Hava Durumu

#Ulaşım

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Ulaşım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulaşım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz eCitaro Yakıt Hücreli Otobüs, “2026 Elektrikli Yakıt Hücreli Otobüs Şampiyonu” Seçildi Haber

Mercedes-Benz eCitaro Yakıt Hücreli Otobüs, “2026 Elektrikli Yakıt Hücreli Otobüs Şampiyonu” Seçildi

Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüs, ekonomi dergisi Omnibusspiegel tarafından düzenlenen uluslararası elektrikli otobüs karşılaştırma testinde bir kez daha zirveye yerleşerek “2026 Elektrikli Yakıt Hücreli Otobüs Şampiyonu” ilan edildi. Böylece prestijli ödül, üst üste üçüncü kez Mercedes-Benz yıldızını taşıyan bir otobüse verilmiş oldu. Bu başarı, eCitaro yakıt hücreli otobüs için de önemli bir kilometre taşı niteliği taşıyor. Aynı güç aktarım teknolojisine sahip beş aracın değerlendirildiği testte Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüs, açık ara birinciliğe ulaştı. Yakıt hücreli teknolojiyle daha yüksek menzil Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüs, elektrikli güç aktarma sistemini menzili artıran yakıt hücresi teknolojisiyle bir araya getirdi. Yakıt hücresi, sürüş sırasında sürekli elektrik üreterek bu enerjiyi yüksek voltajlı bataryalara aktarıyor. Bu sayede araç, yalnızca batarya ile çalışan elektrikli otobüslere kıyasla daha yüksek işletme menziline ulaşabiliyor. Yerel ölçekte CO₂ emisyonu olmadan çalışan eCitaro yakıt hücreli otobüs, özellikle uzun çalışma süreleri ve yoğun kullanım döngülerine sahip şehir içi hatlar için güçlü bir çözüm sunuyor. Başarı serisi devam ediyor Daimler Buses, 2023 yılında Mercedes-Benz eCitaro solo modeliyle, 2024 yılında ise eCitaro G körüklü versiyonuyla “Elektrikli Otobüs Şampiyonu” unvanını elde etmişti. Mercedes-Benz eCitaro yakıt hücreli otobüsün kazandığı bu son ödülle birlikte Daimler Buses, elektrikli şehir içi ulaşım alanındaki başarı serisini sürdürerek toplu taşımada elektrifikasyon konusundaki güçlü konumunu bir kez daha ortaya koydu.

