Hava Durumu

#U-Etds

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - U-Etds haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, U-Etds haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

5-10 Yıl Sonra Bu Otobüsleri Kim Sürecek? Haber

5-10 Yıl Sonra Bu Otobüsleri Kim Sürecek?

HER ŞEYİMİZİ MADDİ İMKANSIZLIKLAR NEDENİYLE BAŞLADIĞIMIZ BU İŞTEN KAZANDIK Evliyim, iki çocuk sahibiyim. İstanbul Fatih'te doğdum; aslen Mardinliyim. Hayat bizi merdivenlerinden teker teker çıkardı. İlkokuldan sonra okuyamadım. Ailevi nedenler bizi sekiz dokuz yaşında Bayrampaşa'dan otogara getirdi. O yıllarda otogar, çevremizin fırsat kapısı olarak gördüğü yerdi. Biz de kendimizi orada bulduk. Beş kardeşiz; bir kız, dört erkek. Hepimiz bu işe dört elle sarıldık ve bugün her şeyimizi bu işten kazandık. Bunun için binlerce şükür. HALIYA İHTİYACI OLMAYAN DOSTLARIMIZ BİLE HALI ALMAYA GELİRDİ İş hayatıma oto halı sektöründe başladım; biraderimle birlikte çalıştık. Zamanla çalıştığımız yerden hisse istedik ama kabul görmedi. Bunun üzerine kendi iş yerimizi açmaya karar verdik. Dostlarımız, ağabeylerimiz bize kol kanat gerdi. Kimseyi kırmadan, hep gülerek ilerlemeye çalıştık. Mehmet Oto Halı serüveni de bu anlayışla başladı. Mehmet Oto Halı bana çok şey kattı. Sektörün içindeydik ama henüz kendi adımıza bilinmiyorduk. Dükkânı açtığımızda sevenlerin desteği inanılmazdı; halıya ihtiyacı olmadığı hâlde halı alan müşteriler bile oldu. Sonra Bağcılar'da bir galeri denemesi yaptık ama oranın sektörümüze uymadığını gördük. Asıl yerimizin otogar olduğunu o zaman anladık. Hem halı hem de otobüs yatırımına döndük. Ana işimiz halı; kırmızı çizgimiz o. TÜM FAALİYETLERİMİZİ “ATS GRUP” ADIYLA BİR ÇATI ALTINDA BİRLEŞTİRDİK Şu an farklı firmalarda çalışan 9 otobüsümüz var. Bunun yanı sıra uluslararası bir alanda ortağım Abdullah Koçakelçiile birlikte Almanya, Fransa ve Hollanda hatlarında faaliyet gösteriyoruz. Avrupa'da güçlü bir hat ağımız oluştu. Aynı zamanda halı işimiz, organizasyon şirketimiz ve otomotiv alandaki çalışmalarımız da sürüyor. Tüm bu yapıyı kurumsal bir çatı altında toplamak için ATS Grup adını koyduk; soyadımız Atış'tan geliyor. OTOBÜS MODELLERİ ARASINDAKİ YAKIT FARKINI EN ÇOK “ŞOFÖR” ETKİLİYOR Araç tercihlerinde bir şeyi sahada öğrendik: yakıt tüketimi markadan çok şoförün gazla ilişkisine bağlı. Tourismo ile Travego arasında 40 litre fark olduğunu gözlemledik; şoföre göre bu fark bazen 60-70 litreye kadar çıkabiliyor.Ege hatlarında çalışan araçlarımızda Tourismo daha verimliancak yüksek tavanlı araçların büyük bagaj avantajı da göz ardı edilemez. Avrupa hatlarımızda dingilli araçlar daha çok talep görüyor. Yenileme sürecini sürdürüyoruz; bu ay yeni bir teslimatımız daha var. Mercedes-Benz'in sektördeki belirleyici konumunu korumaya devam ettiğini görüyoruz; rekabetin bu alanda daha da güçlenmesi sektörün yararına olur. MALİYETLERİN YÜKÜNÜ İŞİN İÇİNE GİRMEDEN BİLEMEZSİNİZ Bu sektörün en acı gerçeği maliyetler. İçine girmeden anlayamazsınız. Firmalar komisyon kesintileri konusunda haklı kendi açılarından ama bu kalemler bireysel yatırımcı için ciddi bir yük. Araçları alt servislere indirdiğinizde lastikten tutun tüm bakım kalemlerinde fiyatlar uçuk. Kredi faizleri yüksek, erişim ise giderek zorlaşıyor. HOSTLUK SİSTEMİ DEVAM ETTİĞİ SÜRECE ŞOFÖR YETİŞTİREMEYİZ En kritik sorunumuz şoför ve muavin yetiştirememek. Şoförlerimizle aile gibi olmaya çalışıyoruz çünkü malımızı, mülkümüzü, canımızı teslim ediyoruz onlara ama yetişmiş şoför de yetişmiş muavin de kalmıyor. Büyük firmalarda hostluk sistemi yaygınlaştı ancak hosttan şoför çıkmaz. Şoför, muavinlikten yetişir. Muavin olarak başlayan biri aracı tanır, arıza anında ne yapacağını bilir, araç bakımını öğrenir. Bugün dışarıdan getirilen şoförlerin çoğu bu deneyimden yoksun. Yolda arıza, sürüş disiplini, basit bir teknik müdahale...Bunların hiçbirini bilmiyor. Büyük firmaların muavin yetiştirme programlarına acilen yatırım yapması şart. Beş on yıl sonra bu sektörde şoför bulamazsak, bu işi de yapamayız. Bu mesele hem sektörün hem devletin ortak sorumluluğu. ŞOFÖRÜN SİGORTASI AYNI GÜN AKTİF OLMALI Son olarak çok pratik ama çok önemli bir konuya değinmek istiyorum: takosu dolduğu için rotasyona giren şoförün yerine aynı gün yeni şoför koyduğumuzda, o kişinin sigorta girişi bir gün sonra aktif oluyor. Sistem bunu anlık işleyemiyor. U-ETDS denetimlerinde şoför kayıtlı görünmediği için ağır idari cezalarla karşılaşıyoruz. Yolda bekleyen araç var, aktarma yapılıyor, sefer aksıyor; üstüne bir de haksız ceza geliyor. Sigorta aktivasyonunun aynı gün, aynı saatte gerçekleşmesi için devletin acil bir düzenleme yapması şart. Bu sorunun çözümü hem işletmeciye hem yolcuya hem de sisteme büyük bir kolaylık sağlayacaktır.

