Hava Durumu

#Zonguldak

Ulaşım Sektörünün En İyi Temsilcisi - Haber Ulaşım - Zonguldak haberleri, son dakika gelişmeleri, detaylı bilgiler ve tüm gelişmeler, Zonguldak haber sayfasında canlı gelişmelere ulaşabilirsiniz.

Kâmil Koç’un Operasyon Gücü, Ufkunuzu Genişletiyor Haber

Kâmil Koç’un Operasyon Gücü, Ufkunuzu Genişletiyor

BİRİKİMİMİ, YATIRIMA ÇEVİRMEK İÇİN DOĞRU BİR ADIM ATTIM Karadeniz Ereğli doğumluyum. Uzun yıllar Ereğli’de yaşadım. Üniversite eğitimimle birlikte İstanbul’a geçtim. Marmara Üniversitesi Tıp Fakültesi mezunuyum. Yaklaşık 25 yıldır doktorum. Mesleğim benim için sadece bir iş değil; disiplin, emek ve sorumluluk demek. Şirket tarafına gelirsek; Otobüsçülük bende bir heves değil, aslında bir aidiyet oldu çünkü ailemde bu iş var. Babam otobüsçüydü, kardeşlerim otobüsçüydü. Ben de bu bilgi birikimini değerlendirerek bu alana yatırım yapmak istedim. Yatırım dediğiniz şey sadece parayla ilgili değil; takip etmek, doğru planlamak, riski yönetmek, devamlılığı sağlamak… Ben de bu bakışla bu sektöre girdim. Kardeşlerim yanımda, benimle birlikteler; her zaman destek oluyorlar. Yani ben sahada yalnız değilim ama kararlarımı, hedefimi ve çizgimi her zaman net tutarım. KÂMİL KOÇ İLE KİMYAMIZ TUTTU VE GÜÇLÜ BİR BİRLİKTELİK KURDUK Otobüsçülükte geçmişimiz var. Daha önce de bireysel otobüs yatırımcılığı yaptık. Bize saha tecrübesi kazandıran, işi içeriden öğreten süreçlerdi. Sonrasında şartlar ve hedefler aynı noktada buluşunca Kâmil Koç’la güçlü bir birliktelik kurduk. Bugün geldiğimiz noktada Zonguldak ve Düzce’de işletmeci olarak sorumluluk alıyoruz. Bu da benim için önemli çünkü bir kadın olarak “işletmecilik” tarafını üstlenmek, sadece yatırım yapmak değil; sistemi kurmak, düzeni oturtmak, kaliteyi korumak demek. Kâmil Koç’la yol arkadaşlığımızın başlaması aslında bir süreç sonucu gerçekleşti diyebilirim. Birkaç kez görüşmenin ardından durumu 7-8 ay enine boyuna düşündük. Bu süreçte kafamızda olgunlaşan fikirlerle yeniden görüşmelere başladık ve 2 ay içinde değerlendirmelerimizi tamamlayıp, önce 1–2 aracı sisteme yazdık, çalışmaya başladık. Sonra baktık ki kimyamız tutuyor. Kâmil Koç zaten Türkiye’nin en büyük firması; bunu anlatmaya gerek bile yok. Hem sektörün içindeki bir paydaş olarak gördüklerimiz hem de geçmişte kısa süreli de olsa Kamil Koç ile yaptığımız birliktelik neticesinde daha güçlü şekilde yeniden başlamanın doğru olacağına inandık. İlk etapta 10 araçla başladık; Ereğli–Zonguldak projesi olarak yola çıktık. PLANSIZ DEĞİL, SAĞLAM ADIMLARLA İLERLİYORUZ Bu birliktelik çok hızlı büyüdü çünkü iki tarafta da enerji vardı. Biz Kâmil Koç’tan memnunuz, Kâmil Koç da bizden memnun. Bu kadar net. Daha sonra Kamil Koç yetkilileriyle birlikte Düzce projesini de yürüttük ve Düzce bölgesini de aldık. Şu an Düzce yazıhanesi, Ereğli yazıhanesi aktif. Bu ay sonunda açacağımız yeni yazıhanelerle de operasyonumuzu daha da büyüteceğiz. Araç sayımızı 16’ya çıkardık, 4 araç daha geliyor. 20 araçla Zonguldak hattından çıkan sıraların tamamını yapacak güce geliyoruz. Ben bu büyümeyi “gümbür gümbür” diye tarif ederim; çünkü plansız değil, sağlam adımlarla ilerliyoruz. 