80. Yılımıza Özel 1 Milyar TL’lik Yatırım Operasyonunu Başlatıyoruz Haber

80. Yılımıza Özel 1 Milyar TL’lik Yatırım Operasyonunu Başlatıyoruz

TÜRKİYE'NİN VARAN'I OLMAYA TALİBİZ Varan, 1946'da kurulmuş; Türkiye'nin en köklü ulaşım markalarından birisidir. Sokakta rastgele üç kişiye 'bir otobüs firması sayar mısınız?' diye sorsanız, 3 kişiden birinden alacağınız cevap mutlaka “Varan Turizm” olur.Bu markanın taşıdığı değerin ve sorumluluğun farkındayız. Marka 2020 itibarıyla yeni bir yapılanma sürecine girdi. Bundan sonraki süreçte Varan'ı gerçek anlamda hak ettiği yere taşımaya talibiz. Bir de özel bir tesadüf var: bu yıl Varan'ın 80. yılı ve bu dönem bize nasip oldu. Ekip arkadaşlarımızla birlikte 80. yıla özel görsel ve reklam çalışmalarımız sürüyor. Bunun yanı sıra 80. yıla yakışır ciddi bir yatırım programı devrede: toplamda 1 milyar TL'nin üzerinde bir yatırım söz konusu.Bu kapsamda 45 yeni araçlık bir dönüşüm paketi hazırladık.Görüşmeler devam ediyor. Yıl sonuna kadar filo sayımızı 110'a çıkarmayı hedefliyoruz. 80. YILIMIZDA HEDEFİMİZ, SÜRDÜRÜLEBİLİR “SEKTÖREL LİDERLİK” 80 yıllık köklü geçmişimiz bize güçlü bir miras bıraktı ancak biz, geçmişimizin sağladığı güvenle yetinmeyen; geleceği tasarlayan bir yönetim anlayışına sahibiz. 80. yılımızda gerçekleştirdiğimiz 1 milyar TL'lik yatırım, yalnızca operasyonel bir karar değil; uzun vadeli büyüme stratejimizin, finansal disiplinimizin ve sektörel liderlik iddiamızın somut göstergesidir. Bu yatırım üç temel stratejik hedefe hizmet ediyor. Birincisi sürdürülebilir büyüme. Gençleşen filomuz sayesinde yakıt verimliliğimizi artırıyor, bakım maliyetlerimizi optimize ediyor ve karbon emisyonumuzu azaltıyoruz. Bu hem finansal performans hem de çevresel sorumluluk açısından güçlü bir adımdır. İkincisi yolcu deneyiminde üst segment konumlanma. Günümüzde taşımacılık yalnızca A noktasından B noktasına ulaşım sağlamaktan ibaret değil. Konfor, güvenlik, erişilebilirlik ve kesintisiz hizmet anlayışı artık yolcuların temel beklentileri arasında yer alıyor. Varan olarak bu standartları takip eden değil, belirleyen markalardan biri olmayı hedefliyoruz. Yolcularımıza sunduğumuz hizmet kalitesini her geçen gün daha ileri taşımak için çalışıyoruz. Üçüncüsü ise kurumsal dayanıklılık ve marka güvenilirliği. Dalgalanan ekonomik koşullara rağmen yatırım yapabiliyor olmak; güçlü mali yapımızın, doğru finansal planlamamızın ve uzun vadeli vizyonumuzun doğal sonucudur. Her yenilenen araç, Varan'ın 80 yıllık güven mirasını geleceğe taşıma kararlılığının da somut bir göstergesidir. Biz sektörü kısa vadeli fırsatlarla değil, uzun vadeli değer üretimi perspektifiyle değerlendiriyoruz. Bu nedenle yatırımlarımızı yalnızca kapasite artırımı olarak değil, markamızın değerini büyüten stratejik hamleler olarak konumlandırıyoruz. Önümüzdeki dönemde operasyonel verimliliği artıracak uygulamalarımızı geliştirmeyi, dijital dönüşüm çalışmalarımızı güçlendirmeyi, sürdürülebilir mobilite alanındaki yatırımlarımızı sürdürmeyi ve en önemli değerimiz olan insan kaynağımıza yatırım yapmaya devam etmeyi hedefliyoruz. Varan Turizm olarak hedefimiz nettir: Türkiye'nin en güvenilir ve en yenilikçi şehirlerarası ulaşım markalarından biri olmak ve bu konumu kalıcı şekilde güçlendirmek. 80 yıl boyunca inşa ettiğimiz güveni önümüzdeki yıllara taşımak için kararlılıkla çalışıyoruz çünkübiz sadece yolcu taşımıyoruz; güven, istikrar ve gelecek taşıyoruz. 40'TAN FAZLA BİREYSEL YATIRIMCI, FİLOMUZA GÜÇ KATIYOR Göreve başlar başlamaz ekibimizle birlikte bölge ziyaretlerine çıktık. Geçmişten tanıdığımız esnaflarımızı, iş ortaklarımızı, deneyimli yöneticileri ve bugün otobüs işletmeciliği yapan dostlarımızı ziyaret ettik. Daha önce birlikte çalışma fırsatı bulduğumuz, sektördeki saygın bireysel otobüs yatırımcılarından oluşan seçkin bir kadroyu da filoya dahil ettik; dahil etmeye de devam ediyoruz. Sektörün bize gösterdiği bu güçlü ilgi, markayla bütünleşmemizin hızlandırdığı olumlu dönüşümün bir yansıması. Mevcut yatırımcıların araç yenileme süreci de hız kazandı. Sektörün markaya duyduğu güven ve heyecan bu yenileme iştahına doğrudan yansıyor. Bizim önceliğimiz otobüs ve sefer sayılarından ziyade Varan yolcusunun memnuniyeti ve güvenliği olacak. Bu nedenle sayılardan çok insan odaklı bir anlayışla hizmet vereceğiz. Amacımız elbette Türkiye'nin en çok yolcu taşıyan firmalarının başında yer almak; ama bunu yolcuyu merkeze koyarak başaracağız. ÖNCE EGE VE AKDENİZ, SONRA TÜRKİYE Varan'ın tarihsel olarak güçlü olduğu hatlar bellidir. Ege ve Akdeniz sahilleri firmamızın ana omurgasını oluşturuyor.İstanbul, Ankara, İzmir ve Samsun güzergâhlarında da markayı layık olduğu yere taşımak için çalışacağız. Merkez olarak konumlandırdığımız alterler şunlar: Samsun, Ankara, İstanbul, Bursa ve İzmir. Bu güçlü omurgadan hareketle Körfez, Ege ve Akdeniz güzergâhındaki tüm noktalara ulaşmayı hedefliyoruz. OTOBÜS TERCİHİMİZDE “YAKIT GİDERİ” ANA KRİTER OLARAK KARŞIMIZA ÇIKIYOR Araç tercihinde artık yakıt verimliliği belirleyici bir kriter. Pandemi döneminden bu yana maliyet artışlarını fiyatlara yansıtmak neredeyse imkânsız; bu dengesizlik hâlâ sürüyor. Tasarrufu, giderleri kontrol ederek sağlamak zorundayız. Türkiye yollarında karşılığını bulan kaliteli araçlarla filomuzu büyütüyoruz. Hem yolcu nezdinde hem işletme açısından verimli. Sefer sayısı ve taşınan yolcu oranının karlılıkla dengelenmesi için sirkülasyonu güçlü tutmak şart. Bunu yapmaya çalışıyoruz. EMİN ADIMLARLA YOLUMUZA DEVAM EDECEĞİZ Şu an 450 kişilik bir aileyiz. Yeni katılımlarla bu sayıyı 550'ye ulaştırmayı planlıyoruz. Personel istihdamı sektörün en büyük sorunu olmaya devam ediyor; nitelikli eleman bulmak gerçekten güçleşti ama bu konuda şanslı olduğumu söylemem gerekiyor: Genel Müdür Yardımcımız Metin Alper Yücel,Operasyon ve Destek Birimleri Direktörümüz Tahsin Yenginoğlu başta olmak üzere kadromuzdaki ekip arkadaşlarım sektörü derinden bilen, deneyimine inandığım isimler. Birlikte yürümeye devam ediyoruz. 2026'ya umutla bakıyorum. Sektörde bir daralma var, evet; ancak işini doğru yapan firmalar her dönemde üstüne koyarak yükseliyor. Varan çatısı altında bu yılın bize daha verimli olacağına yürekten inanıyorum. 80. yılda başladığımız bu yolculuğun bize yakışır bir karşılık bulacağından eminiz.

