Hava Durumu

#Yatırım

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Yatırım haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Yatırım haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

ERTLog’tan Dev Filo Yatırımı : İlk 7 Renault Trucks Teslim Alındı Haber

ERTLog’tan Dev Filo Yatırımı : İlk 7 Renault Trucks Teslim Alındı

1995 yılından bu yana kamu kurumları ve özel sektöre ürün tedariki ve lojistik hizmetleri sunan ERTLog, yeni yatırımıyla operasyonel kapasitesini, hizmet hızını ve taşımacılık gücünü daha da artırmayı hedefliyor. Teslimat töreninde açıklamalarda bulunan ERTLog Yönetim Üyesi Berk Ertuş, gerçekleştirilen yatırımın yalnızca filo büyümesi değil, aynı zamanda sürdürülebilir operasyonel gelişimin önemli bir parçası olduğunu belirtti. Ertuş açıklamasında şu ifadelere yer verdi: “Yeni nesil Renault Trucks filomuzla operasyonel gücümüzü, verimliliğimizi ve hizmet kapasitemizi bir üst seviyeye taşıyoruz. Lojistik sektöründe hız, güven ve sürdürülebilirlik artık en önemli rekabet unsurları arasında yer alıyor. Biz de ERTLog olarak yatırımlarımızı bu vizyon doğrultusunda sürdürüyoruz.” Karayolu taşımacılığının lojistik sektöründeki kritik rolüne dikkat çeken Ertuş, Renault Trucks T520 ve C520 6x4 çekicilerin özellikle ağır yük operasyonlarında sunduğu dayanıklılık, yakıt ekonomisi ve yüksek performans özellikleriyle filoya önemli katkı sağlayacağını ifade etti. Filoya dahil edilen araçlarda bulunan OptiFleet filo yönetim sistemi sayesinde araçların anlık olarak takip edilebildiğini belirten Ertuş, bu teknolojinin operasyonel verimlilik, maliyet kontrolü ve sürüş güvenliği açısından önemli avantajlar sunduğunu söyledi. ERTLog’un büyüme stratejisinde insan kaynağı ve teknoloji yatırımlarının birlikte ilerlediğini vurgulayan Berk Ertuş, süreç boyunca sunduğu destek ve çözüm odaklı yaklaşım nedeniyle Koçaslanlar Renault Trucks Satış Temsilcisi Semih Görkem Tunçer’e teşekkür etti. Yeni nesil Renault Trucks T520 ve C520 6x4 çekiciler; yüksek dayanıklılık, düşük yakıt tüketimi ve güçlü operasyonel performans özellikleriyle ERTLog’un sektördeki rekabet gücünü daha da artırmayı hedefliyor. ERTLog’un 20 araçlık yatırım planının kalan bölümünü de önümüzdeki dönemde filosuna katması planlanıyor.

Best Van 23 adet Mercedes-Benz Otobüsünü Teslim Aldı Haber

Best Van 23 adet Mercedes-Benz Otobüsünü Teslim Aldı

Mercedes-Benz Türk, Best Van ile uzun yıllara dayanan iş birliğini yeni bir teslimatla daha güçlendirdi. Hoşdere Otobüs Fabrikası’nda üretilen araçlar müşteriye teslim edilirken, bu yatırım Best Van’ın operasyonel gücünün artırılması açısından önemli bir adımı temsil ediyor. Teslimatı gerçekleştirilen 23 otobüsün satışı ise Mengerler Ticaret Türk A.Ş., Koluman Motorlu Araçlar A.Ş, Gelecek Otomotiv A.Ş. ve Hassoy Motorlu Vasıtalar Ticaret ve Sanayi A.Ş. tarafından gerçekleştirildi. Şehirlerarası taşımacılıkta konfor ve verimlilik bir arada Teslim edilen otobüsler; yolcu konforunu artıran özel koltuk ve döşeme seçenekleri, gelişmiş güvenlik sistemleri ve yakıt verimliliği ile öne çıkıyor. Araçlar, Best Van’ın şehirlerarası taşımacılık operasyonlarında yüksek performans ve kesintisiz hizmet sunmasına katkı sağlayacak. Best Van CEO’su İrem Bayram ise şunları söyledi: “1994 yılından bu yana şehirlerarası yolcu taşımacılığı alanında faaliyet gösteren Best Van olarak, yolcularımıza güvenli, konforlu ve kaliteli bir seyahat deneyimi sunmayı her zaman önceliğimiz olarak görüyoruz. Bu doğrultuda, filomuzu sürekli olarak yenilemeye ve güçlendirmeye devam ediyoruz. Bugün de şirketimiz adına önemli bir yatırımı daha hayata geçirmenin memnuniyetini yaşıyoruz. Teslim aldığımız yeni araçlar, Best Van’ın büyüme yolculuğunda önemli bir adımı temsil ediyor. Mercedes-Benz Türk ile kuruluşumuzdan bu yana iş ortaklığımızın devam etmesinde; araçların sunduğu güvenlik, konfor ve operasyonel verimlilik, Mercedes-Benz Türk’ün sunduğu uçtan uca değer zinciri her zaman belirleyici oldu. Bu yatırımla birlikte hizmet kalitemizi daha da ileriye taşımayı hedefliyoruz. Yeni araçlarımızın hayırlı olmasını diliyorum.” Mercedes-Benz Türk Otobüs Filo Satış Grup Müdürü Burak Batumlu, teslimata ilişkin değerlendirmesinde: “Şehirlerarası yolcu taşımacılığı, yüksek operasyon disiplini, güvenlik, konfor ve süreklilik gerektiren bir alan. Bu ölçekte bir operasyonu başarıyla sürdürebilmek için kullanılan araçların performansı, dayanıklılığı ve verimliliği kadar, bu araçların güçlü bir satış sonrası hizmet yapısı ile desteklenmesi de büyük önem taşıyor. Gerçekleştirdiğimiz bu teslimat da, yalnızca bir araç yatırımı değil; müşterimizin operasyonel ihtiyaçlarını doğru analiz ederek en uygun çözümleri sunma yaklaşımımızın temelidir. Best Van ile 30 yılı aşkın süredir devam eden iş ortaklığımız, karşılıklı güvenin, istikrarın ve memnuniyetin en somut göstergesidir. Bizim için en önemli öncelik her zaman müşterilerimizin beklentilerini doğru anlamak ve bu beklentilerin ötesine geçmek oldu. Çünkü inanıyoruz ki sürdürülebilir başarı, ancak müşteriyi merkeze alan bir anlayışla mümkün. Değerli Best Van ile kurduğumuz bağ bizim için çok kıymetlidir. Tamamı Mercedes-Benz marka otobüslerden oluşan filosuyla Best Van’ın müşterilerine sunduğu hizmet kalitesini daha da artıracağına inanıyoruz. Yeni araçların hayırlı olmasını diliyorum.” dedi. Teslimattan Fotoğraflar :

