Hava Durumu

#Ulaşım

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Ulaşım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Ulaşım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Samsun Otogarı'nda Neler Oluyor ? Haber

Samsun Otogarı'nda Neler Oluyor ?

Samsun Şehirlerarası Terminali, şehrin merkezinde, toplu taşıma hatlarıyla entegre ve yolcuların kolaylıkla ulaşabildiği stratejik bir konumda yer alıyor. Uzun süredir özel sektör tarafından işletilen terminalde yaşanan sorunlar, ulusal ve yerel basına yansıyarak kamuoyunun gündemine girdi. Bu süreçte Samsun Büyükşehir Belediyesi esnaf temsilcileriyle bir araya geldi. Toplantının çıktısı dikkat çekiciydi: Masadan "yeni otogar yapılacak" mesajı çıktı. Kısa süre sonra ise yeni terminale ait olduğu ileri sürülen proje çizimleri kamuoyunda dolaşmaya başladı. İlk bakışta olağan bir belediyecilik pratiği gibi görünen bu tablo, ayrıntılara inildiğinde yanıt bekleyen kritik soruları gün yüzüne çıkarıyor. ÖNCE DOĞRU SORULAR SORULMALI Yeni bir otogar inşaatına girişilmeden önce bazı temel soruların yanıtlanması şart: Mevcut terminalin kapasitesi yetersiz mi? Otobüs firmaları için alan sorunu mu var? Terminale ulaşım gerçekten sorunlu mu? Bu sorulara verilecek yanıtlar, meselenin gerçek boyutunu ortaya koyacaktır. Eğer mevcut konuma ve kapasiteye ilişkin somut bir sorun yoksa, belediyenin uzlaştırıcı rol üstlenmek yerine doğrudan yeni otogar seçeneğine yönelmesi başlı başına sorgulanması gereken bir tutum. HER KRİZDE YENİ OTOGAR MI? Sorunun kaynağı fiziksel altyapı değil de yönetimsel açmazlarsa, çözümün yeni bir terminal inşasında aranması hem mantıksal hem de mali açıdan tartışmaya açık. Yarın yeni terminalde de benzer sorunlar yaşandığında ne olacak? Her krizde yeni bir otogar mı inşa edilecek? Böyle bir anlayışın sürdürülmesi, Samsun halkını uzun yıllar boyunca bir terminalden diğerine sürükleyecek; şehri ciddi bir kamu kaynağı israfıyla yüz yüze getirecektir. Bunun yanı sıra değişen her terminal konumu vatandaşın ulaşım maliyetini artıracak, yeni bölgenin trafik yüküne nasıl dayanacağı sorusu ise yanıtsız kalmaya devam edecektir. ASIL SORU: ARKA PLANDA NE VAR? Tüm bu gelişmelerin ışığında kamuoyunun belediyeye sorması gereken asıl soru açık: Yeni otogar gerçekten bir çözüm müdür, yoksa gündemde henüz kamuoyuyla paylaşılmamış başka projeler mi bulunmaktadır? Tüm kenti doğrudan ilgilendiren böylesine kapsamlı bir kararın "ben yaptım oldu" anlayışıyla hayata geçirilmesi kabul edilemez. Belediyenin ilgili tüm tarafları aynı masaya oturtması, gerçek sorunları şeffaf biçimde tartışmaya açması ve kamuoyunu doğru bilgilendirmesi hem demokratik bir zorunluluk hem de hesap verebilir yönetimin temel gereğidir.

