Hava Durumu

#Yakıt Tüketimi

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Yakıt Tüketimi haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yakıt Tüketimi haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Mercedes-Benz Türk’ün Karbon Emisyonunu Azaltan Projesine Ödül Haber

Mercedes-Benz Türk’ün Karbon Emisyonunu Azaltan Projesine Ödül

Mercedes-Benz Türk’ün otobüs geliştirme ekibi, Daimler Truck AG’nin düzenlediği “2026 Green Mover Award” yarışmasında, otobüs üretim sürecinde petrol bazlı yapıştırıcıları ortadan kaldırarak karbon emisyonlarını azaltan tekstil bazlı tavan kaplaması uygulaması ile ‘Yeşil Ürünler’ kategorisinde ödüle layık görüldü. Mercedes-Benz Türk Ar-Ge Merkezi Yeni Nesil Otobüs Projeleri Karoser ve Dış Tasarım Geliştirme Grup Müdürü Mustafa Çolak, Birim Müdürü Erdal Sezer ile proje mühendisleri Berkay Balcı, Vadi Erdem, Ümit Arman, ödüllerini 28 Ocak tarihinde Stuttgart’ta gerçekleştirilen törenle aldılar. İklim ve çevre sorumluluğunu operasyonel ve ticari hedeflerle birleştirerek çalışanlar tarafından geliştirilen projeleri ödüllendiren Green Mover Award yarışmasında bu yıl 107 proje yarıştı. Araç tavanlarında daha az karbon salımı sağlayan yeni nesil tekstil kaplama Ödül alan uygulama, 2024 yılından itibaren Mercedes-Benz eCitaro elektrikli otobüslerde kullanılmaya başlandı. Geliştirme çalışmaları kapsamında, daha önce alüminyumdan üretilen tavan kaplaması, özel bir tekstil bazlı malzemeyle değiştirildi. Bu değişiklikle eCitaro otobüsleri için kaynak verimliliği yüksek, yeni bir tavan kaplama konsepti geliştirildi. Bu dönüşüm sayesinde tavan kaplaması daha hafif bir yapıya kavuşurken, araç ağırlığının azalması, yakıt tüketimi ve enerji verimliliği açısından önemli kazanımlar sağlıyor. Yıllık 250 ton karbondioksit eşdeğeri emisyon azaltımı sağlayan bu uygulama, aynı zamanda üretim sürecinde sağladığı 72 bin metreküp su tasarrufu ve 6 milyon megajul (MJ) daha düşük enerji tüketimi ile sürdürülebilir üretim hedeflerini destekliyor. Yapıştırıcı işleminin ortadan kaldırılması ile üretilebilirlik sürecini daha da iyileştirirken, işlem karmaşıklığını azaltıyor ve geri dönüştürülebilirliği artırıyor. Proje, sürdürülebilirliği ve verimliliği artırarak, yüksek performans standartlarını korurken yeşil mobiliteyi ve çevre korumasını destekliyor. Türkiye’den dünyaya mühendislik çözümleri Mercedes-Benz eCitaro’nun Ar-Ge çalışmalarını yürüten Mercedes-Benz Türk Ar-Ge Merkezi, mevcut güncellemeler ve geliştirme faaliyetlerini de gerçekleştirmeye devam ediyor. Almanya’da üretimi devam eden Mercedes-Benz eCitaro’nun iç donanım, karoseri, dış kaplamalar, elektrik altyapısı, diagnoz sistemleri, yol testleri ve donanımsal dayanıklılık testleri gibi kapsamları Mercedes-Benz Türk İstanbul Ar-Ge Merkezi sorumluluğunda yürütülüyor. Proje kapsamındaki geliştirmeler de Mercedes-Benz Türk ekiplerinin yol testleri, dayanıklılık ve Hydropuls testleri de dahil olmak üzere kapsamlı Ar-Ge faaliyetlerinden sonra uygulandı. Mercedes-Benz Türk Ar-Ge Merkezi, sahip olduğu yetkinlik ve global sorumluluklarıyla sürdürülebilirlik vizyonuna Türkiye’den dünyaya sağladığı mühendislik çözümleri ile katkı sağlamaya devam ediyor.

