Hava Durumu

#Verimlilik

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Verimlilik haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Verimlilik haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ERTLog’tan Dev Filo Yatırımı : İlk 7 Renault Trucks Teslim Alındı Haber

ERTLog’tan Dev Filo Yatırımı : İlk 7 Renault Trucks Teslim Alındı

1995 yılından bu yana kamu kurumları ve özel sektöre ürün tedariki ve lojistik hizmetleri sunan ERTLog, yeni yatırımıyla operasyonel kapasitesini, hizmet hızını ve taşımacılık gücünü daha da artırmayı hedefliyor. Teslimat töreninde açıklamalarda bulunan ERTLog Yönetim Üyesi Berk Ertuş, gerçekleştirilen yatırımın yalnızca filo büyümesi değil, aynı zamanda sürdürülebilir operasyonel gelişimin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Ertuş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Yeni nesil Renault Trucks filomuzla operasyonel gücümüzü, verimliliğimizi ve hizmet kapasitemizi bir üst seviyeye taşıyoruz. Lojistik sektöründe hız, güven ve sürdürülebilirlik artık en önemli rekabet unsurları arasında yer alıyor. Biz de ERTLog olarak yatırımlarımızı bu vizyon doğrultusunda sürdürüyoruz.” Karayolu taşımacılığının lojistik sektöründeki kritik rolüne dikkat çeken Ertuş, Renault Trucks T520 ve C520 6x4 çekicilerin özellikle ağır yük operasyonlarında sunduğu dayanıklılık, yakıt ekonomisi ve yüksek performans özellikleriyle filoya önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Filoya dahil edilen araçlarda bulunan OptiFleet filo yönetim sistemi sayesinde araçların anlık olarak takip edilebildiğini belirten Ertuş, bu teknolojinin operasyonel verimlilik, maliyet kontrolü ve sürüş güvenliği açısından önemli avantajlar sunduğunu söyledi. ERTLog’un büyüme stratejisinde insan kaynağı ve teknoloji yatırımlarının birlikte ilerlediğini vurgulayan Berk Ertuş, süreç boyunca sunduğu destek ve çözüm odaklı yaklaşım nedeniyle Koçaslanlar Renault Trucks Satış Temsilcisi Semih Görkem Tunçer’e teşekkür etti. Yeni nesil Renault Trucks T520 ve C520 6x4 çekiciler; yüksek dayanıklılık, düşük yakıt tüketimi ve güçlü operasyonel performans özellikleriyle ERTLog’un sektördeki rekabet gücünü daha da artırmayı hedefliyor. ERTLog’un 20 araçlık yatırım planının kalan bölümünü de önümüzdeki dönemde filosuna katması planlanıyor.

İkonik Iveco Bus Crossway 20 Yaşında:  Yolcu Taşımacılığı Hizmetiyle Geçen Yirmi Yıl Haber

İkonik Iveco Bus Crossway 20 Yaşında: Yolcu Taşımacılığı Hizmetiyle Geçen Yirmi Yıl