3. Köprü Eziyetinden Ne Zaman Kurtulacağız? Haber

3. Köprü Eziyetinden Ne Zaman Kurtulacağız?

IĞDIR'DAN TÜRKİYE'NİN DÖRT BİR YANINA SEFER DÜZENLİYORUZ 1965 yılında Iğdır'da doğdum. O günden bu yana Iğdır'dayız. Otobüsçülük bizim aile mesleğimiz: önce babamız, sonra ağabeyimiz, ardından biz devraldık ve sürdürüyoruz. İstanbul, İzmir, Ankara, Bursa ve Antalya başta olmak üzere Türkiye'nin dört bir yanına seferlerimiz var. Yaz sezonunda 11'e çıkan araç sayımız, kış aylarında 6'da seyrediyor. Iğdır, merkez nüfusu 100.000, çevre köylerle birlikte 200.000 kişiyi aşan bir il. Uzak coğrafyasına karşın canlı bir yolcu potansiyeli barındırıyor. Ne var ki bu potansiyeli tam anlamıyla değerlendirmenin önünde ciddi engeller var ve bu engelleri her gün bizzat yaşıyoruz. UZUN MESAFE ÇALIŞTIĞIMIZ İÇİN OLUMSUZLUKLARDAN ÇOK DAHA FAZLA ETKİLENİYORUZ Türkiye genelinde sektör zor bir dönemden geçiyor; bu gerçeği açıkça söylemek gerekiyor. Yolculuk sürelerimiz ortalamanın çok üzerinde olduğu için her olumsuzluk bizi diğer illerden daha sert vuruyor. Uzun mesafeli seferlerde rekabet baskısı altında kâr etmek neredeyse imkânsız hâle geldi. Akaryakıt fiyatları özellikle bu dönemde büyük bir istikrarsızlık sergiledi. Savaş öncesinde litre başına 50 lira civarında aldığımız motorin, zaman zaman 75-80 liraya kadar fırladı; şu an 70-72 lira bandında seyrediyor. Yakıt maliyeti bu denli oynarken bilet fiyatları aynı yerinde saydı. Yolcu talebinde de belirgin bir daralma var. Yaz döneminin en fazla üç aylık canlanması dışında yılın büyük bölümü sıkıntılı geçiyor. İstanbul hattında örnek verecek olursam: bir dönem günde 4-5 sefer yapıyorduk; şimdi çoğu zaman 2 seferle idare ediyoruz. Iğdır'dan günlük toplam 18 otobüs kalkıyor ancak doluluk oranları oldukça düşük. Firmalar Kars, Erzurum ve Erzincan'dan ara yolcu alarak koltukları doldurmaya çalışıyor. Peki sonuç? Normalde 2.500 liraya taşıyacağımız yolcuyu, rekabet baskısıyla 1.500 liraya taşıyoruz. Bu fiyatla dolu gidip dolu gelsen bile kazanç kalmıyor. NAHÇİVAN KAPISI, KAYBOLAN BİR POTANSİYEL Iğdır'ın en kritik dezavantajlarından biri, Nahçıvan sınır kapısının otobüslere kapalı olması. Pandemi döneminde kapanan bu geçiş noktası, aradan beş altı yıl geçmesine rağmen hâlâ açılmadı. Kısa bir süre aralandı, ardından yeniden kapandı. Bu kapıdan önce ciddi bir yolcu akışı vardı. Azerbaycan'dan Nahçıvan'a gelen yolcular oradan Iğdır'a, oradan da Türkiye'nin diğer şehirlerine devam ediyordu. 250.000-300.000 nüfuslu Nahçıvan, bizim için gerçek bir yolcu kaynağıydı. Şimdi bu yolcular mecburen uçağa biniyor. Sınır kapısının yeniden ve kalıcı biçimde açılması, yalnızca Iğdır için değil bölge taşımacılığının tamamı için kritik bir adım olacaktır. MERCEDES-BENZ VE MAN İLE FİLO YENİLEME GÖRÜŞMELERİMİZ SÜRÜYOR Bu sezon filomuzda bazı eksiklikler var; bunları gidermek için aktif olarak çalışıyoruz. Mercedes-Benz ile ağustos-eylül teslimatı için araç alım görüşmelerimiz devam ediyor. Öte yandan MAN tarafında Mapar Otomotiv ile 10 araçlık bir görüşme yürütüyoruz; mayıs ayı sonu teslim hedefiyle müzakereler sürüyor. Her iki sürecin de olumlu sonuçlanmasını bekliyoruz. Filo yenileme kararları bu dönemin zor koşullarında büyük bir cesaret istiyor ama hizmet kalitesini ve güvenliği korumak için bu yatırımları ertelemek mümkün değil. Araç yaşı arttıkça bakım maliyetleri yükseliyor, arıza