Teknoloji Çağında Adalet Arayışı: Kuralı Sürücü İhlal Ediyor, Cezayı Neden Firma Ödüyor? Haber

Teknoloji Çağında Adalet Arayışı: Kuralı Sürücü İhlal Ediyor, Cezayı Neden Firma Ödüyor?

Av. Ercan HASANBAŞOĞLU TOFED Hukuk Müşaviri: Öncelikle şunu açıkça belirtmek isterim ki; direksiyon başındaki kaptanlarımızın çok büyük bir çoğunluğu, meslek etiğine, trafik kurallarına ve yolcu güvenliğine sıkı sıkıya bağlıdır. Gece gündüz demeden direksiyon sallayan, ekmeğini dürüstçe kazanan bu emektar kaptanlarımızı tenzih ediyor, onlara şükranlarımızı sunuyoruz. Bu yazıda dile getirdiğimiz sorunlar, işini hakkıyla yapan kaptanlarımızla ilgili değil; her meslek grubunda olabileceği gibi, bizim sektörümüzde de maalesef var olan, kasıtlı şekilde suç işleyen, kuralları şahsi menfaati için hiçe sayan bir azınlıkla ilgilidir. Amacımız kimseyi incitmek değil, "suçu işleyen ile bedelini ödeyen" arasındaki adaletsizliği gidermektir. Şahsi Hilenin Faturası İşletmeye Kesilemez Mevzuatımızda yer alan bazı hükümler, "Suç ve Cezaların Şahsiliği" evrensel hukuk ilkesini zedelemekte ve firmalarımızı, işte bu azınlıktaki şoförlerin tamamen şahsi inisiyatifleriyle işledikleri kusurlar yüzünden ağır yaptırımlarla karşı karşıya bırakmaktadır. Firmalar olarak, kendi denetim alanımızdaki her türlü ihmalin cezasını kabul ediyoruz. Ancak İstanbul’daki komuta merkezinden, o an Anadolu’nun ücra bir köşesinde seyir halinde olan bir şoförün anlık refleksini veya şahsi kararını engellememiz fiilen imkansızdır. Bunun en somut örneği takograf ihlalleridir. Bir firma aracı kurallara uygun sefere gönderdikten sonra, şoförün yolda denetimden kaçmak veya mesaisini doldurmamış gibi görünmek için kendi kartını çıkarıp araç sürmesi veya başkasına ait kartı kullanması, tamamen o kişinin şahsi kastıyla işlediği bir suçtur. Ancak Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 35. maddesi; şoförün bu şahsi hilesi nedeniyle, ihlale konu aracın kayıtlı olduğu firmaya "her bir ihlal için 75 uyarma" cezası verilmesini emretmektedir. Yönetmeliğe göre 500 uyarma puanına ulaşan bir firmanın faaliyeti geçici olarak durdurulmaktadır. Yani sadece 7 şoförün firmadan gizli yapacağı bu şahsi sahtecilik, yüzlerce çalışanı olan köklü bir firmanın kapısına kilit vurulmasına neden olabilir. Benzer şekilde 2918 Sayılı Trafik Kanunu’nun 31/1-b maddesi gereği, şoför yolda takografı kapattığında ceza sadece ona değil, tescil plakasına (firmaya) da kesilmektedir. Suçu işleyen şahıs, bedeli ödeyen sermaye olmaktadır. Geç Gelen Ceza Adalet Değildir: FSM Köprüsü Çıkmazı Sektörümüzün bir diğer kanayan yarası ise köprü ve otoyol ihlallerindeki sistemsel gecikmelerdir. Örneğin; otobüslerin geçişinin yasak olduğu Fatih Sultan Mehmet (FSM) Köprüsü gibi noktalarda, bazı şoförler zaman kazanmak için firmadan habersiz inisiyatif alarak ihlalli geçiş yapmaktadır. Ancak Karayolları Genel Müdürlüğü'nün (KGM) teknolojik altyapısı, Emniyet Genel Müdürlüğü'nün trafik cezaları gibi "ivedi tebligat" sistemine sahip değildir. Bu kaçak geçişlerin cezaları