Kâmil Koç Demek Sürdürülebilirlik Demektir Haber

Kâmil Koç Demek Sürdürülebilirlik Demektir

KARADENİZ'DE KÂMİL KOÇ BAYRAĞINI İLK BİZ TAŞIDIK. 1979 yılında Ordu'nun Fatsa ilçesinde doğdum. Uzun yıllardır birbirinden farklı bir çok alanda ticaret yapıyorum. Farklı sektörlerde çalışmak, bakış açımı genişletti ama on beş yıldır en büyük gurur kaynağım Kâmil Koç'u Karadeniz'de temsil etmek. O dönemde Karadeniz'de Kâmil Koç yoktu. Görüşmelerimiz neticesinde Kamil Koç ile masaya oturduk. Olumlu karşıladılar; gelip bölgeyi incelediler ve Ordu, Giresun, Trabzon ve Rize'yi kapsayan bir hat kuruldu. O günden bu yana faaliyetlerimiz kesintisiz devam ediyor. Karadeniz'de Kâmil Koç'un ilk tohumunu birlikte attık; bugün o tohumun nasıl büyüdüğünü görmek ayrı bir duygu. KÂMİL KOÇ, 100 YILI AŞMIŞ ENDER FİRMALARDAN BİRİDİR Markamız yüz yılı aşkın bir geçmişe sahip. Bugünün iş dünyasında sürdürülebilirlik, tüm şirketlerin en temel önceliği hâline geldi ama bir markayı gerçekten sürdürülebilir kılmak kolay değil. Türkiye'de üçüncü nesle taşınabilen, yüz yılı deviren şirket sayısı on ya da yirmiyi geçmez. Kâmil Koç bu nadir isimlerden biri; zorlu dönemlerin her birini atlatarak bugüne gelmiş ve hâlâ büyümeye devam ediyor. Çoğu marka yüzüncü yılına yaklaşırken durağanlaşır ya da küçülür. Kâmil Koç ise tam tersini yaptı: yüzüncü yılına bir atılımla girdi. Bu durum, şirkete olan güvenimi her geçen yıl daha da pekiştiriyor. Kâmil Koç'u birkaç cümleyle tanımlamanız mı gerekiyor? Benim için tek kelime yeterli: sürdürülebilirlik. Yüz yıllık bir başarı hikâyesi zaten bu kelimenin en güçlü kanıtı. ORDU'NUN GÜCÜ, FINDIK, HEMŞEHRİLİK VE 2,5 MİLYON ORDULU Karadeniz ve Ordu, taşımacılık açısından kendine özgü bir dinamiğe sahip. Ordu'nun nüfusu 750.000 ama Türkiye genelinde ve dünyada yaklaşık 2,5 milyon Ordulu yaşıyor.İstanbul'da en kalabalık yaşayan üçüncü il nüfusu Ordulular. Bu gerçek, hemşehrilerimizin memlekete dönüş yolculuklarını canlı bir taşımacılık pazarına dönüştürüyor. Bölgemizin en güçlü mevsimsel motoru fındık hasadı. Ağustos ayında başlayan fındık sezonu ile birlikte Türkiye'nin ve dünyanın dört bir yanında yaşayan Ordulular memlekete akın ediyor. Bu dönem hem gidiş hem dönüş hareketliliğiyle sektörümüzün en yoğun dönemine dönüşüyor. Okulların kapanmasıyla ivme kazanan bu hareketlilik, fındıkla birlikte zirveye ulaşıyor. Eylül ayında başlayan dönüşlerle sezon yumuşak bir şekilde kapanıyor.Karadeniz'de taşımacılık talepleri yalnızca tatil dönemleriyle sınırlı değil; bu bölgeye özgü ekonomik ve sosyal bağlar, talebi yıl boyunca canlı tutuyor. Bu da bize diğer bölgelerden farklı, daha sürekli bir yolcu tabanı sunuyor. TÜRKİYE'NİN ÜÇTE İKİSİNE ERİŞEN GENİŞ BİR HAT AĞIMIZ BULUNUYOR Ordu ve Karadeniz'den Türkiye'nin pek çok noktasına sefer düzenliyoruz. Batıda İzmir'den doğu illerine, Akdeniz kıyılarına kadar uzanan geniş bir ağ var. Şu an hem giriş hem çıkış dahil 60'ın üzerinde günlük seferimiz mevcut. Bu rakam yazın ilave seferlerle 80 ila 100'e kadar yükseliyor. Zaman zaman hava ve doğa koşulları bazı seferlerin iptaline yol açabiliyor; Karadeniz'in iklim yapısı bunu beraberinde getiriyor ama genel tablo, Türkiye'nin üçte ikisine erişen köklü bir ulaşım ağını yansıtıyor. ÖDEME SİSTEMİNİN MÜKEMMEL İŞLEYİŞİ BİZE GÜVEN VERİYOR Kâmil Koç ile çalışma modelinin en güçlü yanlarından biri, şüphesiz ödeme ve takip sisteminin mükemmel işleyişi. Faturayı kestiğiniz gün ödemenin hesabınıza gireceğini biliyorsunuz ve o gün, gerçekten o para geliyor. Bugüne kadar tek bir aksaklık yaşamadık. Bunun ötesinde dijital altyapı da son derece güçlü. Kaç yolcu taşıdığımızı, günlük gelir tablomuzu, sefer durumlarını kimseyi aramadan, sistem üzerinden anlık olarak görebiliyoruz. Bu şeffaflık hem operasyonel takibi kolaylaştırıyor hem de iş ortağımıza duyduğumuz güveni pekiştiriyor. Türkiye'deki pek çok ticari ilişkide bu netliği bulmak mümkün değil; Kâmil Koç bu konuda gerçek anlamda fark yaratıyor. BU BAYRAĞI DAHA İLERİYE TAŞIMAK İÇİN BURADAYIZ Türkiye’nin yüz yıldır yol arkadaşı olan bu ekibin bir parçası olmak, Samsun ve Ankara bölge ekipleri başta olmak üzere tüm Kamil Koç ekibi ile omuz omuza çalışmak bize ayrı bir güç veriyor. Her yeni günde bir kez daha Türkiye'nin en fazla yolcusu olan şirketi olarak yol arkadaşlarımıza en iyi hizmeti sunmak için verilen bu mücadelenin içinde yer almak, gerçek bir onur. Bu markayı bölgemizde en iyi şekilde temsil etmek, onu aldığı yerden çok daha ileri taşımak en büyük hedefimiz. Bu birliktelik tesadüf değil; uzun soluklu, karşılıklı güvene dayalı bilinçli bir tercih. Başlayıp bitirme niyetiyle girmedik bu yola; sağlığımız el verdiği, şartlar müsaade ettiği sürece Kâmil Koç bayrağını Karadeniz'de dalgalandırmaya devam edeceğiz. Çalışanlardan yöneticilere, bölge müdürlerinden genel müdüre, bu markayı bugünlere taşıyan herkese ayrı ayrı teşekkür ediyorum. Bizim görevimiz bu birikimi devralmak ve bir adım daha ileriye götürmek. Bunun için elimizden gelen her gayreti sarf etmeye devam edeceğiz.

