Hava Durumu

#Veri Analitiği

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Veri Analitiği haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Veri Analitiği haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Akaryakıt Maliyetlerindeki Dalgalanma Navlun Fiyatları Üzerindeki Baskıyı Artırıyor Haber

Akaryakıt Maliyetlerindeki Dalgalanma Navlun Fiyatları Üzerindeki Baskıyı Artırıyor

Akaryakıt, döviz kuru, finansman, bakım, lastik ve amortisman giderlerindeki artış, taşımacılık sektörünün maliyet yapısı üzerindeki baskıyı artırıyor. Buna karşılık yoğun fiyat rekabeti, önceden imzalanan taşıma sözleşmeleri ve müşterilerin maliyet hassasiyeti, yükselen giderlerin navlun fiyatlarına aynı hızda yansıtılmasını zorlaştırıyor. Maliyetler ile taşıma fiyatları arasındaki makasın sıkışması, sektörde iş hacmi korunurken şirketlerin kar marjlarının daralmasına yol açıyor. akliyeciler Derneği (UND) tarafından paylaşılan verilere göre, Türkiye sınır kapılarındaki akaryakıt fiyat artışı Mart 2026 itibarıyla yüzde 110 bandına ulaştı. Yine aynı verilere göre, uluslararası taşımacılıkta kullanılan bazı Ro-Ro hatlarındaki Yakıt Ayarlama Faktörü (BAF) bedelleri mart-mayıs döneminde yaklaşık yüzde 150 yükseldi.Akaryakıt maliyetlerinde kısa sürede yaşanan bu artışlar, özellikle önceden fiyatlandırılmış uluslararası taşıma sözleşmelerinin yönetimini zorlaştırırken taşımacılık şirketlerinin yanı sıra ihracat zinciri üzerinde de ilave baskı oluşturuyor. “Düşük marjlarla iş hacmini korumak sürdürülebilir değil” Sektörde maliyetlerin yükselmesine karşın taşıma fiyatlarının aynı hızda güncellenemediğine dikkat çeken Akca Lojistik Genel Müdürü Enes Akça, fiyat rekabetinin yalnızca şirketlerin karlılığını değil, hizmet kalitesinin ve operasyonel kapasitenin sürdürülebilirliğini de etkileyebileceğini belirtti. Akça, konuyla ilgili şu değerlendirmede bulundu: “Akaryakıt ve döviz kuru hareketleri başta olmak üzere finansman, bakım, lastik ve diğer operasyonel giderlerdeki değişimler, nakliye operasyonlarının planlanmasını ve fiyatlandırılmasını her zamankinden daha önemli hale getiriyor. Ancak yoğun rekabet nedeniyle maliyet artışlarının taşıma fiyatlarına aynı ölçüde yansıtılamadığı dönemlerde şirketlerin marjları daralıyor. Müşteri ve iş hacmini korumak amacıyla sürekli düşük marjlarla çalışmak, uzun vadede sürdürülebilir bir model oluşturmuyor. Bu nedenle sektörde başarıyı yalnızca ciro veya taşınan yük miktarıyla değilsağlıklı karlılık, hizmet kalitesi ve operasyonel sürdürülebilirlikle birlikte değerlendirmek gerekiyor.” Maliyetlerdeki öngörülemezliğin bütçe ve fiyatlama süreçlerini zorlaştırdığını belirten Akça, değişen koşullara hızlı uyum sağlayabilen fiyatlandırma modellerinin önem kazandığını ifade etti. Akça, müşterilerle yapılan sözleşmelerde akaryakıt, kur ve diğer temel maliyet kalemlerindeki olağandışı değişimleri dikkate alan, şeffaf ve karşılıklı olarak öngörülebilir mekanizmaların geliştirilmesi gerektiğini vurguladı. Taşımacılıktaki maliyet baskısı ihracat zincirini de etkiliyor Taşımacılık maliyetlerinde yaşanan artışlar, yalnızca lojistik şirketlerinin finansal yapısını ilgilendirmiyor. Navlun maliyetlerinin yükselmesi; üreticilerin, ihracatçıların ve perakende şirketlerinin tedarik zinciri giderlerini de artırıyor. Maliyet artışlarının tamamen taşımacılık şirketleri tarafından üstlenilmesi