1 Milyon km’lik Performans Yeni Yatırımı Getirdi: İstanbul Lojistik’e 20 Adet Renault Trucks T480 Çekici Haber

1 Milyon km’lik Performans Yeni Yatırımı Getirdi: İstanbul Lojistik’e 20 Adet Renault Trucks T480 Çekici

2004 yılında uluslararası taşımacılık alanında faaliyetlerine başlayan İstanbul Lojistik, 20 yılı aşkın süredir Renault Trucks ile iş birliğini sürdürüyor. Yeni teslim aldığı 20 adet T480 çekici ile Avrupa operasyonlarını güçlendiren şirketin, daha önce filosuna kattığı Renault Trucks araçları 1 milyon kilometreye ulaşan performans sergiliyor. Yeni araçların teslimatı; İstanbul Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Cihan Tasar, Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, Renault Trucks Türkiye Filo Müşterilerinden Sorumlu Ülke Müdürü Cihan Kayan, Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan, Koçaslanlar Otomotiv Genel Müdürü Mesut Süzer ve Filo Satış Direktörü Ahmet Sezer’in katılımlarıyla gerçekleştirildi. Türkiye ile Avrupa arasında güçlü bir lojistik ağına sahip olan İstanbul Lojistik; Almanya, Belçika ve Hollanda başta olmak üzere geniş bir coğrafyada karayolu taşımacılığı hizmeti sunuyor. Şirket, yüzde 90 oranında parsiyel taşımacılık operasyonlarıyla bilişim, kimya ve tekstil başta olmak üzere farklı sektörlerin lojistiğini üstleniyor. İstanbul Halkalı ve Erenköy’deki antrepolarının yanı sıra Almanya’daki depoları ile depolama, toplama ve dağıtım süreçlerini kapsayan entegre çözümler sunuyor. İstanbul Lojistik, 2026 yılında Dilovası’nda hizmete almayı planladığı yeni deposuyla operasyonel kapasitesini daha da artırmayı hedefliyor. Toplamda 82 araçlık bir filoya sahip olan İstanbul Lojistik, yeni yatırımıyla birlikte Renault Trucks araçlarının filodaki ağırlığını artırırken, uzun yıllara dayanan marka deneyimini T480 modellerle güncelliyor. Konuyla ilgili açıklamada bulunan İstanbul Lojistik Genel Müdürü Cihan Tasar; “Operasyonlarımızda verimlilik ve sürdürülebilirlik, önceliklerimizin başında geliyor. Renault Trucks araçlarının uzun hizmet ömrü, yüksek performansı, düşük bakım maliyetleri ve sürücülerimizden aldığımız olumlu geri bildirimler, bu yatırımı gerçekleştirmemizde etkili oldu. Büyüme stratejimizde cirodan ziyade parsiyel taşımalarımızın hacmini artırmaya odaklanıyoruz. Bu doğrultuda tercih ettiğimiz Renault Trucks çekiciler, beklentilerimizi tam anlamıyla karşılıyor.” Renault Trucks Türkiye Satış Direktörü Yusuf Adıgüzel, teslimata ilişkin değerlendirmesinde; “Bugün lojistikte fark yaratan yalnızca araç değil; o aracın sunduğu toplam performans. İstanbul Lojistik ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizin en güçlü tarafı da bu sürdürülebilir performans. T480 çekicilerimizle müşterilerimize sadece bir araç değil; daha düşük maliyet, daha yüksek operasyonel verimlilik ve kesintisiz hizmet sunuyoruz. 1 milyon kilometreyi aşan kullanım deneyimi, bu güvenin sahadaki karşılığı. Bu teslimatın, İstanbul Lojistik’in Avrupa’daki rekabet gücünü daha da ileri taşıyacağına inanıyoruz” diye belirtti. Renault Trucks araçlarının 1 milyon kilometreye varan performansla sorunsuz şekilde kullanılabilmesi, İstanbul Lojistik’in yatırım kararlarında önemli bir kriter olarak öne çıkarken, Avrupa genelinde yaygın servis ağı ve kapsamlı satış sonrası hizmetleri de operasyonel sürekliliği destekliyor. İstanbul Lojistik’in araçlarını Renault Trucks Excellence Bakım Sözleşmesi ile tercih ettiklerini dile getiren Koçaslanlar Holding Yönetim Kurulu Üyesi Lokman Koçaslan şu şekilde belirtti; “İstanbul Lojistik, Excellence bakım sözleşmesi ile toplam sahip olma maliyetini optimize ediyor. Bu paket kapsamında Renault Trucks’ın diğer satış sonrası bakım sözleşmelerinde olduğu gibi Kişiselleştirilmiş Bakım Programı ile filoya özel bakım programı belirliyoruz. Onarım kısmında kullanıcıdan kaynaklanmayan parçaların değişimini yapıyoruz. Bu sözleşmeyi özel kılan nokta ise aşınma parçalarının da sözleşme kapsamında yer alması oluyor. Doğası gereği aşınan fren balatası, fren diski, debriyaj baskısı gibi parçaların da değişimi paket kapsamda yapılıyor. Ayrıca Excellence sözleşmesi, uluslararası ölçekte geçerli olduğundan müşterimiz, herhangi bir durumda bulunduğu ülkedeki yetkili Renault Trucks servislerinden kesintisiz hizmet alabiliyor.”

