Hava Durumu

#Türkiye

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Türkiye haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Türkiye haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı Projesine “En İyi Roadshow” Ödülü Haber

Mercedes-Benz Türk’ün Sağlık Bakım Tırı Projesine “En İyi Roadshow” Ödülü

Mercedes-Benz Türk, kamyon şoförlerine sağlık ve kişisel bakım hizmetleri sunan Sağlık Bakım Tırı projesiyle önemli bir başarıya imza attı. Şoförlerin yoğun çalışma koşulları nedeniyle ulaşmakta zorlandıkları sağlık hizmetlerini doğrudan sahaya taşıyan proje, yarattığı sürdürülebilir sosyal fayda yaklaşımı sayesinde ACE of M.I.C.E Awards’ta “En İyi Roadshow” ödülüne layık görüldü. Ücretsiz sağlık kontrolleri, psikolog desteği, fizyoterapist eşliğinde gerçekleştirilen bilgilendirmeler ve sunduğu kişisel bakım hizmetleriyle dikkat çeken Sağlık Bakım Tırı projesi; saha odaklı ve bütüncül yapısıyla hem katılımcılardan hem de sektör paydaşlarından yoğun ilgi görüyor. Proje, kamyon şoförlerinin fiziksel ve ruhsal iyi oluşunu desteklerken, sektörde bu alanda farkındalık yaratmayı hedefliyor. Mercedes-Benz Türk, önümüzdeki dönemde de bu kapsamda daha fazla şoföre ulaşmayı ve sosyal faydayı odağına alan çalışmalarını sürdürmeyi amaçlıyor. “Şoförlerimizin hayatına katkı sağlayabilmek bizim için çok değerli” Mercedes-Benz Türk İletişim Müdürü Miray Demirel, ödül ile ilgili şu değerlendirmelerde bulundu: “Sahada birebir temas ettiğimiz şoförlerimizin ilgisi ve etkinliklere katılımı, yaptığımız işin doğru bir noktaya temas ettiğini gösteriyor. Yoğun tempoda çalışan şoförlerimizin hayatına katkı sağlayabilmek, kendilerine biraz olsun zaman ayırabilmelerine vesile olabilmek bizim için çok değerli. Projeyi her sezon geliştirerek sürdürmemiz ve yüz yüze etkinliklerin yanı sıra dijital içeriklerle de daha fazla şoföre ulaşmayı hedeflememiz, bu alandaki kararlılığımızın bir göstergesi. ACE of M.I.C.E Awards’ta ‘En İyi Roadshow’ ödülüne layık görülmemizi de bu yaklaşımın bir sonucu olarak görüyoruz. Bu motivasyonla, önümüzdeki dönemde de sosyal faydayı odağına alan projeler üretmeye, sahada birebir temas kurabildiğimiz çalışmaları artırmaya ve daha fazla şoförümüze ulaşmaya devam edeceğiz.” 5. sezon için hazırlıklar başladı Aldığı ödülle birlikte başarısını bir kez daha tescilleyen ve toplamda 23 ödüle ulaşan Sağlık Bakım Tırı projesi, 5. sezonuyla 2026 yılında da Türkiye’nin farklı noktalarında kamyon şoförleriyle buluşmaya devam edecek.

Avrupa’da Büyümesini Hızlandıran TEMSA’dan İrlanda, Portekiz Ve İtalya’ya 65 Yeni Araç Teslimatı Haber

Avrupa’da Büyümesini Hızlandıran TEMSA’dan İrlanda, Portekiz Ve İtalya’ya 65 Yeni Araç Teslimatı

TEMSA, yüksek teknolojiye sahip, çevreci ve kullanıcı dostu araçlarıyla global pazarlarda büyümesini sürdürmeye devam ediyor. Son olarak İrlanda, Portekiz ve İtalya’ya gerçekleştirdiği 65 yeni araç teslimatıyla Avrupa’daki araç parkını genişleten TEMSA, 2026 yılına güçlü bir giriş yaptı. İrlanda’ya 49 araç, Akdeniz ve İtalya’nın en büyük adası konumunda bulunan Sicilya’ya 6 araç teslim eden TEMSA’nın ayrıca Portekiz’e ihraç ettiği 10 araçlık filonun tamamı ise Avrupa’nın ilk elektrikli şehirler arası otobüsü olma unvanına sahip LD SB E’lerden oluşuyor. Yenilikçi ürünleriyle Batı Avrupa’da da adından söz ettiren TEMSA’nın Portekiz’e yaptığı teslimat, ülkeye gerçekleştirdiği ilk LD SB E ihracatı olarak önem taşıyor. Sicilya’ya bu sene yaptığı teslimatlarla birlikte TEMSA, adadaki araç parkını 206 adede ulaştırarak, pazardaki güçlü konumunu korumaya devam etti. Teslim edilen 6 yeni aracın, Sicilya’nın en önemli turizm merkezlerinden biri olan Taormina’da turizm amaçlı kullanılması planlanıyor. “TESLİMATLARA HIZ VERİRKEN, ÜÇ TEMEL DEĞERİMİZİ PEKİŞTİRMEYİ DE SÜRDÜRECEĞİZ” TEMSA CEO’su Evren Güzel, şirketin üretim gücü, geniş ürün yelpazesi ve yaygın satış-servis ağıyla bugün küresel ölçekte güçlü bir oyuncu olduğunu vurgularken, değerlendirmesinde şu ifadelere yer verdi: “Otobüs üretimi ve satışındaki güçlü performansımızı artırarak sürdürürken, TEMSA’nın ‘tercih edilen mobilite markası’ konumunu daha da sağlamlaştırıyoruz. Bölgedeki öncelikli pazarlarımızda Aralık ayında gerçekleştirdiğimiz bu üç önemli teslimat, Avrupa’daki büyüme kararlılığımızın açık bir göstergesi. Ayrıca, MD9 RHD modelimizin İrlanda’da midi segmentinde “2026 Yılın Otobüsü” seçildiğini de gururla paylaşmak isterim. Önümüzdeki dönemde de teslimatlarımızı hızlandırırken, TEMSA’yı farklı kılan üç temel değerimizi pekiştirmeyi sürdüreceğiz: Geniş ürün gamımız, müşteri odaklı çözümlerimiz ve akıllı esnekliğimiz. Bu unsurlar ışığında küresel ayak izimizi büyütmeye ve Türkiye’nin katma değerli ihracatına katkı sağlamaya devam edeceğiz.”

