Hava Durumu

#Türkiye

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz Otomotiv’de Üst Düzey Görev Değişikliği Haber

Mercedes-Benz Otomotiv’de Üst Düzey Görev Değişikliği

Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanı olarak görev yapan Şükrü Bekdikhan, emekli olarak görevini 30 Haziran 2026’da Şenol Bayrak’a devrediyor. 1992 yılından bu yana Mercedes-Benz’in Türkiye operasyonundaki çeşitli görevleri başarıyla yürüten Şükrü Bekdikhan, pek çok global ve bölgesel gelişmelerin yaşandığı bir dönemde Türkiye’de Premium segmentte Mercedes-Benz’in liderlik yolculuğuna öncülük etti. Görev yaptığı dönemde Türkiye, elde ettiği pazar payıyla çok önemli bir Mercedes-Benz lokasyonu olarak dünya pazarları içerisinde yer aldı. Gerek elektrifikasyona dönüşüm ve gerekse Geleceğin Perakendesi, Acentelik modeliyle online ve fiziksel satış sistemlerinin harmanlandığı yeni satış sisteminin hayata geçirilmesinde liderlik rolünü başarıyla üstlenen Bekdikhan, yarattığı pozitif kurum kültürü, marka değerlerine olan güçlü bağlılığı ve perakende organizasyonunu da bütünleştiren güçlü takım çalışmasıyla Mercedes-Benz’in sektördeki gücünü ve etkisini artırarak sürdürdü. 1 Temmuz 2026 itibarıyla Mercedes-Benz Otomotiv İcra Kurulu ve Otomobil Grubu Başkanlığı görevini devralacak olan Şenol Bayrak, Mercedes-Benz bünyesinde 20 yılı aşkın süredir görev yapmakta olup kariyerine 2004 yılında smart markasında başladı. Ürün ve Proje Yönetimi alanlarındaki çeşitli görevlerinden sonra 2013’te Pekin’e transfer oldu. Beijing Mercedes-Benz Sales & Service Co.’da Ürün Yönetiminden Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak görev alan Bayrak, 2021’de Stuttgart’a dönerek EQS lansmanına destek verdi ve aynı yıl içinde Mercedes-Benz ABD’ye Satıştan Sorumlu Başkan Yardımcısı olarak atandı. Bu görevinde EQ satışlarının büyümesine liderlik ederek üst segmentte rekor satışlara ulaşılmasını sağladı ve Mercedes-Benz ABD satış ağının bayi grubu odaklı bir yapıya dönüşümünü gerçekleştirdi. 2024 yılının sonlarından bu yana, Stuttgart’taki Mercedes-Benz Genel Merkezinde Satış Operasyonları’nı yöneten Şenol Bayrak bugüne kadar farklı pazarlarda edindiği uluslararası deneyimi, sonuç odaklı yaklaşımı ve ekiplerle güçlü iş birliğine dayanan liderlik anlayışıyla yeni görevinde Mercedes-Benz Otomotiv’in stratejik hedeflerine katkı sağlamaya devam edecek.

MAN Truck & Bus’tan  Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım Haber

MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım

MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor. Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor. MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor. MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor. Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir” MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi: “Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.” “Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim” Baumann sözlerini şöyle sürdürdü: “Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.” Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor. Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor. Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor. Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor. Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor. Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.

Yeni Tamamen Elektrikli Mercedes-Benz VLE Yeni Bir Çağda Mekânı Baştan Tanımlıyor Haber

Yeni Tamamen Elektrikli Mercedes-Benz VLE Yeni Bir Çağda Mekânı Baştan Tanımlıyor

