Sönmez İkde: PCR Uygulamasında Otobüsçüye Çok Büyük Haksızlık Yapılıyor
Sönmez İkde: PCR Uygulamasında Otobüsçüye Çok Büyük Haksızlık Yapılıyor
Haber Giriş Tarihi: 20.09.2021 09:10
Haber Güncellenme Tarihi: 20.09.2021 09:27
Kaynak:
Haber Merkezi
https://www.haberulasim.com/
Peşinen söylemeliyim ki; PCR testi zorunluluğu ciddi anlamda sektörümüzü derinden etkiledi. 2-7 Eylül arası listelerimize baktığımızda dolu olan araçlarımız, bir anda şok etkisi yaşayarak, bomboş kaldı. Sektörümüz ciddi anlamda yolcu kaybına uğradı. Bu uygulamanın yapılmasını kesinlikle kabul etmiyorum. Eleştiriyorum, çünkü çok büyük haksızlık yapılmakta.
Halkımıza belirtiyoruz ki sen pazara gidebilirsin, alışveriş yapabilirsin, bankaya gidebilirsin, restoranta, kafeye gidebilirsin, şehiriçinde toplu taşımaya binebilirsin, şehirlerarası kendi aracınla seyahat edebilirsin, ancak uçak ve otobüs ile seyahat edemezsin. Böyle anlaşılması çok güç, akla uymayan uygulamanın neye hizmet etmeyi amaçladığını ben şahsen bilemiyorum. Bana göre pandemi ile mücadelede böyle yönetim sistemi olamaz. Ben şahsen, belirttiğim sebeplerden ötürü uygulamayı kabul edememekteyim. Ancak, cezalar ağır, şartlar ağır.
Bunu dayatıyorlar.
Maalesef sektörümüzü temsil edebilecek, sorunlarımızı dile getirebilecek STK henüz olmadığı için, bizler bugünleri yaşıyoruz. Havalimanı özelini incelediğimizde son dönemlerde hızlı test alanları kurulmakta, niçin tüm şehirlerimizin otogarlarında bu sistem kurulmuyor?
Bu otogarlarda taşınan yolcu hangi ülkenin vatandaşı?
Anlam veremediğimiz uygulamalar ile karşı karşıyayız. Sektörün sivil kuruluşları, bu yanlış uygulamaları her platformda dile getirmeli, sesimizi duyurarak çözüm üretilmesine katkıda bulunmalıdır. Tamam kısıtlama getirilebilir; ancak siz bir yandan yüzlerce insanın iç içe, nefes nefese seyahat ettiği kentiçi toplu ulaşım araçlarına veriyorsunuz, yarım kapasite ile çalışan, her türlü tedbiri alan şehirlerarasına PCR zorunluluğu getirirsiniz. İşte karşı çıktığım nokta tam da bu!
Şehiriçinde bu kadar hareketlilik varken, niçin birden şehirlerarası kısıtlanmakta. Alınan kararlar, kademeli olarak belirlenebilirdi. İstanbul üzeri örneklediğimizde, metrobüste geçmeyen korona, şehirlerarası araçlarda mı mevcut?
Öte taraftan, bu zorunluluk sektörümüzün her zaman yaşadığı problemlerden bir tanesi olan korsan taşımacıların ekmeğine yağ sürdü. Bu araçlar hiçbir şekilde denetlenmiyor. Daha etkin korsanla mücadele kontrol mekanizmaları kurulmalıdır. Gerekli ve sıkı denetimler yapılmadığı için de her ciddi olaylar oluyor ve bizim sektör zan altında kalıyor. Denetim var deniyorsa, neden mültecileri taşıyan firmaları durdurmuyorsunuz, o yolcuları indirmiyorsunuz?
Şu an da ciddi olarak mülteci taşıma üzerine kurulan firmalar mevcut. Mülteci taşıyan firmalar, aynı zamanda korona virüsü de taşımakta. Gelen 10 mültecinin 7’sinde korona mevcut. Kim yayıyor virüsü? İşini doğru dürüst yapmaya çalışan insanlar cezalandırılıyor, ama nerede kayıp, kaçak, korsan iş yapanlar var, bu iş üzerinden para kazanıyor. Bunu eleştirmek lazım. Ben denetimleri sonuna kadar destekliyorum. Bizi çeviren kontrol noktalarındaki ekipler; “Biz Beydağı’nı çeviriyoruz, nasıl olsa Beydağı işini düzgün yapıyor. Bizim başımız ağrımıyor. Mülteci firmasını denetlersek, bizler 8-10 saat bu araç ile uğraşacağız” diyor. Anlayacağınız kendilerine mesai yaptıracak korsanlara yönelik uygulama yapmıyorlar. Ben buradan sesimi duyurmaya çalışıyorum. Durum maalesef ortada.