Türkiye’nin En Çok Satan Otomobili Clio, Yeni Nesliyle Türkiye’de Haber

Türkiye’nin En Çok Satan Otomobili Clio, Yeni Nesliyle Türkiye’de

Türkiye’nin Satış Lideri Clio, Nesiller Boyu Hayatımızda Bugüne kadar dünya çapında 17 milyon, Türkiye’de ise 600 binden fazla satılan Renault Clio; ilk neslinden bu yana farklı kuşakların hayatına dokunan, günlük yaşamın vazgeçilmez bir parçası haline gelen modellerden biri oldu. Yıllar içinde değişen beklentilere uyum sağlayarak her jenerasyonda kendini yenileyen Clio, B segmentinde standartları belirleyen güçlü bir referans noktası haline geldi. Bu güçlü bağ ve istikrarlı başarı, 2025 yılında 51.717 adetlik satışla bir kez daha tescillendi. Renault Clio, bu sonuçla Türkiye’nin en çok satan otomobili oldu ve altıncı nesliyle başarı hikayesini bir üst seviyeye taşıyor. Clio; yenilenen tasarımı, artan donanım seviyesi ile 1.799.000 TL’den başlayan liste fiyatları ve ilk 1.000 müşteriye özel 1.749.000 TL’den başlayan fiyatlarıyla Türkiye yollarına çıkıyor. Mevcut Clio sahiplerine özel 50.000 TL takas desteği ile 1.699.000 TL’den sunulurken takas desteğine ek olarak kampanya kapsamında 200.000 TL’ye kadar 6 ay %0 faizli kredi imkânı da sağlanıyor. MAİS A.Ş Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdürü Bahaettin Tatoğlu "Renault Clio yalnızca bir otomobil değil, Türkiye’de nesiller boyunca, milyonlarca kullanıcının kalbine dokunan ve hikayesine eşlik eden bir yol arkadaşı. Türkiye otomotiv pazarının en güçlü yapı taşlarından biri olan Clio, 2025 yılını Türkiye’nin en çok satan otomobili olarak tamamladı. Clio, Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nın yüksek üretim kalitesi ve ülkemizin sahip olduğu küresel mühendislik tecrübesiyle hayat buluyor. ‘Türkiye’de üretilen, Türkiye’nin en çok sevilen modeli’ ünvanını korumak bizim için büyük bir gurur. Yeni Clio, hem sadık kullanıcılarımızın kalbindeki yerini güçlendiriyor hem de yeni nesil otomobil severlerle güçlü bir bağ kuruyor. Clio ile kurulan bu güçlü bağın, Türkiye yollarında daha uzun yıllar devam edeceğine inanıyoruz” Türkiye’den Dünyaya: Bursa’da Üretiliyor Yeni Clio’nun kalbi, Bursa Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda atıyor. Günde 1.000’den fazla Clio’nun banttan indiği ve bugüne kadar 5 milyondan fazla Clio’nun üretildiği tesis, yeni neslin de küresel üretim üssü konumunda. Yeni Renault Clio’nun Bursa’daki Oyak Renault Otomobil Fabrikaları’nda üretilmesi, modelin Türkiye için taşıdığı stratejik önemi bir kez daha ortaya koyuyor. Renault Grubu’nun Türkiye’ye duyduğu güvenin en somut göstergesi olan bu üretim ekosistemi, yerlilik oranıyla da dikkat çekiyor. Fabrikanın satın alma hacminin yüzde 50’sinden fazlası, 90 farklı yerel tedarikçi tarafından karşılanıyor. Ayrıca üretim sürecine ek olarak, Renault Technology Türkiye mühendislik merkezi de Yeni Clio’nun geliştirme aşamalarında aktif rol oynayarak modelin yerli kimliğini güçlendiriyor. Yeni TCe 115 hp Benzinli Motor Yeni Renault Clio, Türkiye pazarında satışa sunulduğu ilk andan itibaren performans ve verimliliği odağına alan yeni nesil motoruyla fark yaratıyor. Önceki nesillerden tamamen ayrışan bu motor; Austral ve Rafale modellerinde kullanılan hibrit sistemlere güç veren içten yanmalı motorla aynı temeli taşıyor. Yüksek Verimlilik: 1,2 litrelik 3 silindirli turbo benzinli motor, direkt enjeksiyon ve Miller çevrimi teknolojileri sayesinde yakıtı en verimli şekilde kullanıyor. Performans: 115 beygir güç ve 190 Nm tork üreten motor, EDC 6 ileri çift kavramalı otomatik şanzıman ile kombine ediliyor. Tüketim Değerleri: 0’dan 100 km/s hıza 10 saniyede ulaşan bu ünite, 100 km’de ortalama 5,0 litre’den başlayan yakıt tüketimi ve 114 g/km’den başlayan CO₂ emisyon değeri sunuyor. Yeni TCe 115 hp benzinli motora ek olarak, ürün gamı 2026 yılında iki güçlü ve verimli seçenekle daha da