Mercedes-Benz, yeni tamamen elektrikli VLE ile yeni bir çağın kapılarını açıyor. Yeni geliştirilen modüler, esnek ve ölçeklenebilir Van Mimarisi üzerine inşa edilen ilk araç olarak, sonuç tamamen baştan tanımlanmış bir Grand Limousine. Diğer özelliklerinin yanı sıra, olağanüstü akıllı Mercedes-Benz İşletim Sistemi’nin (MB.OS) avantajlarından da yararlanıyor. VLE, iki dünyanın en iyilerini bir araya getiriyor; bir limuzinin sürüş konforu ve yol tutuşu ile bir MPV'nin ferahlığı, çok yönlülüğü ve esnekliği. Verimliliği, yeni 800 volt teknolojisi ve yüksek performanslı şarj özelliği sayesinde VLE, her yolculuk için ideal bir seçim. Tasarımı, Mercedes-Benz'in kendine özgü “Welcome home.” hissini yeni bir seviyeye taşıyan olağanüstü mekân deneyimi kadar etkileyici. VLE, globalde sekiz, Türkiye’de ise 6 koltuk kapasitesi ile geniş alanın konforunu ve çok yönlülüğünü yeniden tanımlıyor. Seviye kontrolü özelliğine sahip yeni AIRMATIC, her yolculuğu olağanüstü sakin bir deneyime dönüştürüyor. Ayrıca, arka aks yönlendirme VLE'yi olağanüstü çevik ve atik hale getirerek dar yollarda ve çok katlı otoparklarda kolayca manevra yapmasını sağlıyor. Tamamen yeni elektrikli VLE’nin, Mercedes-Benz’in 140 yıllık başarılı otomotiv tarihinde bir sonraki önemli dönüm noktası oluşturduğunu söyleyen Mercedes-Benz Group AG CEO’su Ola Källenius “Öncü ruhumuzla şekillendirilen bu model, alan ve konfor kavramlarını yeniden tanımlıyor ve oyunun kurallarını değiştiren çok yönlülük ve yenilikçilik seviyesi ekliyor. Ayrıca, sunduğu 700 km'den fazla menzil ile de sınıfının lideri.” diyerek VLE’nin çok çeşitli müşteri ihtiyaçlarını karşılamak ve her yaşam tarzına uyum sağlamak için tasarlanan yeni Van Mimarisi üzerine inşa edilen ilk model olduğunu belirtti. Hayat kadar sürpriz dolu: VLE gerçekten biçimden biçime giriyor Yeni Grand Limousine, çok çeşitli ihtiyaçlara ve yaşam tarzlarına kolayca uyum sağlıyor. Tasarım, kaplama, işlevsellik ve sürüş konforu, bireysel gereksinimlere göre özelleştirilebiliyor. VLE, geniş ürün yelpazesine, çeşitli varyantlara ve farklı ihtiyaçlara göre özelleştirilmiş bireysel konfigürasyonlara sahip. Güvenilir çok yönlü araç: 2,5 tona kadar çekme kapasitesine sahip VLE, karavanları, tekneleri veya at römorklarını kolayca çekebiliyor. 300 kW’ın üzerindeki güce sahip elektrikli sürüş ünitesi ve 4MATIC dört tekerlekten çekiş sistemi, optimum güç ve maksimum çekiş gücü sağlıyor. Türkiye’de öncelikli olarak 203 kW motor gücüne sahip 4x2 varyant satışa sunulacak. Özel Transfer aracı: Modern zarafet ve sürükleyici mekân deneyimini bir araya getiren VLE, premium beklentileri karşılıyor. Mekanik olarak ayarlanabilir koltuklarla karşılıklı oturma dahil olmak üzere birçok konfigürasyon mümkün. İki standart elektrikli kayar kapı, her iki taraftan da rahat giriş ve çıkış sağlıyor. Mercedes-Benz Group AG Hafif Ticari Araçlar Başkanı Thomas Klein, tamamen yeni VLE’nin Mercedes-Benz için yeni bir dönemin başlangıcını temsil ettiğini belirterek “Tamamen yeni VLE, müşterilerimizin bildiği ve sevdiği tüm özellikleri bir üst seviyeye taşıyor. MPV benzeri çok yönlülüğü, limuzin seviyesinde sürüş konforu ve etkileyici bir mekânsal deneyimle bir araya getirerek, sekiz koltuğa kadar kapasitesiyle benzeri olmayan bir araç ortaya koyuyor. Elektrikli VLE, birçok farklı kullanım ihtiyaçlarına hitap ettiği için dünya genelinde büyük beğeni toplayacak.” dedi. Ayırt edici tasarımın yeni dönemi Çarpıcı bir ifade: üstün aerodinamikle buluşan yenilikçi estetik İlk bakışta VLE’nin yeni bir dönemi müjdelediği açıkça görülüyor. Yeni Van Mimarisi, form ile işlevi zamansız bir şekilde bir araya getiren tamamen yeni bir tasarıma olanak tanıyor. Bunun sonucu olarak 0,25’lik cd değeriyle olağanüstü aerodinamik performans elde ediliyor. Ön çıkıntı VLE’ye güçlü bir duruş kazandırırken, gergin şekilde uzanan tavan çizgisi yumuşakça yuvarlatılmış arka bölüme akıcı biçimde bağlanıyor. Cesur görünüm: ikonik ızgara ve ön ve arkada çarpıcı ışık imzası Kaputtaki iki belirgin güç kubbesi, cesur görünümü pekiştiriyor. Ön kısım, yeniden yorumlanmış, markayı tanımlayan ızgarayla karakterize ediliyor. Donanım serisine bağlı olarak, aydınlatmalı bir çerçeve, farları birbirine bağlayan kesintisiz bir ışık şeridi, DIGITAL LIGHT ile yıldız şekilli gündüz farları ve kaputta dik duran bir yıldız veya entegre bir merkezi yıldız bulunuyor. Arka kısımda öne çıkan özellik ise aerodinamik spoyler dudağına entegre edilmiş yay tasarımlı arka lambalar. Işık şeridi, arka kısmı ters U şeklinde çerçeveliyor ve tüm ışık fonksiyonlarını entegre ederek, anında göze çarpan, benzersiz bir ışık imzası yaratıyor. Olağanüstü iç mekân: Sky View panoramik tavan, ortam aydınlatması ve benzersiz bir kapsama etkisi VLE'nin dışı kadar etkileyici olan olağanüstü iç mekân deneyimi, Mercedes-Benz'in tanıdık “Welcome home.” hissini yeni bir seviyeye taşıyor. Bu Grand Limousine, etkileyici boyutlarda bir Sky View panoramik tavana sahip. Tek parça sabit cam tavan, B direğinden arkaya kadar kesintisiz bir şekilde uzanıyor ve benzeri görülmemiş bir ferahlık ve özgürlük hissi ile güvenlik ve huzur veriyor. Ayrı olarak açılabilen arka cam dahil tüm arka camlarda olduğu gibi, bu tavanda da elektrikli güneşlik bulunuyor. Çevreleyen ortam aydınlatması, cam tavanı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Ortam aydınlatması, kokpitten üçüncü koltuk sırasına kadar VLE'nin tamamında merkezi bir rol oynuyor. Genel iç tasarımın bir parçası olarak, çok sayıda kişiselleştirme seçeneği içeren şık, mobilya esintili iç tasarımla birlikte, bu da benzersiz bir sarma etkisi yaratıyor. Eşsiz konfor ve çok yönlülük: her zevke ve ihtiyaca göre Arkaya kolay erişim: elektrikli açılır camlara sahip iki sürgülü kapı ve ayrı açılabilen arka cam Konfor deneyimi araca biner binmez başlıyor. VLE, her iki yanında opsiyonel HANDS-FREE ACCESS özellikli elektrikli sürgülü kapılara sahip. Böylece yolcular aracı dolaşmak zorunda kalmadan ve sürücünün çevresini dönmesine gerek kalmadan hızlı ve güvenli şekilde inip binebiliyor. Bu özellik özellikle dar sokaklarda büyük avantaj sağlıyor. Sürgülü kapılar tamamen aşağı inebilen camlara ve akıllı durdurma mekanizmasına sahip. Sensörler bir engel algıladığında, kapılar yaralanmaları önlemek için kapanmayı anında durduruyor. Kapılar kadar pratik bir diğer detay ise kendi bagaj erişimine sahip, ayrı açılabilen arka cam. Bu çözüm, büyük bagaj kapağını açmak için yeterli alan olmayan dar park yerleri için ideal. Ek olarak elektrikli EASY-PACK bagaj kapağı da Türkiye’de standart olarak sunulacak. Herkes için alan: her zamankinden daha fazla çok yönlülük VLE, çok yönlülük ve konforun vücut bulmuş hâli. Oturma konsepti, her zevke ve ihtiyaca uyum sağlayacak benzersiz bir esneklik sunuyor. Koltuk düzeni farklı kombinasyonla yapılandırılabiliyor. Arka bölüm için yeni geliştirilen üç farklı bağımsız koltuk tipi bulunuyor: Comfort Seat (manuel), Premium Comfort Seat (elektrikli) ve ek yastık, kablosuz şarj, masaj fonksiyonlu bel desteği ve baldır desteği (elektrikli) içeren Grand Comfort Seat. Katlanabilir masalar arka yolcuların konforunu daha da artırıyor. Tek koltukların yanı sıra, iki adet üç kişilik konforlu oturma sırası da (manuel veya elektrikli) bulunuyor. Türkiye’de ise 5+1 bağımsız koltuk konfigürasyonuyla satışa sunulacak. Kusursuz iklim konforu: araca bindikten kısa süre sonra ideal sıcaklık 35 derece ya da -10 derece olsun, VLE dünyanın her yerinde yıl boyunca konforlu bir iç ortam sağlıyor. Üç klima kontrol sistemi sayesinde Grand Limousine’in arka bölümü dâhil olmak üzere yalnızca birkaç dakika içinde ideal sıcaklığa ulaşılıyor. Esnek oturma düzeni: manuel Roll & Go veya uzaktan kumandalı “seat ballet” Yeni Roll & Go konsepti, manuel olarak çalıştırılan koltukların taşınmasını ve çıkarılmasını son derece kolay hâle getiriyor. Koltuklar ve sıralar minimum güçle ileri geri hareket ettirilebiliyor, katlanabiliyor ve istenilen konuma kilitlenebiliyor. Ayrıca her konumdayken sökülebiliyorlar. Böylece ihtiyaca göre hızlıca geniş bir yükleme alanı oluşturulabiliyor. Çıkarıldıklarında, entegre dört tekerlekleri sayesinde kolayca taşınabiliyor. Bu segmentte benzersiz bir diğer özellik ise koltukların uzaktan yapılandırılabilmesi. MB.OS sayesinde, elektrikli ayarlanabilen tüm arka koltuklar ve oturma sırası; multimedya ekranı, yan paneldeki koltuk kumandaları veya Mercedes-Benz uygulaması üzerinden adeta bir bale koreografisi yapar gibi hareket ettirilebiliyor. “Remote Variable Rear Space” adı verilen bu özellik, alanın akıllı kullanımını yeniden tanımlıyor. Dört ön tanımlı yapılandırma bulunuyor: Baggage modu, maksimum bagaj hacmi için tüm koltukları olabildiğince öne alıyor. Alışveriş veya spor ekipmanları için ideal. “Executive”, ilk arka sırada maksimum diz mesafesi sağlamak için koltukları mümkün olan en arkaya çekiyor. VIP transferler için mükemmel. “People & Baggage”, hem geniş bagaj alanı hem de iki arka sırada konforlu diz mesafesi sunan dengeli bir ayar. E-Serisi yolcularının alışık olduğu konforu sağlıyor. “Standard”, tüm koltukları standart konumuna geri getiriyor. Seçilen donanıma bağlı olarak, tüm manuel olarak kontrol edilen koltuklar çıkarıldığında 4.078 litreye kadar alan elde edilir. Bu da valiz veya spor ekipmanları için fazlasıyla yeterli. Sayısız kişiselleştirme seçeneği: geniş donanım paketleri ve orta konsol alternatifleri Geniş paket yelpazesi ve opsiyon sayesinde müşteriler VLE’nin iç ve dış tasarımını yaşam tarzlarına göre şekillendirebiliyor. Dört tasarım konsepti (Standart, AMG Tasarım Konsepti, AMG Tasarım Konsepti Plus, EXCLUSIVE), dört opsiyon paketi (Advanced, Advanced Plus, Premium, Premium Plus) ve çok sayıda bireysel seçenek sunuluyor. Ayrıca üç farklı orta konsol alternatifi bulunuyor. Gösterge panelinin altındaki kompakt standart konsol, bir veya opsiyonel olarak iki kablosuz şarj pedi ve entegre bardaklık sunuyor. Arkaya rahat geçiş sağlıyor. Bu da özellikle ailelerin çok sevdiği bir özellik. Daha uzun bir orta konsol da bulunuyor. İki kablosuz şarj pedi, klasik kelebek kapakların altında saklama alanı ve büyük çantalar için uygun alt açık raf içeriyor. Üçüncü varyant ise daha seçkin taleplere sesleniyor: sıcaklık kontrollü iki saklama gözü (soğutmalı veya ısıtmalı), UV dezenfeksiyon, AIR-BALANCE koku sistemi, iki kablosuz şarj alanı, ortam aydınlatması ve zarif kaplama detayları. 2,5 tona kadar çekme kapasitesi: her macera için güçlü destek VLE, frenli olarak 2,5 tona kadar römork çekebiliyor; bu da karavanlar, tekneler veya at römorkları için ideal. Ek olarak uygun taşıma aparatıyla, elektrikli bisiklet taşınmasına imkân tanıyor. ESP® römork dengeleme sistemi ve Trailer Manoeuvring Assist, römorklu Grand Limousine’in kullanımını daha kolay ve güvenli hâle getiriyor. Üstün sürüş: gerçek bir premium limuzinin çevikliği ve uzun yol konforu Yolda zahmetsiz: dikkat çekici derecede düşük tüketim ve etkileyici menzil Seriye ilk olarak katılan VLE 300 elektrikli modelini VLE 400 4MATIC elektrikli takip edecek. WLTP’ye göre 700 kilometrenin üzerindeki etkileyici menziliyle VLE 300 elektrikli (203 kW), uzun mesafeli yolculukların üstesinden rahatlıkla geliyor. Daha sonra, 300 kW’ın üzerindeki güce sahip VLE 400 4MATIC elektrikli en üst performans versiyonu olarak konumlanacak ve 0’dan 100 km/s hıza yalnızca 6,5 saniyede ulaşacak. Her iki model de 115 kWh kullanılabilir enerji kapasitesine sahip yeni NMC batarya teknolojisine sahip. Önümüzdeki yıl ise globalde 80 kWh kullanılabilir enerji sunan lityum-demir-fosfat katotlu (LFP) bataryalara sahip iki model daha seriye eklenecek. Mercedes-Benz VLE elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 20.4-18.6 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A[1] Mercedes-Benz VLE 400 4MATIC elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 21.1 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A4 800 volt teknolojisi: 355 kilometrelik menzil için kısa bir kahve molası yeterli 800 volt teknolojisi, yeni batarya nesliyle birlikte verimliliği ve performansı en üst düzeye çıkarırken şarj sürelerini önemli ölçüde kısaltıyor. Sadece 15 dakikada, 355 kilometreye kadar menzil (WLTP) için şarj edilebiliyor. Stuttgart'tan Roma'ya yaklaşık 1.100 kilometrelik uzun mesafeli bir yolculukta VLE’ye sadece iki kez 15 dakikalık kısa şarj molası yeterli oluyor. 