Sizlere daha iyi hizmet sunabilmek adına sitemizde çerez konumlandırmaktayız. Kişisel verileriniz, KVKK ve GDPR
kapsamında toplanıp işlenir. Sitemizi kullanarak, çerezleri kullanmamızı kabul etmiş olacaksınız.
En son gelişmelerden anında haberdar olmak için 'İZİN VER' butonuna tıklayınız.
Sönmez İkde: PCR Uygulamasında Otobüsçüye Çok Büyük Haksızlık Yapılıyor
Peşinen söylemeliyim ki; PCR testi zorunluluğu ciddi anlamda sektörümüzü derinden etkiledi. 2-7 Eylül arası listelerimize baktığımızda dolu olan araçlarımız, bir anda şok etkisi yaşayarak, bomboş kaldı. Sektörümüz ciddi anlamda yolcu kaybına uğradı. Bu uygulamanın yapılmasını kesinlikle kabul etmiyorum. Eleştiriyorum, çünkü çok büyük haksızlık yapılmakta.
Halkımıza belirtiyoruz ki sen pazara gidebilirsin, alışveriş yapabilirsin, bankaya gidebilirsin, restoranta, kafeye gidebilirsin, şehiriçinde toplu taşımaya binebilirsin, şehirlerarası kendi aracınla seyahat edebilirsin, ancak uçak ve otobüs ile seyahat edemezsin. Böyle anlaşılması çok güç, akla uymayan uygulamanın neye hizmet etmeyi amaçladığını ben şahsen bilemiyorum. Bana göre pandemi ile mücadelede böyle yönetim sistemi olamaz. Ben şahsen, belirttiğim sebeplerden ötürü uygulamayı kabul edememekteyim. Ancak, cezalar ağır, şartlar ağır.
Bunu dayatıyorlar.
Maalesef sektörümüzü temsil edebilecek, sorunlarımızı dile getirebilecek STK henüz olmadığı için, bizler bugünleri yaşıyoruz. Havalimanı özelini incelediğimizde son dönemlerde hızlı test alanları kurulmakta, niçin tüm şehirlerimizin otogarlarında bu sistem kurulmuyor?
Bu otogarlarda taşınan yolcu hangi ülkenin vatandaşı?
Anlam veremediğimiz uygulamalar ile karşı karşıyayız. Sektörün sivil kuruluşları, bu yanlış uygulamaları her platformda dile getirmeli, sesimizi duyurarak çözüm üretilmesine katkıda bulunmalıdır. Tamam kısıtlama getirilebilir; ancak siz bir yandan yüzlerce insanın iç içe, nefes nefese seyahat ettiği kentiçi toplu ulaşım araçlarına veriyorsunuz, yarım kapasite ile çalışan, her türlü tedbiri alan şehirlerarasına PCR zorunluluğu getirirsiniz. İşte karşı çıktığım nokta tam da bu!
Şehiriçinde bu kadar hareketlilik varken, niçin birden şehirlerarası kısıtlanmakta. Alınan kararlar, kademeli olarak belirlenebilirdi. İstanbul üzeri örneklediğimizde, metrobüste geçmeyen korona, şehirlerarası araçlarda mı mevcut?
Öte taraftan, bu zorunluluk sektörümüzün her zaman yaşadığı problemlerden bir tanesi olan korsan taşımacıların ekmeğine yağ sürdü. Bu araçlar hiçbir şekilde denetlenmiyor. Daha etkin korsanla mücadele kontrol mekanizmaları kurulmalıdır. Gerekli ve sıkı denetimler yapılmadığı için de her ciddi olaylar oluyor ve bizim sektör zan altında kalıyor. Denetim var deniyorsa, neden mültecileri taşıyan firmaları durdurmuyorsunuz, o yolcuları indirmiyorsunuz?
Şu an da ciddi olarak mülteci taşıma üzerine kurulan firmalar mevcut. Mülteci taşıyan firmalar, aynı zamanda korona virüsü de taşımakta. Gelen 10 mültecinin 7’sinde korona mevcut. Kim yayıyor virüsü? İşini doğru dürüst yapmaya çalışan insanlar cezalandırılıyor, ama nerede kayıp, kaçak, korsan iş yapanlar var, bu iş üzerinden para kazanıyor. Bunu eleştirmek lazım. Ben denetimleri sonuna kadar destekliyorum. Bizi çeviren kontrol noktalarındaki ekipler; “Biz Beydağı’nı çeviriyoruz, nasıl olsa Beydağı işini düzgün yapıyor. Bizim başımız ağrımıyor. Mülteci firmasını denetlersek, bizler 8-10 saat bu araç ile uğraşacağız” diyor. Anlayacağınız kendilerine mesai yaptıracak korsanlara yönelik uygulama yapmıyorlar. Ben buradan sesimi duyurmaya çalışıyorum. Durum maalesef ortada.
En Çok Okunan Haberler