lojistik hizmetlerinin sürdürülebilirliğini zorlarken, navlun fiyatlarına doğrudan yansıtılması ise ihracatçıların uluslararası pazarlardaki rekabet gücü üzerinde baskı yaratabiliyor. Bu nedenle maliyet artışlarının tedarik zincirindeki taraflardan yalnızca birinin üzerinde bırakılmaması gerektiğine dikkat çeken Enes Akça, şöyle konuştu: “Lojistik, üretim ile pazar arasındaki stratejik bağlantıyı oluşturuyor. Taşıma operasyonlarının sürdürülebilirliği zayıfladığında bunun etkisi yalnızca lojistik şirketleriyle sınırlı kalmıyor; üretimden ihracata kadar bütün zincire yayılıyor. Bu nedenle maliyet ve risklerin üretici, müşteri ve lojistik hizmet sağlayıcı arasında şeffaf, ölçülebilir ve tarafların kontrol alanlarıyla uyumlu şekilde paylaşılması gerekiyor.” Verimlilik ve dijital planlama belirleyici olacak Artan maliyetler karşısında operasyonel verimliliğin şirketler açısından en önemli rekabet unsurlarından biri haline geldiğini söyleyen Akça, doğru kapasite kullanımı, rota planlaması, gerçek zamanlı raporlama ve ölçülebilir performans göstergelerinin kaynakların daha etkin kullanılmasına katkı sağladığını ifade etti. Akca Lojistik’te operasyonların belirlenen performans göstergeleri üzerinden düzenli olarak takip edildiğini, maliyet analizlerinin güncellediğini ve süreç iyileştirme çalışmalarına odaklandığını belirten Akça; teknolojiden süreçleri daha görünür ve yönetilebilir hale getirmek amacıyla istifade ettiklerini söyledi. WMS (Depo Yönetim Sistemi) - TMS (Nakliye Yönetim Sistemi) çözümlerinden eş zamanlıveri akışlarına, stok yönetiminden sistem entegrasyonlarınakadar kullanılan uygulamaların sahadaki kayıpların daha erken tespit edilmesine ve süreçlerin sürekli iyileştirilmesine katkı sağladığını ifade etti. Akça, “Teknoloji tek başına bütün maliyet sorunlarını çözmüyor elbette ancak veriyle desteklenen planlama, mevcut kaynakların çok daha verimli kullanılmasını sağlıyor. İzlenebilirlik ve anlık veri akışıyla beklemeleri, kapasite kayıplarını ve operasyonel sapmaları daha erken tespit edebiliyoruz. Böylece yalnızca maliyetleri kontrol etmekle kalmıyor, müşterilere daha öngörülebilir ve sürdürülebilir bir hizmet sunabiliyoruz.” diye konuştu. Sürücü açığı kapasite kullanımını zorlaştırıyor Sektörde maliyet baskısına eşlik eden diğer önemli sorunun deneyimli sürücü ve nitelikli operasyon personeli ihtiyacı olduğunu belirten Akça, insan kaynağına erişimde yaşanan güçlüğün mevcut filoların etkin kullanımını sınırlayabildiğini kaydetti. Deneyimli çalışanların sektörde tutulması kadar yeni sürücülerin yetiştirilmesinin de önem taşıdığını ifade eden Akça, dijitalleşen lojistik operasyonlarının sürücülerin yanı sıra veri analitiği, mühendislik, yazılım ve operasyon yönetimi gibi farklı alanlarda yetkin profesyonellere ihtiyaç duyduğunu söyledi. Akça sözlerini şöyle tamamladı: “Maliyetlerin yükseldiği, fiyat baskısının devam ettiği ve nitelikli insan kaynağına erişimin zorlaştığı bir ortamda rekabet yalnızca en düşük fiyatı sunmak üzerinden şekillenemez. Önümüzdeki dönemde finansal dayanıklılığını koruyan, risklerini doğru yöneten, operasyonlarını ölçülebilir hale getiren ve teknolojiyi ihtiyaçları doğrultusunda kullanan şirketler daha güçlü bir konuma gelecek. Lojistik sektörünün sürdürülebilirliği için fiyat, hizmet kalitesi ve sağlıklı karlılık arasında dengeli bir yapı kurulması gerekiyor.”