genişleyecek: 160 hp Full Hybrid E-Tech: Şehir içi sürüşün %80’ini elektrikli modda yapabilen, 1.000 km menzilli ve 3,9 lt/100 km tüketim değerine sahip hibrit motor, 2026’nın ilerleyen dönemlerinde sunulacak. Eco-G 120 EDC: Benzin/LPG çift yakıtlı ve otomatik vitesli bu seçenek, 50 litrelik yeni LPG tankıyla toplamda 1.450 km’ye varan rekor bir menzil ile 2026 yılı içerisinde aileye katılacak. Yeni Nesil Tasarım: Daha Atletik, Daha Güçlü Renault tasarım ekibi, Yeni Clio’da markanın yeni "duygusal teknoloji" dilini merkeze aldı. Önceki jenerasyona göre belirgin şekilde büyüyen boyutlar ve artan iz mesafesi, araca çok daha oturaklı ve kaslı bir görünüm kazandırıyor: Uzunluk: 4,12 m (+66 mm artış) Genişlik: 1,77 m (+39 mm artış) Aks Mesafesi: 2.591 mm Ön tasarımda kullanılan üç boyutlu elmas desenli ızgara ve yeni ışık imzası, aracın karakterini güçlendiriyor. Kompakt bir coupe hissi veren tavan çizgisi, keskin açılı arka cam ve belirgin omuz hatları, Yeni Clio’nun dinamizmini vurguluyor. 18 inç jantlar ve geniş iz mesafesi aracın yolda daha tok durmasını sağlıyor. Yeni Clio, ikisi yeni olmak üzere yedi renk seçeneğiyle geliyor: Yakut Kırmızı, Zümrüt Yeşil, Beyaz, Kaya Gri, Mineral Gri, Yıldız Siyah ve Demir Mavi. Üst Segment Teknolojisi ve Akıllı Sürüş Deneyimi Yeni Clio’nun iç mekânı, çift 10,1 inçlik ekran kombinasyonu ve Renault Austral ile Rafale modellerinden ilham alan kompakt direksiyon simidiyle premium bir atmosfer sunuyor. 48 renkli ortam aydınlatması ve esprit Alpine versiyonunda sunulan Alcantara döşeme seçenekleriyle kabin, modern bir kimliğe bürünüyor. Dijital Ekosistem ve Gemini Yapay Zekâsı segmentinde standartları belirleyen Google Entegre OpenR Link sistemi; Google Maps, Google Play ve Google Asistan ile eksiksiz bir dijital deneyim sağlıyor. Ayrıca, ilerleyen dönemlerde Google’ın yeni yapay zekâ asistanı Gemini, kablosuz güncellemeyle OpenR Link sistemine dahil olacak. Gemini; doğal sohbet yeteneği ve kesintisiz konuşma algılama özellikleriyle sürüş deneyimini asiste edecek. Yeni Clio, B segmentinde eşi görülmemiş 25 adet gelişmiş sürüş destek sistemi (ADAS) ile donatıldı. GSR2.3 standartlarına tam uyumlu olan modelde; Aktif Sürüş Yardımı, 360° çevre görüş kamerası ve acil duruş asistanı gibi özellikler öne çıkıyor. Renault’nun yenilikçi çözümü My Safety butonu sayesinde sürücüler, yasal olarak her çalıştırmada devreye giren güvenlik ayarlarını tek bir tuşla kişiselleştirebiliyor. Geliştirilmiş Şasi ve Aerodinamik Verimlilik CMF-B platformu üzerinde yükselen Yeni Clio, artırılan aks mesafesi (2.591 mm) ve iz genişliği sayesinde daha kararlı bir sürüş sunuyor. Mühendislik çalışmaları sonucunda sürtünme katsayısı (cW) 0,32’den 0,30’a düşürülerek yakıt verimliliği ve rüzgâr direnci optimize edildi. Yeni Clio’nun akustik konfor ve manevra kabiliyeti de yükseltildi. Ön cam sütunlarında kullanılan yeni yalıtım köpükleri, kabin gürültüsünü üst segment standartlarına çekerken; 10,4 metrelik dönüş çapı şehir içi manevraları kolaylaştırıyor. 391 litreye ulaşan bagaj hacmi ve 40 mm alçaltılan bagaj eşiği ise günlük kullanım pratikliğini artırıyor. Döngüsel Ekonomi ve Sürdürülebilirlik Yeni Clio, çevre dostu üretim vizyonunu her detayında hissettiriyor. Araçta kullanılan malzemelerin yüzde 33,9’u döngüsel ekonomiden elde edilirken, döşeme kumaşlarının yüzde 92’si geri dönüştürülmüş elyaflardan oluşuyor. Esprit Alpine versiyonun jantlarında kullanılan yüzde 50 geri dönüştürülmüş alüminyum, model başına 350 kg CO₂ tasarrufu sağlıyor. Teknik özellikler Boyutlar ve ağırlık Uzunluk: 4.116 mm Genişlik: 1.768 mm Yükseklik: 1.451 mm Aks mesafesi: 2.591 mm Ön uzantı: 859 mm Arka uzantı: 667 mm Yerden yükseklik: 142 mm yüksüz (119 mm yüklü) Ağırlık: 1.155 kilodan başlıyor Bagaj kapasitesi: 391 litre (güç aktarma sistemine bağlı olarak) Yükseklik: 735 mm Çekme kapasitesi: 900 kg