Kâmil Koç 2025 Yılı Verilerini Açıkladı: 10 Milyondan Fazla Yolculuk Hikâyesine Ortak Oldu Haber

Kâmil Koç 2025 Yılı Verilerini Açıkladı: 10 Milyondan Fazla Yolculuk Hikâyesine Ortak Oldu

Türkiye’nin köklü seyahat markası Kâmil Koç, 2025 yılına ilişkin verileri açıkladı. 1926 yılında Türkiye’nin ilk seyahat firması olarak çıktığı yolda 100. yılına giren Kâmil Koç; yüksek hizmet kalitesiyle 2025 yılında da eşsiz yolculukların tercih edilen markası oldu. Kamil Koç’un yaptığı seferler dünyanın çevresini 100 kere turladı 1 Ocak–31 Aralık 2025 dönemini kapsayan verilere göre Kâmil Koç’un, yıl boyunca Türkiye’nin dört bir yanına sefer yapanotobüslerinin kat ettiği toplam mesafe, Türkiye’deki kara yolu ağını 57 kez kaplayabilecek, dünyanın çevresini neredeyse 100 kez turlayabilecek ve yaklaşık 10 kez Ay’a ulaşabilecek büyüklüğe karşılık geldi. Aynı otobüsler yan yana dizildiğinde ise Türkiye’nin yüz ölçümünü yaklaşık 12 kez, Avrupa kıtasını bir kez ve Marmara Denizi’ni tam 868 kez kaplayacak bir operasyonel gücü temsil etti. Yılın favori rotası bir kez daha Bursa-İstanbul hattı oldu Kâmil Koç bu yıl da milyonlarca farklı yolculuk hikayesininyazılmasını sağladı. Ancak yılın favori hattı yine değişmedi. İstanbul, Ankara, İzmir ve Antalya başta olmak üzere Türkiye’nin dört bir yanında hizmet veren Kâmil Koç’un en çok tercih edilen hattı yine Bursa–İstanbul oldu. Bunu Ankara–İstanbul ve Ankara–Kayseri güzergâhları izledi. Bu hatlar, yılın tamamına yayılan düzenli talebin yanı sıra yoğun seyahat dönemlerinde de en yüksek yolcu hareketliliğinin yaşandığı güzergâhlar olarak öne çıktı. Bayram ve sömestr tatillerinde yoğun talep yaşandı Kâmil Koç, uygun bilet fiyatlarıyla bayram ve tatil dönemlerinde de yolcuların tercihi oldu. Firmayı kullanan yolcuların bu dönemdeki güzergâh tercihleri bir önceki yılla benzerlik gösterdi. Ramazan Bayramı süresince Ankara–İstanbul, Bursa–İstanbul ve Ankara–Kayseri hatlarında en fazla yoğunluk yaşanırken; Kurban Bayramı’nda da Bursa–İstanbul (Avrupa), Ankara–İstanbul (Avrupa) ve Ankara–Kayseri güzergâhları yolcuların en çok kullandığı hatlar oldu. Öğrenci hareketliliğinin üst seviyeye çıktığı sömestr tatilinde ise Bursa–İstanbul (Avrupa), Ankara–İstanbul (Avrupa) ve İstanbul Avrupa–İzmir en çok yoğun ilgi gören hatlar arasında yer aldı. Seyahat ağı yeni iş birlikleriyle daha da genişledi 2025 yılı, Kâmil Koç için yalnızca yolcu sayılarıyla değil, operasyonel büyüme ve iş birlikleriyle de öne çıkan bir yıl oldu. Kâmil Koç, bu dönemde global iş ortağı Flix’in de desteğiyle seyahat ağına yeni duraklar eklemeye devam etti. Kahta Petrol iş birliği ile Adıyaman’da, Can Diyarbakır iş birliği ile Diyarbakır’da ve Mersin Seyahat iş birliği ile Mersin’de operasyonlargüçlendirilirken, Kâmil Koç tarihinde ilk kez Iğdır seferlerini başlatarak hizmet ağını en uç noktalara taşıdı. “Nesilden nesile, ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’” Kâmil Koç Genel Müdürü Çağatay Kepek, şirketin yıl genelindeki performansına ve gelecek dönem hedeflerine ilişkin şunları söyledi: “Türkiye’nin ilk seyahat firması olarak, tam bir asır önce başladığımız yolculuğun 100. yılına yaklaşmanın gururunu yaşıyoruz Geride bıraktığımız yıllar boyunca milyonlarca anıyı ve insanı birbirine bağladık, sektörümüzde sayısız ilke ve yeniliğe imza attık. Bugün geldiğimiz noktada, bu köklü mirası geleceğe taşımanın sorumluluğu ve heyecanı içindeyiz. 2025 yılı, Kâmil Koç için hem operasyonel hem de marka gücü açısından son derece verimli geçti. Müşteri memnuniyetini daha ileri bir seviyeye taşıdığımız bu dönemde, başarımızı The ONE Awards gibi prestijli bir ödülle taçlandırdık. Karayolu Taşımacılığı kategorisinde halk jürisi tarafından üst üste dördüncü kez ‘Yılın İtibarlısı’ seçilmek, yolcularımızın bize duyduğu güvenin en güçlü göstergesi oldu. Türkiye karayolu yolcu taşımacılığının lider markası olarak seyahat ağımızı ülkemizin dört bir yanında ve Avrupa’da yeni duraklarla genişletmeye devam ettik. Bu kapsamda, serhat şehirleri Kars ve Iğdır’a karşılıklı seferlerimizi başlatırken, yine yıl içinde küresel iş ortağımız Flix’in desteğiyle Bulgaristan’ın önemli turizm ve liman kenti Varna’ya direkt otobüs seferlerimizi hayata geçirdik. Avrupa’ya bağlanan hatlarımızı 2026’da daha da artırarak, Kâmil Koç markasını uluslararası arenada daha güçlü bir konuma taşımayı amaçlıyoruz. Büyüttüğümüz seyahat ağımızda, aynı zamanda yolcularımıza zamandan tasarruf sağlamak adına Lüleburgaz–İstanbul arasında ekspres seferlerimizin startını verdik. Ekspres hatlarımıza yeni dönemde İzmir–İstanbul, Sakarya–Bursa ve Eskişehir–İstanbul hatlarını da eklemeyi planlıyoruz. 2025 yılında, ayrıca filomuzu çevreci, modern ve yeni nesil otobüslerle güçlendirdik. Yolcularımıza daha yüksek konfor sunmak amacıyla filomuza 20 adet Mercedes-Benz Türk Tourismo otobüs kattık. Gerçekleştirdiğimiz tüm bu yatırımlar sayesinde 2025 yılında ‘yol arkadaşlığı’ vizyonumuzu bir adım öteye taşıyarak milyonlarca yolculuk hikayesine ortak olduk. Şimdi ise rotamızı, bu köklü mirası taçlandıracağımız 100. gurur yılımıza çeviriyoruz. 2026’da asırlık tecrübemizi Flix’in uluslararası vizyonu ve geniş ekosistemiyle birleştirerek; sadece Türkiye’de değil, Avrupa’da da sektöre değer katan projeler üretmeyi hedefliyoruz. Modern araç filomuz, liyakat sahibi uzman kadromuz ve kullanıcı dostu dijital altyapımızla her yolcumuzun seyahatini konforlu, kaliteli ve ayrıcalıklı bir deneyime dönüştürmeyi amaçlıyoruz. Kâmil Koç olarak, 2026 yılında ‘100 Yıldır Yol Arkadaşınız’ mottosuyla; nesilden nesile aktarılan sarsılmaz güven duygusunu Türkiye’nin her yerine ve Avrupa’nın kalbinde yeni yolculuk hikâyeleriyle yaşatmayı sürdüreceğiz.”