TEMSA, Busworld Türkiye’de Her Rotaya Uygun Çözümlerini Sektörle Buluşturdu Haber

TEMSA, Busworld Türkiye’de Her Rotaya Uygun Çözümlerini Sektörle Buluşturdu

Otübüs sektörünün en büyük ve en prestijli fuarları arasında yer alan Busworld Türkiye; önde gelen üreticileri, tedarikçileri ve profesyonelleri 17-19 Haziran tarihleri arasında İstanbul’da bir araya getirdi. Farklı kullanım alanlarına ve müşteri ihtiyaçlarına yönelik geliştirdiği araçlarıyla sektördeki güçlü büyümesini sürdüren TEMSA, fuarda şehir içi ile şehirler arası ulaşım, turizm ve kısa mesafe taşımacılık segmentlerindeki çözümlerini ziyaretçilerin beğenisine sundu. “Sektörün dönüşümüne odaklanıyoruz” TEMSA CEO'su Evren Güzel, fuarla ilgili değerlendirmesinde şunları söyledi: "Busworld Türkiye’yi, sektörümüzün geleceğini şekillendiren önemli platformlardan biri olarak görüyoruz. Bu yıl fuarda, farklı müşteri ihtiyaçlarına cevap veren araçlarımızla yer alırken, aynı zamanda mühendislik kapasitemizi, teknolojik yetkinliğimizi ve sürdürülebilirlik vizyonumuzu da paylaştık. Bugün şehir içi ulaşımdan turizme kadar her rotada farklı müşteri beklentileri bulunuyor. Mobilite ekosistemi de bu doğrultuda önemli bir dönüşümden geçiyor. Biz de her ürünümüzde farklı segmentlerin gereksinimlerini dikkate alarak mühendislik kabiliyetlerimizi sahaya yansıtmaya devam ediyoruz. Araçlarımızı geliştirirken yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, sektörün dönüşümüne de odaklanıyoruz. Fuarda sergilediğimiz Avenue Neo 9e sıfır emisyonlu yapısıyla geleceğin ulaşım ihtiyaçlarına tam anlamıyla yanıt veriyor. Prestij, yıllardır midibüs segmentinde edindiği güçlü konumunu yeni nesil özelliklerle ileri taşırken, Maraton uzun yolculuklarda sunduğu konfor ve üst düzey performansı bir arada sağlıyor. ‘Tercih Edilen Mobilite Markası’ olma vizyonumuz doğrultusunda sektöre yön veren çözümler üretmeye ve Türkiye'de geliştirdiğimiz araçlarımızı dünyanın farklı coğrafyalarına ihraç etmeye devam edeceğiz." Busworld Europe’da tanıtılan Avenue Neo 9e, Busworld Türkiye’de de ilgi odağı oldu TEMSA, 9 metrelik şehir içi otobüsü Avenue Neo 9e’yi, 2025 yılında Belçika’da düzenlenen Busworld Europe’da tanıtarak müşterileriyle buluşturmuştu. Bu yıl Busworld Türkiye’de de ilgi odağı olan Avenue Neo 9e, 10,5 metrelik bir otobüsün sunduğu her şeyi sağlayabilen; ancak küçük platformların sunamadığı sağlamlık ve dayanıklılığı koruyan bir yapıya sahip. 75 yolcu kapasitesi ve 600 kilometreye varan menziliyle, şehir içi ulaşımın yanı sıra büyükşehir kapsamındaki uzak ilçelere kadar çözüm sunmasıyla dikkat çekiyor. Araç, 300 kW DC bağlantıyla yüzde 100 şarja 75 dakikada ulaşabiliyor. Kısa mesafe taşımacılığın ikonik modeli: Prestij TEMSA’nın Busworld Türkiye’de sergilediği Prestij, yenilenen kimliğiyle kısa mesafe taşımacılığının en güçlü modelleri arasında yer almaya devam ediyor. Bugün Avrupa pazarlarında da kullanıcılarıyla buluşan Prestij, 3 yıl/sınırsız kilometre garantisi sunarak müşteri memnuniyetini daha da ileri taşıyor. Yenilenen dijital sürücü bilgilendirme ekranı ve modern kokpit tasarımıyla teknolojik deneyimi güçlendiren Prestij, 29 farklı dil seçeneği sayesinde uluslararası operasyonlarda sürücülere önemli bir kullanım kolaylığı sunuyor. TEMSA’nın uzun yol taşımacılığı segmentindeki amiral gemisi Maraton ise geniş, ergonomik iç hacmi ve yüksek yolcu kapasitesiyle yolculuklarda üst düzey seyahat deneyimi vadediyor. Akıllı mobilite anlayışıyla geliştirilen sistemleri sayesinde sürüş boyunca daha yüksek kontrol ve farkındalık sunan Maraton, uzun yol operasyonlarında verimlilik ve güveni bir arada sağlıyor.

Samsun Otogarı'nda Neler Oluyor ? Haber

Samsun Otogarı'nda Neler Oluyor ?