riski artıyor; uzun mesafeli seferlerde bu risk çok daha kritik bir anlam taşıyor. ACENTELER KAPANIYOR, KİRALAR KATLANDI Acente maliyetleri, son iki yılda katlanarak arttı. Geçen yıl 200.000 lira kira ödediğimiz yerlerde şimdi 400.000-500.000 lira isteniyor. Şehir merkezinde bulunan başlıca noktalarımızdan birinde ödediğimiz kira 1 milyon liradan 2 milyona fırladı. Bu rakamlar, ciddi bir yolcu kaybı yaşandığı dönemde sürdürülebilir olmaktan çıktı. Mecburen bazı acentelerimizi kapatma yoluna gidiyoruz. Bu kararı vermek kolay değil; yıllar içinde oluşturduğumuz fiziksel varlıktan geri adım atmak üzücü ama rakamlar ortada; kira ödemek için zarar etmek kabul edilebilir bir işletme modeli değil. ONLİNE SATIŞ KOMİSYONLARI %8'E ÇEKİLMELİ Pandemi, sektörümüzün dijital dönüşümünü büyük ölçüde hızlandırdı. Online satışlara karşı değiliz; aksine yolcu açısından son derece verimli bir uygulama olduğunu düşünüyoruz ancak platform komisyonlarının yeniden gözden geçirilmesi şart. Fiili olarak sahada çalışan fiziksel acentelerimize daha yüksek komisyon ödememiz anlaşılabilir; orada gerçek bir maliyet var, personel var, kira var ama online platformlar için komisyon oranının yüzde sekize çekilmesi, sektörün beklentisidir. Bu düzenlemenin hem fiziksel acenteler hem de online platformlarla bir araya gelinerek yapılması gerektiğini düşünüyorum. Tüm tarafların masaya oturduğu, adil ve dengeli bir komisyon yapısı kurulmalı. Bu bağlamda yakın zamanda hayata geçen abilet girişimini de takdirle karşılıyorum. Firma sahiplerinin online bilet satış platformunda yer alması son derece mantıklı bir adım. Rekabet, her zaman piyasayı sağlıklı tutar. Maliyetleri düşürmeye yönelik her girişimi desteklemek bizim yararımıza. FATİH SULTAN MEHMET KÖPRÜSÜ OTOBÜSLERE AÇILSIN" Yavuz Sultan Selim Köprüsü'nün açıldığı günden bu yana sektörümüzün maliyeti ciddi biçimde arttı. Yalnızca 3. köprü kaynaklı milyonlarca lira zarar ediyoruz. 2. köprüdeki trafik yoğunluğu artık eskisi gibi değil; şoförlerimiz yoğun saatlerde zaten oradan geçmek istemiyor. Kaptanlarımızın birincil hedefi en kısa yoldan gitmek ve yolcuları zamanında varış terminaline bırakmaktır. Bu hedefe en büyük engel, 3. köprüdeki maliyet yükü. Bu nedenle Fatih Sultan Mehmet Köprüsü'nün otobüslere açılmasını talep ediyoruz. Bu konuda TÜMOYİD Derneği yönetimine özellikle teşekkür etmek istiyorum. Bazı STK'lar "bu iş olmaz" diyerek desteğini çekmiş olsa da TÜMOYİD, dur durak bilmeden her türlü girişimini sürdürüyor. Umarım yakın zamanda olumlu bir sonuç alırız. ÜCRETSİZ SERVİSLER BELEDİYENİN GÖREVİ, BİZE YIKILAMAZ Birçok ilde ücretsiz servis araçlarımız çalışıyor. Yıllar içinde bu hizmeti gönüllü olarak üstlendik çünkü belediyeler, ilçelere ulaşım için kendi araçlarını koymadı. Vatandaşların mağduriyetini gidermek amacıyla otogardan şehir içine ve ilçelere ücretsiz taşıma yaptık. Belediyeler bunu fırsat bilerek kendi yatırımlarını erteledi; bu yük giderek büyüyerek üzerimizde kaldı. Artık bu tablo sürdürülemez. Vatandaşı şehir içinde taşımak belediyenin görevidir; bu sorumluluk özel taşımacılara devredilemez. Ücretsiz servislerin kaldırılması için belediyelere gerekli baskının yapılmasını ve bu hizmetin belediye otobüsleriyle karşılanmasını talep ediyoruz. Bu adım hem sektörün mali yükünü hafifletecek hem de kamusal hizmet sorumluluğunu doğru adrese taşıyacaktır.