IVECO BUS, bu yıl öne çıkan modeli CROSSWAY'in yirminci yıl dönümünü kutluyor. İlk kez Litomyšl'de ön gösterimi yapılan ve Haziran 2006'da Çek Cumhuriyeti'ndeki AUTOTEC fuarında resmi olarak tanıtılan bu şehirlerarası araç, Avrupa ve ötesinde yolcu taşımacılığının referans noktası oldu. Bugüne kadar üretilen 70.000'den fazla adetle CROSSWAY, üreticinin en büyük başarısı konumunda: Bugün Avrupa'da satılan her iki şehirlerarası otobüsten biri CROSSWAY imzasını taşıyor. Bir Liderlik ve İnovasyon Öyküsü Yıllar içinde CROSSWAY; güvenilirlik, performans, çok yönlülük, konfor ve optimize edilmiş toplam sahip olma maliyeti (TCO) konularında bir ekol haline geldi. Kamu ve özel operatörlerin, yolcuların ve sürücülerin beklentilerini karşılarken, giderek katılaşan sürdürülebilirlik gereksinimlerine sürekli uyum sağlayarak toplu taşımanın evriminde kilit bir rol oynadı. IVECO BUS'ın ana üretim merkezi olan ve 2025 yılında 130 yıllık köklü geçmişini kutlayan, Avrupa'nın en büyük otobüs üretim tesislerinden biri olan Vysoké Mýto'da üretilen CROSSWAY araçları, köklü bir uzmanlık ve mükemmellik geçmişinin ürünüdür. Iveco Group Otobüs İş Birimi Başkanı Claudio Passerini konuya ilişkin şunları söyledi: "CROSSWAY'in 20. yılını kutlarken, IVECO BUS'ın her zamankinden daha sürdürülebilir mobiliteye olan bağlılığını simgeleyen bir modele saygı duruşunda bulunuyoruz. Bu uluslararası başarı, ekiplerimizin uzmanlığıyla birleşen ve müşterilerimizin ihtiyaçlarını sürekli dinlememizin bir sonucudur. CROSSWAY, sektördeki değişimleri öngörme ve yarının değişen şartlarına uygun çözümler sunma yeteneğimizin gerçek bir sembolüdür. 20 yıldır CROSSWAY, coğrafyaları ve insanları birbirine yakınlaştırdı. Bugün, katettiğimiz yolu ve önümüzdeki geleceği kutluyoruz." Verimlilik İçin Tasarlandı, Uzun Ömür İçin Üretildi Kısa mesafeli tarifeli seferler, personel taşımacılığı ve okul servisi için tasarlanan CROSSWAY; erişilebilirlik ve koltuk kapasitesi arasında optimum denge gerektiren banliyö veya şehirlerarası görevler için ideal olan alçak ön tabanlı "Low Entry" (Alçak Girişli) versiyonunu da portföyünde sunmaktadır. İnsan odaklı mobilite yaklaşımını sürdürülebilir bir stratejiyle birleştiren araç, uzun vadeli performans ve optimize edilmiş toplam sahip olma maliyeti sunmak üzere tasarlanmıştır. Teknolojik İlerlemenin Merkezinde Sürekli Gelişen, Sürdürülebilir Bir Ürün Gamı Çevresel performans konusunda öncü olan CROSSWAY, kendi segmentinde Euro IV standardını öngören ilk araç olmuş ve enerji dönüşümünü desteklemek amacıyla 2006'daki lansmanından bu yana gelişmeye devam etmiştir. Ürün yelpazesi, 2007'de Low Entry konseptinin tanıtılması ve ardından 2017'de 14,50 metrelik üç akslı Low Entry versiyonunun eklenmesiyle istikrarlı bir şekilde genişleyerek çok çeşitli operasyonel gereksinimlere yanıt vermiştir. Bugün beş farklı versiyon (Low Entry, Pop, Line, HV ve Pro), birden fazla uzunluk ve geniş yelpazeye sahip güç aktarma organları seçenekleri ileile sunulan CROSSWAY serisi, işletmecilere benzersiz bir alternatifler bütünü sunmaktadır: 2017'den beri doğal gaz, 2022'den beri hibrit, 2024'ten beri B100 ve 2023-2024 yıllarında piyasaya sürülen %100 bataryalı elektrikli versiyonlar. Enerji çözümlerindeki bu çeşitlilik, IVECO BUS'ın teknolojik tarafsızlık stratejisini mükemmel bir şekilde yansıtarak, her bölgenin ve operatörün kendi operasyonel ve karbonsuzlaştırma hedeflerine en uygun çözümü seçmesine olanak tanır. Özgün Tasarım Lansmanından bu yana CROSSWAY'in özgün ve dinamik kişiliği, kalitesini ve güvenilirliğini yansıtmıştır. İç mekanı; geniş cam yüzeylerle desteklenen ferah, aydınlık ve konforlu bir yolcu bölümü sunar. Her detayın titizlikle düşünüldüğü araçta, geniş baş üstü bagaj rafları ve zemin altı bagaj bölmeleri ile pratiklik ve estetik bir araya getirilmiştir Uluslararası Başarı ve Prestijli Ödülle Güvenilirliği ve modüler yapısı sayesinde CROSSWAY, Avrupa genelinde şehirlerarası taşımacılıkta bir standart haline gelmiştir. En zorlu iklim koşullarına ve pazar beklentilerine yanıt verecek şekilde tasarlanan model; bugün Afrika, Asya ve Orta Doğu dahil olmak üzere dünya çapında 45'ten fazla ülkede faaliyet göstermektedir. KAzakistan’ın Kuzey Kutup Dairesi'nde yer alan Alta'dan, Umman Yarımadası'ndan Senegal'in Dakar şehrine kadar, CROSSWAY, uluslararası operatörler tarafından dayanıklılığı ve performansı ile takdir görmektedir. CROSSWAY serisi, doğal gazlı ve elektrikli versiyonlarıyla beş kez (2018, 2020, 2023, 2024 ve 2026) prestijli "Sustainable Bus of the Year" (Yılın Sürdürülebilir Otobüsü) ünvanı dahil olmak üzere çok sayıda ödüle layık görülmüştür. Bu başarılar, "Uluslararası Otobüs ve Şehirlerarası Otobüs Ödülü 2017", "Uluslararası Sürdürülebilirlik Ödülü 2021" ve "TOP Sorumlu Şirket 2025" gibi ödüllerle taçlandırılmıştır. Son olarak, Berlin'de düzenlenen törende CROSSWAY Low Entry ELEC, 12 metrelik elektrikli otobüs kategorisinde **"Uluslararası Busplaner Sürdürülebilirlik Ödülü 2026"**yı kazanmıştır. CROSSWAY: İnsanları ve Toplulukları Birleştiriyor Yirmi yıldır CROSSWAY, nesiller boyu bu aracı tasarlayan, üreten ve sürekli geliştiren insanların hikayesini anlatmaktadır. Aynı zamanda milyonlarca yolcunun ilk okul yolculuklarını, eğitime erişimini ve günlük yaşam anılarını taşımaktadır. Bölgeleri, insanları ve fırsatları birbirine bağlayan CROSSWAY, yeni ufuklar açmaya devam etmektedir. CROSSWAY'in yirminci yıl dönümü, IVECO BUS'ı harekete geçiren inovasyon ruhunu mükemmel bir şekilde örneklemekte ve yolcu taşımacılığı endüstrisinin temel taşı olarak konumunu güçlendirmektedir. Gerçek bir referans modeli olan bu araç, endüstri standartlarını şekillendirmiş ve daha sürdürülebilir bir mobiliteyi desteklerken uluslararası operatörlerin beklentilerini karşılamayı sürdürmektedir. Bir Başarı Hikayesinin Kilometre Taşları - 2006: Yeni şehirlerarası otobüs CROSSWAY’in öngösterimi üç farklı uzunlukta (10.6 m, 12 m and 12.8 m) Litomyšl'de yapıldı ve ardından Brno, Çek Cumhuriyeti'ndeki AUTOTEC fuarında resmi olarak tanıtıldı. - 2007: Alçak tabanlı ön bölüme sahip Low Entry versiyonu 12 m ve 12.8 m olarak Helsinki'de UITP Kongresinde tanıtıldı. - 2011: 10.8 m uzunluğundaki CROSSWAY Low entry Kortrijk, Belçika’daki Busworld fuarında tanıtıldı. - 2013: Ürün gamı yeniden tasarlanarak yeni IVECO BUS marka kimliğini aldı/üstlendi. - 2017: 14,50 metrelik üç akslı model ve Doğal Gazlı (Natural Power) versiyon tanıtıldı. Seri, ilk uluslararası başarılarını elde etti: CROSSWAY Low Entry, IBC – International Bus & Coach Competition ödülünü alırken, Low Entry Natural Power modeli “2018 Yılının Sürdürülebilir Otobüsü” unvanını kazandı. Üretim, Fransa’da Bouches‑du‑Rhône Bölgesel Ulaşım İdaresi’ne (Régie Départementale des Transports des Bouches du Rhône – RDT 13) teslim edilen 30.000’inci CROSSWAY ile önemli bir dönüm noktasına ulaştı. - 2018: CROSSWAY Natural Power, 12 m ve 13 m uzunluk seçenekleriyle sunularak zaten zengin olan ürün gamını daha da genişletti. - 2019: CROSSWAY Natural Power, “2020 Yılının Sürdürülebilir Otobüsü” ödülüne layık görüldü. 40.000’inci CROSSWAY, Çek Cumhuriyeti’nde ARRIVA Česká republika’ya teslim edildi. - 2021: 50.000’inci CROSSWAY, Avusturya’da ÖBB Postbus’a teslim edilir. CROSSWAY ve CROSSWAY Low Entry Natural Power, uluslararası “Busplaner Sustainability Award 2021” ödülünü kazandı. - 2022: CROSSWAY Low Entry modellerinde hibrit teknoloji sunulmaya başlandı. CROSSWAY Low Entry Hybrid CNG, “2023 Yılının Sürdürülebilir Otobüsü” unvanına layık görüldü. - 2023: CROSSWAY Low Entry tamamen elektrikli hale gelir. Fransa’nın Meudon kentinde düzenlenen “Feel the BLUE pulse” etkinliğinde tanıtılan model, 12 ve 13 metre versiyonlarıyla sunulur. Seri, 60.000 adetlik üretimle tarihi bir kilometre taşına ulaşır. Bu ivme devam ederken, Belçika’nın Brüksel kentinde düzenlenen Busworld fuarında, yeni marka kimliğini yansıtan ve ADAS (Gelişmiş Sürücü Destek Sistemleri) entegre eden yeni bir ön tasarım tanıtıldı. - 2024: Mevcut %100 elektrikli Low Entry versiyonunun yanı sıra CROSSWAY ELEC ürün gamına katıldı. Şehirlerarası ulaşımın karbonsuzlaştırılması amacıyla geliştirilen bu yeni çözüm, Fransa’nın Lyon kentinde düzenlenen Autocar Expo fuarında Avrupa prömiyerini yaptı. - 2025: Ödüllerle dolu bir yıl: CROSSWAY ELEC, “2026 Yılının Sürdürülebilir Otobüsü” unvanına layık görülürken, CROSSWAY Low Entry ELEC “Busplaner Innovation Award 2025” ödülünü kazandı. IVECO BUS, Çek Cumhuriyeti’nde düzenlenen “TOP RESPONSIBLE COMPANY 2025” ödüllerinde iki elektrikli şehirlerarası modeliyle de takdir edildi. - 2026: CROSSWAY Low Entry ELEC, Berlin’de “International Busplaner Sustainability Award 2026” ödülünü (12 metrelik elektrikli otobüs kategorisi) kazanır.