TEMSA, 12 Adet Maraton teslimatıyla 2026’ya güçlü başladı Haber

TEMSA, 12 Adet Maraton teslimatıyla 2026’ya güçlü başladı

Avrupa’da büyümesini hızlandırarak 2026 yılına güçlü bir giriş yapan TEMSA, Türkiye genelindeki filo teslimatlarına da devam ediyor. Bu kapsamda TEMSA, Mesnevi Turizm’e 29 Ocak tarihinde 6 adet Maraton teslimatı gerçekleştirdi. Bu teslimatla birlikte Mesnevi Turizmin filosunda yer alan TEMSA markalı araç sayısı 28’e ulaştı. TEMSA ayrıca Seç Turizm ile de 1995 yılına dayanan uzun vadeli iş birliğini yeni nesil Maraton otobüslerle güçlendirdi. Anlaşma kapsamında ilk etapta 6 adet Maraton, 5 Şubat tarihinde teslim edildi. 2 adet Maraton teslimatı da Mart ayında gerçekleşecek. Seç Turizm’in filosunda toplam 33 adet TEMSA aracı bulunuyor. “TERCİHLERDE KONFOR VE VERİMLİLİK ÖNE ÇIKTI” Her iki şirket ile de uzun yıllardır güçlü bir iş birliği içerisinde olduklarının altını çizen TEMSA Yurt İçi Satış Direktörü Baybars Dağ, teslimatlara ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “TEMSA olarak 2026 yılına güçlü bir giriş yaptık. Yılın ilk teslimatlarını Mesnevi Turizm ve Seç Turizm ile gerçekleştirdik. Yeni yatırımlarını ve gelecek dönemdeki planlamalarını TEMSA’dan yana yapmalarından memnuniyet duyuyoruz. Firmaların beklentileri verimlilik, konfor, sürdürülebilir işletme maliyetleri etrafında şekilleniyor. İlk üretimini 1987 yılında gerçekleştirdiğimiz Maraton, bugün şehirlerarası yolcu taşımacılığında işletmeciler ile yolcuların önceliklerini buluşturan güçlü bir çözüm olarak konumlanıyor. Maraton modelimizin her iki firma tarafından tercih edilmesinde geniş bagaj hacmi, düşük yakıt tüketimi, yolcu koltuklarının sunduğu konfor ve peron görünümü gibi önemli kriterler belirleyici oldu. Yıl boyunca farklı segmentlerde teslimatlarımızı artırarak iş ortaklarımızın büyüme yolculuğuna katkı sunmaya devam edeceğiz.”

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde  HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi Haber

Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde HSWIM Teknolojisi ile Kesintisiz Ağırlık Denetimi

Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi, Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceği Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ulaşımda dijitalleşme ve güvenlik adına önemli bir adım daha attı. Bu teknoloji sayesinde ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları, trafik akışını kesintiye uğratmadan, araçlar seyir halindeyken ölçülebilecek. Proje ile ağır taşıtlar durdurulmadan denetlenebilecek, bu sayede trafik akışında kesintiler yaşanmasının önüne geçilecek. Ani duruşlar ve kuyruklanmaların azalmasıyla sürücü ve yolcu güvenliği artırılırken, aşırı yük taşıyan araçların erken aşamada tespit edilmesi yol üstyapısında meydana gelen bozulmaları azaltacak ve bakım-onarım maliyetlerinin düşürülmesine katkı sağlayacak. İmzalanan anlaşma hakkında bir değerlendirme yapan Yavuz Sultan Selim Köprüsü ve Kuzey Çevre Otoyolu İşletmesi Genel Müdürü Alper Akar “Yavuz Sultan Selim Köprüsü’nde hayata geçireceğimiz Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) ile ağır taşıtların aks yükleri ve toplam ağırlıkları trafikte herhangi bir duraksamaya gerek kalmadan ölçülebilecek. Bu sistem sayesinde hem yol altyapısının korunmasına hem de güvenli ve sürdürülebilir ulaşımın desteklenmesine yönelik önemli bir adım daha atıyoruz. Fizibilite, kurulum, entegrasyon ve test süreçlerinin ardından sahada aktif olarak devreye alınacak bu teknoloji; Intetra ve alanında uzman teknik ekiplerimizle yürütülen güçlü iş birliklerinin bir sonucu olarak, veri odaklı ve yenilikçi altyapı çözümlerimize önemli katkı sağlayacak.” dedi. Intetra CEO’su Muhammed Alyürük ise proje ile ilgili şu açıklamalarında bulundu: Yavuz Sultan Selim Köprüsü gibi ülkemizin en önemli geçiş noktalarından birinde, köprünün işletmesini başarıyla yürüten ICA ile birlikte çok değerli bir projeyi hayata geçirmekten büyük mutluluk duyuyoruz. Yüksek Hızda Hareket Halinde Tartım Sistemi (High Speed Weigh-in-Motion, HSWIM) projemiz kapsamında; köprünün hem Avrupa–Asya hem de Asya–Avrupa yönlerindeki girişlerinde, araçların ağırlıkları durmaksızın ve yüksek hızda ölçümlenebilecek. Bu proje, Türkiye’deki ilk örnek uygulamalardan biri olmasının yanı sıra, akıllı ulaşım sistemleri alanında ülkemizin ulaştığı seviyeyi göstermesi bakımından da son derece gurur verici. Intetra olarak; akıllı ulaşım sistemlerine yön veren projelerde yer almaktan, teknolojimizi dünyanın en özel mühendislik yapılarından birine entegre etmekten ve geleceğin ulaşım altyapısına katkı sunmaktan büyük heyecan duyuyoruz. Yakıt tüketimi ve emisyon değerlerini düşürerek çevresel sürdürülebilirliğe katkı sağlayacak olan bu proje, akıllı ulaşım sistemleri için güçlü bir veri altyapısı oluşturuyor. Yavuz Sultan Selim Köprüsü’ndeki bu uygulama, modern ve adil denetim politikalarının Türkiye'deki en önemli örneklerinden biri olarak konumlanıyor.