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu Haber

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği Başkanı Yine Murat Arslan Oldu

Ticari Araç Üstyapı Üreticileri ve Tedarikçileri Derneği (TÜSTED), Bursa’da gerçekleştirilen genel kurulu ile sektördeki temsil gücünü perçinledi. TÜSTED Genel Kurulu’na İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak ’da katıldı. Sektör paydaşlarının yoğun katılım gösterdiği kurulda, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, sektörün yaşadığı zorlu süreçlerden ancak "ortak irade" ile çıkılabileceğinin altını çizdi. "Rekabetten Önce İş Birliği Gerekiyor" Başkan Murat Arslan, yaptığı konuşmada özellikle NVR (Tip Onayı) sürecinde yaşanan üretim duruşlarına ve maliyet artışlarına dikkat çekerek şunları söyledi: "Onlarca yıllık emekle büyütülmüş firmalar, ilk kez gelecek kaygısını bu kadar güçlü hissetti. O günlerin bize öğrettiği en önemli gerçek şuydu: Rekabetten önce iş birliği gerekiyor. Tek başına mücadele dönemi geride kaldı. TÜSTED, bu ihtiyacın bir sonucu olarak doğdu." Sektörün Türkiye ekonomisi için stratejik bir öneme sahip olduğunu belirten Arslan, bakanlıklar ve ilgili kamu otoriteleriyle kurulan yapıcı diyaloğun meyvelerini vermeye başladığını ifade etti. "Dünya Standartlarında Bir Hikâye Yazıyorsunuz" Genel Kurulda konuşan BTSO Başkanı İbrahim Burkay, sektörün yazdığı başarı hikayesini takdirle karşıladıklarını belirterek iş birliği çağrısında bulundu. Konuşmasında TÜSTED üyelerinin Türkiye ekonomisine sunduğu katma değere vurgu yapan İbrahim Burkay şunları ifade etti: "Birçok şirketinizi ziyaret ettim ve gördüm ki; siz gerçekten üst yapıda bir hikâye yazıyorsunuz. Bu hikâye tüm dünya tarafından takdir ediliyor. Türkiye’yi bu alanda ön tarafa çıkartarak büyük bir başarıya imza atıyorsunuz." Dünyadaki ekonomik zorluklara değinen Burkay, "Birlikte rahmet, ayrılıkta azap vardır" diyerek, sektörün aynı çatı altında toplanmasının sorunların çözümünde anahtar rol oynayacağını belirtti. Başkan Burkay, sektör temsilcilerine BTSO bünyesindeki teknolojik imkanları kullanma çağrısı yaptı: AR-GE ve İnovasyon: Firmaların özellikle kompozit malzemeler ve ileri teknoloji alanındaki AR-GE çalışmaları için BTSO merkezlerini birer üs olarak kullanmaları tavsiye edildi. Baran Çelik: "Türkiye’nin Şampiyon Sektörünün Temsilcilerisiniz" Uludağ İhracatçı Birlikleri (UİB) Koordinatör Başkanı Baran Çelik, otomotiv sektörünün Türkiye ihracatındaki sarsılmaz liderliğine dikkat çekerek TÜSTED üyelerine seslendi: "Türkiye’nin son 20 yılının 18’inde şampiyon olmuş, ihracatın lider sektörünün temsilcilerisiniz. Otomotiv endüstrisi, 273 milyar dolarlık toplam ülke ihracatının yaklaşık 35,5 milyar dolarını tek başına gerçekleştiriyor. Bu başarının içinde minibüs ve ticari araç üst yapı grubunun 4 milyar dolara yaklaşan payı hayati önem taşıyor. Birçok bağımsız sektörden daha fazla ihracat yapan bu dev yapının Bursa merkezli bir dernekle güç birliği yapması gurur verici." "Açık İletişim Kurum Kültürümüzdür" TSE Bursa Bölge Koordinatörü Burak Turna, ulaşım sistemleri ve lojistik sektörü temsilcilerinin bir araya geldiği organizasyonda katılımcılara hitap etti. Konuşmasında kurumsal şeffaflık ve iş birliği mesajları veren Turna, Bursa’daki bu buluşmanın sektörün geleceği açısından kıymetli olduğunu belirtti. TSE’nin hizmet anlayışında diyaloğun önemine dikkat çeken Burak Turna, "Kurum olarak en büyük önceliğimiz, paydaşlarımızla olabildiğince açık ve net bir