Made in Türkiye İmzalı Yeni Opel Vivaro Kamyonet Satışa Sunuldu! Haber

Made in Türkiye İmzalı Yeni Opel Vivaro Kamyonet Satışa Sunuldu!

Opel, elektrifikasyon çağında geliştirdiği yeni nesil modellerle otomotiv sektöründeki öncü rolünü sürdürürken, yalnızca binek araçlarda değil hafif ticari segmentte de iddiasını güçlendirmeye devam ediyor. Markanın Türkiye’de Tofaş tarafından üretilen yeni hafif ticari modeli Vivaro Kamyonet, dayanıklı yapısı, fonksiyonel yükleme çözümleri ve zengin standart donanımıyla farklı iş kollarının ihtiyaçlarına pratik ve verimli çözümler sunuyor. Tüm opsiyonlar lansman hediyesi! Opel’in hızla genişleyen hafif ticari araç ürün gamının en yeni üyesi Vivaro Kamyonet, 1 milyon 715 bin TL’lik anahtar teslim fiyatıyla dikkat çekiyor. Lansmana özel olarak cazip finansman ve donanım avantajlarıyla birlikte sunulan yeni araç, 750.000 TL için 12 ay 0 faiz veya 1.300.000 TL için 12 ay yüzde 1,66 faiz kredi seçenekleriyle sunuyor. Kredi kullanmak istemeyen müşteriler için ise 80.000 TL nakit alım indirimi uygulanıyor. Ayrıca lansman dönemine özel olarak tüm opsiyonlar ücretsiz olacak sunuluyor. Yeni Vivaro Kamyonet ile hafif ticari araç pazarına yeni bir çözüm sunduklarını söyleyen Opel Marka Direktörü Yiğit Yantaç, “Türkiye’de Tofaş tarafından üretilen yeni modelimiz ile marka olarak çok önemsediğimiz hafif ticari araç pazarındaki varlığımızı güçlendirmeyi sürdürüyoruz. Sağlam şasi yapısı ve optimize edilmiş kasa ölçüleriyle dikkat çeken yeni Vivaro Kamyonet, şehir içi ve şehirler arası kullanımda yüksek verimlilik sağlarken, kullanıcı dostu özellikleriyle günlük iş operasyonlarını da kolaylaştırıyor” dedi. Fonksiyonel tasarım ve güçlü altyapı! Vivaro Kamyonet, yaklaşık 1.200 kilogram taşıma kapasitesi ve yaklaşık 2.754 mm yükleme alanı uzunluğu ile geniş ve verimli bir taşıma hacmi sunuyor. Araçta kullanılan çelik konstrüksiyon kasa, alüminyum kasa kanatları ve plywood kaplama, dayanıklılığı üst seviyeye taşıyarak zorlu iş koşullarına uygun bir yapı ortaya koyuyor. Modelde tabanda 8 adet yükleme kancası, kasa altında 220 litre bagaj alanı ve entegre iç dikiz aynalı camlı ara bölme gibi detaylar da kullanım kolaylığını artıran önemli unsurlar arasında yer alıyor. 2+1 oturma düzenine sahip Vivaro Kamyonet, hem yük taşıma hem de operasyonel mobiliteyi bir arada sunarak; inşaat, lojistik, hizmet ve saha operasyonları gibi farklı sektörler için ideal bir çözüm olarak konumlanıyor. Dayanıklı yapısı, geniş yükleme kapasitesi ve zengin standart donanımıyla Vivaro Kamyonet, Opel’in ticari araçlardaki “iş ortağı” yaklaşımını bir adım ileri taşıyor. Zengin güvenlik donanımı standart! Yeni Opel Vivaro Kamyonet, güvenlik tarafında segmentinde güçlü bir standart donanım listesiyle geliyor: Elektronik Stabilite Programı (ESP), Anti Blokaj Fren Sistemi (ABS), Elektronik Fren Gücü Dağılımı (EBD), Yokuşta Kalkış Desteği (HSA), Şerit takip sistemi, trafik işareti tespit sistemi, sürücü yorgunluk tespit sistemi (kamera ile), çarpışma uyarısı ve acil durum fren sistemi (AEBS) ve lastik basınç izleme sistemi. Bu donanımlar sayesinde araç, hem sürüş güvenliğini hem de operasyonel güvenilirliği üst seviyeye taşıyor. Vivaro Kamyonet, iş odaklı yapısını destekleyen konfor ve teknoloji özellikleriyle de öne çıkıyor. Araçta sunulan halojen farlar ve gündüz farları, uzun far asistanı, hız sabitleyici, yükseklik ve derinlik ayarlı direksiyon, 6 yönlü sürücü koltuğu, otomatik ön camlar, klima, yağmur ve far sensörü, ısıtmalı ve katlanır yan aynalar, geri görüş kamerası, 5’’ siyah-beyaz dokunmatik radyo, dijital gösterge paneli ile Bluetooth ve 4 hoparlör gibi özellikler, sürüş sırasında temel bağlantı ve kullanım ihtiyaçlarını karşılıyor.