firmalarımıza yaklaşık bir yıl sonra tebliğ edilmektedir. Sektördeki şoför sirkülasyonu göz önüne alındığında, bir yıl sonra gelen cezada o şoförü bulmak ve cezayı rücu ettirmek (ödettirmek) fiilen imkansız hale gelmektedir. Bu durum sadece firmanın kasasından haksız para çıkmasına neden olmakla kalmamakta, aynı zamanda "cezaların caydırıcılığı" ilkesini de yok etmektedir. Bedelini ödemediği sürece şoför aynı ihlali yapmaya devam etmektedir. Bu nedenle; KGM altyapısının ihlalleri anlık bildirecek seviyeye getirilmesi ve firmaya kesilen cezaların yanı sıra, şoförün denetimdeki konumunu güçlendirmek için sürücüye de (ehliyetine veya SRC belgesine) ağır ceza puanı işlenmesi şarttır. Firmalarımız "İnsan Kaçakçısı" Değil, Mağdurdur! Sektörümüzün belini büken bir diğer hayati mesele ise 6458 Sayılı Yabancılar ve Uluslararası Koruma Kanunu ve 5607 Sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamındaki uygulamalardır. Burada kanun koyucunun "Örgütlü Suç" ile "Şahsi Menfaat" ayrımını net yapması gerekmektedir. Eğer bir firma kurumsal bir organizasyonla kaçakçılık yapıyorsa en ağır şekilde cezalandırılmalıdır. Ancak; kurumsal yapısı düzgün olan bir firmanın şoförü; Yol kenarından firmadan habersiz, şahsi menfaat (rüşvet/elden ücret) karşılığında otobüse kaçak göçmen alıyorsa, aracın gizli bir yerine firmadan habersiz kaçak eşya saklıyorsa, Burada firmanın "kaçakçı" muamelesi görmesi, milyonluk otobüslerine el konulması (müsadere) veya kişi başı on binlerce lira idari para cezası ödemesi hukuken izah edilemez. Şoförün cebine giren haksız kazancın cezası, firmanın kasasından veya mülkiyet hakkından çıkmamalıdır. Teknolojik Çözüm: U-ETDS ve Takograf Entegrasyonu Bu sorunların çözümü, şoför sıkıntısı çektiğimiz bu dönemde cezaları firmaya kesmek değil, caydırıcılığı artırmaktır. Çözüm, devletimizin elindeki teknolojik imkanlarda mevcuttur. Biz firmalar olarak, Karayolu Taşıma Yönetmeliği’nin 40. maddesi uyarınca, sefere çıkacak şoförün tüm bilgilerini U-ETDS sistemine bakanlık nezdinde bildirmekteyiz. Önerimiz nettir: Dijital takograflardaki anlık şoför verileri ile firmaların U-ETDS’ye bildirdiği sefer görevlisi bilgileri online ve entegre şekilde kontrol edilmelidir. Sistem, direksiyondaki kişinin bildirilen kişi olmadığını veya kural ihlali (mola/sürüş süresi) yapıldığını tespit ettiğinde; cezayı "plakaya/firmaya" değil, doğrudan o an direksiyonda olan sürücüye kesmelidir. Sonuç ve Talep Can ve mal güvenliği; cezayı "ödeyebilene" (firmaya) değil, "ihlali yapana" (sürücüye) kesmekle sağlanır. Mevcut sistemde şoförün hatasını firma ödediği sürece, şoförler üzerinde bir caydırıcılık oluşmamaktadır. Trafik güvenliğinin sağlanması ve sektörün sürdürülebilirliği için; mevzuatımız "Suç ve Cezaların Şahsiliği" ilkesi ekseninde revize edilmeli; Firmaların 'kusursuz sorumlu' sayıldığı değil, teknolojinin 'gerçek faili' tespit ettiği adil bir sisteme geçilmelidir. "Firmalarımız, personelinin gizli ve şahsi suçlarının kurbanı edilmemelidir.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.