TUİDER’den Mercedes Benz Fabrika Ziyareti Haber

TUİDER’den Mercedes Benz Fabrika Ziyareti

TUİDER Yönetim Kurulu ve üyeleri, Mercedes-Benz Türk’ün ev sahipliğinde düzenlenen organizasyonda bir araya geldi. Etkinliğe TUIDER’den Koray Yılmaz, Ali Rıza Arık, Aziz Köprü, Canberk Demirgezer, Ethem Gökçen Aşamaz, Mert Yılmaz, Murat Arıkan, M.Serdar Yiğit, Reyhan Şeker, Serkan Temizsoy, Semih Yıldızhan, Oğuzhan Öztürk, Ömer Bulut ve Çiğdem Erdil katılım sağladı. Mercedes-Benz Türk Otobüs Satış ve Pazarlama Direktörü Osman Nuri Aksoy, Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu, Otobüs Satış Operasyonları Grup Müdürü Özgür Taşgın, Otobüs Ürün Yönetimi Grup Müdürü Cem Demirel ve ekiplerinin ev sahipliğinde gerçekleşen organizasyon kapsamında, TUİDER Yönetim Kurulu ve üyeleri öncelikle üretim tesislerini ziyaret etti. Ziyaret sırasında otobüslerin üretim süreçleri, kullanılan ileri teknolojiler ve imalat hattı hakkında detaylı bilgilendirme yapıldı. Programın devamında, 2026 model Mercedes-Benz Tourismo üzerinde gerçekleştirilen yenilikler tanıtılarak araç içerisinde kapsamlı bir sunum gerçekleştirildi. Bunun yanı sıra, Mercedes-Benz yazılım ekipleri tarafından geliştirilen; şehir içi ve şehirlerarası otobüslere yönelik dijital hizmetler sunan çevrimiçi platform da katılımcılara tanıtıldı. Tanıtımı yapılan Omniplus ON platformunun; teknik araç verileri ile filo takip sistemi özelliklerini bir arada sunan, uçtan uca dijital bir servis çözümü olduğu aktarıldı. Sistem kapsamında otobüslerin teknik durumu sürekli izlenerek servis yönetimi için otomatik ve etkili eylem önerileri oluşturulmakta, bu sayede araç kullanılabilirliği artırılmakta ve proaktif bakım önerileri ile araç sağlığı en üst seviyeye taşınmaktadır. Ayrıca detaylı yakıt tüketimi verileri, işletme performans göstergeleri ve filoda görev yapan kaptanların sürüş performanslarını ekonomiklik ve güvenlik kriterlerine göre skorlayan analizler sayesinde filo yönetiminin daha verimli hale getirildiği vurgulandı. Lansmana özel olarak, 2025 ve 2026 model yılı Mercedes-Benz otobüslerinde Omniplus ON paketinin aktivasyon tarihinden itibaren 1 yıl süreyle ücretsiz olarak sunulacağı bilgisi de TUIDER üyeleriyle paylaşıldı. Mercedes-Benz Türk ile TUİDER arasındaki çözüm ortaklığının geliştirilerek sürdürülecek projelerin ele alındığı toplantı, öğle yemeğinin ardından sona erdi.