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde  HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi Haber

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceği Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ulaşımda dijitalleşme ve güvenlik adına önemli bir adım daha attı. Bu teknoloji sayesinde ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları, trafik akışını kesintiye uğratmadan, araçlar seyir halindeyken ölçülebilecek. Proje ile ağır taşıtlar durdurulmadan denetlenebilecek, bu sayede trafik akışında kesintiler yaşanmasının önüne geçilecek. Ani duruşlar ve kuyruklanmaların azalmasıyla sürücü ve yolcu güvenliği artırılırken, aşırı yük taşıyan araçların erken aşamada tespit edilmesi yol üstyapısında meydana gelen bozulmaları azaltacak ve bakım-onarım maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayacak. İmzalanan anlaşma hakkında bir değerlendirme yapan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Genel Müdürü Alper Akar “Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceğimiz Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları trafikte herhangi bir duraksamaya gerek kalmadan ölçülebilecek. Bu sistem sayesinde hem yol altyapısının korunmasına hem de güvenli ve sürdürülebilir ulaşımın desteklenmesine yönelik önemli bir adım daha atıyoruz. Fizibilite, kurulum, entegrasyon ve test süreçlerinin ardından sahada aktif olarak devreye alınacak bu teknoloji; Intetra ve alanında uzman teknik ekiplerimizle yürütülen güçlü iş birliklerinin bir sonucu olarak, veri odaklı ve yenilikçi altyapı çözümlerimize önemli katkı sağlayacak.” dedi. Intetra CEO’su Muhammed Alyürük ise proje ile ilgili şu açıklamalarında bulundu: Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi ülkemizin en önemli geçiş noktalarından birinde, köprünün işletmesini başarıyla yürüten ICA ile birlikte çok değerli bir projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) projemiz kapsamında; köprünün hem Avrupa–Asya hem de Asya–Avrupa yönlerindeki girişlerinde, araçların ağırlıkları durmaksızın ve yüksek hızda ölçümlenebilecek. Bu proje, Türkiye’deki ilk örnek uygulamalardan biri olmasının yanı sıra, akıllı ulaşım sistemleri alanında ülkemizin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da son derece gurur verici. Intetra olarak; akıllı ulaşım sistemlerine yön veren projelerde yer almaktan, teknolojimizi dünyanın en özel mühendislik yapılarından birine entegre etmekten ve geleceğin ulaşım altyapısına katkı sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Yakıt tüketimi ve emisyon değerlerini düşürerek çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak olan bu proje, akıllı ulaşım sistemleri için güçlü bir veri altyapısı oluşturuyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ndeki bu uygulama, modern ve adil denetim politikalarının Türkiye'deki en önemli örneklerinden biri olarak konumlanıyor.