Samsun Şehirlerarası Terminali, şehrin merkezinde, toplu taşıma hatlarıyla entegre ve yolcuların kolaylıkla ulaşabildiği stratejik bir konumda yer alıyor. Uzun süredir özel sektör tarafından işletilen terminalde yaşanan sorunlar, ulusal ve yerel basına yansıyarak kamuoyunun gündemine girdi. Bu süreçte Samsun Büyükşehir Belediyesi esnaf temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantının çıktısı dikkat çekiciydi: Masadan "yeni otogar yapılacak" mesajı çıktı. Kısa süre sonra ise yeni terminale ait olduğu ileri sürülen proje çizimleri kamuoyunda dolaşmaya başladı. İlk bakışta olağan bir belediyecilik pratiği gibi görünen bu tablo, ayrıntılara inildiğinde yanıt bekleyen kritik soruları gün yüzüne çıkarıyor. ÖNCE DOĞRU SORULAR SORULMALI Yeni bir otogar inşaatına girişilmeden önce bazı temel soruların yanıtlanması şart: Mevcut terminalin kapasitesi yetersiz mi? Otobüs firmaları için alan sorunu mu var? Terminale ulaşım gerçekten sorunlu mu? Bu sorulara verilecek yanıtlar, meselenin gerçek boyutunu ortaya koyacaktır. Eğer mevcut konuma ve kapasiteye ilişkin somut bir sorun yoksa, belediyenin uzlaştırıcı rol üstlenmek yerine doğrudan yeni otogar seçeneğine yönelmesi başlı başına sorgulanması gereken bir tutum. HER KRİZDE YENİ OTOGAR MI? Sorunun kaynağı fiziksel altyapı değil de yönetimsel açmazlarsa, çözümün yeni bir terminal inşasında aranması hem mantıksal hem de mali açıdan tartışmaya açık. Yarın yeni terminalde de benzer sorunlar yaşandığında ne olacak? Her krizde yeni bir otogar mı inşa edilecek? Böyle bir anlayışın sürdürülmesi, Samsun halkını uzun yıllar boyunca bir terminalden diğerine sürükleyecek; şehri ciddi bir kamu kaynağı israfıyla yüz yüze getirecektir. Bunun yanı sıra değişen her terminal konumu vatandaşın ulaşım maliyetini artıracak, yeni bölgenin trafik yüküne nasıl dayanacağı sorusu ise yanıtsız kalmaya devam edecektir. ASIL SORU: ARKA PLANDA NE VAR? Tüm bu gelişmelerin ışığında kamuoyunun belediyeye sorması gereken asıl soru açık: Yeni otogar gerçekten bir çözüm müdür, yoksa gündemde henüz kamuoyuyla paylaşılmamış başka projeler mi bulunmaktadır? Tüm kenti doğrudan ilgilendiren böylesine kapsamlı bir kararın "ben yaptım oldu" anlayışıyla hayata geçirilmesi kabul edilemez. Belediyenin ilgili tüm tarafları aynı masaya oturtması, gerçek sorunları şeffaf biçimde tartışmaya açması ve kamuoyunu doğru bilgilendirmesi hem demokratik bir zorunluluk hem de hesap verebilir yönetimin temel gereğidir.

3. Köprü Eziyetinden Ne Zaman Kurtulacağız? Haber

3. Köprü Eziyetinden Ne Zaman Kurtulacağız?

IĞDIR'DAN TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINA SEFER DÜZENLİYORUZ 1965 yılında Iğdır'da doğdum. O günden bu yana Iğdır'dayız. Otobüsçülük bizim aile mesleğimiz: önce babamız, sonra ağabeyimiz, ardından biz devraldık ve sürdürüyoruz. İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Antalya başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanına seferlerimiz var. Yaz sezonunda 11'e çıkan araç sayımız, kış aylarında 6'da seyrediyor. Iğdır, merkez nüfusu 100.000, çevre köylerle birlikte 200.000 kişiyi aşan bir il. Uzak coğrafyasına karşın canlı bir yolcu potansiyeli barındırıyor. Ne var ki bu potansiyeli tam anlamıyla değerlendirmenin önünde ciddi engeller var ve bu engelleri her gün bizzat yaşıyoruz. UZUN MESAFE ÇALIŞTIĞIMIZ İÇİN OLUMSUZLUKLARDAN ÇOK DAHA FAZLA ETKİLENİYORUZ Türkiye genelinde sektör zor bir dönemden geçiyor; bu gerçeği açıkça söylemek gerekiyor. Yolculuk sürelerimiz ortalamanın çok üzerinde olduğu için her olumsuzluk bizi diğer illerden daha sert vuruyor. Uzun mesafeli seferlerde rekabet baskısı altında kâr etmek neredeyse imkânsız hâle geldi. Akaryakıt fiyatları özellikle bu dönemde büyük bir istikrarsızlık sergiledi. Savaş öncesinde litre başına 50 lira civarında aldığımız motorin, zaman zaman 75-80 liraya kadar fırladı; şu an 70-72 lira bandında seyrediyor. Yakıt maliyeti bu denli oynarken bilet fiyatları aynı yerinde saydı. Yolcu talebinde de belirgin bir daralma var. Yaz döneminin en fazla üç aylık canlanması dışında yılın büyük bölümü sıkıntılı geçiyor. İstanbul hattında örnek verecek olursam: bir dönem günde 4-5 sefer yapıyorduk; şimdi çoğu zaman 2 seferle idare ediyoruz. Iğdır'dan günlük toplam 18 otobüs kalkıyor ancak doluluk oranları oldukça düşük. Firmalar Kars, Erzurum ve Erzincan'dan ara yolcu alarak koltukları doldurmaya çalışıyor. Peki sonuç? Normalde 2.500 liraya taşıyacağımız yolcuyu, rekabet baskısıyla 1.500 liraya taşıyoruz. Bu fiyatla dolu gidip dolu gelsen bile kazanç kalmıyor. NAHÇİVAN KAPISI, KAYBOLAN BİR POTANSİYEL Iğdır'ın en kritik dezavantajlarından biri, Nahçıvan sınır kapısının otobüslere kapalı olması. Pandemi döneminde kapanan bu geçiş noktası, aradan beş altı yıl geçmesine rağmen hâlâ açılmadı. Kısa bir süre aralandı, ardından yeniden kapandı. Bu kapıdan önce ciddi bir yolcu akışı vardı. Azerbaycan'dan Nahçıvan'a gelen yolcular oradan Iğdır'a, oradan da Türkiye'nin diğer şehirlerine devam ediyordu. 