Trabzon’un Zorlu Güzergâhlarına Allison’dan Yüksek Performanslı Çözüm Haber

Trabzon’un Zorlu Güzergâhlarına Allison’dan Yüksek Performanslı Çözüm

Trabzon Büyükşehir Belediyesi’nin iştirakı olan Trabzon Ulaşım A.Ş. (TULAŞ), filosunu Ocak 2025 itibarıyla Allison tam otomatik şanzıman donanımlı dört adet Isuzu Novociti Life midibüsle güçlendirdi. Özellikle Trabzon’un dik rampaları, dar virajlı yolları, yoğun yağış alan iklimi ve kırsala yayılan geniş yerleşim ağı göz önüne alındığında, hem yolcu hem de sürücü konforu açısından önemli bir adım daha atılmış oldu. TULAŞ’ın Allison T 3270R xFE™ tam otomatik şanzıman donanımlı Isuzu Novociti Life araçları tercihi, toplu taşıma altyapısını daha sürdürülebilir, verimli ve güvenli hale getirme stratejisinin bir parçası olarak öne çıkıyor. TULAŞ Genel Müdürü Hakan Öztel, açıklmasında; “Araç seçimimizde önceliğimiz sürücülerimiz ve yolcularımızın güvenliği ve konforu oluyor. Bu nedenle mümkün olan en ileri teknolojileri tercih ediyoruz. Otobüslerimizdeki tam otomatik şanzıman tercihimiz de bu politikamızın bir parçası” diye belirtti. Zorlu güzergâhlara uygun teknoloji TULAŞ, 168 araçlık otobüs filosuyla Trabzon'da toplu taşıma hizmeti sunuyor. Trabzon içinde, TULAŞ’A ait, 5200 otobüs durağı ile 117 otobüs hattı bulunuyor. Günde ortalama 70 bin, ayda ise 1,5 milyondan fazla yolcuya şehir içi ulaşım hizmeti sağlanıyor. Filosunda farklı marka ve model Allison tam otomatik şanzıman donanımlı araçlar da bulunan TULAŞ’ın bu alandaki tercih istikrarını ve teknolojik altyapıya verdiği önemi ortaya koyuyor. Hizmete alınan dört adet Isuzu Novociti Life midibüs, dönemsel olarak Karadeniz Teknik Üniversitesi ve Trabzon Üniversitesi’nin kampüs hatlarında, mahalle ve köy hatlarında, kırsal bölgelerde, tarihi ve turistik alanlarda hizmet veriyor. Bu güzergâhlar arasında tek yönde 96 kilometre ve 250’den fazla durağı olan hatlardan, sadece sekiz kilometrelik kısa mesafeli hatlara kadar geniş bir rota dağılımı bulunuyor. Güzergahların çeşitliliği, araçlardan hem manevra kabiliyeti hem de dayanıklılık açısından yüksek performans beklendiğini gösteriyor. Daha önce teslim aldığı ve aktif olarak kullanmaya devam ettiği Allison şanzıman donanımlı 20 adet Otokar Doruk otobüsleri ile TULAŞ, sürüş kalitesindeki istikrar, yakıt tasarrufu ve sürücülerden alınan olumlu geri bildirimler doğrultusunda yeni araçlarında Allison teknolojisine yöneldi. Özellikle eğimli arazideki hatlarda, dur-kalk trafiğin yoğun olduğu şehir içi güzergahlarda, dik eğimli rotalarda, Allison’un tork konvertörü sayesinde sağlanan güçlü ivmelenmeler ve geri kayma riskini ortadan kaldıran sürüş stabilitesi, TULAŞ açısından büyük avantaj sunuyor. Tüm bu etkenler, Trabzon gibi coğrafi açıdan zorlu bir şehirde toplu taşımada teknolojiyle güvenliği bir araya getirme çabasının bir sonucu olarak dikkat çekiyor. Şehir içi toplu taşıma operasyonlarında konfor ve hizmet kalitesinin artırılması TULAŞ Ulaşım Planlama Müdürü Ersin Bal, Allison şanzımanlı araçların verimlilik ve hizmet kalitesine olan katkısını şu şekilde değerlendirdi: “Geleneksel olarak konfor, şehir içi toplu taşımada en önemli konulardan biri. Allison tam otomatik şanzımanlar, sürücü ve yolcular için daha fazla konfor sunuyor. Otobüs sürücüleri, Allison’ın Kesintisiz Güç Teknolojisi’nin sağladığı kontrollü ve güvenli sürüşün konforu ile çalışıyor. Trabzon’un eğimli yolları, yıl boyunca yağmur alan iklimi ve dar güzergâhları, toplu taşımada önemli teknik zorluklar yaratıyor. Allison’ın sunduğu çözümlerle bu zorlukları aşmak mümkün hale geliyor. Ayrıca deneyimli bir sürücü ile yeni bir sürücü arasında ortaya çıkabilecek sürüş farkları arasındaki makas oldukça azalıyor. Bu da hizmette standardizasyon sağlıyor.” Ersin Bal, Allison şanzıman donanımını tercih etmelerindeki ikinci önemli nedenin yakıt tasarrufunu arttırması ve daha düşük toplam işletme maliyetleri sağlaması olduğunu da belirtti. 21 oturan ve 39 ayakta toplam 60 yolcu kapasiteli 8 metre uzunluğundaki Isuzu Novociti Life midibüsler, maksimum 137 kW (184 bg) ve 680 Nm/Tork üretebilen FPT NEF4 Euro 6 motora ve 6 ileri vitesli, dahili retarderli Allison T3270R xFE™ tam otomatik şanzıman donanımına sahip. Tüm Allison tam otomatik şanzımanlarda olduğu gibi T3270R xFE™ modeli de Allison’ın Kesintisiz Güç Teknolojisi™ sayesinde daha sarsıntısız ve üstün bir hızlanma sağlarken tam güçle vites değiştirilmesine olanak tanıyor. Allison'ın yenilikçi, ekstra yakıt tasarrufu teknolojisi xFE ile daha fazla tork konvertörü lock-up işlemi sağlayarak daha yüksek viteslerde ve daha düşük motor devirlerinde yakıt tasarrufu sunuyor. Sonuçta Allison’ın Kesintisiz Güç Teknolojisi™, xFE yakıt tasarrufu teknolojisi ve dahili retarder gibi özellikleri, araçların performansını artırırken, toplam işletme maliyetlerini de düşürüyor. Sadece teknik performans değil, yolcu memnuniyeti açısından da Allison şanzımanlar fark yaratıyor. Araçlardaki sarsıntısız ve sessiz sürüş deneyimi; şehir içi ulaşımda konfor beklentisini karşılıyor. Sürücüler açısından ise sürekli vites değiştirme ihtiyacının ortadan kalkması, iş yükünü ve yorgunluğu azaltırken, dikkatlerinin tamamen sürüş güvenliğine odaklamalarını sağlıyor. TULAŞ, teknolojiyi ve kullanıcı memnuniyetini odağına alan bu yatırımlarıyla, Trabzon’un hem kent merkezinde hem de kırsal bölgelerinde daha erişilebilir, konforlu ve sürdürülebilir bir toplu taşıma hizmeti sunma hedefini sürdürüyor.