Akran Grup, Filosunu Yeniden Renault Trucks T480 İle Gençleştiriyor Haber

Akran Grup, Filosunu Yeniden Renault Trucks T480 İle Gençleştiriyor

Lojistiğin her alanında hizmet sunan Akran Grup, filosunu 50 adet Renault Trucks T480 çekici ile genişletti. Son olarak 2022 ve 2023 yıllarında Renault Trucks yatırımlarından elde edilen yüksek operasyonel performans nedeniyle yapılan yeni alımların teslimat töreni Bursa’da gerçekleştirildi. Yeni araçlar Akran Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Korkmaz, Yönetim Kurulu Üyesi Efe Korkmaz ve İcra Kurulu Başkanı Ahmet Uğur’a, Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastian Delepine, Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, Koçaslanlar Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Koçaslan ile Koçaslanlar Otomotiv Genel Müdürü Mesut Süzer tarafından teslim edildi. 2000 yılında Bursa’da kurulan Akran Grup, bugün uluslararası ve yurt içi taşımacılıktan liman hizmetlerine, konteyner taşımadan depolama, denizcilik ve gümrük işlemlerine kadar geniş bir alanda faaliyet gösteriyor. Bursa, İstanbul, İzmir ve İzmit merkezli yapılanmalarıyla hizmet veren şirket, 320 adet çekicinin bulunduğu genç filosu ile dikkat çekiyor. Filosunun yaklaşık üçte biri Renault Trucks çekicilerden oluşan Akran Grup, sektörde örnek gösterilen entegre lojistik modeli ile ayrışıyor. Avrupa karayolu taşımacılığında da kısa zamanda önemli bir hacme ulaşan Akran, Türkiye’nin birçok lider markasına sunduğu çok yönlü lojistik hizmetleriyle tercih edilen bir çözüm ortağı hâline gelmiş durumda. Türkiye’nin önde gelen entegre lojistik yapılarından biri Akran Grup Yönetim Kurulu Başkanı Ayhan Korkmaz, törendeki açıklamasında sektörün rekabet koşullarına dikkat çekti; “Lojistik alanında antrepo hizmetleri dışında tüm hizmetleri sunabiliyoruz. Konteyner taşıma ve depolamadan, ülkeler arası deniz aşırı işlemlerin yapması gibi çok geniş hizmet skalamız müşterilerimiz için tercih sebebi oluyor. Bu kadar geniş bir hizmet yelpazesinde müşterilerimizin birçok talebine yanıt verebildiğimiz için rekabet gücümüzü arttırıyoruz. Karayolu taşımacılığı alanında da kaliteli hizmetin temel unsurlarının doğru ekipman, genç filo, uzman kadro ve iyi yönetilen süreçler olduğuna inanıyoruz. Sahada bunu karşılayabildiğimiz için büyüyoruz. Renault Trucks ile iş birliğimiz uzun yıllardır sürüyor ve aldığımız sonuçlar, beklentimizi en ideal şekilde karşılıyor.” Korkmaz, 2025’te yaklaşık %20 oranında cirosal bir büyümeye ulaştıklarını, 2026 hedeflerinin ise yeni yatırımlarla daha ileri taşındığını da ekliyor. Sebastian Delepine’den iş birliğine dair değerlendirme Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastian Delepine, teslimatın önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Akran Grup ile uzun yıllara dayanan güçlü bir iş birliğimiz bulunuyor. Filolarını yeniden Renault Trucks ile büyütmeleri, araçlarımızın sunduğu performans, verimlilik ve toplam sahip olma maliyetindeki avantajların somut bir göstergesi. Akran Grup’un operasyonlarına değer katmaktan ve gelişen faaliyetlerinde güvenilir bir çözüm ortağı olmaktan büyük memnuniyet duyuyoruz. Bundan sonrasında da iş birliğimizi daha güçlendirerek devam ettirmeyi hedefliyoruz.” Stratejik tercih: Renault Trucks T480 Akran Grup ve Renault Trucks iş birliğinin temeli 2010’lu yıllara dayanıyor. Yeni teslimatla birlikte grup filosunun yaklaşık üçte biri Renault Trucks modellerinden oluşuyor. Akran Grup’un tercih ettiği Renault Trucks T480 çekiciler, yakıt verimliliği, gelişmiş sürüş teknolojileri, uzun yol operasyonlarına uygun dayanıklı yapısı ve sürücü konforunu artıran kabin özellikleriyle filolara önemli avantajlar sağlayan bir model olarak öne çıkıyor.