100 YILI DEVİRMİŞ KAÇ TANE FİRMA VAR Kİ! Kâmil Koç benim için ne ifade ediyor diye sorarsanız… Kâmil Koç 100. yılında gerçekten bir çınar. Cumhuriyetten sonra 100 yılı devirmiş ya da 100 yılı görmüş firma sayısı iki elin parmaklarını geçmez diye düşünüyorum. Kâmil Koç, rahmetli Kâmil Koç’tan bu yana Türkiye’de iz bırakmış, adını altın harflerle yazdırmış bir marka. Bayrak el değiştirdi ama hala ilk günkü gibi çok güçlü bir şekilde taşınıyor. FlixBus gibi küresel bir güçle birlikte bu bayrağın zirvede kalmaya devam edeceğine inanıyorum. Ben Kâmil Koç’a “bir yuva” gibi bakıyorum. Ailemi, çocuklarımı emanet edebileceğim; bir yerden bir yere giderken kendimi emanet edebileceğim bir yapı. Aynı zamanda değişik şehirlerin lezzetini, tadını görerek izlediğimiz bir yol arkadaşımız… Bu cümleyi özellikle seviyorum çünkü biz bu işte sadece araç çalıştırmıyoruz; insanları, hayatları, hikâyeleri taşıyoruz. OPERASYONUN HER NOKTASINA “KADIN ELİ” DEĞMESİ GEREKTİĞİNİ DÜŞÜNÜYORUM Yazıhane tarafında da ben olaya biraz “kadın gözüyle” bakıyorum. Bizim yazıhanelerimizde önceliğimiz temizlik ve güler yüz. Bunlar her yerde söylenir ama ben bunu “politikamız” olarak görüyorum; esnetilemez, suistimal edilemez. Ayrıca bu bakış açısı doğrultusunda kadın çalışan istihdam etmeye de özellikle özen gösteriyoruz. Bilet satış görevlilerinde, yazıhane tarafında kısacası işimizin her noktasında kadın eli olsun istiyorum. Bu bölgede farklı bir tarz yaratmak hedefimiz. Bunun dışında araç sayımızla ve güzergâhlarımızla da sahada fark yaratıyoruz. Kadın çalışan ağırlığı konusunda da net bir hedefim var. Bu açıdan da Kamil Koç’un hedefleri ile ciddi bir uyum yakalıyoruz. Çünkü Kamil Koç sektörde kadın istihdamını desteklemek başta olmak üzere yaptığı sosyal sorumluluk projeleri ile yolcu deneyimine bakış açısı ile hemen hemen her noktada kadınları desteklemeyi görev edinmiş bir şirket. Özellikle erkek egemen olan kara yolu yolcu taşımacılığı sektöründe bu konuda da liderliği göğüsleyen bir şirket ile birlikte çalışmak benim için çok önemli. Biz de Kamil Koç’tan aldığımız ilhamla kadın hostes istihdamımızı arttırdık. Şu an dört hostesimiz kadın. Bir kadın otobüs şoförümüz var, ikincisi de yolda geliyor. Ben minimum beş kadın şoför olmasını istiyorum. Hostes kadromuzun da en az yüzde 50’sinin kadın olmasını hedefliyorum çünkü kadın eli bazı yerlerde hizmetin tonunu değiştiriyor; daha düzenli, daha nazik, daha özenli bir yaklaşım geliyor. ÖDEMELERDE “BİR KURUŞ” BİLE SAPMIYOR Ödeme tarafında şunu çok net söyleyebilirim: Kâmil Koç’ta ödeme problemi diye bir şey asla söz konusu değildir. Zaten Kâmil Koç bu konuda çok farklı bir firma. Kuruş sapmayan, 0.01’i bile hakkaniyetle hesap eden bir sistem var. Taahhüt edilen günlerde ödemelerimiz düzenli şekilde gelir. Biz de zaten bu düzen sayesinde kaliteli hizmet verebiliyoruz. Sonuçta para kazanmalıyız ki kaliteyi sürdürebilelim. Kalite bir gün olur, iki gün olur; asıl mesele bunu sürekli hale getirmek. Kâmil