250.000-300.000 nüfuslu Nahçıvan, bizim için gerçek bir yolcu kaynağıydı. Şimdi bu yolcular mecburen uçağa biniyor. Sınır kapısının yeniden ve kalıcı biçimde açılması, yalnızca Iğdır için değil bölge taşımacılığının tamamı için kritik bir adım olacaktır. MERCEDES-BENZ VE MAN İLE FİLO YENİLEME GÖRÜŞMELERİMİZ SÜRÜYOR Bu sezon filomuzda bazı eksiklikler var; bunları gidermek için aktif olarak çalışıyoruz. Mercedes-Benz ile ağustos-eylül teslimatı için araç alım görüşmelerimiz devam ediyor. Öte yandan MAN tarafında Mapar Otomotiv ile 10 araçlık bir görüşme yürütüyoruz; mayıs ayı sonu teslim hedefiyle müzakereler sürüyor. Her iki sürecin de olumlu sonuçlanmasını bekliyoruz. Filo yenileme kararları bu dönemin zor koşullarında büyük bir cesaret istiyor ama hizmet kalitesini ve güvenliği korumak için bu yatırımları ertelemek mümkün değil. Araç yaşı arttıkça bakım maliyetleri yükseliyor, arıza riski artıyor; uzun mesafeli seferlerde bu risk çok daha kritik bir anlam taşıyor. ACENTELER KAPANIYOR, KİRALAR KATLANDI Acente maliyetleri, son iki yılda katlanarak arttı. Geçen yıl 200.000 lira kira ödediğimiz yerlerde şimdi 400.000-500.000 lira isteniyor. Şehir merkezinde bulunan başlıca noktalarımızdan birinde ödediğimiz kira 1 milyon liradan 2 milyona fırladı. Bu rakamlar, ciddi bir yolcu kaybı yaşandığı dönemde sürdürülebilir olmaktan çıktı. Mecburen bazı acentelerimizi kapatma yoluna gidiyoruz. Bu kararı vermek kolay değil; yıllar içinde oluşturduğumuz fiziksel varlıktan geri adım atmak üzücü ama rakamlar ortada; kira ödemek için zarar etmek kabul edilebilir bir işletme modeli değil. ONLİNE SATIŞ KOMİSYONLARI %8'E ÇEKİLMELİ Pandemi, sektörümüzün dijital dönüşümünü büyük ölçüde hızlandırdı. Online satışlara karşı değiliz; aksine yolcu açısından son derece verimli bir uygulama olduğunu düşünüyoruz ancak platform komisyonlarının yeniden gözden geçirilmesi şart. Fiili olarak sahada çalışan fiziksel acentelerimize daha yüksek komisyon ödememiz anlaşılabilir; orada gerçek bir maliyet var, personel var, kira var ama online platformlar için komisyon oranının yüzde sekize çekilmesi, sektörün beklentisidir. Bu düzenlemenin hem fiziksel acenteler hem de online platformlarla bir araya gelinerek yapılması gerektiğini düşünüyorum. Tüm tarafların masaya oturduğu, adil ve dengeli bir komisyon yapısı kurulmalı. Bu bağlamda yakın zamanda hayata geçen abilet girişimini de takdirle karşılıyorum. Firma sahiplerinin online bilet satış platformunda yer alması son derece mantıklı bir adım. Rekabet, her zaman piyasayı sağlıklı tutar. Maliyetleri düşürmeye yönelik her girişimi desteklemek bizim yararımıza. FATİH SULTAN MEHMET KÖPRÜSÜ OTOBÜSLERE AÇILSIN" Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açıldığı günden bu yana sektörümüzün maliyeti ciddi biçimde arttı. Yalnızca 3. köprü kaynaklı milyonlarca lira zarar ediyoruz. 2. köprüdeki trafik yoğunluğu artık eskisi gibi değil; şoförlerimiz yoğun saatlerde zaten oradan geçmek istemiyor. Kaptanlarımızın birincil hedefi en kısa yoldan gitmek ve yolcuları zamanında varış terminaline bırakmaktır. Bu hedefe en büyük engel, 3. köprüdeki maliyet yükü. Bu nedenle Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün otobüslere açılmasını talep ediyoruz. Bu konuda TÜMOYİD Derneği yönetimine özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bazı STK'lar "bu iş olmaz" diyerek desteğini çekmiş olsa da TÜMOYİD, dur durak bilmeden her türlü girişimini sürdürüyor. Umarım yakın zamanda olumlu bir sonuç alırız. ÜCRETSİZ SERVİSLER BELEDİYENİN GÖREVİ, BİZE YIKILAMAZ Birçok ilde ücretsiz servis araçlarımız çalışıyor. Yıllar içinde bu hizmeti gönüllü olarak üstlendik çünkü belediyeler, ilçelere ulaşım için kendi araçlarını koymadı. Vatandaşların mağduriyetini gidermek amacıyla otogardan şehir içine ve ilçelere ücretsiz taşıma yaptık. Belediyeler bunu fırsat bilerek kendi yatırımlarını erteledi; bu yük giderek büyüyerek üzerimizde kaldı. Artık bu tablo sürdürülemez. Vatandaşı şehir içinde taşımak belediyenin görevidir; bu sorumluluk özel taşımacılara devredilemez. Ücretsiz servislerin kaldırılması için belediyelere gerekli baskının yapılmasını ve bu hizmetin belediye otobüsleriyle karşılanmasını talep ediyoruz. Bu adım hem sektörün mali yükünü hafifletecek hem de kamusal hizmet sorumluluğunu doğru adrese taşıyacaktır.