MAN Truck & Bus’tan  Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım Haber

MAN Truck & Bus’tan Avrupa servis ağına 300 milyon Euro’luk yatırım

MAN Truck & Bus SE, Avrupa genelindeki satış ve servis ekosistemini güçlendirmek amacıyla kapsamlı bir yatırım çalışması açıkladı. 2030 yılına kadar tamamlanacak 300 milyon Euro’luk bu program; yeni merkezlerin inşasından mevcut lokasyonların teknolojik modernizasyonuna, bölgesel erişilebilirliğin optimize edilmesinden servis kalitesinin daha da yükseltilmesi ve ağın elektrikli mobiliteye tam uyumuna kadar geniş bir alanı kapsıyor. Yıl başında duyurulan “MAN2030+” programıyla maliyet verimliliğini artıran MAN, elde edilen kaynakla da büyüme ve inovasyon alanlarında daha güçlü yatırımlar gerçekleştiriyor. Avrupa genelinde yaklaşık 1.200 lokasyonda 7.000 kişilik dev bir ekiple hizmet veren MAN, müşterilerine 7 günü 24 saat kesintisiz destek sunuyor. Ayrıca 2.000’den fazla servis merkezi ve iş ortağı, MAN Mobile24 arıza ve mobilite hizmeti aracılığıyla da müşterileri için operasyonel devamlılık sağlıyor. MAN’dan, Türkiye’deki servis ağına 8 milyon Euro’luk yatırım MAN’ın Türkiye’deki servis ve satış ağı ise bu stratejik yatırım programının önemli bir parçasını oluşturuyor. MAN’ın halihazırda Türkiye genelindeki 33 adet servis ve satış noktasında yaklaşık 1000 çalışan görev yapıyor. MAN, Avrupa’daki yatırım atağı kapsamında Türkiye’de yaklaşık 8 milyon Euro tutarında servis yatırımı yapmayı planlıyor. Bu yatırımla Marmara, Ege ve Güneydoğu Anadolu gibi Türkiye’nin farklı bölgelerinde yeni servis noktalarının devreye alınması hedefleniyor. Friedrich Baumann: “Güçlü marka, güçlü servis ağı gerektirir” MAN Satış ve Müşteri Çözümleri Yönetim Kurulu Üyesi Friedrich Baumann, şirketin yeni servis yatırımlarıyla ilgili şunları söyledi: “Güçlü bir marka, güçlü bir hizmet ağına ihtiyaç duyar. Biz buna sahibiz ve şimdi bunu daha da ileri taşıyoruz. Satış ekiplerimizin yanı sıra servislerimiz de müşterilerimiz için markamızın en önemli temsilcileridir. Bu ağı daha da genişletmek için önümüzdeki yıllarda bu alana yoğun yatırım yapacağız. Ürün, hizmet ve kaliteyi bir araya getiren yaklaşımımız, yeni rakiplerin ortaya çıktığı bir dönemde bizi daha da farklılaştıracak. Amacımız, sürdürülebilir bir oyuncu olarak konumumuzu daha da güçlendirmek.” “Hedefimiz Avrupa’da 30 dakikada servise erişim” Baumann sözlerini şöyle sürdürdü: “Ticari araç sektörü, binek otomobil pazarına kıyasla çok daha karmaşık ve hizmet yoğun bir yapıya sahiptir. Araçların günlük kullanılabilirliği müşterilerimizin iş sürekliliği açısından kritik önemde olduğundan müşterilerimize yakın olmak ve birinci sınıf hizmet sunmak büyük önem taşıyor. Önümüzdeki dönemde müşterilerin servis noktalarına ulaşmak için katetmesi gereken mesafeleri daha da kısaltacağız. Hedefimiz Avrupa’da, müşterilerimizin yaklaşık yüzde 80’inin en yakın MAN servis noktasına 30 dakikadan daha kısa sürede ulaşabilmesini sağlamak. 2030 yılına kadar da Almanya, Avusturya ve İsviçre’nin yanı sıra Fransa, İngiltere, İtalya, İspanya, Polonya ve Türkiye gibi pazarlarda bu erişim seviyesine ulaşmayı öngörüyoruz. Lojistik gereksinimlerinin yüksek olduğu bölgelerde yeni servis üsleri oluşturmak da bu stratejinin önemli bir parçasını oluşturuyor. Bu ülkelerde yılda ortalama yedi yeni şube devreye alıyoruz.” Yatırımın üçte biri e-mobilite ve dijitalleşmeye Geleceğin taşımacılık teknolojilerine hazırlanan MAN, satış ve servis noktalarını sürdürülebilir mobiliteye uyumlu hale getirmek için kapsamlı bir dönüşüm yürütüyor. 2026 yılına kadar mevcut satış ve servis noktalarının üçte ikisinin e-mobiliteye hazır hale getirilmesi amaçlanıyor. Toplam yatırımın yaklaşık 100 milyon Euro’luk bölümü, doğrudan e-mobilite ve dijital dönüşüm çalışmalarına ayrılıyor. Bu kapsamda Avrupa genelinde satış temsilcilerinden yüksek gerilim teknisyenlerine kadar yaklaşık 8.000 çalışan, e-mobilite alanında kapsamlı eğitim programlarından geçiriliyor. Bu çerçevede Almanya, İspanya, Belçika, Avusturya ve İtalya’da faaliyet gösteren batarya onarım merkezlerinin 2030 yılına kadar tüm Avrupa pazarlarını kapsayacak şekilde genişletilmesi hedefleniyor. Ayrıca enerji şirketi E.ON ile gerçekleştirilen iş birliği sayesinde Avrupa genelinde 125’i Almanya’da olmak üzere toplam 170 lokasyonda 400’e kadar halka açık şarj noktasının kurulması da bu sürecin önemli bir ayağını oluşturuyor. Bununla birlikte sürdürülebilirlik hedefleri doğrultusunda servis noktalarının altyapısını dönüştürmeyi sürdüren MAN, özellikle fotovoltaik enerji sistemleri, LED aydınlatma çözümleri ve modern ısıtma sistemleriyle enerji verimliliğinin artırıyor. Aynı zamanda servis süreçlerinin dijitalleşmesini de hızlandıran MAN, iPad tabanlı sistemler ve yapay zekâ destekli uygulamalarla daha yüksek verimlilik ve şeffaflık sunuyor.