Sertel Grup Lojistik, Araç Filosunu 153 Adet Mercedes-Benz Actros ve Atego ile Genişletti Haber

Sertel Grup Lojistik, Araç Filosunu 153 Adet Mercedes-Benz Actros ve Atego ile Genişletti

30 yılı aşkın süredir yurt içi ve uluslararası nakliye sektörlerinde müşterilerine hizmet sunan Sertel Grup Lojistik, Mercedes-Benz kamyonlarını tercih etmeyi sürdürüyor. 500’ün üzerinde araçtan oluşan filosunun büyük bölümünü Mercedes-Benz kamyonların oluşturduğu şirket, son yatırımıyla araç parkını daha da güçlendirdi. Bu teslimat, Sertel Grup Lojistik’in araç filosunun güçlendirilmesinin yanı sıra operasyonel süreklilik, verimlilik ve hizmet kapasitesinin artırılması bakımından da önem taşıyor. Sertel Grup Lojistik’e araçları, Mercedes-Benz Türk bayileri Has Otomotiv ve Koluman Motorlu Araçlar ev sahipliğinde düzenlenen törenle teslim edildi. Teslimat töreni, Mercedes-Benz Türk İcra Kurulu Başkanı Süer Sülün, Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, 2. El Kamyon ve Otobüs Satış Direktörü Didem Daphne Özensel, Satış Sonrası Hizmetler Direktörü Tolga Bilgisu, Kamyon Filo Satış Grup Müdürü Çağdaş Özen, İletişim Müdürü Miray Demirel, Mercedes-Benz Kamyon Finansman Kamyon Satış ve Pazarlama Müdürü Onur Sağdıç, Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert, Yönetim Kurulu Üyesi Fatih Sert, Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Saltık, Koluman Motorlu Araçlar İstanbul Kamyon Satış Grup Müdürü Aytekin Yeşil, Has Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Latif Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi Kerem Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi Reşat Karaali, Yönetim Kurulu Üyesi İrem Karaali, Has Otomotiv Genel Müdürü Turan Dik, Has Otomotiv İzmir Kamyon Satış Müdürü Okan Gül ve Has Otomotiv İstanbul Kamyon Satış Müdürü Erdem Bahadır’ın katılımıyla Adile Sultan Sarayı’nda gerçekleştirildi. Farklı taşımacılık ihtiyaçlarına güçlü çözüm Teslim edilen araçlar; yurtiçi ve uluslararası nakliye operasyonlarının yanı sıra soğuk zincir taşımacılığı, tenteli paletli yük taşımacılığı ve silobas yem-maden taşımacılığı gibi farklı alanlarda kullanılacak. Bu sayede Sertel Grup Lojistik, farklı operasyon alanlarında operasyonel kapasitesini ve hizmet esnekliğini daha da artırmayı hedefliyor. Gerçekleştirilen yatırım, şirketin filo yapısını güçlendirirken hizmet kalitesinin sürdürülebilir şekilde geliştirilmesine de katkı sağlayacak. Operasyonel verimlilik ve güçlü hizmet altyapısı Sertel Grup Lojistik’e teslimatı gerçekleştirilen Mercedes-Benz Actros ve Atego modelleri; yüksek güvenlik donanımları, yakıt verimliliği ve dayanıklılığı ile öne çıkarken, güçlü ikinci el değerleriyle de uzun vadeli avantajlar sunuyor. Araçların sunduğu toplam sahip olma maliyeti avantajı, farklı taşıma operasyonlarında faaliyet gösteren firmalar için önemli bir tercih nedeni oluşturuyor. Mercedes-Benz Türk’ün yaygın servis ağı, hızlı yedek parça tedariği ve güçlü satış sonrası hizmet yapısı, müşterilerin operasyonel sürekliliğine doğrudan katkı sağlıyor. Mercedes-Benz Kamyon Finansman tarafından sunulan finansman desteğiyle hayata geçirilen bu yatırım, operasyonel ihtiyaçların yanı sıra finansman açısından da müşteriye özel çözümlerle desteklendi. Gerçekleştirilen teslimatın yalnızca yüksek adetli bir filo yatırımı olmadığını vurgulayan Mercedes-Benz Türk Kamyon Pazarlama ve Satış Direktörü Alper Kurt, “Sertel Grup Lojistik’e gerçekleştirdiğimiz bu teslimat, müşterimizin operasyonel ihtiyaçlarını doğru analiz ederek en uygun çözümleri sunma yaklaşımımızın önemli bir göstergesi. Farklı operasyon alanlarında yürütülen yoğun faaliyetler, araçların performansını, dayanıklılığını ve verimliliğini daha da kritik hale getiriyor. Bu doğrultuda teslim ettiğimiz 153 adet Mercedes-Benz Actros ve Atego’nun, sahip olduğu özelliklerle Sertel Grup Lojistik’in operasyonlarına değer katacağına inanıyoruz. Sertel Grup Lojistik ile 15 yılı aşkın süredir devam eden iş ortaklığımızın önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini diliyorum.” dedi. Koluman Holding Yönetim Kurulu Başkan Vekili Ali Saltık yaptığı açıklamada: “Koluman Motorlu Araçlar olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarına özel çözümler sunmayı ve onların operasyonel verimliliğine katkı sağlamayı önceliklerimiz arasında görüyoruz. Bu doğrultuda Sertel Grup Lojistik’in operasyon yapısına en uygun araçların belirlenmesi ve teslimat sürecinin sorunsuz şekilde tamamlanması için tüm ekiplerimizle yoğun bir çalışma yürüttük. Bu teslimatın, sürdürülebilir iş birliklerimizin önemli bir yansıması olduğuna inanıyoruz. Önümüzdeki dönemde de sektörün önde gelen firmalarından olan Sertel Grup Lojistik ile olan iş ortaklığımızın güçlenerek devam etmesini diliyoruz ” dedi. Has Otomotiv Yönetim Kurulu Başkanı Latif Karaali ise: “Has Otomotiv olarak, müşterilerimizin ihtiyaçlarını en doğru şekilde analiz ederek, onlara operasyonlarına en uygun araç ve hizmet çözümlerini sunmayı önceliklendiriyoruz. Sertel Grup Lojistik’in farklı taşımacılık alanlarında yürüttüğü geniş kapsamlı operasyonlara uygun araç konfigürasyonlarının belirlenmesi ve sürecin en verimli şekilde ilerlemesi adına tüm ekiplerimizle titizlikle çalıştık. Gerçekleştirilen bu teslimat, bizim için yalnızca bir satış değil; aynı zamanda uzun vadeli iş ortaklığının ve karşılıklı güvenin güçlü bir göstergesi. Sektörün köklü firmalarından Sertel Grup Lojistik ile uzun yıllara dayanan iş birliğimizin önümüzdeki dönemde de güçlenerek devam etmesini temenni ediyorum.” ifadelerini kullandı. Sertel Grup Lojistik Yönetim Kurulu Başkanı Abdullah Sert ise: “30 yılı aşkın süredir yurt içi ve uluslararası nakliye alanlarında müşterilerimize kaliteli ve güvenilir hizmet sunmak için çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Teslim aldığımız 153 yeni Mercedes-Benz araç ile şirketimiz adına önemli bir yatırımı daha hayata geçirmenin mutluluğunu yaşıyoruz. 500 aracın üzerindeki filomuzun tamamına yakını Mercedes-Benz marka araçlardan oluşuyor. Bu yatırımla operasyonel gücümüzü artırmayı, hizmet kalitemizi daha ileriye taşımayı ve müşterilerimize sunduğumuz değeri büyütmeyi hedefliyoruz. Yüksek ikinci el değeri, yaygın servis ağı ve esnek finansman çözümleri nedeniyle Mercedes-Benz Türk ile çalışmaktan büyük bir memnuniyet duyuyoruz. Yeni araçlarımızın şirketimize hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Kıta Logistics’ten Entegre Yatırım Hamlesi: Yurtiçi Konteyner Taşımacılığında Süreklilik, Karbon Yönetiminde Dijitalleşme Haber