Girişimcilik ve Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Tarafından Lojistik Zirvesi Gerçekleştirildi! Haber

Girişimcilik ve Kariyer Geliştirme Uygulama ve Araştırma Merkezi Tarafından Lojistik Zirvesi Gerçekleştirildi!

AKÜ İbrahim Küçükkurt Konferans Salonunda gerçekleştirilen etkinliğe; AKÜ Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Şuayıp Özdemir, GİKAM Müdürü Prof. Dr. Fikret Yaman, Afyonkarahisar Ticaret ve Sanayi Odası (ATSO) Yönetim Kurulu Başkanı Hüsnü Serteser, AFDAS Yönetim Kurulu Başkanı Kadir Altınkaya, ATSO Meclis Üyesi ve TOBB Delegesi Bülent Saygı, il protokolü üyeleri, akademisyenler ve çok sayıda öğrenci katılım sağladı. Afyonkarahisar, Lojistik Açıdan Stratejik Bir Konumda Panelin moderatörlüğünü üstlenen AKÜ İİBF Uluslararası Ticaret ve Finansman Bölümü Dr. Öğr. Üyesi Kemal Karayormuk, Afyonkarahisar’ın ulaşım ağları bakımından Türkiye’nin önemli kavşak noktalarından biri olduğunu belirtti. Karayormuk, kentin stratejik karayolu lojistik merkezleri arasında öne çıktığını vurgulayarak, Lojistik Zirvesi kapsamında yalnızca sektörel gelişmelerin değil; Türkiye’nin ve dünyanın mobilite vizyonunun, taşımacılığın geleceğinin, dijitalleşmenin sektöre etkilerinin ve insan kaynağının dönüşen rolünün de ele alınacağını ifade etti. Etkinliğin öğrenciler için sektörü yakından tanıma ve kariyer planlarını şekillendirme açısından önemli bir fırsat sunduğunu dile getirdi. “Kamil Koç, Ulaşım Kültürünün Güçlü Bir Parçası” FlixBus / Kamil Koç CEO’su Çağatay Kepek, Kamil Koç’un 1926 yılında başlayan kurumsal yolculuğunun 2026’da 100. yılına ulaşacağını belirterek, markanın Türkiye’de şehirlerarası ulaşım kültürünün oluşumunda önemli bir yere sahip olduğunu söyledi. Yaklaşık altı yıldır dünyanın önde gelen mobilite şirketlerinden Flix bünyesinde faaliyet gösterdiklerini ifade eden Kepek, Flix’in 47 ülkede geniş bir ulaşım ağına sahip olduğunu aktardı. Kepek, birleşme sürecinde Kamil Koç markasının korunmasının stratejik bir tercih olduğunu vurgulayarak, bu yaklaşımın markanın köklü geçmişine duyulan saygının bir göstergesi olduğunu dile getirdi. “IRU, Küresel Ölçekte Koordinasyon Sağlıyor” IRU Başkanlık Divanı ve IRU Denetleme Kurulu Üyesi Aslı Çalık, Uluslararası Karayolu Taşımacılığı Birliği’nin 100’den fazla ülkede faaliyet gösteren kuruluşları temsil eden küresel bir yapı olduğunu ifade etti. IRU’nun sektörel standartların geliştirilmesi ve uluslararası taşımacılığın kolaylaştırılması konusunda önemli bir rol üstlendiğini belirten Çalık, Birleşmiş Milletler tarafından kabul edilen TIR Sözleşmesi hakkında da bilgiler verdi. IRU’nun yalnızca eşya taşımacılığıyla sınırlı kalmadığını, yolcu taşımacılığı ve taksi örgütlerini de kapsayan geniş bir temsil gücüne sahip olduğunu vurguladı. “Her İşi Yapmak Zorunda Değiliz, Kaliteyi Önceliyoruz” AKER Otobüs İşletmesi A.Ş. Yönetim Kurulu Başkanı Emre Ak, şirketin köklü geçmişine değinerek tarifesiz taşımacılık alanında faaliyet gösterdiklerini ifade etti. Sektörde yoğun bir rekabet yaşandığını belirten Ak, AKER olarak her talebi karşılamak yerine hizmet kalitesini ve operasyonel düzeni anlayan iş ortaklarıyla çalışmayı tercih ettiklerini söyledi. Acil ve yüksek kapasiteli operasyonları yönetebilme yetkinliklerinin kendilerini sektörde farklı bir noktaya taşıdığını da sözlerine ekledi. “Pembe Otobüs Projesiyle Toplumsal Farkındalık Oluşturuyoruz” BEST VAN Turizm Yönetim Kurulu Üyesi İrem Bayram, sektördeki kuşaklar arası müşteri beklentilerinin hizmet anlayışını doğrudan etkilediğini belirtti. Z kuşağının markalardan yalnızca güvenli ulaşım değil, çevresel duyarlılık ve toplumsal katkı da beklediğini vurgulayan Bayram, bu kapsamda hayata geçirilen “Pembe Otobüs” projesiyle meme kanserine dikkat çekmeyi amaçladıklarını ifade etti. “Ekonomik Hareketliliğin Temelinde Lojistik Var” Mezon Lojistik Genel Müdürü ve Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) geçmiş dönem Başkanı Tamer Dinçşahin, lojistiğin küresel ekonomide belirleyici bir rol üstlendiğini söyledi. Karayolu taşımacılığının 2024 yılında 39 milyar dolarlık hizmet ihracatı gerçekleştirdiğini belirten Dinçşahin, Türkiye’nin jeopolitik konumunun uluslararası ticarette önemli avantajlar sunduğunu ifade etti. Demiryolu ve liman bağlantılarının güçlendirilmesinin lojistik kapasite açısından kritik olduğuna da dikkat çekti.