iletişim kurmak. Bugün burada, Bursa’da böylesine geniş katılımlı bir organizasyonda yer almaktan memnuniyet duyuyoruz. Belediye Başkanımızın da katılımıyla güçlenen bu birliktelik, ortak hedeflerimize ulaşmada büyük önem taşıyor," dedi. Sektörel Sorumluluk ve İş Birliği Vurgusu İletişim kanallarını her zaman açık tutacaklarını ifade eden Turna, konuşmasına şöyle devam etti: "Bugünden itibaren sektör temsilcilerimizle olan bağlarımızı en güçlü ve nitelikli şekilde korumaya devam edeceğiz. Sektörün sorumluluğunu omuzlarımızda hissediyoruz ve her türlü görüş alışverişine açık olduğumuzu tekrar ifade etmek istiyorum. Bu büyük ailenin bir araya gelmesi, ortak başarımız için itici bir güç olacaktır." "Ekonomiye Katkı Sağlamaya Hazırız" Süreçlerin yürütülmesinde tüm meslek gruplarının ve paydaşların desteğinin kritik olduğunu hatırlatan Turna, "Elimizden gelen tüm desteği sizlere sunmaya gayret ediyoruz. Temel amacımız, yürütülen tüm çalışmaların ülke ekonomisine katma değer sağlamasıdır. Bu vesileyle organizasyonda emeği geçenlere teşekkür ediyor, başarılarımızın devamını diliyorum," diyerek sözlerini noktaladı. Aziz Baş: “Üst yapı noktasında yaşadığımız sorunların TÜSTED Yönetimiyle Çözüleceğine İnanıyoruz” İstanbul Taşımacılar Birliği Derneği Başkanı Aziz Baş ve yönetim kurulu üyeleri, TÜSTED Genel Kurulu’na katılım sağladı. Seçimlerin ardından konuşma yapan Aziz Baş, yeni yönetime başarı dileklerini iletti. TÜSTED Başkanlığı’na seçilen Murat Arslan ve yönetim kurulunu tebrik eden Baş, sektörün önemli sorunlarının çözümü konusunda yeni yönetime güvendiklerini ifade etti. Aziz Baş, özellikle kamera ve panik butonu zorunluluğu konusunda Bakanlık nezdinde yoğun görüşmeler gerçekleştirdiklerini dile getirdi. Hafif ticari araç segmentinde üst yapıya yönelik zorunlulukların sektörü zorladığını ifade eden Baş, özellikle okul taşıtı revizyonlarında son dönemde ciddi sıkıntılar yaşandığını kaydetti. Aziz Baş, “Birçok kez Bakanlık nezdinde sorunların çözümüne yönelik görüşmelerde bulunduk. Ama sizlerin bu yükü omuzlarımızdan alacağınıza ve Sayın Başkan Murat Arslan liderliğinde çözüme kavuşacağına inanıyoruz. Tüm yönetim kurulumuz adına davetiniz için teşekkür ediyoruz. Yolunuz açık olsun” ifadelerini kullandı. TÜSTED’in Yeni Yönetim Kadrosu Şekillendi Genel kurulun ardından derneğin yeni yönetim ve denetim kurulları da resmiyet kazandı. Sektörün tecrübeli isimlerinden oluşan yeni liste şu şekilde: Yönetim Kurulu (Asil): Murat Arslan, Savaş Keskin, Bahtiyar Yenizağra, Bayram Taşocak, Yusuf Can Aydın, Serhat Akpınarlı, İlker Yıldırım. Yönetim Kurulu (Yedek): Eşref Kurtuluş, Rasim Gür, Gürcan Gültekin, İlhami Bozkuş, Sacit Köken, Mehmet Meydan, Mustafa İmir, Osman Çelik. Denetim Kurulu (Asil): Mesut Erduman, Mustafa Bayrak, Ali Acar. Denetim Kurulu (Yedek): Uğur Sönmezyuva, Meryem Canbaz, Kenan Mutlu. Hedef: Daha Görünür Bir Sektör 70 üye firmaya ulaşan TÜSTED, önümüzdeki dönemde mevzuat süreçlerinde daha aktif rol almayı, teknik çalışma grupları kurmayı ve sektörün ihracat kapasitesini uluslararası arenada daha görünür kılmayı hedefliyor. TÜSTED Genel Kurul’da seçimlerin ardından İSTAB Başkanı Aziz Baş, Başkan Vekili Bülent Doğmuş, Başkan Yardımcısı Ahmet Akgenç, Genel Sekreter Esat Yıldırım, Yönetim Kurulu Üyesi Vahit Kaya, Alber Turizm şirket ortakları Berkant Durukan, Erdem Bayrak, TÜSTED Başkanı Murat Arslan, Yönetim Kurulu Üyesi Yusuf Can Aydın ve Yüksel Dizayn Yönetim Kurulu Üyesi Talat Aydın ile biraraya geldi.