Daimler Truck AG’nin Avrupa’daki  İlk Konteyner Veri Merkezi Aksaray Kamyon  Fabrikası’nda Devreye Alındı Haber

Daimler Truck AG’nin Avrupa’daki İlk Konteyner Veri Merkezi Aksaray Kamyon Fabrikası’nda Devreye Alındı

Mercedes-Benz Türk, sürdürülebilir, dayanıklı ve geleceğe hazır bir veri merkezi mimarisine geçiş hedefi doğrultusunda hayata geçirdiği Container Data Center projesiyle IT altyapısında yeni bir dönemi başlatıyor. Daimler Truck AG’nin Avrupa lokasyonları içerisindeki ilk Konteyner Veri Merkezi olma özelliği taşıyan yatırım, Türkiye’nin Daimler Truck küresel IT yapılanması içindeki stratejik konumunu somut bir şekilde ortaya koyuyor. Dayanıklı, Modüler ve Geleceğe Yön Veren IT Altyapısı Yaklaşık 200 kişilik IT ekibiyle dünya genelindeki operasyonlara teknolojik çözümleri sunmayı sürdüren Mercedes-Benz Türk, bu yeni altyapı yatırımıyla bilgi teknolojileri alanındaki yetkinliğini daha da ileri taşıyor. Aynı zamanda Türkiye’den gerçekleştirilen IT hizmet ihracatını güçlendirerek küresel ölçekte katma değer üretmeye devam ediyor. Deprem ve diğer fiziksel risklerden bağımsız, modüler ve yüksek enerji verimliliğine sahip olarak tasarlanan veri merkezi, İstanbul ve Aksaray arasında yaklaşık 700 kilometrelik coğrafi yedeklilik sağlayarak kritik iş uygulamalarının kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir şekilde çalışmasını güvence altına alıyor. Modüler ve ölçeklenebilir mimarisi sayesinde hızlı devreye alınabilir bir yapı sunan merkez, şirketin dijital dönüşüm yolculuğunda daha sade, daha dayanıklı ve daha esnek bir IT altyapısına geçişini destekliyor. Bu yatırım, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin büyüme ve teknoloji gereksinimlerine de cevap verecek şekilde konumlandırıldı. Açılış törenine Daimler Truck Bilgi Teknolojileri Altyapı Direktörü Kilian Köhnlein, Mercedes-Benz Türk Bilgi Teknolojileri Direktörü Gökçe Bezmez ve Aksaray Kamyon Fabrikası Direktörü Pedro Afonso katıldı. “Her Sürecin Merkezinde IT var, Türkiye de Daimler Truck Küresel IT Yapılanmasında Stratejik Önemde” Yeni yatırımın şirket için stratejik önemine dikkat çeken Mercedes-Benz Türk Bilgi Teknolojileri Direktörü Gökçe Bezmez şunları söyledi: “Bilgi teknolojileri, Mercedes-Benz Türk’te üretimden tedarik zincirine, satıştan satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreçlerin temelini oluşturuyor. Şirketimizdeki hemen her operasyon, güçlü ve entegre bir IT altyapısı üzerine inşa edilmiş durumda. Aksaray Kamyon Fabrikamızda devreye aldığımız Container Data Center yatırımı, yalnızca teknik bir altyapı hamlesi değil; iş sürekliliğimizi, veri güvenliğimizi ve operasyonel dayanıklılığımızı uzun vadeli bir perspektifle güçlendiren stratejik bir adım. Daimler Truck AG’nin Avrupa lokasyonları içerisinde hayata geçirilen ilk örnek olması, Türkiye’deki IT organizasyonumuzun küresel ölçekte üstlendiği rolün açık bir göstergesi. IT Yetkinlik Merkezimiz, İstanbul ve Aksaray’da görev yapan yaklaşık 200 kişilik uzman kadrosuyla Daimler Truck ve Buses’ın dünya genelindeki operasyonlarına hizmet sunmaya ve Türkiye’den değer üretmeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde mobilite, veri analitiği ve akıllı üretim teknolojileri odağında yatırımlarımızı sürdürerek Daimler Truck’ın küresel IT ağındaki stratejik rolümüzü daha da büyütmeyi hedefliyoruz.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.