Brisa ve İkra Lojistik’ten Güçlü İş Birliği Haber

Brisa ve İkra Lojistik’ten Güçlü İş Birliği

Brisa, filo müşterilerine sunduğu değer odaklı çözümlerini güçlendirmeye devam ediyor. Şirket, bayisi DoğanGü aracılığıyla, Türkiye’nin önde gelen çok modlu lojistik şirketlerinden İkra Lojistik A.Ş. ile kapsamlı bir iş birliği gerçekleştirdi. Bu anlaşma ile Brisa ve DoğanGü, İkra Lojistik’in operasyonel süreçlerinde verimlilik, sürdürülebilir ve maliyet etkin çözümler geliştirmesine imkân tanıyacak. Lojistik operasyonlarında kesintisiz hizmet ve güçlü altyapı 1992 yılında taşımacılık faaliyetlerine başlayan İkra Lojistik, büyük kısmı uluslararası operasyonlardan oluşan iş hacmiyle, 7 ülkede 10 ofis ve yaklaşık 500 kişilik uzman kadrosuyla hizmet veriyor. Karayolu, denizyolu, hava ve demiryolu taşımacılığı alanlarında entegre çözümler sunan şirket, yılda 35.000’in üzerinde taşıma operasyonu ve 1 milyon tonu aşan yük kapasitesi ile sektörün güçlü oyuncuları arasında yer alıyor. Bu yüksek hacimli operasyonlarda güvenilir bir çözüm ortağı olarak konumlanan Brisa, iş birliği kapsamında İkra Lojistik’in Adana ve İstanbul Orhanlı garajlarında kapsamlı hizmetler sunuyor. Orhanlı Garajı’nda Brisa tarafından kurulan Mobilfix altyapısı üzerinden kapsamlı servis desteği sağlanırken, Brisa çatısı altındaki DoğanGü ekibi tarafından görevlendirilen sabit lastik personeli ile operasyonel süreklilik güvence altına alınıyor. Dijital Filo Yönetimi ve Profleet ile Maksimum Verimlilik Brisa ve DoğanGü, İkra Lojistik’in L2 yetki belgeli ve ADR donanımlı araç filosuna yönelik Profleet lastik yönetimi hizmetlerini hayata geçirdi. İş birliği sürecinde İkra garajlarına ekipman desteği verilirken; yeni lastik temini, yol yardımı ve TMP+ dijital filo yönetimi çözümleri de aktif olarak devreye alındı. Bu entegre yaklaşım sayesinde İkra Lojistik, Brisa’nın lastik yönetimi çözümlerinden tam kapsamlı olarak yararlanan örnek filolardan biri haline geldi. Markalar arasında kurulan bu operasyonel sinerji, lojistik akışların verimliliğini artırırken hizmet kalitesini de en üst seviyeye taşıyor. Brisa ve DoğanGü iş ortaklığı, sağlanan yüksek hizmet kalitesi ve hızlı çözüm kabiliyetiyle İkra Lojistik nezdinde kalıcı bir iş birliğine dönüşmüş durumda. Bugün itibarıyla İkra Lojistik, Türkiye genelindeki tüm operasyonlarında Brisa’nın lastik, servis ve dijital filo yönetimi hizmetleriyle fark yaratmaya devam ediyor. İmza töreninde ”Brisa Stratejik Büyümeden Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Cenk Koçdor şu değerlendirmeyi yaptı: İkra Lojistik gibi sektörde güçlü, uluslararası bir oyuncu ile güçlerimizi birleştirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bu iş birliği, Brisa’nın filolara sunduğu entegre hizmet yaklaşımının güçlü bir örneği. Profleet ve dijital filo yönetimi çözümlerimizle operasyonların daha verimli, daha kontrol edilebilir ve daha sürdürülebilir hale gelmesini sağlayacağız. Amacımız, müşterilerimizin günlük operasyonlarında gerçek ve ölçülebilir bir değer yaratma. ”Brisa Satıştan Sorumlu Genel Müdür Yardımcısı Yakup Demir ise şunları söyledi: ”Bu iş birliği, Brisa’nın yalnızca ürün kalitesiyle değil, sahadaki güçlü bayi ve servis yapısıyla da müşterilerinin yanında olduğunun önemli bir göstergesi. DoğanGü’nün uzmanlığı, sahadaki etkinliği ve operasyonel çevikliği sayesinde İkra Lojistik’in tüm lastik ve servis süreçleri kesintisiz ve yüksek standartta yönetiliyor. Bayilerimiz, Brisa’nın müşteriye dokunduğu en kritik noktayı temsil ediyor; bu nedenle onların katkısı bu iş birliğinin başarısında kilit rol oynuyor.” Ikra Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Akın Konyar iş birliğini şu sözlerle değerlendirdi: “Operasyonlarımızın güvenilirliği ve sürekliliği bizim için kritik. Brisa ve DoğanGü iş ortaklığıyla filomuzda hem maliyet hem de operasyonel açıdan önemli kazanımlar elde ediyoruz. Dijital filo yönetimi ve yerinde servis çözümleri sayesinde süreçlerimizin kontrolü çok daha yüksek bir noktaya taşındı.” Brisa’nın çözüm ortağı DoğanGü'nün Genel Müdürü Taylan Avcıoğlu ise iş birliği için; “İkra Lojistik ile kurduğumuz bu iş birliği, DoğanGü olarak müşterilerimize sunduğumuz servis kalitesinin önemli bir göstergesi. Sabit personel desteğimiz, hızlı müdahale kabiliyetimiz ve Brisa’nın yüksek standartlarıyla filonun tüm lastik süreçlerini güvence altına alıyoruz. Bu güçlü birliktelikten büyük memnuniyet duyuyoruz.”

