geçen yıl başlatılan ve ilk yılında 550 öğrenciye ulaşan Otokar ile Güçlü Yarınlar projesi, elektrikli araç teknolojileri alanında uzman işgücünün yetişmesine öncülük ediyor. Türkiye'nin ilk elektrikli araç eğitim merkezlerinden biri olan Elektrikli Araçlar Atölyesi'nin kurulması ile başlayan proje, öğrencilere staj imkânı, burs desteği ve sektörel eğitimler sunuyor. Proje kapsamında 11. sınıf öğrencileri Otokar tesislerinde uygulamalı derslere katılırken, atölyede öğrenciler güncel teknolojilere ulaşma imkânı buluyor. 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde 106 öğrenci "Temel Sıkma Teknikleri" eğitimi aldı, 26 öğrenci elektrikli araç bakım ve güvenlik konusunda 1E Eğitimi ile yetki belgesi elde etti. Ayrıca 190 öğrenciye Otokar İş Güvenliği uzmanları tarafından otomotiv sektöründe İSG eğitimi verildi. Geçen yıl 12 öğrenciye sağlanan burs desteğinin bu yıl 15 öğrenci ile devam etmesi planlanıyor. Kız öğrencilerin teknik alanlara yönelmesini desteklemek için burs desteğinde kız öğrenciler önceliklendiriliyor. "GELECEĞİ ŞEKİLLENDİRECEK OLAN, BUGÜN DOĞRU YETKİNLİKLERLE DONANMIŞ GENÇLERİMİZ" Düzenlenen törende ödülü teslim alan Otokar İnsan, Kültür ve Dönüşüm Lideri Ali Katipoğlu, "60 yılı aşkın süredir Türkiye'nin otomotiv sanayisine yön veren bir kurum olarak, üretim kadar insan kaynağına da yatırım yapmayı önceliğimiz olarak görüyoruz. 'Otokar ile Güçlü Yarınlar' projesiyle öğrencilerin sadece teorik bilgiyle değil, sektörel uygulamalarla da gelişimini destekliyoruz. Elektrikli araç teknolojileri artık bir tercih değil, sektörün yeni standardı. Bu dönüşümde ülke olarak rekabet gücümüzü artırmanın yolu, gençlerimizi bugünden bu alanda yetkin kılmaktan geçiyor" dedi. Gençlerin kazanacağı her yetkinliğin Türkiye'nin elektrikli araç ekosistemindeki gücünü artıracağını belirten Katipoğlu; "Otokar olarak bu sürecin parçası olmaktan, gençlerimizi desteklemekten, onları geleceğe hazırlamaktan gurur duyuyoruz. TİSK'in Ortak Yarınlar Ödül Programı'nda 'İşimizin Yarını' kategorisinde ödüle layık görülmemiz, projemizin yarattığı değerin görünür kılınması açısından son derece anlamlı. Bu ödül, mesleki eğitime verdiğimiz desteğin ve geleceğe yatırım yapma kararlılığımızın bir yansıması. Bizi bu kıymetli ödüle layık gören başta TİSK yöneticileri olmak üzere, herkese teşekkür ederiz" açıklamasını yaptı. ORTAK YARINLAR 13 YILDIR SOSYAL SORUMLULUK PROJELERİNE IŞIK TUTUYOR TİSK tarafından düzenlenen Ortak Yarınlar Ödül Programı, kurumsal sosyal sorumluluk alanında farkındalık yaratmayı ve sosyal fayda üreten projeleri görünür kılmayı amaçlıyor. Bugüne kadar 1.000'e yakın kurumun 1.500'e yakın projesi ile başvuru yaptığı programda ödüllendirilen projeler aracılığıyla 20 milyon kişiye ulaşıldı. "İşimizin Yarını" kategorisi, iş, iş kültürü ve işgücü dönüşümünün, sektörlerin geleceğin meslekleri ve yetkinlikleri kapsamında güçlendirilmesine yönelik projeleri değerlendiriyor. Otokar'ın teknoloji alanında yetkinliklerin attırılmasına odaklanan "Otokar ile Güçlü Yarınlar" projesi, geleceğin iş gücüne yaptığı yatırım ve mesleki eğitime sağladığı katkıyla bu kategoride ödüle layık görüldü.