300 kW güçle hızlı DC şarj da mümkün; opsiyonel DC dönüştürücü sayesinde 400 voltluk hızlı şarj istasyonlarında da şarj edilebiliyor. Ayrıca VLE, çift yönlü şarj için de donanıma sahip. Elektrikli güç üniteleri: yüzde 93 verimlilikle akıllı güç Elektrikli güç ünitesi, önde kalıcı mıknatıslı senkron motor (PSM) içeriyor. Uzun mesafelerde bataryadan tekerleğe enerji verimliliği yüzde 93. Dört tekerlekten çekişli modellerde ayrıca arkada güçlü bir elektrik motoru bulunuyor. Bu motor, sürüş durumuna veya seçilen programa bağlı olarak yalnızca ek güç ya da çekiş gerektiğinde devreye giriyor. Bu görev, Mercedes-Benz’in bu segmentte ilk kez kullandığı Disconnect Unit (DCU) tarafından yönetiliyor. Özellikle verimli enerji kullanımı için her iki güç ünitesi de silikon karbür invertörlü yüksek performanslı güç elektroniğiyle donatılmış. Akustik ve titreşim konforu: olağanüstü pürüzsüz ve sessiz VLE, bir Grand Limousine olarak, üst düzey akustik konfor sunuyor. Ayrıca son derece rijit bir gövde yapısına sahip. Bunun yanı sıra önden arkaya kapsamlı ses yalıtımı uygulanırken süspansiyon ile gövde arasına titreşimleri ayıran elastomer bağlantılar yerleştirilmiş ve çekiş sistemi de gövdeden izole edilmiş. Akıllı sönümleme ve seviye kontrolüne sahip AIRMATIC: süzülmekten bile daha yumuşak Akıllı süspansiyon kontrolüne sahip yeni AIRMATIC, yolculukları son derece sakin bir deneyime dönüştürüyor. Yeni havalı süspansiyon, araç yüksekliği yönetiminde de daha akıllı. İlk kez Google Maps verilerini kullanarak aracı mümkün olduğunca uzun süre en alçak konumda tutuyor; böylece aerodinamik sürtünme ve buna bağlı enerji tüketimi azaltılıyor. AIRMATIC havalı süspansiyon sayesinde araç yüksekliği, yoldaki yükseltilerden kolay geçme veya kolay giriş-çıkış için 40 milimetre artırılıp azaltılabiliyor. Arka aks yönlendirme: daha fazla çeviklik ve şaşırtıcı derecede küçük dönüş çapı Arka aks yönlendirme sistemi ve ön akstaki daha direkt yönlendirme oranı sayesinde VLE hem son derece çevik hem de oldukça dengeli. Arka aksın yönlendirme açısı yedi derece. Bu sayede kaldırımdan kaldırıma dönüş çapı 10,9 metreye düşüyor. Böylece VLE, yeni Mercedes-Benz CLA ile karşılaştırılabilir bir dönüş çapına sahip. Ayrıca daha direkt yönlendirme oranı sayesinde sürücünün tam dönüş yapmak için daha az direksiyon çevirmesi yeterli. Olağanüstü akıllı: üst düzey dijital deneyim MB.OS ile desteklenen VLE: olağanüstü akıllı Mercedes-Benz’in kendi bünyesinde geliştirdiği, yapay zekâ destekli MB.OS, Mercedes-Benz deneyimini bambaşka bir seviyeye taşıyor. Sürüş destek sistemlerinden bilgi-eğlenceye, sürüş performansından park fonksiyonlarına kadar tüm alanlara güç veriyor. Tüm sistemleri tek bir akıllı ekosistemde birleştirerek MB.DRIVE, park destek sistemleri ve MBUX için adeta beyin görevini üstleniyor. Mercedes-Benz Intelligent Cloud ile bağlantılı olan sistem, birçok araç fonksiyonu için kablosuz uzaktan güncellemeleri mümkün kılıyor; böylece VLE her zaman güncel ve geleceğe hazır kalıyor. MB.DRIVE: gelişmiş sürüş ve park destek sistemleri VLE, Mesafe Yardımcısı DISTRONIC, Şerit Değiştirme Asistanı, Çarpışma Önleyici Manevra Desteği ve geri görüş kamerası gibi kapsamlı güvenlik ve destek sistemleriyle standart olarak sunuluyor. Her araçta, ileri seviye sürüş destekleri için 10 kamera, beş radar sensörü ve 12 ultrasonik sensörden oluşan kapsamlı bir sensör paketi bulunuyor[2]. Tüm bu sistemler, gelecekteki fonksiyonlar ve düzenli kablosuz güncellemeler için yeterli güç rezervine sahip, su soğutmalı yüksek performanslı bir bilgisayara bağlı. Donanım paketine bağlı olarak MB.DRIVE; yönlendirme, frenleme, hızlanma ve park etme süreçlerinde sürücüye destek oluyor. Öncü opsiyonel yardım fonksiyonları arasında MB.DRIVE ASSIST PLUS ve MB.DRIVE ASSIST PRO da yer alıyor. Bu Grand Limousine, en güncel güvenlik teknolojileriyle sıfırdan geliştirildi. Sürücü destek sistemleri çok çeşitli kazaların önlenmesine yardımcı olabiliyor. PRE-SAFE® sayesinde Mercedes-Benz araçları, bir kaza gerçekleşmeden önce tehlikelere tepki verebiliyor. Olası bir kaza durumunda ise çarpışma bölgeleri, son derece sağlam yolcu hücresi ve emniyet sistemleri, kazadan kaynaklanacak sonuçları mümkün olan en düşük seviyede tutmaya yardımcı oluyor. Bunlara; arkadaki dış koltuklar dahil olmak üzere ayarlanabilir baş destekleri, emniyet kemerleri ve kuvvet sınırlayıcılarıyla birlikte toplamda 11’e kadar hava yastığı da dahil. MBUX Superscreen: sürücü için net bilgiler, ön yolcu için kişisel eğlence VLE’nin kokpiti üst düzey bir dijital deneyim sunuyor. Opsiyonel, görsel olarak havada süzülüyormuş izlenimi veren MBUX Superscreen, iç mekânın tüm genişliği boyunca uzanıyor. Geniş cam yüzeyin arkasında 26 cm (10,25 inç) sürücü ekranı, 35,6 cm (14 inç) merkezi ekran ve opsiyonel olarak ön yolcu için ek 35,6 cm (14 inç) ekran yer alıyor. Sürücü net ve odaklı bilgilere erişirken, ön yolcu video izleme, oyun oynama veya uygulamalar gibi kişiselleştirilmiş eğlence deneyiminin keyfini çıkarabiliyor. Ön yolcu ekranı tercih edilmediğinde bu alan yıldız desenli bir tasarımla görsel olarak zenginleştiriliyor. MBUX Superscreen, en yeni yüksek performanslı mikroişlemcilerle çalışıyor ve Unity Game Engine üzerinden gerçek zamanlı grafikler sunuyor. Bir diğer donanım ise artırılmış navigasyon özellikli head-up display. Sürücü, aracın yaklaşık dört metre önünde süzülüyormuş gibi görünen 58,7 cm (23,1 inç) sanal görüntü sayesinde en önemli sürüş bilgilerini doğrudan görüş hattında takip edebiliyor. MBUX Rear Space Experience: arka bölüm sinema, oyun merkezi ya da ofise dönüşüyor VLE, yolcularını opsiyonel MBUX Rear Space Experience ile etkiliyor. Sürücü ve ön yolcu üzerindeki tavan döşemesine gizlenmiş, açılır kapanır 79 cm (31,3 inç) panoramik ekran, bölünmüş ekran fonksiyonuna sahip. Örneğin sadece “Hey Mercedes, sinema deneyimini başlat” demek yeterli. Ekran yerinden süzülerek çıkarken cam perdeleri de aynı anda kapanıyor. Böylece ekran, aracın içini film ve oyun merkezi, konser salonu, mobil ofis ya da huzurlu bir dinlenme alanına dönüşebilen kişisel bir ortama çeviriyor. 8K çözünürlüğe sahip panoramik ekran, videoları ve oyunları olağanüstü netlikte sunuyor. Opsiyonel Burmester® 3D Surround Ses Sistemi ise 22 hoparlör ve Dolby Atmos teknolojisiyle müziği etkileyici bir üç boyutlu ses deneyimine dönüştürüyor. Entegre 8 megapiksellik kamera, örneğin “Meetings” uygulamasıyla yapılan görüntülü toplantılara yeni bir kişisel boyut kazandırıyor. Sürekli genişleyen Mercedes-Benz bilgi-eğlence portföyü 40’tan fazla uygulama[3] sunuyor. Bunlar arasında müzik, görüntülü konferans, Disney+ ve Sony Pictures Entertainment’tan RIDEVU gibi video platformları ile Boosteroid bulut oyun sağlayıcısı üzerinden sunulan AAA seviye oyunlar da yer alıyor. En son MBUX: yapay zekâ ile son derece sezgisel ve kişisel VLE, MB.OS destekli dördüncü nesil MBUX ile sunuluyor. Sistem; ChatGPT, Microsoft Bing ve Google Gemini yapay zekâlarını bir araya getirerek çoklu AI ajanlarını tek platformda buluşturuyor. Bu teknoloji sayesinde yeni MBUX Sanal Asistanı, araç ile içindeki herkes arasındaki ilişkiyi baştan tanımlıyor. Kullanıcılar; üretken yapay zekâ, çok adımlı diyaloglar ve kısa süreli hafıza sayesinde daha sezgisel ve kişisel bir dijital yol arkadaşı deneyimliyor. MBUX Sanal Asistan, MBUX Sıfır Katman üzerinde dinamik renkler ve animasyonlarla yaşayan bir avatar olarak karşımıza çıkıyor. Google Maps tabanlı akıllı navigasyon VLE’de navigasyon deneyimi Google Maps üzerine kurulu. Google ve Mercedes-Benz iş birliği kapsamında geliştirilen bu çözüm, Google Cloud’un araç içi konuşma hizmetleri için yeni Automotive AI Agent’ının Google Maps ile ilk entegrasyonlarından biri olma özelliğini taşıyor. Electric Intelligence özellikli Mercedes-Benz Navigasyon, şarj durakları dahil olmak üzere birçok faktöre dayanarak en hızlı ve en konforlu rotayı planlıyor. MBUX Surround Navigation ile görsel iletişim de yeni bir boyuta taşınıyor: sürücü ekranında çevrenin 3D gösterimi, rota yönlendirmesi ve sürüş destek sistemlerinden gelen bilgiler gerçek zamanlı olarak bir araya geliyor. Böylece sürücüler, VLE’nin “gördüğünü” görerek daha yüksek durumsal farkındalık kazanıyor. VLE’nin neden Grand Limousine’i baştan tanımladığını açıklayan 10 neden Yeni modüler ve esnek Van Mimarisi, büyüleyici yenilikçi estetik: Yeni VLE, alçak, aerodinamik silueti ve ikonik estetiği ile tamamen yeni bir tasarımı bünyesinde barındırıyor. Bu, sahip olduğu sadece 0,25'lik bir sürtünme katsayısı ile olağanüstü aerodinamik özellikler sağlıyor. Son derece esnek oturma düzeni, manuel Roll & Go veya uzaktan “seat ballet”: Manuel olarak ayarlanabilen koltuklar, entegre dört tekerleğe sahip ve kolayca ileri geri hareket ettirilebiliyor, istenilen konumda kilitlenebiliyor ya da kolayca sökülerek bagaja itilerek taşınabiliyor. Elektrikli ayarlanabilen koltuklar ise uygulama ve multimedya ekranı üzerinden rahatlıkla hareket ettirilebiliyor (Remote Variable Rear Space). Yeni geliştirilen koltuklar, stilinizi ve konfor seviyenizi seçin: Yeni mekanik ve elektrikli tekil koltuklar ve sıralar birçok farklı şekilde yapılandırılabiliyor. En önemli özellik, ek yastık, kablosuz şarj, bel desteği, masaj fonksiyonu ve baldır desteği ile elektrikli Grand Comfort Koltuk. Eşsiz MBUX Rear Space Experience, her yolculuğu sürükleyici bir maceraya dönüştürüyor: Arka 1. sıra koltukların üzerindeki tavan döşemesinde gizlenmiş, 8K çözünürlüklü, bölünmüş ekran işlevine ve sekiz megapiksel kameraya sahip, 79 santimetre (31,3 inç) boyutunda panoramik bir ekran bulunuyor. 8K çözünürlük ve entegre sekiz megapiksel kamera ile iç mekân, eğlence veya video konferans dahil verimli çalışma için büyüleyici bir deneyim dünyasına dönüşüyor. Üstün sürüş, gerçek bir premium limuzin gibi çevik ve konforlu: 40 mm seviye kontrolüne sahip AIRMATIC havalı süspansiyonu, her yolculuğu olağanüstü sakin bir deneyim haline getiriyor. VLE, yedi derecelik arka aks yönlendirmesi ile olağanüstü çevik ve sadece 10,9 metrelik olağanüstü küçük bir kaldırımdan kaldırıma dönüş çapına sahip. 700 kilometreden fazla WLTP[4] menzili, menzil endişesi olmadan uzun mesafeli konfor sağlıyor: Uzun yolculuklarda VLE, 800 voltluk teknoloji ve 115 kWh kullanılabilir enerji içeriğine sahip yeni bataryası sayesinde sadece 15 dakika içinde 355 kilometreye kadar (WLTP)[5] menzil için şarj edilebiliyor. Mercedes-Benz VLE elektrikli | geçici değerler: karma enerji tüketimi: 20.4-18.6 kWh/100 km | karma CO₂ emisyonları: 0 g/km | CO₂ sınıfı: A[6] Olağanüstü iç mekân deneyimi, Sky View panoramik tavan: , Etkileyici cam tavan, benzersiz bir rahatlık ve özgürlük hissi ile huzur veriyor. Ortam aydınlatması, tavanı çarpıcı bir şekilde ortaya çıkarıyor. Elektrikli güneşlik, aşırı güneş ışığından koruyor. Birinci sınıf dijital zekâ. VLE, sürüş deneyiminizi daha kişisel ve akıllı hale getiriyor: VLE, AI destekli Mercedes-Benz İşletim Sistemi (MB.OS) sayesinde, sezgisel ve kişisel kontrol sunan en yeni MBUX'ı sunuyor. Ayrıca, çoklu ajanlı üretken AI kullanan ve hafızasıyla karmaşık konuşmaları anlayan, bilgili bir arkadaş gibi yanıt veren MBUX Sanal Asistan’dan da yararlanıyor. Kablosuz güncellemeler VLE'yi güncel tutuyor ve müşterinin servise gitmesine gerek kalmadan yeni özellikler ekliyor. Dijital kokpit – MBUX Superscreen: Geniş bir cam yüzeyin arkasında üç ekran bulunuyor; 26 santimetre (10,25 inç) sürücü ekranı, 35,6 santimetre (14 inç) merkezi ekran ve 35,6 santimetre (14 inç) ön yolcu ekranı. Sürücü net ve odaklı bilgilerden yararlanırken, ön yolcu video, oyun veya uygulamalar gibi kişiselleştirilmiş bir eğlence deneyiminin keyfini çıkarabiliyor.