Türkiye’deki Taşımacılık Standartlarını Ukrayna’ya Taşıdık Haber

Türkiye’deki Taşımacılık Standartlarını Ukrayna’ya Taşıdık

İŞ DİSİPLİNİNİ KÜÇÜK YAŞLARDA ÖĞRENDİM 1973 yılında, Elazığ’da 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda doğdum. Çocukluk, ilkokul, ortaokul ve lise yıllarım Elazığ’da geçti. Üniversite eğitimime ise Malatya’da devam ettim. Küçük yaşlardan itibaren dedemin, ardından babamın işlettiği bakkalda çalışarak büyüdüm. O küçük dükkân benim ilk okulumdu; ticareti, müşteriyi, iş disiplinini orada öğrendim. Bugün geriye baktığımda, o yılların bana kazandırdığı ticari sezginin hayatımın en güçlü temeli olduğunu görüyorum. 1992 YILINDA UKRAYNA’YA MERHABA DEDİK 1992’de akrabalarımız Ukrayna’ya gitmişti. Biz de aslında turist olarak, “bir görelim” diyerek yola çıktık ama Ukrayna o dönem yeni bağımsızlığını kazanmış, henüz düzeni oturmamış, fırsatlarla dolu bir ülkedeydi. Bavul ticareti çok yaygındı; Ukraynalılar Türkiye’ye, özellikle Laleli’ye gelip alışveriş yapıyor, döndüklerinde pazar yerlerinde satıyorlardı. Mağazacılık kültürü tam gelişmemişti; çoğu dükkâna içeri girmek bile birkaç kapıdan geçmeyi gerektiriyordu. Biz de oraya gittiğimizde bu ticari akışın tam ortasında bulduk kendimizi. Yolcu taşımacılığı yaparak başladık. Fakat zamanla gümrük düzenlemeleri oturunca bavul ticareti zayıfladı ve bu iş modeli kendiliğinden sona erdi. Bu durum bizi yeni arayışlara itti. “Türkiye’de yıllardır yapılan şehirlerarası taşımacılık neden Ukrayna’da yapılmasın?” diye düşündük. Hem çevremiz vardı hem de Ukrayna’da bu alan bakirdi. Böylece şirketimizi 24 Aralık 1997’de kurduk. UKRAYNA İLE TÜRKİYE’DEKİ TAŞIMACILIK MODELİ ÇOK FARKLIYDI Ukrayna’daki sistem Türkiye’den çok farklıydı. Hatlar tamamen ihale ile veriliyordu. Güzergâh, kalkış saati, iniş saati hatta şehir içindeki duraklar bile devlet tarafından belirleniyordu. Çok uzun izin süreçleri, bürokrasi ve yoğun bir mücadele gerekiyordu ama biz adım adım ilerledik ve 14 Ocak 1999’da ilk ihalemizi kazandık. Ertesi gün, 15 Ocak’ta dondurucu bir kışa rağmen sadece bir yolcuyla ilk seferimizi başlattık. Benim için çok önemli bir başlangıçtı. “Bu enerjiyle hemen başlamalıyım” demiştim; o motivasyon gerçekten her şeyin önünü açtı. BİLET SİSTEMİNDEKİ ZORLUKLAR, YOLCUYA ULAŞMAMIZI ENGELLEDİ Saymakla bitmeyecek kadar engellerle karşılaştık. En büyük sorun bilet sistemi ve yolcuya ulaşmaktı. Otogarda kasiyerler isterse bilet satıyor, istemezse satmıyordu. Sizin yatırımlarınızın kaderi aslında bir kasiyerin inisiyatifine kalıyordu. Biz zaman zaman kendi araçlarımız için gidip kasadan bilet satın almak zorunda bile kaldık, çünkü koltuklarımızı garanti etmemiz gerekiyordu. Yolcu bulmak da kolay değildi. Ukrayna tren kültürü çok güçlü olduğu için insanlar otobüse mesafeliydi. Bir dönem çözüm olarak tren garına gidip otobüsü orada beklettik. İnsanlar otobüsün lüks oluşuna şaşırıyor, “Bu araç gerçekten bu şehre mi gidiyor?” diye soruyordu çünkü o zaman Ukrayna’daki araçların büyük kısmı eskiydi. Türkiye’deki standartları Ukrayna’ya taşıdık: Hostes, kravat-gömlekli personel, ikram, düzenli bakım, temizlik, kaliteli filo… Ancak bu da başlı başına bir mücadeleydi. Yolcu ikramı almıyordu; ücretli sandıkları için geri çeviriyorlarmış. Biz de ikramın bilet fiyatına dahil olduğunu anlatıp hizmeti görünür kıldık. SİSTEMİN İŞLEYİŞİNİ GÖSTERMEK İÇİN UKRAYNA’DAN TÜRKİYE’YE HEYET GETİRDİK Bilet satış sisteminin yanlış olduğunu anlatmak için çok uğraştık. Türkiye’de nasıl çalıştığını göstermek için Ukrayna’dan heyet getirdim. TOFED ile toplantılar yaptık. Sonunda bazı hatlarımızda kapasiteyi ikiye böldüler; yarısını