Koç’un sistemi bunu mümkün kılıyor. GÜNDE 20’Yİ AŞKIN SEFER DÜZENLİYORUZ Sefer tarafında da oldukça hareketliyiz. Zonguldak’tan Antalya var, karşılıklı gidip geliyor. Zonguldak–Marmaris, Zonguldak–Fethiye var. Zonguldak’tan yedi tane İstanbul seferimiz var. Zonguldak–Bodrum, Zonguldak–Kayseri, Zonguldak–Hatay var. Ereğli’den Ankara seferlerimiz var. Günde ortalama 23, bazen 24 sefer çıkışı yapıyoruz. Bu yoğunluk, doğru yönetilmezse zorlar; doğru yönetilirse büyütür. Biz de doğru yönetmeye çalışıyoruz. BÖLGE MÜDÜRLERİMİZLE KESİNTİSİZ İRTİBAT HALİNDEYİZ Yönetim kademesiyle iletişime gelince… Kâmil Koç’un en güzel taraflarından biri bu. Samimiyet ve ilgi gerçekten yüksek. İstanbul Bölge Müdürümüzle günde üç kere konuştuğumuz olur. Ankara’yla haftada bir mutlaka görüşürüz. 15 günde bir farklı vesilelerle bir araya geliriz. Biz aramasak onlar arar. Bazen o kadar arıyorlar ki “Acaba eksik bir şey mi yaptık?” diye kendimizi kontrol ediyoruz ama mesele eksik aramak değil; işi nasıl geliştirebiliriz diye sürekli istişare etmek. Ankara, Antalya, İzmir, İstanbul… Dört bölgeyle çalışıyoruz ve dördünden de güçlü bir enerji alıyoruz. Saatlerimiz, sefer sayılarımız bu yönlendirmelerle artıyor, güncelleniyor. Bu elektriği başka hiçbir yerde yok. Bence bu, Kâmil Koç’un ülkenin her noktasına ulaşan yapısıyla doğru orantılı. “BU SEKTÖRDEN KAÇIN” DİYENLER İNSANLARI YANLIŞ YÖNLENDİRİYOR Ben “Bu sektörden kaçın” denmesine çok karşıyım. İnsanlar bence yanlış yönlendiriliyor. Bu sektör yaz-kış dengesi olan bir sektör. Bir doktor olarak bunu çok net görüyorum. Mesleğimde de devamlılık önemlidir: hastaya ilgi gösterirsen seni daha sık tercih ederler böylece daha çok hastanın şifa bulmasına vesile olabilirsin. Burada da yolcuya ilgi gösterirsen seni tercih ederler böylece daha çok insanın yol arkadaşı olabilirsin. Devamlılık buradan gelir. Bir bölgede iki sefer açıp bir araçla gidip gelerek yolcuyu mutlu edemezsiniz. Yolcu geldiğinde maksimum iki saatte bir gideceği şehre araç bulmalı. Kâmil Koç’ta bu sistemi görebiliyorsunuz. Bir de Kâmil Koç’ta ufkunuz geniş. Şu an gitmediğimiz bölgeler var ama araç sayımız arttıkça Kâmil Koç’la yeni yollara açılabilirsiniz. Bugün Çorum’a da gitmek isterseniz gidebilirsiniz, Mardin’e de. Bunu birçok firmada yapamazsınız. Yerel firmalarla çalıştığınızda ufkunuz daha sınırlı olur. Kâmil Koç’un en büyük avantajı; her yola, her bölgeye, her çeşit yolcuya ulaşabileceğiniz bir sistem sunması. KÂMİL KOÇ OLARAK TERCİH EDİLEN BİR FİRMAYIZ Şoförlerimiz, hostlarımız, hosteslerimiz, bilet satış görevlilerimiz … Eğer yolcuya kaliteli hizmet sunarsak, yolcu mutlu olursa bizi tercih eder. Biz Kâmil Koç olarak her zaman yolcunun ilk tercihiyiz. Bu devamlılığı korumak da bizim elimizde. Sadece “bagaj taşımak” gibi düşünmemek lazım. Bu sektör lastikçisinden akaryakıtçısına, ikramcısından şoförüne kadar büyük bir ekosistem. Maliyetler arttı, doğru ama kaliteli hizmet verdiğiniz sürece bu sektör bitmez. Sektörün lideri olan Kâmil Koç ve Kâmil Koç gibi düşünen firmalar her zaman var olmaya devam eder.