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi Haber

Hassoy’da Otobüs: Bir Aidiyet Hikayesi

OTOBÜSÇÜLÜK, BENİM İÇİN “BABA MİRASI” 1983 Trabzon Of doğumluyum. Evliyim ve dört çocuk babasıyım. Bahçeşehir Üniversitesi İngilizce İşletme mezunuyum. Dört yaşındayken babamın işleri nedeniyle İstanbul’a taşındık. O dönem babam nakliye ve taşımacılık sektörünün içindeydi; aslında biz bu kültürün içinden gelen bir aileyiz. Bizde baba mesleği otobüsçülük. Babam uzun yıllar Ali Osman Ulusoy ile beraber Ulusoy bünyesinde ortak ve bireysel otobüsçülük yaptı. Çocukluğumdan bazı anılar hâlâ çok net. Otobüs direksiyonunun ortasında bir kapak olurdu; içinde şekerler saklanırdı. Babası otobüsçü olan herkes bilir… O kapağı açar, şekerleri alırdık. Küçük bir detay gibi görünür ama aslında bir kültürün parçasıdır. Sanıyorum o günlerden bize kalan en kıymetli miras; otobüse, yola ve bu mesleğe duyduğumuz yakınlıktır. Bu iş benim için sadece bir ticaret alanı değil; bir aidiyet, bir geçmiş ve bir hatıradır. İlkokul, ortaokul ve lise eğitimimi İstanbul’da tamamladım. Üniversiteye Kocaeli Üniversitesi Turizm Bölümü’nde başladım; ardından Bahçeşehir Üniversitesi’nde İngilizce İşletme lisansımı tamamladım. Daha sonra yüksek lisans düşüncesiyle Amerika’ya gittim ancak ticaretin içine o kadar hızlı girdim ki akademik süreci başlatamadan üç yılın sonunda Türkiye’ye döndüm. Bir yandan da evlilik planım vardı. Orada kalıcı bir hayat kurmak istemedim. Ben her zaman kalabalık, çocuklu bir aile hayal ettim. Çocuklarımın kendi kültürümüzde büyümesini istedim. Bu nedenle Türkiye’ye dönmeyi tercih ettim. HER ZAMAN AİLEDEN BİRİYMİŞ GİBİ HİSSETTİM Yuva kurmak için Türkiye’ye döndükten sonra kurumsal firmalarla görüşmelere başladım. Aslında hikâye daha da özel bir anla başladı. Nişan törenime Ali Osman Ulusoy’un programı dolayısıyla kızı Hülya Ulusoy katıldı. İlk defa orada karşılaştık ve beni görüşmek için davet etti. Beraber Ali Osman Bey’le görüşmemiz hikâyenin başlangıcı oldu. O günlerde çok net bir duygu hissettim: Beni gerçekten aileden biri gibi kabul ettiler. Bu yaklaşım, aramızdaki sinerjiyi çok hızlı oluşturdu. Karşılıklı güven vardı; onlar bana inandı, ben de bu güveni boşa çıkarmamak için çalıştım. Başarının temelinde de bu karşılıklı uyumun olduğunu düşünüyorum. 2011 yılında bu yapının bir parçası oldum. O tarihten itibaren kendime 10 yıllık bir hedef koymuştum. Hassoy’daki yolculuğum satış danışmanı olarak başladı. Sonrasında satış müdürlüğü görevini üstlendim. Otobüs grubu zaten işin kalbi sayılabilecek, uzmanlık gerektiren bir alandı. Bugün geldiğim noktada ise genel müdürlük görevini yürütüyorum. Açık konuşmak gerekirse; otobüs satışından gelip genel müdürlük pozisyonuna yükselen çok fazla örnek yoktur. Türkiye’de bu anlamda iki isim sayabilirsiniz. 10 YIL BOYUNCA TİCARETİ SİZDEN ÖĞRENECEĞİM İşe başlarken hedeflerimi sorduğum da Ali Osman Bey’e çok net konuştum: “Gerekirse çantanızı taşıyacağım, gerekirse şoförlüğünüzü yapacağım. Ben 10 yıl boyunca sizden ticareti öğreneceğim. Sonra o koltukta oturacağım.” Benim için önemli olan, böyle bir ismin yanında mümkün olduğunca fazla vakit geçirmekti. Çünkü biliyordum ki ustalık temasla geçer. Gün boyu birlikte, çoğu zaman akşam geç saatlere kadar. Tabiri caizse 7/24 diyebileceğiniz bir çalışma düzeni vardı. Babamdan ve aile çevremden gelen bir zemin vardı ancak ben kendi yolumu çizmek istiyordum. Bu 10 yılı bir okul gibi görüyordum. Ticaretin inceliklerini, sektördeki dengeleri, iş kültürünü ve insan ilişkilerini öğrenmeyi istiyordum. Sadece kendi sorumluluk alanımla sınırlı kalmadım. Diğer şirketlerin süreçlerinde yer aldım, uluslararası temaslar yürüttüm, bürokrasiyle doğrudan temas ettim. Pek çok başlıkta görev aldım. Üstelik bunu zorunluluktan değil; öğrenme isteğinden ve gerçekten zevk aldığım için yaptım. Mesai harcadım, gözlemledim, not aldım, uyguladım. Kendimi yetiştirmek istedim. 1 Ekim 2014’te merhum Ali Osman Ulusoy’un vefatına kadar kendisiyle yakın çalışma fırsatı buldum; bana vizyon kazandırdı, farklı bakış açısını ve iş disiplinini öğretti. Vefatının ardından görevi, zaten birlikte çalıştığımız Hülya Ulusoy devraldı. O dönemde de aynı güven, aynı kararlılık ve aynı uyumla yolumuza devam ettik. 2017 yılının Ekim ayında genel müdürlük görevini devraldım. Hülya Ulusoy’un liderliğiyle; kızları Ahsen Aydın ve Gülşah Helva’nın yönetime dahil olması ve Hülya Hanım’ın oluşturduğu üst düzey yönetim kadrosunun uyumu sayesinde güçlü bir yönetim yapısı ortaya çıktı. O günden bu yana, aynı güven ortamı ve ortak vizyon doğrultusunda her geçen gün gücümüze güç katmaya devam ediyoruz. 2025 KONTROLLÜ GEÇTİ, 2026’NIN İKİNCİ YARISINA UMUTLUYUM 2025 yılı tek kelimeyle tanımlamak gerekirse “kontrollü” geçti. Yatırımcı tarafı daha temkinliydi. Açıkçası piyasanın daha rasyonel bir zemine oturduğunu düşünüyorum ne aşırı şişkin ne de panik havasında bir dönem yaşandı. Rusya-Ukrayna savaşı, Orta Doğu’daki jeopolitik gelişmeler, küresel ekonomik dalgalanmalar, yüksek faiz ortamı ve finansmana erişim maliyetleri doğal olarak yatırımcıyı düşündürdü. Özellikle ticari araç tarafında finansman maliyetleri karar süreçlerini doğrudan etkiledi. Önceki yıllarda enflasyonist ortamda fiyat artışlarının hızlanması, “ihtiyacı olmasa da yatırım amacıyla alım yapan” bir müşteri profili oluşturmuştu. Küçük bir beklenti bile hızlı karar için yeterli olabiliyordu. 2025’te ise daha hesaplı, daha analiz eden bir müşteri yapısı gördük. Bu aslında sektör açısından sağlıklı bir normalleşmeydi. Dolayısıyla 2025’i bir “denge yılı”, 2026’yı ise doğru koşullar oluştuğunda yeniden ivmelenme yılı olarak görüyorum. OTOBÜS SADECE BİR ARAÇ DEĞİL, BİR MİRAS Mercedes-Benz Türk bayileri arasında otobüs satışının bizim için her zaman ayrı bir yeri vardır. Merhum Ali Osman Ulusoy’un otobüsçü geçmişi nedeniyle bu işin Hassoy’da kendine özgü bir ruhu bulunur. Hatta Ali Osman Bey’in vefatının ardından sektörde sıkça şu yorumlar yapılırdı: “Otobüs işi Hassoy’da zorlanır. O boşluk dolmaz. Satışlar eski seviyesine ulaşamaz.” Açık söylemek gerekirse, bu yaklaşım bizi geri çekmedi; tam tersine motive etti. Üzerimize bir sorumluluk ve misyon yükledi. Biz de o bayrağı daha ileri taşımak için ekip olarak kararlılıkla çalıştık. Bu süreçte Hülya Ulusoy’un desteği çok kıymetliydi. Her zaman arkamızda durdu ve bize olan inancını açıkça hissettirdi. Bu güven de başarının önemli yapı taşlarından biri oldu. Bugün sonuçlara baktığınızda; son 8 yıldır üst üste otobüs satışında Türkiye birincisiyiz. Tek lokasyonda pazar payımızı %20’nin üzerine çıkardık. Hem sıfır araç hem de ikinci el tarafında güçlü, sürdürülebilir ve istikrarlı bir performans ortaya koymaya devam ediyoruz. 2025 yılında elde ettiğimiz başarılar da bu istikrarın somut göstergesi oldu. 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Adedi Birincilik Ödülü 2025 Mercedes-Benz Otobüs Satış Sistematiği Üçüncülük Ödülü 2025 Mercedes-Benz Lig Otobüs Şampiyonluğu 2025 Mercedes-Benz Lig Busstore Birincilik Ödülü Bu başarı bireysel değil; güçlü bir ekip ruhunun ve yıllara yayılan disiplinli çalışmanın sonucudur. Bu vesileyle satış müdürüm Cenk Soydan, satış danışmanlarımız Selçuk Köse ve Rahime Karnap başta olmak üzere, arka planda büyük emek veren tüm çalışma arkadaşlarıma gönülden teşekkür ediyorum, bu başarı hepimizin. 2025 yılı otobüs sektörünün dinamikleri biraz daha farklı çalıştı. Bildiğiniz üzere ön ödemeli satış sistemi söz konusu. Şu an itibarıyla Temmuz–Ağustos dönemine kadar hedeflerimizin büyük kısmını satmış durumdayız. Bu da talebin tamamen devam ettiğini, mecburen zamana yayıldığını gösteriyor. İkinci el otobüs tarafında da oldukça güçlüyüz. Çünkü biz otobüs işini biliyoruz. Burada mütevazı davranmayacağım: Sezonun ne zaman hareketleneceğini sektörde birçok kişi öngörebilir; ancak o hareketi doğru zamanda, doğru stokla ve doğru fiyatlama stratejisiyle yönetmek ayrı bir uzmanlık gerektirir. Sıfır araç tarafında teslim süreleri 6–7 ayı bulurken, ikinci el pazarı sezonsal olarak çok daha hızlı reaksiyon verir. Biz de portföyümüzün genişliği ve sahadaki reflekslerimiz sayesinde bu geçişleri doğru yönetiyoruz. Normalde yatırımlar kasım–aralık döneminde yapılır ve yeni yıla hazırlık o şekilde tamamlanır. Ancak 2024’ün son iki ayı oldukça durağandı. Buna karşın 2025’in ocak, şubat ve mart aylarında ikinci elde ciddi bir ivme yakaladık. Stoklarımız hızlı şekilde eridi. Bu deneyimden yola çıkarak 2026’ya daha hazırlıklı girdik. Ancak geçtiğimiz yılki erken hareket bu sene şubat sonu itibarıyla kendini gösterdi. Öngörümüz, mart ayında hız kazanacağı ve bu temponun haziran ayına kadar devam edeceği yönünde. Ben 2026’nın özellikle ikinci yarısında daha pozitif bir tablo bekliyorum. Faizlerde olası bir geri çekilme, finansmana erişimin kolaylaşması ve turizm tarafındaki hareketlilik sektöre doğrudan yansıyacaktır. Ayrıca şehirlerarası taşımacılıkta yaşlanan araç parkı da önümüzdeki dönemde yenileme ihtiyacını artıracaktır. Bunun temel sebebi şu: Ekonomik anlamda piyasada bir miktar rahatlama olacağını düşünüyorum. Son iki–üç yıldır baskılanmış bir yapı söz konusu. Yüksek finansman maliyetleri, kontrollü kredi politikaları ve genel temkinli hava uzun süre devam etti. Ancak bu durumun kalıcı olması mümkün değil; piyasa doğası gereği bir denge arayışına girer. Önümüzdeki dönemde çeşitli ekonomik dinamiklerle bir gevşeme yaşanacağını öngörüyoruz. Kimileri bunu “seçim ekonomisi” perspektifiyle değerlendiriyor olabilir; ancak ben daha yapısal ve kaçınılmaz bir normalleşme süreci bekliyorum. Piyasa bir noktadan sonra yeniden yatırım refleksi üretir. Özellikle ticari araç tarafında ertelenmiş talep birikir ve doğru koşullar oluştuğunda hızlı şekilde devreye girer. Biz de ikinci yarıda bu birikmiş talebin sahaya yansıyacağını düşünüyoruz. 