otogar satıyor, yarısını biz satıyorduk. Bir diğer zorluk, araçların gittiği şehirde 12–15 saat yatmak zorunda oluşuydu. Biz “Merkezimiz Kiev, bakım altyapımız burada; araç geri dönmeli” dedik. Başta kabul etmediler ancak teknik nedenleri ve güvenlik gerekliliklerini anlatınca izin verildi. Bu Ukrayna’da bir ilkti ve ülke taşımacılığına da kalite standartları getirdi. OTOBÜSLERİMİZİN BAGAJI YETMEDİ, KARGO TAŞIMACILIĞINA BAŞLADIK Yolcular paket, zarf, eşya göndermeye başladı. Otobüslerin bagajı yetmedi, yoğunluk arttı. Bu işi düzenleyip listelemeye başladık. Ardından kamyon satın alıp resmi kargo taşımacılığına geçtik. Ülkede kargoculuğu yaygınlaştıran firmalardan biri olduk. Bir süre sonra operasyonlarımızın %70’i kargo, %30’u yolcu taşımacılığı haline geldi. 2015 yılında Türk Hava Yolları’nın Ukrayna kargo acenteliğini aldık ve hâlâ bu görevi sürdürüyoruz. FİYAT TARİFEMİZİ KENDİMİZ BELİRLEMEYE BAŞLADIK Bilet fiyatlarını ilk yıllarda tamamen bakanlık belirliyordu. Sağladığımız kaliteli hizmet nedeniyle bu fiyatların yatırım maliyetleriyle örtüşmediğini anlattık. Ekonomi Bakanlığı ve Ulaştırma Bakanlığı nezdinde yürüttüğümüz çalışmalar sonucunda özel izinle kendi kilometre bazlı fiyat tarifemizi belirleme hakkı aldık. Bu, sektörde önemli bir dönüm noktasıydı. SAVAŞIN BAŞLAMASIYLA ASIL KIRILMA NOKTASINI YAŞADIK 2014’teki Maidan olaylarında çok ağır bir darbe aldık. Donetsk’te kendi binamız vardı; bugün hâlâ erişemiyoruz. O bölgelerdeki tüm ofislerimizi kapatmak zorunda kaldık. 1250 çalışanımız vardı; bu süreçle birlikte ciddi şekilde küçülmek zorunda kaldık. 2022'de savaşın başlaması ise daha da büyük bir kırılma oldu… Savaş başladığında Ukrayna’daydım. Kimse gerçekten Rusya’nın böyle bir saldırı yapacağına inanmıyordu. İlk tahliyeleri biz gerçekleştirdik; Türk vatandaşlarını güvenli şekilde Türkiye’ye taşıdık. Seferberlik ilan edilince devlet araçlarımıza el koydu. Merkez ofisimiz polis merkezinin yanındaydı; güvenlik nedeniyle yollar kapatılınca tüm server ve altyapımız durdu. Kargo operasyonumuz mecburen kapandı ama bir çıkış yolu bulduk: Türkiye–Ukrayna arası yolcu taşımacılığına başladık. Yol 27–30 saat sürüyor. Sınırlarda bekleme olmazsa konforlu bir yolculuk oluyor; bekleme olursa süre uzuyor tabii. Bugün yaklaşık 150 personelle çalışmalarımız devam ediyor. Savaşın yoğun olduğu bölgelerde hatlarımız azalmış olsa da Ukrayna içinde hâlâ yaklaşık 20 hatta sefer yapıyoruz. DEVLET NİŞANI ALMAK BİZİM İÇİN BÜYÜK BİR GURUR Ben kendimi Ukrayna’da Türklerin, Türkiye’de ise Ukraynalıların fahri elçisi gibi görüyorum. Yıllardır iki ülke arasında köprü olan bir iş yapıyoruz. Savaş öncesi, savaş dönemi ve sonrasındaki katkılarımız nedeniyle Ukrayna Cumhurbaşkanı Sayın Volodimir Zelenski tarafından devlet nişanına layık görülmek bizim için büyük bir onur oldu. 29 Ekim’de büyükelçimiz kutlamalarda bunu dile getirerek bizi onurlandırdı. İstanbul’daki Ukrayna Fahri Konsolosu da aynı şekilde. Bu destekler bizim için çok kıymetli. TÜRKİYE’DE FİRMALARIMIZIN KENDİ İÇİNDE BİRLİK OLUŞTURMASI LAZIM! Taşımacılık sektörü hem Türkiye’de hem Ukrayna’da çok zor bir dönemden geçiyor. Türkiye’de maliyetler hızla yükseliyor. Firmaların kendi içinde birlik oluşturması gerekiyor. Aynı yöne 10 araç gitmesindense, 5 aracın dolu gidip kazanması daha mantıklıdır. Havayollarında olduğu gibi akılcı fiyat politikaları uygulanabilir ancak sektörün büyük kısmı günü kurtarmaya odaklı olunca sürdürülebilirlik zorlaşıyor. Biz ise umudumuzu kaybetmeden çalışıyoruz. Savaşın 2026’da sona ereceğine inanıyor ve buna göre hazırlıklarımızı sürdürüyoruz.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.