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’de Görev Değişimi Haber

Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’de Görev Değişimi

1992 yılında Toyota Türkiye üretim hazırlıkları döneminde şirket organizasyonuna dahil olan Erdoğan Şahin, bu tarihten itibaren Toyota’nın Türkiye, Avrupa ve Japonya operasyonlarında çeşitli sorumluluklar üstlendi ve bir çok başarıya imza attı. En son 2022 yılı başından itibaren Şirket Genel Müdürü ve CEO’su olarak görev yapmakta olan Şahin kesintisiz 33 yılı aşkın hizmeti sonrasında Ocak 2026 tarihi itibariyle emekli oluyor. Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’nin yönetimini Erdoğan Şahin’den devralacak olan Murat Bülbül 1970 yılında doğdu. 1991 yılında İstanbul Teknik Üniversitesi Elektronik ve Haberleşme Mühendisliği Bölümü’nden lisans derecesiyle mezun oldu. 1994 yılında aynı bölümde yüksek lisans programını tamamlayan Bülbül, 1995 yılında ToyotaSA bünyesinde Montaj Bölümü Mühendisi olarak Toyota kariyerine başladı. Türkiye’de üretilen 8. nesil Corolla’nın üretim hazırlıklarında görev alan Murat Bülbül, ilerleyen yıllarda yüksek kalite standartlarına sahip ve ileri teknoloji içeren yeni modellerin devreye alınmasında aktif roller üstlenmiş; şirket içinde farklı fonksiyonlarda önemli sorumluluklar almıştır. 2020–2024 yılları arasında Brüksel merkezli Toyota Avrupa organizasyonunda Üretim Planlama Genel Müdürü, ardından Toyota Fransa’da Üretim Yönetimi’nden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev yapan Bülbül, 2024 yılı başında Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye’ye döndü ve Finans ve İdari İşler’den Sorumlu Genel Müdür Yardımcılığı görevini üstlendi. 1 Ocak 2026 tarihinde Toyota Otomotiv Sanayi Türkiye A.Ş. Genel Müdür ve CEO’su olarak yeni görevine başlayacak olan Bülbül evli ve iki çocuk babasıdır.

"Otokar ile Güçlü Yarınlar" Projesi İlk Yılında 550 Öğrencinin Geleceğine Değer Kattı Haber

"Otokar ile Güçlü Yarınlar" Projesi İlk Yılında 550 Öğrencinin Geleceğine Değer Kattı

Türkiye'nin öncü otomotiv üreticisi Otokar'ın SATSO Motorlu Araçlar Teknolojisi Mesleki ve Teknik Anadolu Lisesi ile hayata geçirdiği "Otokar ile Güçlü Yarınlar" projesi, elektrikli araç teknolojileri alanında nitelikli iş gücü yetiştirmeyi sürdürüyor. Bu eğitim-öğretim döneminde 19 öğrenci, haftanın bir günü Otokar tesislerinde uygulamalı derslere katılıyor. Okul bünyesindeki Otokar Elektrikli Araçlar Atölyesi, toplam 550 öğrencinin kullanımına açık şekilde eğitim faaliyetlerine ev sahipliği yapıyor. Geçtiğimiz aylarda atölyeye kazandırılan yeni elektrik motoru ile eğitim altyapısı güçlendirilirken, öğrencilere motor teknolojileri üzerine teknik içerikli eğitimler veriliyor. ÖĞRENCİLERİN SEKTÖREL YETKİNLİKLERİNİ ARTIRIYOR Proje kapsamında 2024-2025 eğitim-öğretim döneminde gerçekleştirilen kapsamlı eğitim programları, öğrencilerin sektörel yetkinliklerini artırdı. 21-23 Mayıs tarihleri arasında gerçekleştirilen programda 106 öğrenci "Temel Sıkma Teknikleri" eğitimi aldı ve yeterlilik sınavında başarılı olanlar sertifika almaya hak kazandı. 11 Haziran tarihinde düzenlenen teknik gezi ile öğrenciler Otokar fabrikasını yerinde inceleme fırsatı buldu. Elektrikli araç bakım ve güvenlik konusunda düzenlenen 1E Eğitimi'nde ise 26 öğrenci yetki belgesi aldı. Öte yandan 12 Eylül tarihinde Otokar İş Güvenliği uzmanları tarafından 190 öğrenciye otomotiv sektöründe İSG eğitimi verildi. BURS DESTEĞİ GÜÇLENİYOR "Otokar ile Güçlü Yarınlar" projesi kapsamında sağlanan burs desteği de genişletiliyor. Geçen yıl 12 öğrenciye sağlanan burs desteğinin, bu yıl 15 öğrenci ile devam etmesi planlanıyor. Teknoloji ve inovasyon alanında yetkinliklerin artırılması hedeflenen projede, okuldaki kız öğrenciler burs desteği konusunda önceliklendirilirken, eğitimde fırsat eşitliği ve kadın istihdamına katkı sağlayacak adımlar atılıyor. Bu yıl ivme kazanan proje ile öğrencilere yalnızca uygulamalı deneyim kazandırmakla kalmıyor; aynı zamanda sektörel yetkinlikler, güncel teknolojilere erişim ve kariyer planlaması açısından somut katkılar sunuyor. Proje, Otokar'ın teknik bilgi birikimini ve insan kaynağı gücünü, mesleki eğitimin gelişimi için sahaya aktardığı uzun soluklu bir iş birliği modeli olarak konumlanıyor. TÜRKİYE'NİN ELEKTRİKLİ ARAÇ GELECEĞİNİN MİMARLARI YETİŞİYOR Otokar ile Güçlü Yarınlar projesinin gelişimiyle ilgili değerlendirmede bulunan Otokar İnsan, Kültür ve Dönüşüm Lideri Ali Katipoğlu, şöyle konuştu: “60 yılı aşkın süredir Türkiye'nin otomotiv sanayisine yön veren bir kurum olarak, üretim kadar insan kaynağına da yatırım yapmayı önceliğimiz olarak görüyoruz. 'Otokar ile Güçlü Yarınlar' projesiyle öğrencilerin sadece teorik bilgiyle değil, sektörel uygulamalarla da gelişimini destekliyoruz. Elektrikli araç teknolojileri artık bir tercih değil, sektörün yeni standardı. Bu dönüşümde ülke olarak rekabet gücümüzü artırmanın yolu, gençlerimizi bugünden bu alanda yetkin kılmaktan geçiyor. Çünkü geleceği şekillendirecek olan, bugün doğru yetkinliklerle donanmış gençlerimiz olacak. Onların bugün kazandığı her yetkinlik, Türkiye'nin elektrikli araç ekosistemindeki gücünü artıracak. Otokar olarak bu sürecin parçası değil, öncüsü olmaktan gurur duyuyoruz.”