Kıta Logistics’ten Entegre Yatırım Hamlesi: Yurtiçi Konteyner Taşımacılığında Süreklilik, Karbon Yönetiminde Dijitalleşme

Kıta Logistics, artan Deniz Taşımacılığı hacmine paralel olarak ihracat konteynerlerinin yüklenmesi ve limana sevki ile ithalat konteynerlerinin liman sonrası nihai adreslerine ulaştırılması süreçlerini daha entegre bir yapıya kavuşturmayı hedefliyor. Bu kapsamda ilk etapta 7 çekici ve 10 dorse ile devreye alınan yapı, operasyonel esnekliği artırırken müşterilere daha öngörülebilir bir hizmet sunulmasını amaçlıyor. Devreye alınan bu yeni yatırım ile birlikte şirket; teminatlı taşımada T1 yazımı ve teminat kullanımı, sigortalı taşıma, uluslararası deniz taşımacılığına entegre sistem takibi ve araç takip sistemleri gibi kritik süreçleri daha kontrollü bir şekilde yönetebilir hale geliyor. Özellikle yoğun dönemlerde yaşanan tedarik belirsizliklerinin azaltılması ve operasyonel sürekliliğin sağlanması hedefleniyor. Yatırımın ikinci fazında ise filonun 20 çekici ve 25 konteyner dorseye çıkarılması planlanıyor. Bu genişleme ile birlikte İstanbul’un her iki yakasında liman–firma hattındaki taşımaların daha dengeli ve sürdürülebilir bir yapıyla yönetilmesi amaçlanıyor. Kıta Logistics Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Emre Eldener, söz konusu yatırımın mevcut küresel konjonktüre yanıt niteliği taşıdığını belirterek şunları söyledi: “Lojistik sektörü bugün; savaşlar, bölgesel gerilimler ve ekonomik dalgalanmalarla birlikte daha kırılgan ve öngörülmesi zor bir yapıya evriliyor. Bu ortamda müşterilerimizin en çok ihtiyaç duyduğu şey; süreklilik ve güven. Biz bu yatırımı, iş ortaklarımızın operasyonlarını kesintisiz sürdürebilmesine katkı sağlayacak bir altyapı olarak görüyoruz. Özmal yapımızı güçlendirirken amacımız; mevcut iş birliklerimizi tamamlayan, onları destekleyen ve tedarik zincirinin bütününde daha dengeli bir yapı oluşturan bir model kurmak.” Kıta Logistics Antrepolar ve Yurtiçi Lojistik Genel Müdürü Bilal Yurttaş ise yatırımın operasyonel etkisine ilişkin şu değerlendirmede bulundu: “Yurt içi konteyner taşımacılığında dönemsel olarak yaşanan sıkışıklıklar, sahada hız ve planlama açısından önemli etkiler yaratabiliyor. Bu yatırımla birlikte liman, depo ve taşıma süreçlerini daha uyumlu hale getirerek operasyonel akışı daha sağlıklı yönetebiliyoruz. Bu da iş ortaklarımız açısından daha öngörülebilir, daha planlanabilir ve sürdürülebilir bir operasyon anlamına geliyor.” Kıta Logistics, operasyonel yatırımlarının yanı sıra sürdürülebilirlik alanında da dijitalleşme odaklı dönüşümünü sürdürüyor. Şirket, karbon ayak izi ve sera gazı (GHG) emisyonlarının ölçüm ve raporlanmasını dijital bir altyapıya taşıyarak bu alanda önemli bir adım attı. İzmir Teknopark merkezli yerli teknoloji firması Carbon Emit ile gerçekleştirilen iş birliği kapsamında karbon verileri artık sürekli, izlenebilir ve detaylı bir şekilde yönetilebiliyor. Bu dönüşümle birlikte manuel süreçlere kıyasla %50 oranında zaman tasarrufu sağlanması hedeflenirken, veri doğruluğunda 30 iyileşme ve izlenebilirlikte %50’nin üzerinde artış elde edilmesi öngörülüyor. Bu yapı sayesinde Kıta Logistics, karbon yönetimini yalnızca bir raporlama süreci olarak değil; operasyonel şeffaflık, verimlilik ve stratejik karar alma süreçlerinin bir parçası olarak konumlandırıyor. Aynı zamanda Avrupa Yeşil Mutabakatı ve Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması (CBAM) gibi regülasyonlara uyum konusunda daha güçlü bir altyapı oluşturuyor. Bu tamamlayıcı yatırımlar şirketin müşterilerine; daha entegre, dengeli ve sürdürülebilir bir lojistik deneyimi sunma hedefini destekliyor. Söz konusu iş birliğine ilişkin Carbonemit’in kurucusu ve sahibi Musa Can Minaz ise şunları söyledi: “Lojistik sektörü, karbon yönetiminin en kritik olduğu alanlardan biri. Kıta Logistics ile gerçekleştirdiğimiz bu iş birliği sayesinde, emisyon verilerinin manuel ve dağınık yapılardan çıkarılarak anlık, izlenebilir ve karar destek sağlayan bir yapıya dönüşmesini sağlıyoruz. Bu dönüşüm yalnızca raporlama süreçlerini hızlandırmakla kalmıyor; aynı zamanda şirketlerin operasyonel verimliliğini artırırken sürdürülebilirlik performansını da güçlendiriyor. Kıta Logistics’in bu alandaki proaktif yaklaşımını, sektör için önemli bir referans olarak görüyoruz.”