Yolcu Sayılarımız Her Ay Düzenli Bir Şekilde Artıyor Haber

Yolcu Sayılarımız Her Ay Düzenli Bir Şekilde Artıyor

DEDEMİZDEN BİZE, BİZDEN DE ÇOÇUKLARIMIZA… Bursa Orhangazi’nin Narlıca beldesinde doğdum. Bursalıyım. Bu sektörde üçüncü kuşağım. Dördüncü kuşak olarak çocuklarım da şu an işin içinde, sahada çalışıyorlar. Dedelerimiz zamanında başlayan bu işi, dededen babaya, babadan bize, bizden de çocuklara taşımış durumdayız. Biz bu işe arabacılık olarak başladık. Ben de lise bittikten sonra sektöre muavinlik yaparak girdim. Muavinlikten şoförlüğe, şoförlükten yazıhane işletmeciliğine geçtik. Kademe kademe, adım adım geldik. Narlıca bizim eskiden kooperatifimizdi. Kooperatif hâlâ aktif ama ticari faaliyet yürütmüyor. 2025 yılının 15 Ocak’ında Narlıca’yı şirket bünyesinde yeniden faaliyete geçirdik. Tescilimizi aldık, belgelerimizi tamamladık ve kendimize yeni bir yol çizdik. SEFER SAYILARIMIZI ARTIRARAK YATIRIMLARIMIZLA HİZMET AĞIMIZI GENİŞLETECEĞİZ İlk etapta Bursa–Sakarya ekspres seferleriyle başladık. Sabah 7’den akşam 21’e kadar her saat karşılıklı sefer yapıyoruz. Şu anda 35 aracımız var. Yatırımlarımız da devam ediyor. Mart ayında iki adet Travego, yine iki adet sıfır Tourismo teslim alacağız. Haziran ayında dört araç daha geliyor. 2026 için sekiz araçlık yatırım planımız var. Hem filoyu yeniliyoruz hem de firmayı büyütüyoruz. Hâlihazırda Sakarya’ya saat başı sefer yapıyoruz. Bolu–Ankara hattımız var. Zonguldak’a başladık. Çanakkale–Zonguldak hattında ilk etapta üç servisle başlıyoruz. Bartın’ı da planlıyoruz. İnegöl’den kalkışlı araçlarımız var. Ankara’dan günde sekiz servisimiz bulunuyor. Yaz aylarında Ayvalık, Küçükkuyu, Çeşme, Didim, Bodrum ve Marmaris hatlarını da devreye almayı planlıyoruz. KÖPRÜ MALİYETLERİ YÜKSEK AMA ZAMAN KAZANIYORUZ Şu an filomuzda bireyselci yok. Çok talep var ama baştan işi sıkı tutmak istiyoruz. Kısa mesafelerde bile araçlarımız üç ikramla gidiyor. Yolcularımız zamandan kazanıyor. Güzergâh olarak Bursa–Gebze–İzmit–Sakarya hattını kullanıyoruz. Köprü geçişleri nedeniyle maliyet yüksek ama zaman ciddi şekilde kısalıyor. Yolcumuz rahat etsin diye bu maliyetin altına girdik. Alt yoldan talep olduğu için Zonguldak ve Bolu tarafına giden araçlarımızı alt yoldan yönlendireceğiz. Saat başı olan seferler ekspres, uzun mesafe olanlar alt yoldan gidecek şekilde planladık. Yeni güzergâhla eski yol arasında yaklaşık bir saat fark var. Alt yoldan 3–3,5 saatte gidilen yolculuklar bizim ekspreslerde 2 saatte tamamlanıyor. BU