Allison Donanımlı Isuzu Novociti Life Midibüsler, Siirt Yollarında Fark Yaratıyor Haber

Allison Donanımlı Isuzu Novociti Life Midibüsler, Siirt Yollarında Fark Yaratıyor

Siirt Belediyesi, 2025 ylı ortasında filosunu 14 adet Allison tam otomatik şanzıman donanımlı Isuzu Novociti Life midibüslerle güçlendirdi. Siirt’in dar sokakları, ve eğimli yolları göz önüne alınarak tercih edilen Allison T3270RxFE™ tam otomatik şanzıman donanımlı Isuzu Novociti Life midibüsler, 30 bin kilometreye yaklaşırken sürücü ve yolcular için maksimum konfor sunuyor. Siirt Belediyesi filosunda yer alan 57 aracın 25 adedi Allison tam otomatik şanzıman donanımlı Isuzu Novociti Life midibüslerden oluşuyor. Belediye, ilk olarak 2022 yılında 11 adet alımını yaptığı araçlardan duyulan memnuniyet doğrultusunda 2025 yılı ortasında 14 adet daha ekleyerek Allison şanzıman donanımlı Isuzu Novociti Life midibüsler ile filosunu güçlendirdi. Siirt Belediyesi, yaptığı bu araç yatırımları ile şehir içi ulaşımda sürücü ve yolcu konforunu artırırken, operasyonel verimlilik ve bakım maliyetlerinde de önemli kazanımlar elde ediyor. Siirt Belediyesi, otobüs filosuyla şehir merkezinden mahallelere, Siirt Havalimanı’na kadar geniş bir alanda toplu taşıma hizmeti sunuyor. Yıllık 4 milyonun üzerinde yolcuya toplu ulaşım sunan belediye otobüsleri, maksimum 28 km ve 82 duraklı hatlardan, minimum 10 km ve 46 durağın bulunduğu hatlara kadar 15 farklı güzergahta kullanılıyor. Siirt’in coğrafi koşullarında tam otomatik şanzımanın avantajları Siirt Belediyesi Ulaşım Hizmetleri Müdür Vekili Özgür Eker açıklamasında; “Şehrimiz, dar ve eğimli sokak yapısı, tarihi mahalle dokusu ve şehir merkeziyle bütünleşen yerleşim alanları ile biliniyor. Bu coğrafi koşullar, toplu taşıma araçlarının dayanıklılığını ve sürüş performansını doğrudan etkiliyor. Dolayısıyla toplu taşıma araçlarımızda yüksek manevra kabiliyeti, dayanıklılık ve konforu ön planda tutuyoruz. Allison tam otomatik şanzıman donanımlı Isuzu Novociti Life midibüsler, bu özellikleriyle Siirt’in ulaşım altyapısına önemli katkı sağlıyor. Daha verimli filo yönetimi sağlayarak toplu taşıma hizmetlerimizin operasyonel verimliliğini artırıyor” diye belirtti. Öte yandan Allison tam otomatik şanzımanlar, sürücü kaynaklı kullanım farklılıklarını ortadan kaldırarak araç filosunun genel verimliliğini artırıyor. Özgür Eker, konuyla ilgili olarak; “Tam otomatik şanzıman teknolojisi ile vites geçişleri sürücünün müdahalesi olmadan, en uygun devir aralığında gerçekleşiyor. Böylece sürüş tarzına bağlı performans farklılıkları ortadan kalkıyor, tüm otobüsler standart verimlilikte çalışıyor ve yakıt tüketimi dengeleniyor” şeklinde açıklıyor. Sürücü ve yolcu memnuniyeti ön planda Özgür Eker, sürücülerden gelen geri bildirimlerin son derece olumlu olduğunu belirtiyor; “Tam otomatik şanzımanlı araçlarımız, sürücülerimizin dikkatini yoldan ayırmadan daha verimli ve konforlu bir sürüş deneyimi yaşamalarını sağlıyor. Ayrıca araçlar, geri kayma yaşanmaması, hızlı ve sarsıntısız ivmelenme özellikleriyle hem sürücü hem de yolcuların konforunu artırıyor.” Allison donanımlı otobüsler, vites geçişlerinde sarsıntı olmaması ve yumuşak sürüş karakteri sayesinde yolculara son derece rahat bir ulaşım deneyimi sunuyor. Özellikle şehir merkezindeki eğimli güzergâhlarda araçların performansı ve konforu büyük memnuniyet yaratıyor. 8 metre uzunluğundaki Isuzu Novociti Life midibüsler, maksimum 137 kW (184 bg) ve 680 Nm/Tork üretebilen FPT NEF4 Euro 6 motora ve 6 ileri vitesli, dahili retarderli Allison T3270R xFE™ tam otomatik şanzıman donanımına sahip. Tüm Allison tam otomatik şanzımanlarda olduğu gibi T3270R xFE™ modeli de Allison’ın Kesintisiz Güç Teknolojisi™ sayesinde daha sarsıntısız ve üstün bir hızlanma sağlarken tam güçle vites değiştirilmesine olanak tanıyor. Allison'ın yenilikçi, ekstra yakıt tasarrufu teknolojisi xFE ise farklı vites oranları ve diğer özellikler ile birlikte, şanzımanın yüksek viteslerde ve düşük motor devirlerinde daha fazla zaman harcayarak, motorun yakıt sarfiyatını azaltıyor. Böylece araçların en verimli oldukları noktada daha uzun süre çalışması sağlanıyor. Sonuçta Allison’ın Kesintisiz Güç Teknolojisi™, xFE yakıt tasarrufu teknolojisi ve dahili retarder gibi özellikleri, araçların performansını artırırken, toplam işletme maliyetlerini de düşürüyor. Her mevsimde güvenilir ve konforlu ulaşım Siirt’in yaz aylarında hava sıcaklıklarının 40°C’ye kadar yükseldiği, kış aylarında ise zaman zaman kar yağışlarıyla birlikte buzlanmanın görüldüğü zorlu iklim koşulları, şehir içi toplu ulaşım araçlarının performansını da etkiliyor. Bu nedenle Siirt Belediyesi filosunda yer alan Allison tam otomatik şanzıman donanımlı otobüsler, farklı hava şartlarında sürücü ve yolcu konforu açısından önemli avantajlar sağlıyor. Yaz aylarında yüksek sıcaklıklar, manuel şanzımanlı araçlarda debriyaj ve fren sistemlerinde aşınmayı hızlandırırken; Allison tam otomatik şanzımanlarda kullanılan tork konvertörü sistemi sayesinde bu sorun ortadan kalkıyor ve bakım maliyetleri düşüyor. Kış aylarında ise kaygan ve eğimli yollarda sarsıntısız vites geçişleri ve kesintisiz güç aktarımı sayesinde daha kontrollü ve dengeli bir sürüş sağlanıyor. Bu özellikleriyle Allison tam otomatik şanzıman donanımlı otobüsler, Siirt’in sıcak yazlarına ve soğuk kışlarına uyum sağlayarak her mevsimde aracın motor verimliliğine katkı sağlıyor. Böylece konforlu ve verimli toplu taşıma hizmeti sunulmasına olanak tanıyor.