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu Haber

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (TÜSTED), Bursa’da gerçekleştirilen genel kurulu ile sektördeki temsil gücünü perçinledi. TÜSTED Genel Kurulu’na İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak ’da katıldı. Sektör paydaşlarının yoğun katılım gösterdiği kurulda, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, sektörün yaşadığı zorlu süreçlerden ancak "ortak irade" ile çıkılabileceğinin altını çizdi. "Rekabetten Önce İş Birliği Gerekiyor" Başkan Murat Arslan, yaptığı konuşmada özellikle NVR (Tip Onayı) sürecinde yaşanan üretim duruşlarına ve maliyet artışlarına dikkat çekerek şunları söyledi: "Onlarca yıllık emekle büyütülmüş firmalar, ilk kez gelecek kaygısını bu kadar güçlü hissetti. O günlerin bize öğrettiği en önemli gerçek şuydu: Rekabetten önce iş birliği gerekiyor. Tek başına mücadele dönemi geride kaldı. TÜSTED, bu ihtiyacın bir sonucu olarak doğdu." Sektörün Türkiye ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Arslan, bakanlıklar ve ilgili kamu otoriteleriyle kurulan yapıcı diyaloğun meyvelerini vermeye başladığını ifade etti. "Dünya Standartlarında Bir Hikâye Yazıyorsunuz" Genel Kurulda konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, sektörün yazdığı başarı hikayesini takdirle karşıladıklarını belirterek iş birliği çağrısında bulundu. Konuşmasında TÜSTED üyelerinin Türkiye ekonomisine sunduğu katma değere vurgu yapan İbrahim Burkay şunları ifade etti: "Birçok şirketinizi ziyaret ettim ve gördüm ki; siz gerçekten üst yapıda bir hikâye yazıyorsunuz. Bu hikâye tüm dünya tarafından takdir ediliyor. Türkiye’yi bu alanda ön tarafa çıkartarak büyük bir başarıya imza atıyorsunuz." Dünyadaki ekonomik zorluklara değinen Burkay, "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır" diyerek, sektörün aynı çatı altında toplanmasının sorunların çözümünde anahtar rol oynayacağını belirtti. Başkan Burkay, sektör temsilcilerine BTSO bünyesindeki teknolojik imkanları kullanma çağrısı yaptı: AR-GE ve İnovasyon: Firmaların özellikle kompozit malzemeler ve ileri teknoloji alanındaki AR-GE çalışmaları için BTSO merkezlerini birer üs olarak kullanmaları tavsiye edildi. Baran Çelik: "Türkiye’nin Şampiyon Sektörünün Temsilcilerisiniz" Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Koordinatör Başkanı Baran Çelik, otomotiv sektörünün Türkiye ihracatındaki sarsılmaz liderliğine dikkat çekerek TÜSTED üyelerine seslendi: "Türkiye’nin son 20 yılının 18’inde şampiyon olmuş, ihracatın lider sektörünün temsilcilerisiniz. Otomotiv endüstrisi, 273 milyar dolarlık toplam ülke ihracatının yaklaşık 35,5 milyar dolarını tek başına gerçekleştiriyor. Bu başarının içinde minibüs ve ticari araç üst yapı grubunun 4 milyar dolara yaklaşan payı hayati önem taşıyor. Birçok bağımsız sektörden daha fazla ihracat yapan bu dev yapının Bursa merkezli bir dernekle güç birliği yapması gurur verici." "Açık İletişim Kurum Kültürümüzdür" TSE Bursa Bölge Koordinatörü Burak Turna, ulaşım sistemleri ve lojistik sektörü temsilcilerinin bir araya geldiği organizasyonda katılımcılara hitap etti. Konuşmasında kurumsal şeffaflık ve iş birliği mesajları veren Turna, Bursa’daki bu buluşmanın sektörün geleceği açısından kıymetli olduğunu belirtti. TSE’nin hizmet anlayışında diyaloğun önemine dikkat çeken Burak Turna, "Kurum olarak en büyük önceliğimiz, paydaşlarımızla olabildiğince açık ve net bir iletişim kurmak. Bugün burada, Bursa’da böylesine geniş katılımlı bir organizasyonda yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Belediye Başkanımızın da katılımıyla güçlenen bu birliktelik, ortak hedeflerimize ulaşmada büyük önem taşıyor," dedi. Sektörel Sorumluluk ve İş Birliği Vurgusu İletişim kanallarını her zaman açık tutacaklarını ifade eden Turna, konuşmasına şöyle devam etti: "Bugünden itibaren sektör temsilcilerimizle olan bağlarımızı en güçlü ve nitelikli şekilde korumaya devam edeceğiz. Sektörün sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz ve her türlü görüş alışverişine açık olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Bu büyük ailenin bir araya gelmesi, ortak başarımız için itici bir güç olacaktır." "Ekonomiye Katkı Sağlamaya Hazırız" Süreçlerin yürütülmesinde tüm meslek gruplarının ve paydaşların desteğinin kritik olduğunu hatırlatan Turna, "Elimizden gelen tüm desteği sizlere sunmaya gayret ediyoruz. Temel amacımız, yürütülen tüm çalışmaların ülke ekonomisine katma değer sağlamasıdır. Bu vesileyle organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyor, başarılarımızın devamını diliyorum," diyerek sözlerini noktaladı. Aziz Baş: “Üst yapı noktasında yaşadığımız sorunların TÜSTED Yönetimiyle Çözüleceğine İnanıyoruz” İstanbul Taşımacılar Birliği Derneği Başkanı Aziz Baş ve yönetim kurulu üyeleri, TÜSTED Genel Kurulu’na katılım sağladı. Seçimlerin ardından konuşma yapan Aziz Baş, yeni yönetime başarı dileklerini iletti. TÜSTED Başkanlığı’na seçilen Murat Arslan ve yönetim kurulunu tebrik eden Baş, sektörün önemli sorunlarının çözümü konusunda yeni yönetime güvendiklerini ifade etti. Aziz Baş, özellikle kamera ve panik butonu zorunluluğu konusunda Bakanlık nezdinde yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Hafif ticari araç segmentinde üst yapıya yönelik zorunlulukların sektörü zorladığını ifade eden Baş, özellikle okul taşıtı revizyonlarında son dönemde ciddi sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Aziz Baş, “Birçok kez Bakanlık nezdinde sorunların çözümüne yönelik görüşmelerde bulunduk. Ama sizlerin bu yükü omuzlarımızdan alacağınıza ve Sayın Başkan Murat Arslan liderliğinde çözüme kavuşacağına inanıyoruz. Tüm yönetim kurulumuz adına davetiniz için teşekkür ediyoruz. Yolunuz açık olsun” ifadelerini kullandı. TÜSTED’in Yeni Yönetim Kadrosu Şekillendi Genel kurulun ardından derneğin yeni yönetim ve denetim kurulları da resmiyet kazandı. Sektörün tecrübeli isimlerinden oluşan yeni liste şu şekilde: Yönetim Kurulu (Asil): Murat Arslan, Savaş Keskin, Bahtiyar Yenizağra, Bayram Taşocak, Yusuf Can Aydın, Serhat Akpınarlı, İlker Yıldırım. Yönetim Kurulu (Yedek): Eşref Kurtuluş, Rasim Gür, Gürcan Gültekin, İlhami Bozkuş, Sacit Köken, Mehmet Meydan, Mustafa İmir, Osman Çelik. Denetim Kurulu (Asil): Mesut Erduman, Mustafa Bayrak, Ali Acar. Denetim Kurulu (Yedek): Uğur Sönmezyuva, Meryem Canbaz, Kenan Mutlu. Hedef: Daha Görünür Bir Sektör 70 üye firmaya ulaşan TÜSTED, önümüzdeki dönemde mevzuat süreçlerinde daha aktif rol almayı, teknik çalışma grupları kurmayı ve sektörün ihracat kapasitesini uluslararası arenada daha görünür kılmayı hedefliyor. TÜSTED Genel Kurul’da seçimlerin ardından İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Can Aydın ve Yüksel Dizayn Yönetim Kurulu Üyesi Talat Aydın ile biraraya geldi.