TEMSA, Batman Belediyesi’ne 10 Yeni Araç Teslim Etti Haber

TEMSA, Batman Belediyesi’ne 10 Yeni Araç Teslim Etti

Batman Belediyesi, temizlik ve toplu ulaşım çözümlerini daha verimli, güvenli ve çevreci bir yapıya kavuşturmak amacıyla araç filosuna TEMSA markalı 5 adet Fuso Canter ile 5 adet Avenue LF12 dahil etti. 5 Mart tarihinde düzenlenen teslimat törenine; Batman Valisi ve Belediye Başkan Vekili Ekrem Canalp, Batman Vali Yardımcıları Mustafa Caner Culukar ve Ekrem Güngör, Batman Belediye Başkan Yardımcısı Muzaffer Özkan, Batman Beşiri Kaymakamı Muhammed Yılmaz ile TEMSA temsilcileri katıldı. Temizlik hizmetlerinde çevreci teknoloji, yüksek manevra kabiliyeti ve verimlili Yenilikçi tasarımı, güçlü performansı ve çevreci özellikleriyle öne çıkan Fuso Canter, belediyelerin hizmet filolarında tercih edilmeye devam ediyor. Batman Belediyesi’nin filosuna dahil edilen Fuso Canter; 4,5 ton kapasiteleri ve yüksek manevra kabiliyetleriyle özellikle ulaşımı zor bölgelerde temizlik çalışmalarının daha verimli yürütülmesine katkı sağlayacak. Yeni nesil çevreci motorları ve GSR2 güvenlik paketine sahip araçlar, belediyenin sürdürülebilir hizmet hedeflerine de destek olacak. Avenue LF12 ile şehir içi ulaşımda güvenli çözüm Belediyenin filosuna kattığı Avenue LF12 otobüsler ise 12 metre uzunluğu ve 3 kapılı tasarımıyla öne çıkıyor. 27’si koltuk olmak üzere toplam 108 yolcu kapasitesi sunan araçlar, şehir içi toplu taşımada hizmet verecek. OBD-E dizel motor teknolojisi ve GSR2 güvenlik paketiyle donatılan otobüsler, yolcu güvenliği ve operasyonel verimlilik açısından Batman Belediyesi’ne önemli avantajlar sağlayacak.