Koçaslanlar Otomotiv, Logitrans Fuarı’nda Sektörün İlgi Odağı Oldu Haber

Koçaslanlar Otomotiv, Logitrans Fuarı’nda Sektörün İlgi Odağı Oldu

19–21 Kasım tarihlerinde İstanbul Dr. Mimar Kadir Topbaş Gösteri ve Sanat Merkezi’nde düzenlenen fuar, Avrasya’nın lider firmalarını bir araya getirirken; Koçaslanlar Otomotiv de geniş ürün gamı, güçlü satış sonrası hizmet ağı ve yenilikçi çözümleriyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti. 1998’den bu yana Bursa, İstanbul, Kocaeli ve Edirne’de faaliyetlerini sürdüren Koçaslanlar Otomotiv; Renault Trucks ve Otokar markalarının sıfır ve ikinci el araç satışının yanı sıra kapsamlı yedek parça tedariği, hızlı servis uygulamaları ve yüksek standartlara sahip satış sonrası hizmetleriyle müşteri memnuniyetini en üst seviyede tutuyor. Servis noktalarının yaygınlığı ve teknik ekiplerin uzmanlığı sayesinde şirket, bölgenin en güvenilir hizmet sağlayıcıları arasında konumlanıyor. Fuarda sergilenen Renault Trucks T520 ve T480 modelleri, yüksek çekiş gücü, düşük yakıt tüketimi ve uzun ömürlü tasarım özellikleriyle ağır ticari araç segmentinin öne çıkan ürünleri oldu. Otokar markası ise hafif ve orta segment Atlas kamyonları ile yüksek dayanıklılık ve performans sunan Tunland Pick-up modelleriyle ziyaretçilerin yoğun ilgisini çekti. Sektör temsilcileri bu araçların teknik özelliklerini ve filo yönetimine sağladığı avantajları yakından inceleme imkânı buldu. Koçaslanlar Otomotiv, fuarda ayrıca yerli üretim PACKS kapaklı damper çözümünü tanıtarak ürünün sunduğu verimlilik, dayanım ve operasyonel avantajlar hakkında detaylı bilgi paylaştı. Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Başkanı Mahmut Koçaslan, fuar katılımına ilişkin değerlendirmesinde şunları söyledi: “Logitrans Fuarı, lojistik ekosisteminin en prestijli buluşmalarından biri. Koçaslanlar Otomotiv olarak Renault Trucks ve Otokar markalarıyla müşterilerimize yalnızca araç değil; güvenilir hizmet, dayanıklılık ve yüksek operasyonel verimlilik sunuyoruz. Kurduğumuz güçlü satış sonrası hizmet ağı, müşterilerimizin operasyonlarını kesintisiz sürdürebilmeleri için en önemli güvencelerden biri. Otokar Foton Tunland, sunduğu kalite, fiyat avantajı ve yenilikçi özellikleriyle taşımacılık profesyonellerinin öncelikli tercihlerinden oluyor. Atlas serimiz ise ağır yük taşımacılığında yüksek performansıyla beklentileri karşılıyor. Renault Trucks’ın üstün mühendisliği ve düşük işletme maliyetleri sunan araçları da fuarda büyük ilgi gördü. Tüm markalarımızla sektörün gelişimine katkı sağlamaktan büyük memnuniyet duyuyoruz.”