IVECO’dan Hatay’a Stratejik Yatırım: S.A.M. Otomotiv Yeni Tesisini Açtı Haber

IVECO’dan Hatay’a Stratejik Yatırım: S.A.M. Otomotiv Yeni Tesisini Açtı

Stratejik Büyüme ve Müşteri Odaklılık IVECO’nun Türkiye genelindeki yetkili servis ağı genişleme stratejisinin temelinde “Müşteri Memnuniyeti” ve “Tek Çatı Altında Bütünsel Hizmet” anlayışı yer alıyor. Marka, bu yatırımla müşterilerinin satış, servis ve yedek parça ihtiyaçlarını tek noktadan karşılamayı hedefliyor. Böylece hem operasyonel süreçlerde hız ve verimlilik sağlanıyor hem de Türkiye ekonomisine ve lojistik sektörünün büyüme potansiyeline duyulan güçlü güven ortaya konuyor. Hatay’ın uluslararası taşımacılık koridorları üzerindeki kritik konumu ise bu yatırımı IVECO’nun büyüme hedeflerinde stratejik bir adım haline getiriyor. Teknoloji ve Kapasite Bir Arada S.A.M. Otomotiv’in 2.500 m² kapalı ve 10.000 m² açık alana sahip yeni hizmet birimi, IVECO kullanıcılarına dünya standartlarında bir servis altyapısı sunuyor. 25 kişilik uzman kadrosuyla günlük ortalama 15 araca hizmet verebilecek kapasiteye sahip tesiste; elektrik, mekanik, şasi ve torna bölümleriyle kapsamlı servis desteği sağlanıyor. Gelişmiş teknolojik donanım, araçların operasyonel ömrünü uzatırken müşteri deneyimini de üst seviyeye taşıyor. Üstün-İş Güvencesi Hatay’da Açılışın önemli bir diğer ayağını ise Üstün-İş oluşturdu. 2013 yılından bu yana Gaziantep’te IVECO Yetkili Satıcı ve Servisi olarak faaliyet gösteren Üstün-İş, bölgenin ticari potansiyeline yanıt vermek amacıyla yeni tesiste IVECO Yetkili Satış Ofisi’ni hizmete açtı. Bu adımla birlikte IVECO, Antakya-Hatay ve çevresinde satış ve satış sonrası hizmet ağını daha entegre ve güçlü bir yapıya kavuşturdu. IVECO Türkiye Genel Müdürü Hakkı Işınak törende yaptığı konuşmada: “Hatay, Türkiye’nin lojistik kalbi olan illerimizden biri. IVECO olarak Türkiye’nin üretim ve ihracat gücüne inanıyoruz. Bu yeni tesisle yalnızca bir servis alanı değil, müşterilerimize satıştan satış sonrasına kadar tüm çözümleri tek çatı altında sunduğumuz bir merkez oluşturduk. Hatay’ın potansiyeline yatırım yapmaya devam edeceğiz.” dedi. IVECO S.A.M. Otomotiv Kurucu Ortağı Habib Haydaroğlu ise: “IVECO ile 2022 yılında başlattığımız güçlü iş birliğini, bugün daha yüksek kapasiteli ve teknolojik donanıma sahip yeni tesisimizle bir üst seviyeye taşıyoruz. Modern altyapımızla müşterilerimizin kesintisiz performansını desteklerken, şehrimizin ticari hayatına değer katmayı sürdürüyoruz.” ifadelerini kullandı. Aras: “Hatay’a yapılan yatırımlar çok değerlidir” UND Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras da konuşmasında Hatay’ın Türkiye’nin dış ticaret ve lojistik ağındaki kritik rolüne dikkat çekti. Suriye sınırına yakınlığı ve Orta Doğu pazarına açılan konumuyla kentin stratejik önem taşıdığını belirten Aras, Hatay’ın Akdeniz’in öne çıkan lojistik merkezlerinden biri olduğunu vurguladı. Aras, yeni IVECO bayisinin bölgenin lojistik gücünü destekleyen önemli bir yatırım olduğunu ifade etti. Sektörün Liderleri Açılışta Buluştu Açılış törenine; Uluslararası Nakliyeciler Derneği (UND) Yönetim Kurulu Başkanı Şerafettin Aras, UND yönetimi, Hatay bölge temsilcileri, lojistik sektörü paydaşları ve IVECO Türkiye üst düzey yöneticileri katıldı. S.A.M. Otomotiv’in servis tecrübesini Üstün-İş’in satış gücüyle birleştiren bu yeni yatırım, yalnızca bir servis noktası değil; “Lojistiğin Merkezinde Kesintisiz Hizmet” vizyonuyla hareket eden modern bir çözüm merkezi olarak Hatay’da faaliyetlerine başladı.