2025 KAMYON HEDEFİMİZ 206’YDI, 518 İLE KAPATTIK Kamyon grubunda 2025 yılını oldukça güçlü geçirdik. Yıla 206 adetlik bir hedefle başladık; yılı 518 adetle kapattık. Bu da yaklaşık %151 oranında hedef aşımı ve %251 hedef gerçekleştirme anlamına geliyor. Yatırımcı olarak pazarda talep vardı ancak fiyatlama tarafında dönem dönem zorlandığımız zamanlar oldu. Artan maliyetleri aynı esneklikle fiyatlara yansıtmak her zaman mümkün olmadı. Karlılık açısından sıkı bir yönetim gerektiren bir yıl oldu. Buna rağmen süreçleri doğru yöneten ve koşullardan en verimli şekilde faydalanan bayilerden biri olduk. 2025 yılı performansımız ödüllerle de taçlandı: 2025 Yılı Kamyon Satış Payını En Çok Artıran Bayi – Türkiye İkinciliği 2025 Yılı En Yüksek Kamyon Servis Sözleşmesi Penetrasyonu – Türkiye Birinciliği Bu sonuçlar sadece satış adedi değil; sürdürülebilir müşteri yönetimi ve satış sonrası bağlılığın da güçlü olduğunu gösteriyor. Tecrübeli bir ekimiz var. Satış müdürümüz Muharrem Eğrioğlu ve ekibini başarılarından ötürü tebrik ederim. Dengeli bir müşteri portföyüne sahibiz. Operasyonlarımızı temelde üç ana segmentte sınıflandırabiliriz: uluslararası nakliyat, inşaat ve kamu. En güçlü olduğumuz alanlardan biri kamu ve kamuya iş yapan müşteri portföyümüz. Özellikle kamu üst yapılı araçlarda ciddi bir uzmanlık ve referans birikimi oluşturduk. Bu alanda sadece satış yapmıyor; süreç, ihale dinamikleri ve teknik gereksinimler konusunda da derin bir tecrübeye sahibiz. Ancak kamu segmenti dönemsel olarak hareket eder. Bu nedenle doğru planlama, zamanlama ve müşteriyle kesintisiz iletişim kritik önemdedir. Süreci doğru okumak ve hazırlıklı olmak başarıyı belirleyen temel unsurdur. Elbette performansımızı yalnızca kamu segmentine bağlamak doğru olmaz. Kamu, uluslararası nakliyat ve inşaat segmentlerini dengeli şekilde yönetiyoruz. Bu çeşitlilik, dalgalı piyasa koşullarında risk dağılımı açısından bize önemli bir avantaj sağlıyor. Kısacası kamyon tarafında 2025 yılı; hacim, pazar payı ve servis sözleşmesi penetrasyonu açısından güçlü bir yıl oldu. Önümüzdeki dönemde de kontrollü, sürdürülebilir ve kârlı büyüme anlayışımızı koruyarak ilerlemeye devam edeceğiz. HAFİF TİCARİ ARAÇLARDA MESELE PAZAR DEĞİL, MAKASIN AÇILMASI Hafif ticari araçlar pazarında bölgesel olarak zorlandığımız bir dönemden geçiyoruz. Dışarıdan bakıldığında Trabzon ve Karadeniz turizmi hareketli görünse de sahada farklı dinamikler var. Araç parkımız yaşlı, fiyatlar ile gelir seviyesi arasındaki makas giderek açılıyor. Bu makası kapatmak kolay değil; işletmeler, dönüşüm kararlarını daha temkinli alıyor. Bunun yanında, bölgede büyük kurumsal şirket sayısı sınırlı olduğundan personel taşımacılığı da yaygın değil. Ayrıca nüfusa oranla okul ve öğrenci taşımacılığı da daha az gelişmiş durumda. Bu da büyük filo alımlarını doğal olarak kısıtlıyor ve hafif ticari araçlar pazarın potansiyelini daraltıyor. Rekabetin yüksek olduğu bu ortamda, ödeme kolaylıkları sunulsa bile işletmeler büyük yük altına girmekte tereddüt edebiliyor. Yine de tabloyu tamamen olumsuz okumak doğru olmaz. Kademeli bir dönüşüm var; eski araçlar yavaş yavaş yenileniyor. Biz de bu süreci müşterinin gerçekliğine uygun, sabırlı ve çözüm odaklı bir yaklaşımla yönetiyoruz. OTOMOBİL PAZAR PAYIMIZI HER GEÇEN YIL ARTTIRIYORUZ Otomobil satışında da önemli başarılara imza attık. 2021 ve 2022 yıllarında üst üste “Yılın En İyi Satış Bayisi” seçildik. 2023’te ise bu başarıyı kıl payı kaçırdık. Ancak bu da bize, her yıl aynı istikrarla çalışmanın ve her koşulda motivasyonumuzu korumanın ne kadar önemli olduğunu gösterdi. Satış adetlerimiz neredeyse 400’lü rakamlara ulaştı ve bu büyüme sadece sayı değil, stratejik bir gelişimin de göstergesi. Hem adet olarak büyüyor hem de ekibimizi güçlendiriyoruz. Satış danışmanı sayımızı artırırken, ikinci el alanında da yatırımlarımızı sürdürüyoruz. Bu kapsamda, yeni bir ikinci el satış müdürü pozisyonu oluşturduk ve ekip daha da güçlendi. Her geçen yıl, ikinci elde de ivmemizi artırıyoruz. Yani hem rakamlar hem de organizasyon yapımız, geleceğe daha hazırlıklı ve daha sağlam adımlarla ilerliyor. SATIŞ SONRASI HİZMETLERDE %50 BÜYÜME VE 6 FARKLI KATEGORİDE DERECE 2025 yılı, satış sonrası hizmetler açısından Hassoy için oldukça verimli bir dönem oldu. Özellikle ağır vasıta tarafında ciddi bir operasyonel yoğunluk yaşadık. Artık kapasitemizin neredeyse tamamına ulaşmış durumdayız. Burada konu araç sayısı değil; fiziksel alan. Teknik ekip gücünüz, bilgi birikiminiz ve iş disiplininiz ne kadar iyi olursa olsun, alan sınırlaması büyümenin doğal eşiğini belirliyor. Buna rağmen 2025 yılında hem operasyonel verimlilikte hem de ciro tarafında yaklaşık %50 oranında büyüme yakaladık. Araç çıkış sayımızdaki artış, ciromuza da paralel şekilde yansıdı. Bu performansımız, yıl içinde aldığımız ödüllerle de teyit edildi. 2025’te toplam 6 farklı kategoride derece elde ederek satış sonrası organizasyonumuzun gücünü ortaya koyduk: 2025 MB Lig Otobüs Satış Sonrası Hizmetler Türkiye İkinciliği 2025 SSH Otobüs Toplam Atölye Cirosu Üçüncülük Ödülü 2025 SSH Otobüs Kaporta Atölye Cirosu İkincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs SPS Ofansif Birincilik Ödülü 2025 SSH Otobüs S24S Müşteri Memnuniyeti Birincilik Ödülü 2025 SSH Kamyon Yedek Parça Servis Derecesi Birincilik Ödülü Açık konuşmak gerekirse, birçok başlıkta güçlü bir yıl geçirdiğimizi söyleyebilirim. Özellikle otobüs kaporta tarafında Türkiye’nin sayılı ve referans gösterilen bayilerinden biriyiz. Kaporta atölye cirosunda aldığımız derece tesadüf değil; yıllardır yaptığımız teknik altyapı yatırımlarının, ekip eğitimlerinin ve saha tecrübesinin karşılığı. Bizim için önemli olan hem kamyonda hem otobüste aynı güçle var olabilmek. Çoğu bayi tek bir segmentte derinleşir; biz ise iki ana ağır vasıta grubunda da güçlü bir servis yapısına sahibiz. Bu çift kulvarlı uzmanlık bizi pazarda ayrıştıran temel unsurlardan biri. Satış sonrası hizmetleri yalnızca ciro olarak okumuyoruz. Bu alan, müşteri bağlılığının ve marka güveninin inşa edildiği yerdir. Uzun vadeli başarı, burada kurulan disiplinli sistemle mümkün olur. TRABZON’DA YENİ TESİSİMİZLE GELECEĞİ PLANLIYORUZ Hassoy olarak önemli bir yatırım kararı aldık ve yeni bir lokasyona taşınmaya hazırlanıyoruz. Trabzon gibi düz ve geniş arsa bulmanın zor olduğu bir şehirde hem yol üzerinde hem ana güzergâh üzerinde hem de tek parça geniş bir alan bulmak gerçekten kolay olmadı. Uzun ve titiz bir sürecin ardından Çağlayan’da, Erzurum Yolu üzerinde yaklaşık 11 dönümlük bir arazi satın aldık. Bu alanda yaklaşık 4.000 m² kapalı alana sahip, geleceğe uygun ve kapasite artışına imkân tanıyacak bir tesis inşa edeceğiz. Aslında hedefimiz daha geniş bir yerleşim planıydı; çünkü ileriye dönük kapasite artışını bugünden kurgulamak istiyoruz. Ancak mevcut şehir planlama düzenlemeleri ve belediye prosedürleri doğrultusunda projeyi optimize ederek ilerliyoruz. Şu an üzerinde çalıştığımız konu, mevcut alan içinde maksimum verimliliği nasıl sağlayabileceğimiz. Mayıs ayı itibarıyla inşaata başlamayı planlıyoruz. Hedefimiz hızlı ilerlemek ve yaklaşık 10 aylık bir sürede projeyi tamamlayarak 2027 sezonunun ortasında yeni tesisimizde müşterilerimize hizmet vermek. Bu yatırım bizim için yalnızca metrekare büyütmek anlamına gelmiyor. Bu adım; uzun vadeli kapasite planlamasının, operasyonel verimliliğin ve sürdürülebilir büyüme vizyonumuzun somut bir yansıması. YENİ LOKASYONDA EKİBİ %25 BÜYÜTECEĞİZ Yeni lokasyonumuzda personel sayımızı yaklaşık %25 artıracağız. Yani 120 ila 130 kişilik bir ekip olacağız. “Bu yeni personeli nasıl bulacaksınız?” diye sorabilirsiniz. Biz bunu sistemli ve planlı şekilde yapıyoruz. Anlaşmalı okullarla, genç yetenekleri erken aşamada keşfedip, düzenli eğitimle onları yetiştiriyoruz. Böylece hem ekibimizi büyütüyor hem de kalite standartlarımızı koruyoruz. Yani yeni tesisimizle sadece alan değil, insan kaynağı kapasitemizi de bilinçli şekilde genişletiyoruz. Tabii, bu durum bize önemli bir maliyet yüklüyor. Ciddi eğitim masraflarımız var. Fakat en önemli nokta, bu yatırımların karşılığını uzun vadede fazlasıyla almayı planlıyoruz. Sonuçta yetişmiş, güvenilir ve istikrarlı bir ekip, uzun vadede hem müşteri memnuniyeti hem de kurumsal başarıyı getirir. Yani biz bu ek maliyetleri, geleceğe yapılmış bir yatırım olarak görüyoruz. Bugün dönüp baktığımda; bu yolculuğun sadece rakamlardan, ödüllerden ya da büyüme oranlarından ibaret olmadığını görüyorum. Bu bir mirasın devamı, bir emeğin kurumsallaşması ve sahada öğrenilmiş tecrübenin sistem haline gelmesidir. Bizim için başarı; istikrarlı bir aile yapısı, güçlü bir ekip ruhu ve doğru zamanda alınan cesur kararların birleşimidir. Merhum Ali Osman Bey’in bize bıraktığı bir söz vardır. Aslında bütün bu yolculuğu tek cümlede özetler: “Hayat bir tecrübedir. Her tecrübe zarardır, her zarar sermayedir. Yine de hayat mücadeledir.” Biz de bu mücadeleyi, öğrendiklerimizi sermayeye dönüştürerek ve her gün üzerine koyarak sürdürüyoruz. Hassoy’da yolculuk devam ediyor… Daha güçlü, daha planlı ve daha emin adımlarla.