Olgun Çelik, TREDER Üyelerine Kompozit Üretimini Tanıttı Haber

Olgun Çelik, TREDER Üyelerine Kompozit Üretimini Tanıttı

Türkiye’deki ticari araç sektörüne 1945 yılından beri katkı sağlayan Olgun Çelik, ülkemizde hem ağır hem de hafif ticari araç segmentinde pazar lideriyken, Avrupa’da ise hafif ticari araç segmentinde pazar lideri konumunda bulunuyor. Olgun Çelik’in gerçekleştirdiği dönüşüm planları çerçevesinde teknoloji odaklı bir şirket olma yolunda değişim içerisinde olan Olgun Suspension, Olgun Automation, OlgunTech ve Olgun Power olarak organizasyon yapısını şekillendiriyor. Çözüm: İş Birlikleri ve Lokalleşme Olgun Çelik Lideri Bülent Keşli, hızla değişen küresel dünyada sanayicilerin yaşadığı gecikmişlik hissiyatına dikkat çekerek, özellikle otomotiv sektöründe motor ve şanzıman tedarikçisi birçok firmanın 2030’dan sonra var olamayacağını belirtti. Keşli, gelecekte ayakta kalmanın tek yolunun iş birlikleri ve adaptasyonda gizli olduğunu vurguladı. Keşli, sadece sanayi değil, insanlığın da büyük bir zorlukla karşı karşıya olduğunu vurguladı. İnsan beyninin kademeli değişikliklere (cep telefonu, bilgisayar) ayak uydurabildiğini ancak şu anki değişim hızının insan beyninin adaptasyon hızının çok üzerine çıktığını ifade etti. İş Birliği Çağrısı Yaptı: "Siz Üretin, Biz Sizin Yükünüzü Hafifletiriz" Caner Group Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Caner, treyler üreticileriyle uzun soluklu bir yol arkadaşlığı kurmayı hedeflediklerini belirterek, sektörün rekabet gücünü artıracak hafif ve nitelikli ürünler sunmaya hazır olduklarını açıkladı. “Bugün burada, bir satış ilişkisini değil, ömür boyu sürecek bir iş geliştirme birliğini konuşmak için toplandık” diyen Volkan Caner; konvansiyonel, parabolik makas ve kompozit üretim tesislerinde treyler üreticilerine özel ürünler geliştirmeye hazır olduklarını ve sektörün fikirlerine açık olduklarını belirtti. Caner Group’un bu vizyonunu şu sloganla özetledi: "Siz üretin, biz sizin yükünüzü hafifletelim, Her yeni treylerde, birlikte büyüyelim." Treyler sektörüyle daha yakından çalışmak istiyoruz Olgun Çelik, Satış ve Pazarlama Lideri Fikret Çamaşırcıoğlu'nun açıklamalarıyla, şirketin teknoloji odaklı bir yapıya geçişini ve treyler üreticileriyle daha fazla çalışmak istediklerini söyledi. Fikret Çamaşırcıoğlu, özellikle treyler sektörüne yönelik iddialı hedeflerinin altını çizdi. Treyler üreticileriyle yakın iş birliği içinde çalışmak istediklerini belirten Çamaşırcıoğlu, “Treylerde özellikle hafifletme çalışmaları konusunda üreticilerle birlikte çalışmak istiyoruz,” dedi. Çamaşırcıoğlu, son olarak bu çözümlerin hayata geçirilmesi için gerekli mühendislik desteğini de sektör paydaşlarına sunmaya hazır olduklarını vurguladı. Sektör inovasyona açık TREDER Başkanı Seyit Arslan, Olgun Çelik ailesine kendilerini fabrikalarında ağırladıkları için teşekkür ederek başladığı konuşmasında, sektörün inovasyona ve gelişime açık olduğunu belirtti. Arslan, özellikle treyler ve otomotivde hafif araç yapabilmenin önemine dikkat çekerek, bu hedefe ulaşmak için yenilikçi çözümlere ihtiyaç duyulduğunu ifade etti. Arslan, bu dönüşümün, araçların taşıma kapasitesini artırması ve yakıt verimliliğine katkı sunacağını dile getirdi. TREDER Başkanı Seyit Arslan sektöre verdiği katkılardan ötürü Olgun Çelik Lideri Bülent Keşli’ye plaket takdim etti. Fabrika gezisinin ardından, TREDER Yönetim Kurulu’nun Ekim ayı toplantısı da Olgun Çelik Fabrikası’nda gerçekleştirildi.