Daimler Truck AG’nin Avrupa’daki  İlk Konteyner Veri Merkezi Aksaray Kamyon  Fabrikası’nda Devreye Alındı Haber

Daimler Truck AG’nin Avrupa’daki İlk Konteyner Veri Merkezi Aksaray Kamyon Fabrikası’nda Devreye Alındı

Mercedes-Benz Türk, sürdürülebilir, dayanıklı ve geleceğe hazır bir veri merkezi mimarisine geçiş hedefi doğrultusunda hayata geçirdiği Container Data Center projesiyle IT altyapısında yeni bir dönemi başlatıyor. Daimler Truck AG’nin Avrupa lokasyonları içerisindeki ilk Konteyner Veri Merkezi olma özelliği taşıyan yatırım, Türkiye’nin Daimler Truck küresel IT yapılanması içindeki stratejik konumunu somut bir şekilde ortaya koyuyor. Dayanıklı, Modüler ve Geleceğe Yön Veren IT Altyapısı Yaklaşık 200 kişilik IT ekibiyle dünya genelindeki operasyonlara teknolojik çözümleri sunmayı sürdüren Mercedes-Benz Türk, bu yeni altyapı yatırımıyla bilgi teknolojileri alanındaki yetkinliğini daha da ileri taşıyor. Aynı zamanda Türkiye’den gerçekleştirilen IT hizmet ihracatını güçlendirerek küresel ölçekte katma değer üretmeye devam ediyor. Deprem ve diğer fiziksel risklerden bağımsız, modüler ve yüksek enerji verimliliğine sahip olarak tasarlanan veri merkezi, İstanbul ve Aksaray arasında yaklaşık 700 kilometrelik coğrafi yedeklilik sağlayarak kritik iş uygulamalarının kesintisiz, güvenli ve sürdürülebilir şekilde çalışmasını güvence altına alıyor. Modüler ve ölçeklenebilir mimarisi sayesinde hızlı devreye alınabilir bir yapı sunan merkez, şirketin dijital dönüşüm yolculuğunda daha sade, daha dayanıklı ve daha esnek bir IT altyapısına geçişini destekliyor. Bu yatırım, yalnızca bugünün ihtiyaçlarına değil, geleceğin büyüme ve teknoloji gereksinimlerine de cevap verecek şekilde konumlandırıldı. Açılış törenine Daimler Truck Bilgi Teknolojileri Altyapı Direktörü Kilian Köhnlein, Mercedes-Benz Türk Bilgi Teknolojileri Direktörü Gökçe Bezmez ve Aksaray Kamyon Fabrikası Direktörü Pedro Afonso katıldı. “Her Sürecin Merkezinde IT var, Türkiye de Daimler Truck Küresel IT Yapılanmasında Stratejik Önemde” Yeni yatırımın şirket için stratejik önemine dikkat çeken Mercedes-Benz Türk Bilgi Teknolojileri Direktörü Gökçe Bezmez şunları söyledi: “Bilgi teknolojileri, Mercedes-Benz Türk’te üretimden tedarik zincirine, satıştan satış sonrası hizmetlere kadar tüm süreçlerin temelini oluşturuyor. Şirketimizdeki hemen her operasyon, güçlü ve entegre bir IT altyapısı üzerine inşa edilmiş durumda. Aksaray Kamyon Fabrikamızda devreye aldığımız Container Data Center yatırımı, yalnızca teknik bir altyapı hamlesi değil; iş sürekliliğimizi, veri güvenliğimizi ve operasyonel dayanıklılığımızı uzun vadeli bir perspektifle güçlendiren stratejik bir adım. Daimler Truck AG’nin Avrupa lokasyonları içerisinde hayata geçirilen ilk örnek olması, Türkiye’deki IT organizasyonumuzun küresel ölçekte üstlendiği rolün açık bir göstergesi. IT Yetkinlik Merkezimiz, İstanbul ve Aksaray’da görev yapan yaklaşık 200 kişilik uzman kadrosuyla Daimler Truck ve Buses’ın dünya genelindeki operasyonlarına hizmet sunmaya ve Türkiye’den değer üretmeye devam ediyor. Önümüzdeki dönemde mobilite, veri analitiği ve akıllı üretim teknolojileri odağında yatırımlarımızı sürdürerek Daimler Truck’ın küresel IT ağındaki stratejik rolümüzü daha da büyütmeyi hedefliyoruz.”