Mercedes-Benz Türk, Çocuk İyilik Uygulama Ve Araştırma Merkezi’ne Hizmet Binası Ve Konukevi İnşasına Başladı Haber

Mercedes-Benz Türk, Çocuk İyilik Uygulama Ve Araştırma Merkezi’ne Hizmet Binası Ve Konukevi İnşasına Başladı

1967 yılından bu yana Türkiye’de üretim, mühendislik ve ihracat faaliyetlerinin yanı sıra sosyal fayda projelerine de yön veren Mercedes-Benz Türk, 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yılında, bölgede kalıcı iyileşme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda şirket, Çukurova Üniversitesi işbirliğiyle 2.500 metrekarelik alan üzerine kurulan yeni hizmet binası ve 24 odalı konukevi inşasına başladı. 2027 yılında tamamlanması planlanan binada, rehabilitasyon ve terapi alanları, psikolojik danışmanlık ve eğitim birimleri, oyun ve etkinlik alanları, ortopedik tedavi süreçlerini destekleyecek özel bir yüzme havuzu yer alacak. Bu havuz, protez veya ortez kullanan çocukların kas gelişimini, denge kabiliyetini ve fiziksel özgüvenini güçlendirecek. Türkiye’nin ilk çocuk rehabilitasyon merkezi Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Adana’daki temel atma töreninde yaptığı konuşmada, bölgedeki çocukların ve ebeveynlerin sağlıklı bir yaşam sürebilmelerine odaklandıklarına dikkat çekti. “Depremin ilk gününden itibaren bayilerimiz ile birlikte Mercedes-Benz Türk ailesi olarak sahadaydık. Tüm imkânlarımızı seferber ederek depremzedelere destek olduk. İlk etapta, Çocuk İyilik Merkezi’ne çocukların lojistik sorunlarını gidermek için iki araçla katkıda bulunduk. Ancak sahada gördük ki asıl ihtiyaç, çocukların konaklayabileceği güvenli bir alandı. Bu nedenle kalıcı olarak bir misafirhane yapmaya karar verdik. Hedefimiz, bölgedeki çocukların ve ebeveynlerin yeniden sağlıklı olması; çocukların eğitimlerine devam etmesi, eğitimini tamamlayanların istihdama katılması ve bunun da ekonomik olarak iyileşmiş bu bölgede olması.” Adana Valisi Mustafa Yavuz, bu merkezin 6 Şubat deprem felaketinden etkilenen ve uzuv kaybı yaşayan çocuklar için bir umut kapısı olduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Çocukların iyileşmesi, güçlenmesi ve hayata yeniden umutla bağlanması; toplumun yeniden ayağa kalkmasının en önemli adımlarından biri. Bugün attığımız bu temel de bu kararlılığın güçlü bir göstergesi. Bu kıymetli dayanışma örneğinde başta Çukurova Üniversitemiz olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyor, projemizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” Çukurova Üniversitesi Çocuk İyilik Merkezi Uygulama ve Araştırma Müdürü Prof. Dr. Sibel Başaran merkezin operasyonel vizyonunu şu sözlerle özetledi: “6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminde uzuvlarını kaybeden çocuklara yönelik bütüncül bakım ve rehabilitasyon projesi çerçevesinde ampute çocuklara özel ve kapsamlı bir rehabilitasyon hizmeti sunmak amacıyla Mart 2023’te Çocuk İyilik Merkezi’mizi hayata geçirdik. Üniversitemizin ve çok sayıda destekçimizin katkılarıyla; pediatrik rehabilitasyon konusunda ulusal ve uluslararası ölçekte model olabilecek bir mükemmeliyet merkezi olma yolunda ilerlemeye devam ediyoruz.” Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, 6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hafızalardaki canlılığını koruduğuna değinerek; “Bugün temelini attığımız bu yeni hizmet binası ve 24 odalı konukevi sayesinde farklı şehirlerden gelen çocuklarımız ve aileleri için güvenli ve konforlu bir konaklama imkânı sunulacak; çocuklarımızın tedavi süreçleri kesintisiz şekilde sürdürülebilecek. Merkezimizde sunulan protez-ortez desteği, fizik-tedavi, psikoterapi ve eğitim desteği gibi çeşitli hizmetlerden bu zamana kadar toplam 160 ampute çocuğumuz yararlandı. Bu kapsamda 125 çocuğa protez ve 16 çocuğa ortez desteği sağlandı. Sistemimizde kayıtlı olan 15 çocuk ise eğitim ve psikolojik destek almaya devam ediyor. Toplam 113 çocuğumuza psikoterapi, 139 çocuğumuza eğitim desteği sağlanıyor” dedi. Temel atma töreni; Adana Valisi Mustafa Yavuz, 6'ncı Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Mehmet Yasin Kalın, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, Çukurova Üniversitesi Çocuk İyilik Merkezi Uygulama ve Araştırma Müdürü Prof. Dr. Sibel Başaran, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, Sarıçam Kaymakamı Murtaza Dayanç, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk İletişim Müdürü Miray Demirel, Mercedes-Benz Türk bayi sahipleri ve basın mensuplarının katılımıyla 6 Nisan’da gerçekleşti. Deprem bölgesine kesintisiz destek Mercedes-Benz Türk, merkeze yalnızca maddi değil, operasyonel anlamda da destek sağladı. Şirket, farklı illerden merkeze gelen çocuklara ve ailelerine ulaşım desteği sağlamak amacıyla, 2024 yılında iki adet Mercedes-Benz Sprinter minibüs bağışlayarak ulaşım hizmetini üstlendi. Araçların sigorta ve kasko giderlerini Mercedes Benz Finansal Hizmetler, bakım ve servis desteğini ise Mercedes-Benz Türk bayisi Mengerler Adana sağlıyor. Mercedes-Benz Türk, deprem sonrası dönemde hayata geçirdiği tüm çalışmalarla, afet bölgesiyle kurduğu bağın, sürekliliğini korumayı ve toplumsal iyileşme sürecine uzun vadeli katkı sunmayı hedefliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.