Kâmil Koç’un Operasyon Gücü, Ufkunuzu Genişletiyor Haber

Kâmil Koç’un Operasyon Gücü, Ufkunuzu Genişletiyor

BİRİKİMİMİ, YATIRIMA ÇEVİRMEK İÇİN DOĞRU BİR ADIM ATTIM Karadeniz Ereğli doğumluyum. Uzun yıllar Ereğli’de yaşadım. Üniversite eğitimimle birlikte İstanbul’a geçtim. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Yaklaşık 25 yıldır doktorum. Mesleğim benim için sadece bir iş değil; disiplin, emek ve sorumluluk demek. Şirket tarafına gelirsek; Otobüsçülük bende bir heves değil, aslında bir aidiyet oldu çünkü ailemde bu iş var. Babam otobüsçüydü, kardeşlerim otobüsçüydü. Ben de bu bilgi birikimini değerlendirerek bu alana yatırım yapmak istedim. Yatırım dediğiniz şey sadece parayla ilgili değil; takip etmek, doğru planlamak, riski yönetmek, devamlılığı sağlamak… Ben de bu bakışla bu sektöre girdim. Kardeşlerim yanımda, benimle birlikteler; her zaman destek oluyorlar. Yani ben sahada yalnız değilim ama kararlarımı, hedefimi ve çizgimi her zaman net tutarım. KÂMİL KOÇ İLE KİMYAMIZ TUTTU VE GÜÇLÜ BİR BİRLİKTELİK KURDUK Otobüsçülükte geçmişimiz var. Daha önce de bireysel otobüs yatırımcılığı yaptık. Bize saha tecrübesi kazandıran, işi içeriden öğreten süreçlerdi. Sonrasında şartlar ve hedefler aynı noktada buluşunca Kâmil Koç’la güçlü bir birliktelik kurduk. Bugün geldiğimiz noktada Zonguldak ve Düzce’de işletmeci olarak sorumluluk alıyoruz. Bu da benim için önemli çünkü bir kadın olarak “işletmecilik” tarafını üstlenmek, sadece yatırım yapmak değil; sistemi kurmak, düzeni oturtmak, kaliteyi korumak demek. Kâmil Koç’la yol arkadaşlığımızın başlaması aslında bir süreç sonucu gerçekleşti diyebilirim. Birkaç kez görüşmenin ardından durumu 7-8 ay enine boyuna düşündük. Bu süreçte kafamızda olgunlaşan fikirlerle yeniden görüşmelere başladık ve 2 ay içinde değerlendirmelerimizi tamamlayıp, önce 1–2 aracı sisteme yazdık, çalışmaya başladık. Sonra baktık ki kimyamız tutuyor. Kâmil Koç zaten Türkiye’nin en büyük firması; bunu anlatmaya gerek bile yok. Hem sektörün içindeki bir paydaş olarak gördüklerimiz hem de geçmişte kısa süreli de olsa Kamil Koç ile yaptığımız birliktelik neticesinde daha güçlü şekilde yeniden başlamanın doğru olacağına inandık. İlk etapta 10 araçla başladık; Ereğli–Zonguldak projesi olarak yola çıktık. PLANSIZ DEĞİL, SAĞLAM ADIMLARLA İLERLİYORUZ Bu birliktelik çok hızlı büyüdü çünkü iki tarafta da enerji vardı. Biz Kâmil Koç’tan memnunuz, Kâmil Koç da bizden memnun. Bu kadar net. Daha sonra Kamil Koç yetkilileriyle birlikte Düzce projesini de yürüttük ve Düzce bölgesini de aldık. Şu an Düzce yazıhanesi, Ereğli yazıhanesi aktif. Bu ay sonunda açacağımız yeni yazıhanelerle de operasyonumuzu daha da büyüteceğiz. Araç sayımızı 16’ya çıkardık, 4 araç daha geliyor. 20 araçla Zonguldak hattından çıkan sıraların tamamını yapacak güce geliyoruz. Ben bu büyümeyi “gümbür gümbür” diye tarif ederim; çünkü plansız değil, sağlam adımlarla ilerliyoruz. 100 YILI DEVİRMİŞ KAÇ TANE FİRMA VAR Kİ! Kâmil Koç benim için ne ifade ediyor diye sorarsanız… Kâmil Koç 100. yılında gerçekten bir çınar. Cumhuriyetten sonra 100 yılı devirmiş ya da 100 yılı görmüş firma sayısı iki elin parmaklarını geçmez diye düşünüyorum. Kâmil Koç, rahmetli Kâmil Koç’tan bu yana Türkiye’de iz bırakmış, adını altın harflerle yazdırmış bir marka. Bayrak el değiştirdi ama hala ilk günkü gibi çok güçlü bir şekilde taşınıyor. FlixBus gibi küresel bir güçle birlikte bu bayrağın zirvede kalmaya devam edeceğine inanıyorum. Ben Kâmil Koç’a “bir yuva” gibi bakıyorum. Ailemi, çocuklarımı emanet edebileceğim; bir yerden bir yere giderken kendimi emanet edebileceğim bir yapı. Aynı zamanda değişik şehirlerin lezzetini, tadını görerek izlediğimiz bir yol arkadaşımız… Bu cümleyi özellikle seviyorum çünkü biz bu işte sadece araç çalıştırmıyoruz; insanları, hayatları, hikâyeleri taşıyoruz. OPERASYONUN HER NOKTASINA “KADIN ELİ” DEĞMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM Yazıhane tarafında da ben olaya biraz “kadın gözüyle” bakıyorum. Bizim yazıhanelerimizde önceliğimiz temizlik ve güler yüz. Bunlar her yerde söylenir ama ben bunu “politikamız” olarak görüyorum; esnetilemez, suistimal edilemez. Ayrıca bu bakış açısı doğrultusunda kadın çalışan istihdam etmeye de özellikle özen gösteriyoruz. Bilet satış görevlilerinde, yazıhane tarafında kısacası işimizin her noktasında kadın eli olsun istiyorum. Bu bölgede farklı bir tarz yaratmak hedefimiz. Bunun dışında araç sayımızla ve güzergâhlarımızla da sahada fark yaratıyoruz. Kadın çalışan ağırlığı konusunda da net bir hedefim var. Bu açıdan da Kamil Koç’un hedefleri ile ciddi bir uyum yakalıyoruz. Çünkü Kamil Koç sektörde kadın istihdamını desteklemek başta olmak üzere yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile yolcu deneyimine bakış açısı ile hemen hemen her noktada kadınları desteklemeyi görev edinmiş bir şirket. Özellikle erkek egemen olan kara yolu yolcu taşımacılığı sektöründe bu konuda da liderliği göğüsleyen bir şirket ile birlikte çalışmak benim için çok önemli. Biz de Kamil Koç’tan aldığımız ilhamla kadın hostes istihdamımızı arttırdık. Şu an dört hostesimiz kadın. Bir kadın otobüs şoförümüz var, ikincisi de yolda geliyor. Ben minimum beş kadın şoför olmasını istiyorum. Hostes kadromuzun da en az yüzde 50’sinin kadın olmasını hedefliyorum çünkü kadın eli bazı yerlerde hizmetin tonunu değiştiriyor; daha düzenli, daha nazik, daha özenli bir yaklaşım geliyor. ÖDEMELERDE “BİR KURUŞ” BİLE SAPMIYOR Ödeme tarafında şunu çok net söyleyebilirim: Kâmil Koç’ta ödeme problemi diye bir şey asla söz konusu değildir. Zaten Kâmil Koç bu konuda çok farklı bir firma. Kuruş sapmayan, 0.01’i bile hakkaniyetle hesap eden bir sistem var. Taahhüt edilen günlerde ödemelerimiz düzenli şekilde gelir. Biz de zaten bu düzen sayesinde kaliteli hizmet verebiliyoruz. Sonuçta para kazanmalıyız ki kaliteyi sürdürebilelim. Kalite bir gün olur, iki gün olur; asıl mesele bunu sürekli hale getirmek. Kâmil Koç’un sistemi bunu mümkün kılıyor. GÜNDE 20’Yİ AŞKIN SEFER DÜZENLİYORUZ Sefer tarafında da oldukça hareketliyiz. Zonguldak’tan Antalya var, karşılıklı gidip geliyor. Zonguldak–Marmaris, Zonguldak–Fethiye var. Zonguldak’tan yedi tane İstanbul seferimiz var. Zonguldak–Bodrum, Zonguldak–Kayseri, Zonguldak–Hatay var. Ereğli’den Ankara seferlerimiz var. Günde ortalama 23, bazen 24 sefer çıkışı yapıyoruz. Bu yoğunluk, doğru yönetilmezse zorlar; doğru yönetilirse büyütür. Biz de doğru yönetmeye çalışıyoruz. BÖLGE MÜDÜRLERİMİZLE KESİNTİSİZ İRTİBAT HALİNDEYİZ Yönetim kademesiyle iletişime gelince… Kâmil Koç’un en güzel taraflarından biri bu. Samimiyet ve ilgi gerçekten yüksek. İstanbul Bölge Müdürümüzle günde üç kere konuştuğumuz olur. Ankara’yla haftada bir mutlaka görüşürüz. 15 günde bir farklı vesilelerle bir araya geliriz. Biz aramasak onlar arar. Bazen o kadar arıyorlar ki “Acaba eksik bir şey mi yaptık?” diye kendimizi kontrol ediyoruz ama mesele eksik aramak değil; işi nasıl geliştirebiliriz diye sürekli istişare etmek. Ankara, Antalya, İzmir, İstanbul… Dört bölgeyle çalışıyoruz ve dördünden de güçlü bir enerji alıyoruz. Saatlerimiz, sefer sayılarımız bu yönlendirmelerle artıyor, güncelleniyor. Bu elektriği başka hiçbir yerde yok. Bence bu, Kâmil Koç’un ülkenin her noktasına ulaşan yapısıyla doğru orantılı. “BU SEKTÖRDEN KAÇIN” DİYENLER İNSANLARI YANLIŞ YÖNLENDİRİYOR Ben “Bu sektörden kaçın” denmesine çok karşıyım. İnsanlar bence yanlış yönlendiriliyor. Bu sektör yaz-kış dengesi olan bir sektör. Bir doktor olarak bunu çok net görüyorum. Mesleğimde de devamlılık önemlidir: hastaya ilgi gösterirsen seni daha sık tercih ederler böylece daha çok hastanın şifa bulmasına vesile olabilirsin. Burada da yolcuya ilgi gösterirsen seni tercih ederler böylece daha çok insanın yol arkadaşı olabilirsin. Devamlılık buradan gelir. Bir bölgede iki sefer açıp bir araçla gidip gelerek yolcuyu mutlu edemezsiniz. Yolcu geldiğinde maksimum iki saatte bir gideceği şehre araç bulmalı. Kâmil Koç’ta bu sistemi görebiliyorsunuz. Bir de Kâmil Koç’ta ufkunuz geniş. Şu an gitmediğimiz bölgeler var ama araç sayımız arttıkça Kâmil Koç’la yeni yollara açılabilirsiniz. Bugün Çorum’a da gitmek isterseniz gidebilirsiniz, Mardin’e de. Bunu birçok firmada yapamazsınız. Yerel firmalarla çalıştığınızda ufkunuz daha sınırlı olur. Kâmil Koç’un en büyük avantajı; her yola, her bölgeye, her çeşit yolcuya ulaşabileceğiniz bir sistem sunması. KÂMİL KOÇ OLARAK TERCİH EDİLEN BİR FİRMAYIZ Şoförlerimiz, hostlarımız, hosteslerimiz, bilet satış görevlilerimiz … Eğer yolcuya kaliteli hizmet sunarsak, yolcu mutlu olursa bizi tercih eder. Biz Kâmil Koç olarak her zaman yolcunun ilk tercihiyiz. Bu devamlılığı korumak da bizim elimizde. Sadece “bagaj taşımak” gibi düşünmemek lazım. Bu sektör lastikçisinden akaryakıtçısına, ikramcısından şoförüne kadar büyük bir ekosistem. Maliyetler arttı, doğru ama kaliteli hizmet verdiğiniz sürece bu sektör bitmez. Sektörün lideri olan Kâmil Koç ve Kâmil Koç gibi düşünen firmalar her zaman var olmaya devam eder.