Çobantur Logistics, 2025 Yılında Kapasitesini Ve Cirosunu Yüzde 20 Büyüttü Haber

Çobantur Logistics, 2025 Yılında Kapasitesini Ve Cirosunu Yüzde 20 Büyüttü

Yarım asra yaklaşan tecrübesiyle lojistik sektörünün köklü markalarından Çobantur Logistics; sürdürülebilir, güvenilir ve uzun vadeli değer üretme odaklı anlayışıyla 2025 yılında da büyüme hedeflerini gerçekleştirdi. Uzun yıllara dayanan tecrübesi, dijitalleşme yatırımları ve Avrupa merkezli güçlü yapılanması sayesinde müşterilerine sadece taşıma değil, uçtan uca entegre lojistik çözümler de sunan şirket, Türkiye-Avrupa hattındaki servis sürekliliğini koruyarak 2025’i yüzde 20 kapasite ve ciro büyümesi ile tamamladı. 2026’daki odağını “dijital şeffaflık ve operasyon verimliliği” ile “entegre hizmet derinliği” üzerine kurgulayan Çobantur Logistics, bu kapsamda yurt dışı yapılanmasında yeni bir dönemi başlatacak. “Türkiye–Avrupa hattında servis sürekliliğimizi koruduk” Küresel talep daralması ve maliyet baskılarının yoğun hissedildiği 2025’in lojistik sektörü açısından zorlu geçtiğini fakat doğru planlama ile büyümelerini sürdürdüklerini ifade eden Çobantur Logistics Yönetim Kurulu Başkanı Ulaş Çobanoğlu, “Yaşanan sıkıntılara rağmen ana koridorlarımız olan Türkiye–Avrupa hattında servis sürekliliğimizi koruduk; İtalya ve Almanya merkezli akışlarda güçlü konumumuzu sürdürdük. Bu sayede 2025’te bir önceki yıla oranla yüzde 20 kapasite ve ciro büyümesi ile operasyonlarımızı yönettik. Avrupa’da özellikle İtalya, Almanya, Hollanda, İsviçre, Belçika, Avusturya, Fransa, Slovenya ve İspanya koridorlarında yoğun hizmet verirken; Türkmenistan, Kazakistan, Azerbaycan, Irak, Suriye gibi pazarlarda da müşterilerimize çözüm sunduk. Yurt içi ve yurt dışı lokasyonlarımızda yaklaşık 60 bin metrekare gümrüklü/gümrüksüz depolama alanlarında ADR (tehlikeli madde) depolama yetkinliğimizle entegre hizmet kapasitemizi güçlendirdik.” dedi. Dijital çalışmalarıyla müşterilerine “şeffaflık” sunuyor Çobantur Logistics’in 2025’te fark yarattığı alanların başında dijitalleşme ve şeffaflık geldiğini vurgulayan Çobanoğlu, sözlerine şöyle devam etti: “Şirket olarak tüm operasyon süreçlerimizi destekleyen uygulamalarımızı in-house yazılım ekibimizle geliştiriyor; müşteri/tedarikçi sistemleriyle veri entegrasyonları, iş zekâsı ve robotik süreç otomasyonu üzerinden verimliliği artırıyoruz. Ayrıca müşterilerimizin sevkiyatlarını anlık izleyebildiği web tabanlı Müşteri Portalı altyapımızı olgunlaştırdık; portalı sadece konum takibi değil yük evraklarının da uçtan uca takibi için kurguladık. Bu sistemi sadece kendimiz için değil şeffaf lojistik adı altında tüm müşterilerimize açtık. Böylelikle yaptığımız tüm operasyonlar için müşterilerimizin de bizimle aynı anda bilgilere ulaşabilmesini mümkün kıldık. Dijital gümrük süreçlerinde ise yıllardır öncü bir yaklaşımımız var; yeni dönemde devreye alınan Digital UBAK gibi uygulamalara hazırlıklarımızı tamamladık.” İtalya, Romanya ve İspanya’da ek yatırımlar devreye alacak Lojistik sektöründe yaşanan yüksek maliyet baskısı, sürücü/insan kaynağı açığı, vize süreçlerinin operasyon sürelerine etkisi ile sınır kapılarında altyapı ve geçiş sorunlarına rağmen 2026 yılında büyüme hedeflerinde kararlı olduklarını söyleyen Çobanoğlu, “Bu yılki önceliklerimizin başında yurt dışında holding merkezinin kurulması ve grup şirketlerimizin bu yapı altında konsolide edilmesi geliyor. Bunun yanında Almanya’da yeni bir satın alma ile operasyonel yapılanmamızı da güçlendirmek istiyoruz. Avrupa’da aktif olduğumuz İtalya, Romanya ve İspanya gibi ülkelerde de ek yatırımlarımızı devreye alacağız. Özellikle İspanya başta olmak üzere yeni pazarlarda büyüme stratejilerimizi ilerletmek de yine gündemimizin ana başlıklarından biri. Yatırımlarımızı planlarken temel hedefimiz; operasyon kalitesini yükseltirken, müşteri memnuniyetini üst seviyede tutmak ve kârlılığı sürdürülebilir şekilde artırmak.” ifadelerini kullandı. Büyümeyi kapasite yönetimi, depolama kabiliyeti ve teknoloji yatırımları ile başaracak “Pazarın daralma risklerine rağmen yeni yapılanma adımlarımız ve güçlendirdiğimiz hizmet modelimizle 2026 yılında yüzde 20’nin üzerinde büyüme planladık.” diyen Çobanoğlu, diğer hedeflere dair şunları söyledi: “Hedeflediğimiz büyümeyi ana koridorlarda kapasite yönetimi, entegre depolama kabiliyetimiz, teknoloji yatırımlarımız ve seçili pazarlarda genişleme stratejimiz sayesinde başaracağız. Şirket olarak yabancı plakalı araç ve yabancı şoför yatırımlarımıza da kararlılıkla devam ediyoruz. Öte yandan fırsat tarafında; Yeşil Mutabakat ve karbon odaklı regülasyonların düşük emisyonlu çözümlere talebi artırması, dijital gümrük ve takip sistemlerinin verimlilik avantajı yaratması ve pazardaki konsolidasyonla birlikte güvenilir, entegre servis sağlayıcılara yönelik önemli fırsatlar sunuyor. Bu kapsamda da geçtiğimiz yıl tüm öz mal çekicimizi yenileyerek Euro 6 olarak değiştirerek yeşil lojistiğe duyarlı hale getirdik. Önümüzdeki dönemde de çevresel sorumluluk, operasyonel mükemmeliyet ve müşteri memnuniyetini temel önceliklerimiz olarak görmeye; sektörümüzde güvenilir bir çözüm ortağı olma konumumuzu daha da güçlendirmeye kararlıyız.”