Mazot Ateşi Taşımacılık Sektörünü Alarma Geçirdi Haber

Mazot Ateşi Taşımacılık Sektörünü Alarma Geçirdi

HÜRMÜZ BOĞAZI VE MAZOT FİYATLARI SAHADAKİ BELİRSİZLİK FIRTINASININ ETKİSİNİ ARTIRIYOR Bugün sahada yaşanan tabloyu tek bir cümleyle özetlemek gerekirse gerçekten bir “belirsizlik fırtınası” içindeyiz. Küresel ölçekte herhangi bir risk ortaya çıktığında bunun etkisini ilk hissettiğimiz yer doğrudan pompa fiyatları oluyor. Jeopolitik gerilimler arttığı anda akaryakıt fiyatları da anında tepki veriyor. Şu anki tabloya baktığımızda maalesef yön aşağı değil, yukarı. Kısa vadede ciddi bir gevşeme olacağına da pek ihtimal vermiyorum. Orta Doğu’daki gerilim uzun süredir devam ediyor ve görünen o ki İran, İsrail ve ABD hattındaki bu kriz kısa sürede sona erecek gibi durmuyor. Eğer Brent petrol fiyatı 150–200 dolar bandına doğru tırmanırsa açık konuşmak gerekirse dünya ekonomisinin bunu kaldırması çok zor olur. Böyle bir senaryo sadece bizim ülkemizi değil, tüm dünyayı etkiler çünkü bugün hayatımızdaki neredeyse her şey lojistikle taşınıyor. Dolayısıyla petrol fiyatındaki sert yükseliş sadece yakıtı değil, zincirleme bir şekilde tüm ürünlerin maliyetini artırır. Eğer biz bu maliyetleri yüksek fiyatlarla almak zorunda kalırsak enflasyon da buna paralel şekilde hızla yükselir. Yani mesele sadece taşımacılık sektörü değil; bu doğrudan ekonominin tamamını etkileyen bir domino etkisi yaratır. TÜRKİYE KRİZLERİ AVRUPA’YA GÖRE DAHA SERT HİSSEDİYOR Türkiye’nin bu tür krizleri Avrupa’ya kıyasla daha sert hissetmesinin çok net bir nedeni var. Biz yalnızca petrol fiyatındaki artıştan etkilenmiyoruz, aynı zamanda döviz kuru da sürekli hareket halinde. Yani sektör olarak iki ayrı maliyet baskısı altında kalıyoruz. Bir tarafta petrol fiyatı yükseliyor, diğer tarafta döviz kuru yerinde durmuyor. Bu durum işletmelerin maliyetlerini katlayarak artırıyor. Avrupa’daki birçok ülkede enerji maliyeti artıyor olabilir ama para birimleri daha stabil olduğu için bu etki daha sınırlı kalıyor. Türkiye’de ise enerji maliyeti artarken aynı anda kur farkı da eklenince ortaya çok daha ağır bir tablo çıkıyor. Enerjide dışa bağımlı bir ülke olmamız da bu kırılganlığı doğal olarak artırıyor. Dolayısıyla küresel ölçekte yaşanan her enerji krizi Türkiye’de çok daha güçlü bir şekilde hissediliyor. VATANDAŞ SEYAHATİ AZALTTI, DOLULUK ORANLARINI YAKALAMAK ZORLAŞTI Vatandaşın alım gücündeki düşüşü biz sahada çok net görüyoruz. Eskiden bayram, tatil ya da özel gün beklemeden dolan otobüsler artık eski doluluk oranlarına ulaşmakta zorlanıyor. Bugün firmalar seferlerini doldurabilmek için ciddi bir çaba sarf etmek zorunda kalıyor. İnsanlar artık zorunlu olmadıkça seyahat etmiyor. Ekonomik şartlar ağırlaştıkça insanlar harcamalarını kısmaya başlıyor ve bu da doğrudan ulaşım sektörüne yansıyor. Sonuç olarak satış hacmimizde belirgin bir gerileme var. Yolcu sayısı azaldığında ise seferlerin maliyeti daha da ağırlaşıyor. Bu da sektörün üzerindeki baskıyı daha da artırıyor. “ARAÇLAR ZARAR EDİYOR” SÖZÜ ABARTI DEĞİL, GERÇEK Bugün sektörde sıkça duyduğumuz “araçlar zarar ediyor” ifadesi kesinlikle bir abartı değil, yaşadığımız gerçeğin ta kendisi. Dışarıdan bakıldığında cirolar artıyor gibi görünebilir çünkü bilet fiyatları yükseliyor ancak işletme giderleri çok daha hızlı bir şekilde artıyor. Lastik fiyatları, bakım maliyetleri, personel giderleri, sigorta bedelleri ve diğer operasyonel giderler sürekli yükseliyor. Bu nedenle günün sonunda kasaya giren para artsa bile işletmenin gerçek kârı eriyor. Hatta çoğu zaman kâr yerine borçla karşı karşıya kalıyoruz. Bugün sektörün ana hedefi artık kâr etmek değil, ayakta kalabilmek. BİR OTOBÜSÜN MALİYETİNİN %50–60’INI YAKIT OLUŞTURUYOR Bugün bir otobüs işletmesinin en büyük gider kalemi tartışmasız yakıt. Ortalama bir hesap yaptığınızda bir otobüsün toplam işletme maliyetinin yaklaşık %50–60’ını doğrudan yakıt gideri oluşturuyor. Lastik, bakım, sigorta, personel gibi diğer tüm giderleri toplasanız bile çoğu zaman bir depo mazotun yarattığı maliyet kadar etkili olamıyor. Bu yüzden akaryakıt fiyatındaki her artış doğrudan sektörün belini büküyor. Yakıt fiyatları yükseldiğinde işletme maliyetleri bir anda sıçrıyor ve bu maliyetleri yönetmek giderek zorlaşıyor. MALİYET ARTIŞININ YARISINI BİLE BİLET FİYATINA YANSITAMIYORUZ Sektörde yaşanan en büyük sorunlardan biri de maliyet artışlarının bilet fiyatlarına aynı oranda yansıtılamaması. Eğer maliyetlerimiz 10 birim artıyorsa biz bunun ancak 4–5 birimini bilet fiyatına yansıtabiliyoruz çünkü yolcunun ödeme gücü belli bir noktadan sonra bunu kaldırmıyor. Fiyatları bir anda çok yükselttiğinizde yolcu sayısı daha da düşüyor. Dolayısıyla aradaki farkı çoğu zaman işletmeler kendi cebinden karşılamak zorunda kalıyor. Bu makas ne kadar açılırsa sektörün sürdürülebilirliği de o kadar zorlaşıyor. Açık konuşmak gerekirse bugün birçok firma için tekerin dönmesi bile başlı başına bir mücadele haline gelmiş durumda. TİCARİ AKARYAKITTA VERGİ DESTEĞİ ŞART Sektörün bu zorlu süreci atlatabilmesi için devlet desteği kaçınılmaz görünüyor. Özellikle ticari taşımacılık yapan işletmeler için akaryakıt üzerindeki vergi yükünün hafifletilmesi büyük önem taşıyor. En acil ve etkili çözüm, ticari akaryakıtta ÖTV indirimi ya da KDV iadesi gibi bir destek mekanizmasının hayata geçirilmesi olacaktır. Toplu taşıma ve lojistik sektörü üzerindeki vergi yükü hafifletilmeden fiyatların dengelenmesi ve sektörün rahatlaması maalesef mümkün görünmüyor. YENİ ARAÇ YATIRIMI BUGÜN TAM ANLAMIYLA BİR KUMAR Bugünün şartlarında yeni araç yatırımı yapmak gerçekten büyük bir risk taşıyor. Faiz oranları çok yüksek, araç fiyatları astronomik seviyelere çıkmış durumda ve yatırımın geri dönüş süresi giderek uzuyor. Bu nedenle birçok firma şu anda yeni araç almak yerine mevcut filosunu korumaya çalışıyor. Açık konuşmak gerekirse şu an yatırım yapmak yerine frene basmak ve mevcut yapıyı korumak çok daha mantıklı bir strateji gibi görünüyor. ÖNÜMÜZDEKİ 6 AY DAHA ZORLU GEÇEBİLİR Önümüzdeki döneme dair tabloyu gerçekçi bir şekilde değerlendirmek gerekirse sektör açısından çok kolay bir süreç bizi beklemiyor. Turizm sezonu belirli ölçüde bir hareketlilik sağlayabilir ve sektöre bir nebze nefes aldırabilir. Ancak maliyet artışları aynı hızla devam ederse bu geçici bir rahatlama olur. Bu nedenle önümüzdeki 6 ayda sektörün tamamen toparlanmasını beklemek pek gerçekçi değil. Daha çok maliyetleri kontrol etmeye çalışacağımız, kemerleri sıkmaya devam edeceğimiz bir dönem bizi bekliyor.