Volvo Trucks Hadımköy Servisi, Orta Doğu ve Türkiye’de Bronz Sertifika Alan İlk Distribütör Servisi Oldu! Haber

Volvo Trucks Hadımköy Servisi, Orta Doğu ve Türkiye’de Bronz Sertifika Alan İlk Distribütör Servisi Oldu!

Volvo Trucks’ın “Dealer Operating Standards-Yetkili Servis Standartları” ve “Lean Management-Yalın Yönetim” programları doğrultusunda gerçekleştirilen değerlendirme sürecinde Marubeni Dağıtım ve Servis’in Volvo Trucks Hadımköy Servisi; 5S, günlük yönetim toplantıları, sürekli iyileştirme kültürü ve operasyonel disiplin alanlarında gösterdiği performansla, “Bronz Sertifika” alarak önemli bir başarıya imza attı. Volvo Trucks Orta Doğu ve Türkiye bölgesi kapsamındaki sertifikasyon çalışmaları, “Volvo Trucks Operasyonel Mükemmellik Programı” çerçevesinde yürütülüyor. Bu süreçte İstanbul Hadımköy’ün yanı sıra Ankara, Mersin, İzmir ve Kayseri servislerinde de “Bronz Seviye” uygulamaları başlatıldı. Marubeni Dağıtım ve Servis Kamyon Satış Sonrası Hizmetler Ülke Müdürü Tolunay Kartaloğlu; “Volvo Trucks Türkiye olarak müşteri memnuniyetini, kaliteyi ve verimliliği sürekli geliştirmeyi hedefliyoruz. Hadımköy servisimizin elde ettiği bu başarı, yalnızca bir sertifika değil; aynı zamanda ekibimizin özverisi, disiplinli çalışması ve sürekli iyileştirme kültürünü sahiplenmesinin bir sonucudur” dedi. Sertifikasyon süreci kapsamında Volvo Trucks ekipleri, yalınlık uygulamaları, 5S standardizasyonu ve günlük yönetim süreçlerine yönelik eğitim ve değerlendirmelerden geçti. Süreç boyunca gösterilen yüksek performans, Hadımköy Servisi’nin küresel Volvo Trucks standartlarıyla tam uyum içinde olduğunu bir kez daha kanıtladı. Bu başarıyla birlikte Volvo Trucks Hadımköy Servisi, Volvo Trucks’ın dünya genelinde uyguladığı kalite ve operasyonel mükemmellik standartlarını karşılayan bir servis merkezi olarak tescillendi.

Brisa 2025’te Verimlilik Odağını Korudu,  Yüksek Katma Değerli Segmentte Büyümesini Sürdürdü Haber

Brisa 2025’te Verimlilik Odağını Korudu, Yüksek Katma Değerli Segmentte Büyümesini Sürdürdü

Brisa, 1 Ocak 2025- 31 Aralık 2025 dönemine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin cirosu 41,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Verimlilik artışının yanı sıra uygulanan disiplinli maliyet ve gider yönetimi etkisiyle 2025 yılında 5,4 milyar TL seviyesinde FAVÖK elde edilirken, FAVÖK marjı ise %13,2 seviyesinde gerçekleşti. Yılın ikinci yarısında hayata geçirilen operasyonel ve finansal iyileştirme adımları sayesinde, regülasyon değişikliklerinin yarattığı olumsuz etkiye rağmen ikinci yarı net kârla tamamlandı. Ancak ilk yarıdaki zararın etkisiyle, yıl geneli sonuçları bu performansa paralel bir seviyede gerçekleşti. Özellikle son çeyrekte görülen güçlü nakit yaratımı ve gelecek odaklı, kontrollü sabit kıymet yatırım harcamalarının etkisiyle 5,6 milyar TL seviyesinde serbest nakit akış yaratıldı. Uygulanan çevik finansman aksiyonlarının da etkisiyle borçluluk seviyesi azaltılarak, 2025 yılı 0,8x seviyesinde Net Borç/FAVÖK oranıyla kapatıldı. Brisa CEO’su Vecih Yılmaz, 2025 yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “2025 yılı, lastik sektöründe pazar ve müşteri beklentilerinin dönüştüğü, küresel ve yerel ekonomik koşulların talep üzerinde dalgalanmalar yarattığı bir yıl oldu. Bu süreçte stratejik odağımızı koruyarak teknoloji yatırımlarımıza ve yüksek katma değerli ürün segmentine odaklandık. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarımızla hem operasyonel verimliliğimizi destekledik hem de uzun vadeli rekabetçiliğimizi güçlendirdik. Brisa’nın güçlü temelleri ve stratejik öncelikleri doğrultusunda finansal disiplin ve operasyonel verimlilik yaklaşımımızı sürdürüyoruz. 2026 yılında daha dengeli talep koşullarında attığımız stratejik adımların katkısını daha net görmeyi bekliyoruz.” Premium segment odağıyla büyüme 2025 yılı boyunca Ar-Ge yatırımlarını sürdüren Brisa, 68 yeni ürünü pazara sundu. Yüksek jantlı ve elektrikli-hibrit araçlara uyumlu ürünlerle premium segmentte pazar payı artışı sağladı. Aksaray fabrikasında devreye alınan yeni üretim teknolojileri ve kalite sertifikasyonlarıyla iki üretim tesisi de küresel OEM standartlarıyla uyumlu hale gelerek yüksek katma değerli üretim altyapısı desteklendi. Brisa, uluslararası pazarlarda Lassa markasıyla büyümesini sürdürürken Türkiye lastik sektöründeki ihracat liderliği konumunu korudu. Ayrıca uzun vadeli büyüme hedefleri doğrultusunda perakende yatırımlarıyla küresel varlığını güçlendirdi. Hizmet ağında genişleme Brisa, entegre mobilite çözümlerinde büyümeyi sürdürdü. Arvento markasıyla aktif cihaz sayısı 840 binin üzerine çıkarken, 242 bin araçlık filo parkına dijital takip ve lastik yönetimi hizmeti sunuldu. Türkiye genelinde 157 noktaya ulaşan hızlı bakım servis ağı ile müşterilere sunulan hizmet kapsamı genişletildi. Önümüzdeki dönemde de stratejik hedefler doğrultusunda müşteri deneyimine odaklanan çözümlerin yaygınlaştırılması, özellikle filo müşterilerinin toplam satın alma ve operasyon maliyetlerini optimize etmeye odaklanan veri temelli çözümler üzerinden iş birliklerinin artırılması hedefleniyor.

Paylaşım Ekonomisinin Lojistikteki Yansıması: Parça Eşya Taşımacılığı ile Tanışın Haber

Paylaşım Ekonomisinin Lojistikteki Yansıması: Parça Eşya Taşımacılığı ile Tanışın