ALC Lojistik, Renault Trucks Çekiciler ile İtalya Rotasında Hep Güçlü Haber

ALC Lojistik, Renault Trucks Çekiciler ile İtalya Rotasında Hep Güçlü

İtalya hattının güvenli yol ortağı Ağırlıklı olarak Türkiye-İtalya hattında faaliyet gösteren ALC Lojistik, özmal filosuyla yürüttüğü operasyonlarının %95’ini bu güzergahta gerçekleştiriyor. İtalya başta olmak üzere Avrupa’nın birçok ülkesine taşımacılık hizmeti sunan ALC, Türkiye-İtalya arasında ihracat ve ithalata konu olan her türlü yükün lojistik operasyonlarını üstleniyor. “Satış sonrası hızlı hizmet, tercih nedenimiz” ALC Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Ali Çiçekli, teslimat töreninde yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı; “Renault Trucks ile 2011 yılından bu yana süregelen bir iş birliğimiz var. Araç tercihinde teknik özelliklerin yanı sıra satış sonrası satış sonrası hizmet hızı, servis frekansı ve toplam işletme maliyeti gibi kriterler belirleyici oluyor. Bu açıdan Renault Trucks araçlardan ve sağladığı hizmetlerinden çok memnunuz.” "Sadece araç değil, operasyonel verimlilik sunuyoruz.” Renault Trucks Türkiye Başkanı Sebastien Delepine ise açıklamasında; “Renault Trucks olarak, yalnızca araç satışı değil, müşterilerimizin operasyonel verimliliğini artıran bütünsel çözümler sunmayı önceliğimiz kabul ediyoruz. ALC Lojistik ile uzun yıllardır devam eden iş birliğimiz, bu yaklaşımımızın somut bir yansıması. ALC Lojistik’in, operasyonel sürdürülebilirliğe verdiği önemin farkındayız. Biz de bu ihtiyaca hem güçlü araç teknolojimizle hem de satış sonrası hizmetlerde sunduğumuz hızlı, yaygın ve çözüm odaklı destekle cevap veriyoruz. Teslim ettiğimiz araçlar, düşük yakıt tüketimi, uzun bakım aralıkları, dayanıklılığı ve yüksek ikinci el değeri ile daha düşük toplam sahip olma maliyeti sunan stratejik bir filo yatırımı. ALC Lojistik’in ‘her zaman yolda ve kazançta olma’ hedefiyle uygun bu teslimatın, iş birliklerimizi daha da ileri taşıyacağına yürekten inanıyorum” diye belirtti. Sektörün sorunları, sürdürülebilirliği zorluyor Teslimatta sektörün çözüm bekleyen konularına da değinen Ali Çiçekli, karayolu taşımacılığında en büyük zorluklardan birinin, yeni sürücülerin yetişmesinde ve nitelikli sürücüye erişimde yaşanan sıkıntılar olduğunu belirtti. Bu durumun operasyonel güvenliği ve sürekliliği doğrudan etkilediğini dile getiren Çiçekli; “Diğer yandan, vize problemleri, sınır kapılarındaki altyapı eksiklikleri ve uzun bekleme süreleri, lojistik akışımızı ciddi şekilde yavaşlatıyor. Hem zaman hem de kaynak kaybına neden olan bu durumun çözümü için fiziki ve idari iyileştirmelere ihtiyaç var” şeklinde açıkladı. Yüksek yakıt maliyetlerinin sektöre yük oluşturduğunu belirten Çiçekli, şu değerlendirmeyi de ekledi: “Elbette yakıt tüketimi, toplam işletme maliyetlerimiz içinde büyük bir yer tutuyor. Ancak şunu da çok net görüyoruz: Satış sonrası hizmetlerin kalitesi, zaman zaman yakıt maliyeti ile eş değerde olabiliyor. Araçların periyodik bakım süreçlerinde ya da beklenmedik arıza durumlarında serviste geçen her fazladan saat, sadece maliyet artışı değil; aynı zamanda operasyonel aksamaya ve müşteri nezdinde prestij kaybına yol açabiliyor. Bu da lojistik sektöründe çok daha ağır sonuçlar doğurabiliyor. Dolayısıyla aracımızın kesintisiz yollarda olması, en az yakıt tasarrufu kadar kritik.” Bu zorluklara karşı alınan önlemler kapsamında Renault Trucks yatırımlarına da değinen Çiçekli şunları söyledi: “Tüm bu dinamikleri göz önünde bulundurarak, filomuzu güvenilirliği yüksek, servis altyapısı güçlü ve işletme maliyeti optimize edilmiş araçlarla yenilemeye devam ediyoruz. Renault Trucks T480 çekiciler, sadece düşük yakıt tüketimiyle değil; aynı zamanda yaygın servis ağı, hızlı müdahale kabiliyeti ve güçlü yedek parça lojistiğiyle bize operasyonel sürdürülebilirlik sağlıyor.”

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.