MALİYETLER KARŞISINDA REKABETLE KİMSE KAZANAMAZ Maliyetler çok ciddi şekilde arttı. Personel maliyetleri, kiralar, sigortalar, lastikler, akaryakıt… Her şeye zam geldi ama bilet fiyatlarına aynı oranda zam yapamıyoruz. En büyük gider kalemimiz akaryakıt, otoban ve köprü geçişleri ile garaj çıkış ücretleri. Bursa otogarından çıkan bir araç geceden kalmışsa minimum 1.300 lira ödüyor. Transit araçlar bile ciddi bedeller ödüyor. Bugün bir otobüs 24–25 milyon lira bandında. Bu araçların sigortası, personeli, bakımı derken yatırımın karşılığı eskisi gibi alınamıyor. Firmalar zararına taşımaya devam ederse bu işin sonu kapatmaya gider. Rekabetle kazananı bugüne kadar görmedik. ZAMANI SATIN ALMAK MÜMKÜN DEĞİL Nartur Narlıca olarak ciddi bir istihdam sağlıyoruz. Sadece Bursa bölgesinde şoför, host, yazıhane dahil 120–230 kişi arasında bir istihdam var. Bu insanların hepsi evine ekmek götürüyor. Bu yüzden bugün zararına da olsa ayakta kalmaya çalışıyoruz. Firmayı kurarken gördüğümüz eksiklik şuydu: Yolcular zaman kaybından şikâyetçiydi. Biz de maliyeti göze alarak üst yoldan, durmadan giden, ekspres bir konsept oluşturduk. Zaman satın alınamıyor. İnsanlar rahat etsin, dinlenerek gitsin istedik. ARAÇ İÇİ İKRAM KONUSUNDA İDDİALIYIZ Araçlarımızda ikram konusunda çok iddialıyız. Sıcak–soğuk içecekler, kahve çeşitleri, çaylar, ikramlar sürekli veriliyor. Yolcu aç biniyor, tok iniyor. Hatta bunu özellikle söyleyen yolcularımız oluyor. İstediği kadar alabiliyor, bir sınır koymuyoruz. Yolcu geri dönüşleri çok olumlu. Sosyal medya ve mail üzerinden gelen tüm geri dönüşleri takip ediyor, hepsine cevap veriyoruz. Bir kere bizi tercih eden yolcunun devamı geliyor. ÖNÜMÜZDEKİ SÜREÇTEN UMUTLUYUZ AMA… Filomuzda Man ve Mercedes ağırlıklı çalışıyoruz. Sakarya hattında 2024 model ve üzeri araçlarımız var. 2026 yılı zor bir yıl olacak gibi görünüyor. Maliyetler yüksek, piyasada fiyat dengesizliği var. Kimisi 600 liraya bilet kesiyor, kimisi 1.000 liraya. Bu sürdürülebilir değil. Devletin bazı konularda taşımacıya destek vermesi gerekiyor. Yolcu sayılarında ise her ay artışımız var. Yeni hatlar ve yeni şehirlerle bu artış daha da devam edecek. Önümüzde 15 tatil var, umutluyuz. Ramazan’a kadar biraz durgunluk olur ama Ramazan Bayramı ile birlikte sezon açılır. Bayramların kışa gelmesi de bizim sektör için biraz nefes aldırıyor. İnşallah önümüzdeki dönem daha dengeli, daha sürdürülebilir bir tablo olur.

logo
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.