Özellikle İstanbul gibi sürekli göç alan, öğrenci nüfusunun yoğun olduğu, kentsel dönüşümün hız kesmeden devam ettiği metropollerde, tam kapasite bir evden eve nakliyat hizmetine ihtiyaç duymayan büyük bir kitle bulunuyor. Çeyiz eşyalarını yeni evine göndermek isteyenler, yazlık evine birkaç beyaz eşya yollayanlar, internet üzerinden ikinci el mobilya satın alanlar veya memleketine dönen öğrenciler... Tüm bu senaryolarda geleneksel nakliye yöntemleri hem bütçeyi sarsıyor hem de kaynak israfına neden oluyor. İşte tam bu noktada, modern lojistiğin parlayan yıldızı olan parça eşya taşımacılığı devreye giriyor. Bu kapsamlı rehberimizde, parça eşya taşımanın ne olduğunu, nasıl çalıştığını, bütçenize sağladığı katkıları ve Türkiye'nin dört bir yanına uzanan modern nakliye ağlarının avantajlarını derinlemesine inceliyoruz. Parça Eşya Taşımacılığı Nedir? Geleneksel Nakliyeden Farkı Ne? Parça eşya taşımacılığı (parsiyel taşımacılık), en basit tabiriyle, bir nakliye aracını tam olarak doldurmayacak hacimdeki eşyalarınızın, aynı güzergaha giden farklı müşterilerin eşyalarıyla aynı araç içerisinde paylaşımlı olarak taşınması sistemidir. Havayolu taşımacılığında bir uçağın koltuklarını paylaşmak veya kargo şirketlerinin aynı araca yüzlerce farklı paket koyması mantığıyla aynı temele dayanır. Geleneksel evden eve nakliyatta, bir kamyon sadece sizin eşyalarınız için tahsis edilir ve araçta boş yer kalsa bile o alanın maliyetini siz ödersiniz. Parça eşya sisteminde ise, yalnızca eşyanızın araç içerisinde kapladığı metreküp (hacim) kadar ücret ödersiniz. Bu durum, taşımacılık maliyetlerini inanılmaz derecede düşürür. Üstelik bu işlem, profesyonel ambalajlama, de-montaj, montaj ve asansörlü taşıma gibi standart lojistik hizmetlerinden hiçbir taviz verilmeden gerçekleştirilir. Güvenlik Endişelerini Aşmak: "Eşyalarım Başkasınınkiyle Karışır mı?" Parça eşya taşıma fikriyle ilk kez karşılaşan tüketicilerin aklına gelen ilk ve en büyük soru şudur: "Benim eşyalarım diğer kişilerin eşyalarıyla aynı kamyona yüklenirse kaybolmaz mı veya karışmaz mı?" Bu son derece haklı bir endişedir ancak kurumsal lojistik firmalarının uyguladığı ileri teknoloji sistemler sayesinde bu risk matematiksel olarak sıfıra indirilmiştir. Günümüzde profesyonel nakliyat operasyonları, gelişmiş bir barkodlama ve envanter yönetim sistemiyle çalışır. Süreç şu şekilde işler: Etiketleme ve Barkodlama: Eşyalarınız teslim alınmadan önce özel ambalaj malzemeleriyle sarılır ve her bir parçanın üzerine size özel bir renk kodu veya barkod etiketi yapıştırılır. Fiziksel İzolasyon: Kamyonun kasası, modüler bölmeler veya sağlam ayırıcı paneller ile ayrılır. A müşterisinin eşyası ile B müşterisinin eşyası fiziksel olarak birbirine temas etmez. Güzergah Optimizasyonu: Eşyalar kamyona yüklenirken, indirilecek sıraya göre (ilk indirilecek eşya en son yüklenir) stratejik bir istifleme yapılır. Bu sayede eşyaların indirilmesi sırasında diğer eşyaların gereksiz yere hareket ettirilmesi önlenir. Sigorta Güvencesi: Tıpkı tam ev eşyası taşımacılığında olduğu gibi, parça eşyalarınız da araca yüklendiği andan teslim edildiği ana kadar tam kapsamlı nakliyat sigortası ile güvence altına alınır. Şehiriçi Dinamikler: İstanbul'un Dar Sokaklarında Minivan Çözümleri İstanbul'un lojistik altyapısı, tarihi yarımada, dar sokaklar, yokuşlar ve park sorunu gibi çok ciddi engellerle doludur. Devasa bir nakliye kamyonunu Beşiktaş'ın dar sokaklarına sokmak veya Kadıköy Moda'da park edecek yer bulmak saatler sürebilir. Bu noktada parça eşya operasyonları için özel olarak dizayn edilmiş "Minivan" ve "Panelvan" tipi hafif ticari araç filoları devreye girmektedir. Anadolu Yakası'nın hızla büyüyen ve kentsel dönüşümün merkezlerinden olan Pendik, Tuzla, Kurtköy, Kartal ve Maltepe hattında bu hızlı müdahale araçları adeta can kurtarıcıdır. Küçük hacimli eşyalar (örneğin bir buzdolabı, bir çamaşır makinesi ve birkaç koli), büyük kamyonların giremediği sokaklara bu araçlarla hızla ulaştırılır. İstanbul trafiğine takılmadan, köprü geçiş saatlerine kısıtlı kalmadan "Ateş Hızında" teslimat yapılması, şehiriçi parça taşımacılığının en büyük avantajıdır. Kurumsal çözümler ve tüm nakliye süreçleriyle ilgili detaylı vizyonumuzu incelemek isterseniz, sektörün öncü markalarından Ateşnak anasayfasını ziyaret edebilirsiniz. E-Ticaret ve İkinci El Piyasasının Lojistik Motoru Son yıllarda Letgo, Sahibinden, Dolap gibi ikinci el eşya alım satım platformlarının kullanımındaki patlama, şehiriçi lojistik ihtiyacını tamamen değiştirdi. Pendik'te yaşayan bir öğrenci, Başakşehir'den uygun fiyata bir L koltuk veya gardırop bulduğunda, bunu kendi binek aracıyla taşıması imkansızdır. Bir kamyonet kiralamak istediğinde ise eşyanın değerinden daha yüksek bir nakliye bedeliyle karşılaşabilmektedir. İşte parça eşya taşıma hizmeti, bu ikinci el ekonomisinin can damarıdır. Satın alınan eşya, uzman ekipler tarafından satıcının evinde profesyonelce sökülür (de-montaj), darbelere karşı havalı naylonlarla ambalajlanır, güvenli araçlara yüklenir ve alıcının evinde tekrar kurularak teslim edilir. Böylece hem satıcı hem de alıcı büyük bir lojistik zahmetten, uygun bütçelerle kurtulmuş olur. Şehirler Arası Köprüler: Türkiye'yi Birbirine Bağlayan Rotalar Parça eşya taşımacılığının asıl büyük ekonomik faydası şehirler arası operasyonlarda ortaya çıkmaktadır. Örneğin, İstanbul'dan İzmir'e sadece birkaç parça eşya göndermek için özel bir araç tutmanın maliyeti on binlerce lirayı bulabilir. Ancak kurumsal firmaların oluşturduğu "Güzergah Paylaşım Sistemi" sayesinde bu maliyet onda birine kadar düşmektedir. Lojistik ağlarının en yoğun çalıştığı temel rotalar şunlardır: İstanbul - Ankara Hattı: Özellikle memur atamaları, öğrenci transferleri ve şirketlerin ofis taşımaları nedeniyle yılın 365 günü hareketli olan bu rotada, her gün düzenli seferler yapılmaktadır. İstanbul - İzmir & Ege Hattı: Özellikle yaz aylarında yazlıklara giden eşyalar veya tersine göç dalgalarıyla parça eşya taşımacılığının zirve yaptığı rotadır. İstanbul - Antalya & Akdeniz Hattı: Turizm sektöründe çalışanların mevsimsel eşya transferleri ve otel lojistik ihtiyaçları bu hat üzerinden yönetilir. İstanbul - Adana & Gaziantep Hattı: Anadolu'nun ticaret merkezleriyle İstanbul arasındaki ticari parça yükler, numuneler ve bireysel eşyalar bu rotada güvenle taşınır. Bu uzun rotalarda eşyalar, kapalı çelik kasalı, hava şartlarından etkilenmeyen ve süspansiyon sistemleri eşya taşıma için özel olarak modifiye edilmiş tır ve büyük kamyonlarla taşınmaktadır. Lüks ve Değerli Eşyalar Parça Taşımacılığa Uygun mu? Halk arasında parça eşya taşımanın sadece eski veya ucuz eşyalar için kullanılabileceği gibi yanlış bir algı vardır. Aksine, bir antika piyano, yüksek maddi değere sahip bir tablo, değerli bir ofis kasası veya tıbbi bir cihaz da parça eşya statüsünde taşınabilir. Üst segment lojistik hizmetlerinde, bu tür hassas eşyalar için özel ahşap sandıklama (crating) yöntemleri kullanılır. Eşya, kendi boyutlarına göre hazırlanan koruyucu bir kalkanın içine yerleştirilir ve araç içerisinde özel bağlama (spanset) sistemleriyle sabitlenir. Bu sayede binlerce kilometrelik şehirler arası yolculuklarda bile eşyanın sarsıntıdan etkilenmesi engellenir. Nakliye Fiyatlarını Belirleyen Temel Unsurlar ve Bütçe Planlaması Nakliyat sektöründe en büyük şikayetlerin başında şeffaf olmayan fiyatlandırma politikaları gelir. Özellikle merdiven altı çalışan firmaların telefonda düşük fiyat verip kapıya gelince fiyatı artırması bilinen bir taktikken; kurumsal markalar tamamen şeffaf ve analitik fiyatlandırma yöntemleri kullanır. Parça eşya taşıma fiyatlarını belirleyen ana faktörler şunlardır: Hacim ve Ağırlık: Eşyanızın araçta kapladığı metreküp (m3) en temel fiyat belirleyicisidir. Mesafe: Alım noktası ile teslimat noktası arasındaki kilometre farkı ve yakıt maliyeti. Hizmet Kapsamı: Eşyaların de-montaj/montajının kimin yapacağı, ambalajlama talepleri ve asansör sisteminin kurulup kurulmayacağı. Esneklik (Tarih): Eğer eşyanızın gitmesi gereken gün konusunda esnekseniz, firma sizi uygun bir rotaya dahil edeceği için çok daha ekonomik fiyatlar alabilirsiniz. Ancak "yarın kesin orada olmalı" derseniz bu ekspres hizmete girer. Dijitalleşen lojistik firmaları, müşterilerini bu karmaşadan kurtarmak için akıllı hesaplama modülleri geliştirmiştir. Taşınma maliyetinizi önceden ve sürpriz yaşamadan öğrenmek istiyorsanız, arama motorlarında markamızla entegre çalışan "nakliye ücreti hesaplama" sistemlerini aratarak anında gerçekçi bütçelere ulaşabilirsiniz. Zaman Yönetimi ve Depolama Entegrasyonu Bazen eşyalarınızın gönderileceği adres henüz hazır olmayabilir. Örneğin, İstanbul'dan memleketinize birkaç koli ve mobilya gönderdiniz ancak evinizin tadilatı bitmedi. Kurumsal lojistik ekosistemleri, sadece taşımacılık değil, aynı zamanda depolama hizmetleri de sunar. Parça eşyalarınız gideceği şehirdeki veya başlangıç noktasındaki akıllı depolarda, 7/24 güvenlik kameralarıyla korunan, rutubetsiz ortamlarda dilediğiniz süre boyunca misafir edilebilir. İhtiyacınız olduğu anda ise son teslimat noktasına sevk edilir. Bu entegre sistem, müşteriye inanılmaz bir esneklik ve zaman yönetimi avantajı sağlar. Sonuç: Akılcı, Ekonomik ve Çevre Dostu Bir Tercih Sonuç olarak, tam kapasite bir araca ihtiyacınız olmadığında koca bir kamyonun masrafını üstlenmek mantıklı değildir. Parça eşya taşımacılığı, kaynakların verimli kullanıldığı, karbon ayak izinin azaltıldığı (aynı rotaya giden 5 farklı araç yerine tek bir aracın kullanılması) çevre dostu bir yaklaşımdır. Hem bütçenizi korur hem de eşyalarınızı kurumsal güvence altına alır. Siz de sadece ihtiyacınız olan alan kadar ödeme yaparak, eşyalarınızı profesyonel ellere teslim etmek istiyorsanız, süreçlerin nasıl işlediğini ve hizmet detaylarını görmek için bu bağlantıyı inceleyebilirsiniz. Pendik merkezli güçlü operasyonel altyapısı ile Ateşnak, Türkiye'nin her noktasına uzanan hizmet ağımız ve "Ateş Hızında" teslimat prensibimizle, evden eve nakliyatta olduğu gibi parça taşımacılıkta da en güvenilir çözüm ortağınız olmaya devam ediyoruz. Eşyalarınızın boyutu ne olursa olsun, bizim için taşıdıkları değer hep aynıdır!

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.