Mercedes-Benz Türk, Çocuk İyilik Uygulama Ve Araştırma Merkezi’ne Hizmet Binası Ve Konukevi İnşasına Başladı Haber

Mercedes-Benz Türk, Çocuk İyilik Uygulama Ve Araştırma Merkezi’ne Hizmet Binası Ve Konukevi İnşasına Başladı

1967 yılından bu yana Türkiye’de üretim, mühendislik ve ihracat faaliyetlerinin yanı sıra sosyal fayda projelerine de yön veren Mercedes-Benz Türk, 6 Şubat depremlerinin 3’üncü yılında, bölgede kalıcı iyileşme hedefiyle çalışmalarını sürdürüyor. Bu kapsamda şirket, Çukurova Üniversitesi işbirliğiyle 2.500 metrekarelik alan üzerine kurulan yeni hizmet binası ve 24 odalı konukevi inşasına başladı. 2027 yılında tamamlanması planlanan binada, rehabilitasyon ve terapi alanları, psikolojik danışmanlık ve eğitim birimleri, oyun ve etkinlik alanları, ortopedik tedavi süreçlerini destekleyecek özel bir yüzme havuzu yer alacak. Bu havuz, protez veya ortez kullanan çocukların kas gelişimini, denge kabiliyetini ve fiziksel özgüvenini güçlendirecek. Türkiye’nin ilk çocuk rehabilitasyon merkezi Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Adana’daki temel atma töreninde yaptığı konuşmada, bölgedeki çocukların ve ebeveynlerin sağlıklı bir yaşam sürebilmelerine odaklandıklarına dikkat çekti. “Depremin ilk gününden itibaren bayilerimiz ile birlikte Mercedes-Benz Türk ailesi olarak sahadaydık. Tüm imkânlarımızı seferber ederek depremzedelere destek olduk. İlk etapta, Çocuk İyilik Merkezi’ne çocukların lojistik sorunlarını gidermek için iki araçla katkıda bulunduk. Ancak sahada gördük ki asıl ihtiyaç, çocukların konaklayabileceği güvenli bir alandı. Bu nedenle kalıcı olarak bir misafirhane yapmaya karar verdik. Hedefimiz, bölgedeki çocukların ve ebeveynlerin yeniden sağlıklı olması; çocukların eğitimlerine devam etmesi, eğitimini tamamlayanların istihdama katılması ve bunun da ekonomik olarak iyileşmiş bu bölgede olması.” Adana Valisi Mustafa Yavuz, bu merkezin 6 Şubat deprem felaketinden etkilenen ve uzuv kaybı yaşayan çocuklar için bir umut kapısı olduğunu dile getirerek şunları söyledi: “Çocukların iyileşmesi, güçlenmesi ve hayata yeniden umutla bağlanması; toplumun yeniden ayağa kalkmasının en önemli adımlarından biri. Bugün attığımız bu temel de bu kararlılığın güçlü bir göstergesi. Bu kıymetli dayanışma örneğinde başta Çukurova Üniversitemiz olmak üzere emeği geçen tüm paydaşlara teşekkür ediyor, projemizin şehrimize ve ülkemize hayırlı olmasını diliyorum.” Çukurova Üniversitesi Çocuk İyilik Merkezi Uygulama ve Araştırma Müdürü Prof. Dr. Sibel Başaran merkezin operasyonel vizyonunu şu sözlerle özetledi: “6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depreminde uzuvlarını kaybeden çocuklara yönelik bütüncül bakım ve rehabilitasyon projesi çerçevesinde ampute çocuklara özel ve kapsamlı bir rehabilitasyon hizmeti sunmak amacıyla Mart 2023’te Çocuk İyilik Merkezi’mizi hayata geçirdik. Üniversitemizin ve çok sayıda destekçimizin katkılarıyla; pediatrik rehabilitasyon konusunda ulusal ve uluslararası ölçekte model olabilecek bir mükemmeliyet merkezi olma yolunda ilerlemeye devam ediyoruz.” Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, 6 Şubat depremlerinin üzerinden yıllar geçmesine rağmen hafızalardaki canlılığını koruduğuna değinerek; “Bugün temelini attığımız bu yeni hizmet binası ve 24 odalı konukevi sayesinde farklı şehirlerden gelen çocuklarımız ve aileleri için güvenli ve konforlu bir konaklama imkânı sunulacak; çocuklarımızın tedavi süreçleri kesintisiz şekilde sürdürülebilecek. Merkezimizde sunulan protez-ortez desteği, fizik-tedavi, psikoterapi ve eğitim desteği gibi çeşitli hizmetlerden bu zamana kadar toplam 160 ampute çocuğumuz yararlandı. Bu kapsamda 125 çocuğa protez ve 16 çocuğa ortez desteği sağlandı. Sistemimizde kayıtlı olan 15 çocuk ise eğitim ve psikolojik destek almaya devam ediyor. Toplam 113 çocuğumuza psikoterapi, 139 çocuğumuza eğitim desteği sağlanıyor” dedi. Temel atma töreni; Adana Valisi Mustafa Yavuz, 6'ncı Kolordu ve Garnizon Komutanı Tümgeneral Mehmet Yasin Kalın, Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Güngör Geçer, Çukurova Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Hamit Emrah Beriş, Çukurova Üniversitesi Çocuk İyilik Merkezi Uygulama ve Araştırma Müdürü Prof. Dr. Sibel Başaran, Adana Alparslan Türkeş Bilim ve Teknoloji Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Adnan Sözen, Sarıçam Kaymakamı Murtaza Dayanç, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk İletişim Müdürü Miray Demirel, Mercedes-Benz Türk bayi sahipleri ve basın mensuplarının katılımıyla 6 Nisan’da gerçekleşti. Deprem bölgesine kesintisiz destek Mercedes-Benz Türk, merkeze yalnızca maddi değil, operasyonel anlamda da destek sağladı. Şirket, farklı illerden merkeze gelen çocuklara ve ailelerine ulaşım desteği sağlamak amacıyla, 2024 yılında iki adet Mercedes-Benz Sprinter minibüs bağışlayarak ulaşım hizmetini üstlendi. Araçların sigorta ve kasko giderlerini Mercedes Benz Finansal Hizmetler, bakım ve servis desteğini ise Mercedes-Benz Türk bayisi Mengerler Adana sağlıyor. Mercedes-Benz Türk, deprem sonrası dönemde hayata geçirdiği tüm çalışmalarla, afet bölgesiyle kurduğu bağın, sürekliliğini korumayı ve toplumsal iyileşme sürecine uzun vadeli katkı sunmayı hedefliyor.