Aşkale Çimento Lojistik Gücünü  10 Yeni Nesil MAN TGS İle Perçinledi Haber

Aşkale Çimento Lojistik Gücünü 10 Yeni Nesil MAN TGS İle Perçinledi

Ağır ticari araç sektörünün köklü markası MAN, verimlilik ve dayanıklılığı bir araya getiren çözümleriyle Türkiye’nin dev projelerine eşlik etmeye devam ediyor. Çimento ve hazır beton sektörünün liderlerinden Aşkale Çimento, operasyonel gücünü artırma hedefi doğrultusunda filosuna 10 adet MAN TGS 18.480 BLS GA 4x2 çekici ekledi. MAN’ın Ankara Akyurt’taki tesisinde düzenlenen teslimat törenine Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik ve şirket yöneticileri katılırken; MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. adına Genel Müdür Tuncay Bekiroğlu, Kamyon Satış Direktörü Serkan Sara, Bölge Satış Koordinatörü Ersoy Öksüz, Satış Uzmanı Tuna Alaybeyoğlu ve Musfar’dan Çağdaş Bostan hazır bulundu. 1968 yılında temelleri atılan ve 1971’de Erzurum Aşkale’de kamu teşekkülü olarak faaliyete başlayan Aşkale Çimento, 1993 yılında ERÇİMSAN Holding bünyesine katıldı. Yatırımlarını ve pazar payını istikrarlı şekilde artıran şirket, Trabzon, Van, Gümüşhane ve Erzincan’daki çimento fabrikalarıyla bölgesinde güçlü bir üretim ağı oluşturarak, Türkiye’nin en büyük sanayi kuruluşları arasına girdi. “MAN hedeflerimize ulaşmada güçlü bir ortak” Teslimat töreninde konuşan Aşkale Çimento Yönetim Kurulu Başkanı Lütfü Yücelik, şunları söyledi: “Aşkale Çimento olarak, yarım asrı aşan tecrübemiz ve geniş üretim ağımızla Türkiye sanayisine değer katmayı sürdürüyoruz. Sektörümüzün öncü kuruluşlarından biri olarak, bu doğrultuda lojistik altyapımızı güçlendirmek ve hizmet kalitesini artırmak amacıyla filomuzu yeni yatırımlarla büyütüyoruz. Ağır ticari araç sektörünün küresel markası MAN da özellikle yüksek performans, dayanıklılık ve verimliliği bir arada sunan araçlarıyla hedeflerimize ulaşmamızda güçlü bir iş ortağı konumunda bulunuyor. Yeni araç yatırımlarımızla bir yandan verimliliğimizi artırmayı, diğer yandan operasyonel maliyetlerimizi optimize etmeyi hedefliyoruz. Her türlü ağır iş kollunda kendini kanıtlamış MAN araçlarının sahadaki gücümüze değer katacağına inanıyoruz.” Müşterilerimizin büyümesine katkı sunuyoruz” MAN Kamyon ve Otobüs Ticaret A.Ş. Genel Müdürü Tuncay Bekiroğlu konuşmasında şunları kaydetti: “Türkiye sanayisinin güçlü temsilcilerinden biri olan Aşkale Çimento ile iş birliğimizi bu teslimatla daha da güçlendirmekten büyük memnuniyet duyuyoruz. Bugün teslimatını gerçekleştirdiğimiz yeni nesil MAN çekiciler, üstün nitelikleriyle Aşkale Çimento’nun lojistik operasyonlarına uzun vadeli ve sürdürülebilir bir değer katacaktır. MAN olarak bizler, müşterilerimizin yalnızca bugünkü ihtiyaçlarına değil, gelecekteki büyüme hedeflerine de çözüm üreten bir yaklaşımı benimsiyoruz. Şimdiye kadar olduğu gibi bundan sonra da güçlü ürün gamımız, ileri mühendislik altyapımız ve kapsamlı satış sonrası hizmet ağımızla iş ortaklarımızın operasyonel mükemmelliğini desteklemeyi sürdüreceğiz. Yeni araçlarımızın Aşkale Çimento ailesine hayırlı olmasını dileriz.”

Brisa 2025’te Verimlilik Odağını Korudu,  Yüksek Katma Değerli Segmentte Büyümesini Sürdürdü Haber

Brisa 2025’te Verimlilik Odağını Korudu, Yüksek Katma Değerli Segmentte Büyümesini Sürdürdü

Brisa, 1 Ocak 2025- 31 Aralık 2025 dönemine ilişkin finansal sonuçlarını açıkladı. Şirketin cirosu 41,3 milyar TL olarak gerçekleşti. Verimlilik artışının yanı sıra uygulanan disiplinli maliyet ve gider yönetimi etkisiyle 2025 yılında 5,4 milyar TL seviyesinde FAVÖK elde edilirken, FAVÖK marjı ise %13,2 seviyesinde gerçekleşti. Yılın ikinci yarısında hayata geçirilen operasyonel ve finansal iyileştirme adımları sayesinde, regülasyon değişikliklerinin yarattığı olumsuz etkiye rağmen ikinci yarı net kârla tamamlandı. Ancak ilk yarıdaki zararın etkisiyle, yıl geneli sonuçları bu performansa paralel bir seviyede gerçekleşti. Özellikle son çeyrekte görülen güçlü nakit yaratımı ve gelecek odaklı, kontrollü sabit kıymet yatırım harcamalarının etkisiyle 5,6 milyar TL seviyesinde serbest nakit akış yaratıldı. Uygulanan çevik finansman aksiyonlarının da etkisiyle borçluluk seviyesi azaltılarak, 2025 yılı 0,8x seviyesinde Net Borç/FAVÖK oranıyla kapatıldı. Brisa CEO’su Vecih Yılmaz, 2025 yılına ilişkin yaptığı değerlendirmede şunları söyledi: “2025 yılı, lastik sektöründe pazar ve müşteri beklentilerinin dönüştüğü, küresel ve yerel ekonomik koşulların talep üzerinde dalgalanmalar yarattığı bir yıl oldu. Bu süreçte stratejik odağımızı koruyarak teknoloji yatırımlarımıza ve yüksek katma değerli ürün segmentine odaklandık. Dijitalleşme ve sürdürülebilirlik yatırımlarımızla hem operasyonel verimliliğimizi destekledik hem de uzun vadeli rekabetçiliğimizi güçlendirdik. Brisa’nın güçlü temelleri ve stratejik öncelikleri doğrultusunda finansal disiplin ve operasyonel verimlilik yaklaşımımızı sürdürüyoruz. 2026 yılında daha dengeli talep koşullarında attığımız stratejik adımların katkısını daha net görmeyi bekliyoruz.” Premium segment odağıyla büyüme 2025 yılı boyunca Ar-Ge yatırımlarını sürdüren Brisa, 68 yeni ürünü pazara sundu. Yüksek jantlı ve elektrikli-hibrit araçlara uyumlu ürünlerle premium segmentte pazar payı artışı sağladı. Aksaray fabrikasında devreye alınan yeni üretim teknolojileri ve kalite sertifikasyonlarıyla iki üretim tesisi de küresel OEM standartlarıyla uyumlu hale gelerek yüksek katma değerli üretim altyapısı desteklendi. Brisa, uluslararası pazarlarda Lassa markasıyla büyümesini sürdürürken Türkiye lastik sektöründeki ihracat liderliği konumunu korudu. Ayrıca uzun vadeli büyüme hedefleri doğrultusunda perakende yatırımlarıyla küresel varlığını güçlendirdi. Hizmet ağında genişleme Brisa, entegre mobilite çözümlerinde büyümeyi sürdürdü. Arvento markasıyla aktif cihaz sayısı 840 binin üzerine çıkarken, 242 bin araçlık filo parkına dijital takip ve lastik yönetimi hizmeti sunuldu. Türkiye genelinde 157 noktaya ulaşan hızlı bakım servis ağı ile müşterilere sunulan hizmet kapsamı genişletildi. Önümüzdeki dönemde de stratejik hedefler doğrultusunda müşteri deneyimine odaklanan çözümlerin yaygınlaştırılması, özellikle filo müşterilerinin toplam satın alma ve operasyon maliyetlerini optimize etmeye odaklanan veri temelli çözümler üzerinden iş birliklerinin artırılması hedefleniyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.