U-EDTS: Otobüsçünün Yeni Kâbusu Haber

U-EDTS: Otobüsçünün Yeni Kâbusu

Her geçen gün yeni bir sıkıntı ortaya çıkıyor. En çarpıcı örneklerden biri şu: Bir kaptanın kimlik bilgileri aynı anda birden fazla şehrin otogar trafik çıkış evraklarında işlenebiliyor. Yani aynı kaptan, aynı dakikada farklı illerden çıkış yapmış gibi görünebiliyor. Bu açık hem güvenlik açısından büyük bir risk oluşturuyor hem de sistemin ne kadar denetimsiz işlediğini gözler önüne seriyor. Buna rağmen bugüne kadar gerekli yazılım güncellemeleri yapılmış değil. U-EDTS kapsamında her araca gidiş ve dönüş güzergâhlarıyla ilgili özel bir kod veriliyor. Memurlar bu kodu sisteme girdiğinde aracın hangi ile gittiğini ve geri dönüş güzergâhını anında görebiliyor. Kâğıt işlerini ortadan kaldırması beklenen bu sistem, aslında çok pratik bir çözüm sunuyor ancak iş uygulamaya gelince tablo tamamen değişiyor. Bazı memurlar, ısrarla sistemin verdiği tek kodu yeterli görmeyip gidiş ve dönüş için ayrı ayrı evrak talep ediyor. Kodla işlem yapılmasına izin vermeyen bu yaklaşım, şoförleri ve firmaları her seferinde bürokratik bir çıkmaza sürüklüyor. Durumun vahametini gösteren bir diğer örnek ise Çorlu Otogarı. Teknolojinin en ileri noktada olması gereken çağda buradaki uygulama hâlâ “sistemle değil evrakla” işliyor. Kodla işlem yapmayı reddeden yetkililer “Ben sadece kâğıt evrakla çalışırım” diyerek şoförleri çileden çıkarıyor. Bu da şu soruyu akıllara getiriyor: Eğer Çorlu gibi bir yerde hâlâ trafik çıkış sistemi işletilemiyorsa, ülkenin diğer otogarlarında otobüsçünün haline kim yetişecek? U-EDTS, doğru kurgulandığında sektöre gerçekten büyük kolaylık sağlayacak bir sistem olabilirdi ama yazılım açıkları kapatılmadığı, otogarlarda uygulama birliği sağlanmadığı ve memurlar keyfi yorumlarla şoförleri zor durumda bıraktığı sürece bu sistem faydadan çok zarar veriyor. Teknoloji çağında hâlâ kâğıt evraklarla uğraşan otobüsçüye düşen ise yine sabır ve çile çekmek oluyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.