IVECO BUS, Orta Asya'daki Varlığını  Özbekistan'daki Önemli Anlaşmalarla Güçlendiriyor Haber

IVECO BUS, Orta Asya'daki Varlığını Özbekistan'daki Önemli Anlaşmalarla Güçlendiriyor

IVECO BUS, DAILY minibüs serisinin CKD üretimini başlatacak ve Özbekistan genelinde IVECO BUS portföyünün dağıtımını üstlenecek iki önemli anlaşma ile bölgedeki varlığını güçlendiriyor. Asaka Motors International LLC ile yapılan bu ortaklık doğrultusunda, üretimin Mayıs 2026'da başlaması planlanıyor. Dağıtım faaliyetleri ise ASAKA EFVI TRUCK AND BUS JV LLC tarafından yürütülecek. İş birliği kapsamında, ilk yıl için 500 adetlik bir satış hedefi belirlenmiş durumda. Uzun vadede ise üretim ve satış hacminin üç yıl içinde kademeli bir artışla yıllık 1.000 adede ulaşması amaçlanıyor. Yerel Kalkınmayı Destekleyen Sanayi Projesi CKD üretimi, Özbekistan'ın sanayi alanında bağımsız bir duruş sergilemesi adına önemli bir adım niteliği taşıyor ve ülkenin güçlü, sürdürülebilir bir sanayi ekosistemi oluşturmasına önemli ölçüde katkı sağlıyor. Bu proje, IVECO BUS'ın sürdürülebilir mobilite çözümlerine olan uzun vadeli bağlılığını gözler önüne sererken aynı zamanda yerel sanayi büyümesini teşvik ediyor. Üretim sürecinin ilk aşamasında, dizel ve elektrikli versiyonları dahil olmak üzere DAILY minibüs serisi üzerine yoğunlaşılacak. IVECO BUS'ın mühendislik konusundaki deneyimini yerel üretim kapasitesiyle harmanlayan bu girişim, Özbekistan'ın otomotiv sektöründe istihdamı artırmayı, teknik eğitim sağlamayı ve teknoloji transferine olanak tanımayı amaçlayarak ülkenin sanayi ve teknoloji altyapısının gelişimine destek olmayı hedefliyor. Mobilite Çözümlerine Yönelik Artan Talebin Karşılanması Özbekistan'da yaşanan ekonomik büyüme ve hızlanan altyapı yatırımları, güvenilir, yüksek performanslı ve erişilebilir yolcu taşımacılığına olan talebi her geçen gün artırmaktadır. Bu artan talepleri karşılamak amacıyla geliştirilen çok yönlü DAILY minibüs serisi, şu alanlardaki farklı ihtiyaçlara en uygun çözümleri sunmak üzere tasarlanmıştır: - Şehir içi ve şehirler arası yolcu taşımacılığı - Kurumsal ve kamu filoları - Turizm taşımacılığı faaliyetleri - Servis hizmetleri Yerel montaj süreciyle birlikte, müşterilere rekabetçi toplam sahip olma maliyetleri, güçlü satış sonrası destek hizmetleri ve optimize edilmiş teslimat süreleri sağlanmaktadır. IVECO BUS, dizel modellerinin yanı sıra, kademeli elektrifikasyon stratejisi doğrultusunda DAILY minibüsün elektrikli versiyonlarını da piyasaya sunmayı hedeflemektedir. Şirket, zamanla Özbekistan'ın çevre politikalarıyla uyumlu şekilde, büyük şehirlerde gerçekleştireceği pilot projeler ve stratejik ortaklıklar aracılığıyla sıfır emisyonlu otobüs modellerini de kullanıma sunmayı planlıyor. IVECO BUS AMEA (Asya, Ortadoğu ve Afrika) Otobüs Ticari Operasyonlar Direktörü Sascha Kaehne, bu gelişme hakkında şunları belirtti: Özbekistan'da yapılan bu anlaşmalar, uluslararası büyüme stratejimizin önemli bir parçasını oluşturuyor. Yerel CKD üretimi ve güçlü bir dağıtım altyapısı kurarak, Orta Asya'da uzun vadeli büyüme için sağlam bir zemin hazırlıyoruz. Asaka Motors International LLC CEO'su Jalilov Avazbek ise IVECO BUS ile yürütülen iş birliği hakkında memnuniyetini dile getirerek şu ifadeleri kullandı: Özbekistan'da yenilikçi ulaşım çözümleri sunmak için IVECO BUS ile ortaklık yapmaktan büyük bir gurur ve mutluluk duyuyoruz. Bu iş birliği, sanayi yeteneklerimizi geliştirirken ülkedeki yolcu taşımacılığı sisteminin modernleşmesine de önemli katkılar sağlayacaktır.