Volkan Transport, Uluslararası Operasyonlarını Renault Trucks T480 Yatırımıyla Güçlendirdi Haber

Volkan Transport, Uluslararası Operasyonlarını Renault Trucks T480 Yatırımıyla Güçlendirdi

Bursa merkezli olarak faaliyet gösteren Volkan Transport, Macaristan’daki yapılanmasıyla birlikte Avrupa genelinde entegre bir operasyon yürütüyor. 2017 yılında Macaristan’da başlayan yolculuğunu, 2020 yılında Türkiye’ye taşıyan Volkan Transport, bugün başta Doğu Avrupa olmak üzere tüm Avrupa’da lojistik faaliyetlerini sürdürüyor. Şirket, daha önce Macaristan’da teslim aldığı Renault Trucks çekicilerinden memnuniyeti doğrultusunda Türkiye’deki çekici yatırımlarına da Renault Trucks T480 ile devam ediyor. Volkan Transport, uluslararası taşımacılıkta özellikle Doğu Avrupa hattında güçlü yapısıyla ağırlıklı olarak Macaristan, Çekya, Polonya ve Slovakya hattında operasyonlar gerçekleştiriyor. Sözleşmeli müşterilerle yürüttüğü çalışmalarıyla istikrarlı bir büyüme sergileyen Volkan Transport’un yük portföyünün yaklaşık yüzde 95’ini ise otomotiv sanayi ürünleri oluşturuyor. “Macaristan’daki deneyimimiz Türkiye yatırımında belirleyici oldu.” Yeni araçlar Koçaslanlar Otomotiv Orhanlı Plaza Şube Müdürü İsmail Alkan tarafından teslim edilirken Volkan Transport Yönetim Kurulu Başkanı Volkan Muhtaroğlu, filo yatırımlarıyla ilgili değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı: “İlk Renault Trucks aracımızı Macaristan’da filomuza dahil ettik ve performansından oldukça memnun kaldık. Bu deneyim, Türkiye’de gerçekleştirdiğimiz yeni yatırımda da aynı araçları tercih etmemizde belirleyici oldu. Özellikle yakıt tüketimi, toplam sahip olma maliyeti ve operasyonel verimlilik açısından Renault Trucks bizim için güçlü bir çözüm sunuyor.” Şirketin daha önce Macaristan filosunda kullandığı Renault Trucks araçlar, düzenli bakım süreçleri sayesinde 850 bin ila 900 bin kilometre yol katetti. Araçların bu kadar yüksek kilometrelerdeki yüksek performansı, markaya olan güveni pekiştiren önemli unsurlar arasında yer alıyor. Yakıt verimliliği tercih sebebi oldu Volkan Transport’un yeni yatırımı kapsamında tercih ettiği Renault Trucks T480 modeli, özellikle uzun yol taşımacılığında sunduğu yakıt verimliliği ile öne çıkıyor. Araç seçiminde en kritik kriterin yakıt tasarrufu olduğuna dikkat çeken Muhtaroğlu, bu modelin sunduğu avantajların karar sürecinde belirleyici olduğunu ifade ediyor. Zorlu piyasa koşullarına rağmen yatırım devam ediyor Küresel gelişmeler ve artan maliyet baskıları lojistik sektörünü doğrudan etkilemeye devam ederken Volkan Transport, bu koşullara rağmen yatırımlarını sürdürüyor. Özellikle yakıt fiyatlarındaki dalgalanmalar sektör genelinde maliyet yönetimini daha kritik hale getirirken, şirket verimlilik odaklı filo yatırımlarıyla bu süreci yönetmeyi hedefliyor. 25 yılı aşkın sektör deneyimi 2001 yılından bu yana lojistik sektöründe aktif olarak görev alan şirket yönetimi, operasyonel bilgi birikimi ve saha deneyimini büyüme stratejisinin merkezine konumlandırıyor. Bu birikim, Volkan Transport’un uluslararası taşımacılıkta güvenilir ve sürdürülebilir bir iş ortağı olmasını destekliyor.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.