Sultanbeyli Otogarı’nda Peron Krizi: Belediye Başkanı Ali Tombaş’tan Yeni Otogar Müjdesi! Haber

Sultanbeyli Otogarı’nda Peron Krizi: Belediye Başkanı Ali Tombaş’tan Yeni Otogar Müjdesi!

Sultanbeyli Şehirlerarası Otobüs Terminali’nde son aylarda kelimenin tam anlamıyla bir "yer kapma" ve "ulaşım" sorunu yaşanıyor. Otogar içerisindeki peron alanının bir kısmının özel mülkiyet olduğu ve arazi sahibinin belediyeden inşaat ruhsatı alarak çalışmalara başladığı öğrenildi. İndirme peronlarının büyük bir kısmının inşaat alanı içinde kalması, otobüslerin giriş-çıkışlarını zor hale getirirken, hem esnafı hem de yolcuları mağdur etti. Peronlar Kapandı, Giriş-Çıkışlar Çileye Döndü Otogarın en işlek noktalarından biri olan indirme alanının inşaat bariyerleriyle kapatılması, şehirlerarası otobüslerin manevra alanını daralttı. Peronlara yanaşmakta güçlük çeken şoförler zor durumda kalıyor. Otogar esnafı, mevcut durumun sürdürülebilir olmadığını ve her geçen gün maddi kaybın arttığını belirterek duruma tepki gösterdi. Esnaf ve Belediye Başkanı Ali TOMBAŞ Bir Araya Geldi Yaşanan kriz üzerine Sultanbeyli Otogar Derneği yöneticileri ve otogar esnafı, çözüm için Sultanbeyli Belediye Başkanı Ali TOMBAŞ ile bir görüşme gerçekleştirdi. Mevcut terminalin fiziksel olarak yetersiz kaldığını ve mülkiyet sorunu nedeniyle zor durumda olduklarını belirterek, acil yeni yer talebinde bulundu. Yeni Durak: Paşaköy Gişeleri Yakınında 10 Dönümlük Tesis Ve Galericiler Sitesi Esnafın taleplerini dinleyen ve sorunun çözümü için düğmeye basan Başkan Ali TOMBAŞ, Sultanbeyli’ye yakışacak modern bir otogar projesinin müjdesini verdi. Başkan TOMBAŞ, görüşmede şu detayları paylaştı: Konum: Yeni otogar ve galericiler sitesi, stratejik bir nokta olan Paşaköy Gişeleri yakınlarında inşa edilecek. Kapasite: Yaklaşık 10 dönüm arazi üzerine kurulacak olan tesis, geniş peron alanları ve modern bekleme salonlarına sahip olacak. Teslim Tarihi: İnşaat çalışmalarına hızla başlanacağı ve projenin 2026 yılı içerisinde tamamlanarak esnafa teslim edileceği belirtildi. "Geçici Zorluk, Kalıcı Çözüm" Esnaf ise Paşaköy projesinin hayata geçmesiyle birlikte Sultanbeyli’nin otogar sorununda yeni bir sayfa açılacağını ve bölgedeki trafik yükünün azalacağını öngörüyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.